“Canlılığını günümüze dek korumuş ve zamanla adını İngiliz kraliçelerinden Fransız polis memurlarına, felsefe taşından Philadelphia’da on beş yaşındaki katillerden oluşan bir çeteye kadar farklı şeylere vermiş mitolojik bir kişilikle ilgili garip bir merak söz konusudur” diyor Dora ve Erwin Panofsky ve bu tükenmeyen merakın kaynağındaki kişiliğin hikâyesini sanat tarihindeki temsillerinin izlerinden giderek analiz ediyorlar.

Pandora’nın gerçekten bir kutusu var mıydı? Kapağın açılması iyiliklerin mi yoksa kötülüklerin mi dışarı çıkmasına sebep oldu? Havva ile Pandora arasındaki bağlantı neydi? Rotterdamlı Erasmus’un bütün bu hikâyedeki yanlış anlaşılmaya nasıl bir katkısı oldu? Zaman içinde Pandora’nın algılanışı ve anlatıları nasıl değişti? Goethe eserlerinde Pandora’yı nasıl ele aldı? Dora ve Erwin Panofsky, bu kitapta, Rönesans sanatçılarının gravürlerinden Paul Klee’nin resimlerine çok sayıda tasviri geniş bir çerçevede değerlendirerek ilginç sonuçlara ulaşıyorlar.
“Hiçbir mit Pandora mitinden daha tanıdık ve muhtemelen o denli tamamıyla yanlış anlaşılmış değildir. Pandora ilk kadın ve güzel yaramazdır; yasaklı bir kutuyu açar ve insan teninin varisi olduğu ne kadar kötülük varsa işte o kutudan çıkar; yalnızca umut kalır.

Pandora’nın kutusu herkesçe bilinir ve bu durum, Pandora’nın aslında bir kutusunun olmadığı düşünüldüğünde daha da dikkate değer bir hal alır.” (J. E. Harrison)


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 200
En / Boy : 16,5 / 22
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2022
₺67,50

Bu eser, disiplinlerarası bir yöntem ile oluşturularak bir mezhep olan Şiiliğin İran için salt bir dini inanıştan çok daha öte anlamlar ifade ettiğini gösterme çabasındadır.

Din ve mezhep olgusu birey, toplum ve devlet bakımından çok boyutlu bir unsur olarak karşımıza çıkmaktadır. Bireylerin kimlik inşasında değerler, din, inanç, kültür, ideoloji, cinsiyet etkilidir. Özellikle din ve mezhep, bireylerin ve toplumların kendi kimliklerini tanımlamalarında en temel unsurlardan birisidir.

Dinin ve mezhebin sadece bireysel ve toplumsal alanda değil devletler ve devletlerin politikaları açısından da önemli etkileri mevcuttur. Modern dünyada dinin yeri, etkileri, din-devlet, din-siyaset ilişkileri ve din sosyolojisi ile ilgili birçok bilimsel yayın ve araştırma sayısı artmaktadır. Özellikle 21. yüzyılda dış politika karar alma süreçleri incelendiğinde dini inançların, din temelli örgütlerin ve sivil toplum kuruluşlarının, devlet yöneticilerinin karar almalarına tesir ettiği görülmektedir. Bir ülke açısından dış politika konusu sayılan hususları, sadece uluslararası ilişkiler disiplini içinde görmek eksik olacaktır. Hele de söz konusu bölge Orta Doğu, ülke de İran ve dış politikası ise yalnızca siyaset bilimi ve uluslararası ilişkiler disiplini ile doğru bir tahlil yapılamamaktadır.

İran’ı doğru anlamak uluslararası ilişkiler disiplinini aşan bir konudur. Uluslararası ilişkiler disiplini ve teorileriyle İran’ın toplumsal, siyasal, kültürel, ekonomik, dini, mezhepsel vb. yapılarını tam anlamıyla analiz etmemiz mümkün değildir. Bu amaçla bu eserde disiplinlerarası bir çalışma yöntemi benimsenerek İslam Mezhepleri Tarihi ile Uluslararası İlişkiler disiplinleri yöntemleri bir araya getirilmiş ve Şiiliğin İran dış politikasına ne ölçüde etki ettiği analiz edilmek istenmiştir.

Şiilik, İslam düşünce tarihinde siyasi ve fikri açıdan çok fazla iz bırakmış bir mezheptir. Günümüzde de izler bırakmaya devam etmektedir. Bu alanda pek çok çalışma yapılmasına rağmen onun dış politikaya etkileri üzerine yeterli çalışma bulunmamaktadır. Bu çalışma, İran dış politikasında Şiiliğin bir dış politika aracından çok daha öte anlamlar içerdiğini sahadaki uygulamalardan yola çıkarak göstermeyi hedeflemiştir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 265
En / Boy : 13.5 / 21.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2021
₺48,00

İnanç alanındaki kültürel çalışmalara taze ve özgün bir bakış açısı getiren 5½ Nesnede Bir Din Tarihçesi, din-insan etkileşimini farklı bir şekilde anlamamıza olanak tanıyor. “Din” deyince aklımıza ilk aşamada soyut fikirler, mistik varlıklar ve inanç problemleri gelir. S. Brent Plate ise bunları bir anlığına kenara bırakıp temel insani deneyimlere, ete kemiğe bürünmüş pratiklere ve nesnelere odaklanmamızı öneriyor. İnsan kültürünün en köklü ve tartışmalı fenomenlerinden biri olan dini, beş temel nesne üzerine düşünmemizi teklif ediyor: taş, tütsü, davul, haç ve ekmek. Bunlara bir de her şeyin tamamlayıcısı olan ½ ekleniyor: insan bedeni. Plate, bu beş kutsal obje üzerinden bin yıllar boyunca dinî geleneklerin nasıl şekillendiğini irdeliyor. Teolojinin karmaşık ve ruhani dünyasına duyusal bir pencere açıyor. Dinin aslında en az inançlarımız kadar bedenlerimizle ve fiziksel nesnelerle de ilgili olduğunu ustalıklı bir anlatıyla açığa çıkarıyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 312
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2021
₺45,00

"Dünya büyük, muhteşem ve güzeldir. Onun üzerinde olup bitenlere ilişkin bilimsel bilgim yüz milyonlarca yılı kapsamaktadır. Fakat başka bir açıdan bakılırsa, bütün bu bilgileri yalnızca yetmiş, seksen ya da doksan yıl gibi kısacık bir sürede edinmiş bulunuyorum. Bu, ölçülemez zamanın, hatta ölçmeyi öğrenebildiğimiz sonlu miktardaki milyonlarca ve milyarlarca yılın karşısında küçücük bir noktadır. Nereden geldim ve nereye gidiyorum? Bu hepimiz için geçerli olan, cevabını bulamadığımız büyük sorudur. Bilimin de buna hiçbir cevabı yoktur. Fakat yine de bilim, güvenilir ve tartıştlmaz bilgiye giden yolda ulaşmış olduğumuz en ileri noktayı temsil eder."

Nobel ödüllü fizikçi Erwin Schrödinger, 20. yüzyılın en büyük biliminsanlarından biriydi. Bilim tarihi ve felsefesi üzerine verdiği kamuya açık dersler efsanevi bir nitelik kazanmıştı. Doğa ve Yunanlar - Bilim ve Hümanizm Schrödinger'in bu ünlü derslerinden ikisine ilk kez yazılı olarak erişme imkânım sunuyor. Doğa ve Yunanlar geçtiğimiz yüzyılın bilim anlayışına dair etraflıca bir tarihsel değerlendirme sunuyor, modern bilimin izlerini Batı felsefesinin en erken safhalarına dek sürüyor. Bilim ve Hümanizm ise en kritik bilimsel sorunlardan birine yöneliyor, bilimsel araştırmanın değerini sorguluyor. Modern bilimin ilerleyişinin somut dünyayla ruhsal dünya arasındaki ilişkiyi nasıl. etkilediğini irdeliyor. Roger Penrose'nin önsözüyle tarihsel bağlamı daha da netleşen bu iki kısa fakat kuvvetli metin, tarih boyunca geçerliliğini koruyacak soruları geçtiğimiz yüzyılın en büyük fizikçilerinden birinin gözüyle tekrar düşünmenize kapı arallyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 188
En / Boy : 13.5 / 19.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2020
₺27,00

Şeftaliköy’de ağlamak yasaktır. Ama çocukken Binu gözyaşlarını saklamayı asla öğrenmemiştir. Köylüler tarafından dışlanır ve ona evlilikte elini uzatan bir yetim olan Qiliang’la tanışana kadar kasvetli bir gelecekle karşı karşıya kalır.
Bir gün Qiliang ortadan kaybolur. Binu, yüzlerce kilometre uzağa götürülerek korkunç bir hırs projesi olan Büyük Sur’un inşasında çalışmaya zorlandığını öğrenir. Binu kocasını bulup kurtarmaya kararlıdır. Aşkından ilham alarak, sadece kör bir kurbağa eşliğinde Büyük Kırlangıç Dağına doğru sıradışı bir yolculuğa çıkar.
Çin’in en önemli yazarlarından Su Tong’un kaleminden aşkı, tutkuyu ve adanmışlığı anlatan büyülü bir yolculuğun romanı.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 256
En / Boy : 12 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2021
₺35,90

1938 yılında kanserin güçten düşürücü etkilerinden muzdarip Sigmund Freud’a Naziler tarafından Viyana’dan ayrılma izni verilir. İngiltere’ye sığınır ve on beş ay sonra öleceği Hampstead’deki eve yerleşir. Ancak son ayları, Freud’un sağlık durumuna göre gelip giden bir yabancının gelişiyle canlanır. Gizemli ziyaretçi kim ve neden Oedipus Kompleks’nin ünlü savunucusuna bildiği bir hikâyeyi anlatmaya geldi?

Kısmen Birinci Dünya Savaşı öncesi Londra’da kısmen de kadim Yunan’da geçen Üç Yol Ağzı, düşündürücü olduğu kadar ilgi çekici. Eski psikanalist ve takdir edilen romancı Salley Vickers, uzun zaman önce işlenen ve bugün hepimiz için hâlâ rahatsız edici yankıları olan bir suçu yeniden ele alıyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 158
En / Boy : 12 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2021
₺31,90

İskandinav Mitolojisi
Babil Mitolojisi
Çin Mitolojisi
Mısır Mitolojisi
Yunan ve Roma Mitolojisi 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 1152
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2020
₺131,04

İslâmi Finans - Türkiye İçin Küresel Strateji İstanbul İslâmi Finans Merkezi adlı bu kitapta; İslâmi finans ile ilgili terminolojiden tarihî akışına, uluslararası kuruluşlardan mevcut uygulamalara kadar hem Türkiye hem de dünya ekonomisinde İslâmi finansın yeri belirlenmeye çalışılmaktadır. Tarihî akış içerisinde durum değerlendirmesi yapılarak İslâmi finansın dünü anlatılmakta ve bugüne yansımaları şeffaf bir şekilde ele alınmaktadır. Tarihî belgelere ve verilere dayalı bir aktarım ile nesnel bir bakış açısı ile bilgilere yer verilmektedir.

Türkiye ekonomisi yönünden tarihî gelişim içinde; para vakıflarından katılım bankacılığına, İslâmi açıdan meşru olup olmadığı hususundaki tartışmalarından, Çivicizade’nin Rumeli kazaskerliği yaptığı sırada Ebussuud Efendi’nin risalesine reddiyesini padişaha arz etmesi neticesinde kararname düzenlenerek yasaklanmasına ve sonra başka bir kararname ile serbest bırakılmasına, muamele-i şer’iyye konusunda oran sınırlayan fermanlardan günümüzde katılım bankalarının katılım kârı oranlarına kadar tarihî belgelere dayalı bilgilerin yanı sıra katılım bankası uygulaması, sukûk işlemleri ve tekâfül sigortacılığı hakkında bugün İslâmi finans alanında yapılan düzenlemelere değin kapsamlı bilgilerin derlendiği bir çalışma sunulmaktadır.

Bu kitapta, İslâmi finans hakkında genel bilgiler verilmenin yanı sıra değişen paradigma ve Türkiye için küresel strateji önerisi geliştirmek suretiyle “İstanbul İslâmi Finans Merkezi” önerisi yönünden imkânların neler olduğu ve bu projenin gerçekleştirilebilmesi için neler yapılması gerektiği hususunda önerilere ve değerlendirmelere yer verilmektedir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 162
En / Boy : 16.5 / 24
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 7.2021
₺29,70

Gerek antik çağ medeniyetlerinin Anadolu’da gelişmesi gerekse Hıristiyanlığın ilk dönemlerinde havarilerin ve Hz. İsa’ya inananların Anadolu’yu güvenli topraklar olarak görmesi; yeniçağda ise Yahudilerin bulundukları yerlerde karşılaştıkları baskıcı/yok edici yaklaşımlardan kaçarak Anadolu topraklarına sığınmış olmaları ve yine Türklerin kendi dinlerine ait eserleri yapmaları, üzerinde yaşadığımız bu toprakların farklı bölgelerinde kiliselerin, sinagogların ve camilerin inşa edilmesine neden olmuştur. Anadolu toprakları, sadece somut kültürel mirasın izlerini taşımakla kalmamış, efsanelere ve fenomenlere de ev sahipliği yapmıştır. Dahası birçok önemli din lideri, eren, aziz ve havarilerin de yolu bu topraklardan geçmiştir. Bu bağlamda Anadolu coğrafyası özellikle semavi dinler açısından önem kazanmıştır. Bu topraklarda yer alan kutsal mekânlar, hac merkezleri ve önemli şahsiyetlere ait izler, turistleri bu topraklara çekerken Anadolu da inanç turizmi açısından vazgeçilmez bir destinasyon hâline gelmiştir. Anadolu’nun inanç değerleri belki bir kitaba sığmayacak kadar zengin olmakla birlikte Anadolu topraklarında öne çıkan dini yapıları, dini fenomenler ve efsaneleri, önemli kişilerin izleri ve dini mekânları bir araya getirme düşüncesiyle ortaya çıkan bu kitap, okurlarını ve araştırmacıları adı geçen mekanlara tanıklık etmek ve kişilerin izlerini takip etmek için arayışla ve aşkla yollara düşürecek bir eser olmuştur.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 895
En / Boy : 16 / 23.5
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 6.2020
₺117,00

Mimari tasarımları, astronomi bilgileri ve yazı sistemleriyle ihtişamlı bir medeniyet.

Halk bilimci Lewis Spence, Aztek medeniyetinin kalıntıları üzerinden yaptığı araştırmalarla derin bir tarih ve kültür ilişkisi kuruyor. Aztek Mitolojisi, Azteklerin idari yapılanmaları, yaşam biçimleri, üretim-tüketim ilişkileri, konuştukları dil, ürettikleri bilim, inşa ettikleri mimari yapılar, sanat eserleri gibi pek çok alanda bilgi verirken zengin mitolojileri, ilgi çekici efsaneleri ve günümüz insanının kabullerini zorlayacak ritüelleri yaşadığımız yüzyıla aktarıyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 200
En / Boy : 11.5 / 17.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2020
₺22,40

Doğayla bağları, şamanik ritüelleri, tanrı ve tanrıçalarıyla görkemli bir medeniyet.

Türk Mitolojisi ilk çağlardan günümüze izini sürebildiğimiz mitlere ve destanlara odaklanıyor. Zamanla kaybolan ya da İslamiyet sonrası şekil değiştiren mitolojik öğeleri merak eden herkesin evinde mutlaka bulunması gereken bu kitap, sadece mitlere değil Türk kültür ve sosyal yaşantısının da dününe ışık tutuyor. Merve Köken, zengin Türk mitlojisinden unsurlar, içinde mitik ögeler bulunduran destanlar, toplumsal izler taşıyan ritüel ve söylenceler eşliğinde okurlara zengin bir kaynak kitap sunuyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 136
En / Boy : 11.5 / 17.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2021
₺26,60

Takvim sistemleri, bilinmezleri, gizem, kehanet ve ritüelleriyle Mayalar

Halk bilimci Lewis Spence, Mayaların tarihine, kültür ve medeniyetine dair derinlere iniyor. Olasılıklarla çevrelenmiş bilgiye nasıl ulaşıldığının bilgisini bize aktarırken keşifleri sırasındaki hayranlığını ve heyecanını da bizden saklayamıyor. Spence, Maya mitolojik sistemini tanıtırken bir taraftan da antik bir toplumun düşünüş biçimini de gözler önüne seriyor. Bu eser, başta Maya panteonu ve mitleri olmak üzere Mayalarla iletişime geçen halklar, inşa ettikleri medeniyet, gelenekler, efsaneler, ritüeller ve evren tasavvurları gibi birçok bilinmeyene dair öncüller barındırıyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 152
En / Boy : 10.5 / 17.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2020
₺21,00

Satanic Bible kişinin kendi doğasını ve içgüdülerini keşfetmenin erdemlerini yüceltir. Tanrı ve Şeytan'ın dış varlıklar olmadığına, daha ziyade bir bireyin kendi kişiliğinin izdüşümleri olduğuna savunur.

Satanic Bible'ın hoşgörüden aşka, nefretten ve sekse, ateistlikten büyüye kadar birçok şey hakkında söyleyecek sözü vardır.

Lavey’in Şeytanın Kilisesi’nden yükselen karanlık çığlığını şu cümle özetler:

…ben sizin öz tanrınızım…


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 128
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2021
₺29,25

Basım Dili : Arapça
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 54
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .
₺6,40

1 - HİDAYET NURLARI – EHLİBEYT

İslam Dini'nin tebliğcisi ve son peygamber Hz. Muhammed (S), Veda Haccı dönüşü hutbesinde "Kur'an ve Ehlibeyt'i (A)" kendisinden sonra kendilerine tutunulduğunda kişinin asla yoldan çıkmayacağı birbirin-den değerli iki emanet olarak bıraktığını açıklayıp bunların "Kevser Havuzu'nda ona ulaşıncaya kadar birbirlerinden asla ayrılmayacaklarını" söylemişti. Akabinde, kendisin-den sonra olacakları haber vererek eklemişti: "Benden sonra onlara nasıl davranacağınızı göreceksiniz!"
Peki, Peygamberin (S) sözündeki "birbirlerinden ayrılmayacaklar"ın anlamı nedir?
İşte biz bu kitapta -Allah'ın izniyle- tam da bu konuyu işleyeceğiz: Kur'an-Ehlibeyt (A) birlikteliği ve bunun gerçekte ne ifade ettiği. Mademki Kur'an ve Ehlibeyt (A) birbirlerinden ayrılmazlar, mademki onlara tutunan asla yoldan çıkmaz; Kur'an'ı Ehlibeyt'le (A), Ehlibeyt'i de (A) Kur'an'la açıklayacağız.
 
2-MÜNİNLERİN EFENDİSİ İMAM-I ALİ - İMAMET / HİLAFET GADİR HUM

Hazreti Ali'nin (a) imametinin ve hilafetinin delili olan Gadir Hum'un inkârı beyhude bir çabadır. Çünkü Hz. Muhammed (s) sadece o gün değil, hayatı boyunca İmam-ı Ali'nin (a) önderliğini son derece net bir şekilde tebliğ etmiştir. Gadir Hum günü, ümmetiyle vedalaştığı gün, tüm önderler gibi sadece hayatı boyunca veliahdı ilan etmiş olduğu varisinin atamasını yapmış ve tüm insanlığa bunu ilan etmiş olduğu varisinin atamasını yapmış ve tüm insanlığa bunu ilan etmiştir. Bu nedenle dikkatleri sadece Gadir Hum'a çekip sonra da onu inkar ederek konuyu yok saymaya çalışmanın kimseye faydası yoktur.
"İmamet konusu anlaşılmadan ne İslam dini ne de Alevilik hakkıyla anlaşılabilir."
 
3-MÜNİNLERİN EFENDİSİ İMAM-I ALİ - BEŞERİ ÜSTÜNLÜKLERİ 

Rönesans'ı başlatan iki temel neden vardır: Fetihler sonrası meydana gelen zenginleşme sonucu gelişen sanat akımları ile Endülüs aracılığıyla ve haçlı seferleri sonucu Müslümanlardan öğrenilen bilim ve felsefe.
Müslümanlardan öğrenilen ilmin kaynağı kayıtsız şartsız On İki İmam'dır (a) ve onların kaynağı ise İmam-ı Ali'dir (a). Çünkü astronomi, matematik, sanat, felsefe vb. ilmin şehrinin kapısı olan İmam-ı Ali'den (a), soyundan gelen İmamlar aracılığıyla tüm Müslümanlara aktarılmıştır.

Örneğin, Modern Kimyanın kurucusu, büyük âlim Cabir b. Hayyan İmam Cafer-i Sadık'ın (a) talebesidir. Cabir b. Hayyan ise eserleriyle Farabi, İbn-i Sina gibi pek çok filozofu doğrudan etkilemiştir.
"İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi" ve "Cenevre Sözleşmesi" nin İmam-ı Ali'nin (a) sözlerinden ibaret olduğunu zaten ortaya koymuştuk.
Böylece İmam-ı Ali (a), maneviyat, bilim, sanat, siyaset, adalet ve insan hakları konularında günümüz insanlarının temel kaynağıdır.
 
4-MÜNİNLERİN EFENDİSİ İMAM-I ALİ - NURANİ KİMLİĞİ

"Ben filmin şehriyim Ali de kapısı, ilmi isteyen kapıya gitsin." "Ali hak iledir hak da Ali ile nerede olursa olsun." "Kur'an Ali iledir Ali de Kur'an ile..." "Ben uyarıcıyım, sen de hidayete erdiricisin ey Ali, hidayete erenler seninle ererler." "Ya Ali! Seni ancak bir mümin sever ve sana ancak bir münafık düşman olur."
"Ey Ali! Senin insanlar içindeki misalin Kur'an'daki: 'De ki: 10 Allah tektir...' ayeti gibidir..."
Ancak ve ancak Allah'ın emri ve iradesiyle konuşan Peygamber'in (s), manevi üstünlüğü, nurani bir kişiliği olmayan biri için bu sözleri sarf etmesi mümkün müdür? Üstelik aynı Peygamber (s) İmam-ı Ali (a) için sarf ettiği bazı sözleri ne bir sahabe ne de başka bir peygamber için sarf etmiştir. Örneğin; hiç bir peygamber için "O'nu zikretmek (anmak) ibadettir." veya "O'nun yüzüne bakmak ibadettir." dememiştir.
O halde nedir işin sırrı?


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 1257
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2020
₺75,60

Ariadne, Theseus’un bir iplik yardımıyla Minotauros’un labirentinden çıkmasına yardım ettiğinde, yirmi birinci yüzyıl kurbanlarını da o labirentin kapısından dosdoğru içeri itmişti. İnternetteki forumların sonsuz labirentinde kapana kısılmış bir grup yabancı, daha önce hiç görmedikleri odalarda, Minotauros’un bizzat kendisi olan Dehşet Miğferi’nin esareti altında uyanırlar. Onlar her birine verilen tuhaf takma isimleriyle, bolca konuşma ve işe yarar bir avuç bilginin olduğu bir dünyada gerçeğe dönüş yollarını ararken, biz de kendimizi şu soruyu sorarken buluruz: Teknolojinin kendisi sadece bir efsaneden ibaret olabilir mi?

Çağdaş Rus romancı Victor Pelevin’in alışılmışın dışında eğlenceli yazım tarzıyla öne çıkan Dehşet Miğferi’nde, aklın sınırları zorlayan yapısını mitolojik figürler yoluyla anlamlandırmaya çalışırken, Minotauros’un labirentinde kaybolacak, belki de yok olacaksınız.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 208
En / Boy : 12 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2019
₺34,90

Tanrı 2.0 İçİn hazır mısınız?

İnanç zor durumda... Din binlerce yıldır bizden her şeyi bilen ve gücü her şeye yeten, sevgi dolu bir Tanrı inancını kabul etmemizi istedi. Tarih, uzun ve bazen çalkantılı bir yol aldı. Din adına tarifsiz zalimliklerin de yaşandığı galeyan zamanları oldu. Ve inanç çağı hızla sonuna yaklaşıyor. Diğer yandan inançsızlık yükseliyor. Nasıl yükselmesin? İyicil, sevecen bir Tanrı’ya güvenmek için çok fazla felaket gördük… Oysa Tanrı’ya meydan okuduğunuzda gerçekliğe de meydan okumuş olursunuz. Sizi, Tanrı’yla ilgili şimdiye kadar duyduğunuz her şeye olan inancınızdan vazgeçmeye ve aynı zamanda inancınızı korumaya davet ediyorum. Gerçeklik kırılgan değildir. Bir gülden şüphe duydunuz diye o gül solup ölmez. Tek koşul Tanrı 2.0’ın gerçek olabileceğini kabul etmek... Deepak Chopra'dan inanca dair tüm bildiklerinizi altüst edecek, yepyeni bir maneviyat anlayışının tohumlarını eken bir kitap. Deepak Chopra, dünyanın en önemli bütünsel tıp ve kişisel dönüşüm rehberlerinden biridir. 86 kitabı olan Chopra’nın eserleri 40'tan fazla dile çevrilmiştir. Kitapları sık sık New York Times bestseller listelerinde yer alan Chopra TIME dergisine göre yüzyılın en önemli 100 kişisinden biridir. 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 280
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2019
₺64,00

Ama merak etmeyin, hepsinin cevabı var!

Soru sormak, düşünen insan olmanın en temel işaretlerinden. Konu İslam olunca sorulan sorular da, onlara verilen cevaplar da daha “hayati” bir hal alıyor. Evet hepimizin aklında dinle, Kur’an’la, Peygamber Efendimizin hayatıyla ilgili onlarca soru var. Kimimiz samimiyetle, tefekkür etmek, zihnin ve ruhun sınırlarını genişletmek, daha iyi anlamak için soruyor. Kimimiz ise Kur’an-ı Kerîm’de haşa “açık aramak”, Müslümanları “köşeye sıkıştırmak” için sorulara başvurabiliyor. Niyet ne olursa olsun sorulan bu sorulara yeterli, anlamlı, tatmin edici ve “hakiki” yanıtlar vermek önemli. Zira “Yarım doktor candan, yarım hoca dinden eder” lafını hatırlamakta fayda var.

Bu çalışmamızda insanların sohbetlerde dillendirdiği ya da sadece içinde sakladığı “uç sorulara” Kur’an-ı Kerîm ayetleri ve onları hayatında en güzel şekilde yaşayan Hz. Peygamber’in uygulamaları ile cevaplar arayacağız. Çünkü biliyoruz ki ilahi dinlerin sonuncusu İslam, gerek toplumsal hayatla gerekse imani konularla ilgili olsun, gün içerisinde sorguladığımız, aklımıza gelen, belki çekinip üstünü örttüğümüz pek çok soruya aslında sarih cevaplar veriyor.

Müslüman birey sorgular, anlamlandırır ve izah eder. İşte sormaktan ve cevabını duymaktan korkmayanlar için temiz bir kılavuz, yeni bir pencere!


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 184
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2020
₺24,00

Gen Bencildir, Kör Saatçi, Tanrı Yanılgısı Ve Gerçeğin Büyüsü Kitaplarının Edebiyat Ödüllü Ünlü Yazarından

Tanrıya inanmalı mıyız? Bu modern ateizmin enerjik tanıtımında dünyanın en büyük bilim yazarlarından biri neden inanmamamız gerektiğini anlatıyor.

Richard Dawkins Tanrıya inanmayı bıraktığında on beş yaşındaydı. Canlıların güzelliğinden ve karmaşıklığından derinden etkilenerek bunların mutlaka bir tasarımcısı olması gerektiğini düşünmüştü. Ama evrimi öğrenmek fikrini değiştirdi. Şimdi en iyi ve en çok satan bilim iletişimcilerinden biri olan Dawkins okuyucularına, ister genç ister yaşlı olsunlar, büyük sorular üzerinde tekrar düşünmek için aynı fırsatı veriyor.

On iki son derece eğlenceli, zihin genişletici bölümde, Dawkins doğal dünyanın bir tasarımcı olmadan nasıl yükseldiğini anlatıyor. Bir embriyonun veya bir sığırcık sürüsünün mühendisliğini yapan “aşağıdan-yukarıya programlamanın” olasılıksızlığını ve güzelliğini açıklıyor ve dünyanın dinlerinin yaptıkları en temel varsayımların bazılarına kafadan meydan okuyor: Tanrıya inanır mısın? Hangisine?

İncil bir “İyi Kitap” mıdır? Bir dine bağlanmak insanların birbirlerine iyi olması için gerekli midir? Dinin en saçma öykülerinden bir kar tanesinin üretilmesine kadar her şeyi masaya yatıran Tanrıyı Aşmak, kendiniz için düşünmenin özlü ve uyandırıcı bir kılavuzu.

Tanrıyı Aşmak için Alkışlar

“Oğlum altıncı sınıfa başladığı ilk gün eve sızlanarak geldi ve öğrenmeyi talep etti: ‘İsa’yı hiç duymuş muydunuz?’ Kahkahalarla yıkıldık. Oğlumuzun gerçekten perişan bir durumda bize baktığını düşünürsek belki de en iyi ebeveynlik anımız değildi bu. Bir sabah kendi yaşıtlarının onun korkutucu bir şekilde mantıksız bulduğu inançları ifade ettikleri bir dünyaya aniden uyandığını hissetmişti. Tanrı Yanılgısı gibi kitapları yalayıp yutmaya başladı, kendi görüşlerini formülleştirip kendi doğrusunu savunmasına yardımcı olan kitapları yani. Dawkins’in bu yeni kitabı ise ateistlerin insancıllığı ve akılcılığı savunma gayretleri için özel bir kitap, çünkü dinin baskıcı taktiklerinin en savunmasız olanlarına değiniyor. Dawkins’in kendisinin ithaf yazısında söylediği gibi, bu kitap ‘kendi adlarına karar verecek kadar büyümüş tüm genç insanlar için.’ Eklemeliyim ki, aynı zamanda onların ebeveynleri için de.”
• Janna Levin, Kara Delik Cazı kitabının yazarı

“Birisi ateizme geçmeyi düşündüğünde ona ilk önce İncil’i sonra Dawkins’i okumasını söylüyorum. Tanrıyı Aşmak: sadece İncil’e geçiliyor!”
• Penn Jillette, Tanrı, Hayır! kitabının yazarı


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 268
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2019
₺48,80

Bir taraftan ateizmin tüm değerlerin reddi olduğu yönündeki temel yanılgı, bir taraftan da onu bile bir tür inanç rejimi saymak türünden derin kafa karışıklıkları konuyu hayli bulandırır. Buna bir de ateizm taraftarlarıyla ona ayak direyenler arasındaki ihtilafın zaman zaman derin bir partizanlığa varabildiğini eklerseniz, mesele iyice içinde çıkılmaz bir hal alır. Oysa, elinizdeki bu araştırma her iki vargı arasındaki yolun zannedildiği kadar düşmanca bir yadsımaya varması için hiçbir sebep olmadığını tutarlı, açık sözlü ve serinkanlı bir tutumla savunuyor. Bunu yaparken tarafların birbiri hakkındaki kökleşmiş yargılarından ve demagojik tuzaklardan dikkatle sakınıyor kendini. Ateizme dair gerçekçi, uzdilli bir perspektif.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 159
En / Boy : 11,5 / 16,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2019
₺24,96

“İnsan gün geçtikçe yiyip içen, çiftleşen ve fırsat buldukça başka insanları boğazlayan, niçin yaşadığını düşünmeye fırsat bulamayacak şekilde sürüklenip giden bir varlık haline gelmektedir. Asıl felaket budur.”
Prof. Dr. Erol Güngör

Son yıllarda ciddi biçimde gündeme gelen “deizm ve ateizm” tartışmalarına bir de bu görüş açısından bakmakta fayda vardır. Sorun dinde mi, bizim kendimizdeki ve evrendeki ilahi derinliği algılayamayacak hale gelmemizde mi? Oysa biraz düşünen, okuyan, araştıran, başta kendi bünyesine, tabiata, çevresine, kâinatın eşsiz nizamına ibret nazarı ile bakan her insan Allah’ın varlığının ve birliğinin delillerine kolaylıkla ulaşabilir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 328
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2019
₺32,00

Gündelik yaşam sahnelerinin özel bir dili vardır. Elimizdeki bardağın düşüp kırılmasına varıncaya kadar, her yaşam sahnesi bir işarettir. Gün içerisinde semboller ve hadiseler üzerinden insana birçok mesaj ulaştırılır. Birçoğumuz bu özel yönlendirmeleri layıkıyla anlayıp değerlendiremeyiz.

Hadiselerin özel dilini çözemeyen, onların getirdiği manidar mesajları fark edemeyen insanlar için bir işaret dili eğitimine ihtiyaç vardır. Bir konuşmacıyı, dinleyen herkesin aynı seviyede anlayamaması gibi, yaşanan hadiseleri de herkesin aynı seviyede yorumlaması beklenemez. Varlık dilsiz değildir, kimine bağırarak kimine fısıldayarak da olsa herkesle konuşur. Hadiseler, akıp giden varlık nehri üzerindeki en hikmetli parıltılardır.

Evrende gayesiz tek bir nesne gösterilemediği gibi, rastlantısal hiçbir olay da yoktur. Başa gelen irili ufaklı her hadise birçok gaye ve hikmet taşır. Gündelik her hadise de, Rabbimizin bize gönderdiği özel bir iletidir; anlam, mesaj ve işaretler yüklü birer semboldür. Yaşam, yönlendirici ve haberci işaretlerle dolup taşmaktadır. Hayatın beden dilini okumayı öğrenen biri, her olaydan, her yaşam sahnesinden kendisi için can alıcı yönlendirmeler çıkarabilir.

Gündelik hadiselerin taşıdığı özel anlamları, verdiği manidar mesajları doğru okuyabilmek için Kur’an-ı Kerim ayetlerinden, Peygamberimizin (sav) hadislerinden ve sufilerin -çoğu tozlu raflarda kalmış- kişisel tecrübelerinden faydalanarak âdeta bir “kısayol haritası” çıkaran Yaşamın Gizli İşaretleri, ruhundaki yön bulma ihtiyacının farkında olanlara sunulmuş ezber bozan bir “görme ve anlama” atölyesi…


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 184
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2019
₺38,40

İlkçağ Yunan felsefesinin antik Yunan dini ile irtibatı, oldukça münbit tartışmalara konu olmuş bir alandır. Dinî anlatıların, mitlerin hâkim olduğu bir ortamdan, felsefî söylemin hakim olacağı bir ortama geçişin ne şekilde olduğu hâlâ tartışılmaktadır. Bu çalışma söz konusu dönüşümü, tanrıya benzeme konusu üzerinden incelemektedir. Antik Yunan dininde, özellikle de Dionysos tapınmalarında rastlanan tanrıyla bir olma ritüellerinin ve bu ritüellerin sahip olduğu kültürel arka planın, Platon ve Aristoteles metinlerine aktarılışının ne şekilde olduğu, bu eserde analiz edilmektedir. Çalışma ayrıca, felsefenin merkezî konuları arasında olmayan, ana tartışma konuları arasında yer almamış tanrıya benzeme gibi bir konunun, felsefenin merkezî konularıyla olan irtibatına işaret ederek, çevreden merkeze giden yolu gösterebilmeyi amaçlamaktadır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 184
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2019
₺44,90

Benimsediğimiz örf, adet ve birçok gelenek 'aslında' nereye ait?
Bu konuda İslam neler söylüyor?

İslam’da kurşun dökme, ağaçlara ve türbelere bez bağlama, tütsü yakma, tahtaya üç kere vurmanın yeri var mıdır?
Takke ve sarık Yahudilikten mi gelmiştir?
Yahudilerin "kaka" oyunu nedir?
Fatıma ananın elini nazarlık olarak kullanmak İslam’la ne kadar bağdaşır?
Reiki, yoga, meditasyon ve reenkarnasyona İslam’ın bakışı nedir?
İslam, uğur ya da uğursuzluk diye bir kavramı kabul eder mi?

İslam, kadınların ve bekâr kızların rızası dışında istemediği birisiyle evlendirilmesini men eder.
Muta nikâhı cahiliye devri adetidir.
Peygamberimiz (s.a.v.) eşlerine ayaklarını yıkatmamıştır.
Zaruret halinde İslam kadının boşanmasını kabul eder.
İslam’da Noel, yılbaşı kutlaması yoktur.
İslam nazarı kabul eder ama nazarlıkları etmez.
Peygamberimiz (s.a.v.), “İslam'da taşeüm (uğursuz sayma) yoktur, tefeül (iyiye yorma) vardır.” der.

Ama... Yahudi, Hıristiyan ve Mecusilerden gelen cahiliye âdetleri, İslamî kurallar doğru bir şekilde bilinmediği için hayatımızın içindedir.

Bu kitapta, benimsediğimiz örf, âdet ve birçok geleneğin aslında nereye ait olduğu, bu konuda İslam'ın neler söylediği kaynakları ile Kur’an ve hadisler üzerinden aktarılmaktadır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Isparta
Sayfa Sayısı : 184
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2019
₺25,60

Bulgaristan’ın Eski Zağra şehrinde doğan Aşıki askerlik görevini yapmak üzere Hekimhan’a gelmiş; terhis olduktan sonra da bu coğrafyadan ayrılmamış ve ömrünü bu topraklarda tamamlamıştır. Gönül dostu Sadık Baba’nın yanında Alevi inancı potasında yetişmiş ve şiir vadisinde 19. yüzyıl şairleri içinde yer almaya hak kazanmıştır. Bu yüzdendir ki onu Malatyalı şairler arasında saymak yanlış olmaz. “Aşıki” Kamber Durna tarafından yıllar süren çabanın sonucu ortaya konulmuş bir eserdir. Kılı kırk yararcasına yazılı ve sözlü kaynakları gözden geçirip kaybolmaya yüz tutmuş şiirlerin kurtarılmasını başarmış ciddi bir araştırmacıdır. Kararlılığı, azmi ve mütevazılığıyla hedefe varmada zorluk çekmemiştir. Nihayetinde bu kitapla her türlü takdirin ötesinde tebrikleri hak etmiştir. Allah devamına erdirsin. “Aşıki” kültürümüz için hayırlı olsun.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 240
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2019
₺45,00

Dinin kökenlerini mesele edinen Batılı kaynakların büyük kısmı verilerini 'ilk insan' topluluklarının analizinden edindi. Ancak böylesi bir arayışın başlangıç noktasını 'ilkel dinler' olarak belirlemek önemli sorunlar ortaya çıkardı. Zira ilkel dinlerin dahi geç kaldığı bir kaynaktan bahsediyoruz artık:

Olasılıkla insanın insan olmadan önceki zaman dilimlerinden... Bir hayvan gibi olduğu, bir hayvan gibi yaşadığı, elbette doğayı tüketmediği medeniyet öncesi dönemlerden.

Dini düşüncenin karanlık yolculuğunda hayvana rastlamak birçok şeyi değiştirebilir. Böyle olunca hayvanın Tanrısallığı ve Tanrısal gücü adına en olgunlaşmış sembol olarak Şa- man'ın analizini gerçekleştirmeden çok az ilerleyebiliriz. Yine ancak bu sayede 'dinsel sapkınlıkların tarihini' doğru biçimde anlayabiliriz. Çünkü o aynı zamanda, ortak dinden gelenlerin katledilme tarihinin gizli sebebidir.

Şamandan gnostiklere, Alevilere, simyacılara, Kabalacılara uzanan gizli yolun dinamiklerinin deşifresi bu kitabın ana amacını oluşturuyor. Elbette Şeytan, cin ve cadı gibi imgelerin modern dünya ile muteber düşünme sistematiğinden dışlanan sihirsel düşünüşün Şaman'ı besleyen kaynaktan türeyişine ilişkin analizler de...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 462
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2019
₺36,90

Hikayelerde hem insanlara hem de doğaüstü güçlere karşı savaşan kahraman savaşçı Kral Arthur, tarihin en büyük mitlerinden biridir. Onun dönemine dair sayısız efsane, yüzyıllardır kitaplara, filmlere, tiyatroya, müziğe, dansa konu olmuş, tarih boyunca her yaştan insanın ilgisini çekmiştir.

Saplandığı taştan kimsenin çıkaramadığı kılıcı çeken Arthur'un kral olması, Gölün Hanımı’nın Arthur’a Excalibur’u vermesi, Yuvarlak Masa Şövalyeleri’nin toplanması, Morgana’nın Arthur’u öldürmeye çalışması, Merlin’in sonu, Kutsal Kâse arayışı, Kraliçe Guinevere adına yapılan savaş, Arthur’un ölümü ve efsaneyi oluşturan daha pek çok olay Andrew Lang’in canlı anlatımıyla bir kez daha hayat buluyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 184
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2019
₺33,00

Turkan veya Rasenalar yada Etrüskler konusunda yazılı özgün-objektif kaynaklara sahip değiliz. Elimizdeki ana kaynaklar onların eski tebası, yani “düşmanı” Grek ve Latin yazarların eserlerinden ibarettir. Bu kitap Etrüsk kimliğinin bulanık resmini daha net görmemizi sağlayacak.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 335
En / Boy : 14 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2019
₺50,25

Akide’nin sem‘iyyât bölümündeki ahkâm ya ayet-i kerimeler ya da mütevatir hadislerle sabittir. Nüzûl-i İsa da bu mevzulardandır. Delillerinin hem vürûdu hem de delâleti kat’i olan bir konuda aklın arkasına sığınarak hüküm vermek, sem‘iyyâta ait daha pek çok hususun inkârına kapı açar. Zira Kelam İlmi’nde “belhüm edal” derekesindeki akılların idrak edemediği daha yığınla mevzu vardır. Güneş sistemini boşlukta tutan, dünyayı binlerce hususu bir araya getirerek yaşam merkezi kılan, bir et parçası olan dile konuşma hususiyeti veren, kemik ve et karışımı olan kulağa duyma sistemini koyan Allah Azze ve Celle Hz. İsa’yı (a.s.) bedeniyle huzuruna almaya, orada yaşatmaya, Kıyamet’in öncesinde tekrar dünyaya indirmeye elbette kadirdir.

“Eğer Hz. İsa (a.s.) yaşıyorsa nerededir ne yer ne içer?” gibi soruların temelinde, İslam’ı, ideolocyaları esas alarak sorgulama denâeti vardır. Oysa İslam’la küfür, Batıyla Doğu iki zıt kutuptur ve hep öyle kalacaktır.

İki ana başlık altında mütalaa ettiğimiz Nüzûl-i İsa meselesi eserin ilk bölümünde ayetler bağlamında, ikinci bölümünde ise daha çok hadisler zaviyesinden tahlil edilmiştir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 144
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2019
₺28,00

“Kötülüğün Tarihi” serisinin son cildi olan Mephistopheles ile birlikte, kötülük kavramını açıklamada en önemli figür olan Şeytan’a dair bugüne dek yapılmış en kapsamlı tarihsel çalışma tamamlanmış oluyor. İlk üç kitapta diabolojinin tarihini Ortaçağ sonuna kadar getiren Jeffrey Burton Russell, Mephistopheles’te Reform döneminden itibaren geleneğin izlerini sürüyor. Teoloji, felsefe, psikoloji, sanat, edebiyat ve popüler kültür öğelerinden faydalanarak Şeytan idesinin zihinlerimizde nasıl bir değişime uğradığını tanımlarken, modern zamanın entelektüel ve kültürel gelişmelerine de ayrıntılı olarak yer veriyor.

Alanında kilit isimler ve moda akımlar üzerinde duran Russell, Rönesans ve Reform dönemlerinde doruğa ulaşan cadı çılgınlığını, Aydınlanma’nın rasyonalist felsefesinin etkilerini, Romantik Şeytan imgesini ve 19. yüzyıl sonlarında Şeytan’ın edebiyattaki ve bilimdeki yerini irdeliyor.

“Kendini kötülüğe adamış tinsel bir kişilik olarak Şeytan’ın gerçekten var olabileceğine dair ne tür belirtiler söz konusudur?”

Şeytan her ne kadar modası geçmiş bir metafor gibi görünse de, çağımızın en korkunç olayları, radikal kötülüğü betimlemede bir sembole ihtiyaç duyduğumuzu göstermektedir. Muazzam bir kavrayış ve araştırmanın ürünü olan Mephistopheles, radikal kötülüğü açıklayabilmemiz için pek çok farklı yol öneriyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 528
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2019
₺48,00

Peygamber’in İzinde kitabı alışılageldik Hz. Muhammed biyografilerinin aksine, yalnızca bir biyografi kitabı değil, herkesin okuması ve örnek alması gereken bir ders kitabıdır da. Tarık Ramazan bizleri Peygamber’in hayatında yolculuğa çıkartıyor ve O’nun emsalsiz kişiliğinden neler öğrenebileceğimizi gösteriyor. Peygamber’in kişiliğinden ve hayatını şekillendirmiş olaylardan çıkarılacak dersleri dolu dolu ve hiç sıkmayan bir üslupla anlatıyor. Tarık Ramazan, O’nun övgüye layık kişiliğini ve davranışlarını yalnızca lafta değil uygulamada da örnek almamızı belirtiyor. Peygamber’in İzinde, işte tüm bu yönleriyle hem çok iyi bir biyografi hem de âdeta bir ahlaki gelişim kitabıdır.

“Muhteşem ve merak uyandırıcı bir kitap.”

- Publishers Weekly

“Ramazan’ın kitabı Müslümanlara Peygamber’in hayatına dair yepyeni bir bakış açısı sunuyor. Gayrimüslimler içinse, Peygamber’in İzinde yalnızca Peygamber’in hayatını anlatan bir kitaptan ibaret olmayıp İslam’ın ruhani ve ahlaki güzelliklerine bir giriş niteliğinde.”

- Islamic Horizons

“Hz. Muhammed’in hayatını ve yaşadığı devri merak edenler için, Ramazan’ın akıcı bir üslupla yazdığı Peygamber’in İzinde kitabı iyi bir başlangıç olacaktır.”

- Washington Post


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 312
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2019
₺40,50

Nesir Edda İskandinav mitlerinin derlemesi niteliğinde bir eserdir. İzlandalı tarihçi, şair, hukukçu ve siyasal lider Snorri Sturluson 13. yüzyıl başlarında, İskandinav halkları arasında yüzyıllardır şiir formunda anlatılagelen söylenceleri düzyazıya geçirerek bir araya getirmiş ve kitaplaştırmıştır. Herodotos ya da Thukydides Eski Yunan halkları için ne anlam taşıyorsa Snorri Sturluson da İskandinavyalılar için o anlama gelir. Onun sayesinde İskandinav halklarının imgelemine kaydolmuş önemli olaylara ilişkin anlatımlar günümüze ulaşmıştır. İskandinav kozmogonisi ve panteonu hakkında eşsiz bir kaynak olan Nesir Edda mitoloji meraklıları ve araştırmacılar için çok önemli bir metindir.

 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 224
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2019
₺42,50

Bu kitap, entelektüel boyutta yazılmış yazıları ihtiva etmektedir. Küreselleşen dünyamızda, Medeniyetler ittifakı ve kültürlerarası diyaloglara çok muhtaç olduğumuz bu günlerde elinizdeki çalışma, dar düşünce kalıplarını zorlayarak, evrensel boyutta düşünme kapılarını açacaktır. Teolojiyi irdelemek isteyen herkese önemli bir kılavuz olma özelliği taşıyan bu yazılar, aynı zamanda insanın fikren aydınlanmasını sağladığı için okunmaya değer mahiyettedir. Dinler Tarihi gibi kutsalla ilgili düşüncelerin ve inançların kapılarını zorlayan bir alanda çalışan ilim adamlarına da metodolojik alanda önemli ufuklar açacaktır. Bu kitapta, Batı dünyasına Din Bilimleri sahasında yön veren çağımızın en önemli şahsiyetleri olan, Jerald C.Brauer’in, Joseph Kitagawa’nın, Wilfred C.Smith’in, Raffaele Pettazoni’nin, Jean Danielou’nun, Mircea Eliade’nin, Louis Massignon’nun, Ernst Benz’in, Friedrich Heiler’in başka yerlerde bulamadığınız derin analizlerini ve sentezlerini bulacaksınız.

 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 288
En / Boy : 16,5 / 24
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2019
₺73,80

Bir halkı tanımak, aynı zamanda bir coğrafyayı tanımaktır. Yani ezilenlerin egemen sınıflar tarafından yazılmış “kaderini” değiştirmek üzere harekete geçirmenin yolu onları, sosyo-ekonomik koşullarıyla, tarihiyle, geçmişiyle, bugünüyle, kültürü, dini-mezhebi, inancıyla, korkuları, özlemleri, duygu dünyalarıyla vb. bir bütün tanımaktan geçiyor.

Kadim halklar ve inançlar coğrafyası olarak Küçük Asya ya da Anadolu’nun gerçekliklerinden biri de hiç kuşku yok ki, Kızılbaşlık mezhebi ve öğretisidir.

Osmanlı döneminin Ermeni aydınlarından Nazaret Dağavaryan bu kitapta yaptığı tarihsel çalışmalar ve birebir görüşmelerle Arhıvaltslıların Protestanlığıyla, Orta Anadolu’nun Kızılbaşlarının doktrinlerini ve nasıl doğduklarını inceleyerek, bu ikisi arasındaki tarihsel ve dinsel bağlantıyı kurmakta, Kızılbaşların, sonuç olarak da kendi deyimiyle “korku nedeniyle görünürde ‘İslam’mış gibi davranan yol erbapları” olduğunu açıklamaktadır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 73
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2019
₺13,50

Bir araştırmacının kitaplığında olması gereken bu sözlük; dinler tarihine ilgi duyanların yanı sıra öğrenciler, öğretmenler ve akademisyenler için de başvuru kaynağı niteliğindedir.

Dinler Tarihi Sözlüğü sayesinde Ahit Sandığı’ndan Zeytin Dağı’na, Budizm’den Kaodaizm’e, Levh-i Mahfuz’dan nirvanaya, dinler tarihindeki önemli kişilere, yerlere, olaylara ve terimlere a’dan z’ye ulaşabileceksiniz.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 184
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2019
₺31,90

Henüz mitoloji ile tarih arasındaki sınırlar çizilmeden önce meydana getirilen Heimskringla’da Vikinglerin tanrıları ile kralları arasında bir bağ kurulmaktadır. Tarih ve mitolojinin eşsiz bir edebi yetkinlikle harmanlandığı bu eserde, Ortaçağ’ın bilinmez karanlıklarına kuzeylilerin içsel sesiyle erişilebilmektedir. Çağlar boyunca saklanarak günümüze ulaştırılan bu eşsiz eser, yüzyıllar içinde İskandinavya’nın edebi ve düşünsel yaşamını besleyen ana kaynak olmuştur. Avrupa tarihinin kadim sırlarından birisi olan Heimskringla, İngiltere’den Sicilya’ya, Normandiya’dan Bizans’a Vikinglerin ilişkide olduğu değişik coğrafyaları özgün bakış açısıyla anlatmaktadır. Bir yandan kronolojik bir sırayla Viking krallarını anlatırken bir yandan da Vikinglerin istila ettiği uzak diyarları, ticaret yaptığı kimi toplulukları ve tüm Avrupa’da gelişmeleri tasvir edilmiştir. Kralların tanrılarla kıyaslanan yiğitlikleriyle tanrıların krallara özgü sıradanlıkları iç içe geçirilmiş ve hem tarih meraklıları için eşsiz bir tanıklık hem de edebiyat okurları için canlı bir anlatım meydana getirilmiştir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 216
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2018
₺42,24

Hinduizm, dünyanın en önemli dini geleneklerinden biridir. Yaklaşık bir milyar nüfusuyla Hıristiyanlık ve İslam’dan sonra üçüncü büyük dindir. Söz konusu rakam dünya nüfusunun hemen hemen yedide birine tekabül eder. Modern dönemde karma, reenkarnasyon, yoga, çakra, nirvana gibi kimi Hint kökenli kavramlar ve öğretiler ile Transandantal Meditasyon, Hare Krişna, Osho ya da Krishnamurti gibi Hint menşeli hareketler ve guruların başta Batı dünyası olmak üzere küresel boyutta etkileri bilinmektedir. Bu eser, dinler tarihi disiplini çerçevesinde Hinduizm üzerine neşredilmiş ilk Türkçe ansiklopedik sözlüktür. Kitapta Hindu dini geleneği etrafında teşekkül eden kavramlar ve diğer unsurlar alfabetik bir sırayla ve maddeler halinde sunulmuştur. Esere alınan yaklaşık dokuz yüz maddede öncelikle Hinduizm’in en temel kavramlarının işlenmesi, daha sonra tedrici olarak detaylara inilmesi hedeflenmiştir.

 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 566
En / Boy : 16,5 / 24
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2018
₺136,90

“Bir insanlık mirası göz göre göre kayboluyordu. Ve biz, her bir görüşmemizde bu gerçeği biraz daha yakından gözlemliyor, bu büyük kaybın hüznünü biraz daha derinden seziyorduk. Bütün anlatıcılar bir kayıp hikâyesi anlattıklarının farkındaydı. O yüzden hep hüzünlüydüler. Ve yine o yüzden hep daha fazla anlatmak istediler.”

Aleviliğin, gitgide kaybolmakta olan bir katmanını ele alıyor bu kitap: Rıza Yıldırım’a göre, günümüz Aleviliğinin en alt katmanını oluşturan geleneksel Aleviliği. “Yalıtılmış, sıkdokulu, kırsal” ilişkilere dayanan, “mistik ve mitik nitelikli dogmalar”la kendini sözlü iletişimle yeniden üreten bir kültür olarak tasvir edilen geleneksel Alevilik, aktarım kanalları hayli tıkanmış olduğundan, bir tür “gizli kaynak” havası taşıyor.

Tokat-Amasya-Sivas-Çorum bölgesinde 670 Alevi köyünde dört yüzü aşkın dede, baba, aşık ve anayla derinlemesine mülakatlara dayanan bu çalışma, geleneksel Aleviliğin dünyasına geniş bir bakış sunuyor. Kolektif belleğin haritasını çizen, menkıbeleri, yazılı metinleri ve inanç temellerini anlatan çalışmada; dinî olmanın yanında edebî bir değer de taşıyan zengin bir kolektif menkıbe örnekleri derlemesi yer alıyor. İbadetler, cem töreni, ocak, dedelik, taliplik, musahiplik kurum ve ilişkileriyle, geleneksel Alevi toplum düzeninin canlı bir resmi çiziliyor.

Modernleşme ve kentleşmenin etkisi altında çözülürken, oluşum sürecindeki modern Aleviliğin temel kaynağını oluşturan bir “eski” Aleviliğin, son derece canlı bir portresi.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 411
En / Boy : 13 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2018
₺90,90

Günümüzde ilahiyat fakülteleri; dinin, dini ilimlerin, dini sanatların ve edebiyatın ve hatta dinle ilgili/ilintili sosyal ve beşeri bilimlerin öğretildiği/öğrenildiği ve bilimsel yöntemlerle araştırıldığı hem bireysel hem de toplumsal fayda üreten bir üniversite birimi olarak işlev görmektedir. Kuşkusuz üniversitenin bir parçası olmaları, bu fakültelere geniş bir hareket alanı tanıdığı gibi birtakım sorumluluklar da yüklemektedir. Bunlardan görünürde en göze çarpanı, oldukça geniş bir yelpazede din hizmeti üretecek bilgi ve beceri bakımından donanımlı meslek insanları yetiştirmektir. Bunun yanı sıra, farklı disiplinlere ayrılarak dinle ilgili bilimsel bilgi üretmek, mevcut bilgi birikimini gözden geçirmek ve dini bilginin gelişmesini sağlamak da bu fakültelerin amaçları arasında yer almaktadır.

Elinizdeki eser, ilahiyat fakültelerinde yüksek tahsil yapmayı düşünen ya da hâlihazırda burada eğitim gören öğrenciler; ayrıca bu sahada bilimsel saiklerle derinleşme düşüncesinde olan lisansüstü eğitim adayları ve ilahiyat fakülteleri hakkında bilgi sahibi olmak isteyen tüm okuyucular dikkate alınarak hazırlanmıştır. Bu bağlamda ilahiyat fakültelerinin akademik yapıları merkeze alınarak toplamda yirmi anabilim dalının tarihçesi, ilmi konumu, alanı, problemleri, görevleri, araştırma metodolojileri gibi farklı boyutları üzerinde durulmuş; ayrıca okuyucular için her anabilim dalı özelinde başlangıç ve ileri düzey okuma listeleri oluşturulmuştur.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 440
En / Boy : 15 / 21,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2018
₺49,20

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 318
En / Boy : 15 / 21,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2018
₺36,90

Romanda da adı geçen Şeyhülcebellerin olayları Batı Asya tarihinin çok önemli ve meraklı sahasını teşkil ettiğinden, bunlara dair kısaca malumat vermek faydalı görülmüştür.

Şeyhülcebel, Hasan Sabbah tarafından kurulan ve İsmailliye-Battaniye denilen Şiî bir inanç hükümetinin başlarına denilirdi.

Hasan Sabbah, Irak’ta hüküm süren Selçuklu Alparslan’ın veziri Hüseyin Nizamülmülk’ün ve şair Ömer Hayyam’ın sınıf arkadaşı idi. Bu sayede epeyce mevki sahibi olmuştu. Kendisi şii olduğu gibi, son derece zeki ve haris olduğundan Nizamülmülk’e bende olarak yaşamak istemedi. Mısır’a gitti, orada Şiilik propagandasıyla beraber, halkı Selçukluların aleyhine ayaklandırdı. Yapılan takibat üzerine Mısır’dan kaçtı. İran’a gitti, Şiiliği orada yaydı. Bir müddet sonra Irak’a geldi. Kazvin civarında gayet çetin, kayalık yerde bulunan Alamut Kalesi’ne girdi.

Orada kendisine birçok taraftar kazandı ve İsmailliye hükümetini kurdu.

Bu hükümetin arazisi Alamut Dağı ve civarındaki birkaç köyden ibaretti. Fakat İsmailliler bütün Irak’ta, Horasan’da gizli din teşkilatı yapmışlar ve terörizm denilen katil, yangın gibi usulleri tatbik ederek bilhassa Türk unsuruna musallat olmuşlardı.

Hasan Sabbah’ın gayesi pekiyi anlaşılamamıştır. Kendisi ve müritleri Kur’ân’ın asıl manasının gizlenmiş olduğunu ve bu hakiki manayı kendilerinin bildiklerini söyleyerek halka telkinde bulunurlardı.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 272
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2018
₺35,00

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 824
En / Boy : 13,5 / 21,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2018
₺105,00

Yunan Mitolojisinde Aşk, sevme-sevişme ve üreme isteği denen tanrılaştırılmış bir sâiki temsil etmekte olan Aphrodite’nin ve Eros’un (Aşk’ın) etkisi ile meydana gelmiş olan olayların ünlü mitolojik kahramanlar üzerindeki etkilerini inceleme konusu yapan bir kitaptır.

Kitabımız, ulvî aşkın tanrıçası Aphrodite Ourania ile sıradan, dünyevî olan aşkın tanrıçası Aphrodite Pandemos’un çeşitli ilişki türleri üzerinde yaptığı etkiyi, sosyolojik ve psikolojik yorumlamaları ile birlikte vererek, insanı anlama ve anlatma konusuna önemli bir katkı sağlamaya çalışmaktadır.

Ünlü mitolojik kahramanların eylemlerinin anlatıldığı Yunan Mitolojisinde Aşk adlı kitap ile tanrısal varlıkların eylemlerinin anlatıldığı Yunan Mitolojisinde Doğu-Batı Bütünleşmesi adlı kitabımız, birbirini tamamlayan; antik dünyada meydana gelmiş olan kültürel alış verişin bugünün Batı Dünyası’na nasıl aktarılmış olduğunun bir sunumunu yapmakta, ele alınmış olan mitolojik öykülerin Rönesans’tan bu yana bugünün bilimini, felsefesini, edebiyatını, müziğini, plâstik sanatlarını, hatta sinema dünyasını nasıl etkilemiş olduğunu açık bir şekilde göstermeye çalışmaktadır.

Elinizdeki kitaplar, size Antik Çağ plastik sanatçı ve edebiyatçılarından Paul Cezanne’a ve Salvador Dali’ye; Sophokles, Shakespeare, Goethe ve Jean Cocteau’ya varıncaya kadar ünlü kişilerin mitolojik kişilerden nasıl etkilenmiş olduklarını gözler önüne sermekte; ilginizi çekebileceği ümidi ile size karşılaştırmalı bir kültür tarihi verisi sunmaktadır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 599
En / Boy : 20,5 / 27
Kağıt Cinsi : Kuşe
Basım Tarihi : 6.2018
₺359,90

İsa’nın dönüşü, Kur’an, Sahih Sünnet delilleriyle bizce kesindir ve gerçek ilim sahiplerinin kavrayacağı düzeyde sabittir. Ancak İsa’nın gelmeyeceğini ve bunun İsrailiyat olduğunu söyleyen ilimsiz kimselerin ya da bilginlerin bu görüşleri, şayet gerçek anlamda Müslüman iseler onları İslam’dan çıkarmaz. İsterlerse, efendilerini ve nefislerini tatmin etmek için “İsa’nın dönüşü yalandır” da diyebilirler.

“Mehdiyyun-Mehdi” kavramına; yani beklenen “kurtarıcı yapay bir lider”e, Kur’an’da yer yoktur. Sahih Sünnet’te yer alan 9 hadisten 4 tanesinin Peygamber soyuna atıf yaptığını; ancak bir “Kurtarıcı Mehdi” beklentisine esas teşkil edemeyeceğini ortaya koymuştuk. Ayrıca İslam ve Sünnetullah açısından böyle bir beklentinin, anlamlı ve tutarlı olamayacağını ifade etmiştik.

Bu mesele, tarihler boyunca; toplumları, belli amaçlara yöneltmek için bir manipulasyon aracı olarak kullanılmıştır. Yakın tarihte, İslam etiketli toplulukları, İngiliz emperyalizminin bu “mehdi silahı”nı kullanarak nasıl yönlendirdiğini bilmekteyiz. Osmanlıyı parçalayıp, petrolün üzerine oturmak için İngiliz casusu Lawrance’nin, Araplar için nasıl bir “kurtarıcı-Mehdi” rolü oynadığı hatırlanmalıdır. “Tasavvufi-şeytani felsefe”den beslenen; İngiliz parmağıyla güçlenen ve bugün “Dünya New Age dini”ne dönüşen Bahailik gibi, nice “mehdici tarikatlar” ihdas edildiği biliniyor.

“Kabbalacı Küresel Efendiler”in, İblis aşılı “New Age Dini”ni, dünyaya hakim kılmak için bu “mehdi kanalları”nı kullandığı ve gelecekte de kullanmaya devam edeceği açıkça gözükmektedir. Ancak bu hesaplar ve politikalar; asıl “İblis’in Deccal planı”na hizmet etmekten başka bir işe yaramayacaktır.

Unutulmamalıdır ki; İblis’in planı da dahil tüm planlar, elbette “Sonsuz Yüce Allah’ın Planı”nın içindedir. Dünya’nın, herkesin ve her şeyin akıbeti de O’nun elindedir, gerisi bir aldanmadan başka birşey değildir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 120
En / Boy : 15,5 / 22
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2018
₺8,00

Elinizde tuttuğunuz bu kitap, Eski Ahit’in ilk kitabının Yaratılış başlıklı ilk dörtlüğünde Tanrı/Elohim diye adlandırılan Mevcudiyet’in, Quiddity (Ne-lik) ve Haecceity (Bu-luk) durumu hakkındadır. İncil’e ait Tanrı/Elohim, Talmud’a ait Tanrı/Yahve’den farklıdır. Bu kitaptaki Mevcudiyet (Presence) anlayışı, klasik Teoloji’de bahsedilen Mevcudiyet anlayışıyla bire bir benzeşmez ya da eşanlamlı değildir. Burada kullanıldığı anlamıyla Mevcudiyet (Presence) Tanrıbilim (Hıristiyanlık) aracılığıyla araştırılan Mevcudiyet değil, felsefi ve Akli/Zihinsel olarak algılanan (Heuristic) Mevcudiyet’tir. Bu haliyle şu malum ve mahut “cretio ex nihilio” ve “başlangıçta” ifadelerini çürütür. Onun yerine bu kitap, “Şey-leştirememek” anlayışını yüceltir, ancak bu da birçok inanç sisteminin özünde var olan “Yokluk” ile karıştırılmamalıdır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 144
En / Boy : 13.5 / 21.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2021
₺22,40

Yaşadığınız her olay sizi bir noktaya ulaştırmak için vardır. Bu yüzden yaşadığımız deneyimlerin asıl ne öğretmek istediğini “Astroloji” sayesinde öğreniyoruz. Astroloji gökyüzü bilimidir ve farkındalığımızı artırmamıza yardımcı olur. Ayrıca zirveye çıkabilmek için dip noktaları da önemsememiz gerekir. Dolayısıyla hayatınızda yaşadığınız olumsuz bir olayı hemen kötü olarak yorumlamayınız. Nereden bilebilirsin ki bu kötü durumun seni asıl zirveye taşımayacağını? Gökyüzünü parlatan yıldızlar doğru okunduğunda sizin de hayatınıza ışık olur. “Doğru zamanda, doğru yerde olmak” için bu gökyüzü rehberinden faydalanabilirsiniz. Bu kitapta evlilik tarihleri, duanın daha kuvvetli olduğu saatler, 2019 burç yorumları, dolunay ve yeni ay tarihleri, tutulmalar, Türkiye'yi neler beklemekte olduğu ve bir sürü başka konuları ele alarak değerlendirmeler yaptım. Aklınızda her türlü soruya cevap bulabileceğiniz bir astroloji rehberidir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 388
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2018
₺87,00

Bu kitap imam, papaz ve hahamın zaman zaman kırıcı olan tartışmasının aktarımıdır. Tanrısını mezada çıkaranların, alıcı beklerken kimin elinde kalacağının yarışmasıdır.

Her üç dinin mensupları da kendi tanrısının koşulsuz gerçek ve tek olduğunu savunurken, dinlerinde hâlâ bakımda olan ‘Çok tanrı’nın izlerini silememişler, diğer taraftan tanrılarını etine kemiğine varıncaya kadar kendilerine benzetmişler ve sonuçta, pek çok terslikler ortaya çıkmış.

Tartışma ilerledikçe insanın tanrı, tanrının insan olduğu; evli olup olmadığı, kaç çocuğu olduğu, kimin kimi temsil ettiği ve tanrının cinsiyeti tartışılmış; tanrının erkek olduğu hususunda birleşilmiş; Müslüman Arapların bunu 1400 senedir bildiği, çözümsüzlüklerle dolu olan tanrısal kaynaklı ayetleri kabule zorlandıkları ortaya serilmiştir.

Birbirlerinin dinini putperestlikle suçlarken, asırlar boyu tabi oldukları dinlerini farkında olmadan putataparın arka kapısı yapmışlar; şeytanın Kâbesini yenilemesi gibi pek çok kara deliği yamayamamışlar; yamamaya çalışırken bir başka yeni açılan delik sırada beklemiş; sonuçta insan düşünde tasarladığı, şekillendirdiği tanrıyla hısımlık kurmuş, kahve arkadaşı olmuştur.

Tanrı zenci mi, yoksa beyaz tenli mi, yoksa sarı ırktan mı münakaşası yanında, Müslümanın şeytana tapması, ondan dilekte bulunması, dilenmesi karşısında, karşı dinin asırlar önce ölmüş, bedeni mumyalanmış aziz ve azizeleri tanrılaştırması tartışmanın bir başka konusu olmuştur.

Bu tartışmalar sırasında kışkırtıcı ve tahrik edici ifadelerin, karşılıklı suçlamaların arkasından bedenen kapışmaları, sonrasında barışmaları izlenmiştir.

Çapraz tartışmada dini metinlere sadık kalınmış, tartışılan, tartışmaya açılan her bir vahiyde Allah’ın varlığı, yüceliği, gücü, otoritesi irdelenmiştir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 248
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2018
₺35,90

Aşk, ihanet, tutku, trajedi, şiddet ve türlü skandallar.

Hayır, tüm dünyada sinemaseverleri peşinden koşturan yeni bir filmin konusu değil bunlar; bu, klasik mitoloji. Belki farkında olmayabilirsiniz ama Antik Yunan ve Roma mitleridir inanılması güç, insanı şoke eden ve bol bol dramatik olaylar içeren hikâyelerin kalbinde yatan.

Peki, böylesine çok sayıda ve karmaşık bağlantılar içeren anlatıların içinden nasıl çıkacaksınız? Endişeye hiç mahal yok, zira Her Yönüyle Klasik Mitoloji bu epik hikâyeleri, kolayca kavramanıza imkân tanıyacak biçimde anlatıyor. Tanrı ve tanrıçalardan canavar ve büyülü hayvanlara, klasik mitolojiyi öğrenmek için ihtiyaç duyacağınız tüm bilgiler bu aksiyon dolu kitapta sizleri bekliyor!

Bu kitap sayesinde,

• Titanların eski Yunanları nasıl mağlup ettiğini,
• Odysseus’un Kiklopları nasıl kandırdığını,
• Yunanların Truvalıları nasıl alt ettiğini,
• Hades’in Persephone’yi nasıl kaçırdığını,
• Perseus’un Medusa’yı nasıl katlettiğini,
• Bellerophontes’in Khimaira’yı nasıl öldürdüğünü öğreneceksiniz.

Tanrılar, tanrıçalar ve aralarındaki bağlantıyı göz önüne seren soyağacı yardımıyla, bu kitap âdeta mitolojinin yeniden hayat bulmasını ve hayatınızın parçası hâline gelmesini sağlayacak!


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 306
En / Boy : 20 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2018
₺89,10

Yerin en yüksek kanunu Büyük Ruh'unkidir, insanın değil.

Kötülükten bahsetmeyin, çünkü; o gençlerin kalbinde merak uyandırır.




Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 62
En / Boy : 10 / 12
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2018
₺11,25
1 2 3 ... 21 >
Çerez Kullanımı