İçimizdeki boşluğa tutunarak umut etmeye çalışıyoruz:
Bizim rüyalarımız olmadan dünya güzel olamaz
Bizim şarkılarımız olmadan insan sevmeyi bilemez
Bizim merhametimiz olmadan tanrı kimseyi bağışlayamaz
Bizim dudaklarımız gülmeden çocuklarımız çiçek açamaz.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 80
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2022
₺22,50

Geceleri ışıkla dolu ıslak ağlar
Aydan dönüyorum parlak renklerden
İzmirli yaslı terzi Aigassos’ta
Alkışlar İstanbul’a diye bağıran
Fırıncı kadının çiçekten yüz çizgileri
Sırlı çömlekler pazaryerinde, kimsesiz

Arıların delirdiği vakitte
Bir plak dönüyor gökte durmadan
Ağaçlar da güdük, keçiler de ve tuz
Burada avdan dönüyorum
Ey Afrodit, güzelliğin âşığı sonsuz
Hiçbir şey yok heybemde
Yarat bizi yeniden o ilk öpüşle

Acı hepimize!


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 104
En / Boy : 13 / 19
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2022
₺30,00

Doğduğumuzda
Bizim için yaptırdığı sandıklara
Gümüş aynalar
Lacivert taşlar
Ve Halep’ten kaçak gelen kumaşlar
Dolduran annemiz
Bir zaman sonra
Bizi koyup o sandıklara
Yol
Rüzgâr
Ve konakları fısıldayacaktı kulağımıza.
Yalnız kalmayalım diye karanlıkta
Çocukluğumuzu ekleyecek
Avunmamızı isteyecekti
O çocuklukla.
Sırtımızdan jiletle akıtılan kanın
Karıştığı uzun ırmağa
Bırakıldığımızda
Annemiz bu kadarını istemezdi
Bu yüzden
O uyurken
Uzaklaştık
Diyorduk sulara.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 116
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2022
₺16,80

Cansever’i Türk şiirindeki yerine olanca ağırlığıyla oturtan ve İkinci Yeni’den ayrı yönlerini gösteren Tragedyalar’da şair, dizenin işlevini yitirdiği düşüncesiyle tiyatrodan, diyalogdan, iç monologdan yararlanır; düzyazının olanaklarını şiire taşır. Her yönüyle modern şiire yeni özellikler, taze bir hava ve özgün biçimler getiren unutulmaz bir kitap Tragedyalar.

“Unutulmuş gibiyim ben. Ve insan
Bir bakıma unutulmuş gibidir
Bilemem ki, nasıl anlatmalı, yalnız bile değilim
Belki de yalnızlıktan
Daha fazla bir şey bu
Unuttum ben kendimi de Stepan.”


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 112
En / Boy : 13 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2022
₺22,40

Bir kırmızı gül. Bekliyor, yeni güne aralayıp perdeyi. Bilse ki bir kalpten ötekine en kısa yol ayrılık... Biri söylese dinlemez, yaşayarak öğrenecek.
Ah neyin ne olduğunu daha bilmeyen masum çocuk!
Balkondan seyrettiğin bu şehrin içinde geziniyor kötülük bu boynuna doladığı atkıdan bile korkar olan şehrin, cinnet geçiren sokaklarının köşe başlarında cinayet ve senin ipi kopmuş bir uçurtmanın peşinden koşan gözlerin senin henüz ölüm görmemiş gözlerin; sarkma, düşersin.

 

Basım Dili : Türkçe
Sayfa Sayısı :84
En / Boy :
13,5 x 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2022

 

₺22,50

Bebeklerin edebiyattan lezzet almak için “küçük” olduğunu kim söylemiş? Öyle sananlar, dünya edebiyatının kült eserlerini bebeklerle buluşturan Bebebiyat serisiyle tanışmamışlar demek ki…Bebebiyat’ın her kitabı ilhamını çocuk ve yetişkin edebiyatının klasik eserlerinden alıyor. Bebebiyat serisi sadece ilham aldığı edebiyat eserlerinin öykülerini basit yönergelerle aktarmakla kalmıyor; bebeklerin zihinsel gelişimine de katkı sağlıyor. “İlk renk kitabım”, “İlk anatomi kitabım”, “İlk macera kitabım’’, “İlk duygu kitabım” gibi alt konu başlıklarıyla Bebebiyat kitapları, eğlendirici ve eğitici olmanın ötesinde, geleceğin edebiyatseverlerinin edebiyat lezzetini tattıkları başlangıç noktası olacak. 
Bebebiyat serisinin “ilk şiir kitabı” İstanbul'u Dinliyorum, Türk şiirinin ölümsüz şairi Orhan Veli'nin meşhur yapıtını bebeklerin de “okuyabileceği” hale getirdi. İstanbul'u Dinliyorum'un her sayfasında bebekler, İstanbul'un farklı bir semti ile tanışacaklar. Kapalıçarşı'dan Gülhane Parkı'na, Sultanahmet Camii'nden Arnavutköy sokaklarına kadar; vapuruyla, Galata Kulesi'yle, yalılarıyla ve köprüsüyle güzel İstanbul ilk kez bir bebek kitabının sayfaları arasında.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 22
En / Boy : 16 / 16
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2021
₺64,60

Sen kutup yıldızı mısın

İstemesen de parlar mısın

Sen de benim kadar yalnız mısın

Dolup dolup taşar Yine de susar mısın

Sen kutup yıldızı mısın

Herkes uyurken ağlar mısın

Arar arar derdine derman Nafile bulamaz mısın

Şarkılara şiirlere masallara konu olur Kendine dost olamaz mısın

Sen kutup yıldızı mısın

Herkese yol gösterir Kendin o yollarda kaybolur musun

 

Yayın Direktörü Gülşen İşeri

Yayıma Hazırlayan Saliha Ulusoy

Düzelti Ayça Derin Karabulut

Kapak Resmi Burcu Karaaslan

Sayfa Tasarım Beyzanur Karabulut

Sayfa Sayısı 60 Ebat 13,5 x 19,5 Tür Şiir Kağıt / İç Baskı III. Hamur Enzo, 52 gr. Cilt / Kapak Amerikan Bristol 230 gr.

ISBN / Barkod 9789751043221

 

₺18,20

Seni sevdim aşk-ı kübra
Sevmeyende iman yoktur.
Rahmete ettim iltica
Gelmeyene rahman yoktur.

Ötüyor aşkın bülbülü
Sensin bu cihanın gülü
Gönül kapımız sürgülü
Senden gayrı mihman yoktur.

Avşaroğlu kendi özüm
Seni zikrediyor sözüm
Her daim yüzünde yüzüm
Ondan başka sübhan yoktur.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İzmir
Sayfa Sayısı : 492
En / Boy : 13.5 / 21.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2021
₺202,50

Öpülmeyen alnı vuralım, bulunmayan damarı
Görüşürüz derken görüşmeyeceğini bilmeyi,
Atılmış yüzüğün izini, gırtlaktan taşan çizgiyi,
Sevmediğimiz şeylere dönüşmeyi vuralım.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 56
En / Boy : 13 / 19
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2020
₺9,80

“Denizler Göğe Çarpmadan Yürüyorlar Gördün Mü? 
Gece Hirsiz Asil, Sirtimda Hep Ağaçlarin Kökleri 
Dehlizlerde Siçanlar, Suda Kir, Gökte Marti 
Sormayin Ulan Artik Allahi Kim Yaratti
Yürüyorsa Ayaklariniz Baliklamak Üzere
Elleriniz Tek Seferde Buluyorsa Dalgayi 
Köşelerden Dönüyorsaniz Sormayin Işte
 
Bulut Yok Ve Karşidan Görünüyor Şehrin Işiği 
Hele Gökte, Hele Gökte Köyler Vardi Her Gece”


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 80
En / Boy : 13 / 19
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2021
₺9,80

Dikine sevmeye başladın avcı - bir kâr zarar eğrisi - gibi
Okumaya çalışanlar seni ters tutuyordu defteri
Kurdeleler, dik yakalar, düşük omuzlar ve petrol
Ve masada lamban elektrik sızdıran ve adisyonlar
Dantelli dantelli dantelli çocukluk uykuların
Bir de artık içine kendi gözlerini koymayı unuttuğun rüyalar
Senden bir şeyleri çarçabuk aldılar


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 120
En / Boy : 13 / 19
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2020
₺16,80

Geçmişin insanları zamanın trafiğini değiştiriyor; yakalanan anlarla birlikte her şey arayışların ve kaçışların, ertelemelerin ve kavuşmaların tesadüfi dizilimiyle Berlin’de, gece sessiz olunması gereken bir balkona taşınıyor.
Barış Pirhasan, zihin çekmecesini karıştırırken yoksulluklara kendi giden aşıklardan hastane odalarındaki arkadaşlara kadar hayatının tüm insanlarını kendi gölgeleri gibi uzatıp kısaltıyor. Kıpırtısını ve heyecanını muhafaza eden şiirler, bu kez biraz daha yüksek bir sesle okunuyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 120
En / Boy : 13.5 / 19.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2021
₺19,60

Mehmet’in Babası Nâzım, bir ilk kitap. Hem Nâzım Hikmet’in hayatını her yaştan kişinin okuyabileceği hem de oğlu Mehmet’le aynı sayfalarda buluştuğu bir ilk kitap. Gündüz Vassaf’ın şiirsel dili ve M.K. Perker’in çizimlerinin buluştuğu bu kitapla sizleri baba Nâzım ve oğul Memo’nun çocukluklarıyla tanışıp anne Münevver’i de yanımıza alıp her yaştan okuyucuyu birleştirecek ortak bir okumaya davet ediyoruz. Bu kitaptaki şiirler ve çizimlerle Nâzım’ın hayatına bir yolculuğa çıkacak, oğlu ressam Mehmet’in hikâyesini ilk kez okuyacak, Mehmet’in babası Nâzım’la tanışacaksınız.
***
Nâzım Hikmet,
“Yazdıklarım 30-40 dilde basılır Türkiyem’de yasak”
Dediğinden beri.
Ne mutlu Türkçeye!
Bugün şiirleri Hepimizin dilinde.
Oğlu Memo?
Ressam oldu büyüyünce,
Yolculuklara çıktı
Renklerin hayallerin derinliğinde.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 96
En / Boy : 13.5 / 19.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2021
₺29,40

O benim için geçmişe anıt bırakılacak kadar değerli; geçmişte bırakılamayacak kadar gereklidir.
Unutuyorum her seferinde neresinde kalmıştık ayrılığın?

Bana geldiğin yol, aşk izlerinle doluydu. Bir dolu aşkın izini örtüyordu şiirlerin. Gelmek eylemi pörsümüştü adımlarında... Oysa ben, gelişini ‘‘milat’’ sayacak kadar başlıyordum aşka...

Yolumdan dönemediğim için değil, seninle hiçbir yolda yürüyemeyeceğimi bildiğim için gidiyorum. Yeryüzünün bütün aşkları senin ve beni unutabilirsin!

Sol yanıma yatsam seni uyusam, hep rüyada kalsam...
Ama içime dokundun bir kere. Parmak izlerin duruyor bakışlarımda. Nereye baksam senden bir iz bırakıyorum.
Ben senin, kaçmak istediğinde açabileceğin ve sonrasında dünyanın yüzüne çarpıp gidebileceğin bir kapıyım!
Gel, aç ve kaç...

Söyle sevgili şimdi hayatında bir kayıp mıyım? Bulunmaz...
Açık bir yara mıyım? Sarılmaz...
Tehlikeli bir yol muyum? Gidilmez...
Şiirleri ve romanlarıyla kalplerinize dokunan Kahraman Tazeoğlu, "Eyvallah" ile sizi yine duygusal bir yolculuğa davet ediyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 280
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2021
₺37,10

Bir fikir ve dava adamı Mehmet Akif Ersoy’u İstiklal Marşı’mızın yazarı olarak tanıyoruz. Unutulmaz “Çanakkale Şehitlerine” şiiriyle de gönlümüzde ayrı yer edinen şairimizin “Safahat” kitabı, nesiller boyunca başucu eserlerimizden biri olmuştur. Bütün şiirlerini topladığı “Safahat”, aynı zamanda pek çok manzum hikâyeyi de bünyesinde barındırmaktadır.
Safahat’ta yer alan, başta “Küfeci”, “Seyfi Baba” gibi unutulmaz manzum şiir-hikâyeleri, genç nesillere aktarmak için aslına sadık kalarak günümüz Türkçesi’yle hikâyeleştirmeye gayret ettik. Eminiz ki herkes bu hikâyelerden istifade edecekler ve şairimizin hayal ettiği “Asım’ın Nesli”nin birer ferdi olacaktır.
Mehmet Akif'i ve onun davasını daha iyi anlayabilen bir gençlik, ülkemizin en büyük ihtiyacıdır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 144
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2021
₺24,00

Topraktan hırka giyenleri görürsen
Seyret terini alnına çul edenleri
Anlat benden bahset anneme
Şehir efsanesi denilen yalanın
Kozasında örülen bir beton olduğunu
Güneşi görmeden sönermiş meğer
Koca bir şehir ve sokak lambaları
Mühürleniyor acımasız
Binaların gölgesinde bulutlar
Kentlerin daha girişinde
Tutar insanı bir ölüm sancısı
Camlı mezarlarda bitiyor ömür
Gökleri deliyor kat kat
Pencereli mezar taşları


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 280
En / Boy : 12,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2021
₺27,00

Kadın
Bir aşk'tı siyah gül yaprakları'nın
Ortasındaki kadın...
Sakin bakışları yaşamayı anlatır
Sessizliği ölümüydü
Vanilya kokusunda en güzel
Şaraptı dudakları...
Cezalı gözleri esir eder geceye günahları
Ruhu kapalı sandıklarda sakladıklarıydı
Veda ettirmezdi aşk'ı
Yaşamı anlatırdı nefesiyle
Sihirli güzelliğiyle
Bir deniz dalgasıydı masumiyeti
Bir deniz köpüğüydü gözyaşları
Piyanonun en narin notasıydı aşk’ı


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 96
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2021
₺18,04

Elbette gül bahçeleri gömülü kalbimizde.

Paslanmış beşiklere yaslanıp açan

iİatçı güllerden bir neşe.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 80
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2021
₺13,30

Her gece kandil dedi biri
Her gece kandil
Ve hasrete daha çok var.
Neyi duymaktayız biz?
Dün oturduğumuz avluda
Siyah olan gül
Bugün açmış ruhunu
Ve bir şey göstermektedir.
Sular bir şey göstermektedir
Kuşların gülleri geçip kokan nefesi
Sesi
Senin soluğun olmaktadır hâlâ.
Buradaki her günahı temizledi
Senin güllere bakman.
Senin isteğin göğün katında tartıldı.
Bir melekten söz ederken
Şehir çok siyah.
Budur meleği yükselten belki de dedim
Meleği yükselten ve kanatlarını kelimelere açan
Şehrin siyah oluşudur.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 112
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2021
₺16,80

Sessiz bir törenle iç geçirme arasında duran yerde gömdüm onları. ölü oğullar. kurban hepsi. sanki onlara, kurban oluşlarını hatırlatmak için var yeryüzü.
yüzleşiyoruz. sızlanmaya başlayan bir çırpınmada “yeter” diyorum.
“gidin ve öldürmeyin”
 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 48
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2021
₺12,60

Fernando Pessoa, gerçek değeri ve önemi kendi ülkesinde bile ancak ölümünden bir süre sonra anlaşılan, Portekiz edebiyatının en büyük imzalarından. Ölümünden sonra ardında binlerce sayfa bırakmış olsa da hayattayken yayımlanan “tek kitabı” Mesaj, bütün bir kitap olarak, ilk defa Türkçede.

Şairin, kendine özgü sembollerle, Portekiz’in görkemli geçmişini, çöküşünü ve yeniden doğuşunu işlediği, ulusal kahramanlarını yücelttiği, üç bölüm ve 44 şiirden oluşan eseri, Portekizce aslından Bengi De Sa Matos Paixao’nun çevirisiyle.

“Ve büyük ve makul okyanusa

Bu kalkanlar, gördüğünüz, öğretir

Sınırlı denizin Yunan ya da Romalı olabileceğini:

Sınırsız deniz ise Portekizlidir.”


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 96
En / Boy : 12,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2021
₺9,00

Hiciv

“Ey Hevâyî buz-hâne şâirlerine es-salâ
Bir zemîn-i tâzemiz vardır nazîre isteriz”

Hevâyî

“Kusurları çarpıtan, yanlışları abartan bir lunapark aynasıdır hiciv. Heccavlar ise, dilinden ve kaleminden sultanların bile ürktüğü söz canbazlarıdır. Elinizdeki kitap, işte böyle bir kalemşörün ince kıyım doğradıklarıdır; dikkatli tutulsun.”

Dizi Editörü M. Kayahan Özgül

“Hevâyî, klasik Türk şiirinde hezel üslubunun önemli temsilcilerindendir. (...) Şairin kullandığı ve ‘uçarı’ anlamına gelen Hevâyî mahlası dikkat çekicidir. Klasik şairden farklı olarak Hevâyî, mahlası ile bütünleşmiştir ve gerçek bir insan olarak okuyucusunun karşısındadır.”

Hazırlayan Neslihan Koç Keskin

Hiciv toplumlar yoldan çıktığında zekânın ortaya çıkıp aptallığın yolunu kesmesidir. Bugün en ihtiyacımız olan şey. 160. Kilometre, sosyal medyanın şiirde hicvin yerini aldığı günümüzde büyük hiciv geleneğimizi hatırlatmak için bugünün Türkçesiyle birlikte bir dizi hazırladı. Bakalım yalana dolana, kayırmacılığa, yoksullaştırmaya, yoksunlaştırmaya, baskıya, eziyete, kıyıma, dolandırıcılığa, kandırmacaya, yağmaya, hırsızlığa, siyasi çürümeye kadim geleneğimiz nasıl karşı çıkıyordu?


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 88
En / Boy : 15 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2021
₺22,50

Gezginlerin Lavtası

Gezgin şarkıcıların lavtası, çal!
Kekeme bir semendere eşlik et kabarede
Güzel sözcükler dök! acı ve suç
İki kızkardeş olsun, iki göçmen gibi
Sevişsinler korkunun görkemli eşliğinde...

Gezgin şarkıcıların lavtası, çal!
Kekeme bir semenderin gecesinde kal!


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 80
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2021
₺18,75

Kelebek
Geçemedi tel örgüyü
Hoyrat muhafızı
Öyle duruyor gökyüzünde

Bir kül halinde duruyor
Hercai menekşe bir renk halinde
Sonunda inecek
Yeşilin içine kuşların arasına

“Okşayacak” deniz’in dedesi
Kelebeği
“Yanacak elleri”


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 96
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2021
₺18,75

İçimde, ilmik ilmik acılar örülüyor,
Bahtımın bilinmeyen renkleri görülüyor.
Altın yılları ömrün, bir cilveyle karardı.
Günah bedelle kardeş, bağış beşere yârdı;
Alacası şafağın, cümle âlemi sardı.
Bir İbrahim Sofrası hânemde seriliyor.
Kalbimde, katmer katmer ümitler deriliyor.
Ey Vedûtların Şâh’ı, her seher âh eyledin.
Sâyeban kılıp, kulda hayrı gümrâh eyledin.
‘Gel’ dedin, boyun büküp, koşageldim huzura.
Hâdim kıldın varlığım, sencileyin nâzıra.
Özrüm vardı niyâzım, her dileğe hazıra.
Hemen imdada gelip kolayı râh eyledin,
Eşiğini bizlere Sen güzergâh eyledin.
Tek kelâmla açıldı, bana gönlün hem yüzün;
Başım göklere erdi, kovuldu keder, hüzün.
İblis’i zincirledin, melânet kora düştü.
Esîr oldu benliğim, ol nefis zora düştü.
Şifâlandı elinden, beş duyum nûra düştü.
Rahmetiyle soğuttu bağrımı nemli gözün.
Hükmü kalmadı artık ne acının ne sözün.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 95
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2021
₺11,25

İlkokul sıralarından beri şiirle olan münâsebetim yıllar içinde katlanarak ve gelişerek devam edegelmiştir. Uzun yılların, hayat ve edebiyat tecrübelerimin birikimi, zamanının geldiğine inanarak sonunda bir esere dönüştü ve ilk şiir kitabım olan "Corona Günlerinden Aşk" salgın sürecinde çıktı. Büyük bir ilgiyle karşılanması ve olumlu dönüşlere boğulması, ikinci kitabım için çalışmalarımda kuvvetli bir motive ve itici bir güç unsuru olmuştur. Bu vesileyle bir kez daha kıymetli okurlarıma ve sevenlerime çok teşekkür ederim. Varlığınızla yaşanılası yaşam bir başka güzellik.

Poetikam yani şiir sanatım üzerine edebi ve estetik açıdan uzun uzadıya konuşmak mümkün olsa da öncelikli misyonum, şiiri sevdirmek. Bunda çok sevdiğim kutsal mesleğim öğretmenliğin ağırlığı ve de insanımızda özellikle gençlerimizde gözlemlediğimiz şiire karşı ilgisizlik, bilgisizlik, yabancılık, temassızlık vb gibi olumsuzlukların toplamı etkili olmuştur.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 108
En / Boy : 13 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2021
₺24,00
Tükendi

Charles Bukowski’nin Şiirleri İlk Kez Türkçe’de. İngilizcede İlk Kez 1977'De Yayınlanan Cehennemden Bir Köpektir Aşk, Bukowski'nin Yetmişli Yılların Ortalarına Ait Şiirlerinin Bir Koleksiyonudur. Bukowski’nin Eserlerl Arasında Bir Klasik Olan Cehennemden Bir Köpektir Aşk, Sevginin Gereklilikleri, Kalp Kırıklıkları Ve Sınırlarının Lirik Bir Keşfidir.

Banyodan Çıktığında Dudaklarına
Ruj Sürmüştü, Kocaman Kıpkırmızı Bir
Ağız, Çocukluğumdan Beri Bunlardan
Görmemiştim.
Kapının Önünde Onu Öptüm Ve
Rujunun Dudaklarıma Bulaştığını
Hissettim.

“Hoşça Kal,” Dedi.
“Hoşça Kal,” Dedim.

Arabasına Doğru Yürüdü.
Kapıyı Kapattım.
Ne İstediğini Biliyordu Ve O Ben
Değildim.

Bu Tür Çok Kadın
Tanıyordum


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 320
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2021
₺45,10

Yayan dolaşırım,
Mütenekkiren seyahat ederim.
Oktay Rifat’la Melih Cevdet’tir
En yakın arkadaşlarım.
Bir de sevgilim vardır pek muteber;
İsmini söyleyemem,
Edebiyat tarihçisi bulsun.

Modern şiire güncel bir ifade kazandırmak için yola çıkan, bir kırılım niteliğindeki Garip akımının kurucusu, bir garip Orhan Veli. Süleyman Efendilerin, Yüksekkaldırım’daki Melâhatlerin, her gece şehrin sakinleri uyanmadan gökyüzünü boyayan Dalgacı Mahmutların “mısra-ı meşhurunun mübdii”, bir garip Orhan Veli. “Cep delik cepken delik” dolaştığı İstanbul çarşılarının, lokantalarının ve sokaklarının dilini “şairanenin aleyhinde” şiire getirmiş, bir garip Orhan Veli.

Orhan Veli’nin Bütün Şiirleri, Can Yayınları’nda yayımlanan derlemeden yola çıkılarak hazırlanmış bir baskıyla, Erdal Öz’ün güncellediği Garip önsözleriyle bir kez daha okurlarla buluşuyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 208
En / Boy : 12,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2021
₺17,50

Belki Başka Zaman, İbrahim Tenekeci’nin son dört yılda yazdığı şiirlerin toplamından oluşuyor.
“Dinledim ömrümü aşkın sesinden” diyen şairin yeni çalışmaları da Muhit Kitap’tan yayınlanacak.

İnsan yalnızken daha dürüsttür
Kalbin mutlaka ses olur sana,
Anlarsın bir gün ulu dağlarda
Bir nokta imiş koskoca ömür.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 56
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2020
₺30,40

Nasıl olursan ol, gel diyemem,

Asal olanı arıyorsan gel.

Bu bir beğenmeme değil,

Boyut boyut katmanlar var,

Alt katmandaki, üst katmanda yanar.

Göksel sevinç bir anlıktır.

Doğmasıyla ölmesi bir olan sevinç

Uzasın da gör bir bak,

Bütün bağlantıların nasıl yanar.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 703
En / Boy : 13 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2020
₺158,25

1948 yılında Bulgaristan’ın Deliorman Bölgesi’nin Saldın köyünde (Yakim Gruevo) doğdum. Kemallar (İsperih) kasabasında okudum.

Üniversiteyi Plovdiv’de (Filibe) bitirdim. Mezun olduktan sonra öğretmenlik, fabrikalarda ekonomi uzmanlığı, Tarım Kooperatifte (APK) muhasebe şefliği görevleri yaptım.
1989 yılında anavatan Türkiye’min başkenti Ankara’ya ailemle göç ettim.

Bu kitabı çocuklarıma, torunlarıma ve dostlarıma bir hatıra olarak bırakıyorum.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 166
En / Boy : 11 / 16,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2020
₺37,50

“Yaralıyım çünkü buralıyım” diyen Emre Demir’in ilk şiir kitabı çıktı: Ölümdür Sonunda.
Günümüz Türk şiirinin dikkat çeken isimlerinden biri olan Emre Demir, böylece emeğini iki kapak arasına toplamış oldu.

Baba, diyorsun
Boğuluyorsun bu denizde.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 64
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : Bez
Basım Tarihi : 12.2020
₺26,60

Hakan Arslanbenzer, şairliği, eleştirmenliği ve dergiciliğiyle hem kuşağının hem günümüzün önemli edebiyatçılarından biridir. Şairin çeyrek asırlık şiir serüveninin özeti, Muhit Kitap’ın seçme şiirler serisinden çıktı: Pergelin Muhteşem Dönüşü.

Saçlarını topuz yap kollarını kavuştur geç karşıma
Otur, bilmiyorum ne diyeceğimi ama böyle iyi
Dinle beni, uzun uzun söyleşelim
Söyleyecek sözü olan insanlar gibi
Eski insanlar, en eskileri
Birinin suyu temiz
Diğerinin iyi ekmeği


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 96
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2020
₺30,40

Muhit Kitap, genç isimlerin ilk eserlerini okuyucuyla buluşturmaya devam ediyor. Şiirde gelecek vaat eden Tayfun Doğan’ın ilk şiir kitabı Dünyaya Misafir, kitapçılardaki yerini aldı.

Hatırla, zor günlerin bıraktığı izi
Hatırla, annesiz bir evin sesini.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 56
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2020
₺26,60

Şiir azıcık aklî, daha çok kalbî bir eylemdir. Şairin kastı konuşulduğunda birazcık aklı, daha çok ruhu konuşuluyor demektir. “el-Ma’nâ fî batni’ş-şâir.” der Araplar. Yani kasd-ı mahsusa şairin bâtınında, derûnunda, hâsılı ruhundadır. Ruh ise sırdır, akıl onu anlayamaz, kısırdır.

Şiiri ruh anlar; akıl ise belki ve ancak yorumlar.

Şiir, aklî düşüncenin kalbî idrake evrilmesidir.

Şiir, aklın devrilmesi, kalbin anlamı devralmasıdır.

Aslında muamma olan; sözdeki şiir değil, ruhtaki şuurdur. Kapalı olan, lafız değil ruhtur.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 160
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2020
₺28,00

Anlamak zorunda değilsin, beni anlama
Zaman hep yıpratan bir küheylan
Yaşamak için hafifletici sebepler bulsan
Boş ver
Başına gelecek olanlar nasılsa geldi
Kıyametin ortasındaki cennet
Ölüme yaklaştıkça artan cesaret


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 47
En / Boy : 14 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2020
₺30,40

Bana ilaç verdi doktorlar
Hatırlamam için evreni, dünyayı ve seni
Bu küstahlık değil mi? Hem saçmalık
Bilgi çöptür ve çöp bilgi

Her şeyi tamamen unuttuğumda
Ben de çöp olacağım ve bilgi
İnsan böyle kendini var edebilir
Unutulmuş olmanın erinciyle
Seni çöpte yaşatacağım sevgili.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 64
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2020
₺22,40

Dillerden düşmeyen şiirler... İlk basımını “Remzi Kitaphanesi” olarak yayınladığımız bu kitapta yer alan şiirler, bireysel ve toplumsal sorunları içtenlikle yansıtmakta; acılar, hüzünler ve kaygılarla geçen bir dönemle iç içe yaşamsal açmazları, bunalımları dile getirmektedir. Sabahattin Ali’nin, özellikle tutukluluk günlerindeki bazı şiirlerinin de aynı duyarlıkla bestelendiğini, geniş yankılar uyandırdığını belirtmek gerekiyor. 1930’lu yıllarda yazılan bu şiirler, edebiyatımızda etkisini kuşaklar boyunca hissettirmiş, genç kuşaklara örnek olmuştur.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 128
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2019
₺17,00

Büyük tasavvuf şairi Mevlânâ’nın bin yıl öncesinden günümüze
ışık tutan sevgi ve inanç dizeleri...
İlk yaratılışta, sen, ben, hep birdik
Gizli açık, hep O’nda birleşirdik
Sevenlerin ayrı kalması haram
Yaratılmışların yasası: Birlik!


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 304
En / Boy : 12 / 14,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2020
₺28,90

“Dünyada hayatın bir tek manası varsa o da sevmektir. Hatta mukabele edilmesini bile beklemeden sadece sevmek. Başka bir insanı bahtiyar edebilmek, kendini bahtiyar edebilmekten daha güç fakat daha insancadır. Bugün böyle düşünenlere saf, hatta enayi derler. Fakat ne derlerse desinler, biz kalbimizin ve kafamızın doğru bulduğu şeyleri etrafın ne dediğine bakmadan yapmalıyız.”

1948 yılında, henüz 41 yaşındayken aramızdan ayrılan Sabahattin Ali, edebiyatın her alanında çalışan, eser veren bir yazardı. Yazarın kaleme aldığı tiyatro oyunlarını, şiirleri, mektupları, gazete yazılarını, mahkeme tutanaklarını, farklı mecralarda verdiği röportaj ve anket cevaplarını bir araya getiren bu yeni basım, yayınevimizin Sabahattin Ali külliyatının üçüncü cildini oluşturuyor. Dönemin yaşantısına dair notlar ve metindeki eski sözcüklere dair açıklamalarla, kimi metinlerin orijinal ve sadeleştirilmiş hallerinin karşılıklı basımıyla zenginleştirilen bu özel çalışma, Sabahattin Ali’nin eserlerinin ruhuna nüfuz etmenizi kolaylaştıran, özgün bir okuma deneyimi sunuyor. 
“Bence Sabahattin’in en kuvvetli tarafı kendine benzerliği, temiz ve metotlu bir edebiyat kültürüne dayanarak, en yaratıcı anlamında realist oluşudur... Sabahattin köyü, kasabayı, köylüyü, kasabalıyı çok iyi biliyor, duyuyor ve yaşatıyor. Dili pürüzsüz. Görünüşü dağıtıp yine bir noktada toplamasını büyük bir ustalıkla başarıyor.”

-Nazım Hikmet

“Sabahattin Ali anlattığı hikayelere bizi inandırıyor... Muharrir çorak, zavallı köyün sefaletini, acılarını anlayıp anlatmaya çalışıyor. “Bir Gemici Hikayesi”, “Kanal”, “Bir Firar”, “Kazlar”, “Candarma Bekir” hikayelerini yazan bir muharrir gerçekten iyi bir sanatkardır.”

-Nurullah Ataç

“Sabahattin Ali imzası hikaye ve roman vadisinde son yıllarda hissedilen büyük boşluk içinde büyük bir ümit ışığı yakmaktadır.”

-Yaşar Nabi

“Sabahattin Ali’nin, böyle devam ederse, Tanzimat’tan beri en iyi hikayecimiz olabileceğini zannediyorum. Çünkü yazılarında benim istediğim şey var, iç var, görüş var. Sonra tekniği güzel, yeni bir şey yapayım diye garabete kaçan tarafı yok.”

-Suat Derviş


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 520
En / Boy : 15 / 23
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 1.2019
₺75,22

Romantik kıvılcımlar.
Aşka dair dokunaklı şiirler.
Çarpıcı aforizmalar.

Sev Onu Çılgınca’da hayatımızın en sakin ve en tutkulu anlarında hissettiğimiz yoğun duygularımız satırlara dökülüyor: yeni aşk heyecanı, gece tek başına yolculuk yaparken radyoda çalan şarkı, kadın ruhundan taşan coşku, bir kadeh içkinin verdiği sade mutluluk… Atticus’un yükseklerden uçmayı, dibe vurmayı, kalp kırıklığını, hayattan beklentiyi ve aşkı harmanladığı şiirleriyle aforizmaları âdeta zihinlerimize kazınıyor ve duygularımızı harekete geçiriyor.

Gözlemci, hikâyeci ve New York Times çoksatan şairi olan Atticus, Amerika’nın Batı Kıyıları’nda doğmuştur. Hayatının büyük kısmını dünyayı keşfederek geçirmekte, okyanuslara, çöllere ve kelime oyunlarına büyük bir tutku duymaktadır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 235
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 1.2019
₺42,08

Aşk Olsun’da, İÖ 3000 dolaylarından İS 17. yüzyıla uzanan çok geniş bir zaman kesitinde yazılmış şiirler bir araya geldi. Bambaşka çağlar, farklı ülkeler, apayrı uygarlıklardan ozanların kendi dillerinde söyledikleri, yazdıkları şiirler. Ama bu ozanların ortak bir dili de var: “Aşk”ın dili. Bu kitaptaki şiirlerde, hangi dilde yazılmış olursa olsun, “Aşk”ın ortak dilini bulacaksınız. Hiçbir çağ, hiçbir uygarlık yok ki, “Aşk”sız bir dönem yaşanmış olsun. Hiçbir çağ, hiçbir uygarlık yok ki, “Şiir”siz bir dönem yaşanmış olsun. “Aşk”a ve “Şiir”e kimse yasa koyamamış, “Aşk”ın da “Şiir”in de en yüce yasası kendisi olmuş...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 144
En / Boy : 12,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2020
₺21,00

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 320
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2020
₺30,00

Ozanlar

Ozanlar aşmıştır korku dağını
Her ne görmüş ise yazar ozanlar
Özde ayıramaz solu sağını
Kirli siyaseti bozar ozanlar

Sevgiden başkaca bir mezhep bilmez
Ne kadar çekseler ham yola gelmez
Davası insanlık ölse de dönmez
Vahdet birliğinde gezer ozanlar

Bütün gayretini hizmete verir
Bir gayesi vardır menzile yürür
Sabıra sarılır menzile varır
Hak’tan bir nidaya benzer ozanlar

Gönül âleminde seyrana dalar
Aşk ile feyzini batından alır
Evveli ahiri hep Hak’tan bilir
Kördüğüm ipleri çözer ozanlar

Şaşkını düşkünü Er Hak kaldırır
Şu garip Ferman’a mânâ bildirir
Varır Serçeşme’den kabın doldurur
Elekten eleğe süzer ozanlar


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 112
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2020
₺18,00

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 112
En / Boy : 12,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2020
₺26,60

“Bir çoklu koro, bir zengin orkestra gibidir bu kitaptan taşanlar. Taşan bir kitap bu. Katlanan, kanatlanan, aşkın, delişmen, yoğun, parçalı, tekrarlı, şiddetli, pervasız, iştahlı bir kitap. Kışkırtıcı, denetimsiz, cesur, dobra, kalabalık, gürültücü, arzulu bir dil bu. Esinleyici, bulaşıcı, aşırı, riskli, ironik, kara bir söylem. Samimiyetin, cüretin, şefkatin, itirazın, isyanın kitabı bu. Bizden alıp bize veriyor büyüttüğünü de öldürdüğünü de, düşündüğünü ve düşlediğini de, âşık olup yenildiğini de, karşı çıktığını da, aldandığını ve aldattığını da. Bu dünyadan ben geçtim, ben bu dünyadan böyle geçtim demenin kitabı bu. Bir lades kemiği gibi kırılmanın, tüm iktidarlara kafa tutmanın kitabı bu. Sözcüklerin arzulu ve şiddetli ve kanlı bir dansa kalktığı bir kitap bu.”

-Gonca Özmen


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 264
En / Boy : 12,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2020
₺42,70

Hiç bir bina aşk binası gibi sağlam değildir.
Aşk binasını kuranlara binlerce aferin.

Muhabbet badesinden doyası içmeyen insan,
Aşk'ın nice dertlere derman olduğunu bilemez.

Aşk sırrından haberdar olan her akıl sahipleri
Aşk bostanının cennet gülünden üstün olduğunu anlamıştır.

Gönlüme levhi mahfuz defterinin başlangıcında
Hayber Kalesi Fatih'i Şahın fazileti gelir.

Medine şehrinde ateş göklere yükselince
Peygamber kızı Fatıma'nın ağlar sesi gelir.

İmam Hasan'ın şehit oluşu canıma ateş saldı.
Herzaman yaralı kalplerin yasını tutası gelir.

Ne kadar yeryüzünü gezsem seyretsem karşıma,
Dudakları susuz Hüseyin'in sahrayı Kerbelası gelir.

Düşmüştür Fırat Kenarından bir kahraman genç kolsuz,
Yinede çadırlara su götürmeden gitmeğe utanası gelir.

Bi tarafta çöllere çalkalanan Fırat'ın suyu akar,
Sakine'nin yine de susadım, susadım diyen sesi gelir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 603
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2019
₺60,00

"Pir Sultan Abdal'ın kimliğini araştırma konusunda ilk ciddi adımı İbrahim Aslanoğlu atmıştır. Aslanoğlu, araştırmalarının sonuçlarını bir dizi olarak 1979'da "Türk Folkloru"nda yayımlamış, daha sonra hepsini bulabildiği Pir Sultan Abdallar'ın şiirleriyle birlikte bir kitapta toplamıştır.

Aslanoğlu'na göre, eldeki şiirler, kendisinin şimdilik saptayabildiği altı Pir Sultan Abdal'a aittir. Üstelik yapılacak araştırmalar sonucu Pir Sultan Abdallar'ın sayısı gelecekte de artabilir. Yine ona göre, Banazlı olan Hızır Paşa'nın astırdığı gerçek Pir Sultan (Abdal) Pir Sultan tapşırmalı şiirleri söyleyen şairdir".


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 524
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2016
₺45,00

Neydi Bendeki

Birçok bilgi aldım doğru bildiğim,
İlim felsefeden süzüp ezdiğim,
Sık eleyip ince-ince dizdiğim,
İzah mı mizah mı neydi bendeki…

Fikrime uç derler yersiz kullanmam,
İnsanlık sınıfsız, sınır tanımam,
Cana değer verir asla kıyamam,
Sevgimi, saygımı neydi bendeki…

Yıllarca çalışıp aradım ekmek,
En yüce değerdir emekçi emek,
Kardeşçe çalışıp, eşitçe yemek,
Amaç mı araç mı neydi bendeki…

Bütün bir aleme tek gözle baktım,
Elimden geldikçe bir ışık yaktım,
Geçmişten ders alıp ileri baktım,
Hayal mi gerçek mi neydi bendeki…

Tavsiyem barış ve huzur ülkeme,
Doğulu, batılı, kuzeyli deme,
İnancın var madem kul hakkı yeme,
Rica mı minnet mi neydi bendeki…

Bir şairde beni yazsın isterim,
Övgümü, küfür mü dizsin beklerim,
Ya devam ederim, ya da giderim,
Dava mı sevdamı, neydi bendeki…

Gürsel şikayetci olmuş bu millet,
Her yanı kaplamış nefret ve illet,
Ne kalemi zorla ne kagıt kirlet,
Tespit mi, tembih mi neydi bendeki…

 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 236
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2017
₺27,00

Aşık Mahrumi

Can Yayınları (Ali Adil Atalay)


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 106
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2015
₺22,50
1 2 3 ... 111 >
Çerez Kullanımı