Edebiyat Kitapları

Edebiyat kitaplar  Türk ve Dünya edebiyatının en önemli örneklerini sizler için bir araya getirdik. Ödüllü kitaplarında yer aldığı bu listeden istediğiniz yazarın istediğiniz kitabına hızlıca erişebilirsiniz. Biyografi, Polisiye, Anlatı, Roman, Anı, Mektup, Günlük Tarihi Roman, Öykü Aşk Roman, Öyküleri Gençlik Edebiyatı Dünya Edebiyatı, Deneme, İnceleme, Referans, Edebiyat Tarihi, Fantastik, Bilimkurg,u Antoloji, Senaryo, Oyun Korku, Gerilim, Çizgi, Roman Eleştiri, Kuram, Dünya Halk Edebiyatı, Halk Edebiyatı, Efsaneler, Destanlar Macera, Aksiyon, Politik Roman, Dergiler Anı, Mektup, Günlük, türünden eserlere sahip olabilirsiniz. Kapıda ödeme imkanı ve kredi kartına vade farksız 6 taksit imkanı ile hızlıca kitap siparişi verebilirsiniz. %50'ye varan indirimlerle ucuz kitap siparişi vermek için en doğru adres olmaya devam ediyoruz.

Leydi Jane, Katherine ve Mary Grey tehlikeli bir Londra döneminde doğdular. Kanlı Mary ve Bakire Kraliçe tarafından sürekli tehdit edilen kız kardeşler için âşık olmak imkânsız, kendilerini darağacında bulmak ise kaçınılmazdı.

Kraliyet kanından ve erkeklerin bu kan için neler yapabileceğinden korkarak büyüyen Mary Grey, kuzenleri Mary’nin ve I. Elizabeth’in hükmünde kendisinin ve kız kardeşlerinin başına gelebileceklerden de korkuyordur. Tahta geçmek gibi bir niyetleri olmasa da yalnızlığa mahkûm edilip evlenmekten mahrum bırakılırlar. Mary gölgede yaşamaya, fısıltıların sebebi olmaya alışkın olsa da kız kardeşlerinin istediği özgür yaşam onların sonunu getirecektir.

Dağılan ailelerin ve kırılan kalplerin acı yüklü hikâyesi olan Kraliçenin Rakipleri , Tudor tahtına giden yolda verilen savaşı anlatıyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 448
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2021
₺23,90

Umut, en çaresiz anlarda yeşermeyi bekleyen bir mucizedir.

Presley Christensen iki yıl sonra küçük oğluyla Whiskey Creek'e döndüğünde hayatını yeni baştan yazmaya kararlıdır. Geçmişiyle barışmak, çocukluk travmalarından kurtulmak ve bir zamanlar hayatının merkezine koyduğu Aaron Amos’u unutmak ona yepyeni bir yaşamın kapılarını aralayacaktır.

Amos kardeşlerin en belası olan Aaron da kayıp yıllarını telafi etmek için hayatında önemli adımlar atmanın peşindedir.

Uzun zaman önce yollarını ayıran bu iki âşık, yeniden karşılaştıklarında geçmişi bir kenara bırakmanın hiç de kolay olmadığını görecektir. Ancak Presley’nin sakladığı sır, yaşadığı hayal kırıklığı ve Aaron’a karşı duyduğu bağlılık onu kaçtığı geçmişine mi yoksa bir umutla sarıldığı yeni bir başlangıca mı götürecektir?


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 432
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2020
₺23,90

Mickey Bolitar Serisi “Sığınak”tan Sonra İkinci Kitabı “Saniyeler Kala” ile Devam Ediyor.

Mickey Bolitar ve arkadaşları önceki görevlerinin etkisinden henüz çıkamamışken yeni bir trajedi kapıyı çalar. Kendisini, arkadaşlarının hayatını tehlikeye atan bir cinayet vakasının ortasında bulan Mickey’nin pek seçeneği yoktur: Hem kendisini ve arkadaşlarını Lodz Kasabı’ndan korumalı hem de ne pahasına olursa olsun cinayeti çözmelidir.

Mickey Bolitar bu kez kendisini aşmalı, kime ya da neye karşı mücadele ettiğini bilemese de sevdiklerini korumak için her şeyi göze almalıdır.

“Usta yazardan gizem ve entrika dolu muhteşem bir roman. Söyleyebileceğim tek şey var: Vay canına!”

- Ridley Pearson

“Bir solukta okunacak kurguların ve beklenmedik sonların ustası.”

- Dan Brown


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 368
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 11.2020
₺23,90

İçimizdeki boşluğa tutunarak umut etmeye çalışıyoruz:
Bizim rüyalarımız olmadan dünya güzel olamaz
Bizim şarkılarımız olmadan insan sevmeyi bilemez
Bizim merhametimiz olmadan tanrı kimseyi bağışlayamaz
Bizim dudaklarımız gülmeden çocuklarımız çiçek açamaz.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 80
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2022
₺22,50

Türkiye’de birden fazla neslin idollerinden biri Cüneyt Arkın: Bizans tekfurunun oyunlarını tek başına bozan Kara Murat, bozuk düzene isyan eden Vatandaş Rıza, onlarca filmin unutulmaz jönü, ölümsüz aşk sahnelerinin can alıcı bakışları, dünyayı kurtaran adam... Çobanlıktan doktorluğa, aktörlükten yapımcılığa, Eskişehir’in uçsuz bucaksız bozkırından Yeşilçam’ın zirvesine seyreden bir hayat onunki. Ve bu hayatın içinden kesitler sunuyor Benim Kahramanım Türk Halkıdır.

Usta aktör, çocukluğundan başlayarak ölümden döndüğü günlere kadar hayatından anları, anıları bir araya getiriyor. Zaman zaman nemli gözlerle zaman zaman gülerek okuyacağınız anılarda samimiyetini asla elden bırakmıyor. Babasıyla koyun güttüğü yılları, İran Şahı’nın davetinde yaşadıklarını, doktorluk günlerindeki tanıklıklarını ve elbette Yeşilçam yıllarını kendi penceresinden anlatıyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 152
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2022
₺33,00

Medarı Maişet Motoru Sait Faik’in kaleminden bir ilk romandır. Henüz Yeni Mecmua’da tefrika edildiği sırada (1940-41) dönemin baskıcı siyasi ortamında sakıncalı bulunup roman olarak yayımcı bulmakta zorlanacak ve Sait Faik’in annesinin maddi desteğiyle Ahmet İhsan Basımevi’nden 1944’te yayımlanacaktır. Ancak dağıtılmaya başlanmışken bakanlar kurulu kararıyla toplatılan roman, kimi paragrafları çıkarılarak Birtakım İnsanlar adıyla 1952 yılında okuyucusuna kavuşur. İş Bankası Kültür Yayınları olarak Medarı Maişet Motoru üzerinde yıllardır süren sansürü kaldırıyor ve “tehlikeli” bulunarak çıkarılan kısımları koyu harflerle vererek yapıtı eksiksiz bir şekilde sunuyoruz.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 208
En / Boy : 12,5 / 20,5
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 1.2022
₺42,00

“Ölmeden önce ölmek” fikrini benimseyen, intiharlar kuşanan ve otuz senedir cezaevinde olan bir kadın…

Hasret Kurtuluş; uyuşturucu bağımlısı, kocasını öldürmekten hüküm giymiş ve hayattan çoktan vazgeçmiş bir kadındır. Yine bir intihar girişiminin ardından psikoloğun yolunu tutar. Bu sefer psikolog farklı biridir. Hapishanede bir hastaya ilk kez bakan Psikolog Efe Taşçı, Hasret'in hayat hikâyesini dinledikten sonra ona yardım etmeye karar verir. Bu yardımlar doğrultusunda hüzün ve umudun iç içe geçtiği bir hikâye başlar.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 160
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2021
₺31,90

Kalbiniz, gerçekten kalbi olana denk gelsin. Herkes bir kalbinin olduğunu iddia etse de, düşünmeden kalp kıran o kadar çok insan var ki… Hayat yolunda yolunuz, yaralarınızı sevenlerle birleşsin. Sizi, siz olduğunuz için seven insanları sevin. Değiştirme çabasına girmeyen insanlar için çaba gösterin.

Her defasında kendisini haklı görenlere karşı asla haklı çıkamazsınız. Ya sizi geçmişinizden vururlar ya da geçmeyen yaralarınızdan… Kalplerindeki sinsilik gülüşlerinden akar.

Siz gülüşünde çiçekler açanlara koşun. Zor olsun güzel olsun diyerek ısrarla sizi hırpalayan insanlarla zaman kaybetmeyin. Bunun adı aşk değil bunun adı kendinize değer vermemek. Siz kendinize değer vermiyorken bir başkası size nasıl değer verebilir ki?

Her şey güzel olacak. Belki biraz daha canınız yanacak ama bir süre sonra boşuna üzüldüm diyeceksiniz. Hayat sizi ummadığınız anda çiçeklendirecek. Şu an döktüğünüz her gözyaşı, gönül toprağınızdaki tohumlara yağmur olacak.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 160
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2021
₺31,90

1939 yılında Mersin ilimizin Mut ilçesinin Hacı Ahmetli Köyü, Çatalharman Mahallesi’nde doğdum. Babamın adı Osman, anamın adı Mene. İki anadan altısı kız, üçü oğlan dokuz kardaşız.

On yaşımdayken oğlak, kuzu gütmeye başladım. Çobancılığım yedi sene sürdü. On yedi yaşımda hariçten ilkokul diploması alıp, Mut Ortaokuluna kaydımı yaptırdım. Ortaokuldan sonra Silifke Lisesinden 1965 yılında mezun oldum. Aynı yıl Gazi Terbiyenin Fransızca Bölümünü, Atatürk Üniversitesi Fransız filolojisini (Fransız Dili Ve Edebiyatı) kazandım. Tabi ki, üniversiteyi tercih ettim. 1965 yılında üniversiteye kaydımı yaptırdım. Yardımcı branşlarım İngilizce ve Latincedir. Her iki dilden de sertifika aldım. 1969 yılında üniversiteden mezun olarak Anamur Lisesine atandım.

1970 yılında Mut’un Hisar Köyünden Mulla Ahmet Osman Özer’in kızı Emine ile evlendim. Üç çocuğumuz oldu. Afşin, Oğuz Avşar ve Asım. (Oğuz Avşar Aydın orman mühendisi oğlum 14.08.2021 yılında yangın söndürme esnasında şehit oldu.)

1972 yılında Mut Lisesine tayin oldum. 1975 tarihinde askerliğimi Bornova’da yedek subay olarak yaptım. 1985 yılında “yılın öğretmenliğine” layık görülerek ödülümü aldım.

Mut dışına çıkmadan1996 tarihinde emekli oldum. O tarihten sonra Mut’un kültürel değerlerine yöneldim. Kitabı sevdim, okumayı sevdim.

Salih AYDIN
Mut / Mersin


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 772
En / Boy : 13 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2022
₺153,00

“Dünya tek bir devlet olsaydı, başkenti İstanbul olurdu.”
– Napoléon Bonaparte

Gelenekler bir anda ortaya çıkmaz ve bir anda ortadan kaybolmazlar. Sadece zamanın ruhuna bağlı olarak kabuk değiştirirler. Kulaktan kulağa, kuşaktan kuşağa aktarılanlarla medeniyetler büyür, bugüne ulaşır.
Bugüne kadar rehber olarak ziyaret ettiğim tüm mekânlar, benim veya bu satırları okuyan senin gibi insanlar tarafından inşa edildi. Sonrasında ise bu yapılar, onları inşa edenleri dönüştürdü. Derdim, ufak detaylardan bir bağlam yaratarak devasa yapıların manalarını somutlaştırmak ve o yapıların nasıl olup da insanlığın mirası olduğunu aktarmak.
Kentin geçmişinde bir yerde, bin yıl yaşamışçasına öyküler anlatan meddahlar gibi, İstanbul’u İstanbul yapanları; bakılmayan dehlizlerden, çıkılmayan kulelerden, beşikteki bebeklerden, eşikteki nenelerden dinleyerek arzı endam ettik. Zira her kent, içinde biriktirdikleriyle ayağa kalkar. İstanbul bu yüzden şanslı. Hem onun kalbinde yaşayan binlerce insan hem binlerce insanın kalbinde yaşayan bir İstanbul var.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 200
En / Boy : 13 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2022
₺33,60

STEPHEN KING’İN UZUN YILLARDIR BASKISI OLMAYAN MUHTEŞEM ROMANI

Ralph Roberts, emeklilik günlerinde eşinin yasını tutarak uzun, uykusuz geceler geçireceğini bir kez olsun düşünmemişti. Ama şimdi sevgili Carolyn'ını kaybetmiş, günden geceye, her geçen dakika daha da erken uyanmaya başlamış ve sonunda uykusuzluğun kendisini tamamen esir aldığı o tedirgin edici anlara gömülmüştü… Uykusuz geçen gecelerde yaptığı yürüyüşler sırasında bir şeylerin ters gittiğini fark eden Ralph, halüsinasyon olmasından şüphe ettiği birtakım tuhaflıklar görmeye başlar; bazı insanların başlarından yükselen ipler, karanlık çökünce şehirde dolaşan iki küçük adam ve diğerleri…

Ancak Ralph’in tanık oldukları uykusuzluğun getirdiği halüsinasyonlardan çok daha fazlasıydı. Gerçekte Derry’de habis ruhlar kol geziyor, şehrin sıradan görüntüsünün altında dehşet verici güçler kuytularda saklanıyordu.

Artık Ralph’in en büyük sorunu uykusuzluk değildi; şehir boğazına kadar ölümün soğuk karanlığına gömülmüştü. Romanlarını Maine’de kurgulamayı seven Stephen King, Uykusuzluk’ta bir kez daha buraya dönüyor. Yazarın iliklere işleyen bir gerçekçilikle doğaüstü korku unsurlarını buluşturduğu bu şaheserini elinizden bırakamayacaksınız.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 784
En / Boy : 13 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2022
₺112,00

İÇİNDEKİLER:

• Ötanazi Okulu-1 (Ciltli)
• Ötanazi Okulu Çiçek Defteri
• 3 adet Ötanazi Okulu Alıntı Kartı
• Ötanazi Okulu Çiçek Takvimi
• Poster
• Ayraç


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 352
En / Boy : 13 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2022
₺103,00

‘‘Gregor Samsa, kâbuslarla geçirdiği bir gecenin ardından sabah yatağında uyandığında, kendisini devasa, canavara benzer bir böceğe dönüşmüş olarak buldu.’’

Dönüşüm, gerçekle kurgunun iç içe geçtiği bu cümleyle başlar. Gezgin satıcı Gregor, böceğe dönüşür, ailesinin borçlarını zamanla ödeyemez ve onlar için bir külfet hâline gelir. Artık toplumla bağdaşması mümkün olmaz, gün geçtikçe yabancılaşır. Hikâyede genç satıcının neden dönüştüğü açıklanmamakla birlikte Franz Kafka da bununla ilgili söylemde bulunmamıştır.

1925’te yayımlanan eser, yazarın 20. yüzyılda çığır açmış uzun hikâyesidir; günümüz okurunu da etkilemeye devam eder.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 96
En / Boy : 12,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2019
₺15,00

“Bütün ilişkilerde bir gün yalnız kalındı. Hayır, ayrılığı kastetmiyorum. Belki yabancılaşma, belki tükeniş, belki kanıksama… Bir gün geldi, her evde boş gözlerle uzaklara dalındı. Ya aşktan kalan yetmedi ya aşksızlık hali fazla geldi. Mesafeler açıldı günün birinde her evde. Düpedüz çoklu bir yalnızlığı anlatıyorum. Kimsenin kimseye derman olamadığı, varlığın ancak kendine yettiği bir yalnızlıktan bahsediyorum. Bu da sevgiye dahildi belki ya da biz sevmeyi hep yanlış anlamıştık. Bilmiyorum.”

Gökhan Dağıstanlı’dan aşka dair, yalın ama sözün duygu yüküyle dopdolu mektuplar, hikâyeler.

“Bu mektuplar; hayatın içindeki olumsuzlukları gördükçe zaman zaman küçümsese de aşktan vazgeçemeyenlere; onlarca kez acı çekse de suçu aşkta aramayanlara; mutluluğu, kaybetme korkusuna kurban etmeyenlere; yaşamın gizinin ancak aşktan ibaret olabileceğine inananlara adanmıştır.”

Kitap Adı: Kokunun İzi

Kitap Yazar Adı: Gökhan Dağıstanlı

Yayın Direktörü: Mehmet Bozkurt

Editör:Gökçe Şenoğlu

Kapak Tasarım: Emir Tali

Sayfa Tasarım: Şenol Alanbay

Sayfa Sayısı: 108 Ebat. 13,5x19,5

Tür: Roman

Kağıt / İç Baskı: III. Hamur Enzo, 52 gr.

Cilt / Kapak: Amerikan Bristol 230 gr

₺26,00

“Haklar, sadece sesini duyuranlar tarafından kazanılır.”

Kimi kadın hakları için mücadele etti, kimi köleliğe karşı harekete geçti; kimi bağımsızlık derdindeydi, kimi düşünce özgürlüğü, kimi de eşitlik... Ama her zaman bunun bir bedeli vardı.

Yıllar sonra aslında haklı oldukları anlaşılıp heykelleri dikildi, itibarlarının arkasında durulmaya çalışıldı. Arkalarından dilenen özürler, verilen unvanlar, yapılan büstler onları geri getirmedi ama nihayetinde anlaşıldıkları gün gelmişti!

İade-i İtibar; yaşadıkları dönemde düşündükleri, yaptıkları, cesaretleri ve savundukları yüzünden cezalandırılmış, haksızlığa uğramış, sürülmüş ve hatta öldürülmüş kişilerin hikâyesini anlatıyor.

Ezgi Cankurtaran’ın yayın dünyasına attığı ilk adım olan, derin araştırma ve çalışmaların ürünü bu kitapta yazarın etkileyici kalemi, okuyucusunu yıllar öncesinin sosyal ve siyasi çalkantılı atmosferine sürüklüyor; benliği, varlığı, anıları, tutkuları, coşkuları, aşkları, çöküşleri ve mücadeleleriyle hakkı teslim edilmesi gerekenleri hatırlatıyor.

Kitap Adı: İade-i İtibar

Kitap Yazar Adı: Ezgi Cankurtaran

Yayın Direktörü: Gülşen İşeri

Editör: Günnur Aksakal Baykan - Saliha Ulusoy

Çizim ve Kapak Tasarım: Gilas Coşkun

Sayfa Tasarım: Beyzanur Karabulut

Sayfa Sayısı: 248

Ebat: 13,7x21,5

Tür: Biyografi

Kağıt / İç Baskı: III. Hamur Enzo, 52 gr.

Cilt / Kapak: Amerikan Bristol 230 gr.

₺45,50

Sosi Antikacıoğlu’nun titiz bir araştırma sonucu kaleme aldığı Zabel Yesayan’ın (1878-1943?) sıra dışı yaşamını konu edinen ve tüm önemli eserlerinin incelemesini de içeren bu kitap, yazar hakkında yayımlanan ilk kapsamlı monografi olma özelliğini taşıyor.

Batı Ermeni edebiyatının önemli isimlerinden Yesayan hayatı boyunca sınıfsal ayrılıkları olmayan bir topluma özlem duymuş, büyük idealler peşinde, kalemini adaletsizliklere karşı bir silah gibi kullanmış, inandığı eşitlikçi ütopyaları ve bireysel özgürlükleri gerçekleştirmek için çoğu kez kendi güvenliğini hiçe saymıştır.

Yesayan, eserlerinde kurguladığı kadınların psikolojik durumlarını irdelerken kişisel özgürlükle geleneksel beklentiler arasındaki ikilemi dile getirmiş, toplumun her kesiminde eşitlik sağlanmadıkça kadın erkek eşitliğinin de mümkün olamayacağını özellikle vurgulamıştır.

Çağının ötesindeki fikirleriyle bir devrim yaratan bu olağanüstü kadının hayatı Antikacıoğlu’nun satırlarıyla bir destana dönüşüyor ve okurlarına mücadele içinde geçmiş onurlu bir hayatın portresini sunuyor.

Kitap Adı: Zabel Yesayan Yaşamı ve Eserleri

Kitap Yazar Adı: Sosi Antikacıoğlu

Yayın Direktörü: Gülşen İşeri

Editör: Ezgi Hotalak

İlk Okuma: Beril Erbil

Kapak Tasarım: Emir Tali

Sayfa Tasarım: Aslı Varol

Sayfa Sayısı: 276

Ebat: 13,7x21,5

Tür: Biyografi

Kağıt / İç Baskı: III. Hamur Enzo, 52 gr.

Cilt / Kapak: Amerikan Bristol 230 gr

₺52,00

Toplumsal normlara ince bir başkaldırı…

Bir sabah uyandığınızda hafızanızı kaybetmiş olsaydınız ne yapardınız? Nasıl bulurdunuz benliğinizi? İnsan, başkalarından dinleyerek ne kadar tanıyabilir kendini? Herkes her şeyi anlatır mı yoksa işine geldiği kadarını mı söyler? Kendini, ailesini, yaşadığı ülkeyi unutan biri için her şeyin eskisi gibi olması mümkün müdür?

Zihninde gezinen bir kurt gibi onu yiyip bitiren soruların ortasında kendini arıyordu Altan. Hiçbir şey hatırlamıyordu ve herkes farklı bir şey söylerken daha beter kaybolduğunu hissediyordu. Kime inanacağını ve doğrunun ne olduğunu sorgularken, ona gerçeği kim anlatacaktı?

Arda Erel, Annemin Bilmediği Her Şey ile bir adamın kendini bulmaya çalışmasının izinde kolektif ve bireysel hafızayı, toplumsal sorunları, aile olmayı, sosyal statüleri, baskıları, ötekileştirilmeyi, yok sayılmayı, yalnızlaştırılmayı, kendine yabancılaşmayı derinlemesine sorguluyor. Şimdi ezberlerinizi unutun; bu kitap, tüm bildiklerinizi yeni baştan yazmaya geliyor…

 

“Arda Erel, Annemin Bilmediği Her Şey ile bu kez ‘çekirdek aile’ kavramını cesur bir edebi dille kabuğundan ayırıp okurun önüne sermiş. Dokunulmayana dokunmuş ve görmezden gelinene çevirmiş bakışlarını. Roman, aileye ve topluma bakış açısıyla çoksesli bir koro, sarsıcı üslubu ve çıplaklığıyla hüzünlü ama unutulmayacak bir senfoni niteliğinde.”

Jale Demirdöğen

“Kimlik ve toplumsal hafıza hakkında güçlü ve isyankâr bir roman. Edebiyat dünyamızda bir zafer işareti...”

Emre Kalcı

Kitap Adı: Annemin Bilmediği Her Şey Kitap

Yazar Adı: Arda Erel

Yayın Direktörü: Gülşen İşeri

Yayıma Hazırlayan: Gizem Demir

Editör: Emre Kalcı

Kapak Resmi: Gilas Coşkun

Kapak Tasarım: Gilas Coşkun

Sayfa Tasarım. Aslı Varol

Sayfa Sayısı: 252

Ebat: 13,5x19,5

Tür: Roman

Kağıt / İç Baskı: III. Hamur Enzo, 52 gr.

Cilt / Kapak: Amerikan Bristol 230 gr.

₺52,00

Çağdaş dünya edebiyatının önemli eserleri arasında yer alan Saatler romanının yazarı Michael Cunnigham’dan sanat, aşk, evlilik ve ölümlülük üzerine bir roman Gece İnerken.

Genç yaşta ölen göz kamaştırıcı bir ağabeyin gölgesinde büyümüş, 40’lı yaşlarının ortalarında, New York Soho’da kendi halinde bir sanat galerisi sahibidir Peter Harris. Temsil ettiği sanatçılar iyi olsa da birer deha değillerdir. Bir dergide editörlük yapan Rebecca Harris ile sorunsuz görünen bir evlilikleri vardır. Öyle veya böyle her şey yolunda ilerlerken, bir gün karısının beceriksiz, uyuşturucu bağımlısı, sevimli, küçük kardeşi Mizzy çıkagelir. Gizliden gizliye esaslı bir maceraya, onu “mantıklılar diyarından” çıkaracak ve “tehlikeli bir ilhama” yönlendirecek cesarete ihtiyaç duyan Peter’in ilacı Mizzy olacaktır. Birdenbire sanatçılarını, onların yapıtlarını, kendi kariyerini ve hayatını, özetle o güne kadar ilmek ilmek ördüğü tüm dünyasını sorgulamaya başlayacaktır...

Cunningham’dan yine bolca edebiyat referansıyla ilerleyen, o kusursuz sandığımız hayatlarımızı sorgulamaya iten bir roman Gece İnerken. Mutlu sonların olmadığı ama bağışlamanın gücünü ortaya koyan bir roman…


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 280
En / Boy : 13 / 19
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2022
₺52,50

“Avrupalıların uzak beldelerdeki hareketlerini ve teşebbüslerini anılan medeniyet veya medenileştirme vazifesi namına hesap edecek olursak, sonuçta beklenmeyen ve pek aksi bir neticeye ulaşırız. 15. asırdan 18. asra kadar, esasen Avrupa kavimlerinin ahlaki mahiyetlerinden ‘servet kazanmak için her şeyi yapmak’ düsturundan başka bir şey beklenemez; onun için, keşfedilen arazi ahalisini kendi menfaatleri namına her surette kullanan, onları maddeten ve ahlaken her surette zarara uğratan ilk istilacılar, medeni bir vazife değil, zulüm ve vahşetten başka bir şey yapmamışlardır.”

Mustafa Suphi’nin, İtalya’nın Trablusgarp ve Bingazi’yi işgali üzerine 1912’de kaleme aldığı ve Türkçede sömürgecilik üzerine yazılmış en temel metinlerden biri olan Medenileştirme Vazifesi’ni (Vazife-i Temdin) yazarın iktisada dair iki makalesiyle birlikte sunuyoruz. Mustafa Suphi’nin, İtalya’nın Trablusgarp ve Bingazi’yi işgali üzerine 1912’de kaleme aldığı ve Türkçede sömürgecilik üzerine yazılmış en temel metinlerden biri olan Medenileştirme Vazifesi’ni (Vazife-i Temdin) yazarın iktisada dair iki makalesiyle birlikte sunuyoruz.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 56
En / Boy : 12 / 19
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2022
₺8,50

Yeni imgeler, yeni kentler, yeni durumlar, yeni aşklar adına, düşlerimin bin bir güçlükle kazanılmış topraklarından vazgeçmem kolay değildi. O yerle ilgili düşlerime saplantılı biri gibi sarılır olmuştum… Bulunduğum yerde kalmak, diye düşünüyordum, acaba daha akıllıca olmaz mıydı? Belki. Ama gitmem gerektiğini biliyorum. Gerçekten de hemen bu gece gitmeliydim!
 
Akdeniz’in güneyinde, savaşın kıskacına girmiş bir liman kenti: İskenderiye. Darley, uzun bir ayrılıktan sonra döndüğü kentte bir devrin çoktan kapanmış olduğunu görür: Justine yaşlanmıştır, Balthazar yalnız ve hastadır. Bir tek Clea cazibesini yitirmemiştir. Bir de İskenderiye…
 
Clea, Durrell’ın “çağdaş sevgi”yi irdelemek üzere kaleme aldığı, 20. yüzyılın en görkemli başyapıtlarından biri olan İskenderiye Dörtlüsü’nün dördüncü ve son cildi.
 
“Bazı yazarlar dili yeniden yaratır; bazılarıysa dünyayı. Durrell ikisini birden yaptı.”
André Aciman


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 328
En / Boy : 12,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2022
₺49,00

Aşk özlemiyle yandığın oldu mu hiç? Aşkın ne kadar tehlikeli olduğunu bilmez misin?
 
Ortadoğu’nun günümüzdeki çalkantılarının öncü sarsıntılarına sahne olan, sırlarla ve ihanetle dolu bir Akdeniz kenti: İskenderiye. David Mountolive adındaki bir İngiliz diplomat, gençliğinden beri İskenderiye’ye ve Mısır’a hayrandır. Tüm dünyanın savaşa hazırlandığı dönemde bu kente elçi olarak geri dönen Mountolive, farklı kimselerin gözünden tanık olduğumuz olayları ve ilişkileri birleştiren bir siyasi ve dinî komployu ortaya çıkaracaktır.
 
Mountolive, Durrell’ın “çağdaş sevgi”yi irdelemek üzere kaleme aldığı, 20. yüzyılın en görkemli başyapıtlarından biri olan İskenderiye Dörtlüsü’nün üçüncü cildi, yazarına göre tüm dörtlüyü bir arada tutan çivi.
 
“Gerilim yaratmakta ve yönetmekte bir usta. Beni ilk sayfadan yakaladı.”
Wilbur Smith


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 376
En / Boy : 12,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2022
₺55,00

Geçmişte olanlardan hiçbirimizin sorumlu tutulamayacağını yavaş yavaş anlıyorum. Bedelini ödemek biz çocuklarına düşse de yargılanması gereken bu kentin kendisidir. Peki, nedir bizim dediğimiz bu kent? Neler gizlidir İskenderiye sözcüğünde?
Akdeniz’in güneyinde sırlarla dolu bir liman kenti: İskenderiye. Palmiyelerle sıralı bulvarlar, gıcırdayan tramvaylar, rengârenk tezgâhlarıyla pazarlar, gizli buluşmaların yapıldığı kahvehaneler, asırlar önce yanmış olsa da tüm kente gölgesini yaymaya devam eden destansı bir kütüphane. Ve şehrin havasını soluyan, arzuyu, kıskançlığı, ihaneti ve şiddeti tecrübe eden kayıp bir nesil.
Justine, Durrell’ın “çağdaş sevgi”yi irdelemek üzere kaleme aldığı, 20. yüzyılın en görkemli başyapıtlarından biri olan İskenderiye Dörtlüsü'nün ilk cildi. 
“Justine’i 1967’de okuduğumdan beri aynı kişi değilim… Durrell’ın İskenderiye’si sıra dışı bir güzellik ve duygusallıkla dolu… En olağanüstü İngiliz romanlarından biri.”
André Aciman


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 296
En / Boy : 12,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2022
₺47,00

Kenti unuttuğumu söyleyemem, ama anısını hiç uyandırmamaya çalışıyorum. Kuşkusuz hep orada yerinde duruyor, her zaman da duracak, tıpkı yolcuların sık sık gördükleri bir serap gibi zihnimde asılı.

Tüm dünyanın nefesini tutmuş, yeni bir dünya savaşını beklediği gerilimli bir dönemde, zamanın adeta durduğu romantik bir kent: İskenderiye. Ve bu kentte sürgün hayatı yaşayan anlatıcının saplantı derecesinde tutku duyduğu iki kadın. Gizli ilişkiler ve tereddütlerle dolu bu panoramaya gizemli doktor Balthazar’ın bakış açısı eklenince, ilk kitapta anlatılan olaylar farklı, çok daha karanlık bir renk edinir.

Balthazar, Durrell’ın “çağdaş sevgi”yi irdelemek üzere kaleme aldığı, 20. yüzyılın en görkemli başyapıtlarından biri olan İskenderiye Dörtlüsü'nün ikinci cildi.

“Durrell çağımızın en büyük romancılarından biri.” The New York Times Book Review


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 288
En / Boy : 12,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2022
₺47,00

“Adı Sammy Went. Bu fotoğraf ikinci yaş gününde çekildi. Üç gün sonra küçük kız kayıplara karıştı.”

Kimberly Leamy, Melbourne’de fotoğrafçılık dersleri veriyor. Bir gün teneffüs sırasında yanına daha önce hiç görmediği bir adam yaklaşıyor. 26 yıl önce kayıplara karışan bir kızdan söz ediyor. Sammy’den.

Kimberly başta anlamıyor, anlayınca öfkeleniyor, zerre inanmıyor.
Ancak iddia o kadar korkunç ki yokmuş gibi davranamaz, havada asılı bırakamaz.
Kimberly şimdi yola çıkmak, Amerika’ya gitmek zorunda.
Karşısında fanatik bir topluluk, yakınlaşmak zorunda olduğu tekinsiz bir aile ve temeli sırlarla atılmış bir kasaba var.

Uluslararası çoksatan Sandığın Kişi Değilsin, travmaya, kökene ve hafızaya dair unutulmaz bir roman.

Avustralya’nın gelmiş geçmiş en çok satan ilk romanları arasında. Victorian Premier’s Edebiyat Ödülü'nü kazandı. Australian Book Industry Awards Yılın Romanı, Indie Book Awards Yılın Çıkış Romanı finalisti oldu. Çeviri hakları 17 dile satıldı.

"Olağanüstü bir ilk roman. Gerilim hayranları her işaretin tadını çıkarmaya, her ipucunu yakalamaya hazır olsun. White kesinlikle takip edilmesi gereken bir yazar." Publisher’s Weekly

"Sandığın Kişi Değilsin kusursuz suç romanlarının tüm özelliklerine sahip. Heyecan dozu yüksek, duygusal, sürprizlerle dolu. Hikâye derinleştikçe ürkütücülüğü artıyor, gerilim tırmanıyor, bulmacanın nasıl çözüleceğini görmek için gece yarısına kadar okutuyor. Olasılıklar birer gölge gibi olay örgüsünün köşelerinde pusuda bekliyor. Christian White, seni alkışlıyoruz.”
Better Reading

“Heyecanlı, duygusal, şaşırtıcı bir gerilim; okuduktan sonra günler boyunca omzunuzun üzerinden arkanızı yoklamanıza neden olacak bir roman.” A.J. Finn

"Sandığın Kişi Değilsin, geçmiş ile şimdiki zaman arasında ustalıkla gidip gelerek yapbozun parça parça tamamlandığı dolambaçlı bir labirent gibi… Heyecan verici bir yolculuk, muhteşem bir ilk roman." Books + Publishing


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 320
En / Boy : 13 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2022
₺56,00

“BİRER MASKE TAKTIK YÜZÜMÜZE, HİÇ DÜŞMEYECEK SANDIK. ÜN VE PARA UĞRUNA GİDEBİLECEĞİMİZ YERE KADAR GİTTİK.”

Bir mektup, popülerlik merdiveninde son basamağa çıkmanı isteyen gizemli bir kişi ve çözülmeyi bekleyen sırlar!

Fame Evi, her geçen gün biraz daha acımasızlaşır. Yarışmacılar, kamera önündeki yaşamlarında ekibin söz sahibi olmasına alışmışken Eva’nın eve geri dönmesiyle işler yeniden karışır.

İkinci şansı Eva’yı başka biri gibi davranmaya iter, oyunu kuralına göre oynaması gerektiğini kabullenmiştir. Artık doğruluğu ve dürüstlüğü savunan Eva yoktur; dostunu da aşkını da Fame kullanıcılarından herhangi biri gibi görmektedir.

Ün ve para uğruna ne kadar ileri gidebileceğini kestiremeyecek kadar gözünü karartmış olan Eva Durusoy’un hızla artan takipçi sayısı, kaybettiklerine değecek midir?


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 384
En / Boy : 13 / 21
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 5.2022
₺66,50

“Birer Maske Taktık Yüzümüze, Hiç Düşmeyecek Sandık. Ün Ve Para Uğruna Gidebİleceğimiz Yere Kadar Gittik.”

Bir mektup, popülerlik merdiveninde son basamağa çıkmanı isteyen gizemli bir kişi ve çözülmeyi bekleyen sırlar!

Fame Evi, her geçen gün biraz daha acımasızlaşır. Yarışmacılar, kamera önündeki yaşamlarında ekibin söz sahibi olmasına alışmışken Eva’nın eve geri dönmesiyle işler yeniden karışır.

İkinci şansı Eva’yı başka biri gibi davranmaya iter, oyunu kuralına göre oynaması gerektiğini kabullenmiştir. Artık doğruluğu ve dürüstlüğü savunan Eva yoktur; dostunu da aşkını da Fame kullanıcılarından herhangi biri gibi görmektedir.

Ün ve para uğruna ne kadar ileri gidebileceğini kestiremeyecek kadar gözünü karartmış olan Eva Durusoy’un hızla artan takipçi sayısı, kaybettiklerine değecek midir?


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 384
En / Boy : 13 / 21
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 5.2022
₺52,50

Paranormal bir aşk hikâyesi, tanrılar ve tanrıçalar, güçlü kadın kahramanlar, alfa erkekler, mitler, mitolojik evrenler. Jennifer L. Armentrout yine başardı ve yepyeni, nefes nefese ilerleyen efsane bir seriye imza attı.

Bir ihanet…
Poppy’nin inandığı her şeyin bir yalandan ibaret olduğu ortaya çıktı.
Ya âşık olduğu adam?... Sizce?
Peki, Poppy’nin kendisi, bakire peçesi olmadan kim?
Karanlık Olan’a ne demeli? Ondan daha tehlikelisi yok.
Poppy’yi almış olabilir ama asla sahip olamayacak.

Bir seçim...
Casteel Da’Neer birçok isimle ve birçok yüzle tanınıyor. Yalanları, dokunuşları kadar baştan çıkarıcı. Gerçekleri ısırığı kadar şehvetli. Ama Poppy ona güvenmemesi gerektiğini biliyor. Casteel’inse hedeflerine ulaşmak için Poppy’ye canlı, sağlıklı ve bütün olarak ihtiyacı var ve onun için planlar yapıyor. Onu hayal edilemez zevklere ve akıl almaz acılara maruz bırakabilecek planlar…

Bir sır…
Bu sırada, prenslerinin dönüşünü beklerken Atlantia’da huzursuzluk artıyor. Savaş fısıltıları güçleniyor. Kral Poppy’yi bir mesaj göndermek için kullanmak istiyor. Alçalmışlar onun ölmesini istiyor. Kurtlar daha öngörülemez hale geliyor.Atlantisliler ondan korkuyor. İki krallığın günahlarına batmış karanlık sırları iş başında. Ama gökyüzü kanamaya başladığında her şey için çok geç olabilir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 640
En / Boy : 13 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2022
₺90,00

“Bir ev, seni popülerlik merdiveninde bir üst basamağa taşıyacak bir yarışma ve birbirinden zorlu görevler!”

Fame Evi, sosyal medya fenomenlerinin büyük ödülü kazanmak için katıldığı bir yarışma programıdır. Frame adlı sosyal medya platformunda popüler olan yarışmacılara her hafta bir görev verilir ve kameralar kayda geçer. Her yarışmacı her an izleniyor olabilir! Katılımcıların kulaklarına nasıl davranmaları gerektiğini fısıldayan yapımcıların asıl istediği ise en çok etkileşimin toplanmasıdır.

Hayallerine bu yarışmaya katılarak ulaşacağını düşünen Eva Durusoy, eve girdiği andan itibaren hiçbir şeyin düşlediği gibi olmayacağını anlar. Fame Evi, sandığından çok daha akıl almaz bir yerdir. Kamera önünde ve arkasında başka kimliklere bürünen yarışmacılar, kazanmak için her şeyi yapmaya hazırdır. Üstelik yıllardır hayranlıkla takip ettiği fenomen de bu yarışmacılardan biridir.

Peki ya Eva, girdiği bu popülerlik yarışını kazanmak için savaşırken hem kendini hem de aşkını koruyabilecek midir?


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 416
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 12.2021
₺38,50

Heidi Wood, göçmenlerin daha iyi bir yaşama kavuşması için çalışan yardımsever biridir. Ergenliğe yeni giren kızı Zoe’nin garip davranışlarıyla baş etmekten biraz yorulsa da aileyi ayakta tutan asıl kişiliktir.

Chris Wood, finans sektörünün getireceği hızlı paranın cazibesi nedeniyle kurduğu hayalleri bir kenara bırakan, evden daha çok otel ve iş seyahatlerinde vaktini geçiren tipik bir beyaz yakalıdır.

Heidi bir gün tren istasyonunda bir bebekle yağmurun altında sırılsıklam olan Willow’u görür ve bir türlü aklından çıkaramaz. Bu genç kadın ve bebeğini kendi evine götürmek için ikna eden Heidi, eşi ve kızının tüm tepkilerine rağmen bu kararından vazgeçmez. Şans eseri gördüğü bir yabancıya yardım elini uzatan Heidi, kimseye gerçek kimliğini söylemeyen Willow’un neler sakladığından habersizdir.

Çok satan İyi Kız kitabının yazarı Mary Kubica bu romanında kaybın, sevgisizliğin sınırlarını ve talihsiz karşılaşmaların şekillendirdiği hayatları olağanüstü bir gerilimle okurlarına sunuyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 464
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2022
₺41,00

Şikâyetler Şubesini kimse sevmez, çünkü onlar diğer polisleri soruşturan polislerdir. Karanlık Taraf olarak bilinir ve Malcolm Fox da burada çalışmaktadır. Fox, huzurevinde bir babası ve kötü bir ilişkiyi sürdürmekte ısrar eden bir kız kardeşi olan ciddi bir adamdır. Ailevi problemlerine çözüm bulamıyor olsa da işinde başarıyı yakalamıştır.
Fox’a yeni bir dava verilir. Jamie Breck adında bir polis vardır ve iddiaya göre kirlidir. Ama asıl sorun kimsenin bunu ispat edememesidir. Fox bu davayı alır ve çok geçmeden işin içinde tahmininden çok daha fazlası olduğunu öğrenir. Özellikle bir tanıdığının cinayete kurban gitmesiyle durum zannettiğinden çok daha tehlikeli bir hal alır.
“Rankin’in karakterleri o kadar güçlü ki sayfaların arasından fırlayacak gibiler.” –Philadelphia Inquirer
“Heyecan dolu, güzel diyaloglar, iyi tasarlanmış karakterler ve özgün bir arka plana sahip

mükemmel bir polisiye roman.” –The Times
“Şikâyetler gösteriyor ki Fox da Rebus gibi usta bir şehir rehberi olacak.” –Daily Express


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 520
En / Boy : 12 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2022
₺62,00

“Önümde yürü­yen sevgililer el ele tutuşmuş fısır fısır konuşuyor, karşı kaldı­rımdaki gençler kahkahalarıyla geceyi bölüyordu. Yaşlandığımı düşündüm. Çocukken kırkıma gelince hayat çoktan rayına oturur sanıyordum. Yanılmışım. Evde bir şey unuttuğu için yolun yarı­sında geri dönenler gibiydim.”

Tuğba Çelik öykülerinde bir gölün etrafını dönen çeperi usul usul yıkıyor ilkin. Bir yazarın göl bekçisiyle kurduğu zoraki ilişkiden edebiyat ortamında ayakta kalmaya çalışan genç bir kadına; düş kırıklığına uğramış bir sanatçının intiharından kız kardeşini kurtarmaya çalışan bir ağabeyin beyhude çabasına, herkesin herkes olduğu tek bir yalnızlığı ve bu yalnızlığa tesadüf eden sessiz kalabalığı anlatıyor.

Yolda Ansızın Ankara’nın sokaklarında dolaşan, dayatılan hayatları reddeden bir hikâyeler toplamı.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 128
En / Boy : 13 / 19
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2022
₺22,00

“Her şeye rağmen ıslak gözleri insana ıstırap verecek kadar umutla doluydu. Hâlâ hayattaydı, bedeni hâlâ sıcaktı, inancı hâlâ şu kötülüklerle dolu dünyada çiçekler açtıracak güçteydi. Kırmızı onun için kan, ölüm, savaş demek değildi hiçbir zaman. Kırmızı onun için sevdiği kızın güzel saçlarına taktığı güller demekti, aşk demekti.”

KENDI GÜCÜNÜN FARKINA VARAN BİR ADAMIN YENİDEN DOĞUŞ MANİFESTOSU!

Sabrin İsmetli ilk romanı Yeniden Doğuş’ta, uçuruma delicesine bir tutkuyla koşanların hikâyesini anlatıyor. Varoluşçuluk felsefesinin derinliklerine doğru çıktığımız bu şaşırtıcı yolculukta seçimlerimizin ihtişamıyla, özgürlüğümüzün sınırsızlığıyla karşı karşıya geliyoruz. Toplumsal baskının, yapay değerlerin, korkuların, çelişkilerin yok ettiği bireylerin içsel çığlıklarına en yakından tanıklık ediyoruz.

Bir tarafta aşka, adalete, özgürlüğe inananlar diğer tarafta yakanlar, yıkanlar, yok edenler... Beklenmedik bir ihanet, zalimliğin ortasında inadına yeşeren umut, tutku dolu bir aşk...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 352
En / Boy : 13 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2022
₺61,50

Mackenzie Cabot doğduğu günden bu yana hayatını başkaları için yaşamıştır. Fakat uymak zorunda kaldığı kurallar canına tak eder. Üniversite diploması almaya öncelik veren genç kızın yolu, bir sahil kasabası olan Avalon Körfezi’ne düşer.

Mackenzie vahşi içgüdülerini bastırmak için elinden geleni yapsa da kasabanın kötü çocuğu Cooper Hartley’le tanışınca zorlu bir sınavdan geçer. Oldukça sert ve dobra biri olan Cooper, genç kız için büyük bir tehdittir. Çünkü aralarındaki ilişki, kısa süre içinde Mackenzie’nin hayatındaki en gerçek şeye dönüşür.

Cooper kasabayı ele geçiren zenginlerden nefret etse de Mackenzie’yi tanıdıkça ona âşık olmaya başlar. Ancak genç kız, Cooper’ın ondan sakladığı çok önemli bir sırrı keşfeder.

Peki bu sır, Mackenzie’yi hayatı boyunca evinde gibi hissettiği tek yerden vazgeçmek zorunda mı bırakacaktır?


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 392
En / Boy : 13 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2022
₺63,00

“Keşke dişli bir kadın olsaydı. Dengesiz, buhranlı davranabilseydi, bir deliyi bile kaçıracak kadar manyaklaşsaydı. Sakin, uyumlu bir kadındı, kimseyi incitmemişti, başkalarının önceliklerini gözetmişti. Belki kendini incitmek de kötülüktü. Sırf bu sebeple kötü kadındı belki. Bunca susması, durması, basiretsizliğindendi, belki onda gelişmemiş bir ahlak açığı veya toplumsal rolünde olgunlaşmamış bir köşe vardı.”

Annenin ölümü, beş kardeşi pek yakında yıkılacak aile evinde bir araya getirir. Abla Yaprak’ın huzursuz kumandasında geçirilen bir hafta sonunda, yaşarken kendini ele vermeyen annenin ufak tefek sırları ortaya çıkar. Yaprak, annesiyle ne çocukken ne de o ölüme giderken kurabildiği yakınlığı anlamlandırmak peşindedir. Anneyi ve yıllar önce bir deniz kazasında ölen kaptan baba ile annenin arasındaki tuhaf ilişkiyi çözebilmek için çocukluk anılarının parçalarını birleştirmeye çalışır…

Sana Kim Sarılacak ağaç gibi ayakta durmaya çalışan bir kadının, yakınlaşma fırsatını kaçırmış bir anne kızın çarpıcı hikâyesi.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 272
En / Boy : 13 / 19
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2022
₺56,50

“Bıçak kesene kadar bıçak değildi oysa. Ben de kesikleri fark edene kadar doğamı yargıladım.”

Geride kalan için bir ihtimal daha var mı?

Hayatta kalanın, evde kalanın, çocuklukta kalanın, yabanda kalanın, el elde baş başta kalanın, hevesi kursağında kalanın ya da bir hevesten artakalanın, korkusunun gölgesinde kalanın ya da değişip dönüşemeyince unutulanın bir şansı daha var mı? Gidenlerden kalan serin boşluğu sözcüklerin sıcaklığıyla doldurmaya çalışan kahramanlar var Gamze Efe’nin öykülerinde: Sevginin, bağlılığın, yasın ve bekleyişin yükünü sırtlananlar; öylece “kalan”lar...

Gamze Efe, Yine de Bir Şansımız Olmalı’da, birbirini tamamlamayan uyumsuz parçalara, anlamlı bir bütüne ulaşmayan anlara, faili meçhul kesiklere dokunuyor. Yeni bir öykücüyü müjdeleyen, ihtimallerle dolu bir ilk kitap...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 156
En / Boy : 13 / 19
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2022
₺24,50

“Yürek burkan bir tarihi belge ve büyük önem taşıyan bir edebi eser.”

—Neue Zürcher Zeitung

“İnanılmaz bir dil gücü... Daimi öfkenin öyküsü.”

—Frankfurter Allgemeine Zeitung

Sibirya Sürgününde Çalınan Bir Çocukluk

Anne Frank ve Primo Levi sevgisine eşlik edecek, uluslararası bir hayatta kalma mücadelesi...

1941’de Litvanya’nın işgalinden sonra Dalia Grinkevičiūtė, annesi ve erkek kardeşiyle birlikte Sovyetler tarafından Sibirya’ya sürülür. Gençliğini Altay Bölgesi’nde ve Kuzey Kutbu’nda sürgünde geçiren Dalia, yirmi bir yaşında sürgünden kaçmayı başarır. Litvanya’ya döndüğünde, sürgünle ilgili anılarını kâğıt parçalarına döker ve onları KGB’nin keşfedeceğinden korkarak bahçeye gömer.

Kısa bir süre sonra KGB tarafından tutuklanarak tekrar sınır dışı edilir. Serbest bırakıldıktan sonra hatıralar sırrını korur, ancak Dalia’nın vefatından dört yıl sonra, 1991 yılında notlar mucizevi bir şekilde bulunur. Hatıraları barındıran notlar, Litvanya tarihinin en önemli belgelerinden biri hâline gelir...

Dalia’nın toprağa gömdüğü bu hikâye, muazzam bir dil gücüyle sürgündeki on dört yaşındaki bir kızın kaderini gösteriyor. Yazıların dolaysızlığı, yalnızca katlandığı acıya değil, aynı zamanda onu ayakta tutan umuda da tanıklık ediyor. Yazarı gibi hayatta kalma şansını aşan bir Litvanya masalı. Sovyet baskısını anlamak isteyen herkesin okuması gereken olağanüstü bir edebi eser...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 192
En / Boy : 13 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2022
₺36,00

Amazon Ormanları’nda “insan eliyle inşa edilmemiş” korkunç bir oluşum tespit edilir. Bu ölümcül oluşum, kendi kendini kopyalayan mikro parçacık yapısıyla katlanarak büyüyüp, ormanı ve kabile sakinlerini yok etmektedir. Yıllar önce gerçekleşmiş Andromeda Olayı’na benzer bulgular elde edilmesiyle, alanında uzman dört biliminsanından oluşan Wildfire ekibi, açıklanamayan bu anomaliyi engellemek üzere bölgeye gönderilir. Ekibin beşinci üyesi, olanları Dünya yörüngesindeki Uluslararası Uzay İstasyonu'ndan izleyen, belden aşağısı felç olan ve beyin implantları sayesinde bir robotla bağlantılı çalışan astronot Sophie Kline’dır.

Ekip, elli yıl önce de yaşanan potansiyel kıyamet tehdidini araştırmak için yola çıkar. Ancak mikrop büyüyüp gelişmiştir. Karantina bölgesine ulaşıp anomaliyi durdurmanın yolunu bulamazlarsa bu evrim, bildiğimiz dünyada yaşamı yok edecektir.

Michael Crichton’ın Jurassic Park, Sphere, Next’i de kapsayan kitapları dünya çapında 200 milyondan fazla satmış, kırk dile çevrilmiş ve on beş filme konu olmuştur. Westworld, The Great Train Robbery, Runaway, Looker ve Coma gibi filmleri yazıp yönetmiş ve çok izlenen ER dizisini yaratmıştır. Sinema tarihine yön veren Michael Crichton, ortak bir konuya dair bir kitabı, filmi ve diziyi aynı yıl içinde hayata geçiren tek yazar olma unvanına sahiptir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 384
En / Boy : 13 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2022
₺59,00

BEŞ YIL SONRA KENDİNİZİ NEREDE GÖRÜYORSUNUZ?

Manhattan’da hırslı bir avukat olan Dannie Kohan, bu sorunun cevabını çok iyi biliyordu. Titizlikle hazırladığı planı, kariyerinin en önemli iş görüşmesinin güzel geçmesiyle ve erkek arkadaşının evlilik teklifini tereddütsüz kabul etmesiyle birlikte meyvelerini vermeye başlamıştı.

Nişanlısıyla kutlamalara devam edeceklerini düşünerek uyandığında kendini başka bir evde, parmağında başka bir yüzükle ve yanında bambaşka bir adamla buldu. Arka planda çalışan televizyona göre hâlâ aynı geceydi. 15 Aralık. Ama 2025. Yani beş yıl sonrası...

Gerçekliğini sorguladığı bir saatin ardından Dannie gece yarısı tekrar uyandığında yine 2020 yılına dönmüştü. Yaşadığı şeyin bir rüyadan çok daha fazlası olduğunun farkındaydı ama başka ne düşüneceğini de bilemiyordu. Bu tür saçmalıklar ancak çocukluğundan beri en yakın arkadaşı olan yabani, içgüdüsel, kadere inanan Bella’dan geldiğinde kabul edilebilirdi. O nedenle, bu tuhaf deneyimi görmezden gelip zihninin gerilerine itti.

Ta ki dört buçuk yıl sonra bir köşeyi dönüp de o geceki adamla karşılaşana kadar…

“Beş Yıl Sonra’yı şimdi bitirdim ve ah, kalbim! Üslubu öyle çarpıcı, teması öyle orijinal ki…” —Beth O’Leary

“Beş Yıl Sonra, etkileyici olduğu kadar zekice ele alınmış bir kurgu, hem bir oturuşta okuyup hem de unutamayacağınız nadir romanlardan.” —Chloe Benjamin

“Rebecca Serle, son derece klişe bir romantik komedi kurgusunu almış ve onu çok daha derin bir şeye dönüştürmüş. Arkadaşlığa, kayba ve sevgiye dair insanı kalbinden yakalayan bir keşfe…” —Booklist

“Bu hikâyeye âşık oldum. Beş yıl sonra hâlâ bu güzel romanı düşünmeye devam edeceğime eminim.” —Jamie Ford

“Beş Yıl Sonra’ya hayran oldum. Acayip dokunaklı ve hassas. Resmen kalbimi kırdı. Bu kadar sıradışı bir fikir nasıl da güzel uygulanmış. O ters köşenin gelişini hiç fark etmedim! Büyük aşk hikâyelerinin hastasıyım ve bu da kesinlikle şahane. Rafımda hep yeri olacak!” —Josie Silver

“Beş Yıl Sonra bir aşk hikâyesinden çok daha fazlası; belki beş altı aşk hikâyesi eder, ki hiçbiri de beklediğiniz hikâye olmaz. Yürek ısıtan, insanın kalbini sızlatan ve elinizden bırakması çok güç bir roman. Romantizm, arkadaşlık, güzel çöreklerin sihri ve hep istediğiniz şeyleri elde ettikten sonra neler olduğu üzerine bir hikâye.” —Laurie Frankel

“Kırık bir kalbin bir parça şifalı sihir buluşuna dair yürek ısıtan bir anlatı.” —Kirkus

“Serle’ün tuhaf hikâyesi tam kitap kulüplerine göre.” —Publishers Weekly

“Böyle zekice, düşünceli bir üslup, insanı zorlayan, incelikli bir kurguyla bir araya geldiğinde mutluluktan kendimden geçiyorum. En son ne zaman bir romanı iki oturuşta bitirmiştim hatırlamıyorum ama Beş Yıl Sonra’ya başlar başlamaz hikâyeye kapıldım.” —Elinor Lipman

“Rebecca Serle o müthiş hikâye anlatıcılığı ve bir romantik komedinin tüm unsurlarıyla, türün diğer örneklerinin genellikle pek cesaret edemediği derinlikte bir hikâye dokumuş. Beş Yıl Sonra sadece okuyup geçeceğiniz bir kitap değil, sizi değiştirecek bir kitap.” —Jenny Mollen


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 248
En / Boy : 13 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2022
₺44,00

Bir yıl önce Evelyn’in sıradan bir hayatı vardı…

Şimdiyse hayatının kocaman bir yalan olduğunu öğrendi. Tehlikeli yeteneklerinin kontrolünü kaybederse, sadece bölgedeki herkesi değil ölümcül çekiciliğiyle yürek yakan Luc’u da riske atacağını biliyor. Bu yüzden her şeyi yapmaya hazır; yalan, takas, dilenmek, öldürmek… Luc bir fırtınaya tutuldu. Ve o fırtınanın adı Evie.

Kan ve Kül, Melez Sözleşmeleri, Lux, Karanlık Elementler, Lanetli, Gamble Kardeşler ve Titan gibi serilerin usta yazarı Jennifer L. Armentrout, Köken serisinin En Karanlık Yıldız ve En Aydınlık Gölge’den sonraki üçüncü kitabıyla, Lux evrenini özleyenlere şok edici ve ateşli bir hikâye daha armağan ediyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 528
En / Boy : 13 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2022
₺78,00

Mavrato köyünün hayalperest çocuğu Süleyman’ın en çok istediği şey küçüklüğünden beri sevdiği Melek’le evlenmektir. Geç olur, güç olur ve sonunda muradına erer. Süleyman gündüz tarlasında çalışacak, geceleri Melek’i sevecek ve kocaman bir aile kuracaktır.

Hiç hesapta yokken askerlik kapıyı çalar. Meşrutiyet’in ilanıyla birlikte köylünün alıştığı, bildiği düzen değişmektedir. “Üç yıl geçer” deyip askere gider ve Balkan Harbi’nin tam göbeğine düşer. Neye uğradığını şaşıran Süleyman, mucize kabilinden hayatta kalır ama sırada Cihan Harbi vardır.

Kahramanımız milyonlarca Osmanlı askeri gibi cepheden cepheye gezer. Önce Çanakkale, ardından Kafkas ve en son Filistin cepheleri… Düşman süngüsü, kurşunu, bombası ve açlıkla, hastalıklarla cebelleşen Süleyman için gerçek, elindeki mavzerden bellidir. Rüyalar ise başka söyler: Kâh göklerin yücesindeki kartal olur, kâh yerin dibindeki yılan!

Kartal Kanadını Açtığında yoğun araştırmaya dayalı, destansı bir roman… Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemini ve savaşın gerçek yüzünü bir Anadolu köylüsünün gözünden anlatan güçlü ve etkileyici bir roman.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 640
En / Boy : 13 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2022
₺81,00

“Mükemmel Meksikalı kızlar üniversiteye gitmezler!”

“Liseden mezun olduktan sonra evlerinden ayrılmazlar!”

“Ailelerini asla terk etmezler!”

Olga mükemmeldi…

Ama kardeşi Julia onların “mükemmel”
Meksikalı kızı değildi.

Trajik bir kazada ablası Olga’yı kaybeden Julia, yıkılmış ailesinin ve kendi üzüntüsünün enkazını tek başına üstlenmek zorunda kalır. Annesi, örnek bir evlat olarak gördüğü büyük kızını, Julia’da yaşatmak ister. Fakat Julia, Olga'nın herkesin düşündüğü kadar mükemmel olmadığını keşfetmiştir. En yakın arkadaşı Lorena'nın ve erkek arkadaşı Connor'ın yardımıyla bambaşka bir Olga’yla tanışır. Bu arada kendi ideallerine uzanan zorlu bir yola çıkar.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 288
En / Boy : 13 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2022
₺51,00

Hankyoreh Edebiyat Ödülü ve Surim Edebiyat Ödülü’nü kazanan Chang Kang Myoung’dan, daha güçlü olmak ve kazanmak için tekrar tekrar evrimleşen yeni bir insan ırkının, “Homodominans”ın hikâyesi…

“Genler, bizim de bilmediğimiz yepyeni bir biz için en gerekli yeteneği geliştirerek gün yüzüne çıkardı. Bu, başkalarına hükmedip kendimizi kontrol etme yeteneğiydi. Bizler, yeni bir türde üstinsanlarız. Homo Sapiens’in bir sonraki ayağı olan Homodominans’larız.”
 
Adımlarını durdur da ardına bir bak,
Sana gözlerini belertip sırıtanlar var!
İşte onlar,
Yaşantına yön veren Homodominanslar!
En güçlü üstinsan türünün doğuşu!
İnsanlığın yaşamı ile güvenliğinin ortaya koyulduğu Homodominans’ın kanlı savaşı, 
Şimdi, burada gözler önüne seriliyor!


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 296
En / Boy : 13 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2022
₺46,00

“Artık sınırın ötesine geri dönme umudu çok az olan yerleşik bir vatandaş olmuştum; artık delilerin dünyasındaydım ve kendini aklı başında diye adlandıran insanlardan beni ayıran, kilitli kapılar ve demir parmaklıklı pencerelerden daha fazlasıydı.”

Istina Mavet, ıssız hastane koğuşlarından Çayır Evi’ne, kendilerine umutsuz vaka gözüyle bakılan ve onlara uygulanacak tek tedavi yönteminin lobotomi olduğuna inanılan hastaların kaldığı Çayır Evi’ne doğru sürükleniyor. Ama bu zorlu yolculuğu sırasında Istina, hastane çalışanlarının uzun süredir hiçe saydıkları hasta arkadaşlarını, özgün bir mizah anlayışı ve şefkatle gözlemlerken kendi eşsiz ve sorgulayıcı zekâsını da gözler önüne seriyor.

“Böylesine büyük engellerin üstesinden gelebilmek ve onları yapıtında yeni ve güzel bir biçimde kullanabilmek. Ne sıradışı bir kadın...”

- Doris Lessing

“Bu roman hem güzel hem de acı verici, üstelik insanoğlunun kanı ve gözyaşı kadar da gerçek... Kitabın en karanlık sayfaları bile derin bir sezgiyle ışıldıyor ve insan hayatının değerli olduğunu göstermekle kalmıyor, her bir hayatın eşsizliğini de kanıtlıyor.”

- Hilary Mantel

“Şiirsel, dokunaklı ve son derece eğlendirici...”

- John Mortimer, Observer


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 200
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2022
₺33,50

Elli yılda bir gerçekleşen Solstasia Festivali, Malik için Ziran şehrinde kız kardeşleriyle yeni bir hayat kurma fırsatıydı. Fakat şehre girebilmek uğruna kindar bir ruhla ölümcül bir anlaşma yapması gerekecekti. Ziran'ın Veliaht Prensesi Karina'yı öldürmek zorunda kalacağı bir anlaşma…

Karina’nın da ölümcül planları vardı. Hükümdarlık isyanla yüz yüze gelmenin eşiğindeyken, festival boynuna inmeyi bekleyen bir kılıç gibiydi. Bu kaosu yalnızca tek bir şey sona erdirebilirdi: Tahtın gerçek sahibini geri getirmek. Bunun için de yasaklı bir sihre ve… bir kralın kalbine ihtiyacı vardı. Sıradaki Solstasia Şampiyonu, kanla lekelenecek bir düğüne hazırlanmalıydı.

Malik hileyle yarışmaya katıldığında, ikisi de birbirlerini yok etmek üzere çoktan harekete geçmişti. Ancak aralarında bir çekim doğarken ve kadim kötülüğün planları tıkır tıkır işlerken, sevdikleri uğruna neler yapabileceklerini kendileri bile bilemezdi.


“Sihir, aşk ve entrikayla parıldayan büyüleyici bir ilk roman. Brown, içinize işleyecek ve son sayfadan sonra bile peşinizi bırakmayacak bir hikâyeye hayat veriyor.” —Swati Teerdhala

“İçine çekildiğiniz dünyanın şatafatlı detaylarına ve müthiş bir gerçekçilikle yazılmış karakterlere öyle bayılacaksınız ki sayfaları hızla çevirmekten kendinizi alamayacaksınız.” —Rena Barron

“Kandan ve Kemikten Çocuklar’ın nefes kesen aksiyonunu, Ruhların Kaçışı’nın sihrini ve Taht Oyunları’nın şoka uğratan, cezbedici entrikalarını kendinde toplayan Tayfların ve Yıkımın Şarkısı tam bir başyapıt.” —Brittney Morris


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 408
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2022
₺64,00

Başarılı avukat Brent Mason, yıllar önce geçirdiği kazada bir bacağını kaybetmiştir. Ancak bu talihsizliğin, tatmin edici bir yaşam sürme yeteneğini etkilemesine asla izin vermez.

Yüksek hedefler belirler ve onlara ulaşmak için çabalar.

Brent bir davada çocukluk arkadaşı Kennedy’le karşılaşır ve yan evde büyüyen tatlı kızın çok değiştiğini fark eder. Karşısında kendinden emin, çarpıcı ve tek isteği onu topuklu ayakkabılarının altında ezmek olan bir kadın bulur.

Savcı ve avukat olarak karşı karşıya gelen Brent ile Kennedy için işler bekledikleri gibi gitmez. Her tartışma ve itiraz, birbirlerini daha çok istemelerine neden olur. İlk aşklar, ikinci bir şansı hak eder mi? Peki, kalbin son kararı ne olacaktır?


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 272
En / Boy : 13 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2022
₺47,00

Özgürlüğün Elli Tonu’nun şehvetini, romantizmini ve dramını Christian Grey’in derin düşünceleri, duyguları ve hayalleriyle yeniden yaşayın. E L James, dünya çapında milyonlarca okuru büyüleyen aşk hikâyesine, Elli Ton’un dünyasını yeniden ziyaret ederek daha derin ve daha karanlık bir bakış açısı getiriyor.

Christian Grey’in Anastasia Steele ile evleneceği on yılın düğününe davetlisiniz. Ama Christian gerçekten koca olmak için doğru kişi mi? Babasının bu konuda şüpheleri varken erkek kardeşi bekârlığa veda partisi düzenlemek istiyor ve nişanlısı Ana ise itaat yemini etmek istemiyor… Ve evlilik birçok zorluğu da beraberinde getiriyor. Aşkları her zamankinden daha güçlü ve daha derin, ancak Ana’nın meydan okuyan ruhu, Christian’ın en karanlık korkularını uyandırmaya ve kontrol ihtiyacını test etmeye devam ediyor. Geçmişte yaşanmış rekabetler ve kırgınlıklar ikisini de tehlikeye atarken, yanlış bir karar onları ayrılma noktasına getiriyor. Christian, çocukluğuna ait kâbusların ve gençlik acılarının üstesinden gelerek kendini kurtarabilecek mi? Ve kökleri hakkındaki gerçeği keşfettikten sonra affetmeyi öğrenip Ana’nın koşulsuz sevgisini kucaklayabilecek mi? Christian nihayet özgür kalabilecek mi?


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 808
En / Boy : 13 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2022
₺122,00

Çalışıyoruz. Yarınlar yokmuş gibi. Ki aslında pek de yok, çünkü yarın bugünle aynı, dünle de. Çalışma hayatının vaat ettiği yarın, yine çalışmak. Daha çok çalışmak. Hatalarımızdan ders çıkara çıkara, gelişe gelişe, düşe kalka; daha doğrusu düşmeye izin olmadan, hep ayakta kalarak çalışmak. Çünkü hep çok iş vardır.

Kızarız çalışırız, haksızlığa uğrarız çalışırız, ağlarız çalışırız. Biz çalışırız. 7/24 çalışırız. Uykularımızı feda ederiz. Zamanımızı, mekânımızı, hayatımızı armağan ederiz sorgusuz sualsiz. Hele ki lehimize bir kolaylık olursa daha da çok çalışırız. Zam alırsak iki kat, takdir görürsek üç kat fazla çalışırız. Az çalışmayı beceremeyiz, biz eğitimimizle emeğimizle geldiğimiz işin hakkını verme derdindeyiz; minnetle, tutkuyla, hırsla çalışırız.

Biz bu çağın hayalsiz büyüyen çocukları olduk. O yüzden de kaybolduk, hapsolduk bu labirentte. Artık çıkış yolunu arama, bu yolculukta kendimizi bulma vakti.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 200
En / Boy : 13 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2022
₺40,00

“Bir insanı nereye kadar tanıyabiliriz?”

İbrahim Yıldırım’ın “Eylülden Sonra” üçlemesinin ilk kitabı Kuşevi’nin Efendisi bu soruyla başlıyor. Sonra bambaşka sorular ve cevaplarla seyrediyor yolculuk. Yazdıkları ve yaşamı bir muammaya evrilen Asaf Cemil, Asaf Cemil’in hayatının ve metninin peşinde bir yazar Yusuf Bünyamin ve onun bu macerasında konuya dahil olan Bedrettin Melek, Belkıs hatta İbrahim Yıldırım’ın da yer aldığı çok sesli bir roman Kuşevi’nin Efendisi. Her yazarın, her metnin, her kısmın kendi sesiyle varolduğu bir oda müziği… Görülen düşler, kaleme alınan düş tutanakları ve bir yolculuğun gizemli durakları.

İbrahim Yıldırım’ın klasikleşmiş eserlerinden Kuşevi’nin Efendisi’nde bizzat söylediği gibi: “İyi ki yaşadın, iyi ki öldün Asaf Cemil!”


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 312
En / Boy : 13 / 19
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2022
₺45,00

Tüm Karanlık Sırları Ancak İhanet Günceleri Gizler.

Fakat Ne Günceler Bunca İhaneti Yazmaya Yeter Ne De Her Zaman Göründüğü Gibidir Gerçekler.

Başlangıçta ikiye ayrılmış bir krallıktı Ardel. Batı, Doğu’yu ilhak ettiğinde Doğu’nun her yanı yağmalandı, halk köleleştirilip uzun yıllar işkence ve aşağılanmaya maruz bırakıldı. Doğu halkının tek umudu Doğu Direnişi’nin önderi Prenses Audra’nın geri dönmesi ve hakkı olan tahtı geri almasıydı.

LilahTiernan, Batı Ardel’in hayatını mahvettiği onlarca insandan yalnızca biriydi ve bir cinayet suçundan ölüm cezası aldığında hayatı tamamen değişti.

Batı onu kendi halkına ihanet etmeye zorladığında Lilah, kanlı bir taht oyununun merkezindeki isim haline geldi.

Lilah iki ülkenin kaderini ellerinde tutarken kendi halkına ve Doğu Direnişi Komutanı Noah Harrison’a duyduğu sevgi ile yaşama arzusu arasında kaldığında taraf seçmek her geçen gün daha zor bir hale gelecekti.

“İnsan her şeye alışıyor. Bir tek tutsak olmaya alışamıyor. Bir tek özgürlük arzusundan vazgeçilmiyor.”


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 352
En / Boy : 13 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2022
₺68,50

“Kalp izlerle dolu bir haritadır, şehrinin bileti ona ait olandır.’’

Güneşin ısıttığı ruhlar artık tüm mevsimin tadını almıştve bundan sonra hangi gökyüzünün altında olurlarsa olsunlar baktıkları pencere bir oldukça hissetmek her zamankinden daha güzel olacaktı.

Mislina ve Akif Selim’in birbiri için atan kalpleri var oldukları bu dünyada en güzel sevgiyi anlatmaya devam ediyordu.

Kar yağdı, güneş açtı, bahar geldi ve yaprak döktü bu gökyüzü, sanki hiç bitmeyecek bir masalın içinde yaşamışlar gibi. Oysa masallar da bir gün son bulurdu ama onlar kendi masallarına bir son yazmadılar çünkü sevmek de yaşamak gibiydi, sonu yoktu.

‘’Karanlık bir sokakta, ufacık bir ışığın altında görmüş gibiydim ilk onu; bu, kocaman dünyada sevdiğim ve ait olduğum şehri bulup orada sonsuza kadar yaşamak gibiydi.’’


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 464
En / Boy : 13 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2022
₺57,75
Çerez Kullanımı