50 Maddede Hz. Ayşe ve İslam'da Kadın

İslam dini kadınlara nasıl bakar? Gerçekten erkeklerin üstünlüğü var mıdır? Hz. Muhammed bu konuda neler söyledi? Peygamber’in evlilikleri ve kadına bakışı nasıldı? Kadınların evlilik yaşı ve bu konudaki görüşler nelerdir? Peygamber’in eşi Ayşe’nin önemi neydi? İFK yani “İftira Hadisesi” neydi, neler oldu? Hz. Ayşe ve mezhep tartışmasındaki önemi nedir? O yıllarda yaşanan kıskançlıklar nelerdi? İslam dini savaş dini midir yoksa barış dini mi? Bu kitap, tüm bu soruların yanıtlarını ve daha fazlasını, araştırmacı gazeteci Doğan Satmış’ın gözünden size sunuyor.

(Tanıtım Bülteninden)

  • Kitap Adı:50 Maddede Hz. Ayşe ve İslam'da Kadın
  • Yazar: Doğan Satmış
  • Yayınevi: Karakarga
  • Hamur Tipi: 2. Hamur
  • Sayfa Sayısı: 288
  • Ebat: 11,5 x 17,5
  • İlk Baskı Yılı: 2022
  • Baskı Sayısı: 1. Basım
  • Dil: Türkçe
  • Barkod: 9786258360110
₺45,90

“TASAVVUF, GERÇEKLERE YAPIŞMAK VE İNSANLARIN ELİNDE OLAN ŞEYLERDEN ÜMİDİ KESMEKTİR.”

– MARUF KERHİ

 

Tasavvuf, arayıştan ziyade, olma haline ulaşabilme yolculuğudur. İnsanın, ilkel kimliğinin yani id’in dürtüsel isteklerinin ve tepkilerinin kontrolü altında bir yaşam sürmek yerine fiziksel, tinsel, ruhsal ve zihinsel olarak hayvandan ayrıldığı değerli yeteneklerini ve eğilimlerini keşfetmesi, eğitmesi hatta bir yerde id’i ehlileştirmesidir.

Tasavvuf aynı zamanda çok kapsamlı bir semboller sistemidir. Ezoterik bir disiplindir. Tasavvufta bilgi hiyerarşik bir sıra izler. Her bilgi her kişiye açık değildir. Herkese açık olmayan bilgi tabii ki sembollerle saklanmakta ve yine sembollerle aktarılmaktadır.

Sadece Mevlana ve Şems üzerinden bir tasavvuf felsefesinden söz edemeyiz. Tasavvuf çok köklü bir tarihe sahiptir. Bayezid Bestami, Hallac-ı Mansur, Mevlana, Muhyiddin-i Arabi, Cüneyd-i Bağdadi, Hacı Bektaş Veli, Feridüddin Attar... Her biri bir tasavvuf ustası, sır taşıyıcısı ve aktarıcıdır.

Hallac-ı Mansur “Ene-l Hak!” derken kendinin Hak olduğunu iddia ettiği için mi ölüme mahkûm edildi, yoksa sırrı mı koruyamayıp ifşa etti?

Şems bir sır aktarıcısı olarak mı yollara düşüp Mevlana’yı buldu?

Mevlana bir sır taşıyıcısı mıydı, her bilgiye zaten hazır mıydı, yoksa önce eğitildi mi?

Bayezid Bestami sırrı korumakta ne kadar başarılı oldu?

Aziz Mahmud Hüdayi sırları öğretmekte ne kadar ustaydı?

Tasavvufta sayıların, renklerin, sembollerin ve seslerin önemi nedir?

Sırlı bilgiler hangi hiyerarşik düzene göre nasıl aktarılır?

Hepsinin cevabını bulacağınız bu kitapta ezoterik tasavvufun gücüyle tanışacaksınız.

 

Basım Dili : Türkçe
Sayfa Sayısı : 192
En / Boy :
11,5 x 17,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2022

 

₺26,00

Kur’an, aklını kullanan, özgür iradesiyle seçimler yaparak mevcudu daha iyiye götürmeyi amaçlayan; herkesin yaşam hakkına, mutluluğu arama çabasına saygılı olan, toplumda var olan farklı kesimlerin yaşam ideallerine, beklentilerine saygı duyan insanı var kılma amacındadır. Böyle bir dinamizme kavuşturduktan sonra Allah insanı mevcut dünyayı ıslah etmeye davet eder.

Bu ıslah, her şeyden önce yanlış algıların ıslahıyla başlamalıdır. Bağrında cennet potansiyelleri taşıyan yeryüzünü ‘seküler’ ilan ederek tahkir eden ve insanı, imar ve ıslah edeceği bu dünyaya, arzulara, maddi olana yabancılaştıran bir düşünce geleneğini ıslah bu çabanın mihverini oluşturmalıdır. Ezeli hikmetin dışavurumu olarak dünyamızın; Tanrı’nın gözbebeği olarak da insanın hak ettiği muamele budur.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 216
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2022
₺42,30

Görünüş insanı aldatır. Anlam ve değerlerinden koparır, daha da kötüsü ayrıştırır, uzaklaştırır ve soyutlaştırır. Önemli olan öze bağlı kalmak ve onu yaşam biçimi haline getirebilmektir. Bu yaklaşım, insanı merkeze alan, insanı ve diğer yaratılanları, Allah’ın mazharı, bir başka deyişle Yaradan’ın cemali olarak gören bir öğretidir. Bu bağlamda, Yaradan ve yaratılanın ayrımını değil, birliğini esas alır.
Vahdet-i mevcut, yani varlığın birliği esastır. Öyle ki bir insanın gönlünü kırmak, bir canlıyla zarar vermek, kötü davranmak sadece onlara yönelik kötü bir davranış değildir. Bu aynı zamanda Allah’ı da gücendirmektir.
İşte bu nedenledir ki insan Allah’ı gönlünde taşır.
Ve aslolan sonuç değil yolculuğun bilincine varmaktır. Yolda olanlara Ya Selâm...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 232
En / Boy : 13.5 / 19.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2021
₺22,40

Bir zamanlar “Doğudan gelen ışık” uzun zamandır parlaklığını yitirmiş görünüyor. O ışığın yeniden parlaması şüphe yok ki dünyayı da tekrar aydınlatacaktır.

“Uzun zamanlardan bugüne İslam dünyasının yaşadığı, yenmeye çalıştığı sefalet ve perişanlığın sorumluluğunu sadece Batının sömürgeciliğiyle izah etmek artık yeterince ikna edici görünmüyor. Asıl sebep ona bu sömürü ortamını hazırlayan İslam dünyasının kendi iç zihniyet, toplumsal ve ekonomik problemleridir. Tasavvuf böyle bir ortamda yarattığı sanal, ütopik atmosferle Müslümanları emperyalizmin sömürüsüne boyun eğip iç dünyalarına kapanacak bir zebunluğun yolunu açmıştır.

Çekilen bu sefaletin izalesi konusunda tasavvufun önerisi yine içe dönmek olmuştur. Yüzyıllardan bu yana onca evliyanın, onca keşif ve kerametlerinin, ilhamlarının, rüyalarının bu sefaleti bertaraf etmeye yaramadığı açıkça ortadadır. İslam dünyasını içinde bocaladığı meskenetten ve geri kalmışlıktan kurtulma yolunun akıl ve gerçek bilimden geçtiğini, ancak böylece yeni bir dinamizm kazanabileceğini göstermek ve Müslümanları buna ikna etmek gerekmektedir.”

–Ahmet Yaşar Ocak


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 448
En / Boy : 14 / 21.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2021
₺71,90

Bu çalışmanın tespitlerinden biri de Osmanlı medresesinin İbn Arabîci bir gelenek üzerine kuruluşu ve bunun bütün Osmanlı asırlarını nasıl etki altına aldığı meselesidir.

“Osmanlı İmparatorluğu’nun İslam’la ilişkisi konusunun belki merkeze alınması gereken asıl boyutu, diğer kesimlerle olan sıkı bağlantısı ve onları domine etmesi itibariyle devletin İslam algısıdır. Bu sebeple çalışma, Osmanlı merkezi yönetiminin bizzat söz konusu ilişkinin merkezinde olduğunu göstermeye çalışmıştır. Devlet diğer sektörlerle ilişkilerinde daima üstte olduğunu hissettirmektedir. O sektörler de devletle, hatta birbirleriyle olan ilişkilerini son tahlilde buna göre düzenlemek ve yürütmek zorunda olduklarının bilinci içindedirler.

Bu sebeple Osmanlı devletinin ne kadar eski, köklü, güçlü, çeşitli bir siyasal ve dinî gelenekler manzumesinin ve ideolojisinin mirasçısı olduğunu yansıtan klasik metinler yer yer metin içerisinde zikredilmiştir. Bu metinler belki bizim sayfalar dolusu söylediklerimizden daha açıklayıcı ve kullandıkları dille kendi zihniyet dünyalarını yansıtan metinlerdir. Böylece okuyucu onları kendi ifadeleri ve mantıkları doğrultusunda bizzat görebilme imkânına sahip olmaktadır.”

–Ahmet Yaşar Ocak


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 416
En / Boy : 14 / 21.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2021
₺71,90

İslam Dünyası Fikri özgün ve önemli bir kitap. Cemil Aydın, modernliğin hem Müslümanların dünyadaki evrensel rolleri üzerine kendi algılarını, hem de onların dünyadaki yeri üzerine bizim algılarımızı nasıl şekillendirdiğini görmek için evrensel bir mercek sunuyor.

–3. Edmund Burke

Cemil Aydın, “İslam dünyası”na bakış açımızın nasıl oluştuğunu ve geliştiğini sorguluyor ve bu ifadenin günlük söylemlerimizdeki önemine nasıl kavuştuğunu bizlere gösteriyor. Sekiz muhteşem bölümde, belirli bir tarihsel ve siyasal çerçevede İslamı bir kültür ve uygarlık geleneği olarak ele alıp, İslam dünyasının anahatlarını çiziyor.

–Ebrahim Moosa


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 336
En / Boy : 13.5 / 19.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2022
₺51,90

Mevlana Celaleddin Rumî, Hacı Bektaş, Yunus Emre ve İbn Arabi gibi mutasavvıfların dinlerüstü uzlaştırmacı tavrı Anadolu’daki hoşgörülü tasavvuf anlayışının kaynağını oluşturmaktadır. Michel Balivet’ye göre bu mistik şahsiyetlerin fikirleri ve öncülüğü, Hıristiyan nüfus ile çoğunluğunu Türklerin oluşturduğu Müslüman halkın, Anadolu’da ortak bir coğrafyayı paylaşarak farklı inançların temelde birlik bulmasını sağlamıştır. Tasavvuf ve İsyan, şahsiyeti ve tasavvuf anlayışının oluşumunda Anadolu ve Balkan miraslarının önemi yadsınamayacak olan Şeyh Bedreddin’in Edirne’den Kahire’ye uzanan eğitim hayatını, Hüseyin Ahlatî’yle tanışmasını, fikir hayatındaki dönüşümleri, isyana doğru giden süreci ve idamını ayrıntılarıyla ele almaktadır. Michel Balivet, Bedreddin’in torunu Hafız Halil’in kaleme aldığı Menakıbnâme’nin ve dönemin diğer kaynaklarının karşılaştırmalı incelemesine dayanan bu eserle, Şeyh Bedreddin’in siyasal ve toplumsal gerilimlerin kesişme noktasında yer aldığını kanıtlamaktadır.

 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 212
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2021
₺33,90

Yatırım fonları; çok sayıda yatırımcının kaynaklarının bir araya getirilerek büyük bir fon havuzu oluşturulmasını ve bu sayede hem daha kolay finansal çeşitlendirme hem de düşük maliyet avantajı sağlayarak avantajlı yatırım imkânı sunan, sermaye piyasalarının önemli araçlarındandır. İslami yatırım fonları ise; fon yatırımlarını İslami ilkelere göre yapmak isteyen veya İslami yatırım fonlarının sunduğu farklı özellikleri tercih edenlerin yatırım yaptığı benzer bir yatırım alternatifidir.

Bir yatırım aracı olarak konvansiyonel yatırım fonları aynı zamanda da İslami yatırım fonları, bazı dezavantajları yanında önemli yatırım avantajlarına sahip bulunmaktadır. Çeşitlendirme imkânı sunması, farklı türlerde yatırım fonları bulunması, günlük likidite sağlaması, profesyonel yönetim, kısıtlı miktarda para ile yatırım imkânı, işlem kolaylığı, devlet gözetimi, karşılaştırma kolaylığı, şeffaflık gibi unsurlar yatırım fonlarının sunduğu avantajlardandır.

Kitabın giriş kısmını takiben birinci bölümünde, yatırım fonlarına ilişkin kavramsal çerçeve; ikinci bölümünde, yatırım fonlarının yönetim ilkeleri ve yatırım fonlarına ilişkin esaslar hakkında açıklamalar yer almaktadır. Üçüncü bölümde, İslami finansın temel ilkeleri ve İslami finansta şeriat denetimi; dördüncü bölümde, portföy performans ölçümüne ilişkin yasal mevzuat ve yatırım fonlarının performansının ölçülmesinde kullanılan yöntemler açıklanmaktadır.

Kitabın beşinci bölümünde, Türkiye’deki İslami (katılım) ve konvansiyonel yatırım fonlarının karşılaştırmalı performansları araştırılmaktadır. Kitabın sonuç bölümünde ise araştırmanın genel değerlendirmesi yapılmakta, ayrıca gelecek çalışmalar için önerilerde bulunulmaktadır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 176
En / Boy : 16 / 23.5
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 6.2021
₺44,10

“Biz Nûh'a ve ondan sonra gelen peygamberlere vahyettiğimiz gibi sana da vahyettik. Ve İbrâhim'e, İsmâil'e, İshak'a, Ya'kūb'a, torunlara, Îsâ'ya, Eyyûb'a, Yûnus'a, Hârûn'a ve Süleyman'a vahyettik. Dâvûd'a da Zebûr'u verdik. Bir kısım peygamberleri sana daha önce anlattık, bir kısmını ise sana anlatmadık. Ve Allah, Mûsâ ile gerçekten konuştu. Müjdeleyen ve uyaran peygamberler gönderdik ki, insanların peygamberlerden sonra Allah'a karşı tutunacak bir delilleri olmasın! Allah izzet ve hikmet sahibidir.” (Nisâ 4/163-165)

Peygamberlik kurumu yalnızca İslam dini açısından değil diğer büyük dinler ve beşerî/ahlaki sistemler içerisinde değerlendirildiğinde de bir inanç esası olarak karşımıza çıkmaktadır. Temel bir teolojik mesele olması dolayısıyla nübüvvet üzerinde ciddiyetle çalışılması ve tartışılması gereken bir olgudur. Zira nübüvvet yalnızca epistemolojik ve ontolojik bir mefhum değil ayrıca sosyopsikolojik yönleri de olan dinî kültürel bir oluşumdur. Bu açıdan interdisipliner bir yapıya sahip olan bu mevzu kelam, tefsir ve dinler tarihi alanları esas alınarak kuramsal çerçeve ve tarihî süreç başlığı altında değerlendirilmiştir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 456
En / Boy : 16 / 23.5
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 12.2020
₺40,50

İslam tarihine baktığımızda, İslam'ın Müslümanları ve onlara tâbi olan dinî azınlıkları ümmetleştirerek birleşik bir millet hâline getirdiğini söyleyebiliriz. “Kur'an” ve “Sünnet” İslam toplum tasavvurunun temellerini ortaya koymuş ve İslam tarih tecrübesi, bazen bu temellere muhalif de olsa önemli ölçüde toplum tanzim edip devlet inşa etmiştir.

İslam toplumlarının birçoğunda siyasî erk sahiplerinin iki asrı aşkındır Batı ile yakınlaşma çabası içinde olduğu malumdur. O yüzdendir ki Müslüman toplumların sosyolojik tahlili yapılırken İslam medeniyetinin ve kültürünün tesiri göz ardı edilemeyeceği gibi Batı eksenli modernleşme surecinin sosyal tesiri de göz ardı edilemez.

Batı'nın İslam dünyası üzerindeki emperyalist siyasetinin eleştirisini yapmak, aynı zamanda İslam dünyasının geri kalmışlığının öz eleştirisini de yapmak demektir. Bu bir Batı karşıtlığı değil Batı’nın ve ilerleme yarışında geri kalan Müslümanların aynı kulvarda sorgulanmasıdır. Bu tutum ideolojik değil, bilimseldir. Onun içindir ki muasır İslam toplumuna sosyolojik bakış bu çift yönlü̈ sorgulamadan ve eleştiriden kendini alamaz. Mühim olan bunu bir Batı fobisi ve Batı’ya ön yargılı yaklaşım yani bir nevi okzidentalizm hâline getirmeden tarafsız ve bilimsel bir duyarlılıkla yapmaktır. Ümit edilir ki bu kitap, İslam toplum yapısının sosyolojik analizine naçizane bir katkı sunabilsin.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 118
En / Boy : 13.5 / 21.5
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 12.2020
₺32,40

Bu kitapta, Cumhuriyet’in kuruluş dönemi din adamlarından biri olan Urfa Müftüsü Hasan Açanal’ın, 1936-1945 yılları arasında köşe yazarlığı yaptığı Işık ve Urfa gazetelerinde yayınlanan iki ayrı tefrikası ele alınmıştır. “Türk Âlimleri” ve “Urfa İlinin Bilgin Büyükleri” adlı tefrikalarda yer alan 34 kişinin tercüme-i halleri (biyografileri) bu çalışma ile kitaplaştırılmıştır. Böylelikle bir yandan Türk Âlimleri hakkında farkındalık oluşturulurken diğer yandan Urfa ilinde yetişmiş fakat tarih sayfaları arasında kalmış Urfalı Bilginler günümüz gençlerine tanıtılmaktadır. Aynı zamanda Hasan Açanal hakkında verilen bilgiler ile Cumhuriyet Dönemi’nde gerçekleştirilen kültürel kalkınma içerisinde bir din adamının göstermiş olduğu çabalar da göz önüne serilmektedir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 107
En / Boy : 12.5 / 19.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2020
₺33,30

İslâm hukukunda hükümler azimet esas alınarak belirlenir. Bunlar arızî durumlara bağlı olmaksızın başlangıçta konmuş ve normal şartlarda tüm mükellefler için geçerli aslî hükümlerdir. Bununla birlikte zaruret ve güçlük sebebiyle azimeti terk etmeye imkân veren, asıl hükme kıyasla daha kolay olan ve arızî durumun devamı hâlinde varlığını devam ettiren hükümler vardır. Bunlara ise ruhsat denilmektedir. Asıl hükmün uygulanması durumunda mükelleflerin zorluk ve meşakkatle karşı karşıya kalacağı ya da asıl hükmün uygulanma imkânı olmadığı durumlarda bir çıkış yolu olarak görülen ruhsat daha çok hastalık, yolculuk, ikrah (zorlanma) ve zaruret hâllerinde gündeme gelmektedir. Hamilelik de bir yönden hastalık diğer yönden meşakkat olarak görülebilir. Bunun dışında anne adayının emanet bir can daha taşıması, hamileliğin bazı noktalarda farklı değerlendirilmesini gerekli kılmaktadır. Bu çalışmada hamileliğin fıkhî hükümlere etkisi ele alınmıştır. Neticede ibadetler, aile hukuku ve ceza hukukunun yanında muayene ve tedavi sürecinde de hamileliğin fıkhî açıdan farklı değerlendirilmesi gerektiği görülmüştür. Fıkıhtaki hamilelere yönelik bu farklılıklardan bazısının kaynağı doğrudan nasslar iken bazıları da mezhep imamlarının veya sonraki fakihlerin ictihadlarının bir neticesidir. Fıkhın hamilelere yönelik bu tutumu, neslin devamı sürecinde oldukça zor bir görev ifa eden anne adaylarını ve anne karnındaki çocukları korumaya verdiği önemin bir göstergesidir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 212
En / Boy : 16 / 23.5
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 10.2020
₺37,80

İnsanlık tarihinin belki de en hızlı dönüşümlerinin yaşandığı günümüzde karşı karşıya kaldığımız sorunlar; halihazırdaki kazanımların korunması ile kapsayıcı ve sürdürülebilir büyüme ve kalkınma sürecinin sağlanması için yeni normal, sistem ve düzen arayışlarını tetiklemektedir. Sosyoekonomik ve politik alanlar başta olmak üzere hemen her sahada gerçekleşen bu arayışlar; eskinin yeniden anlaşılması, yeninin tekraren keşfi ve eski-yeni arasındaki etkileşimin incelenmesi olarak karşımıza çıkmaktadır. İktisadi açıdan; bu arayışların sonucu olarak yeni ekonomik sistem tartışmaları hareketlenmekte, eski sistemlerin yerini neyin alacağı, yeni düzenin nasıl işleyeceği ve bu yeni normalde bilinen iktisadi aktörlerin rollerinin nasıl tanımlanacağı sorunsalları -objektif ve normatif olarak- sorgulanmaktadır. Bu kapsamda sergilenen gayretlerden biri de sahip olduğu birikim, özgünlük ve tutarlılık bakımından en zengin olan İslami İktisat ve Finans kapsamında yapılan çalışmalardır ve dünya genelinde bu çalışmaların etkisi/yankısı her geçen gün daha da artmakta ve genişlemektedir.

Bu etkiye/yankıya destek olmak maksadıyla kör hakem süreci işletilerek girişilen bu kitap, iktisadi düşünce ve sistemler açısından turnusol kâğıdı fonksiyonu gören faiz konusu incelenerek başlamaktadır. Faiz konusunun ardından sırasıyla zekât, devlet, dayanışma kurumları ve katılım bankaları konularındaki bölümler yer almaktadır. İslami Finans kapsamında; finansman modelleri, blokzincir teknolojisi, davranışsal finans ve yatırım vekaleti konuları incelenmekte ve devamında ekonomi-finans ilişkisine dair uygulamalı çalışmalara yer verilmektedir. Böylece genelde insanlığın özelde de Türkiye'nin içinde bulunduğu sistematik darboğaz ve açmazlardan kurtulma çabasına ve İslami İktisat ve Finans kapsamında eskinin anlaşılması, yeninin keşfi ve eski-yeni etkileşiminin irdelenmesi amaçlarına katkıda bulunulmaya çalışılmıştır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 248
En / Boy : 16 / 23.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2020
₺47,70

İslamofobi, son yıllarda artan bir şe­kilde, ön yargı ve ayrımcılığa dayalı bir korku ifadesi olarak tüm dünyada Müslümanlara yönelik antipati, nefret, şiddet ve düşmanlığa yol açan en temel psikolojik, toplumsal ve politik problemlerden biri hâline gelmiştir. Siyasal yönetim, toplumsal sorumluluklar ve istihdam ile ilgili süreçlerde dışlanma; eğitim, sağlık gibi hizmetlerin temininde ayrımcılık; medya ve günlük konuşmalarda ön yargı ve gündelik yaşamda hem sözlü hem de fiziksel şiddet şeklinde açığa çıkan pek çok olumsuz sonuç üretmektedir. Bu sonuçları ortaya çıkaran algının üretimi ve şekillendirilmesinde medya oldukça etkin bir rol üstlenmektedir. Geleneksel medya unsurlarından yeni medyaya kadar yayılan İslamofobik unsurların etkileri akademik olarak henüz yeterince ele alınmamış ve bu konudaki politikalara etki edebilecek nitelikte yeterli bilgi üretilememiştir. On altı makaleye ilave olarak konuyla ilgili bazı önemli kitap değerlendirmelerine de yer veren bu çalışmanın, medya ve İslamofobi arasındaki irtibatın yanı sıra Türkiye'deki medya ve din ilişkiselliği sorgulamaları için de önemli bir kaynak teşkil etmesi beklenmektedir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 406
En / Boy : 16 / 23
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 10.2019
₺63,00

Felsefe nedir?
“Ölümü tercih etmek.”
Tasavvuf nedir?
“Ölmeden önce ölmek.”
Peki ya ölmek?
“-olmak, var olmak!”

Asıl soruya gelelim şimdi: Var olmak neydi? Oluş?

Rabbin yüce buyruğuyla “Rabbânîler olun!” (3/79) emrindeki “rabbânîleşmek/rabbâni oluş” keyfiyeti mi? Filozofun yüksek aklıyla “teşebbüh bi'l-ilah” (Tanrı'ya benzemek) veya bazen “teellüh” (tanrısallaşmak) olarak adlandırdığı düşünce, bilgelik ve kendilik patikası mı? Yoksa sûfînin alçak gönlüyle “tahallluk bi ahlakıllah/esmâillâh” (Allah'ın ahlakıyla/isimleriyle ahlaklanmak) veya bazen “fenâ fillah”

(Allah'ta yokoluş) dediği marifet, ubûdiyyet, muhabbet ve mahviyyet deryası mı?

Belki biri, belki her biri, belki hiçbiri, belki de hepsi. Ne önemi var, en nihayet tümü de bir buluştan çok öte istemli kaybedişlerden geçen istemsiz ve amansız bir kayboluş değil mi? Yok-oluşun eşlik ettiği sancılı bir süreç olarak sonsuz bir varoluş? Ulu ve özsel bir değişimin, yani dönüşümün ölümcül darbeleri, sadmeleri ya da?

Uzun bir hecedir oluş, kısa heceleri yutan. Silsilevî hecelerdir veya; birbirine ulanmadıkça okunamayan, anlaşılamayan ve dahi yaşanamayan. Kesinlemek zor!

Ölümün ne olduğunu tekil anlamda kesinleyemesem de cevabını kesinleyebildiğim bir sorum var artık elimde: Niçin ölmeli?
Aradığım yitik hazinelerdir sorular ve sorularımda saklıdır benim tüm cevaplarım.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 216
En / Boy : 13.5 / 19.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2020
₺41,40

Süslenme arzusu ve süslü olana meyletme duygusu, bir gerçeklik olarak insanoğlunun fıtratında yer almaktadır. İslam’da bedensel süslenme ile ilgili ahkâm, bu fıtrî yönelime uygun olarak belirlenmiştir. Kitapta; bedene yönelik geçici ve kalıcı süslemelerin fıkhî hükmü araştırılmıştır. Bu çerçevede dövme, diş seyreltme, kaş inceltme, takı kullanma, saç boyama ve ekleme gibi vahiy döneminde bilinen estetik uygulamalar ile günümüzde yaygın olan dudak estetiği, diş estetiği ve saç ekimi gibi kozmetik cerrahi operasyonlar, epilasyon ve makyaj türü işlemlerin hükmü incelenmiştir.

 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 240
En / Boy : 13.5 / 21.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2020
₺42,30

“Şimdi Müslümanların ilerlemesi için tekrar idealistlerin hâkim olması, İslam’da yeni bir hareketin başlaması, İslam’ı yeni zamana göre yeniden anlama ve yoruma tabi tutma zorunluluğu doğdu. İslam’ı evrensel kabul eden, onun her zaman idealistlerin hâkimiyetinde olmasını kabullenmek zorundadır. Böyle düşünmeyen kimseler İslam’ın her zaman geçerliliğini kabul etmemiş olurlar. İnanç, fiilî durum ve vakıa ile uyum halinde olursa gerçekleşme imkânı bulur.”


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 368
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2021
₺47,60

“Daima hatırla: Sen istersin Allah yaratır ve yaratıyor da...”

Hayat bu, mevsimi boldur. Bazen bahardır, envai renkli çiçekle coşar insanın yüreği. Bazen kavurucu sıcak, bazen fırtınalı sağanak...
Hüzün mevsimleri zorludur muhakkak. Yol karanlıktır, görüş sisli... Dünler çok gerilerde, gelecekse belirsiz. Ne yana gideceğini, ne yapacağını bilemez insan.

Duaya sığınır en çok. Bir yol, bir umut, bir çıkış arar duasında. Belki sende de mevsim hüzündür şimdi. Belki sen de sığınmışsındır duana. Belki gönlün yaralıdır, belki şifa dilemişsindir bedenine, belki rızkın için açmışsındır ellerini.

Kimseye duyuramıyorsundur belki sesini ama emin ol Rabb’in işitiyor diline dökmediğin sözlerini. Senden iyi biliyor derdini, endişelenme.

Seni bir duyan var!

Yoksa bir işaret mi bekliyorsun sesinin duyulduğuna dair?

İşte bu kitap çıkmış bak karşına. Bil ki Rabb’imin ikramları inşallah sana yakındır. O, rahmet ederek kurak toprağa yağmuru yağdırdığı gibi hüzünlü gönüllere ikramı sever. Yalnız, unutulmamalıdır ki: “Vaktinden önce bir şeyi elde etmeye çalışan, onun yokluğuyla cezalandırılır.” – Hz. Ali (as)

Ey hüzün döneminde rahmet yağmurunu bekleyen Can!

Rabb’in sana küsmedi ve darılmadı da.

Rabb’in duana cevap verecek ve sen de hoşnut olacaksın.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 216
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2021
₺33,60

Ve...
Ezeli-ebedi gizemi çözenlerin dilinde sonsuza dek yankılanacak o iki kelime:
“Çok garip...”

Binlerce yıl boyunca insan Hakikat’i aramıştır. Kutsal yolların izini sürmüş ve büyük cevabın peşine düşmüştür. Peki, bugünün modern dünyasında bu yollar kayıp mıdır? Değilse nasıl bulunabilir?

“Hakikat Öğretisi” nedir?
Hz. İsa’nın kayıp 15 yılının sırrı nedir?
Kutsal Meryem aslında kimdir?
Hıristiyanlık daha sonra kimler tarafından, nasıl yeniden dizayn edilmiştir?
Hz. Muhammed’in hayatı neyin sembolüdür?
İslam dini hurafelere ne şekilde gömülmüştür?
İslam’ın özü nasıl bulunabilir?
Mesih’in gerçek anlamı nedir, ne zaman ve nasıl gelir?
İnsanın ve varoluşun sırrı nedir?

25 yılı aşkın bir içsel yolculuğun açığa çıkardığı Sezginin Sonsuzluğu, İslam Tasavvuf Geleneği’nden Hıristiyan ve Musevi Mistisizmi’ne uzanan ruhsal bir serüveni anlatıyor. İsa, Muhammed ve Mesih Makamları’nın anlamlarını açan kitap, okuru bambaşka bir âleme çekerken, onu sonsuzluğun içinde aradığı cevapla buluşmaya davet ediyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 296
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2021
₺37,80

Şu an elinize aldığınız bu kitap! Sadece bugüne ait bir kitap değildir... Geçmiş, şimdi ve gelecek... Zamanı! Mikro ve makro-âlemleri! Yapay ve doğal hayatı! Din ve bilimi! şeytanın iç sesini! Ve işte hepsini birden... Ruh diliyle! Kalbin o en eski bilgisi üzerinden... Tevhidî bakışla bütünleyerek... Tarih boyunca faaliyet gösteren küresel şirk-etlerin bugün insanlığı getirdikleri bu ‘dijitalçağ’da! O karanlık uçurumun kenarında! Dijital olan her şeyin geçici olduğunu! Ezelden ebede her dâim bâki kalacak olanın sadece ‘Ruh İyiliği’ olabileceğini! Sizlere bir daha hatırlatabilmek için yazıldı!

İstiyoruz ki! Şirk-etlerin karanlık niyetlerini artık tüm açıklığıyla bilelim! ‘İnsan’ olmanın... ‘İnsan’ kalabilmenin ‘Nur-u Hakikat’i üzerine bir defa daha düşünelim... İşte ancak o zaman... ‘DijitalÇağ’ın üzerimize gelen bu alacakaranlığından kurtulabiliriz... Her şeyin ‘hakikat’ini bilerek...

De ki: “Hiç bilenlerle bilmeyenler eşit olur mu? Ancak gönül ve akıl sahipleri düşünüp ibret alır.”
( Zümer / 9 )

Birinci Bölüm: Ruh Muhafızları

• Her ânınızı izliyorlar, kaydediyorlar... Ve sizin geleceğinizi şekillendiriyorlar siz hiç fark etmeseniz de! Kimler ki onlar?
• Ama ne yaparlarsa yapsınlar... Kalbimizde duruyor ya hâlâ O ‘Sırr-ı Hakikat’! Orada hep sizi bekliyordur tüm güzelliğiyle! şeytan kalbe giremez çok şükür... Bunun için yazıldı bu kitap!
• İlk insan yaratıldığından beri kalbin içindeki o sırlı bilgi! Zamandan etkilenmez... Hep canlıdır... ‘Hayy’ olandır... Yani ‘insan’a bağımlı değildir... ‘Nur-u Hakikat’tir!
• Ey Müslümanlar... Bilesiniz ki bu kitap ‘dijital şeytanlar’a ‘bir’ ültimatom olduğu kadar... Sizlere de yapılmış son ‘bir’ çağrıdır...

İkinci Bölüm: Şeytanın İç Sesi

• DijitalŞirk, ‘Yeryüzü Halifesi İnsan’ın tevhid zikrinin bozulmasıdır... İnsanın... Yeryüzünün... Gökyüzünün...
• şeytan, Cennet’te Hz. Âdem’e ‘bilinç’ sayesinde yaklaşabilmiştir! Onların bilincine seslendi! Ve günah başladı!..
• O günlerin şeytanı ve bugünlerin ‘Yapay Zekâ’ya bağlı sanal mürşitleri! Aşksızdır pek çoğu! Keşke ‘Aşk’ı bilebilselerdi!
• Sizlere Metafizik ‘bir’ okuma yaptırmaya gayret ediyoruz… şeytanı uzaklaştırabilmek için… Bizlerdeki o sır ‘emanet’ten…
• Nedir ki o şeytan ve şürekâsının ısrarla üzerinde durdukları ‘kuantum teoloji’? Madde ve anti madde! Dalga ve parçacık!
• Şirk-etler bugün sizleri! Tüm dünyayı! ‘Yapay Zekâ’ya bağlayıp! Ve hepinizi de çipleyerek! ‘Yapay Zekâ’ya! Neden bilinç kazandırmanın peşindedirler?
• Düalite nedir ki? Ve onun her yerdeki düalite sembolleri kimlere işarettir? Hadi düşüncenizi ‘Yapay Zekâ’nın ‘kod’lanmasına kadar vardırın… 0 ve 1!
• Ruhunuzla aranıza girmek ister! Ve bunu başarırsa da! Sizi ‘Yapay Zekâ’sına bağlar… Köleleştirir!
• İnsan zekâsındaki bilgileri; tüm insanlık tarihini, olayları, görüntüleri, sesleri, tüm kayıtları ve milyarlarca insanın yaşadıkları olaylara göre tüm ruh hâllerini, genetik kodlarıyla birlikte o ‘DNA’ zincirini yapay zekâya taşıyıp; sonra da insanı yok etmek niyetindeler! ‘Yapay Zekâ’ya bilinç kazandırmak dedikleri tam da budur…
• Anlaşılıyor ki dijitaller… Maddeyi yeniden enerjiye dönüştürmenin peşindedirler… Tüm yeryüzünü, onca mahlûkatı ve insanı kendi karanlık maddelerine katacaklardır…
• Dijital tehlikenin en eski kökenini yazmaya gayret ediyoruz size! Bugünkü bilgilerle de iç içe geçirerek yorumluyoruz…

Üçüncü Bölüm: ‘Aşk’a Muhtacız

• İnsan nesline meydan okuyor dijital ‘şey’ler… Yecüc-Mecüc! Şimdilik sadece dalgalar hâlinde olan o şeyler…
• O zaman gelmeden işte! Zülkârneyn Seddi’nizi güçlendirin… Demirlenin! Topraklanın…
• İnsanın asıl sırrı kendi kalbinin içinde beklemektedir… Vahiydir!
• Ey kapitalist sufîler! Maddeciler… Çekilin aradan! İnsanları bir an önce Kur’an ile baş başa bırakın…
• Cenâb-ı Allah, halifesinin gizleneceği mekâna ‘Kalb’ ismini vermiştir… Günümüzde ise diyorlar ki! Kur’an dışı tasavvufçular ve ilim bilmeyen o metruk bilim insanları; bu mekân, ‘kalb’ değil! ‘Beyin’dir, şuurdur!
• İnsanın kalbi ilâhî sırların gizlilik evidir! Ve o ‘halife’ işte tüm ilâhî gizlilikleri koruyacak kasadır!

Dördüncü Bölüm: Great Reset

• Kuantum fiziğinin dünyamızı getirdiği yer burasıdır! Kâinattaki her mikro parçacığa müdahale etmek istiyorlar… Kâinata bir müdahale! Ve ‘Yeryüzü Halifesi İnsan’a!
• Artık kendi programını yazabilen o yapay zekâ; ‘Yüce Zekâ’ olmaya hazırlanmaktadır!..
• İşte bunca zamandır o sizin kendinizin bile bilmediği ruhunuzun peşindedir ‘Yüce Zekâ’! Çünkü ‘insan’ın şeytana üstünlüğü! ‘Ruh’undan gelir… şeytanın tüm kıskançlığı, kötülüğü bundandır… ‘Ruh’suz olmasından!
• Yer-altı Virüsü! Kara-bilimin asıl sahibi! Artık bugüne kadar kimler ona hizmet etmişlerse hiçbirine ihtiyacı kalmamıştır… Kendi zekâsı; o ‘yapay zekâ’ya bilinç kazandırmıştır…
• ‘Dijital virüs’çüler! ‘İnsan’ olmayanlar… Kuantum fiziğine göre artık her yerdeler! İçinizde dışınızda mevcutlar… Elbette ki çok yakında görünürlük kazanacaklar… Ellerinizde tuttuğunuz o ekranların içinden!

Beşinci Bölüm: Aynadaki ‘Sır’

• Sırlar ilmi düşünceyle, çalışmayla elde edilemez… Müşahadeyle ve ilhamla; Rabbimizden gelecek ‘bir’ lütufla edinilebilir… Bu ilim sadece aklın kavrayabileceği türden bir ilim değildir… Kalbin rehberliğine ihtiyaç vardır…
• Kalbinizi yardıma çağırmazsanız… Kalb gözünüzü açık tutmazsanız… Bilin ki akıl ancak kendi sınırları dâhilinde olan kadarını bilebilir… O sınırların dışında kalan şeyleri bilemez…
• İşte ‘insan’ın halifelik sırrı budur!.. Ve işte bu ‘sır’ o biricik ‘insan’ın kalbine indirilmiştir… Kur’an’dır…


Altıncı Bölüm: Mikro-âlemdeki Şirk

• Şundan hiç kuşkunuz olmasın ki! Şirk-etler hayatımıza olan müdahalelerini arttıracaklardır… Çünkü onlar için; insan “son derece karmaşık ileri bilgisayar programıdır. Hepimiz genlerimizi korumaya programlı bilgisayarlarız. Bilgisayarlar da karbona dayalı olmayan bir canlı türüdür.”
• Kendi yer-altı uzayından gelip dünyayı kurtaracak… Kaosa son verecek… ‘DijitalMesih’ hazırlığındalar! Ve sonra da ‘YeniDijitalDünya’! Şirk-et Diktatörlüğü!
• ‘Her şeyin teorisi’ dedikleri ve dünyada ne kadar insan varsa hepsini ‘ekran’lara bağlayıp evlerinde esir aldıktan sonra tüm hayatlarını izleyebilecek o ‘KuantumGöz’!
• Dalga ve parçacık arasındaki o gidip gelmelerin arasına sızabilen o ‘şey’ler… Bilin ki! Cenâb-ı Allah’ın ‘nur’dan yapılmış ordularına hiçbir şey yapamazlar…
• Tam da burada işte ‘şeytanın gürültüsü’nü hatırlayalım yeniden… Bu gürültü bizi sadece makro âlemde rahatsız etmez ki! Mikro-âlemi de rahatsız eder… Tüm zerrelerimizi böler parçalar… İnsanın kendiyle! İnsanın kendisinin kâinatla olan ‘bir’liğini bozar… ‘Tevhid’e aykırıdır!
• Asıl şirk mikro-âlemdedir… Buna dikkat çekmeye gayret ediyoruz! şeytan, dijital şirk-etleriyle vücudumuzun ve kâinatın ‘bir’ âhengini bozmak, parçalamak için yüzyıllardır uğraşıyor…
• Bu kitabı bunun için yazdık! Nedir ki değil mi mikro-âlemdeki şirk? şeytanın iç sesiyle kımıldanışı! Kendi enerjisiyle; yılan oluşu!

Yedinci Bölüm: Kurtuluş

• Aklınızı kalbinizin içine alın… ‘Kalb’ vahyin yurdudur… Akıl, kalbin dışına çıkarsa şeytanın hilelerine aldanabilir ve haz girdabının içine düşer…
• İslâm, gizli açık tüm hâllerimizle Allah Teâla’ya teslim olmaktır… Ancak o zaman müminin kalbinin içindeki ‘nur’ parlar… Ve şeytanın tuzaklarına karşı uyanık kalır… Gözündeki perdelerin kalkmasıyla da tüm hakikatler ortaya çıkar… Kalbindeki tevhid nuruyla ‘bir’lenir… Kalb-î selim olur…
• Gökyüzünü seyredin… Ağaçlara, kuşlara, o berrak su kaynaklarına, tabiatınıza bakın… Tabiatınızı sevin, koruyun, sahip çıkın… Cenâb-ı Allah’ın âyet-i kerîmeleri her yerdedir… ‘Oku’yun! Tefekkür edin…
• Şirk-etlerin tüm bu dijital günahlarından korunmak için de tek yapmanız gereken; yüzünüzü Kur’an’a dönmektir! Ey müminler… Elbette ki yüzünüzü Kur’an’a dönmek de yetmeyecektir… Kur’an’ın içine girin!

Sekizinci Bölüm: Dijital Faşizm

• Yüzyıllardır o yer-altı örgütlenmeleri! Kadim inisiyeler… Hepsinin o ilk âna yeniden dönebilmek içindir bütün faaliyetleri! Şaşırmayın ama! Kuantum fizikçiler de buna gayret ediyorlar… Ve tıp sektörü! Metalurji bilimi!
• İnsanın körleşmesi o dijital ekranlar üzerinden olmuştur… Elbette ki orada kalmayacaktır dijitalleşme! Parmaklarınızın ucundan sanki sizin yönetiminizde gibiyken… Artık sizi yönetecektir… ‘Kuantum damga’lanma budur!..
• Dijitalleşmek, yapay zekâ, insan neslinin sonunu getirecektir… Ve bildiğimiz anlamıyla insan artık kalmayacaktır!.. Bu dijital sistem insanı robotlaştırırken… Robotları da insanlaştırmak hedeflidir!

 Dokuzuncu Bölüm: ‘Sırr-ı Hakikat’

• Her kim olurlarsa olsunlar. Kardeşliğimizi bozdurmamalıyız… Çünkü zaman… Ey Müslümanlar belki de ‘Âhir Zaman’dır.
• Ve kalbinizde ‘hayatî sır’ olanın farkına varacaksınız!.. şeytanın ‘insan’la ilgili hiçbir zaman bilemeyeceği o ‘kadim sır’ belki de sizin kalbinizdedir…
• Dünyada yaşadığınızı ‘bir’ an için unutun… Kendinizi gökyüzündeki bir gezegen gibi hissedin… Ve o gezegenin her zerresinde ne oluyorsa hissedebiliyorsunuz… Yani o gezegen sizden ibaret!
• Ve şimdi elinizde tuttuğunuz kitabın teker teker harflerini düşünün… Ve kelimeler… Ve bütün kitap! Sonra da dünyadaki bütün kitaplar, harfler, kelimeler… Mânâlar!
• İnsan, topraktandır... İnsanın tüm ‘ölçü’sü toprağa göredir... Toprakta ne varsa insan içindir... Ağaç, çiçek, ekin, bulut, yağmur, deniz ve o ayaklarımızın altından akan berrak ırmaklar...
• Kısacık şu dünya hayatı için... Ruhuyla ilişkisini kaybedenler bilsinler ki! Asıllarını! Cennet’i! Rablerine kavuşmayı kaybediyorlar... Oysa ‘Ruh İyiliği’ Cennet’e dönebilmemiz için vazgeçilmezdir...

 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 320
En / Boy : 15,5 / 23
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2021
₺44,00

Âlemleri yaratan Allah(cc), âlemlere rahmet olarak bir Peygamber gönderdiğini Kur’an’da şöyle beyan eder: “Biz seni âlemler için yalnızca bir rahmet olarak gönderdik.” (Enbiya, 107)

Âlemlere rahmet olarak gelen bu şanı yüce insan Hz. Muhammed Mustafa’dan (sav) başkası değildir.

Hz. Muhammed Aleyhisselam, insanlar içinde bir rahmet, bir kurtarıcı ve her alanda örnek alınacak şanı yüce bir Peygamberdir.

Hz. Muhammed Aleyhisselam’ın örnek alınacak bir Peygamber olduğunu yine bize Rabb’imiz, Kur’an’ın’da şöyle anlatıyor: “Andolsun ki, Resulullah’da, Allah’a ve ahiret gününe kavuşmayı umanlar ve Allah’ı çok zikredenler için güzel örnekler vardır.” (Nisa, 59)

Âlemlere ve özellikle insanlığa rahmet ve kurtarıcı olarak gelen bu Peygamberi hakkıyla tanıdığımız söylenemez. O’nun hayatımıza hayat olarak getirdiği nizamı hakkıyla bildiğimizi iddia edemeyiz.

Bu anlamda Peygamber Efendimizin(sav) hayatını hakkıyla bilemediğimiz acı bir gerçek olarak ortada durmaktadır. Bir gün sahabeden birisi Hz. Aişe’ye(ra) gelerek şöyle demişti.

“Bize Allah’ın Resulü’nü anlatır mısın?”

Hz. Aişe (ra) bu soruyu soran sahabeye şöyle cevap vermişti: “Siz Kur’an okumuyor musunuz? O’nun hayatı Kur’an’dı.”

Hayatı Kur’an olan Peygamberimizin (sav) bu dünyada geçirdiği hayatını küçük bir kitapta anlatmanın zorluğu ortadadır. Ancak yine de O’nu anlatan her şeyin güzel olacağına inandığımızdan böyle bir yola tevessül ettik. Efendimizin (sav) hayatına ait şifreleri akıcı bir üslupla bir kez daha dile getirmek istedik. Bu küçük gayretimizle O Büyük İnsanı (sav), günümüz insanına hatırlatabilsek ve kısa da olsa anlatabilirsek kendimizi dünyanın en mutlu insanı sayarız.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 224
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2021
₺18,00

Kuran, yaratılmışlara hayretten Yaratıcıya hayranlığa uzanan bir köprü kurmaktadır.


Son can teslim alındığı ve son yıldızın ışığı söndürüldüğünde önemli olacak neyse şimdi de önemli olan O’dur.

Salt bilimle evrenin duyulmayan sesini duyarız, bilim-din birlikteliğiyle ise muhteşem bir müziği dinleriz.

 

(Tanıtım Bülteninden)

 

 

Hamur Tipi : 2. Hamur

Sayfa Sayısı : 118

Ebat : 13,5 x 21

İlk Baskı Yılı : 2021

Baskı Sayısı : 1. Basım

Dil : Türkçe

₺32,00

İçindekiler

Birinci Bölüm: Araştırma Denilince

Bilgi Ve Araştırma

Araştırma Ve Bilimsel Bilgi

Araştırma Süreci Ve Modelleme

Kuramsal ve Teknik Ön Hazırlık Çalışmaları Alanı

Veri Derleme – Değerlendirme Evresi Teknik Çalışma Alanı

Veri Dökümü ve Bulgu Analizleri Sürecinde Mantık ve Literatür

İkinci Bölüm: Araştırma Modelleri

Siyasal Araştırmalar

Partilerin Seçmen Tabanı, Seçmen Eğilimleri Araştırmalar Dizisi

Alan Araştırmaları Modeli

Seçmen Eğilimleri Araştırmaları Örneklem Planı

Verilerin Dökümü ve Çözümlenmesi

Toplumsal Kesim Araştırmaları

Cumhuriyet Gazetesi Okur Araştırmaları

Araştırma Modeli

Araştırmanın Alan Uygulama Yaklaşımı ve Örneklem Planı

Verilerin Dökümü ve Çözümlenmesi

Cam İşçileri Araştırmaları

Araştırma Modeli

Verilerin Dökümü ve Çözümlenmesi

Kadının Sosyal Hayata Katılımı ve Siyasal Mobilizasyonu Araştırması

Araştırma Modeli

Alan Araştırması Örneklem Çerçevesi

Verilerin Dökümü ve Çözümlenmesi

Mühendis – Mimar, Şehir Plancısı Profil Araştırması

Araştırma Modeli

Alan Araştırması Örneklem Çerçevesi ve Uygulama Sistematiği

Verilerin Dökümü ve Çözümlenmesi

Kentsel Toplumsal Yapı Araştırması

Statü, Gelir, Tüketim Kalıpları Araştırmaları

Araştırmanın Modeli

Araştırma Örneklem Modeli ve Uygulama Sistematiği

Verilerin Dökümü ve Çözümlenmesi

Üçüncü Bölüm: Araştırma’nın Konu Sınırı Yok Ama Yaklaşım, Model Ve Yöntemi Var

İnsan Ve Toplum İlişkileri Bağlamında İktisat Ve Sosyal Bilim Araştırmaları

Korkut Boratav: İktisat Araştırmaları

Bahattin Akşit: Sosyolojik Araştırma Güzergâhımda Yaklaşımlar ve Çıkardığım Dersler

Köy Araştırmaları Güzergâhım

Bir Toplum Katılımı Araştırması

Araştırma ve Kuram

Yapmak İsteyip Yapamadıklarım

Belma Akşit: Sosyal Bilim Araştırmalarında Etik Kaygılar

Saha Araştırmalarının Farklı Evrelerinde Etik Kaygılar

Bilimsel Komünitenin Normları

Araştırmacı kimlere, hangi taraflara karşı sorumludur?

Neden sosyal araştırma yapılır?

İnsanlar Önce Ateşi Buldu, Sonra Sağaltım Ve İlaç’a Da Sıra Geldi: Fizik, Tıp Ve İlaç Araştırmaları

Önder Pekcan: Fizik Araştırmaları

A. Özdemir Aktan: Tıp Araştırmaları

Tıp ve Medya

Kanıt Kategorileri ve Prospektif / Retrospektif Çalışmalar

Tıp’ta Yayın

Araştırma Sponsorluğu

Tamer Baykara: İlaç Araştırmaları

Farmasötik Alanda Yapılan Araştırmalar

Yeni İlaç Etkin Maddesi Üretimi

Sanat, Estetik Ve Araştırma İlişkisi

Meriç Hızal: Abbasağa Herkese Barış Heykeli Düşünsel ve Eylemsel Yapım Süreci 158

Kamusal Alana Heykel Yapmak

Nasıl Bir Heykel

Dördüncü Bölüm: Araştırma Anlatılarından Çıkarımlar Ve Sonuç Yerine Bir Dönem Fotoğrafı

Araştırma Ve Bilgi

Bilginin Geçerliliği - Güvenilirliği

Araştırma niçin yapılır?

Sonuç Yerine Bir Dönem Fotoğrafı

 

(Tanıtım Bülteninden)

 

 

Hamur Tipi : 2. Hamur

Sayfa Sayısı : 240

Ebat : 13,5 x 21

İlk Baskı Yılı : 2021

Baskı Sayısı : 1. Basım

Dil : Türkçe

₺44,00

Bu eserde İslam dinini, kendi çıkarlarına alet eden, Din tüccarlarının, Tanrının kullarına rehber olarak yolladığı, Kur’an’ı nasıl istismar ettiklerini. Cemaat adı altında insanların nasıl koyunlaştırıldığını. Sırlarını ve faaliyetlerini. Tasavvuf ve Dervişliği. Nurculuk çalışmalarını. İktidar olma emellerini. Siyasi parti işlevlerini. Cemaat lideri yaşam öyküsünü. Amerikalıların halife adayını. Güncel siyaseti. Kurucuları, geçirdiği rahatsızlıkları. Ruhsal sıkıntıları. Kurucu ve kişilik değişikliğini, hayretler içinde daha bilmediğiniz çok şeyi okuyacaksınız..!


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 415
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2019
₺26,25

Ata Dini’ne Karşı İslam Devrimi

Evet, biz de gelenekçiyizdir; lâkin kabul görmüş anlayışa göre bir gelenekçilik değildir bu!

Öyle bir gelenekçilik anlayışımız vardır ki bizim:

Bu gelenek; cehalete, zulme, ata dinine, şirke, soyculuğa, tağutçuluğa karşı bir balyoz indiren, tüm bunların karşısında isyan bayrağı açan. Peygamber geleneği ve dolayısı ile Peygamber sünneti olan bir gelenekçiliktir.

Bu gelenekçilik, tarihin derinliklerinde kaybolmuş olan bir Peygamber sünnetidir!

Daha doğru bir şekilde ifade etmek gerekir ise Allah ile aldatanlar tarafından, özellikle silinmeye çalışılmış olan bir Peygamber sünnetidir.

Şirke bulaşmış bir topluma Peygamber olarak gönderilen her Peygamber, isyan bayrağı açmış ve bozuk düzene karşı, Allah'ın direktifleri doğrultusunda, bir devrim gerçekleştirmiştir.

Bu gelenek. Firavun karşısında Musa ile Ebu Cehil karşısında ise Muhammed ile temsil edilmiştir!

Bu, toplumun bozuk düzenine karşı açılan bir isyan bayrağıdır!

İsyankârlar da toplum tarafından kabul görmezler.

Tıpkı Peygamberler gibi.

Hangi Peygamber gönderilmiş olduğu coğrafyada, toplumun geneli tarafından kabul görmüştür ki?

Asiliği ve isyankârlığı ruhumuza nakşeden Rabbimize sonsuz şükürler olsun.

Kokuşmuşluk ve uyuşmuşluk karşısında kıyam ederek, başkaldırmak, asi ruhların işidir.

Biz de kültürel kodları bozulmuş olan bu toplumda kıyam ederek, isyan bayrağı açmış olan, İslam fedaileriyiz!

"Bir elimize güneşi, bir elimize ayı verseniz, davamızdan dönmeyiz!" Velhasıl; "dünya onların olsun, ahiret bizim!"

Burak Kılıçaslan


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 112
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2020
₺12,75

Göğsünün içinde yürek taşıyan,
kulağı olup da duyan herkes için ibretlik 45 Gün...
- Yaşanmış Gerçeküstü Bir Hadise -
Ahiret hayatına dair doğusundan batısına dünyanın her köşesinden insanların sayısız tecrübeleri ve tespitleri mevcuttur. Sıradan insanların da gerek rüyalar gerekse yaşadıkları sıra dışı olaylar vesilesiyle bilgileri vardır. İnsanların bir kısmının tam bir kanaat ile olmasa da gereklerini hakkıyla yerine getiremese de pek çok insan ahiret hayatına inanır. İnsanlar en azından rüya vasıtasıyla ahiret hayatı ile ilgili tecrübeler yaşar. Kimileri öldüğünü görür, kimileri mezarına konduğunu, kimileri cennet ve cehennem hâllerini...
Tıbbî olarak ölüp dirilenlerin anlattıkları sayısız veriler, kişisel deneylere dayanan tecrübeler de insanların elinde mevcut ama bugünün determinist zihin yapısı hep laboratuvar düzeyinde kanıt aradığı için bunlar ancak meraklılarını ilgilendiren malzemeler olarak hatıralarda, edebi eserlerde, filmlerde karşımıza çıkar.
İşte bu eserde anlatılanlar da İkinci Dünya Savaşı’nın tüm dünyayı kasıp kavurduğu dönemde askerliğini yapan babam İsmail Bulut’un Malatya Akçadağ Karakolu’nda kırk beş gün boyunca şahit olduğu ve dinlediği olağanüstü bir hadiseye dayanıyor. Babamın koğuş arkadaşı Halil Akbaş, kırk beş gün boyunca her akşam bir tür astral seyahatle ötelere/ahirete gider; bir karakol dolusu koğuş arkadaşının sorgulayıcı bakışları altında orada yaşadıklarını etrafındakilere detaylıca aktarır. Bu hadiseden çok etkilenen babam, arkadaşı Halil Akbaş’ın bu olağanüstü tecrübesini âdeta bir kamera gibi zihnine kaydeder. Bu şahit olduğu hadiseyle askerlik sonrasındaki hayatına yeni bir yön çizer. Kahramanlarının büyük bir kısmı artık ahirete intikal etmiş hayli ilgi çekici bu hadisenin anlatıcısı, onun aynı zamanda birincil tanığı olan babam. Ahirette 45 Gün, bir babanın böylesi olağanüstü ve hikmetli bir tecrübesini oğluna aktarmasının hikâyesidir.
Mehmet Ali Bulut


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 368
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2020
₺61,60

Zihniyet
Kur'an'a Hangi Yöntemle, Nasıl Yaklaşılmalı?
Kur'an'da İnsan Problemi
Din Mantığı
Kur'an'ın Buyrukları
Kur'an'ın Yasakları
Müslümanlarda Mantıklılık ve Mantıksızlık
Müslümanların Dini Mantıksızlıklarına Örnekler
Müslüman Şahsiyet Oluşumu
Allah'a Secde En Büyük Şükürdür
Şahsiyet Buhranının Nedenleri
Uhud Savaşını Kurtaran Zihniyet
Yüksek Din Öğretimi Projesi
Din Hürriyeti


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 176
En / Boy : 11.5 / 18.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2020
₺23,80

Kur'an'ı Anlamanın İlkeleri
Kur'an Kur'an'ı Anlatıyor
Kalkınmada Temel Öğeler
Felsefe
Din Hürriyeti
Dil ve Din
Düşünce Hürriyeti
Din Öğretimi
Laik Öğretim
İslam-Demokrasi
İslam Dininin Kolaylık İlkesi
Hz. Muhammed’in Dinin Kolaylığı Hususunda Söylediği Sözler ve Yaptığı İşler
İki Usûl Kaidesi
Kaza Namazı
Fıkıhta Kaza Namazı
Haccın Bir Defa Oluşu
Dinî Prensiplerin Durumunu Yeniden Değerlendirme
Yolculukta Namaz
Cuma Namazı
Nafile Namaz
Dinde Kolaylığın Felsefesi


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 176
En / Boy : 11.5 / 18.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2020
₺24,50

Doğrudan Kur’an’a Başvurduğumuzda Düzeltilebilecek Hükümler
Kader
Kadının Şahitliği
Hayızlı Kadının Orucu
Abdest Yalnız Namaz İçindir
Oruçta Kefaret Yoktur
Kur’an Okumak İçin Hiçbir Şart Yoktur
Dinde Zorlama ve Zorlanmak Yok
Miraç Olayı
Hz. İsa Ölmüştür
Bilim (İlim) ve Amel (İş)
Müslüman Kadının Yahudi veya Hristiyan Erkekle Evlenmesi
Teyemmüm Yerine Abdest Alma
Kur’an’da Nesih Yoktur
Teheccüd Gece Kur’an Okumaktır
Kadının Sesi Haram Değildir
Kadınlar Eğe Kemiğinden Yaratılmamıştır


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 128
En / Boy : 11.5 / 18.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2020
₺21,00

Allah Bietet Nach Deinem Vorhaben...

Allah hat den Schlüssel alle deiner Schätze in deine Hand gelegt. Du kannst ihre Türe mit Gebet aufmachen, wann du willst. Wenn du wills du kannst die Türe des Himmels aufmachen und die Leben schenkende Regenfälle auf die Erde herunterlassen. Nur nicht gleich aufgeben, wenn du siehst daß dein Wunsch ist nicht sofort erfüllt ist. Allah hat die Lösung schon bereit bevor das Problem entsteht.

Manchmal nimmt das Leben dir deine Träume weg... Das bedeutet daß Allah deine Stimme hören wollte. Du hälst sofort deine Hand und dein Herz auf und suchst Schutz bei dem Schöpfer, der dich von nichts erschafft hat. Und was für ein schönes Treffen ist das.. Es ist der Augenblick, in dem das Herz seine wahre Liebe wiederumarmt.

Allah bietet nach deinem Vorhaben.

Trauere nicht um etwas, das schon zu Ende geht. Das Schicksal bereitet dir etwas besseres vor; aber dein Gedächtnis will daß du immer in deiner Vergangenheit feststeckst. Jetzt bist du dir von allem bewusst. Danke Allah und geh weiter mit Liebe.


Basım Dili : Almanca
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 208
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2020
₺40,60

ve insandan bahsediyoruz her çağda. İnsan. en mükemmel yaratı.
bu inşâyı çözebilmenin derdinde değil miyiz, âdem’den beri?

temeli sevgi, merhamet, saygı, kalbî bakış ve hiçbir dilde karşılığı bulunmayan, gönül. çok karmaşık görünse de insan hep bir yol aradı. yaşarkenki büyüyüşünde, darmadağın etti yolunu karıştırdı...

aslında bu yol kendisine, kalbine gidecek yoldur. akıl denen, hayât trafiğini yönlendirirken, sinyalizasyonda bâzı hatâlar oluyor elbette. akıl, insanı dilediği adrese kadar götürür. fakat içindeki ses, adresin devâmına yarar.

bu kitap, bir ilâhi kitap değil. tasavvûfî derinlikle yazılmıştır. bu kitap, yalnızlığınızın, çâresizliğinizin, bilmecelerin, soruların 99 tâne ismi olacaktır. kalbinizin ve gönlünüzün elinden tutacak ve en doğrusunun yanına okuduğunuz cevapla ulaştıracaktır.

bu bir mektup. kendime yazdım sayın. ve sizin de okumanızı arzû ettiğim bu mektup, fazlaca işinize yarayacak düşüncesindeyim.

1 ile 99 arası bir sayı seçin elinizi kalbinize götürerek. tertemizleyip, en saf hâlinizle seçin sayıyı. ve seçtiğiniz sayının âyetini okuyun.

okuduğunuzda, kendinize çok şaşıracaksınız.

bu ömür yolculuğunuzdaki seyir, hârika geçsin...

geceninmelonşapkası


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 112
En / Boy : 11.5 / 17.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2020
₺11,90

İslam toplumlarındaki yerleşik din algısı ile Kur’an’daki “din” tarifi arasında ne yazık ki artık hiçbir benzerlik kalmadı.

Dünya, ürkütücü bir akımla yüzleşiyor bugün: İslamofobi...

Günümüz İslam toplumlarında gözlenen gerilik, emperyalist güçlerin bir sömürü alanına dönüştü.

Sözde İslam adına gerçekleştirilen insanlık dışı uygulamaların temelinde, Kur’an’daki din tarifinden tamamen uzaklaşılmış olunması yatıyor.

Prof. Dr. Muhammet Nur Doğan’ın kaleme aldığı Kuranın din dediği artık bir ölüm kalım meselesi haline gelmiş İslamofobi tehdidinin perde arkasındaki bilinmezlikleri ortaya çıkardığı gibi, Kur’an’daki sahih “din” kavramını etraflıca ele alıyor. Hastalıklı din algısının, Kur’an’daki din algısıyla nasıl düzeltilmesi gerektiğinin altını kalın bir kalemle çiziyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 192
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2019
₺23,80

Anlatamadığım her şeyi bir bakışımla anlayabilecek bir yürek var ki okyanustan daha derin. Bu âleme onu aramaya gelmişçesine yalnız isen eğer, umudunu yitirme Ey Sevgili. Her anı planlanmış olan şu âciz ömrümün içinde bir şarkı ol. Bırak seni söylesin diller. Aşk ol. Âşık ol. Göreceksin mühim sandığın her şey bir aldatmaca. Bir gün ölüm gelince cana habersiz ve ansızın, sana dair kalabilecek tek şey yüreğimden ruhuna akıttıklarımdır. Unutma!

Şimdi kendi kendimi adam etmeye uğraşırken gecenin bu yarısı, kalbim ateş topu gibi sıcak. Kimseye ait değil bu duygum layık olandan başka ve kalbim eşsiz bir hazineyken tam da içimde taşıdığım, girebilir misin gözlerimden içeri? Aşk korkusu sarmışken benliğini, korkmak ne kadar da kaçak bir his... Bir mucizeye şahit olan her canlı gibi donup kalırsın. Bir mucizedir sevda... Kırk yılda bir yaşayabileceğin... Hz. Musa’nın denizi yarması gibi, tüm korkularını parçalayıp gel!

Ellerimi açtım sayenin minvalinde semaya doğru, evrene vereceğim son nefese kadar...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 192
En / Boy : 13.5 / 19.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2019
₺14,00

Kenter Pircan (Şah İsmail Gülsoy) 10.10.1973 yılında Sivas’ın İmranlı ilçesinin Başlıca (Pirikan) köyünde doğdu.

Alevi İslam inancına mensup olan Kenter Pircan, 2009 yılından itibaren İstanbul’da Cem evleri bünyesinde Alevi geleneklerine göre, dini hizmetleri veren Alevi bir din adamıdır.

Araştırmacı bir yazar, şair ve ressam olan Kenter Pircan, yazmış olduğu Işığa Giden Yol adlı bu eserinde topluma bir nevi ışık tutmuştur. Alevilikle ilgili yaptığı bu araştırmasında ayrıca şiir ve resimlerini de Canların beğenisine sunmuştur.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 352
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2020
₺34,50

Kâinatın tek noktası
Şahı Merdan sırrım Ali
Akıl ermez nur ötesi
Şah’ı Merdan nurum Ali

Hiç söner mi aşkın nuru
Edep erkân ile yürü
Sinedeki Musa turu
Şah’ı Merdan Yezdan Ali

Evvel ahır batın idin
Cümleâleme ilim yaydın
Hemi güneş hemi aydın
Şah’ı Merdan Velim Ali

On İki İmam ser çeşmesi
Sevenin yanıp pişmesi
Gelenin konup göçmesi
Şah’ı Merdan Nebi Ali

Ali İrfan geldim sana
Arzu halim ol Sultana
Aşkı ile yana yana
Şah’ı Merdan Hüdam ALİ


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 368
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2020
₺37,50

Kemeri Sıksan

Biliyorum derdim çoğaldı tende

Hiç ilacı yoktur, lokman kâr etmez

Savrularak gittim, döndülçe cemde

Cemsizlerin canı, on para etmez

Yıllar yılı peşin sıra yürüdüm

Gözyaşımdan saman gibi çürüdüm

Af af diyerek it gibi ürüdüm

Benlik ile amel, on para etmez

Gel Turabi’den al, güzel haberi


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 112
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2015
₺22,50

Gülbang Dua: Yüce Tanrı kullarından Salat dua edin Rabbinize boynu bükük gizlilik içinde dua edin. Araf 55 Bu duyuru kimileri için namaz, niyaz, naz olarak yaşatılmıştır. Yüce Tanrı: Siz otururken, uzanırken, yürürken, binek üstünde giderken ve çalışırken yakarır, dua’nızı yapabilirsiniz der.

Yüce Tanrı’nın kullarına Ne isterseniz alırsınız demesi gibi, kulların da DUA ile yaratıcısına yaklaşması ne güzel olur.

Her muhtaç olan, kendinde olmayanı olanından ister. Ağlamayana meme yok! misali, kullar da; Kilisede, Havra’da, Sinagog’da, Cami’de, Cemevlerinde yaratıcılarına kendi lisanları ile yakarır, dua ederler.

Alevi-Bektaşiler de kendi lisanları ile Cemevlerinde, iş yerlerinde, meskenlerinde, yakarır ve dua ederler.

Dua, yerin göğün direğidir. Dua, bir şeyin talebidir. Yüce Tanrı ol dedi oldu, talep etti istediği vücut buldu.
Tanrı’nın kullarına tebliği vardır. Dua, kulun Tann’sına varmasıdır. Dua ibadettir, İbadetin özüdür. Dua yapılırken bireysel değil, tümlüğe gizliğe yapılmalıdır. Çünkü tüm varlık zincirin halkası gibi birbirine eklidir, zincirin biri çürürse öbürleri zedelenir.

Bu yüzden tüm varlığın yaşaması için dua etmek gerekir. DUA’da; her âşığa, arife, pire, mürşite gelen bir ilhamdır. O anda ne gelirse onu söyler.

Kuran’ın muhtelif 93. ayetinde yakarma dua’sı mevcuttur: bu eserde onları da bulacaksınız.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 240
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2019
₺30,00

İbrahim Hakkı Yılmaz 1930'da Erzurum ili, Hınıs ilçesinde doğmuştur. Allah ona daha uzun ömür versin, şuan kendisi 89 yaşındadır. Kendisi bu yaşına kadar, çok şey yaşamış ve görmüştür. İbrahim Hakkı Yılmaz, yani dedem bu dünyada tanıdığım en iyi, en merhametli ve en inançlı insanlardan biridir. Dedem hiç okula gitmediği halde, çok iyi okur ve çok iyi yazardır. Kendi imkanları kendisini çok iyi yetiştirmiş ve geliştirmiştir. O Hiçbir zaman imkansızlıkları kendine engel olarak görmemiş ve her durumda azim ve mücadele göstererek bütün engelleri aşıp, en iyi sonuçlar elde etmiştir. Bu yazmakta olduğumuz kitap dedemin, dördüncü kitabı olacaktır.

İbrahim Hakkı Yılmazın en büyük varlığı, onun kişiliği, ahlakı ve dürüstlüğüdür. İnsanlar, İbrahim Hakkı Yılmaz ismini duyunca, akıllarına ilk gelen şey, saygınlığı, ahlakı ve inançlığı kişiliğinden ödün vermeyen halidir. Dedemi tanıyan, tanımıyan herkez ona itimat eder, hiç çekinmeden canlarını ve mallarını teslim ederler. Çünkü dedem kendi yakınlarını, akrabalarını, kapı komşularını kendi ailesinin bir ferdi olarak, görür herkese sevecen ve faydalı olur. Bunlardan hiçbir şey esirgemez, misafirsiz bir gün bile geçirmek istemez. Dedem çok paylaşımcı ve inançlı bir insandır. Dedemin Allah inancı ve kul sevgisi çok yüksek bir derecededir. Dedem dünyada ne kadar canlı varsa, bu canlıların hepsinin yaşaması gerektiğini savunur... Zorunlu hallerde hariç Hiçbir zaman Hiçbir canlıya zarar vermek istemez, zarar vermek istiyenleride uyarır. Bu düşüncede olan insanlar merhamet ve inancının gereğini yapmaktadırlar. Dedem her zaman kendi yakınlarına, eşine, çocuklarına, torunlarına ve tüm tanıdıklarına bu tarzda öğütler verir, hem insanlarda farkındalık yaratıp, hemde daha iyi insan olmalarının arzusu içinde yaşar. İbrahim Hakkı Yılmaz dediğim gibi çok inançlı ve itikat sahibi bir insandır. Ondan öğrendiğimiz çok şey olmuştur. Onun sayesinde dini yönden çok faydalı bilgiler edinmişizdir... Dedem aynı zamanda hem yakınlarına, hemde tüm topluma faydalı olmayı istemektedir. Yazılan bu kitapların tek amacı, insanların doğru bilgileri öğrenmeleri ve bilmedikleri bu yönleri daha kapsamlı bir şekilde araştırmalarıdır. Toplum olarak bu bilgilerin eksikliği, bizi çoğu zaman hiç hoş olmayan durumlarda bırakmıştır. Savunduğumuz yolun gereğini ve önemini bilmedikten sonra, araştırmadıktan sonra istediğimiz kadar biz aleviyiz demiş olsakta, bu terimlerin altını doldura bilmemiz gerekir. Biz aleviliği, bizleri bilmeyen, bizleri yanlış tanıyan insanlara kendimizi doğru şekilde ifade edemezsek geçmişte olduğu gibi, günümüzde de sürekli dışlanan, hor görülen, sürekli ötelenen insanlar olmaya devam ederiz. Bunun içindirki kıymetli dedem İbrahim Hakkı Yılmaz ve bunun gibi vatanını, milletini, bayrağını seven insanların yazmış oldukları bu bilgileri okuyup, anlayıp daha sonra nesilden nesillere aktarılması için çalışmalayız. Bizim dinimizde insana saygı ve sevgi vardır. Hoşgörü, nezaket vardır. Kim olursa olsun, dini, ırk, mezhebi, rengi ne olursa olsun hiç önemli değil yeterki insan olsun, can olsun. İnsanları sizden, bizden diye ayırmamak lazım, yüce Allah'ın yarattığı bütün canlılar sevgiye, saygıya layıktır. Yeterki biz insanlar, insan olmanın gereğini yerine getirelim.

Tüm dünyada barışın, huzurun ve insanlığın hüküm sürdüğü günler geçirmek umuduyla. 

Sevgilerimle...

- Erdal Polat

 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 112
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2019
₺22,50

Bize ışık tutan yüce ozanlar
Pir Sultan, Kul Himmet hem Şah Hatayi
Bilgimize nice bilgi katanlar
Virani, Nesimî hem Şah Hatayi

Onlardan almıştık bizler örneği
Bir alıya karşı yüzbin vermeği
Yoksulun mazlumun halin sormayı
Yunus’tan, Veysel’e hem Şah Hatay’i

Onlar gerçekleri hep yaşattılar
Onlar zalimlere hep taş attılar
Nicesini gerçek yola kattılar
Hünkâr Bektaş Veli Hem Şah Hatayi


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 704
En / Boy : 16 / 24
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2019
₺60,00

Hiç bir bina aşk binası gibi sağlam değildir.
Aşk binasını kuranlara binlerce aferin.

Muhabbet badesinden doyası içmeyen insan,
Aşk'ın nice dertlere derman olduğunu bilemez.

Aşk sırrından haberdar olan her akıl sahipleri
Aşk bostanının cennet gülünden üstün olduğunu anlamıştır.

Gönlüme levhi mahfuz defterinin başlangıcında
Hayber Kalesi Fatih'i Şahın fazileti gelir.

Medine şehrinde ateş göklere yükselince
Peygamber kızı Fatıma'nın ağlar sesi gelir.

İmam Hasan'ın şehit oluşu canıma ateş saldı.
Herzaman yaralı kalplerin yasını tutası gelir.

Ne kadar yeryüzünü gezsem seyretsem karşıma,
Dudakları susuz Hüseyin'in sahrayı Kerbelası gelir.

Düşmüştür Fırat Kenarından bir kahraman genç kolsuz,
Yinede çadırlara su götürmeden gitmeğe utanası gelir.

Bi tarafta çöllere çalkalanan Fırat'ın suyu akar,
Sakine'nin yine de susadım, susadım diyen sesi gelir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 603
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2019
₺60,00

Anadolu coğrafyasında yaşayan insanların inanç yapısında oldukça önemli etkiler yapmış olan kişilerden birisi de şüphesiz ki 1026 ile 1107 yılları arasında yaşamış olan Tâcü’l-Ârifîn Ebû’l-Vefâ’dır.

Bugün Alevîlik, Bektaşîlik dediğimiz inancın Vefailik’ten etkilendiği, aslından uzaklaşmadan günün şartlarına göre eski geleneklerle beraber evrilerek, İslâmın tasavvufî bir yorumu olarak yeni bir forma dönüştüğü görülmektedir.

Eser bu nedenle günümüzde Alevilik, Bektaşilik inançlarının kökenleri ile ilgili akla gelebilecek pek çok sorunun 11.-12. yüzyıllardaki durumu hakkında bilgi verecek ve günümüze ışık tutacak niteliktedir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 560
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2019
₺45,00

Seyyid Mehmet Dervişcemal 1966 yılında Erzincan’ın Zurun köyünde doğdu annesi Gülüzar,

(Pir, Mürşidi Kâmil) Seyyid Cemal Sultan evlatlarından, Seyyid Derviş Cemal torunlarından Hasan Hüseyin’in oğludur.

İlkokul beşinci sınıfı doğum yeri olan Zurun köyünde okudu.

1979 yılında işçi ailesi olarak da yurtdışına Almanya'ya yerleşti. İşçi olarak Almanya’da hayatını devam etmektedir, Evli iki çocuk Babasıdır…


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 224
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 3.2019
₺34,50

Basım Dili : Arapça
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 54
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .
₺6,40

Alevi – Bektaşi toplumunda kullanılan özel adların ve deyimlerin anlamlarının yer aldığı bu kitapta; ayrıca keyifle okuyacağınız, farklı farklı konuları içeren sözler, dörtlükler bulacaksınız.

Bunların dışında uzun yıllar yapılan Salı sohbetlerinde olan 773 özlü vecizeler bulunmaktadır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 208
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2020
₺30,00

Hışle (Hışto) ocağı evlâdı Sami Eycan Dede

Seyyid Süleyman ve Gülüşan Ana'datı doğma Sami Eycan, 11.04.1957 yılında, Erzincan ili, Refahiye ilçesi, eski Hıştolar, yeni Giilensu köyünde doğmuştur. İlkokula İstanbul, Esenler Ayvalıdere'de başladı. Üçüncü sınıfa kadar Ayvalıdere İlkokulu 'nda, ilkokul dördüncü sınıfı Hanperi köyünde, beşinci sınıfı da Düztarla İlkokulu'nda bitirdi. Ortaokulu İstanbul, Esenler Ayvalıdere Ortaokulu'nda okuduktan sonra liseye, Fatih Akşam Ticaret Lisesi'nde başlayıp bir yıl okuduktan sonra Kadıköy Akşam Ticaret Lisesi'nden mezun olmuştur. 1983 Eylül ayında Kadıköy İmar Müdürlüğü'nde işe başladıktan sonra, girdiği Eskişehir Anadolu üniversitesi Açık Öğretim Fakültesi İş İdaresi bölümünden dört yıllık lisans diplomasını, ikamet ettiği Almanya'nın BadHombıırg kentinde almıştır. Hâlen BadHombıırg Belediyesi'nde yol işçisi olarak çalışmaktadır. Tülay Hanım'la evli olup, Pınar, Gülen ve Yasemin adlarında üç kız babasıdır.

Almanya Alevi Birlikleri'nce verilen, "Ana ve Dede " eğitim seminerine katılmıştır. BadHombıırg Alevi Kültür Merkezi'nde dedelik yapmış olan Sami Eycan, şu an Oberırsel- Stierstadt Cemevi'nde dedelik yapmaktadır.

 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 336
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2019
₺34,50

GÖKKUŞAĞI KÖPRÜ OLUR

Sık dişini, yağın çıksın kemikten
CAHT edersen, dağı delip geçersin
Altın, gümüş, inci damlar imbikten
Gökkuşağı köprü olur geçersin

Hilesini bilip, nefsini çağır
Bin, üstüne yola çık ağır ağır
Erenlerden himmet dile, hem bağır
Gökkuşağı köprü olur geçersin

Hiç olmasa bile mezhebi, dini
Kırma ne insan ne hayvan kalbini
Atıver kalbinden, garaz ve kini
Gökkuşağı köprü olur geçersin

Geçen günlerinin bir dakikası
Gelmez geriye, hiç dinlemez yası
Silebilirsen şu kalbinden pası
Gökkuşağı köprü olur geçersin

Deler kulağını sessizin sesi
Ağlatır, güldürür, her bir bestesi
Bul TURABİ’yi de sen kes nefesi
Gökkuşağı köprü olur geçersin…

21.01.2008

 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 128
En / Boy : 16 / 24
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2019
₺22,50

18.03.1956 Sivas-Divriği/Keklikpınar Köyü doğumludur. Babasının adı Rıza, annesinin ismi Tamey’dir. 1972 yılında ailesiyle Ankara da Mamak/Tuzluçayır semtine yerleşti. Mamak Ortaokul’unu bitirdi. Dönemin koşulları ve ekonomik nedenlerle lise 3. Sınıfta okulu terk etti. Gençlik Parkı’nda çay bahçelerinde ve gazinolarda komilik ve lokantalarda garsonluk yaptı. 1976 yılında askere gitti. Askerliğini Ankara’da Etimesgut de yaptı. 1978 yılının başlarında askerliği bittikten sonra 1978 yılında Kültür Bakanlığı sınavlarını kazandı ve İstanbul'da Bakırköy Halk Kütüphanesi'ne atandı. Sekiz yıl bu kütüphanede çalıştı. Kütüphane’den ayrıldıktan sonra muhasebecilik yaptı. 1982 yılında eşi Sırma’yla evlendi. 6 yıl Küçükçekmece/ Kanarya semtinde oturdu. 2002 yılında emekli oldu. Halk kültürüne ve halk ozanlarına olan ilgisinden dolayı bu alanla ilgilenmeye ve halk ozanları üzerine araştırmalar yapmaya başladı. Mahzuni Şerif'e olan özel ilgisinden dolayı bu alandaki ilk araştırmasını Mahzuni ile yaptı. “Zamanım” mahlasıyla şiirler yazdı. Daha sonralarıysa Alevilik-Bektaşilik üzerine araştırmlar yapmaya ve bu alan da ürünler vermeye başladı. Değişik Cemevlerin de Alevilik üzerine dersler verdi, panellere katıldı ve söyleşiler yaptı. 2019 yılı itibariyle yayınlanmış olan (16) adet kitabı bulunmaktadır. Süleyman Zaman’ın Övünç ve Övgü olmak üzere 2 çocuğu bulunmaktadır. Süleyman Zaman, İstanbul’da yaşamını sürdürmektedir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 528
En / Boy : 16 / 24
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2019
₺52,50

Allah’ım sen her şeye kadirsin, her şeyi bilen, her şeyi gören Rabbim, senin gücüne erişilmez.

Sen teksin, eşin, benzerin ve ortağın yok.

Sen doğmadın, doğurulmadın sen ilksin, evvelsin, senden evveli yok. Sen yaradansın, sen ol dersin olur, yaratır, öldürür, tekrar diriltirsin.

Bu senin için çok kolaydır. Allah’ım sana şükürler olsun, verdiğin nimetlere şükürler olsun, hamdü senalar olsun; ya Rabbim.

Allah’ım beni, ailemi, çoluk çocuğu, neslimi, annemi, babamı ve atalarımı cehennem azabından koru, bizleri iyi insanların bulunduğu cennetine koy. Bu dünyada ve öteki dünyada iyilikler ve güzellikler ihsan eyle bize, ya Rabbim.

Bizleri affet, günahlarımızı bağışla, rahmetini ve merhametini bizden esirgeme.

Şefaatinden mahrum etme bizi.

Dosdoğru giden yola ilet bizi.

Doğru, dürüst, güvenilir, inanılır, adaletli, adil, hakkaniyetli, insan haklarına saygılı, topluma ve insanlığa faydalı, güzel ahlaklı, güzel huylu, hoşgörülü, kalbi sevgiyle dolu, merhametli, cömert, yardımsever, barışsever, hayırsever kullarından imanlı, inançlı takva sahibi sevdiğin kullarından olmayı nasip eyle bize, ya Rabbim.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 272
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2020
₺30,00

Abdülbaki Gölpınarlı, Müminlerin Emini Hz. Ali eseriyle tarafsız bir biyografi sunuyor. Önce Hz. Ali’nin, peygamberin zamanındaki ve sonraki hayatını, kaynaklara ve tanıkların anlatılarına dayanarak aktarıyor. Ondan sonra da onun birçok cephelerini, gerçek vesikaları ve kendi sözlerini değerlendirerek inceliyor. Gölpınarlı’nın yetkin kaleminden çıkan bu inceleme şüphesiz ki okuyucularına, şimdiye dek bildiklerinden, duyduklarından fazla bir şeyler sunacaktır. Bu eser, bir gerçeğin tarafsız hikayesi, hadiselerin gerçek aksi olacak. Bu eser tarihi roman üslubuyla yazılmış olsa da tarihi roman değil, ancak tarihi bir tefrikadır. Sayfa sayfa Hz. Ali’nin hayatı gözlere görünecek, yazı şekline bürünecektir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 376
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2019
₺63,90
1 2 3 ... 148 >
Çerez Kullanımı