“Burada tek bir açıklama yapabiliriz. 2806 yılından sonra birileri Dwar Smit’in 2806 yılında yaptığı hesaplamalarını ve direktiflerini kopyalayarak, zamanda yolculuk yaparak geçmişe gitti ve bu kopyayı arkadaşınızın posta kutusuna bıraktı. Bu sayede Dr. Hawkinson aslında ölümünden yıllar sonra yapılacak olan makineyi kopyalamayı başardı! Kulağa başta akıl almaz geldiğini biliyorum. Bunu bir paradoks olarak adlandırabiliriz.”

Paradoks

 

“Alaycı bilim insanlarının ritmik oyuncak olarak adlandırdığı cihaz, bambaşka iki anının birleşmesi ile onun beyninde doğmuştu. Anılardan biri, Thornton Greene’in mirasçısını ayaklarından yoksun bırakan uçak kazasıydı. Diğeri ise kanıtlanmış birkaç psikolojik gerçek. Cihazı üretti. Sonuç olarak, küçük bir elektrik motoru tarafından kontrol edilen basit bir şeydi.”

 

Ritim

Paradoks Üçlemesi

Paradoks - Paradoks+ - Anakronizm

Ritim Duolojisi

Ritim - Sentetik


Basım Ayı/Yılı : 2022
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 160
Ağırlık : 160
En / Boy : 13 / 19,5
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺56,25

Yeşilderililer Projesi’yle yeniden canlanıp eski günlerine dönmeyi başaran Tatolya’da iç çatışmalar sonlanmış, bilimsel alanda büyük yatırımlar yapılmaya başlanmıştı. Ülkede tükenmiş yeraltı kaynakları için geliştirilen ATP enerjisi, adeta yeni bir çağın başlangıcı olmuştu.

Ne var ki Tatolya’nın her alanda süratle gelişiyor olması, komşu toplumların da dikkatini çekmişti. Batıdan Gegoryum, kuzeydoğudan Kasaralar ve güneyden Aftozya toplumlarıyla amansız bir mücadeleye girişen Tatolya yönetimi, ülkesini dış güçlere karşı savunmak için akılcı bir strateji oluşturmak zorundaydı.

Araçta herkes uykuya daldığında, Doktor Bülam Mitokan’ın üstüne çıkarak kanepeye uzandı. Serenga Vadisi, yıldızların yoğunluğu altında aydınlanırken, gece kuşları büyüleyici sesleriyle Tatolya yolcularına veda ediyor gibiydi.

Bülam, gözlerini kapayarak bir süre Umut Denizi yolculuğunda ilerideki yaşamında tebessümle anımsayacağı anılarını düşündü. Ne yazık ki arşivlediği anıları arasında değişmeyen gerçekler hâlâ devam ediyordu. Dünyanın en güzel yeri bile olsa sıkıntı veren olaylar, huzur arzulayan duygularını baskı altına alıyor, etrafındaki güzellikleri özümlemesini engelliyordu. Ne kadar çaba sarf edilse de yaşamın gerçeklerinden kaçınmak mümkün olmuyordu. İnsanlar yaşadıkça kötülükler, çatışmalar bitecek gibi görünmüyordu.


Basım Ayı/Yılı : 2021
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 428
Ağırlık : 428
En / Boy : 14 / 20
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺56,25

Giderek artan depremler, büyük İstanbul depreminin yaklaştığını göstermektedir. Son sarsıntıda Heybeliada Çam Limanı büyük yıkıma uğramış, eski köy toprak altında kalmıştır. Deprem korkusu, Bizans İmparatorluğunun, Kie0 Rusya’sıyla savaşa hazırlanması, bunlardan daha önemlisi korsan tehlikesi, adada yaşamayı imkânsız hale getirmiştir. Zaman geçidinden geri dönmeyle ilgili deneylere daha sonra devam etmeyi düşünen gençler, komutan Todori’nin teklifine sıcak bakmaya başlarlar. Plana göre Değirmenburnu’na sakladıkları altın külçelerini Panaroma yatına yükleyip, hep birlikte Heybeli’den uzaklaşılacaktır. Depremler bitip, korsanlar ülkelerine döndüklerinde, tekrar adaya dönüp zamanlarına geri gitme deneylerine devam edeceklerdi. Ama işler planladıkları gibi gitmez.

“Bizler, Kaşık Adası önünde kırmızı sandalın bulunduğu noktada oluşan bir zaman tüneliyle, bin yıl geçmişe geldik. Candan, Meral, Nur, Sevil, Mehmet, Murat, Barış ve Kosta. Ayrıca daha önce kaybolan Heybeliada balıkçılarından Ahmet amca ve oğlu Tolga’yla birlikte on kişiyiz. Heybeliada’nın Çam Limanı koyunda şirin bir Bizans köyünde mutlu günler yaşıyoruz. Tek sorunumuz sizlere olan özlemimizdir. Aynı yerde yaşayıp sizlerden çok uzak olmak, anlatılmaz bir duygu. Bu kırmızı sandal vasıtası ile yaptığımız deneyle, geçmişe geldiğimiz gibi aynı geçidi kullanarak geleceğe yani tekrar yanınıza gelmeyi ümit ediyoruz. Zaman geçidini tekrar aktif hale getirebilecek bir mucizeyi bekliyoruz. O mucize gerçekleşir, bu not elinize geçerse, sizlerin de bizim gibi aynı sandala koyacağınız bir mektupla bizlerle bağlantı kurabileceğinizi umuyoruz. Bu arada sandalımız sizin zamana gelme başarısı gösterirse, sakın yerini oynatmayın! Aynı noktada demirli olarak dursun. Yazacağınız mesajı su geçirmeyen bir kutuya koyun. Bölgeyi deniz trafiğine kapatmanız da çok önemli. Kırmızı sandala yetkililerden başka kimse yanaşmasın. Eğer sandal ortadan kaybolursa anlayın ki geçidinin açılmasını tetikleyen bir sismik hareket oldu. Bu hareket her iki farklı zamanda da olabilir. Şurası bir gerçek ki artık Kaşık adamızın yanında bin yıllık tarihimizi bir araya getiren muhteşem bir zaman tünelimiz var!
Zaman yolcuları.”


Basım Ayı/Yılı : 2020
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 172
Ağırlık : 172
En / Boy : 14 / 21
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺37,50
Borçlarınızı Ödemek İçin Ne Kadar İleri Gidebilirsiniz?

Gırtlağına kadar borca, belaya ve pisliğe bulaşmış olan 456 kişi, gizemli bir organizasyon tarafından özenle seçilir. Bu organizasyon onlara hayatlarını kurtarmak için son bir şans teklif eder, bu şans aynı zamanda ölümcül sonuçlara yol açacak tuzakları da içinde barındırır.
İçinde bulunduğumuz sistemi derinine sorgulatan Kalamar Oyunu (Squid Game) son günlerin popular teması Battle Royale ve Manga gezegeninin bileşenlerini bir araya toplayarak dünya çapında çok büyük bir başarı yakaladı ve dikkatleri üzerine çekti.

K-Dünyası, dizinin geleceği, dizideki karakterler, oyunlar ve gözden kaçırdığınız tüm detayları bu kitapta bulabilirsiniz. Squid Game ile ilgili konuşulacak çok şey var ve bu kitap sadece bir başlangıç…

Artık Numara 457’siniz ve oyuna dahilsiniz…

Poster + Ayraç


Basım Ayı/Yılı : 2021
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 160
Ağırlık : 160
En / Boy : 13,5 / 21
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺50,00

Bitmeyen Gece, yaklaşık 25 yıl arayla aynı kasabada meydana gelen iki tecavüz vakasının hikâyesi. Faillerden biri yargılanıyor, diğeri polis soruşturması bile almadı. Mağdurlardan biri yaşıyor ancak hayatı asla eskisi gibi olamayacak, diğeri ise olay günü hayatını kaybetti. Tartışmalı davaları konu alan gerçek bir suç podcastinin sunucusu Rachel Krall, Bitmeyen Gece’de bir tecavüz davasını takip etmeye git- tiği Neapolis’te, kendini küçük kasabanın karanlık geçmişine ve orada yıllar önce işlendiği iddia edilen ancak hiçbir görgü tanığının olmadı- ğı acımasız bir cinayete doğru çekilmiş bulur. Artık hikâyede iki trajik olay, bir dava ve çok sayıda parçalanmış hayat vardır. Yoğun bir olay örgüsü ve akıcı anlatımıyla Bitmeyen Gece, keyifli bir okuma deneyiminin yanı sıra cinsel şiddet, tecavüz ve tecavüz kültürü konularını cesurca ve derinlemesine inceleyerek okuyucunun odağını sorunun toplumsal boyutuna çekmeyi başarıyor. Cinsel şiddet mağ- duru kadınların yaşadığı travma ve toplumsal baskılara karşı modern toplum anlayışına eleştirilerinin dozunu giderek artırıyor ve kültürel yozlaşmanın yıkıcı sorunlarını ortaya koyuyor. Adalet, toplumsal şiddet, güç ilişkileri gibi sosyal sorunları da merke- zin etrafına yerleştiren Bitmeyen Gece, travma ve cinsel şiddet karşı- sında kadınların sessizliğinin hassas ve güçlü bir incelemesidir.


Basım Ayı/Yılı : 2023
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 344
Ağırlık : 344
En / Boy : 13,5 / 21
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺88,88

“Çoksatan yazar Stone ile Black Panther dünyasından, sürprizlerle dolu Shuri’nin bir araya geldiği bu kitap kusursuz bir eşleşme.” 
–Booklist

Shuri’ye Wakanda’dan ayrıldığı ilk seferde dövüşmek zorunda kalacağını söyleseniz kapkara gözlerini devirip bir komplo teorisinden bahsediyormuşsunuz gibi sizi başından defederdi.

Shuri her ne kadar itiraf etmese de dövüşüp dövüşemeyeceğinden emin değildi. Annesinden dolayı yıllardır bir dövüş eğitimi almamıştı. En son yumruk attığında ufacık bir çocuktu daha. 

Ama dövüşmek zorunda. Kendisi için. Hayatı için. Geleceği için. Halkı için. Halkının geleceği için. Bildiği yoldan sapacak. Her şeyini riske atacak. Kendi varlığını bile. Ve prenses dövüşecek. Wakanda için.


Basım Ayı/Yılı : 2023
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 200
Ağırlık : 200
En / Boy : 13,5 / 21
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺59,04

Cixin Liu’dan hiciv dolu bir fabl, politik bir alegori ve ekolojik bir uyarı.

Evrenin her yerinde zekâ nadir bulunan, kırılgan bir meta; kozmik tarihin uzun gecesinde geçici bir parıltıdır. Fakat tüm olasılıklara meydan okuyan bir durum yaşanır: Dünya aynı anda sadece bir değil, iki zeki türü barındırmaktadır. Birbirine bu kadar zıt ama yine de birbirini tamamlayan bu iki tür, uygarlığın ateşini yakan bir ittifak kuracaktır.

Kretase Dönemi’nin sonlarında, sıradan bir günde, Gondvana süperkıtasındaki güneşli bir açıklıkta öğle yemeğini yiyen bir Tyrannosaurus sayesinde dünyanın ilk ve en büyük uygarlığının tohumları atılır. Ve karıncalarla dinozorlar arasındaki ittifak dişçilikle başlar. Böylesine mütevazı bir başlangıç yazıya, matematiğe, füzyona, antimaddeye ve hatta uzay teknolojisine kadar uzanan gerçek bir Harikalar Çağı’nın kapısını açar!

Ancak endüstrinin bir bedeli vardır – önce Dünya’nın biyosferi, sonra da ona bağımlı herkes tarafından ödenen bir bedel.
“Liu’nun eğlence anlayışı bulaşıcı.” –Locus

“Liu’nun bilimkurguya katkısı rakipsiz.” –Vice


Basım Ayı/Yılı : 2023
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 168
Ağırlık : 168
En / Boy : 13,5 / 21
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺61,50

Shelley’nin Frankenstein ya da Modern Prometheus’u, XVIII. yüzyıl Avrupası’nın Aydınlanmacı tutkularının kültür açısından korkunç sonuçlarını hayal eder. Bilimden yararlanarak “doğanın sırlarına nüfuz etmeye” yönelirken, insan doğası ve bedeni dahil olmak üzere her şeyi birer nesneye çeviren Aydınlanmacı arzu, Frankenstein’ı pişmanlıkla son bulacak bir serüvene sürükler: Frankenstein’ın canavarı, aslında aklın kendi canavarıdır ve şimdi sadece bu canavardan değil, onu yaratan aklın kendisinden de korkulması gerekmektedir.


Basım Ayı/Yılı : 2023
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 246
Ağırlık : 246
En / Boy : 13,5 / 21
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺72,00

“Dünyanın çığlığı olan depremler, insanın yaşam yerlerini elinden alırken, dünyanın gözyaşı olan seller, sahip olduğu her şeyi suya gömdü. Dünyanın öfkesi fırtınalar, insanın değer verdiği her şeyi savurdu, götürdü. Tek bir şeyi geride bırakarak… Korkuyu… Negatif tesirlerin etkisi altında korkusuyla baş başa kalan insan, hayal kurmayı unuttu. Hayal etmeyi unutması kendinden vazgeçmesi demekti…

“Tanrı evreni yaratmayı diledi… Her şey hayal ile başladı…” cümlesinin büyüsüyle başlamıştı varoluş… Şimdi özünden uzaklaşan insan için Yuvarlak Oda, bilinçaltındaki kilitlerin açıldığı, isli duyguların tekrar can bulduğu “hayal dünyasıydı.” Sekiz seçilmiş, Yuvarlak Odayı sarmalayan düş içinde kendi gerçekliklerine uyanıyorlardı. Seçilen bu kişiler nasıl belirlenmişti? İnsanlığın geleceğinde nasıl bir rolleri vardı? Onlardan beklenen şey neydi? Neden buradaydılar?... 

Gülriz Aygül’ün kaleminden, insanın varoluşunda sahip olduğu değerleri anımsatan, sürükleyici ve şaşırtıcı bir bilimkurgu romanı.


Basım Ayı/Yılı : 2022
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 2
Sayfa Sayısı : 288
Ağırlık : 288
En / Boy : 13,5 / 21
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺60,00

“Yürümeye devam ettim. Bana hiç tanıdık gelmeyen bir yerde, üzerimde daha önce hiç görmediğim bir kıyafetle uyanmış olduğum, loş ve sessiz, metalden yapılma bir koridorda nereye gittiğimi bilmeden yürüdüğüm için korkuyordum. Buraya nasıl gelmiştim? Kıyafetimi kendim mi giymiştim, yoksa ben uyurken biri mi beni giydirmişti? Neden hatırlayamıyordum?”

Post apokaliptik bir dünyada yeni bir düzen inşa edilmiştir. Fakat bu yeni düzende, insanların dışında başka yaratıklar da var. 

İlk sayfadan itibaren kendinizi kurgusuna kaptıracağınız Zihin Kütüphanesi, yazarın kendine has üslubuyla sizi karanlık bir dünyaya davet ediyor.


Basım Ayı/Yılı : 2023
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 264
Ağırlık : 264
En / Boy : 13,5 / 21
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺71,00

“Şu anda bizi istedikleri gibi kullanıyorlar mıydı yoksa bizi bize bırakıp davranışlarımızı mı izliyorlardı? İnsanları ırk ırk tanıyorlarsa bu gelişleri ilk olamazdı. Acaba daha önce kaç defa daha gelmişlerdi. Üzerimizde muhtemelen deney yapıyorlardı. Neyi deniyorlardı acaba? İlaç gibi bir şey mi yoksa daha uçuk bir şeyler mi? Belki de hiçbir zaman cevaplanamayacak sorulardı bunlar.”
Aras ve arkadaşları uzaylılar tarafından kaçırılıyor eve dönüş onlar için bir son mu olacak yoksa bir başlangıç mı? Rüyalar onları hangi maceralara sürükleyecek? Mehmet Burak Gürtunca’dan Dünya dışı varlıklara karşı bir kaçışın hikâyesi…


Basım Ayı/Yılı : 2023
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 326
Ağırlık : 326
En / Boy : 13,5 / 21
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺85,00

Can, ailesi ile birlikte Ayvalık'taki evlerine doğru yola çıktıklarında bu yazın kendisi için başka dünyaların kapılarını aralayacağını bilmiyordu. Ege'nin serin ve berrak sularında bulup pusula ismini verdiği aletle sıra dışı maceralara yelken açacak, yazgısının peşinden gidecekti. 

Kendini Orta Çağ'da Sir Alistair adlı bir şövalye bedeninde bulduğu zaman rüyada olduğunu düşünmüştü. Kızıl Ejderha'yla karşılaştığında hayranlığı ve korkuyu yaşadı. Pusula onu cennetten bir köşeye benzeyen Cava adasına götürdüğünde ise gözlerini Kawi adında bir balıkçı olarak açmıştı. Gizemli yaşlı ustasının deli dolu bir kadına benzettiği okyanusa açıldıklarında, yine aynı duyguları hissetti. Güzelliği karşısında hayranlık, tehlikesi karşısında korku…

Bir başkasının bedeninde, bir başka yüzyılda... Bu pusulanın gizemiydi ve eninde sonunda onun izini sürerek bu gizemi çözecekti. Nereden gelmişti? Gelecekten mi yoksa yıldızlardan mı?


Basım Ayı/Yılı : 2022
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 237
Ağırlık : 237
En / Boy : 13,5 / 19,5
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺42,00

Parlak bir bilim insanı olan Rudy Marek, Karbüratör adında bir makine icat eder. Karbüratör, atomik bir kazan, minimum yakıttan sonsuz enerji sağlayan küçük bir motor, başka bir deyişle, bir tür fisyon reaktör… Bu icat zamanla güç kaynaklarının yerini alır, ucuza enerji sağlar. Eski dostu Marek’in icadını satılığa çıkardığını duyan Bondy, ziyaretine gider. Gördükleri ve yaşadıkları karşısında şaşkınlığa düşer. Bondy, aşağı yukarı şöyle der: Bodrumda tekinsiz bir şey var, dünyayı alt üst edecek bir şey. Mucizeler yaratan bir yan üründür bahsettiği. Marek'in “Mutlak” dediği kutsal radyasyondur. Mutlak’tan bir doz alan kişi zamanla dindarlaşır, vaaz vermeye başlar. Hatta hastaları iyileştirir ve mucizeler yaratır. Korkusuz, vicdansız sanayicilerse Karbüratörü üretip çoğaltır. Sonunda boyundan büyük işlere kalkışan insanlık başa çıkamadığı bir felakete sürüklenir. Aşırı üretim, yabancılaşma ve savaşlar kontrolsüzlükten doğar.

Bilim kurgunun klasikleri arasında yer alan, “falcı roman” diye anılan Tanrı Fabrikası (1922), Çekoslovak yazar Karel Čapek'in ilk düzyazı romanı. Medeniyetin iyi yönetilmezse talihsiz sonuçlara yol açabileceğini göstermek isteyen yazar, insan dünyasının komik yanlarını, vahşi dürtülerini trajik bir vizyonla birleştirerek uyarır. İki dünya savaşı arasındaki döneme, Avrupalı entelektüellerin liberal hümanizmine filozofça yaklaşır. Atom enerjisinin getirdiği istikrarlı ilerlemeye inanan insanlığa şüpheyle bakar. Čapek, şişeden çıkan cine odaklanır. Bilimsel gelişmelere salt fayda üstünden yaklaşılmasını, kurmaca yoluyla da olsa, etik sınavına sokar.


Basım Ayı/Yılı : 2021
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 200
Ağırlık : 200
En / Boy : 14 / 20
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺56,25

Percy Greg’in tek bilim kurgu eseri olan Zodyak Karşısında, bir Dünyalı ile bir Marslının imkânsız aşkını anlatıyor. Bu aşk ile birlikte yazar, iki uygarlık arasındaki siyasi ve sosyal farklara, Tanrı sevgisinin faziletlerine, sosyalizmin zararlarına ve kadın erkek eşitliği üzerine de görüş bildiriyor. Tüm bunların yanı sıra eserde, bilinen ilk uzaylı dilinin gramer detaylarını da ortaya koyuyor ve Apergy adını verdiği bir karşı kütle çekim enerjisiyle yer çekimini yenebilen uzay gemileri tasarlıyor.

Karanlığın saçma derinlikleri, uzayın yalnızlıkları…
Garip! Hissettirmeden koluna sokulan kılıca rağmen alaycı gülümseme yüzünde.
Sinsice uzaktan içine bakan ölüm, cinayet halkasıyla çevrilmiş.
Garip! Küf kokmuş vicdanın elinde kızıl leke yok!
Ancak ölüm, ölüm dağıtanı rahatsız eder; kan kanın ömrünü kısaltır!


Basım Ayı/Yılı : 2021
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 480
Ağırlık : 480
En / Boy : 14 / 20
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺180,40

21. Gün – Eve Dönüş - İsyan

Onlar Yalancı, Onlar Hırsız, Onlar Asi, Onlar Kahraman Onlar İnsanlığın Kaderini Belirleyecek 100 Genç...

Yaşanan nükleer felaket dünyanın sonunu getirmiş, bu büyük felaketten sağ kurtulan insanlar 300 yıl boyunca Dünya’nın yörüngesindeki bir uzay gemisinde varlıklarını sürdürmüştür. Tükenmeye yüz tutan kaynaklarla koloniyi ayakta tutmaya çalışan yöneticiler, nüfusu kontrol altında tutmak için en sert tedbirleri almakta, hafif suçlar için bile idam cezası uygulanmaktadır. Öyle ki çocuk suçlular on sekiz yaşına geldiklerinde idam edilmektedir. Ama ölümlerini bekleyen bu gençlerin artık çok önemli bir görevi vardır. Gözden çıkarılmış genç suçlulardan oluşan 100 kişilik bir ekip, geçen zaman içinde yerleşime hazır hale gelip gelmediğini test etmek için Dünya’ya gönderilecektir. Koloninin geleceği, onların elindedir. 100 ekibi farklılıklarını, geçmiş hesaplaşmalarını bir kenara bırakıp birleşmeli ve bilinmezlerle dolu Dünya’da hayatta kalmaya çalışmalıdır. Ama ihanetler, sırlar, henüz bitmemiş ve yeni başlayan aşklar gün yüzüne çıktıkça bir arada kalmaları gittikçe zorlaşacaktır.


Basım Ayı/Yılı : 2021
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 1197
Ağırlık : 1197
En / Boy : 14 / 21
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺195,00

Tuhaf Bir Tehlike, dünyayı korkunç ve bilinmeyen bir tehditten korumak için arayışa çıkmış üç arkadaşın baş döndürücü destanını anlatıyor. Nebula ödüllü ve New York Times’ın en çok satan Yok Oluş kitabının yazarı Jeff VanderMeer’in kaleminden... Jonathan Lambshead, merhum büyükbabasının miras bıraktığı ve acayip şeylerle ağzına kadar dolu olan malikâneyi devralabilmek için her şeyi kataloglamalıdır. İki okul arkadaşının da yardımıyla kolları sıvadıklarında, kısa süre içinde evin tuhaflıklardan çok daha fazlasıyla dolu olduğunu keşfederler: Ev, Aurora adlı bir alternatif dünyaya dair ipuçları içeriyordur. Konuşan hayvanlarla (ve sebzelerle) dolu, Avrupa’nın sürreal bir ayna aksi gibi duran bu versiyonda, kötü şöhretli İngiliz okültist Aleister Crowley, büyüyle her tarafı yakıp yıkmakta, tüm dünyaya bir kaos yaymaktadır. Düşmanlardan daha öngörülemez müttefiklerle karşılaştıkça bir oraya bir buraya sürüklenen Jonathan, dünyamızı Aurora’dan ayrı tutmaya adanmış gizli bir topluluğun üyesi olduğunu keşfeder. Her keşif kaderinin ve geçmişinin yapbozuna dair ona bir parça daha vermektedir. Jonathan ve arkadaşları, kötülüğün peşinde ölümcül arayışlarına devam ederken kötülük de onların peşine düşmüştür.

 

  • Yazar: Jeff Vandermeer
  • Yayınevi: Epsilon Yayınevi
  • Hamur Tipi: 2. Hamur
  • Sayfa Sayısı: 728
  • Ebat: 13 x 21
  • İlk Baskı Yılı: 2022
  • Baskı Sayısı: 1. Basım
  • Dil: Türkçe
  • Barkod: 9786254142505

₺148,88

“Edward Page Mitchell, Amerika’dan çıkan en büyük bilimkurgu yazarlarından biri.” –Sam Moskowitz

“Bu öykülerin her biri ziyadesiyle ilgi çekici.” –Lester Del Rey

“Amerikan bilimkurgusunun kayıp devi” olarak tanımlanan, yazdıklarının çoğunu New York’taki The Sun gazetesinde imzasız olarak yayımlayan Edward Page Mitchell, birçok konuda ilklerin yazarı. Geri Giden Saat ise yazarın en seçkin bilimkurgu öykülerinin bir araya getirildiği, özgün bir öykü derlemesi.

Bilimkurgunun en büyük yazarlarından biri olan H.G. Wells’e de ilham olduğu düşünülen Edward Page Mitchell aynı zamanda döneminin en başarılı gazetecilerinden biridir. Öyküleri unutulmaya yüz tutmuş olsa da 1973’te bilimkurgu tarihçisi Sam Moskowitz’in titiz çalışması ve yayımladığı detaylı bir derlemeyle hak ettiği ilgiyi görmeye başlamıştır.

Sevdiği kadınla evlenebilmek için matematiğin sınırlarında gezinmek zorunda kalan bir genci anlatan “Takipomp”, bilimsel bir süreç sonucu görünmez kalan bir adamın trajedisini gözler önüne seren “Kristal Adam”, bir zaman makinesini konu alan ilk öykü olan “Geri Giden Saat”, bu derlemedeki öykülerden sadece birkaçı.

Zaman yolculuğu, androidler, zihin transferi, bilgisayarlar… Geri Giden Saat’in sayfalarında bilimkurgu tarihinin derinliklerinden gelen ilklere şahit olacaksınız.

Geri Giden Saat, bilimkurgunun ilk kıvılcımları.


Basım Ayı/Yılı : 2022
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 3
Sayfa Sayısı : 144
Ağırlık : 144
En / Boy : 14 / 21
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺32,80

O Uyumadan Önce 
Yeşim Şehri
Yıldız Lejyonları


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 1264
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2018
₺128,25

Yapay Tanrı

Wormwood Üçlemesi - Birinci Kitap: Rosewater - İstila


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 680
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2020
₺85,50

2019 Arthur C. Clarke En İyi Roman Ödülü
Inaugural Nommo En İyi Roman Ödülü
John W. Campbell En İyi Bilim Kurgu Roman Ödülü finalisti.

Yıl, 2066.
Yer, Nijerya. Umut arayanlar, çaresizler uzaydan gelen bir biyokubbenin etrafında kurtuluş arayışı için bir araya gelirler. Kubbe Rosewater adlı kenarda kalmış bir kasabanın yanında yer alır. Topluluğun çaresiz sakinleri yılda bir kez kapılarını açarak iyileştirici güçler dağıttığı söylenen kubbenin içine bir kez olsun bakmak isterler. Psişik güçlere sahip bir devlet ajanı olan Kaaro, bilinmeyen bir sebeple gerçekleşen ölümleri araştırmaya başlar.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 400
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 11.2019
₺59,25

“Pakistan’ın en yetenekli yazarlarından Bina Shah modern zamanlara dair bir hikâye anlatıyor.

Margaret Atwood’un Damızlık Kızın Öyküsü (The Handmaid’s Tale) romanıyla aynı çizgide, dini baskının hüküm sürdüğü ülkelerdeki kadınların yaşamlarını ele alan bir distopya. Kadınların tecrit edilmesine ve örtülmesine dair ataerkil uygulamaları, cinsiyet seçilimini ve kadınların bedenleri üzerindeki kontrolü ele alarak dini otoriterliğin ardından gelecek bir dünyayı zihnimizde canlandırabilmemiz için gerçekten dehşet verici şekilde kurguluyor.

Güney Batı Asya’nın başkenti olan modern, güzel Yeşil Şehir’de cinsiyet seçilimi, savaş ve hastalık erkeklerin kadınlara oranını endişe verici derecede düşük seviyelere getirmiştir. Hükümet, halkını kontrol etmek için terörü ve teknolojiyi kullanır ve kadınlar mümkün olduğunca çabuk çocuk sahibi olmak için birden fazla kocanın eşi olmak zorundadır.

Oysa, bir yeraltı kolektifinde yaşayan ve sistemin parçası olmayı reddeden, direnen kadınlar vardır. İktidarın en yüksek mevkilerindekiler tarafından gizlice korunurlar, Yeşil Şehir’in zengin ve seçkinlerine kimsenin satın alamayacağı bir emtia sunmak için yalnızca geceleri ortaya çıkarlar: seks içermeyen yakınlık, şefkat. Görünüşe göre, en nüfuzlu erkekler bile onları keşfetmekten ve acımasız cezaların tehlikelerinden kendilerini koruyamazlar.

“The Handmaid’s Tale’in kışkırtmaya devam ettiği kültürel gündemin gecikmiş bir genişlemesi.”

– Kirkus Reviews

“Distopyaların en zarif şekilde rahatsız edeni, zengin bir şekilde örülmüş ve dehşet verici derecede içten, O Uyumadan Önce’de Huxley ve Atwood’un ipuçları var, ancak Bina Shah eşsiz.”

– Nick Harkaway, Gnomon ve The Gone-Away World romanlarının yazarı

“The Handmaid’s Tale’e 21. yüzyılın cevabı… Sürükleyici, zekice ve en korkutucu şekilde distopik, kaldı ki bu oldukça mümkün görünüyor. Gösterişli, Yapay Zeka ile desteklenmiş Yeşil Şehir, Panah’ın özgür ama kapatılmış kadınlarının umutsuzca karşı koymak için mücadele ettiği kâbuslarımızın derinlemesine kadın düşmanı teknokratik iktidarı.”

– Molly Crabapple, Drawing Blood’ın yazarı

“Kadınların direniş ve kararlılığını ortaya koyan tam zamanında ortaya çıkmış bir roman. Bina Shah kitabını gelecekteki bir Orta Doğu ve Güney Asya’da konumlandırarak, bilimkurgu edebiyat türünü beyaz merkezli bakış açısının ötesine doğru genişleten feminist distopik gerilime hoş bir katkı yaptı. Kadınların hikayeleri ve kadınların sesleri, tüm çeşitliliğimizle önemlidir ve Bina Shah’ın gerilim romanı gerekli bir uyarı.”

– Mona Eltahawy, Ortadoğu Neden Cinsel Devrime İhtiyaç Duyuyor?’un yazarı


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 264
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 9.2019
₺26,25

Uzayın derinliklerinde sürüklenen bir gemi.
Katledilmiş bir mürettebat.
Katil kim?

2018 Hugo En İyi Roman Adayı
2018 Nebula En İyi Roman Adayı
2017 Philip K. Dick Ödülü Finalisti
2017 Goodreads Okur Ödülleri En İyi Bilimkurgu Adayı

Maria Arena, bir uzay gemisinin klonlama bölgesinde gözlerini açtığında bir önceki hayatında öldürüldüğünü fark eder ama nasıl öldüğüne dair anıları silinmiştir. Ona anlatacak biri de yoktur çünkü tüm mürettebat hayatını kaybetmiştir. Yeni bedenlerinde dirilen klonlar, katillerinin kim olduğunu bulabilecek midir?
Ödüllü yazar Mur Lafferty, kapalı-oda polisiyesini bilimkurguyla harmanladığı Altı Diriliş’te, sadece rotasını yitirmiş bir geminin değil, yolunu kaybetmiş olan insanlığın da gerilim yüklü öyküsünü anlatıyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 456
En / Boy : 13.5 / 19.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2019
₺0,00
₺52,50

Adı Ruhani. Tuhaf bir isim, evet ama seçme şansı yoktu.
Kendi tabiriyle, yeryüzünün ilk şafağından beri burada, aramızda. Her şeyi görüyor, onun için lineer bir akışı olmayan zamanda dilediğince geziyor; tıpkı söylediği gibi, “bir ileri, bir geri, daima salınımda”...
Bir bedeni yok, duvarların içinden geçebiliyor, varlığına dair en ufak bir açık vermeksizin çağları, uygarlıkları, yemek masasının başında toplanmış aileleri izliyor. Ancak eksik bir seyir bu, çünkü her şey görüntüden ibaret; garip, mekanik cızırtılardan öte ne bir ses duyuyor ne de duyurabiliyor kendini. Ta ki bu uçsuz bucaksız hapishanesine gün gibi doğan, onu duyup onunla konuşan “hücre arkadaşı” yanına gelene dek...
Bu kitabı tek mekânda geçen filmlere benzetebiliriz; bilirsiniz, o tür filmlerde yapımın bütçesi şaşaalı kostümler ya da gözünüzü alan efektlere gitmez, elde avuçta ne varsa oyunculuğa yatırılmıştır. Bir de sonları meşhurdur; başından beri ustalıkla anlattığı acı-tatlı masalla sizi sarıp sarmalayan kolların birden gevşediği o baş döndürücü bitişler...
Salih Seçkin Sevinç, gerçekle hayali aynı havanda döverek ikisini de tanınmaz hâle getiren yeni romanında, beklenmedik bir anlatıya unutulmaz bir sonla nokta koyuyor!


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 176
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2021
₺43,88

Houston, bir sorunumuz var!

Naomi, her gün başka bir doğal felaketle karşılaşan Dünya’dan bir uzay gemisiyle ayrıldığında yurdunu, ailesini ve canıgönülden sevdiği Leo’yu ardında bırakmıştır. Ne var ki onu uzayda daha büyük zorluklar bekliyordur. Uluslararası Uzay Eğitim Kampı, benzer bir görevi üstlenen ve başarısız olan astronotların başına neler geldiğini gizler. Bu yüzden Naomi, mürettebat Jüpiter’in uydusu Europa’ya varmadan önce Europa’daki dünyadışı yaşama dair gizemi çözmeye kararlıdır.

Elenmiş finalist Leo ise gözden düşmüş biliminsanı Greta Wagner’ın gemisiyle uzay yolculuğuna hazırlanmaktadır. Wagner’ın hipotezi doğruysa Europa’da tehlikeli dünyadışı yaşam biçimleriyle karşılaşmaları kesindir. Bunlardan habersizce uzayda seyreden Naomi’nin ve Leo’nun ortak hedefi hayatta kalmaktır.

Finalistler görevlerinin önemli bir adımını tamamlamış ve kendilerini rahat bir nefes almaya hazırlamıştır. Ancak bir anda tüm planları yerle bir olur. Kopan bir fırtına Leo’nun uzay gemisine hasar verir ve tehlikeli bir varlık Son Altı Finalist’e saldırır. Tüm sırlarsa akla gelebilecek en beter şekilde gün yüzüne çıkar. Leo ve Naomi peşlerini bırakmayan bu tehlikeleri sapasağlam atlatabilecekler midir?

Son Altı Finalist’in soluk kesici macerası ikinci kitapla kaldığı yerden devam ediyor. Kemerlerinizi sımsıkı bağlayın, bu sefer yolculuk uzaya!


“Sürükleyici ve macera dolu.”
—Bulletin of the Center for Children’s Books


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 312
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2021
₺88,88

Salgın ile büyük hayranlık uyandıran Erin Bowman'dan serinin merakla beklenen ikinci kitabı Bağışıklık!

Onlar Mahkumdu.
Thea, Coen ve Nova, Achlys’ten kaçmış, ancak onları 
kurtardığını düşündükleri gemiye hapsedilmişlerdi. 

Birer Silaha Dönüşmeleri Gerekiyordu.
Bu kâbusu arkalarında bıraktıklarını düşünüyorlardı. Ancak aksine, siyasi bir savaşa sebep olmak ve bütün galaksiyi tehlikeye atmak üzereydi.

Savaşmadan Pes Etmeyeceklerdi.
Hayatta kalmak için Achlys’te ortaya çıkan ölümcül salgını avantajlarına çevirip ellerindeki tek silahı kullanmaları gerekiyordu: Kendilerini. 

Sürükleyici, korkutucu ve heyecanlı bir şekilde ilerleyen Salgın, bilimkurgu ve korkunun mükemmel birleşimi. Gözlerimi sayfalardan ayıramadım. 
- Amie Kaufman, Illuminae ve Aurora’nın Dönüşü’nün New York Times çoksatan yazarı 

Uzay boşluğunda yatan bilinmezliğin korkunçluğunu çok az kişi anlar ama Erin Bowman bu hissi Salgın romanında on ikiden vurmuş. Okurken ışıkları kapatmayın derim!
- Beth Revis, Evrenin Ötesi’nin New York Times çoksatan yazar

Salgın ile büyük hayranlık uyandıran Erin Bowman'dan serinin merakla beklenen ikinci kitabı Bağışıklık!

 

ONLAR MAHKÛMDU.

Thea, Coen ve Nova, Achlys’ten kaçmış, ancak onları 

kurtardığını düşündükleri gemiye hapsedilmişlerdi. 

 

BİRER SİLAHA DÖNÜŞMELERİ GEREKİYORDU.

Bu kâbusu arkalarında bıraktıklarını düşünüyorlardı. Ancak aksine, siyasi bir savaşa sebep olmak ve bütün galaksiyi tehlikeye atmak üzereydi.

 

SAVAŞMADAN PES ETMEYECEKLERDİ.

Hayatta kalmak için Achlys’te ortaya çıkan ölümcül salgını avantajlarına çevirip ellerindeki tek silahı kullanmaları gerekiyordu: Kendilerini.

 

 

 

Sürükleyici, korkutucu ve heyecanlı bir şekilde ilerleyen Salgın, bilimkurgu ve korkunun mükemmel birleşimi. Gözlerimi sayfalardan ayıramadım. 

  • Amie Kaufman, Illuminae ve Aurora’nın Dönüşü’nün

New York Times çoksatan yazarı 

 Uzay boşluğunda yatan bilinmezliğin korkunçluğunu çok az kişi anlar ama Erin Bowman bu hissi Salgın romanında on ikiden vurmuş. Okurken ışıkları kapatmayın derim!

  • Beth Revis, Evrenin Ötesi’nin New York Times 

çoksatan yazarı

 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 368
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2020
₺103,88

“Ve aslan, kuzuya âşık olur.”

Bu unutulmaz aşkı, bu kez aslanın ağzından dinlemeye hazır mısınız?

Milyonları peşinden sürükleyen Alacakaranlık’ın unutulmaz âşıkları Bella ve Edward, serinin yayımlanan son kitabından on iki yıl sonra, başladıkları yere geri dönüyor. Hikâyelerini anlatmak bu kez Edward’a düşünce, en karanlık ve heyecan verici detaylar arasına dalmak da kaçınılmaz oluyor. Sahi, herkesin aklını okuyabilen bir vampirin zihnine süzülmeyi kim istemez ki?

“Okumaya başladığınız an itibariyle on yıl beklemeye değdiğini anlayacaksınız...

Stephenie, bu muhteşem bir geri dönüş!”

–The New York Times


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 712
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2020
₺168,75

Birçok insan zamanın engin karanlığında küçük birer pırıltıdır. Ama sen hızla yanan bir kıvılcım değilsin. Sen, yanmaya cesaret edebilirsen, karanlıkta parlayan bir ateşsin.

Antik Roma’dan ilham alan, zengin bir fantezi dünyasında geçen Küller ve Kor’da ailesi için savaşan köle Laia’nın ve cesur asker Elias’ın hikâyeleri anlatılıyordu. Ve şimdi, Elias ile Laia canlarını kurtarmak için acımasız İmparator’dan kaçıyorlar.

“Son sayfasına kadar adrenalin dozu düşmüyor!” -Buzzfeed

“Muhteşem.” -Entertainment Weekly

“Önceki kitaptan daha da tehlikeli… Çok heyecanlı!” -Publishers Weekly

“Aksiyon dolu, nefes kesen bir hikâye.” -Booklist

“Kusursuz.” -Kirkus


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 496
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2021
₺126,38

Aşk rüzgârında kanat çırparken sevdiği adamın yüreğinden kovulduğunda, her şeyin bittiğini sandı Zeynep.
Buz tutan kalbine aşkı işleyen mavi bakışlar gözlerinden çekildiğinde, sonsuz kâbusuna yeniden tutsak edildiğine
inandı Rüzgâr.

Oysa onların masalında ayrılık bir son değildi.

Aylar sonra her şeyin başladığı yerde yeniden karşılaştıklarında da kaderleri o masalı en baştan yazmaktı.
Ve unutmamaları gereken bir şey daha vardı.

Onlar için masalın sonu aslında sonsuzluğun başlangıcıydı.

"Aşk sadece seninle güzel, seninle olan her şey içinde sen varsın diye güzel… Seni sevmek, kendimi sevmeye başlamam demek. Seni sevmek, aklımla kurduğum bir hayalin kalbimde can bulması demek. Seni sevmek çok güzel, Zeynep’im. Seni sevmek bu hayatta senin kadar güzel olan tek şey!"

“İstediğin buysa eğer… Üzgünüm ama biz arkadaş falan olamayız, Zeynep.
Biz olamadıysak…
Biz olamıyorsak eğer seninle ben, hiçbir şey olamayız artık!”


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 632
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2021
₺103,88

İlk olarak 1953 yılında, Galaxy Magazine’de tefrika edilen Çelik Mağaralar’ı yazarken Isaac Asimov’un aklında bilimkurgunun tek başına sınırlı bir tür olmadığı, edebiyatın her türüne uygulanabileceği fikri vardı. Dönemin popüler türlerinden olan dedektif öyküleri ile bilimkurguyu başarıyla birleştirerek türe farklı kapıları açtı. Vakıf serisinden birkaç yıl sonra yayımlanan ve Galaktik İmparatorluk’un yükselişi, çöküşü ve onu izleyen iki Vakıf’ın kurulmasıyla sonuçlanan uzak geleceğin binlerce yıl öncesini anlatan, Asimov’un kompleks evreninin diğer parçası Robot Serisi böylece şekillenmeye başladı.

Gelecekte, bildiğimiz dünyanın yaklaşık üç milenyum sonrasında, insanlığın gidişatını değiştiren iki ilerleme yaşanmıştı: galaksinin kolonizasyonu ve yapay zekânın yükselişi. Aşırı nüfuslu Dünya’da geride bırakılmış birçok insan gibi New York’ta dedektiflik yapan Elijah Baley de ne kibirli uzaycıları ne de onların robot dostlarını seviyordu. Ama önemli bir Uzaycı, gizemli bir cinayete kurban gitmişti ve Baley’nin katili bulması kendi gezegeninin kaderi için önemliydi. Bu davadaki ortağı R. Daneel Olivaw ise bir robottu.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 264
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2021
₺59,04

Hugo Ödüllü yazar John Scalzi’nin yakın gelecekte geçen bilimkurgu – gizem türündeki Sendrom Serisi’nin ilk kitabı Sendrom’la heyecan başlıyor.

Bilinmeyen bir virüs tüm dünyada yayılmaya başlamıştır. Virüsü kapanların çoğu bu durumdan etkilenmezken, şanssız beş milyon insanda “Sendrom” ortaya çıkar. Hastalar tamamen bilinçli ve kendinde olsalar da hiçbir şekilde hareket edemezler. Her çeşit insanı etkileyen bu hastalık tüm dünyayı değiştirir.

Yirmi beş yıl sonra, “Haden sendromu” adı verilen hastalığın şekillendirdiği dünyada çaylak FBI ajanı Chris Shane, deneyimli bir ajan olan Leslie Vann ile ortak olur. İkili, Watergate Hotel’de işlenen ve Haden sendromuyla bağlantılı gibi duran bir cinayete atanırlar ve tek şüpheli de bir “entegreci” yani bedenini sendromlu birine bir süreliğine ödünç veren biridir. Bu yüzden asıl şüphelinin kim olduğunu bulmak oldukça zorlaşır.

Shane ve Vann cinayetin gizemlerini ortaya sermeye başladıkça suçun çok daha büyük bir şeyle alakası olduğu açığa çıkar. Bir cinayet vakası olarak başlayan soruşturma, ikiliyi büyük şirketlerin salonlarından sendromluların Agora denen sanal ortamlarına ve sürprizlerle dolu yeni bir toplumun derinliklerine götürür. Orada karşılaşacaklarıysa akla hayale sığmayacak kadar büyüktür.

“Zekice yazılmış, düşündürücü, eğlenceli ve ayrıca sağlam aksiyon barındıran bir roman.”

-Patrick Rothfuss

“John Scalzi, yazdıklarını bambaşka bir seviyeye taşıyor. Sendrom, bugüne kadar yazdığı en iyi kitap.”

-Cory Doctorow


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 328
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2019
₺67,24

Joey Harker hiç de sıradan biri olmadığını öğrenmişti...

Joey Harker, tüm alternatif dünyaları bünyesinde barındıran Altiverse’ü kurtarmış, büyüyü kullanarak Yürüyüşçülerin özlerini ele geçirmek isteyen HEX’i yenmişti.

Elbette ne HEX ne de İkili uzun süre sessiz kalacak organizasyonlardı. Ara Dünya, ortaya çıkan güçlü Yürüyüşçüleri korumak ve saflarına katmak için bu organizasyonlarla olan mücadelesine devam ediyordu.

Joey Harker, Ara Dünya’nın bir askeri olarak hayatına alışmıştı. Derslere, görevlere, birçok farklı evrenden gelen kendisiyle yaşamaya… Fakat önemli bir görev sonrasında Joey ve ekibi, Ara Dünya’ya oraya ait olmayan bir şey getireceklerdi: Joey ve onun birçok alternatif versiyonuyla uzaktan yakından alakası olmayan bir kız.

Kimse onun hakkında bir şey bilmese de Acacia Jones, Ara Dünya hakkındaki her şeyi biliyor gibiydi. Kızın kullandığı teknoloji, Ara Dünya’da kullanılan teknolojiden çok daha üstündü. Ve kimse, onun Ara Dünya’ya kimseden yardım almadan nasıl Yürüyebildiğini, orada neden bulunduğunu açıklayamıyordu.

Bu gizemli kız bir dost muydu, yoksa Ara Dünya’ya sızmayı başaran bir casus mu?


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 208
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2020
₺74,62

“Kalpsiz bir ölüm makinesi olmanın bu kadar çok ahlaki ikilem çıkaracağını kim bilebilirdi.”

Locus En İyi Kısa Roman Ödülü Adayı

Bilimkurgunun en sevilen yapay zekâsı yine iş başında. Alaşağı edilmesi mümkün olmayan GrayCris şirketine açılan dava zora girmişti ama daha da önemlisi yetkililer Dr. Mensah’ın GüvBirim’inin nerede olduğuna dair daha fazla soru sormaya başlamıştı.

İnsansı androidimiz maceradan maceraya koşmak zorunda kalıyor olsa da sadece yalnız kalmak istiyordu… insanlardan, gündelik konuşmalardan ve sorulardan uzakta.

Katilbot bu soruların ortadan kalkmasını istiyordu. Temelli…

“Uzun zamandır okuduğum en iyi hikâye.”

– Patrick Rothfuss
 
“Katilbot’a bayılıyorum.”

– Ann Leckie


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 128
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2020
₺45,10

Psikotarih biliminin yaratıcısı Hari Seldon, engin Galaktik İmparatorluk çöküşün eşiğindeyken zamanla yarışarak devrimci kuramını geliştirip yıldızların arasında insanlık için bir yer sağlamaya çalışıyordu. Ve Seldon’ı kontrol eden hem psikotarih hem de tüm galaksinin geleceğini kontrol edebilecekti.

Psikotarih bilimini bilinen en güçlü silaha dönüştürmek isteyenlerin arasında popülist bir hizipçi, kurnaz politikacı İmparator I. Cleon ve acımasızlığıyla ünlü bir general de vardı. Hari Seldon bir yandan bütün yaşamını adadığı kuramını kötü niyetlilerin ellerinden kurtarmaya çalışırken diğer yandan da yeni bir vakıf düşünü gerçekleştirmek için araştırmalara başlayacaktı. İnsanlığın geleceği kurulacak Vakıf’a bağlıydı. Daha doğrusu, vakıflara. 

Yayımlanış tarihine göre: 7. kitap / Kronolojiye göre: 2. kitap


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 488
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2021
₺104,96

“Düşündürücü bir roman. Büyük Birader ile Büyük İşletmeleri mükemmel bir şekilde bir araya getiriyor.” –Stephen King

“Kapitalist hayatımızın her yanını ele geçiren bir şirkete dair yaratıcı, soluk soluğa bir yakın gelecek distopyası.” –Paul Tremblay

“Depo, görünürde heyecan verici bir casusluk romanı olsa da yakından bakınca e-ticaret devlerine güven duyarak yaratılan kâbus dolu dünya hakkında uyarı dolu bir hikâye sunuyor.” –Blake Crouch

Ekonomik çöküşün ardından geriye sadece Bulut kalmıştı ve Bulut her şeydi. Çöken Amerika’nın çorak topraklarında iş de, güvenlik de, ferahlık da bir online satış firması olan Bulut depolarında bulunuyordu yalnızca. Vizyoner bir girişimcinin rüyası olarak başlayan bu algoritmalar yönetimindeki cennet kesinlikle ütopik bir yaşam vadediyordu. Sorun şu ki bu ütopyanın insanlara ve dünyaya neye mal olduğu konusu herkes için büyük bir gizemdi.

Emekli gardiyan ve başarısız mucit Paxton bir şekilde Bulut’a sığınabildiği için kendini şanslı görüyordu ama hiç sevmemesine karşın burada da güvenlik işine koşulmaktan kaçamamıştı. Önünde çözmesi gereken bir uyuşturucu operasyonu ve onu gizli kapaklı işlere bulaştırması muhtemel bir gönül macerası vardı. Sahte bir kimlik ardında gizlenen Zinnia ise herkesin merak ettiği şeyi açığa çıkarmak için kolları sıvamış ama kendini beklenmedik seçimlerle karşı karşıya buluvermişti.

Depo çok da uzağımızda olmayan bir sözde ütopyanın karanlık köşelerine ışık tutuyor.

“Dünyadaki herhangi bir şeyi sipariş ediyorsun ve bir gün içinde kapında oluyor… Yazıcı mürekkebi. Izgara kapağı. Pijama. Köpek kemirme oyuncağı. Uyku tulumu. Tablet. Kitap. Fırça. Cüzdan. Bağcık. Mikro USB kablosu. Uçuş boyun yastığı. Protein tozu. Uzatma kablosu. Silikon pişirme kapları. Esansiyel yağlar. Taşınabilir şarj aleti. Termos bardak.”


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 440
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2021
₺77,90

Biz, Cesur Yeni Dünya, 1984, Fahrenheit 451

Distopya edebiyatının en önemli klasikleri bu setle bir araya geliyor. Zamyatin’in Tek Devlet’çi Biz’i, Huxley’nin mutluluğu zorunlu tutan Cesur Yeni Dünya’sı, Orwell’in totaliter 1984’ü ve Bradbury’nin kitap yakılan anlatısı Fahrenheit 451’i bu yeni setle birlikte distopyanın kare asını tamamlıyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 1368
En / Boy : 11 / 15
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2021
₺512,50

Richard Matheson korku, gerilim, fantastik ve bilimkurgu türlerinin en üretken ve en yaratıcı isimlerinden, yalnızca edebiyatta değil sinemada da ardılı sanatçıları hatırı sayılır derecede etkilemiş bir usta. Ben, Efsane ise bilimkurguyla korkuyu harmanlayarak insanlığın batıl inançlarına mikroskopla bakan, yazarın en bilindik ve en düşünsel eseri.

Robert Neville dünyada kalan son insandı… ama yalnız değildi. Toz fırtınasıyla birlikte hızla yayılan bir salgın tüm insanları gece yaşayan kan emici birer yaratığa dönüştürmüştü. Bu salgından etkilenmeyen Neville ise gündüzleri vampirleri avlıyor, gece olup da yaratıklar ortaya çıkınca korunaklı evinde saklanarak hayatta kalmaya çalışıyordu.

Vampirizme neden olan mikrobu araştırarak durumu tersine çevirmeyi, hâlâ tam olarak dönüşmeyen insanları kurtarmayı amaçlayan Neville bir yandan paranoya, umutsuzluk ve yalnızlıkla mücadele ederken hayatta kalan tek insanın kendisi olmadığını öğrendiğinde geleceği tahmin edemeyeceği bir yola sapacaktı.

Vampirizm bir mit mi yoksa bilimle çözülebilecek bir hastalık mı? Bir hastalıksa tedavisi mümkün mü?

Ben, Efsane, insanın mitleşme hikâyesi


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 208
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2020
₺59,04

Bilimkurgu, kara polisiye gibi türler arasında yaptığı geçişlerle “yüksek edebiyat” ile popüler kültürü harmanlayan, Ulusal Kitap Eleştirmenleri Ödülü sahibi ve MacArthur Dâhi Bursu’nu kazanan Jonathan Lethem neslinin en sıradışı yazarlarından. New York Times edebiyat eleştirmeni Michiko Kakutani’nin “hem çılgınca iddialı hem de alçak sesli bir samimiyeti var,” diye tanımladığı, yetmişlerin Brooklyn’inden doksanlara uzanan Yalnızlık Kalesi ise âdeta Jonathan Lethem’ın yazmak için doğduğu destansı bir roman.

Karanlıkta çakan bir kibrit gibi. Değişen zamanlar, mahalleler. Öksüz iki çocuk. Dylan Ebdus beyaz. Mingus Rude siyah. Babaları kendi âlemlerinde. Sokağın dili zor, ritüelleri şiddetli. Çizgi romanlar sayesinde dost olan bu dertli ergenler sihirli bir yüzük bulurlarsa ne olur peki?

Jonathan Lethem, Yalnızlık Kalesi’nde Brooklyn’i, siyahla beyazı, müziğin, sanatın kudretini sadece onun yapabileceği şekilde anlatıyor. Başınızı kaldırın, gökyüzünde uçan bir adam var. Yukarıdayken burası nasıl görünüyor acaba?

“Yazılması kaçınılmazmış gibi gelen nadir kitaplardan birisi.” –Nick Hornby

“Görkemli, kaotik, sert… Lethem 1970’lerin New York’unu kavrayıp yakalıyor ve onu anlatmaya değecek bir hikâyeye taşıyor.” –Time


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 648
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2020
₺121,36

“Kesinlikle alışmadık bir hayal gücünün ortaya serildiği bu eseri önce neredeyse absürd, sonra fantastik, daha sonra ilginç buluyor insan ve en sonunda da muhteşem bir başarı olduğunu anlıyor.” -The New York Times

Amerikan ve dünya edebiyatının çok yönlü, çalışkan yazarlarından Jack London’ın Everybody’s Magazine’de 1906 yılından 1907’ye kadar tefrika halinde yayımlanan, bilimkurgu türüne yakın bir alanda dolaştığı romanlarından olan Âdem’den Önce herkesin gördüğü, bir anda boşluğa düşüp uyanılan rüyalardan çıkıyor yola. London’ın ustalıklı bir serüven kurmadaki becerilerini de ortaya seren Âdem’den Önce aynı zamanda insanlığın hırslarının ve bu hırsları gerçekleştirme yöntemlerinin tarih öncesinden şimdiye kadar ne kadar değişip değişmediğinin de bir nevi hatırlatıcısı.

Rüyalarında ilkel bir hayat yaşadığını gören genç bir Amerikalı evrim teorisi ve ırk hafızası gibi fikirlerle tanıştıktan sonra durumun farkına varır. Yüzyıllar öncesinde yaşayan atalarından birinin, Kocadiş’in anılarını hatırlıyordur. Orta Pleistosen döneminde Kocadiş, evrimin sonraki aşamasına ilerleyen Ateş İnsanları ve bir önceki halkasında olan Ağaç İnsanları dışında ayrı bir topluluktadır. İki ayrı tarihi kuvvetin arasında kalmış gibi görünen bu kavimde, Kocadiş, Sarkıkkulak gibi dostlar da edinecektir, Kızılgöz gibi düşmanlar da.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 184
En / Boy : 13 / 19
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2020
₺27,88

“Usta işi bir eser. Nüfus fazlalığına dair en önemli romanlardan biri.” –Brian Aldiss

“Harry Harrison’ın kitapları her zaman büyük bir keyif kaynağıdır.” –George R. R. Martin 

“Bak, Bugün Berbat Bİr Dünyada Yaşiyoruz Ve Sikintilarimizin Tek Bİr Sebebİ Var: Çok Fazla İnsan.”

Harry Harrison, bilimkurgunun altın çağını yaratan isimlerden biri, hatta türün maceracı tarafını en faydalı şekilde kullanan ve derdini anlatmaktan taviz vermeyen en sivri dilli yazarı. Yer Açın! Yer Açın! ise, aşırı nüfus artışını konu edinen ilk eser, bugünün en büyük sorunları olan kaynak kıtlığı ve küresel ısınmayı da tahmin eden bir distopya.

Yıl 1999. Dünyanın nüfusu yedi milyarı aşkın. Yalnızca New York’ta otuz beş milyon insan yaşıyor. Yaz ayları aşırı sıcakken kış ayları her sene daha sert. Su ve yiyecek kıtlığı hiç olmadığı kadar fazla. Yağmacılık, hırsızlık, cinayet gündelik hayatın bir parçası.

Polis zoru ve hükümet baskısıyla ayakta kalan New York’ta, yeraltı dünyasının önemli bir figürü ve üst tabakanın bir üyesi olan Mike O’Brien, evine giren bir hırsız tarafından öldürülünce dedektif Andy Rusch bu davaya atanır.

Andy bir yandan kalabalığın yuttuğu katilin peşinden nafile koşarken bir yandan da şehirde başlayan kıtlık isyanlarıyla ve her geçen gün zıvanadan çıkan şiddet eylemleriyle mücadele etmeye çalışacaktır.

Yer Açın! Yer Açın!, yakın geleceğin boğucu bir tablosu.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 256
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2021
₺62,32

İlk, ismiyle müsemma bir kitap. Pangea Kitaplığı’nın ilk öykü kitabı ve ilk öykü seçkisi. Bilimkurgu Kulübü ile ortaklaşa yürüttüğümüz bu projede hem bilimkurgu alanında senelerdir eser veren yazarlar hem de türe yabancı ama edebiyatta tecrübeli isimler yan yana geliyor. İlk’i emsallerinden ayıran en büyük özellik de bu. Türün duayenleri ile edebiyatın usta isimlerini bir araya getirmesi.

Seçkinin bir diğer özelliği tematik bir öykü derlemesi olması. “Başlangıç” teması ekseninde kurgulanan bu öyküler, türle yeni tanışan, ona aşina olan ya da spekülatif kurgu konusunda uzman olarak nitelendirebileceğimiz okuru bambaşka dünyalara götürebilecek güçte. Derlemede yer alan tüm yazarlar telif gelirlerini, erken yaşta kaybettiğimiz bilim insanı Özgen Berkol Doğan’ın adını yaşatma gayesiyle kurulmuş bilimkurgu kütüphanesine bağışlayarak bu türün daha geniş kitlelere ulaşması için önemli bir adım attılar.

Bilimkurgu iyi ki var!

“Elinizdeki derlemede yirmi bir öykü var. Hiçbiri ‘kısa öykü’ türünün kestirmesine sapmıyor, bir ‘ilginç fikir’ + bir ‘şaşırtmaca’ = kısa öykü şablonuna sığınmıyor. Ortaya attıkları ilginç fikirleri karşılarına alıp hesaplaşıyorlar, didikliyorlar, kurcalıyorlar; gerçek insanların bu fikirlerin gerçek olduğu bir dünyada nasıl yaşayabileceğini soruyorlar kendilerine. Hikâye anlatıyorlar. Masalcı dedeler ve nineler olma yoluna çıkıyorlar; yani edebiyattaki en zor işe kalkışıyorlar”
Bülent Somay


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 248
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2021
₺59,04

Her Şey Kontrol Altında, kaybedilen savaşın ardından sömürgeye dönüşen bir ülkenin, “hasta” insanlarının hikâyesi. Üremenin ve üretmenin bir zorunluluğa dönüştüğü korku imparatorluğunda, çalışma ve aile kurma baskısı altında ezilen bireyler, terapi seansları ve ilaç tedavisiyle kontrol altında tutulur. Sisteme başkaldıranlara tanınan yaşam hakkı, karantina bölgeleriyle sınırlıdır.

İki çocuk annesi Rüya, mevcut düzene ayak uyduramadığı için karantina bölgesinde yaşamaya mahkûm edilir. Annesiz büyümek zorunda kalan Deniz ise, sistemde yer edinemeyeceği ve sonunun annesi gibi olacağı endişeleriyle boğuşur. İktidar tarafından körüklenen paranoyanın atıl hâle getirdiği bireyler için tek kurtuluş; özgürlüklerini, güvende hissetmek uğruna feda etmektir.

“Eski moda bir alışkanlıktı artık kitap okumak, tıpkı müzik dinlemek ya da bir hobiyle uğraşmak gibi. Silinmeye yüz tutmuş bir nesle ait ritüellerin belki de en sonuncusu. Yasaklandığından değil vakit yokluğundan, gerçekleşmesi muhtemel saldırıların ve sonu gelmeyen borçların gölgesinde daima tetikte yaşamaktan, en çok da çalışmak dışında herhangi bir eylemden zevk almaktan duyulan suçluluktan. Yeni düzenlerinin mimarları, kitleleri özgürleştirebilecek ya da düşünmeye sevk edecek faaliyetleri yasaklamak yerine işlevsiz kılmayı başararak zihinleri, alışkanlıkları, düşünce biçimlerini yeniden kurgulamışlardı. Müzik, edebiyat ve sanat zaman kaybından öteye gitmeyen ve maddi getirisi olmayan uğraşlara dönüştürülerek gündem dışı bırakılmıştı. Tüketilebilir ürünler kadar bile değeri yoktu sanat eserlerinin. Yaratmanın yerini üretimin aldığı düzenlerinde, çalışmak yeni dindi artık, antidepresanlar kurtuluşu aydınlatan yoldu, kefaretin bedeliydi savaşmak ve yeniden doğmaktı ölmek.”


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 232
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2020
₺53,30

Hugo Tüm Zamanların En İyi Serisi Ödülü

1941 yılında genç bir biliminsanı ve yazar olarak Isaac Asimov, Edward Gibbon’ın yazdığı Roma İmparatorluğu'nun Gerileyiş ve Çöküş Tarihi’nden etkilenerek çağının çok ötesinde bir destan yazdı: Galaktik İmparatorluk’un çöküşü ve feodalizmin dönüşü, İkinci Galaktik İmparatorluk dönemindeki güvenli ortamdan geçmişe bakan bir bakış açısıyla anlatıldı. İşte bu süreç sonucunda “Tarih tahmin edilebilir mi?”, “Toplum nasıl yönetilmeli?” ya da “İmparatorluklar neden yükselir ve çöker?” gibi soruları sormaktan çekinmeyen destansı Vakıf Serisi ortaya çıktı.

Golan Trevize, İkinci İmparatorluk ile Galaksiya arasında seçimini mücadeleci bireylerin, ulusların ve gezegenlerin anarşisi yerine Galaksiya’dan, tüm insanlığın kolektif bir bilinci paylaşacağı ütopik bir gelecekten yana kullanmıştı. Ama doğru seçimi yaptığından emin değildi. Öğrenmek için yapması gereken ise yaşanmaz bir vaziyette olduğu ve terk edildiği söylenen, insanlığın ilk gezegeni Dünya’yı bulmaktı. Pelorat ve Bliss’le birlikte, bilgi edinmek için haritalardan çıkarılmış üç Uzaycı gezegeninin yolunu tutan Trevize robotlarla, vahşi yaratıklarla, tuhaf topluluklarla ve Galaksi’nin sırlarıyla karşılaşırken Dünya’yla ilgili gizemi aralayacaktı.

Yayımlanış tarihine göre: 5. Kitap / Kronolojiye göre: 7. Kitap


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 592
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2021
₺106,60

Frank Herbert’ın epik Dune serisinin bir nesil öncesini anlatan heyecanlı üçlemenin büyük finali: Dune: Corrino Hanedanı!

Tleilaxlılarla yaptığı planların ardından yapay baharata “ulaştığını” sanan İmparator Shaddam, melanj üzerindeki mutlak hakimiyetini perçinlemek için her şeyi göze alacaktı. Baharatın kaynağı Dune adıyla bilinen Arrakis gezegenini yok etmeyi bile…

Pardot Kynes’ın ani ölümünden sonra oğlu Liet Kynes ve Fremen dostları Arrakis’i Harkonnenlar için bir cehenneme çevirmeye kararlıydı. Liet ise bir yandan gezegenbilimci babasının Dune’u yeşillendirme hayalini yerine getirmek istiyordu. Ama çölün sürprizleri onları bekliyordu.

Jessica, Bene Gesseritlerin Kuisatz Haderah projesi için sahip olmak istedikleri kız çocuğu yerine bir erkek doğurmuştu. Paul. Rahibeler Birliği, evrene yıkım ve kaos getirmesinden korktukları bu çocuğun yaşamasına izin vermek istemiyordu ama Jessica onu korumak için elinden geleni yapacaktı.

Dük Leto Atreides, ezeli düşmanı Baron Vladimir Harkonnen’la mücadeleye tutuşmuştu. Baron’un yıllar evvel kendisini ortadan kaldırmak için yaptığı sinsi planı öğrenen Leto karşılığını vermek istiyordu. Ama kendilerinden oldukça kuvvetli bir hanedan karşısında ne kadar şansı vardı?

Dune: Corrino Hanedanı, orijinal serinin başlangıcının hemen evvelindeki olayları ayrıntılarıyla, heyecan dolu bir şekilde anlatıyor.

“Corrino Hanedanı‘ndaki her olay, efsanevi Dune evreninin inşasına kocaman bir taş daha ekliyor.”

–Booklist


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 704
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2020
₺139,40

“Bu kitapla birlikte çember tamamlanıyor. Komplolar ve karşı komplolar, birbirine sarılan yılanlar gibi düğüm oluyor.”

–Biran Aldiss

“fırtınalar fırtınaları doğurur. Hiddet hiddeti doğurur. İntikam intikamı doğurur. Savaş savaşı doğurur.”

Frank Herbert, deneylerden çok deneysel yaklaşımların had safhaya ulaştığı, tür içerisindeki “iyi edebiyat iyi edebiyattır”cıları bir araya getiren yeni dalga bilimkurgu akımının en önemli temsilcilerinden. Türün tüm olanaklarını, suyunu çıkarana kadar kullandığı Dune serisinin altıncı ve son kitabı Dune Rahibeler Meclisi, felsefe dozu yüksek, her bir cümlesi akılda yer eden, epik serinin ününe yaraşır bir final.

Dune adıyla bilinen Arrakis gezegeni yok edilmişti. Maderşahi örgüt Saygın Analar, Eski İmparatorluk’tan geriye kalanları yakıp kül ediyordu. Mutlak fetihlerinin önünde duran tek bir güç kalmıştı geriye: Bene Gesserit.

Başrahibe Ana Darwi Odrade’nin önderlik ettiği Bene Gesseritler, yeşilliklerle dolu Rahibeler Meclisi gezegeni adım adım bir çöle dönüştürüyordu. Amaçları, kumsolucanları için ideal bir ortam yaratmak ve evrendeki en önemli maddenin üretimini kontrol etmekti

– melanjın.

Saygın Analar ise, önlerine çıkan her gezegeni yok ederek Rahibeler Meclisi’ne yaklaşıyordu. Bene Gesserit’ten güçlü olan, Dağılış’tan dönen bu acımasız tarikat karşısında çaresiz durumdaki Rahibeler Birliği’nin elinde tek bir silah vardı artık. Paul Muad’Dib’e ve Tanrı İmparator’a hizmet etmiş biri: Duncan Idaho.

Dune Rahibeler Meclisi, inancın kadere üstün gelme mücadelesi.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 544
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2021
₺102,50

Dünyaca ünlü dedektif Sherlock Holmes’un yaratıcısı İskoç yazar Arthur Conan Doyle’un çok bilinmeyen başarılı bilim kurgu serisinin kahramanı Profesör Challenger; zekâsı ve huysuzluğuyla tanınan, bilim dünyasının önde gelen isimlerindendir. Aykırı tavırları ve düşünceleriyle dünyayı ayağa kaldıran ve sarsan maceralarına yakın gazeteci dostu Malone sayesinde tanıklık ederiz.

Dünya’nın Çığlığı, Dünya’nın yaşayan bir organizma olduğuna dair çılgın bir iddianın peşinden giden Challenger’ın iddiasını kanıtlamak için yaptıklarını anlatıyor. Serinin kısa hikâyelerinden “Dünya’nın Çığlığı” ve canlıların atomlarını parçalayabilen bir makinenin mucidiyle yaşananların anlatıldığı “Ayrıştırma Makinesi” bir arada. Serinin dışında yer alan, yazarın başka bir kısa hikâyesi “Göklerdeki Dehşet” ile birlikte okurları Doyle’un yaratıcı zihnine saygı duruşuna davet ediyoruz.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 96
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2020
₺33,75

"CSI ve Harry Potter'ın harikulade karışımı.”

“Londra Nehirleri tam olarak Harry Potter büyüyüp polis teşkilatına katılsa işlerin nasıl olacağını anlatıyor. Eğlenceli ve fazlasıyla muzip.”
-Diana Gabaldon

Stajyer polis memuru Peter Grant'in tek bir hayali vardır: Bir gün Londra Metropolitan Polis Teşkilatı'nda dedektif olmak. Ne yazık ki teşkilattaki üstleri onunla aynı fikirde değildir. Peter karşılaşacağı en büyük tehlikenin kâğıt kesiğinden öteye geçmeyeceği Vaka Takip Birimi'nde görevlendirilir. Artık bu sıkıcı ve pek de arzu etmediği vazifeyi sürdürmek zorundadır, ta ki tüm hayatını değiştirecek o karmaşık cinayete kadar... Peter, hayalet olan görgü tanığından cinayetle ilgili çok özel bilgiler edinmeyi başarır ve bu becerisi onun teşkilattaki konumunun tekrar gözden geçirilmesini sağlar. Aramızdan ayrılamamış ölülerle iletişim kurabilmesi, onu büyü ve tekinsizlerin diğer tezahürleriyle alakalı suçların soruşturmalarını yürüten Başmüfettiş Thomas Nightingale’in ilgi odağı haline getirir. Londra çok zor günler geçirmektedir. Acımasız ve tuhaf cinayetler dört bir yanı sarmış; uzun süredir gizlenen bir karanlık, artan büyü dalgasıyla yeniden harekete geçmiştir. Tanrıların ve tanrıçaların ölümlülerle iç içe yaşadığı bu gizemli ve karanlık dünyada Peter kendi yolunu bulmak zorundadır.

“Detaylarla ve hayal gücüyle dolu… Aaronovitch kaçırılmaması gereken bir isim.”        
-Peter F. Hamilton

“Yepyeni, özgün ve harikulade… Bayıldım.” 
-Charlaine Harris 

“Aaronovitch keyifli ve eğlenceli bir karakter yaratmış: Grant. Umuyoruz ki upuzun olacak bir macera serisine harika bir giriş.”
-SFrevu


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 372
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2019
₺98,50

Ben Hazal Özberk; Boş İşler Müdürü, tüm yiyeceklerin belalısı, başta unicorn olmak üzere bütün pofuduk oyuncakların en yakın arkadaşı ve maalesef bu yılki ÖSYS mağdurlarından biriyim.
Hayatım sıradan bir şekilde, anne terliğinden kaçarak
ilerliyorken birdenbire değişti.

Gittiğim okulun sahibinin oğlundan önce nefret ettim, sonra birbirimizle epeyce uğraştık. Bütün bu tuhaf yolculuk boyunca birbirimizi keşfederek aşka doğru ilerledik.

Dahil olduğum arkadaş grubu sayesinde hayatım lunaparkta geçiyordu sanki. Bazen heyecanlı bazen korku dolu ama her daim hareketli...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 584
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2020
₺115,88

Gidişler geri dönüşler içindi ama geri dönüldüğünde her şey aynı kalır mıydı?

Günler geçse, haftalar, aylar... 

Kış bitse, mevsimlerden bahar olsa, bir mucize gerçekleşse... 

Asrın, Esila’ya dönse... 

Esila için büyük hasret yalnız kaldığı o gece başladı ve saatler, günler, haftalarca devam etti.

Zamanını, saksının içindeki solmuş bir bitki kadar mutsuz geçirdi ve arkadaşlarının dahi kendisi için yapabileceği bir şey kalmadı. Yağmurlar yağdı, mevsimler değişti, çiçekler açtı ama Asrın olmayınca

Esila için her mevsim kış kaldı.

Ve günü geldiğinde o mucize gerçekleşti, bahar oldu.

Fakat baharın gelişi fırtınaların kopmasına engel olamadı.

Bazı aşklar bu fırtınaların üzerinden gelir, fırtınayla başa çıkabilir, son bulmadan yoluna devam eder.

Onların aşkı da böyleydi. Mehtap tepede yükselirken iki kalp bir olup titrer ve fırtına ne kadar büyük olursa olsun Asrın ile Esila’ nın yüreğinden hep aynı şey geçer: Seni seviyorum.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 272
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2020
₺111,38

Sunday Times  Çoksatanı & Blue Peter Kitap Ödülü sahibi, eserleri 30 dilde 8 milyon kopyadan fazla satan ve Ejderhanı Nasıl Eğitirsin’le büyük başarı yakalayan Cowell’dan fantastik bir macera daha…

Periler, devler, büyücüler, savaşçılar, cadılar, kraliçe ve krallar, sihirli kaşıklar ve uçan kapıların gezdiği fantastik bir dünya! Burada her şey çok farklı ama bir o kadar da aynı... Bu sevimli, heyecanlı öyküye adım atmaktan çekinmeyin. Her şey çok sihirli olacak.

Bir zamanlar Büyücü bir oğlan ile Savaşçı bir kız birbirlerinden nefret ediyordu. Sonra barıştılar neyse ki. Ama şimdi ikisinin de başı belada!  Xar’ın elinde tehlikeli bir Cadı lekesi var, Dilek ise kudretli Büyü Kitabı’nı çaldı. Kral cadı serbest kaldı... Cadılar artık Vahşi Orman’da istediklerini yapıyorlar. Kara Büyü geri döndü. Xar ile Dilek yine beraber çalışmak zorundalar. Ve bu sefer çok daha tehlikeli topraklara adım atacaklar...

“Kitapları yedi milyondan fazla satan Cressida Cowell, her iyi hikayenin bir kahramana ihtiyacı olduğunu çok iyi biliyor”


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 395
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2020
₺81,38

Kitapları bütün dünyada onlarca dile çevrilen ve satış rekorları kıran New York Times çoksatan yazarı Debbie Macomber,  Yeni Düşler serisinin üçüncü kitabı ile sizlerle!

Bir Gün Mutlaka, her anı heyecan dolu bir duygusal ve fiziksel iyileşme hikâyesi. Kalbimizi hayata, aşka ve yeni başlangıçlara her daim açık tutabilmemiz için...

Beth, annesinin hayatını yönetmesinden bunalmıştır ve evden ayrılarak kendi ayakları üzerinde durmaya karar verir. En büyük destekçisi ise 60’ların çiçek çocuk ruhunu hâlâ içinde taşıyan teyzesi Sunshine olacaktır. Sunshine’ın yaşadığı şehre, Portland’a taşınan Beth’i burada sürprizlerle dolu bir hayat beklemektedir.

Oregon’da bir lisede müzik öğretmeni olarak işe başlayan Beth’i meslektaşı Nichole bir arkadaşı ile tanıştırmak ister. Nichole’un ısrarıyla tanışmayı kabul eden Beth sıra dışı bir adam olan Sam ile Nichole’un evindeki bir yemekte bir araya gelir. Dövmeleri, uzun saçları, rahat ve umursamaz tavırlarıyla Sam, Beth’in düşlerindeki erkek olmaktan çok uzaktır. Beth ise hanım hanımcık tavırlarıyla Sam’in hiç mi hiç ilgisini çekmemiştir. İkisi de bu yemekten kaçarcasına ayrılır ve bir daha görüşmemeyi umarlar. Ne var ki aynı gece yaşanan üzücü bir olay yakınlaşmalarına ve beklenmedik bir aşkın içine sürüklemelerine sebep olur.

Beth kendini tanıyıp özgürleştikçe annesinin ve Sunshine’ın geçmişlerine ışık tutacak, ailesinde güçlü bir değişimi başlatacaktır. Sam ise kapalı bir kalple yaşamak ile geçmişin yüklerinden kurtulmak arasında bir seçim yapmak zorunda kalacaktır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 416
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2020
₺88,88
1 2 3 ... 10 >

Bilimkurgu Kitapları

Bilim Kurgu Nedir?

Bilim kurgu, çağdaş bilim verilerinin düş gücü ile birleştirilmesine denilmektedir. Günümüzde kullanılmayan öğelerin anlatılması ile oluşturulmuş pek çok bilim kurgu kitapları yazılmıştır. Daha çok gelecek zamanla ilgili yazılan bu eserler, içerisinde fantastik öğelere de sıkça yer vermektedir. Sadece kitaplarda değil sinema, dizi ve çeşitli sanat eserlerinde bilim kurgu başlıca konular arasındadır. İnsanları farklı dünyalara götüren ve yaşanma olasılığı olabilecek ütopik (hayali) olayları anlatan bu eserler geniş kitlelere hitap etmektedir. 

En İyi Bilim Kurgu Kitapları

Türk ve dünya edebiyatında en iyi bilim kurgu kitapları çok satan kitap listelerinde üst sıralarda yer almaktadır. Kitapseverlerin beğenisini kazanan bilim kurgu romanları seri şekilde yazılarak birbirinin devamı niteliğinde okuyuculara sunulmaktadır. Bu yüzden de bilim kurgu okumayı seven kişiler bu tarz kitapları seri şekilde almayı tercih etmektedirler. Bilim kurgu kitap serileri aklın ve hayal gücünün sınırlarını zorlayan içerikleri ile okuyucularının ilgisini toplamayı başarmıştır. Özellikle dünya çapında popüler olan ve okuyan kişiyi farklı dünyalara götüren, okunması gereken bilim kurgu kitapları:

Harry Potter – J.K. Rowling: Çok satan bilim kurgu kitapları arasında yer alır. Büyücülük, ölümsüz olma gibi konular gerçekçi bir dille anlatılmıştır. Hem Türkiye’de hem Dünyada kitapseverler tarafından beğenilmiş bu roman serisi, sinemaya da uyarlanmıştır. 

Zaman Makinası – H. G. Wells: Londra'da yaşayan bir bilim insanın zaman makinesi icat ederek gelecek zamana gitmesini konu edinir. Geleceğin dünyasının daha rahat olduğu, insanların kaygısız bir şekilde yaşadığının anlatıldığı kitap, fantastik bilim kurgu kitapları içerisinde yer almaktadır. 

1984 – George Orwell: Hem yazıldığı dönemde hem de günümüzde popülerliği yitirmemiş çok satan bilim kurgu kitapları arasındadır. Günümüz siyasetin insanlar üzerindeki etkisine vurgu yapılmıştır. Olay örgüsü distopik bir dünyada geçer. Gelecek hakkında bilgi veren, yasalarla insanların korunması gerektiğini anlatan ve teknolojinin nasıl gelişebileceği hakkında öngörülere de yer vermektedir. 

Otostopçunun Galaksi Rehberi – Douglas Adams: Bilim kurgu ile mizahı bir arada barındıran fantastik romanlar içinde yer almaktadır. Hayal gücünün sınırlarını zorlayan, başarılı bir şekilde kaleme alınmıştır. Roman kahramanın uzay gemisine otostop çekmesi ile başlayan maceraları akıcı bir dille anlatılmıştır.

Fahrenheit 451 – Ray Bradbury: Oldukça ünlü bilim kurgu kitaplarından biridir. Karanlık bir geleceğin konu edindiği kitapta geleceğe yönelik bazı eleştiriler yer almaktadır. Kurgu kitapları içerisinde yer alan bazı bölümlerde gerçek hayatın insan yaşamına etkisinden bahsedilmiştir. Ayrıca kitap teknolojik gelişmelerin uzak gelecekte sanatı ve düş gücünü olumsuz etkileyeceğini ele almaktadır.

Otonom – Annalee Newitz: robotların, köle insanların satın alındığı farklı bir dünya konusunu oluşturmaktadır. Yapay zekâ ve biyoteknolojinin gelecek yıllarda insan üzerinde etkisi olabileceğine vurgu yapan yazar, insanların varoluş çabaları hakkında bilgi vermektedir. 

Gece Yarısı Güneşi – Stephen Meyer: Kitapları sinemaya uyarlanan yazarlardan biridir. Yazmış olduğu Gece Yarısı Güneşi ise sonsuz yaşam, vampir hayatı, ölümsüzlük karamsar bir bakış açısı ile ele alınmıştır. 

Gece Yarısı Kütüphanesi – Matt Haig: En iyi bilim kurgu kitapları 2022 yılı içinde yer almış son dönemin popüler bilim kurgu romanıdır. Kitap İntihar girişimde bulunan Nora’nın yaşamış olduğu pişmanlıkları doğaüstü olaylar ile birleştirerek anlatmaktadır. 

Yukarıdaki eserlerin yanı sıra Türk edebiyatında yazılmış ve beğeni toplamış Türk Bilim kurgu kitapları şunlardır:

  • Yoksullar Geliyor – Orhan Duru:
  • Son Tiryaki – Müfit Özdeş:
  • Gohor Kıyametten Sonra – Aşkın Güngör
  • Uzaya Kaçış – Halil Kocagöz
  • Puslu Kıtalar Atlası – İhsan Oktay Anar
  • Şairin Romanı – Murathan Mungan
  • Paradokya – Cem Gülbent
  • Karanlık Uykusu – Dr. Özlem Alpin

Fantastik Bilim Kurgu Kitapları

Fantastik kurgu kitapları kitap severler tarafından ilgi gördüğü için bu alanda pek çok kitap kaleme alınmıştır. Yazar tarafından kurgulan olay örgüsü okuyan kişinin farklı zamanlarda ve farklı mekânlara gitmesine olanak sağlamaktadır. Fantastik romanlar bu amaçlı yazılmış başlıca edebi türlerdir. İçerik bakımından geniş konusu bulunan bilim kurgu türünün ana temaları uzay, nanoteknoloji, yapay zeka, robotlar, büyücülüktür. Farklı zevklere hitap eden kitapları sayesinde her yaşa hitap eden fantastik bilim kurgu kitapları içinde okuyucularına sunulmuştur. Bu kitapların başında gelen ve Harry Potter, Yüzüklerin Efendisi romanları dünyada en fazla satılan fantastik romanlar arasında yer almaktadır.

Bilim kurgu klasikleri olarak bilinen her biri farklı olayları anlatan kitaplarda okurlar tarafından beğenilmiştir. Bu klasikler içerisinde yer alan ve okunması gereken bilim kurgu kitapları:

  • 2001 Bir Uzay Destanı – Arthur C. Clarke
  • Ben Robot – Isaac Asimov
  • Bu Ölümsüz – Roger Zelazny
  • Dünyalar Savaşı – H. G. Wells
  • Cesur Yeni Dünya – Aldous Huxley
  • Bir Mars Destanı – Stanley G. Weinbaun
  • Ay Zalim Bir Sevgilidir – Robert A. Heinlein
  • Çocukluğun Sonu – Arthur Clarke
  • Dune – Frank Herbert
  • Dr. Moreau’nun Adası – H. G. Wells
  • Yıldız Gemisi Askerleri – Robert A. Heinlein
  • Arcturus'a Yolculuk – David Lindsay
  • Kadınlar Ülkesi – C. Perkins Gilman

Bilim Kurgu Kitap Serileri

Bilim kurgu, gelecek içerisinde hayal gücüne dayalı anlatımlara sahip olan eserlerin ana temasıdır. Edebiyat alanında ise fantastik ögeler ile bir araya gelerek geniş konu içeriği oluşturulmasını sağlamıştır. Oluşturulan konular farklı olay örgüleri ile birleştirilerek bilim kurgu kitap serileri oluşturularak okurların beğenisine sunulmuştur. Bu seriler içerisinde yer alan ve popülerliği koruyan başlıca bilim kurgu romanları:

Dune Serisi – Frank Herbert: Ödüllü bilim kurgu kitapları arasında yer alan Dune serisi 6 kitaptan oluşmaktadır. Soylu hanedanların, gezegen tımarlarını kontrol ettiği uzak gelecek konu edinilmiştir. Din, ekonomi, siyaset ve güç seri içerisinde anlatılan başlıca temaları oluşturmaktadır.

Vakıf Serisi – Isaac Asimov: Yazarın 1942 yılında geleceğe yönelik yazmaya başladığı serisi farklı konuları anlatan olay örgüsü ile okurlarının beğenisine sunulmuştur. Bilim kurgu romanları içerisinde önemli bir yere sahip olan vakıf serisi, toplumdan, ülke yapılarına pek çok konuyu içine almıştır. 

Ender Serisi – Orson Scott Card: Günümüzde yazılmaya devam edilen bir seridir. Genç fantastik kitaplar arasında da nitelendirilen seri de küçük bir çocuğun dünyayı kurtarmak istemesi konu edinir. Aynı zamanda bu kitap sinemaya da uyarlanmıştır.

Açlık Oyunları – Suzanne Collins: Toplam 9 kitaptan oluşan bilim kurgu kitapları içerisinde yer almaktadır. Kuzey Amerika’da kıyamet sonrası kurulan kurgusal bir ülke olan Panem ’de yaşanan olaylar anlatılmaktadır. Hayal gücün sınırlarını zorlayan gelecek hakkında kitapseverlere bilgi veren bilim kurgu kitaplarındandır. 

Bilim Kurgu Kitap Fiyatları

Bilim kurgu geniş konu alanına sahip bir konudur. Bu yüzden birçok sanat dalının ana teması olmuş ve eserlerde bilim kurgudan yararlanılmıştır. Bu sanat dallarından biri olan edebiyat ise romanlarda, hikâyelerde, gazete ve dergilerde bilim kurguya yer vermiştir. En çok okunan ise romanlardır. Türk bilim kurgu kitapları son yıllarda yazılmaya başlayan modern edebiyat alanına giren eserlerden oluşmaktadır. Ancak dünya edebiyatında önemli yeri olan ve kitapları çok satan bilim kurgu yazarları oldukça popülerdir. 

Bilim kurgu kitap fiyatları ise kitabın tasarımı, sayfa sayısı, baskı sayısı, içerisinde yer alan görseller gibi pek çok unsura bağlı olarak farklılık göstermektedir. Tüm kitaplarda olduğu gibi bilim kurgu romanlarında da yazarın dünya çapında tanınan bir sanatçı olması da yazdığı kitabın fiyatını etkilemektedir. Bütün bunlara ek olarak bilim kurgu kitapları arasında serisi olan ve bu serilerin birlikte satıldığı setlerden oluşan kitap fiyatları tekli satışlara göre daha uygun olarak kitapseverlere sunulmaktadır.

cultureSettings.RegionId: 0 cultureSettings.LanguageCode: TR
Çerez Kullanımı