Birkaç kitaplık ötede üç Nazi oturmuş gelecek yılların üzerinde zarlarını atıyor, hangi kâbusu yazacaklarını seçiyorlardı.

Birkaç kitaplık ötede ben, bir Nazi çocuğu Alman, iki Yahudi’nin elini tutmuş düşünüyordum.

Bu kâbusun ne zaman biteceğini.

Oysa daha başlamamıştı bile!

Rachel Schnabel’in Yarım Kalmış Öyküsü, bir asır sonra bugün bile sızısı hiç dinmemiş bir yaranın, insanlık tarihinin en büyük utancı olan Nazi vahşetinin sarsıcı bir hikâyesi.

Bir Yahudi kızı ile bir Nazi askerinin aşkından filizlenen bu hikâye, savaşın yıkıcı etkisinin çizdiği acı bir tablo olarak karşımıza çıkıyor; hem de henüz hiçbir şeyin farkına varamamış küçük çocukların gözünden. O çocuklar büyüdüklerinde, yaşanan her şeyi tüm çıplaklığıyla acı içinde hatırlarken ellerinde kalan tek şey, yaşanamamış koskoca bir hayat oluyor.

Sarsıcı bir kurgu, etkileyici bir kalem, gözyaşı olup akacak derin bir hissiyat. Pelin Çakıcı, ilk kitabı Rachel Schnabel’in Yarım Kalmış Öyküsü ile Türk edebiyatının baş tacı olmaya hazırlanıyor.

 

 

Yayın direktörü Gülşen İşeri

Editör Saliha Ulusoy Ilık

Son okuma Ezgi Hotalak

İllüstrasyon ve kapak tasarım Ekin Başak Akgül

Sayfa tasarım Beyzanur Karabulut Koç

Sayfa sayısı: 396

Kitap ebadı: 13,7x21,5

İç sayfa: III. Hm Enzo, 52 gr

 

Kapak kağıt cinsi: Amerikan Bristol 230 gr

 

 

₺140,00

 

 

İsveç edebiyatının önde gelen isimlerinden Kerstin Ekman, kitaplarıyla “En İyi İsveç Polisiye Romanı Ödülü” başta olmak üzere birçok ödüle layık görülmüştür.

Kurt Olmak ise Ulf Norrstig isimli bir avcının hikâyesidir. 70. yaş gününden bir gün önce, 2018 yılbaşı sabahının erken saatlerinde anlatısına başlar. Bu anlatı, çocukluğuna doğru bir yolculuğun ve hayatın kaçınılmaz sonuna doğru bir başlangıcın habercisidir onun için.

Yaşlı avcı bir gün ormanda kurt izi görür ve o anda hayvanla güçlü bir bağ kurar. Kendini bu kurt ile özdeşleştiren Ulf, kurdun kırsala gelişiyle hayatının her açıdan derinden sarsılacağından habersizdir. Bu sırada sürekli tekleyen kalbi de onu fazlasıyla yormaktadır.

Ormandaki karavanının yandığı ve içinde hayvan kemikleri bulunduğu haberini alan Ulf, onun için olağanüstü ve şüpheli olan bu durumun peşine düşecek ve öğrendikleri, kendi içinde yapacağı derin sorgulamalara yol açacaktır.

 

 

Yayın direktörü Gülşen İşeri

Editör Saliha Ulusoy Ilık

İlk okuma Sümeyye Çetinkaya

Kapak tasarım Ekin Başak Akgül

Sayfa tasarım Şenol Alanbay

Sayfa sayısı: 128

Kitap ebadı: 13,7x21,5

İç sayfa: III. Hm Enzo, 52 gr

Kapak kağıt cinsi: Amerikan Bristol 230 gr

 

 

 

 

₺84,00

 

Dilde sadeleşme akımının öncülerinden Memduh Şevket Esendal, inişler ve çıkışlarla dolu 69 yıllık ömrüne onlarca kıymetli eser sığdırmış, hem siyasi hem de edebi kişiliği ile tarihimizde yüzyıllar sonra dahi hatırlanacak bir yer edinmiştir. 

Esendal, Türk toplum yapısının sarsılmaz değerlerini sorgulamaktan ülkenin en çalkantılı dönemlerinde bile hiç çekinmemiştir. 25 öyküden oluşan Mendil Alltında ise eğitim, aile ve evlilik gibi konuları bireysel insan portreleri çerçevesinde mizahi bir dille eleştirir ve hatta öğretici bir kaygıyla da okurunu düşünmeye sevk eder.

Kullandığı dil ve üslubun sadeliği ile adeta ait olduğu toplum için yazan Esendal, Ömer Seyfettin’in tarzını kendine düstur edinmişse de Çehov’un izleri daha çok hissedilir eserlerinde.

Mendil Altında’nın Türk edebiyat tarihindeki değeri yadsınamaz hatırasına sahip çıkmak ve bunu sürdürmek için İnkılâp Kitabevi olarak, eserin gözden geçirilmiş yeni baskısını okurlarımıza sunmaktan kıvanç duyuyoruz.

 

Yayın Direktörü Gülşen İşeri

Editör Saliha Ulusoy Ilık

İlk Okuma Gizem Demir

Kapak Tasarım Füsun Turcan Elmasoğlu

Sayfa Tasarım Şenol Alanbay

Sayfa Sayısı 232

Ebat 12,5x21 cm

Tür Klasik Türk Edebiyatı

₺63,00

 

 

Kayıp bir kıta, Pasifik Okyanusu’na açılan son teknoloji bir gemi ve dedelerinin yolunu vasiyet bellemiş iki bilim insanı.

Chris Churcward ile Mustafa Kemal Mayatepek’in yolları ilk kez Hindistan’da bir mabette kesişiyor. Uzun soluklu bir araştırmanın fitilini ateşleyen bu kesişmenin sonu, bütün dinlerin kaynağına ulaşacak, insanlık tarihini yeniden yazdıracak, tüm politik ve ekonomik dengeleri altüst edecek boyutlar arası bir yolculuğa varıyor. Fakat bu yolculukta Chris Churcward tek başına. Ve şimdi bir seçim yapmak zorunda. Bir yanda özgürlüğün, eşitliğin ve bilgeliğin hüküm sürdüğü Mu Kıtası; bir yanda cehaletin, adaletsizliğin ve silahların hüküm sürdüğü Cebel el Şeyh… 

Tarihi sırlar, dini efsaneler ve coğrafi izler arasında gidip gelen, gerçekçi olduğu kadar gerçeğin ötesine geçmekte de sınır tanımayan sıra dışı bir roman. Yoğun düş gücünün destansı bir izdüşümü…

Elohim’in Çocukları, insanlık tarihini sorgulatırken her bir satırında zihinleri prangalarından kurtarıyor. Ve çizdiği ütopya ile yüzlerce yıl öncesine, Tommaso Campanella’nın Güneş Ülkesi’ne saygı duruşunda bulunuyor.

Yayın Direktörü Mehmet Bozkurt

Editör Ezgi Hotalak

Kapak Tasarım Beyzanur Karabulut Koç

Sayfa Tasarım Beyzanur Karabulut Koç

Kitap İçi Resimler Tuğçe Karabacak

Sayfa Sayısı 272

Ebat Ebat 13,7x21,5

Tür Roman

₺126,00

 

İnsan, toprağa saplanan ucu sivri bir mızrak gibi yüreğini parçalayan aşkın kudretine oracıkta boyun eğer de yaralı olduğu halde hasretin ordusuyla tek başına cenk etme cesaretini kendinde nasıl bulur? Galip geleceğine olan inancı, umudun derin ve karanlık dehlizlerinde, sönmeye yüz tutmuş bir meşaleden yansıyan gölge oyunları değil de nedir? Korkunç bir hezimete uğranıldığı halde ganimetlerin arsızca toplandığı tek muharebe, aşk muharebesi değil midir?

1940’lar Hatay…

Erkek gücünün geçtiği Ortadoğu’nun karanlığında gün görmemiş bir kız çocuğunun alnına kara yazıldığı gece başlıyor her şey. Sınırları aşan bir kader çiziliyor etrafında. Antakya ile Afrin arasında gidip geliyor yaşamlar. Hacer’in hikâyesi Ali’nin suç dolu, kaotik geleceğine evrilirken Kilis’ten geçen yolun sonu İstanbul’a, takvimin yaprakları ise 6 Eylül 1954’e varıyor.

Garaz’la Hatay’ın mistik çehresini okura olağanüstü bir kurgu içinde sunan Serhan Kurşun, devam romanı olan bu ikinci kitapta hayal gücünün doruklarında gezerken zihinlerde bıraktığı edebi lezzetten de ödün vermiyor.

Muhbir, Kurşun’un ellerinde, bir çocuğun büyülü dünyasıyla açılıp sert bir gerçekliğe doğru sürüklenen beklenmedik bir romana dönüşüyor.

 

Yayın Direktörü Gülşen İşeri

Editör Ezgi Hotalak

Son Okuma Saliha Ulusoy Ilık

Kapak Tasarım Metin Taha Yılmaz

Sayfa Tasarım Şenol Alanbay

Sayfa Sayısı 288

Ebat 13,7x21,5

Tür Roman
 

₺112,00

Bu kitap, öyküsünü susanlar için yazılmıştır.

Sevilmemiş, acı çekmiş, acısını anlatmamış, anlatamamış,

anlaşılmamış bütün çocuklara adanmıştır.

Deniz’in ikizi Yeter, ilk aşkı ve kocası Nile ve rahmetli annesinin kuması Leyla… Deniz, acılarla ve birbirinden travmatik olaylarla dolu hayatını anlattığı kitabında bu üçlünün hikâyesine üstünkörü değinmişti. “Hikâyeyi anlatanın anlatmayana haksızlık yapması hep bakiydi. Sadece anlatılan hikâyeler bilindi, susanların hikâyeleri sır olarak kaldı.”

Oysa bir de yaşam öykülerinin zifiri karanlık taraflarını kendileri dile getirebilselerdi…

Yoğun ilgi ile karşılanan Adımı Deniz Koydular kitabı ile aile içi şiddet, cinsel istismar ve ağır yoksulluk gibi görmezden gelinen ve hasıraltı edilen tüm acıları ortaya döken Demet Cengiz, ilk romanından kopup gelen karakterlerin bilinmeyen yönlerini, kilitli kapılar ardında kalmış sırlarını ve çarpıcı hayat hikâyelerini, yine oldukça etkileyici bir dille İçimde Yanan Nehir’de anlatıyor.

“Bazı aileler parçalanmış bile değildir çünkü herhangi bir şeyin parçalanması için önce yekpare olması gerekir. Daha önce asla bir arada olmamış bir şey nasıl parçalansın?”

Demet Cengiz’in büyülü kalemiyle hayat bulan İçimde Yanan Nehir, Ayazağa’nın yoksulluk kokan ara sokaklarında varoluş mücadelesi veren Yeter’in ve duygu duvarlarıyla parçalanmış geniş bir aileye doğan Nile’ın ‘sevgisizlik’ temalı yaşam öyküsünü ele alıyor. Kimi zaman yüceltilen ‘aile’ kurumunun mahvolmanın başlangıcı olduğuna dikkat çekiyor.

 

 

Yayın Direktörü : Gülşen İşeri

Editör Saliha Ulusoy

Kapak Tasarım Gilas Coşkun

Sayfa Tasarım Aslı Varol

Arka kapak fotoğraf Tamer Yılmaz

Sayfa Sayısı 160

Ebat 13,7x21,5

Tür Roman

Kağıt / İç Baskı III. Hamur Enzo, 52 gr.

Cilt / Kapak Amerikan Bristol 230 gr.

 

₺74,90

 

Geçmişin, bir urgan gibi dolanmışsa boynuna, kaderinden ne kadar kaçabilirsin? Selim çok çabalasa da kaçamıyor kaderinden. Yeşil hortumun kanlı izleri bedenini aşıp ruhuna işlemiş bir kere. Yine de bir umut, çıkıyor yola, her şeyi unutup sil baştan başlamak istiyor hayata. İçinde uyuyan canavarı fark etmeden usulca yaşıyor. Ta ki onu görene kadar… Yaralarından tanıyorlar birbirlerini; iyileştiririz sanıyorlar, fakat bunun ölümcül bir tedavi olduğunu fark etmiyorlar. Selim çocukluk travmalarını Gizem’in yaralarını sararak atlatacağını sanırken çıkması imkânsız bir girdabın içine çekiliyor. Önce içsesinde şeytanı duyuyor, sonra yüzünde cehennemi görüyor. Artık bir şeyleri değiştirmek için çok geç. Öyle ya bu öfke ona aile yadigârı. Uzun Zaman Önce geçmişinden yaralı bir adamın ve onun uç noktalarda gezinen zehirli aşkının romanı. Sonu baştan yazılmış trajik bir hikâye.

--------------------------

Zekeriya Çetin 1978 yılında Hatay’ın Dörtyol ilçesinde doğdu. Atatürk Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden 2001 yılında mezun oldu. 20 yıldır İstanbul’da avukatlık ve arabuluculuk yapmakta.

--------------------------

Yayın Direktörü:Gülşen İşeri

Editör: Ezgi Hotalak

Son Okuma: Kadriye Kızıl Güzelkan

Kapak Tasarım: Ekin Başak Akgül

Sayfa Tasarım: Aslı Varol

Sayfa Sayısı: 160

Ebat: 13,5x19,5

₺69,30

 

Kurtuluş Savaşı’nın en şiddetli günleri… Sorun kısıtlı mühimmat. Cephede işgalciler, içeride düşmanın işbirlikçileriyle mücadele eden Mustafa Kemal, milletlerarası siyaset arenasında ustaca bir hamleyle Sovyetler’i mühimmat yardımına ikna eder. Ancak bu yardımlar, düşman donanmasının kol gezdiği Kara-deniz’i geçip Anadolu’ya nasıl getirilecekti? Korkusuz bir zabitin komuta ettiği yaşlı ama inatçı gümrük teknesi bir hayalet gemiye nasıl dönüşecekti? Cesur askerlerin ve civanmert Karadeniz uşaklarının gayretleriyle, kâh kendini batıran kâh yeniden yüzdüren efsane gemi savaşın kaderini nasıl etkileyecekti? Çok satanlar listesine Madalyasız ve Kayıp Sancak eserleriyle giren Mehmet Uluğtürkan, yeni tarihi romanı Rüsumat ile Milli Mücadele’nin az bilinen deniz cephesine heyecan dolu bir pencere açıyor…

₺70,70

Bazen olmasını çok isteriz... Bunun için dua eder, gözyaşı döker, hayatımızın tek amacı buymuş gibi yaşarız. Ama kader, kendimiz için en iyisi olduğunu düşündüğümüz ihtimali çok uzağımıza atarken, bambaşka sınavlarla buluşturur bizi. Leyla da tüm kalbiyle sevdiği adama kavuşacağı günleri beklerken bir gecede hem aşkını ve hayallerini hem de onu büyüten biriciğini kaybeder. Hangi acısına üzüleceğini şaşırmış, perişan halde düştüğü yollarda, bir daha mutlu olamayacağına inansa da hayatın ona bambaşka sürprizleri vardır. Aslında en çok istediğimiz şeyin bizim için en hayırlısı olmayabileceğini, eğer hayata ve kader planına güvenirsek hak ettiğimiz mutluluğa kavuşmanın çok daha kolay olacağını keşfeder Leyla. Yeter ki kendimizi akışa güvenle bırakalım ve inanmaktan asla vazgeçmeyelim. Çünkü yaşayan bilir ki tam da umudu kestiğimiz o karanlık günün ardındadır güneşin en aydınlık hali... Kendi ruhsal şifasını bulduktan sonra başka kırık kalpleri iyileştirme mücadelesine giren genç bir kadının aşk, dostluk, vefa ve iyilik dolu öyküsünde siz de kendinizden bir şeyler bulacaksınız.

Özgür Aras

İletişim danışmanı Özgür Aras, müzik, televizyon ve sanat camiasında pek çok ünlüyle birlikte çeşitli projeler yürüttü. İstanbul gece hayatına yepyeni mekânlar kazandırdı. Ses getiren sosyal sorumluluk kampanyalarına imza attı. Meslekte 30 yılı deviren Aras, bu süreçte sayısız ödüle layık görüldü. Yazarın bugüne dek yayınlanan kitapları arasında Özgürce, Beynimden Herkes Geçti, İnsan Yaşarken Anlamaz, Sevilmek Hasretiyle Perişanım, Güzel Günler Zorlu Yollardan Geçer, Bizim Ünlülerin Halleri, Gitmek Gerek Bazen, Kapıda Aşk Var, Senin Adın Bir Marka, Mutlu Aşk da Var, Henüz Tanışmadık, Bazı Aşklar Yenik Başlar yer alır.

 

Yayın Direktörü: Gülşen İşeri

Editör: Ezgi Hotalak

Kapak Tasarım: Beyzanur Karabulut Koç

Sayfa Tasarım: Beyzanur Karabulut Koç

Sayfa Sayısı: 216

Ebat: 13,7x21,5

₺117,60

Doğadaki erk istenci ve şiddet içgüdüsünü evcil bir kızak köpeğinin yaşam öyküsüyle anlatan ve bunu yaparken temsil aldığı insanoğlunun yüzündeki maskeyi çekinmeden indiren bir başyapıt! California’nın Santa Clara Vadisi’nde, Yargıç Miller’ın çiftliğinde mutlu ve huzurlu bir hayat süren Buck’ın yaşamı, evin kumarbaz çalışanı tarafından satıldığında tamamen değişiyor. Bugüne kadar sevgiyle büyümüş olan Buck, pek çok sahip değiştireceği bundan sonraki hayatında akıl almaz bir insan şiddetine maruz kalıyor. Bu şiddete başta dirense de elindeki sopayla bir daha asla aklından çıkmayacak olan kırmızı kazaklı adam ona “Sopa ve Sivri Dişin Kanunu”nu öğretiyor. Baskı ve şiddete maruz kalıp sindirilen her insan gibi Buck da öfke dolu bir sessizliğe bürünüyor. Sonunda onu çok seven iyi kalpli bir sahip bulup ona sadakatle bağlanıyor ancak içinde bir kez uyanmış olan kurt soyunun vahşi özelliklerini bir daha asla uyutamıyor. Amerikalı yazar Jack London’ın, yüz yılı aşkın bir süredir dilden dile çevrilen ve her okunuşta insana, insanın da içinde yer aldığı doğa kanunlarını sorgulatan unutulmaz eseri Vahşetin Çağrısı, bu kez Türk edebiyatının büyük ustası Zülfü Livaneli’nin seçkisi içerisinde ve onun önsözü ile okur karşısında.

 

Yayın Direktörü: Gülşen İşeri

Editör: Ezgi Hotalak

Son Okuma: Kadriye Kızıl Güzelkan

Kapak Tasarım: Emir Tali

Sayfa Tasarım: Beyzanur Karabulut Koç

Sayfa Sayısı: 112

Ebat: 12,5x21

₺42,00

2016 Uluslararası Man Booker Ödüllü Vejetaryen'in yazarı Han Kang'dan Çocuk Geliyor.

18 Mayıs 1980 Gwangju Kore

Bak Coınğ Hi'ye 1979 yılında gerçekleştirilen suikastın ardından yeni iktidar yönetime geçmek üzere harekete geçti. Kore halkı demokrasinin daha fazla zarar görmesini istemiyordu, ülkenin dört bir yanında gençlerin başını çektiği protestolar başladı. Ordu iktidara el koydu. Amaçlarının öğrenci ve işçi eylemlerini bastırmak olduğunu söylediler. Silahsız eylemcilere ateş açıldı, işkence edildi, sayısız insan tutuklandı.Dokuz gün süren olaylar ardında binlerce yaralı ve hâlâ sayısı tam belirlenememiş yüzlerce ölü bıraktı. Olaylar Gwangju Ayaklanması ismiyle demokrasi tarihine geçti.

Han Kang, ölülerle, geride bıraktıkları yaşayan ölüler arasındaki ince çizgiden yazıyor. Alacakaranlık kuşağına korkusuzca dalıyor, adalet ve demokrasi tarihinin kanlı bir sayfasını, günümüzdeki yansımalarının ışığında evrensel bir hikayeye dönüştürüyor.

"Akıldan çıkarması güç bir anlatı."

- Observer

"Özgün, yoğun ve kışkırtıcı. Çok cesur. Çocuk Geliyor itirazını edebiyatla yapan bir yazarın şaheseri."

- Newsday

"Teknik ve içerik bakımından edebi bir zafer..."

- The Sunday Telegraph (5 yıldız)


Basım Ayı/Yılı : 9/2019
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 168
Ağırlık : 168
En / Boy : 14 / 20
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺64,00

 

Zülfü Livaneli’den İstanbul’a ve onun yazarlarına, şairlerine bir saygı duruşu.

Livaneli külliyatının özgün örneklerinden olan bu kitapta gölgeler yani ismi var cismi yoklar, müstearlar bir İstanbul akşamında hayali ve neşeli bir buluşma için bir araya geliyor.

Bir gece yarısı Sultanahmet Meydanı’nın ıssızlığında toplanan gölgeler arasında kimler yok ki: Fatih Sultan Mehmed, Mustafa Kemal Atatürk, Halide Edip Adıvar, Yahya Kemal Beyatlı, Reşat Nuri Güntekin, Nâzım Hikmet, Sabahattin Ali, Kemal Tahir, Orhan Kemal, Orhan Veli Kanık, Yaşar Kemal, Attilâ İlhan, Cemal Süreya, Ece Ayhan, Ülkü Tamer.

“Bu kitapta yazar ve şairlerimizin asılları değil ama gölgeleri var; yani müstear isimleri. Hem varlar hem yoklar, hem ünleri çok yayılmış hem de sonsuza kadar gölge olarak kalmaya mahkûmlar.”

Kitap Adı: Gölgeler
Kitap Yazar Adı: Zülfü Livaneli
Yayın Direktörü: Gülşen İşeri
Editör: Gökçe Şenoğlu
Son Okuma: Ezgi Hotalak
Resimleyen: Aykut Aydoğdu
Kapak İllüstrasyonu: Aykut Aydoğdu
Kapak Tasarım: Şenol Alanbay
Sayfa Tasarım: Şenol Alanbay
Sayfa Sayısı: 88
Ebat: 13,7x23
Tür: Öykü
Kağıt / İç Baskı: III. Hm Enzo, 60 gr
Cilt / Kapak: Amerikan Bristol 230 gr.
ISBN / Barkod: 9789751045355

₺122,50

Cezmi, Namık Kemal’in İntibah’tan sonra kaleme aldığı ikinci romanıdır. Türk edebiyatında tarihi roman türünde yazılmış ilk eser kabul edilen kitap, aslında iki cilt olarak planlanmış ancak ikinci cildi yazılamamıştır. İkinci cildin yazılamayışını Mehmet Kaplan, iki değişik tarzda izah etmektedir. Namık Kemal’in Abdülhak Hamid’e yazdığı bir mektupta Cezmi’yi isteksiz kaleme alışı anlatılır: “Ne yazdığımı, ne okuduğumu soruyorsun. Hiçbir şey yazmıyorum veya tabir-i sahihi ile memuriyet hasebiyle evrak-ı resmiye yazıyorum. Tarih okuyorum, felsefiyat okuyorum. Cezmi’yi ikmal etmek kolay fakat gönlüm istemiyor. Mamafih yakında bitireceğim.” Romanda üç devletin tarihi hayatı vardır. Bunlar Osmanlı İmparatorluğu, İran Şahlığı ve Kırım Hanlığıdır. Eser 10 fasıl ve 41 kısımdan ibarettir

Kitap Adı: Cezmi – Yeni Kapak
Kitap Yazar Adı: Namık Kemal
Yayın Direktörü: Gülşen İşeri
Düzelti: Saliha Ulusoy
Son Okuma: Gökçe Şenoğlu
Sayfa Tasarım: Aslı Varol
Sayfa Sayısı: 376
Ebat: 13,5x19,5
Tür: Klasik Türk Edebiyatı
Kağıt / İç Baskı: III. Hamur Enzo, 52 gr.
Cilt / Kapak: Amerikan Bristol 230 gr.
ISBN / Barkod: 9789751044778

₺109,20

Bilimin romantiği olur mu, demeyin. “Bilimsel bakış değişmezlik içeren bir dogma değildir. Örneğin, tıp ve hekimlikte bilimin güncel verileriyle ele alınan her sorun kişinin yaşantısına ve kişiliğine bağlı etkenlere göre yaşanır. Bir yandan sosyal ve ekonomik belirleyicilerin gölgesi bu yaşantının üzerine düşer. Hekimler, klinisyenler ne olup bittiğini moleküler düzeyden kişinin yaşantısına kadar taşıyıp hastanın ve çevresinin dünyası içinde yer aldıklarında, romantik bilim ilkeleri işlemeye başlar.”

Yankı Yazgan Romantik Bilim’deki yazılarının bazılarında 1980’lerin başında henüz oturduğu hekim koltuğundan, bazılarında gazete köşelerinden okuruyla adeta karşılıklı sohbet ediyor. Son 40 yıllık dönemin geçen yüzyıldaki kısmında yazdığı yazılarda, beyin ve davranış bilimleri ile gündelik yaşantılar arasındaki bağlantıları anlamaya çalışırken öğrendiklerini paylaşıyor.

Yetişkin hayata yaşanabilir bir yeryüzü, barışçı ve eşitlikçi bir toplum ve mutluluk ve sağlık arayışları ile başlamış bir genç hekim/araştırmacının bilim, ruh sağlığı ve gündelik hayat hakkında yazdıklarında hayatlarımızda yıllar içinde aynı kalanları ve değişenleri de izleyeceksiniz.

Kitap Adı: Romantik Bilim
Kitap Yazar Adı: Yankı Yazgan
Yayın Direktörü: Gülşen İşeri
Editör: Ezgi Hotalak
Kapak Tasarım: Emir Tali
Sayfa Tasarım: Aslı Varol
Sayfa Sayısı: 264
Ebat: 13,5x19,5 cm
Tür: Deneme
Kağıt / İç Baskı: III. Hamur Enzo, 52 gr.
Cilt / Kapak: Amerikan Bristol 230 gr.
ISBN / Barkod: 9789751045256

₺112,70

Türkiye hep böyle kalitesizdi. Bunun nedeni 1000 yıllık cehalet yönetimidir. Bu 1000 yıl içinde Türkiye, birkaç kişi dışında, uluslararası değerde hiç kimse üretememiştir. Elbette padişahlarımızın hepsi, veziri azamlarımızın hemen hepsi tarihte mevcuttur ama dünyadaki her ülkenin en üst yöneticilerini tarih kaydeder. Osmanlı padişahları arasında padişah olmasa adı bilinecek sadece ve sadece bir tek kişi vardır: Fatih Sultan Mehmet. Bilimadamı? Sarı Lütfi’den ve Hüseyin Tevfik Paşa’dan başka yok ki; bunlar da genel değil ancak özel bir bilim tarihinde minik bir yer alabilirler. Sarı Lütfi, Fatih’e, onunla şakalaşacak kadar yakın olan matematikçi ve Fatih’in kütüphanecisi, II. Bayezid tarafından Sultanahmet’te dinsizdir diye astırılmamış mıydı?

Türkiye’nin bütün dünyanın bildiği ve takdir ettiği tek bir kişisi vardır: Atatürk. Onun yönetimindeki 15 sene ülkemiz tarihinin altın çağıdır. Ondan öncesi ve sonrası birer felakettir. Atatürk’ten sonrası yavaş bir iniş olmuştur ne yazık ki. Hiçbirini icat etmemiş olduğumuz çağdaş haberleşme imkânları sayesinde bikini giymeyi, Mercedes’e binmeyi, oradan buradan pop şarkı bestesi yürütmeyi öğrendik. Bilimde ve sanatta birkaç iyi icracımız oldu. Nobel’in en tartışmalı iki dalı olan barış ve edebiyattan ikincisinde bir temsilcimiz oldu. Sonrası? Boş.

Osmanlı’dan öğrendiğimiz cehalet kurumları ve liyakatin değersiz görülmesi ile ona paralel rüşvet müessesesi bizi mahvetmiştir.

Kitap Adı: Dikkate Değer Mevzular
Kitap Yazar Adı: A. M. Celal Şengör
Yayın Direktörü: Mehmet Bozkurt
Editör: Gökçe Şenoğlu
Son Okuma: Saliha Ulusoy
Kapak Tasarım: Emir Tali
Sayfa Tasarım: Beyzanur Karabulut Koç
Sayfa Sayısı: 136
Ebat: 13,7x21,5
Tür: Denemeler
Kağıt / İç Baskı: III. Hamur Enzo, 52 gr.
Cilt / Kapak: Amerikan Bristol 230 gr.
ISBN / Barkod: 9789751044907

₺94,50

Kendi hayatınız için kaç savaşta mağlup gelip kaç savaşa daha girmeye cesaret edersiniz?
İklim, kendisini bildi bileli hep köşe kapmaca oynadı travmalarıyla…
Ne elinden tutanı ne de arkasında duranı vardı.
Başına gelen her şeye rağmen umutla baktı gökyüzüne ve inatla gülümsedi onun ruhunu sömüren herkese…
Dışarıdan bakıldığında ışıl ışıl bir hayatı vardı ama aslı bambaşkaydı…
Daha çok küçükken başladı hayatla kavgası ve imtihanı.
Kaç kere satın alır özgürlüğünü bir insan?
Psikopat ruhlu bir anneyle geçen on sekiz senenin ardından bağlanma sorunları olan İklim, yağmurdan kaçarken kendisini kasırganın ortasında bulmuş, zar zor kazanmış olduğu özgürlüğünü bir narsistin eline kendi eliyle teslim edip altına da ıslak imzasını atmıştı. Yeniden özgür olabilecek ve bu savaşı kazanabilecek miydi? Ömrünü karanlıkta ve toprak altında geçirdikten sonra yirmi dört saatliğine kelebeğe dönüşen tırtılın, bir yirmi dört saat daha canlı kalabilmek için verdiği mücadele bu…
Bir kadının, kendisine yoktan bir hayat var edişinin ve direnişinin hikâyesi bu…


Basım Ayı/Yılı : 12/2022
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 240
Ağırlık : 240
En / Boy : 12,5 / 19,5
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺67,50

Bilmem, bilemem hayatın
sade tuzu, ekmeğini
ama gördüm
ne kahramanların kahramanlığı
ne de kralların krallığını.
Hiçbirinin hükmü yok
huzurumda.
Taşlayacaksanız taşlayın beni
köpüğün çiçek verdiği fısıltı
ölümsüz yılanlarımın şarkısıdır
bulut ve pas arasında


P.

Sırtlarından
çakıllar çekilir de
okyanus gelirmişcesine
taşlaştır
iki depremlik canı kalsın
tecavüz edilenin cezalandığı
çivileri çıkan memleketinde
ciğerin kızıl yansın
yılan elmayı yaran
düğün gününde


C.

Kitap Adı: Yılanlı Bahçe
Kitap Yazar Adı: Pelin Batu & Cihan Yurdaün
Yayın Direktörü: Gülşen İşeri
Editör: Ezgi Hotalak
Kapak Uygulama: Aslı Varol
Sayfa Tasarım: Aslı Varol
Sayfa Sayısı: 152
Ebat: 13,5x19,5 cm
Tür: Şiir
Kağıt / İç Baskı: III. Hamur Enzo, 52 gr.
Cilt / Kapak: Amerikan Bristol 230 gr.
ISBN / Barkod: 9789751044969

₺75,60

İnkılâp Kitabevi, Zülfü Livaneli seçkisine dünya edebiyatının usta yazarı Stefan Zweig’dan tesirli bir başyapıt daha ekliyor! Olağanüstü Bir Gece bu kez, kalemiyle edebiyatımıza unutulmayacak bir imza atan Zülfü Livaneli’nin önsözüyle okurlarıyla buluşuyor.

Baron Friedrich, genç yaşında ailesinden kalan yüklü miras ile hayatına oldukça kaygısız ve rahat bir özgüvenle devam ederken; giderek duyarsızlaştığının, kimseye, hiçbir olaya karşı tek bir duygu kırıntısına dahi sahip olamadığının farkına varır. Bu durum onu adeta yaşayan bir ölüye çevirmiştir. Bunun üzerine, sıradan bir pazar gününün gecesinde yaşadıkları, onun yeniden hayata tutunmasına sebep olmuş, daha önce hiç duyumsamadığı bir “yaşama sevinci” hissiyatına kavuşturmuştur.

Olağanüstü Bir Gece, Zweig’in özgün kaleminin zirve yaptığı döneme ait bir eser ve onca yılın ardından ölümsüzlüğünü halen yitirmemiş eşsiz bir modern klasik.

Kitap Adı: Olağanüstü Bir Gece - Livaneli Kitaplığı
Kitap Yazar Adı: Stefan Zweig
Yayın Direktörü: Gülşen İşeri
Editör: Saliha Ulusoy
Son Okuma: Gökçe Şenoğlu
Kapak Tasarım: Emir Tali
Sayfa Tasarım: Beyzanur Karabulut
Sayfa Sayısı: 72
Ebat: 12,5x21
Tür Çağdaş Dünya Edebiyatı
Kağıt / İç Baskı: III. Hamur Enzo, 52 gr.
Cilt / Kapak: Amerikan Bristol 230 gr.
ISBN / Barkod: 9789751045218

₺37,80

İnkılâp Kitabevi, Zülfü Livaneli seçkisine dünya edebiyatının usta yazarı Virginia Woolf’tan tesirli bir başyapıt daha ekliyor!

Mrs Dalloway, Woolf’un kendi hayatına ve karakterine adeta bir özeleştiri niteliği taşıyor. I. Dünya Savaşı’nın henüz sonlandığı dönemde yazılan eser, İngiltere’nin üst ve alt tabakasının savaştan nasıl etkilendiğini tüm yönleriyle çarpıcı bir şekilde anlatıyor. Her bir karakterin iç yaşamı ve bilinçaltı, bilinç akışı tekniğinin ustası Woolf tarafından aktarılıyor ve oldukça detaylı karakter analizlerine fırsat veriliyor. Clarissa Dalloway karakteri aracılığı ile dönemin İngiltere’sine de derin bir eleştiri yapılıyor.

Yayımlandığı günden bugüne onlarca dile çevrilen Mrs. Dalloway, bu kez okurlara edebiyatımızın usta kalemi Zülfü Livaneli’nin önsözüyle sunuluyor.

Kitap Adı: Mrs. Dalloway - Livaneli Kitaplığı
Kitap Yazar Adı: Virginia Woolf
Yayın Direktörü: Gülşen İşeri
Editör: Saliha Ulusoy
Son Okuma: Ezgi Hotalak
Kapak Tasarım: Emir Tali
Sayfa Tasarım: Beyzanur Karabulut
Sayfa Sayısı: 224
Ebat: 12,5x21
Tür: Çağdaş Dünya Edebiyatı
Kağıt / İç Baskı: III. Hamur Enzo, 52 gr.
Cilt / Kapak: Amerikan Bristol 230 gr.
ISBN / Barkod: 9789751045225

₺84,00

Abdülhak Şinasi Hisar’ın 1930’larda yayımlamaya başladığı anıları, temel olarak çocukluk yıllarını içine alır. Hoca Ali Rıza’nın resimlerinin Proustvari etkisiyle zihninde canlanan, Sultan II. Abdülhamid’in saltanatına denk gelen bu dönemi Hisar, “Çocukluğumuzun tattığı dünya elbette bir cennetti,” ifadesinde cisimleşen bir bakışla hikâye eder. Yazar, bilincinde olduğu siyasi ve kültürel çelişkileriyle bütün bir dönemin içinden bir “cenneti” taşın içinden bir heykel yontarcasına biçimlendirir: Hem kendi çocukluğu hem İstanbul’un yaşayışı böylece maddi ve manevi varlığıyla; hatıra, roman, şiir arasındaki sınırları ihlal eden bir metne dönüşür. “Hatıraların ağacını kendi içinde büyütmesini o kadar iyi biliyor,” diye tanımlar onun bu özel yaklaşımını Ahmet Hamdi Tanpınar.

Geçmiş Zaman Köşkleri’nde Abdülhak Şinasi Hisar, çocukluğun efsunlu dünyasına saklanmış hatıraları, o zamanın köşklerinde süren hayatlarla kaleme alır.


Basım Ayı/Yılı : 10/2022
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 108
Ağırlık : 108
En / Boy : 12,5 / 16,5
Cilt Tipi : Ciltli
Kağıt Tipi : 1. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺75,00

Abdülhak Şinasi Hisar’ın “hikâye” dediği romanları, insanın iç dünyasının izini süren, ruhunun derinliklerinde seyreden üslubuyla 20. yüzyıl klasiklerimizdendir. Hisar, özgün diliyle karakterlerini ve hayatlarını inşa ederken onlara hem çok yakın hem çok mesafelidir. Romanlarını vakaların değil karakterlerin etrafında kurgulayan Hisar, zaman ve mekânı geçmişseverlikten ziyade hafızanın temel taşları olarak kullanır.

 

Abdülhak Şinasi Hisar, ikinci romanı Çamlıca’daki Eniştemiz’de, Fahim Bey ve Biz’de de adı geçen “deli enişte”yi, incelikli bir zaman çizgisinde hikâye ederken, okurlara Don Kişot’la akraba bir karakter sunar. Bu akrabalık Vamık Bey’i gündelik hayatta çevresindeki insanlardan ayrı tutar. Abdülhak Şinasi Hisar’ın dil kullanımındaki ustalığı ve karakterleri derinleştirmekteki başarısıyla Çamlıca’daki Eniştemiz, edebiyatımızdaki zamansızlığının içinde yolculuğuna devam ediyor.


Basım Ayı/Yılı : 10/2022
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 328
Ağırlık : 328
En / Boy : 12,5 / 16,5
Cilt Tipi : Ciltli
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺97,50

Abdülhak Şinasi Hisar’ın “hikâye” dediği romanları, insanın iç dünyasının izini süren, ruhunun derinliklerinde seyreden üslubuyla 20. yüzyıl klasiklerimizdendir. Hisar, özgün diliyle karakterlerini ve hayatlarını inşa ederken onlara hem çok yakın hem çok mesafelidir. Romanlarını vakaların değil karakterlerin etrafında kurgulayan Hisar, zaman ve mekânı geçmişseverlikten ziyade hafızanın temel taşları olarak kullanır.

Abdülhak Şinasi Hisar, son romanı Ali Nizamî Bey’in Alafrangalığı ve Şeyhliği’nde, varlıklı ve alafranga bir hayat sürerken servetini kaybettikten sonra Bektaşîliğe dönen Ali Nizamî Bey’in trajikomik hikâyesini kaleme alır. Ali Nizamî Bey’in “merakları” ve “tuhaflıkları” etrafında kurulan anlatı, Yakup Kadri Karaosmanoğlu’nun tabiriyle döneminin empresyonist edebiyatının ilk samimi örneklerinden biridir.


Basım Ayı/Yılı : 10/2022
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 104
Ağırlık : 104
En / Boy : 12,5 / 16,5
Cilt Tipi : Ciltli
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺75,00

Abdülhak Şinasi Hisar’ın 1930’larda yayımlamaya başladığı anıları, temel olarak çocukluk yıllarını içine alır. Hoca Ali Rıza’nın resimlerinin Proustvari etkisiyle zihninde canlanan, Sultan II. Abdülhamid’in saltanatına denk gelen bu dönemi Hisar, “Çocukluğumuzun tattığı dünya elbette bir cennetti,” ifadesinde cisimleşen bir bakışla hikâye eder. Yazar, bilincinde olduğu siyasi ve kültürel çelişkileriyle bütün bir dönemin içinden bir “cenneti” taşın içinden bir heykel yontarcasına biçimlendirir: Hem kendi çocukluğu hem İstanbul’un yaşayışı böylece maddi ve manevi varlığıyla; hatıra, roman, şiir arasındaki sınırları ihlal eden bir metne dönüşür. “Hatıraların ağacını kendi içinde büyütmesini o kadar iyi biliyor,” diye tanımlar onun bu özel yaklaşımını Ahmet Hamdi Tanpınar.

Boğaziçi Yalıları’nda Abdülhak Şinasi Hisar, eski İstanbul yalılarının, sular etrafında birer ruh, kimlik ve hayat ifade eden hikâyelerini anlatır.

 


Basım Ayı/Yılı : 10/2022
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 120
Ağırlık : 120
En / Boy : 12,5 / 16,5
Cilt Tipi : Ciltli
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺75,00

Abdülhak Şinasi Hisar’ın 1930’larda yayımlamaya başladığı anıları, temel olarak çocukluk yıllarını içine alır. Hoca Ali Rıza’nın resimlerinin Proustvari etkisiyle zihninde canlanan, Sultan II. Abdülhamid’in saltanatına denk gelen bu dönemi Hisar, “Çocukluğumuzun tattığı dünya elbette bir cennetti,” ifadesinde cisimleşen bir bakışla hikâye eder. Yazar, bilincinde olduğu siyasi ve kültürel çelişkileriyle bütün bir dönemin içinden bir “cenneti” taşın içinden bir heykel yontarcasına biçimlendirir: Hem kendi çocukluğu hem İstanbul’un yaşayışı böylece maddi ve manevi varlığıyla; hatıra, roman, şiir arasındaki sınırları ihlal eden bir metne dönüşür. “Hatıraların ağacını kendi içinde büyütmesini o kadar iyi biliyor,” diye tanımlar onun bu özel yaklaşımını Ahmet Hamdi Tanpınar.

Abdülhak Şinasi Hisar Boğaziçi Mehtapları’nda, son demlerine yetiştiği Boğaziçi’ndeki mehtaba çıkma âdetini, bir dönemin tabiatını, sanatlarını, duygularını temsil kuvvetine sahip bir tören olarak resmediyor.


Basım Ayı/Yılı : 10/2022
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 288
Ağırlık : 288
En / Boy : 12,5 / 19,5
Cilt Tipi : Ciltli
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺87,50
Yeryüzü Çocukları 4

Ayla ve Condalar, uçsuz bucaksız bozkırları aşmaya devam ediyor. Yolculuklarında karşılaştıkları insanlar avcılık ve toplayıcılık yaparak yaşarlar, ancak hiç evcil hayvan görmemişlerdir. Ancak bu garip çift, evcilleştirilmiş bir kurt eşliğinde at sırtında seyahat eder. Bu çiftin güçleri mi var? Condalar, Ayla’yı azgın bir nehri geçerken kaybettiğini düşünür. Birkaç günlük dinlenmeden sonra çift, giderek tehlikeli hale gelen topraklarda yeniden yola çıkar. Büyük buzulları çözülmeden önce geçmek için hızlı hareket etmeleri gerekmektedir, fakat Condalar’ı esir alan zalim bir kadın tarafından yolculukları kesintiye uğrar. Ayla evcilleştirilmiş kurdun yardımıyla Condalar’ı kurtarmaya çalışır. Buzullar erimeden Condalar’ın yuvasına varabilecekler mi?


Basım Ayı/Yılı : 10/2022
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 888
Ağırlık : 888
En / Boy : 13,5 / 21
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺175,00
Yeryüzü Çocukları 6

Jean M. Auel, Boyalı Mağaralar Diyarı’nda, Yeryüzü Çocukları için spiritüel dönüşümler içinde olan Ayla’nın arayışına her anı heyecanla okunacak 
son bir halka ekliyor. 

Bir kız çocuğu dünyaya getiren Ayla, Condalar’ın ailesi ve Dokuzuncu Mağara tarafından benimsenir ve gittikçe sevilir. Öyle ki topluluğun şifacısı ve ruhani lideri Zelandon, bir gün onun yerine geçmek için Ayla’yı çırak olarak seçer. Ayla bu göreve hazırlanmak için zorlu eğitimlerden geçer. Yolculuklara çıkılır ve resimlerle boyanmış kutsal mağaralarda şarkılı törenler yapılır. Ancak geçiş ayinleriyle noktalanan bu eğitim çok zordur. İnisiye olmak için Ayla’nın birçok engeli aşması gerekecektir. Genç bir anne ve eş olarak yükümlülükleri ile çıraklığının yükümlülükleri arasında bir denge bulabilecek mi?

 

 


Basım Ayı/Yılı : 10/2022
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 736
Ağırlık : 736
En / Boy : 13,5 / 21
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺137,50

Burak Aksan Palo Alto’da Milena ile tanıştığında üniversite tarihinin en genç Genetik Araştırmalar Enstitüsü Başkanı’ydı. Patentlediği teknolojilerle henüz kırk yaşında bir milyarder olarak emekli olmayı garantilemişti. Ruhunu, bedenini ve zekâsını bütünleyen mükemmel aşkı bulduğunda, artık her şeyi olan bir adamdı. Çocukluğundan beri canlıların kendi kendine büyüyen, hareket eden, gelişen ve çoğalan tanrısal makinelerin sihrini çözmek en büyük merakıydı. İnsan Genomu Projesi’ne seçildiğinde, Tanrı’nın insana çizdiği oyun alanının sınırlarında dolaştığını biliyordu. Neanderthal genomunu haritalayan ekipte çalışırken kurmaya başladığı hayalse o sınırların diğer tarafına geçmek demekti.

“YARADILIŞIN GÜÇLÜ EFENDISINE İTAAT EDIN” - J. NEANDER

 “Tehlikenin DNA’sı okuyucuyu kahramanlarının tutkularının peşinden Amerika’dan Türkiye’ye


Basım Ayı/Yılı : 9/2021
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 336
Ağırlık : 336
En / Boy : 13,5 / 21
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺124,50

“...inanırsan vardır, inanmazsan yoktur.”

Ayşegül Sönmez, güncel sanatın ve postmodern olanın akıbetinden sanat ürününün-emeğinin değerine, işlevine, niteliğine ve hatta “yenilebilirliğine” uzanan geniş bir çerçevede, “Yoksa artık her şey bir fikirden mi ibaret?” diye düşünenlere rehberlik ediyor. Çağdaş Sanat Var Mı? üreterek, izleyerek ya da paylaşarak sanata taraf olan herkesin kafasını kurcalayan otuz önemli soruyla çalıyor okurun kapısını; bu alandaki imkânları ve imkânsızlıkları cesur bir yaklaşımla tartışmaya açıyor.

Herkes muzun sanat olup olmadığını tartışmakla kalmıyor,

yeni hamlelerde bulunuyordu. Her yer muzdu. Her yer koli bandıydı. Her ne satıyorsan koli bandıyla duvara yapıştırarak satmak bir reklam stratejisine dönüşmüştü. Cattelan, pisuvarın bir hazır nesne olduğunu unutuşumuza küfürler savuracak, hazır nesne üreten dev bir makine yaratmıştı adeta.


Basım Ayı/Yılı : 9/2022
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 188
Ağırlık : 188
En / Boy : 13,5 / 19,5
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺72,50

Gözlerindeki sönmeyen ışıltı ve tükenmeyen hayalleriyle her çocuğun yaşıtı bir kadındı Anne…

Herkesin sevgilisi Anne Shirley artık yetişkin bir kadın. Çocukluk aşkı Gilbert’la evli ve altı afacan çocuğun annesi. Hayal gücü konusunda annelerinden geri kalmayan çocuklar kendilerine özel bir oyun yeri keşfediyor. Ancak yakındaki bir eve tuhaf bir aile taşınınca yaşanacak beklenmedik olaylardan habersizler. Meredith çetesi iki oğlan, iki kız ve Mary Vance adında bir kaçaktan oluşuyor. Kasabanın bu yeni sakinleri çok geçmeden Anne’in çocuklarıyla kaynaşıp türlü planlara imza atıyorlar: Mary’yi yetimhaneden kurtarmak, yalnız papazın mutluluğu bulmasını sağlamak ve zavallı evcil horozu çorbanın içine girmekten kurtarmak gibi... Güneşin altında, Gökkuşağı Vadisi’nin rengârenk dünyasında maceralar hiç bitmiyor.

Yaşadığı her yerde neşesi ve iyiliğiyle herkesin kalbini kazanan, dünyaya bakışını değiştiren kimsesiz bir kızın hikâyesini anlatan “Yeşilin Kızı Anne” serisi yedinci romanıyla devam ediyor. Hem romanları hem de çok izlenen dizisiyle dünyada pek çok okura ulaşan serinin yeni hikâyesinde Anne, artık altı çocuk annesi bir genç kadın. Hayal gücü, maceraperestlik ve gözü karalık konusunda annelerini aratmayan çocuklar yeni komşularıyla birlikte kendilerine gizli bir oyun dünyası yaratıp rengârenk ve ilham verici yeni maceralara atılıyorlar. Çocukları umutlu enerjisi, kasabadaki birçok kişinin de iyileşmesini sağlıyor.


Basım Ayı/Yılı : 9/2022
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 304
Ağırlık : 304
En / Boy : 13,5 / 21
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺75,00

Gözlerindeki sönmeyen ışıltı ve tükenmeyen hayalleriyle her çocuğun yaşıtı bir kadındı Anne…

Herkesin sevgilisi Anne Shirley artık yetişkin bir kadın. Çocukluk aşkı Gilbert’la evli ve altı afacan çocuğun annesi. Hayal gücü konusunda annelerinden geri kalmayan çocuklar kendilerine özel bir oyun yeri keşfediyor. Ancak yakındaki bir eve tuhaf bir aile taşınınca yaşanacak beklenmedik olaylardan habersizler. Meredith çetesi iki oğlan, iki kız ve Mary Vance adında bir kaçaktan oluşuyor. Kasabanın bu yeni sakinleri çok geçmeden Anne’in çocuklarıyla kaynaşıp türlü planlara imza atıyorlar: Mary’yi yetimhaneden kurtarmak, yalnız papazın mutluluğu bulmasını sağlamak ve zavallı evcil horozu çorbanın içine girmekten kurtarmak gibi... Güneşin altında, Gökkuşağı Vadisi’nin rengârenk dünyasında maceralar hiç bitmiyor.

Yaşadığı her yerde neşesi ve iyiliğiyle herkesin kalbini kazanan, dünyaya bakışını değiştiren kimsesiz bir kızın hikâyesini anlatan “Yeşilin Kızı Anne” serisi yedinci romanıyla devam ediyor. Hem romanları hem de çok izlenen dizisiyle dünyada pek çok okura ulaşan serinin yeni hikâyesinde Anne, artık altı çocuk annesi bir genç kadın. Hayal gücü, maceraperestlik ve gözü karalık konusunda annelerini aratmayan çocuklar yeni komşularıyla birlikte kendilerine gizli bir oyun dünyası yaratıp rengârenk ve ilham verici yeni maceralara atılıyorlar. Çocukları umutlu enerjisi, kasabadaki birçok kişinin de iyileşmesini sağlıyor.


Basım Ayı/Yılı : 9/2022
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 304
Ağırlık : 304
En / Boy : 13,5 / 21
Cilt Tipi : Ciltli
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺112,50

Şu ülkenin elli altmış yıllık geçmişini iyi bilirim. Bugüne bakarken onu dünün yarattığını anlıyorum. Siz yüz yıllık bir çürümenin sonucusunuz. Bir ülke nasıl batar? Yalnızca savaşlarda yenilmekle değil, elindeki toprakları başkalarına kaptırmakla da değil… Ruhça çökerek, yaşamaktan koparak batar.

“Gerçekten bir ironi başyapıtı ‘Aylaklar’. Geçmişin sert hesaplaşması ama, ‘yeni’nin bir türlü özümsenmediğini, yerleşiklik kazanamadığını da dile getirmekten uzak durmamış. Hatta, ‘yeni’ kimileyin trajikomik bir sancı olup çıkıyor.”

Selim İleri

Meşrutiyet’ten sonraki toplumsal dönüşümlerin her bir devresini ustaca sentezleyen Melih Cevdet Anday, Aylaklar’da Sultan II. Abdülhamid’in eczacıbaşısı Şükrü Paşa’nın konağında yaşayan bir aile üzerinden Cumhuriyet Türkiyesi toplumunu tahlil eder. Aile, ev ve devlet, zengin bir anlatıyla, birbirini çok yakından ve benzer bir hikâyeyle seyreder. Olağanüstü bir başarıyla inşa edilmiş karakterler ve izlekteki kendinden emin duruşuyla Aylaklar, edebiyatımızdaki en önemli klasiklerden biridir.


Basım Ayı/Yılı : 9/2022
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 268
Ağırlık : 268
En / Boy : 14 / 20
Cilt Tipi : Ciltli
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺97,50

Beni bir ömür sekiz köşeli şapkasının gözünde taşıyan babamı başımın üstünde taşımak için yeniden uzun ve karlı yollara düştüm.

Yirmi beş yıl sonra bir gece yarısı kapısını çalıp ona üç günlük bir yolculuk ve ömürlük sorular bırakan Heves Ali’yi âşıkların bayramına yetiştiren Yusuf, arabasının bagajında babasının eski bavulu, ön koltuğunda üç telli bağlaması ve port bagajında tabutuyla bu kez toprağına, evine, kendine doğru yol alıyor... Babamın Bağlaması’yla Âşıklar Bayramı’nın ikinci perdesi açılıyor, Yusuf o derin kuyudan çıkıyor: Upuzun bir yolda, geçmişin sırlarıyla, geleceğin belirsizliğiyle ve hevesinden arta kalanlarla yüzleşen Yusuf, aşka, ayrılığa, ölüme ve yalnızlığa yakılmış yepyeni bir türküye kulak veriyor.

Cevdet Kudret Roman Ödülü, Attilâ İlhan Roman Ödülü, Fransa-Türkiye Edebiyat Ödülü ve Sait Faik Hikâye Armağanı sahibi Kemal Varol, sinemaya da uyarlanan romanı Âşıklar Bayramı’nın devamı olan Babamın Bağlaması’nda, merhaba ile hoşça kal arasındaki derin vadide yankılananlarla yine akıllardan çıkmayacak bir yolculuğa çağırıyor.

Çünkü ayrılık, sadece bir insandan değil, artık içinde olmadığımız bir hikâyeden de mahrum kalmak demekti.


Basım Ayı/Yılı : 9/2022
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 212
Ağırlık : 212
En / Boy : 13,5 / 19,5
Cilt Tipi : Ciltli
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺82,50

Vahiy Kitapları’nda vizyoner şair, gravürcü ve öncü ressam William Blake’in 1789 ile 1795 yılları arasında yarattığı sekiz eserin tıpkıbasımları, İngilizce transkripsiyonu ve çevirileri yer alıyor. Blake, kendi geliştirdiği renklendirilmiş gravür baskı tekniğini kullanarak yaratıcı-vizyoner hayal gücünü birer şahesere dönüştürmüş ve grafik unsurlarla “vahye” dayalı şiiri birleştirmek suretiyle hayal dünyamızı yüksek mertebelere taşımıştır.

William Blake’in şiir ile gravürü birleştiren sanat yapıtları, kendisinden sonraki sanatçılar için olduğu kadar günümüz okurları için de son derece ilham ve heyecan verici olmaya devam ediyor.

“Ey Ebediler, çağrınızı sevinçle işitiyorum,

Çevik kanatlı kelimeler emredin bana ve korkmayın,

Açımlayın bana ızdırabınızın kapkara vahiylerini.”

Urizen’in Birinci Kitabı’na Girizgâh’tan


Basım Ayı/Yılı : 9/2022
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 340
Ağırlık : 340
En / Boy : 13,5 / 21
Cilt Tipi : Ciltli
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺127,50

Vadide Ayla ve Condalar her şeyi paylaştı. Çakmaktaşı yonttular, ateşi yaktılar, rengeyiği ve kuş avladılar, barınaklar ve tekneler inşa ettiler. İçlerinde rahatsız edici ve bilinmeyen bir duyguya yol açan bir beden ve zihin yakınlığı içinde yaşardılar.
Bir süre sonra, güzel, kendine güvenen Ayla, Atlar Vadisini terk eder ve Condalar’la uzun bir yolculuğa çıkar. Yolculukları sırasında onları konukseverlikle karşılayan mamut avcıları Mamutoylar, ata binmeyi ve kurdu evcilleştirmeyi bilen bu mavi gözlü sarışın çiftin karşısında hayrete düşer. İçlerinden heykeltıraş Ranek, Ayla’dan etkilenir. Ayla, Mamutoylar arasında hangi yaşam deneyimlerini kazanacak? Condalar’la ilişkisi nasıl gelişecek ve hayatına giren yeni adam Ranek nasıl bir rol oynayacak? Ayla ve Condalar’ın aşkı zorlu bir sınavdan mı geçiyor?


Basım Ayı/Yılı : 9/2022
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 784
Ağırlık : 784
En / Boy : 13 / 21
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺127,50

Ayla, gülmeyi ve ağlamayı bildiği için, onların bilmediği duygular yaşadığı için, erkekler gibi avlandığı için lanetlenir ve klandan kovulur. Iza ona “Kuzeye git, insanlarını bul” demişti. Ayla, kendi türünden insanları bulmak için sonsuz bozkırlarda uzun bir yolculuğa çıkar. 
Sonbaharın sonlarında, kışın hayatta kalmak istediği bir vadi bulana kadar yolculuk yapar. Kışa hazırlanmak için beklenmedik fırsatlar sunan uçsuz bucaksız vadide durur ve yerleşir. Yaban hayatıyla, hastalıklarla savaşır, gizemli güçleri gözetir. Giderek daha yetenekli bir avcı ve şifacı olur. Vadisinde bir sürü at vardır ve bir tanesini yakalamaya karar verir. Vadide kısrağı Vihii ve mağara aslanı Bebek’le yalnızdır. Halkını aramak ister ama aynı zamanda onlarla karşılaşmaktan da korkar. Sonunda Ayla maceracı Condalar’la dramatik bir biçimde tanışır. Kendisi gibi sarışın ve mavi gözlü olan adama âşık olur.


Basım Ayı/Yılı : 9/2022
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 592
Ağırlık : 592
En / Boy : 13,5 / 21
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺137,50

Giriş

Yücel Bulut

Mübeccel Belik Kıray’ın Hayatı Ve Eserleri

Melike Akbıyık Ve Ayşen Şatıroğlu

Kıray Sosyolojisinin Antropolojik

Referansları Ve Kazanımları

Şeyda Sevde Tunçbilek Ve Enes Kabakcı

Kıray’ın Hayaleti: Sosyolojik Bir Söylemin

Yükselişi Ve Düşüşü Üzerine

Mehmet Emin Balcı

Mübeccel Kıray’ın Çalışmalarında

Kırsal Kalkınma Meselesi

Salih Ünüvar

Evrimsel Gelişme Ya Da Planlı Modernleşme

Aynur Erdoğan Coşkun

Geçişin Mekânı Olarak Kente İlermeci

Ve Örtük) Müdahaleci Bir Yaklaşım

Murat Şentürk

Kıray’ın Mantosu

Mehmet Ali Akyurt


Basım Ayı/Yılı : 9/2022
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 352
Ağırlık : 352
En / Boy : 13,5 / 21
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺95,00

Hazırlandım geldim, şimdi çıksınlar bakalım karşıma. Alimallah doğrarım onları! Ato’yum ben. Düğmeyi on metrede bıçakla sallayan adamım. Girmeyelim bu karda kışta yine hapse, kirletmeyelim elimizi kanı bozuklarla, dedik, yuttuk lafları ama dayanamıyorum işte. Rüyalarıma giriyor. Ne olduysa sen kalktıktan sonra oldu. O yüzden bilmemen normal...

Yok yok, imkânı yok gideceğim buralardan!

Ahmet Çakmak, İstanbul’dan Diyarbakır’a, kalabalık meydanlardan yalnızlık dolu evlere, mahalle arası birahanelerinden karanlık atölyelere, köprü altlarından parklara ve nihayetinde buz gibi bir kederden sebepsiz bir neşeye uzanan öykülerle, kentlerin ve hayatın kaybedenlerine bakıyor: Hiçbir yere sığamayan, dünyanın dışına itildikçe evinden ve kendinden uzaklaşan, sokakları ve yolları memleketi sayanların öyküleri var Kuyruklu Hikâyeler’de.


Basım Ayı/Yılı : 9/2022
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 124
Ağırlık : 124
En / Boy : 13,5 / 19,5
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺37,50

İnsanı bilmek, onu tanımlamak eski ve bir o kadar da çetin bir konu.
Batı’da fizyonomi metinleri, Doğu’da kıyafetnâmeler… Bedeni bir kitap gibi okumaya çalışırken keşfetmenin kıyılarına gidip gelişler.
İnsan, yüzünden ibaret görüşü her zaman ateşleyici olmuştur.
Tarihin pek çok döneminde; yüz şekillerinden, mimiklerden, avuç içlerinden, giyimden kuşamdan insanın karakteri, dolayısıyla da kaderi tayin edilmeye çalışılmıştır.  
Erol Göka ve Murat Beyazyüz, yüz okumanın tarihten bugüne ne gibi değişimlere uğradığının peşine düşmekle kalmıyor, bugünde iz sürüyorlar.
Yüz ve kişilik arasındaki bağ hala esrarını korumakla beraber, elinizdeki kitap bu yolda size ışık olacak nitelikte.
Her yol bir soruyla başlar…
O hâlde kendinize bir soru sorun; Gerçek İnsanın Yüzünde Yazar mı?


Basım Ayı/Yılı : 9/2022
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 208
Ağırlık : 208
En / Boy : 13,5 / 19,5
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺62,50

Gülayşe Koçak, Beşinci Kat’ta, farklı karakterlere sahip üç kadının zaman zaman dayanışarak, zaman zaman da çatışarak büyüttüğü “çoksesli” dostluğun hikâyesini anlatırken, merdiven boşluğuna takılıp kalmış çocukluk travmalarına, hayal kırıklıklarına, korkulara ve özlemlere de ses veriyor: Bir apartmanın yarı karanlık kapıcı dairesinden en üst kattaki tekinsiz ama albenili aydınlığa uzanan fısıltılar yıllanmış sırları, kilitli odaları, bastırılmış öfkeleri ve kaçınılmaz bir yüzleşmeyi haber veriyor.

Bir viola da gamba ezgisinin hüznünü de, neşesini de satır aralarına taşıyan, yaşamın ahengini selamlayan bir roman Beşinci Kat.

Çok küçükken, hayallerimde çok ağır hasta olduğumu, ateşler içinde kıvrandığımı, annemle babamın ölüm döşeğimde ağlaştıklarını kurgulardım. Bu tatlı hayaller gece yattığımda beni saatlerce oyalardı. Daha sonraları, bu hayallerimin nesnesi Zafer Amca olmuştu: Onu ağlayarak tabutumu taşırken, kendini pişmanlıklar içinde yerden yere atarken, ardından uzak bir yerlerde inzivaya çekilmiş, beni düşünerek vicdan azapları içinde yaşarken canlandırırdım zihnimde. Ah çocukluk...

 


Basım Ayı/Yılı : 9/2022
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 332
Ağırlık : 332
En / Boy : 13,5 / 19,5
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 1. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺80,00

Modern zaman insanını tutsak eden "kuşku"nun merkeze alındığı İsa’nın Güncesinde Melih Cevdet Anday bireyin yalnız kalışını anlatıyor.
Bir tür sanrıya dönüşen kuşku, endişe, gözetlenme korkusunun yarattığı bu yalnızlık; giderilebilir, dindirilebilir bir şey de değildir.
Melih Cevdet Anday'ın nefis Türkçesiyle...
Kurşunda bir oyun oynanıyordu, ben bunun dışındaydım, ama bir yandan da tümümüzün ağır bir uyumsuzluk ipinde bulunduğumuz duygusunu canlı olarak yaşıyordum. Bu duygu bir aldanma değildi kuşkusuz; hatta seslerin kesilmesi de bunun sonucuydu bence. Pamuk ipliği ile bağlı gibiydik birbirimize. İlişkilerimizin düzenini sağlayan kalıplarımıza bir giriyor, bir çıkıyorduk. Hem tek başımızaydık, hem bir aradaydık. Zaman denilen şeyin beş paralık değeri kalmıyordu. Yıldızlar gibi, birbirimizden habersiz dönüyorduk. Ses duvarını aşıp saltık bir sessizliğe gömülmüştük. Artık hiçbir şeyin anlamı yoktu.


Basım Ayı/Yılı : 9/2022
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 234
Ağırlık : 234
En / Boy : 13,5 / 20
Cilt Tipi : Ciltli
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺90,00

Sarı sabır zamanlara doğdu çocukluğunuz
Buradan hızlanarak geliyor suskunluğunuz
Böyle ama böyle işte
Derinizin değişmesi mesela
Kelimelerin kör kalması dilinizde
Bundan işte
Şimdi sizinle ne yapılabilir
Hangi kavgaya girsek
Bileğiniz kırılgan ve kaypak
Hangi ölüme karşı dursak
Midenizde kuzular kuşlar…


Basım Ayı/Yılı : 9/2022
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 104
Ağırlık : 104
En / Boy : 13,5 / 19,5
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺47,50


Sadece Türk toplumunun değil, bütün toplumların korkularım ve bekleyişini anlatan Melih Cevdet Anday, Gizli Emir'de "umudu" kaleme alır. Bekleyişin umutla başlayıp umutsuzluğa gidişinin oldukça ince bir ironiyle anlatıldığı roman, Salâh Birsel'in dediği gibi " Gizli Emir Türkçenin en güçlü romanlarından biri"dir.
Zamanın ötesinden, zamansız ve mekansız olaylar, korkular, umutlar, bekleyişler...
Her şeyin insan için olduğunu tüm çıplaklığıyla ortaya koyan Gizli Emir, kurtuluşu kendi içinde aramak yerine başkalarında arayanlara da çok şey anlatıyor.
Kaptır söylüyorum sana oğlum, saymıyor musun beni? Bak, senin hükmün önündeki sanduğa geçer, belediyeye karışamam. Karıcık günler bugünler, emir gelecekmiş diyorlar. Emir gelirse ne yapacağız o zaman? Emir gelirse ne sanduğun kalır, ne bir şeyin. Anladın mı oğlum?


Basım Ayı/Yılı : 9/2022
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 269
Ağırlık : 269
En / Boy : 13,5 / 20
Cilt Tipi : Ciltli
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺97,50

“Tanrı ve inanç hakkındaki dünkü sohbet, beni, gerçekleştirmek için bütün hayatımı adayabileceğim muazzam bir düşünceye sevk etti. İnsanlığın gelişimine, İsa’nın dinine uygun ama bütün gizemlerden ve pratik dini ritüellerden arındırılmış, öbür dünyadaki mutluluğu değil yeryüzündeki mutluluğu veren yeni bir din yaratma düşüncesi.

Bu düşüncenin gerçekleşmesi için bunu amaç edinen nesiller gerektiğini biliyorum. Bir nesil bu düşünceyi diğerine miras bırakacak ve bir gün fanatizm ya da akıl onu hayata geçirecek. İnsanları dinle birleştirmek için bilinçli bir şekilde hareket etmek, işte beni içine alacağını umduğum düşüncenin temeli budur,” diye yazıyordu 1855 yılında günlüğüne. Geri kalan yaşamının büyük bölümünü din üzerine çalışmalara ayıran Tolstoy, belki de kendi hayalinin bir gün gerçekleşebileceğini düşünebilmemiz için bu büyük mirası gelecek nesillere bıraktı.


Basım Ayı/Yılı : 9/2022
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 536
Ağırlık : 536
En / Boy : 12 / 20
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺115,00

“Tanrı ve inanç hakkındaki dünkü sohbet, beni, gerçekleştirmek için bütün hayatımı adayabileceğim muazzam bir düşünceye sevk etti. İnsanlığın gelişimine, İsa’nın dinine uygun ama bütün gizemlerden ve pratik dini ritüellerden arındırılmış, öbür dünyadaki mutluluğu değil yeryüzündeki mutluluğu veren yeni bir din yaratma düşüncesi. 
Bu düşüncenin gerçekleşmesi için bunu amaç edinen nesiller gerektiğini biliyorum. Bir nesil bu düşünceyi diğerine miras bırakacak ve bir gün fanatizm ya da akıl onu hayata geçirecek. İnsanları dinle birleştirmek için bilinçli bir şekilde hareket etmek, işte beni içine alacağını umduğum düşüncenin temeli budur,” diye yazıyordu 1855 yılında günlüğüne. Geri kalan yaşamının büyük bölümünü din üzerine çalışmalara ayıran Tolstoy, belki de kendi hayalinin bir gün gerçekleşebileceğini düşünebilmemiz için bu büyük mirası gelecek nesillere bıraktı.


Basım Ayı/Yılı : 9/2022
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 536
Ağırlık : 536
En / Boy : 12 / 20
Cilt Tipi : Ciltli
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺147,50

19. yüzyılın ortalarından başlamak üzere Rusya’ya yayılan “Halkçılık” hareketinin ve düşüncesinin sonucu olarak geniş kitlelerin eğitimi sorunu, aydın kesimi olduğu kadar Çarlık hükümetini de etkilemiştir. Köy okulları açılmaya, yaygınlaştırılmaya başlanmıştır. Ancak gerek okulların fiziki koşulları gerekse zorunlu derslerin içeriği, öğretmenlerin yetersizlikleri başta Tolstoy olmak üzere aydınları adım atmaya zorlamıştır. Tolstoy Avrupa seyahatlerinde incelediği eğitim konusunu, kendi yaşam deneyimleriyle birleştirerek Yasnaya Polyana’da deneysel bir okul kurar. Siyasal nedenlerle bu deneyimi sürdüremese de o dönemde eğitim üzerine yazdığı makalelerin, eski tip eğitimcilerle yaptığı tartışmaların, eğitim ve öğretim üzerine düşüncelerinin, okulundaki derslerin veriliş biçiminin etkilerini günümüz eğitim sisteminde görmek mümkündür. Tolstoy yazarlığının ötesinde neyin, nasıl, ne amaçla yapılması gerektiğini gösteren ender eğitimcilerden biridir.


Basım Ayı/Yılı : 9/2022
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 384
Ağırlık : 384
En / Boy : 12 / 20
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺105,00
Kültürel Kavramlara Giriş

İletişim alanının önde gelen profesörlerinden Arthur Asa Berger’in Kültür Eleştirisi, kültür kavramına dair netlik kazanmak isteyen herkesin ve özellikle öğrencilerin, deyim yerindeyse, imdadına koşuyor. Edebiyat teorisinden Marksizme, psikanalizden göstergebilim ve sosyolojiye kadar pek çok kavram bu çalışmada son derece sade ve anlaşılır bir dille çok sayıda örnekle anlatılıyor. Kitabın meramı yazarın şu sözlerinde de ifade buluyor: “Etrafınızdaki dünyayı farklı görmeye başladığınızda ya da bu kitapta öğrendiklerinizi medyaya, politikaya, sanata, popüler kültüre ve gündelik yaşamın çeşitli yönlerine uygulayabileceğinizi düşündüğünüzde bu yapıt amacına ulaşmış olacaktır.” “İleride popüler kültür alanını tanımlamaya yönelik başka girişimler de olacaktır, fakat Arthur Asa Berger’in eseri, onlar için de örnek alınacak önemli bir başarı olarak kalacaktır.” —Garth S. Jowett, Film: The Democratic Art’ın yazarı


Basım Ayı/Yılı : 9/2022
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 232
Ağırlık : 232
En / Boy : 13,5 / 21
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺57,50

Fethi Naci’den Ahmet Cemal’e, Enis Batur’dan Orhan Suda’ya, Albert Camus’den Georges Simenon’a; edebiyat eleştirisinden çevirmenin masasına... 2001 yılında yayımlanan ilk romanı Eksik Taşlar’la başlayan yazı yolculuğunun yirminci yılını geride bırakan Yiğit Bener, Sakar Kalem’de okuma, yazma ve çeviri serüveninden yansıyan düşünceleri paylaşıyor okurlarla: Gerçekten edebiyatı dert edinerek, derdi gerçekten edebiyat olanlar için... Ayşe Sarısayın’ın sözleriyle: “Nedenlerini nasıllarını, öncesini ve sonrasını her yönüyle ele alarak, baş döndüren sorular silsilesiyle irdeleyerek, kesin bir yargıya varmadan, herkesin kendi yargısını oluşturabilmesi için tüm verileri ortaya koyarak...”


Basım Ayı/Yılı : 9/2022
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 252
Ağırlık : 252
En / Boy : 13,5 / 19,5
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺60,00

Bazen yapılacak iyi bir seçim olmaz. Sadece bedel ödenir.
Jess ve arkadaşları imkânsızı başarıp Büyük Kütüphane’nin yozlaşmış yönetiminin düşmesini sağladılar. Mücadeleden sağ çıksalar da savaş henüz bitmedi. 
Büyük Kütüphane, bilgiyi ele geçirmek isteyen uzak imparatorluk ve krallıkların kuşatması altında. Acımasız Arşivci ise saklandığı yerden ölümcül tuzaklarını kurmaya devam ediyor. Tehlikenin ne zaman nereden geleceği belli değil. Jess ve arkadaşları, bir yandan hayatta kalmaya çalışırken bir yandan da Büyük Kütüphane’ye yeni bir gelecek yaratabilmek için güçlerini birleştirmek zorundalar. Birileri ölecek ama ne pahasına olursa olsun bilgi hayatta kalmalı.  

“Morganville Vampirleri” serisi ile ünlenen Rachel Caine’in “Büyük Kütüphane” serisi, beşinci romanı Kılıç ve Kalem ile son buluyor. Dünyanın en değerli hazinelerinden İskenderiye Kütüphanesi’nin yanmadığı alternatif bir evrende kurulu seride, bilginin yaşaması ve herkese adil şekilde ulaşması için çaba gösteren Jess ve arkadaşları yine hayatlarını tehdit eden baş döndürücü olaylarla karşı karşıya. Arşivci saklandığı yerde Kütüphane’nin sonunu getirmenin planlarını yaparken, çevredeki büyük imparatorluklar da dünyanın en büyük gücüne, bilgiye sahip olmak için Büyük Kütüphane’yi kuşatmış durumda. Jess, Morgan, Khalila, Dario, Glain, Thomas ve akıl hocaları, sevdiklerinin hayatı pahasına sonu belirsiz bir tehlikeye adım atmak zorunda. Aksiyonu baş döndüren, intikam, fedakârlık, cesaret, inanç ve bağlılık üzerine kurulu bir serinin nefes kesici finali Kılıç ve Kalem.


Basım Ayı/Yılı : 8/2022
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 456
Ağırlık : 456
En / Boy : 13,5 / 19,5
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺137,50

Gerçeği nasıl bilirsiniz? 
Yiğit Bener, sanattan edebiyata, eleştiri kültüründen nefret söylemine, toplumsal cinsiyet meselelerinden homofobiye, devlet geleneğinden örgütlenme ve iktidar olgusuna uzanan zorlu bir zemin üzerinde sorular ve cevaplarla yol alıyor: Çok yönlü bir bakış açısıyla işin hakikatine ve hakikatin masumiyetini nasıl yitirdiğine değinirken, bu olgunun artısı ve eksisi üzerine düşünmeye çağırıyor okuru. Gerçeğin Artısı’ndaki denemeler, “Sanat ve Edebiyatın Görece Özerkliği”, “Erkekler İçin Karar Verme Zamanı”, “Ölüm Kültürüne İnat” ve “Bir Başkadır Benim Devletim” anabaşlıkları altında, “iktidardan ırak ve iktidarsız, iktidar tanımaz ve her tür iktidara muhalif” niteliğini kaybeden gerçeğin izini sürüyor.


Basım Ayı/Yılı : 8/2022
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 356
Ağırlık : 356
En / Boy : 13,5 / 19,5
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺82,50

#1 New York Times çoksatan yazarı Charlaine Harris, “Silahşor Rose” serisinin ikinci romanında yine sürükleyici bir hikâyeyle dönüyor. Yeni bir ekibe katılan Lizbeth Rose görünüşte kolay bir koruma işi üstleniyor. Dixie’ye bir sandık götürecek, yani eski Birleşik Devletler’in en tekinsiz ve ıssız yerine. Ama elbette basit görünen işin hiç de öyle olmadığı ortaya çıkıyor çünkü hayatta işler nadiren yolunda gider. Sandığın içinde öyle güçlü bir şey saklı ki üç bölgeden de birileri onu ele geçirmenin peşinde.

Trenin raydan çıkması ve sandığın çalınmasıyla Lizbeth’in kolay görünen işi bir katliama dönüşüyor. Artık yapacak tek şey var: Toplumsal kuralların geçen yüzyıla gerilediği Dixie’de Lizbeth eski bir dostla gizli göreve çıkmalı ve sandığı geri almalı. Yoksa içindekiler büyük bir isyanın fitilini ateşleyebilir.

Büyünün kabul edilen ancak hoş karşılanmayan bir güç olduğu alternatif Birleşik Devletler dünyasında geçen bu soluksuz macerada Lizbeth çatışmanın en zorlusuyla karşı karşıya. Hem savaşta hem de aşkta.

Sevilen TV dizisi True Blood’a uyarlanan Güneyli Vampir Sookie Stackhouse serisi ile dünya genelinde çok okunan ve takip edilen Charlaine Harris’in, okuru bambaşka bir kurgu dünyaya götürdüğü yeni serisi Silahşor Rose, ikinci romanı Zor Bir Yıkım ile yine nefes kesici bir macera vaat ediyor. Amerika’nın dağılmasından sonra yeni kurulan vahşi düzende sevdiklerini ve efsanevi nişancılığı sayesinde girdiği işlerde sorumluluğunu üstlendiği kargolarını korumak için varını yoğunu ortaya koyan genç bir kadının sıra dışı hikayesi yine sürprizlerle dolu.

Basit gibi görünen bir işte bir sandığı korumak üzere işe giren Lizbeth, göründüğünden tehlikeli olduğu ortaya çıkan bu görevde yine silahına güvenmek zorunda. Üstelik bu kez beklenmedik bir yol arkadaşı ona eşlik edecek. Zor Bir Yıkım, nefes kesen sonuna dek her sayfada hız kesmeyen bir entrika, gizem, merak, şok, rahatlama ve hayret dolu bir okuma macerası vaat ediyor.


Basım Ayı/Yılı : 8/2022
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 272
Ağırlık : 272
En / Boy : 13,5 / 21
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺147,50
1 2 3 ... 36 >

Edebiyat Kitapları

Edebiyat Nedir?

Edebiyat, kişinin duygu ve düşüncelerini sözlü ya da yazılı anlatma biçimine denilmektedir. Bunun yanı sıra edebiyat sözcüğünün farklı tanımları da bulunmaktadır. Hepsi aynı anlamı ifade etse de edebiyatın belirli yöntemleri vardır. Edebiyat alanında eser veren bir sanatçı verdiği eseri gerçeğe uygun şekilde ele alarak karşısındaki kişide gerçeklik duygusu uyandırabilmelidir. Aynı şekilde edebiyatta her konu insan merkeze alınarak işlenmiştir. Bu yöntemler de edebiyata bilimsel bir anlam kazandırmaktadır. Günümüzün bilim dallarından biri olan edebiyat çeşitli alt dallara ayrılmıştır. Her biri kendi dönemine, bulunduğu yere ya da türüne göre isimlendirilen alt dallar, insanların geniş çerçeveli edebiyat dünyasını daha yakından ve ayrıntılı bir şekilde öğrenmesine olanak sağlamıştır. Halk edebiyatı, 19. Yüzyıl Türk edebiyatı, Rus edebiyatı gibi türler alt dallarındandır. 

Edebiyat kitapları arasında oldukça önemli bir yeri olan klasikler farklı dillere çevrilmiş ve bu sayede geniş kitlelerce okunması sağlanmıştır. Türk edebiyatı kitapları, Türk edebiyatının önemli yazarları tarafından yazılmış, yazıldığı dönemi en iyi şekilde ifade eden kitaplardır. Türk kültürünü, aile yapısını, gelenek ve göreneklerini, savaş zamanlarını anlatan pek çok çeşit kitap bulunmaktadır. Her biri ayrı öneme sahip bu kitaplar farklı dönemlerde yazılmıştır. Edebi roman kitapları olarak da bilinen bu eserler o dönemin Türkçesi ile yazılarak okuyucularına sunulmuştur. Günümüzde ise bu eserler, orijinaline sadık kalınarak sadeleştirilmiş ve günümüz Türkçesinde yeni basımları oluşturulmuştur. 

En İyi Rus Edebiyatı Kitapları

Rus edebiyatı kitapları dünya üzerinde oldukça ilgi gören edebiyat eserlerinin başında gelmektedir.  Rus edebiyatı açısından 19. Yüzyıl edebi anlamda üretken bir yüzyıl olmuştur. Herkesin bildiği ve çeşitli kitaplarını okuduğu bu yazarların, en iyi edebiyat kitapları arasında yer alan romanları bulunmaktadır. Özellikle roman türü ile adını dünyaya duyuran Rus edebiyatı kitapları, o dönemde oldukça geniş okur kitlelerine ulaşmıştır. Ayrıca Rus Edebiyatının, Klasik Dönem Rus Edebiyatı, Romantik Dönem Rus Edebiyatı, Gerçekçi Dönem Rus Edebiyatı olarak çeşitli alanları bulunmaktadır. Bu dönemlerde yazılmış başlıca edebi kitaplar ve yazarları şu şekildedir:

  • Aleksandr Puşkin: Yüzbaşının Kızı, Erzurum Yolculuğu 
  • Fyodor Dostoyevski: Suç ve Ceza, Budala, Karamazov Kardeşler, Yeraltından Notlar, Kumarbaz, İnsancıklar, Ezilenler, Beyaz Geceler, Ecinniler
  • Lev Tolstoy: İnsan Ne İle Yaşar, Anna Karenina, Diriliş, İvan İlyiç’in Ölümü, Çocukluk, Gençlik, Üç Ölüm, Kafkas Tutsağı, Efendi İle Uşağı
  • Nikolay Gogol: Ölü Canlar, Akşam Toplantıları, Bir Delinin Anı Defteri Palto-Burun, Müfettiş, Evlenme Kumarbazlar
  • Maksim Gorki: Ana, Çocukluğum, Ekmeğimi Kazanırken,  Benim Üniversitelerim, İnsanlar Arasında
  • İvan Turgenyev: Babalar ve Oğulları, Avcının Notları, Klara Miliç
  • Anton Çehov: Üç Kız Kardeş, Martı, Vanya Dayı, Vişne Bahçesi, Altıncı Koğuş, Üç Yıl, Hikâyeler

Türk Edebiyatı Kitap Önerileri

Türk edebiyatı kitapları, farklı türde yazılmış çeşitli eserlerden oluşmaktadır. Her birinin ayrı değeri olan bu kitapların Türk tarihi ve edebiyatı açısından oldukça önemli bir yeri vardır. Kitap okuma alışkanlığının, kişisel gelişime katkı sağladığı ve genel kültür bilgisini arttırdığı uzmanlarca belirtilmiştir. Her türlü okurseverin zevkine hitap eden edebiyat okuma kitapları oldukça çeşitlidir. Bu çeşitlerin başında roman, hikâye, masal, şiir türlerinde yazılmış edebiyat kitapları gelmektedir. Bu kapsamda birçok okuyucu tarafından beğenilmiş ve Türk edebiyatının gelişmesine katkı sağlamış başyapıt niteliğindeki eserler okuyuculara sunulmuştur. 

Türk edebiyatı kitap önerileri isteyenler öncelikle Türk Edebiyatı klasiklerini okumalıdır. Reşat Nuri Güntekin'in yazdığı Çalıkuşu, Acımak, Yaprak Dökümü kitapları, Halit Ziya Uşaklıgil’in Aşkı Memnu, Mai ve Siyah, Hüseyin Rahmi Gürpınar'ın Kuyruklu Yıldız Altında İzdivaç, Felatun Bey İle Rakım Efendi, Efsuncu Baba, Ömer Seyfettin’in yazmış olduğu öyküler, Sabahattin Ali’nin Kürk Mantolu Madonna, Kuyucaklı Yusuf, İçimizdeki Şeytan kitapları edebiyat kitap önerileri arasında yer alır.  Ayrıca Kurtuluş Savaşı dönemini ve Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk kurulduğu yılları anlatan Türk edebiyatının önemli eserlerini yazan Yakup Kadri Karaosmanoğlu’nun Yaban, Ankara, Kiralık Konak kitapları okunması gereken edebiyat okuma kitapları arasında yer almaktadır. Aynı şekilde Halide Edip Adıvar, Türk Edebiyatına katkı sağlayan Sinekli Bakkal, Ateşten Gömlek, Vurun Kahpeye, Türk’ün Ateşle İmtihanı gibi başarılı eserler ortaya koymuştur.

Ödüllü Edebiyat Kitapları

En iyi edebiyat kitapları arasında gösterilen Türk ve Dünya Edebiyatına katkı sağlayan yüzlerce ödüllü okuma kitabı vardır. Bu ödüller arasında herkes tarafından bilinen ve prestiji olan Nobel Edebiyat Ödülüdür. Nobel Edebiyat Ödülü alan kitaplar arasında Yüzyıllık Yalnızlık, Kırmızı Zambak, Bulantı gibi kitaplar bulunmaktadır. Aynı zamanda Türk Edebiyatı içinde önemli bir yazar olan Orhan Pamuk, Kar kitabı ile 2012 Nobel Edebiyat Ödülüne layık görülmüştür. Nobel Edebiyat Ödülü yazarın sadece tek bir kitabı üzerinden değil, o güne kadar yazmış olduğu tüm kitapların niteliği değerlendirilerek verilmektedir. Bu kapsamda dünya edebiyatı kitapları arasında nitelikli eser sayılabilecek pek çok okuma kitabı ödüllü yazarların kaleminden çıkmıştır.

Ünlü Edebiyatçı Yazarlar

Türk ve Dünya Edebiyatına katkı sağlayan başlıca yazarlar vardır. Bu yazarların eserleri geniş okur kitlelerine ulaşmış ve en çok satan kitaplar arasına girmiştir. Türk Edebiyatı için örnek oluşturan gerek Modern Türk Edebiyatı gerekse Divan Edebiyatı kitapları yazan yazarlar edebiyat alanının gelişmesinde oldukça etkilidir. Bu dönemlerde yazılmış ve en iyi edebiyat kitapları arasına girmiş eserlerde geniş okuyucu kitlelerine hitap etmektedir. Bu yazarlara örnek verilecek olursa Yaşar Kemal, Orhan Kemal, Oğuz Atay, Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Reşat Nuri Güntekin, Sabahattin Ali, Peyami Safa, Ahmet Hamdi Tanpınar, Mehmet Rauf, Yusuf Atılgan, Adalet Ağaoğlu gibi önemli edebiyatçı ve yazarlar bulunmaktadır. 

Dünya edebiyatı kitapları arasında yer alan, değerli eserler ortaya koyan ünlü edebiyatçılar vardır. Bu yazarlardan Victor Hugo’nun Sefiller kitabı son derece önemli bir yere sahiptir. Aynı şekilde Balzac’ın Vadideki Zambak ve Goriot Baba, Charles Dickens İki Şehir Hikâyesi dünyaca ünlü yazarlar ve eserleridir. Bunların yanı sıra günümüzde de modern edebiyat alanına katkı sağlayan hem Türk hem de yabancı birçok yazar bulunmaktadır. 

Edebi Kitap Fiyatları

Edebiyat ile ilgili kitaplar çeşitli türlerde ve konularda okurlarına sunulmaktadır. Her okurun okumaktan zevk aldığı kitap türü farklılık göstermektedir. Bu kapsamda edebiyat alanı ise oldukça geniştir.Okuyucular kendi zevkine uygun olan kitabı kolaylıkla temin edilebilmektedir. Günümüzde kitap alışverişleri genellikle internet üzerinden yapılmaktadır. Hem kitap fiyatlarının uygun olması hem de çok daha fazla kitaba ulaşabilme imkânından dolayı sanal mağazalar daha fazla tercih edilmektedir. Edebiyat tarihi kitapları, edebi romanlar, divan edebiyatı eserleri gibi farklı alanlarda yazılmış birçok eser kolayca temin edilmektedir. Bu Kitapların fiyatları ise kitabın tasarımına, sayfa sayısına, kitabın ebatlarına, baskı sayısına ve yayınlandığı matbaaya göre çeşitli fiyat aralıklarında okurlarına sunulmaktadır. 

cultureSettings.RegionId: 0 cultureSettings.LanguageCode: TR
Çerez Kullanımı