Devlet adamlığı yanında edebiyat sahasında da çalışmalar yapan Ahmet Vefik Paşa, halkı tiyatroya alıştırmak için Molière’in çok sayıdaki oyununu dilimize kazandırmıştır. Molière’in Le Médecin Malgré Lui adlı komedisini sosyal hayatımıza ve âdetlerimize uyarlayarak Zoraki Tabip adıyla yayımlamış ve Bursa’da yaptırdığı tiyatroda sahneye koymuştur.
Zoraki Tabip’te olaylar, zengin bir ağa kızının genç bir şairi sevmesi ve babasının kızını zengin bir adamla evlendirmek istemesi etrafında gelişir. Kocası İvaz’dan dayak yiyen Selime ondan intikam almayı kafasına koyar. Selime, Hamza Ağa’nın hasta kızını iyileştirecek doktoru arayan Himmet ile Korkut’u kandırarak onlara kocasının iyi bir doktor olduğunu ancak dayak yemedikçe bunu kabullenmediğini söyler ve olaylar böylece gelişir.
Zoraki Tabip Tiyatro Klasikleri serisi içinde başarılı bir uyarlamadır. Ahmet Vefik Paşa’nın üç perdelik bu adapte eserine, komedi sevgisi bilinen okurumuzun ilgi göstereceğini umuyoruz.


Basım Ayı/Yılı : 2019
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 64
Ağırlık : 64
En / Boy : 13 / 20
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺35,00

Türk edebiyatının deniz konulu ilk piyesi olduğu için tiyatro tarihimiz açısından önemli olan Akif Bey’de, denizin güzelliği ve insanı etkileyen tarafları Akif Bey’in ağzından dile getirilir.
Bir savaş gemisinin kaptanı olan Akif Bey, Dilrüba adında ahlak yönünden düşük bir kadınla evlidir. Dilrüba ile evlenmek isteyen Esat Bey Rusların Türk donanmasını Sinop’ta yakmaları üzerine Akif Bey’in savaşta öldüğü haberini yayar. Dilrüba da kocasının Sinop’taki deniz savaşında öldüğünü iki yalancı şahitle ispat edip başkasıyla evlenmek için gerekli belgeyi alır ve Esat Bey’le düğün hazırlıklarına başlar. Sinop baskınından sağ olarak kurtulan Akif Bey, Dilrüba ile ilgili bütün gerçekleri babasından öğrenir. İntikam almak amacıyla düğün gecesi Dilrüba’nın evine gider ve ardından trajik olaylar yaşanır.

Eserin tiyatro severlerin ilgisini çekeceğini umuyor, Tiyatro Klasikleri serisi içinde yayımlamanın tiyatromuza katkıda bulunacağını düşünüyoruz.


Basım Ayı/Yılı : 2019
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 12
Ağırlık : 12
En / Boy : 13 / 20
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺35,00

Afrodisyas Sebasteion Sevgi Gönül Salonu

Yunan ve Roma döneminden günümüze ulaşan en önemli antik kentlerden biri olan Afrodisyas, aynı zamanda çağının en ünlü heykeltıraşlık merkezlerinden biriydi. Afrodisyas’lı heykeltıraşların bölgeye özgü kolay işlenir mermerlerle yaptığı yontuların ünü Afrika’dan Roma’ya bütün dünyaya ulaşmıştı. Geyre Vakfı, kuruluşunun 21. yılında, Afrodisyas dostlarının değerli katkıları sayesinde, bir zamanlar büyük tapınak kompleksi Sebasteion’u süsleyen özgün kabartmaların mitolojik hikâyeleriyle birlikte sergileneceği yeni bir müzeyi kullanıma açarak ülkemizin tarihi mirasına katkıda bulunmayı amaçlıyor. Uzmanlar tarafından onarılan, Afrodisyas ve çevresine duyarlı bir yaklaşımla, Mimar Cengiz Bektaş’ın projesine uygun olarak inşa edilen Sebasteion-Sevgi Gönül Salonu’nda sergilenen özgün yüksek kabartmalar, klasik dönemin efsanevi görkemini ziyaretçilerin beğenisine sunuyor.

 

(Tanıtım Bülteninden)

  • Kitap Adı: Afrodisyas Sebasteion Sevgi Gönül Salonu
  • Yazar: Kolektif
  • Yayınevi: Yapı Kredi Yayınları
  • Hamur Tipi: 2. Hamur
  • Sayfa Sayısı: 144
  • Ebat: 16,5 x 24
  • İlk Baskı Yılı: 2022
  • Baskı Sayısı: 1. Basım
  • Dil: Türkçe
  • Barkod: 9789750854316
₺97,90

 

“Mümkün olsa yaşardım, her haliyle, her duyguyla yaşardım.

Olmadı, olmuyor. Ben de yaza yaza, kalemimi de, duygularımı da

güzellikten ve iyilikten yana çalıştırarak hayattan vazgeçmediğimi

göstermeye çalıştım.”

Üniversitede öğrenciyken gözaltına alınıp tutuklanan İlhan Sami

Çomak, 1994 yılından beri cezaevinde: Bugüne kadar geçen

uzun süreçte asılsız suçlamalarla, göstermelik yargılamalarla,

hukuksuzluk ve adaletsizlikle yüz yüze gelen Çomak, Hayat Seni

Çok Seviyorum ile şair kimliğinin yanına oyun yazarlığını da ekliyor.

Çomak’ın çocukluğunu, hayata ve şiire bakışını, adalet arayışını

sarsıcı biçimde anlattığı Karınca Yuvasını Dağıtmamak kitabından

yola çıkarak kaleme aldığı Hayat Seni Çok Seviyorum taşıdığı şiirsel

kuvvet ve lezzetle bir otobiyografi, bir oyun metni olmanın ötesine

geçiyor.

“İlhan Sami Çomak’ın tekil varlığında bir bölgenin yaşadığı acıların

tümünü hissetmek mümkün. Bir coğrafyada dolaşıp, bir evde, bir

masalda konaklayabiliriz. Sadece acıları, şiddeti, savaşı, ayrımcılığı,

nefreti değil, sevgiyi de yoğun biçimde koklayıp, dokunabiliriz.

Aslına bakılacak olursa bir şairle birlikte çocukluğu dolaşıyoruz,

gençliği... İnsana türlü yollar çizen kadere de, iradeye de tanıklık

ediyoruz.”

Kemal Aydoğan

 

  • Yazar: İlhan Sami Çomak
  • Yayınevi: İletişim Yayıncılık
  • İlk Baskı Yılı2022
  • Baskı Sayısı: 1. Basım
  • Dil: Türkçe
  • Barkod: 9789750533778

 

 

₺31,90

EVEREST K12
Özellikle genç okurların edebiyatın, düşüncenin ve sanatın temelleriyle tanışacakları kitaplar ve her yaştaki insanın kolaylıkla öğrenebilecekleri seriler!..

Dünyayı Hokusai'nin gözlerinden görün!

En sevdiğiniz sanatçıların çizimlerini, heykellerini veya resimlerini yaparken nelerden etkilendiklerini hiç merak ettiniz mi?
Metropolitan Sanat Müzesi iş birliğiyle hazırlanan bu kitapta ünlü Japon sanatçı Katsushika Hokusai’yle tanışacaksınız. Hokusai nasıl bir hayat yaşadı? Resimlerindeki, baskılarındaki o büyüleyici tarzını, hangi yollardan geçerek geliştirdi? Bu sorulara cevap ararken uzak ülkelere seyahatlere çıkacak, yıllar boyu Hokusai’ye ilham vermiş olan kutsal dağı da seyredeceğiz. Sonra sıra sizde. Siz nelerin resmini çizmek istersiniz?


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 60
En / Boy : 20 / 26
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 6.2022
₺99,90

EVEREST K12
Özellikle genç okurların edebiyatın, düşüncenin ve sanatın temelleriyle tanışacakları kitaplar ve her yaştaki insanın kolaylıkla öğrenebilecekleri seriler!..

Dünyayı Georgia O’Keeffe’in gözlerinden görün!

En sevdiğiniz sanatçıların çizimlerini, heykellerini veya resimlerini yaparken nelerden etkilendiklerini hiç merak ettiniz mi?

Metropolitan Sanat Müzesi iş birliğiyle hazırlanan bu kitapta ünlü Amerikalı ressam Georgia O’Keeffe’le tanışacaksınız. Georgia nasıl bir hayat yaşadı? Tüm dünyada tanınan çiçek ya da kemik resimlerini yapmaya onu yönelten neydi? Bu sorulara cevap ararken uzak ülkelere gidecek, Georgia’ya ilham veren uçsuz bucaksız New Mexico manzaralarını da seyredeceğiz.
Sonra sıra sizde. Siz nelerin resmini çizmek istersiniz?


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 60
En / Boy : 20 / 26
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2022
₺99,90

EVEREST K12
Özellikle genç okurların edebiyatın, düşüncenin ve sanatın temelleriyle tanışacakları kitaplar ve her yaştaki insanın kolaylıkla öğrenebilecekleri seriler!..

Dünyayı Faith Ringgold’un gözlerinden görün!
En sevdiğiniz sanatçıların heykellerini, dikişlerini veya resimlerini yaparken nelerden etkilendiklerini hiç merak ettiniz mi?
Metropolitan Sanat Müzesi iş birliğiyle hazırlanan bu kitapta Amerikalı sanatçı ve aktivist Faith Ringgold’la tanışacaksınız. Faith nasıl bir hayat yaşadı? Farklı malzemeleri birlikte kullanmaya, kumaşlara hikâyeler işlemeye onu yönelten neydi? Bu sorulara cevap ararken Faith’i etkileyen yerlere seyahat edecek, onun hangi haklar için mücadele ettiğini de göreceğiz. Sonra sıra sizde. Siz hangi malzemelerle sanat yapıtı üretmek, nelerin resmini çizmek istersiniz?


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 60
En / Boy : 20 / 26
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2022
₺99,90

EVEREST K12
Özellikle genç okurların edebiyatın, düşüncenin ve sanatın temelleriyle tanışacakları kitaplar ve her yaştaki insanın kolaylıkla öğrenebilecekleri seriler!..

Dünyayı Vincent van Gogh'un gözlerinden görün!
En sevdiğiniz sanatçıların çizimlerini, heykellerini ya da resimlerini yaparken nelerden etkilendiklerini hiç merak ettiniz mi?
Metropolitan Sanat Müzesi iş birliğiyle hazırlanan bu kitapta Hollandalı ünlü ressam Vincent van Gogh ile tanışacaksınız. Van Gogh nasıl bir hayat yaşadı? O etkileyici otoportreleri yapmaya onu yönelten neydi? Bu sorulara cevap ararken aynı zamanda birlikte Van Gogh’un büyüleyici ayçiçeklerine bakacak, manzaralarını seyredeceğiz. Sonra sıra sizde. Siz nelerin resmini çizmek istersiniz?


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 60
En / Boy : 20 / 26
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2022
₺99,90

“Tarih boyunca kadınlar çoğunlukla sanatçıdan ziyade sanatın konusu olarak görülmüşler. Kadınların kendilerini yaşadıkları tecrübeye adamaya doğal eğilimleri, sessiz sakin kalma yetenekleriyle de birleşince pek çok kadın büyük erkek sanatçılara büyük ilham perileri olmuşlar. Kadın sanatçı olarak bir strateji belirlemek gerekiyor: Ben kendi başıma buyrukluğumu korumak için sınırlar koymaya gerek duydum. Virginia Woolf’la aynı fikirdeyim; kadın sanatçının ‘kendine ait bir oda’sı olması temel, hayati bir ihtiyaç.”

Celia Paul Otoportre’de ressam Lucian Freud’la ilişkisine, gençliğine ve sanatını kurduğu günlere dönüp bakıyor. Bu samimi anlatıda kendi kendisini konu eden bir ressamın cesareti, nazik, güçlü bir sanatçı portresi ortaya koyuyor.

“Büyük sanat eserleri yapabilmek için gereken ürpertici adanmışlığa ve neden en tepelere çıkabilmiş bu kadar az kadın sanatçı olduğuna dair içeriden bir bakış… Tamamı gerçeklerle dolu, şaşırtıcı derecede dürüst, etkileyici ve dikkat çekici bir kitap.”

Esther Freud

“Otoportre, bir ressamın dil üzerindeki şaşırtıcı hâkimiyetini, dünyayı apaçık ve öznellikten uzak bir bakışla görebilmekten aldığı ahlaki gücünü ortaya koyuyor. Celia Paul’ün üzerinden genç kadın sanatçıların kendilerini ifade etmekte yaşadıkları zorlukların anlatılması kültürümüzün ruhunda açılmış en derin yaraları açığa çıkarıyor: Erkek sanatçıların nereden kaynaklandığı belli olmayan gücü, yaratmaya meyleden kadınların kırılganlığı ve dışlanmaları, kimin kadının ve bedeninin sahibi olduğu ve neye yaradığı... Kızgınlıkla değil, güzellik ve samimiyetle yazılmış olsa da Otoportre, sanatçı statüsünün kötüye kullanımının nelere mal olduğunu açık ederek okurlarında öfke uyandırıyor.”

Rachel Cusk


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 176
En / Boy : 13 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2022
₺35,00

Kitapta, Foucaultcu kuramdan hareketle öznel deneyimin inşası yoluyla öznenin inşasının kuramsal çerçevesi çizilmiş; öznenin inşası ilk önce aile kurumunda başladığı için, aile içerisinde itaatkâr öznenin inşası süreçlerindeki teknolojileri, bu süreçteki iktidar formları ve bunların söylemsel olan ve söylemsel olmayan pratikleri Yeni Türkiye Sanat Sinemasında merkezî meselesi aile olan filmler üzerinden, bu filmlerin izleyici özneyi itaatkâr özne olarak inşa edebilme imkânları da göz önünde bulundurularak çözümlenmiştir.

Özne inşasını açıklamada, Foucaultcu kuramsal çerçeveden yararlanıldığı için film çözümlemesinde Foucaultcu söylem analizi yöntemi kullanılmıştır. Foucaultcu söylem analizi (FSA), Foucault'nun kuramından hareketle, verili söylemleri önce teşhis etmeyi, ardından bu söylemleri meydana getiren iktidar mekanizmalarını ve pratiklerini ortaya çıkarmayı ve bütün bunların inşa ettiği hakikatlerin ve her türden verili genel kabullerin tarihsel kurgu olduklarının anlaşılması süreçlerini kapsamaktadır.

Çözümleme neticesinde filmlerde, ailenin itaatkâr özne üreten bir makine gibi çalıştığı; filmlerdeki ailelerin boyun eğdirmenin, tahakkümün, mikro iktidar ilişkilerinin, disiplin etmenin, ihanetin, sıkıntıların, şiddetin merkezî ve zorunlu mekânı olarak kurulduğu görülmüştür. Ayrıca filmlerde, ailenin itaatkâr özne üreten bir makine gibi çalıştığı; filmlerde uygulanan disiplin tekniklerine ve tahakküm durumlarına ise birkaç istisna karakter dışında direnişin olmadığı ortaya koyulmuştur.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 228
En / Boy : 15 / 21
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 3.2022
₺54,00

Tam adıyla Friedrich Leopold Freiherr von Hardenberg olan Novalis (1772-1801), Thüringen´de, Oberwiderstedt´te doğar. Novalis soylu, zengin bir aileden gelmektedir. Kendisi ile birlikte on bir kardeşi vardır ve bunların hepsi de çok zekidir. Novalis bunlardan ikincisi olup aralarında en zayıf ve en sessizidir. 9 yaşına kadar aslında pek de zeki birisi değildir ama geçirdiği ağır bir hastalıktan sonra (dizanteri) zihni açılır. Ruhsal gelişimi hızlanır, okuma zevki artar. Masaldan-tarihe disiplinler arası okuma ve merak kaynağını bu dönemlerden alır. Bilgi susuzluğu ile yoğun okumalardan sonra Erken Romantiğin en tanınmış şairi-anlatıcısı olur. Filozof olarak da görüşlerini, fikirlerini sayısız aforizmalar halinde, ansiklopedik çok yönlülükle, mistisizmden de etkilenerek dile getirir. ´Büyüsel İdealizm´in (magischer Idealismus) kurucusudur. Tekrar oluşturulması ve yaşanması zor hayal gücünün, melankolik, hüzünlü, içsel dilin ustasıdır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 87
En / Boy : 13.5 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .
₺34,20

Sanat eserleri almak istiyorsunuz fakat çok paranız yok. Önce nerelere bakmanız gerekir? Hangi eseri alacağınıza nasıl karar vereceksiniz? Almak istediğiniz eserin ederinin ne kadar olduğunu nasıl anlayacaksınız?

Başarılı koleksiyoncu, kutup gezgini, dağcı, avukat ve yayıncı Erling Kagge, Az Parayla Büyük Sanat Eserleri Satın Alma Rehberi’nde başarılı bir sanat koleksiyoncusunun gözünden sanat eseri alırken yapılması ve dikkat edilmesi gerekenleri anlatıyor. Sanat piyasasının engebeli yollarında, etkili bir sanat gözü ve güvenilir içgüdülere sahip olabilmenin yolunu yıllar boyunca edindiği deneyimlerle aktarıyor.

 

 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 220
En / Boy : 12 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2021
₺61,60

Türk tarihi neredeyse mö 3000’lerde başlayip günümüze kadar uzanan, orta avrasya’nin çok geniş coğrafyasinda varliğini sürdüren ve çeşitli türk kavimlerinden oluşan bir ulusun tarihidir. Türklerin salt bir göçebe topluluk olmaktan ziyade “hareketli yaşam” tarziyla birlikte yari-yerleşik ve yerleşik olarak ifade edilen yaşam tarzlarini da sürdürdükleri bilinmektedir.

Türk mimarisinin kisa tarihi, yaşar çoruhlu’nun 30 yili aşkin süredir iç ve orta asya ağirlikli akademik çalişmalari ile orta asya ve türkiye’deki çeşitli araştirma gezileri sonucu ortaya çikmiş özet mahiyetinde bir eseridir. Sanat tarihçileri, mimarlik tarihçileri ve arkeologlar için başvuru niteliğinde olabilecek bu eserde, türk mimarisinin ne tür bir zemin üzerinde ve hangi bileşenlerle doğduğu, iç asya’da ortaya çikarak türklerin milattan önceki devirlerden bu yana yaşadiği orta avrasya bölgelerine nasil yayildiği örnekleriyle açiklanmiştir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 472
En / Boy : 12 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2021
₺74,80

Monaco, filme birçok farklı noktadan bakıyor; sanat ve zanaat, duyarlılık ve bilim, gelenek ve teknoloji. Filmin roman, resim, fotoğraf, televizyon, hatta müzik gibi diğer anlatı ortamlarıyla olan yakın ilişkisini inceledikten sonra filmlerin nasıl anlam ifade ettiğini ve daha da önemlisi bir filmin ne olduğunu en iyi nasıl ayırt edebileceğimizi anlamak için gerekli unsurları tartışıyor. Film meraklıları bu baskıda; yeni bir giriş, genişletilmiş bir kaynakça ve yüzlerce açıklayıcı siyah beyaz fotoğraf ve diyagram bulacaklar.

“James Monaco’nun inanılmaz miktarda faydalı bilgiyi bu kadar basit ve sistematik bir şekilde bir araya getirme yeteneği hayranlık uyandırıcı.”

–Janet Maslin, The New York Times Book Review

“Film hakkında yazı yazan ya da filmlerle gerçekten ilgilenen herkes bu kitabı almalı ve mutlaka okumalı.”

–Richard Roud, New York Film Festivali Direktörü


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 743
En / Boy : 16 / 23.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2021
₺184,80

Resim yapmayı denemek mi istiyorsunuz ya da ilginizi bir sonraki düzeye taşımayı mı düşlüyorsunuz?

Suluboya mı, akrilik boya mı, yağlıboya mı?

Ressamın Resim Teknikleri tam size göre.

Temel bilgilerle – gözlem becerilerini geliştirme, bir konu seçme ve çizim yapmayı öğrenme gibi– başlayan kitap, sırasıyla suluboyalarla, akrilik boyalarla ve yağlıboyalarla çalışmaya derinlemesine bakıyor.

Çalışan ressamların öğüdü ve teşvikiyle, bu kitap, kendi üslubunuzu geliştirmeniz ve bir ressam olmanız için sizi becerilerle ve özgüvenle donatacaktır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 304
En / Boy : 22 / 26
Kağıt Cinsi : Kuşe
Basım Tarihi : 11.2020
₺572,00

Cem Yılmaz’ın Karakomik filmleri sinemada ayrı bir kulvar açıyor. Türkiye’nin en komik adamı bizi kara kara düşündürüyor. İnsanlığın gelecekte kurgusal evrene hapsolacağı tartışılırken, Cem Yılmaz “Emanet” filmiyle gerçekle aramıza adeta kalın duvarlar ören internet ve televizyonun büyüsündeki insancıkları anlatıyor. Televizyondaki evlenme programında görüp âşık olduğu kızla yuva kurmayı hayal eden Birol’un boşluğuna indirilen bıçak darbesi her gün toplumun daha derinine saplanmaktadır. Yığınlar ise tıpkı Birol karakteri gibi yattıkları yerde dansına devam ediyor. Bu acı gerçek, büyülü duvarların üzerinde yanan ışıkları tek tek söndürse de filmin sonunda Zombiler’in dansına katılmadan edemiyoruz…

Elinizdeki kitap Karakomik Filmler serisinin “Deli” ve “Emanet” filmlerinin senaryosunu, Cem Yılmaz’ın sahnelerle ilgili notlarını içeriyor.

 

Kitap Yazar Adı Cem Yılmaz

Yayın Direktörü Mehmet Bozkurt

Yayıma Hazırlayan Gökçe Şenoğlu

Kapak Tasarım Beyzanur Karabulut

Sayfa Tasarım Şenol Alanbay Sayfa Sayısı 128 Ebat 13,7x21,5

Tür Sinema

Kağıt / İç Baskı III. Hamur Enzo, 70 gr. Cilt /

Kapak Amerikan Bristol 230 gr.

ISBN / Barkod 9789751043214

₺29,90

Türkiye’yi güldüren adam, karakomik türündeki filmlerle izleyiciyle buluştu. Karakomik filmlerin ilk serisi “2 Arada” ve “Kaçamak”ın senaryosu ve Cem Yılmaz’ın notları elinizde tuttuğunuz kitapta yer alıyor. “Bazı filmlerim komiktir, bazıları değildir” diyen Cem Yılmaz’ın “2 Arada”, “Kaçamak”, “Emanet” ve “Deli” filmleri, “karakomik”; hayat gibi… “2 Arada” filminin başkarakteri Ayzek de kusurunu ortadan kaldırmak istiyor; hepimiz gibi… Ayzek’le ayna tutuyor Cem Yılmaz, kusurlarıyla yüzleşememiş oluşumuza. Kusurlarımızı sevemezsek benliğimizde açılan derin yaranın kapanmadığını görüyoruz. Dişleri olmayan bir karakterin dişlerini tedavi ettirdikten sonra gülümsemesini yitirmesidir Ayzek’in hikâyesi. Cem Yılmaz, bu kez hayatın “karakomik” yanını gösteriyor bizlere…

 

 

Kitap Yazar Adı Cem Yılmaz

Yayın Direktörü Mehmet Bozkurt

Yayıma Hazırlayan Gökçe Şenoğlu

Kapak Tasarım Şenol Alanbay

Sayfa Tasarım Şenol Alanbay

Sayfa Sayısı 158 Ebat 13,7x21,5 Tür Sinema

Kağıt / İç Baskı III. Hamur Enzo, 70 gr. Cilt /

Kapak Amerikan Bristol 230 gr.

ISBN / Barkod 9789751043207

₺36,90

2008- 2019 tarihlerinde farklı mecralarda yayınlanmış yazılardan oluşuyor. 

2009 yılında yayınlanan …dolayısıyla sanat kitabının bir anlamda devamı niteliğinde. Gülgün Başarır bu kitabıyla sanata dair anlam önerilerini ayni tutarlılıkla inşa ediyor ve sanatçılar üstüne söylediklerinin anlamı üstüne okuyucuyu düşündürmeyi amaçlıyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 560
En / Boy : 13.5 / 19.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2020
₺88,00

Aşk deyince herkesin dinlemek istediği masal farklıdır, değil mi? Kimi mutlu sonların, yüzü gülen âşıkların peşindedir, kimi de hem cenneti görmek ister hem de cehennemi. Bu durum Batı resim sanatına adını yazdıran ressamlar için de farklı değildi; iyi ya da kötü, hepsinin anlatacak bir hikâyesi vardı. Bazıları ilahi aşkları anlattı, bazıları mitolojinin efsanevi âşıklarını. Birbirlerine tutkuyla bağlı çiftler gibi sadakate sırt çevirmişlerin suretleri de belirdi tuvallerde.

Celil Sadık, Uygarlığın Ayak İzleri serisinin üçüncü kitabında Batı resim sanatında aşk temasını irdelerken madalyonun iki yüzüne de bakma cesareti gösteriyor. “Resim sanatında aşkı konu eden bir kitapta ondan söz etmemeyi düşünemezdik,” diyen Sadık, ilk iki bölümün ardından Avrupa’yı terk edip sıcak bir iklime göçerek Frida Kahlo’nun hayatıyla eserlerine değindiği son perdeye varıyor.

Kitapta anlatımına yer verilmeyen dört kült eser için kaydedilen ve QR kodlarıyla son sayfadaki yerini alan mini seminerler ise Uygarlığın Ayak İzleri serisinin sanata âşık okurlarına armağanımızdır.

Bu dünyadan gelip geçmiş bütün aşkların şerefine!


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 212
En / Boy : 16 / 24
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 1.2021
₺85,70

Baskı sanatı, binlerce yıl önce yapılmış olan mağara duvarlarındaki el baskılarına dayanır. Ancak her ne kadar baskıresim sanatı yüzyıllar öncesine dayanıyor olsa da bu sanatla ilgili terimler günden güne kendini yenilemekte, yeni teknik ve malzemeler terminolojiye eklenmektedir. Bu sanat oldukça eskiye dayanıyor olmasına karşın zaman içerisinde kullanılan toksik maddelerin sağlığa ne kadar zarar verdiği görülmüş ve bu da sanatçıları daha güvenilir ürün bulma arayışına itmiştir. Ayrıca kimi malzemelerin de hem maliyet hem de erişim bakımından sıkıntılar oluşturması bakımından sanatçılar eldeki malzemelerle denemeler yapmaya başlamıştır. Bu ve benzeri sebeplerden ötürü günden güne hem kalıp olarak hem de boya ve çözücü olarak daha organik olana yönelim görülmüş, böylelikle deneysel anlamda yeni teknik, yöntem ve malzemeler ortaya çıkmıştır.
Bu kitap da söz konusu bu yenilikleri aktarma ve akademik araştırmalarda terimlerin anlamlarına erişimi sağlamada büyük bir kolaylık sağlayacak bir başvuru kaynağıdır. Üniversitelerin başta ilgili bölümlerinde okuyan lisans öğrencileri olmak üzere lisansüstü eğitimi alan ve bu alan üzerine çalışan araştırmacı ve uzmanlar ile akademisyenlerin de kullanma gereği hissedeceği baskı resim odaklı kısaltılmış bir terminolojidir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 159
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 4.2021
₺44,10

21. yüzyıl, bilgi temelli toplum yapısında köklü dönüşümlerin ve değişimlerin meydana geldiği bir dönemdir. Toplumsal hayatın temel dinamiklerinden biri olan eğitim olgusu da bu değişim ve dönüşüm sürecinden etkilenmiş ve geleneksel eğitim pratiklerinin yerine yapılandırmacı, çoklu zekâ, proje tabanlı öğrenme ile problem çözme, eleştirel düşünme, etkili iletişim gibi becerileri ön plana çıkartan kuram ve uygulamalara dayanan bir anlayışa kavuşmuştur. Dolayısıyla benimsenen bu öğrenme teorilerinin doğasına uygun yeni ölçme ve değerlendirme yaklaşımları geliştirilip uygulanmaya başlanması bir zorunluluk hâline gelmiştir. Oysa geleneksel değerlendirme, öğrencilerin sahip oldukları farklı bilgi, beceri ve gelişmeye açık yönlerini yeterince dikkate almayarak sadece öğrencilerin öğrenme sonunda hangi davranışları hangi düzeyde kazandıklarını tespit etmeye çalışan bir anlayışa sahiptir.

Bu nedenle 21. y. y. bireylerinin yetiştirilmesinde gerekli olan estetik duyarlılık, empati yapabilme, yaratıcılık, eleştirel düşünme, problem çözme, iletişim teknolojileri becerileri, esneklik ve uyum, girişimcilik ve öz yönetim gibi becerileri değerlendirebilecek araç ve yöntemlerin işe koşulması gerekmektedir. Sanat eğitimi doğası gereği bireyin kendini duygu ve düşüncelerini yorumlayarak ortaya koyması yönünde yapılan uygulamaları içeren bir eğitim sürecini kapsar. Elbette bu süreç içinde standart birtakım ölçme değerlendirme yöntemlerinin kullanılması, sanat eğitiminde belirlenen amaçlara ulaşma düzeyi hakkında doğru dönütler veremeyebilir. Dolayısıyla sanat eğitimcilerinin, öğrencileri öğretim programlarında belirlenen ölçütlere göre doğru ve güvenilir bir şekilde değerlendirebilmeleri için tamamlayıcı değerlendirme yöntem ve araçlarına ihtiyaçları vardır.

Bu kitapta sanat eğitiminde geleneksel değerlendirme yöntem ve uygulamalarının dışında tamamlayıcı değerlendirme yöntemlerinin kullanımına ilişkin örnekler verilerek farklı bakış açıları sunulmaya çalışılmıştır. Okul öncesinden üniversiteye kadar olan geniş bir süreci kapsayan eğitim dönemlerinde verilen sanat eğitimi derslerinde öğrencilerin değerlendirilmesinde kullanılabilecek yardımcı bir kaynak olması ümit edilmektedir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 110
En / Boy : 13.5 / 21.5
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 2.2021
₺32,40

Avrupa ve Hollywood sinemasının etkisi altında ortaya çıkıp gelişen Fantastik Türk Sineması; uzun yıllar boyunca Türk sinema tarihinin üzerine pek konuşulmayan hatta yeterince "özgün" bulunmadığı için küçümsenen ve önemsiz görülen bir parçası olmuştur. Yine de dönemin tüm teknik yetersizliklerine ve bütçe sıkıntılarına rağmen Türk film yapımcıları ve sinema izleyicileri fantastik filmlere ilgi göstermekten vazgeçmemiş, film yapımcılarının bu yetersizliklerin üstesinden gelme çabaları geriye dönük olarak saygıyı hak eden, yaratıcı ve özgün çözüm yolları bulmalarına neden olmuştur. Böylelikle fantastik Türk sineması, Türk sinema tarihinin içindeki yadsınamaz yerini korumuştur. Bu kitap, yerelleştirilmiş Drakulaları, Killingleri, Görünmez Adamları ve daha pek çok özgün ve adaptasyon film karakterleriyle fantastik Türk sinemasının bir tarihini sunarken aynı zamanda geçmişin ustalarına bir kez daha saygı duruşunda bulunmayı amaçlamaktadır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 194
En / Boy : 15.5 / 21.5
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 9.2021
₺52,20

Hükûmet politikalarında sanat eğitimini inceleyen bu kitap, temelde ortaöğretim kademesini ele almaktadır. 1980-2019 yılları arasında ortaöğretim kademesi öğretim programlarında yapılan değişiklikler dâhilinde dersin; nasıl isimlendirildiği, kaçıncı dönem ve kaçıncı yarıyılda yürütüldüğü, ders saatlerinin ne şekilde planlandığı, ders türünün (zorunlu/seçmeli) ne olduğu, kazanım ve ders konularının ne gibi değişikliğe uğradığını belirlemek; ortaöğretim kurumlarında resim/görsel sanatlar dersinin genel durum tespitini yapmak; bu çerçevede ilgili yıllarda görev alan siyasi partilerin resim/görsel sanatlara verdikleri önemi ve bu konudaki politikalarını incelemek, araştırmanın amacını oluşturmaktadır. Bu bakımdan çalışma, ortaöğretim kademesinde resim/görsel sanatlar dersinin, ilgili dönemin hükûmet politikalarıyla ne gibi değişimlere uğradığını inceleyen tarihsel bir araştırmadır. 1980-2019 yılları arasında hükûmet politikalarının resim/görsel sanatlar dersine etkilerini belirlemek için TBMM ve MEB arşivleri, hükûmet programları, tutanak dergileri, kalkınma planları, millî eğitim şûraları, tebliğler dergileri, TTK kararları ve öğretim programları gibi dokümanlara ulaşılmıştır. Kitapta, 1923 senesinden 2019 senesine kadar Türkiye'nin siyasi ortamı (Türk siyasi tarihi) ve 1-66. Türkiye Cumhuriyeti hükûmetlerinin sanat eğitimi politikaları da detaylı olarak irdelenmiştir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 350
En / Boy : 16 / 23.5
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 9.2021
₺73,80

Mimari dil; kültürel, ekonomik, sosyal vb. çok farklı etkenin mimarlık ürününe yansıması ile meydana gelmektedir. Politika, bu alanların tümünü etkileyen üst yapı kurumu olarak mimari ürünün oluşumundaki en önemli girdilerden biridir. Bu nedenle yapılı fiziki çevrenin politik bir içerik taşıdığı ya da toplumu yönlendiren iktidarın, kendini yansıtma, topluma anlatma biçimlerinden birinin de mimarlık alanı olduğu söylenebilir. Bu bağlamda denebilir ki kamu yapıları başta olmak üzere tüm mimari oluşumlarda politikanın etkisi okunabilmekte, mimarlık ve politika beraberce yapılı fiziki çevreyi oluşturmaktadır. Devletin özellikle en temel işlevi olan ekonomik çıkarları doğrultusunda desteklediği yatırım alanlarında bu etkileşim cok daha güçlü bir biçimde ortaya konabilmektedir. Bu çalışma temelinde esas sorun, önemli bir girdi olarak politik yaptırımların mimariye dolaylı ve dolaysız etkilerinin ortaya konması olmuştur. Ülkemiz özelinde, tarihsel süreçte önemli yatırım alanlarından birini oluşturan “turizm konaklama yapıları” aracılığı ile mimarlık - politika ilişkisinin irdelenmesi Cumhuriyet Dönemi genel mimarlık ortamı için de önemli ip uçları barındırmaktadır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 242
En / Boy : 13.5 / 21.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2020
₺45,00

"Turizm" ve "Sanat" kavramlarının ortak noktası, ikisinin de temelinde deneyimin yatıyor olmasıdır. Bu kitabın amacı da turizm ve sanat arasındaki bu ilişkiyi irdeleyerek okurlara keşfedecek yeni dünyaların kapısını açmaktır. Dünyanın dört bir tarafına yayılmış, ziyaretçilerini bekleyen resim, heykel, mimari, edebiyat, müzik, tiyatro, opera, bale, sinema ve dijital sanat gibi sanat dallarının önde gelen eserlerinin turizm destinasyonlarıyla olan ilişkisi ise bu kitabın ana konusunu oluşturmaktadır. Sanat dallarının kısa tarihi, sanat akımları, ekol sanatçıları, sanatçıların başyapıtları, dünyada ve Türkiye'de sanat dalları kapsamında öne çıkan turistik çekicilikler okura sunulan bilgiler arasında yer almaktadır. Seyahat etmenin ve sanatın herhangi bir formunun insan hayatında yer alması, her bireyi esir alabilecek tüm kötü duyguları geriye itmektedir. Bu kitabın mutlak gayesi, seyahat etmenin ve sanatın onarıcı gücünü okurlarla paylaşmaktır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 396
En / Boy : 16 / 23.5
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 11.2020
₺65,70

Bu çalışmada; Türk Sineması’nda kadın yönetmenlerin çektiği ana akım dışı sayılabilecek nitelikteki filmlerinde, kadın karakterlerin mekânlarda temsili anlatıbilim yöntemiyle feminist bir perspektifle incelenmiştir.

İlk bölüm; feminizm, özel alan, kamusal alan kavramlarının tarihçeleri ve kuramcıların bu kavramlarla ilgili kuramlarını açıklamaktadır.

İkinci bölümde; feminist film eleştirisi, feminist film kuramları, anlatı, anlatının ögeleri, ana akım dışı sinema ve feminist anlatı açıklanarak, feminist anlatı açısından mekân ögesinin incelenmesi tartışılmaktadır.

Üçüncü bölümde ise, ilk iki bölümde açıklanan kavramlar ve kuramlar ışığında örnek olay incelemesi kapsamına alınan; Araf, Bulutları Beklerken, Gözetleme Kulesi, Pandora’nın Kutusu ve Zefir filmleri, anlatıbilim yöntemiyle feminist bir bakışla çözümlenmiştir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 206
En / Boy : 16 / 23.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2019
₺55,80

Bugüne kadar senaryo yazım teknikleri ve senaryonun ana yapısı üzerine sayısız araştırma yapılmış ve konu ile ilgili pek çok kitap yazılmıştır ancak senaryonun en önemli yapı taşlarından biri olan ve senaryonun iskeletini oluşturan “sahnenin temel yapısı” ve “sahne içerik tasarımı” konusunda yapılan çalışmalar oldukça sınırlı kalmıştır. Tutarlı, olay örgüsünü güçlendirecek, renklendirecek, ilginç, gerçek, günlük yaşama benzer kılacak sahneler, senaryonun en önemli dramatik tasarım aracıdır.

Hikâyenin/çalışmanın temeline aykırı olmayacak şekilde biçimlenen sahneler bütünü, senaryonun omurgasını oluşturur. Senaryodaki her bir sahne adeta minyatür bir senaryodur.

Senaryonun bütünü için uygulanan her tür çalışmanın senaryodaki her bir sahne için de uygulanması daha iyi bir senaryo için temel kural olarak düşünülmelidir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 122
En / Boy : 13.5 / 19.5
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 9.2020
₺27,00

Bu kitap, Rönesans döneminde renk olgusuna ve özellikle Shakespeare'in oyunlarında renk sembolizminden yararlanışına odaklanmıştır. Rönesans kültürü, sanatı ve giysisi hakkında bilgi sahibi olmak, Shakespeare'in oyunlarında doğru ve anlamlı kostüm tasarımları yapmak için gereklidir. Kitabın en son bölümünde konusu herkes tarafından bilinen Romeo ve Jüliet oyunu, renk sembolizminden yola çıkılarak incelenecektir. Yazar, oyunlarında rengi; bir insanın konumunu, ruhsal durumunu ve oyunun atmosferini kolayca anlayabilmek için kullanmıştır. Oyunların anlamlı, uygun ve etkili kostüm tasarımlarını yaparken şu anda bu kitapta okuduğunuz tüm bilgiler anahtar niteliğindedir. Kitap, düşüncelerini geliştirmek, etkili ve yeterli bir kostüm tasarımcısı olmak isteyenlere rehberlik edecek yaratıcı bir çalışmanın yolunun kapsamlı bir araştırmadan geçtiğini de gösteriyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 144
En / Boy : 16 / 20
Kağıt Cinsi : Kuşe
Basım Tarihi : 7.2020
₺47,70

Yirmi yazar, resmin şairi Devrim Erbil’in tablolarının karşısında durdu. Durmadan üreten ve yaşayan bir efsaneye dönüşen sanatçının meşhur eserlerini kaleme aldılar. Şiirlerle, öykülerle, denemelerle, duyguların sadece uyandırıldığını değil, özgün bir desen sayesinde baştan yaratılabildiğini gösterdiler. Kimi bir hikâyede yüzmeye başladı, kiminin hikâyesinin yolu geometrik bir kaostan geçti. Devrim Erbil’in sanatına, edebiyat dünyasından imzalar eklendi ve türler arası bu kolektif eser ortaya çıktı.

Metin Akpınar, Sunay Akın, Selim İleri, Ayşe Kulin, Buket Uzuner, Mario Levi, Murat Menteş, Nermin Bezmen, Deniz Bayramoğlu, Müfit Can Saçıntı, Yalın Alpay, Ertürk Akşun, Yekta Kopan, Nazlı Eray, Doğan Hızlan, Osman Balcıgil, Mahir Ünsal Eriş, Zeki Hozer, Uğur Batı, Gülşah Elikbank


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 172
En / Boy : 31 / 26.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2020
₺84,00

Hepimizin hayranlıkla izlediği, adını sinema tarihine yazdırmış o filmlerin senaryoları nasıl yazıldı? Ödüllü senaristlerin doğru yaptığı neydi? Ya da gelin şöyle soralım; iyi senaryo yazmanın bir formülü var mı? Aslına bakarsanız evet bir “formül” var. Bu sihirli bir formül değil; çok çalışmayı, çok okumayı, çok izlemeyi, senaryonun yapısını en iyi şekilde çözmeyi gerektiriyor. İster kendi senaryonuzu yazmak için yola çıkmış olun, ister kendi halinde bir sinema âşığı, bu kitaptaki her detay size heyecan verici kapılar aralayacak. Turgut Yasalar, Ben Bir Dâhiyim Ama Henüz İlk Filmimi Çekmedim kitabıyla yönetmen koltuğundan sesleniyordu, bu kez de senarist kimliğiyle her seviyeden sinemaseverin keyifle okuyacağı bir kitapla karşımızda.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 160
En / Boy : 13.5 / 19.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2020
₺25,20

“En berrak, en özenli ve dikkatli zihinler renkleri en çok sevenlerdir.”
– John Ruskin

- Avrupalı casuslar neden Türk kırmızısının peşine düştü?
- Naziler ölüme gönderdikleri Yahudileri neden sarı armalarla işaretlediler?
- Romantik Dönem’in platonik âşıkları intihar ederken ne renk giyerdi?
- Geyşalar yüzünü neden beyaza boyar?
- Henry Ford neden yalnızca siyah arabalar üretti?
- Kırmızı neden cinsellik ve şehvet ile ilişkilendirilir?
- Ortaçağda erkekler neden kırmızı iç çamaşırı giymiştir?
- Edebiyatın ahlaksız rengi nedir?
-1. Dünya Savaşı’nda 27.000 askerin bir günde ölmesine sebep olan renk hangisidir?
- Paranın rengi neden yeşildir?
- Picasso’nun Mavi Dönem resimleri neyi yansıtır?
- İhanetin rengi nedir?
- Maskulen erkekler pembe giyer mi?
- Morun içine doğmak ne demektir?
- Budist rahipler neden turuncu giyer?
- “Mavi Çoraplı Kadınlar” kimdir?
- İştah kapatan renkler hangileridir?
- Uçakların kara kutusu gerçekten kara mıdır?
- Cadı imgesi neden kızıl saçlıdır?
- Sarışınlara neden aptal damgası vurulmuştur?
- Osmanlı’da beyaz gelinlik giyen ilk sultan kimdir?
- Kadın hareketlerinin rengi neden mordur?
- Sosyal medyada hangi renkler dikkat çekmenizi sağlar?
- Pazarlama dünyasında etkili renkler hangileridir?

Bu kitapta referans değeri taşıyan bilgiler ışığında, renklerin bilinmeyen, güçlü ve tesirli anlamları üzerine merak ettiğiniz daha yüzlerce sorunun cevabını bulacaksınız.

“Renkler kitabı, renkleri böylesine içselleştirerek yaşayan bir toplumda, şüphesiz keyifle okunacak ve okuyanlara ilham verecek bir eser olacaktır.”

– Leatrice Eiseman
Uluslararası Renk Uzmanı
Pantone Renk Enstitüsü Başdanışmanı


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 464
En / Boy : 16.5 / 22
Kağıt Cinsi : Kuşe
Basım Tarihi : 4.2021
₺266,00

“Her Şey Poptur, Pop Her Şeydir.” -Andy Warhol

Makineleşen dünyaya ve tüketim alışkanlığına bir sitemdir pop art!

Güzel sanatların gelenekselliğine bir tepki olarak doğmuştur.

Sıradan olanla ortaya konmuş sıra dışı bir sanat...

Fastfood ürünleri, konserveler, otomobiller, elektronik ev aletleri, Hollywood yıldızları, dönemin siyasi yüzleri ve daha neler neler... Bunlar neden sanatın bir parçası olmasınlar ki? Kim belirler ki sanatın malzemelerini? Bu işin bir kaidesi mi vardır yani? Varsa da artık değişmiştir, geçmiş olsun.

Çünkü: “Her şey poptur, pop her şeydir.”

Böyle diyor pop artın öncüsü Andy Warhol...

Özgürlüğün sınırlarını zorlayan, alışılmışa sırt çeviren, yeniyi denemekten ve gelenekleri yıkma noktasında sanatı bir araç olarak kullanmaktan çekinmeyen on yenilikçi pop art sanatçısıyla tanışacaksınız bu kitapta.

Yeniyi denemekten ve deneyimlemekten korkmayanlar için deha ve zekâ dolu bir rehber...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 240
En / Boy : 11.5 / 17.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2021
₺44,90

Set İçeriği:

 

  • Büyük Sanatçıların Gizli Hayatları
  • Büyük Yazarların Gizli Hayatları
  • Büyük Yönetmenlerin Gizli Hayatları

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 879
En / Boy : 13 / 20
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 6.2021
₺149,76

Moisei Yakovlevich Ginzburg 20. yüzyılın ilk yarısında yayınlanan Mimarlıkta Ritm adlı bu kuramsal çalışmasında mimari kompozisyonun kurucu ilkesi olarak ritm kavramının izini sürer.

Konstrüktivizmin önde gelen temsilcilerinden olan Ginzburg ritmi bir müzik dersi gibi ele alır, ritmi temel bileşenlerine ayırır, bunları birer nota gibi gördüğü mimari öğelerle ilintilendirir, ardından bunların sentezini yapar, tıpkı bir senfoni gibi… Antikçağ ve Rönesans binalarını analiz ederken geniş bir mimari kültüre sahip olduğunu hissettirir. Binaların işlevlerine hiç girmez, mimari eserleri sadece rasyonel ve ritmik kompozisyonları açısından ele alır. Mimarlığı göstermeye doğru ilk adımı atar.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 112
En / Boy : 16,5 / 24
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2021
₺53,30

“Sanata gerçek gücünü veren şey, sıradan olanı en yüce duyguyla ele almaktır.”

Jean-FrançoIs Millet

Barbizon Ekolü’nün öncü ismi Millet’nin zorlu yaşam mücadelesi. Devrimlerle çalkalanan Avrupa’nın karışık siyasi ortamı ve Barbizon Ekolü’nün kuruluş hikâyesi. Millet’nin Théodore Rousseau ve Gustave Courbet gibi çağdaşı ressamlarla olan ilişkisi ve Sürrealizm’in önemli ismi Salvador Dalí üzerindeki yoğun etkisi. Resimlerinin derinlerindeki şifreler ve çocukluğuna ilişkin izler.

Fransız Realizmi’nin önemli ressamı Jules Breton’un kırsal yaşamın güzelliğini ve asaletini yücelten enfes resimleri ve kendisi gibi yetenekli kızı Virginie Demont-Breton’un anne, çocuklar ve balıkçılar üzerine yaptığı çalışmalar. Van Gogh’un Jules Breton ile tanışabilmek için gösterdiği insanüstü çaba.

Modern resmin babası Cézanne’ın Émile Zola ile olan arkadaşlığı, Kübizm’e giden yolda Picasso üzerindeki etkisi ve Camille Pissarro gibi Empresyonistlerle olan derin bağı. Resimlerindeki modern resmi tetikleyen geometrik formlar.

Romantizm’in karanlık çocuğu Francisco Goya’nın uzun sanat yaşantısı, mitolojik ve tarihi eserlerinin çok yönlü incelemeleri. Goya’nın hayatına ilişkin doğru bilinen yanlışlar. Saray ressamı olmasına karşın toplumsal olaylar karşısındaki duyarlılığı, hicivsel resimlerinin şifreleri.

Ve ismi Empresyonizm’le özdeşleşen Monet’nin yaşantısı, eserlerinin detaylı incelemeleri. Soyut resmin önemli ismi Vasili Kandinski üzerindeki etkisi, Édouard Manet, Frédéric Bazille ve Edgar Degas’yla olan arkadaşlığı, Empresyonizm’in ayırt edici özellikleri.

Tüm bunların yanında Paul Signac ve Charles Gleyre gibi sanatçıların eserleri ve sanatlarının püf noktaları da bu kitapta. Umberto Arte ile Sanat 3 sizlere eşsiz bir sanat okuması vaat ediyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 384
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : Kuşe
Basım Tarihi : 4.2021
₺125,90

Sanat nedir sorusuna birbirinden farklı binlerce cevap verilebilir belki de. Üzerinde uzlaşmaya varılamayan, nesilden nesle sürekli güncellenen güzide tanımlardan birine sahiptir sanat. Bu özelliğiyle birçok politik meseleden daha tartışmalıdır kim bilir! Sanat nedir sorusunun cevabı çok kolay olmasa da “Sanat neyi anlatır?” sorusunun cevabı görece daha basittir: Eğrisiyle, doğrusuyla, sevinciyle, hüznüyle, hırslarıyla ve masumiyetiyle insanı… İşte bu yüzden sanat, sadece sanatçıyı ve sanatseveri değil, herkesi ilgilendiren bir tuhaf kavramdır. İşte her şeyiyle insanı anlatan bu alana dair, her şeyiyle insanı anlamaya çalışan bir büyük adamın görüşlerine bu kapağın altında ulaşabilirsiniz…

Okurlara sunmaktan mutluluk duyarız !


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 344
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2021
₺71,25

''Temiz fikirleriniz olsun istiyorsanız, onları gömlekleriniz kadar sık değiştirin.''
-Francis Picabia

Hayal kırıklığı içinde on iki öfkeli sanatçı...
On iki Dadaist!

Yaşadıkları dünyaya, savaşa, topluma, yokluğa, sanata ve çaresizliğe tepkililer. Tanık oldukları hatta kendilerinin de katılmak zorunda kaldıkları dünya savaşlarının sadece mal ve can kaybına yol açmadığını, geride kalanlar üzerinde de büyük ekonomik ve ruhsal yıkımlara neden olduğunu görüp yaşayan on iki anarşist...

Savaş mağduru bu asi çocuklar, yaşananlardan dolayı kırgındılar, üzgündüler. Yeteneklerini büyük bir öfkeyle sergilemek için bir araya gelmeye karar verdiler sonunda.

Otoriteye karşı duracaklar, herhangi bir lidere ya da ideolojiye ihtiyaç duymadan burjuvazinin kirli sanatına meydan okuyarak o kirli sanatı yerle bir edeceklerdi.

Her şeyi yıkıp yeniden başlamak isteyenler için ilhamla ve umutla dolu bir yıkım rehberi...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 208
En / Boy : 11.5 / 17.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2021
₺44,90

“Gerçek zaten vardır, yalanı icat etmek gerekir.”
-Georges Braque

Fotoğraf makineleri, ses kayıt cihazları, telefonlar, otomobiller, uçaklar ve bilumum icatlar peyda oldu, mertlik bozuldu.

Ressamların olanı olduğu gibi resmetmelerinin hiçbir anlamı kalmadı. Fotoğraf makinelerini aşmaları gerekiyordu artık.

Böylece ne oldu?

Müjdeler olsun kübizm doğdu!

Hareketin başını çeken Pablo Picasso, geleceğin fotoğrafçılığı ve videografisi arasında kalan ressamlara eğer hayatta kalmak istiyorlarsa resmin yeniden icat edilmesi gerektiğini söyledi.
Artık yeni bir bakış açısı lazımdı hayatta kalmak için.

Yedi özgürlükçü sanatçı, bu yolda devrim niteliğinde bir bakış açısı icat etti. Ömrünün ne kadar uzun ya da kısa olduğu mühim değildi. Mühim olan icat edebilme cesareti ve özgürlüğüydü.
Hayatta kalmak için yeni bakış açıları icat etme cesareti arayanlara sarsıcı bir rehber...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 216
En / Boy : 11.5 / 17.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2021
₺44,90

Mason Currey’nin Günlük Ritüeller’i dünyanın yaratıcı kadınlarıyla devam ediyor!

Bu kitapta George Eliot’tan Zadie Smith’e, Susan Sontag’tan Doris Lessing’e, Virginia Woolf’tan Maggie Nelson’a, Shirley Jackson’dan Patti Smith’e, Mary Shelley’den Pina Bausch’a ve Frida Kahlo’dan Marie Curie’ye farklı alanlarda üreten, farklı dönemlerde yaşayan, farklı normlarla yüzleşen yüzlerce kadın sanatçının yaratabilmek için mücadele ettiği günlük engelleri ve sarıldıkları günlük ritüelleriyle bambaşka esin, korku ve neşe kaynaklarını keşfedecek, çağlar geçse de değişmeyen zorunluluklara tanıklık edeceksiniz.

“Yazmak kendini harcamak, kendinle kumar oynamaktır.” -Susan Sontag

“Deneme yanılmayla ilerlersin ve ihtiyaç duyduğun, seni besleyen şeyi, içgüdüsel ritmini ve rutinini bulduğun zaman da onun üzerine titrersin.” -Doris Lessing

“Yaşam yaşamı doğurur, enerji enerjiyi yaratır. İnsan kendini harcayarak zenginleşir.” -Sarah Bernhardt


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 322
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 10.2020
₺62,64

Dünyada sayısız medeniyet önce tüm ihtişamıyla varlık buldu, sonra da yok oldu. Hepsi tarih yazdı, fetihleri ve zaferleriyle övündüler. Ne var ki edindikleri tüm başarımlar birer birer o günkü anlamını yitirdi, takvimden eksilen her yaprak unutuluşun buruk anısına dönüştü... Tabii zamanı dize getirip insanoğlunu gizemleri, mitleri ya da anıtsal yapılarıyla hâlâ büyüleyenler dışında!

Celil Sadık, Uygarlığın Ayak İzleri serisinin ikinci kitabında, kum saatinin akışını dondurarak tarihi birkaç bin yıl geriye sarıyor; sanat dallarının konu etmekten asla vazgeçmediği, mitler ve masallardan yapılma bir labirenti adımlıyor. İlk kitabından aşina olduğumuz romansı diliyle Mısır’ın altın kumları arasına gizlenen ölümsüz krallardan, Antik Yunan tanrılarının şaşırtıcı öykülerinden ve asırlardır ayakta duran bir kilisenin gizeminden söz ederken uygarlık tarihinin en görkemli yapıtlarını da gözler önüne seriyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 240
En / Boy : 16 / 24
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2020
₺85,70

Resim, heykel, klasik müzik, edebiyat, çizgi roman ve sinema yazılarından oluşan Yapı(t)söküm, sanat eserlerinin işaret ettiği, vurguladığı, indirgediği, soyutladığı, örttüğü, betimlediği, kavramsallaştırdığı bileşenleri yalınlıkla deşifre ediyor. Sanat yapıtlarının estetik ve felsefi yapılarını rasyonel fakat duygulu bir dilde söküyor.

“Keşke elinizdeki kitabı ben yazmış olsaydım, bu cümleyi de Yalın Alpay kursaydı.”
– Murat Menteş

“Yalın Alpay eline kalemi alıp, resim, müzik, edebiyat hakkında yazdığında, Roland Barthes’ın metin hazzı dediği hazzı yaşatır okuruna. Güçlü bir gözlem ve analiz eşliğinde en karmaşık konular, Alpay’ın kaleminden çıkan tümcelerde en sarih biçimini bulur. Bakışı öylesine yetkinleşmiştir ki tüm bir yaşamı ya da eseri o tanık olduğu parçasından yakalar ve gerçeğini olanca açıklığıyla dile getirir. Sanatın farklı dallarına dair değinilerinin olduğu bu kitapta, berrak bir dil, duru ve eylemde bir zihinle karşılaşacaksınız.”
– Prof. Dr. Nilgün Tutal, Galatasaray Üniversitesi

“Yalın Alpay rafine sanat yazılarıyla, görsel sanatlardan edebiyata; sinemadan klasik müziğe, sade ama bir o kadar etkili kalemi aracılığıyla geziniyor. Üstelik sanat yazımının alışıldık dışlayıcı yaklaşımına karşın, kapsayıcı ve kucaklayıcı. Sanatın farklı disiplinleriyle, tarihten psikanalize ve felsefeye, pek çok ilişkiyi okuyucu için açan bu yazın seçkisiyle, günümüz sanatına çok daha geniş bir perspektifle bakacaksınız.”
– Dr. Kumru Eren, Borusan Contemporary Direktörü

“ ‘Hocam, ne yapalım’ diyenler! Bu kitabı okuyun.”
– İlker Canikligil


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 320
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2020
₺58,90

Goncourt ödüllü romancı, de Gaulle döneminin kültür bakanı, sanat tarihçisi André Malraux’nun, Paris’in Alman işgalinden kurtulması ve 2. Dünya Savaşı’nın sonlanmasıyla 1947’de yazmaya başlayıp 1963’te tamamladığı Düşsel Müze, hiç şüphesiz sanat tarihinin en tartışmalı kitaplarından biri.
 
Malraux’nun, izleyicilerin sanat eserleriyle kurduğu ilişkiyi merkeze alarak Yapıt, Biriciklik, Müze, Röprodüksiyon, Sanat Tarihi gibi kavramları tartıştığı Düşsel Müze, Walter Benjamin’in “Tekniğin Olanaklarıyla Yeniden Üretilebildiği Çağda Sanat Yapıtı” adlı klasik metniyle birlikte 20. yüzyıl sanat tartışmalarının merkezinde yer almayı sürdürüyor.
 
Düşsel Müze, eserler arasındaki diyaloğun öneminin altını çizerken, sanat tarihinin ideal diyaloğunun, imgelemimizdeki düşsel müzede ve ancak eserlerin karşılaştırılmasıyla gerçekleşebileceğini vurguluyor. Malraux, fotoğraf ve çoğaltma tekniklerinin gelişmesiyle, yalnızca Batı sanatının değil, farklı kıtaları kapsayan bütünlüklü dünya sanatının eşsiz örneklerinin bir araya gelebildiği, birbirleriyle konuşabildiği bir çağdaki başkalaşımın, algı değişiminin alışageldiğimiz sanat tarihi okumalarını nasıl değiştirdiğini, yeni ilişkilendirme olanakları sunduğunu, Müze’nin duvarlarını yok ettiğini anlatıyor.
 
Malraux sanat tarihini önce parçalara ayırıyor daha sonra yeni bir bakış açısıyla tekrar bir araya getiriyor. Malraux’nun soruları bugün de geçerliklerini sürdürüyor, dijital çağın yeni olanakları karşısında sanat yapıtının tekilliğini korurken aynı anda ağın dört bir yanında varoluşunu sürdürmesi arasında yaşanan gerilimin ve buradan doğan yeni teorilerin tarihsel arka planını sunuyor.
 
Malraux’nun ele aldığı eserlerin renkli röprodüksiyonlarının eşlik ettiği bu özel baskı, tüm sanatseverler için vazgeçilmez bir kaynak.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 228
En / Boy : 19 / 22,5
Kağıt Cinsi : Kuşe
Basım Tarihi : 12.2020
₺206,80

Bir Belgeseli Gerçekleştirmek, kendi çalışmalarınızın gelişimine katkıda bulunacak, zaman aşırı ilkeler sunan, form üzerine kusursuz ve kapsamlı bir çalışma. Belgesel yapmaya hevesli olanlar kadar halihazırda belgesel yönetmenleri için de ideal olanı araştıran Bir Belgeseli Gerçekleştirmek, teorik olduğu kadar pratik açıdan da üretimin ve yeniden-üretimin tüm safhalarını mercek altına almakta: projeler, çekim pratikleri, fikir geliştirme süreçleri kitabın dokusunu oluşturmakta. Belgesel yapım sürecindeki hem kurucu temelleri hem de ileri meseleleri tartışan kitap, belgesel yapımına uygun bir fikri araştırmak ve bu fikri parlatmak, bir ekipman geliştirmek, belgesel için gerekli olan ekibi yönetmek, çekim sırasında kontrolü kaybetmemek gibi türlü ince ayrıntıyı da içeren muazzam bir metin...

“Bu kitabı ziyadesiyle değerli kılan şey yazarın durmaksızın kendi sanatının felsefi temellerini araştırması ve bu esnada film yapım sürecinin teknik kısımlarını asla yitirmemesidir...”
Jonathan Luskin, Flying Moose Pictures, San Francisco

“Bu kitabın en kuvvetli tarafı yaratıcı bir hikâye anlatıcılığı olarak belgesel film yapımcılığı üzerinde durması... Kitap, genç film yapımcılarına pazardaki herhangi bir başlıktan çok daha fazla etik bir temel sunmaktadır.”
Phil Hopper, Fordham Üniversitesi

“Zekice ve ustaca kaleme alınmış olan Bir Belgeseli Gerçekleştirmek, her bel- gesel yapımcısının kitaplığında kendine önemli bir yer bulacak bir kitap...”
Videomaker Dergisi

Michael Rabiger
Michael Rabiger 35’ten fazla filmi yönetmiş ya da düzenlenmesine katkıda bulunmuştur. Columbia College’da etkin bir Belgesel Merkezi kuran Rabiger şimdilerde Emeritus Profesör olarak çeşitli ülkelerde seminerler düzenliyor; konuk profesör olarak da New York Üniversitesi’nde dersler veriyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 768
En / Boy : 16,3 / 26,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2020
₺116,00

Dünya sinemasından seçilmiş 426 film...

Ne Çok Başyapıt İzledik!

Benim için bu yıllar gerçekten de başyapıt keşfetme yıllarıdır. Yazdığım 426 filmin içinde türlerin zenginliği şaşırtıcıdır: fantastikten bilim-kurguya, kara-filmden savaş filmlerine, müzikalden biyografilere… Ama ayrıca Nazi soykırımı, ırkçılık, kadın sömürüsü, eşcinsellere baskı gibi daha yaşamsal ve hâlâ güncel temalara da bolca değinilmiştir.

Ayrıca kolay kolay hiçbir türe girmeyen ve her biri ayrı sürprizler içeren yapımlar da vardır: Parazit’ten Roma’ya, Birdman’dan Carol’a, Joker’den Diriliş’e, Yüzündeki Sır’dan Aşıklar Şehri’ne, Sevgisiz’den Yaz’a, Ay Işığı’ndan Whiplash’a, İda’dan Genç Karl Marx’a… Yaşanan büyük bunalımın tam eşiğinde sinemayı yenileyen ve bütünsel bakınca, her şeye karşın gelecek için umut veren filmler...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 400
En / Boy : 16 / 23,5
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 12.2020
₺116,88

Assur kenti ve adını bu kentten alan krallık, MÖ 2. binyılın başlarında Kuzey Irak’ta, Dicle Nehri kıyısında kurulmuş ve MÖ 7. yüzyılın sonlarına kadar yaklaşık 1400 yıl neredeyse kesintisiz biçimde varlığını sürdürmüştür. Assur kral listeleri, bazı belirsizlikler olmakla birlikte, önce 1000 yıldan uzun süre Assur’da (Kalat Şerkat) sonrasında ise Yeni Assur Dönemi boyunca sırasıyla; Kalhu (Nimrud), Dur-Şarrukin (Horsabad) ve Ninive (Koyuncuk) gibi başkentlerde hüküm süren kralların adlarını içermektedir. Assur bu yönüyle, Önasya’da yönetim biçimini ve kurumlarını en uzun süre devam ettiren devletlerden biridir. Mezopotamya’da MÖ 4. binyılda şekillenen, Sümerlerin ve Akkadların katkısıyla gelişen devlet modeli, uzun tarihsel süreç boyunca Assurluların katkısıyla olgunlaşmıştır. Yeni Assur Krallığı’nın köklü Mezopotamya uygarlıklarından aldığı birikimle oluşturduğu bu model, krallık anlayışı ve saray planı, birimleriyle birlikte Önasya’da Assur sonrasındaki bütün krallıklar ve imparatorluklar tarafından benimsenmiş ve birçok yönüyle taklit edilmiş gözükmektedir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 440
En / Boy : 16,5 / 24
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2020
₺35,00

Hayatımızı güzelleştiren resim sanatının yolcuları; ressamlar…

Bir tuvale insanı, zamanı ve evreni sığdırabilen renk sihirbazlarıdır onlar. Renkler öyle dans eder ki fırçalarının ucunda, gerçekler hayallere, hayaller gerçeklere dönüşüverir bir anda. Bazen eksik kalır o şaheserler. Bir renk daha olsa tamamlanacak gibi gelir ustasına. Ve düşer ressam o kayıp rengin peşine, tamamlamak için sanat yolculuğunu.

Resim sanatının yedi harika ressamıyla birlikte kayıp rengi arıyoruz. Ve renklerin cümbüşündeki yolculuğumuza seni de bekliyoruz.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 192
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2020
₺22,50

Bunuel sinemasına farklı bir pencereden bakan Evrim Nacar, ölüm ve erotizm arasında dengesini bulmuş yönetmenin hayatının farklı dönemlerine ait dört filminin gizlerine tanıklık etmeye çabalamıştır...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 208
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 11.2020
₺45,10

Hans Belting, modernliğin, tarihin ve nihayet insanın sonunun ilan edildiği çağdaş zamanlarda, modernlikten beri sanata yön vermiş olan “sanat tarihi”nin de sona erdiğini öne sürüyor.

“Sanat tarihinin sonu”, sanatın ya da sanatla ilgilenen bilimin sona erdiğine değil, sanatta ve sanat tarihi söyleminde yerleşmiş bir geleneğin bittiğine işaret ediyor. Sanat tarihinin kurduğu çerçeveye sığamayan çağdaş sanatın sonunda onu parçaladığını öne süren Belting, günümüzde sanat üzerine düşünmek ve yazmak için bambaşka bir yaklaşıma ihtiyaç olduğunu savunuyor. Özellikle İkinci Dünya Savaşı sonrasında Avrupa ve ABD’de modernizm ve avangardın seyrini izleyerek, çağdaş sanattaki gelişmelerin kökenlerini ve sonuçlarını irdeliyor. Yüksek/düşük kültür ayrımı, sanat eleştirisi karşısında sanat tarihi, modernizmin sanat tarihinde icat edilişi gibi meselelere eğiliyor.

“Modernizmin mücadelesini verdiği tabulardan kurtuluş, sanat hiç kimseyi kışkırtmaz olduğundan beri değerini yitirdi Modernizmin icadı olan burjuva-karşıtı avangardın meydan okuması, burjuvazinin çöküşüyle birlikte avangard da düşmansız kaldığı için, ortadan kalktı. Bir “seçkinler kültürü” imgesi etrafında yapılan tartışma, herkesin kendi seçimini yapabileceği bir kitle kültürü düzeyinde hükümsüzleşti. Son olarak da, kimliğin ya da çelişkinin yeri olarak tarih, her yerde hazır ve nazır ve kullanılabilir olduğu ölçüde, otoritesini yitirdi. Böylelikle tarihsel kültürümüze yön veren imge olarak sanat tarihi de ortadan kalktı.”

-Hans Belting


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 343
En / Boy : 13 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2020
₺60,00

Sanatın Öyküsü, bugüne kadar yayımlanmış sanat kitapları arasında en tanınmış olanlarından biridir. Bilinen ilk mağara resimlerinden, günümüzün deneysel sanatlarına kadar geniş bir dönemi ele alan önemli bir başlangıç kitabı olarak, yayımlandığı günden beri rakipsizdir. Prof. Gombrich, sanat alanındaki derin bilgisini, sanat çalışmalarına duyduğu sevgi ile birleştirip aktarabilen gerçek bir usta olarak kabul edilmektedir.

Sanatın Öyküsü’nün dünya çapında kazandığı büyük başarı, anlatımındaki yalınlığa ve açıklığa dayanır. Yazar amacını, “daha iddialı çalışmaların sayfalarını dolduran çok sayıdaki isim, dönem ve üslupla anlaşılabilir bağlantılar kurabilmek” olarak tanımlar. Gombrich, görsel sanatların psikolojisi konusundaki bilgilerini de kullanarak, sanat tarihini, “içindeki her eserin geçmişle bir bağ kurup, geleceğe işaret ettiği, sürekli iç içe geçen ve değişen gelenekler dizisi” ve “bugünü piramitlerin çağına bağlayan canlı bir zincir” olarak görmemizi sağlamıştır.

Sanatın Öyküsü, yeni cep boy formatında, sanata yeni başlayanlar için ilk seçenek olma özelliğini sürdürmektedir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 1052
En / Boy : 11 / 18,5
Kağıt Cinsi : Kuşe
Basım Tarihi : 7.2020
₺250,75
1 2 3 ... 54 >
Çerez Kullanımı