Paul de Man’ın bu önemli teorik çalışması, Rousseau, Nietzsche, Rilke ve Proust’un örnek metinlerine dayanan bir okuma ve yorumlama tarzı ortaya koymaktadır. Kitap boyunca, çağdaş eleştirideki meseleler polemik yerine analitik olarak ele alınmaktadır. Edebi metinlerin neden güçlü anlam kaynakları olmasına rağmen epistemolojik olarak tam aksine bir o kadar güvenilmez olduğu retorik bir analizle sorgulanır. De Man bu gerilimin altında metin, tarihsel eleştiri ve dil felsefesini tartışmaktadır.
“Edebi anlatı, dile dayanmak zorunda olduğu için, kendi hikâye anlatamama öyküsünü anlatır... De Man güzel ve ikna edici bir şekilde dilin kendi içine döndüğünü, retoriğin güvenilmez olduğunu gösteriyor.”
–Julia Epstein, Washington Post Book World
“Paul de Man, çalışmasına “yapısökümcü eleştiri” geleneğiyle
devam ediyor... [ki bu] tüm dilin inşa edildiği gözlemiyle başlıyor;
bu nedenle eleştirinin görevi onu yapısöküme uğratmak ve ardında yatanı ortaya çıkarmaktır.”
–Caroline D. Eckhardt, World Literature Today


Basım Ayı/Yılı : 2023
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 456
Ağırlık : 456
En / Boy : 13,5 / 21
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺123,00

Şimdi, herhangi bir iyi ruhu çağırmak için kullanılacak olan lameni, bu davranıştan sonra, uyumlu türler ve renklerle karıştırarak metal uyumlu veya yeni mumda yapacaksınız veya uygun renklerle temiz kâğıttan yapılabilir. Dış şekli veya modeli, ilahi isimlerin yazılması gereken sayılar kuralına göre kare, dairesel veya üçgen veya benzeri türden olabilir, ayrıca özel olarak genel isimler de olabilir. Ve lamenin merkezinde altı köşeli bir karakter çizilsin bu bir geometrik şekil de olabilir; bunun ortasında, çağrılacak olan iyi ruhun tabi olduğu yıldızın ya da onun yöneticisi olan ruhun adı ve karakteri yazılsın. Ve bu karakter hakkında, aynı anda bir araya getireceğimiz ruhlar gibi, beş köşeli çok sayıda karakter yerleştirelim. Ve eğer tek bir ruh diyeceksek, yine de, ruhun veya ruhların adlarının karakterleriyle birlikte yazılacağı dört beşgen yapılacaktır. Şimdi bu tablo Ay yükselirken, o gün ve saatlerde ruhla uyumlu olacak şekilde oluşturulmalıdır. Ve bununla birlikte şanslı bir yıldız alırsak, bu daha iyi olacak. Hangi ruh çağırma masası bu şekilde yapılırsa, yukarıdaki kurallara göre takdis edilecektir. Ve bu, tüm iyi ruhların yakarışına hizmet eden genel tabloyu yapmanın yoludur. Yine de, kutsal tılsımlar hakkında yukarıda sözünü ettiğimiz kuralla, her ruha uygun özel tablolar yapabiliriz.


Basım Ayı/Yılı : 2023
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 44
Ağırlık : 44
En / Boy : 13,5 / 21
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺52,80

Matematik Doktrinleri, sihir için o kadar gereklidir ve büyüye ve sihre o kadar yakındır ki, bunu onlarsız kabul edenler tamamen yoldan çıkmışlardır ve boşuna bir çaba harcarlar ve hiçbir şekilde arzu ettikleri etkiyi elde edemezler. Çünkü bu kalitesi son derece düşük olan doğal davranışlarda yapılan her şey sayı, ağırlık, ölçü, uyum, hareket ve ışık tarafından yapılır ve yönetilir. Ve bu değersiz durumlarda gördüğümüz her şeyin kökü ve temeli onlardadır. Ve bu değersiz ve kalitesiz davranışlarda gördüğümüz her şeyin kökü vardır ve onlarda bulunur. Yine de doğal erdemler olmadan, Platon’un dediği gibi, yalnızca doğal erdemler gibi Matematiksel Doktrinler işleri üretilebilir, hakikat ya da tanrısallıktan pay almayan bir şey, ama onlara akraba olan, giden ya da konuşan bedenler olarak, yine de hayvanı isteyen bedenler gibi belirli görüntüler üretilebilir.


Basım Ayı/Yılı : 2023
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 163
Ağırlık : 163
En / Boy : 13,5 / 21
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺80,08

İlkel, göksel ve zihinsel olmak üzere üç katmanlı bir dünya olduğuna ve her astın bir üst tarafından yönetildiğini ve onun erdemlerinin etkisini aldığını görerek, öyle ki, tüm orijinal ve baş İşçi Melekler tarafından yapıldığına inanılır. Gökler, yıldızlar, elementler, hayvanlar, bitkiler, metaller ve taşlar, O’nun her şeye gücünün erdemlerini kendisinden, hizmetine sunduğu ve tüm bunları yarattığı bize iletir. Bilge adamlar, her dünyadan aynı derecelerle yükselmemizin, her şeyin yaratıcısı olan aynı orijinal Dünya’nın kendisine ve her şeyin oradan geldiği ilk nedene yükselmemizin mümkün olması gerektiğini hiçbir şekilde mantıksız olarak düşünmezler. Sadece daha mükemmel türde olan bu erdemlerin tadını çıkarmakla kalmayıp, aynı zamanda bunların yanında yukarıdan yeni erdemler çekmek için ilerleyin ve bunlardan zevk almasını bilin.


Basım Ayı/Yılı : 2023
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 166
Ağırlık : 166
En / Boy : 13,5 / 21
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺80,08

İslam’ da Klasik-Sonrası Felsefenin Teşekkülü, 12. yüzyılda İslam’daki felsefi söylemin yeniden şekillenmesine yol açan değişiklikleri ele alan kapsamlı bir çalışmadır. Yazara göre, daha önceki Batılı akademisyenler, İslam’ın Yunan felsefe geleneğiyle ilişkisinin 12. yüzyılda sona erdiğini iddia ediyorlardı. Son dönemlerde yapılan daha güncel analizler ise Müslüman düşünürlerin Yunan düşüncesini Kelâm’a entegre ettiklerini öne sürdüler. Frank Griffel, bu yeni görüşün de kilit önemde bir noktayı gözden kaçırdığını savunmaktadır. Ona göre, Yunan düşüncesinin Kelâm’a entegre edilmesine ek olarak Müslüman kelâmcılar İslam’da klasik felsefe (felasife) söylemini benimsemiş ve Platon, Aristoteles ve İbn Sînâ geleneğinde eserler vermeye başlamışlardır. 
Frank Griffel, bu olağanüstü genişlik ve derinlikteki çalışmasında, 12. yüzyılda Irak, İran ve Orta Asya’da felsefenin ayrıntılı bir tarihini sunmaktadır. Eser, felsefe tarihi veya İslam tarihi ve felsefesiyle ilgilenen herkes için vazgeçilmez bir kaynak olacaktır.


Basım Ayı/Yılı : 2023
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 624
Ağırlık : 624
En / Boy : 16 / 24
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺178,50
Savaş Sonrası Liberalizm ve Siyasal Felsefeyi Yeniden Şekillendirmek

Bir Adalet Teorisi, 1971’de yayımlandığında, yazarı John Rawls’u İngilizce konuşulan ülkelerin en ünlü siyasal düşünürü haline getirmişti. Adaletin Gölgesinde: Savaş Sonrası Liberalizm ve Siyasal Felsefeyi Yeniden Şekillendirmek, liberalizmin yükselişi ve Anglo-Amerikan siyaset felsefesi üzerindeki John Rawls etkisi üzerine kapsamlı bir çalışma. 
Kitap, liberal siyaset felsefesinin yirminci yüzyılın ikinci yarısında nasıl dönüştüğüne odaklanıyor. Katrina Forrester, adalet, eşitlik, yükümlülük ve devlet üzerine bir fikirler dizisi olarak liberal eşitlikçiliğin, savaş sonrası ABD ve İngiltere’nin siyasi ve ideolojik bağlamında nasıl ortaya çıkıp baskın hale geldiğini gösteriyor. Sivil haklar hareketi ve Vietnam Savaşı’nın ardından Rawls’un Bir Adalet Teorisi, belirli bir tür liberalizmi siyaset felsefesi için gerekli kılmıştı. Forrester, kapsamlı bir arşiv çalışması eşliğinde, yüzyıl ortasında Amerikan devlet karşıtları ve İngiliz eşitlikçileri arasında alevlenen tartışmaların kökenlerini inceleyerek bu liberalizm biçiminin yükselişini ve mirasını ele alıyor. 1960’lı yıllardan başlayarak, adalet, eşitsizlik, sivil itaatsizlik, haklı savaş, küresel ve nesiller arası adalet ile nüfus etiği üzerine çağdaş teorilerin izini sürüyor. Bu yıllarda, siyaset felsefecileri, hem soldaki hem de sağdaki meydan okuma ve alternatiflere cevap ararken bu liberalizmi genişletip geliştirmiş ve yeniden şekillendirmişti. Bu düşünürler, siyaset felsefesinin gidişatını değiştirmede önemli bir rol oynadılar. 
Liberalizmin ihtirasına ve sınırlarına dair titiz bir inceleme olan Adaletin Gölgesinde, geç yirminci yüzyılın siyasi düşünce tarihini yeniden yazarken dönemin önde gelen siyaset felsefesi düşünürleri ve katkıları hakkında yeni yorumlar ve bakış açıları getiriyor.


Basım Ayı/Yılı : 2023
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 454
Ağırlık : 454
En / Boy : 16 / 23
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺160,00

1. Doğa / RALPH WALDO EMERSON
Emerson, doğa ile geleneklerin dışında bir ilişki kuran Transandantalizm akımının temellerini attığı bu çalışmasını konu hakkındaki ilk konferanslarına dayandırır.

Emerson, doğayı her şeyi içine alan ve çok az tanıdığımız ilahi bir varlık olarak tanımlar. Birey ile doğanın füzyonunu yüceltir. Bu durum aynı zamanda Buda öğretisine dayanan bir uyanışı da içerir. Emerson, doğayı görmeyi henüz tam olarak öğrenemediğimizi ileri sürer. İnsan için önemli olan Doğa'nın Ruhu'nu keşfetmek olmalıdır. Bu noktada Emerson'ın ruh olarak adlandırdığı kavram Alman filozof Hegel'in Geist olarak tarif ettiği Tin ile yakınlık göstermektedir. Emerson'a göre doğayı sadece kendi çıkar ve ihtiyaçları için kullanan insan yarım insandır.

Doğa bir anlamıyla da hem Amerika kıtasının vahşi doğası ve insanı hem de Amerikan düşüncesiyle dünyanın ilk kez tanıştığı eserdir. Avrupa'nın aksine Amerika kıtası insan eli değmemiş, siyasi ve askeri tarihten bağışık bir doğadır. Emerson'ın doğayı ve insanın dünyadaki asıl rolünü farklı bir gözle görmesinin altında bu gerçeğin yattığı apaçıktır.

2. Yürümek / HENRY DAVID THOREAU
En “sivil itaatsizlik”

“Yürümek” Henry David Thoreau’nun önemli eserlerinden. 1851-1860 yılları arasında Thoreau “Yürümek”i seminerlerinde defalarca okumuş, daha sonra kaleme alacağı eserlerinin tohumunun burada atıldığını her zaman dile getirmiştir. “Yürümek”in kaleme alındığı dönemde Thoreau başka bir eser üzerinde daha çalışıyordu. “Yaban” adını verdiği bu eseri konferanslarında “Yürümek” ile arka arkaya okuyor, hatta bazen ikisini birleştiriyor ismine de “Yürümek ya da Yaban” diyordu. “Yürümek” Henry David Thoreau’nun ölümünden sonra 6 Mayıs 1862’de basıldı ve aynı sene Haziran ayında The Atlantic Monthly dergisinde yayınlandı.

"Yabanda dünyanın kurtuluşu yatar.”
Ralph Waldo Emerson'un Doğa’sı, George Perkins Marsh'ın İnsan ve Doğa’sı gibi Henry David Thoreau’nun "Yürümek"i de çevre hareketinin başlıca eserlerinden biridir.
Henry David Thoreau, uygarlık ve yabana bakar... Ne uygarlığı tam olarak reddeder, ne de yabanlığı kucaklar. Thoreau her ikisinin birleşiminden yanadır. Doğanın ve uygarlığın kırsal alandaki uyumundan...

“Yürümek”te Henry David Thoreau, doğanın felsefesini irdeler. İlk bölümlerde insanın doğadaki rolünden; ‘ikamet eden ya da bütünün bir parçası olan’ insandan bahseder. Daha sonra doğayla yeterince ilişki kuramayan insanı ele alır, eleştirir. Bunu yaparken, kendi deneyimlerinden de bahseder. Orman kenarındaki arazisinde yaptığı yürüyüşleri anlatır.


Basım Ayı/Yılı : 2022
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 170
Ağırlık : 170
En / Boy : 13,5 / 19,5
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺33,75

Sevgili Profesör Freud,

Soru şudur: insanlığı savaş tehlikesinden kurtarmanın bir yolu var mıdır?

Sevgili Profesör Einstein,

Oysa siz soruyu insanlığı savaş belasından korumak için neler yapılabilir şeklinde sorarak beni şaşırttınız. Devlet adamlarını ilgilendiren pratik bir sorun gibi görünen bir sorunla uğraşmada yetersiz olacağımı – neredeyse “olacağımızı” yazacaktım - düşünerek başlangıçta ürktüm. Fakat daha sonra sorunu bir doğabilimci ya da fizikçi olarak değil bir insan dostu olarak ortaya attığınızı anladım.

Her şey baba-oğul ilişkisiydi. Tanrı yüceltilmiş babaydı ve babaya özlem din ihtiyacının kökeniydi. Görünüşe bakılırsa o andan itibaren gerçekten de dinin oluşumunda genel olarak başrol atfedilen insanın zayıflığı ve acizliği etmenini keşfetmişsin ve şimdi de daha önce baba-karmaşası olan her şeyi acizlikle açıklıyorsun. Bu dönüşümü açıklamanı isteyebilir miyim?” Memnuniyetle. Ben de zaten bu daveti bekliyordum. Lakin bu gerçekten bir dönüşüm müdür?”

Evet, Freud da kokain kullanıyordu.
Ne sanıyordunuz?
Hem de çağdaşları Papa Leo 12, Jules Verne ve Thomas Edison gibi...
Ortalama insan ömründen daha da uzun yaşayan Freud geçirdiği hastalıklara rağmen uzunca bir süre kokain kullandı.

Kokainin antidepresif yanını çok önemsiyordu Freud ve kendisinin içinde bulunduğu, depresif ve nevrastenik bazı belirtilerin kokainin etkisiyle geçtiğini, hatta kokainin afrodizyak etkisiyle, pek de güçlü olmayan cinsel bazı duygularını kamçıladığını hissediyordu. Nişanlısına yazdığı mektuplarda bundan sık sık söz etti.

Freud tıp eğitimi sırasında kokaini denemeye başladı. Kendisi kullandı nişanlısı, kız kardeşleri ve arkadaşları için kullanmaya hazır hale gelirdi ve kokainin tıp alanında ilk kez uygulanmasından sorumlu oldu.

Önemli konuşmalar öncesinde karşısına çıkmadan çoğu kez kokain aldı.


Basım Ayı/Yılı : 2022
Basım Yeri :
Baskı Sayısı :
Sayfa Sayısı : 400
Ağırlık : 400
En / Boy : 13,5 / 19,5
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺108,75

YAŞADIĞIMIZ DÜNYAYI
ANLAMLANDIRMA ÇABAMIZ
Doğu felsefesinden Alman idealizmine, varoluşçuluktan estetiğe, Aristoteles’ten Marx’a, yirminci birinci yüzyılda felsefenin yerinden uygulamalı felsefe dallarına uzanan insanlığı anlama ve anlamlandırma yolculuğu… Görseller eşliğinde en çok bilinen 200 felsefi fikir üzerinden kapsayıcı bir okuma...
Uygarlıklar yerleşip geliştikçe düşünürler evrenin ve toplumun işleyişi için geleneksel açıklamaları sorgulamaya başladılar. Eşyalar neden oldukları biçimdeler? Hayatlarımızı en iyi şekilde nasıl yaşamamız gerekir? Bildiklerimizden nasıl emin olabiliriz? Varlığımızın, bir anlamı varsa, o anlam nedir?
Dakikalar İçinde serisinden Felsefe, okuru “Dünya neden yapılmıştır?” ile başlayıp bildiklerimizden ve varlığımızın doğasından nasıl emin olacağımıza; ahlak felsefesinden siyaset felsefesine; felsefenin bilim ve dindeki rolünden önemli düşünürlerin fikirlerine kadar geniş bir alanda bilgelik dolu bir serüvene davet ediyor.
İster varoluşçuluk sizi şaşırtıyor ister özgür irade kavramı üzerinde kafa yoruyor olun; bu kitap felsefe meraklısı her okurun bu alanın temellerini çabucak kavramasına yardımcı olacak.

Basım Ayı/Yılı : 2022
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 416
Ağırlık : 416
En / Boy : 12,7 / 12,7
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺41,00
Sivil Ruh

Kendin için bir şey yapmayacaksan; kim yapacak?
Başkası için bir şey yapmayacaksan; var olmanın anlamı ne?
Şimdi yapmayacaksan; ne zaman?

Mahatma Gandhi’nin hepimize ilham veren bu tarz söylemleri, kendi ülke gerçeğini bilen, insanını tanıyan bir önderin bağımsızlık mücadelesi sürecindeki farklı eylem türünün günümüzde de nasıl etkili olduğunu kanıtlıyor aslında. Barışın, doğrunun, kendini bilmenin, irade gücünün simgesi olmuş bu büyük insanın yaşamından süzülüp gelen sözler günümüz insanı için de bir esin kaynağı oluşturuyor.

Gandhi felsefesinin özellikle siyasal açıdan sorunlu ülkelerde, bugünün dünya liderlerinin politikalarını biçimlendirmede önemli bir rolü olmuştur ve uluslararası politikanın geleceğini etkilemeye de devam edecektir.

Geride bıraktığımız yüzyıla damgasını vurmuş önemli şahsiyetler arasında yer aldığını biliyoruz. Kimileri onu sömürgecilikten kurtuluşun lideri olarak görürken, insanlığı manevi olarak canlandırabilecek bir peygamber olarak görenler de oldu ama çoğu kişi için o yalnızca gerçekten kayda değer biridir, bilgeliğin ve iyiliğin cisimleşmiş halidir. Yalnızca hayran olunacak bir tür ermiş değildir, o özellikle bir eylem insanıdır, bir reformcudur, hatta bir devrimcidir. Bir düşünür olarak ise bizler onun yaşamını örnek olarak ele alacağız.


Basım Ayı/Yılı : 2021
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 160
Ağırlık : 160
En / Boy : 14 / 20
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺45,00

ARZULARIN TATMİNİ, Gide’in sözlerinden özenle derlenmiş bir seçkidir.

“Mutluluğun hatırası kadar hiçbir şey mutluluğu engelleyemez.”

“Çoğu zaman içimizdeki en iyi, içimizdeki en kötüden kaynaklanır.”


Basım Ayı/Yılı :
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 80
Ağırlık : 80
En / Boy : 12,5 / 19,5
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺22,50

Kıta Avrupası edebiyatı içinde önemli bir yere sahip olan Leh edebiyatı, Türkiye’deki okurların aşina olduğu ve özellikle 2018 yılında Olga Tokarczuk’un Nobel edebiyat ödülünü kazanmasının ardından görünürlüğü artmaya başlayan ülke edebiyatlarının başını çekmekte. Çevirmenlik meslek hayatında otuzuncu yılına yaklaşan Osman Fırat Baş’ın derleyip çevirisini yaptığı on dokuz farklı yazardan kısa metinlerin toplandığı Çekmecemden Çeviriler: Leh Edebiyatı’ndan Kısa Metinler adlı bu kitap aracılığıyla okurları, Leh edebiyatından aşina oldukları isimlerin yanı sıra henüz Türkçeye çevrilmemiş yazarların birbirinden farklı yazın dünyalarıyla buluşturmayı amaçladık.

Aralarında Bruno Schulz, Witold Gombrowicz ve Stanisław Lem gibi isimlerin yanı sıra Dukla adlı romanı yayın programımızda olan Andrzej Stasiuk’un da bulunduğu on dokuz yazarın metinleriyle, okurları Leh Edebiyatı’ndan farklı seslerin ortaya koyduğu birbirinden özgün edebi evrenlerde bir gezintiye davet ediyoruz. 


Basım Ayı/Yılı : 2023
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 280
Ağırlık : 280
En / Boy : 13,5 / 19,5
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺98,00

Din felsefesinin, felsefenin en ilgi çekici ve en keyifli disiplini olduğunu söyleyebiliriz. Çünkü yüzyıllardır insanoğlunun varoluşsal bir ilgi ve kaygıyla merak edip sorduğu en hayatî ve en önemli sorular din felsefesine dairdir: “Tanrı var mıdır?”, “Tanrı nasıl bir doğaya sahiptir?”, “Tanrı hakkında konuşmak mümkün müdür?”, “Tanrı 
mutlak güçlü ve iyi ise neden kötülük vardır?”, “Tanrı yoksa her şey mubah mıdır?”, “Sonsuz bir varlığın sonlu 
varlıklarla ilişki kurması mümkün müdür?”, “Mucize diye bir şey olabilir mi?”, “Ateizm güçlü argümanlara sahip 
midir?”, “İnsan Tanrı’yı deneyimleyebilir mi?” Bu soruları cevaplamayı hedefleyerek hazırladığımız bu kitapta, din 
felsefesinin klasikleşmiş olan “Din Felsefesinin Mahiyeti”, “Dinî/Mistik Tecrübe”, “Tanrı Tasavvurları ve İlahi Sıfatlar”, “Tanrı’nın Varlığının Kanıtlanması”, “Ateizm”, “Kötülük Problemi”, “Dinî Epistemoloji”, “Din Dili”, “Mucize” 
ve son olarak “Din-Ahlak İlişkisi” konularını belli bir içsel bağ ve mantık gözeterek felsefî bir tavırla; eleştirel yaklaşım ve özgür bir düşünceyle ele aldık.
Bu kitapta piyasadaki mevcut din felsefesi kitaplarından farklı olarak anlatımlarda mümkün olduğu kadar akıcılığı, kolay anlaşılırlığı, temel problemlere ilişkin bilinenin yanı sıra bilinenden farklı bakış açıları getirebilmeyi, alanın ve problemin uzmanlarının en kıymetli bilgi ve tecrübelerini sizlerle buluşturmayı hedefledik. Bu kitabı hazırlarken öncelikli amacımız akademik olmakla birlikte,açıkçası sizlerin merakını celbetmeyi, sizleri keyifli tartışmaların içine çekebilmeyi, en temel problemler üzerine birlikte düşünebilmeyi ve böylelikle din felsefesini sizler için ilgi çekici ve zevkli kılabilmeyi hedefledik.


Basım Ayı/Yılı : 2022
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 252
Ağırlık : 252
En / Boy : 13,5 / 21
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺78,72

Din felsefesinin, felsefenin en ilgi çekici ve en keyifli disiplini olduğunu söyleyebiliriz. Çünkü yüzyıllardır insanoğlunun varoluşsal bir ilgi ve kaygıyla merak edip sorduğu en hayatî ve en önemli sorular din felsefesine dairdir: “Tanrı var mıdır?”, “Tanrı nasıl bir doğaya sahiptir?”, “Tanrı hakkında konuşmak mümkün müdür?”, “Tanrı 
mutlak güçlü ve iyi ise neden kötülük vardır?”, “Tanrı yoksa her şey mubah mıdır?”, “Sonsuz bir varlığın sonlu 
varlıklarla ilişki kurması mümkün müdür?”, “Mucize diye bir şey olabilir mi?”, “Ateizm güçlü argümanlara sahip 
midir?”, “İnsan Tanrı’yı deneyimleyebilir mi?” Bu soruları cevaplamayı hedefleyerek hazırladığımız bu kitapta, din 
felsefesinin klasikleşmiş olan “Din Felsefesinin Mahiyeti”, “Dinî/Mistik Tecrübe”, “Tanrı Tasavvurları ve İlahi Sıfatlar”, “Tanrı’nın Varlığının Kanıtlanması”, “Ateizm”, “Kötülük Problemi”, “Dinî Epistemoloji”, “Din Dili”, “Mucize” 
ve son olarak “Din-Ahlak İlişkisi” konularını belli bir içsel bağ ve mantık gözeterek felsefî bir tavırla; eleştirel yaklaşım ve özgür bir düşünceyle ele aldık.
Bu kitapta piyasadaki mevcut din felsefesi kitaplarından farklı olarak anlatımlarda mümkün olduğu kadar akıcılığı, kolay anlaşılırlığı, temel problemlere ilişkin bilinenin yanı sıra bilinenden farklı bakış açıları getirebilmeyi, alanın ve problemin uzmanlarının en kıymetli bilgi ve tecrübelerini sizlerle buluşturmayı hedefledik. Bu kitabı hazırlarken öncelikli amacımız akademik olmakla birlikte,açıkçası sizlerin merakını celbetmeyi, sizleri keyifli tartışmaların içine çekebilmeyi, en temel problemler üzerine birlikte düşünebilmeyi ve böylelikle din felsefesini sizler için ilgi çekici ve zevkli kılabilmeyi hedefledik.


Basım Ayı/Yılı : 2022
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 256
Ağırlık : 256
En / Boy : 13,5 / 21
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺78,72

Princeton Üniversitesi’nde Ira W. DeCamp Biyoetik Profesörü olan Peter Singer, “Marx: Çok Kısa Bir Başlangıç” kitabında filozofun hayatının dönüm noktalarını açıkladıktan sonra Hegel’den nasıl etkilendiğini, etik üzerine düşüncelerini, proletaryaya katılımını okuyucuya yalın bir şekilde aktarırken, materyalist tarih kuramının nasıl geliştiğini ve düşünürün iktisadi kuramının genel çerçevesi ile birlikte komünizm ve devrime dair görüşlerinin kısa bir girişini sunuyor. 21. yüzyıl perspektifinden Marx’ın haklılığını tartışan Singer, kitabın son bölümünde düşünürün görüşlerinin güncelliğini koruyup korumadığını da verdiği örneklerle analiz ediyor.


Basım Ayı/Yılı : 2022
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 195
Ağırlık : 195
En / Boy : 11 / 17,5
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺50,70

Yaşar Şahin Anıl Demokrasi ve Gerçekleşme Tılsımları’nda demokrasiyi tarih, siyasetbilim, felsefe ve toplumbilim gibi disiplinlerden de yararlanarak derinlemesine inceliyor. 

Demokrasi nedir? Demokrasinin tarihsel gelişimi nasıl bir seyir izledi? Demokrasi niçin zorunludur? Demokrasinin kurucu unsurları nelerdir? Kuvvetler ayrılığının ve laikliğin demokrasi açısından önemi nedir? Sosyal medya, sivil itaatsizlik, şiddet, propaganda kavramlarıyla demokrasi arasında nasıl bir ilişki var? Diktatörler halkı özgür düşünceye
yabancılaştırmak ve demokrasiyi ortadan kaldırmak için hangi yöntemleri kullanırlar? 

Bütün bu sorulara yanıt ararken demokrasinin yaşamsal önemini ısrarla vurgulayan bu kitap zengin içeriğiyle farklı okumalara da kapı aralıyor.


Basım Ayı/Yılı : 2022
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 128
Ağırlık : 128
En / Boy : 13,5 / 19,5
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺50,00

İnsana insan olma niteliğini kazandıran şey düşünmedir. Fakat insanın düşünme yeterliliğine doğuştan sahip olması onun düşünüyor olduğunu göstermez. Düşünme bir edimse, bu edimin gerçekleşmesi için kişinin öncelikle kendi başına bir uğraş vermesi ve hazır (üretilmiş) düşüncelerle yetinmemesi gerekir. Kişinin kendi bilincine erişmesi özgürlüğün de temelidir. Bu yönüyle bakıldığında felsefe ile Cumhuriyet arasında sıkı bir bağ vardır: Çünkü Cumhuriyet’i yaşatacak “cumhur” ancak felsefeyle mümkün bir tinsel dönüşüm ve bu dönüşümün yarattığı kültürel iklim içinde düşünüp eyleyen özgür bireylerle var olabilir.

Taylan Altuğ, hurafelere ve ideolojilere değil bilgiye dayanan, hakikat korkusu’ndan uzak bir düşünme ortamı için felsefenin ne kadar elzem olduğuna işaret ettiği çeşitli yazılarında, Türkiye’nin en temelde bir “kendini bilme” çabası olarak tanımlayabileceğimiz çağdaşlaşma atılımı içinde felsefenin üstlendiği ve daha da üstlenebileceği rolü farklı yönleriyle saptamaya çalışıyor.


Basım Ayı/Yılı : 2021
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 136
Ağırlık : 136
En / Boy : 13,5 / 21
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺28,00
Çok Kısa Bir Başlangıç

Nasıl yaşamallyız? Gerçekten var olan nedir? Bunu nasıl bilebiliriz? Bu bilgi bizim ne işimize yarar? Hakikat hakkında düşünen, felsefenin ne için olduğunu merak eden her okurun ilgisini çekecek olan bu kitap, bu alanda okumaya başlamak üzere iyi bir başlangıç olabilir.

Edward Craig, felsefenin hayatımızin dışında bir şey olmadığına; Platon, Budist düşünürler, Descartes, Hobbes, Hume, Hegel, Darwin, Mill ve Simone de Beauvoir gibi düşünürlerin gerçek ihtiyaçlarımıza yanıtlar verdiğine ve bu kişilerin eserlerinin insanlığın gelişimini şekillendirdiğine dikkat çekiyor.


Basım Ayı/Yılı : 2022
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 2
Sayfa Sayısı : 116
Ağırlık : 116
En / Boy : 11 / 17
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺50,70
Çok Kısa Bir Başlangıç

Princeton Üniversitesi’nde Ira W. DeCamp Biyoetik Profesörü olan Peter Singer, evrensel boyuttaki etkileriyle felsefe tarihinin en önemli düşünürlerinden biri olan Hegel’i konu edindiği kitabı “Hegel: Çok Kısa Bir Başlangıç”ta işe Hegel’in yaşamını ve yaşadığı dönemdeki dünyayı açıklamakla başlıyor ve ardından onun tarih, Tin felsefesini, “toplum” ve “özgürlük” kavramlarına yönelik görüşlerini, mantık ve diyalektiğini derinlemesine inceliyor ve Hegel felsefesinin günümüzdeki akıbetini ortaya koyuyor. Cenk Özdağ’ın Türkçeye çevirdiği “Hegel: Çok Kısa Bir Başlangıç” kitabının önsözünü yazan Dokuz Eylül Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Doğan Göçmen kitapla ilgili şu değerlendirmede bulunuyor: “Bugün Hegel’i tartışmak, 19. ve 20. yüzyılda olduğu 21. yüzyılda da felsefede ilericilik ile gericilik arasında ayrım yapmayı gerektirmektedir. Singer’in ‘Hegel: Çok Kısa Bir Başlangıç’ adlı kitabı bu konuda iyi bir başlangıç kılavuz olabilir.”


Basım Ayı/Yılı : 2021
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 185
Ağırlık : 185
En / Boy : 11 / 18
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺50,70

Genel olarak Türk-İslam medeniyeti, özel olarak da Osmanlı medeniyeti hakkında yapılan çalışmaların en zayıf kısmı, genellikle düşünce ve ilimle ilgili olanıdır. Bu zayıflığın en önemli gerekçesi, “Türklerin askerî, idari ve siyasi alanda ortaya koydukları başarıyı, düşünce alanında ortaya koyamadıkları, dolayısıyla olmayan bir şeyin anlatılmasının da mümkün olmadığı” şeklinde özetlenebilir. Bu yaklaşıma göre Türkler; askerî, idari ve siyasi açıdan “yüceltilirken”, ilim ve düşünce açısından esaslı eksikliklerle malul olarak takdim ediliyor.

Türklerin de İngilizler, Fransızlar, Almanlar, Ruslar, Araplar, Farslar gibi, onlardan şu veya bu şekilde farklı veya benzer olsa da düşünmüş olabileceklerini kabul etmek, günümüzde bize oldukça zor gözükse de, bunun gerçekten gerçekleşmiş olup olmadığına bakmak ve bunu araştırmak gerekiyor.

Bu çalışmada, bu ihtiyaca binaen dünyanın en büyük devletlerinden biri olan ve altı yüz yılı aşkın varlığını devam ettiren Osmanlı’nın düşünce dünyası ayrıntıyla tetkik ediliyor ve Batı düşüncesiyle mukayeseli olarak ele alınıyor. Böylece Osmanlı’ya dair üretilmiş oryantalist tabulardan biri daha yıkılıyor.


Basım Ayı/Yılı : 2020
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 221
Ağırlık : 221
En / Boy : 14 / 21
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺85,00

İslam, Uzakdoğu ve Batı düşünce sistemleri konusunda araştırmalar yapan Japon Keio Üniversitesi, Kanada McGill Üniversitesi öğretim görevlisi ve Tahran İmparatorluk Felsefe Akademisi üyesi Toshihiko Izutsu’nun (1914-1993) 2 ciltlik abidevî eserinin bu ilk cildinde İbn Arabî’nin Fususu’l-Hikem’indeki temel anahtar-kavramlar semantik bir incelemeye tâbi tutularak Üstad’ın Ontoloji’si ve buna bağlı olarak da “Dünya Görüşü”nün temelleri ve çerçevesi ortaya konmaktadır.

İbn Arabî’ye tahsis edilen bu ciltte yer alan başlıklardan bir kısmı şunlar: Rüya ve gerçek, Metafizik hayret, İlahî isimler, İlahî tecellî, A’yân-ı sâbite, Alem-i sagîr (Mikrokosmos) olan insan; Resûl, nebî ve velî.

İlahî senaryoyu keşfedip anlamak demek olan hikmet’in, yine bir hikmet aşığı tarafından ortaya çıkarılan bir vechesidir, bu kitapta yer alanlar. Uzakdoğu ve İslam felsefesiyle ilgilenenler için her an el altında bulundurulması gereken bir kitap...


Basım Ayı/Yılı : 2020
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 6
Sayfa Sayısı : 376
Ağırlık : 376
En / Boy : 14 / 21
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺88,55

Toplumsal cinsiyet adaletsizliğinin ve ailenin ataerkil yapısının farkında olan düşünürler bile, aile yaşamının özünün adaletin üstünde veya ötesinde olduğu gerekçesiyle adaleti sevgi dolu ilişkiye yönelik bir tehdit olarak görmüşlerdir. Aile içi yaşamda adalet talebinin aileleri kendilerine özgü sevgi dolu karakterinden mahrum bırakacağına inanılmıştır. Müzakere edilmiş düzenlemelerin soğuk egoizminin, aileyi ayakta tutan sevgi bağlarının yerini alması durumunda ailenin dağılacağı iddia edilmiştir. Ailede adaletten ziyade sevgi, şefkat ve yardımseverlik gibi nitelikler arandığından adalet ile sevgi arasında keskin bir karşıtlık ya da bir gerilim olduğu düşünülmüş ve adaletin aile hayatını yönetmesi gereken değerler arasında yer alamayacağı savunulmuştur. Bunun yanı sıra, devletin aile kurumunun iç işlerine müdahale etme, iç yaşamını yönetme gibi bir hakkı olmadığı öne sürülmüştür. Ayrıca, ailelerin de aile ve bakım işlerine dair meselelerin bir adalet meselesi olarak ele alınması konusunda isteksiz olacağı varsayılmıştır. Bu düşünceleri savunarak aile kurumunu adalet teorilerinin merkezine dahil etmeyen liberal adalet teorileri, cinsiyetler arasında büyük yapısal eşitsizlikler içeren cinsiyete dayalı ayrımlar üzerine teorilerini inşa ettikleri gerekçesiyle yoğun bir şekilde eleştirilmiştir. Peki, liberal bireyci adalet paradigmalarının karşısında konumlanan, eşitlik ve dağıtım yerine farklılıkların tanınmasına vurgu yapan Axel Honneth'in tanınma teorisinde, tarihsel olarak süregelen ataerkil ve cinsiyetçi kabul ve uygulamalardan türeyen adaletsizlikler acaba göz önünde bulundurulmuş mudur yoksa liberal adalet teorilerinde olduğu gibi yine göz ardı mı edilmiştir? Onun tanınma teorisi, acaba toplumsal cinsiyet adaletsizliğini bertaraf etmeye yönelik bir kapı aralıyor mudur? Elinizdeki kitap, bu soruların cevabının aranması amacıyla kaleme alınmıştır. Bu soruların cevapları, Frankfurt Okulu'nun günümüzdeki temsilcilerinden olan Alman düşünür Axel Honneth'in tanınma teorisi ve Amerikalı siyaset teorisyeni Iris Marion Young'ın yapısal adaletsizlik yaklaşımı üzerinden aranmıştır.


Basım Ayı/Yılı : 2023
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 168
Ağırlık : 168
En / Boy : 13,5 / 21,5
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺52,20

Yalnız olmak, dingin ve tatlı, dokunulmamış ve sağlam, kendi ışığını yayarak, sakinliğinden hoşnut, tüm kazançları kendi içinden türeterek – Olgunluk, Aranan, Hayatın Sırrı, budur.

Özlemini duyduğun şey erdem mi? Bütün iyi şeyler dingin ruhun pınarından akar, bütün büyük şeyler onun toprağında yetişir.

Hiçbir şeye bağlama kendini, hiçbir şey tutmasın seni, sen de tutma kimseyi. Zamanı geldiğinde ayrılması için sevilene şükran ve iyi niyetle yardımcı olarak daima serbest bırakan, özgürleştiren bir dokunuşla sev.

Kendi ruhunun büyüklüğünü düşündükten sonra diğer her şeyin üzerini çiz – Önemi yok.


Basım Ayı/Yılı : 2022
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 57
Ağırlık : 57
En / Boy : 13,5 / 21
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺40,00

« Diyalektiği en saf hâliyle anlamak için, objektif gerçeğe aldırmaksızın onu yalnızca haklı çıkma sanatı olarak görmek gerekir; meselenin kendisinde zaten haklıysak, haklı çıkmamız da elbette çok daha kolay olacaktır. Ama diyalektik yalnızca kişinin kendisini her türden saldırıya, özellikle de dürüst olmayan saldırılara karşı nasıl savunacağını, aynı zamanda da başkasının iddialarına kendisiyle çelişmeden ve ayrıca kendi iddialarını çürütmeden nasıl saldırabileceğini öğretmelidir. »


Basım Ayı/Yılı : 2022
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 62
Ağırlık : 62
En / Boy : 13 / 19,5
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺37,00
Doğaüstü Bilgi

Bazı şeyleri Tanrı bize hem bir mükâfat hem de ilahi aşkın bir imtihanı olarak veriyor. Efendisi, kölesini ödüllendirdiğinde karşılaşılan imtihan, onu yoksunlukla bıraktığındaki hâllerden daha tehlikelidir. Ama ona sıkı sıkıya yapışır ve sarılırsak sonsuz merhametiyle bizi korur ve kollar. Azar azar ama yavaş yavaş. Hemen, anında değil. İşte bu yüzden kolay olmayacak onu sevmek.


Basım Ayı/Yılı : 2022
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 144
Ağırlık : 144
En / Boy : 13,5 / 21
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺48,00

Michelstaedter bu eseriyle kitabın tüm bölümlerinde doğrudan veya dolaylı olarak Parmenides, Herakleitos, Empedokles, Aeschylus, Sopholes, Simonides, Sokrat, Ecclesiates’in Antik Yunanlı yazarı, İsa, Petrarch, Leopardi, İbsen ve Beethoven’ın reddedilen fakat günümüze kadar ulaşmış tefekkür ürünleri olan düşüncelerine defaatle atıflarda bulunuyor. Dahası, Michelstaedter yukarıda adı geçen filozoflar tarafından başarısız bir şekilde beyan edilen ve gerçeği örtbas eden felsefe, din ve tüm normları reddedecek ve tüm bunları “retorik” diye adlandıracaktır. Her ne kadar küstahça olsa da, kendini olumsuz gerçeği söylemeye ikna ederse, retorik, belki de Michelstaedter'i dinleyen kişileri de bu vesileyle bir şeyler söylemeye zorlayacaktır. İşin gerçeği, zorla konuşturmak da eski bir retorik tekniğidir.


Basım Ayı/Yılı : 2022
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 232
Ağırlık : 232
En / Boy : 13 / 19,5
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺60,00

Olağanüstü bir şey ama doğru ; savaşlar sadece halihazırda başarılmış olanları duyurmanın bir yoludur. Çünkü bir değişim meydana gelmiştir artık.
Bundan sonra insanlar eskiden düşündükleri gibi düşünmezler. Bu artık böyle olsa da, kimse fark etmez bunu. Herkes hayatın meşgaleleriyle daha çok uğraşır ve bundan dolayı olanları hissedemez.
Tabii ki yaratıcılar dışında !
Yaratıcı olanlar, gerçekten yaratıcı olanlar, hiç bir şey yapmazlar ; var olma faaliyeti ile ilgilenmezler.
İşte Picasso gibi sanatçılar, böyle yaratıcılardır.

 

Basım Ayı/Yılı : 2021
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 72
Ağırlık : 72
En / Boy : 13 / 19,5
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺40,00

Simone Weil’in toplumsal ve siyasal eleştiriye ayırdğı çalışmalarını bir araya getiren bu derleme, iki esas sorunun peşine düşüyor:

“Özgürlüğün ve baskının esas nedenleri nelerdir?” ve “Marx’tan bu yana siyasal ve toplumsal düşünce, Batı’da kayda değer bir şey üretebildi mi?”

“Gençken ‘Kapital’i ilk kez okuduğumda, belirli boşluklar; birincil öneme sahip belirli çelişkiler hemen aklıma geldi. O anda çok açık olmaları, kendi yargıma güvenmemi engelledi. Kendi kendime, Marksizm’e bağlı ola pek çok büyük zihnin de bu tutarsızlıkları ve boşlukları çok açık şekilde görmüş olabileceğini düşünüyordum.

Kaç genç beyin bu şekilde, kendinden şüphe duymadan, en iyi, temel şüphelerini bastırmıştır? Benim için, ilerleyen yıllarda, Marksist metinlerin, Marksist partilerin veya benzerlerinin ve olaylarının incelenmesi, ergenlik dönemimin yargısını ancak doğrulayabilirdi. Dolayısıyla gerçeklerle kıyaslanması açısından değil ama kendi içinde değerlendirilmesi açısından Marksist öğretiyi kusurlu buluyorum; daha doğrusu Marx’ın, Engels’in ve onları rehber alanların tüm yazılarının bir doktrin oluştur(a)madığını…”


Basım Ayı/Yılı : 2021
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 254
Ağırlık : 380
En / Boy : 13 / 20
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺63,00

Ey Atinalılar, beni ölüme mahkum ettiğiniz için adınız kötüye çıkacak ve bilge bir adam olan Sokrates’i sizin öldürdüğünüzü söyleyen kentin alaycıları tarafından suçlanacaksınız. Sizi kınamak istediklerinde, bilge olmasam dahi öyle olduğumu söyleyecekler. Biraz beklemiş olsaydınız, doğa bu arzunuzu yerine getirecekti zaten.

Sizin de anlayabileceğiniz gibi, yaşım da çok ilerlemiş olduğu için, ölümden çok da uzak değilim. Şimdi bunu hepinize değil, sadece beni ölüme mahkum edenlere söylüyorum. Ve onlara söylemem gereken başka bir şey daha var!


Basım Ayı/Yılı : 2021
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 72
Ağırlık : 90
En / Boy : 13 / 20
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺35,00
Kitâbu’l-Mulahhas fi’l-Mantık ve’l-Hikme

Başlıkta öne çıkan bilimsellik olgusu, Râzî’nin ilgili bahisleri bilimsel geleneğin felsefe çatısı altında dönemin temel temaları ve kavramları ile ifade etmiş olması, günümüz literatürüne bu dille aktarılmasında hem bilimsel geleneğe sadık kalma ve hem de modern araştırmacılar tarafından konuların ve kavramların tarihsel köklerine gitme noktasında bilimsel bir yabancılaşmanın yaşanmaması ya da böyle bir anlayışın içerisine düşmekten alıkonulma hedeflenmiştir. Araştırmacılar tarafından tercüme incelendiğinde görülecektirki, cevherler ve arazlar başlığı altında ele alınan konular tabiat/doğa bilimlerinin temel tartışma üniteleri,temaları ve problemleri etrafında şekillenmektedir.


Basım Ayı/Yılı : 2022
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 368
Ağırlık : 368
En / Boy : 13,5 / 21
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : Kuşe
Cep Boy Durumu : 0
₺113,16

Bu çalışma, Ankara İlahiyat’ın İslam Felsefesi hocası, ülkemizin yetiştirdiği büyük felsefecilerden Prof. Dr. Mehmet Bayrakdar’a bir vefa borcu olarak arkadaşları ve öğrencileri tarafından mütevazı bir armağan olarak hazırlanmıştır.
Hocalık hayatının kırk yılını geçirdiği Ankara İlahiyat’ta silinmez izler bırakan, çalışkanlığı, mütevazılığı, üretkenliği, samimiyeti ile arkadaşları ve öğrencilerinin gönlünde taht kuran, birçok öğrencinin hayranı olduğu Bayrakdar Hoca, fakültede halen kuşaktan kuşağa anlatılan birçok hatıra ve güzel olayın başkahramanıdır. Elinde çayı, ağzında piposuyla derse giren, muhteşem ders işleyişi ile felsefeyi sevdiren, birçok yabancı dili bilen hoca, çok tanınan bir isim olmasına rağmen mütevazı yaşamayı tercih etmiştir. Odasına gelen kim olursa olsun kapıda karşılayan, yine misafirini koridora kadar uğurlayan, güler yüzlü, yardımsever, başkalarının acıları sıkıntılarını kendisine dert edinen, çözebileceği konularda onlara yardım eden, yol yordam gösteren bir hocamız olmuştur.


Basım Ayı/Yılı : 2022
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 528
Ağırlık : 528
En / Boy : 13,5 / 21
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : Kuşe
Cep Boy Durumu : 0
₺162,36

İlkin 1952’de yayımlanan bu kitap, Spinoza yorumunun çatışan Marksist okulların ortaya çıkışı da dahil olmak üzere, 1920’ler ve 30’larda Sovyetler Birliği’nde Spinoza biliminin yeniden canlanması üzerine çok sayıda çalışmayı bir araya getiriyor. Bu çalışma, bağlama dair referanslar sağlayan uzun bir girişle birlikte, 1923-1932 yılları arasında Spinoza üzerine yayımlanan yedi nitelikli makalenin Kline tarafından yapılan çevirilerini içermektedir. Bu gelişmeler, bir Batı Avrupa diline önceden çeviri yapılmaması nedeniyle Rusya dışında genellikle bilinmiyordu. Spinoza’nın Marksist yorumu, yalnızca Batı biliminin baskın geleneklerinden değil, aynı zamanda Devrim öncesi Rusya’nın eleştirel ve olumsuz görüşlerinden de bir kopuşu temsil ediyor. Bu kitap hem Sovyet felsefesinde Spinoza’nın hem de Spinoza aracılığıyla Sovyet felsefesinin incelenmesini sağlıyor.


Basım Ayı/Yılı : 2023
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 192
Ağırlık : 192
En / Boy : 13,5 / 21
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺59,04

Tarihin en eski kutsal metinlerine sahip olan ve şüphesiz birçok dünya dinini etkisi altında bırakan Hindistan dinlerinin ortaya çıkışı ve gelişimlerine dair kısa ancak dopdolu bir anlatıyla yine etkisi altına alıyor bizi Allan Menzies. Hindistan’ın ilk dini olan Vedizm ile başlayıp Budizm’de son bulan eser, Hint dininin nasıl totemist ve animist etkiler barındıran çok tanrılı bir dinken, tanrısız bir kişisel bağlılık dini olan Budizm’e evrilişini hayretle okuyacağınız harika bir kaynak niteliğinde.

"Hindistan hiçbir zaman herhangi bir dini tekdüzeliğe ulaşmamıştır;çeşitli aşiretleri hiçbir zaman siyasi olarak birleşmemiş ve hiçbir zaman organize bir dini otorite altına alınmamıştır. Bu nedenle, tüm insan yaşamına ve düşüncesine hoşgörü ve saygı hakim olmuştur ve dolayısıyla en farklı inançlar ve ritüeller binlerce yıl yan yana devam edebilmiştir. Uygun bir mecaz kullanmak gerekirse, özgürce büyüyen ilkel hurafelerin ilkel ormanı hâlâ yaşamaya devam etmektedir."

Allan Menzies


Basım Ayı/Yılı : 2023
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 96
Ağırlık : 96
En / Boy : 13,5 / 21
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺28,50

Kendimizi aradığımız bu yolculukta bize “Yol da sizsiniz yolcu da” diyen ermiş, ruhumuzun ihtiyacı olan tüm sorularımıza cevap olmuştur. Yolumuzu yönümüzü haktan çevirmediğimiz, doğrudan ayrılmadığımız bir yaşantıda huzura erişebiliriz. Bu kitap bizlere yolculuğumuzda sorularımızın cevabıyla birlikte kalp huzurumuzu da verecektir…


Basım Ayı/Yılı : 2023
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 56
Ağırlık : 56
En / Boy : 13,5 / 21
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺28,50

Felsefe ne işe yarar? Cevaplarımızı değil sorularımızı arttırıp aklımızı karıştırıyorsa, gereksiz ve hatta zararlı değil mi? Bu kitapta felsefe tarihindeki ünlü filozofların kuramlarının özetleri yok. Bu kitap, felsefenin ana binasına girmeden, bahçesinde dolaşmaya davet ediyor okurları. Hayatımıza değen, bize kendimizle ve dünyayla yüzleşme cesareti veren bir felsefe yapma yordamı geliştirmeye çalışıyor. Nefes alıp veren, aklı yüceltmeyen bir felsefe yapış tarzıyla felsefi bir yaşamı nasıl inşa edebiliriz sorusuna yöneliyor. 
Yıldız Silier deneme ve diyaloglardan oluşan metinlerinde hakikati bilmek, felsefenin değeri, belirsizlikle yüzleşmek, özgürlük, yaşam ve ölüm gibi konular üzerinde düşünüyor ve sorular soruyor. Kitabın yaklaşık yarısı ise Yıldız Silier’in Boğaziçi Üniversitesi’ndeki dokuz öğrencisinin bu kitap için yazdığı felsefi diyalog ve öykülerden oluşuyor. 
Gençlerle Baş Başa: Felsefenin Bahçesinde, yalnızca genç okurlar için değil, yaşanmaya değer bir hayat sürmek isteyen her yaştan okur için değerli bir yol arkadaşı.   


Basım Ayı/Yılı : 2023
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 128
Ağırlık : 128
En / Boy : 11,5 / 18,5
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺33,44

Üstad Lü Zi Der Ki:
Kendisi vasıtasıyla varolana Dao denir. Dao’nun ne adı vardır ne de biçimi. O insanın doğası, mutlak ruhtur. İnsan doğası ve hayat görülemezler. Onlar cennetin ışığındadırlar. Cennetin ışığı görülemez. O iki gözün arasındadır. Bugün senin rehberinim ve sana öncelikle yüce Tek’in ‘ Altın Çiçeğinin sırrını anlatacağım. Ardından geri kalanını detaylarıyla anlatacağım.
Yüce Tek, üzerinde hiçbir şey olmayanı anlatan olgudur. Hayat büyüsünün sırrı eylemsizliğe varmak için eylemi kullanmaya dayanır. İnsan her şeyin üzerinden geçmeyi ve direkt içine işlemeyi istememelidir. Bizlere kuşaklar boyu aktarılan özlü söz, insan doğasıyla ilgili işlerin yönetimini ele almaktır. Bunu yaparken önemli olan herhangi bir yanlış yola başvurmamaktır.
Altın çiçek ışıktır. Işık ne renktir? Altın çiçek sembol olarak kullanılır. O transadantal Dao’nun gerçek enerjisidir. ‘Su bölgesindeki kurşunun tek tadı vardır.’ Deyimi O’ndan bahseder.
Gökler suyu Dao aracılığıyla yarattı. Bu yüce Dao’nun sistemidir. İnsan Dao’ya erişirse canlı olur, O’ndan koparsa ölür; fakat insan prana içinde yaşıyor olsa dahi suda yaşayan ama suyu görmeyen balıklar misalidir, o da pranayı görmez. Tıpkı balıkların sudan mahrum kaldığında yok olması gibi, insan da prana olmadığında ölür. Bu yüzden üstadlar insanlara öz için oruç tutmalarını ve Dao’yu korumalarını öğrettiler; o ışığın dolaşımı ve merkezin sürdürülmesidir. Bu mutlak enerji korunabilirse, ömür süresi de uzatılabilir ve bu durumda ‘ Eriyiş ve Karışma’ yolu ile ölümsüz bir beden yaratma yöntemi uygulanabilir.


Basım Ayı/Yılı : 2022
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 76
Ağırlık : 76
En / Boy : 13,5 / 21
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺30,00
Tractatus'un Ötesi

Felsefenin ve filozofların yolu bir şekilde Sokratik borç ile yüzleşmek zorunda kalır. Asklepios’a ödenmesi gereken horoz borcu felsefi çalışmanın hesaplaşması gereken kökenlerdir. Asklepios’un horozu bu açıdan bakılırsa felsefenin kendisi olarak görülebilir. Sokrates bu borcu öylesine içselleştirmiştir ki Phaidon diyaloğunda ölmeden önce öğrencisi Kriton’a son sözleri olarak şöyle öğütler: “Öde bak, sakın ihmal etme.” Modern zamanlarda ise Sokratik borç Viyanalı bir filozofa miras kalır. Sokratik karakter ile benzeşen ayrıksı kişiliği ile toplumsal anlamda olağan dışı bir kimlik sergileyen bu önemli filozofun tam adı: Ludwig Josef Johann Wittgenstein’dır.


Basım Ayı/Yılı : 2022
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 147
Ağırlık : 147
En / Boy : 13,5 / 21
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺37,50

Fransız sosyolog Célestin Bouglé (1870-1940) 1907’de “Sosyoloji Nedir?” adında bir kitap yazarak, yeni yeni bir bilim dalı haline gelmeye başlayan Sosyoloji’nin olanaklarını; Fransa ve tüm Avrupa’yı derinden etkileyen kapitalizmin bunalıma çözüm arayan aydınlar safına katılmıştır. Mustafa Suphi de o yıllarda sosyolojinin Türkiye’de tanınmasına emek veren aydınlardandır ve bu kitabı 1911’de Fransızcadan Osmanlıcaya çevirerek “İlm-i İctimaî Nedir?” adıyla İstanbul’da yayımlamıştır. “İlm-i İctimaî” kavramını o yıllarda Osmanlı aydınları “Sosyoloji” veya “Toplumbilim” karşılığı olarak kullanmışlar ve Osmanlı toplumunun kördüğüm olan sorunlarının çözümünde bu
yeni bilim dalının olanaklarından yararlanmayı düşünmüşlerdir.

O yıllarda henüz Marksist olmayan Mustafa Suphi, çevirdiği kitaba “İfade” başlığıyla bir önsöz yazmış, çok milletli Osmanlı Devleti’nin en önemli iç sorunu olan “etnik sorunun” nasıl çözülmesi gerektiği üzerine düşüncelerini açıklamıştır. Onun saptamasıyla Osmanlıdaki “Sırp, Bulgar, Rum, Arnavut, Türk, Ermeni, Kürt, Arap, Berberi ... ilâh...” milletler nasıl birlikte yaşayacaktır? Kitabın “EK” bölümü Mustafa Suphi’nin yaşamının önemli dönemeçlerine işaret ederken, “İlm-i İctimaî” çevirisinden “Komünist Manifesto” çevirisine uzanan yaşamının ve mücadelesinin bütün
evrelerini ortaya koymaktadır. 


Basım Ayı/Yılı : 2022
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 208
Ağırlık : 208
En / Boy : 12 / 17
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺50,00

"İnsan toplumuna sakin ve önyargısız bir gözle bakarsak, ilk olarak güçlünün sergilediği şiddeti ve zayıfın çektiği eziyeti görürüz. Bazılarının acımasızlığına şaşırır diğerlerinin çaresizliğine gözyaşı dökmeye meylederiz. Bilgelikte çok rastlantı eseri oluşan zayıflık ve güç; zenginlik ve yoksulluk olarak adlandırılan bu harici ilişkilerden daha kalıcı bir şey olmadığından dolayı hayatta tüm insanlık kurumları ilk bakışta bataklık üzerine inşa edilmiş gibi görülür."

Rousseau'nun insanlığın sosyal ve politik gelişimine ilişkin kapsamlı açıklaması, aydınlanmanın yenilikçi cesaretini özetler. Bu kitap, 18. yüzyılın en kışkırtıcı eserlerinden biridir.


Basım Ayı/Yılı : 2021
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 112
Ağırlık : 112
En / Boy : 13,5 / 19,5
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺45,00
Vacraççhedika Pracnaparamita Sūtra

Bu kitap, dünya tarihinin basılmış ilk kitabının Türkçe çevirisidir. İngilizce’de “Diamond Sūtra”, Türkçe’de de “Elmas Sūtra” şeklinde söylenen eserin Sanskrit orijinal adı “Vacraççhedika Pracnāpāramitā Sūtra” dır. Üzerindeki basım tarihi 868 yılını vermektedir ve bu ilk baskı eserin Çin diline yapılmış çevirisidir. Muhtemelen Uygur Türklerinin de bildiği Elmas Sūtra, Çin, Japonya, Tibet, Kore gibi ülkelerde çok iyi bilinir ve oralarda bu esere büyük değer atfedilir.

Mahāyāna Buddhizmi’nin zekȃ aşkınlığı (Pracnāpāramitā) metinlerinden biridir. Tıpkı Upanishadlar’da anlatıldığı gibi ad ve biçimin (Nāma-Rūpa) yanlışlığı, “ikilik” kavramının yetersizliği ve boşluğun (Şūnyatā) yüceltilmesi konularını anlatır. Tüm eski Hint düşüncelerinde ince bir çizgi halinde ilerleyip günümüze kadar ulaşmış olan ve Yogasūtra’da da okuduğumuz “duyuların hâkimiyet altına alınması ve zihnin eğitilmesi ile acılardan kaçınmak” gibi konular hep Buddha felsefesi ile ortaktır.

Bizlere düşen, o ince çizgide ilerleyen felsefeleri okumak, altlarını çizmek, öğrenmek ve kavramak olmalıdır.


Basım Ayı/Yılı : 2019
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 2
Sayfa Sayısı : 96
Ağırlık : 96
En / Boy : 14 / 21
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺100,00

Sāmkhya teori, Yoga pratiktir. Sāmkhya bilinmeden Yoga’nın tam olarak anlaşılması imkansızdır. Sāmkhya Hindistan’da, hatta belki de tüm dünyada, din dışı felsefenin de ilk habercisidir. Hint edebiyat ve felsefesine damgasını vurmuş en eski felsefe sistemidir. Kurucusu Kapila, Buddha’nın doğduğu şehir olan Kapilavastu’ya adını vermiş, Hindu mitolojisinde ise Tanrı Vishnu’nun avatarlarından biri olarak gösterilecek kadar önem kazanmış bir kişiliktir.

Sāmkhya’nın izlerine Upanishadlar’da, Manusmriti’de, Mahābhārata Destanı’nda, Bhagavadgītā’da, Yogasūtra’da ve daha başka pek çok edebî eserde rastlayabiliyoruz. Böylesine önemli bir felsefeden habersiz yaşamak mümkün olamazdı. Bu küçük kitap bu büyük felsefeye giden yolu bizlere aralıyor.


Basım Ayı/Yılı : 2019
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 88
Ağırlık : 88
En / Boy : 14 / 21
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺100,00

“… Neden karanlığın içinde güzellik arama eğilimi sadece Doğulularda güçlüdür? Batı da elektriğin, gazın ya da petrolün olmadığı dönemlerden geçti ama bildiğim kadarıyla onlarda gölgelerden keyif alma eğilimi yok. Hayalet tasvirlerinde, eskiden beri Japon hayaletlerin ayakları olmaz ancak Batı’da hayaletlerin ayakları vardır, üstelik vücutları da seçilir. Bu kadar ufak bir farktan bile anlarız ki bizim fantezilerimizi zifiri karanlık süslerken, onlar hayaletleri bile cam gibi berraklaştırır.” 

20. yüzyıl Japon edebiyatının devlerinden, büyük eserlerin yaratıcısı Cuniçiro Tanizaki, kariyeri boyunca ülkesinde dönemin en büyük yazarı olarak kabul gördü, daha sonra ise Haruki Murakami, Yasunari Kavabata ve Yukio Mişima’yla birlikte savaş sonrası Japon edebiyatının “büyük dörtlü”sünden biri olarak anıldı. 

Gölgeye Övgü’de Tanizaki modernleşen dünyayı karanlık ve ışık üzerinden, Doğu ve Batı toplumlarının ilerleme karşısındaki reflekslerini de mukayese ederek masaya yatırıyor. Yalnızca gölgeye değil, apartman çatıları, tuvaletler, lambalar, kâğıt ve yemek takımı gibi günlük hayatta üzerine pek kafa yormadığımız şeylere, gösterişli olmayana kendine has üslubuyla dikkat çekiyor.


Basım Ayı/Yılı : 2023
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 5
Sayfa Sayısı : 72
Ağırlık : 72
En / Boy : 12,5 / 19,5
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 1. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺26,24
Dünya Dinlerinin Ortak Bakış Açısı

Huston Smith’e göre bütün çeşitlilikleriyle birlikte büyük dinî gelenekler, insanlığın oybirliğini temsil eden ortak bir kavramsal omurgaya sahiptir. “Aslî gelenek” adını verdiği bu ana omurgadan sapan tek medeniyet, bizim kendi modern dünyamızdır ve bunun nedeni, varlığın kâşanesini maddî ve ölçülebilir olanın bodrumuna indirgeyen "bilimsel" bakış açımızdır. Halbuki “bilimsel dünya görüşü imkansızdır. Bunu sebebi, bilimin âlemi bir bütün olarak değil, onun sadece bir kısmını ele almasıdır.” Kitap öncelikle, gerçekliğin bir varlık hiyerarşisinden müteşekkil olduğu şeklindeki geleneksel esoterik görüşün bir sunumudur. Bu görüşe göre gerçekliğin birbirinden ayrı ancak birbiriyle ilişkili düzeyleri vardır. Hem âlem hem de nefs, zirve noktasında sonsuzun bulunduğu bir hiyerarşiye tabidir.


Basım Ayı/Yılı : 2022
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 224
Ağırlık : 224
En / Boy : 13,5 / 21
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺80,00
Nesneler, Ontoloji, Nedensellik

Timothy Morton, Gerçekçi Büyü: Nesneler, Ontoloji, Nedensellik kitabında nesnelerle görünüşleri arasındaki derin yarığa yerleşmeye çalışıyor. Her şeyin ne göründüğü gibi olduğunu ne olduğu gibi göründüğünü savunuyor. Bu uğurda çelişmezlik ilkesiyle bile çelişmeyi göze alıyor. Graham Harman’ın Nesne Yönelimli Ontoloji (NEYO) adını verdiği felsefi araştırma projesinden aldığı ilhamla gerçekliğin yapıtaşları olarak tanımlanan nesnelerin yaşam döngüsünü betimlemeye çalışıyor. Her şey bir şey olarak doğuyor, hayat sürüyor ve ölüyor. Her şey her şey olup bittikten sonra olmadığı bir şey olmuş oluyor. Morton işte bu derin çelişkiyi derin bir yarığın, devasa bir uçurumun varlığına delil sayıyor. Siz uçuruma baktıkça uçurum da size bakıyor, sizi uzaktan etkiliyor ve sonunda anlıyorsunuz ki sadece siz değilmişsiniz bu durumda olan, her şey böyleymiş. Nedensellik estetikten, estetik ise nedensellikten başka bir şey değilmiş. 

Bu kitapta Morton, ilk çalışmalarını İngiliz romantik şiir geleneğine adamış olmanın imkanlarını kullanarak hayli girift ve canlı bir kompozisyon oluşturuyor. Felsefi risalelere ve denemelere özgü çoğu akademik uzlaşımı önemsemeden ama sarihlikten de ödün vermeden kaleme alıyor düşüncelerini. Geniş ilgi alanı sayesinde hep taze örnekler bulup çıkarıyor. Miles Davis ile Nagarjuna, Shelley ile Hopkins, Razi ile Graham Priest, Aristoteles ile Gerard Genette arasında mekik dokuyarak yepyeni bir retorik çerçeve kuruyor. Gerçeğin büyüsüyle gözleri kamaşan herkesi heyecanlandıracak harikulade bir örgü örüyor.    

Hakan Atay  


Basım Ayı/Yılı : 2023
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 320
Ağırlık : 320
En / Boy : 13,5 / 19,5
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺125,00

... Ve Tanrı Beyni Yarattı!

Yaratmasına yarattı da, gel de anla bakalım, anlayabilirsen!

İnsanların insanlığını kaybettiği ve robotların insanlaştığı Kuantik ve Holistik bir hayatın içinde kıvranırken biz hâlâ en mukaddes ve en muhteşem bir mücevher olan beynin, sadece bir milimetre küpünde bulunan yaklaşık iki yüz milyar bağlantıdan yalnız birini bile tam olarak anlamış değiliz. Bütün bir beynin bağlantılarını da varın siz hayal edin, edebilirseniz.

Beyninizin de bir beyni olduğunu biliyor muydunuz?

Beyin akademisinde hiç vakit geçirdiniz mi?

Beyninizdeki pozitif enerjinin farkında mısınız?

Beyninizi uyarabiliyor musunuz?

Ve beyninizi “gerçekten” kullanabiliyor musunuz?

Beyninize hayran olacağınız bu eserde, onunla ilgili belki daha önce hiç farkına varmadığınız pek çok gerçekle yüzleşeceksiniz.


Basım Ayı/Yılı : 2022
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 160
Ağırlık : 160
En / Boy : 12 / 18
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺36,75

Çoğu insan, postmodernizmin ne olduğundan emin değil. Hatta kitaplardan bilgi sahibi olmak bile pek mümkün olmuyor. Çünkü postmodern dili anlamak oldukça zor ve postmodernizm üzerine yazılan çoğu kitap da bu anlaşılmaz dili kullanıyor.

Keşif yolculuklarından yeni haritalarla dönen kâşifler gibi, postmodernizmin de kendi harita yapıcıları ve kâşifleri vardır. Bu kitapta onların, yani bazı postmodern entelektüellerin ve sanatçıların fikirleri yer alıyor.

Jameson, Baudrillard, Foucault, Derrida gibi isimler; modernizm, postmodernizm, postmodern mimari ve sanat, postyapısalcılık gibi konular; Blade Runner, Siberpunk, MTV, Madonna gibi postmodern eserler ve dahası bu sayfalarda...

Yeni Başlayanlar için POSTMODERNİZM, şimdiye kadar karmaşık gelen bu konuyu basit bir dille anlatıyor, hem de çizimli!


Basım Ayı/Yılı : 2022
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 168
Ağırlık : 168
En / Boy : 14 / 23,5
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺125,00

Joe Lee tarafından 19. yüzyıl gravürleriyle resmedilen, görsel olarak çarpıcı bir kitap!

Doğu Felsefesi sadece entelektüel bir arayış değil, aynı zamanda kişinin tüm varlığını içeren bir düşünce sistemidir ve meditasyon sanatıyla o kadar derinden iç içedir ki ikisini birbirinden ayırmak neredeyse imkansızdır.

Jim Powell; Hindistan, Çin, Tibet ve Japonya’nın ana felsefelerini herkesin anlayacağı şekilde dile getirmektedir. Buda, Konfüçyüs, Lao Tzu, Dogen gibi isimlerin anlayışlarıyla ilgili anlatımlar da derinlemesine aydınlatıcıdır.

Tüm bu önemli felsefeleri anlatan bu eser, yeni başlayanlardan uzmanlara kadar geniş bir yelpazeye hitap etmektedir.


Basım Ayı/Yılı : 2019
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 184
Ağırlık : 184
En / Boy : 15 / 23
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺125,00

Platon bir tanrı ya da süper kahraman değildi. Bizim gibi bir insandı ama belki de dünyanın en büyük filozofuydu. Batı dünyasını ve bizim bu dünya hakkındaki düşünme şeklimizi bu kadar şekillendiren başka bir kişi yoktur.

Onun soruları, 2500 yıl önce olduğu gibi, bugün de gerçek olmaya devam ediyor. Biz insanlar, bu sorulardan veya bunlara cevap verme sorumluluğundan kaçamayız:

Adalet nedir?
Hakikat nedir?
Güzellik nedir?
Nasıl bir toplum inşa etmeliyiz?
Bildiklerimizi nasıl biliyoruz?

Yeni Başlayanlar için Plato; Yunanistan’ın tarihi, Sokrates’in hayatı, Platon kimdir, idealar teorisi, Platon’un kozmolojisi, son çalışması Yasalar, Platon ve Aristo, Platon’un erken Hıristiyanlıktan 20. yüzyıla kadarki etkileri gibi pek çok konusuyla, Platon’a dair genel bir bakış açısı kazanmamızı sağlarken sade diliyle ve çizimleriyle de keyifli bir okuma sunuyor.


Basım Ayı/Yılı : 2021
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 160
Ağırlık : 160
En / Boy : 15 / 23
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺125,00

Düşünce tarihinin en tartışmalı figürlerinin başında hiç şüphesiz Machiavelli geliyor. Leo Strauss’un 1953 yılı güz döneminde Chicago Üniversitesi’nde verdiği dört konferansın bizzat kendisi tarafından gözden geçirilmiş ve genişletilmiş hâlini teşkil eden bu kitapta, “kötülüğün öğretmeni” olarak tanımlanan Machiavelli’nin düşünceleri, hem dayandığı kaynaklar hem döneminde hitap ettiği kişiler hem de kendisinden sonraki nesillerin üzerinde bıraktığı tesirler bakımından ayrıntılı bir tetkike tabi tutuluyor. Strauss’a göre, Machiavelli’de gerçekten takdir edilesi şeyin, düşüncesindeki cesaretin, vizyonundaki görkemin ve sözlerindeki zarif inceliğin hakkını teslim edebilmek için onu herhangi bir tevile ihtiyaç duymadan, olduğu gibi, yani olanca kötülüğüyle anlayabilmek gerekiyor. Hiç şüphesiz, insan kendisini Machiavelli’nin etkisinden kurtaramadığı sürece onun düşüncesinin asıl karakterini kavrayamaz. Bu yüzden Leo Strauss, Machiavelli’yi Batı dünyasının Kitab-ı Mukaddes’e dayalı ve klasik modern öncesi mirasını yansıtan ışığı altında inceleyerek, onun düşüncesinin asıl niteliğini ortaya koyuyor. Strauss, Machiavelli’nin kitaplarında kullandığı kelimeleri, sözdizimlerini, deyimleri ve hatta bölüm başlıkları ile numaralarını bile incelemesine konu edinerek artık kanıksanmış ve neredeyse iyi bir filozofa dönüştürülmüş bir Machiavelli yerine, modern öncesi imkânlarla kıyaslandığında yeni ve tuhaf olan, tümüyle beklenmedik ve şaşırtıcı bir Machiavelli portresi çiziyor.


Basım Ayı/Yılı : 2023
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 436
Ağırlık : 436
En / Boy : 13,5 / 21
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺117,00

Beklenmedik bir olayla hayatları birbirine değen Çaylak ile Filozof, Çaylak’ın kendi benliğine doğru bir yolculuğa çıkmışlardı. Ama bu uzun bir yolculuktu.
İlk kitapta, eşsiz ve benzersiz bir benlik taşıdığının farkına varmaya başlayan Çaylak, dizinin ikinci kitabında ise insan olmanın ne demek olduğunu keşfetmeye çalışıyor. Ve soruyor: “Neden bir kutup ayısı, bir solucan değilim ben? Neden insanım?

Çaylak ile Filozof seti 5 kitap bir arada…

Çaylak ile Filozof-1 / Ben Bir Neyim?
Çaylak ile Filozof-2 / İnsan Diye Bir Kelime
Çaylak ile Filozof-3 / Ruhun Irkı Yok!
Çaylak ile Filozof-4 / Güzellik, İyiliktir
Çaylak ile Filozof-5 / Şüphelerin Alaca Karanlığında


Basım Ayı/Yılı : 2022
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 648
Ağırlık : 648
En / Boy : 13,5 / 21
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺178,50
1 2 3 ... 83 >

Felsefe Kitapları

Felsefe Nedir?

Felsefe, var olanı düşünme üzerine odaklı bir bilim dalıdır. Kısaca düşünme bilimi de denilmektedir.  Tarih boyunca bilim insanlarının merakı felsefe biliminin çeşitli alanlara ayrılmasına neden olmuştur. Orta çağda din felsefesi, yeni ve yakın çağda ise fenomenoloji alanları ortaya çıkarak felsefi bilgi genişlemiştir. Bu durumda farklı konularda çeşitli felsefik kitaplar yazılmasını sağlamıştır. Bu kitaplar gerek okuma kitabi gerekse ders kitabı olarak okullarda okutulan felsefeyi daha iyi anlamaya yarayan edebi eserlerdir. Felsefe kitapları, soru sormanın önemi üzerine durularak, çeşitli sorunlar karşısında düşünmeyi akıl yürütmeyi ve soru sormanın önemini okuyuculara anlatmaya çalışmıştır. 

Felsefe ile uğraşan, felsefe biliminin gelişmesine katkı sağlayan insanlara filozof denilmektedir. Tarihte pek çok önemli filozof yetişmiştir. Bu filozoflardan biri olan Sokrates, insanın hakikate ulaşmak için felsefeden yararlanması gerektiğini vurgulamıştır. Sokrates’e göre insan ancak soru sorarak hakikate ulaşacaktır. Bu düşünceyi destekleyen başka filozoflarda vardır.  Bilgi nedir, nasıl ulaşılır, gerçek bilgi var mıdır gibi sorular felsefe biliminde düşünürlerin sorduğu sorular arasında gösterilebilir. Bu soruları soran filozofların her biri felsefenin gelişmesine katkı sağlayıp, felsefe ile ilgili kitaplar yazarak okuyucuların bilgilenmesine imkân sunmuşlardır. 

En İyi Felsefe Kitapları

Türk ve Dünya edebiyatında felsefe konulu birçok önemli felsefe kitapları yazılmıştır. Bu kitaplar okuyucuların beğenisini kazandığı için çok satan kitap listelerinde yer bulmuştur. Felsefe düşünce kitapları çeşitli kurgularla birleştirilerek roman haline de getirilmektedir. Bu şekilde daha kolay anlaşılan felsefenin amacı kitap severler tarafından daha sık okunmasına imkân sunmuştur. Felsefe hakkında yazılmış en iyi felsefe kitapları şu şekilde sıralanabilir:

 

  • Ütopya – Platon: Felsefe romanları içinde yer alan bu eserde Platon,  ideal devletin nasıl olması gerektiği hakkında bilgiler verilmiştir. İdeal devlette, işçiler, bekçiler ve yöneticiler diye üç ana sınıf olması gerektiği ve bu sınıflarda bulunan kişilerde olması gereken başlıca değerleri anlatmıştır. 
 
  • Poetica – Aristoteles: Aristo antik çağ filozoflarından biridir. O dönemde yaşamış devletlere kaynaklık eden bu eserde devlet toplum ilişkisinin nasıl olması gerektiği anlatılmış ve nasıl biçimleneceği konusunda bilgiler vermiştir 
 
  • Deliliğe Övgü – Erasmus: Eleştiri niteliğinde yazılmış bir eserdir. Bu eserde yazar dönemin kilisesine çeşitli eleştirilerde bulunmuş ve bağnazlığa karşı çıkmıştır. Eserde doğru, yanlış, bilgelik cehalet gibi kavramlar birlikte verilerek insanların sorgulama ve düşünme becerilerinin gelişmesine katkıda bulunmuştur. 
 
  • Böyle Buyurdu Zerdüşt – Friedrich Nietzsche: Bir filozofun hayata olan bakış açısını anlatmaktadır. Felsefe klasikleri içinde yer alan bu kitap günümüzde de çeşitli yayınevleri tarafından basılarak okuyucularına sunulmaktadır. 
 
  • Sokrates’in Savunması – Platon: Sokrates’in düşünceleri ve inançlarından dolayı şehrin tanrıları tarafından yargılanmasını konu edinmiştir. 
 
  • İdeal Devlet – Farabi: Türk edebiyatının felsefi düşünürleri arasında yer alan Farabi yazmış olduğu sayısız eser ile toplumu bilinçlendirmeyi amaçlamıştır. El Medinetül Fazıla olarak da bilinen bu kitap, toplumun sınıflara ayrılarak yönetilmesi gerektiğini vurgulamıştır. Ancak bu şekilde erdemli bir devlet oluşturabileceğini savunmuştur. 
 
  • Düşünceler – Blaise Pascal: Yazarın kendini anlattığı, rabbini algılayışı ve anlaması üzerinde durduğu felsefe klasikleri içinde yer almaktadır. Düşünceler kitabında insanın aciz olması, modern hayatın getirileri, insanların tutarsızlığı gibi kavramlardan bahsedilmiştir. 
 
  • Bulantı – J. Paul Sartre: Günlük tarzında yazılmış bir kitaptır. Günlük yaşamın sıkıntıları eleştirel bir bakış açısı ile anlatılmıştır. Kitabın ana kahramanı sadece dış dünyaya karşı değil kendi iç dünyasına da eleştiriler yapmaktadır. 
 
  • Kendime Düşünceler – Marcus Aurelius: Evren, doğa, akıl, ölüm, yaşam gibi konuların üzerine tutulmuş notlardan meydana gelen bir felsefi romandır. Yazar evrensel konuları kitapta işleyerek okuyan kişilerin ders çıkarmasını hedeflemiştir. 

En Çok Okunan Felsefik Kitaplar

İnsanlara soru sormanın önemini vurgulayan felsefe bilimi hem geçmişte hem de günümüzde ilgi duyulan bir alan olmuştur. Önemli felsefe kitapları aracılığı ile yayılan düşünceler evreni, varlığı, aklı, bilgiyi her türlü kavramı açıklamaya çalışmaktadır. Merak eden, sorgulayan ve eleştiren insanların felsefe ile ilgili kitaplar her dönemde büyük öneme sahiptir. Çünkü doğru düşünme insanı başarıya götüren başlıca eylemlerden biridir. Bunu da felsefe bilimi öğretmektedir. Bu amaçla yazılmış en çok satan felsefe kitapları şunlardır:

Ütopya – Thomas More: Felsefe klasikleri içinde yer alan bir eserdir. Bir adada geçen olay örgüsü ideal devlet yapısının nasıl olması gerektiğini vurgulamıştır. Okurlarına geçmişte yaşamış devletler ile şimdiki devletler arasında kıyaslama imkânı sunması açısından önemli felsefi kurgu kitapları içindedir.  

Sofie’nin Dünyası – Jostein Gaarder: Dünya edebiyatında farklı dillere çevrilmiş çok okunan ve çok satan felsefik kitaplar arasındadır. Felsefeyi öğrenmek isteyenlerin okuduğu bu kitap felsefe hakkında bilinmesi gereken her türlü kavramı açıklamaktadır. 

Kendisinin Efendisi Olmayan Hiç Kimse Özgür Değildir – Epiktetos: Yazar kitapta Dünyanın geçici olduğunu, dünya malının ölümsüz olduğu gibi durumlara değinmiştir. Bunun yanı sıra gerçek mutluluğun tanrısal sevgiyle gerçekleştiğini vurgulamaktadır. 

Dava – Franz Kafka: En çok satan felsefe kitapları arasında yer alan Dava, İnsanın korkularını konu edinmiştir. 

Felsefenin Tesellisi – Boethius: Ünlü düşünürleri seçip bu düşünürlerin günlük yaşamdaki yaklaşımları hakkında bilgiler veren bir eserdir. Kitap 6 bölümden oluşmaktadır. Her bölüm farklı filozof ve bu filozofun yaptıkları üzerinden çeşitli sorunlar ele alınmaktadır.

Felsefe Kitap Önerileri

Felsefe ile ilgili kitaplar Dünyanın her bir köşesinde okurlar tarafından ilgi gören edebi eserlerdir. Hem geçmişte hem de günümüzde felsefenin çeşitli alanlarını ilgilendiren felsefe düşünce kitapları insanların düşünce sisteminin gelişmesine ve olaylara farklı bakış açısı getirmelerine katkı sağlamaktadır. Hem Türk edebiyatında hem de dünya edebiyatında yazılmış çeşitli kurguları olan ve önerilen başlıca felsefe kitapları:

  • İnsanın Doğası Üzerine – David Hume
  • İsteme ve Tasarım Olarak Dünya – Arthur Schopenhauer
  • Yaratıcı Tekâmül – Henri Bergson
  • Özgürlüğe Uçuş – D. Steinberg Guzman
  • Toplum Sözleşmesi – J.J. Rousseau
  • Cahil Filozof – Voltaire
  • Kendileriyle Savaşanlar – Stefan Zweig
  • Etika – Spinoza
  • Bu Ülke – Cemil Meriç
  • Ermiş – Halil Cibran

Bu kitapların yanı sıra felsefeyi anlamaya çalışan okurlar için yazılmış, yeni başlayanlar için felsefe kitapları şunlardır:

  • Felsefe 101 – Paul Kleinman
  • Felsefe Nedir? – Gilles Deleuze
  • Felsefeye Giriş – Nigel Warburton
  • İtiraflar – J.J. Rousseau
  • Felsefe Tarihi – Ahmet Cevizci
  • Aylaklığa Övgü – Bertrand Russell

Felsefe Kitap Fiyatları

Felsefik kitaplar düşünme üzerine yazılmıştır. Antik çağda başlayan felsefe bilimi günümüzde de oldukça popüler bilim dallarından biridir. Bu amaçla kitapseverlere sunulmuş felsefi kurgu kitapları oldukça ilgi görmektedir. Bu kitaplar genellikle roman şeklinde yazıldığı için içinde ders niteliğinde birçok kurgu bulunmaktadır. Aynı şekilde felsefe öğretmen kitabı olarak da bilinen ders kitapları daha çok akademik bilgiler içeren çeşitlerindendir. Her iki türde de yazılmış kitapların fiyat farklılıkları bulunmaktadır. Bu fiyatlarda kitap tasarımı, sayfa sayısı, içerik yoğunluğu gibi etmenler oldukça etkilidir. Ayrıca en çok satan felsefe kitapları arasında yer alan popüler kitaplar, diğer felsefi kitaplara göre daha yüksek fiyat aralıklarında satışa sunulmuştur. 

 

cultureSettings.RegionId: 0 cultureSettings.LanguageCode: TR
Çerez Kullanımı