Karakomik Filmler 2 Deli Emanet
Karakomik Filmler 2 Deli Emanet

Karakomik Filmler 2 Deli Emanet (9789751043214 )

0,00
Fiyat : ₺29,90

Cem Yılmaz’ın Karakomik filmleri sinemada ayrı bir kulvar açıyor. Türkiye’nin en komik adamı bizi kara kara düşündürüyor. İnsanlığın gelecekte kurgusal evrene hapsolacağı tartışılırken, Cem Yılmaz “Emanet” filmiyle gerçekle aramıza adeta kalın duvarlar ören internet ve televizyonun büyüsündeki insancıkları anlatıyor. Televizyondaki evlenme programında görüp âşık olduğu kızla yuva kurmayı hayal eden Birol’un boşluğuna indirilen bıçak darbesi her gün toplumun daha derinine saplanmaktadır. Yığınlar ise tıpkı Birol karakteri gibi yattıkları yerde dansına devam ediyor. Bu acı gerçek, büyülü duvarların üzerinde yanan ışıkları tek tek söndürse de filmin sonunda Zombiler’in dansına katılmadan edemiyoruz…

Elinizdeki kitap Karakomik Filmler serisinin “Deli” ve “Emanet” filmlerinin senaryosunu, Cem Yılmaz’ın sahnelerle ilgili notlarını içeriyor.

 

Kitap Yazar Adı Cem Yılmaz

Yayın Direktörü Mehmet Bozkurt

Yayıma Hazırlayan Gökçe Şenoğlu

Kapak Tasarım Beyzanur Karabulut

Sayfa Tasarım Şenol Alanbay Sayfa Sayısı 128 Ebat 13,7x21,5

Tür Sinema

Kağıt / İç Baskı III. Hamur Enzo, 70 gr. Cilt /

Kapak Amerikan Bristol 230 gr.

ISBN / Barkod 9789751043214

Benzer Ürünler
  • İcat edildiği 19. yüzyılın ilk yarısından günümüze değin estetik ile yakın ilişki içerisinde olan bir sanattır fotoğraf. Duyularla algılanan ve güzeli konu edinen estetik ise dönemsel olarak değişiklik gösterir ve fotoğraf sanatı bu değişimden hayli etkilenir. Dijital teknolojilerin yaygınlaşarak yaşamın her alanına nüfuz ettiği estetik anlayışı da farklı bir evreye girdi. Bu kitap dijital tabanlı teknolojilerinin gelişmesi ve yaygınlaşmasıyla adından bahsedilir hale gelen dijimodernizm ve bu dönemde metin formunda yaşanan köklü değişimin ortaya çıkardığı hipermetin kavramı bağlamında çağdaş fotoğraf estetiği anlayışında yaşanan dönüşümü sergilemneyi arzulamaktadır.

    Hipermetin, başta bilişim alanını ilgilendiren ve günümüzün tüm kültürel ürünlerini etkisi altına almış bir kavram. Dolayısıyla hipermetin üzerine yapılan sayılı araştırmalar, kavramı bilgi teknolojileri ya da bilbilim açısından ele alır. Bu araştırmalar, kavramın estetikle olan bağını kısmen göz ardı ederek, daha çok dijimodern dönemin kültürel ürünlerine odaklanır. Bu bağlamda kitapta ; modernizm, postmodernizm ve hipermetinle ilişkilendirilen dijimodernizm, zaman-mekân ve gerçeklik algısı ayrıca süje üzerinden açıklanır. Her bir dönemin yarattığı metin formu, yarattığı estetik anlayışı ortaya koyacak biçimde fotoğraf örnekleri üzerinden tanımlanır.


    Basım Dili : Türkçe
    Basım Yeri : İstanbul
    Sayfa Sayısı : 336
    En / Boy : 13,5 / 21
    Kağıt Cinsi : 2. Hamur
    Basım Tarihi : 3.2019
    ₺48,80
  • Yazar, elinizdeki kitapta okurunu Türk sineması üzerinden tarihten güncele bir yolculuğa çağırıyor. İrdelediği film içeriklerini tarihsel ve toplumsal boyutlarıyla ele alan yazar, sinemanın serüveni üzerinden modern Türkiye tarihinin bir panoramasını sunuyor. Türk sinemasının yüz yıllık tarihini; Atatürkçülük, ulusal sinema, milliyetçilik, sanatta muhafazakârlık, Kürt sorunu, 12 Eylül, sansür ve aydın sorunu temaları altında mercek altına alırken, Türk sinemasının şekillenmesinde tarihsel ve toplumsal koşullarla güncel siyasetin ne kadar belirleyici olduğunu vurguluyor.

    27 Mayıs 1960’tan sonra Türk sinemasında ortaya çıkan kuramsal tartışmalar ve özellikle ulusal sinema yaklaşımı, 12 Eylül askeri darbesi ile yaratılmak istenen toplum düzeninin sinema üzerindeki etkileri, toplumun muhafazakarlaşması bağlamında sanatın muhafazakârlaşmasının ne anlama geldiği yazarın odağına aldığı sorunlar arasında.
    Sinemayı çok yönlü tarihsel, toplumsal, siyasal, kültürel, teknolojik ve endüstriyel bir olgu olarak ele alan bu eser, filmlerin teknik ve estetik özelliklerinden ziyade hangi filmler aracılığıyla topluma ne anlatıldığı sorusuna odaklanmasıyla kendisini benzer çalışmalardan ayırıyor.

    Türk sinemasının tarihsel ve toplumsal bağlamı üzerine temel bir kaynak…


    Basım Dili : Türkçe
    Basım Yeri : İstanbul
    Sayfa Sayısı : 282
    En / Boy : 13 / 19,5
    Kağıt Cinsi : 2. Hamur
    Basım Tarihi : 10.2018
    ₺57,90
  • Bir sinema filmini izlerken aslında neye bakarız? Anlatısı, estetiği, filmin ait olduğu sinema türü, belgesel niteliğinin olup olmadığı izleyici üzerinde nasıl bir etki bırakır? Sinema eleştirmenlerinin filmleri değerlendirme kriterleri nelerdir? Hitchcock’tan Tarantino’ya, Spielberg’den Bigelow’a ünlü yönetmenlerin filmlerinin ele alındığı Sinemayı Anlamak, bütün bu sorulara yanıt veriyor. Yazar Warren Buckland’ın konuyu ele alırken kullanmayı tercih etiği dil, teknik ayrıntılara yönelerek okurun sinema filmi izlemekten duyduğu keyfe mekanik bir boyut katmaktan çok filmi daha derin bir bakış açısıyla izlemenin yaşatacağı entelektüel doyuma ulaşmasına yardımcı oluyor.

    Sinemayı Anlamak, sinema eğitimi alan öğrencilerden sinema tutkunlarına kadar geniş bir okur kitlesine bir filmin nasıl çözümleneceği, değerlendirileceği ve yorumlanacağı hakkında ipuçları veriyor. Film türleri hakkında bilgi veriyor, her türün kendine özgü özelliklerine ışık tutuyor. Okuru beyaz perdenin sihirli dünyasında yolculuğa çıkaran film yönetmenlerin senaryo yazarlarının ve eleştirmenlerin arasında gerçekleşen etkileşim hakkında fikir sahibi olmasını sağlıyor


    Basım Dili : Türkçe
    Basım Yeri : İstanbul
    Sayfa Sayısı : 228
    En / Boy : 13 / 19,5
    Kağıt Cinsi : 2. Hamur
    Basım Tarihi : 11.2018
    ₺67,90
  • Osmanlı ve Türkiye Tiyatrosunda Şahinyanlar, Vahan ve Oksen Şahinyan özelinde 100 yıla yakın bir süre boyunca tiyatro sahnelerinde yer almış bir Ermeni sülalesinin hikayesini anlatıyor. Bu insanların yaşamı boyunca, evlerinde her daim tiyatronun olduğunu, ailece tiyatroyu konuştuklarını, tiyatro ile yatıp kalktıklarını gözler önüne seriyor. 

    Ancak, Vahan Şahinyan 1922’de kendisi, ailesi ve çok sevdiği tiyatro sahnesine çıkabilmesi için güvenli görmediği bu toprakları terk eder. Gide gide, eski Osmanlı toprağı olan komşu ülke Bulgaristan’a gider. Oksen Şahinyan da benzer duygularla ülkesini terk etmiş, o da hemen kıyısında bulunan ve o günlerde Türkiye toprağı olmayan İskenderun’a gitmiştir. Vahan ve Oksen’in tercih ettikleri yerlerin niteliği ne kadar birbirine benzemekte: Sınırın öte tarafı. Sanki her şey düzelir de hemen döneriz diye düşünmüşler. Vahan ve Oksen’e ve benzerlerine bunu yaşatan ortamı yaratan olayları sorgulamak gerekmiyor mu? Osmanlı topraklarının her tarafında Ermeni vatandaşların evlerinden koparılıp uzak yerlere gönderilmeleri ile canlarını, mallarını, işlerini kaybetmelerine yol açan 1915-16 yıllarında yaşanan olayların Vahan ve Oksen’i etkilememiş olduğu düşünülebilir mi?

    Darülbedayi’nin başaktrisi Eliza Binemeciyan’ın, Vahan Şahinyan ile aynı yıllarda ülkeyi terk etmesinden uzun yıllar sonra Refik Ahmet Sevengil’e cevabi mektubunda yazdıkları her şeyi anlatmaktadır:

    “Bütün hayatım olan tiyatroyu bıraktığım için yaslıyım dersem çok az bir şey söylemiş olurum. Uzun bir süre bu ayrılığın acısını çektim. Beklenmedik birçok olaylarla karşılaşmasaydım sevgili vatanıma büyük sevinçle dönerdim”   

     

     

     


    Basım Dili : Türkçe
    Basım Yeri : İstanbul
    Sayfa Sayısı : 271
    En / Boy : 14,7 / 21,5
    Kağıt Cinsi : 2. Hamur
    Basım Tarihi : 8.2018
    ₺60,90

  • Basım Dili : Türkçe
    Basım Yeri : İstanbul
    Sayfa Sayısı : 354
    En / Boy : 16 / 23
    Kağıt Cinsi : 2. Hamur
    Basım Tarihi : 11.2005
    ₺7,38
Çerez Kullanımı