Bu çalışmada 1960 sonrasında hazırlanmaya ve uygulanmaya başlayan 11 adet kalkınma planı ayrıntılı bir şekilde inceleniyor. Yazara göre ilk dört kalkınma planı eleştirilecek, eksik bulunabilecek yönleri olsa da milli yönleriyle öne çıkmaktadır. Fakat 1980’den sonra hazırlanan planlar milli nitelikte değildir ve daha önce hazırlanan planlar sayesinde yaratılan ekonomik, siyasi ve kültürel temeli kaldırmayı hedeflemektedir. Zaten özelleştirme programı da bu planlar ışığında uygulanmıştır.

“Çin mucizesi” de kitapta Türkiye’nin kalkınma planlarıyla karşılaştırılarak incelenmektedir ve Çin’in izlediği ekonomi politikasının birçok noktada Türkiye’nin milli kalkınma planlarıyla kesiştiği vurgulanmaktadır.

 “Türkiye’nin milli bir iktidarla yaratacağı güçlü ekonomi, güçlü ordu, dünya ve bölge çapında ittifaklar, ulusal birlik ve moral gücü ile genç dinamik nüfusunu, tarihi derinliğini, zengin kültürünü, uygun iklim koşullarını birleştirerek kamucu, halkçı bir uygarlık atağının eşiğindeki insanlığın öncü ülkelerinden biri olacağına inancımız tamdır.”

 


Basım Ayı/Yılı : 2022
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 430
Ağırlık : 430
En / Boy : 13,5 / 19,5
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺67,50

2022’de Türkiye’nin iç siyasetinde yaklaşan 2023 seçimleri, ittifaklar ve parti içi gelişmelerin yanı sıra
ekonomi, güvenlik ve dış politikada yaşanan gelişmeler belirleyici oldu. 2022 hem Türkiye siyaseti hem de Cumhurbaşkanı Erdoğan açısından çok yoğun geçti. Cumhurbaşkanının faaliyetlerinde yeni ekonomi modeli, “müjdeler”, reform girişimleri, altyapı ve üstyapı yatırımları ana gündem maddeleriydi. Yıl içerisinde AK Parti 2023 çalışmalarını hızlandırırken gençlerin öne çıktığı teşkilat çalışmalarına yoğunlaştı. Ayrıca Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından “Türkiye Yüzyılı” vizyonu açıklandı.
MHP, ittifak ortağı AK Parti ile özellikle yasama faaliyetlerinde yakın iş birliği gösterirken liderler arasındaki uyum yıl içerisinde güçlü bir şekilde devam etti. Muhalefet partilerinin de 2023 seçimlerine odaklandığı
2022’de altılı masa etrafındaki tartışmalar, ortak aday ve rekabet siyasetin gündemini belirledi. Dünya ekonomisinde 2022’de yaşanan gıda, enerji ve tedarik krizleri ile son kırk yılın en yüksek rakamlarına
ulaşan küresel enflasyondan Türkiye de etkilendi. Buna rağmen yeni ekonomi modeli ile kamu öncülüğünde başlatılan teşvik, destek ve denetleme mekanizmaları sayesinde Türkiye bu türbülansı az zararla yönetmeyi başardı. 2022, Türk dış politikası açısından oldukça verimli ve etkili geçti. Cumhurbaşkanı Erdoğan liderliğinde
yürütülen lider diplomasisi sayesinde önemli adımlar atıldı. Ancak Türkiye’nin Batılı devletler ile gerilimli ilişkilerinde ciddi bir değişiklik olmadı. Öte yandan Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Türkiye çok taraflı uluslararası
platformlarda hem gündem olmaya hem de gündem belirlemeye devam etti.
Türkiye terörle mücadelesini yeni konseptine göre 2022’de de sürdürdü. Terörü kaynağında yok etme
politikası gereğince hem yurt içinde hem de Irak ve Suriye başta olmak üzere başka devletlerdeki terör örgütlerine etkili bir şekilde müdahale edildi. SETA’nın her yılın sonunda hazırladığı gelenekselleşen SETA Yıllığı Türkiye’nin hem temel gündem maddelerini zengin bir içerikle analiz etmekte hem de gelecek yıllara dair bütüncül bir bakış açısı sağlamaktadır.


Basım Ayı/Yılı : 2023
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 296
Ağırlık : 296
En / Boy : 18 / 27
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 1. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺75,00

Arnavutluk: Suçlar ve Seraplar Arasında

Arnavutluk… Avrupa’nın bu küçük ve tamamıyla kendine has ülkesi 1990’ların başında büyük çalkantılar yaşadı. Enver Hoca’nın kurduğu tek parti, tek adam rejiminden, halkın talebiyle çoğulcu demokrasiye geçti. Arnavutluk’un önemli yazarlarından Besnik Mustafaj, bütün bu sürecin tanığı olduğu kadar aktörlerinden biriydi de. Fitili ateşleyen öğrenci hareketine doğrudan destek verdi, Demokrat Parti’nin kurucuları arasında yer aldı ve bu partiden milletvekili seçildi. Arnavutluk: Suçlar ve Seraplar Arasında, ülkenin içinden geçtiği çalkantılı süreci birinci elden tanıklıkla gözler önüne seriyor: diktatörlüğün yarattığı psikolojik, siyasi ve ahlaki tahribat, coşkulu sokak gösterileri, demokrasiye geçiş sürecinin getirdiği büyük umutlar ve hayal kırıklıkları, ardından gelen göç dalgası… Kitabın sonunda yer alan “Küçük Arnavut Ansiklopedisi” ise, ülkenin siyasi ve toplumsal hayatına aşina olmayanlar için aydınlatıcı şifreler içeriyor.

(Tanıtım Bülteninden)

  • Kitap Adı: Arnavutluk: Suçlar ve Seraplar Arasında
  • Yazar: Besnik Mustafaj
  • Yayınevi: Kırmızı Kedi
  • Hamur Tipi: 2. Hamur
  • Sayfa Sayısı: 232
  • Ebat: 13,5 x 21
  • İlk Baskı Yılı: 2022
  • Baskı Sayısı: 1. Basım
  • Dil: Türkçe
  • Barkod: 9786254181405
₺59,90

Kuşak ve Yol - Büyük Avrasya Ortaklığı

Bu çalışmanın temel hedefi, Kuşak ve Yol’un küresel problemler karşısında nasıl çözüm yolu olabileceğinin araştırılmasıdır.
Kitapta üç temel tez ileri sürüyorum:
 
1. Tez: Kuşak ve Yol İnisiyatifi, Asya, Avrupa ve Kuzey Afrika arasında yeni tip ve gelişmiş türden bir işbirliği modeli oluşturarak, Büyük Avrasya Ortaklığı’nı inşa edecektir.
2. Tez: Kuşak ve Yol İnisiyatifi, en geniş coğrafyada en geniş işbirliğini oluşturarak, ABD saldırganlığı karşısında en geçerli caydırıcılığı yükseltecektir.
3. Tez: Kuşak ve Yol İnisiyatifi, “birlikte kalkınma” eksenli olarak rotaları üzerindeki sorunları çözecek, komşuluk ilişkilerini geliştirecek ve bölgesel barış projelerini hayata geçirecektir.

(Tanıtım Bülteninden)

  • Kitap Adı: Kuşak ve Yol - Büyük Avrasya Ortaklığı
  • Yazar: Mehmet Ali Güller
  • Yayınevi: Kırmızı Kedi
  • Hamur Tipi: 2. Hamur
  • Sayfa Sayısı: 144
  • İlk Baskı Yılı: 2022
  • Baskı Sayısı: 1. Basım
  • Dil: Türkçe
  • Barkod: 9786254181504
₺44,90

 

“George A. Romero’nun aptallaşmış, beceriksiz ve dışarıdan

yönetilen yaşayan ölüleri gibi dolanıyoruz dünyada ve malların

satılmasına katkıda bulunuyoruz. İnsani ihtiyaçlar ise sadece bu

görevle bağdaştıkları oranda göz önüne alınıyor. Ve böylece gitgide

kendimizi ruhsuz Avatarlar olarak hissediyoruz; bize sürekli eşsiz

başrol oyuncuları olduğumuz anlatılan, ancak senaryosu yine de

bizim tarafımızdan yazılmayacak olan bir filmin aktörleri gibi.”

Sermayenin Yaşayan Ölüleri’nde Raul Zelik, siyaset teorisine ve

ekonomi-politik analize tamamen vakıf olarak, aynı zamanda

bütün dünyaya gözü açık bir ilgiyle ve politik öfkeyle, kapitalizmin

insanlığı sürüklediği felaketi mesele ediyor. Yoksulluğun,

eşitsizliklerin, aşağılamaların nasıl derinleştiğinin ve ekolojik krizin

canlı bir resmini çiziyor.

Zelik, gözünü bu “siyasi canavarlara” dikip kalmıyor, şunlar gibi

sorularla da ilgileniyor: Felakete gidişten nasıl dönülür? Walter

Benjamin’den ilhamla “insanlığın imdat freni” olarak gördüğü bir

devrim, nasıl mümkün olur? Dönüştürücü bir iktidarın kaynağı ne

olabilir? Geçmiş sosyalizm deneyimlerinden de ders çıkartan “yeşil

bir sosyalizmi” nasıl tasarlayabiliriz?

Taze, heyecanlı, hem de soğukkanlı, gerçekçi bir sistem eleştirisi ve

alternatif arayışı.

 

 

  • YazarRaul Zelik
  • Yayıneviİletişim Yayıncılık
  • İlk Baskı Yılı2022
  • Baskı Sayısı1. Basım
  • DilTürkçe
  • Barkod9789750533761

 

 

₺69,90

“İlk şehirler, MÖ 4. binyılın ortalarından başlayarak, dünyanın çeşitli yerlerinde çoğunlukla birbirinden bağımsız olarak ortaya çıktı ve bazı aksiliklere rağmen, büyümeleri günümüze kadar devam etti. Şehirler, kırsal kesimden, sakinleri öncekilerden ve kırsal çağdaşlarından oldukça farklı koşullar altında yaşayan yeni insan yerleşimleri biçimleri olarak ortaya çıktı. Uzun zamandır dünya nüfusunun sadece küçük bir azınlığını barındırdıkları gerçeğine rağmen, doğdukları toplumlar üzerinde derin etkileri oldu.”

Şehirlerin Tarihi, antik çağlardan 21. yüzyıla kadar kentsel merkezlerin yükselişi ve gelişiminin hikayesini anlatıyor. MÖ 4. binyılda Yakın Doğu’daki ilk şehirlerin kurulmasıyla başlar ve Hindistan’daki İndus Nehri Vadisi’ndeki kentsel büyümenin yanı sıra Mısır ve Akdeniz’i çevreleyen bölgeleri incelemeye devam eder. Atina, İskenderiye ve Roma hem siyasi hem de kültürel olarak öne çıkar. Batıda Roma İmparatorluğu’nun yıkılmasıyla birlikte Avrupa şehirleri uzun bir zayıflama ve gerileme dönemine girmiştir.

Kitap Adı: Şehirlerin Tarihi

Kitap Yazar Adı: Andrew Less

Yayın Direktörü: Gülşen İşeri

Editör: Kadriye Kızıl Güzelkan

Kapak Tasarım: Gilas Coşkun

Sayfa Tasarım: Şenol Alanbay

Sayfa Sayısı: 156

Ebat: 16,5 x 23,5 cm

Tür: Tarih

Kağıt / İç Baskı: III. Hamur Enzo, 52 gr.

Cilt / Kapak: Amerikan Bristol 230 gr

 

₺46,90

Şunu çok net bir biçimde ifade edebilirim ki
biz köprüyü geçtik.
Evet!
Türkiye Cumhuriyeti olarak biz artık köprüyü geçtik.

Çok da uzun bir süre kalmadı; 2030 yılını dahi bulmadan ekonomik ve refah düzeyi olarak ülke tarihinin en güçlü dönemine gireceğiz...

Kişi başı gelir, cari denge, istihdam ve üretim anlamında dünyanın en gelişmiş ülkelerinden biri olma sürecimiz başlayacak.

Tarihten aldığı büyük mirasla... Üç kıtanın kesişim noktasındaki jeopolitik ve jeostratejik konumuyla... Özellikle son 20 yıldır konsolide ettiği bölgesel ve küresel tecrübeyle... Sahip olduğu güçlü liderlikle... Ulaşımdan savunma sanayiine, ekonomiden enerjiye inşa ettiği sağlam altyapı ve kapasitesiyle...

Türkiye bu tasavvuru ortaya koyabilmeye namzet en önemli ülkelerden biri olacaktır.

₺40,00

Melih Gökçek başbakan olabilmek için neler yaptı?
AKP kurulmadan önce ABD ziyaretinde neler yaşandı?
30 yıl boyunca nasıl “örgüt” gibi hareket etti?
A Takımında kimler vardı?
Fenerbahçe’ye neden başkan olmak istedi?
Genelev patronları Ankara’da neler yaptı?
Gözaltına alındığında kim kurtardı?
Trafik kavgasında neden silah kullanıldı?
Turgut Özal kime ve neden “dangalak” dedi?
İlk “parsel parsel” satış ne zaman gerçekleşti?
ANKAPARK ihalesinin ucu hangi mafya liderine uzandı?
Osman Gökçek ölen çete lideriyle ne konuştu?
Zekeriya Öz’ü Dubai’de ağırlayan kişinin
Melih Gökçek ile ne ilişkisi vardı?
FETÖ firarisini kim, nasıl korudu?
17-25 Aralık’tan sonra FETÖ’ye imar rantı sağlandı mı?
15 Temmuz’dan sonra FETÖ’cü isme parsel verildi mi?
Parsel Parsel, bunlar ve daha onlarca sorunun yanıtını veriyor…


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 272
En / Boy : 13,7 / 23
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2021
₺0,00
₺60,00

 

ARKA KAPAK YAZISI

ABD yönetimi Haşhaş krizinde Sultan Ahmet Camisi’ni neden bombalamaya karar verdi? Kim vazgeçirdi?

27 Ekim’e kadar Kıbrıs’a çıkmazsan darbe yaparız!

Demirel’e bu tehdit kimden geldi?

Silah ambargosu krizinde MGK’nın sır toplantısı nasıl sızdı? 

Askeri üslerin yasaklanma kararı gerçekte kime aitti?

Kissinger Ecevit’i Beyaz Saray’a gizlice neden davet etti?

MİT Müsteşarı’nın yaptığı sunum Nahçıvan’ın kaderini

nasıl değiştirdi?

Bugün Mesih olduğunu iddia eden Hasan Mezarcı Nahçıvan krizinde ne yaptı?

Kardak krizinde atacağınız füze en fazla balıkları vurabilirdi!

ABD elektronik savaş sistemlerini nasıl kilitledi?

Kardak’a çıkma fikri kimindi? İnal Batu savaşın eşiğinden ülkeyi nasıl döndürdü? Yunanistan’ın gizli planını kim deşifre etti?

Askeriye, Hariciye ve MGK üçgeninde Demirel’in liderliği, Türk dış politikasının perde arkası, krizler, liderler ve kurumlar.

Hiçbir yerde yazılmamış bilgiler ve sır belgeler bu kitapta.

 

 

 

 

Kitap Adı

Apolet Kravat ve Darağacı

Kitap Yazar Adı

Dr. Burak Kürkçü

Editör

Mehmet Bozkurt

Yayıma Hazırlayan

Hasan Basri Başkaya

Kapak Tasarım

Ayça Ateş

Sayfa Tasarım

Ayça Ateş

Dağıtım Tarihi

23.12.2020

Sayfa Sayısı

272

Ebat

13,7 x 21,5

Kağıt / İç Baskı

lll.Hm. Enzo 52 gr.

Cilt / Kapak

Amerikan Bristol 230 gr.

ISBN / Barkod

9789751041395

 

₺33,90

“Okuduğumuz kitap bir yumruk gibi tepemize inip bizi uyandırmadıktan sonra neye yarar?”
Franz Kafka

• CHP’li Belediye Başkanları İmamoğlu ve Çerçioğlu için yapılan ahlaksız teklifin arkasında hangi AKP’li Bakan vardı?
• Pelikancılar AKP içinde hangi operasyonları yaptı ve kimleri fişledi?
• Yargının arka odalarında hangi ses kayıtları dolaşıyor?
• Holding patronu cinayetinin üstü hangi yollarla kapatılmak istendi?
• Hakimler ve savcılar gizlenen skandalları ilk kez nasıl anlattı?
• Adliyeye getirilen ve içinde 260 bin dolar olan çantanın sırrı neydi?
• Nurcular devlet içinde nasıl bir ağ kurdu?
• Yargıdaki Pelikan-Hakyol mücadelesinin perde arkasında ne vardı?
• FETÖ borsasının belgesinde neler yazıyordu?
• AKP’li bakanlar arasındaki kavganın bilinmeyen nedeni ne?
• Diyanet’in gizli tarikatlar raporu nasıl sızdı?
• Öldürülen AKP yöneticisinin eşi sessizliğini bozup neler anlattı?
• 15 Temmuz raporu aslında neden basılmadı?
• Kartal İmam Hatip mezunu olmak devlette hangi kapıları açıyor?
• Erdoğan’ın yakınını hayata döndüren ismin başına neler geldi?

Barış Terkoğlu ve Barış Pehlivan, devlette yaratılan çürümeyi ve herkesin hissettiği cendereyi belgeliyor. “Metastaz 2: Cendere” çarpıcı bir gazetecilik araştırması olarak tarihe geçecek.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 296
En / Boy : 13,7 / 23
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2020
₺0,00
₺56,25

ARKA KAPAK YAZISI

Jön Türkler ve İttihatçılar kimlerdi?
İttihat ve Terakki bir ihtilal örgütü müydü?
İttihat ve Terakki’nin bir ideolojisi var mıydı?
İttihatçılar, Türkçü müydü?
Hangi gelişmeler İttihat ve Terakki’yi iktidara getirdi?
Balkan Savaşı’ndaki bozgun ve göç faciasının sebepleri nelerdi?
31 Mart ayaklanması İttihat ve Terakki’ye tepki miydi?
Balkan komitacılığı nedir? 
Teşkilat-ı Mahsusa yasal bir örgüt müydü?
Yedi yılda; üç savaş, bir seri ihtilal, darbe ve ayaklanma, toplumu nasıl etkiledi?
Sınırsız cesaretleri ve müthiş ataklıklarıyla bir döneme mühür vuran silahşorlar, birer serüvenci mi, yoksa delilik derecesinde vatanseverler miydi?
Jön Türk hareketinin öncülerinden, yazar, şair ve Osmanlı İmparatorluğu’nda, 19. yüzyılın en önemli devlet adamlarından birisi olan
Ziya Paşa’nın: 
“Kalkın ey felâh-ı vatan dediler, kalktıkHerkes oturdu biz ayakta kaldık...”
Dizeleri, kendilerinden sonra gelenler için de geçerli mi?
Cumhuriyeti iyi anlayabilmek için 1908-1918 dönemine bakmak gerekiyor...

 

Kitap Adı

İttihat ve Terakki İsyankar Doğanlar

Kitap Yazar Adı

Osman Pamukoğlu

Editör

Mehmet Bozkurt

Yayıma Hazırlayan

Hasan Basri Başkaya

Kapak Tasarım

Ahmet Uzun

Dizgi

Mutlu İnan

Sayfa Tasarım

Şenol Alanbay

Dağıtım Tarihi

19.11.2020

Sayfa Sayısı

304

Ebat

13,7 x 21,5

Kağıt / İç Baskı

III.Hm. Enzo 52 gr.

Cilt / Kapak

Amerikan Bristol

ISBN / Barkod

9789751041340

₺61,90

Bir süredir 21. yüzyılın ilk büyük göç hareketine tanık oluyoruz ama göç olgusu aslında yıllardır dünyanın her yerinde olanca hızıyla sürüyor. Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği’ne göre günümüzde bütün dünyada yaklaşık 65 milyon sığınmacı var. Bu da bugünkü dünya nüfusuna oranlandığında her 100 kişiden biri sığınmacı demek. İnsanlar yalnızca baskı, terör, zulüm ve iç savaştan değil elverişsiz ekonomik koşullardan, ekolojik felaketlerden de kaçıyorlar artık.

Dünyanın çeşitli köşelerinde çalışan yirmi altı Alman muhabirinin temasa geçebildikleri sığınmacılarla yaptıkları röportajlardan oluşan Sığınmacı Devrimi, Kenya’dan Avustralya’ya, İsrail’den Etiyopya’ya kadar geniş bir coğrafyada mülteci kamplarında bekletilen, yerleştikleri veya sığındıkları ülkeye uyum sağlamaya çalışan, kaçışları sırasında yakınlarını kaybetmiş veya sakatlanmış insanların iç burkan öykülerini bir araya getiriyor. Bu öyküleri kuşatan genel politik ve sosyolojik bağlama da değinilen kitabı benzerlerinden farklı ve özgün kılan yön ise Avrupa merkezli “mülteci krizi” söylemini yıkarak yerine değişimi merkeze alan, yenilikçi, duyarlı ve hümanist bir bakış açısı getirmeye çalışması.

“Sığınmacı devriminin sonuçları ne olacak? Bir devrimin toplumu nereye sürükleyeceğini bilebilir miyiz ki? Fransız Devrimi dolambaçlı yollardan, [...] milyonlarca insanı siyasi özgürlüğüne kavuşturmuştu. Sanayi Devrimi, milyonlarca insanı yoksulluğun kalıcılığından kurtarmış ama aynı zamanda yeni yoksulluklar yaratmıştı. Dijital devrim, sanal ortamda bir dünya toplumunun temelini attı ama diğer yandan da bire bir insanlar arası ilişkiyi zayıflattı. Sığınmacı devrimi de bu devrimler gibi kuşkusuz benzer temel değişimler getirecektir. Tam olarak neleri değiştireceğini yarınlar gösterecek. Değişimler durdurulamaz ama yapılandırılabilir.”


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 336
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2020
₺52,36

“Son on yılda Türkiye’nin %70’ten fazlası kentleşti, neoliberalleşmenin aşırı kalkınmacı ve tüketim odaklı anlayışı sonucunda kentler metalaştı, çevre kaygısı kâr ve ranta yenik düştü, demokratik ve katılımcı yönetim umudu merkeziyetçi anlayışla sönümlendi. Bununla birlikte Türkiye’nin kentleşmesi ve orta sınıflaşması Anadolu coğrafyasında belli duraklamalarla sürdü. Bu bağlamda, dünyada olduğu gibi Türkiye’de de kent, neoliberalleşmenin getirdiği siyasal, toplumsal ve ekonomik değişimleri anlamak/anlamlandırmak açısından önemli bir olgu haline geldi ve neoliberalleşmenin kentlerde yarattığı olumsuzluklarla baş etmek için alternatif arayışları ortaya çıktı. Bu arayışı en güzel ifade eden motto ‘kâr için değil insanlar için kentler’dir. 

“Biz bu tartışmayı Kayseri, Konya, Gaziantep, İzmir, Denizli, Eskişehir, Diyarbakır, Şanlıurfa kentlerinde yapmaya çalıştık. Özellikle 31 Mart 2019 yerel seçimlerinden sonraki Türkiye’nin anlaşılması ve iyi, adil, demokratik yönetimi için kent ve kentleşme sürecini çalışmak ve tartışmak gereksinimi olduğunu düşünüyoruz. Sekiz Kentin Hikâyesi’nin bu tartışmaya mütevazı bir katkı olarak okunmasını arzu ederiz.”


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 312
En / Boy : 13 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2020
₺90,00

Asker savaşa her an hazır olmalıdır, varlık sebebi budur; ancak o kazanılamayacak hiçbir savaşa sokulmamalıdır. Yani asker savaşmak için değil, doğru zaman ve yerde savaşı kazanmak için vardır.

Siyasi karar alma sürecine dâhil edilen girdilerin önemli bir kısmı sivil uzmanlık alanlarındaki bilgi, beceri, ehliyet, liyakat ve tecrübenin yanı sıra askeri uzmanlık ile de ilgilidir. Askerlerin savunma ve güvenlik alanıyla sınırlı kalmak üzere siyasi karar alma sürecine yapacağı teklifler siyasete müdahale olarak değil, ihtisasa ilişkin olumlu bir askeri-politik öneri ve devlet aklına değerli bir katkı olarak değerlendirilmelidir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 440
En / Boy : 13,7 / 23
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2020
₺0,00
₺60,00

Büyük güçler arasında denge siyaseti izlemek Türkiye gibi orta büyüklükte bir devletin geleneksel olarak izlediği dış politika anlayışının bir parçasıdır. İçinden geçmekte olduğumuz dönemde uluslararası ilişkiler ortamında dengelerin değiştiği, Soğuk Savaş sonrası ortaya çıkan tek kutuplu dünya düzeninin yerini çok kutuplu bir dünya düzenine bıraktığı görülmektedir. Aynı zamanda küreselleşme zemin kaybetmekte ve milliyetçilik yükselişe geçmektedir. Bu yeni sistemde artık sadece Amerika, Rusya, Çin, Japonya, Hindistan gibi bölgesel ve küresel güçlerin yanı sıra pek çok uluslararası kurum, çokuluslu şirketler, STK’lar, hatta terör örgütleri artık dış politikanın önemli aktörleri olarak karşımıza çıkmaktadır.

Türkiye, 2019 yılında, dış politikada, çözümlerin değil, sorunların bir parçası oldu. Sergilenen dış politika anlayışı ve uygulamasıyla daha sorunlu, soru işaretlerinin daha çok olduğu bir dış politika görünümü ortaya çıkmıştır. Türk dış politikasında, ABD ile Fırat’ın doğusu, S-400’ler ve F-35’ler çerçevesinde yaşanan gerilimler, Kongre’den Türkiye karşıtı yasa tasarılarının geçmesi; Rusya ile İdlib ve Fırat’ın doğusundaki PKK/YPG varlığı konusunda yaşanan gerginlik, Libya üzerinde rekabet, Suriye sorunundan kaynaklanan mülteci sorunu, İdlib’de Suriye ve Rusya ile karşı karşıya gelinen süreç, Türkiye’nin Yunanistan, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, Mısır ve İsrail gibi bölge ülkeleri yanında ABD, Rusya, Fransa ve İngiltere gibi küresel aktörlerle karşı karşıya kaldığı Doğu Akdeniz’deki rekabet öne çıkan başlıklar olmuştur.

Böylesine bir uluslararası ortamda Türkiye nasıl bir dış politika izlemiş ve bu politikanın sonuçları ne olmuştur? 2020’ye hangi miraslar kalmıştır ve dış politikanın yönü nereye doğru evrilecektir?
Elinizdeki derleme kitap 2019 yılında izlenen Türk dış politikasının hasar tespitini yapmaktadır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 376
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2020
₺77,00

Bugün faşizm güncel bir tehlikedir. Yüz yıl önce insanlar ilk kez doğmaya başlayan bu canavarı tanıyamadılar. Tanıdıklarında çok geçolmuştu. Biz bugün bu canavarın en azından tarihini biliyoruz.
Bu kitap, bu canavarın bugünkü biçimini tanıma, geç kalmadan önlem alma çabalarına bir katkı
yapmayı amaçlıyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 112
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2020
₺41,00

1950’li yıllardan itibaren önce ABD destekli sonra Suudi Arabistan sermayesinin katkılarıyla bir “Siyasal İslam” organizasyonu kuruldu.

Bu örgüt/organizasyon gelişti, büyüdü, çeşitli kollarıyla ağ gibi ülkemizi sarmaladı. Kadrolar yetiştirdi, kurumlara sızdı, bürokrasiye yerleşti, parça parça devleti ele geçirdi ve en sonunda “tam iktidar” oldu. Uzun yıllardır da Türkiye Cumhuriyeti devletini yönetiyor.

Şimdi ise onların çocukları, tıpkı 1950’li ve 60’lı yıllarda babalarının dedelerinden devraldığı gibi, bu organizasyonu babalarından devralmaya hazırlanıyor.

Birinci kuşak oluşturdu, ikinci kuşak büyüttü, üçüncü kuşak ise günümüz Rabıta’sını kurarak hanedanlaşmaya hazırlanıyor.

Kısacası MTTB’den TÜRGEV’e uzanan bu “Sarmal”, cumhuriyetimizi dönüştürüyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 352
En / Boy : 13,5 / 21,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2020
₺0,00
₺63,75

Çok fazla kişi vardı. Birbirlerini tanımaları istenmiyordu…

Malikanenin içerisinde de eşi ile kalmadı...

Bahçede bulunan küçük müştemilatta dört gece geçirdiler... Malikaneye giderken yol üstünde eşyalarını görevliye bıraktılar.

Kendilerine bir de kod isim verilmişti.

Ve orada ilk kez şunu duydu: “Dayının akrabaları geldi, haber verin!”

Kim bu dayı?

O gün ilk defa sabah beş civarında uyanır...

Heyecanlıdır...

Elindeki mektubu kriminal şubeye götürecek ve “kim” olduğuna ulaşacaktır...

Eşini öper, çocuklarına sarılır ve... Hayal kırıklığı yaşar...

Çünkü parmak izi tespit edilememiştir...

Bir dostu pasaport şubeye gitmesini söyler ve gider...

Artık ilk parmak izi tespit edilmiştir!

Türkiye’nin tarihi yeniden yazılacaktır...

Kim bu hayalet?


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 344
En / Boy : 13,5 / 23
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2020
₺45,00

AKP’lilerin Fethullahçı damatları ya da Fethullahçıların AKP’li kayınpederleri...
• İsim isim o damatlar, o kayınpederler...
• Adil Öksüz’ün kayınpederi Cevat Yıldırım ve ailesinin sırları...
• Adil Öksüz’ün bilinmeyen son toplantısında kimler vardı?
• Adil Öksüz’ün eşi Aynur Öksüz’ün 15 Temmuz darbe girişiminden 10 gün önce ailesine gönderdiği üç ayrı telefon mesajında ne yazıyor?
• AKP milletvekili telefonda kiminle “Türkiye Cumhuriyeti’nin mafyası, Yeşil’in arkadaşı” diye konuştu?
• Ramazan Akyürek’in yardımcı istihbarat elemanından bu kitaba özel itiraflar...
• Fethullah Gülen’in “sağ kolu” olarak bilinen isim nasıl AKP’ye damat oldu?
• Kadir Topbaş’ın oğlu, eniştesine destek için ne yazdı?
• Bülent Arınç, damadına rağmen saraya nasıl çıktı?
• İsmail Kahraman’ın kamuoyundan sakladığı ailesinin bilinmeyenleri...

Ve diğer damatlar, kayınpederler...

Hepsi bu kitapta...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 184
En / Boy : 13,5 / 23
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2020
₺0,00
₺45,00

Tarih: 5 Ocak 1978.
Yer: Ankara.
Bülent Ecevit yeni hükümeti kurdu.
Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı’ndaki gizli toplantıda “devrim” gibi kararlar alındı.

Tarih: 12 Eylül 1978.
Yer: Kazakistan Alma Ata.
Dünya Sağlık Örgütü düzenlediği uluslararası konferansın sonunda yayımladığı bildiriyle ABD küresel ilaç şirketlerini kızdırdı…

Tarih: 26 Mart 1979.
Yer: İtalya Como Gölü sayfiyesi.
Rockefeller sahibi olduğu Bellagio Evi’nde yaptığı NATO güvenlik toplantısında, yüz yıldır kontrolünde olan “endüstriyel tıp” ile ilgili bir dizi kararlar aldı…

Ve:
Tarih: 25 Haziran 1979.
Yer: Manisa…
Cemil Çöllü MHP İl Başkanı idi.
Sahibi olduğu Huzur Eczanesi’nde öldürüldü.
Ertesi gün…

Tarih: 26 Haziran 1979.
Yer: Manisa.
Neşe Gülersoy CHP Kadın Kolları Üyesi idi.
Sahibi olduğu Yeni Afiyet Eczanesi’nde meslektaşı MHP’li Cemil Çöllü’nün katledilmesini protesto eden bildiriyi yazarken öldürüldü.
Yine Manisa…
Yine bir eczane…

Tarih: 19 Aralık 1979.
Mete Erdem CHP İl Başkanı idi.
Eczanesinde içeri giren saldırgan tarafından kurşunlanarak öldürüldü.

Bu bir cinayet romanı değil…
Modern tıbbın karanlık yüzü aydınlanıyor…
Rockefeller’ın kozmik odasındaki Türkler kim?
Neyin karşılığı, ne kadar para aldılar?
Tabular yıkılacak… Ezberler bozulacak…
Artık yüzleşme vakti…


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 584
En / Boy : 13,5 / 23,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2020
₺0,00
₺75,00

Gazeteci Merdan Yanardağ binlerce belgeyi inceleyerek, tanıklarla konuşarak ve doğrudan izlediği olayları süzerek, Türkiye’nin 15 Temmuz 2016 Fethullahçı darbesine nasıl sürüklendiğini, bütün yönleriyle inceliyor. Türkiye tarihinin, 31 Mart 1909’dan sonraki ikinci dinci/İslamcı darbesinin nasıl bastırıldığını, hiç bilinmeyen yönleriyle okurlarının bilgisine sunuyor.

Fethullahçı Çete’nin yönettiği askeri kalkışmayı fırsata çeviren Erdoğan-AKP iktidarının, 15 Temmuz’un bastırılmasının ardından 20 Temmuz darbesini nasıl gerçekleştirdiğini ortaya koyan Merdan Yanardağ, oluşturulmak istenen gerici tarih perspektifini de imha ediyor. Darbe içindeki darbeyi deşifre eden Yanardağ, Cumhuriyetin kader anlarının yaşandığı bir tarihsel dönemeci, diyalektik yöntemle analiz ediyor.

Yanardağ, darbeyi asıl bastıran gücün, yurtsever subaylar ve cumhuriyetçi askerler olduğunu kanıtlarıyla ortaya çıkarıyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 216
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2020
₺52,50

Öldürülecek 67 Kürt işadamı listesinin ilk sırasında
onun ismi vardı…
Anne tarafından Ermeni’ydi.
Hayatı boyunca “Ermeni dönmesi” diye aşağılandı.
İlk cinayetini 15’inde işledi.
23 yaşında uyuşturucu sevkiyatına başladı.
Karadeniz mafyasıyla işbirliği onu silah kaçakçılığına götürdü.
Müteahhit olarak devlet ihalelerine girdi.
ASALA ve PKK’ya karşı yardım ettiği iddiasıyla işkenceli sorgulamalara maruz kaldı…
Hep beraat etti.
Son sevkiyatı 5.5 ton baz morfindi.
Zırhlı otomobili 14 Ocak 1994 Cuma günü durduruldu.
Bir gün sonra Sapanca’da ölü bulundu…
Şakağına sıkılan tek kurşunla öldürülmüştü…
İşte Behçet Cantürk’ün yaşamöyküsü…


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 280
En / Boy : 14 / 23
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2019
₺0,00
₺56,25

Noam Chomsky

1928’de Philadelphia’da doğdu. Pennsylvania Üniver-sitesi’nde okudu ve 1955’te dilbilim alanında doktora yaptı. MIT’ye girdi, dilin edinimi ve üretimi üzerine oluşturduğu kuramlarıyla uluslararası ün yaparak, 1976’da enstitü profesörü olarak atandı. Vietnam Savaşı sırasında bir aktivist ve toplumsal entelektüel olarak ünlendi; Edward Herman ile birlikte yazdığı Rızanın İmalatı adlı kitabın 1988’de yayımlanmasıyla önemli bir medya eleştirmeni olarak tanındı. 2001 Kasım ayında, konuya ilişkin tartışmasız en önemli kitaplardan biri olan 9/11’in yayımlanmasıyla, tarihteki diğer siyaset felsefecileri kadar, uluslararası çapta okunan ve vazgeçilmez bir ses haline geldi. Chomsky, dilbilim, felsefe, entelektüel tarih, çağdaş konular, uluslararası meseleler ve Amerikan dış politikası üzerine pek çok yazı yazmış ve konuşma yapmıştır.  

 

Noam Chomsky’nin İnkilâp Kitabevi’nden çıkan diğer kitapları:

-Amerikan Rüyası İçin Ağıt

-Dünyayı Kim Yönetiyor?

-Güç Kimin Elinde?

-Nükleer Savaş ve Çevre Felaketi

-Geleceği Kurgulamak

-Filistin Üzerine Konuşmalar

   

Zeynep Nur Ayanoğlu

Boğaziçi Üniversitesi Çeviribilim Bölümü 2010 mezunudur. İstanbul Teknik Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Siyaset Çalışmaları Bölümü’nde yüksek lisans öğrenimini tamamlamış, siyasal çatışma ve inanç üzerine olan tezini yazarken Almanya’da Max Planck Enstitüsü’nde Türkiye ve etnik çokkültürlülük alanında araştırma yürütmüştür. Çeşitli kamu kuruluşlarında dış ilişkiler uzmanı ve tercüman olarak görev yapmıştır. İnkılâp Kitabevi’nden 2018’de basılan, Noam Chomsky’nin Amerikan Rüyası İçin Ağıt kitabının çevirmenidir.

 

ARKA KAPAK YAZISI

 

“Mesihvari demokrasi götürme misyonu konusunda sorulması gereken belli başlı sorular var; fakat kimsenin bunları sorduğu yok. Temel olarak, bu kuvvetli misyonun neden bir türlü hayata geçirilemediğini sormalıyız. Bu şaşılası tuhaf münasebet, işlenen suçlar ve yapılan mezalim için de geçerlidir. Konu düşmanların fenalıklarına gelince, bunları giderme şansımız olmadığı halde mangalda kül bırakmıyoruz. Öte yandan konu uydu kuvvetlerimiz veya biz olunca ağzımızı bıçak açmıyor. Halbuki kendi kusurlarımızı gidermek namına birçok adım atabiliriz. Yakın müttefiklerimizi ve uydularımızı bir kenara bırakalım, ABD’nin kendi topraklarında demokrasi ne âlemde? Entelektüel anlamda gelişmiş bir toplumda bu soruyu sormak abes kaçardı, fakat ABD’deki ana akım aydınlara tam da böyle bir soru yaraşıyor.”

Çağımızın önde gelen düşünürlerinden Noam Chomsky, ABD’nin siyasal kültürünü sertçe eleştirdiği Terörizm Kültürü’nde, İran-kontra skandalını ve ABD’nin kurup yürüttüğü Orta Amerika modelini ustalıkla analiz ediyor. ABD’nin kendi ekonomik çıkarlarını gözetmek adına insan haklarına ve demokratikleşmeye ket vurduğunu tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor.

Sayfa Sayısı : 336

Ebat : 13.5x21.5

Kağıt/İç Baskı : III Hm Enzo 55gr

Cilt/Kapak : Amerikan Bristol 230gr

Kapak Tasarımı : Şevval Ulusoy

₺45,90

Elinizdeki kitap son dönemde kamu kurumlarındaki usulsüzlük iddialarıyla ilgili olarak yazılmış en kapsamlı çalışma. Tek cümleyle özetlenecek olursa, bir Türkiye gerçeği!..

Büyük rakamların konuşulduğu, ilginç ilişkilerin döndüğü şaşırtıcı olayları adeta polisiye bir film izler gibi, bir solukta okuyacaksınız.

Uğur Dündar

 

Sevgili kardeşim, dostum Murat Ağırel, “Yeni Türkiye’yi” pek güzel anlatan, Tevfik Fikret’in “Han-ı İştiha” şiirinde “çatlayıncaya kadar yiyen” tanımına cuk oturanları, devleti soyanları korkudan titreten bir kitaba imza attı: Şaki: Korumalı devlet soygunu! Eline sağlık kardeşim!..

Ümit Zileli

 

Okuduğunuz kitap bir sürecin hukuk devletinin olmazsa olmazı yargı sürecinin son halkası olan Sayıştay raporlarına yansıyan talan düzenini anlatmakta. Kim yapmış, nasıl yapmış, kimlerle yapmış, kimler görmezden gelmiş sorularının yanıtlarını kendiniz arayacak ve bulacaksınız.

Celal Ülgen

 

Murat Ağırel zor ve az yapılan bir şeyi yapmış; Sayıştay raporlarını inceleyip araştırmış. Ama daha da önemlisi kamuoyundan ve TBMM’den kaçırılan raporları yazmış.

Soygunlar hep oldu, olacak. Önemli olan soygunları araştıracak, sorgulayacak, denetleyecek ve sonunda adalete hesap verecek sorumluların ortaya çıkarılması ve caydırıcı mekanizmaların oluşturulmasıdır. Demokrasilerin farkı budur. Adaletin olmadığı, basın ve hukuk kurumlarının sessizleştirildiği dönemlerde bu kitaplar toplumun haykırışı ve gelecek için tarihe düşülmüş notlardır.

Ceyhun İrgil

 

“Ben yaparım olur. Ben harcarım olur. Ben göz yumarım olur. Ben izin veririm olur” mantığının devlete hâkim olması. En başta da vatandaşın cebinden çıkan ve kimi zaman “katrilyonlara” ulaşan her bir kör kuruşun, muktedirler tarafından har vurulup harman savrulması, kimi zaman da peşkeş çekilmesi. Genç meslektaşım Murat Ağırel, Sayıştay dosyalarını didik didik ederek hazırladığı bu kitapta, işte “Yeni Rejim”in bu affedilemez arızalarından birini daha ortaya çıkarmaya yardımcı oluyor. 

Zafer Arapkirli  

Sayfa Sayısı : 184

Ebat : 13.7x21.5

Kağıt/İç Baskı : III Hm Enzo 55 gr

Cilt/Kapak : Amerikan Bristol 230 gr

₺37,90

Kitabın ilk yayınlanışından bu yana seneler geçmesine rağmen, nefret ve korku halimizde herhangi bir değişiklik yok. Hâlâ nefret ediyor, korku duyuyor, ölüyor, öldürüyoruz. Dünya ateşler içinde yanıyor. İnsanlıktan mı çıktık, yoksa insanlık hali dediğimiz tam da bu mu? Terör ve korku hayatımızın vazgeçilmez tamamlayıcıları arasında çoktan yerini almış durumda. Kullanılan araçların niteliğinde kısmi değişiklikler olsa da henüz gerçek potansiyelini gizleyen büyük bir tehlikenin ortasındayız.

Çevremizde uçuşan minik şey bir sinek mi, yoksa istihbarat toplayan bir drone mu? Yüz tanıma sistemiyle hedefinin alnına kilitlenmiş, içinde yüksek düzeyli patlayıcı taşıyan bir suikast silahı olabilir mi?

Teknolojinin hızla gelişmesi çevremizi daha mı korunaklı kıldı? Güvenlik duvarları yükselirken; terör, o duvarları tırmanacak araçları yarattı. Terör saldırıları geçmişte de o günün teknolojisinden faydalandı. Bu halde; terörle mücadelenin vizyonu nasıl olmalı?

Elinizde tuttuğunuz bu kitap 11 Eylül saldırılarının hemen ardından yazıldı. Kitap, terörizmin farklı boyutlarıyla incelendiği denemelerden oluşuyor. Uluslararası İlişkiler Uzmanı Deniz Ülke Arıboğan, terörü bir mücadele stratejisi olarak reddediyor ve onunla mücadele edebilmek için çok yönlü bir analizin önemli olduğunu düşünüyor. 

Sayfa Sayısı : 208

Ebat : 13.7 x 21.5

Kağıt/İç Baskı : III Hm Enzo 60 gr

Cilt/Kapak : Amerikan Bristol 230gr

Kapak Tasarımı : Şevval Ulusoy

₺44,90

Türkiye… Eski Dünya’nın en çalkantılı bölgesinin coğrafi olarak kıyısında, siyaseten ise tam ortasında. Zihniyetiyle Avrupalı olmaya çalışan ama yüreğiyle hep Ortadoğulu, Asyalı kalan bir ülke. Son yıllarda giyindiği yeni bir kimlik, benimsediği yeni tercihler var. 

Kimilerinin eksen kayması, kimilerininse stratejik derinlik dediği yeni Türk dış politikası, bölgedeki güçler dengesi için bir mihenk taşı. Türkiye artık net bir biçimde yumuşak gücünü ön plana çıkarması gereken ve ekonomik-sosyal ittifaklarla derin bir strateji oluşturmak durumunda olan bir barış gücü.

 

Uluslararası İlişkiler Uzmanı Prof. Dr. Deniz Ülke Arıboğan, Büyük Resmi Görmek’te Türk dış politikasının yeni tercihlerini ve üçüncü yol stratejisini analiz etmekle kalmıyor; küresel sistemin anbean değişen yeni yüzünü, devletler ve küresel sermaye arasındaki gerilimi, global bir analiz içinde Arap Baharı’nın nereye oturduğunu, İran-Türkiye-Irak-Suriye hattındaki yeni güç dengelerini, ABD ve Rusya’nın bölgeye ve dünyaya dair perspektiflerini ve Türkiye’nin kendi içinde yüzleştiği temel meseleleri de masaya yatırıp resmin tamamını göstermeye çalışıyor.

Sayfa Sayısı : 176

Ebat : 13.7x21.5

Kağıt/İç Baskı : III.Hm Enzo 60gr.

Cilt/Kapak : Amerikan Bristol 230gr

Kapak Tasarımı : Şevval Ulusoy

₺37,90

- Menzilci polisler ilk kez göreceğiniz fotoğraflarında ne yapıyordu?
- AKP’li Bakan’ın tarikat şeyhinden özel ricası neydi?
- Devlette FETÖ’den boşalan koltuklara hangi tarikat nasıl yerleşti?
- Nedir bu hüsn-ü şehadet ve FETÖ borsası?
- Hangi cemaat kim için Cumhurbaşkanı’na mektup yazarak kefil oldu?
- Genelkurmay Başkanı’nın “sahip çıkın” dediği isimler neden tutuklandı?
- “Kurda kuşa yem etmeyin” denilen işadamı nasıl hapisten çıktı?
- FETÖ operasyonlarından çıkarılan "imtiyazlı ortaklar" kim?
- Hâkim rüşvet alırken gizli bir operasyonla nasıl yakalandı?
- Hangi gazeteci kendisini MİT’çi diye tanıtıp dolandırıcılık yaptı?
- Çektirdiği fotoğrafları davaları etkilemek için kullanan ismin arkasında kimler var?
- FETÖ operasyonu yapan savcının odasını AKP’liler mi bastı?
- Erdoğan'ın tehdit edildiği toplantıdan yara almadan çıkan ünlüler kim?
- Üstü kapatılan telefon görüşmelerinde neler konuşuldu?

İlk kez yazılan gerçeklerle tabular yıkılıyor...

Barış Pehlivan ve Barış Terkoğlu, Metastaz ile devleti esir alan kanserli hücrelere ışık tutuyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 264
En / Boy : 13,5 / 23
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2020
₺56,25

Bilim dışında bilgi kaynağı olduğunu iddia edenler yanılmaktadır, ki bunun tarihte sayısız örneği mevcuttur. Ne mitolojiler ve dinler ne büyü ne de falcılık bilgi kaynağıdır. Tarih boyunca bilim adı altında “yalancı bilimler” (psödobilim) diyebileceğimiz; kehanet, astroloji, sihirbazlık, “gizli” (okült) bilimler gibi konular insanlara bilim diye sunulmuştur. Ama bunların hiçbiri bilim değildir; arkalarında ya safdil inanış ya da düpedüz sahtekârlık vardır.

 

İnsan, düşünmeye başladığı andan itibaren merak ederek öğrenmek, çevresinde olan biteni anlamak istemiştir. Bu biyolojik evrimin insana verdiği bir dürtüdür. İnsan, fiziksel olarak zayıf bir varlıktır. Ne kendini koruyabilecek doğal silahları (boynuz, tırnak, zehir vb.) ne de hız, uçmak gibi düşmanlarından kaçışını kolaylaştıracak becerileri vardır. Tek silahı aklıdır.

 

“Sorgulamanın cezalandırıldığı bir toplumda gelişme nasıl oldu?” diye düşünebilirsiniz. Bunun cevabı basittir: Her toplumda asi kafalar, her türlü ceza ve zorlamaya karşı duyduğunu, gördüğünü sorgulayan zeki bireyler türer. İşte yenilik ve gelişme bu nadir kişilerin sorgulamaları ve yeni düşünceler üretmeleri sayesinde olmuştur.

₺36,90
  • İşte Tayip Erdoğan’ın yaptığı 8 büyük siyasi operasyon!
  • Erdoğan-Gökçek kavgasının perde arkası.
  • Melih Gökçek ile Kadir Topbaş’ı hapisten kurtaran sırlar.
  • Tayyip Erdoğan ile Ali Babacan’ın hiç bilenmeyen beton kavgası.
  • Tayyip Erdoğan Ali Koç’tan niye çekiniyor? Babası Rahmi Koç’a elçi olarak kimi gönderdi?
  • McKinsey ve Papaz olayının bilinmeyenleri…
  • Aydın Doğan böyle tehdit edildi… 
  • Gazetelerin ve televizyonların gerçek sahibi kim?
  • Muhsin Yazıcıoğlu’nu FETÖ böyle öldürdü, iktidar böyle seyretti.
  • Bahçeli’nin Tayyip Erdoğan’a teslim olma sırrı ne?
  • Kemal Kılıçdaroğlu’nu istifa etmekten vazgeçiren neden…

Sabahattin Önkibar, işte bu “Yazılamayanlar”ı yazdı…


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 216
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2019
₺37,50

“Casusluk siyasetin görünmeyen yüzü, savaşın başka araçlarla devamıdır.”

“James Bond iki günde yakalanırdı.” Kendisi de “Majestelerinin hizmetinde” bir İngiliz ajanı olan Ian Fleming’in, James Bond karakterini yaratırken model aldığı Sırp ajan Duşko Popov, anılarında böyle diyordu. Küresel siyasetin görünmeyen dünyasında tarihin akışını değiştiren Popov, yakalanmamayı başarmış mıydı? Sadece o da değil. CIA’in Türk-İslam Sentezi uzmanı Özbek Türk’ü Ruzi Nazar’ın Türkiye’de görev yaptığı 11 yılda iki askeri darbe oldu. KGB’nin Ortadoğu operasyonlarına yön veren Azeri Türk’ü Haydar Aliyev, Sovyetler yıkıldıktan sonra bugünkü Azerbaycan’ı kurdu. Nazar ve Aliyev, Soğuk Savaş’ta karşı saflardaydı. O dönem Türk istihbaratının başında Fuat Doğu vardı. Türkiye üzerinde operasyon yapmak isteyenler karşısında MİT neler yapıyordu? Türk istihbaratının en başarılı ve en tartışmalı operasyonları neydi? Karşınıza kimi zaman CIA kimi zaman da KGB ajanı olarak çıkacak hiç tahmin etmeyeceğiniz isimler… Usta gazeteci ve araştırmacı yazar Murat Yetkin, Meraklısı İçin Casuslar Kitabı’nda, bütün bu tabloyu okurla ilk defa buluşacak bilgilerle anlatıyor.
Yine macera romanı tadında, yine bir solukta okuyacağınız tempoda.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 428
En / Boy : 13,6 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2018
₺113,98

Erdal İnönü: Fikirleri ve yaptıkları her zaman yaşayacak.

- (SHP Genel Başkanı)

Uluç Gürkan: Kemalist aydınlanmamızın en parlak ışıklarındandı.

- (Gazeteci, Milletvekili)

Işın Çelebi: Senden çok şey öğrendik, çok şey öğreneceğiz.

- (Devlet Bakanı)

Nazan Moroğlu: Aydınları yok etmekle bu ülkenin aydınlığı karartılamayacak.

- (Kadın Araştırmaları Derneği Başkanı)

Prof. Dr. Türkkaya Ataöv: İslam bir sır değildir. Onun ne olduğunu, ne olmadığını biz de iyi biliyoruz. İslam’ın temelinde hoşgörü, tartışma vardır. Peygamberin sözlerine bakınız.

Böyle bir kan dökülmesini lanetler. İlim yapmak yıllarca ibadet yerine geçer.

Tamer Levent: Sevgili Ahmet Taner Kışlalı’yı katledenler onun kişiliğinde ülkenin kültürel kalkınmasını da hedef alıyorlar.

- (Oyuncu)

Sıtkı Aydınel: Tüm emekli subaylar bu saftan kesinlikle ayrılmayacak ve Atatürkçülüğe yönelen her türlü tehlikeye karşı ömür boyu mücadele ederek karşı koyacaktır.

- (E. General, Türkiye Emekli Subaylar Derneği Genel Başkanı)


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 368
En / Boy : 13,5 / 21,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2018
₺71,25

“Bu kitapta kendi ülkemiz de dahil olmak üzere dünyada ne kadar çok yalancı siyasetçi olduğunu ve bu yalancıların tasarrufları yüzünden insanların ne kadar çok çektiklerini dış politika perspektifinden anlatmaya çalıştım.”

Emekli Büyükelçi Murat Özçelik, ABD ve Ortadoğu ülkeleriyle görüşmelerinin, yürüttükleri ortak çalışmaların tecrübesiyle, hem ülkemizde hem de dünyada politik manipülasyonların, kavramsal derinliği alınarak içi boş sloganlar haline getirilen değerlerle insanları ayrıştırma politikalarının benzerliğine örnekler veriyor.

Kitap, 21. yüzyıl dış politikasının ana parametreleri sunarken; kaçınılması ve yapılması gerekenlere değiniyor, “umutlu” tabloyu nedenleriyle birlikte çiziyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 224
En / Boy : 13.5 / 19.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2018
₺19,60

Ülkemizin içinde bulunduğu ağır koşullar, olan bitenler üzerinde titizlikle durup düşünmemizi zorunlu kılıyor. Ülkelerinde yaşayan halkların hakları konusunda tüm devletlerinsicilleri şu ya da bu biçimde lekeler taşır. İktidarıelinde tutanlarca devlet, baskı aracı niteliğiyle, bireylere karşı suç işlemeye yönelik bir kuruma kolayca dönüştürülebilmektedir. Halkların kendi haklarını savunma bilincinde olmaları bu yüzden zorunludur. Bu çatışmada ülke aydınlarının devletin baskıcı tutumuna karşı halklarının yanında yer almaları aydın olmanın ölçütü sayılmıştır...

- Vedat Türkali

Bu topraklarda “aydın olmanın ölçütünü” hakkıyla ve layıkıyla icra etmiş olan usta edebiyatçı Vedat Türkali, bu kitabında Türkiye’nin yıllanmış ama hâlâ demokratik bir çözüme kavuşamamış Kürt meselesi hakkında söz alıyor: Demokrasi sorununun çözümünün Kürt meselesinin çözümünden, Kürt meselesinin çözümünün de demokrasi sorunun çözümünden geçtiğinin altını çizerek...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 144
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2018
₺36,90

Günümüzde dünyanın dört bir yanında statükoculuğun yükselişine, düşüncenin tekelleşmesine tanıklık ediyoruz. Düşünce üretiminin merkezinde yer alan akademik dünya da bunun dışında değil Elinizdeki kitap, Fransa’da iktisat alanında farklı yaklaşımların önünün kesilmesi karşısında ses yükselten, dünya çapında önemli bilim insanlarının desteğini de alan bir grup araştırmacının bilimsel özgürlük manifestosu.

Bilginin tekelleşmesine karşı çıkan ve yeni araştırma programlarına üniversitelerde yer verilmesini isteyen bu manifesto sadece akademisyenlere seslenmiyor. Başta sosyal bilimler olmak üzere tüm alanlarda eğitim gören üniversite öğrencilerinin, hatta tüm yurttaşların üzerinde düşünmesi gereken bir konuyu ele alıyor: “Uzmanların” televizyonlarda hararetle tek bilimsel doğru gibi sundukları iktisatla ilgili bilgiler gerçekten tarafsız, nesnel bilgiler midir? Neoliberalizmin amentüsü olan, Margaret Thatcher’in ünlü “Bunun alternatifi yok” sloganı, akademik dünyadaki dogmatizmden beslenmiyor mu? Teksesli iktisat korosu bir siyasal tahakküm aracı değil mi?

Philippe Batifoulier, Bernard Chavance, Olivier Favereau, Sophie Jallais, Agnès Labrousse, Thomas Lamarche, André Orléan ve Bruno Tinel imzalı Çoksesli Bir İktisat İçin Manifesto, akademik özgürlüğün kısıtlanması karşısında demokratik, çoksesli tartışma ortamının
yeniden yeşertilmesi için bir çağrı niteliğinde.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 96
En / Boy : 13 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2018
₺34,50

Neden dünya siyasetinde Latin Amerika 2?

Bu yapıt, Dünya Siyasetinde Latin Amerika’nın devamı olup, Türkçe literatürde Orta Amerika ve Karayipler Bölgesini konu edinen ilk akademik çalışmadır. Dünya üzerinde 650 milyonluk nüfusuyla Asya’nın peşi sıra yükselmekte olan bu bölge, Türkiye’ye uzak olmasına rağmen önümüzdeki dönemde etkili ticari destinasyon olabilir. Bu bölgenin ülkede yok hükmünde olması, hem akademik hem ekonomik anlamda eksikliktir.

Elinizdeki bu eser, 26 akademisyenin-yazarın kapsamlı çalışmalarıyla Türkçe literatürde önemli bir açığı kapatacak ve Türkiye’de birçok üniversitede ders kitabı olacaktır.

Kitabın hedef kitlesi; Latin Amerika ile ilgilenen lisans ve yüksek lisans öğrencileri, işadamları, STK üyeleri, gazeteciler, siyasiler ve danışmanlarıdır.

Dünyaya bakalım çünkü dünyaya bakmak, aslında kendi iç organlarımızın röntgenini çekmektir; nefes almak ve gelişmektir.

Dünya Siyasetinde Latin Amerika 2 yapıtını ortaya çıkaran değerli yazarlar ve eserleri şunlardır:

1. Latin Amerika Panaroması: Siyaset-Toplum-Ekonomi – Dr. Öğr. Üyesi Ceren Uysal Oğuz
2. Orta Amerika Panoraması: Siyaset-Ekonomi-Toplum – Dr. Öğr. Üyesi Senem Atvur
3. Meksika Ülke Analizi – Ayşe Yarar
4. Nikaragua Ülke Analizi – Gülşah Pilpil Yöney
5. Honduras Ülke Analizi – Dr. Öğr. Üyesi Asena Boztaş
6. Panama Ülke Analizi – Doç. Dr. Emruhan Yalçın
7. Karayipler Bölgesi Panoraması – Siyaset-Ekonomi-Toplum: Doç. Dr. İsmail Ermağan-Doç. Dr. Haydar Efe
8. Küba Ülke Analizi – Dr. Öğr. Üyesi Buket Önal
9. Jamaika – Doç. Dr. Emruhan Yalçın
10. Haiti – Emrah Kaya
11. Dominik Cumhuriyeti – Dr. Neslihan Kadıköylü
12. Latin Amerika Çatışmaları ve Çözüm Analizleri – Doç. Dr. Sezai Özçelik
13. Latin Amerika’da Legal ve Kayıt Dışı Göçler – Dr. Ertan Erol
14. Latin Amerika’da Uyuşturucu Sektörü – Yasin Avcı
15. Dünya Ekonomisinde Latin Amerika – Doç. Dr. Emine Tahsin
16. Latin Amerika’da Tarım ve Hayvancılık ve Gıda Güvenliği – Dr. Öğr. Üy. Segah Tekin
17. Latin Amerika’da Enerji Sektörü – Doç. Dr. Bahtiyar Dursun
18. Latin Amerika’da Gelecek Vaat Eden Ekonomik Sektörler: Brezilya - Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Zambak-Öğr. Gör. M. Alpin Gülşen
19. Avrupa Birliği-Latin Amerika İlişkileri – Doç. Dr. İsmail Ermağan
20. Çin-Latin Amerika İlişkileri – Dr. Özlem Zerrin Keyvan
21. Rusya-Latin Amerika İlişkileri – Dr. Elem Eyrice Tepeciklioğlu
22. Orta Doğu - Latin Amerika İlişkileri: Benzerlikler, Farklılıklar ve İşbirliğinin Ekonomi Politiği: Dr. Emre Saygın-Dr. Tahsin Yamak
23. Latin Amerika’da Türk Dizileri – Pınar Aslan
24. Latin Amerika ile Türkiye Ekonomik İlişkileri – Dr. Beyhan Yılmaz


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 584
En / Boy : 16 / 23.5
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 11.2018
₺162,00

Bugün sendikalar neredeyse unutuldu. Hatırlatıldığında ise çoğu kişi için yasadışı çağrışımlar üretiyor, “çalışanlar” için işten atılma korkusunu tetikliyor. Bu yaklaşımların dışında kalanlar için ise sendikalar, ya kapitalizm koşullarında işçilerin çıkarlarını korumak ve geliştirmek için ya da kapitalizmi yıkmayı amaçlayan devrimci ideale ulaşmak için kurulmuştur.

Taner Akpınar, bu kitapta sendikalara ilişkin bu tezlerden her ikisine de karşı çıkan bir tartışma yürüterek toplumsal ve tarihsel sürece farklı bir bakış ile görüneni tepetaklak ediyor.

Bunun için öncelikle sendikaların geçmişine gidiyor ve bu kurumların, tarihsel süreçte, egemen sınıfların ve devletin hizmetindeki seçkin yönetimsel düşüncenin toplumsal düzen kurgusunun bir parçası olarak meydana çıktığını ileri sürüyor. Kapitalist toplumsal düzene özgü kurumlar olarak sendikaları, kapitalist ekonomik yapının belirlediği yönetim olgusu ile ilişkilendiriyor ve egemen sınıfların işçi sınıfı üzerinde baskı ve egemenlik kurmasının araçları olarak görüyor. Geçmişten bugüne kadar da hâkim sendikal hareketin bu nitelikte olduğu görüşünü savunuyor.
Bununla beraber işçi sınıfı hareketinin hâkim çizginin sınırlarının dışına çıkmaya çalışan fakat trajedilerle sonuçlanan asi çıkışlarının her zaman için yaşanmış olduğunu da kabul ediyor.

Bu kitabın amacı, emekçi kesimlerin kendi dertlerine derman bulma çabalarına, geçmişin ne olduğuna dair eleştirel bir kavrayışla katkıda bulunmaktır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 166
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2018
₺31,98

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 781
En / Boy : 16 / 24
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2018
₺0,00
₺129,60

Türkiye’de militarizm meselesi, çeşitli çalışmalarda ele alınmış olmakla birlikte, uzun zaman bütüncül biçimde değerlendirilmeyi bekledi. Yapılan çalışmalar militarizmi çeşitli bağlamlar ve araştırma problemleri üzerinden dolaylı olarak ele aldı. Güven Gürkan Öztan’ın çalışması ise meseleyi bütüncül olarak görmemize yardım eden geniş bir çerçeve sunarak, modernleşmenin en önemli çıktılarından biri olan yaygın militarizmin Türkiye serüvenini kavramamıza olanak tanıdı.

Elinizdeki kitap, bilhassa Türkiye örneğinde bir fenomen olarak militarizmi, ideolojik-siyasi cereyanlardaki değişmelere rağmen, devletin tercihinde ve devletin yurttaşla kurduğu ilişkide kalıcı olan “ortak ruh” ve bunun somut örnekleri üzerinden derinlemesine analiz etmektedir.

Modern zamanların Türkiye’si militarizm pratiğinin gözlenmesi için mükemmel bir örnek teşkil eder. Güven Gürkan Öztan, neoliberal ve siyasal İslamcı zihniyetlerin hâkimiyeti altında dahi, militarizmin bütün devlet ve siyaset pratiğinde nasıl bir altlık oluşturduğunu mükemmel biçimde aktarıyor.

Suavi Aydın


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 298
En / Boy : 13 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2018
₺65,60

Günümüzde uluslararası siyasetin önemli konularından biri durumuna gelen göç olgusunun Uluslararası İlişkiler disiplinindeki yerini farklı yönleri ve boyutlarıyla ele alan elinizdeki kitap, hem Uluslararası İlişkiler hem de göç yazınının daha kapsayıcı hale getirilmesine katkı sunma amacını taşımaktadır. Uluslararası İlişkilerde Göç: Olgular, Aktörler ve Politikalar kitabında yer alan çalışmalar Türkiye ve dünyanın çeşitli üniversite ve araştırma merkezlerinde görev yapan 13 araştırmacı tarafından disiplinler arası bir anlayışla, Uluslararası İlişkiler disiplininin yanı sıra hukuk, siyaset bilimi ve sosyoloji gibi diğer disiplinlerden yararlanılarak, hazırlanmıştır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 342
En / Boy : 16,5 / 23,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2018
₺0,00
₺117,00

4. Ivan ile temellendirilen, Petro ile başlayan Rusya’nın yayılmacı politikası, yakın çevresinde özel ilişkiler kurarak ve onları kendisi için ayrıcalıklı hissettirerek gelişmiştir. Rusya, Karadeniz’i, Kafkasya’yı ele geçirerek Doğu Anadolu’daki etnik ve sosyal yapıdan yararlanmaya çalışmış, bu yolla Akdeniz’e inmeyi hedeflemiştir.

Bu hedef doğrultusunda karşısında iki büyük devlet görmektedir: Osmanlı ve İran. Ruslar, bu iki devlet içerisinde etnik kimlik olan Kürtlerle iletişime geçmiş ve işbirliği yapmıştır. Ruslar Kürtlere, güney ve batı sınırlarının güvenliğini temin etmede ve Yakındoğu politikasında (Türkiye, İran, Irak ve Suriye politikaları) yardımcı bir faktör olarak yaklaşmıştır.

Rusların Kürtlerle tanıştığı zamandan günümüze kadar isim ve rejimleri değişse de tıpkı bir matruşkada olduğu gibi Kürt politikasındaki ana düşüncesi değişmemiştir. Elinizdeki kitap Rus-Kürt ilişkilerine ışık tutarak Rusya’nın Kürt politikasını anlamak için gerekli tarihsel altyapıyı sağlayacaktır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 184
En / Boy : 14 / 23
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2018
₺45,00

Adil Düzen’de faiz olmaz. Çünkü faiz, haksızlıktır, zulümdür. Üretmeyenlerin üretenlerin elinden faiz miktarı kadar malı zorla almalarıdır. Kapitalist Düzen’de faiz nedir? Malı üretiyorsunuz, toplumun faydasına arz ediyorsunuz. Buna karşılık üretiminize eşdeğer tüketme hakkınızı gösteren senedinizi yani paranızı alıyorsunuz. Kapitalist Düzen’de bu parayı bir bankaya koyuyorsunuz. Bir yıl sonra faizinin ilavesi ile beraber bu para size iade ediliyor. Siz bu bir yılda yeni bir üretim yapmadınız. Buna mukabil size üretim yapmadan ilave bir tüketim hakkı veriliyor. Kapitalist Düzen bu tüketim hakkını nereden veriyor? Ya açıktan para basarak veriyor. Bu takdirde bu herkesin hakkını alıp size vermek demektir. Çünkü açıktan basılan para arz-talep kaidesine göre mevcut malların fiyatlarını yükseltir. Veyahut da başka bir üretenin hakkını alıp size vermektedir. Bu da o kimsenin yani üretenin, yani emekçinin, yani fakir fukaranın hakkını alıp, getirip size vermek demektir. Her ikisi de haksızlıktır ve zulümdür. Bunun için faiz yiyen insan, fakir fukaranın gözyaşını içen, etini ve kanını yiyen insan gibidir. Kan içen bir vampir durumundadır. Saadeti başkalarının ızdırabında arayan insan durumundadır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 81
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2018
₺0,00
₺37,00

Cumhurbaşkanı Erdoğan 3 Ağustos 2016’da

Din Şurası’nda yaptığı konuşmada FETÖ/PDY için “aynı menzile giden farklı yollardan biri olarak gördüğümüz bu yapı” tanımlamasını kullanarak “hedef birliği” içinde olduklarını itiraf etmiştir.

AKP iktidarı bu menzile varmak, nihai aşamada demokratik laik parlamenter sistemi değiştirecek anayasal değişikliklerin önünü açmak için FETÖ/PDY ile uzun yıllar suç ortaklığı yapmış ve her adımını “askeri vesayetin sona erdirilmesi ve demokratikleşme” sloganıyla tanımladıkları aşamalı bir plan uygulamaya koymuştur.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 280
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2018
₺48,75

11 Ocak 2016’da kamuoyuna açıklanan, “Bu Suça Ortak Olmayacağız” başlıklı bildiriyi imzaladıkları için üniversitelerden atılan bilim insanları, Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en büyük üniversite tasfiyesinin yaşandığı günlerde ne düşünüyorlardı, gelişmeleri nasıl karşıladılar, bildiriyi niçin imzaladılar, sonrasında yaşananları nasıl değerlendiriyorlar?

Tümü, en büyük tasfiyenin yaşandığı Siyasal Bilgiler Fakültesi-Mülkiye’de öğretim elemanı olan ya da Mülkiye’yi bitirdikten sonra çeşitli üniversitelerde bilimsel çalışmalarını sürdüren bilim insanlarıyla yapılan söyleşiler, Mülkiye’nin tasfiyesine karşı yapılan açıklamalar ve alınan kararlar ile çeşitli yayın organlarında yazılan yazılar bu kitapta toplandı.

Bu kitapta anlatılanlar, üniversitenin, gerek kişiler düzeyinde gerekse eleştirel bilim anlamında neleri ve kimleri kaybettiğini de gösteriyor.

Elçin Aktoprak, Özlem Albayrak, Faruk Alpkaya, Aykut Çoban, Yücel Demirer, Dinçer Demirkent, Benan Eres, Ertan Ersoy, Banu Beliz Güçbilmez, Ahmet Haşim Köse, Yasemin Özgün, Ece Öztan, Aynur Özuğurlu, Murat Sevinç, Mustafa Şener, Ayşen Uysal, Barış Ünlü ve Zafer Yılmaz…


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 304
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2018
₺65,60

Son dönemde en çok kullanılan ama üzerinde en az tefekkür edilen kavramların başında medeniyet ve onunla irtibatlı tanımlamalar gelmektedir. Elinizdeki eser, kapsayıcılığı, bütüncül niteliği ve oluşturduğu geniş anlam haritası ile son derece önemli bir muhteva barındıran medeniyet kavramı ve teorisi etrafında bir zihnî yenilenme gerçekleştirebilmek amacıyla kaleme alınmıştır.

Bu bağlamda önce farklı medeniyet birikimleri, mukayeseli medeniyet çalışmalarının odağına yerleştirilen ben-idraki kavramı temelinde karşılaştırılmakta, daha sonra medeniyetleri tarih sahnesine çıkaran parametreler ele alınmakta ve klasiklerin medeniyet zihninin oluşmasındaki rolü vurgulanmaktadır.

Kitabın son iki bölümünde ise medeniyetlerin kadîm-modernite-küreselleşme çizgisinde yaşadığı tarihî seyir, içinden geçmekte olduğumuz medeniyet bunalımı bağlamında incelenmekte ve okuyuculara bir gelecek perspektifi sunulmaktadır.

Bu gelecek perspektifi çerçevesinde medeniyetler-arası etkileşimlerin kavşağında bulunan bir toplum olarak karşı karşıya kaldığımız meydan okumalarla ilgili neler yapılması gerektiği de ele alınmaktadır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 219
En / Boy : 14 / 23
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2018
₺0,00
₺128,00

Onlar, Dünya nüfusunun çok fazla olduğuna kanaat getirdiklerinde büyük planlarını devreye koymuşlardı. Onlara göre insanlar tarafından dünya kirletilmişti ve "arınma" dedikleri programın başlaması için Hz.İsa'nın tekrar yer yüzüne inmesi gerekiyordu.

Ancak bir sorun vardı... Hz.İsa'nın yeryüzüne inişi sadece Tanrı'nın vaad ettiği şartlar oluştuğunda gerçekleşebilirdi... İşte tam burada Evanjelistler, Tanrı'nın vaad ettiği şartları oluşturmak için düğmeye bastılar...
Dünya üzerinde acımasızlık, vahşet, çarpık ilişkiler gibi pek çok ahlaki dejenerasyon gerçekleşmeli, 3. Dünya Savaşı Armageddon ile dünya nüfusu düşürülmeliydi. Bunların için 10 maddelik bir plan hazırladılar ve uygulamaya koydular. İlk beşini başarıyla tamamladılar diğerleri üzerinde çalışmaya devam ediyorlar.

-  Yıllardır ABD'nin iç ve dış politikasını belirleyen, gizli meclisleri İngiltere'de bulunan Evanjelistler kimdir?

- Yahudi Siyonizm'inden sonra Hıristiyan Siyonizm'i ile neyi hedeflemekteler?

- Reformist Martin Luther, nasıl Siyonizm ideolojisine hizmet ettirildi?

- Evanjelistler neden Kudüs'ün başkent olmasını istiyor?

- Kudüs'ün altında ki tüneller, yıkılacak Mescid'i Aksa'dan sonra Sion Tapınağı için mi?

Daha bir çok sorunun cevabı, bu kitabın sayfalarında...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 368
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2018
₺74,25

Adnancı fuhuş ve şantaj mafyası, FETÖ’nün kumpas kurmak için kullandığı “teknisyen ekibi”dir. Adnancılar FETÖ’ye teknik destek sağlardı; yani kurbanları izlemeye, dinlemeye, sesli ve görüntülü kaydetmeye, haklarında çakma kanıt üretmeye hizmet ederlerdi. Bu hizmetin karşılığında da FETÖ’cü savcı ve yargıçlar, zaman zaman dürüst emniyetçilerin eline düşen Adnan Oktar ile bendelerini kollar, haklarında hasbelkader çıkan mahkumiyet kararlarını Yargıtay’daki FETÖ yapılanması bozar, bazı davaları da zaman aşımına uğratıp çeteyi kurtarırlardı!


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 256
En / Boy : 13,5 / 23,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2018
₺52,50

“Ayaklanmalara karşı (AKH) başarıya ulaşmak bir nevi paradokstur. Başarılı AKH bir bakıma ayaklanmacıların isteklerine teslim olmadan ayaklanmaya neden olan sebeplerin ortadan kaldırılması, bir kısmı ile bile olsa ayaklanmacıların isteklerinin karşılanması demektir....

Ayaklanmalarda yer alan dış aktörlerin kontrol edilmesi ve gerektiğinde AKH Kuvvetleri tarafından işbirliğine ikna edilmesi günümüz ayaklanmalarında sanırım başarılması gereken en zor hususlardan birisi olarak ileride daha çok karşımıza çıkacaktır.”

Kitap yurtiçi ve yurtdışı güvenlik ve istihbarat çalışmalarında görev alan emekli Albay Uğur Bakan’ın deneyimlerini de içeren bir çalışmadır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 168
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2018
₺22,00

“Anlatılan senin hikâyendir”… Marx, Kapital’in birinci baskısına yazdığı önsözde, okuyucusuna böyle seslenmişti. Elinizdeki kitapta ise Serpil Güvenç, yazarının doğumundan 200, yayımlanmasından 151 yıl sonra Kapital’in öyküsünü anlatıyor: 1867’de Almanya’da başlayan yolculuğun izini süren Güvenç, Marx’ın başyapıtının nasıl yazıldığı, nasıl yayımlandığı, farklı ülkelere nasıl ulaştığı ve bu ülkelerin halklarının dillerine hangi zorluklarla tercüme edildiğini anlatıyor ve kendi tanıklıklarını da aktararak, bu yolculuğun Türkiye ayağına özel bir önem veriyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 217
En / Boy : 13,5 / 21,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2018
₺41,00

"12 Eylül faşizmi demokrasilerin ve demokratların "eylemli desteğiyle" başarıya ulaştı. Türkiye'nin iki darbeyle uçuruma itildiğini biliyoruz: Birincisi 12 Eylül 1980, ikincisi 3 Kasım 2002 tarihlidir. İkinci darbe birinci darbenin mantıki sonucu ve tamamlayıcısıdır. Gericilik, Türkiye topraklarında ilerici, aydınlanmacı, sosyalist ne varsa kazımaya yeminliydi. Cumhuriyet bitirilmeliydi. Başarılı oldular. Ancak, yardım görerek: Türkiye, Batı demokrasilerinin desteğiyle bitirildi. Öncelikle de Batı Almanya'nın... O destek olmasaydı, generallerin örtülü İslamcı darbesi de, AKP'nin açık İslamcı darbesi de yarım kalırdı.

Bu darbeler sırasında Federal Almanya'da sosyal demokratlar iktidardaydı. "Bonn Cumhuriyeti" Türkiye'yi emperyalist-kapitalist sistem içinde ve Avrupa çerçevesinde 1970'lerden itibaren kendi sorumluluğu altına almıştı; dolayısıyla neoliberal bir faşizm programı olan 24 Ocak Kararları'nı da, onun çağırdığı Kenan Evren darbesini de sonuna kadar destekledi. Türk faşizmi, hamurunu ve içindeki kremayı "gerçekçi" Alman sosyal demokratların yoğurduğu bir "Alman pastası" idi. Faşizm ve sosyal demokrasinin ikiz kardeşler olduğu tezini mi doğruluyoruz? Bakmamız gerek. Anlamamız gerek."


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 159
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2018
₺41,00
1 2 3 ... 118 >

Siyasi Kitaplar

 

Siyaset Nedir?

Siyaset Arapça seyis kelimesinden türemiş bir terimdir. Gözetip koruma, ehlîleştirme, terbiye etme gibi anlamlara gelen siyaset. Devlet işlerini düzenleme, yürütme olarak da tanımlanmaktadır. Toplumun işlerini üzerine alma, yönetme, yürütme, insan topluluklarını yönetme sanatı olarak da tarif edilmektedir. Aynı zamanda siyaset sosyal bir bilim dalı olarak da bilinmektedir. Politika ise insanların yaşam standartlarını yükseltmek amacıyla hükümetlerin uyguladığı tüm sistemleri kapsayan bir kavramdır. Bu iki kavram birbirine karıştırılabilmektedir. Çünkü doğu toplumlarında siyaset kontrol altına alınma, terbiye edilme anlamında kullanılmaktadır. Batı toplumlarında ise politika modernleşme yolunda atılan adımları kapsamaktadır. 

Politika çeşitli gruplar, lobiler, yöneticiler tarafından da yapılmaktadır. Siyaset ise akademisyen ve siyaset bilimciler tarafından yürütülmektedir. Bu kapsamda bu kavramlar edebi bir tür olarak edebiyata yansıtılmıştır. Politika ve siyaset bilimi kategorisinde birçok kitap bulunmaktadır. Siyasi kitaplar, politika kitapları, zengin içeriğe olan kitaplardır. Önemli gazeteci ve siyasi yazarlar tarafından yazılmış oldukça fazla okurlarına sunulmuştur. Siyasi kitaplar, siyasi konulara ve kavramlara ilgi duyanlar tarafından tercih edilmektedir. Bu kapsamda yazılmış kitapları okumak ve bu kitaplardan fayda sağlamak okurların bilgilerinin artmasına imkân sunması bakımdan önemlidir. Ancak temel siyaset kitapları hangi dönemi anlatıyor ise o dönemi anlatan yazarın siyasi görüşünü yansıtabileceği için mutlaka bilgilerin doğruluğunun teyit edilmesi gerekmektedir. Bu şekilde daha tarafsız bilgiler elde edilecektir 

Siyaset ile ilgili kitaplar, ilgi duyanlara merak edenlere, siyasetle uğraşmak isteyenlere kılavuz niteliğindedir. Siyasilerin politikaları, vatandaşların yaşam kalitesini etkilemektedir. Bu sebeple vatandaşlar ülkelerinin veya kendilerini yöneten kişilerin politikaları hakkında bilgi sahibi olmaları bakımından siyaset ile ilgili kitaplar okumaktadırlar. Çünkü bu politikalar vatandaşların siyasi görüşünü etkilemekte ve farklı siyasi görüşlere oy verme tercihini belirlemektedir. Bu kapsamda doğru karar alıp verme açısından hem bireysel hem de toplumsal görevlerini düzgün yerine gitme açısından temel siyaset kitapları oldukça bilgilendirici içeriklerle donatılmıştır.

Siyaset ile İlgili Kitaplar

Siyaset ile ilgili kitaplar, Türk ve dünya siyasetini konu alan kitaplar olarak iki başlığa ayrılmaktadır. Türk ve Dünya siyasetinde iz bırakan önemli kişilerin yazdığı veya yer aldığı birçok eser bulunmaktadır. Türk Edebiyatında, Cumhuriyetin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün siyasi düşünceleri,  dış politikadaki görüş ve önerilerini ele alan kitaplar oldukça ilgi gören kitaplar olarak öne çıkmaktadır. Atatürk ile ilgili kitaplar herkesin kütüphanesinde bulunan ve devletin kuruluşu il ilgili bilgiler veren kitaplardır. Okunması gereken politik kitaplar listesinde başta olan, dünya edebiyatında önemli bir yere sahip olan Platon’un Devlet geniş okur kitlesine ulaşmıştır. Kitapta mutlu bir toplum konusu işlenmektedir. Başyapıt olarak nitelendirilen kitap, toplumun her sınıfının erdem sahibi olduğunu vurgulanmaktadır. 

Siyasi kitaplar geçmişte yaşanmış ve günümüze etkileri olan siyasi düşünceler ile günümüzde yaşanan ve geleceğe etki edebilecek siyasi olayları anlamak ve bilgi birikimini arttırmak için önemlidir. Türk ve dünya siyasetini anlatan kitaplar genelde gerçek olaylar veya gerçek olaylardan etkilenerek yaratılan kurgu hikâyelerden oluşmaktadır. Yazarlar hikâyelerinde genelde gerçek isim kullanmadan kurmaca karakterlerle hikâyeyi anlatmaya çalışır. Politik kitaplar siyasi tarihte meydana gelen olayları anlatırken tarihi doküman ve çeşitli belgeler sunarak anlatmaktadır. Kemal Tahir, Halil İnalcık, Orhan pamuk gibi yazarlar bu türün sevilen ve bilinen yazarları arasında öne çıkmaktadır.

Türk ve dünya siyasetini etkileyen kitapları set halinde satın almakta mümkündür. Siyasi kitap önerileri politik kitapları okumak isteyenler için yol gösterici olmaktadır. Dünya siyaseti hakkında Platon, Aristo, J.J. Rousseau, Machiavelli, Karl Marx, Adolf Hitler önemli siyasi yazarlar olarak dikkat çekmektedir.  Ayrıca politik kurgu roman kitapları genellikle olmuş ya da olması muhtemel iki ülke arasındaki sıcak ve soğuk savaşı konu almaktadır. İki ülke arasındaki politik siyasi ve askeri konulardaki mücadele politik kurgularda anlatılmaktadır. Siyasi romanlar edebiyatımızda roman türü bakımından oldukça önemlidir. Siyasi teoriler, siyasal sistemler, siyasi olaylar başlıca konularını oluşturmaktadır. Başrollerinde ise siyasetçiler bulunmaktadır. Ancak romanda siyasi karakterler, genellikle kurgu isimler ile anlatılmaktadır. Türk edebiyatında siyasi romanlar Tanzimat dönemi, Meşrutiyet dönemi, Milli mücadele dönemi olarak farklı başlıklar halinde ele alınmıştır. Bu dönemde yazılmış ve dönemin şartlarını anlatan kitaplar okurların beğenisini kazanmıştır. 

En Çok Okunan Siyasi Kitaplar

En çok okunan siyasi kitaplar alanında en popüler yazarların yazdığı kitaplar olarak bilinmektedir. Bu kitaplar klasik ve modern döneme ait kitaplar olarak farklı zamanlarda yazılmıştır. Yusuf Has Hacip’in ‘Kutadgu Bilig’ eseri adalet, hukuk ve siyaset üzerine 11. Yüzyılda yazılmış önemli eserden biridir. Okunması gereken siyasi kitaplar arasında yer alan bu kitapta yazar, yöneticilere bilgiler vermektedir. Aynı şekilde Nizamülmülk’ün ‘Siyasetname’ kitabı, dünya tarihinin en önemli siyaset konulu kitaplardan biri olarak bilinmektedir. Kitapta devlet adamları ve yönetim şekilleri anlatılmaktadır.

Politik kitaplar listesi incelendiğinde en çok okunan kitaplardan biri de George Orwell’in ‘1984’ kitabıdır. Kitapta bireyler arası eşitsizlik ve özgürlük konuları ele alınmıştır. Dünya edebiyatında ses getiren politik romanlardan biri olarak öne çıkmaktadır. Bir döneme damgasını vuran Adolf Hitler, ‘Kavgam’ kitabı ile siyasi kitap kategorisinde yerini almaktadır. Kitap kapitalizm, sosyalizm, faşizm konuları ele alınırken Hitler’in hayatını anlatan otobiyografik bir kitap olarak da öne çıkmaktadır. Yeni çıkan kitaplar siyasi olarak şu şekilde sıralanabilir:

  • Murat Ağırel’in - Parsel Parsel
  • Aytunç Erkin  - Dayının Casusları
  • Soner Yalçın - İsmail Saymaz - Türkiye’de Işid 
  • Mehmet Metiner - Siyasi Erdemler Risalesi  

Tarihi siyasi kitaplar listesine en çok okunan diğer kitaplar ise şu şekilde sıralanmaktadır.

  • Karl Marx, Friedrich Engels - Komünist Manifesto
  • Soner Yalçın, Doğan Yurdakul - Reis-Gladio’nun Türk Tetikçisi
  • Ziya Gökalp - Türkçülüğün Esasları
  • Nihat Behram - Darağacında Üç Fidan
  • İskender Pala - İki Darbe Arasında
  • Soner Yalçın - Teşkilatın İki Silahşörü
  • John Perkins - Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları
  • Orkun Uçar, Burak Turna - Metal Fırtına
  • Yılmaz Özdil - Adam
  • Emine Şenlikoğlu  - Çin İşkencesi
  • Niccolo Machiavelli - Prens

En İyi Siyasi Kitaplar

En İyi siyasi kitaplar insanın ufkunu açan, geçmişten ders çıkararak geleceğe yön vermesi gerektiğini vurgulayan, yaşandığı dönemi tüm gerçekliğiyle anlatan, belgelerle desteklenen kitaplardır. Okuyucunun siyasi görüşü, düşüncesi seçeceği siyasi kitapla ilişkilendirilebilmektedir. Bu sebeple en iyi siyasi kitaplar kişi için göreceli olabilmektedir. Ancak tüm dünyada başyapıt olan, her kütüphanede bulunması gereken siyasi kitaplar da bulunmaktadır. Platon'un ideal devlet düzenini anlatan ‘Devlet’ kitabı en iyi siyasi kitap listesinde ilk sıralarda yer almaktadır. Nizamülmülk’ün Siyasetname kitabı yine bir diğer başyapıt olarak öne çıkmaktadır. Farabi’nin ‘İdeal Devlet’, Aristoteles’in ‘Politika’, George Orwell ‘1984’ John Locke ‘Hükümet üzerine incelemeler’ ve Francis Fukuyama’nın ‘Devlet İnşası’ kitabı da mutlaka okunması gereken kitaplardan bazılarıdır. 

Türk Siyasi Kitaplar

Siyasi kitaplar, Atatürk’ün ‘Tarihini bilmeyen milletler yok olmaya mahkûmdur’ sözünden yola çıkarak okunması gereken kitaplar arasında yer almaktadır. Cumhuriyetin kuruluşu, milli mücadele döneminden başlayarak yakın tarihe kadar olan dönemi anlatan kitaplar Türk siyasi tarihi açısından önemlidir. Türk siyasetini anlatan kitaplar siyasi tarihin birer aynasıdır. Aynı şekilde Türk siyasi kitapları konuları itibari ile zengin birer hazinedir. Çünkü Türk siyasi tarihini anlatan kitaplar o dönemde kitle iletişim araçlarının olmamasından dolayı en uygun propaganda aracı olarak kullanılmıştır. Türk siyasi tarihin anlatıldığı romanlar şu şekilde sıralanmaktadır.

  • Yakup Kadri Karaosmanoğlu - Hüküm Gecesi -1927
  • Yakup Kadri Karaosmanoğlu - Sodom ve Gomore-1928
  • Yakup Kadri Karaosmanoğlu - Ankara-1934 
  • Yakup Kadri Karaosmanoğlu - Bir Sürgün- 1937
  • Reşat Nuri Güntekin - Yeşil Gece-1928
  • Mehmet Rauf - Kurtuluş Halas -1929
  • Halide Edip Adıvar - Ateşten Gömlek-1922
  • Sadri Ertem - Çıkrıklar Durunca-1930 
  • Sabahattin Ali -  Kuyucaklı Yusuf-1937, 
  • Sabahattin Ali -İçimizdeki Şeytan - 1940
  • Mehmet Murat Bey -Turfanda mı yoksa Turfa mı -1890
cultureSettings.RegionId: 0 cultureSettings.LanguageCode: TR
Çerez Kullanımı