“Tanrı ve inanç hakkındaki dünkü sohbet, beni, gerçekleştirmek için bütün hayatımı adayabileceğim muazzam bir düşünceye sevk etti. İnsanlığın gelişimine, İsa’nın dinine uygun ama bütün gizemlerden ve pratik dini ritüellerden arındırılmış, öbür dünyadaki mutluluğu değil yeryüzündeki mutluluğu veren yeni bir din yaratma düşüncesi.

Bu düşüncenin gerçekleşmesi için bunu amaç edinen nesiller gerektiğini biliyorum. Bir nesil bu düşünceyi diğerine miras bırakacak ve bir gün fanatizm ya da akıl onu hayata geçirecek. İnsanları dinle birleştirmek için bilinçli bir şekilde hareket etmek, işte beni içine alacağını umduğum düşüncenin temeli budur,” diye yazıyordu 1855 yılında günlüğüne. Geri kalan yaşamının büyük bölümünü din üzerine çalışmalara ayıran Tolstoy, belki de kendi hayalinin bir gün gerçekleşebileceğini düşünebilmemiz için bu büyük mirası gelecek nesillere bıraktı.


Basım Ayı/Yılı : 9/2022
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 536
Ağırlık : 536
En / Boy : 12 / 20
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺115,00

“Tanrı ve inanç hakkındaki dünkü sohbet, beni, gerçekleştirmek için bütün hayatımı adayabileceğim muazzam bir düşünceye sevk etti. İnsanlığın gelişimine, İsa’nın dinine uygun ama bütün gizemlerden ve pratik dini ritüellerden arındırılmış, öbür dünyadaki mutluluğu değil yeryüzündeki mutluluğu veren yeni bir din yaratma düşüncesi. 
Bu düşüncenin gerçekleşmesi için bunu amaç edinen nesiller gerektiğini biliyorum. Bir nesil bu düşünceyi diğerine miras bırakacak ve bir gün fanatizm ya da akıl onu hayata geçirecek. İnsanları dinle birleştirmek için bilinçli bir şekilde hareket etmek, işte beni içine alacağını umduğum düşüncenin temeli budur,” diye yazıyordu 1855 yılında günlüğüne. Geri kalan yaşamının büyük bölümünü din üzerine çalışmalara ayıran Tolstoy, belki de kendi hayalinin bir gün gerçekleşebileceğini düşünebilmemiz için bu büyük mirası gelecek nesillere bıraktı.


Basım Ayı/Yılı : 9/2022
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 536
Ağırlık : 536
En / Boy : 12 / 20
Cilt Tipi : Ciltli
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺147,50

19. yüzyılın ortalarından başlamak üzere Rusya’ya yayılan “Halkçılık” hareketinin ve düşüncesinin sonucu olarak geniş kitlelerin eğitimi sorunu, aydın kesimi olduğu kadar Çarlık hükümetini de etkilemiştir. Köy okulları açılmaya, yaygınlaştırılmaya başlanmıştır. Ancak gerek okulların fiziki koşulları gerekse zorunlu derslerin içeriği, öğretmenlerin yetersizlikleri başta Tolstoy olmak üzere aydınları adım atmaya zorlamıştır. Tolstoy Avrupa seyahatlerinde incelediği eğitim konusunu, kendi yaşam deneyimleriyle birleştirerek Yasnaya Polyana’da deneysel bir okul kurar. Siyasal nedenlerle bu deneyimi sürdüremese de o dönemde eğitim üzerine yazdığı makalelerin, eski tip eğitimcilerle yaptığı tartışmaların, eğitim ve öğretim üzerine düşüncelerinin, okulundaki derslerin veriliş biçiminin etkilerini günümüz eğitim sisteminde görmek mümkündür. Tolstoy yazarlığının ötesinde neyin, nasıl, ne amaçla yapılması gerektiğini gösteren ender eğitimcilerden biridir.


Basım Ayı/Yılı : 9/2022
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 384
Ağırlık : 384
En / Boy : 12 / 20
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺105,00

Kayıp dünyayı bulduktan ve Güney Amerika seyahatinden döndükten sonra Profesör Challenger çalışmalarına devam eder ve yeryüzündeki yaşamla ilgili rahatsız edici bir gözlemde bulunur. Profesör Summerlee, Lord John Roxton ve muhabir Ed Malone’u evine davet eder ve dünya zehirli bir dalganın etkisine girerken hep birlikte bununla mücadele etmeye çalışırlar. Hazırladıkları oksijen odasına sığınarak pencereden gezegendeki hayatın yok oluşunu izlerler. Kuşlar gökyüzünden yere düşer, trenler çarpışır, yangınlar çıkarken evrendeki olasılıkları ve insanın varoluş amacını tartışırlar.

Profesör Challenger’ın Kayıp Dünya’dan sonraki ikinci macerası olan Zehirli Dalga 1913 yılında yazılmış ve Arthur Conan Doyle’un bilimkurgu türünde de ne kadar usta olduğunu göstermiştir.


Basım Ayı/Yılı : 8/2022
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 120
Ağırlık : 120
En / Boy : 12 / 20
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺37,50

“Fakat karanlık dün buradaydı.” 1885’ten 1908’e kadar Afrika’nın kalbindeki, o zamanki adıyla 

Kongo Bağımsız Devleti, Belçika Kralı II. Leopol’un yönetimi altında yoğun bir soykırım ve yağmaya maruz kaldı.  Polonya asıllı  İngiliz yazar Joseph Conrad’ın novellası Karanlığın Yüreği bu dönemde Kongo Nehrinde yapılan bir yolculuğu anlatır. Marlow’un ormandaki yolculuğu  uygarlık öncesine, ilkel bir geçmişe, insan ruhunda yatan karanlığa yapılan bir yolculuktur aynı zamanda. Belki de bu yüzden bugüne kadar Celine’in Gecenin Sonuna Yolculuğu’ndan Coppola’nın Kıyamet’ine, 

Herzog’un Aguirre Tanrının Gazabı’na pek çok yapıta ilham kaynağı oldu. Hasan Fehmi Nemli’nin çevirisiyle bilinmezliğe yapılan  bu kasvetli yolculuğa davetlisiniz.


Basım Ayı/Yılı : 6/2022
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 160
Ağırlık : 160
En / Boy : 13,5 / 19,5
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺50,00

Mazide kalmış bir aşk hikâyesi. Şair Aspern’in sevdiği kadına yazmış olduğu ve kimsenin bilmediği eski mektupların peşine düşen saplantılı bir editör. Mektuplara ulaşabilmek için varını yoğunu ortaya koyan, Juliana’nın Venedik’teki konağında çok yüksek bir meblağa birkaç oda kiralayan editör amacı uğruna neleri göze alabilecek, hangi sınırları aşabilecektir? Saplantılı editör, Juliana ve yeğeni Tina’nın arasında, şair Aspern’in hayaletinin gölgesinde oynanan sürprizlerle dolu oyunu kim kazanacaktır? İlk olarak 1888’de yayımlanmış olan Aspern’in Mektupları, modern edebiyatın kurucu yazarları arasında sayılan Henry James’in gerilim inşa etmedeki ustalığının, karakter yaratmadaki gücünün parlak bir örneği.


Basım Ayı/Yılı : 4/2022
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 132
Ağırlık : 132
En / Boy : 13,5 / 19,5
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺40,00

Kırsalın akıl karıştıran sonsuz genişlikleri...

 

Kendini taşraya sıkışıp kalmış hisseden bir rahip. Ölümün zaman zaman taze öksürüklerle hayat görünüşünde yeşerişi. Ve bir gece epey geç bir vakit, ölmekte olan biri için son dinî görevlerini yapmak üzere davet alış… Bu çağrıyla birlikte hayat artık onun için hiç aynı kalmayacaktır. Sonu gelmez hesaplaşmalar birbirini kovalayacak, kilise, eş ve tek çocuktan ibaret olan küçük hayat sorgulanacaktır.

Küçük ve gözleri görmeyen kız katılır artık bu yeni hayata. İnsandan insana akan derinden etkilenişler edebiyatın ebediyeti yoklayışlarıyla bambaşka bir çehreye bürünür.

Nobelli büyük yazar Andre Gidé’in bu eseri, gerek yazıldığı dönemde ve gerekse sonrasında epey ses getirmiş, yazarın kişiliği ve eserin akışındaki kimi olaylar nedeniyle ağır eleştiriler de almıştır. Avrupa’nın göbeğinde, kırsal bir bölgede, küçük dünyalara sahip insanları tasvir edişi, adeta Beethoven’ın aynı adlı senfonisinin hikâyesi olarak görülmüş ve takdir edilmiştir.

Diğer yandan karmaşık ve çarpık duygusal yakınlaşmaların yüceltilmesi sebebiyle yerden yere vurulmuş bir mini bir romandır Pastoral Senfoni.

Fransızca aslından, özenli bir çeviri ile ve Cevher Klasikler güzelliğiyle; işte Pastoral Senfoni...


Basım Ayı/Yılı : 2/2022
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 100
Ağırlık : 100
En / Boy : 13,5 / 19,5
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺32,50

“Hakiki bir mizah duygusuna sahip, gerçek bir yazar.”

JAMES JOYCE

Fakirlik Edebiyatı, Flann O’Brien’ın Myles na gCopaleen mahlasıyla 1941 yılında İrlandaca kaleme aldığı, kırsaldaki İrlandalıların yaşantısını hicvettiği ve yıllarca daha bilindik eserlerinin gölgesinde kalsa da yazarın mizah duygusunun hiç eksik olmadığı bir roman.

Kitap, İrlanda’nın batısında, insanların yalnızca patatesle beslendiği ve evlerini domuzlarla paylaştığı Corkadoragha adında hayali bir köyde, hiç durmayan sağanak altındaki açlık ve sefaleti anlatır. Kitabın kahramanı Bonaparte O’Coonassa, dedesinin kendisine yol göstermesiyle hayata atılır. Daha küçük bir çocukken, “Gerçek İrlandalıların kaderi (kitapların söylediğine göre) her daim böyle olmuştur; yol boyunca doğuya ilerlerken vadinin kıyısında, küçük, kireç beyazı bir evde yaşamak da bu dünyada benim için güzel şeylerin olamayacağının doğduğumda bana sunulan kanıtıydı,” diyen O’Coonassa, İrlandalıların kaderinden kaçabilecek midir yoksa ona boyun mu eğecektir?

“Fakirlik Edebiyatı, çılgın komedisinin yanı sıra korkunç bir kötülük de barındırıyor. Aklıma gelen yazarlar içinde sadece O’Brien’ın dehası bu nitelikleri bu kadar iyi sentezleyebilir.”

EVENING STANDARD


Basım Ayı/Yılı : 9/2022
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 100
Ağırlık : 100
En / Boy : 13,5 / 19,5
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺30,00

Tolstoy en olgun çağında insanlara rehberlik edecek ve fikirlerini derli toplu verecek bir eser yarattı:

Bilgelik Günlüğü. Bu kitap Tolstoy'un ve onun kendine yakın bulduğu düşünürlerin görüşlerinden oluşan bir takvim. İyilik, mutluluk, yardımlaşmadan vejetaryenliğe, alçakgönüllülüğe ve duaya dek birçok konuda düşünceler içeren bu kitap Rus Devrimi öncesinde Tolstoycular tarafından çokça okunsa da, Sovyet döneminde yayımlanmadı.

Tekrar gün ışığına çıktığı günden beri büyük ilgi gören Bilgelik Günlüğü, Türkçeye ilk kez tam olarak, Tolstoy'un hazırladığı şekliyle, haftalık okuma olarak seçtiği öykülerle, yazılarla birlikte çevrildi.


Basım Ayı/Yılı : 9/2022
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 984
Ağırlık : 984
En / Boy : 12 / 20
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺227,50

Tolstoy en olgun çağında insanlara rehberlik edecek ve fikirlerini derli toplu verecek bir eser yarattı:

Bilgelik Günlüğü. Bu kitap Tolstoy'un ve onun kendine yakın bulduğu düşünürlerin görüşlerinden oluşan bir takvim. İyilik, mutluluk, yardımlaşmadan vejetaryenliğe, alçakgönüllülüğe ve duaya dek birçok konuda düşünceler içeren bu kitap Rus Devrimi öncesinde Tolstoycular tarafından çokça okunsa da, Sovyet döneminde yayımlanmadı.

Tekrar gün ışığına çıktığı günden beri büyük ilgi gören Bilgelik Günlüğü, Türkçeye ilk kez tam olarak, Tolstoy'un hazırladığı şekliyle, haftalık okuma olarak seçtiği öykülerle, yazılarla birlikte çevrildi.


Basım Ayı/Yılı : 9/2022
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 984
Ağırlık : 984
En / Boy : 12 / 20
Cilt Tipi : Ciltli
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺262,50

19. yüzyılın ortalarından başlamak üzere Rusya’ya yayılan “Halkçılık” hareketinin ve düşüncesinin sonucu olarak geniş kitlelerin eğitimi sorunu, aydın kesimi olduğu kadar Çarlık hükümetini de etkilemiştir. Köy okulları açılmaya, yaygınlaştırılmaya başlanmıştır. Ancak gerek okulların fiziki koşulları gerekse zorunlu derslerin içeriği, öğretmenlerin yetersizlikleri başta Tolstoy olmak üzere aydınları adım atmaya zorlamıştır. Tolstoy Avrupa seyahatlerinde incelediği eğitim konusunu, kendi yaşam deneyimleriyle birleştirerek Yasnaya Polyana’da deneysel bir okul kurar. Siyasal nedenlerle bu deneyimi sürdüremese de o dönemde eğitim üzerine yazdığı makalelerin, eski tip eğitimcilerle yaptığı tartışmaların, eğitim ve öğretim üzerine düşüncelerinin, okulundaki derslerin veriliş biçiminin etkilerini günümüz eğitim sisteminde görmek mümkündür. Tolstoy yazarlığının ötesinde neyin, nasıl, ne amaçla yapılması gerektiğini gösteren ender eğitimcilerden biridir.

 


Basım Ayı/Yılı : 2022
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 384
Ağırlık : 384
En / Boy : 12 / 20
Cilt Tipi : Ciltli
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺137,50

Puşkin, büyük Rus edebiyatını kuran öncü birkaç büyük şair ve yazardan birisidir. Bu dönem yazarları öylesine canlı ve etkileyici insan tipleri oluştururlar ki bir süre sonra dil ve milliyetlerinden sıyrılırlar, insanlığın arasında dolaşmaya başlarlar. Puşkin, Yüzbaşının Kızı’nı, 18. yüzyıl Rusya’sında patlak veren  “Pugaçov Ayaklanması” sırasında yaşanan bir aşk hikâyesinden yola çıkarak yazar... Despotizm ve askeri bürokrasinin hüküm sürdüğü bu dönemde korkunç olaylar yaşanır. Yüzbaşının kızı Marya İvanovna bütün güzelliğiyle orada, isyanın içindedir. Romanın kahramanı Grinev, savaşın orta yerinde âşık olmanın, aşk uğruna bedel ödemenin, haksızlığa ses yükseltmenin ve her ne olursa olsun ümit etmenin sembolüdür. Dönemin siyasi atmosferi kadar çetin tabiat da bütün çarpıcılığı ile yer bulur kitapta.  Puşkin’in sürgün sırasında yazdığı Yüzbaşının Kızı, bir klasik eser olarak sadece Rus edebiyatında değil, insanlığın unutulmaz eserleri arasındaki yerini çoktan almıştır.


Basım Ayı/Yılı : 2021
Basım Yeri :
Baskı Sayısı :
Sayfa Sayısı : 145
Ağırlık : 145
En / Boy : 13,5 / 19,5
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 1. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺42,50

Yürümek, dilimizin en çağrışımlı kelimelerinden birisi. Üstelik sadece insan için kullanılmaz. Dallara su yürür baharda. Birisi su altından saman yürütür. Birisi karda yürüyüp izini belli etmez. Soyut ve somut pek çok durumu birden karşılar.

İnsan, asıl odur yine de yürümeye tam anlam veren. Günlük hayatında en çok yaptığı eylemlerden birisidir. Bir zorunluluk olduğu kadar bedensel ve ruhsal sağlığın en temel egzersizi. Ama elbette bu kadar değil; insanı diğer canlılardan farklı kılan “düşünme” eylemi için de bir zemin aynı zamanda.

Tarihin en önemli düşünürleri, en kalıcı fikirlerini yürüyüşleri esnasında yaratmışlar. Nice özgün düşüncenin, sanat eyleminin ve bilimsel buluşun kaynağı olmuştur yürümek.

Özellikle saf, bozulmamış, insan eli değmemiş doğada yapılan yürüyüşler, kişinin iç dünyasına da yaptığı bir yolculuk. Kendisiyle en güzel, yürüyüş yaparken yüzleşebiliyor insan.

19. yüzyılın Amerikalı ünlü düşünürlerinden Henry David Thoreau, yürümeyi bu kısa ama çarpıcı eserinde harikulade bir şekilde tanımlıyor, sınırlarını çiziyor, tasvir ediyor, tecrübelerini anlatıyor.

Her okur bu kitapla birlikte yürümeyi keşfedecek. “Yürümek” artık sıradan, fiziksel bir zorunluluk olmaktan çıkıp bir hayat felsefesine dönüşecek.

Yürümek, üstelik Selma Aksoy Türköz’ün özgün çevirisiyle…


Basım Ayı/Yılı : 2021
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 80
Ağırlık : 80
En / Boy : 14 / 20
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺32,50

Atâullah İskenderî Tasavvuf dünyasının en şöhretli simalarından birisi.

Yüzlerce hikmetli sözü yanı sıra, muhtelif kişilere yazdığı bazı mektuplardan parçalar her devirde ilgi görmüştür. Sonundaki münacaatla taçlanan Hikemü’l-Atâiyye, önemli bir tasavvuf klasiği olarak kabul edilir.

İbn Atâullah’ın, mürşidi Ebu’l-Abbas el-Mürsî’ye takdim ettiği eserde tasavvufî hayat ve düşüncenin en tartışmalı konuları çok dikkatli bir üslûpla özlü bir şekilde anlatılmıştır. Eserde kulluk ve dervişlik psikolojisinin son derece güçlü bir üslûpla özetlenmesi sebebiyle daha sonraki yüzyıllarda sûfîler arasında, “Namazda Kur’ân’dan başka bir kitap okumak câiz olsaydı el-Hikem okunurdu” sözü yaygınlık kazanmıştır.

Eser, tasavvufî yorum ve hikmetleri yüksek edebî bir üslûp ile işlemesi sebebiyle yüzyıllardır okunmaya, şerh edilmeye ve defalarca farklı çevirilerle farklı dillerde yayınlanmaya devam eder.

Osmanlı son döneminde pek çok görev üstlenmiş ve Meclis-i Meşâyih reisliği makamında oturmuş olan Saffet Yetkin’in tercümesi, benzerlerinden bir adım öndedir. Aldığı tasavvufî terbiye, kemâlat ve medrese ilimlerini birleştiren ve entelektüel bir kişilik olan Yetkin, bu eseri vefatından hemen önce, 1950 yılında bitirmiş ve yayınlamıştır.

Hikemü’l-Atâiyye, bu yayınla daha kolay anlaşılması için yer yer sadeleştirilmiş ve tasavvufa ilgili okurların daha rahat kavrayabileceği bir kıvama getirilmiştir…


Basım Ayı/Yılı : 2021
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 206
Ağırlık : 206
En / Boy : 14 / 20
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺62,50

Kimsesiz bir çocuğun en büyük sığınağı, tüm umutların gerçekleşebileceği bir hayal dünyasıdır.

Annesini çocuk yaşta kaybeden Emily Starr, babasıyla birlikte sade ve huzurlu bir hayat sürmektedir. Kendi küçük dünyası ve hayaller âleminde günlerini mutluluk içinde geçirirken babasının ölümüyle yıkılır ve yapayalnız kaldığını hisseder. Kimsesiz Emily mecburen annesinin soğuk ve kendini beğenmiş akrabalarının himayesine girecektir. Dayıları ve teyzeleri arasındaki uzun müzakerelerden sonra Emily’nin, aile çiftliği Yeniay’da Elizabeth ve Laura teyzeleriyle kalması kararlaştırılır. Baskıcı Elizabeth teyzeyle yıldızı barışmasa da Emily, çiftliğin doğasına, oradaki yaşamın gerektirdiği ritüellere hemen ısınır. O artık Yeniaylı Emily’dir.

Okulda zor geçen ilk günlerin ardından zamanla yeni ve sağlam dostluklar kuran Emily’nin en büyük yoldaşı yazdıklarıdır. Emily yalnız kalabildiği her fırsatta yazar. Bazen babasına mektuplar, bazen şiir dizeleri karalar; bazen de canını sıkan olayları anlatır. Hayatta karşısına ne çıkarsa çıksın, kalemi ve yazma isteği onu hiç yalnız bırakmayacaktır.


Basım Ayı/Yılı : 2021
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 368
Ağırlık : 368
En / Boy : 14 / 21
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺75,00

“Hakiki bir mizah duygusuna sahip, gerçek bir yazar.”
JAMES JOYCE

Fakirlik Edebiyatı, Flann O’Brien’ın Myles na gCopaleen mahlasıyla 1941 yılında İrlandaca kaleme aldığı, kırsaldaki İrlandalıların yaşantısını hicvettiği ve yıllarca daha bilindik eserlerinin gölgesinde kalsa da yazarın mizah duygusunun hiç eksik olmadığı bir roman.

Kitap, İrlanda’nın batısında, insanların yalnızca patatesle beslendiği ve evlerini domuzlarla paylaştığı Corkadoragha adında hayali bir köyde, hiç durmayan sağanak altındaki açlık ve sefaleti anlatır. Kitabın kahramanı Bonaparte O’Coonassa, dedesinin kendisine yol göstermesiyle hayata atılır. Daha küçük bir çocukken, “Gerçek İrlandalıların kaderi (kitapların söylediğine göre) her daim böyle olmuştur; yol boyunca doğuya ilerlerken vadinin kıyısında, küçük, kireç beyazı bir evde yaşamak da bu dünyada benim için güzel şeylerin olamayacağının doğduğumda bana sunulan kanıtıydı,” diyen O’Coonassa, İrlandalıların kaderinden kaçabilecek midir yoksa ona boyun mu eğecektir?

“Fakirlik Edebiyatı, çılgın komedisinin yanı sıra korkunç bir kötülük de barındırıyor. Aklıma gelen yazarlar içinde sadece O’Brien’ın dehası bu nitelikleri bu kadar iyi sentezleyebilir.”
EVENING STANDARD

 

  • Yazar: Flann O'Brien
  • Yayınevi: Everest Yayınları
  • Hamur Tipi: 3. Hamur
  • Sayfa Sayısı: 100
  • Ebat: 13,5 x 19,5
  • İlk Baskı Yılı: 2022
  • Baskı Sayısı: 1. Basım
  • Dil: Türkçe
  • Barkod: 9786051858302

₺30,00

Firdevsî “İran ruhunu” Şahnâme’yle yeniden canlandıran, onu harekete geçiren; Zâl’i, Rüstem’i, Keykâvûs’u, Cemşîd’i, Behrâm’ı, Câm-i Cem’i, Rahş’ı ve Sîmurg’u yaşatmaya devam eden kişidir. Şahnâme’ye, sadece eski İran hükümdarlarının tarihini, İran kahramanlarının mücadelelerini tasvir eden sahneleri, mitolojik hikâyeleri anlatan, eskilerin yaşadıklarını sonrakiler ibret alsınlar diye yeni kuşaklara aktaran bir eser gözüyle bakılmamalıdır. Bütün bu özellikleri de taşımakla birlikte, onun gerçek değeri; eskiler ve yenilerin bilgi birikimini değerlendirerek gerçek yöneticiliğin kurallarını, teorilerini, İran ülkesini yönetmede gerekli olan siyasi düşüncenin temellerini atmış olmasındadır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 584
En / Boy : 13 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2022
₺127,50

Fars dilinin sözcük hazinesi sayılan, aynı zamanda eşsiz fesahat ve belagat örneği kabul edilen Şahnâme, içeriğinde yalnızca birtakım hikâyeler barındırmaz. Eserde, eski İran efsane ve gelenekleri, İslam dönemine kadar meydana gelen hemen hemen bütün olaylar hakkındaki bilgiler bir araya toplanmıştır. Ayrıca felsefi ve ahlaki konulara değinilmiş, kahramanlık şiirlerinin yanı sıra diğer şiir türlerine de yer verilmiştir.

Şahnâme, bir bakıma yenilgi ve hayal kırıklıkları sonucunda ortaya çıkmış bir eserdir. Samanîlerin tarih sahnesinden çekilmesi, Araplar karşısındaki yenilgi ve İran tarihinde olumsuz bir dönemin başlaması gibi etkenler nedeniyle efsaneler ve kahramanlık anlatılarıyla örülü geçmişe, yani hayallerdeki tarihe ihtiyaç daha da artar.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 788
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2022
₺147,50

Tuslu söz ustası eserinde sadece mahlasının “Firdevsî” olduğunu belirtmiş, adından hiç söz etmemiştir. Ancak ünlü eserini dizelerinde çok sayıda isimle anmıştır: Nâme (Kitap), Nâme-yi Bâstân (Eski Kitap), Nâme-yi Pârsî (Farsça Kitap), Nâme-yi Pehlevî (Pehlevî Kitabı), Nâme-yi Husrevân (Hükümdarlar kitabı), Nâme-yi Şâhvâr (Şaha Yaraşır Kitap), Nâme-yi Şehriyâr (Hükümdar Kitabı), Nâme-yi Şehriyârân-i Pîş (Önceki Hükümdarların Kitabı), Nâmvernâme (Ünlüler Kitabı), Târîh-i Şâhân (Hükümdarlar Tarihi), Dâstân (Destan), Dâstân-i Kohen (Eski Destan), Dâstânhâ-yi Dîrîne (Eski Destanlar), Defter-i Pehlevân (Kahramanlar Kitabı), Defter-i Husrevân (Hükümdarlar Kitabı), Sohenhâ-yi Şâhinşehân (Hükümdarların Sözleri) gibi.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 964
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2022
₺192,50

Rusya’da Kim İyi Yaşar?


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 350
En / Boy : 12 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2021
₺82,50

Burma Günleri, Britanya İmparatorluğu’nun Burma’daki sömürgecilik zamanlarında yaşanan yerel yozlaşmayı ve imparatorluğun bağnazlığını anlatır. Bir kereste tüccarı olan Flory, imparatorluk yanlısı olan Dr. Veraswami ile arkadaş olur. Doktorun yardıma ihtiyacı vardır. Kyauktada Sulh Hâkimi U Po Kyin onu mahvetmeye hazırlanmaktadır ve onu kurtarabilecek tek şey Avrupa’nın himayesidir: beyazlardan oluşan bir kulübe üyelik. Bu sırada genç ve güzel bir İngiliz olan Elizabeth Lackersteen Paris’ten Burma’ya gelir. Sonunda Flory içinde bulunduğu yalnızlığından, aşk ve evlilik sayesinde kurtulabileceğini düşünür.
Orwell’in ilk romanı olan ve Burma’da görev yaptığı yıllarda İngiliz sömürgeciliğine bakış açısını anlatan Burma Günleri gerçekçi dili ve derinlikli karakterleriyle etkileyici bir eser niteliği taşıyor.

 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 284
En / Boy : 12 / 20.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2021
₺87,50

Sanırım ben sorunların bir çözümü olduğu düşüncesini seviyorum. Bence gizem hikâyelerinin çekiciliği de buradan geliyor, ister Holmes ister bir başkası olsun. Bu hikâyelerde anlaşılabilir bir dünyada yaşıyoruz. Öyle bir dünya ki her sorunun bir çözümü var ve eğer yeterince zekiysek onları çözebiliriz.

–Graham Moore

Yayımlandığı ilk günden itibaren tüm dünyada milyonlarca okuyucuya ulaşan, pek çok yazar ve eser üzerindeki etkisinin görülebildiği, kolektif mirasımızın en ünlü dedektifi Sherlock Holmes, kaotik dünyadaki sorunları çözmeye müsaitseniz hemen gelin, değilseniz bile yine de gelin diyor.

“Dikkatimi çekmek istediğiniz başka bir husus var mı?”

“Köpeğin o geceki garip davranışları.”

“Ama köpek o gece bir şey yapmadı.”

“Garip olan da bu ya,” dedi Holmes.

Sir Arthur Conan Doyle’ın tüm hikâyelerinin orijinal çizimleriyle toplandığı koleksiyonun ikinci cildinde “Oyun başlıyor!”


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 750
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2021
₺225,00

Zahar Kordovin. Gizli bir dâhi, gerçek bir entelektüel ve uslanmaz bir sahtekâr. Yaşama, sanata ve suça tutkuyla bağlı tehlikeli bir yetenek. Sahteciliğin ve işlediği tüm sanat suçlarının yanı sıra ailesinin yüzyıllar süren tarihine nüfuz etmiş dramalar için de büyük bir bedel ödeyecek. Onu çağıran hayaletlerin ve gizemlerin peşine düşen Kordovin tüm iplerin tek bir ölümcül düğüm haline geldiği Cordoba’da ailesinin trajik geçmişiyle yüzleşecek. Dina Rubina, her karakterine tekil bir hikâye anlatan benzersiz sesler bahşediyor. Dili, kahramanının geçtiği şehirleri canlı bir havayla kuşatıyor. Sanat sahtekârlığının ve büyük para anlaşmalarının bu karanlık dünyasında göçmenlerin, taşralıların, entelektüellerin, eksperlerin, şairlerin, ressamların, sanat tacirlerinin, delilerin, huysuz amcalar ve garip teyzelerin geçit törenine davetlisiniz.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 660
En / Boy : 12 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2021
₺115,00

Burma Günleri, Britanya İmparatorluğu’nun Burma’daki sömürgecilik zamanlarında yaşanan yerel yozlaşmayı ve imparatorluğun bağnazlığını anlatır. Bir kereste tüccarı olan Flory, imparatorluk yanlısı olan Dr. Veraswami ile arkadaş olur. Doktorun yardıma ihtiyacı vardır. Kyauktada Sulh Hâkimi U Po Kyin onu mahvetmeye hazırlanmaktadır ve onu kurtarabilecek tek şey Avrupa’nın himayesidir: beyazlardan oluşan bir kulübe üyelik. Bu sırada genç ve güzel bir İngiliz olan Elizabeth Lackersteen Paris’ten Burma’ya gelir. Sonunda Flory içinde bulunduğu yalnızlığından, aşk ve evlilik sayesinde kurtulabileceğini düşünür.

Orwell’in ilk romanı olan ve Burma’da görev yaptığı yıllarda İngiliz sömürgeciliğine bakış açısını anlatan Burma Günleri gerçekçi dili ve derinlikli karakterleriyle etkileyici bir eser niteliği taşıyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 284
En / Boy : 12 / 20.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2021
₺50,00

Tolstoy’un yirminci yüzyılın ilk on yılında tamamladığı son eserler hem bir veda hem bir davet niteliği taşır.
Bu eserler Tolstoy’un bütün hayatını ve düşüncesini gözden geçirmesinin izini taşır, bir yandan da arkasından gelenlere bırakacağı fikir mirasını yeni çağın ışığında şekillendirmesinin izini.
Bu eserlerin çoğu, çağın girdabından yorgun düşen yazar Kasım 1910’da evinden kaçıp kendi ölümüne giderken yayımlanmamıştı. Tolstoy’un ölümünden sonra yayımlanan bu eserlerin arka planında çağın kanlı tarihsel olayları, büyük halk hareketleri vardır. Bunlar arasında Sahte Kupon ve Hacı Murat büyük etki bırakmış, birçok kez sinemaya uyarlanmıştır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 664
En / Boy : 12 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2020
₺162,50

Hayır, Çehov ne bir melekti ne de ermiş;
o sözcüğün tam anlamıyla hepimiz gibi bir insandı. Herkesi şaşırtan o dengeliliği, aklı başındalığı, acılı ve çetin iç boğuşmaları sonunda savaş ganimeti olarak elde ettiği niteliklerdi. Sanatçı yaradılışı bu savaşta ona en büyük yardımda bulunmuş, buna karşılık ondan tüm zamanını ve gücünü almıştı.
–İgnati Nikolayeviç Potapenko

Anton Çehov yaşamı boyunca içinden geldiği gibi yaşamış, hep kendisi olmuş,
ruhça özgür kalmıştır.
–Maksim Gorki


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 560
En / Boy : 12 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2020
₺137,50

Tolstoy’un yirminci yüzyılın ilk on yılında tamamladığı son eserler hem bir veda hem bir davet niteliği taşır.
Bu eserler Tolstoy’un bütün hayatını ve düşüncesini gözden geçirmesinin izini taşır, bir yandan da arkasından gelenlere bırakacağı fikir mirasını yeni çağın ışığında şekillendirmesinin izini.
Bu eserlerin çoğu, çağın girdabından yorgun düşen yazar Kasım 1910’da evinden kaçıp kendi ölümüne giderken yayımlanmamıştı. Tolstoy’un ölümünden sonra yayımlanan bu eserlerin arka planında çağın kanlı tarihsel olayları, büyük halk hareketleri vardır. Bunlar arasında Sahte Kupon ve Hacı Murat büyük etki bırakmış, birçok kez sinemaya uyarlanmıştır.
 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 664
En / Boy : 12 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2020
₺127,50

Divan şiirinin zirve isimlerinden Şeyhî’nin Hüsrev ü Şirin’i sadece kendi döneminin değil tüm dönemlerin kayda değer eserleri arasında yer alır.

 Nizamî’nin aynı adlı eserine nazire olarak kaleme alınan ancak birçok yönden bu eseri aşan Hüsrev ü Şirin, Germiyanlı Şeyhî’nin edebiyata sunduğu bir başyapıt. Gerek içerik gerekse dil özellikleri bakımından dönemini gayet iyi yansıtan eser, kendisinden sonra gelenleri de etkilemiş, zaman içinde genişleyen bir Hüsrev ü Şirin geleneğinin oluşmasında önemli rol oynamıştır.

 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 406
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2020
₺122,50

“Sırdaş Trompet’i okumak, bizi gündelik yaşamımızın sefil gerçekliğinden kurtarıyor.”

- LuIs Buñuel
 
İngiliz asıllı Meksikalı sürrealist sanatçı Leonora Carrington’ın başyapıtı Sırdaş Trompet belki yalnızca Alice Harikalar Diyarında ile kıyaslanabilecek sıradışı bir metin. Olağanüstü bir hayal gücü ve çekicilikle bezeli Sırdaş Trompet, 92 yaşındaki Marian Leatherby’nin kendisini içinde bulduğu macerayı anlatıyor.

Ailesi tarafından huzurevine gönderilmesi planlanan Marian’ın kulakları artık pek işitmemektedir. Bunun üzerine en yakın arkadaşı Carmella tarafından kendisine bir işitme trompeti hediye edilir. Ne var ki bu cihaz, yalnızca sesleri işitmesini sağlamaz, ona aynı zamanda görünür olmayan dünyadan da bilgiler getirecektir. Böylece Marian, gönderildiği huzurevinin, hiç de öyle sıradan bir yer olmadığını anlayacak ve kendini gizemlerle dolu bir maceranın içinde bulacaktır.

Sırdaş Trompet, gizemini sürekli koruyan derinlikli kurgusu ve zeki mizahının yanı sıra, farklı kültürlerin folklor özelliklerini ustalıkla birleştirmesiyle, modern fantastik edebiyatın da öncüsü.

“O kadar ilham verici bir kitap ki... Özgürlüğünü, mizahını ve kendi yasalarını icat edişini çok seviyorum. Onun nesini mi almak istiyorum? Tabii ki peruğunu.”

Björk


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 216
En / Boy : 13,5 / 195
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2020
₺60,00

“Cesur bir adam ve cesur bir şair.”

Bob Dylan

Lawrence Ferlinghetti: Jack Kerouac, Allen Ginsberg ve William S. Burroughs ile birlikte Beat Kuşağı’nın kurucularından; grubun 101 yaşında halen hayatta olan tek üyesi; şair, ressam, çevirmen, yayıncı, savaş gazisi, pasifist, fakir çocuk, ayrıcalıklı çocuk, dobra sosyalist, başarılı kapitalist…
 
Ferlinghetti, otobiyografik unsurlarla bezediği ilk romanı Küçük Çocuk’ta asırlık bir belleğin labirentlerinde dolaşıyor. Zengin bir aileye evlatlık verilen Küçük Çocuk’un ilk gençliğiyle başlayan roman, kendisini kimi zaman sayfalarca süren bilinçakışına kaptırarak sürekli şekil değiştiriyor, şiire, monoloğa, ilahiye, politik söyleme, vasiyetnameye, bir dil fırtınasına dönüşüyor.
 
Küçük Çocuk karmaşık bilincin satırlara damıtıldığı, Proust’a ve Joyce’a göz kırpan, öfkeyle ve neşeyle dolu yüz yıllık zihnin uzun soluklu anlatısı.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 168
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2020
₺47,50

1828 yılında, Almanya’nın Nürnberg şehrinde, bir köylü gibi giyinmiş, saçları darmadağınık, doğru düzgün yürüyemeyen ve hemen hiç konuşamayan 17 yaşlarında bir genç bulunur. Caspar Hauser adındaki bu çocuk, bulunduğu tarihten bıçaklanarak yaşamını yitirdiği 1833 yılına dek Avrupa’da tam bir muammaya dönüşmüş, dikkat çekici saflığı ve masumiyetiyle insanların duyarlığını harekete geçirmiş, “kurt çocuk” gibi romantik spekülasyonlarla desteklenen çözülememiş bir gizem haline gelmiştir.

Adım atmayı, konuşmayı yeni yeni öğrenen Caspar’ın, kentteki çeşitli ailelerin vasiliğinde insanlara, hayata, toplumsal düzene uyum sağlaması için uğraşılırken bir yandan da onun kim olduğu, nereden geldiği hükümet yetkililerinden sıradan yurttaşa kadar her kesim tarafından merak edilir. Kimdir Caspar Hauser? Bertaraf edilmiş, hükümdar soyundan bir prens mi yoksa kaderine terk edilmiş gayrimeşru bir çocuk mu?

“Caspar Hauser Vakası” bu tarihten itibaren çok geniş ve disiplinlerarası bir literatür oluşturmuştur. Peter Handke’nin 1967 yılında Kaspar adlı bir oyun kaleme aldığı, Werner Herzog’un 1974 yılında The Enigma of Kaspar Hauser adlı bir film yaptığı, W. G. Sebald’ın 1975 yılında, Campo Santo kitabında Handke’nin oyunu hakkında yazdığı bir denemesinde ve başka metinlerinde ele aldığı Caspar’la ilgili ilk yapıtlardan biri olan Jakob Wassermann’ın Caspar Hauser veya Gönül Miskinliği adlı klasikleşmiş romanı, Caspar’ın büyüleyici, ilgi çekici ve kısa yaşamını ele alır. Wassermann sinematografik dili ve ayrıntıcı bakışıyla, bugün bile tartışılmayı sürdüren Caspar’ın esrarengiz hikâyesine dayanan nihai ve modern kurguyu yaratmıştır.

 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 448
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2020
₺95,00

19. yüzyıl Rus edebiyatının en ünlü hiciv yazarlarından olan Mihail Saltıkov-Şçedrin’in 1869’da yayınladığı roman, muazzam bir kargaşa içindeki “Ahmakiye”yi anlatıyor. Başlarına yönetici olarak en az kendileri kadar ahmak bir yönetici arayan Ahmakiyelilerin yaşadığı fantastik şehir, aslında Rus İmparatorluğu’nun bir karikatürüdür; metin bunun da ötesinde, yöneten ve yönetilenlerin zaaflarının ele alındığı, tüm toplumları ilgilendiren evrensel bir eleştiridir. Çarlık despotizminin ağır sansür koşulları altında yazan Saltıkov-Şçedrin, romanını semboller, müthiş alegoriler ve fantastik karakterler üzerine kurmuş; kullandığı dille hiciv sanatının en üst düzey örneklerinden birini vermiştir.

“Türkiye’ye de gelmiş ve konuğum olmuş bulunan Nikolayev hem gülmece üzerine çalışıyor, hem de Şçedrin uzmanı… Moskova’da evine yemeğe gittiğimde, bana Şçedrin üzerine Rusça bir incelemesini imzalayıp vermişti. Bu incelemenin İngilizcesi de var, bir İngiliz çevirmiş. Nikolayev Şçedrin’in en iyi romanının Aptallar Köyü olduğunu söylemişti. Bu kez Moskova’ya gidişimde Aptallar Köyü’nü arayıp buldum. Çok zor bulunan kitaplardan...

Aziz Nesin

“Şçedrin’in hicvi büyük önem taşır. Şçedrin, hem doğruluğu ile hem de peygamberlere has bir önsezisi ile (ki bu önsezi Rus toplumu için oldukça gereklidir) edebi yolunda ilerliyor. Bu öngörüyü açıklamak gerekirse; Şçedrin zamanının kültür toplumunun temsilcilerinin düşünce tarzını çok iyi idrak etmiştir, çünkü bu düşünce tarzı Şçedrin’in gözlerinin önünde oluşmuştur. O, ayrıca yetenekli, dürüst ve sert bir kişiliğe sahiptir, hiçbir zaman gerçekler karşısında susmaz, o gerçekler üzüntü veriyor olsa bile…”

Maksim Gorki


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 328
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2020
₺80,00

Savaşın son günleri yaklaşırken Martha Quest Afrika’daki komünist harekete olan inancını kaybetmiştir ve hareketin liderlerinden biriyle olan evliliği de çökmektedir. Uğradığı karakter erozyonundan kaçmaya çalışan Martha, yeni bir aşka tutunacak ve boğucu mutsuzluğundan kurtulmaya çalışacaktır. Fakat her zamankinden daha cesur olmayı gerektiren bu dönem, geleceğe dair hiçbir güvencesi olmayan insanların zayıflıklıklarıyla daha da zorlaşır. Güneş her gün doğmaya devam etse, şehirler her gece ışıklarla aydınlansa da Martha ve etrafındakilerin üzerine düşen karanlık gölge her geçen gün büyümektedir.

Nobel ödüllü Doris Lessing’in yarı otobiyografik roman serisi “Şiddettin Çocukları”nın dördüncü kitabı Kıyısız, II. Dünya Savaşı’nın son aylarına odaklanıyor. Lessing savaş sonrası ruh halinin derinlikli bir portresini çizerken, yenik düşen ideallerin bireylerin yaşamları üzerindeki etkisini eksiksiz bir kavrayış ve ironiyle anlatıyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 385
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2020
₺82,50

Tolstoy'un tiyatroyla ilgilenmesi edebiyatta tarihsel roman ile destan arasında bir geçiş noktası bulmak üzere arayışlara girdiği döneme denk gelir.

İlk oyununu yazmaya tam da Savaş ve Barış üzerine çalıştığı dönemde başlamıştır; yayımlanmadan kalan ilk tiyatro oyunu Bozuk Aile, 1864 tarihini taşır. Bu kitapta yer alan diğer oyunlar olan İlk Damıtma Ustası (1886), Karanlığın Gücü (1886), Aydınlanmanın Meyveleri (1886-1889), Ve Işık Karanlıkta Parlar (1890), Fırıncı Pyotr (1894) ile ölümünden sonra yayımlanan Canlı Ceset (1900) adlı oyunlarsa Tolstoy’un tiyatrodaki başarılı, kabul gören ve uzun yıllarca sahnelenen eserleridir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 665
En / Boy : 12 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2020
₺115,00

Modern Türk şiirinin ustalarından biri olan ve Mevlânâ’nın hayatı ve yapıtı üzerine müstakil bir inceleme kaleme alan Asaf Hâlet Çelebi, bu kez, Mevlânâ’nın Rubâîleri başlığı altında, Türkçeleştirdiği 276 rubâîyi bir araya getiriyor.

Mevlânâ’nın mistisizmini rubâîlerindeki aşk teorisiyle açıklayan Çelebi, rubâîleri “mistik” ve “erotik” olarak iki ana gruba ayırıyor: “Sırf mistik bir akidenin, bilhassa tevhid fikrinin muhtelif şekilde tefsirlerinden ibaret olanlar” ve “duyan, seven, yanan bir kalbin, mest ve kararsız bir düşüncenin rakik hayalleriyle doludur” dediği érotique şiirler.

Mevlânâ’nın hem bizde hem de Batı kültüründe Mesnevî ile tanındığının, onun dışındaki şiirlerinin genel olarak anlaşılamadan kaldığının, örneğin Hayyam’ın rubâîleri gibi defalarca çevrilmediğinin altını çizen Asaf Hâlet Çelebi’nin bu değerli çalışması, Mevlânâ’nın ruhunun en derin ve girift ilhamlarına tercüman oluyor.

 “Aşk öyle güzel bir şeydir ki [aynı zamanda] ondan adamın başına

türlü türlü belalar gelir; âşık o belalardan sakınmamalıdır.

Aşk dininde merd olan o kimseler ki aşk canına

kâr ettiği zaman canından bile vazgeçer.”


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 168
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2020
₺52,50

Daha önce Belli Belirsiz Şeyler Anısına kitabını yine Mehmet Hakkı Suçin tercümesiyle yayınladığımız Adonis günümüzde yaşayan en etkileyici Arap şairi olarak kabul edilmektedir. İşte Budur Benim Adım’da düzyazıyla şiirin arasındaki sınırı ihlal eden, bu ihlal esnasında şairliğini asla unutturmayan bir Adonis’le karşı karşıyayız.

Girişteki poetika metnine dair Suçin’den alıntılarsak, “Adonis’in poetikasıyla ilgili bir ‘sunuş’ yazısı yazmaya başladığım sırada, Adonis metnine nüfuz etmenin aslında onun metniyle değil okuyucuların okuma alışkanlıklarıyla ilgili olduğu düşüncesiyle, Şiir Politikası (Beyrut, 1985) adlı eserinden ‘Okumanın Poetikası’ başlıklı metnini çevirip sunuş yazısı niyetine” okurun karşısına çıkarıyoruz.

Bahsi geçen metinde Adonis, içinde bulunduğu şiire dair çok kıymetli tespitler yapıyor: “Fakat Arap şiirinin bugün tarihsel ve sanatsal bir sorunsalı vardır. Tarihseldir, çünkü bir geçiş, değişim ve araştırma evresinde yazılıp okunmuştur. Sanatsaldır, çünkü bir yazma vizyonundan, insan ve dünyaya dair birbiriyle çelişen farklı tutumlardan ortaya çıkmıştır. Bu sorunsala, hem yazmada hem de okumada Arap kültürüne egemen olan ‘geçmişçilik fenomeni’ şeklinde adlandırdığım keskin bir nitelik de eklenmektedir. Egemen siyasi yapıda söz konusu geçmişçiliği, hem yazma (yani dil ve estetik) hem de okuma (yani bilgilendirme ve kullanım) yönüyle destekleyen faktörler vardır.”

İşte Budur Benim Adım, şimdi Türkçede okurunu bekliyor.

“Şairin muhatabı, tanrıdır.”

Adonis


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 88
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2020
₺37,50

Pasifik Okyanusunda 101 gün süren olağanüstü bir yolculuğun hikayesi… Norveçli antropolog Thor Heyerdahl, Polinezya Adalarına yerleşen ilk insanların efsanevi kahraman Kon-Tiki önderliğinde okyanusu geçerek Peru’dan geldiğine inanıyordu. Yazar, o dönemde böyle bir yolculuğun imkânsız olduğunu söyleyenlere karşı tezini kanıtlamak için 1947 yılında balsa ağacı kütüklerinden yaptığı ve Kon-Tiki adını verdiği ilkel bir salla, beş arkadaşıyla birlikte yola çıktı.

Öfkeli fırtınalar, balinalar, köpekbalıkları ve diğer pek çok tehlikenin eşlik ettiği bu macera üç ay sonra Raroia mercan adasında başarıyla son buldu.

Bugüne dek altmış beş dile çevrilen ve sinemaya da uyarlanarak Oscar’a aday gösterilen Kon-Tiki’de cesaretin ve mücadele ruhunun çarpıcı bir örneğini okuyacaksınız.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 342
En / Boy : 12 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2020
₺82,50

1348 yazında Avrupa’yı toplu ölümlerle sarsan veba salgınından kaçmaya çalışan yedi genç kadın ve üç genç erkekten oluşan bir grup, şehri terk edip Floransa’nın kırsalına sığınmak için yola çıkar. Birbirlerini eğlendirmek ve yolculuğa devam edebilmek için on gün boyunca her biri aşk hikâyelerinden kahramanlık maceralarına uzanan onar öykü anlatacaktır. Toplamda anlatılan bu yüz öykü, ortaçağın karmaşık ve zengin gündelik hayatını ortaya koyan bir derleme görevi görür. Decameron, Princeton Üniversitesinden Leonard Barkan’ın da dediği gibi “tüm zamanların en iyi öykü antolojisi”dir. Dünya edebiyatının ilk hikâyecisi ve İtalyan edebiyatında düzyazının babası olarak kabul edilen Boccaccio’nun başyapıtı Decameron güçlü bir düzyazı.

”Decameron’u okuduğumda 16 yaşındaydım ve 10 hikâyecinin çoğunun kadın olması beni çok memnun etmişti… Modern hikâye anlatıcılığının babası olarak bilinen bu yazar yedi şahane kadın anlatıcı takdim ediyordu. Demek ki umut edilecek şeyler vardı.”

Elena Ferrante

”Avrupa hikâye anlatıcılığının ilk büyük başyapıtı.”

Hermann Hesse


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 825
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2020
₺247,50

Elinizdeki kitap Memleket Hikâyeleri’nin yayımlanışının 100. yılına özel Osmanlıca ve Türkçe hazırlanmıştır.

Refik Halid tarafından kaleme alınan eser ilk defa 1919 yılında Osmanlıca basılmıştır. Bu kitabın Osmanlıca sayfaları, 1919 yılındaki baskının tıpkıbasımıdır. Türkçe metinler için yazarın 1947 yılında gözden geçirdiği baskı esas alınmıştır. 

 *** 

“Refik Halid’in anlattığı olaylar bütünüyle yaşadığı dönemin olaylarıdır. Memleket Hikâyeleri ile Gurbet Hikâyeleri’nde canlandırılan kişilerin çoğu adeta canlıdır. Bütün bu yönleriyle Halide Edip onun ‘yalnız Türk edebiyatının değil, Rus ve Amerikan edebiyatlarından sonra, hikâyecilikte cihan ölçüsünde ön planda bir yer işgal edebilecek bir hikâyecimiz’ olduğunu belirtir.” 

Tanzimat’tan Bugüne Edebiyatçılar Ansiklopedisi

₺199,50

Mevsim Yas, yakın tarihin avurtlarına yapışmış bir lekeyi kazıtıyor. Işığın kırılmadığı, belleğin konuşmayı reddederek ama kaydetmeye devamla sağ çıkabilmeyi başardığı bir yere varıyor Mehtap Ceyran: Görünmez olabildiğin kabuktur ev.

“Hafızası karşısında neden aciz bir varlıktır ki insan?
Seninle böyle konuşuyor olabilmeme şaşırıyorum biliyor musun? 
Bu yaşa geldim hiç kimseyle konuşmadım. Sadece keli­meler 
döküldü ağzımdan. Burada, olduğum yerde sıkıştım kal­dım. 
Geçenlerde neyi fark ettim biliyor musun; bugüne dek hiç bağırmadığımı... Kendi sesime yabancıyım. Belki de bu yüzden hayatla kötü, hastalıklı bir ilişkim oldu hep. Neye sığınacağımı bilemedim. Galiba hep hatırlamaktan ibarettim. Hatıralarımı değil, hafızamı yazıyorum sana. Dışarıda korkunç bir yağmur yağıyor, duyuyor musun? O günlerde de hep yağmur yağardı. Bulutların karabasan gibi çöktüğü başka bir şehir daha var mıdır yeryüzünde, bilmiyorum. Gökten yağmur yerine çamur yağıyordu.”


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 220
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2019
₺60,00

Joyce, Proust ve Kafka ile birlikte modern edebiyatın en büyük isimlerinden biri olan Robert Musil’in efsanevi Günlükler’i nihayet Türkçe’de!

Musil’in, tamamlayamadığı başyapıtı Niteliksiz Adam üzerinde çalıştığı 1929-1941 yıllarını kapsayan Günlükler, bir yandan romanın ilerleyişine bir yandan da yazarın değişmeye başlayan modern dünyayla, yükselişe geçen faşizmle ve en çok da kendisiyle hesaplaşmasına tanıklık ediyor.

Musil’in, Avusturya-Macaristan İmparatorluğu’nu simgeleyen “İmpkralya” adlı hayali ülke aracılığıyla Birinci Dünya Savaşı öncesi ve sonrasının kültürel uyuşmazlıklarını, çatışmalarını, güvensizliklerini dile getirdiği Niteliksiz Adam’ın yanı sıra mutlaka okunması gereken eşsiz bir belge. Ahmet Arpad’ın usta işi Türkçesiyle!

“Dün Niteliksiz Adam’ın ikinci cildini uzun uzun gözden geçirdim. Akşam olduğunda müsveddeleri bir kenara kaldırırken kimi bölümlerin başarısız olduğunu görüp hüzünlendim. Bunun nedeni aceleciliğimdi. Yazdıklarımı bir kenara kaldırıp üzerinde bir süre düşünmem gerekirdi. Ulrich’le Agathe arasındaki ilişkiyi daha iyi ve biraz daha dikkatli anlatmalıyım. Yazdıklarım basılmadığı sürece biraz toparlar, sağından solundan biraz kırpabilirim!”

Robert Musil


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 464
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2018
₺95,00

Rus öykü ve oyun yazarı Anton Çehov, Çarlık Rusyası’nın çöküş dönemindeki taşra yaşamını, insan ilişkilerinin kopukluğunu, bunalımlı bir toplumun bireylere yansıyan tedirginliğini şiirsel bir gerçeklik içerisinde dile getirdi. İnsan ruhunun en derinine inerek bireyin sınırsız yalnızlığını işlediği öykülerinde, yalın bir anlatım ve lirik bir duyarlılıkla sıradan insanların anlamsız gibi görünen yaşamlarına anlam kattı. İnce bir ironi duygusuyla harmanlanmış öykülerinde kaba ve çirkin olanı açığa çıkartarak, iyimserlik duygusunu ön plana alan Çehov, modern öyküye dramatik bir yoğunluk katmıştır. Anton Çehov’un öykülerinden yapılmış özenli bir seçkiyi, Yılmaz Gruda’nın ustalıklı çevirisi ile sunuyoruz.  

₺73,50

"içindeki isyan köpeği ne kadar hırlarsa hırlasın, onun kalem tutan eli, ne bir bıçak sallamıştır ne de ateşli bir silaha dokunmuştur. Özdenetimin buyruğudur: Kimsenin çenesine yumruk atmaz, başına taşla vurmaz, bir bankanın önünde kuyrukta uzun süredir beklerken önüne pişkinin biri geçince dahi bağırıp çağırmaz. "Lütfen sıraya uyalım," demekle yetinir.

"Ağaoğlu’nun ürünleri yalnız yapısı, anlatısıyla, sağlam hikâye ürünleri olmakla yetinmiyor. Toplumumuzun sorunlarına, insanımızın çıkmazına da eleştirici bir gözle bakıyor; yalnız eleştiren değil, bağlamı içinde ona yaşamayı öneren ilkeler de sunuyor. Hikâyemizin ustası ve toplumumuzun panoramasını çizen bir zanaatçı aynı zamanda Ağaoğlu."

- Doğan Hızlan

"Hayatı Savunma Biçimleri biraz da Ağaoğlu’nun yazınsal manifestosu gibi geldi bana."

- Feridun Andaç


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 105
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2017
₺42,50

Reşat Nuri Güntekin'in 1922 yılında ilk kez Vakit gazetesinde tetrika edilen en tanınmış eseridir. Fransız Lisesi mezunu gencecik, delişmen bir kız olan Feride'nin serüveni yaşadığı derin bir hayal kırıklığı sonrasında nişanlısını, ailesini İstanbul'da bırakarak Anadolu'nun küçük bir köyüne öğretmen olmasıyla başlar. Daha sonra bu köyü diğer kasabalar, şehirler izler. Önceleri her gittiği yerde Kurtuluş Savaşı'nın etkileri görülür, güç koşulların, sefaletin izlerine rastlanır. Sonraları farklı kültürden gelen genç, yalnız ve bağımsız bir kızın toplumsal yaşamdaki zorlukları, çalışan değer yargıları, karşısına dikilen çıkar ilişkileri, Feride'nin iç dünyasındaki fırtınalar ve derin yalnızlıkla iç içe geçerek okurun karşısına çıkar. Çalıkuşu, gerçekçi yönelimin ilk dönemlerinden olan bir başyapıttır.

Reşat Nuri Güntekin

1889'da İstanbul'da doğdu. Edebiyat Fakültesi'ni bitirdi. Liselerde öğretmenlik, müdürlük, Milli Eğitim Müfettişliği, Paris Kültür Ateşeliği yaptı. UNESCO'da Türkiye'yi temsil etti. Romanları, hikayeleri, tiyatro eserlerinin yanısıra çeşitli çevirileri de vardır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 541
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2017
₺276,50

“Çağdaşlarından hiçbir yazar Casanova’nın yaşadığı kadar varyasyon ve durum yaratamamıştır ve yüzyıl içinde böylesine cüretkar, inişli çıkışlı bir başka yaşamöyküsü yoktur. (...) 

Burada karşımıza çıkan şey, sanatçının yardımına ihtiyaç duymayan, kendisi yeterince dolu, olgun ve mükemmel bir sanat eseri olan hayatın kendisidir.”
Stefan Zweig
 
Giacomo Casanova’nın (1725-1798) kim olduğunu bildiğimizi sanıyoruz. Yanılıyoruz.
Tüm zamanların en ateşli çapkını, skandalların adamı, aşk makinesi, kumarbaz, dolandırıcı, asker eskisi, kaçak, beş parasız soylu, casus, serüvenci…

Casanova’nın aynı zamanda eylem halinde bir yaşam filozofu, Homeros’un İlyada’sının çevirmeni, Balzac, Stendhal, Zola, Apollinaire, Fellini, Sebald ve daha nicelerini derinden etkilemiş çok büyük bir yazar, geleceğe ait bir adam olduğunu bilmiyoruz.

Casanova’nın 60 yaşını geçtikten sonra yazmaya başladığı anılarını bir araya getiren Hayatımın Hikâyesi, Seingalt Şövalyesi’nin olağanüstü yaşamını ve yapıtını gözler önüne seriyor.

“Casanova fazlasıyla eğlendi, insani etkinliklerin gizli saklı yanlarını gördü, birilerine çabucak kanmanın temelindeki sinir sistemini inceledi. (...) Onu okumak Cervantes’in Don Quijote’sini okumak kadar eğlendirici. Kısacası Hayatımın Hikayesi bir başyapıt, hakikati içinde ilerleyen birinin serüveni. (...) Hayatımın Hikâyesi belki de gizlisi saklısı olmadan 2230 yılında okunabilecektir. Stendhal’in 1936’ya doğru okunmayı umduğunu unutmayalım.”
Philippe Solliers


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 300
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2016
₺82,50

Yaşlı bir denizci Thomas More’a, son seyahati sırasında tesadüfen keşfettiği Utopia adasını anlatır. Bu adanın yönetim biçimi, yasama, yürütme ve yargılama gücü, yurttaşların kamu haklarından yararlanmaları gerçekten de mükemmeldir. Ona göre Utopia bütün Avrupa devletlerinin yapılanmasına örnek oluşturacak ideal devletin ta kendisidir.

Utopia’da yurttaşların birlikte çalışarak elde ettiği ürünler pazar yerlerindeki ambarlara getirilir. Halk her ihtiyacını bu ambarlardan karşılar, üstelik ücretsiz. Çünkü Utopialılar para kullanmaz. Hele paranın ana maddesi altın ya da gümüşe metelik değer vermez. Emeğin ortak kullanımının esas alındığı bu toplumda yiyecek sıkıntısı diye bir şey yoktur, hiç kimse dara düşmez, hiçbir yurttaş ailesinin geleceğinden endişe duymaz.

Çünkü Utopia adaletin yeryüzündeki simgesidir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 248
En / Boy : 12 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2020
₺57,50
Tükendi

“Michel de Montaigne bütün zamanlara kendi benlik sunumunu dâhil etmiş bir düşünür. Ele aldığı onca düşünce, kavram ve izlek, oylumlu yapıtı Denemeler’in her satırında yer yer inceliklerle donanmış bir şekilde, yer yer de baskın bir görü olarak kendisini açığa çıkarır. Onun için bir düşünür ya da klasik anlamda bir yazar demek ne kadar doğru olur; onu tek bir düşüncenin kapsamına dâhil edecek bir tanımlama ne kadar yeterli olacaktır, bilinmez. Bildiğimiz tek bir arı gerçeklik vardır ki, o da Montaigne öyle ya da böyle çağının düşünsel izleğini zorlamış ve tüm çağlarda kalıcılığını onaylatmış bir söz ustasıdır. Kendisi her ne kadar sadece dile geleni aktardığını ve kendisini anlattığını söylese de işin aslı bu değildir. En yalın düşüncelerin sunumunda, hamasi söz söylemenin gereksizliğinden bahsettiği durumlarda bile Montaigne bu durumu eşsiz bir belagat gücüyle sergiler…”

₺66,50
1

Dünya Klasikleri

Dünya Klasik Kitap Listesi

Dünya klasikleri, yazıldığı döneme damga vuran ve popülerliğini günümüze kadar koruyabilen tanınmış yazarların eserleridir. Dünya klasikleri listesi eğitim hayatının en erken döneminden itibaren yaşam boyu sürekli insanların karşısına çıkan özel eserlerdir. Okullarda okuma ödevi olarak okutulan bu eserler dünyaca ünlü kitaplar olmaktadır. Okullarda çocukları okumaya teşvik etmek, okuryazarlık seviyelerini geliştirmek için bu kitaplardan faydalanılmaktadır. 

Günümüzde artan kitap çeşitliliği ile okumaya nereden başlayacağını bilemeyen okuyucular için dünya klasiği romanlar biçilmiş kaftandır. Bu kitaplar için klasik eserler denmesinin sebebi dünyada belli bir üne sahip olmalarından kaynaklanır. Yüzyıllar boyunca okunabilirliğini korumuş olan eserler çeşitliliği ile de her kesime hitap edebilmektedir. Türk ve Dünya klasikleri listesi yediden yetmişe herkese hitap edebilecek zengin bir kategoriye sahip olmaktadır. Klasik kitaplar listesi içerisinden her yaş grubunu kapsayan uygun eserler bulunabilmektedir. Lev Tolstoy'un kitapları gibi genel temsil gücüne sahip olan eserler aynı zamanda evrensel onay sahibi olmaları ile de önemli olmaktadır. Her dönemde geçerlilikleri kabul görmüş, özgün mesaj içeren eserlerdir.

Dünya klasikleri yazarları döneminde eserleri ile ses getirmiş ve günümüzde de etkisini devam ettiren usta yazarlar olmaktadır. Oldukça geniş bir listeye sahip olan dünya edebiyat eserleri her okuyucunun kütüphanesinde bulunması gereken usta eserlerdir. Bu eserler aynı zamanda birçok film, tiyatro ve operaya konu kaynaklığı etmesi yönünden de önemli olmaktadır. Her okurun farklı beğeni ve okuma zevki vardır. Modern dünya klasikleri geniş eser yelpazesi ile her okurun zevkine hitap edebilecek çeşitliliğe sahiptir. Dünya klasikleri eserleri oldukça uzun bir kitap listesi oluşturmaktadır. Bu sebeple öncelikle bu listeyi daraltarak en iyi dünya klasikleri olarak kabul görmüş eserlere öncelik vermek gerekmektedir.

100 Dünya Klasikleri Kitap Setleri

Klasikler her çağa uyum sağlayabilen ve çağın evrensel sorunlarını ele alabilen yapıtlardır. Puşkin'in kitaplarının da arasında bulunduğu dünya klasikleri geçmişin izlerini günümüze aktararak okuyucunun bilinçlenmesini de sağlamaktadır. Her biri ayrı ayrı her dönem için başyapıt niteliği taşıyan klasik eserler içerisinden 100 dünya klasiği eserleri, en iyi klasik kitaplar seçilmektedir. Oldukça uzun okunması gereken dünya klasikleri listesinden seçilmiş olan 100 dünya klasikleri listesi şu şekilde sıralanmaktadır:

 

  • Yabancı- Albert Camus
  • Yüzbaşının Kızı- Aleksandr Puşkin
  • Üç Silahşörler – Alexandre Dumas
  • Küçük Prens – Antoine de Saint-Exupery
  • Sherlock Holmes’un Maceraları – Arthur Conan Doyle
  • Gün Olur Asra Bedel – Cengiz Aytmatov
  • Büyük Umutlar – Charles Dickens
  • Oliver Twist – Charles Dickens
  • Robinson Crusoe – Daniel Defoe
  • Rebecca – Daphne du Maurier
  • Uğursuz Miras – E.T.A Hoffmann
  • Cyrano de Bergerac – Edmond Rostand
  • Uğultulu Tepeler – Emily Bronte
  • Kilimanjaro'nun Karları – Ernest Hemingway
  • Çanlar Kimin için Çalıyor – Ernest Hemingway
  • Dava – Franz Kafka
  • Budala – Fyodor Dostoyevski
  • Cinler – Dostoyevski
  • Ezilenler – Dostoyevski
  • Kumarbaz – Dostoyevski
  • Yeraltından Notlar – Dostoyevski
  • Kolera Günlerinde Aşk – Gabriel Garcia Marquez
  • Hayvan Çiftliği – George Orwell
  • Madam Bovary – Gustave Flaubert
  • Bülbülü Öldürmek – Harper Lee
  • Parma Manastırı – Henri Stendhal
  • Moby Dick – Herman Melville
  • Odysseia – Homeros
  • Goriot Baba – Balzac
  • Vadideki Zambak – Balzac
  • Oblomov – İvan A. Gonçarov
  • Çavdar Tarlasında Çocuklar – J.D. Salinger
  • Beyaz Diş – Jack London
  • Gurur ve Önyargı – Jane Austen
  • Akıl ve Tutku – Jane Austen
  • Gazap Üzümleri – John Steinbeck
  • İnci – John Steinbeck
  • 80 Günde Devri Alem – Jules Verne
  • Açlık – Knut Hamsun
  • Savaş ve Barış – Tolstoy
  • Çocukluğum – Tolstoy
  • İnsan Ne İle Yaşar – Tolstoy
  • Ana – Maksim Gorki
  • Tom Sawyer – Mark Twain
  • Dorian Gray’in Portresi – Oscar Wilde
  • Devlet – Platon
  • Amok Koşucusu- Stefan Zweig
  • Notre Dame’ın Kamburu – Victor Hugo
  • Sefiller – Victor Hugo
  • Sineklerin Tanrısı – William Golding
  • Romeo ve Jüliet – William Shakespeare
  • Veba – Albert Camus
  • Cesur Yeni Dünya – Aldous Huxley
  • Monte Kristo Kontu – Alexandre Dumas
  • Vişne Bahçesi – Anton Çehov
  • İki Şehrin Hikayesi – Charles Dickens
  • İlahi Komedya – Dante Alighieri
  • Otostopçunun Galaksi Rehberi – Douglas Adams
  • Bütün Hikayeleri Toplu Cilt – Edgar Allan Poe
  • Germinal – Emile Zola
  • Silahlara Veda- Ernest Hemingway
  • Dönüşüm – Franz Kafka
  • Böyle Buyurdu Zerdüşt – Friedrich Nietzsche
  • Karamazov Kardeşler – Dostoyevski
  • Beyaz Geceler- Dostoyevski
  • Delikanlı – Dostoyevski
  • İnsancıklar – Dostoyevski
  • 1984- George Orwell
  • Beyaz Zambaklar Ülkesinde – Grigory Petrov
  • Zaman Makinesi – H.G. Wells İlyada- Homeros
  • Babalar ve Oğullar – Ivan S. Turgenyev
  • Emma- Jane Austen
  • Genç Werther'in Acıları – Johann W. Von Goethe
  • Fareler ve İnsanlar- John Steinbeck
  • Körlük – Jose Saramago
  • Denizler Altında 20.000 Fersah- Jules Verne
  • Diriliş- Lev Tolstoy
  • Anne Karenina – Tolstoy
  • Korkunç İvan – Tolstoy
  • Küçük Kadınlar – Louisa May Alcott
  • Kıvılcım Anı – Malcolm Gladwell
  • Don Kişot – Miguel de Cervantes
  • Ölü Canlar – Gogol
  • Ciddi Olmanın Önemi – Oscar Wilde
  • Martı – Jonathan Livingston
  • Amerigo – Stefan Zweig
  • Çılgın Kalabalıktan Uzak – Thomas Hardy
  • Buddenbrook Ailesi – Thomas Mann
  • Ütopya – Thomas More
  • Sefiller – Victor Hugo
  • Sineklerin Tanrısı – William Golding
  • Othello – Shakespeare
  • Venedik Tüccarı- Shakespeare
  • Hamlet – Shakespeare
  • Kış Masalı – Shakespeare
  • Fırtına – Shakespeare
  • Kuru Gürültü – William Shakespeare
  • Atinalı Timon – Shakespeare
  • Size Nasıl Geliyorsa–Shakespeare

 
Aynı yazara ait birden fazla eser liste içerisinde yer almaktadır. Bu sebeple kitaplar setler halinde de okuyucuya sunulmaktadır. Okuyucunun tercihine göre ister karışık yazarlardan oluşan setleri klasik kitap seti olarak isterse de aynı yazara ait eserleri set şeklinde alabilmektedir. Dünya klasikleri kitap seti içeriği mutlaka okunması gereken klasikler ile hazırlanmaktadır. 

Çocukların gelişim düzeyleri dikkate alınarak hazırlanmış dünya çocuk klasikleri kitapları sayfa sayısı olarak diğer klasiklere göre az ve analitik dil bakımından basit eserler olmaktadır. Set şeklinde de satılan bu eserler çocuğun birçok dünya yazarı ile tanışmasını ve ufkunu genişletmesini sağlamaktadır.  

Okunması Gereken Klasikler

Modern dünya klasikleri listesi içerisinde dünyanın en iyi romanları olarak kabul edilmiş kitap severler tarafından mutlaka okunması gereken dünya klasikleri bulunmaktadır. Arasında Dostoyevski'nin kitaplarının da yer aldığı bu eserler, geçmişten günümüze edebi değeri kanıtlanmış aynı zamanda en çok okunan dünya klasikleri arasında yer alan eserler olmaktadır. Bu eserler şu şekilde sıralanmaktadır:

  • Devlet-Platon
  • Notre Dame’ın Kamburu
  • İnsan Neyle Yaşar
  • Denemeler-Montaigne
  • Sefiller-Victor Hugo
  • Romeo ve Juliet-William Shakespeare
  • Suç ve Ceza-Dostoyevski
  • İlahi Komedya- Dante
  • Altıncı Koğuş-Çehov
  • Kırmızı ve Siyah-Stendhal
  • Babalar ve Oğullar-Ivan Turgenyev
  • Dönüşüm-Franz Kafka
  • Robinson Crusoe-Daniel Defoe
  • Genç Werther’in Acıları-Johann Wolfgang Von Goethe
  • Yüzbaşının Kızı-Aleksandr Puşkin

Dünya Klasikleri Fiyatları

Dünya klasikleri çeşitli yayınevleri tarafından basıldığı için fiyatları da bu doğrultuda değişiklik yaşamaktadır. Bu eserleri dünya klasikleri kitap seti olarak ya da tek tek almak mümkündür. Set olarak satılan ürünler tekli alıma göre daha avantajlı olmaktadır. Farklı yayınevlerinin bastığı bu eserler kâğıt kalitesi, baskı kalitesi, kısaltılmamış olması gibi kitabın fiyatını etkileyen birçok unsur olmaktadır. Bunlardan en önemlisi kitabın cildi ve yayınevidir. Aynı kitabın pek çok farklı tasarıma ve basıma ait seçeneklerine ulaşmak mümkündür. Kitabın sayfa sayısı da fiyata etki eden hususlardan birisi olmaktadır.

En İyi Klasik Kitaplar

Klasik kitap önerileri yapılırken herkesin listeye eklediği belli başlı demirbaş dünya klasikleri roman isimleri bulunmaktadır. Maksim Gorki'nin kitaplarının da yer aldığı bu romanlar, en iyi klasik kitaplar olarak şu şekilde sıralanmaktadır:

  • Sefiller- Victor Hugo
  • Vadideki Zambak-Balzac
  • Ana- Maksim Gorki
  • Karamazov Kardeşler-Dostoyevski
  • Gazap Üzümleri-John Steinbeck
  • Ölü Canlar-Gogol
  • Savaş ve Barış-Tolstoy
  • Yeraltından Notlar-Dostoyevski
  • Uğultulu Tepeler-Emily Bronte
  • İlahi Komedya- Dante
  • Madame Bovary-Flaubert
  • Aşk ve Gurur-Austen
  • Üç Silahşörler-Alexandre Dumas
cultureSettings.RegionId: 0 cultureSettings.LanguageCode: TR
Çerez Kullanımı