• İndigo Kitap Kampanya
    İndigo Yayınlarında kaçırlmayacak fırsat'
  • Destek Yayınları Kampanya
    Destek Yayınları Kampanya
  • Kara Karga Kampanya
    Kara Karga Kampanya
  • Beyaz Baykuş Kampanya
    Beyaz Baykuş Kampanya
  • İmzalı Kitaplar
    İmzalı Kitaplar

“Anadolu kaplanlarından bir müteşebbisin 70 yıllık iş tecrübeleri ışığında ibret veren yaşantısı.”

Hayatının dönüm noktasında olanlara...

Sanayici ve iş adamı Hüseyin ARICA, Türkiye’de 500 sanayici arasına girmiş, binlerce ton irmik, un, makarna, tahıl ve tekstil ürünleri ihraç etmiş, 13 adet fabrika kurmuş, ülkemize milyon dolarlar kazandırmış; girişimci, işkolik ve arı gibi çalışkan bir kişiliğe sahip, binlerce kişiye iş ve aş vermiş, yaşam savaşını hakkıyla kazanmış bir yazardır.

Satış gelirlerinin LÖSEV ve ÇYDD’ye bağışlanacağı bu kitapta anlatılanlar, Cumhuriyet tarihinde yaşayan Türk toplumundan manidar renkler sunmakla birlikte, adı olan “Nereden Nereye” isminin de içini doldurmaktadır. Eser çalışmak, üretmek ve büyümek isteyen insanlara yol gösteren bir rehber, iş yaşamına girecek herkesin de mutlaka okuması gereken bir yapıt özelliği taşımaktadır kanaatimce.

Kemal TÜRK
Eğitimci-Yazar


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 232
En / Boy : 13.5 / 19.5
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 12.2021
₺56,90

Namık Kemal Biçer, Adana’nın bir köyünde başlayan yaşamında birçok badire atlatmış, büyük başarılar yakalamış ancak büyük çöküşler de tatmış bir iş insanıdır. Bir otobiyografi olan elinizdeki kitapta, yazarın yaşamının arka fonunda Türkiye’nin 40 yıllık ekonomik, siyasi ve sosyokültürel tarihini de okuyacaksınız.

Biçer’in yaşamında giriştiği ticari faaliyetlerde yolunun kesiştiği Süleyman Demirel’den Sakıp Sabancı’ya, Deniz Baykal’dan Sedat Peker’e, Mustafa Koç’tan Zülfü Livaneli’ye, Gaffar Okkan’dan Hanefi Avcı ve Ahmet Kaya’ya kadar pek çok ünlü ismin de dahil olduğu bu hikâye, yolun başında olan veya yolu kaybettiğini düşünen birçok insan için ilham verici bir edebi lezzet vaat ediyor. Yolu bir dönem politikayla da kesişen Namık Kemal Biçer, namı diğer Pink Namık, Türk siyasetine dair anekdotları nüktedan bir dille aktarırken, “CHP’de Kürt açılımı”nı bizzat başlatmış olmak gibi hikâyelerle de şaşırtıcı bir bakış açısı sunuyor.

“32 yıllık ekonomi gazeteciliği yaşamımda duayen iş insanı Sakıp Sabancı dahil yüzlerce patronla röportaj yaptım. Yaşamları, düşünceleri, başarılarına dair sorular sorup, yanıtlar aldım. Ancak az sayıda kişinin yaşamöyküsünden etkilendim. Namık Kemal Biçer, etkilendiğim iş insanlarından biri oldu. Bu kitabı, kariyer hedefine girişimciliği koyan herkese öneriyorum. Başarıyla başarısızlığın, şansla talihsizliğin, güzellikle çirkinliğin, inişlerle çıkışların bu kadar güzel harmanlandığı ilham veren bir yaşamı okumak herkese iyi gelecek.”

Mehmet Uluğtürkan
Gazeteci


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 300
En / Boy : 13.7 / 21.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2021
₺35,90

Yepyeni bir Dede Korkut hikâyesinin romanı olan Tolgunay, Dede Korkut Hikayeleri'ne getirdiği yeni ve modern yorumla Türk edebiyatında bir ilki gerçekleştirmektedir.“24. Hikâye” olma özelliğini “24 Oğuz Boyu”nun adından alan kitap, cesur ve savaşçı kadın Tolgunay’ın hikâyesini anlatmaktadır.

Orta Asya bozkırlarından Karaçuk Dağı’nın eteklerine, Oğuz obasından Kıpçak Kalesi’ne doğru inandıkları değerler uğruna at koşturan kahramanlarımız soluksuz bir maceranın, aşkın, hüznün ve ihanetin içinde zor kararlar verip ölümcül mücadelelere girişeceklerdir.Tolgunay, sizleri sürükleyici bir kurgunun içinde Oğuzların dünyasına çağırmaktadır.***“

Hafif yel, savaşçı ruhunun ele geçirdiği bedeninde sakinleştirici dokunuşlarla gezmeye devam ediyordu. Umudu tutuşturan bir kıvılcımdı bu, kırlarda koşan özgür yılkıların ruhuydu. Serin, taze ve dirilticiydi. Etine abanmış zırhtan içeriye doğru usul usul sızıyordu. Yorgun değildi artık. Ölüme hazırdı ve hiçbir cesaret, ölüme hazır bir yürekten daha korkusuz olamazdı.

Yaklaştı. Kılıcını iyice kavrayıp kalkanını yüz hizasına kaldırdı. Rakibi de aynı şeyi yaptı. Yavaş yavaş en uygun anı kollamak için dönmeye başladılar. Seyirci sessizleşmişti, birazdan akacak kanın şehvetine bir hazırlıktı bu, birazdan akacak kanın ruhlarında yaratacağı depremi bekleyişti.”


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 376
En / Boy : 13.5 / 19.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2021
₺44,90

ARKA KAPAK YAZISI

 

Yaptığınız iyilik yaşamınızı bir felakete sürüklerken gerçek aşkı bulsaydınız ne yapardınız?  Aşka ve iyiliğe sırtınızı döner miydiniz yoksa her ikisi için de savaşır mıydınız?

 

Duru savaşmayı tercih etti…

 

Sima, bebeğini  Duru’ya bırakıp kaçmıştır. Üstelik doğum belgelerine anne olarak Duru’nun adını yazdırarak! Duru genç yaşına rağmen bu büyük sorumluluğu üstlenir ve bebeğin babasını bulmaya karar verir. Bir çocuğu olduğunu öğrenen Toprak ise ailesi, nişanlısı ve hiç tanımadığı bir kadın arasında kalır ve hayatı eskisinden daha da karmaşık hale gelir…

Koca bir yalan sonucu yeşeren aşk ve beraberinde getirdiği yıkım sizi

satırlara hapsedecek…

 

 

The Wattys 2016’da “Yazarın İlk Eseri” kategorisinde ödüle layık görülen ve bugüne dek Wattpad’de 5 milyonun üzerinde tıklanan Duru Bir Umut çarpıcı üslubu ve heyecan veren olay örgüsüyle dikkat çekiyor. Melisa Çankaya büyük yankı uyandıran ilk kitabında okurlarını şaşırtıcı bir yolculuğa davet ediyor.

₺38,90 KDV Dahil
Yedi genç. Hepsi de birbirine yabancı. Ama ortak bir özellikleri var: korkuları... Hayatlarını zorlaştıran fobilerinden kurtulmak üzere Dr. Stevens’a başvurmuşlardı. Tedavilere yanıt vermeyince doktorun tavsiyesi ve ailelerinin onayıyla, bir tür özel klinik olan Eden Kalesi’ne gönderildiler. Kasvetli bir ormanın içinde ıssız bir kaleyi andıran bu binada yaşlı bir adam özel bir tedavi uyguluyordu. Dr. Stevens aileleri Eden Kalesi’nin kesin çare olduğuna inandırmış olsa da, doktorun "7" adlı gizli dosyasına ulaşan Will bu kalenin kendilerine mezar olacağını sezmişti. Şimdi tek istediği, âşık olduğu Marisa’yla birlikte buradan kurtulmak. Fakat bunu başarmak için Eden Kalesi’nin ardında yatan kirli gerçeği ortaya çıkarmak zorunda... Karanlık Cennet, bir sonraki sayfaya geçmeye korkacağınız, sürükleyici bir gerilim."Los Angeles Times"Heyecan dolu, harika bir gençlik serüveni...! "Bulletin of the Center for Children’s Books Tedavi olacaklarını zannederken içine düştükleri korkunç tuzakla yüzleşmek zorunda kalan yedi gencin tüyler ürpertici hikâyesi..." -Kirkus Reviews-
Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 245
En / Boy : 13,5 / 21,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .
₺22,90

“Sen benimsin, seni artık hiçbir zaman görmesem de! Korkunun o uçsuz bucaksız sahasına girmediği müddetçe biliyorum, ama senin bana olan ilgini kesinlikle bilmiyorum, senin ilgin tamamen korkuya ait.

Sen de beni tanımıyorsun Milena…”

Franz Kafka’nın bütün ruhuyla kendini adadığı bir aşk ve o aşkın satırlara yansıyan sonsuz tanıklığı…

Kafka’nın Milena Jesenská ile bir dost meclisinde başlayan tanışıklığının ardından ölümsüz bir aşka dönüşen mektuplaşmaları dönemin edebiyat ortamına da ışık tutuyor. İnsanın korku ve kaygılarını, yalnızlığını, yabancılaşmasını benzersiz bir biçimde dile getiren Kafka’nın düş dünyasına okuru davet eden Milena’ya Mektuplar, bitmek tükenmek bilmeyen bir lirizmin büyüleyici bir başyapıtıdır aynı zamanda...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 400
En / Boy : 13,7 / 21,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2016
₺31,90
Konu Aşksa
Aşk, uçurumun kenarında yürümektir bazen...
Bazen de dipsiz bir kuyuya düşmektir...
Kör eder, sağırlaştırır.
Çoğu zamansa büyülü bir masal dünyasının kapılarını aralamaktır aşk.
Yüreğinde bir yerlerde bir ağacın büyütülmesidir. 
Aşk, ruhun sevincidir.
Konu aşk olunca ya Araf'ta kalırsınız ya da gökyüzünde yıldızlarla 
birlikte yaşadığınızı sanırsınız.
Modern hayatın kalabalık meydanlarında var olmaya  çalışan bir kadın ve onun hayalleri...
Üç kurşun gibi yüreğe çarpan gün.
Bilmediği bir kent ve tanımadığı bir adamla geçip giden o üç günün hikâyesi...
Ve bütün hayatların buluştuğu ya da kaybolduğu İstanbul'a dönüşüyle kendisini bekleyen sürprizler.
Sorgulayışlar... 
Yaşadıklarıyla yüzleşmenin ıstıraplı saatleri.
Ve hayatını temize çekme günleri...
Hande Ertekin, satırlarında doğru ile yanlışın izini sürüyor. 
Konu Aşksa, bir kadını aşk uğruna alacağı kararlardan hiç kimse döndüremez, tüm yaşamını değiştirecek olsa bile!
Sayfa Sayısı             200      
Ebat:         13.7x21.5
Kağıt / İçBaskı: III.Hm Enzo
Cilt / Kapak:            Amerikan/  Amerikan Bristol    
ISBN / Barkod:           9789751038067
₺30,90

40 yaşında, yalnız ve 14 Şubat'ta doğmuş bir kadın olmak. Kamyon çarpsa daha mı iyi? Kadınlar için 35'ten sonra gonk çalıyor ve hayatın, aşkın, yuva kurmanın, çocuk yapmanın devri kapanıyor mu? Başlarına meteor düşme ihtimali aşkı bulmaktan daha mı yüksek?

Demet Cengiz diyor ki: "Hayır, yok öyle bir şey. Bir kere piyasa şartları öyle değil. Daha ilk girişimini yapamamışlar gibi, ilk girişimleri başarısızlıkla sonuçlanan ve ikinci tura dönmeye hazırlananlar var pazarda. Hatta üçüncü, dördüncü tura..."

Bir kızı bin kişi ister ve belki bir tanesi bile alamaz!


Dağıtım Tarihi: 02.06.2017

Sayfa Sayısı   272

Ebat: 13.7x21.5

₺33,90

Pek çok korku romanı yazarı, romanlarda ruh halinin önemli bir faktör olduğunu vurguluyor. Stephen King ise onlara katılmıyor ve düşüncesini şu sözlerle açıklıyor: "Ben hikâyenin fevkaladeliğine inanırım. Konu, ruh hali, hatta karakterler ve dil ikinci planda kalır."

King'in deyimiyle "inanç, mutluluk ve iyimserlikle" yazılan bu öyküler onun haklılığını kanıtlıyor. Konu, ruh hali, karakterler ve dil değişken ama hikâye olağanüstü.
Bu kısa öyküler koleksiyonunda Stephen King yazarlık becerisini yine gözler önüne seriyor. Öykülerde hayaletler, hatta öldürmek için yanıp tutuşan, takırdayan dişler bile var. Anlayacağınız Stephen King hayranları yine çok keyif alacak.

Rüyalar Karabasanlar II, orijinali yirmi beş bağımsız öyküden oluşan ve ilk sekiz öyküsü Rüyalar Karabasanlar I adıyla yayınevimizden çıkan kitabın devamı niteliğindedir.

 

Sayfa Sayısı : 207
Basım Tarihi : Mart 2017
Kapak Türü : Ciltsiz
Kağıt Türü : 3. Hamur
Dili : Türkçe

₺39,90

Stephen King efsanesi, ucu bilinmeyene doğru giden
yepyeni bir soruşturmayla geri döndü.

Maine sahili açıklarındaki bir adada ölü bir adam bulunur. Cesedin üzerinde kimlik yoktur. Birtakım ipuçları, iki yerel gazeteci ve adli tıp eğitimi gören bir öğrenci sayesinde ortaya çıkar. Ancak adamın kimliğinin belirlenmesi bir yıldan fazla sürecektir. Ölen adamın ve ölümünün şaşırtıcı koşulları hakkında bilgi sahibi olundukça, çözümden de o denli uzaklaşılmaktadır. Bu, olanaksız gibi görünen bir suç mudur, yoksa çok daha garip bir olay mı?

Esrarın kalbindeki karanlık ve esrarlı olayları araştırma dürtümüz hakkında olan bu hikâyeyi Stephen King'den başkası anlatamazdı.

Stephen King, Dashiell Hammett'in Malta Şahini'nden ve Graham Greene'in eserlerinden izler taşıyan bu kitabında, konusu esrarın doğasından aşağı kalmayacak kadar şaşırtıcı bir hikâyeyle karşımıza çıkıyor.

 

Sayfa Sayısı : 144
Basım Tarihi : Mart 2017
Kapak Türü : Ciltsiz
Kağıt Türü : 3. Hamur
Dili : Türkçe

₺26,90

Tüm zamanların en çok satan yazarlarından Stephen King, sizi neyin korkutacağını herkesten daha iyi biliyor. Ölüm Dansı’nda kendisi dışında hangi yazar ve yönetmenlerin bu konuda iyi olduğunu örnekleriyle açıklıyor. Edebiyat ve sinemada korkuyu incelediği bu farklı kitabında King, korkunun balo salonundaki gezisine sizi de davet ediyor. Elini tutun ve dans başlasın!..

“Dehşeti en güçlü duygu olarak görüyorum ve okuyucuyu dehşete düşürmeyi hedefliyorum. Dehşete düşüremeyeceğimi fark ettiğim zaman korkutmaya çalışıyor, korkutamayacağımı anladığımda iğrendirmeye bakıyorum.”

- STtephen King

“Bu kitabın verdiği hisse dair bir fikir edinmek istiyorsanız, kendinizi gece yarısı bir kamp ateşi etrafında toplanmış ve birbirinize sokulmuş hayal edin… King inanılmaz yaratıcı bir sanatçı!”

- Houston Chronicle

“King’den korkunun anatomisi…  Hayaletler, vampirler, canavarlar ve perili evler dahil!”

- Los Angeles Times

 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 605
En / Boy : 13,5 / 21,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2017
₺68,90

Hafıza (isim, ruh bilimi) Bellek: Yaşananları, öğrenilen konuları, bunların geçmişle ilişkisini bilinçli olarak zihinde saklama gücü, dağarcık, akıl, zihin.*
 
Ajanda (isim): Gerekli notların unutulmaması için yazıldığı takvimli defter, andaç.*

Karga Kafası: Alemlerin sevilen karakteri. Muhalif, duygusal, romantik ve tiryaki.

Karga Kafası Ajanda 2017: Hafızasız bir toplumda unutmamamız gerekenleri hatırlatan, bugün geleceğe ve an’a not tutarken, yarın dünü hatırlayabilmeni sağlayacak olan.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 192
En / Boy : 10,5 / 15
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2016
₺15,90

“Evet sana çok kızdım, çok kırıldım, bazen de çok özledim seni. Ama biliyor musun, günler geçtikçe tüm bu karmaşık duygular yerini sadece minnete bıraktı. Çünkü sen beni karanlık bir dünyadan çekip çıkardın, dünyanın harika renklerle dolu muhteşem bir yer olduğuna inandırdın, her şeyden önemlisi kendime inanmamı sağladın. Sadece bunun için bile sana çok şey borçluyum, sana hayatımı borçluyum...”

Şu koca dünyada bazen kendini yapayalnız hisseder, sığınacak bir liman, sıcacık bir insan nefesi arayıp durursun... Sonra birden, tam da ümidi kesmişken, hayat yolunda tek başına kalmış ve beklemekten yorulmuşken, koca ömürden vazgeçmeye hazırken; işte tam da o sırada gerçekleşir mucize... Hiç ummadığın yerden gelir... Artık ümidi kestiğin anda, kimseye verecek hiçbir şeyinin kalmadığını düşünüp yıllardır biriktirdiğin hazinelerini kilit altına aldığın anda çıkagelir... 

Bir gün kapın çalar ve sen heyecanla yerinden sıçrarsın. Gözyaşlarını, tüm kötü anılarını, birikmiş hayal kırıklıklarını ardında bırakır ve kapıya uzanırsın.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 184
En / Boy : 13,7 / 21,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2016
₺22,90

Naylon Fiyaka adlı romanı okurken ne yalan söyleyeyim Zafer Ercan’a gıpta ettim. Benim hayalimde canlandırdığım birçok olayı o bizzat yaşamış, benim ancak roman sayfalarında karşılaşabileceğim suçlularla, o zengin insan çeşitliliğiyle yüz yüze gelmişti.

Hiç şüphesiz Naylon Fiyaka Türkiye’nin ilk narkotik polisiyesi olarak polisiye edebiyatımıza yeni bir ivme katacak, yeni bir soluk getirecek.
Ahmet Ümit

Yavuz Yaman, Narkotik Şube’nin gözü pek komiseri! Uyuşturucuyu yeryüzünden silmeye ant içtiğinden beri onu satanların azılı düşmanı. Bağımlıların kurtulması için canını dişine takan bir polis. Ne uyuşturucu kaçakçılarının ne de kullananların bitmeyeceğini bilse de kurtarılan her hayatın, altından daha değerli olduğuna yürekten inanan, adam gibi adam.

Bu uğurda zaman zaman biricik aşkı, karısıyla bile ters düşen bir baba. Fiyakası naylon olanları hapse, umutlu olduklarını gönlüne gönderen bir kahraman…

Yavuz Yaman ve ekip arkadaşlarının maceralarını okurken İstanbul’un göbeğinde narkotik olayların nasıl döndüğüne inanamayacaksınız!


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 376
En / Boy : 13,7 / 21,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2016
₺28,90

F. Scott Key Fitzgerald’ın klasik eseri Muhteşem Gatsby, 1920’lerin Amerikası’nda yaşanan ihtişamlı hayatların, sükseli partilerin, dans, müzik ve eğlencenin anlatıldığı, ardından Büyük Buhran’la birlikte foyası ortaya çıkmaya başlayan Amerikan rüyası idealinin de eleştirildiği gerçekçi bir romandır.

Gatsby, sahte Amerikan rüyasının parlak bir kahramanıdır.  Long Island’daki villasında şaşaalı partiler düzenler. Tek hayali I. Dünya Savaşı öncesi âşık olduğu kadının karşısına çıkıp onun kalbini yeniden kazanmaktır. Ancak Gatsby’nin hayatının aşkı Daisy artık evli ve çocuklu bir kadındır. Buna rağmen pes etmeyen Gatsby bir rüyaya dalar ve gördüğü bu rüya gerçeklerle kesiştiğinde her şey değişir.

Gatsyby’nin rüyasının çöküşü, Amerikan rüyasının da çöküşüdür aslında.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 184
En / Boy : 13,5 / 21,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2016
₺18,90

denizin altında boğulan ben
denizin üstünde yürürüm

kurumuştur içimdeki nefret gölü
araf’ta hapisken

ve gelir beni kurtarır
güneşin oğlu

zeynep yasmin’in sevgiyle yazdığı dizeler
araf’ın ışığı’nda sizlerle buluşuyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 32
En / Boy : 11 / 16,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2016
₺13,90

"1.85 boyunda, buğday tenli, geniş omuzlu, dolgun dudaklı, kara gözlü ve muhteşem gülümsemesiyle karşısındakinin soluğunu kesen, delicesine sevdiğim bu adama nasıl hayır diyebilirdim ki!"

En mutlu gününde hayatının erkeğiyle nikah masasına doğru ilerlerken bunları düşünen Lara, yaşadığı bu rüyanın 2,5 yıl sonra kabusa dönüşeceğini nereden bilebilirdi! Yoksa ilişkilerinin en başından beri kocası olmasını istediği Ege'nin "doğru erkek" olmadığını içten içe biliyor muydu?

10 yıl birlikte olduğu adamı terk ettikten sonra tüm hayatı bir anda değişen reklamcı Lara bir yandan asılan erkekler, kıskanç arkadaşlar, işgüzar patronlar ve içindeki kadınlarla uğraşırken, diğer taraftan hem muhteşem aşka ulaşmaya hem de boşanma travmasını atlatmaya çalışıyor.

Boşan da Gel, genç yaşta boşanan güzel, kariyerinde başarılı bir kadının geçirdiği ruhsal değişimin sonunda aslında yaşadığı hayatın onu mutlu etmediğini fark etmesini ve "gerçek" Lara'yı bulmasını mizahi bir dille anlatıyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 224
En / Boy : 14 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2016
₺37,90

Franz Kafka’nın kült eseri Şato, modern dünya edebiyatının öncü metinlerinden biridir. Yazarın 1921-1922 yılları arasında yazmaya başladığı, ancak bitirmeden bıraktığı roman ölümünden sonra arkadaşı Max Brod tarafından 1926 yılında yayımlandığında eser tüm dünyada ilgi uyandırmış; farklı felsefi, politik, teolojik okumalara kapı aralamıştır. Katmanlı yapısıyla ve sembolik biçemiyle birçok yazar ve düşünürü derinden etkileyen Şato, modern dünyada yalnızlığa ve çaresizliğe direnmeye çalışan insanı çarpıcı bir şekilde resmetmeyi başarmıştır.

Kadastro memuru olarak yabancısı olduğu bir köye giden K.’nın serüveni, iktidar aygıtının işleyiş mekanizmasının metaforik bir dille anlatıldığı bitimsiz bir mücadeledir. Franz Kafka, K.’nın yaşadığı sürüncemede şato aracılığıyla iktidarın görünür fakat erişilemez yüzünü ustalıkla cisimleştirir. Şatoya giderek içine düştüğü karmaşadan kurtulmak isteyen K.’nın karşısında her seferinde başka bir bürokratik engel belirir. “Şato”ya ulaşmak artık bir varoluş mücadelesidir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 360
En / Boy : 13,7 / 21,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2016
₺29,90

Yıl 1856. Osmanlı Kırım Harbi’nden yeni çıkmış; ilk gazete, ilk banka gibi gelişmelerle yüzünü Batı’ya çevirmeye başlamış; Yeniçeri Ocağı dağılmıştır.

Bir yanda savaşın yaralarını sarmaya çalışırken diğer yanda da sarayın gereksiz harcamaları yüzünden borç batağına saplanan Osmanlı’nın başkentinde, halk bambaşka bir sorunla yüz yüzedir: Yangın!

Yağmacı tulumbacılardan korunmak için mahallelerinin tulumbacı sandığına maddi manevi destek veren Hasan Aziz Bey ve eşi, köşklerinde çıkan yangında yaşamlarını yitirirler.

Gönül yarasını unutmak için Kırım Harbi’ne giden Hasan Aziz Bey’in oğlu Ali Sait, harpten döndüğünde hem ailesini hem de evini kaybettiğini görür. Babasının başladığı işe sarılarak mahallesinin tulumba sandığını yeniden yapılandırmaya çalışır. Ama bir amacı daha vardır: Ailesinin katline neden olan yangının gizemini çözmek.

Saraya kadar uzanan entrikalar zincirinde Ali Sait ve arkadaşlarını nefes kesen bir macera beklemektedir. Peki ya Ali Sait tulumbacı arkadaşlarıyla yanan köşkleri söndürürken gönlündeki yangına dur diyebilecek midir?


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 424
En / Boy : 13,5 / 21,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2015
₺37,90

Son yılların en sıra dışı yönetmenlerinden biri olan Emir Kusturica; siyasetin, devletin, mahallenin ve hatta aile yapısının gölgesinden kurtulmaya çalışan idealist gençlerin yetişkin dünyasındaki varlık mücadelesini Dragan, Aleksa ve Kosta’nın gözünden anlatıyor ve bu altı öykülük kitapla beyazperdenin de ötesine geçiyor.

Özgüvenini kazanmaya çalışan bir ergen.

Ebeveynlerinin ufacık sırları arasına sıkışmış bir çocuk.

Savaşa rağmen aşk.

Cinayetle sonlanan bir gece.

Para, aşk, umut, aile, kurtuluş.

Fazlasıyla gerçek ve bir o kadar gerçeküstü.

Karanlık fantezilerin sihirli gerçekçilikle iç içe geçtiği trajikomik olaylar örgüsüyle bezenmiş altı öykü de, Kusturica’nın kaleminin
en az gözü ve algısı kadar kuvvetli olduğunu kanıtlıyor.

Çingeneler Zamanı, Arizona Dream ve Underground gibi kült filmlerin yönetmeni olan Emir Kusturica, 24 Kasım 1954’te Saraybosna’da doğdu. Balkan kültürünü dünyaya tanıtan en büyük isimlerden biri olan Kusturica, neredeyse bütün filmleri ile defalarca ödül almıştır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 216
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2015
₺24,90

"Geçmişim, geleceğim içerisinde kazılmış derin bir kuyuydu. Bu kuyudan çıkmam için ancak Yusuf olmam gerekiyordu. Bunu başarabilirsem sonsuzluğu da geçebilirdim. Bu andan sonra da imkânsız olarak addedilen ne varsa hepsini mümkün kılabilirdim. Ancak biraz daha ölmemem gerekiyordu. İşte onun ne sınırı, ne de mümkünâtı vardı."

Hangi deney gerçek aşkı yüreğin hafızasından silebilir ki?

Bir kadın, üç adam… dört ayrı yürek. Serap, Celal, Pars ve Doktor.

Kimi aşk, kimi aşk kisvesi altında intikam, kimiyse akıldışı deneylerin objesi olarak yüreğine yerleştirir Serap'ı. Herkesin bir planı vardır.

Bu romanda iyilerin yüzü kötülüğe, kötülerin yüzü beyaza boyalıdır. Bazıları portakal, bazılarıysa kurumuş kan kokar. Tüm bu intikam planları sadece Serap'ı elde etmek için mi, yoksa Serap sadece bir maşa mı? Peki, Serap bu hikâyenin neresinde?

Celal, aşkı için hayatını tamamen değiştirmiştir; ama bugünü değiştirse de geçmişi ve geçmişin şekillendireceği geleceği değiştirebilir mi? Ayın karanlık ve aydınlık yüzü gibi tek bedende iki ayrı hayat yaşayan Pars, kişisel hesaplaşmalarında Serap'a hangi yüzünü dönecektir? Sevdiği kadını bir türlü elde edemeyen Doktor, sinsi bir yılan gibi kaç hayatın içine akıtacaktır zehrini? Freud mu haklıydı yoksa Jung mu? Peki Gazali bu romanın neresinde?

Mustafa Becit'ten hayatın içinden karakterlerle kurulmuş bir olay örgüsünün aksiyon, intikam, aşk, felsefe ve hatta biraz delilik dolu, bir solukta okuyacağınız çarpıcı anlatımı…Artık, köpüren hayatın sağanaklarında sancıyan bir namluya şakağınızı uzatma vaktidir…


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 296
En / Boy : 13,5 / 21,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2015
₺27,90

"Acılarla baş etmenin en güzel yolu onu kabullenmektir. Olanca zorluğuna rağmen kadere boyun eğmek, isyan etmemek; isyan demek kaçış demek, seni terk eden annene… Oysa bu o kadar zordur ki. Altı yaşında henüz tırnaklarını bile kesemeyen bir çocuk için dünya o kadar büyüktür ki, o köyün en son çitini aşıp annene gitmek, o yolu bulmak, o bilinmezlik, o korku, o yollar o kadar karmaşıktır ki, her seferinde gözün yaşlı, kaçtığın yere dönersin. Annem kararını vermiş, 'Oğlum gitsin buradan, sahipsiz çoban olmasın bu köyde,' diye."

Bu kararı veren bir anne için mi yoksa yetim bir çocuk için annesinden, yuvasından ayrı düşmek mi daha acıdır, zordur? Yetimhaneden Hikâyeler'de yuvalardan yetiştirme yurtlarına uzanan bir yaşamın kahramanı küçük bir çocuğun yaşadıklarına; ona yaşatılan dünyayla nasıl baş ettiğine ve bu dünyanın içinde nasıl ayakta kaldığına tanık olacaksınız.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 104
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2015
₺20,90

Roberta Rich’in Venedik’te Bir Yahudi kitabının aşk dolu kahramanları Hanna ve Isaac Levy, Venedik’ten sürgün edilince Kostantiniyye’de yeni bir hayat kurarlar. Isaac ipek kumaşlar üretirken Hanna’nın ebelik konusundaki namı Sultan 3. Murad’ın görkemli haremine kadar ulaşır. Ancak güzel kızlar kadar entrikalarla da dolu bu haremde yaşanacaklar, Hanna’nın hayatını ya kurtaracak ya da söndürecektir.

Ansızın saraya çağrılarak padişahın yeni gözdesini muayene etmesi istenen Hanna, masum bir genç kızın hayatıyla kendi hayatı arasında bir seçim yapmak zorunda kalacaktır. Hanna, kocasının aşkı sayesinde her şeyin üstesinden gelebileceğini düşünürken Venedik’ten gelen sürpriz bir misafir, saray entrikalarını aratmayacak sinsi planlarıyla ortaya çıkar.

Roma’daki Yahudi mahallesinden Kostantiniyye’nin gürültülü sokaklarına ve Sultan 3. Murad’ın şatafatlı haremine uzanan bu baharat kokulu yolculukta, Hanna ve Isaac’ın yaşadıklarını bir solukta okuyacaksınız.

“Zengin ayrıntılara sahip bir tarihi roman.”

- Elle Dergisi


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 272
En / Boy : 14 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2015
₺24,90

"Uzaklara gitmek, beni üzen her şeyi, herkesi ardımda bırakmak istiyorum… Fakat biliyorum ki kafa aynı kafa, ruh aynı ruh, kalp aynı kalp… Ne yaparsam yapayım benden farklı bir ben çıkmayacak ortaya."

Bazen gitmek, düşünmeyi bırakıp gitmek gerek… Sadece gitmek. Hesapsızca… Yolun nereye varacağını bilmeden, bilinmeyene doğru yol almak gerek…

Kaçımız gitmeyi; her şeyi, herkesi geride bırakıp bir daha dönmemek üzere kaçmayı başardı bu hayatta? Kaçımız karalanmış defter misali hayatında beyaz bir sayfa açabildi? Ve kaçımız geçmişin tüm ağırlığını terk ettiği şehirde bırakabildi?

Özgür Aras son kitabı Gitmek Gerek Bazen ile acı aşklarla yoğrulsa da kalplerin bir gün iyileşebileceğine dair cesaret yüklü bir aşk hikayesi anlatıyor. Çünkü gerçek aşklar ancak kırık kalplerde filizlenir...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 248
En / Boy : 13,5 / 21,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2015
₺42,90

Her gün mama kabına konan yemeği yiyip, pencerenin önündeki sepetinden dışarıdaki hayatı seyreden ve hayaller kuran kedi Keşif, bir gün papağan Pollyanna ile tanışır. Günlerinin aslında ne kadar monoton olduğunu fark ettiğinde üzülse de, hayallerinin gerçeğe dönüşebileceğini öğrenince çok heyecanlanır. Polly’nin rehberliğinde hayallerine adım adım yaklaşan Keşif’i bazı engeller yıldırmaya çalışacaktır: Erteleme, Korku, Pişmanlık…

Tüm bunlarla nasıl mücadele edeceğini öğrenen Keşif, hayallerine ulaşmaya artık çok daha yakındır. Siz de hayatta daha fazlasını hak ettiğinizi biliyor, ancak “nasıl elde edeceğiniz” sorusu karşısında cevapsız kalıyorsanız… Günlük koşuşturmalarınız yüzünden hayallerinizi sürekli ertelemek zorunda kalıyorsanız….
Birçok kişisel gelişim kitabı okumanıza, farklı yöntemler uygulamanıza rağmen hâlâ bir kısırdöngünün içindeymiş gibi hissediyorsanız…

Bu kitap hayatınızı değiştirecek! Sepetine Sığmayan Keşif ile içinizde var olan potansiyelin farkına varacak
ve tıpkı Keşif gibi hedeflerinize açılan kapıların anahtarlarını bir bir bulacaksınız. “Sepetine Sığmayan Keşif, kişisel gelişim yöntemlerini eğlenceli ve etkileyici bir şekilde anlatan büyüleyici bir kitap. Yaşam koçlarının ve hayatını geliştirmek isteyen herkesin bu kitabı mutlaka okuması gerek.”

- Brian Mayne, Kişisel Gelişim Uzmanı


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 224
En / Boy : 13,5 / 21,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2015
₺29,90

Öyle bir düş ki yüreğinin uçurumundan, elinden tutamasın kimse. İzin verme! Sal kendini en derinlere. Umursamaz ol kimi zaman, kimi zaman da mangal yürekli bir matador.

Öyle sal ki kendini en derinlere… Namusun, onurun, şen şakrak kahkahaların, kızgın çığlıkların ve ‘kadınlığınla’ hatırlan…

Eğer bir kadın iki erkeği birden seviyorsa, işte o zaman aşk en acı oyununu oynuyordur kalplerde…

Özgür darmadağın olmuş duyguları ve umarsızca atan kalbiyle iki erkeğe birden tutulmuştur. Biri üniversite aşkı Kenan, diğeriyse kendisinden yaşça büyük, evli ve iki çocuk babası Mazhar’dır. Bedeni ve ruhu durmadan bu iki erkeğe sürüklenir durur dalga gibi… Duygularının gelgitleriyle savrulan kalbiyse açmazlardadır.

Peki, özgürce atan bu kalbin gölgesindeki iki adamı bekleyen sonu kim, nasıl belirleyecek?
Özgür’ü bekleyen gerçek sonu kim yazacak?

Gece, Geçmiş ve Düşlerimiz her sayfasını merakla okuyacağınız sıra dışı bir aşk hikâyesi…


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 216
En / Boy : 14 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2014
₺28,90

İntikam yemini etmiş bir kraliçe… Yasak aşklar… Ve aynanın sırrında bir karanlık …

Mimar Johnny Carter, neredeyse yüz yıldır kullanılmayan bir fabrikanın restorasyon işini büyük bir heyecanla alır. Ancak kaderini bu iş değil, fabrikanın bodrumunda sırlarıyla birlikte terk edilmiş, muhteşem bir Venedik aynası değiştirecektir.

Johnny ve kız arkadaşı Ophelia aynanın hipnotize edici karanlığını gün yüzüne çıkarınca kendilerini geçmiş ruhların pençesinde bulurlar. Johnny bir kadınla birlikte karabasanların dibine yuvarlanır; üstelik hiç tanımadığı bir adamın bedenindedir. Ophelia ise kaybettiği ailesine anbean daha da yaklaşmaktadır. Çünkü onları sadece ölüm yeniden bir araya getirebilir. Johnny, kendisini ve sevgilisini bu ölümcül sondan kurtarmak için aynanın ardındaki sırları aydınlatmalıdır. Ve bu karanlığın izleri onu 16. yüzyıl Fransası’na, Kraliçe Catherine de Medici’nin ettiği intikam yeminine götürür.  

Medici; intikam, aşk ve büyü üçgeninde ustalıkla kurgulanmış; her sayfasında gerilimin daha da yükseldiği; korku, gizem ve macera dolu bir roman.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 296
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2015
₺28,90

Ya sizde her gece aynı rüyayı görseydiniz... Her seferinde tanımadığınız bir kadın zorla bir arabaya bindirilip kaçırılıyor ve muhtemelen öldürülüyor… Max her gece aynı rüyayı gören eski bir alkoliktir. Alkolü bıraktığından beri gerçek ile hayal arasındaki çizgiyi görmekte zorlanan Max, bu rüyanın anlamını çözmek içinrüyasındaki kadını bulmalıdır.Herkes rüyalarının gerçekleşmesini ister, ama Maxrüyası gerçekleştiğinde tek bir şey dileyecektir: Tüm bunlar keşke bir rüya olsa…”


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 6
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2014
₺20,90

Bir kadın, yedi beden…

Tüm imkânlarla başlayan bir hayat kaç defa imkânsızlığa sürüklenir? Ve bir kadın kaç defa yeniden ayağa kalkar? Her defasında kendinden bir şeyler kaybedip nasıl daha da güçlenir?

Nefeli, Nefi, Rahibe Gentille, La Grecque, Céléstine, Divine, Dada.

Bir kadın, yedi isim…

Entrikalar, savaş öncesinin şaşaalı günleri, savaşın kül rengi yüzü ve aşkın yedi bedeninde tutkuyla çarpan bir kalbin İstanbul, Paris, Atina üçgeninde asırlık serüveni…

Klio Etnopoulos, Aşkın Yedi Bedeni’nde geçmiş ile günümüz arasında duygu yüklü bir hikâyeyi oya gibi işliyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 232
En / Boy : 11 / 16,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2014
₺15,90

 



Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 128
En / Boy : 10 / 15
Kağıt Cinsi : Kuşe
Basım Tarihi : .2014
₺16,90

Annem tanrı ve sen.

Kutsadık.

Nefret ettiğimiz yaşamak lanetini bize bulaştıran her şeyi kutsadık.

Başköşeyi ise daima, birbirimizin canına daha kolay kıyabilmemizi sağlayan sevgili Tanrımıza ayırdık. Görmediğimiz ve duymadığımız yaratıcıyı; çığlık çığlığa görünen, anlatan ve ağlayan insandan daha çok anladık, çünkü O hep vardı ve var olacaktı. Sonsuz varoluşundan ürktük. Ölümsüzlüğüne yenildik. Hem yaşamaktan hem ölmekten korkuyorduk.

O kadar korktuk, o kadar korktuk ki yaratıcının dünyadaki izdüşümü anneyi kutsamak zorunda kaldık. Belki de ölümlü bir yaradanın karşısında kendimizi daha rahat hissedecektik. Öyle de oldu. Kanını, canını, emeğini, varlığını sömüre sömüre kutsallığına küfürler savurduk. Etlerini koparıp, saçlarını ellerimize doladık. O bizi hep anladı. Tuttu başımızı okşadı. Gözyaşlarımızı avuçlarına alan, kulağımıza umudu fısıldayan bir yaradanımız vardı. Anne, yaşamaya mahkûm ettiği bize sevmeyi anlattı.

Var olmanın acısı sevdikçe geçecekti. O’na inandık. Sevdik. Sevmekten yaşamanın tek güzelliği aşka ulaştık. Kutsal aşka.
Nefes almaya anlam katan aşktan daha kutsal ne olabilirdi ki? Olmadı. Aşkı sadece yaşayanlar kutsayacaktı.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 272
En / Boy : 13,7 / 21,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2014
₺33,90

Hırçın ve sert bakışları, gözlerinin üzerine düşen kızıl bukleleri ile ikizi dahil diğer tüm Ackerly kız kardeşlerinin en başına buyruğu kesinlikle Charity'ydi. Ancak bu kafasının dikine giden güzel kız, hiç beklemediği bir anda karşısına çıkan aşkın kollarında dizginleri elinden bırakmak zorunda kalacaktır… Lort Lachlan zarif, zengin ve güvenilir görüntüsüyle evlenme çağındaki pek çok genç kızın rüyalarını süslemektedir. Ama onun hayalindeki kadın, taşıdığı unvanı ve pek de iyi geçinemediği ailesini kabullenebilecek, güçlü biridir.

En büyük aşkların nefretle başladığını bilmeyen Charity kendisini imkânsız bir aşkın kollarında bulurken, Lachlan hayalleriyle gerçekler arasında bir seçim yapmak zorunda kalacaktır. Gerçek aşkın peşinden sürüklenen Lachan ve Charity'nin ihtiras, tutku, şehvet, aşk ve entrika dolu aşk hikâyesinde kazanan kim olacaktır? Kalbim Evine Döndü ve Issız Bir Aşkın Kıyısında ile okurları romantik bir yolculuğa çıkaran Kız Kardeşler Serisi'nin yeni kitabı Gerçek Aşkın Peşinde kalpleri yine ısıtacak.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 296
En / Boy : 11 / 17
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2014
₺16,90

''Bir erkeği aslında kadınlar erkek yapar. Bu anneden başlar, diğer kadınlar şekillendirir ve bir kadın da noktayı koyar.'' 
''İnsan kızgın oluğu birini terk edemez. Yoksa gittikten sonra aklının, kalbinin bir tarafı geride kalır. Gitmekle kalmak arasında gereğinden uzun düşünürseniz, gitmeden oyun bir el daha uzayabilir ama artık aynı oyun olmaktan çıkar.''

Erotik bir güç ve iktidar savaşı.

Ne istediğini bilen ve devamlı kendi yolunu seçen bir kadının bir sahibeye dönüşmesinin hikayesi…

En büyük zevklerinden biri kışkırtmak ve yoldan çıkartmak olan gazeteci Mine’nin hayatı münzevi ikona restoratörü Fuat’la tanıştıktan sonra başka bir çizgide ilerler. Ayrı dünyaları birbiriyle çarpıştığında ikisinin de aşka ve hayata karşı bakışları değişecektir. Aralarındaki tensel çekim, onları aşkın sadece naif ve tutkulu coğrafyasına çekmekle kalmaz, kimi zaman da uçlara sürükler.
Aşkta huzur yoktur, bir suç ortaklığıdır aşk…

Karolin Fişekçi’den Türkiye’nin ilk femdom erotik romanı. Yazar, bu ilk romanında aşk, cinsellik, tutku ve kadın-erkek ilişkisine dair tüm sınırları zorluyor. Fetişleri bir ressamın fırça darbeleriyle satırlara işliyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 304
En / Boy : 13,7 / 21,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2014
₺26,90

''İzlenilen diziler, söylenen şarkılar hayatın kendisi, tam da biziz aslında. Film repliğinde geçen cümleyle bir şarkının güftesi; ayrılıklarımız, yaşayamadıklarımız, kavuşamadıklarımız bazen de pişmanlıklarımız...

Bazen nihavent makamı gibi yaşıyoruz arabesk aşklarımızı, bazen de türkü tadında, Türkçe sözlü hafif Batılılaşmış acılarımızı. Neyse hayat da bir yere kadar düşer peşine, acılar da bir yere kadar sürer ama şarkılar hep “onu” söyler. Yeter ki yürekler aşka doysun, soğuk karanlıklar gölge etmeyi durdursun. Hem zaten çoktan unutulurdu, çoktan da, Ah bu şarkıların gözü kör olsun…''

Cansen Erdoğan’ın aşka, mutluluğa, aileye, dostluğa, başarıya, kadere, inanca, zamana, ayrılıklara, yalnızlıklara kısaca hayata dair içtenlikle kaleme aldığı yazılarılarıyla bazen kendinizi eski aşkınızın kollarında; bazen hayallerinizin ortasında bulacaksınız.
İç dünyanızı, kimliğinizi, yaşadığınız hayatı sorgulayacağınız ve kendinizden çok şey bulacağınız bu kitap ertelenen düşleri gerçekleştirmenizi sağlayacak.

Gökkuşağına zıplamaya çalışmaktan hiç vazgeçmeyin. Ve unutmayın: ''Herkesin bir 'B' planı vardır hayatta. Sizin ise herkesten farklı bir 'C' şıkkınız olsun mutlaka.''


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 328
En / Boy : 13,7 / 21,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2014
₺30,90

İlk başta paniğe kapılmıştı. Duyularından yoksun kalmasıyla felç olduğunu sanmış, kör ve sağır olup ölümüne dek dış dünyayla tüm bağlarını koparmış, sakat bir beynin içinde kıstırılıp kaldığını düşünmüştü. Ama sonra bir şeylerin değiştiğini fark eder gibi oldu. İlk başta sandığı gibi karanlıklar içinde yüzüyor değildi; sanki müthiş ve korkutucu bir hızla onun içinde yol alıyordu. Bir tür, anlamadığı kozmik bir gücün içine çekiliyordu.

O acayip hareketlilik, kendini ürkütücü bir karanlığın içine çeken yolculuk, üstünde ve içinde hareket eden başka bir varlığın ritmik temposu…

Olanlara inanamıyordu…


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 296
En / Boy : 13,5 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2014
₺14,90

Sabah güneşi Amerikan Büyükelçiliği’nin kuzeye bakan geniş pencerelerinden içeri süzülerek yerdeki bordro renkli makine halısının üzerinde hâreler yaratıyordu. Kocaman odada derin bir sessizlik hüküm sürüyordu; tek işitilen ses klima cihazının belli belirsiz monoton uğultusuydu.CIA’nın Irak bölgesi en üst düzey yetkilisi Michael Edward, odanın serinliğine rağmen alnında beliren ter damlalarını silmeye çalışarak, karşısında oturan ve kahredici nazarlarla kendini süzen Harry Morgan’ın bakışlarından kurtulmaya çalışıyordu.
İnce metal çerçeveli gözlüğünü burnunun üzerine doğru iten Harry Morgan, buz gibi bir ses tonuyla sorusunu tekrarladı. “Demek MİT ajanı yaşıyor, öyle mi?” Edward bu soruya zaten cevap vermişti, ama Dış Operasyonlar Daire Başkanı sanki kendisine ıstırap vermek istercesine suali yinelemişti. “Üzgünüm efendim, fakat maalesef yaşıyor.”

Polisiye edebiyatımızın güçlü kalemi Osman Aysu, ustaca kurgulanmış bu gerilim romanında, okuyucularını soluksuz bırakacak bir yolculuğa çıkarıyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 336
En / Boy : 13,5 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2014
₺14,90

Doğu’da uzak bir köyün sırtlarındayız. Sarp kayalıkların ve uzak dağ yollarının ardında henüz kimselerin farkında olmadığı, fakat çok yakında dünyadaki tüm dengeleri değiştirecek, yaşanan çağı yeni bir boyutla alevlendirecek bir kavganın mücadalesi veriliyor; en son Süryani Kadim Cemaatleri’nin elinde bulunan ve 1860’larda aniden ortadan kaybolan, yepyeni bir İncil’in kavgası…

Amerika’ya göç eden bir süryaninin, Protestan rahiplere fısıldadığı yüz elli yılık sır, romanın başkahramanı, yakışıklı MİT ajanı Oğuz’un elinde yeniden canlanıyor.

Yeryüzünde, Kayıp İncil’in yerini bilen tek insan olan Oğuz’un yolu, bir jeolojik araştırma ekibinin güzel ve gizemli lideri Melis’le Morkayalıklar’da kesişiyor, ardından Rus, Yunan ve Amerikan istihbarat örgütlerine karşı nefes kesen bir serüvenin içine dalıyorlar.
Osman Aysu bizleri, Kayıp İncil’in peşinden tarihin, ihanetin, aşkın, şiddetin ve politik oyunların iç içe geçtiği bir maceraya sürüklüyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 200
En / Boy : 13,5 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2014
₺18,90

“Josef K. bir sabah ansızın tutuklanır….”

Franz Kafka’nın 1914 yılında yazmaya başladığı Dava, ölümünden sonra arkadaşı Max Brod tarafından yayımlanmıştır. Dava, içerdiği sembolizm ve metaforik yapısının karanlığından dolayı yazarın, üzerine en çok konuşulan romanlarından biridir. Tanrı’nın krallığından kovulmuş bir sürgünlük psikolojisini tüm eserlerinde sessiz bir çığlık olarak işleyen Franz Kafka korku, çaresizlik ve yalnızlığın hüküm sürdüğü belirsiz bir dünyanın tercümanıdır.

Modern yaşamın çelişkileri ve uyumsuzlukları tarafından kuşatılan insanı temsil eden Josef K., bir gün, ansızın, hiçbir sebep yokken tutuklanır. Sonrasında maruz kaldığı acımasız gerçekliğin ve var olamayışın eşsiz anlatımlarıyla ilerleyen Dava, gizemin ağırlığından kaçan insanın gerçek olmayan bir hayata sığınmasının hikâyesidir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 248
En / Boy : 14 / 22
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2016
₺22,90
Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 288
En / Boy : 13 / 19
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2014
₺24,90

yağmur herkesin üstüne yağar... Cinlere, kâhinlere, adaklara… dualara… şairlere ve peygamberlere… Allah'ın Kılıcı Halid bin Velid'in, hadım kâtibine yazdırdığı hikâyesinin her bir satırında geçmişin saklı kalmış anıları kelimelerle hayat bulur. Halid bin Velid'in Müslümanlığı seçişi ve girdiği savaşların yenilmez kumandanı oluşunun hikâyesi de işte bu satırlarda saklıdır…

Ancak Tadmor'da yaşayan gizemli kadın Sitt Sâmiha ve kızı Rayiha'nın cinlerle, dualarla ve şiirlerle dokunmuş sıradışı yaşamlarının gizlerini ortaya çıkaracak ipuçları da yine bu hikâyede gizlidir. Sitt Sâmiha kızından bile sakladığı bu sırların ortaya çıkmasını engelleyebilecek midir? Rayiha gerçek arayışını ne kadar sürdürecektir? Halid Bin Velid'in kendisini yenilmez kılan kılıcının sırrı nedir? Ann Chamberlin'in merakla beklenen üçlemesinin ikinci kitabı Allah'ın Kılıcı 2 - yağmur herkesin üstüne yağar, Solmaz Kâmuran'ın muhteşem çevirisiyle nefesinizi tutarak okuyacağınız ve uzun süre etkisinde kalacağınız bir çöl hikâyesi…


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 248
En / Boy : 13 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2014
₺22,90

Franz Kafka’nın, öldükten sonra yakması için dostu Max Brod’a verdiği yapıtları arasında yer alan Dönüşüm, insanın terk edilişinin ve yalnızlığını ölüm ile paylaşmasının anıtsal bir anlatımıdır. Hiçliğin kesinliğinin mutlak olduğu bir dünyada, korkunun karabasanında tuzağa düşmüş bireyin trajedisini anlatan Kafka, yabancılaşmış, anlaşılmaz ve makineleşmiş bir dünyada insanın evsizliğini ustalıkla işler. Kafka’nın kahramanları hiçbir yere ait değildir.

Bedensel dönüşümünü gözlemleyen Gregor Samsa, bu anlaşılmaz dünya içerisinde kendi bedenine yabancılaşır. Bedenindeki dönüşüme alıştıkça böcekleşir, böcekleştikçe de yalnızlığın o koyu ve vazgeçilmez dünyasına adım atmış olur. Artık Gregor yalnızlığını ölümle paylaşır.

Sorgulama gereği duyulmayan yaşamın kemikleşmiş kurallarına, insan ilişkilerine, toplumsal yaşayışa bir başkaldırı öyküsü olan Dönüşüm’de, güçlü bir toplum eleştirisi yapılmış ve insanın modern toplumda yabancılaşması ustalıkla işlenmiştir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 110
En / Boy : 13,5 / 21,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2016
₺14,90

“İki çeşit acıma duygusu vardır. İlki, zayıf ve duygusal olandır; bu aslında sadece başkasının başına gelen talihsizlik karşısında bizi saran nahoş hislerden bir an önce kurtulmak için yüreğin
gösterdiği sabırsızlıktır. Bu, kesinlikle o insanla birlikte acı
çekme duygusu değil, onun ıstırabını içgüdüsel olarak kendi
ruhumuzdan uzaklaştırma çabasıdır. Ve diğeri, yegâne gerçek
acıma duygusu ise; duygusal olmayan ama yaratıcı olan,
ne istediğini bilen, her şeye gücü yettiğince hatta gücünün
bile ötesinde sabırla, ıstırap çekenin sabrına da ortak olarak
katlanmaya kararlı olan acıma duygusudur.” Avusturya’nın küçük bir kasabasında yaşayan Hofmiller, aynı
insanların aynı şeyleri konuştuğu, aynı masalara oturup aynı kâğıtlarla aynı oyunu oynadıkları bu yerde, olağan bir hayat
sürmektedir. Ta ki kasabanın zengin ailesi Kekesfalvalarla karşılaşıncaya dek… Kekesfalvaların engelli kızı, Hofmiller’da
öylesine derinden bir acıma duygusu uyandırmıştır ki, artık hiç
kimseye eskiden olduğu gibi bakamayacak, sürekli bir yardım
etme isteği ve empatiyle yaşayacaktır. Ancak bir süre sonra, içine düştüğü bu rüyadan uyandığında kararlarının korkunç bedellerini yaşamak zorunda kalacaktır. Başyapıtı Sabırsız Yürek’te Stefan Zweig insan psikolojisinin
derinliklerinde dolanarak acıma duygusuna hiçbir zaman
eskimeyecek bir anlam kazandırıyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 406
En / Boy : 13,7 / 21,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2014
₺33,90

İnsanların tüm sorunlarına rağmen mutluluğu aradığı, paylaştığı ve kısa bir süre de olsa tüm dertlerinden, koşuşturmalarından, streslerinden, hırslarından uzaklaştığı günlerdir bayram günleri… Noel de zengin, fakir, çocuk, yaşlı demeden herkesin yeni umutlarla yeni yılı karşılamasıdır aslında…

Ancak Ebenezer Scrooge için tüm bu Noel hazırlığı, ailenin bir araya gelişi, yenilen yemekler, alınan hediyeler ve yapılan yardımlar gereksizdir. Kendi yalnızlığında yaşayan Scrooge’un hayatı ironik olarak yine bir Noel günü değişecektir. Onun hayatını değiştirense Noel Ruhu’nun ta kendisi olacaktır.

Charles Dickens’ın eşsiz üslubuyla kaleme aldığı bu kış masalı, insanlığınızı size yeniden hatırlatacak ve içinizi ısıtacak…


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 104
En / Boy : 13,7 / 21,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2013
₺16,90

İnsanın tek sahip olması gereken hak, istediği
gibi geberebilmesidir… Ve bu esnada başkasının
yardımına gerek duymamasıdır…”Yıkıma giden, melankoli nöbetlerine tutulmuş yaşamlar ve
kaçınılmaz sona doğru bir koşu…Öldürücü, anlamsız ve sonuca odaklı bir çılgınlık krizi…
Kendisi de ilk eşiyle intiharın sınırına gelmiş, ancak ikinci eşiyle amacına –kendi mutlak sonuna– ulaşan Stefan
Zweig’dan her biri derin izler bırakan, tükenmişlik içinde dahi gururundan ödün vermeyen insanların, ölümü yani mutlak
sonu bir şekilde varlıklarını kanıtlama yolu ya da kurtuluş olarak hissetmelerinin hikâyeleri… Evet, her biri kaçınılmaz
sona ulaşacaktır… Hepimiz gibi… Ancak onları diğer herkesten ayıran, ölümü kendi ellerinde tutuyor olmaları…
Başarılı psikolojik tahlilleriyle kendini klasikler arasına kabul ettiren Stefan Zweig’ın intiharla özdeşleşmiş
hikâyelerinden biri olan Amok Koşucusu ile aynı adı taşıyan; umutsuzluk, yitirilmişlik, boşluk, hayata tutunamamak, terk
edilmişlik ve değersizlik gibi sebeplerle mücadele eden yedi insana ait yedi ayrı intihar ve ölüm izleğinin işlendiği bu
eserde, insan psikolojisinin en derinliklerine inerken hayatı
sorgulamadan duramayacaksınız.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 192
En / Boy : 13,7 / 21,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .
₺18,90
Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 206
En / Boy : 13,5 / 21,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2013
₺33,90

Bazen sınırları aşk belirler...Sinan, düşüncelere daldı, eskilere gitti, gecelere şerh düştü gözyaşlarından. Sabah gün doğmadan uyandı, doğan günden once zamana koşmak istedi. Haykırmak istedi sevgilisine zamanın ne kadar yakıcı olduğunu. İçinde ne varsa her şeyi yakıp kül ettiğini.

Ne zaman dinledi onu ne de hayalindeki sevgilisi. Ağladı Sinan, sabaha karşı, gün doğmadan. Zamana yetişemeyeceğini anlayınca yeminler etti, aşkı üstüne. İçindeki ateşi yeryüzüne kazıyacaktı.

Kendi arzusuyla devşirilip payitahta getirilen Sinan'ın hayatı Karaboğdan Seferi sırasında değişecektir. On gün gibi kısa bir sürede sağlam bir köprü yapıp Osmanlı ordusunu saplandığı Prut bataklığından kurtarması ona mimarbaşı olma yolunu açar.

Bu sure zarfında Kanuni ile Hürrem'in dillere destan aşklarının güzeller güzeli meyvesi Mihrimah Sultan'a da g.nlünü kaptırır. Ancak Sinan kırk sekiz yaşındadır ve üstelik de evlidir. Mihrimah Sultan ise Rüstem Paşa ile evlendirilecektir.

Güneş de ay da tüm umutlarıyla birlikte batmıştır artık. Sinan'ın bu imkansız aşkı yaşatmak için sultanını kalbine ve yaptığı eserlere gizlemekten başka çaresi kalmamıştır. Aşkının küllerinden iki cami vücuda getirir Sinan. Öyle ki bu camilerin birinde güneş batarken diğerinde ay doğmaktadır.

Bu iki camide asırları aşan zamansız bir aşk her gün sonsuzluğa karışır. İmkansız bir aşka duyduğu umudun bir ustayı nasıl dünya çapında ünlü bir mimar haline getirdiğini daha önce de yüz binler satan bu kitapta okuyacaksınız.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 174
En / Boy : 13,5 / 21,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2017
₺59,90
Sis koptu geldi Haliç’ten, yuvarlanarak geldi dertop olmuş. Kız adım attıkça daha bir yaklaşıyordu sanki. Kız yavaşça başını çevirdi, omzunun üstünden yaklaşan, karanlığı yutarak dörtnala kalkmış gri-beyaz öcüye baktı. Ellerini iki yana açtı birden. Yere, dizlerinin üstüne çöktü. Diliyle çatlak dudaklarını ıslattı az biraz, sonra bir hırıltı koptu yüreğinin derinliğinden, hıçkırıkla karışık suçlamanın üvey kardeşi bir feryat yardı sessizliği, kadavraya vurulan neşter misali... Hunharca öldürülen faili meçhul çocuk cinayetleri ve bu cinayetlerin peşini bırakmayan eski bir savcı... İstanbul’un yeraltı kumarhanelerinden randevuevlerine, haraç kesen kabadayı bozuntularından sokaktaki bul karayı al parayı oynatanına hiç kimsenin saygıda kusur etmediği, aksine karşısında durmaya çekindiği eski savcı Kâmil Çakır. Bir adalet adamı mı yoksa İstanbul’un bağırsaklarına dolanmış bir kabadayı mı? 70’lerin İstanbul’u... Sıkıyönetimin kol gezdiği, millet ya da devrim uğruna bıyığı terlememiş delikanlıların birbirini öldürdüğü, kahvehanelerin tarandığı yıllar... Güneydoğu’dan İstanbul’a uzanan uyuşturucu mafyası... Ağalar, mamalar, babalar... Ve hunharca öldürülen küçük çocuklar... Eski savcı Kâmil Çakır arka sokakların karanlığı kadar karanlık ilişkileri sayesinde işlenen cinayetlerin katilini bulmayı başarabilecek mi?Aziz Üstel’in kaleminden devlet, kanun ve mafya üçgeninde gündüz kanunu uygulayan, geceyse racon kesen, kendi kanunlarını yazan bir Savcı Bey hikâyesi...
Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 188
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2013
₺20,90
Geceleri pek çoğunuz yataklarınızda mışıl mışıl uyurken, Esin Övet İstanbul gecelerine daldı ve hiçbirimizin tanımadığı -belki de herkesin tanıdığı- insanların ilginç hikâyelerini eğlenceli ve akıcı bir dille anlattı bizlere. "Siz Uyurken’i okuduğumuz zaman kimi siyah, kimi beyaz ama hepsi de gece yaşayan Türklerin dünyasına gireceğiz. O dünyanın bizimkinden farklı hallerini öğreneceğiz." -Fatih Altaylı- "Esin Övet âlemi iyi tanıyan, iyi takip eden gazetecilerden. Siz Uyurken adında bir köşesi var Habertürk’te. Kısa notlarla âlemi ayağınıza getiriyor. Şimdi bu notları hikâyeleştirdi ve keyifli bir kitap ortaya çıktı." -Ahmet Hakan- "Esin Övet, hepimiz uyurken sokaklarda çalışmasını sürdürüyor. Şimdi bize deneyimlerini, yaşadıklarını aktardığı bu kitabı yazdı. Bahar aylarında siz de eminim en az benim kadar mutlulukla, keyfini çıkararak okuyacaksınız Siz Uyurken’i." -Serdar Turgut- "Esin Övet’in kaleminden Siz Uyurken, şehrin hiç bilmediğimiz, asla giremeyeceğimiz ve hiç kimsenin anlatamayacağı normal zaman hikâyelerini anlatıyor. Kıvrak bir dil, ağzı açık bırakacak olaylar ve en önemlisi hepsi gerçek hayat hikâyeleri... Tabu kıran, ezber bozan, önyargıları yerle bir eden gerçekleri duymaya hazırsanız kaçırmayın. Kitaptaki on iki hikâye arasında kimsenin bilmediğini düşündüğünüz size ait gizli bir hikâyeye rastlarsanız da çaktırmayın! Zira artık herkesin hikâyesi biraz sizin hikâyeniz ya da tam tersi" -Cüneyt Özdemir-
Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 203
En / Boy : 13,5 / 21,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2013
₺20,90

Kendi dünyasıyla meşgul bir adam, ömrü boyunca o adamla meşgul olmuş bir kadın... R. doğum gününde aldığı isimsiz bir mektupla birlikte, hayatının hiç bilmediği bir yansımasıyla karşılaşır. Mektup ölümün ürperten esintisini taşıyacaktır odasına, bir kadının yıllarca kalbinde sakladığı derin aşkının haykırışlarını dillendirecek, özlemi ve acıyı yüzüne çarpacaktır. Bir çocuğun hiç görmediği gülümsemesini, hiç duymadığı sesini, hiç hissetmediği gidişini getirecektir. Meçhul bir kadından gelen o uzun ve gizemli mektup, ona varlığının hiç tanımadığı bir tarafını anlatacaktır. Mektubu okumayı bitirdiğinde zihninde hayal meyal anılar belirir. Bir çocuk, bir genç kız ve olgun bir kadın... Sanki bu okuduklarını defalarca rüyasında görmüştür, ama sadece rüyasında...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 54
En / Boy : 13,5 / 21,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2013
₺12,90

Erkeklere harcadığım vakti ilime yatırsaydım mutfak aletleriyle atomu parcalamıştım.

"Kapakataki kız güzel değil mi?

O ben değilim, halamın kızı Asuman. 23 yaşında, pabuç gibi bir dili, ampul gibi cicikleri var. Arada etini burasım geliyor, öyle bir asi. Neyse ki konumuz Asuman değil.

Bu kitapta "erkekleri cezbetmenin 55 yolu"nu bulacağını sanırsan yanılırsın bacım. Ama sana "erkekten önemli 55 şey" sayacağımdan şüphen olmasın. Şimdi "bacım" hitabım yüzünden, "Kalkın gidelim beyler, burada az sonra ağda muhabbeti yapılacak," diye silkinen beyler, az durunuz. İkinci bölümde size özel, kadınların çok da gizli olmayan dünyasına ilişkin, her evde denenesi öğretilerimizi derledik.

Tüm bu cinsi münasebetsizlikler kılavuzunun yanı sıra, güzelce parmak basmaktan da geri durmuş değiliz. "Memleket nereye gidiyor? Biri cepten arayıp sorsun. Dönerken yoğurt alsın," tarzı sosyal içeriklerimiz de mevcut. Bir anarşi, bir isyeaan, bir ikrah ki sormayın gitsin.

Velhasıl, Kim Lan Bu Hayatımın Erkeği, KLBHE ekibi tarafından ıssız bir adada gerçekleştirilen deneyler sonucunda ortaya çıkan somut verilerden derlenmiş, eşsiz, bilimsel ama bir o kadar mistik bir kitaptır.

Çekirdek gibi okunur, yetmez, dişinize yapışıp hayatınıza macera katar.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 294
En / Boy : 13,5 / 21,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2013
₺27,90
1 2 3 >
Çerez Kullanımı