Amazon Ormanları’nda “insan eliyle inşa edilmemiş” korkunç bir oluşum tespit edilir. Bu ölümcül oluşum, kendi kendini kopyalayan mikro parçacık yapısıyla katlanarak büyüyüp, ormanı ve kabile sakinlerini yok etmektedir. Yıllar önce gerçekleşmiş Andromeda Olayı’na benzer bulgular elde edilmesiyle, alanında uzman dört biliminsanından oluşan Wildfire ekibi, açıklanamayan bu anomaliyi engellemek üzere bölgeye gönderilir. Ekibin beşinci üyesi, olanları Dünya yörüngesindeki Uluslararası Uzay İstasyonu'ndan izleyen, belden aşağısı felç olan ve beyin implantları sayesinde bir robotla bağlantılı çalışan astronot Sophie Kline’dır.

Ekip, elli yıl önce de yaşanan potansiyel kıyamet tehdidini araştırmak için yola çıkar. Ancak mikrop büyüyüp gelişmiştir. Karantina bölgesine ulaşıp anomaliyi durdurmanın yolunu bulamazlarsa bu evrim, bildiğimiz dünyada yaşamı yok edecektir.

Michael Crichton’ın Jurassic Park, Sphere, Next’i de kapsayan kitapları dünya çapında 200 milyondan fazla satmış, kırk dile çevrilmiş ve on beş filme konu olmuştur. Westworld, The Great Train Robbery, Runaway, Looker ve Coma gibi filmleri yazıp yönetmiş ve çok izlenen ER dizisini yaratmıştır. Sinema tarihine yön veren Michael Crichton, ortak bir konuya dair bir kitabı, filmi ve diziyi aynı yıl içinde hayata geçiren tek yazar olma unvanına sahiptir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 384
En / Boy : 13 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2022
₺59,00

“Bu satırları okuyanlarınızın büyük çoğunluğunun, insanların bir mitten ibaret olduğuna inandığını biliyorum ama ben size onların gerçekten var olduklarını bildirmek üzere buradayım. Bilmeyenler için söyleyeyim, insan dediğimiz şey orta zekâlı ve iki ayaklı bir yaşam formu; evrenin çok ıssız bir köşesinde yer alan küçük ve sulu bir gezegende, büyük ölçüde yanılsamalarla dolu bir varoluş sürdürüyor.”

Yağmurlu bir akşamda Profesör Andrew Martin, önce dünyanın en büyük matematik bilmecesini çözmeyi başarıyor, ardından sırra kadem basıyor. Nihayet bir yol kenarında çırılçıplak halde bulunduğunda, kıyafetsizlikten daha ciddi bir meselesi olduğu ortaya çıkıyor: Andrew Martin artık insanlardan tiksiniyor; görünüşlerinden de yiyip içtiklerinden de bitmeyen şiddet ve savaş arzularından da... Yabancı bir tür arasında kaybolmuş hissediyor kendini. Sevgi ve aile kavramları onda şaşırtıcı bir ilgi uyandırsa da tüm sakinlerinden nefret ediyor bu gezegenin. Newton hariç... Ama o da bir köpek işte...

Sahi, kim bu adam? Onun –ya da herhangi birinin– insanlık hakkındaki tüm fikrini değiştiren şey ne olabilir?

Son yılların en önemli romancılarından Matt Haig, onca karmaşıklığına rağmen hayatın içindeki mutluluğa ve insan doğasına dair alışılmadık bir hikâye sunuyor. İnsanlar, neşeli ve etkileyici bir üslupla “bizi” bize anlatıyor.

Edgar Allan Poe ödülü en iyi roman adayı
Goodreads okur ödülleri en iyi bilimkurgu adayı
Impac Dublin edebiyat ödülü adayı
 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 296
En / Boy : 14 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2022
₺45,24

O Uyumadan Önce 
Yeşim Şehri
Yıldız Lejyonları


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 1264
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2018
₺71,88

Yapay Tanrı

Wormwood Üçlemesi - Birinci Kitap: Rosewater - İstila


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 680
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2020
₺67,20

2019 Arthur C. Clarke En İyi Roman Ödülü
Inaugural Nommo En İyi Roman Ödülü
John W. Campbell En İyi Bilim Kurgu Roman Ödülü finalisti.

Yıl, 2066.
Yer, Nijerya. Umut arayanlar, çaresizler uzaydan gelen bir biyokubbenin etrafında kurtuluş arayışı için bir araya gelirler. Kubbe Rosewater adlı kenarda kalmış bir kasabanın yanında yer alır. Topluluğun çaresiz sakinleri yılda bir kez kapılarını açarak iyileştirici güçler dağıttığı söylenen kubbenin içine bir kez olsun bakmak isterler. Psişik güçlere sahip bir devlet ajanı olan Kaaro, bilinmeyen bir sebeple gerçekleşen ölümleri araştırmaya başlar.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 400
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 11.2019
₺39,20

“Pakistan’ın en yetenekli yazarlarından Bina Shah modern zamanlara dair bir hikâye anlatıyor.

Margaret Atwood’un Damızlık Kızın Öyküsü (The Handmaid’s Tale) romanıyla aynı çizgide, dini baskının hüküm sürdüğü ülkelerdeki kadınların yaşamlarını ele alan bir distopya. Kadınların tecrit edilmesine ve örtülmesine dair ataerkil uygulamaları, cinsiyet seçilimini ve kadınların bedenleri üzerindeki kontrolü ele alarak dini otoriterliğin ardından gelecek bir dünyayı zihnimizde canlandırabilmemiz için gerçekten dehşet verici şekilde kurguluyor.

Güney Batı Asya’nın başkenti olan modern, güzel Yeşil Şehir’de cinsiyet seçilimi, savaş ve hastalık erkeklerin kadınlara oranını endişe verici derecede düşük seviyelere getirmiştir. Hükümet, halkını kontrol etmek için terörü ve teknolojiyi kullanır ve kadınlar mümkün olduğunca çabuk çocuk sahibi olmak için birden fazla kocanın eşi olmak zorundadır.

Oysa, bir yeraltı kolektifinde yaşayan ve sistemin parçası olmayı reddeden, direnen kadınlar vardır. İktidarın en yüksek mevkilerindekiler tarafından gizlice korunurlar, Yeşil Şehir’in zengin ve seçkinlerine kimsenin satın alamayacağı bir emtia sunmak için yalnızca geceleri ortaya çıkarlar: seks içermeyen yakınlık, şefkat. Görünüşe göre, en nüfuzlu erkekler bile onları keşfetmekten ve acımasız cezaların tehlikelerinden kendilerini koruyamazlar.

“The Handmaid’s Tale’in kışkırtmaya devam ettiği kültürel gündemin gecikmiş bir genişlemesi.”

– Kirkus Reviews

“Distopyaların en zarif şekilde rahatsız edeni, zengin bir şekilde örülmüş ve dehşet verici derecede içten, O Uyumadan Önce’de Huxley ve Atwood’un ipuçları var, ancak Bina Shah eşsiz.”

– Nick Harkaway, Gnomon ve The Gone-Away World romanlarının yazarı

“The Handmaid’s Tale’e 21. yüzyılın cevabı… Sürükleyici, zekice ve en korkutucu şekilde distopik, kaldı ki bu oldukça mümkün görünüyor. Gösterişli, Yapay Zeka ile desteklenmiş Yeşil Şehir, Panah’ın özgür ama kapatılmış kadınlarının umutsuzca karşı koymak için mücadele ettiği kâbuslarımızın derinlemesine kadın düşmanı teknokratik iktidarı.”

– Molly Crabapple, Drawing Blood’ın yazarı

“Kadınların direniş ve kararlılığını ortaya koyan tam zamanında ortaya çıkmış bir roman. Bina Shah kitabını gelecekteki bir Orta Doğu ve Güney Asya’da konumlandırarak, bilimkurgu edebiyat türünü beyaz merkezli bakış açısının ötesine doğru genişleten feminist distopik gerilime hoş bir katkı yaptı. Kadınların hikayeleri ve kadınların sesleri, tüm çeşitliliğimizle önemlidir ve Bina Shah’ın gerilim romanı gerekli bir uyarı.”

– Mona Eltahawy, Ortadoğu Neden Cinsel Devrime İhtiyaç Duyuyor?’un yazarı


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 264
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 9.2019
₺28,00

Uzayın derinliklerinde sürüklenen bir gemi.
Katledilmiş bir mürettebat.
Katil kim?

2018 Hugo En İyi Roman Adayı
2018 Nebula En İyi Roman Adayı
2017 Philip K. Dick Ödülü Finalisti
2017 Goodreads Okur Ödülleri En İyi Bilimkurgu Adayı

Maria Arena, bir uzay gemisinin klonlama bölgesinde gözlerini açtığında bir önceki hayatında öldürüldüğünü fark eder ama nasıl öldüğüne dair anıları silinmiştir. Ona anlatacak biri de yoktur çünkü tüm mürettebat hayatını kaybetmiştir. Yeni bedenlerinde dirilen klonlar, katillerinin kim olduğunu bulabilecek midir?
Ödüllü yazar Mur Lafferty, kapalı-oda polisiyesini bilimkurguyla harmanladığı Altı Diriliş’te, sadece rotasını yitirmiş bir geminin değil, yolunu kaybetmiş olan insanlığın da gerilim yüklü öyküsünü anlatıyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 456
En / Boy : 13.5 / 19.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2019
₺33,75

Adı Ruhani. Tuhaf bir isim, evet ama seçme şansı yoktu.
Kendi tabiriyle, yeryüzünün ilk şafağından beri burada, aramızda. Her şeyi görüyor, onun için lineer bir akışı olmayan zamanda dilediğince geziyor; tıpkı söylediği gibi, “bir ileri, bir geri, daima salınımda”...
Bir bedeni yok, duvarların içinden geçebiliyor, varlığına dair en ufak bir açık vermeksizin çağları, uygarlıkları, yemek masasının başında toplanmış aileleri izliyor. Ancak eksik bir seyir bu, çünkü her şey görüntüden ibaret; garip, mekanik cızırtılardan öte ne bir ses duyuyor ne de duyurabiliyor kendini. Ta ki bu uçsuz bucaksız hapishanesine gün gibi doğan, onu duyup onunla konuşan “hücre arkadaşı” yanına gelene dek...
Bu kitabı tek mekânda geçen filmlere benzetebiliriz; bilirsiniz, o tür filmlerde yapımın bütçesi şaşaalı kostümler ya da gözünüzü alan efektlere gitmez, elde avuçta ne varsa oyunculuğa yatırılmıştır. Bir de sonları meşhurdur; başından beri ustalıkla anlattığı acı-tatlı masalla sizi sarıp sarmalayan kolların birden gevşediği o baş döndürücü bitişler...
Salih Seçkin Sevinç, gerçekle hayali aynı havanda döverek ikisini de tanınmaz hâle getiren yeni romanında, beklenmedik bir anlatıya unutulmaz bir sonla nokta koyuyor!


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 176
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2021
₺33,58

Houston, bir sorunumuz var!

Naomi, her gün başka bir doğal felaketle karşılaşan Dünya’dan bir uzay gemisiyle ayrıldığında yurdunu, ailesini ve canıgönülden sevdiği Leo’yu ardında bırakmıştır. Ne var ki onu uzayda daha büyük zorluklar bekliyordur. Uluslararası Uzay Eğitim Kampı, benzer bir görevi üstlenen ve başarısız olan astronotların başına neler geldiğini gizler. Bu yüzden Naomi, mürettebat Jüpiter’in uydusu Europa’ya varmadan önce Europa’daki dünyadışı yaşama dair gizemi çözmeye kararlıdır.

Elenmiş finalist Leo ise gözden düşmüş biliminsanı Greta Wagner’ın gemisiyle uzay yolculuğuna hazırlanmaktadır. Wagner’ın hipotezi doğruysa Europa’da tehlikeli dünyadışı yaşam biçimleriyle karşılaşmaları kesindir. Bunlardan habersizce uzayda seyreden Naomi’nin ve Leo’nun ortak hedefi hayatta kalmaktır.

Finalistler görevlerinin önemli bir adımını tamamlamış ve kendilerini rahat bir nefes almaya hazırlamıştır. Ancak bir anda tüm planları yerle bir olur. Kopan bir fırtına Leo’nun uzay gemisine hasar verir ve tehlikeli bir varlık Son Altı Finalist’e saldırır. Tüm sırlarsa akla gelebilecek en beter şekilde gün yüzüne çıkar. Leo ve Naomi peşlerini bırakmayan bu tehlikeleri sapasağlam atlatabilecekler midir?

Son Altı Finalist’in soluk kesici macerası ikinci kitapla kaldığı yerden devam ediyor. Kemerlerinizi sımsıkı bağlayın, bu sefer yolculuk uzaya!


“Sürükleyici ve macera dolu.”
—Bulletin of the Center for Children’s Books


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 312
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2021
₺83,72

Salgın ile büyük hayranlık uyandıran Erin Bowman'dan serinin merakla beklenen ikinci kitabı Bağışıklık!

Onlar Mahkumdu.
Thea, Coen ve Nova, Achlys’ten kaçmış, ancak onları 
kurtardığını düşündükleri gemiye hapsedilmişlerdi. 

Birer Silaha Dönüşmeleri Gerekiyordu.
Bu kâbusu arkalarında bıraktıklarını düşünüyorlardı. Ancak aksine, siyasi bir savaşa sebep olmak ve bütün galaksiyi tehlikeye atmak üzereydi.

Savaşmadan Pes Etmeyeceklerdi.
Hayatta kalmak için Achlys’te ortaya çıkan ölümcül salgını avantajlarına çevirip ellerindeki tek silahı kullanmaları gerekiyordu: Kendilerini. 

Sürükleyici, korkutucu ve heyecanlı bir şekilde ilerleyen Salgın, bilimkurgu ve korkunun mükemmel birleşimi. Gözlerimi sayfalardan ayıramadım. 
- Amie Kaufman, Illuminae ve Aurora’nın Dönüşü’nün New York Times çoksatan yazarı 

Uzay boşluğunda yatan bilinmezliğin korkunçluğunu çok az kişi anlar ama Erin Bowman bu hissi Salgın romanında on ikiden vurmuş. Okurken ışıkları kapatmayın derim!
- Beth Revis, Evrenin Ötesi’nin New York Times çoksatan yazar

Salgın ile büyük hayranlık uyandıran Erin Bowman'dan serinin merakla beklenen ikinci kitabı Bağışıklık!

 

ONLAR MAHKÛMDU.

Thea, Coen ve Nova, Achlys’ten kaçmış, ancak onları 

kurtardığını düşündükleri gemiye hapsedilmişlerdi. 

 

BİRER SİLAHA DÖNÜŞMELERİ GEREKİYORDU.

Bu kâbusu arkalarında bıraktıklarını düşünüyorlardı. Ancak aksine, siyasi bir savaşa sebep olmak ve bütün galaksiyi tehlikeye atmak üzereydi.

 

SAVAŞMADAN PES ETMEYECEKLERDİ.

Hayatta kalmak için Achlys’te ortaya çıkan ölümcül salgını avantajlarına çevirip ellerindeki tek silahı kullanmaları gerekiyordu: Kendilerini.

 

 

 

Sürükleyici, korkutucu ve heyecanlı bir şekilde ilerleyen Salgın, bilimkurgu ve korkunun mükemmel birleşimi. Gözlerimi sayfalardan ayıramadım. 

  • Amie Kaufman, Illuminae ve Aurora’nın Dönüşü’nün

New York Times çoksatan yazarı 

 Uzay boşluğunda yatan bilinmezliğin korkunçluğunu çok az kişi anlar ama Erin Bowman bu hissi Salgın romanında on ikiden vurmuş. Okurken ışıkları kapatmayın derim!

  • Beth Revis, Evrenin Ötesi’nin New York Times 

çoksatan yazarı

 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 368
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2020
₺71,82

“Ve aslan, kuzuya âşık olur.”

Bu unutulmaz aşkı, bu kez aslanın ağzından dinlemeye hazır mısınız?

Milyonları peşinden sürükleyen Alacakaranlık’ın unutulmaz âşıkları Bella ve Edward, serinin yayımlanan son kitabından on iki yıl sonra, başladıkları yere geri dönüyor. Hikâyelerini anlatmak bu kez Edward’a düşünce, en karanlık ve heyecan verici detaylar arasına dalmak da kaçınılmaz oluyor. Sahi, herkesin aklını okuyabilen bir vampirin zihnine süzülmeyi kim istemez ki?

“Okumaya başladığınız an itibariyle on yıl beklemeye değdiğini anlayacaksınız...

Stephenie, bu muhteşem bir geri dönüş!”

–The New York Times


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 712
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2020
₺117,72

Birçok insan zamanın engin karanlığında küçük birer pırıltıdır. Ama sen hızla yanan bir kıvılcım değilsin. Sen, yanmaya cesaret edebilirsen, karanlıkta parlayan bir ateşsin.

Antik Roma’dan ilham alan, zengin bir fantezi dünyasında geçen Küller ve Kor’da ailesi için savaşan köle Laia’nın ve cesur asker Elias’ın hikâyeleri anlatılıyordu. Ve şimdi, Elias ile Laia canlarını kurtarmak için acımasız İmparator’dan kaçıyorlar.

“Son sayfasına kadar adrenalin dozu düşmüyor!” -Buzzfeed

“Muhteşem.” -Entertainment Weekly

“Önceki kitaptan daha da tehlikeli… Çok heyecanlı!” -Publishers Weekly

“Aksiyon dolu, nefes kesen bir hikâye.” -Booklist

“Kusursuz.” -Kirkus


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 496
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2021
₺83,72

Aşk rüzgârında kanat çırparken sevdiği adamın yüreğinden kovulduğunda, her şeyin bittiğini sandı Zeynep.
Buz tutan kalbine aşkı işleyen mavi bakışlar gözlerinden çekildiğinde, sonsuz kâbusuna yeniden tutsak edildiğine
inandı Rüzgâr.

Oysa onların masalında ayrılık bir son değildi.

Aylar sonra her şeyin başladığı yerde yeniden karşılaştıklarında da kaderleri o masalı en baştan yazmaktı.
Ve unutmamaları gereken bir şey daha vardı.

Onlar için masalın sonu aslında sonsuzluğun başlangıcıydı.

"Aşk sadece seninle güzel, seninle olan her şey içinde sen varsın diye güzel… Seni sevmek, kendimi sevmeye başlamam demek. Seni sevmek, aklımla kurduğum bir hayalin kalbimde can bulması demek. Seni sevmek çok güzel, Zeynep’im. Seni sevmek bu hayatta senin kadar güzel olan tek şey!"

“İstediğin buysa eğer… Üzgünüm ama biz arkadaş falan olamayız, Zeynep.
Biz olamadıysak…
Biz olamıyorsak eğer seninle ben, hiçbir şey olamayız artık!”


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 632
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2021
₺83,72

İlk olarak 1953 yılında, Galaxy Magazine’de tefrika edilen Çelik Mağaralar’ı yazarken Isaac Asimov’un aklında bilimkurgunun tek başına sınırlı bir tür olmadığı, edebiyatın her türüne uygulanabileceği fikri vardı. Dönemin popüler türlerinden olan dedektif öyküleri ile bilimkurguyu başarıyla birleştirerek türe farklı kapıları açtı. Vakıf serisinden birkaç yıl sonra yayımlanan ve Galaktik İmparatorluk’un yükselişi, çöküşü ve onu izleyen iki Vakıf’ın kurulmasıyla sonuçlanan uzak geleceğin binlerce yıl öncesini anlatan, Asimov’un kompleks evreninin diğer parçası Robot Serisi böylece şekillenmeye başladı.

Gelecekte, bildiğimiz dünyanın yaklaşık üç milenyum sonrasında, insanlığın gidişatını değiştiren iki ilerleme yaşanmıştı: galaksinin kolonizasyonu ve yapay zekânın yükselişi. Aşırı nüfuslu Dünya’da geride bırakılmış birçok insan gibi New York’ta dedektiflik yapan Elijah Baley de ne kibirli uzaycıları ne de onların robot dostlarını seviyordu. Ama önemli bir Uzaycı, gizemli bir cinayete kurban gitmişti ve Baley’nin katili bulması kendi gezegeninin kaderi için önemliydi. Bu davadaki ortağı R. Daneel Olivaw ise bir robottu.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 264
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2021
₺34,30

Hugo Ödüllü yazar John Scalzi’nin yakın gelecekte geçen bilimkurgu – gizem türündeki Sendrom Serisi’nin ilk kitabı Sendrom’la heyecan başlıyor.

Bilinmeyen bir virüs tüm dünyada yayılmaya başlamıştır. Virüsü kapanların çoğu bu durumdan etkilenmezken, şanssız beş milyon insanda “Sendrom” ortaya çıkar. Hastalar tamamen bilinçli ve kendinde olsalar da hiçbir şekilde hareket edemezler. Her çeşit insanı etkileyen bu hastalık tüm dünyayı değiştirir.

Yirmi beş yıl sonra, “Haden sendromu” adı verilen hastalığın şekillendirdiği dünyada çaylak FBI ajanı Chris Shane, deneyimli bir ajan olan Leslie Vann ile ortak olur. İkili, Watergate Hotel’de işlenen ve Haden sendromuyla bağlantılı gibi duran bir cinayete atanırlar ve tek şüpheli de bir “entegreci” yani bedenini sendromlu birine bir süreliğine ödünç veren biridir. Bu yüzden asıl şüphelinin kim olduğunu bulmak oldukça zorlaşır.

Shane ve Vann cinayetin gizemlerini ortaya sermeye başladıkça suçun çok daha büyük bir şeyle alakası olduğu açığa çıkar. Bir cinayet vakası olarak başlayan soruşturma, ikiliyi büyük şirketlerin salonlarından sendromluların Agora denen sanal ortamlarına ve sürprizlerle dolu yeni bir toplumun derinliklerine götürür. Orada karşılaşacaklarıysa akla hayale sığmayacak kadar büyüktür.

“Zekice yazılmış, düşündürücü, eğlenceli ve ayrıca sağlam aksiyon barındıran bir roman.”

-Patrick Rothfuss

“John Scalzi, yazdıklarını bambaşka bir seviyeye taşıyor. Sendrom, bugüne kadar yazdığı en iyi kitap.”

-Cory Doctorow


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 328
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2019
₺42,00

Joey Harker hiç de sıradan biri olmadığını öğrenmişti...

Joey Harker, tüm alternatif dünyaları bünyesinde barındıran Altiverse’ü kurtarmış, büyüyü kullanarak Yürüyüşçülerin özlerini ele geçirmek isteyen HEX’i yenmişti.

Elbette ne HEX ne de İkili uzun süre sessiz kalacak organizasyonlardı. Ara Dünya, ortaya çıkan güçlü Yürüyüşçüleri korumak ve saflarına katmak için bu organizasyonlarla olan mücadelesine devam ediyordu.

Joey Harker, Ara Dünya’nın bir askeri olarak hayatına alışmıştı. Derslere, görevlere, birçok farklı evrenden gelen kendisiyle yaşamaya… Fakat önemli bir görev sonrasında Joey ve ekibi, Ara Dünya’ya oraya ait olmayan bir şey getireceklerdi: Joey ve onun birçok alternatif versiyonuyla uzaktan yakından alakası olmayan bir kız.

Kimse onun hakkında bir şey bilmese de Acacia Jones, Ara Dünya hakkındaki her şeyi biliyor gibiydi. Kızın kullandığı teknoloji, Ara Dünya’da kullanılan teknolojiden çok daha üstündü. Ve kimse, onun Ara Dünya’ya kimseden yardım almadan nasıl Yürüyebildiğini, orada neden bulunduğunu açıklayamıyordu.

Bu gizemli kız bir dost muydu, yoksa Ara Dünya’ya sızmayı başaran bir casus mu?


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 208
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2020
₺33,60

“Kalpsiz bir ölüm makinesi olmanın bu kadar çok ahlaki ikilem çıkaracağını kim bilebilirdi.”

Locus En İyi Kısa Roman Ödülü Adayı

Bilimkurgunun en sevilen yapay zekâsı yine iş başında. Alaşağı edilmesi mümkün olmayan GrayCris şirketine açılan dava zora girmişti ama daha da önemlisi yetkililer Dr. Mensah’ın GüvBirim’inin nerede olduğuna dair daha fazla soru sormaya başlamıştı.

İnsansı androidimiz maceradan maceraya koşmak zorunda kalıyor olsa da sadece yalnız kalmak istiyordu… insanlardan, gündelik konuşmalardan ve sorulardan uzakta.

Katilbot bu soruların ortadan kalkmasını istiyordu. Temelli…

“Uzun zamandır okuduğum en iyi hikâye.”

– Patrick Rothfuss
 
“Katilbot’a bayılıyorum.”

– Ann Leckie


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 128
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2020
₺25,20

Dünyanın en çok satan bilgisayar oyunlarından Bioshock’ın başlangıç hikayesi… Su altı şehri Rapture’ın bilinmeyen gerçekleri… Bir ütopyanın adım adım distopyaya dönüşmesi…

2. Dünya Savaşı’nın sonuydu. Franklin D. Roosevelt’in Yeni Düzen’i, Amerika siyasetinin gidişatını değiştirmişti. Vergiler hiç olmadığı kadar yüksekti. Hiroşima ve Nagazaki’ye atılan atom bombaları, tüm dünyaya toplu bir ölüm korkusu saldı. Hükümetlerin gizli ajanlıklarının ve birimlerinin yükselişi, dikkatleri üzerine çekiyordu. Amerika’nın özgürlük anlayışı yok oluyordu ve pek az insan özgürlüklerini kazanmak için savaşmaya hazırdı.

Ancak bu insanlar arasındaki bir hayalperest, zorlu yollardan gelen bir mülteciyken dünyanın en zengin ve en hayranlık uyandırıcı adamlarından birine dönüştü.

İşte o adam: Andrew Ryan! Ve kendisi, insanların hep daha iyisini hak ettiğine inanıyor. Bu yüzden dünya üzerinde bir ütopya yaratıp imkansızı gerçekleştirmeye kararlı. Öyle bir ütopya ki devletten, sansürden, bilim üzerindeki ahlaki sınırlamalardan uzak, emeklerinizin karşılığını aldığınız bir yer. İşte bu fikirle Rapture ortaya çıktı; denizin altındaki o parıltılı şehir…

Ancak bu ütopya büyük bir trajediyle yüzleşti.

İşte her şey böyle başladı… her şey böyle son buldu.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 416
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 1.2020
₺32,20

Psikotarih biliminin yaratıcısı Hari Seldon, engin Galaktik İmparatorluk çöküşün eşiğindeyken zamanla yarışarak devrimci kuramını geliştirip yıldızların arasında insanlık için bir yer sağlamaya çalışıyordu. Ve Seldon’ı kontrol eden hem psikotarih hem de tüm galaksinin geleceğini kontrol edebilecekti.

Psikotarih bilimini bilinen en güçlü silaha dönüştürmek isteyenlerin arasında popülist bir hizipçi, kurnaz politikacı İmparator I. Cleon ve acımasızlığıyla ünlü bir general de vardı. Hari Seldon bir yandan bütün yaşamını adadığı kuramını kötü niyetlilerin ellerinden kurtarmaya çalışırken diğer yandan da yeni bir vakıf düşünü gerçekleştirmek için araştırmalara başlayacaktı. İnsanlığın geleceği kurulacak Vakıf’a bağlıydı. Daha doğrusu, vakıflara. 

Yayımlanış tarihine göre: 7. kitap / Kronolojiye göre: 2. kitap


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 488
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2021
₺65,80

“Düşündürücü bir roman. Büyük Birader ile Büyük İşletmeleri mükemmel bir şekilde bir araya getiriyor.” –Stephen King

“Kapitalist hayatımızın her yanını ele geçiren bir şirkete dair yaratıcı, soluk soluğa bir yakın gelecek distopyası.” –Paul Tremblay

“Depo, görünürde heyecan verici bir casusluk romanı olsa da yakından bakınca e-ticaret devlerine güven duyarak yaratılan kâbus dolu dünya hakkında uyarı dolu bir hikâye sunuyor.” –Blake Crouch

Ekonomik çöküşün ardından geriye sadece Bulut kalmıştı ve Bulut her şeydi. Çöken Amerika’nın çorak topraklarında iş de, güvenlik de, ferahlık da bir online satış firması olan Bulut depolarında bulunuyordu yalnızca. Vizyoner bir girişimcinin rüyası olarak başlayan bu algoritmalar yönetimindeki cennet kesinlikle ütopik bir yaşam vadediyordu. Sorun şu ki bu ütopyanın insanlara ve dünyaya neye mal olduğu konusu herkes için büyük bir gizemdi.

Emekli gardiyan ve başarısız mucit Paxton bir şekilde Bulut’a sığınabildiği için kendini şanslı görüyordu ama hiç sevmemesine karşın burada da güvenlik işine koşulmaktan kaçamamıştı. Önünde çözmesi gereken bir uyuşturucu operasyonu ve onu gizli kapaklı işlere bulaştırması muhtemel bir gönül macerası vardı. Sahte bir kimlik ardında gizlenen Zinnia ise herkesin merak ettiği şeyi açığa çıkarmak için kolları sıvamış ama kendini beklenmedik seçimlerle karşı karşıya buluvermişti.

Depo çok da uzağımızda olmayan bir sözde ütopyanın karanlık köşelerine ışık tutuyor.

“Dünyadaki herhangi bir şeyi sipariş ediyorsun ve bir gün içinde kapında oluyor… Yazıcı mürekkebi. Izgara kapağı. Pijama. Köpek kemirme oyuncağı. Uyku tulumu. Tablet. Kitap. Fırça. Cüzdan. Bağcık. Mikro USB kablosu. Uçuş boyun yastığı. Protein tozu. Uzatma kablosu. Silikon pişirme kapları. Esansiyel yağlar. Taşınabilir şarj aleti. Termos bardak.”


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 440
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2021
₺44,80

Biz, Cesur Yeni Dünya, 1984, Fahrenheit 451

Distopya edebiyatının en önemli klasikleri bu setle bir araya geliyor. Zamyatin’in Tek Devlet’çi Biz’i, Huxley’nin mutluluğu zorunlu tutan Cesur Yeni Dünya’sı, Orwell’in totaliter 1984’ü ve Bradbury’nin kitap yakılan anlatısı Fahrenheit 451’i bu yeni setle birlikte distopyanın kare asını tamamlıyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 1368
En / Boy : 11 / 15
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2021
₺266,00

Richard Matheson korku, gerilim, fantastik ve bilimkurgu türlerinin en üretken ve en yaratıcı isimlerinden, yalnızca edebiyatta değil sinemada da ardılı sanatçıları hatırı sayılır derecede etkilemiş bir usta. Ben, Efsane ise bilimkurguyla korkuyu harmanlayarak insanlığın batıl inançlarına mikroskopla bakan, yazarın en bilindik ve en düşünsel eseri.

Robert Neville dünyada kalan son insandı… ama yalnız değildi. Toz fırtınasıyla birlikte hızla yayılan bir salgın tüm insanları gece yaşayan kan emici birer yaratığa dönüştürmüştü. Bu salgından etkilenmeyen Neville ise gündüzleri vampirleri avlıyor, gece olup da yaratıklar ortaya çıkınca korunaklı evinde saklanarak hayatta kalmaya çalışıyordu.

Vampirizme neden olan mikrobu araştırarak durumu tersine çevirmeyi, hâlâ tam olarak dönüşmeyen insanları kurtarmayı amaçlayan Neville bir yandan paranoya, umutsuzluk ve yalnızlıkla mücadele ederken hayatta kalan tek insanın kendisi olmadığını öğrendiğinde geleceği tahmin edemeyeceği bir yola sapacaktı.

Vampirizm bir mit mi yoksa bilimle çözülebilecek bir hastalık mı? Bir hastalıksa tedavisi mümkün mü?

Ben, Efsane, insanın mitleşme hikâyesi


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 208
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2020
₺30,80

Bilimkurgu, kara polisiye gibi türler arasında yaptığı geçişlerle “yüksek edebiyat” ile popüler kültürü harmanlayan, Ulusal Kitap Eleştirmenleri Ödülü sahibi ve MacArthur Dâhi Bursu’nu kazanan Jonathan Lethem neslinin en sıradışı yazarlarından. New York Times edebiyat eleştirmeni Michiko Kakutani’nin “hem çılgınca iddialı hem de alçak sesli bir samimiyeti var,” diye tanımladığı, yetmişlerin Brooklyn’inden doksanlara uzanan Yalnızlık Kalesi ise âdeta Jonathan Lethem’ın yazmak için doğduğu destansı bir roman.

Karanlıkta çakan bir kibrit gibi. Değişen zamanlar, mahalleler. Öksüz iki çocuk. Dylan Ebdus beyaz. Mingus Rude siyah. Babaları kendi âlemlerinde. Sokağın dili zor, ritüelleri şiddetli. Çizgi romanlar sayesinde dost olan bu dertli ergenler sihirli bir yüzük bulurlarsa ne olur peki?

Jonathan Lethem, Yalnızlık Kalesi’nde Brooklyn’i, siyahla beyazı, müziğin, sanatın kudretini sadece onun yapabileceği şekilde anlatıyor. Başınızı kaldırın, gökyüzünde uçan bir adam var. Yukarıdayken burası nasıl görünüyor acaba?

“Yazılması kaçınılmazmış gibi gelen nadir kitaplardan birisi.” –Nick Hornby

“Görkemli, kaotik, sert… Lethem 1970’lerin New York’unu kavrayıp yakalıyor ve onu anlatmaya değecek bir hikâyeye taşıyor.” –Time


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 648
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2020
₺68,60

“Kesinlikle alışmadık bir hayal gücünün ortaya serildiği bu eseri önce neredeyse absürd, sonra fantastik, daha sonra ilginç buluyor insan ve en sonunda da muhteşem bir başarı olduğunu anlıyor.” -The New York Times

Amerikan ve dünya edebiyatının çok yönlü, çalışkan yazarlarından Jack London’ın Everybody’s Magazine’de 1906 yılından 1907’ye kadar tefrika halinde yayımlanan, bilimkurgu türüne yakın bir alanda dolaştığı romanlarından olan Âdem’den Önce herkesin gördüğü, bir anda boşluğa düşüp uyanılan rüyalardan çıkıyor yola. London’ın ustalıklı bir serüven kurmadaki becerilerini de ortaya seren Âdem’den Önce aynı zamanda insanlığın hırslarının ve bu hırsları gerçekleştirme yöntemlerinin tarih öncesinden şimdiye kadar ne kadar değişip değişmediğinin de bir nevi hatırlatıcısı.

Rüyalarında ilkel bir hayat yaşadığını gören genç bir Amerikalı evrim teorisi ve ırk hafızası gibi fikirlerle tanıştıktan sonra durumun farkına varır. Yüzyıllar öncesinde yaşayan atalarından birinin, Kocadiş’in anılarını hatırlıyordur. Orta Pleistosen döneminde Kocadiş, evrimin sonraki aşamasına ilerleyen Ateş İnsanları ve bir önceki halkasında olan Ağaç İnsanları dışında ayrı bir topluluktadır. İki ayrı tarihi kuvvetin arasında kalmış gibi görünen bu kavimde, Kocadiş, Sarkıkkulak gibi dostlar da edinecektir, Kızılgöz gibi düşmanlar da.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 184
En / Boy : 13 / 19
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2020
₺20,90

“Usta işi bir eser. Nüfus fazlalığına dair en önemli romanlardan biri.” –Brian Aldiss

“Harry Harrison’ın kitapları her zaman büyük bir keyif kaynağıdır.” –George R. R. Martin 

“Bak, Bugün Berbat Bİr Dünyada Yaşiyoruz Ve Sikintilarimizin Tek Bİr Sebebİ Var: Çok Fazla İnsan.”

Harry Harrison, bilimkurgunun altın çağını yaratan isimlerden biri, hatta türün maceracı tarafını en faydalı şekilde kullanan ve derdini anlatmaktan taviz vermeyen en sivri dilli yazarı. Yer Açın! Yer Açın! ise, aşırı nüfus artışını konu edinen ilk eser, bugünün en büyük sorunları olan kaynak kıtlığı ve küresel ısınmayı da tahmin eden bir distopya.

Yıl 1999. Dünyanın nüfusu yedi milyarı aşkın. Yalnızca New York’ta otuz beş milyon insan yaşıyor. Yaz ayları aşırı sıcakken kış ayları her sene daha sert. Su ve yiyecek kıtlığı hiç olmadığı kadar fazla. Yağmacılık, hırsızlık, cinayet gündelik hayatın bir parçası.

Polis zoru ve hükümet baskısıyla ayakta kalan New York’ta, yeraltı dünyasının önemli bir figürü ve üst tabakanın bir üyesi olan Mike O’Brien, evine giren bir hırsız tarafından öldürülünce dedektif Andy Rusch bu davaya atanır.

Andy bir yandan kalabalığın yuttuğu katilin peşinden nafile koşarken bir yandan da şehirde başlayan kıtlık isyanlarıyla ve her geçen gün zıvanadan çıkan şiddet eylemleriyle mücadele etmeye çalışacaktır.

Yer Açın! Yer Açın!, yakın geleceğin boğucu bir tablosu.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 256
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2021
₺39,90

İlk, ismiyle müsemma bir kitap. Pangea Kitaplığı’nın ilk öykü kitabı ve ilk öykü seçkisi. Bilimkurgu Kulübü ile ortaklaşa yürüttüğümüz bu projede hem bilimkurgu alanında senelerdir eser veren yazarlar hem de türe yabancı ama edebiyatta tecrübeli isimler yan yana geliyor. İlk’i emsallerinden ayıran en büyük özellik de bu. Türün duayenleri ile edebiyatın usta isimlerini bir araya getirmesi.

Seçkinin bir diğer özelliği tematik bir öykü derlemesi olması. “Başlangıç” teması ekseninde kurgulanan bu öyküler, türle yeni tanışan, ona aşina olan ya da spekülatif kurgu konusunda uzman olarak nitelendirebileceğimiz okuru bambaşka dünyalara götürebilecek güçte. Derlemede yer alan tüm yazarlar telif gelirlerini, erken yaşta kaybettiğimiz bilim insanı Özgen Berkol Doğan’ın adını yaşatma gayesiyle kurulmuş bilimkurgu kütüphanesine bağışlayarak bu türün daha geniş kitlelere ulaşması için önemli bir adım attılar.

Bilimkurgu iyi ki var!

“Elinizdeki derlemede yirmi bir öykü var. Hiçbiri ‘kısa öykü’ türünün kestirmesine sapmıyor, bir ‘ilginç fikir’ + bir ‘şaşırtmaca’ = kısa öykü şablonuna sığınmıyor. Ortaya attıkları ilginç fikirleri karşılarına alıp hesaplaşıyorlar, didikliyorlar, kurcalıyorlar; gerçek insanların bu fikirlerin gerçek olduğu bir dünyada nasıl yaşayabileceğini soruyorlar kendilerine. Hikâye anlatıyorlar. Masalcı dedeler ve nineler olma yoluna çıkıyorlar; yani edebiyattaki en zor işe kalkışıyorlar”
Bülent Somay


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 248
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2021
₺34,30

Her Şey Kontrol Altında, kaybedilen savaşın ardından sömürgeye dönüşen bir ülkenin, “hasta” insanlarının hikâyesi. Üremenin ve üretmenin bir zorunluluğa dönüştüğü korku imparatorluğunda, çalışma ve aile kurma baskısı altında ezilen bireyler, terapi seansları ve ilaç tedavisiyle kontrol altında tutulur. Sisteme başkaldıranlara tanınan yaşam hakkı, karantina bölgeleriyle sınırlıdır.

İki çocuk annesi Rüya, mevcut düzene ayak uyduramadığı için karantina bölgesinde yaşamaya mahkûm edilir. Annesiz büyümek zorunda kalan Deniz ise, sistemde yer edinemeyeceği ve sonunun annesi gibi olacağı endişeleriyle boğuşur. İktidar tarafından körüklenen paranoyanın atıl hâle getirdiği bireyler için tek kurtuluş; özgürlüklerini, güvende hissetmek uğruna feda etmektir.

“Eski moda bir alışkanlıktı artık kitap okumak, tıpkı müzik dinlemek ya da bir hobiyle uğraşmak gibi. Silinmeye yüz tutmuş bir nesle ait ritüellerin belki de en sonuncusu. Yasaklandığından değil vakit yokluğundan, gerçekleşmesi muhtemel saldırıların ve sonu gelmeyen borçların gölgesinde daima tetikte yaşamaktan, en çok da çalışmak dışında herhangi bir eylemden zevk almaktan duyulan suçluluktan. Yeni düzenlerinin mimarları, kitleleri özgürleştirebilecek ya da düşünmeye sevk edecek faaliyetleri yasaklamak yerine işlevsiz kılmayı başararak zihinleri, alışkanlıkları, düşünce biçimlerini yeniden kurgulamışlardı. Müzik, edebiyat ve sanat zaman kaybından öteye gitmeyen ve maddi getirisi olmayan uğraşlara dönüştürülerek gündem dışı bırakılmıştı. Tüketilebilir ürünler kadar bile değeri yoktu sanat eserlerinin. Yaratmanın yerini üretimin aldığı düzenlerinde, çalışmak yeni dindi artık, antidepresanlar kurtuluşu aydınlatan yoldu, kefaretin bedeliydi savaşmak ve yeniden doğmaktı ölmek.”


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 232
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2020
₺35,00

Hugo Tüm Zamanların En İyi Serisi Ödülü

1941 yılında genç bir biliminsanı ve yazar olarak Isaac Asimov, Edward Gibbon’ın yazdığı Roma İmparatorluğu'nun Gerileyiş ve Çöküş Tarihi’nden etkilenerek çağının çok ötesinde bir destan yazdı: Galaktik İmparatorluk’un çöküşü ve feodalizmin dönüşü, İkinci Galaktik İmparatorluk dönemindeki güvenli ortamdan geçmişe bakan bir bakış açısıyla anlatıldı. İşte bu süreç sonucunda “Tarih tahmin edilebilir mi?”, “Toplum nasıl yönetilmeli?” ya da “İmparatorluklar neden yükselir ve çöker?” gibi soruları sormaktan çekinmeyen destansı Vakıf Serisi ortaya çıktı.

Golan Trevize, İkinci İmparatorluk ile Galaksiya arasında seçimini mücadeleci bireylerin, ulusların ve gezegenlerin anarşisi yerine Galaksiya’dan, tüm insanlığın kolektif bir bilinci paylaşacağı ütopik bir gelecekten yana kullanmıştı. Ama doğru seçimi yaptığından emin değildi. Öğrenmek için yapması gereken ise yaşanmaz bir vaziyette olduğu ve terk edildiği söylenen, insanlığın ilk gezegeni Dünya’yı bulmaktı. Pelorat ve Bliss’le birlikte, bilgi edinmek için haritalardan çıkarılmış üç Uzaycı gezegeninin yolunu tutan Trevize robotlarla, vahşi yaratıklarla, tuhaf topluluklarla ve Galaksi’nin sırlarıyla karşılaşırken Dünya’yla ilgili gizemi aralayacaktı.

Yayımlanış tarihine göre: 5. Kitap / Kronolojiye göre: 7. Kitap


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 592
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2021
₺62,30

Frank Herbert’ın epik Dune serisinin bir nesil öncesini anlatan heyecanlı üçlemenin büyük finali: Dune: Corrino Hanedanı!

Tleilaxlılarla yaptığı planların ardından yapay baharata “ulaştığını” sanan İmparator Shaddam, melanj üzerindeki mutlak hakimiyetini perçinlemek için her şeyi göze alacaktı. Baharatın kaynağı Dune adıyla bilinen Arrakis gezegenini yok etmeyi bile…

Pardot Kynes’ın ani ölümünden sonra oğlu Liet Kynes ve Fremen dostları Arrakis’i Harkonnenlar için bir cehenneme çevirmeye kararlıydı. Liet ise bir yandan gezegenbilimci babasının Dune’u yeşillendirme hayalini yerine getirmek istiyordu. Ama çölün sürprizleri onları bekliyordu.

Jessica, Bene Gesseritlerin Kuisatz Haderah projesi için sahip olmak istedikleri kız çocuğu yerine bir erkek doğurmuştu. Paul. Rahibeler Birliği, evrene yıkım ve kaos getirmesinden korktukları bu çocuğun yaşamasına izin vermek istemiyordu ama Jessica onu korumak için elinden geleni yapacaktı.

Dük Leto Atreides, ezeli düşmanı Baron Vladimir Harkonnen’la mücadeleye tutuşmuştu. Baron’un yıllar evvel kendisini ortadan kaldırmak için yaptığı sinsi planı öğrenen Leto karşılığını vermek istiyordu. Ama kendilerinden oldukça kuvvetli bir hanedan karşısında ne kadar şansı vardı?

Dune: Corrino Hanedanı, orijinal serinin başlangıcının hemen evvelindeki olayları ayrıntılarıyla, heyecan dolu bir şekilde anlatıyor.

“Corrino Hanedanı‘ndaki her olay, efsanevi Dune evreninin inşasına kocaman bir taş daha ekliyor.”

–Booklist


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 704
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2020
₺79,80

“Bu kitapla birlikte çember tamamlanıyor. Komplolar ve karşı komplolar, birbirine sarılan yılanlar gibi düğüm oluyor.”

–Biran Aldiss

“fırtınalar fırtınaları doğurur. Hiddet hiddeti doğurur. İntikam intikamı doğurur. Savaş savaşı doğurur.”

Frank Herbert, deneylerden çok deneysel yaklaşımların had safhaya ulaştığı, tür içerisindeki “iyi edebiyat iyi edebiyattır”cıları bir araya getiren yeni dalga bilimkurgu akımının en önemli temsilcilerinden. Türün tüm olanaklarını, suyunu çıkarana kadar kullandığı Dune serisinin altıncı ve son kitabı Dune Rahibeler Meclisi, felsefe dozu yüksek, her bir cümlesi akılda yer eden, epik serinin ününe yaraşır bir final.

Dune adıyla bilinen Arrakis gezegeni yok edilmişti. Maderşahi örgüt Saygın Analar, Eski İmparatorluk’tan geriye kalanları yakıp kül ediyordu. Mutlak fetihlerinin önünde duran tek bir güç kalmıştı geriye: Bene Gesserit.

Başrahibe Ana Darwi Odrade’nin önderlik ettiği Bene Gesseritler, yeşilliklerle dolu Rahibeler Meclisi gezegeni adım adım bir çöle dönüştürüyordu. Amaçları, kumsolucanları için ideal bir ortam yaratmak ve evrendeki en önemli maddenin üretimini kontrol etmekti

– melanjın.

Saygın Analar ise, önlerine çıkan her gezegeni yok ederek Rahibeler Meclisi’ne yaklaşıyordu. Bene Gesserit’ten güçlü olan, Dağılış’tan dönen bu acımasız tarikat karşısında çaresiz durumdaki Rahibeler Birliği’nin elinde tek bir silah vardı artık. Paul Muad’Dib’e ve Tanrı İmparator’a hizmet etmiş biri: Duncan Idaho.

Dune Rahibeler Meclisi, inancın kadere üstün gelme mücadelesi.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 544
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2021
₺60,20

"CSI ve Harry Potter'ın harikulade karışımı.”

“Londra Nehirleri tam olarak Harry Potter büyüyüp polis teşkilatına katılsa işlerin nasıl olacağını anlatıyor. Eğlenceli ve fazlasıyla muzip.”
-Diana Gabaldon

Stajyer polis memuru Peter Grant'in tek bir hayali vardır: Bir gün Londra Metropolitan Polis Teşkilatı'nda dedektif olmak. Ne yazık ki teşkilattaki üstleri onunla aynı fikirde değildir. Peter karşılaşacağı en büyük tehlikenin kâğıt kesiğinden öteye geçmeyeceği Vaka Takip Birimi'nde görevlendirilir. Artık bu sıkıcı ve pek de arzu etmediği vazifeyi sürdürmek zorundadır, ta ki tüm hayatını değiştirecek o karmaşık cinayete kadar... Peter, hayalet olan görgü tanığından cinayetle ilgili çok özel bilgiler edinmeyi başarır ve bu becerisi onun teşkilattaki konumunun tekrar gözden geçirilmesini sağlar. Aramızdan ayrılamamış ölülerle iletişim kurabilmesi, onu büyü ve tekinsizlerin diğer tezahürleriyle alakalı suçların soruşturmalarını yürüten Başmüfettiş Thomas Nightingale’in ilgi odağı haline getirir. Londra çok zor günler geçirmektedir. Acımasız ve tuhaf cinayetler dört bir yanı sarmış; uzun süredir gizlenen bir karanlık, artan büyü dalgasıyla yeniden harekete geçmiştir. Tanrıların ve tanrıçaların ölümlülerle iç içe yaşadığı bu gizemli ve karanlık dünyada Peter kendi yolunu bulmak zorundadır.

“Detaylarla ve hayal gücüyle dolu… Aaronovitch kaçırılmaması gereken bir isim.”        
-Peter F. Hamilton

“Yepyeni, özgün ve harikulade… Bayıldım.” 
-Charlaine Harris 

“Aaronovitch keyifli ve eğlenceli bir karakter yaratmış: Grant. Umuyoruz ki upuzun olacak bir macera serisine harika bir giriş.”
-SFrevu


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 372
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2019
₺42,08

Ben Hazal Özberk; Boş İşler Müdürü, tüm yiyeceklerin belalısı, başta unicorn olmak üzere bütün pofuduk oyuncakların en yakın arkadaşı ve maalesef bu yılki ÖSYS mağdurlarından biriyim.
Hayatım sıradan bir şekilde, anne terliğinden kaçarak
ilerliyorken birdenbire değişti.

Gittiğim okulun sahibinin oğlundan önce nefret ettim, sonra birbirimizle epeyce uğraştık. Bütün bu tuhaf yolculuk boyunca birbirimizi keşfederek aşka doğru ilerledik.

Dahil olduğum arkadaş grubu sayesinde hayatım lunaparkta geçiyordu sanki. Bazen heyecanlı bazen korku dolu ama her daim hareketli...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 584
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2020
₺75,22

Gidişler geri dönüşler içindi ama geri dönüldüğünde her şey aynı kalır mıydı?

Günler geçse, haftalar, aylar... 

Kış bitse, mevsimlerden bahar olsa, bir mucize gerçekleşse... 

Asrın, Esila’ya dönse... 

Esila için büyük hasret yalnız kaldığı o gece başladı ve saatler, günler, haftalarca devam etti.

Zamanını, saksının içindeki solmuş bir bitki kadar mutsuz geçirdi ve arkadaşlarının dahi kendisi için yapabileceği bir şey kalmadı. Yağmurlar yağdı, mevsimler değişti, çiçekler açtı ama Asrın olmayınca

Esila için her mevsim kış kaldı.

Ve günü geldiğinde o mucize gerçekleşti, bahar oldu.

Fakat baharın gelişi fırtınaların kopmasına engel olamadı.

Bazı aşklar bu fırtınaların üzerinden gelir, fırtınayla başa çıkabilir, son bulmadan yoluna devam eder.

Onların aşkı da böyleydi. Mehtap tepede yükselirken iki kalp bir olup titrer ve fırtına ne kadar büyük olursa olsun Asrın ile Esila’ nın yüreğinden hep aynı şey geçer: Seni seviyorum.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 272
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2020
₺75,22

Sunday Times  Çoksatanı & Blue Peter Kitap Ödülü sahibi, eserleri 30 dilde 8 milyon kopyadan fazla satan ve Ejderhanı Nasıl Eğitirsin’le büyük başarı yakalayan Cowell’dan fantastik bir macera daha…

Periler, devler, büyücüler, savaşçılar, cadılar, kraliçe ve krallar, sihirli kaşıklar ve uçan kapıların gezdiği fantastik bir dünya! Burada her şey çok farklı ama bir o kadar da aynı... Bu sevimli, heyecanlı öyküye adım atmaktan çekinmeyin. Her şey çok sihirli olacak.

Bir zamanlar Büyücü bir oğlan ile Savaşçı bir kız birbirlerinden nefret ediyordu. Sonra barıştılar neyse ki. Ama şimdi ikisinin de başı belada!  Xar’ın elinde tehlikeli bir Cadı lekesi var, Dilek ise kudretli Büyü Kitabı’nı çaldı. Kral cadı serbest kaldı... Cadılar artık Vahşi Orman’da istediklerini yapıyorlar. Kara Büyü geri döndü. Xar ile Dilek yine beraber çalışmak zorundalar. Ve bu sefer çok daha tehlikeli topraklara adım atacaklar...

“Kitapları yedi milyondan fazla satan Cressida Cowell, her iyi hikayenin bir kahramana ihtiyacı olduğunu çok iyi biliyor”


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 395
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2020
₺71,82

Kitapları bütün dünyada onlarca dile çevrilen ve satış rekorları kıran New York Times çoksatan yazarı Debbie Macomber,  Yeni Düşler serisinin üçüncü kitabı ile sizlerle!

Bir Gün Mutlaka, her anı heyecan dolu bir duygusal ve fiziksel iyileşme hikâyesi. Kalbimizi hayata, aşka ve yeni başlangıçlara her daim açık tutabilmemiz için...

Beth, annesinin hayatını yönetmesinden bunalmıştır ve evden ayrılarak kendi ayakları üzerinde durmaya karar verir. En büyük destekçisi ise 60’ların çiçek çocuk ruhunu hâlâ içinde taşıyan teyzesi Sunshine olacaktır. Sunshine’ın yaşadığı şehre, Portland’a taşınan Beth’i burada sürprizlerle dolu bir hayat beklemektedir.

Oregon’da bir lisede müzik öğretmeni olarak işe başlayan Beth’i meslektaşı Nichole bir arkadaşı ile tanıştırmak ister. Nichole’un ısrarıyla tanışmayı kabul eden Beth sıra dışı bir adam olan Sam ile Nichole’un evindeki bir yemekte bir araya gelir. Dövmeleri, uzun saçları, rahat ve umursamaz tavırlarıyla Sam, Beth’in düşlerindeki erkek olmaktan çok uzaktır. Beth ise hanım hanımcık tavırlarıyla Sam’in hiç mi hiç ilgisini çekmemiştir. İkisi de bu yemekten kaçarcasına ayrılır ve bir daha görüşmemeyi umarlar. Ne var ki aynı gece yaşanan üzücü bir olay yakınlaşmalarına ve beklenmedik bir aşkın içine sürüklemelerine sebep olur.

Beth kendini tanıyıp özgürleştikçe annesinin ve Sunshine’ın geçmişlerine ışık tutacak, ailesinde güçlü bir değişimi başlatacaktır. Sam ise kapalı bir kalple yaşamak ile geçmişin yüklerinden kurtulmak arasında bir seçim yapmak zorunda kalacaktır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 416
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2020
₺71,82

“Adı 1984 ve Cesur Yeni Dünya’yla anılması gereken bir eser.”  –Library Journal

“Boye’nin eserleri bir yandan şiirsel bir içe dönüklüğü, öte yandan kâhince bir toplumsal sorumluluk hissini yansıtıyor.” –Richard B. Vowles

“İçimde Hiç Şüphe Yoktu Artık: Yeni Bir Dünyanın Yaratılışına Katılıyordum Ben.”

Bir şair de olan Karin Boye hayatının son dönemini II. Dünya Savaşı’nın gölgesinde yaşadı. İşgal tehdidi altındaki ülkesi İsveç’te sansür, korku ve güvensizlik cenderesinde bir umut ışığı niyetine dünya edebiyatına bu distopyayı armağan etti. İnsan zihninin derinliklerine dair, totaliter gerçekliğe karşı ilaç olarak gördüğü bireyin savunusu olan Kallokain, Boye’nin son ve en önemli eseridir.

Cesur Yeni Dünya ile 1984 arasında bir tarihte kaleme alınan Kallokain’de sorun gerçekliktir. Dünyadevlet de diğer bütün devletler gibi halkı üzerinde tam bir egemenlik kurmuş, insanlara kendi gerçekliğini dayatmıştır. Askeri bir hiyerarşi üzerinde yükselen bu mekanizmada en büyük gurur ise, silah arkadaşlarına layık biri olarak hainliğe karşı en yakınından bile kuşkulanmaktır.

İyi bir silah arkadaşı olma amacındaki Leo Kall, insanları bildiklerini söylemeye mecbur bırakan bir ilaç geliştirir. Artık kimse hiçbir şey saklayamayacak, her yerde görev başında olan polis gözleri ve polis kulaklarına rağmen ihanet içinde olan hainler daha eyleme geçemeden birer birer ortaya çıkarılacaktır. Böylece kolektif kurumlar asosyal yatkınlıkların gizlendiği bütün köşeleri fethedecek ve devletin yüce birliği tamamlanacaktır.

Ancak Leo Kall gerçekleri söylemeye mecbur ettiği insanlardan duyduklarıyla başka türlü bir birliğin mümkün olabileceğine ve gücüyle, insanın içindeki bütün ölü kalıntıları iyileştirebileceğine dair bir şüpheye kapılır. Kallokain, gerçekliğin acı ilacı.

Hakan Bıçakcı’nın sunumuyla...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 200
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2021
₺21,00

“Oxford’lu bir hayvanbilimciden bekleneceği gibi, kusursuzca araştırılmış. Bir de üstüne düpedüz komik.”

- Richard Dawkins

2018 Kraliyet Akademisi Bilim Kitabı Ödülü Finalisti

Atomu parçalamış, Ay’ı fethetmiş, Higgs bozonunun izini bulmuş olabiliriz ama iş hayvanları anlamaya gelince önümüzde hâlâ uzun bir yol var. İster didişen bebek pandaların videosu, ister el ele tutuşmuş penguenlerin fotoğrafı; söz konusu hayvanlar olduğunda masumiyet, sadakat, ölçülülük, çalışkanlık gibi basmakalıp insani erdemleri onlara yüklemeden duramıyoruz. Kendi yarattığımız mitlere, yalan yanlış bilgilerle inanmak, bir sığının sarhoş olabileceğine, bir penguenin eşini aldatabileceğine ya da işçi karıncaların işten kaytarabileceğine ihtimal vermekten çok daha kolay. Halbuki bunlar gerçek. Hatta dahası var.

Lucy Cooke hayvan aklını olduğu gibi anlayabilmek için Kolombiyalı bir “suaygırı burucusu”ndan Çinli bir “panda çöpçatanı”na kadar hayli renkli karakterle tanışacağı bir dünya turuna çıkıyor ve bizleri hayvanların gizli ya da bizim görmezden geldiğimiz ve bir o kadar eğlenceli dünyasıyla tanıştırıyor. Hayvanlar Âleminden Uygunsuz Gerçekler, sadece hayvanları değil, tüm o akıldışı önyargıları ve uçuk hayal gücüyle insanı da anlatan, yanlış anlaşılmalarla dolu bir hayvanat bahçesi.

“Bir kurgu dışı kitaptan en son ne zaman bu kadar keyif aldığımı hatırlayamıyorum.”

- Daily Express

“Doğa tarihi kitaplarında yılın kazananı. Harika.”

- Mail On Sunday

"Baştan sona büyüleyici."

- Bill Bryson


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 456
En / Boy : 14 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2020
₺43,68

“Lem muazzam bir hayal gücü zenginliğine ve karakter yaratma hünerine sahip. Çok komik, alaycı, şaşırtıcı ve bilgili bir yazar.”

— Theodore Sturgeon

Zaman atlamalarında sürekli kendine rastlayan bir gezgin, robotların dünyasını gözetlemeye giden bir casus, uzayda birbirinden garip canlılarla ve uygarlıklarla karşılaşan bir kâşif ve bir süpernova ormanında umutsuzca kaybolup çıkışı arayan bir yolcu. Uzay gezgini Ijon Tichy’nin akıl almaz maceralarına hoş geldiniz! Uzay yolculuğuna meraklı patatesler mi istersiniz ya da dindar robotlar mı veya insanlığın kıyım tarihini hafızalarından silemeyen robotlar, otuz iki kısım tekmili birden burada!

Dünyanın en büyük bilimkurgu yazarlarından biri olan Stanislaw Lem, bu eğlenceli romanında teknoloji, teoloji, rasyonel akıl gibi insanlık gururunun ikonlarını tiye alıyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 424
En / Boy : 13.5 / 19.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2020
₺55,90

Nazilerin Polonya’yı işgal ettiği dönemde genç bir doktor olan Stefan Trzyniecki, katıldığı bir cenazeden sonra yakın bir bölgedeki akıl hastanesinde çalışmaya başlar. Dışarıda yaşanan vahşetten ve insanlık dışı suçlardan kaçmak isteyen Stefan için ilk başlarda hastane oldukça güvenli bir sığınaktır. Fakat içeride yaşanan deliliğin, yanı başlarında süregelen savaştan hiçbir farkının olmadığını öğrenmesi uzun sürmeyecektir.

Kendisi de tıp eğitimi almış Lem’in ilk romanlarından olan Dönüşüm Hastanesi, hiçbir bilimkurgu ögesi taşımamakla birlikte yazarın kimliğini en çok gözler önüne seren en otobiyografik romanı kabul edilmektedir.

 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 272
En / Boy : 13.5 / 19.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2020
₺39,90

Hawkins’te 1984 Noel’iydi. 

Polis şefi Jim Hopper’ın tek dileği Eleven’la ilk Noel’inin sakin geçmesiydi, ancak Eleven’ın başka planları vardı. Hopper’ın itirazlarına rağmen bodrumdan, üstünde “New York” yazan bir kutu getirdi ve cevaplaması zor sorular sormaya başladı. Hopper onca sene önce Hawkins’ten neden ayrılmıştı? “Vietnam” ne demekti? Ayrıca neden hiçbir zaman New York hakkında konuşmuyordu?

Geçmişiyle yüzleşmek yerine bir demogorgon ordusuyla savaşmayı tercih etse bile, Hopper gerçeklerden daha fazla kaçamayacağını anlamıştı. Böylece bütün hayatı değişmeden önce New York’ta yaşadıklarını anlatmaya başladı…

New York’ta 1977 yazıydı. 

Hopper, Vietnam Savaşı’ndan evine dönmüştü. Küçük kızı ve eşiyle beraber sivil hayatına devam etmek için New York Polis Teşkilatı’nda dedektifliğe başlamıştı. Fakat şüphe uyandıran bir federal ajan karakolda belirip çözülmemiş vahşi cinayetlerin dosyasına el koyduğunda Hopper işleri eline alıp gerçekleri öğrenmek için her şeyi riske atacaktı. 

Çok geçmeden Hopper, New York’un korkunç çeteleri arasına sızdı. Ancak cinayetleri çözmek üzereyken bütün şehri karanlığa gömen bir elektrik kesintisi, Hopper’a daha önce hiç yaşamadığı zorluklarla yüzleştirecekti.

“Hawkins Polis Teşkilatı’nın şefi olmadan önce New York’ta bir polistim; daha doğrusu dedektiftim, cinayet masasında çalışıyordum.”

El, dudaklarını oynatarak alışık olmadığı kelimeyi söylemeye çalıştı.

“Aa, evet,” dedi Hopper. “‘Cinayet’ adam öldürmek demek.”

El’in gözleri kocaman oldu.

Hopper az önce Pandora’nın kutusunu açıp açmadığını düşünürken içini çekti.

“Her neyse, 1977 yazında, çok tuhaf bir şey oldu…” 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 424
En / Boy : 13.5 / 21.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2020
₺66,40

Nick, tavan arasındaki tuhaf döküntülerin sahibinin dâhi Nikola Tesla olduğunu öğrenir. Bu hurdalar aslında Tesla’nın gizli icadının parçalarıdır ve bu tüm dünyaya “bedava enerji” sağlayabilecek eşsiz bir buluştur! Nick ve arkadaşları bu acayip makinenin kimi bölümlerini hâlâ bulamamış olsalar da kayıp parçalar açıklanamayan bir şekilde onları kendilerine çekmektedir.

Ancak fizik bilimcilerden oluşan tehditkâr, gizli cemiyet Accelerati’nin üyeleri de arayıştadır. Önderleri Dr. Alan Jorgenson, bu güçlü nesneleri ele geçirmek uğruna
her şeyi yapabilecek biridir.

Tesla’nın icatları bir araya geldikçe, atmosferdeki elektromanyetik enerji herkesin kaderini değiştirecek şekilde tehlikeli seviyelere ulaşır ve Nick’i kendi
yazgısına doğru sürükler.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 352
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2020
₺17,50

Kadim bir kehanet...

21. yüzyıldan binlerce yıl sonrası...

Yeni halk sınıfları, uzay korsanları, yıldız kapıları, bedenler arası bilinç transferleri ve kristal teknolojileri...

İnsanoğlu yüzlerce gezegene yayılmış ve galaksi içindeki dört büyük ırktan biri konumuna yükselmiştir. İnanç sisteminin merkezinde yer alan kadim bir kehanet, uzayın derinliklerinde yer alan metruk bir Yıldız Kapısının özgürlük ve gücün anahtarını sakladığını vaat etmektedir. Bilinç transferi sonucunda ortaya çıkan insan ırkının iki yeni sınıfı bu güce ulaşabilmek için büyük bir mücadeleye girişir. Yetenekli ve cesur bir uzay pilotu olan Dünyalı Simon’ı bu yolda zorlu bir macera beklemektedir.

M. S. Asherson’ın kaleme aldığı ezoterik semboller, esrarengiz ırklar, rüya ulakları, düş kapanları ve mitolojiyle zenginleşen sıra dışı bir bilim kurgu yolculuğuna hazır mısınız?


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 612
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : Kuşe
Basım Tarihi : 3.2020
₺44,62

Carl Brown ile Annie McGairy 1927’de Brooklyn’de tanışır, birbirlerine âşık olurlar.

Annie henüz on sekiz yaşında olmasına rağmen ailesinin tavsiyesini hiçe sayar, tek başına ülkenin yarısını katederek Carl’ın hukuk okuduğu üniversite kasabasına seyahat eder ve orada evlenirler. Evlerinden uzakta, çok az para ve sayılı arkadaşla, birlikte ilk seneleri umduklarından daha zor geçer. Ama türlü sıkıntının, fakirliğin yükü omuzlarına binerken, dirayet, sadakat ve sevgiyle aslında her şeyin üstesinden gelebileceklerini anlarlar. Yalnızlıkları da uzun sürmez.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 360
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2020
₺66,40

Dostlarım, yanıldınız...

Bu kitap bir ilaç mümessili tarafından yazılmadı.

Hikâyemin sizi bir tüp morfin gibi yatıştırmasını ve bir kutu vitamin gibi desteklemesini çok isterdim.

Fakat ne yazık ki elinizde tuttuğunuz kitap oldukça baş ağrıtıcı.

Yer yer sizi üzebilir. Bazen sayfaları parçalamak isteyebilirsiniz.

Morfin bu kitabı yayınlamanın çılgınlık olduğunu söylediğinde ona çenesini kapamasını söylediğim için pişman olmam da pek mümkün.

Her şeye rağmen, canlarım, ciğerlerim, kapıyı aralayıp içeri girmeye karar verdiyseniz, siz gerçek bir kitap tutkunu gibi sayfaları koklamadan önce söylemek istediğim mühim bir şey var:

Rahat olabilirsiniz, hikâyenin sonunda her şey rüya çıkmıyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 456
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2020
₺66,40

Otostopçunun Galaksi Rehberi’nin mizahı ile 1984’ün karanlığının zekice bir birleşimi!

Dünyanın en büyük şirketi ve en iyi algoritması varken ne ters gidebilir ki?

“Kalite Ülkesi muhteşem bir hiciv. İçinde yaşadığımız dünyanın çarpıklığını gözler önüne sererken, gerçeklerin karşısında ağlamamanız için sizi güldürüyor.”

- Rob Hart, The Warehouse’un yazarı

“Bu kitaptan alacağınız zevk, tamamen toplum olarak başımızın ne kadar belada olduğunu düşündüğünüze bağlı. İyi uykular.”

- Kirkus

Kalite Ülkesi’ne hoş geldiniz! Burası dünyanın en iyi ülkesi. Burada kimin sosyal avantajlardan ve kariyer fırsatlarından faydalanabileceği, evrensel bir seviye sistemine göre belirleniyor. Asla hata yapmayan, dünyanın en büyük ve başarılı şirketi olan Dükkân, siz daha ne istediğinizi bilmeseniz bile sizden önce öğrenip ayağınıza getirebiliyor.

Peter İşsiz, Kalite Kent’te hurdacılık yapar ancak düzgün çalışmayan makineleri hurdaya çevirmeye gönlü el vermez. Bu yüzden istemsizce, ona gönderilen çeşitli robotların lideri olarak bulur kendini. Bir gün Dükkân, Peter’a sahip olmak istemediğinden yüzde yüz emin olduğu bir şey yolladığında, Peter onu iade etmeye karar verir. Tek bir sorun vardır: Ürünü iade etmenin tek yolu, mükemmel algoritmaya sahip Dükkân’ın hatalı olduğuna herkesi inandırmak ve Kalite Ülkesi’nin temellerini oluşturan her şeyin belki de o kadar mükemmel olmadığını ortaya çıkarmaktır.

“Kalite Ülkesi çok komik ama aynı zamanda ürkütücü, yani tam bana göre.”

- Mike Judge, HBO dizisi Silikon Vadisi’nin yaratıcısı

“Kling’in keskin tespitleri ekonomiyi, hukuku, zenofobiyi, ilişkileri, güvenliği ve devleti hedef alıyor. Kalite Ülkesi’nin gerçekliğe ne denli yakın olduğunu muhteşem bir dürüstlükle anlatıyor.”

- Booklist

Mükemmel dünya ya size göre değilse?


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 368
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2019
₺63,40

Gazeteci Zeynep Erdem’in yatağında tanımadığı genç bir kadın acımasız bir katil tarafından öldürülür. Üstelik Zeynep’in, katilin kim olduğu hakkında en ufak bir fikri dahi yoktur. Bildiği bir şey varsa o da geçmişin aslında hiç geçmediği ve tüm karanlığıyla bugünü yerle bir etmeye geldiğidir. Şimdi, Zeynep’in tek isteği karanlık cinayeti aydınlatmaktır. Ona en çok yardımı dokunacak kişi yan komşusu Savcı Güçer’den başkası değildir…

Savcı Güçer, karanlık detaylarla dolu cinayetin kurbanını son gören kişidir. Hemen bir duvar ötesinde işlenen korkunç cinayet, savcıyı hem katili yakalamaya hem de hesapta olmayan bir aşka doğru sürükler. Zeynep yavaş yavaş hayatına sızarken Güçer’in ondan uzaklaşması ve asla gözlerine bakmaması gerekir. Ama aşk apansız gelir, insanı amansız bırakır. Aklınızın ve kalbinizin sınırlarını zorlayacak bu hikâyeyi okumadan önce derin bir nefes alın.

Çünkü soluksuz okurken buna ihtiyacınız olacak.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 432
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 11.2019
₺52,50

Efsane’ye saygı gösterin.

Deha’yı yüceltin.

Şampiyon’u övün.

Ancak hiçbir zaman

Asi’yi küçümsemeyin.

Eden Wing senelerce abisinin gölgesinde yaşamıştı. Ross City’deki üniversitenin en iyi öğrencisi ve mucidi olmasına rağmen, çoğu kişi onu Daniel Wing’in kardeşi olarak tanıyordu. Daniel on yıl önce, Day ismiyle biliniyordu. Cumhuriyet’i kurtaran, devrime öncülük eden çocuktu. Ancak Day bir zamanlar olduğu kahraman değildi artık. Bugünlerde bütün dünyadan saklanıp geçmişini geride bırakmak istiyordu. Tek önemsediği, Eden’ı güvende tutmaktı. Hayatının aşkı June’u geride bırakmak zorunda kalsa bile… Cumhuriyet’ten ayrıldıkları günden bu yana geçirdikleri değişimi kabul etmekte zorlanan iki kardeşin karşısına yeni bir tehlike çıkacak ve aralarını açacaktı. Eden çok geçmeden kendini Ross City’nin karanlık sokaklarında bulacak ve orada kendini öylesine kaybedecekti ki, zamanında bir milletin kahramanı olarak görülen abisi bile onu kurtaramayacaktı.

Asi, hiçbir zaman hayal kırıklığına uğratmayan güçlü bir yazarın kaleme aldığı muhteşem bir roman. Marie Lu yazdığı her kitapta okuru kendine âşık eden büyülü bir yazar. 

- Tahereh Mafi, Bana Dokunma serisinin çoksatan yazarı

Gizem, yardımlaşma ve sevgi temalarının işlendiği bu hikâye Efsane hayranlarını ve yeni okurları muhteşem bir dünyaya davet ediyor. Ayrıcalık ve denetim üzerine işlediği hikâyeyi kolayca günümüzdeki olaylarda da görebiliriz.

- Publishers Weekly


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 360
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2019
₺73,90

Zamanda bir kırılma oldu ve sen artık iki kişisin.

Birinci problem: Bir noktada diğerinle birleşecek misin?

İkinci problem: Kendinle ve onunla yüzleşmeye cesaretin var mı?

Ve asıl problem: Varcolac! Saplantılı ve paranoyak bilim insanı Oronzi, tek başına bir ordu gücü taşıyan, istediği insanın aklına hükmedebilen  Varcolac'ı evrene salmak üzere.

Laboratuvarında her şey hazır, evrenin küçük bir kopyası bile!

Sen, diğer sen, Oronzi, Varcolac... 

Müthiş bir mücadeleye girişmek üzeresiniz.

Higgs parçacığı, Membran teorisi, çarpıştırıcalar, Diğer Gelecek... Bedenlerin değiştiği, akılların manipüle edildiği bir maceraya hazır olun.

Çoksatan Süperpoze'nin yazarı David Walton'dan geleceğin bilimkurgusu: Süpersimetri.

"David Walton modern zamanda bilimkurguyla polisiyeyi birleştiren en iyi yazarların başında geliyor."

- Robert J. Sawyer, Hugo Ödülü Sahibi

"Enerjisi bir an için düşmüyor. Süpersimetri tam gaz bir bilimkurgu şöleni."

-Kirkus Reviews

"Kuantum dünyasına heyecanlı bir yolculuk, müthiş bir kurgu ve son. Walton'ın kaleminde, fizik gerçek hayatla buluşuyor!"

- Will Mcintosh, Hugo Ödülü Sahibi


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 304
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2019
₺25,84

Bilimkurgu edebiyatının en önemli destanlarından Kültür Serisi nihayet Türkçe!

“Banks’in kitaplarından hiçbirini okumadıysanız, birini okuyun. Sonra bir başkasını… Kötü kitapları bile iyidir, iyileriyse hayret vericidir.”

- Neil Gaiman

“Banks bir fenomen… alışık olmadığımız caziplikte bir enerji ve zarafetle, katıksız bilimkurgu yazıyor.”

- William Gibson

Hem spekülatif kurgu hem de ana akım edebiyat sahasında eserler veren Iain M. Banks, ütopyacı bilimkurguyu Kültür Serisi kitaplarıyla devasa bir oyun sahnesine taşısa da ideolojilerle ilgili derdini, tarihsel bakış açısını asla kaybetmedi. Her ne kadar kariyerindeki ilk büyük çıkışını 1984 yılında yayımlanan Eşekarısı Fabrikası adlı kitabıyla yakalasa da döneminin en önemli yazarlarından biri olmasını sağlayan eserleri bilimkurgularıydı. Phlebas’ı Hatırla ile başlayan Kültür Serisi ise birçoklarınca sadece uzay operasının değil bilimkurgunun en önemli yapıtlarından biri olarak kabul edilir.

Savaş galaksiye yayılmıştı. Kayıp milyarlarcaydı. Uydular, gezegenler, yıldızlar mahvoluşun eşiğindeydi. Hepsinin ardında ise tarihin başlangıcından beri birbiriyle kavgası devam eden fikirler vardı. İdirliler inançları için savaşıyorlardı; Kültür ise varoluş hakkını korumak için. Bu savaş prensiplerin savaşıydı. Teslim olmak söz konusu olamazdı.

Bu kozmik çatışmanın ortasında kalan ve bir Değişçin olan Horza ise belki de hayatının görevindeydi. Terk edilmiş bir Ölü Gezegeninin labirentlerinde, kaçak bir Zihin saklanıyordu. İdirliler de Kültür de sofistike bir yapay zekâ birimi olan Zihin’in peşindeydi. Horza makineler ve insanlardan oluşan bir mürettebatla o Zihin’i bulmak zorundaydı. Onun ve milyarların hayatı buna bağlıydı. Tek bir kişi koca bir galaksinin seyrini değiştirebilecek miydi?

Phlebas’ı Hatırla, cevabı kolay olmayan soruların kitabı.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 600
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2019
₺68,60

“Olay yaratan Netflix dizisi Stranger Things hayranlarının sabırsızlıkla beklediği başlangıç hikayesi.”

- Kirkus Reviews

Demogorgon’dan önce... 
Zihin Hırsızı’ndan önce...  
Dehşetin yüzü insan suretindeydi.

Gizemli bir laboratuvar. Tekinsiz bir biliminsanı.

Gizli bir geçmiş. Eleven’ın annesiyle ilgili gerçekleri bildiğinizi sanıyorsanız olay yaratan Netflix dizisi Stranger Things’in bu gerilim yüklü başlangıç hikâyesiyle dünyanızın Baş Aşağı edilmesine hazır olun.

1969 yazında Amerikan gençliği Vietnam’da yaşananlarla kaynamaktadır. Indiana’nın kalbindeki sessiz bir üniversite kampüsünde öğrenci olan Terry Ives değişen dünya karşısında seyirci kalmaktan hoşnut değildir. Önüne çıkan ilk fırsatta önemli bir araştırmanın parçası olabilmek için denek olarak kaydolur. Dr. Martin Brenner’ın yönettiği, ormanın derinliklerinde, gözlerden ırak Hawkins Laboratuvarı’nda Terry’nin çözmeye kararlı olduğu bir sır gizlenmektedir.

Kaosun ortasında, Terry Ives ve deneyinin geleceği uğruna her şeyi göze alan Dr. Martin Brenner savaş meydanının insan zihni olduğu farklı bir mücadeleye gireceklerdir.

“Stranger Things evreni hakkında bilgilerini artırmak isteyen okurlara şiddetle tavsiye ederim. Bu kitap, dizinin hayranı olmayan okurların bile zihninde yer edecek kadar karanlık ve sürükleyici.”

- The Unseen Library


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 320
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2020
₺55,90
1 2 3 ... 10 >
Çerez Kullanımı