İyilik demek kimseye kötülüğü dokunmamak değil, kötülük yapacak cevheri içinde taşımamak demektir.

Ellerimizle kirlettiğimiz benliğimizi kendimizden korumak için kaçarız aynaya bakmaktan, sanki o biz değiliz de içimizdeki şeytanmış gibi. Adım adım peşimizdedir oysaki... İyilik nerede biter, kötülük nerede başlar? Yaptıklarımızın mesuliyetini her zaman alabilir miyiz? Yoksa Sabahattin Ali’nin de belirttiği gibi, bütün sorumluluğu içimizdeki şeytana mı yükleriz? Sabahattin Ali, eserinde âdeta iyilikle kötülüğün sınırlarını çizmektedir. 

Sabahattin Ali’nin ikinci romanı İçimizdeki Şeytan, Ulus gazetesinde tefrika edildikten sonra, 1940 yılında ilk olarak Remzi Kitabevi tarafından basılır.

Türkiye’de gördüğü ilgi nedeniyle 2007’de Der Dämon in Uns adıyla Almancaya, 2008’de Le Diable Qui Est Nous adıyla Fransızcaya çevrilen İçimizdeki Şeytan, daha sonra Arnavutça, Bulgarca ve Felemenkçeye de çevrilmiştir.


Basım Ayı/Yılı : 2020
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 336
Ağırlık : 336
En / Boy : 13 / 21
Cilt Tipi : Ciltli
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺33,75

Bir sanatkârın eserlerine yönelik anlamlandırma gayreti onun ölümlü yanlarından ziyade geriye bırakmış olduğu eserlerinin çağları aşabilecek anlam dünyasına yönelik olmalıdır. Bunun için de sanatkârdan geriye kalan eserlerin ilk ve tahrif edilmemiş nüshalarına ulaşmak; edebî esere yönelik farklı okuma biçimlerini bu metinlerden hareketle yapmak önemlidir. Elinizde bulunan ve “eleştirel basım” anlayışıyla hazırlanan Yeni Dünya-Sırça Köşk’ün ortaya çıkış amacının bu olduğunun altını çizmek isteriz.

Sabahattin Ali’nin Yeni Dünya adlı eseri ilk kez “Hikâyeler” alt başlığı ile 1943 yılında Remzi Kitabevi tarafından yayımlanmıştır. Sırça Köşk ise “Hikâyeler-Masallar” alt başlığıyla aynı yayınevi tarafından 1947 yılında yayımlanır. Sanatkâr hayattayken ikinci bir baskısı yapılmamış olan bu eserlerde bulunan hikâyelerin pek çoğu ise öncesinde süreli yayınlarda müstakil hikâyeler olarak da yayımlanmıştır. Ülkemizde Sabahattin Ali’nin Yeni Dünya-Sırça Köşk üzerine yapılan yayın faaliyetlerinin daha çok söz konusu ilk baskıyı esas aldığı görülmektedir.

Elinizde bulunan nüsha ise kitabın ilk baskısından hareketle yayıma hazırlanmış; noktalama işaretleri ve sözcüklerin yazımında görülen kimi tutarsızlıklar sanatkârın asıl kullanış biçimiyle birleştirilerek eserlerin orijinal yapısını korumayı amaçlamıştır. Bunun yanı sıra dergi sayfaları arasında kalmış hikâyelerin ilk hâlleri de mukayeseli bir biçimde okunmuş; sanatkârın dilinde meydana gelen değişmelerin bir gösterge değeri taşıdığı düşünülerek işaret edilmiştir. Böylelikle sanatkârın ikinci baskıyı hazırlarken hikâyeler üzerinde yaptığı değişiklikler ile hikâyelerin ilk kez yayımlandığı dergi nüshaları arasındaki farklılıklar dipnotlarla gösterilmiştir. “Edisyon Kritik” adı da verilen bu basımda, Sabahattin Ali’nin Yeni Dünya-Sırça Köşk üzerinde bizzat kendisinin yapmış olduğu bütün değişim ve dönüşümlere dikkat çekilmiştir.


Basım Ayı/Yılı : 2021
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 280
Ağırlık : 280
En / Boy : 13 / 21
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺70,50

Bir sanatkârın eserlerine yönelik anlamlandırma gayreti onun ölümlü yanlarından ziyade geriye bırakmış olduğu eserlerinin çağları aşabilecek anlam dünyasına yönelik olmalıdır. Bunun için de sanatkârdan geriye kalan eserlerin ilk ve tahrif edilmemiş nüshalarına ulaşmak; edebî esere yönelik farklı okuma biçimlerini bu metinlerden hareketle yapmak önemlidir. Elinizde bulunan ve “eleştirel basım” anlayışıyla hazırlanan Kağnı-Ses’in ortaya çıkış amacının bu olduğunun altını çizmek isteriz.

Sabahattin Ali’nin Kağnı adlı eseri ilk kez “Hikâyeler” alt başlığı ile 1936 yılında Yeni Kitapçı tarafından yayımlanmıştır. Ses ise yine “Hikâyeler” alt başlığıyla aynı yayınevi tarafından tarihsiz olarak yayımlanır. Ardından Akba Kitabevi tarafından 1943 yılında iki kitap birleştirilerek Kağnı-Ses: Hikâyeler adıyla 1943 yılında yayımlanmıştır. Sanatkâr hayattayken bir üçüncü baskısı yapılmamış olan bu eserlerde bulunan hikâyelerin pek çoğu ise öncesinde süreli yayınlarda müstakil hikâyeler olarak da yayımlanmıştır. Ülkemizde Sabahattin Ali’nin Kağnı-Ses üzerine yapılan yayın faaliyetlerinin daha çok söz konusu ikinci ve birleşik çalışmayı esas aldığı görülmektedir.

Elinizde bulunan nüsha ise kitabın ilk baskısından hareketle yayıma hazırlanmış; noktalama işaretleri ve sözcüklerin yazımında görülen kimi tutarsızlıklar sanatkârın asıl kullanış biçimiyle birleştirilerek eserlerin orijinal yapısını korumayı amaçlamıştır. Bunun yanı sıra Sabahattin Ali’nin kendi eliyle yayıma hazırladığı ikinci baskı ile dergi sayfaları arasında kalmış hikâyelerin ilk hâlleri de mukayeseli bir biçimde okunmuş; sanatkârın dilinde meydana gelen değişmelerin bir gösterge değeri taşıdığı düşünülerek işaret edilmiştir. Böylelikle sanatkârın ikinci baskıyı hazırlarken hikâyeler üzerinde yaptığı değişiklikler ile hikâyelerin ilk kez yayımlandığı dergi nüshaları arasındaki farklılıklar dipnotlarla gösterilmiştir. “Edisyon Kritik” adı da verilen bu basımda, Sabahattin Ali’nin Kağnı-Ses üzerinde bizzat kendisinin yapmış olduğu bütün değişim ve dönüşümlere dikkat çekilmiştir.

Hikâyelerin dergilerde kalan nüshalarında karşılaştığımız önemli bir diğer husus ise kimi metinlerin resimlendirilerek okuyucuya sunulmuş olmasıdır. Söz konusu resimler de elinizdeki kitaba eklenerek günümüz okuruyla buluşturulmuştur.


Basım Ayı/Yılı : 2021
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 188
Ağırlık : 188
En / Boy : 13 / 21
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺49,50

Bir sanatkârın eserlerine yönelik anlamlandırma gayreti onun ölümlü yanlarından ziyade geriye bırakmış olduğu eserlerinin çağları aşabilecek anlam dünyasına yönelik olmalıdır. Bunun için de sanatkârdan geriye kalan eserlerin ilk ve tahrif edilmemiş nüshalarına ulaşmak; edebî esere yönelik farklı okuma biçimlerini bu metinlerden hareketle yapmak önemlidir. Elinizde bulunan ve “eleştirel basım” anlayışıyla hazırlanan Değirmen’in ortaya çıkış amacının bu olduğunun altını çizmek isteriz.

Sabahattin Ali’nin Değirmen adlı eseri ilk kez “Hikâyeler” alt başlığı ile 1935 yılında Remzi Kitabevi tarafından yayımlanmıştır. Ardından Akba Kitabevi tarafından 1934 yılında yayımlanan Dağlar ve Rüzgâr adlı şiir kitabını da içine alacak şekilde Değirmen-Dağlar ve Rüzgâr adıyla 1943 yılında yayımlanır. Sanatkâr hayattayken üçüncü bir baskısı yapılmamış olan bu eserde bulunan hikâyelerin bir kısmı ise öncesinde süreli yayınlarda müstakil hikâyeler olarak da yayımlanmıştır. Günümüzde Sabahattin Ali’nin hikâyeleri üzerine yapılan yayın faaliyetlerinin daha çok söz konusu ikinci baskıları esas aldığı görülmektedir.

Elinizde bulunan Değirmen ise kitabın ilk baskısından hareketle yayıma hazırlanmış; noktalama işaretleri ve sözcüklerin yazımında görülen kimi tutarsızlıklar sanatkârın asıl kullanış biçimiyle birleştirilerek eserlerin orijinal yapısını korumayı amaçlamıştır. Bunun yanı sıra Sabahattin Ali’nin kendi eliyle yayıma hazırladığı ikinci baskı ile dergi sayfaları arasında kalmış hikâyelerin ilk hâlleri de mukayeseli bir biçimde okunmuş; sanatkârın dilinde meydana gelen değişmelerin bir gösterge değeri taşıdığı düşünülerek işaret edilmiştir. Böylelikle sanatkârın ikinci baskıyı hazırlarken hikâyeler üzerinde yaptığı değişiklikler ile hikâyelerin ilk kez yayımlandığı dergi nüshaları arasındaki farklılıklar dipnotlarla gösterilmiştir. “Edisyon Kritik” adı da verilen bu basımda, Sabahattin Ali’nin Değirmen üzerinde bizzat kendisinin yapmış olduğu bütün değişim ve dönüşümlere dikkat çekilmiştir.

Hikâyelerin dergilerde kalan nüshalarında karşılaşılan önemli bir diğer husus ise kimi metinlerin resimlendirilerek okuyucuya sunulmuş olmasıdır. Söz konusu resimler de elinizdeki kitaba eklenerek günümüz okuruyla buluşturulmuştur.


Basım Ayı/Yılı : 2021
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 176
Ağırlık : 176
En / Boy : 13 / 21
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺47,25

Bir sanatkârın eserlerine yönelik anlamlandırma gayreti onun ölümlü yanlarından ziyade geriye bırakmış olduğu eserlerinin çağları aşabilecek anlam dünyasına yönelik olmalıdır. Bunun için de sanatkârdan geriye kalan eserlerin ilk ve tahrif edilmemiş nüshalarına ulaşmak; edebî esere yönelik farklı okuma biçimlerini bu metinlerden hareketle yapmak önemlidir. Elinizde bulunan ve “eleştirel basım” anlayışıyla hazırlanan Kürk Mantolu Madonna’nın ortaya çıkış amacının bu olduğunun altını çizmek isteriz.

Sabahattin Ali’nin Kürk Mantolu Madonna adlı eseri “Büyük Hikâye” başlığıyla ilk kez Hakikat gazetesinin 18 Kânunuevvel 1940 - 8 Şubat 1941 tarihleri arasındaki nüshalarında tefrika edilmiştir. 48’inci tefrikada son bulan roman, 1943 yılında, Remzi Kitabevi tarafından ve yine iç kapakta “Büyük Hikâye” alt başlığıyla kitap olarak yayımlanmıştır. Sanatkârın sağlığında eserin başka bir baskısı bulunmamaktadır.

Elinizde bulunan nüsha kitabın ilk baskısından hareketle yayıma hazırlanmış; noktalama işaretleri ve sözcüklerin yazımında görülen kimi tutarsızlıklar sanatkârın asıl kullanış biçimiyle birleştirilerek eserlerin orijinal yapısını korumayı amaçlamıştır. Bunun yanı sıra gazete sayfalarında kalmış nüshanın ilk hâli de mukayeseli bir biçimde okunmuş; sanatkârın dilinde meydana gelen değişmelere -bir gösterge değeri taşıdığı düşünülerek- işaret edilmiştir. Böylelikle sanatkârın ilk baskıyı hazırlarken eseri üzerinde yaptığı değişiklikler ile romanın tefrika edildiği gazete nüshası arasındaki farklılıklar dipnotlarla gösterilmiştir. “Edisyon Kritik” adı da verilen bu basımda, Sabahattin Ali’nin Kürk Mantolu Madonna üzerinde bizzat kendisinin yapmış olduğu bütün değişim ve dönüşümlere dikkat çekilmiştir.


Basım Ayı/Yılı : 2021
Basım Yeri :
Baskı Sayısı :
Sayfa Sayısı : 172
Ağırlık : 172
En / Boy : 13 / 21
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺45,75

Bir sanatkârın eserlerine yönelik anlamlandırma gayreti onun ölümlü yanlarından ziyade geriye bırakmış olduğu eserlerinin çağları aşabilecek anlam dünyasına yönelik olmalıdır. Bunun için de sanatkârdan geriye kalan eserlerin ilk ve tahrif edilmemiş nüshalarına ulaşmak; edebî esere yönelik farklı okuma biçimlerini bu metinlerden hareketle yapmak önemlidir. Elinizde bulunan ve “eleştirel basım” anlayışıyla hazırlanan Kuyucaklı Yusuf’un ortaya çıkış amacının bu olduğunun altını çizmek isteriz.

Sabahattin Ali’nin Kuyucaklı Yusuf adlı eseri ilk kez Yeni Anadolu gazetesinde tefrika edilmeye başlanmışsa da tefrika yarım kalmıştır. Ardından Projektör dergisinde yalnız bir tefrikası yapılan roman ilk kez tam olarak “Memleket Romanı” alt başlığıyla Tan gazetesinin 9 Kasım 1936 - 21 Ocak 1937 tarihleri arasındaki nüshalarında tefrika edilebilmiştir. 67’nci tefrikada son bulan roman, aynı yıl Yeni Kitapçı tarafından kitap olarak yayımlanmıştır. Sanatkârın sağlığında eserin ikinci baskısı ise Akba Kitabevi tarafından 1943 yılında yapılmıştır. Ülkemizde Sabahattin Ali’nin Kuyucaklı Yusuf üzerine yapılan yayın faaliyetlerinin daha çok söz konusu ikinci baskıyı esas aldığı görülmektedir.

Elinizde bulunan nüsha kitabın ilk baskısından hareketle yayıma hazırlanmış; noktalama işaretleri ve sözcüklerin yazımında görülen kimi tutarsızlıklar sanatkârın asıl kullanış biçimiyle birleştirilerek eserlerin orijinal yapısını korumayı amaçlamıştır. Bunun yanı sıra gazete ve dergi sayfalarında kalmış romanın ilk hâli de mukayeseli bir biçimde okunmuş; sanatkârın dilinde meydana gelen değişmelere -bir gösterge değeri taşıdığı düşünülerek- işaret edilmiştir. Böylelikle sanatkârın ikinci baskıyı hazırlarken eseri üzerinde yaptığı değişiklikler ile romanın tefrika edildiği gazete ve dergi nüshaları arasındaki farklılıklar dipnotlarla gösterilmiştir. “Edisyon Kritik” adı da verilen bu basımda, Sabahattin Ali’nin Kuyucaklı Yusuf üzerinde bizzat kendisinin yapmış olduğu bütün değişim ve dönüşümlere dikkat çekilmiştir.


Basım Ayı/Yılı : 2021
Basım Yeri :
Baskı Sayısı :
Sayfa Sayısı : 236
Ağırlık : 236
En / Boy : 13 / 21
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺60,75

Bir sanatkârın eserlerine yönelik anlamlandırma gayreti onun ölümlü yanlarından ziyade geriye bırakmış olduğu eserlerinin çağları aşabilecek anlam dünyasına yönelik olmalıdır. Bunun için de sanatkârdan geriye kalan eserlerin ilk ve tahrif edilmemiş nüshalarına ulaşmak; edebî esere yönelik farklı okuma biçimlerini bu metinlerden hareketle yapmak önemlidir. Elinizde bulunan ve “eleştirel basım” anlayışıyla hazırlanan İçimizdeki Şeytan’ın ortaya çıkış amacının bu olduğunun altını çizmek isteriz.

Sabahattin Ali’nin İçimizdeki Şeytan adlı eseri ilk kez Ulus gazetesinin 3 Nisan 1939 - 29 Haziran 1939 tarihleri arasında tefrika edilmiştir. 87’nci tefrikada son bulan roman, bir yıl sonra, Remzi Kitabevi tarafından kitap olarak yayımlanmıştır. Sanatkârın sağlığında eserin başka bir baskısı bulunmamaktadır.

Elinizde bulunan nüsha kitabın ilk baskısından hareketle yayıma hazırlanmış; noktalama işaretleri ve sözcüklerin yazımında görülen kimi tutarsızlıklar sanatkârın asıl kullanış biçimiyle birleştirilerek eserlerin orijinal yapısını korumayı amaçlamıştır. Bunun yanı sıra gazete sayfalarında kalmış romanın ilk hâli de mukayeseli bir biçimde okunmuş; sanatkârın dilinde meydana gelen değişmelere -bir gösterge değeri taşıdığı düşünülerek- işaret edilmiştir. Böylelikle sanatkârın ikinci baskıyı hazırlarken eseri üzerinde yaptığı değişiklikler ile romanın tefrika edildiği gazete nüshası arasındaki farklılıklar dipnotlarla gösterilmiştir. “Edisyon Kritik” adı da verilen bu basımda, Sabahattin Ali’nin İçimizdeki Şeytan üzerinde bizzat kendisinin yapmış olduğu bütün değişim ve dönüşümlere dikkat çekilmiştir.


Basım Ayı/Yılı : 2021
Basım Yeri :
Baskı Sayısı :
Sayfa Sayısı : 272
Ağırlık : 272
En / Boy : 13,5 / 21
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺69,00

Günübirlik bir fikir hayatının tabii bir neticesi olarak tezatlara, manasızlıklara, hatta edepsizliklere düşüyordum. İsteyip istemediğimi doğru dürüst bilmediğim, fakat neticesi aleyhime çıkarsa istemediğimi iddia ettiğim bu nevi söz ve fiillerimin daimî bir mesulünü bulmuştum. Buna içimdeki şeytan diyordum, müdafaasını üzerime almaktan korktuğum bütün hareketlerimi ona yüklüyor ve kendi suratıma tüküreceğim yerde, haksızlığa, tesadüfün cilvesine uğramış bir mazlum gibi nefsimi şefkat ve ihtimama layık görüyordum. Halbuki ne şeytanı azizim, ne şeytanı? Bu bizim gururumuzun, salaklığımızın uydurması. İçimizdeki şeytan pek de kurnazca olmayan bir kaçamak yolu. İçimizde şeytan yok. İçimizde aciz var! Tembellik var! İradesizlik, bilgisizlik ve bunların hepsinden daha korkunç bir şey, hakikatleri görmekten kaçmak itiyadı var...


Basım Ayı/Yılı : 2020
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 364
Ağırlık : 364
En / Boy : 13 / 21
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺40,00

Sabahattin Ali’nin Yeni Dünya adlı eseri; Asfalt Yol, Hanende Melek, Çaydanlık, Ayran, Isıtmak İçin, Uyku, Selam, Bir Mesleğin Başlangıcı, Bir Konferans, Yeni Dünya, İki Kadın, Sulfata adlı on iki öyküden ve Hasan Boğuldu adlı efsaneden oluşmaktadır. Sabahattin Ali’nin öykülerinin kahramanları; köy hayatının küçük köylüleri, ırgatları, kasaba hayatının eşrafı, öğretmenleri ve şehir hayatının yoksul işçileri, politikacıları, pavyonda çalışan kadınları, hapishaneye düşmüş kader mahkûmlarıdır.


Basım Ayı/Yılı : 2019
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 160
Ağırlık : 160
En / Boy : 14 / 21
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺36,00

Sabahattin Ali’nin öykülerinde acı çeken köylüler, hor görülen ırgatlar, itilen kakılan işçiler, zenginlerin çıkarları için ölüme gönderilen yoksullar vardır. Öykülerine konu edindiği bir köydeki, bir kasabadaki insanların yaşadıkları eşitsizliği, yoksulluğu, aldatılmışlığı bir elbise gibi onların üzerine giydirerek okurlarına gösterir. Elinizdeki Sabahattin Ali’nin bu eseri; Portakal, Beyaz Bir Gemi, Katil Osman, Böbrek, Cıgara, Millet Yutmuyor, Bahtiyar Köpek, Çilli, Dekolman, Hakkımızı Yedirmeyiz, Cankurtaran, Çirkince, Kurtla Kuzu adlı öyküleriyle, Bir Aşk Masalı, Devlerin Ölümü, Koyun Masalı, Sırça Köşk masalları birleştirilerek Sırça Köşk adıyla kitaplaştırılmıştır.


Basım Ayı/Yılı : 2019
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 168
Ağırlık : 168
En / Boy : 14 / 21
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺36,00

Değirmen, Sabahattin Ali’nin yirmi bir ile yirmi yedi yaşları arasında yazdığı on altı öyküden ve üç bölümden oluşan kitabının adıdır. Kitabının ana teması sevgidir. Kitabının bir yerinde aşkı şöyle tarif etmektedir: Mavzer kurşunu gibi çarptığını yere serer. Sabahattin Ali, ilk bölümde her ne kadar sevgi ve aşkı işlese de aynı zamanda ikinci ve üçüncü bölümlerinde Bir Orman Hikâyesi’yle orman köylüsünü ve Kazlar öyküsüyle yoksul köylülerini anlatırken, Bir Firar ve Candarma Bekir’le mapusa düşmüş ya da düşürülmüş Anadolu insanının yoksulluğu ile birlikte duygu dünyalarına da değinir.


Basım Ayı/Yılı : 2019
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 144
Ağırlık : 144
En / Boy : 14 / 21
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺36,00

Sabahattin Ali, Kürk Mantolu Madonna’da ön planda içine kapanık bir Türk genci olan Raif Efendi’nin kendisi gibi duygusal yapıdaki bir Yahudi kızı olan Maria Puder’le yaşadığı tutkulu aşk hikâyesini anlatırken, arka planda dönemin Türkiye’sindeki bir taşra kasabasındaki yaşamları ve I. Dünya Savaşı sonrası Almanya’daki kaotik durumu usta bir dille aktarmaktadır. Kürk Mantolu Madonna, Türk edebiyatının en güzel ve en hüzünlü aşk hikâyesidir. Derinliği, tutkusu, naifliği olan; yaşama bağlayıcı ama ölüme yazgılı, umut dolu ama bir o kadar umutsuz bir aşk hikâyesidir.


Basım Ayı/Yılı : 2019
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 176
Ağırlık : 176
En / Boy : 14 / 21
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺36,00

Sabahattin Ali, Kuyucaklı Yusuf adlı romanının kahramanı Kuyucaklı Yusuf’u 1931 yılında Aydın Cezaevi’nde kaldığı sırada tanımış, romanında da kişiye gerçek adıyla yer vermiştir. Roman kahramanı Kuyucaklı Yusuf, Nazilli’nin Kuyucak köyünde ailesi eşkıyalar tarafından öldürülen ve kimsesiz kalan bir çocuktur. Çağdaş bir adam olan Kuyucak Kaymakamı Salahattin Bey tarafından evlat edinilir ve Edremit’e getirilir. Edremit ve çevresi ise Sabahattin Ali’nin çocukluk yıllarının geçtiği yerlerdir. Bu bilgiler romanın bir yaşanmışlık üzerine kurulduğunu göstermektedir. Kuyucaklı Yusuf, yaşadığı bu kasabada gördüğü çelişkilerin ve ailesinin eşkıyalar tarafından öldürülmesinin etkisiyle büyür. Çocukluğundan gençliğine kadarki sürede Salahattin Bey’in kızına olan Muazzez’e olan aşkı, kasaba eşrafının olumsuzlukları, gözlemledikleri, yaşadıkları; Kuyucaklı Yusuf’u başkaldırmaya ve isyan etmeye iter.


Basım Ayı/Yılı : 2019
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 256
Ağırlık : 256
En / Boy : 14 / 21
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺39,00

Sabahattin Ali’nin ikinci romanı İçimizdeki Şeytan, Ömer ve Macide arasındaki hüzünlü bir aşk hikâyesi çerçevesinde, birey ve toplumu eleştirmektedir. Sabahattin Ali romanında, Ömer karakteriyle güçsüz, tembel ve sorumsuz bir bireyi; aynı zamanda Ömer’in üniversiteden tanıdığı Nihat ve onun çevresindeki bireyler aracılığıyla kişiliksiz, güce tapan, korkak grupları; Macide’nin öğretmeni Bedri’yle kişilikli, doğru düşünen, toplumcu bir çağdaş aydını anlatır. Roman bu bağlamda Ömer karakteriyle bireyi ve bireylerin içindeki kötülükleri şeytan olarak verirken, Nihat ve Nihat’ın çevresindeki grupların yaptığı kötülükleri ise toplum içindeki şeytanlar olarak görmektedir.


Basım Ayı/Yılı : 2019
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 296
Ağırlık : 296
En / Boy : 14 / 21
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺41,25

Sabahattin Ali Seti


Basım Ayı/Yılı : 2020
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 1
Ağırlık : 1
En / Boy : 13 / 20
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺209,92

Gerçekçi üslubu ve samimi diliyle yaşadığı dönemin toplumsal sorunlarına dikkat çeken Sabahattin Ali’nin eserleri bugün hala güncelliğini sürdürüyor ve her yaştan okuru yakalamayı başarıyor.

Edebiyatımızın en önemli yazarlarından Sabahattin Ali’yi tanıma kitabı olarak hazırladığımız
Bir Haftada Sabahattin Ali, yedi ayrı bölümden oluşuyor. Her bölümü bir gün olarak düşündüğünüzde; bu kitapla her yeni güne bir fotoğrafıyla başlayacaksınız. Ardından yazılarından bir alıntıya rastlayacaksınız. Sonrasında en sevilen öykülerinden birini okuyup şiirlerinden birini mırıldanarak günü sonlandırmış olacaksınız.

Üstelik bu bir haftayı başlatmak için pazartesiyi beklemenize gerek yok... Şimdiden iyi haftalar...


Basım Ayı/Yılı : 2022
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 2
Sayfa Sayısı : 128
Ağırlık : 128
En / Boy : 13 / 20
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺22,50

Hiç azalmayan bir aşk, imkânsızlıklar içinde kıvranan, sevmekten vazgeçmeyen bir çift gönül. Dünyanın en güzel aşk hikâyelerinden biri denilebilecek kadar büyüleyici, hüzünlü, dramatik, coşkulu, soylu ve masum bir aşk Raif Efendi ve Maria Puder aşkı. Bu büyük aşk, içinde bir o kadar ayrılık, gurur, kırılganlık ve aşılması zor hiddet duvarları da barındırıyor.

Sabahattin Ali’nin ilk olarak Hakikat gazetesinde 18 Aralık 1940 - 8 Şubat 1941 tarihinde “Büyük Hikâye” başlığı altında 48 bölüm olarak yayımlanan bu eser, 1943 yılında kitap olarak basıldı. Özel çizimlerle hazırladığımız “Kürk Mantolu Madonna”, kahramanlarımızın yaşadıkları acılara rağmen okuyucuya ruhlarının konuştuğunu hissettiren bir başucu kitabıdır.

Fakat sergide gördüğüm bu kürk mantolu resim, ona hayalen dokunmama imkân vermeyecek derecede beni sarmıştı. Onunla bir aşk sahnesi tasavvur etmek değil, karşı karşıya, iki dost gibi oturmayı düşünmek bile elimden gelmiyordu. Buna mukabil, gidip o tabloyu seyretmek, bana bakmadığına emin olduğum o gözlere saatlerce dalmak arzusu gitgide artmaktaydı. Paltomu sırtıma geçirerek tekrar serginin yolunu tuttum ve bu hâl, günlerce devam etti.


Basım Ayı/Yılı : 2019
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 208
Ağırlık : 208
En / Boy : 14 / 20
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 1. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺56,00

İçimizdeki Şeytan

Kürk Mantolu Madonna

Kuyucaklı Yusuf


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 712
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2020
₺52,50

Ertesi sabah, köyün ıslak damlarını ve taze ekilmiş tarlaları buğulandıran bir güneş altında, arabalar yeniden koşuldu, atlar yeniden eyerlendi, şehirden getirilen fayton, gelin evinin önüne çekildi.

Yüzünü örten kalın duvağın altında boyuna gözlerini silen kısa boylu bir kızcağız, iki tarafa tutulan çarşafların arasından hızla geçerek faytona, Yakup Ağa’nın şişman karısı ile görümcesinin arasına oturdu. Gelin arabasının, başlarına çevreler bağlanmış atları davuldan ürkerek tepindi.

Bir sürü çocuk, yalınayak, birçoğunun elinde birer kara ekmek, gelini görmek için arabanın etrafına yığıldılar. Şehirli efendiler kendilerine rahat bir araba ve altlarına yumuşak minderler seçtiler, Deli Emine dünkü delikanlıları bulup ortalarına oturdu; düğün sahibi Hüseyin, dünkünden daha yorgun ve üzgün, şuraya buraya koştu. Nihayet arabalar ve atlılar yola düzüldüler. Kafile köyün dışına çıkmış, bir hayli de ilerlemişti ki, bir çocuk koşa koşa arkalarından yetişti.

Yeni Dünya’yı bıraktıkları evin sahibi olan ihtiyar kadın da daha arkadan, bağıra bağıra geliyordu. Sondaki birkaç araba durdu. Yeni Dünya’nın bu köyde unutulup yola çıkıldığı kimsenin aklına gelmemişti.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 152
En / Boy : 13.5 / 19.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2019
₺0,00
₺16,50

Bir kebapçıda karnımızı doyurduk ve bu esnada hemen hemen hiçbir şey konuşmadık. Onu kandırmaya imkân yoktu.

Seni çağırıp zahmet verdik, affedersin! de denilemezdi.

Ben bunları düşünürken kebapçıdan çıktık. Ali bir şey söylemek ister gibi birkaç kere yutkundu ve boynunu bükerek, Sizi mahcup çıkardım, beyim, sakın kusura kalmayın! dedi.

Sonra, hayret edilecek bir şeyden bahsediyormuş gibi, gözlerini hafifçe açarak ilave etti: Ben o odada bir türlü sesimi bulamadım!’

Ve yanımızdan ayrılıp gitti.

Ertesi sabah, aramızda topladığımız birkaç lirayı kendisine vermek ve onu Konya otobüslerine bindirip selametlemek için Haymana Hanı’na giden arkadaşıma hancı, Sıvaslı Ali’nin, sazını iki liraya satıp yol parası yaptığını ve şafakla kalkan bir kamyona binip Konya yolunu tuttuğunu söylemiş.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 72
En / Boy : 13.5 / 19.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2019
₺0,00
₺15,00

Halbuki altmışlık kadın, kağnıdan yayılan ağır koku ile sersemlemiş, sendeleye sendeleye yürüyor, bazen birdenbire hızlanan öküzlerin yanında gitmeye çabalıyordu. Yavaş yavaş ayakları sürüklenmeye, ağlamaktan, içine akıta akıta ağlamaktan daralan göğsü nefes alamamaya başladı.

Kağnının kenarına tutunarak biraz daha yürüdü. Ayakları birbirine dolaşıyordu. Öküzlere oooha diye bağırmak istedi, sesi boğazından çıkmadı; elleri kağnıdan kurtuldu, yere yuvarlandı, tozların içinde tekrar ayağa kalkarak koştu. Karşıdan doğru yeni çıkan serin bir rüzgâr üç etekli entarisini ve şalvarının paçalarını uçuruyor, yırtık yazma başörtüsünü siyah bir bayrak gibi dalgalandırıyordu. Kağnıya yetişemeden tekrar düştü, yüzü yolun beyaz ve kül gibi ince tozlarına gömüldü.

Kağnı, taşlara çarptıkça, üzerinde bağlı ölüyü iki tarafa fırlatarak ve yükselip alçalan uzun, yanık gıcırtılar çıkararak ve ay ışığının altında ve gecenin sessizliği içinde arkasında hafif bir toz bulutu bırakarak, ağır ağır kendi bildiğine ilerliyordu.”


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 136
En / Boy : 13.5 / 19.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2019
₺0,00
₺15,00

 Bunun üzerine halk, beyinsiz, dilsiz, gözsüz kelleleriyle dağılmak üzereyken, aralarında canından bezmiş biri, ‘Böyle başın da bana lüzumu yok!’ diyerek, boynuzundan tuttuğu kelleyi fırlatıvermiş. İşte o zaman herkesin şaştığı bir şey olmuş; hızla gidip sırça köşke çarpan kelle orada ‘Şangır!..’ diye koskocaman bir gedik açmış. Halk her şeyden sağlam, hiçbir zaman yıkılmaz, kırılmaz bildiği o koskoca sırça köşkün bu kadar çürük olduğunu görünce, elindeki kelleleri birbiri arkasına ona fırlatmaya başlamış, göz açıp kapayıncaya kadar tuzla buz olan sırça köşk çökmüş, yıkılmış, içindekilerin çoğu cam kırıklarının altında ezilmiş, kapıya yakın yerlerdeki beş on kişi zor kurtulmuş...

Halk sırça köşkün enkazını çabuk temizlemiş, dünyada onsuz da yaşanabileceğini anlayarak eski hayatına dönmüş, işini yine arasından seçtiği adamlara gördürmüş, ama sırça  köşkün kötü hatırasını uzun zaman zihninden çıkaramamış. İhtiyarlar çocuklarına ondan bahsederlerken, şu nasihati vermeyi unutmazlarmış:

Sakın tepenize bir sırça köşk kurmayınız. Ama günün birinde nasılsa böyle bir sırça köşk kurulursa, onun yıkılmaz, devrilmez bir şey olduğunu sanmayın. En heybetlisini tuzla buz etmek için üç beş kelle fırlatmak yeter.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 176
En / Boy : 13.5 / 19.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2019
₺0,00
₺18,00

İşte adaşım, sana seven bir Çingene’nin hikayesi.

Çiçeklerin açtığı mevsimde, senin kollarına yaslanan ve çiçekler kadar güzel kokan bir vücutla uzak su kenarlarında oturmak ve öpüşmek, yoruluncaya kadar öpüşmek hoş şeydir...

Seni gördüğü zaman zalimce başını çeviren mağrur bir dilberin kapısı önünde ve ay ışığı altında sabaha kadar dolaşmak, bunu candan arkadaşlara ağlayarak anlatmak, söz aramızda gene hoş şeydir.

Fakat sevgili bir vücutta bulunmayan bir şeyi kendisinde taşımaya tahammül etmeyerek onu koparıp atabilmek, işte adaşım, yalnız bu sevmektir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 176
En / Boy : 13.5 / 19.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2019
₺0,00
₺16,50

Halbuki Muazzez’e karşı olan hisleri büsbütün başkaydı. Onu hariçte bir mevcut, yabancı ve başka bir insan olarak düşünmüyor, kendinin bir parçası; kolu, gözü ve yüreği olarak tasavvur ediyordu. Burada beğenmek veya beğenmemek, sevmek veya sevmemek, hayran olmak veya küçük görmek bahis mevzuu olamazdı; çünkü böyle şeyleri bir kere bile kafasından geçirmiş değildi. Muazzez’e dair içinde uyanan ve şuuruna varan his, onun kendisinden koparılması ihtimaline karşı duyduğu müthiş bir acı oldu.

Fakat şimdi birbiri arkasından yuvarlanıp gelen ve önüne geçilmez bir şekilde inkişaf eden bir hadiseler zinciri ona en umulmayacak şeyi yaptırmak istiyordu. Yusuf, kendisini içten içe kaynatan bütün isyan hamlelerine rağmen boyun eğeceğini, bilgisinin ve kuvvetinin ona yardım etmeyeceğini biliyordu.

Sabahattin Ali Kuyucaklı Yusuf’ta, ailesi eşkıyalar tarafından öldürülen Yusuf’un öyküsünü anlatırken toplumun bireyin önüne diktiği engelleri gözler önüne serer. 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 264
En / Boy : 19.5 / 21.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2021
₺18,75

Mesela herhangi bir gün müthiş bir iç sıkıntısı seni boğar. Hayat sana karanlık, manasız gelir. İnsan, biraz evvel senin zırvaladığın gibi felsefeler yapmaya başlar. Hatta yavaş yavaş onu da yapamaz ve canı ağzını açmayı bile istemez. Hiçbir insanın, hiçbir eğlencenin seni canlandıramayacağını sanırsın. Hava sıkıcı ve manasızdır. Ya fazla sıcak, ya fazla soğuk, ya fazla yağmurludur. Gelip geçenler suratına salak salak bakarlar ve on para etmez işlerin peşinde, bir tutam otun arkasından koşan keçiler gibi dilleri bir karış dışarı fırlayarak dolaşırlar. Aklını başına derleyip bu pis ruh haletini tahlil etmek istersin. İnsan ruhunun çözülmez düğümleri bir muamma gibi önüne serilir. Kitaplarda okuduğun depresyon kelimesine bir cankurtaran simidi gibi sarılırsın. Çünkü nedense hepimizde, maddi olsun manevi olsun, bütün dertlerimize bir isim takmak merakı vardır, bunu yapamazsak büsbütün çılgına döneriz.

Sabahattin Ali İçimizdeki Şeytan’da üniversiteli iki gencin gelecek düşleriyle sarmalanmış aşkını anlatırken “aydın” kavramını da kendine has üslubuyla tartışmaya açıyor.

 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 324
En / Boy : 19.5 / 21.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2020
₺30,00

Fakat nihayet daha fazla dayanamadım ve kafamdan uzak tutmak istediğim hayal, yavaşça, sessiz sedasız gözlerimin önüne dikildi: Maria Puder, benim Kürk Mantolu Madonna’m, dudaklarının kenarındaki ince kıvrıntı ve siyah gözlerinin derin bakışlarıyla karşımda duruyordu. Yüzünde hiç dargınlık, sitem yoktu. Belki biraz hayret, fakat daha ziyade, alaka ve şefkatle bana bakıyordu. Halbuki bende onun bakışlarını karşılayacak cesaret yoktu. On sene, tam on sene, zavallı ruhumun bütün kırgınlığıyla, bir ölüye kızmış, bir ölüyü suçlu tutmuştum... Onun hatırasına bundan daha büyük bir hakaret yapılabilir miydi? Hayatımın temeli, gayesi, sebebi olan kimseden on sene, hiç tereddüt etmeden, haksızlık edebileceğimi hiç düşünmeden şüphelenmiştim. Onun hakkında en akla gelmeyecek şeyleri tasavvur etmiş ve bir an olsun durup da, belki de böyle yapmasının ve beni terk etmesinin bir sebebi vardır, dememiştim. Halbuki sebeplerin en büyüğü, en mukavemet edilmezi, ölüm varmış. Utancımdan deli olacaktım.

Sabahattin Ali Kürk Mantolu Madonna’da, imkansız gibi görünen hüzünlü bir aşk öyküsü anlatırken, edebiyatımızda benzeri az görülen psikolojik bir esere de imza atar.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 196
En / Boy : 13.5 / 19.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2020
₺16,50

Sabahattin Ali’nin öykülerinde aşk ve ölüm yan yanadır. Sadece öykülerinde mi? Kuyucaklı Yusuf’un sonunu düşünün, Kürk Mantolu Madonna’yı ya da… Bu eserlerde aşkın çıkmaz sokaklarında ölümle karşı karşıya gelir Sabahattin Ali’nin karakterleri. Bu derlemede yer alan öykülerin ekserisinde aşk, ölüm getiriyor. Gramofon Avrat, Sabahattin Ali’nin 1927-1946 yılları arasında aşkı nasıl ele aldığını ortaya koymakla kalmıyor, yazarın aşka bakışının, aşkı tasvir edişinin ne denli bütün ve özgün olduğunu da kanıtlıyor.

“Yakıcı, kavurucu bir aşktı bu; beni deliye çeviren, geceleri sabahlara kadar sokaklarda dolaştıran bir aşk. Fakat onu bu hâle sokan biraz da bendim. Aşkla tehlikeli bir oyuncak gibi oynamak istiyordum.”

Bizim Hikâye, Osmanlı’dan günümüze edebiyatımızda öykünün izini süren, öykücülüğümüzü var etmiş, geliştirmiş yazarların eserleri arasından en güzellerini, en başarılılarını, en önemlilerini belirli bir tematik bütünlük gözeterek ortaya koyan, 1850’lerden 1950’lere kadar bir asırlık öykücülüğümüzün verimlerini bir araya getiren bir kitap dizisi.

Bizim Hikâye dizisiyle birlikte, hem öykücülüğümüze dair bütünlüklü bir söz söylemek hem de yeni öykücüler keşfetmek üzere farklı yolculuklara yelken açıyoruz.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 208
En / Boy : 13 / 19.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2021
₺24,60

Sabahattin Ali’nin olgunluk dönemi öykülerini bir araya getiren Kağnı ile Ses’in ilk basımları arka arkaya yapıldı.

İlk öykü olan Kağnı, toplumsal eleştirisi güçlü bir öyküdür. Kırsal yaşam içinde, cinayet kurbanı oğlunun hakkını bile arayamayan bir köy kadının dramı verilmektedir. Sabahattin Ali bu ciltteki diğer öykülerinde de aynı duyarlığı sürdürmektedir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 168
En / Boy : 13,4 / 19,8
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2019
₺34,00

Yazarın toplumsal eleştiri ağırlıklı son yapıtı...

Sırça Köşk, Sabahattin Ali’nin son dönem öykülerinden oluşuyor. Yazarın “masal” olarak nitelendirdiği bazı öyküleri yüksek dozda toplumsal eleştiri içeriyor. Diğer öyküleri ise 1930’ların Türkiye’sine ilişkin ilginç insan manzaraları çiziyor.

Sırça Köşk’ü 1947’de ilk kez okurlara sunan yayınevi olarak aslına sadık biçimde sunuyoruz.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 152
En / Boy : 13,4 / 19,8
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2019
₺34,00

Anadolu insanını ve kır-kent ilişkilerini ele alan öncü romanlardan biri olan Kuyucaklı Yusuf, 20. yüzyıl başlarında Ege Bölgesi’nde, Edremit’te geçer. Romanın önde gelen kahramanlarından Yusuf ile Muazzez’in öyküsünde Sabahattin Ali, bir yandan toplumsal yapımızın “yara”larını ve kırsal yapının açmazlarını deşerken, bir yandan da güçlü bir bürokrasi eleştirisi gerçekleştirir.

Kuyucaklı Yusuf, ilginç kurgusu ve insan psikolojisini işlemekteki başarılı anlatım tekniğiyle, modern edebiyat tarihimizin başyapıtları arasında yer alır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 232
En / Boy : 13,4 / 19,8
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2019
₺42,00

Yazarın en çok okunan romanlarından...

Sabahattin Ali, İçimizdeki Şeytan adlı bu romanında, bize erken Cumhuriyet döneminde Balıkesir’de başlayıp İstanbul’a uzanan bir aşk öyküsü sunuyor. Bu aşk öyküsündeki kişiler, toplumsal yapı farklılıklarıyla, dünya görüşlerindeki uyumsuzlukla öne çıkıyorlar. Toplumsal gerçekçi edebiyatımızın başyapıtları arasında sayılan İçimizdeki Şeytan, kırsal kökenli ve kentli bireylerin özlem, ihtiras ve tökezlemelerini canlı bir üslupla yansıtıyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 264
En / Boy : 13,4 / 19,8
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2020
₺48,00

Dillerden düşmeyen şiirler... İlk basımını “Remzi Kitaphanesi” olarak yayınladığımız bu kitapta yer alan şiirler, bireysel ve toplumsal sorunları içtenlikle yansıtmakta; acılar, hüzünler ve kaygılarla geçen bir dönemle iç içe yaşamsal açmazları, bunalımları dile getirmektedir. Sabahattin Ali’nin, özellikle tutukluluk günlerindeki bazı şiirlerinin de aynı duyarlıkla bestelendiğini, geniş yankılar uyandırdığını belirtmek gerekiyor. 1930’lu yıllarda yazılan bu şiirler, edebiyatımızda etkisini kuşaklar boyunca hissettirmiş, genç kuşaklara örnek olmuştur.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 128
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2019
₺32,00

Toplumsal gerçekçi edebiyatımızın ilk örneklerinden bir yapıt... Sabahattin Ali’nin ilk hikâyeler kitabı olan Değirmen, aşkla yoğrulmuş küçük yaşamların şiirsel anlatımıyla doludur. Kitaba adını veren “Değirmen” adlı öykü 1930’lu yıllara uzanan bir dönemde yazılmış ve bir ölçüde ünlü yazar Maksim Gorki’nin anlatılarıyla paralellik taşımaktadır. Sabahattin Ali, yazarlık yaşamında “büyük kapıdan girmek” olarak adlandırılan ustalığa bu yapıtla adım atmıştır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 144
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2019
₺32,00

Sabahattin Ali, Yeni Dünya’da, diğer eserlerinde olduğu gibi gözleme dayalı bir anlatımla yaşanan olayların çelişki ve tedirginliklerini yansıtmaktadır. Bu öykülerde ayrıca “hüzün” ve trajik durumlar yazarın dünya görüşüyle de örtüşmektedir.

Bir olgunluk dönemi eseri olan Yeni Dünya’da köy ve kasaba insanlarının gündelik yaşamları alabildiğine yalın bir dille öyküleşmektedir. “Hasanboğuldu” adlı öykü filme de çekilmiştir.

Kürk Mantolu Madonna ile aynı yıl yayımlanan bu öyküler, sıradan gibi görünen kahramanların tutkularına ve sarsıcı serüvenlerine yer vermektedir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 136
En / Boy : 13,4 / 19,8
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2019
₺32,00

Romanın kahramanı genç Raif Efendi’yi, baba mesleğini ilerletmek üzere 1930’larda gittiği Almanya’dan dönüşüyle birlikte, sıradan bir yaşam ve mutsuz bir evlilik beklemektedir.

Hasta yatağındayken ziyarete gelen arkadaşından, çekmeceden çıkardığı hatıra defterini sobaya atıp yakmasını ister. Bu defterde Almanya’dayken bir galeride gördüğü tabloyla başlayan tutkulu aşkın hikayesi anlatılmaktadır. Hemen her gün uğrayıp önünden ayrılamadığı bu resimdeki Kürk Mantolu Madonna, aslında tablonun ressamı olan Maria Puder’in ta kendisidir.

Yaşanan bu takıntılı aşkın öyküsü ve hayatın sürprizle sonuçlanacak trajedisi böyle başlar.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 160
En / Boy : 13,4 / 19,8
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2019
₺34,00

“Dünyada hayatın bir tek manası varsa o da sevmektir. Hatta mukabele edilmesini bile beklemeden sadece sevmek. Başka bir insanı bahtiyar edebilmek, kendini bahtiyar edebilmekten daha güç fakat daha insancadır. Bugün böyle düşünenlere saf, hatta enayi derler. Fakat ne derlerse desinler, biz kalbimizin ve kafamızın doğru bulduğu şeyleri etrafın ne dediğine bakmadan yapmalıyız.”

1948 yılında, henüz 41 yaşındayken aramızdan ayrılan Sabahattin Ali, edebiyatın her alanında çalışan, eser veren bir yazardı. Yazarın kaleme aldığı tiyatro oyunlarını, şiirleri, mektupları, gazete yazılarını, mahkeme tutanaklarını, farklı mecralarda verdiği röportaj ve anket cevaplarını bir araya getiren bu yeni basım, yayınevimizin Sabahattin Ali külliyatının üçüncü cildini oluşturuyor. Dönemin yaşantısına dair notlar ve metindeki eski sözcüklere dair açıklamalarla, kimi metinlerin orijinal ve sadeleştirilmiş hallerinin karşılıklı basımıyla zenginleştirilen bu özel çalışma, Sabahattin Ali’nin eserlerinin ruhuna nüfuz etmenizi kolaylaştıran, özgün bir okuma deneyimi sunuyor. 
“Bence Sabahattin’in en kuvvetli tarafı kendine benzerliği, temiz ve metotlu bir edebiyat kültürüne dayanarak, en yaratıcı anlamında realist oluşudur... Sabahattin köyü, kasabayı, köylüyü, kasabalıyı çok iyi biliyor, duyuyor ve yaşatıyor. Dili pürüzsüz. Görünüşü dağıtıp yine bir noktada toplamasını büyük bir ustalıkla başarıyor.”

-Nazım Hikmet

“Sabahattin Ali anlattığı hikayelere bizi inandırıyor... Muharrir çorak, zavallı köyün sefaletini, acılarını anlayıp anlatmaya çalışıyor. “Bir Gemici Hikayesi”, “Kanal”, “Bir Firar”, “Kazlar”, “Candarma Bekir” hikayelerini yazan bir muharrir gerçekten iyi bir sanatkardır.”

-Nurullah Ataç

“Sabahattin Ali imzası hikaye ve roman vadisinde son yıllarda hissedilen büyük boşluk içinde büyük bir ümit ışığı yakmaktadır.”

-Yaşar Nabi

“Sabahattin Ali’nin, böyle devam ederse, Tanzimat’tan beri en iyi hikayecimiz olabileceğini zannediyorum. Çünkü yazılarında benim istediğim şey var, iç var, görüş var. Sonra tekniği güzel, yeni bir şey yapayım diye garabete kaçan tarafı yok.”

-Suat Derviş


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 520
En / Boy : 15 / 23
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 1.2019
₺118,88

Edebiyatımızın dev ismi Sabahattin Ali’nin tüm eserleri şimdi kutulu ambalajında!

Set içindeki kitaplar:

- Tüm Eserleri – Öyküler
- Tüm Eserleri – Romanlar
- Tüm Eserleri – Oyunlar, Şiirler, Mektuplar, Yazılar, Tutanaklar


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 1504
En / Boy : 15 / 23
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2019
₺356,63

"Yusuf lambanın sönmeden evvel verdiği dalgalı ve kırmızı aydınlıkta, karşı sedirde oturan Şakir'in cebinden tabancasını çıkardığını görmüş ve kendisi de kamçıyı bir kenara fırlatarak gocuğunun cebinden Nagant’ını çekmişti."


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 224
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2020
₺25,74

"Bu sırada köprüye çıkmışlardı. Hep beraber İstanbul tarafına doğru yürüdüler. Ömer’in, teyzesinin şişman ensesinden kaydırdığı gözleri hiç lafa karışmadan yanlarında giden genç kızın bakışlarıyla karşılaştı."


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 272
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2020
₺27,30

"Sen aşkın ne olduğunu bilir misin adaşım, sen hiç sevdin mi?
Çoook desene!
Sevgilin güzel miydi bari?
Belki de seni seviyordu...
Ve onu herhalde çok kucakladın...
Geceleri buluşur ve öperdin değil mi?
Bir kadını öpmek hoş şeydir, hele adam genç olursa..."


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 140
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2020
₺19,50

"Sıska kadın bir an tereddüt etti. Karşısındakini, etraftaki seyircileri kin dolu fakat halsiz bakışlarla süzdü, sonra yavaşça doğrularak ortaya çıktı ve oyuna katıldı..."


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 132
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2020
₺19,50

"Sakın tepenize bir sırça köşk kurmayınız. Ama günün birinde böyle bir sırça köşk kurulursa, onun yıkılmaz, devrilmez bir şey olduğunu sanmayın. En heybetlisini tuzla buz etmek için üç beş kelle fırlatmak yeter."


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 152
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2020
₺20,28

Siz sevemezsiniz adaşım, siz şehirde yaşayanlar ve köyde yaşayanlar; siz, birisine itaat eden ve birisine emredenler; siz, birisinden korkan ve birisini tehdit edenler...

Siz sevemezsiniz. Sevmeyi yalnız bizler biliriz... Bizler: Batı rüzgârı kadar serbest dolaşan ve kendimizden başka Allah tanımayan biz Çingeneler.

Sabahattin Ali öykülerinde kendi dönemi içinde zamansız olanı buluyor, yerel olandan evrensele ulaşıyor. Habercilikle masalcılığı, anıyla efsaneyi, bir gözlemcinin tarafsızlığıyla kıssadan hisseler anlatan bir çınar altı meddahının dilini birbirine harmanlıyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 168
En / Boy : 12,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2020
₺16,79

Halbuki ne şeytanı azizim, ne şeytanı? Bu bizim gururumuzun, salaklığımızın uydurması... İçimizdeki şeytan pek de kurnazca olmayan bir kaçamak yolu... İçimizde şeytan yok, içimizde acz var... Tembellik var... İradesizlik, bilgisizlik ve bunların hepsinden daha korkunç bir şey: Hakikatleri görmekten kaçmak itiyadı var...

İçimizdeki Şeytan’da Sabahattin Ali, genç bir ülkenin aydın sınıfının büyüme sancılarını, değişen yargılarını ve yaşadığı çatışmaları gözler önüne seriyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 304
En / Boy : 12,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2020
₺18,98

İnsan dediğin mahluk hiçbir şey değiştiremez. Bunun için, gönlünün rahat olmasını istersen, gördüğün fenalıkların bile bir hikmeti olduğunu düşün ve yeryüzünde olmayan iyilikleri oraya getirmek sevdasına kapılma... Sonra en mühimi: Kendini halinden şikâyet etmeye alıştırma. Ömrünün sonuna kadar dövünsen bu hayatın cefası tükenmez.

Dehşet dolu bir olayın gölgesinde büyümüş köylü bir gencin mücadelesini anlatan Kuyucaklı Yusuf, taşra ve taşralılık üzerine zamanının ötesinde bir roman.

 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 264
En / Boy : 12,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2020
₺18,25

Ve bir gün her şey bitti... O kadar basit, o kadar kati bir şekilde bitti ki, ilk anda işin azametini anlamak benim için mümkün olmadı... Yalnız biraz şaşırdım, bir hayli üzüldüm; fakat bu hadisenin hayatım üzerinde bu kadar büyük, bu kadar değişmez bir tesiri olacağını asla düşünmedim.

Kürk Mantolu Madonna, güzel ve etkileyici bir kadının portresinin önünde başlayan ve yıllar sonra, kara kaplı bir defterin satırlarında son bulan sarsıcı bir başyapıt.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 192
En / Boy : 12,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2020
₺18,25

Yirmi yaşından fazla göstermeyen bir delikanlı çadırın önünde, yan yatmış bir el arabasının üstüne oturarak saz çalıyordu. Başı göğsüne yatmış ve gözleri yere dikilmiş olduğu için çehresini tamamen görmeye imkân yoktu. Fenerin aydınlattığı alnı ter damlalarıyla kaplıydı. Sazının uzun sapı, şaşırtıcı bir süratle aşağı yukarı kayan parmaklarının altında, canlı bir mahluk gibi titriyordu. Sabahattin Ali öykülerinde kendi dönemi içinde zamansız olanı buluyor, yerel olandan evrensele ulaşıyor. Habercilikle masalcılığı, anıyla efsaneyi, bir gözlemcinin tarafsızlığıyla kıssadan hisseler anlatan bir çınar altı meddahının dilini birbirine harmanlıyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 72
En / Boy : 12,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2020
₺13,14

Fakat sorarım size: Köylü verdiğine mukabil ne alır? Yolunu kendi yapmaya mecburdur, sokakları zavallı talihinden daha karanlıktır ve mektep, yüz köyün birinde bile yoktur. Candarma oralara asayişten ziyade vergi tahsilini temin için gider.  Kendimizi aldatmaya lım, köylü mütemadiyen vermiş, buna mukabil hiçbir şey almamıştır. Bunları itiraf etmek belki, eğer bir parça vicdanımız varsa, yediğimiz bir lokma ekmeğin boğazımızda kalmasına sebep olacaktır ve ihtimal vicdanımızın sadasını duymamak için, “Köylü efendimizdir!” gibi cümleler güzel birer morfindir. Fakat hiçbir cümle hakikati değiştirmek iktidarında değildir.Sabahattin Ali öykülerinde kendi dönemi içinde zamansız olanı buluyor, yerel olandan evrensele ulaşıyor. Habercilikle masalcılığı, anıyla efsaneyi, bir gözlemcinin tarafsızlığıyla kıssadan hisseler anlatan bir çınar altı meddahının dilini birbirine harmanlıyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 136
En / Boy : 12,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2020
₺15,33

Sakın tepenize bir sırça köşk kurmayınız. Ama günün birinde nasılsa böyle bir sırça köşk kurulursa, onun yıkılmaz, devrilmez bir şey olduğunu sanmayın. En heybetlisini tuzla buz etmek için üç-beş kelle fırlatmak yeter.

Sabahattin Ali öykülerinde kendi dönemi içinde zamansız olanı buluyor, yerel olandan evrensele ulaşıyor. Habercilikle masalcılığı, anıyla efsaneyi, bir gözlemcinin tarafsızlığıyla kıssadan hisseler anlatan bir çınar altı meddahının dilini birbirine harmanlıyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 176
En / Boy : 12,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2020
₺20,44

Sabahattin Ali’nin, topluma ve insana bakışını en berrak biçimde ortaya koyduğu yapıtlardan biridir İçimizdeki Şeytan.

Romanda iradesiz ve zayıf bir kişilik görünümü çizen Ömer ile yapmacıksız, yürekli ve güçlü bir genç kadın olan Macide’nin aşk serüveni etrafında, dönemin bir kısım aydınının ya da yarı aydınının eleştirisini yapar Sabahattin Ali. Kendini toplumsal adalet talebinin dışında var eden, güç arzusuyla şekillenmiş, korkak, bireyci ve çıkarcı sözde aydınlarla hesaplaşır.

İçimizdeki Şeytan, Asım Bezirci’nin sözleriyle “çağına ve çevresine dürüstçe, yiğitçe, ustaca tanıklık eden” büyük bir yazarın, insan doğasına ve toplumsal yapıya dair derinlikli gözlemlerini ustalıklı bir dille betimlediği bir başyapıttır.

“İçimizdeki Şeytan, edebiyatımızın anıt yapıtlarından biridir. Gerek insana doğru bakışıyla, gerek estetiğin zorunlu ilkesi gibi duran tutumlu anlatıma önem vermiş olmasıyla, gerek kişilikleri çizerken onların ruh derinliklerine inmekte gösterdiği yetkinlikle bu roman edebiyatımızda tuttuğu seçkin yerini her zaman koruyacaktır.”

- Afşar Timuçin


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 302
En / Boy : 13,5 / 21,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2019
₺23,40
1 2 3 >

Sabahattin Ali Kitapları

Sabahattin Ali 25 Şubat 1907 yılında Gümülcine Eğridere’de dünyaya gelmiştir. Annesi Hüsniye Hanım babası piyade Yüzbaşı Selahattin beydir. İstanbul’da Muallim mektebinde eğitim aldıktan sonra Anadolu’da Yozgat ilinde öğretmenlik yapmaya başlamıştır. Yazar döneminde yurt dışına yabancı dil eğitimi almak için gönderilen isimler içinde yer almaktadır. Almanya’da dil eğitimini tamamlamıştır. Almanya’da kaldığı dönemde okuduğu Ivan Turgenyev, Thomas Mann ve Edgar Allan Poe isimli yazarlardan etkilenerek, eserlerinde bu yazarların izleri görülmektedir. Yazıları ve düşünceleri ile bir dönem hapiste yatan yazar, izlendiğini, takip edildiğini düşünerek yurt dışına kaçmak istemiştir. Yurt dışına kaçmak isterken kaçakçılar tarafından öldürüldüğü iddia edilmektedir. Sabahattin Ali eserleri geniş okuyucu kitlesine ulaşmış eserlerdir. Sabahattin Ali kitapları yetişkinlerin, gençlerin hatta çocukların da ilgisini çekecek niteliktedir. 

Sabahattin eserleri ve türleri ilk zamanlarında aşk temalıdır. Yazarın sonraki kitaplarında ise toplumsal olaylar ön planda tutulmuştur. Köylülere, doktorlara, tutuklulara, yöneticilere eserlerinde sıklıkla yer vermiştir. Sabahattin Ali eserlerinde yalın, sade bir dil kullanmıştır. Bu şekilde halkın anlayacağı bir dil kullanmayı eserlerinde tercih etmiştir. Kalemi güçlü olan yazar hikâye, roman, şiir gibi pek çok alanlarda kitaplar yazmıştır. Sabahattin Ali’nin hikâye ve romanları her yaştan okuyucu için derin anlamlar barındırmaktadır. Yazarın aşk kitapları yoğun duygu içeren başlıca eserlerini oluşturmaktadır.

Sabahattin Ali Tüm Eserleri

Sabahattin Ali bütün eserleri toplumsal gerçekliği okuyucuya aktardığı gibi bunu sade bir dil kullanarak gerçekleştirmesi yazarın en büyük mahareti olarak tanımlanmaktadır. Milli Eğitim Bakanlığı onaylı yüz temel eser arasında bulunan, 2016 yılında İngilizceye de çevrilen, Sabahattin Ali ilk romanı olarak da bilinen Kuyucaklı Yusuf eseri, Sabahattin Ali'nin en önemli eseri olarak bilinmektedir. Sabahattin Ali en iyi kitapları arasında yazarın en çok satan kitabında olan Kürk Mantolu Madonna Sabahattin Ali Külliyatının başyapıtlarından birisidir. Yazara ait tüm eserler şu şekilde sıralanabilir: 

Romanları

  • Kuyucaklı Yusuf (1937)
  • İçimizdeki Şeytan (1940)
  • Kürk Mantolu Madonna (1943)

Öykü

  • Değirmen (1935)
  • Kağnı (1936)
  • Ses (1937)
  • Yeni Dünya (1943)
  • Sırça Köşk (1947)

Şiir kitabı ve öne çıkan şiirleri

  • Dağlar ve Rüzgâr (1934)
  • Kurbağanın Serenadı (1937)
  • Öteki Şiirler (1937)
  • Aldırma Gönül  (1977 Kerem Günay Besteleme)
  • Leylim Ley  (1937 Ses Öykü kitabında geçer şiirdir-Zülfü Livaneli’nin 1975 yılı Eşkıya Dünyaya Hükümdar Olmaz albümünde bestelenerek yer alan türküdür 
  • Dağlar (1932 Yılında yazılan şiir 1977 yılında ali Kocatepe tarafından bestelendi.  

Oyun

  • Esirler (1936)

Sabahattin Ali Hikâyeleri

Sabahattin Ali yazıya erken yaşlarda başlamıştır. Yazarın yayınlanan ilk öyküsü Irmak dergisinde çıkan (1928) ‘O Arkadaşım öyküsüdür. Sabahattin Ali öyküleri toplumsal gerçekçiliği yansıtan öykülerdir. İlk öyküleri Resimli Ayda yayınlanmıştır. 1935 yılında yayınlanan ‘Değirmen’ öyküsü üç kısımdan oluşmaktadır.16 öyküden oluşan kitapta yazarın 1927 ve 1934 yılları arasındaki hikâyeleri yer almaktadır. Orhan Şaik Gökyay, Nurullah Ataç gibi önemli edebi kişilikler yazarın bu öykü kitabından övgüyle bahsetmektedir. 

Sabahattin Ali öyküleri arasında yer alanKağnı’ adlı eser ise yazarın 1935 ve 1936 yılları arasında yayımladığı 13 hikâyeden oluşmaktadır. Hikâyelerinin ana öğesinde mahpus, köylü ve işçi yer almaktadır. Yazar bu öykü kitabında izlenim ve duygudan çok gözlemlerini yansıtmaktadır. Değirmen isimli öykü kitabında başlayan gerçeklik eğilimi Kağnı kitabında da devam etmektedir. Sabahattin Ali’nin 1936 ve 1937 yılları arasında yazdığı öykülerinin yer aldığı kitabının adı ise ‘Ses’ dir. Bir önceki öykü kitabı olan Değirmene biçimsel olarak benzerlik gösteren kitapta yer alan öğeler yazardan beklenildiği gibi yine Jandarma, işçiler ve köylülerdir.  Yazarın bu kitabında öne çıkan öyküleri ise Mehtaplı Bir Gece, Sıcak Su, Köpek ve Ses öyküsüdür. 

Sabahattin Ali hikâyeleri arasında yer alan ‘Yeni Dünya’ kitabı ise yazarın 1936-1942 yılları arasında yazdığı ve çeşitli dergilerde yayınlanan 13 hikâyesinden oluşmaktadır. Köy yaşamı ve kasaba dışında düşkün kadınları da bu öykülerinde anlatmıştır. Yazarın bu hikâye kitabını diğer kitaplarından ayıran ise gözleme dayalı yazılardan daha eleştirel düşünme ve yazma durumunun görülmesidir. Bu eserinde Sabahattin Ali eleştirel gerçekliği ön plana çıkarmıştır. Yazarın 1947 yılında yayınlanan ‘Sırça Köşk’ isimli öykü kitabı o dönemde politik mesajlar taşıması nedeni ile toplatılmıştır. Kitapta 13 hikâye ve 4 masal yer almaktadır. Yazarın genelde köy yaşantısını, kırsal kesimleri anlattığı hikâyelerinden ayrı olarak bu hikâye kitabında şehir hayatı hakkında anlatımlar dikkat çekmektedir.  

Sabahattin Ali Romanları

Sabahattin Ali Romanları içerisinde aşk hikâyeleri barındırsa da genel teması toplumsal olaylara dikkat çekmektir. Türk öykücülüğün toplumsal yazarı olarak gösterilen Sabahattin Ali romanlarında da bunu hissettirmektedir. Toplum İçin Sanat akımını benimseyen yazar romanlarında hikâyelerinde toplumda gördüğü sorunları olayları ön plana çıkarmış ve anlatmıştır.  Edebiyat sayesinde toplumda bir bilinç oluşmasını ve toplumsal bilinçlenmeyi düstur edinmiştir. Yazılarında politik görüşlerini de çekinmeden belirtmesi nedeni ile yargılanan yazar sol görüşlü yazar olarak bilinmektedir.

Sabahattin Ali 1937 yılında yayımlanan ilk romanına kadar öykü yazarı olarak tanınmaktadır. Kuyucaklı Yusuf yazarın yayımlanan ilk romanıdır. Yazarın bu eserindeki Yusuf karakteri Türk edebiyatının en romantik karakteri olarak tasvir edilmektedir.  Bu eserde yazar Romantik edebiyata yakınlaşır. Milli Eğitim Bakanlığının orta öğretim seviyesinde okunmasını tavsiye ettiği 100 temel eser arasında yer almaktadır. Yazarın mutlaka okunması gereken romanından olan Kuyucaklı Yusuf sinemaya da uyarlanmıştır. Ana karakter Yusuf’un yürek burkan hikâyesi anlatılmaktadır. Romantik öğelerde barındıran roman sade dili ile oldukça sürükleyicidir. Türk edebiyatının kilometre taşlarından kabul edilmektedir. Okuyucuda derin izler bırakan bu eserde herkes hayatının bir döneminden izler bulmaktadır.

Sabahattin Ali’nin 1940 yılında yazdığı romanı ise ‘İçimizdeki Şeytan’ romanıdır. Romanda Macide ile Ömer’in aşkını anlatmaktadır.  Karakterlerin iç konuşmaları ile his ve duygular başarılı bir şekilde anlatılmıştır. Yazar romanında toplumsal olayların kişiler üzerindeki baskısını ve zayıf insanın bu durum üzerindeki ezilmişliğini çarpıcı bir şekilde anlatmaktadır. Sabahattin Ali romanları arasında öne çıkan bir diğer kitap ise Kürk Mantolu Madonna’dır. Romanda dokunaklı bir aşk hikâyesi yazarın sade dili ile okuyucuya sunulmaktadır. Yazar romanını seferberlik nedeni ile gittiği ikinci askerlik döneminde 1940-1941 yıllarında yazmıştır. Eseri beğenilerek sinemaya ve tiyatroya da uyarlanmıştır. Romanda Alman asıllı kadın Maria Puder ile içine kapanık melankolik Raif Efendinin aşk hikâyesini anlatmaktadır. Roman Cumhuriyet dönemi edebiyatının müstesna örneklerinden biri olarak öne çıkarılmaktadır. 

Sabahattin Ali Şiirleri

Sabahattin Ali’nin şiirleri, romanları ve öyküleri gibi okurları tarafından beğenilmektedir. Yazarın şiirleri bazı önemli bestekârlar tarafından düzenlenmiştir. Bu şiirler önemli şarkıcılar tarafından seslendirilmiş ve oldukça beğeni toplamıştır. Yazarın 4 adet şiir kitabı ve öne çıkan ve seslendirilen şiirleri şu şekilde sıralanmaktadır.

Şiir Kitapları

  • Dağlar ve Rüzgâr
  • Kurbağanın Serenadı
  • Öteki Şiirler
  • Bütün Şiirler

Yazarın bestelenen şiirleri ve okuyan bestekârlar

  • Leylim Ley (Zülfi Livaneli-. İbrahim Tatlıses- Edip Akbayram- Zerrin Özer-Leman Sam- Zara- Özdemir Erdoğan- Arda Kural- Ömür Gedik tarafından seslendirilmiştir.) 
  • Göklerde Kartal Gibiyim ( Volkan Konak)
  • Çocuklar Gibi ( Sezan Aksu)
  • Ben Sana Vurgunum (Nükhet Duru)
  • Dağlar (Sezen Aksu)
  • Aldırma Gönül (Edip Akbayram)
  • Geçmiyor Günler (Ahmet Kaya)
  • Melankoli ( Nükhet Duru)
  • Bir Yürek Kaldı Avucumda ( Grup Çağrı)
  • Kara Yazı (Ahmet kaya)
  • Benimsin Diyemediğim (Kıyamadığım- Ali Kocatepe)

 

Sabahattin Ali Kitap Fiyatları

Sabahattin Ali eserleri bütün kitaplarının yer aldığı Sabahattin Ali Kitap seti olarak da satılmaktadır. 11 kitaptan, 8 kitaptan, 5 kitaptan oluşan set halinde Sabahattin Ali eserleri ilgi görmektedir. Yazarın romanlarının yer aldığı 3 kitaptan oluşan roman seti de bulunmaktadır. Sabahattin Ali Kitap Fiyatları her kesimden okuyucunun rahatlıkla temin edeceği fiyatlardadır. Bunun yanında yazarın eserleri tek kitap halinde çok uygun fiyatlarda okuyucuya sunulmaktadır. Sabahattin Ali klasikleri çocukların, gençlerin ve yetişkinlerin hayatı anlaması ve keşfetmesi için fırsat niteliğindedir. Klasik haline gelmiş eserleri uygun fiyatı ile her bütçeye hitap etmektedir. 


 
cultureSettings.RegionId: 0 cultureSettings.LanguageCode: TR
Çerez Kullanımı