Arnavutluk: Suçlar ve Seraplar Arasında

Arnavutluk… Avrupa’nın bu küçük ve tamamıyla kendine has ülkesi 1990’ların başında büyük çalkantılar yaşadı. Enver Hoca’nın kurduğu tek parti, tek adam rejiminden, halkın talebiyle çoğulcu demokrasiye geçti. Arnavutluk’un önemli yazarlarından Besnik Mustafaj, bütün bu sürecin tanığı olduğu kadar aktörlerinden biriydi de. Fitili ateşleyen öğrenci hareketine doğrudan destek verdi, Demokrat Parti’nin kurucuları arasında yer aldı ve bu partiden milletvekili seçildi. Arnavutluk: Suçlar ve Seraplar Arasında, ülkenin içinden geçtiği çalkantılı süreci birinci elden tanıklıkla gözler önüne seriyor: diktatörlüğün yarattığı psikolojik, siyasi ve ahlaki tahribat, coşkulu sokak gösterileri, demokrasiye geçiş sürecinin getirdiği büyük umutlar ve hayal kırıklıkları, ardından gelen göç dalgası… Kitabın sonunda yer alan “Küçük Arnavut Ansiklopedisi” ise, ülkenin siyasi ve toplumsal hayatına aşina olmayanlar için aydınlatıcı şifreler içeriyor.

(Tanıtım Bülteninden)

  • Kitap Adı: Arnavutluk: Suçlar ve Seraplar Arasında
  • Yazar: Besnik Mustafaj
  • Yayınevi: Kırmızı Kedi
  • Hamur Tipi: 2. Hamur
  • Sayfa Sayısı: 232
  • Ebat: 13,5 x 21
  • İlk Baskı Yılı: 2022
  • Baskı Sayısı: 1. Basım
  • Dil: Türkçe
  • Barkod: 9786254181405
₺59,90

Kuşak ve Yol - Büyük Avrasya Ortaklığı

Bu çalışmanın temel hedefi, Kuşak ve Yol’un küresel problemler karşısında nasıl çözüm yolu olabileceğinin araştırılmasıdır.
Kitapta üç temel tez ileri sürüyorum:
 
1. Tez: Kuşak ve Yol İnisiyatifi, Asya, Avrupa ve Kuzey Afrika arasında yeni tip ve gelişmiş türden bir işbirliği modeli oluşturarak, Büyük Avrasya Ortaklığı’nı inşa edecektir.
2. Tez: Kuşak ve Yol İnisiyatifi, en geniş coğrafyada en geniş işbirliğini oluşturarak, ABD saldırganlığı karşısında en geçerli caydırıcılığı yükseltecektir.
3. Tez: Kuşak ve Yol İnisiyatifi, “birlikte kalkınma” eksenli olarak rotaları üzerindeki sorunları çözecek, komşuluk ilişkilerini geliştirecek ve bölgesel barış projelerini hayata geçirecektir.

(Tanıtım Bülteninden)

  • Kitap Adı: Kuşak ve Yol - Büyük Avrasya Ortaklığı
  • Yazar: Mehmet Ali Güller
  • Yayınevi: Kırmızı Kedi
  • Hamur Tipi: 2. Hamur
  • Sayfa Sayısı: 144
  • İlk Baskı Yılı: 2022
  • Baskı Sayısı: 1. Basım
  • Dil: Türkçe
  • Barkod: 9786254181504
₺44,90

 

“George A. Romero’nun aptallaşmış, beceriksiz ve dışarıdan

yönetilen yaşayan ölüleri gibi dolanıyoruz dünyada ve malların

satılmasına katkıda bulunuyoruz. İnsani ihtiyaçlar ise sadece bu

görevle bağdaştıkları oranda göz önüne alınıyor. Ve böylece gitgide

kendimizi ruhsuz Avatarlar olarak hissediyoruz; bize sürekli eşsiz

başrol oyuncuları olduğumuz anlatılan, ancak senaryosu yine de

bizim tarafımızdan yazılmayacak olan bir filmin aktörleri gibi.”

Sermayenin Yaşayan Ölüleri’nde Raul Zelik, siyaset teorisine ve

ekonomi-politik analize tamamen vakıf olarak, aynı zamanda

bütün dünyaya gözü açık bir ilgiyle ve politik öfkeyle, kapitalizmin

insanlığı sürüklediği felaketi mesele ediyor. Yoksulluğun,

eşitsizliklerin, aşağılamaların nasıl derinleştiğinin ve ekolojik krizin

canlı bir resmini çiziyor.

Zelik, gözünü bu “siyasi canavarlara” dikip kalmıyor, şunlar gibi

sorularla da ilgileniyor: Felakete gidişten nasıl dönülür? Walter

Benjamin’den ilhamla “insanlığın imdat freni” olarak gördüğü bir

devrim, nasıl mümkün olur? Dönüştürücü bir iktidarın kaynağı ne

olabilir? Geçmiş sosyalizm deneyimlerinden de ders çıkartan “yeşil

bir sosyalizmi” nasıl tasarlayabiliriz?

Taze, heyecanlı, hem de soğukkanlı, gerçekçi bir sistem eleştirisi ve

alternatif arayışı.

 

 

  • YazarRaul Zelik
  • Yayıneviİletişim Yayıncılık
  • İlk Baskı Yılı2022
  • Baskı Sayısı1. Basım
  • DilTürkçe
  • Barkod9789750533761

 

 

₺69,90

“İlk şehirler, MÖ 4. binyılın ortalarından başlayarak, dünyanın çeşitli yerlerinde çoğunlukla birbirinden bağımsız olarak ortaya çıktı ve bazı aksiliklere rağmen, büyümeleri günümüze kadar devam etti. Şehirler, kırsal kesimden, sakinleri öncekilerden ve kırsal çağdaşlarından oldukça farklı koşullar altında yaşayan yeni insan yerleşimleri biçimleri olarak ortaya çıktı. Uzun zamandır dünya nüfusunun sadece küçük bir azınlığını barındırdıkları gerçeğine rağmen, doğdukları toplumlar üzerinde derin etkileri oldu.”

Şehirlerin Tarihi, antik çağlardan 21. yüzyıla kadar kentsel merkezlerin yükselişi ve gelişiminin hikayesini anlatıyor. MÖ 4. binyılda Yakın Doğu’daki ilk şehirlerin kurulmasıyla başlar ve Hindistan’daki İndus Nehri Vadisi’ndeki kentsel büyümenin yanı sıra Mısır ve Akdeniz’i çevreleyen bölgeleri incelemeye devam eder. Atina, İskenderiye ve Roma hem siyasi hem de kültürel olarak öne çıkar. Batıda Roma İmparatorluğu’nun yıkılmasıyla birlikte Avrupa şehirleri uzun bir zayıflama ve gerileme dönemine girmiştir.

Kitap Adı: Şehirlerin Tarihi

Kitap Yazar Adı: Andrew Less

Yayın Direktörü: Gülşen İşeri

Editör: Kadriye Kızıl Güzelkan

Kapak Tasarım: Gilas Coşkun

Sayfa Tasarım: Şenol Alanbay

Sayfa Sayısı: 156

Ebat: 16,5 x 23,5 cm

Tür: Tarih

Kağıt / İç Baskı: III. Hamur Enzo, 52 gr.

Cilt / Kapak: Amerikan Bristol 230 gr

 

₺38,90

Şunu çok net bir biçimde ifade edebilirim ki
biz köprüyü geçtik.
Evet!
Türkiye Cumhuriyeti olarak biz artık köprüyü geçtik.

Çok da uzun bir süre kalmadı; 2030 yılını dahi bulmadan ekonomik ve refah düzeyi olarak ülke tarihinin en güçlü dönemine gireceğiz...

Kişi başı gelir, cari denge, istihdam ve üretim anlamında dünyanın en gelişmiş ülkelerinden biri olma sürecimiz başlayacak.

Tarihten aldığı büyük mirasla... Üç kıtanın kesişim noktasındaki jeopolitik ve jeostratejik konumuyla... Özellikle son 20 yıldır konsolide ettiği bölgesel ve küresel tecrübeyle... Sahip olduğu güçlü liderlikle... Ulaşımdan savunma sanayiine, ekonomiden enerjiye inşa ettiği sağlam altyapı ve kapasitesiyle...

Türkiye bu tasavvuru ortaya koyabilmeye namzet en önemli ülkelerden biri olacaktır.

₺40,00

Melih Gökçek başbakan olabilmek için neler yaptı?
AKP kurulmadan önce ABD ziyaretinde neler yaşandı?
30 yıl boyunca nasıl “örgüt” gibi hareket etti?
A Takımında kimler vardı?
Fenerbahçe’ye neden başkan olmak istedi?
Genelev patronları Ankara’da neler yaptı?
Gözaltına alındığında kim kurtardı?
Trafik kavgasında neden silah kullanıldı?
Turgut Özal kime ve neden “dangalak” dedi?
İlk “parsel parsel” satış ne zaman gerçekleşti?
ANKAPARK ihalesinin ucu hangi mafya liderine uzandı?
Osman Gökçek ölen çete lideriyle ne konuştu?
Zekeriya Öz’ü Dubai’de ağırlayan kişinin
Melih Gökçek ile ne ilişkisi vardı?
FETÖ firarisini kim, nasıl korudu?
17-25 Aralık’tan sonra FETÖ’ye imar rantı sağlandı mı?
15 Temmuz’dan sonra FETÖ’cü isme parsel verildi mi?
Parsel Parsel, bunlar ve daha onlarca sorunun yanıtını veriyor…


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 272
En / Boy : 13,7 / 23
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2021
₺44,90

 

ARKA KAPAK YAZISI

ABD yönetimi Haşhaş krizinde Sultan Ahmet Camisi’ni neden bombalamaya karar verdi? Kim vazgeçirdi?

27 Ekim’e kadar Kıbrıs’a çıkmazsan darbe yaparız!

Demirel’e bu tehdit kimden geldi?

Silah ambargosu krizinde MGK’nın sır toplantısı nasıl sızdı? 

Askeri üslerin yasaklanma kararı gerçekte kime aitti?

Kissinger Ecevit’i Beyaz Saray’a gizlice neden davet etti?

MİT Müsteşarı’nın yaptığı sunum Nahçıvan’ın kaderini

nasıl değiştirdi?

Bugün Mesih olduğunu iddia eden Hasan Mezarcı Nahçıvan krizinde ne yaptı?

Kardak krizinde atacağınız füze en fazla balıkları vurabilirdi!

ABD elektronik savaş sistemlerini nasıl kilitledi?

Kardak’a çıkma fikri kimindi? İnal Batu savaşın eşiğinden ülkeyi nasıl döndürdü? Yunanistan’ın gizli planını kim deşifre etti?

Askeriye, Hariciye ve MGK üçgeninde Demirel’in liderliği, Türk dış politikasının perde arkası, krizler, liderler ve kurumlar.

Hiçbir yerde yazılmamış bilgiler ve sır belgeler bu kitapta.

 

 

 

 

Kitap Adı

Apolet Kravat ve Darağacı

Kitap Yazar Adı

Dr. Burak Kürkçü

Editör

Mehmet Bozkurt

Yayıma Hazırlayan

Hasan Basri Başkaya

Kapak Tasarım

Ayça Ateş

Sayfa Tasarım

Ayça Ateş

Dağıtım Tarihi

23.12.2020

Sayfa Sayısı

272

Ebat

13,7 x 21,5

Kağıt / İç Baskı

lll.Hm. Enzo 52 gr.

Cilt / Kapak

Amerikan Bristol 230 gr.

ISBN / Barkod

9789751041395

 

₺33,90

“Okuduğumuz kitap bir yumruk gibi tepemize inip bizi uyandırmadıktan sonra neye yarar?”
Franz Kafka

• CHP’li Belediye Başkanları İmamoğlu ve Çerçioğlu için yapılan ahlaksız teklifin arkasında hangi AKP’li Bakan vardı?
• Pelikancılar AKP içinde hangi operasyonları yaptı ve kimleri fişledi?
• Yargının arka odalarında hangi ses kayıtları dolaşıyor?
• Holding patronu cinayetinin üstü hangi yollarla kapatılmak istendi?
• Hakimler ve savcılar gizlenen skandalları ilk kez nasıl anlattı?
• Adliyeye getirilen ve içinde 260 bin dolar olan çantanın sırrı neydi?
• Nurcular devlet içinde nasıl bir ağ kurdu?
• Yargıdaki Pelikan-Hakyol mücadelesinin perde arkasında ne vardı?
• FETÖ borsasının belgesinde neler yazıyordu?
• AKP’li bakanlar arasındaki kavganın bilinmeyen nedeni ne?
• Diyanet’in gizli tarikatlar raporu nasıl sızdı?
• Öldürülen AKP yöneticisinin eşi sessizliğini bozup neler anlattı?
• 15 Temmuz raporu aslında neden basılmadı?
• Kartal İmam Hatip mezunu olmak devlette hangi kapıları açıyor?
• Erdoğan’ın yakınını hayata döndüren ismin başına neler geldi?

Barış Terkoğlu ve Barış Pehlivan, devlette yaratılan çürümeyi ve herkesin hissettiği cendereyi belgeliyor. “Metastaz 2: Cendere” çarpıcı bir gazetecilik araştırması olarak tarihe geçecek.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 296
En / Boy : 13,7 / 23
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2020
₺44,90

ARKA KAPAK YAZISI

Jön Türkler ve İttihatçılar kimlerdi?
İttihat ve Terakki bir ihtilal örgütü müydü?
İttihat ve Terakki’nin bir ideolojisi var mıydı?
İttihatçılar, Türkçü müydü?
Hangi gelişmeler İttihat ve Terakki’yi iktidara getirdi?
Balkan Savaşı’ndaki bozgun ve göç faciasının sebepleri nelerdi?
31 Mart ayaklanması İttihat ve Terakki’ye tepki miydi?
Balkan komitacılığı nedir? 
Teşkilat-ı Mahsusa yasal bir örgüt müydü?
Yedi yılda; üç savaş, bir seri ihtilal, darbe ve ayaklanma, toplumu nasıl etkiledi?
Sınırsız cesaretleri ve müthiş ataklıklarıyla bir döneme mühür vuran silahşorlar, birer serüvenci mi, yoksa delilik derecesinde vatanseverler miydi?
Jön Türk hareketinin öncülerinden, yazar, şair ve Osmanlı İmparatorluğu’nda, 19. yüzyılın en önemli devlet adamlarından birisi olan
Ziya Paşa’nın: 
“Kalkın ey felâh-ı vatan dediler, kalktıkHerkes oturdu biz ayakta kaldık...”
Dizeleri, kendilerinden sonra gelenler için de geçerli mi?
Cumhuriyeti iyi anlayabilmek için 1908-1918 dönemine bakmak gerekiyor...

 

Kitap Adı

İttihat ve Terakki İsyankar Doğanlar

Kitap Yazar Adı

Osman Pamukoğlu

Editör

Mehmet Bozkurt

Yayıma Hazırlayan

Hasan Basri Başkaya

Kapak Tasarım

Ahmet Uzun

Dizgi

Mutlu İnan

Sayfa Tasarım

Şenol Alanbay

Dağıtım Tarihi

19.11.2020

Sayfa Sayısı

304

Ebat

13,7 x 21,5

Kağıt / İç Baskı

III.Hm. Enzo 52 gr.

Cilt / Kapak

Amerikan Bristol

ISBN / Barkod

9789751041340

₺51,90

Bir süredir 21. yüzyılın ilk büyük göç hareketine tanık oluyoruz ama göç olgusu aslında yıllardır dünyanın her yerinde olanca hızıyla sürüyor. Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği’ne göre günümüzde bütün dünyada yaklaşık 65 milyon sığınmacı var. Bu da bugünkü dünya nüfusuna oranlandığında her 100 kişiden biri sığınmacı demek. İnsanlar yalnızca baskı, terör, zulüm ve iç savaştan değil elverişsiz ekonomik koşullardan, ekolojik felaketlerden de kaçıyorlar artık.

Dünyanın çeşitli köşelerinde çalışan yirmi altı Alman muhabirinin temasa geçebildikleri sığınmacılarla yaptıkları röportajlardan oluşan Sığınmacı Devrimi, Kenya’dan Avustralya’ya, İsrail’den Etiyopya’ya kadar geniş bir coğrafyada mülteci kamplarında bekletilen, yerleştikleri veya sığındıkları ülkeye uyum sağlamaya çalışan, kaçışları sırasında yakınlarını kaybetmiş veya sakatlanmış insanların iç burkan öykülerini bir araya getiriyor. Bu öyküleri kuşatan genel politik ve sosyolojik bağlama da değinilen kitabı benzerlerinden farklı ve özgün kılan yön ise Avrupa merkezli “mülteci krizi” söylemini yıkarak yerine değişimi merkeze alan, yenilikçi, duyarlı ve hümanist bir bakış açısı getirmeye çalışması.

“Sığınmacı devriminin sonuçları ne olacak? Bir devrimin toplumu nereye sürükleyeceğini bilebilir miyiz ki? Fransız Devrimi dolambaçlı yollardan, [...] milyonlarca insanı siyasi özgürlüğüne kavuşturmuştu. Sanayi Devrimi, milyonlarca insanı yoksulluğun kalıcılığından kurtarmış ama aynı zamanda yeni yoksulluklar yaratmıştı. Dijital devrim, sanal ortamda bir dünya toplumunun temelini attı ama diğer yandan da bire bir insanlar arası ilişkiyi zayıflattı. Sığınmacı devrimi de bu devrimler gibi kuşkusuz benzer temel değişimler getirecektir. Tam olarak neleri değiştireceğini yarınlar gösterecek. Değişimler durdurulamaz ama yapılandırılabilir.”


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 336
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2020
₺54,40

“Son on yılda Türkiye’nin %70’ten fazlası kentleşti, neoliberalleşmenin aşırı kalkınmacı ve tüketim odaklı anlayışı sonucunda kentler metalaştı, çevre kaygısı kâr ve ranta yenik düştü, demokratik ve katılımcı yönetim umudu merkeziyetçi anlayışla sönümlendi. Bununla birlikte Türkiye’nin kentleşmesi ve orta sınıflaşması Anadolu coğrafyasında belli duraklamalarla sürdü. Bu bağlamda, dünyada olduğu gibi Türkiye’de de kent, neoliberalleşmenin getirdiği siyasal, toplumsal ve ekonomik değişimleri anlamak/anlamlandırmak açısından önemli bir olgu haline geldi ve neoliberalleşmenin kentlerde yarattığı olumsuzluklarla baş etmek için alternatif arayışları ortaya çıktı. Bu arayışı en güzel ifade eden motto ‘kâr için değil insanlar için kentler’dir. 

“Biz bu tartışmayı Kayseri, Konya, Gaziantep, İzmir, Denizli, Eskişehir, Diyarbakır, Şanlıurfa kentlerinde yapmaya çalıştık. Özellikle 31 Mart 2019 yerel seçimlerinden sonraki Türkiye’nin anlaşılması ve iyi, adil, demokratik yönetimi için kent ve kentleşme sürecini çalışmak ve tartışmak gereksinimi olduğunu düşünüyoruz. Sekiz Kentin Hikâyesi’nin bu tartışmaya mütevazı bir katkı olarak okunmasını arzu ederiz.”


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 312
En / Boy : 13 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2020
₺49,50

Asker savaşa her an hazır olmalıdır, varlık sebebi budur; ancak o kazanılamayacak hiçbir savaşa sokulmamalıdır. Yani asker savaşmak için değil, doğru zaman ve yerde savaşı kazanmak için vardır.

Siyasi karar alma sürecine dâhil edilen girdilerin önemli bir kısmı sivil uzmanlık alanlarındaki bilgi, beceri, ehliyet, liyakat ve tecrübenin yanı sıra askeri uzmanlık ile de ilgilidir. Askerlerin savunma ve güvenlik alanıyla sınırlı kalmak üzere siyasi karar alma sürecine yapacağı teklifler siyasete müdahale olarak değil, ihtisasa ilişkin olumlu bir askeri-politik öneri ve devlet aklına değerli bir katkı olarak değerlendirilmelidir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 440
En / Boy : 13,7 / 23
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2020
₺44,90

Büyük güçler arasında denge siyaseti izlemek Türkiye gibi orta büyüklükte bir devletin geleneksel olarak izlediği dış politika anlayışının bir parçasıdır. İçinden geçmekte olduğumuz dönemde uluslararası ilişkiler ortamında dengelerin değiştiği, Soğuk Savaş sonrası ortaya çıkan tek kutuplu dünya düzeninin yerini çok kutuplu bir dünya düzenine bıraktığı görülmektedir. Aynı zamanda küreselleşme zemin kaybetmekte ve milliyetçilik yükselişe geçmektedir. Bu yeni sistemde artık sadece Amerika, Rusya, Çin, Japonya, Hindistan gibi bölgesel ve küresel güçlerin yanı sıra pek çok uluslararası kurum, çokuluslu şirketler, STK’lar, hatta terör örgütleri artık dış politikanın önemli aktörleri olarak karşımıza çıkmaktadır.

Türkiye, 2019 yılında, dış politikada, çözümlerin değil, sorunların bir parçası oldu. Sergilenen dış politika anlayışı ve uygulamasıyla daha sorunlu, soru işaretlerinin daha çok olduğu bir dış politika görünümü ortaya çıkmıştır. Türk dış politikasında, ABD ile Fırat’ın doğusu, S-400’ler ve F-35’ler çerçevesinde yaşanan gerilimler, Kongre’den Türkiye karşıtı yasa tasarılarının geçmesi; Rusya ile İdlib ve Fırat’ın doğusundaki PKK/YPG varlığı konusunda yaşanan gerginlik, Libya üzerinde rekabet, Suriye sorunundan kaynaklanan mülteci sorunu, İdlib’de Suriye ve Rusya ile karşı karşıya gelinen süreç, Türkiye’nin Yunanistan, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, Mısır ve İsrail gibi bölge ülkeleri yanında ABD, Rusya, Fransa ve İngiltere gibi küresel aktörlerle karşı karşıya kaldığı Doğu Akdeniz’deki rekabet öne çıkan başlıklar olmuştur.

Böylesine bir uluslararası ortamda Türkiye nasıl bir dış politika izlemiş ve bu politikanın sonuçları ne olmuştur? 2020’ye hangi miraslar kalmıştır ve dış politikanın yönü nereye doğru evrilecektir?
Elinizdeki derleme kitap 2019 yılında izlenen Türk dış politikasının hasar tespitini yapmaktadır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 376
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2020
₺47,60

Bugün faşizm güncel bir tehlikedir. Yüz yıl önce insanlar ilk kez doğmaya başlayan bu canavarı tanıyamadılar. Tanıdıklarında çok geçolmuştu. Biz bugün bu canavarın en azından tarihini biliyoruz.
Bu kitap, bu canavarın bugünkü biçimini tanıma, geç kalmadan önlem alma çabalarına bir katkı
yapmayı amaçlıyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 112
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2020
₺24,00

1950’li yıllardan itibaren önce ABD destekli sonra Suudi Arabistan sermayesinin katkılarıyla bir “Siyasal İslam” organizasyonu kuruldu.

Bu örgüt/organizasyon gelişti, büyüdü, çeşitli kollarıyla ağ gibi ülkemizi sarmaladı. Kadrolar yetiştirdi, kurumlara sızdı, bürokrasiye yerleşti, parça parça devleti ele geçirdi ve en sonunda “tam iktidar” oldu. Uzun yıllardır da Türkiye Cumhuriyeti devletini yönetiyor.

Şimdi ise onların çocukları, tıpkı 1950’li ve 60’lı yıllarda babalarının dedelerinden devraldığı gibi, bu organizasyonu babalarından devralmaya hazırlanıyor.

Birinci kuşak oluşturdu, ikinci kuşak büyüttü, üçüncü kuşak ise günümüz Rabıta’sını kurarak hanedanlaşmaya hazırlanıyor.

Kısacası MTTB’den TÜRGEV’e uzanan bu “Sarmal”, cumhuriyetimizi dönüştürüyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 352
En / Boy : 13,5 / 21,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2020
₺48,90

Çok fazla kişi vardı. Birbirlerini tanımaları istenmiyordu…

Malikanenin içerisinde de eşi ile kalmadı...

Bahçede bulunan küçük müştemilatta dört gece geçirdiler... Malikaneye giderken yol üstünde eşyalarını görevliye bıraktılar.

Kendilerine bir de kod isim verilmişti.

Ve orada ilk kez şunu duydu: “Dayının akrabaları geldi, haber verin!”

Kim bu dayı?

O gün ilk defa sabah beş civarında uyanır...

Heyecanlıdır...

Elindeki mektubu kriminal şubeye götürecek ve “kim” olduğuna ulaşacaktır...

Eşini öper, çocuklarına sarılır ve... Hayal kırıklığı yaşar...

Çünkü parmak izi tespit edilememiştir...

Bir dostu pasaport şubeye gitmesini söyler ve gider...

Artık ilk parmak izi tespit edilmiştir!

Türkiye’nin tarihi yeniden yazılacaktır...

Kim bu hayalet?


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 344
En / Boy : 13,5 / 23
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2020
₺40,90

AKP’lilerin Fethullahçı damatları ya da Fethullahçıların AKP’li kayınpederleri...
• İsim isim o damatlar, o kayınpederler...
• Adil Öksüz’ün kayınpederi Cevat Yıldırım ve ailesinin sırları...
• Adil Öksüz’ün bilinmeyen son toplantısında kimler vardı?
• Adil Öksüz’ün eşi Aynur Öksüz’ün 15 Temmuz darbe girişiminden 10 gün önce ailesine gönderdiği üç ayrı telefon mesajında ne yazıyor?
• AKP milletvekili telefonda kiminle “Türkiye Cumhuriyeti’nin mafyası, Yeşil’in arkadaşı” diye konuştu?
• Ramazan Akyürek’in yardımcı istihbarat elemanından bu kitaba özel itiraflar...
• Fethullah Gülen’in “sağ kolu” olarak bilinen isim nasıl AKP’ye damat oldu?
• Kadir Topbaş’ın oğlu, eniştesine destek için ne yazdı?
• Bülent Arınç, damadına rağmen saraya nasıl çıktı?
• İsmail Kahraman’ın kamuoyundan sakladığı ailesinin bilinmeyenleri...

Ve diğer damatlar, kayınpederler...

Hepsi bu kitapta...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 184
En / Boy : 13,5 / 23
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2020
₺33,90

Tarih: 5 Ocak 1978.
Yer: Ankara.
Bülent Ecevit yeni hükümeti kurdu.
Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı’ndaki gizli toplantıda “devrim” gibi kararlar alındı.

Tarih: 12 Eylül 1978.
Yer: Kazakistan Alma Ata.
Dünya Sağlık Örgütü düzenlediği uluslararası konferansın sonunda yayımladığı bildiriyle ABD küresel ilaç şirketlerini kızdırdı…

Tarih: 26 Mart 1979.
Yer: İtalya Como Gölü sayfiyesi.
Rockefeller sahibi olduğu Bellagio Evi’nde yaptığı NATO güvenlik toplantısında, yüz yıldır kontrolünde olan “endüstriyel tıp” ile ilgili bir dizi kararlar aldı…

Ve:
Tarih: 25 Haziran 1979.
Yer: Manisa…
Cemil Çöllü MHP İl Başkanı idi.
Sahibi olduğu Huzur Eczanesi’nde öldürüldü.
Ertesi gün…

Tarih: 26 Haziran 1979.
Yer: Manisa.
Neşe Gülersoy CHP Kadın Kolları Üyesi idi.
Sahibi olduğu Yeni Afiyet Eczanesi’nde meslektaşı MHP’li Cemil Çöllü’nün katledilmesini protesto eden bildiriyi yazarken öldürüldü.
Yine Manisa…
Yine bir eczane…

Tarih: 19 Aralık 1979.
Mete Erdem CHP İl Başkanı idi.
Eczanesinde içeri giren saldırgan tarafından kurşunlanarak öldürüldü.

Bu bir cinayet romanı değil…
Modern tıbbın karanlık yüzü aydınlanıyor…
Rockefeller’ın kozmik odasındaki Türkler kim?
Neyin karşılığı, ne kadar para aldılar?
Tabular yıkılacak… Ezberler bozulacak…
Artık yüzleşme vakti…


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 584
En / Boy : 13,5 / 23,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2020
₺59,90

Bize anlatılan olayların doğru olup olmadığını hiç merak ettiniz mi?
Yoksa “gizli bir el” tarafından sansürlenen ve bizden saklanan bir şeyler mi var?
15 Temmuz’a gelinen süreç ve öncesi.
Siyasilerin ve iş adamlarının öldürülmelerinin perde arkasında neler var?
Ülkemizde meydana gelen darbeleri planlayan CIA görevlilerinin 15 Temmuz ile olan derin bağlantıları.
Gezi Eylemlerini finanse eden George Soros’un dünya siyasetinde Türkiye’yi yalnız bırakmak için yapmış olduğu hamleler.
İstanbul Havalimanı, Yavuz Selim Köprüsü, Hızlı Tren Hatlarının Sevakin Adasına uzanan hikayesi. Gelecek yıllarda Türk siyaseti nasıl şekillenecek?
Sudan bizim neyimiz olur?
Pakistan neden kardeşimizdir?
Hicaz’a niye “Küçük Türkiye” denir?
Hedefte olan Türkiye’nin hedefi ne?
Sistemin derinliklerinde dolaşmaya hazır mısın?


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 334
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2019
₺47,90

Öldürülecek 67 Kürt işadamı listesinin ilk sırasında
onun ismi vardı…
Anne tarafından Ermeni’ydi.
Hayatı boyunca “Ermeni dönmesi” diye aşağılandı.
İlk cinayetini 15’inde işledi.
23 yaşında uyuşturucu sevkiyatına başladı.
Karadeniz mafyasıyla işbirliği onu silah kaçakçılığına götürdü.
Müteahhit olarak devlet ihalelerine girdi.
ASALA ve PKK’ya karşı yardım ettiği iddiasıyla işkenceli sorgulamalara maruz kaldı…
Hep beraat etti.
Son sevkiyatı 5.5 ton baz morfindi.
Zırhlı otomobili 14 Ocak 1994 Cuma günü durduruldu.
Bir gün sonra Sapanca’da ölü bulundu…
Şakağına sıkılan tek kurşunla öldürülmüştü…
İşte Behçet Cantürk’ün yaşamöyküsü…


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 280
En / Boy : 14 / 23
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2019
₺44,90

Noam Chomsky

1928’de Philadelphia’da doğdu. Pennsylvania Üniver-sitesi’nde okudu ve 1955’te dilbilim alanında doktora yaptı. MIT’ye girdi, dilin edinimi ve üretimi üzerine oluşturduğu kuramlarıyla uluslararası ün yaparak, 1976’da enstitü profesörü olarak atandı. Vietnam Savaşı sırasında bir aktivist ve toplumsal entelektüel olarak ünlendi; Edward Herman ile birlikte yazdığı Rızanın İmalatı adlı kitabın 1988’de yayımlanmasıyla önemli bir medya eleştirmeni olarak tanındı. 2001 Kasım ayında, konuya ilişkin tartışmasız en önemli kitaplardan biri olan 9/11’in yayımlanmasıyla, tarihteki diğer siyaset felsefecileri kadar, uluslararası çapta okunan ve vazgeçilmez bir ses haline geldi. Chomsky, dilbilim, felsefe, entelektüel tarih, çağdaş konular, uluslararası meseleler ve Amerikan dış politikası üzerine pek çok yazı yazmış ve konuşma yapmıştır.  

 

Noam Chomsky’nin İnkilâp Kitabevi’nden çıkan diğer kitapları:

-Amerikan Rüyası İçin Ağıt

-Dünyayı Kim Yönetiyor?

-Güç Kimin Elinde?

-Nükleer Savaş ve Çevre Felaketi

-Geleceği Kurgulamak

-Filistin Üzerine Konuşmalar

   

Zeynep Nur Ayanoğlu

Boğaziçi Üniversitesi Çeviribilim Bölümü 2010 mezunudur. İstanbul Teknik Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Siyaset Çalışmaları Bölümü’nde yüksek lisans öğrenimini tamamlamış, siyasal çatışma ve inanç üzerine olan tezini yazarken Almanya’da Max Planck Enstitüsü’nde Türkiye ve etnik çokkültürlülük alanında araştırma yürütmüştür. Çeşitli kamu kuruluşlarında dış ilişkiler uzmanı ve tercüman olarak görev yapmıştır. İnkılâp Kitabevi’nden 2018’de basılan, Noam Chomsky’nin Amerikan Rüyası İçin Ağıt kitabının çevirmenidir.

 

ARKA KAPAK YAZISI

 

“Mesihvari demokrasi götürme misyonu konusunda sorulması gereken belli başlı sorular var; fakat kimsenin bunları sorduğu yok. Temel olarak, bu kuvvetli misyonun neden bir türlü hayata geçirilemediğini sormalıyız. Bu şaşılası tuhaf münasebet, işlenen suçlar ve yapılan mezalim için de geçerlidir. Konu düşmanların fenalıklarına gelince, bunları giderme şansımız olmadığı halde mangalda kül bırakmıyoruz. Öte yandan konu uydu kuvvetlerimiz veya biz olunca ağzımızı bıçak açmıyor. Halbuki kendi kusurlarımızı gidermek namına birçok adım atabiliriz. Yakın müttefiklerimizi ve uydularımızı bir kenara bırakalım, ABD’nin kendi topraklarında demokrasi ne âlemde? Entelektüel anlamda gelişmiş bir toplumda bu soruyu sormak abes kaçardı, fakat ABD’deki ana akım aydınlara tam da böyle bir soru yaraşıyor.”

Çağımızın önde gelen düşünürlerinden Noam Chomsky, ABD’nin siyasal kültürünü sertçe eleştirdiği Terörizm Kültürü’nde, İran-kontra skandalını ve ABD’nin kurup yürüttüğü Orta Amerika modelini ustalıkla analiz ediyor. ABD’nin kendi ekonomik çıkarlarını gözetmek adına insan haklarına ve demokratikleşmeye ket vurduğunu tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor.

Sayfa Sayısı : 336

Ebat : 13.5x21.5

Kağıt/İç Baskı : III Hm Enzo 55gr

Cilt/Kapak : Amerikan Bristol 230gr

Kapak Tasarımı : Şevval Ulusoy

₺37,90

Putin’in gizemli geçmişinden anlatılmamış hikayesine, Hollywood şöhretlerinin kirli geçmişlerinden, saklı tutulan ahlaksız düzene, bildiğiniz devletin bilmediğiniz savaşına, haberlerde size izletilen siyasetin ve siyasetçilerin ötesinde bir düzene şahit olmaya hazır mısınız?

O zaman ajanların itiraflarından, para baronlarının açığa çıkmış mektuplarına, liderlerin hiç fark etmediğiniz siyasi oyunlarından, illegal düzen imparatorluğuna kadar birçok şeyin konuşulduğu bu masaya sizi davet ediyorum.

Bu masaya oturmak için kitabın ilk sayfasını açmanız yeterli. Zaten bir daha kalkamayacaksınız.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 280
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2019
₺42,50

Elinizdeki kitap son dönemde kamu kurumlarındaki usulsüzlük iddialarıyla ilgili olarak yazılmış en kapsamlı çalışma. Tek cümleyle özetlenecek olursa, bir Türkiye gerçeği!..

Büyük rakamların konuşulduğu, ilginç ilişkilerin döndüğü şaşırtıcı olayları adeta polisiye bir film izler gibi, bir solukta okuyacaksınız.

Uğur Dündar

 

Sevgili kardeşim, dostum Murat Ağırel, “Yeni Türkiye’yi” pek güzel anlatan, Tevfik Fikret’in “Han-ı İştiha” şiirinde “çatlayıncaya kadar yiyen” tanımına cuk oturanları, devleti soyanları korkudan titreten bir kitaba imza attı: Şaki: Korumalı devlet soygunu! Eline sağlık kardeşim!..

Ümit Zileli

 

Okuduğunuz kitap bir sürecin hukuk devletinin olmazsa olmazı yargı sürecinin son halkası olan Sayıştay raporlarına yansıyan talan düzenini anlatmakta. Kim yapmış, nasıl yapmış, kimlerle yapmış, kimler görmezden gelmiş sorularının yanıtlarını kendiniz arayacak ve bulacaksınız.

Celal Ülgen

 

Murat Ağırel zor ve az yapılan bir şeyi yapmış; Sayıştay raporlarını inceleyip araştırmış. Ama daha da önemlisi kamuoyundan ve TBMM’den kaçırılan raporları yazmış.

Soygunlar hep oldu, olacak. Önemli olan soygunları araştıracak, sorgulayacak, denetleyecek ve sonunda adalete hesap verecek sorumluların ortaya çıkarılması ve caydırıcı mekanizmaların oluşturulmasıdır. Demokrasilerin farkı budur. Adaletin olmadığı, basın ve hukuk kurumlarının sessizleştirildiği dönemlerde bu kitaplar toplumun haykırışı ve gelecek için tarihe düşülmüş notlardır.

Ceyhun İrgil

 

“Ben yaparım olur. Ben harcarım olur. Ben göz yumarım olur. Ben izin veririm olur” mantığının devlete hâkim olması. En başta da vatandaşın cebinden çıkan ve kimi zaman “katrilyonlara” ulaşan her bir kör kuruşun, muktedirler tarafından har vurulup harman savrulması, kimi zaman da peşkeş çekilmesi. Genç meslektaşım Murat Ağırel, Sayıştay dosyalarını didik didik ederek hazırladığı bu kitapta, işte “Yeni Rejim”in bu affedilemez arızalarından birini daha ortaya çıkarmaya yardımcı oluyor. 

Zafer Arapkirli  

Sayfa Sayısı : 184

Ebat : 13.7x21.5

Kağıt/İç Baskı : III Hm Enzo 55 gr

Cilt/Kapak : Amerikan Bristol 230 gr

₺30,90

Kitabın ilk yayınlanışından bu yana seneler geçmesine rağmen, nefret ve korku halimizde herhangi bir değişiklik yok. Hâlâ nefret ediyor, korku duyuyor, ölüyor, öldürüyoruz. Dünya ateşler içinde yanıyor. İnsanlıktan mı çıktık, yoksa insanlık hali dediğimiz tam da bu mu? Terör ve korku hayatımızın vazgeçilmez tamamlayıcıları arasında çoktan yerini almış durumda. Kullanılan araçların niteliğinde kısmi değişiklikler olsa da henüz gerçek potansiyelini gizleyen büyük bir tehlikenin ortasındayız.

Çevremizde uçuşan minik şey bir sinek mi, yoksa istihbarat toplayan bir drone mu? Yüz tanıma sistemiyle hedefinin alnına kilitlenmiş, içinde yüksek düzeyli patlayıcı taşıyan bir suikast silahı olabilir mi?

Teknolojinin hızla gelişmesi çevremizi daha mı korunaklı kıldı? Güvenlik duvarları yükselirken; terör, o duvarları tırmanacak araçları yarattı. Terör saldırıları geçmişte de o günün teknolojisinden faydalandı. Bu halde; terörle mücadelenin vizyonu nasıl olmalı?

Elinizde tuttuğunuz bu kitap 11 Eylül saldırılarının hemen ardından yazıldı. Kitap, terörizmin farklı boyutlarıyla incelendiği denemelerden oluşuyor. Uluslararası İlişkiler Uzmanı Deniz Ülke Arıboğan, terörü bir mücadele stratejisi olarak reddediyor ve onunla mücadele edebilmek için çok yönlü bir analizin önemli olduğunu düşünüyor. 

Sayfa Sayısı : 208

Ebat : 13.7 x 21.5

Kağıt/İç Baskı : III Hm Enzo 60 gr

Cilt/Kapak : Amerikan Bristol 230gr

Kapak Tasarımı : Şevval Ulusoy

₺36,90

Türkiye… Eski Dünya’nın en çalkantılı bölgesinin coğrafi olarak kıyısında, siyaseten ise tam ortasında. Zihniyetiyle Avrupalı olmaya çalışan ama yüreğiyle hep Ortadoğulu, Asyalı kalan bir ülke. Son yıllarda giyindiği yeni bir kimlik, benimsediği yeni tercihler var. 

Kimilerinin eksen kayması, kimilerininse stratejik derinlik dediği yeni Türk dış politikası, bölgedeki güçler dengesi için bir mihenk taşı. Türkiye artık net bir biçimde yumuşak gücünü ön plana çıkarması gereken ve ekonomik-sosyal ittifaklarla derin bir strateji oluşturmak durumunda olan bir barış gücü.

 

Uluslararası İlişkiler Uzmanı Prof. Dr. Deniz Ülke Arıboğan, Büyük Resmi Görmek’te Türk dış politikasının yeni tercihlerini ve üçüncü yol stratejisini analiz etmekle kalmıyor; küresel sistemin anbean değişen yeni yüzünü, devletler ve küresel sermaye arasındaki gerilimi, global bir analiz içinde Arap Baharı’nın nereye oturduğunu, İran-Türkiye-Irak-Suriye hattındaki yeni güç dengelerini, ABD ve Rusya’nın bölgeye ve dünyaya dair perspektiflerini ve Türkiye’nin kendi içinde yüzleştiği temel meseleleri de masaya yatırıp resmin tamamını göstermeye çalışıyor.

Sayfa Sayısı : 176

Ebat : 13.7x21.5

Kağıt/İç Baskı : III.Hm Enzo 60gr.

Cilt/Kapak : Amerikan Bristol 230gr

Kapak Tasarımı : Şevval Ulusoy

₺30,90

- Menzilci polisler ilk kez göreceğiniz fotoğraflarında ne yapıyordu?
- AKP’li Bakan’ın tarikat şeyhinden özel ricası neydi?
- Devlette FETÖ’den boşalan koltuklara hangi tarikat nasıl yerleşti?
- Nedir bu hüsn-ü şehadet ve FETÖ borsası?
- Hangi cemaat kim için Cumhurbaşkanı’na mektup yazarak kefil oldu?
- Genelkurmay Başkanı’nın “sahip çıkın” dediği isimler neden tutuklandı?
- “Kurda kuşa yem etmeyin” denilen işadamı nasıl hapisten çıktı?
- FETÖ operasyonlarından çıkarılan "imtiyazlı ortaklar" kim?
- Hâkim rüşvet alırken gizli bir operasyonla nasıl yakalandı?
- Hangi gazeteci kendisini MİT’çi diye tanıtıp dolandırıcılık yaptı?
- Çektirdiği fotoğrafları davaları etkilemek için kullanan ismin arkasında kimler var?
- FETÖ operasyonu yapan savcının odasını AKP’liler mi bastı?
- Erdoğan'ın tehdit edildiği toplantıdan yara almadan çıkan ünlüler kim?
- Üstü kapatılan telefon görüşmelerinde neler konuşuldu?

İlk kez yazılan gerçeklerle tabular yıkılıyor...

Barış Pehlivan ve Barış Terkoğlu, Metastaz ile devleti esir alan kanserli hücrelere ışık tutuyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 264
En / Boy : 13,5 / 23
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2020
₺44,90

Bilim dışında bilgi kaynağı olduğunu iddia edenler yanılmaktadır, ki bunun tarihte sayısız örneği mevcuttur. Ne mitolojiler ve dinler ne büyü ne de falcılık bilgi kaynağıdır. Tarih boyunca bilim adı altında “yalancı bilimler” (psödobilim) diyebileceğimiz; kehanet, astroloji, sihirbazlık, “gizli” (okült) bilimler gibi konular insanlara bilim diye sunulmuştur. Ama bunların hiçbiri bilim değildir; arkalarında ya safdil inanış ya da düpedüz sahtekârlık vardır.

 

İnsan, düşünmeye başladığı andan itibaren merak ederek öğrenmek, çevresinde olan biteni anlamak istemiştir. Bu biyolojik evrimin insana verdiği bir dürtüdür. İnsan, fiziksel olarak zayıf bir varlıktır. Ne kendini koruyabilecek doğal silahları (boynuz, tırnak, zehir vb.) ne de hız, uçmak gibi düşmanlarından kaçışını kolaylaştıracak becerileri vardır. Tek silahı aklıdır.

 

“Sorgulamanın cezalandırıldığı bir toplumda gelişme nasıl oldu?” diye düşünebilirsiniz. Bunun cevabı basittir: Her toplumda asi kafalar, her türlü ceza ve zorlamaya karşı duyduğunu, gördüğünü sorgulayan zeki bireyler türer. İşte yenilik ve gelişme bu nadir kişilerin sorgulamaları ve yeni düşünceler üretmeleri sayesinde olmuştur.

₺29,90
  • İşte Tayip Erdoğan’ın yaptığı 8 büyük siyasi operasyon!
  • Erdoğan-Gökçek kavgasının perde arkası.
  • Melih Gökçek ile Kadir Topbaş’ı hapisten kurtaran sırlar.
  • Tayyip Erdoğan ile Ali Babacan’ın hiç bilenmeyen beton kavgası.
  • Tayyip Erdoğan Ali Koç’tan niye çekiniyor? Babası Rahmi Koç’a elçi olarak kimi gönderdi?
  • McKinsey ve Papaz olayının bilinmeyenleri…
  • Aydın Doğan böyle tehdit edildi… 
  • Gazetelerin ve televizyonların gerçek sahibi kim?
  • Muhsin Yazıcıoğlu’nu FETÖ böyle öldürdü, iktidar böyle seyretti.
  • Bahçeli’nin Tayyip Erdoğan’a teslim olma sırrı ne?
  • Kemal Kılıçdaroğlu’nu istifa etmekten vazgeçiren neden…

Sabahattin Önkibar, işte bu “Yazılamayanlar”ı yazdı…


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 216
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2019
₺28,90

“Casusluk siyasetin görünmeyen yüzü, savaşın başka araçlarla devamıdır.”

“James Bond iki günde yakalanırdı.” Kendisi de “Majestelerinin hizmetinde” bir İngiliz ajanı olan Ian Fleming’in, James Bond karakterini yaratırken model aldığı Sırp ajan Duşko Popov, anılarında böyle diyordu. Küresel siyasetin görünmeyen dünyasında tarihin akışını değiştiren Popov, yakalanmamayı başarmış mıydı? Sadece o da değil. CIA’in Türk-İslam Sentezi uzmanı Özbek Türk’ü Ruzi Nazar’ın Türkiye’de görev yaptığı 11 yılda iki askeri darbe oldu. KGB’nin Ortadoğu operasyonlarına yön veren Azeri Türk’ü Haydar Aliyev, Sovyetler yıkıldıktan sonra bugünkü Azerbaycan’ı kurdu. Nazar ve Aliyev, Soğuk Savaş’ta karşı saflardaydı. O dönem Türk istihbaratının başında Fuat Doğu vardı. Türkiye üzerinde operasyon yapmak isteyenler karşısında MİT neler yapıyordu? Türk istihbaratının en başarılı ve en tartışmalı operasyonları neydi? Karşınıza kimi zaman CIA kimi zaman da KGB ajanı olarak çıkacak hiç tahmin etmeyeceğiniz isimler… Usta gazeteci ve araştırmacı yazar Murat Yetkin, Meraklısı İçin Casuslar Kitabı’nda, bütün bu tabloyu okurla ilk defa buluşacak bilgilerle anlatıyor.
Yine macera romanı tadında, yine bir solukta okuyacağınız tempoda.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 428
En / Boy : 13,6 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2018
₺71,20

Erdal İnönü: Fikirleri ve yaptıkları her zaman yaşayacak.

- (SHP Genel Başkanı)

Uluç Gürkan: Kemalist aydınlanmamızın en parlak ışıklarındandı.

- (Gazeteci, Milletvekili)

Işın Çelebi: Senden çok şey öğrendik, çok şey öğreneceğiz.

- (Devlet Bakanı)

Nazan Moroğlu: Aydınları yok etmekle bu ülkenin aydınlığı karartılamayacak.

- (Kadın Araştırmaları Derneği Başkanı)

Prof. Dr. Türkkaya Ataöv: İslam bir sır değildir. Onun ne olduğunu, ne olmadığını biz de iyi biliyoruz. İslam’ın temelinde hoşgörü, tartışma vardır. Peygamberin sözlerine bakınız.

Böyle bir kan dökülmesini lanetler. İlim yapmak yıllarca ibadet yerine geçer.

Tamer Levent: Sevgili Ahmet Taner Kışlalı’yı katledenler onun kişiliğinde ülkenin kültürel kalkınmasını da hedef alıyorlar.

- (Oyuncu)

Sıtkı Aydınel: Tüm emekli subaylar bu saftan kesinlikle ayrılmayacak ve Atatürkçülüğe yönelen her türlü tehlikeye karşı ömür boyu mücadele ederek karşı koyacaktır.

- (E. General, Türkiye Emekli Subaylar Derneği Genel Başkanı)


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 368
En / Boy : 13,5 / 21,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2018
₺52,90

Ülkemizin içinde bulunduğu ağır koşullar, olan bitenler üzerinde titizlikle durup düşünmemizi zorunlu kılıyor. Ülkelerinde yaşayan halkların hakları konusunda tüm devletlerinsicilleri şu ya da bu biçimde lekeler taşır. İktidarıelinde tutanlarca devlet, baskı aracı niteliğiyle, bireylere karşı suç işlemeye yönelik bir kuruma kolayca dönüştürülebilmektedir. Halkların kendi haklarını savunma bilincinde olmaları bu yüzden zorunludur. Bu çatışmada ülke aydınlarının devletin baskıcı tutumuna karşı halklarının yanında yer almaları aydın olmanın ölçütü sayılmıştır...

- Vedat Türkali

Bu topraklarda “aydın olmanın ölçütünü” hakkıyla ve layıkıyla icra etmiş olan usta edebiyatçı Vedat Türkali, bu kitabında Türkiye’nin yıllanmış ama hâlâ demokratik bir çözüme kavuşamamış Kürt meselesi hakkında söz alıyor: Demokrasi sorununun çözümünün Kürt meselesinin çözümünden, Kürt meselesinin çözümünün de demokrasi sorunun çözümünden geçtiğinin altını çizerek...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 144
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2018
₺21,60

Günümüzde dünyanın dört bir yanında statükoculuğun yükselişine, düşüncenin tekelleşmesine tanıklık ediyoruz. Düşünce üretiminin merkezinde yer alan akademik dünya da bunun dışında değil Elinizdeki kitap, Fransa’da iktisat alanında farklı yaklaşımların önünün kesilmesi karşısında ses yükselten, dünya çapında önemli bilim insanlarının desteğini de alan bir grup araştırmacının bilimsel özgürlük manifestosu.

Bilginin tekelleşmesine karşı çıkan ve yeni araştırma programlarına üniversitelerde yer verilmesini isteyen bu manifesto sadece akademisyenlere seslenmiyor. Başta sosyal bilimler olmak üzere tüm alanlarda eğitim gören üniversite öğrencilerinin, hatta tüm yurttaşların üzerinde düşünmesi gereken bir konuyu ele alıyor: “Uzmanların” televizyonlarda hararetle tek bilimsel doğru gibi sundukları iktisatla ilgili bilgiler gerçekten tarafsız, nesnel bilgiler midir? Neoliberalizmin amentüsü olan, Margaret Thatcher’in ünlü “Bunun alternatifi yok” sloganı, akademik dünyadaki dogmatizmden beslenmiyor mu? Teksesli iktisat korosu bir siyasal tahakküm aracı değil mi?

Philippe Batifoulier, Bernard Chavance, Olivier Favereau, Sophie Jallais, Agnès Labrousse, Thomas Lamarche, André Orléan ve Bruno Tinel imzalı Çoksesli Bir İktisat İçin Manifesto, akademik özgürlüğün kısıtlanması karşısında demokratik, çoksesli tartışma ortamının
yeniden yeşertilmesi için bir çağrı niteliğinde.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 96
En / Boy : 13 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2018
₺36,90

Neden dünya siyasetinde Latin Amerika 2?

Bu yapıt, Dünya Siyasetinde Latin Amerika’nın devamı olup, Türkçe literatürde Orta Amerika ve Karayipler Bölgesini konu edinen ilk akademik çalışmadır. Dünya üzerinde 650 milyonluk nüfusuyla Asya’nın peşi sıra yükselmekte olan bu bölge, Türkiye’ye uzak olmasına rağmen önümüzdeki dönemde etkili ticari destinasyon olabilir. Bu bölgenin ülkede yok hükmünde olması, hem akademik hem ekonomik anlamda eksikliktir.

Elinizdeki bu eser, 26 akademisyenin-yazarın kapsamlı çalışmalarıyla Türkçe literatürde önemli bir açığı kapatacak ve Türkiye’de birçok üniversitede ders kitabı olacaktır.

Kitabın hedef kitlesi; Latin Amerika ile ilgilenen lisans ve yüksek lisans öğrencileri, işadamları, STK üyeleri, gazeteciler, siyasiler ve danışmanlarıdır.

Dünyaya bakalım çünkü dünyaya bakmak, aslında kendi iç organlarımızın röntgenini çekmektir; nefes almak ve gelişmektir.

Dünya Siyasetinde Latin Amerika 2 yapıtını ortaya çıkaran değerli yazarlar ve eserleri şunlardır:

1. Latin Amerika Panaroması: Siyaset-Toplum-Ekonomi – Dr. Öğr. Üyesi Ceren Uysal Oğuz
2. Orta Amerika Panoraması: Siyaset-Ekonomi-Toplum – Dr. Öğr. Üyesi Senem Atvur
3. Meksika Ülke Analizi – Ayşe Yarar
4. Nikaragua Ülke Analizi – Gülşah Pilpil Yöney
5. Honduras Ülke Analizi – Dr. Öğr. Üyesi Asena Boztaş
6. Panama Ülke Analizi – Doç. Dr. Emruhan Yalçın
7. Karayipler Bölgesi Panoraması – Siyaset-Ekonomi-Toplum: Doç. Dr. İsmail Ermağan-Doç. Dr. Haydar Efe
8. Küba Ülke Analizi – Dr. Öğr. Üyesi Buket Önal
9. Jamaika – Doç. Dr. Emruhan Yalçın
10. Haiti – Emrah Kaya
11. Dominik Cumhuriyeti – Dr. Neslihan Kadıköylü
12. Latin Amerika Çatışmaları ve Çözüm Analizleri – Doç. Dr. Sezai Özçelik
13. Latin Amerika’da Legal ve Kayıt Dışı Göçler – Dr. Ertan Erol
14. Latin Amerika’da Uyuşturucu Sektörü – Yasin Avcı
15. Dünya Ekonomisinde Latin Amerika – Doç. Dr. Emine Tahsin
16. Latin Amerika’da Tarım ve Hayvancılık ve Gıda Güvenliği – Dr. Öğr. Üy. Segah Tekin
17. Latin Amerika’da Enerji Sektörü – Doç. Dr. Bahtiyar Dursun
18. Latin Amerika’da Gelecek Vaat Eden Ekonomik Sektörler: Brezilya - Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Zambak-Öğr. Gör. M. Alpin Gülşen
19. Avrupa Birliği-Latin Amerika İlişkileri – Doç. Dr. İsmail Ermağan
20. Çin-Latin Amerika İlişkileri – Dr. Özlem Zerrin Keyvan
21. Rusya-Latin Amerika İlişkileri – Dr. Elem Eyrice Tepeciklioğlu
22. Orta Doğu - Latin Amerika İlişkileri: Benzerlikler, Farklılıklar ve İşbirliğinin Ekonomi Politiği: Dr. Emre Saygın-Dr. Tahsin Yamak
23. Latin Amerika’da Türk Dizileri – Pınar Aslan
24. Latin Amerika ile Türkiye Ekonomik İlişkileri – Dr. Beyhan Yılmaz


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 584
En / Boy : 16 / 23.5
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 11.2018
₺119,70

Bugün sendikalar neredeyse unutuldu. Hatırlatıldığında ise çoğu kişi için yasadışı çağrışımlar üretiyor, “çalışanlar” için işten atılma korkusunu tetikliyor. Bu yaklaşımların dışında kalanlar için ise sendikalar, ya kapitalizm koşullarında işçilerin çıkarlarını korumak ve geliştirmek için ya da kapitalizmi yıkmayı amaçlayan devrimci ideale ulaşmak için kurulmuştur.

Taner Akpınar, bu kitapta sendikalara ilişkin bu tezlerden her ikisine de karşı çıkan bir tartışma yürüterek toplumsal ve tarihsel sürece farklı bir bakış ile görüneni tepetaklak ediyor.

Bunun için öncelikle sendikaların geçmişine gidiyor ve bu kurumların, tarihsel süreçte, egemen sınıfların ve devletin hizmetindeki seçkin yönetimsel düşüncenin toplumsal düzen kurgusunun bir parçası olarak meydana çıktığını ileri sürüyor. Kapitalist toplumsal düzene özgü kurumlar olarak sendikaları, kapitalist ekonomik yapının belirlediği yönetim olgusu ile ilişkilendiriyor ve egemen sınıfların işçi sınıfı üzerinde baskı ve egemenlik kurmasının araçları olarak görüyor. Geçmişten bugüne kadar da hâkim sendikal hareketin bu nitelikte olduğu görüşünü savunuyor.
Bununla beraber işçi sınıfı hareketinin hâkim çizginin sınırlarının dışına çıkmaya çalışan fakat trajedilerle sonuçlanan asi çıkışlarının her zaman için yaşanmış olduğunu da kabul ediyor.

Bu kitabın amacı, emekçi kesimlerin kendi dertlerine derman bulma çabalarına, geçmişin ne olduğuna dair eleştirel bir kavrayışla katkıda bulunmaktır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 166
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2018
₺26,40

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 781
En / Boy : 16 / 24
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2018
₺108,00

Türkiye’de militarizm meselesi, çeşitli çalışmalarda ele alınmış olmakla birlikte, uzun zaman bütüncül biçimde değerlendirilmeyi bekledi. Yapılan çalışmalar militarizmi çeşitli bağlamlar ve araştırma problemleri üzerinden dolaylı olarak ele aldı. Güven Gürkan Öztan’ın çalışması ise meseleyi bütüncül olarak görmemize yardım eden geniş bir çerçeve sunarak, modernleşmenin en önemli çıktılarından biri olan yaygın militarizmin Türkiye serüvenini kavramamıza olanak tanıdı.

Elinizdeki kitap, bilhassa Türkiye örneğinde bir fenomen olarak militarizmi, ideolojik-siyasi cereyanlardaki değişmelere rağmen, devletin tercihinde ve devletin yurttaşla kurduğu ilişkide kalıcı olan “ortak ruh” ve bunun somut örnekleri üzerinden derinlemesine analiz etmektedir.

Modern zamanların Türkiye’si militarizm pratiğinin gözlenmesi için mükemmel bir örnek teşkil eder. Güven Gürkan Öztan, neoliberal ve siyasal İslamcı zihniyetlerin hâkimiyeti altında dahi, militarizmin bütün devlet ve siyaset pratiğinde nasıl bir altlık oluşturduğunu mükemmel biçimde aktarıyor.

Suavi Aydın


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 298
En / Boy : 13 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2018
₺60,90

Günümüzde uluslararası siyasetin önemli konularından biri durumuna gelen göç olgusunun Uluslararası İlişkiler disiplinindeki yerini farklı yönleri ve boyutlarıyla ele alan elinizdeki kitap, hem Uluslararası İlişkiler hem de göç yazınının daha kapsayıcı hale getirilmesine katkı sunma amacını taşımaktadır. Uluslararası İlişkilerde Göç: Olgular, Aktörler ve Politikalar kitabında yer alan çalışmalar Türkiye ve dünyanın çeşitli üniversite ve araştırma merkezlerinde görev yapan 13 araştırmacı tarafından disiplinler arası bir anlayışla, Uluslararası İlişkiler disiplininin yanı sıra hukuk, siyaset bilimi ve sosyoloji gibi diğer disiplinlerden yararlanılarak, hazırlanmıştır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 342
En / Boy : 16,5 / 23,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2018
₺85,50

4. Ivan ile temellendirilen, Petro ile başlayan Rusya’nın yayılmacı politikası, yakın çevresinde özel ilişkiler kurarak ve onları kendisi için ayrıcalıklı hissettirerek gelişmiştir. Rusya, Karadeniz’i, Kafkasya’yı ele geçirerek Doğu Anadolu’daki etnik ve sosyal yapıdan yararlanmaya çalışmış, bu yolla Akdeniz’e inmeyi hedeflemiştir.

Bu hedef doğrultusunda karşısında iki büyük devlet görmektedir: Osmanlı ve İran. Ruslar, bu iki devlet içerisinde etnik kimlik olan Kürtlerle iletişime geçmiş ve işbirliği yapmıştır. Ruslar Kürtlere, güney ve batı sınırlarının güvenliğini temin etmede ve Yakındoğu politikasında (Türkiye, İran, Irak ve Suriye politikaları) yardımcı bir faktör olarak yaklaşmıştır.

Rusların Kürtlerle tanıştığı zamandan günümüze kadar isim ve rejimleri değişse de tıpkı bir matruşkada olduğu gibi Kürt politikasındaki ana düşüncesi değişmemiştir. Elinizdeki kitap Rus-Kürt ilişkilerine ışık tutarak Rusya’nın Kürt politikasını anlamak için gerekli tarihsel altyapıyı sağlayacaktır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 184
En / Boy : 14 / 23
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2018
₺35,00

Adil Düzen’de faiz olmaz. Çünkü faiz, haksızlıktır, zulümdür. Üretmeyenlerin üretenlerin elinden faiz miktarı kadar malı zorla almalarıdır. Kapitalist Düzen’de faiz nedir? Malı üretiyorsunuz, toplumun faydasına arz ediyorsunuz. Buna karşılık üretiminize eşdeğer tüketme hakkınızı gösteren senedinizi yani paranızı alıyorsunuz. Kapitalist Düzen’de bu parayı bir bankaya koyuyorsunuz. Bir yıl sonra faizinin ilavesi ile beraber bu para size iade ediliyor. Siz bu bir yılda yeni bir üretim yapmadınız. Buna mukabil size üretim yapmadan ilave bir tüketim hakkı veriliyor. Kapitalist Düzen bu tüketim hakkını nereden veriyor? Ya açıktan para basarak veriyor. Bu takdirde bu herkesin hakkını alıp size vermek demektir. Çünkü açıktan basılan para arz-talep kaidesine göre mevcut malların fiyatlarını yükseltir. Veyahut da başka bir üretenin hakkını alıp size vermektedir. Bu da o kimsenin yani üretenin, yani emekçinin, yani fakir fukaranın hakkını alıp, getirip size vermek demektir. Her ikisi de haksızlıktır ve zulümdür. Bunun için faiz yiyen insan, fakir fukaranın gözyaşını içen, etini ve kanını yiyen insan gibidir. Kan içen bir vampir durumundadır. Saadeti başkalarının ızdırabında arayan insan durumundadır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 81
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2018
₺25,50

Cumhurbaşkanı Erdoğan 3 Ağustos 2016’da

Din Şurası’nda yaptığı konuşmada FETÖ/PDY için “aynı menzile giden farklı yollardan biri olarak gördüğümüz bu yapı” tanımlamasını kullanarak “hedef birliği” içinde olduklarını itiraf etmiştir.

AKP iktidarı bu menzile varmak, nihai aşamada demokratik laik parlamenter sistemi değiştirecek anayasal değişikliklerin önünü açmak için FETÖ/PDY ile uzun yıllar suç ortaklığı yapmış ve her adımını “askeri vesayetin sona erdirilmesi ve demokratikleşme” sloganıyla tanımladıkları aşamalı bir plan uygulamaya koymuştur.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 280
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2018
₺33,90

11 Ocak 2016’da kamuoyuna açıklanan, “Bu Suça Ortak Olmayacağız” başlıklı bildiriyi imzaladıkları için üniversitelerden atılan bilim insanları, Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en büyük üniversite tasfiyesinin yaşandığı günlerde ne düşünüyorlardı, gelişmeleri nasıl karşıladılar, bildiriyi niçin imzaladılar, sonrasında yaşananları nasıl değerlendiriyorlar?

Tümü, en büyük tasfiyenin yaşandığı Siyasal Bilgiler Fakültesi-Mülkiye’de öğretim elemanı olan ya da Mülkiye’yi bitirdikten sonra çeşitli üniversitelerde bilimsel çalışmalarını sürdüren bilim insanlarıyla yapılan söyleşiler, Mülkiye’nin tasfiyesine karşı yapılan açıklamalar ve alınan kararlar ile çeşitli yayın organlarında yazılan yazılar bu kitapta toplandı.

Bu kitapta anlatılanlar, üniversitenin, gerek kişiler düzeyinde gerekse eleştirel bilim anlamında neleri ve kimleri kaybettiğini de gösteriyor.

Elçin Aktoprak, Özlem Albayrak, Faruk Alpkaya, Aykut Çoban, Yücel Demirer, Dinçer Demirkent, Benan Eres, Ertan Ersoy, Banu Beliz Güçbilmez, Ahmet Haşim Köse, Yasemin Özgün, Ece Öztan, Aynur Özuğurlu, Murat Sevinç, Mustafa Şener, Ayşen Uysal, Barış Ünlü ve Zafer Yılmaz…


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 304
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2018
₺68,00

Son dönemde en çok kullanılan ama üzerinde en az tefekkür edilen kavramların başında medeniyet ve onunla irtibatlı tanımlamalar gelmektedir. Elinizdeki eser, kapsayıcılığı, bütüncül niteliği ve oluşturduğu geniş anlam haritası ile son derece önemli bir muhteva barındıran medeniyet kavramı ve teorisi etrafında bir zihnî yenilenme gerçekleştirebilmek amacıyla kaleme alınmıştır.

Bu bağlamda önce farklı medeniyet birikimleri, mukayeseli medeniyet çalışmalarının odağına yerleştirilen ben-idraki kavramı temelinde karşılaştırılmakta, daha sonra medeniyetleri tarih sahnesine çıkaran parametreler ele alınmakta ve klasiklerin medeniyet zihninin oluşmasındaki rolü vurgulanmaktadır.

Kitabın son iki bölümünde ise medeniyetlerin kadîm-modernite-küreselleşme çizgisinde yaşadığı tarihî seyir, içinden geçmekte olduğumuz medeniyet bunalımı bağlamında incelenmekte ve okuyuculara bir gelecek perspektifi sunulmaktadır.

Bu gelecek perspektifi çerçevesinde medeniyetler-arası etkileşimlerin kavşağında bulunan bir toplum olarak karşı karşıya kaldığımız meydan okumalarla ilgili neler yapılması gerektiği de ele alınmaktadır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 219
En / Boy : 14 / 23
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2018
₺63,90

Onlar, Dünya nüfusunun çok fazla olduğuna kanaat getirdiklerinde büyük planlarını devreye koymuşlardı. Onlara göre insanlar tarafından dünya kirletilmişti ve "arınma" dedikleri programın başlaması için Hz.İsa'nın tekrar yer yüzüne inmesi gerekiyordu.

Ancak bir sorun vardı... Hz.İsa'nın yeryüzüne inişi sadece Tanrı'nın vaad ettiği şartlar oluştuğunda gerçekleşebilirdi... İşte tam burada Evanjelistler, Tanrı'nın vaad ettiği şartları oluşturmak için düğmeye bastılar...
Dünya üzerinde acımasızlık, vahşet, çarpık ilişkiler gibi pek çok ahlaki dejenerasyon gerçekleşmeli, 3. Dünya Savaşı Armageddon ile dünya nüfusu düşürülmeliydi. Bunların için 10 maddelik bir plan hazırladılar ve uygulamaya koydular. İlk beşini başarıyla tamamladılar diğerleri üzerinde çalışmaya devam ediyorlar.

-  Yıllardır ABD'nin iç ve dış politikasını belirleyen, gizli meclisleri İngiltere'de bulunan Evanjelistler kimdir?

- Yahudi Siyonizm'inden sonra Hıristiyan Siyonizm'i ile neyi hedeflemekteler?

- Reformist Martin Luther, nasıl Siyonizm ideolojisine hizmet ettirildi?

- Evanjelistler neden Kudüs'ün başkent olmasını istiyor?

- Kudüs'ün altında ki tüneller, yıkılacak Mescid'i Aksa'dan sonra Sion Tapınağı için mi?

Daha bir çok sorunun cevabı, bu kitabın sayfalarında...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 368
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2018
₺55,90

Adnancı fuhuş ve şantaj mafyası, FETÖ’nün kumpas kurmak için kullandığı “teknisyen ekibi”dir. Adnancılar FETÖ’ye teknik destek sağlardı; yani kurbanları izlemeye, dinlemeye, sesli ve görüntülü kaydetmeye, haklarında çakma kanıt üretmeye hizmet ederlerdi. Bu hizmetin karşılığında da FETÖ’cü savcı ve yargıçlar, zaman zaman dürüst emniyetçilerin eline düşen Adnan Oktar ile bendelerini kollar, haklarında hasbelkader çıkan mahkumiyet kararlarını Yargıtay’daki FETÖ yapılanması bozar, bazı davaları da zaman aşımına uğratıp çeteyi kurtarırlardı!


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 256
En / Boy : 13,5 / 23,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2018
₺35,90

“Anlatılan senin hikâyendir”… Marx, Kapital’in birinci baskısına yazdığı önsözde, okuyucusuna böyle seslenmişti. Elinizdeki kitapta ise Serpil Güvenç, yazarının doğumundan 200, yayımlanmasından 151 yıl sonra Kapital’in öyküsünü anlatıyor: 1867’de Almanya’da başlayan yolculuğun izini süren Güvenç, Marx’ın başyapıtının nasıl yazıldığı, nasıl yayımlandığı, farklı ülkelere nasıl ulaştığı ve bu ülkelerin halklarının dillerine hangi zorluklarla tercüme edildiğini anlatıyor ve kendi tanıklıklarını da aktararak, bu yolculuğun Türkiye ayağına özel bir önem veriyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 217
En / Boy : 13,5 / 21,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2018
₺35,90

Çağımızın önde gelen Marksistlerinden Samir Amin, tarihçi, felsefeci, sosyolog ve siyaset bilimci kimliklerinin yanı sıra, bu eserinde ağırlıkla yetkin bir Marksist iktisatçı olarak çıkıyor karşımıza. Dünyanın bugün geldiği noktadaki sosyal adalet arayışının bilimsel temellerini, Marksist iktisadın cephaneliğinden devşiriyor.

Marx için “kıyısı olmayan” ifadesini kullanan ve onun çok yönlülüğüne dikkat çeken Amin, “Benim için Marksist olmak, Marx’ın başlattığı çalışmayı sürdürmek demektir; bu da, Marx’ta durmak değil, ondan hareket etmektir. ... Benim buradaki temel katkım, değer yasasından küreselleşmiş değer yasasına geçiştir” diyerek koyuluyor yola.

Ve yol boyunca, “Değer yasasının temel statüsü”nü, “Faiz, para ve devlet”i, “Toprak rantı bölümü”nü ve “Dünya ölçeğinde birikim ve emperyalist rant”ı derinlemesine inceliyor.
Bu görece kısa ama hayli zengin yapıtında, iktisadın zorlu matematiksel formül ve denklemlerinin ortasında, akıcı bir anlatım geliştiriyor.

Kitabın yayına hazırlık sürecinde, 12 Ağustos 2018 tarihinde kaybettiğimiz Samir Amin için, Fikret Başkaya’nın sözleriyle:

“İnsan ve toplum yaşamının tüm veçhelerini bir bütün olarak anlamaya ve anlatmaya çalıştı hayatı boyunca… Geride kalan yaklaşık 70 yıllık dönemin birkaç parlak beyninden biriydi… Muazzam bir kavrayışa ve tahlil yeteneğine sahipti… Hayatını ezilen halkların, sömürülen sınıfların kurtuluşuna adamıştı… Yaşadığı sürece de onların gözü, kulağı ve yüreği oldu.”


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 144
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2018
₺31,90

Komünistler tarihlerinden utanmak zorunda mı?

1990’ların başında Sovyetler Birliği yıkıldığında, çoğu komünist için geride kalan “reel sosyalizm” tarihi, utanç duyulması gereken bir geçmiş olarak görüldü.

Yazara göre, zulme uğrayan etnik veya dinsel grupların tarihinde daima böyle bir olguyla karşılaşırız. Kurbanlar, zulüm gördükleri sürecin belli bir anında zalimlerin görüşlerini benimseme eğilimi gösterirler ve bu nedenle kendilerini hor görmeye, kendilerinden nefret etmeye başlarlar.

Kendinden nefret, SSCB’nin yıkılışından bu yana, komünist hareketin savaşmak zorunda kaldığı sorunların başında yer alıyor. Kendi geçmişlerini yücelten galiplerin şişkin egoları, karşılığını mağlupların çilesinde buluyor.

Domenico Losurdo, kendinden nefret etme salgınına karşı verilen mücadelenin, Ekim Devrimi’yle başlayan büyük ve muhteşem dönemin eleştirel bilançosunun çıkarılmasıyla birleştirilmesi gerektiğini savunuyor. Bu eleştirel bilanço, ne kadar radikal ve önyargısız çıkarılırsa o kadar etkili olacaktır. Buna karşılık kendinden nefret etme, kendi tarihiyle yüzleşmekten ve bu tarihin içinden parıldayan ideolojik ve kültürel savaşımın gerçekliğinden korkakça kaçmak demektir. Eğer özeleştiri, komünist kimliğin yeniden kazanılmasının ön koşuluysa, kendinden nefret etmek de teslim olmakla ve bağımsız komünist kimliğin inkârıyla eşanlamlıdır.

Losurdo, bu anlayıştan hareketle SSCB ve Çin deneyimlerini eleştirel bir incelemeye tabi tutuyor. Güçlü yönlerini ve zaaflarını birlikte değerlendirerek, bizi tarihten kaçmamaya çağırıyor. Zorlu koşullar altında girişilen bu gözü pek deneyimlerin olumlu mirasına sahip çıkıp selamlarken, aynı zamanda geleceğin sosyalizmi için hangi bakımlardan aşılmaları gerektiğini de ortaya koyuyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 208
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2018
₺38,90

Çağımızın önde gelen Marksist düşünürlerinden, 12 Ağustos 2018 tarihinde kaybettiğimiz Samir Amin’in Yordam Kitap tarafından yayımlanan 6 kitabı şimdi bir set haline geldi.

Avrupa-merkezcilik kavramını sosyal bilimler literatürüne sokan Amin, azgelişmişlik, kalkınma, kriz, dünya ekonomik sistemi (emperyalizm), merkez ülke-çevre ülke ayrımı gibi tartışmalı konulara toplumcu bir bakışla eğilen Bağımlılık Okulu’nun kurucularındandır.
Amin’in Yordam Kitap’tan yayımlanan kitapları, bu konuları geniş bir perspektifle ele alan, kapitalizmin neden bugünün yakıcı sorunlarına bir çözüm getiremeyeceğini ortaya koyan ve yaşanan deneyimlerden çıkardığı derslerle yeni bir sosyalizm arayışına odaklanan birbirinden değerli yapıtlardır.

Sette yer alan kitaplar:

  • Liberal Virüs
  • Modernite, Demokrasi ve Din
  • Avrupa-Merkezcilik
  • Emperyalizm ve Eşitsiz Gelişme
  • Kapitalizmden Uygarlığa
  • Küreselleşmiş Değer Yasası

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 1376
En / Boy : 13,5 / 21,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2018
₺101,60

Dobralığıyla bilinen eleştirmen Jessa Crispin, Neden Feminist Değilim adlı kitabında günümüz feminizmine keskin eleştiriler getirirken, bir yandan da bu manifesto aracılığıyla devrim çağırısında bulunuyor.

Siz de bir feminist misiniz?

Kadınların da insanca muamele görmeyi,

Erkeklere bahşedilmiş hak ve özgürlükleri hepsini hak ettiklerine

Siz de inanıyor musunuz?

O halde sizde bir feministsiniz…

Ama ne olduysa olmuş, kadın özgürlük hareketi, mevcut düzene isyan etmek yerine

Ona boyun eğerek, bayağı, nezaketi elden bırakmayan ve etkisiz bir tavır takınır olmuştur.

Jessa Crispin ise artık yeter diyor!

Neden Feminist Değilim, sözünü budaktan sakınmayan bir yazarın korkusuzca yaptığı bir devrim çağrısıdır. Jessa Crispin feminist hareketi kayıtsızlık, umursamazlık ve korkaklıkla suçluyor ve baskıcı sistemin tümden ortadan kaldırılmasını istiyor. Crispin’in nüktedan ve sivri diliyle yepyeni bir feminizm çağrısı yaparken, yalnızca kadınlara değil bütün insanlığa sesleniyor.
 
“Neden Feminist Değilim? adlı kitabıyla, Crispin ben feminist falan değilim demek istemiyor; demek istediği, kapılarını dışarıya tamamen açan ve davasını tamamen unutan bir [feminist] kulübünün üyesi olmak istemediğidir… Crispin’in argümanları zihin açıcı ve dengeli; söz konusu feminizm olunca, geniş çevrelerce benimseniyor olması neredeyse her zaman sorgusuz sualsiz iyi bir şey olarak görülüyor.”

- The New Yorker
 
“Kısa ve öz, kavgacı ve zihin açıcı… Vicdanınıza kulak verin çağrısı.”

- Chicago Tribune

“Feminizmin güçlü ve zayıflarına tutulmuş kör edici bir ışık gibi… Zirve noktasına çıkan alev alev bir belagat… Crispin, tartışma ve kavga çıksın diye uğraşan tespitleriyle, geçmişte başka bir devrimin fitilini ateşleyen türden yoğun bir enerjiyle yazıyor.”

- Booklist


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 152
En / Boy : 13 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2018
₺30,78

“Kul kılıcı altından geçmeden,
Hanedan-ı Ali Osman tahtına oturulamaz.”


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 296
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2018
₺60,00
1 2 3 ... 123 >
Çerez Kullanımı