Ukala İngiliz gencine karşı, başına buyruk Türk kızı…
Sence kim kazanır?

İpek, Erasmus değişim programını kazandığına pek sevinememişti; hem biricik dostundan ayrı düşecek hem de tek başına, bilmediği bir ülkeye gidecekti. Ama talihsizlikler bununla kalmadı; çünkü önce, Slovenya’da tuhaf ilişkilerin içine düştü. Ardından, saflığı onu kötü niyetli kişilerin hedefi haline getirdi.Ve en sonunda, okulun asi çapkını Benjamin’in tutarsız davranışlarına ragmen kalbine söz geçiremedi. Kimse göründüğü gibi değildi, rüyalar belki de gerçeklerin ipuçlarını saklıyordu.

Çöl Rüyası serisinin yazarı Ayşe Ebru Tezcan’dan ateşli ve bir o kadar da karanlık, unutamayacağınız bir aşk hikâyesi.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 240
En / Boy : 13 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2022
₺53,00

“O an kalkıp ona koşabilirdi ama ayakları gelecekteki güzel günlere değil, çözemediği geçmişine doğru ilerliyordu. Oradaki düğümler ayaklarına dolaşmış, geleceğine yürümesine izin vermiyordu.”

Geçmişteki aşklarına takılıp kalmıştı altısı da… Şimdiki zamanda yolları kesişince hikâyeleri birbirine karıştı.

Umutla ararken ümitsizliğe düştükleri o gerçek aşk neredeydi? Otobüse yetişmeye çalışırken mi düşürmüşlerdi, paspasın altına mı süpürmüşlerdi? Kaybettikleri yerde miydi hâlâ, hiç ummadıkları birinde mi?

Hep birlikte geçmişlerine bakarken anladılar ki; bildikleri ve bilmedikleri bütün hâlleriyle aşk, gözlerinin önünde idi.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 360
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2022
₺55,88

Kiraz Kırmızısı Yaz

Aşk, var ettiğiniz her şeyi yerle bir edebilirdi. Aşk, bir insanın kendinden nefret etmesine sebep olabilirdi.

İlk aşkına ikinci bir şans verir misin?

İlk aşk unutulmaz ve bunu en iyi bilenlerden biri de Emely Winter’dır. Alaycı bir kişiliği olan edebiyat öğrencisi Emely, parlak turkuaz gözlü çocuk Elyas’ı yedi yıl sonra ilk defa görmesine rağmen dizlerinin titremesi onu unutamadığının en büyük kanıtıdır.

En yakın arkadaşının ağabeyi olan Elyas ise kızın hayatını alt üst etmiş, Emely’nin narin ruhunda ve kalbinde derin bir yara bırakmıştır. Emely, bu kalp ağrısı yüzünden Elyas’tan nefret eder. Aynı hayal kırıklığını yeniden yaşamak istemeyen Emely, ilgisini sanal ortamda tanıştığı gizemli çocuğa verir. Luca, duygu dolu romantik mesajlarıylakızın kalbine dokunur fakat bir yabancıya âşık olmak gerçekten mümkün müdür?

Turkuaz Yeşili Kış

Sanki Elyas yaşamımı tamamlayan eksik parçaydı. Yokluğunda kendimi hiçbir zaman tam hissedemediğim eksik parçam. Emely, biricik aşkı Elyas’ın ona söylediği korkunç yalanı öğrenince hayatı darmadağın olur. Elyas, mahvolan ilişkilerinden kaçmak için başka bir yere gitmeyi planlar. Bunu öğrenen Emely, Elyas’ın gitmesine izin verip vermeyeceğine karar vermelidir. Bu, bir daha göremeyeceği o turkuaz yeşili gözler tarafından sonsuza dek lanetleneceği anlamına gelse bile…

Carina Bartsch’ın iki kitaptan oluşan büyüleyici aşk romanlarının ilki Kiraz Kırmızısı Yaz’dan sonra final kitabı olan Turkuaz Yeşili Kış’ı soluksuz okuyacaksınız.

Aynı Sabaha Uyanmak

İki sevgilinin arasına binlerce kilometre mesafe girerse o ilişki sürebilir mi?

Şahane keklerin ustası Sophie, sevgilisine Noel için sürpriz yapar ve çift, Billy’nin ailesinin yanına tatile gider. Sophie çok heyecanlı ve gergindir çünkü Billy’nin ailesiyle ilk kez karşılaşacaktır.

Buskin ailesinin Los Angeles’teki ihtişamlı evi ve yaşamı, Sophie için fazla iddialıdır. Genç kadın, bu lüks yaşama ve paparazzilere uyum sağlamakta zorlanır.

Şimdi Sophie, ünlü bir Hollywood yıldızı olan Billy ile aralarındaki farklılıkların yarattığı zorlukların üstesinden gelip gelemeyeceğine karar vermeli.

Daha önce Billy ve Sophie’nin aşkını anlatan Yıldız Öpücüğü adlı ilk romanını yayınladığımız çok satan romanların yazarı Giovanna Fletcher’dan, tek solukta okunacak bir devam kitabı…

 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 1176
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2020
₺82,52

Dejavu! Kötü bir senaryoda başrol biçilen iki kişi:

Akın ve Aylin! Yok olan hayatlar, yıkılan hayaller ve vazgeçilen idealler... Bir kasırga gibi sahip oldukları her şeyi yerle bir eden olaylar karşısında ikisi de direnememişti. Akın, tüm hayatını geride bırakıp giderken kırgın ve öfkeliydi. Başına gelenler kolay hazmedilecek türden değildi, yine de sorumlusu olarak gördüğü genç kızı diğerleriyle birlikte Allah’a havale etmişti. Aylin... Tüm dalları kırık ve yaşama henüz başlamadan bir sıfır yenik! O, bu mizansende ölümden de ağır bir cezaya mahkûm edilmiş, ailesini ve ait olduğu her şeyi kaybetmişti. Şimdi kader onlara daha da büyük bir oyun hazırlamıştı. Yıllar sonra tekrar aynı rollere bürünüp kurbanı mı oynayacakları yoksa finale el ele kazanan olarak mı yürüyecekleri tek bir şeye bağlıydı: kalplerine düşen sevginin gücüne!

Onların hikâyesi , “Tarih tekerrürden ibarettir!” sözünün sınanmasıydı.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 472
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2020
₺71,82

“Günü yakalamak; ânı yaşayıp ardından gülümseyebilmektir.”

Simay, uzun yıllar boyunca içinde yaşatmış olduğu duyguların karşılığını alacağı günü beklerken hayal kırıklığı yaşar. Bu durumla başa çıkabilecek kadar güçlü bir kimliğe sahip olan Simay, hiç umulmadık şekilde hayatına girecek olan Burkay'ın gizemli yaşantısı yüzünden kendini bambaşka bir mücadelenin içinde bulur.

Burkay, büyük bir özveri ile tırmandığı kariyerinin zirvesinden uğradığı ihanet sonucunda koparılır ve hayatını kendisinden çalınanları tekrar almaya adar. Geçmişinde yaşadığı ihanetin bilinçaltında örmüş olduğu demir parmaklıklar aşılmaz hâle gelmişken hayatına giren Simay, onun için yeni bir tehdit mi olacaktır yoksa hedefine ulaşabilmek için katılaştırdığı kalbini ısıtacak bir kıvılcım mı?

Güçlü kalmayı hayatlarının temel gayesi ligine getirnıiş bu iki ruh, karşı koymaya çalıştıkça birbirlerine daha çok çekileceklerdir. Hayata karşı ıngcadelelerini verirken, tarifçlz bir tutkuya dönüşen duyguları yüzünden kişiliklerinclen taviz verecek, yürüdükleri dikenli yolu daha da tehlikeli hale getireceklerdir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 512
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2021
₺63,32

Hemen her kadının hayatına pranga gibi bir aşk girmiştir; biri, o bir adam, bir türlü çıkmaz hayatınızdan. Çıkaramazsınız. Size eziyet eder, sizi hırpalar, sevmez, aldatır, kandırır, bütün benliğinizi altüst eder, ama onu yine de gönderemezsiniz. Gözlerinden anlarsınız yalanlarını, susarsınız, sırf bitmesin diye. Ama bir gün gelir, emin olursunuz: Sizi sevmiyor, sizinle oynuyor. Başka kadınların yatağından çıkıp sizinkine giriyor. Onun sevmemesi bir yana, artık siz de sevmezsiniz kendinizi. Gitsin o zaman. Bırakın, gitsin. Çok sevmiş her kadın gibi bu kitabın başkahramanını da zor bir gün bekliyor. Tutkuyla bağlandığı, yıkıcı bir ilişkiden kendi isteğiyle, dün ayrıldı. Her ânı kalp ağrıları ve sert dalgalarla dolu, kazasız belasız atlatılması gereken yirmi dört saat var önünde. Nereden baksanız sıradışı bir yirmi dört saat... İçsesinin rehberliğinde büyük bir macerayı göğüsleyecek; kalbinin derinliklerine, geçmişine, kadınlığına ve yalnızlık korkusuna doğru, tehlikeli bir yolculuk.

Sevilen yazar Aslı Perker, son romanında âşık olduğu adamdan ayrılmış bir kadının ilk gününü saat saat, ustalıkla anlatıyor. Hüzünle kara mizahı, kadınlığın içsesiyle aşkın evrensel sancılarını buluşturan Ayrılığın İlk Günü, zamana karşı yarışan ama zamana yenik düşmeyecek bir roman. Aşka dair büyük bir hesaplaşma.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 184
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2021
₺33,58

Beni Seç serisinin başarılı yazarı Kiera Cass milyonlarca hayranını büyüleyecek bir romanla ger döndü; Nişanlı ışıltı, aşk, hayaller ve saray entrikalarıyla dopdolu…

Bir kralın aşkını kazanmaktan daha mutluluk verici ne olabilir?

Hollis masalın başında mutluluktan uçuyor, Kral Jameson’ın dikkatini çekebilmek için yüzlerce genç kızla yarışıyordu. Fakat kalbinin derinliklerini görebilen gizemli biriyle tanıştığında her şey değişmeye başlıyor. Gerçekten istediği geleceğin, hayal etmekten bile korktuğu bir gelecek olduğunu fark ediyor.

“Beni Seç hayranları, Hollis’in kaderini öğrenmek için ikinci kitabı sabırsızlıkla bekleyecekler.” 
School Library Journal

“Romanın inatçı kahramanı, Cass’in sadık okurlarının gönüllerini fethetti.”
Publishers Weekly


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 312
En / Boy : 13,7 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2021
₺47,20

Nicholas Sparks, milyonlarca okurunun yüreklerini ısıtacak, yaralı bir donanma doktoru ve iki gizemlİ kadının hİkâyesiyle geri dönüyor.

Trevor Benson asla Kuzey Carolina’daki aile evine geri dönmeyi düşünmemişti. Fakat Afganistan'da çalıştığı hastanenin yanı başında patlayan bir bomba onu büyükbabasından miras kalan harap çiftlik evinde dinlenmek zorunda bıraktı. Günler, büyükbabasının çok sevdiği arı kovanlarıyla ilgilenerek geçerken, şerif yardımcısı Natalie ve karavan parkında yaşayan Callie, geçmişin sırlarını aydınlatmaya başlıyor.

Hayatta ilerlemek için affetmek ve her şeyin başladığı yere geri dönmek gerekir.

“Bu bir ailenin dramıyla örülmüş bir aşk hikâyesi… Siz de Trevor gibi yavaşlayıp sadece hayatınızda gerçekten önemli olan şeylere odaklanmak istiyorsanız, Eve Dönüş, beklediğiniz kitap.” -BookPage

"Ayaklarınızı yerden kesecek... Sırlar, baştan çıkarmalar ve affedişlerle dolu… Tekrar tekrar okumak isteyeceksiniz." -CNN Underscored


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 384
En / Boy : 13,7 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2021
₺47,20

Her kaçış bir esarettir aşkta…

Ve her esaret bir galibiyettir aslında…

Tekin Soyönder, kuralları yalnızca kendisinin koyduğu tehlike dolu yaşamında güçlü ve yenilmez bir iş adamıydı. Bütün dünyayı korkuttuğu halde Rüya’yı durmaksızın kendine çekiyordu. Bu baş belası kızdan kurtulmaya, çatık kaşları ve yakıcı öfkesiyle onu kendinden uzak tutmaya çalıştı ancak hayat onlar için çoktan bir rol belirlemişti...

Rüya, sınırları babasının çizdiği bunaltıcı hayatında ilk kez bir maceraya atılmak istedi. Bu macera ailesini iflasa sürükleyen adamdan intikam almayı amaçlıyordu. Henüz işin başındayken tatsız bir tanışma yaşadığı Tekin Soyönder’e toslayınca, kaçıp gitmek yerine onunla inatlaşmayı seçti.

Sarpa saran acemi bir plan, hem Rüya’nın hem de Tekin’in hayatını karıştıracak, yeniden bir araya gelmeleri kaçınılmaz olacaktı. Çünkü macera yanlış başlamış olsa da, bu iki zıt insanı birbirine bağlayan bir doğruyla son bulacaktı.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 520
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2020
₺48,75

Asıl Aşk, Kutup Yıldızı’nın Gizemli Kutusunu Açmasıyla Başladı Ve Yavaş Yavaş Kutunun Derinliklerine Sızdı. Orada Gördü Kalbinin Nasıl Çırpındığını, Nasıl Değiştiğini…

Olaylı geçen doğum günü partisinde tüm gerçekleri öğrenen Nisa için artık yeni kapılar aralanmıştır. Bastırdığı duygular kalbine sığmazken, Kutup Yıldızı için artık galaksiden kayma vakti gelmiştir. Kalbindeki sıcaklığa karşı koyamayan Nisa, Demir’in sevgisine karşılık vermeyi düşünürken öğrendiği sarsıcı gerçeklerle derin bir çıkmaza savrulur.

Peki, bundan sonra Nisa’yı nasıl bir yol beklemektedir?

Kalbini özgürce açıp her şeyi arkasında bırakarak Demir’in güvenli kollarına mı sığınacak, yoksa bildiği gerçekler ağır bir yük olup omuzlarında çürüyerek onu hiç istemediği bir yöne mi sürükleyecek?


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 448
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2020
₺56,25

İnsanlara güveni olmayan yalnız bir kadın...
Geçmişi tehlikelerle dolu yakışıklı bir adam...

Güzelliği tescilli bir mankenin eski bir mahkumla ne işi olur?
Kader sinsi yöntemlerle onları karşılaştırınca,
beraberlikleri kaçınılmaz oldu.

Karakterleri farklı olsa da... Ayrılık kesin olsa da...
Bir güç onları bir arada tutmaya kararlıydı!

Kalbi başkası için atan Gamze, ihtiyaç duyduğu güven ve sevginin,
mavi gözlü bir serseride olacağını nereden bilecekti?
Kalbindeki ve bedenindeki her zerrenin ona ait olduğunu anlayamadı.

Ta ki bu özel adamı kaybedeceği ana kadar...
Ta ki genç adam onun hayatından çıkıp gidinceye kadar...
Ve arkasından bağıramadı bile!
Keşke ona seslenebilseydi! Ve keşke ona diyebilseydi...

“Beni Bırakma!”

Tesadüflerin iki farklı insanı buluşturmasındaki doğallığı
yaşarken hiç ayrılmamaları için çabalayacağınız
bir FMArsal romanı daha!


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 696
En / Boy : 16,5 / 24
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2020
₺48,75

“Eve Dallas çivi gibi sert, ateş kadar yakıcı.”
-Stephen King

Çoksatan Listelerinin Değişmez İsmi Nora Roberts’tan Polisiye Tutkunlarına Özel Bir Seri...

Eve Dallas'ın en yakın arkadaşı Mavis, ünlü model Pandora'yı öldürmekle suçlanmaktadır. Mavis'in cinayet mahallinde bulunması ve Pandora'nın tırnak izlerini taşıyor olması, tutuklanmasını gerektirdiği halde, Eve arkadaşının katil olmadığından emindir. Genç kadın, arkadaşını kurtarmak için, bu korkunç cinayetin soruşturmasını üstlenerek katilin peşine düşer.

“Roberts’ın Ölüm serisi kesinlikle kaçırılmamalı.”
Harlan Coben, New York Times çoksatan yazarı

“Çok eğlenceli.”
-Cosmopolitan

“Eşi benzeri yok.”
-Library Journal


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 424
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2019
₺63,32

Aşk ve Gurur, taşralı bir beyefendinin kızı olan Elizabeth Bennet ile varlıklı ve soylu toprak sahibi Fitzwilliam Darcy arasındaki çatışmayı anlatır. Jane Austen bu iki karakteri birbirlerinin tuzağına düşmüş kişiler gibi sunsa da, bu ilk izlenimi tersine çevirmekte gecikmez. Soylu bir aileden gelen ve önemli bir servet sahibi olan Darcy, Elizabeth’in ailesinin soylu olmayışı nedeniyle mesafeli davranır. Elizabeth’in davranışında da hem özsaygının uyandırdığı gurur hem de Darcy’nin züppeliği karşı­sındaki öfkesi etkili olur. Zeki ve coşkulu Elizabeth yalnızca Aus­ten’ın en çok sevdiği kadın kahramanı değil, aynı zamanda tüm İngiliz edebiyatının en çok ilgi uyandıran kadın roman kişiliklerinden biridir.

Aşk ve Gurur sıradan insanların günlük yaşamlarını işleyerek romana ilk kez belirgin bir modern nitelik kazandıran Austen’ın en sevilen romanlarından biridir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 456
En / Boy : 12,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2020
₺29,40

Aşkin Gücü Yaşamın Da Ötesindedir!
Bir Kere Ruh Eşini Bulduysa İnsan, Aşk Asla Ölmez!
 
Ivy hayatın, tüm zorluklarına rağmen çok güzel olduğuna inanıyordu. İleride Tristan’la çok mutlu olacağına. Bir de meleklere...

Meleklerin onu ve küçük kardeşi Philip’i, hatta tüm sevdiklerini her şeyden koruyacağına güveni tamdı.

Ta ki erkek arkadaşı Tristan bir trafik kazasında ölene kadar.

Yaşadığı korkunç yasla birlikte her şeye inancını yitiren Ivy, hayatı boyunca onu koruduğuna inandığı meleklerine de arkasını döndü.

Ailesinin ve arkadaşlarının onu hayata döndürme çabaları sonuçsuz kalıyordu.

Oysa Tristan öldüğü ilk andan beri onun yanı başındaydı ve yeni bir görevi vardı: Ivy’nin koruyucu meleği olmak!


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 550
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2019
₺55,30

Doğu edebiyatının en önemli mesnevi konusu olan Leyla ve Mecnun hikâyesi asırlar boyunca onlarca Türk şair tarafından yeniden yazılmıştır ancak hiçbirisi Fuzuli’ninki kadar etkileyici olmamıştır.

Can verme gamı aşka ki aşk afeti candır
Aşk afeti can olduğu meşhur cihandır

Fuzuli’nin hayat kaynağı aşktır, bir şair olarak ilhamını aşktan aldığını açıkça söylemektedir. O, aşkın her türlü yansımasından mutluluk duyan bir şairdir. Tıpkı kendisi gibi Mecnun da sevgiliye duyduğu aşkı idealleştirir, maşukuna kavuşamadığı için dert ve elem çektiğini ifade etse de sonunda ruhî olgunluğa erişir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 640
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2019
₺75,90

“Bu yüzyılda romanla ilgilenen herkes bu kitabı okumalı.”

–Lawrence Durrell

“Leydi Chatterley’in Âşığı İngiliz ve Amerikan edebiyatındaki sansürsüz cinsel ilişki tasvirlerine dair tabuları yıktı.”

–Jenny Turner

“Leydi Chatterley’in Âşığı’ndaki sahneler, cinsel deneyimlerin şimdiye dek İngilizcede yazılmış en iyi tasvirleri olabilir.”

–Edmund Wilson

“Lawrence tek bir sonla ilgileniyordu: aşkın, bir erkek ile bir kadının arasındaki ilişkinin, yasaksız ve bütün olduğu takdirde ne kadar güzel ve dokunaklı olabileceğini göstermek.”

–Harvey Breit


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 466
En / Boy : 12 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2019
₺51,90

Sezen, Tuna, Ebru ve Mira… kimi hayatının aşkını bekliyor, kimi daldan dala atlıyor, kimi sıkıcı evliliğini savunmaya çalışıyor, kimi kendini baştan yaratmaya karar veriyor. Her zaman buluştukları o terasta, “ben hiç” oyunuyla başlayan gecede, dertler dileklere, dedikodular gizemli sırlara, kahkahalar fısıltılara karışıyor. Ve her biri kendi masalını yazmaya karar veriyor.

“Buluştukları o ilk gün, o koca hayat ağacının hemen yanında el ele, göz göze uzandılar, dokundular gökyüzüne. Uzun yıllar yaşadılar. Birbirlerine ömür getirdiler, sağlık getirdiler, bereket ve aşk getirdiler. Birbirlerine ilham oldular. Ayrı ayrı da güzeldiler ama birlikteyken Merkür ve Mucize oldular. Ruh eşi oldular birbirlerine, kaderlerini kendileri yazdılar. Bilgeler bilemedi, büyücüler okuyamadı yazılanları. Değiştiremediler, dönüştüremediler. Bu sadece ikisinin masalıydı, herkese kapalıydı...”


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 208
En / Boy : 13 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2020
₺21,60

Yeraltı dünyasının yakışıklı ve bir o kadar da gözü kara adamı Aykut, bu hikâyenin kılıcıydı.

Yakışıklı olduğu kadar da taş kalpli, eli kolu, dili keskin bir adamdı. Zaten yetimhanenin kapısından çıkıp, karanlık bir dünyaya adım atan, burada kendisini ve kardeşlerini korumaya çalışan bir adamın kalbi ne kadar yumuşak olabilirdi ki?

Eylem ise bu hikâyenin kelebeğiydi.

Kimsesinin olmadığı bir dünyada, tek başına ayakta durmaya çalışan ve dans etmekten başka isteği olmayan, umudu içinde taşıyan biriydi.

Bir gün hayat hiç olmayacak bir şekilde yollarını kesiştirdi.

Ve kılıç, kelebeği gördü, hemen orada âşık oldu.

Kelebek ise dansa ve kılıca tutundu. Önce kendisine, sonra kılıca umut oldu.

Bir kelebek dans etti, kılıcın buzları eridi.

Peki, bir kılıç ile bir kelebek birlikte dans edebilirler miydi?

“Gemileri ateşe vermezsen deniz değer bilmez, gidenler geri dönmez.”


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 472
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2020
₺54,40

Birkaç kadın var bu kitapta. Biraz senin gibiyse biri, biri de nefret ettiğin öteki. Biraz sevdiğin adamsa onunki, diğeri de hayalini kurduğun adam gibi. Ya da kadınlar; biri evdeki incittiğin belki, diğeri de yanında yatmayı düşlediğin. Sen varsın burada. Tutkulu olduğun işin var, tutkusuna kapıldığın yükü ağır aşkın var. Pişmanlıkların var, yapmak istediklerin ama cesaret edemediklerin var. Düşsem kalkamam ki diye korkup yürüyemediklerin var. Defalarca yazılmasına rağmen sonu hep bozulan bir hikâye gibi incitiyor bazı hikâyeler… Mutlu sonlu kimi, kiminin mutlu sonu kimine mutsuzluk bazen. Kadınların kimi zaman kız kardeş, kimi zaman azılı birer düşman olabildiği bir dijital dünyanın kahramanı onlar. İşinin peşinde koşan, aşkının peşinde koşan… Ve düşen. Düşse de kalkmayı bilen; bazen ağladığını saklamayan, bazen de kan kusarken kızılcık şerbeti içen kahramanlar. İçinde kaybolurken kendinizle tanışacağınız hikâyeler bırakıyorum size. Sevin, dost olun kadınlarımla. Mücadelelerinde verdikleri savaştan kendinize düşen elmayı almayı unutmayın. Bir gün gelince o doğru zaman, “Bugüne dek neredeydin sen?” demek için belki de.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 240
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 6.2020
₺20,80

Aşk mı aşk mı?

Yaşadığın hangisi?

Peki, yaşamak istediğin hangisi?

Yaşımız kaç olursa olsun, hepimiz aşk peşinde koşup duruyoruz. Ancak bazılarımız AŞKı coşkusuyla, tutkusuyla, bağlılığıyla üst seviyede yaşıyoruz. Bazılarımız ise küçük meselelerden büyük kavgalar edip, çok acı çekiyor, kırık dökük aşklarla yetiniyor, şikâyet ediyoruz.

Oysa hepsi sizin elinizde.

Çünkü hangi aşkı yaşadığınız kadın erkek arasındaki dili ne kadar bildiğinizle ilgili bir konu.

Bu kitap size ilişki koçluğu yaparken bir yandan da tatlı bir şekilde sizi ilişki dilinin ustası yapacak. Bu rehber kitap kendi hatalarınızı nasıl aşacağınızı ve mutlu bir aşka, aşk dolu mutlu bir evliliğe doğru nasıl yol alacağınızı anlatacak.

Aşkın, ilişkinizin dilini öğrenmeye ve hayalinizdeki, hak ettiğiniz aşkı yaşamaya hazırsanız hadi başlayalım…


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 216
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2020
₺24,00

Seni yanıma, tüm dünyayı karşıma almak istiyorum.

Hava soğuktu, rüzgâr acımasız. Burası bir kar küresiydi, biz de içindeki figürler. Gün gelecekti, birileri bu kar küresini eline alıp sallayacaktı. Kar yağıyor sanacaktık oysa altüst olacaktık... 

Eylül, kışın en soğuk günlerinden birinde kendisini Abant Gölü'nün yakınlarında ormanlık bir alanın içine kurulmuş Kar Küresi Psikolojik Destek Merkezinde bulduğunda başına geleceklerden habersizdi. Buraya yalnızca psikolojik destek almak için geldiğini sanan Eylül kendisini bambaşka bir sona doğru giderken bulacaktı. Önce Merih'le tanışacak, sonra Merih'te kendisini bulacaktı. "Biz buradayız," diyecekti Merih ona, "ve bunlar yaşanıyor." 

Bu hikâye Eylül'ün ve Merih'in altüst olmalarının hikâyesi… Birlikte dibe batmalarının ve ışıksız kalmalarının hikâyesi... Hiçbir gülümsemesi içten olmayan, gözü hep uzaklarda bir yerlere dalan, ne olduğunun bilinmezliğinde oradan oraya savrulan, kanatlarını göremediği için kendisini çirkin sanan tavus kuşlarının hikâyesi. Bu hikâye sizin hikâyeniz, bu satırları siz yazdınız... Eylül ve Merih'in kış masalının içinde üşümeye hazır mısınız? 

Bu doğan güneş var ya Eylül... İşte o bizim için doğmuyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 384
En / Boy : 13.5 / 19.5
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 6.2020
₺68,90

Aşk kaç kişiliktir? Ölüm büsbütün ayırır mı insanları? Peki, onun birleştirdiği de olmuş mudur hiç âşıkları? Mucizeler kanımızda mı dolaşır yoksa hep uzaktan mı bakar yüzümüze? Kalbinizin odaları bomboş kaldığında keskin bir rutubet kokusu geliyor mu burnunuza? Sevgiyi paslı bir bıçak gibi saplamadılar mı hiç göğsünüze? Sevginin iyileştiren bir şey olduğunu ilk kim fısıldadı kulağınıza? Eliniz boşluğa uzandığında içinizden bir tren, taş sayıp raylara koydukları kalbinizi ezerek geçmiyor mu? “İyi bir şey olsun,” diye dua etmek için göğe açtığınız avuçlarınız umudu taşıyacak kadar güçlü mü sahiden?

Ayşen Bozkuş, Aşk Bir Mucizedir ile zor sorulara cevap aramak için yola çıkanlara rehberlik ediyor. Aşkın gücünü, mücadele etmenin erdemini ve güzele olan inancın kudretini işaret ediyor okura. Kurgusu, hikâyesi ve karakterleriyle unutulmayacak bir okuma vadeden Aşk Bir Mucizedir uzun zaman zihninizin labirentlerinde dolaşacak bir roman.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 216
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2020
₺28,00

Bazen geceyi geçirecek birine ihtiyaç duyarsınız, bazen de bundan çok daha fazlasına. Sofia karanlık sırlarıyla birlikte Mert’in evine sığındığında işlerin bu noktaya geleceğini asla tahmin edemezdi. Başında yeterince dert ve emin olduğu bir şey vardı: Aşkın hiç sırası değildi. Sofia’nın beladan kurtulmayan ve karanlıklara mahkûm hayatına karşın Mert’in hayatı, trajik geçmişi dışında, imrenilecek güzelliklerle doluydu. Sevgi dolu bir aile, sağlam dostluklar ve başarılı bir kariyer… Genç adamın sahip olduğu birçok şey vardı, ona aşkla bakan bir kadının kalbi dışında…

Mert aşk konusunda umutsuz vaka olduğuna tam inanmak üzereydi ki onunla tanıştı: Sofia. Cennetten mi, yoksa cehennemden mi geldiğini bilmediği bu gizemli kadına önce evinin kapılarını açtı; sonra da onu alıp hayatının tam merkezine koydu.

Sofia ve Mert, sadece kendilerine özel yarattıkları bir dünyada unutamayacakları rüya gibi iki hafta geçirdiler. Bu rüya, Mert’in inandığı tüm değerleri sorgulatacak karanlık gerçekleri öğrenmesiyle kâbusa döndü.

Hayat onları bir bilinmezliğe sürüklerken ikisinin de cevabını bulması gereken sorular vardı. Aşk mı, yoksa mantık mı insanı mutlu ederdi? Bir kadın, sevdikleri için neleri göze alırdı? Aşkın sınırları nereye kadardı?


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 304
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2020
₺33,60

Hayalleri elinden alındığı hâlde kendi ayakları üzerinde durmaya çalışan genç bir kadındı Zeynep. Yıllarca pes etmeden, tek başına hayatta kalmaya çalışmışken bir anda karşısına çıkan bir yabancı her şeyi altüst etmişti. Üstelik kaderinin iplerini eline alıp hayatına hükmedebileceğine inanıyordu. Peki, Zeynep kalbinin ritmiyle oynayan bu adamın onu rüzgârda savrulan bir yaprak misali savurmasına izin verebilecek miydi?

Aşkı filmlerde izlemeye bile tahammül edemeyen, masalların mutsuz insanları avutmak için uydurulduğuna inanan ve atlattığı olaylı boşanmanın ardından evliliğe tövbe etmiş bir adamdı Sinan. Hayattan ne istediğini artık çok iyi bildiğini sanıyordu. Çok konuşan kadınlarla ilgilenmiyordu, sarışınlardan hoşlanmıyordu ve özellikle çalışanlarıyla arasındaki mesafeyi korumak sarsılmaz prensiplerinden biriydi.

Ancak bir gün aniden ofisinin, hatta hayatının merkezine yerleşen bir sarışın ezberini bozacaktı, kurallarını tek tek yıktıracaktı.

Kaderin küçük oyunlarla ve tesadüflerle bir araya getirdiği bu iki insan birbirleriyle savaşmayı mı, yoksa aynı yolda el ele yürümeyi mi seçeceklerdi? Üstelik birinin mutluluk için, diğerininse hayatını yoluna koymak için son şansıydı.

Peki, bu şansı nasıl değerlendireceklerdi?


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 456
En / Boy : 13,5 / 21,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2020
₺50,40

Aşk romanlarının kraliçesi Sophie Kinsella’dan aşkına ve hayatına sahip çıkan genç bir kadının güçlenme yolculuğu...

Fixie, kimseye hayır diyemeyen, düzen takıntılı ve her zaman “önce aile”nin geldiğine inanan zeki ve neşeli genç bir kadın. Özellikle babası ölüp de ev malzemeleri satan dükkânını kendisine ve kardeşlerine bırakınca, Fixie hayatını tamamen ailesine adadı.Fakat bir gün, bir kafede, zarif ve yakışıklı Sebastian’ın dizüstü bilgisayarına bakıp onu büyük bir dertten kurtardı Fixie. Elbette, Sebastian, Fixie’nin iyiliğini karşılıksız bırakmadı ve kahve kartonuna ona borçlu olduğunu yazıp imzaladı.

İşte bu an, hepimizin beklediği o an sevgili okurlar. Ama tabii, yine bütün kadınların başına geldiği gibi, Fixie’nin geçmişten hortlayan dertleri ve eski sevgilisi, bu kusursuz şansı elinden kaçırmasına neden olabilir.
Sana Bir İyilik Borçluyum, okurlarına hayatlarına, aşklarına ve isteklerine sahip çıkmaları gerektiğini hatırlatan eğlenceli ve çağdaş bir masal.


“Aile hayatı, aşkı bulma ve genç bir kadının iş hayatının zorluklarıyla başa çıkma mücadelesi… eğlenceli kahramanlar geçidi… ilk kitabından tam 19 yıl sonra bile Kinsella’nın neden hâlâ kadın merkezli romanların en güçlü kraliçelerinden biri olduğunu hatırlatacak.”

-The Washington Post


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 440
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2020
₺37,44

Logan St. James...

Hatırlamak istemediği geçmişini ardında bırakmak ve büyük bir asaletin parçası olabilmek için yıllarını vermiş bir yakın koruma... Görevi, sadakat yemini ettiği kraliyet ailesinden bir ismi, Prenses Olivia’nın kardeşi Ellie Hammond’ı korumak. Asla odağını kaybedemez, korumakla yükümlü olduklarını gözünün önünden ayıramaz ve asla, asla âşık olamaz. Ellie Hammond... Akıllı, çekici, güzelliğiyle baş döndüren bir genç kız… Ablası Prenses Olivia masalsı bir dünyaya adım atarken, o kendi yolunu bulmaya çalışıyor ve umutsuz bir aşka düşüyor. Peki Logan, Ellie’yi yalnızca işinin bir parçası olarak görebilecek mi? Yoksa, yıllarca koruduğu o güzel genç kız adım adım çekici bir kadına dönüşürken, karşı konulmaz arzularına teslim mi olacak? Logan bir seçim yapmak zorunda: Geçmişin anılarını kapatan kraliyet ailesi ya da aşkın asaleti...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 296
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2020
₺23,04

İnsan doğru olana yüzünü sürdüğü, ona boyandığı, onunla kuşanıp yürüdüğü zaman bambaşka bir güzelliğe erişiyor. Başımıza ne gelirse gelsin, kimleri kaybetmiş olursak olalım doğru olanı aramaya gücümüz yetmeli. Eğer o güç yüreğimizi sararsa, o gücün elini sıkı sıkı tutarsak yolumuzdaki taşları temizleyen bir rüzgâr biz yola ulaşmadan evvel esip temizler onları. Buna inanmak bile doğruya olan yolculuk için güç veriyor.

Ayşen Bozkuş, İyi Şeyler Birdenbire Olur’daki duru anlatımıyla bize tam da doğrunun ne olduğunu fısıldıyor. Acı tecrübelerin son değil bambaşka güzel başlangıçlar için yol olduğunu gösteren bu roman, hikâyesi ve okura işaret ettikleriyle hayata karşı farklı bir bakış açısı kazanmanızı sağlayacak güçte.

Yaşanılanlar aslında hayatın, “Yalnız değilsin. Bak birdenbire karşına çıkan insanlar, hiç hesapta yokken yaşanan olaylar var. Adına tesadüf dediklerin var,” deme şekliydi. Tesadüf ne planlı bir kelimeydi. İçinde hayatımızı değiştiren her şey ve herkes vardı…


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 176
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2020
₺26,40

“İçim acıyordu, pişmandım. Her şeyden önce suçluydum ama o kadar bencildim ki yine onu istemekten kendimi alamıyordum. Ne olursa olsun ondan vazgeçemezdim.”

Birbirlerine ilk görüşte âşık olan Ela ve Baran, ellerinde olmadan aşkın büyüsüne kapılmışlardır. Ela, başına gelen acı olayı öğrendikten sonra canını yakan her şeyden kurtulmak için çok sevdiği şehrini terk eder. Yalnız kalıp olanları unutmak için gittiği yerde başına geleceklerden habersizdir. Artık daha güçlü bir kadın olduğuna, bir daha kolay kolay hiçbir erkeğe kapılmayacağına kendini inandırmıştır. Ta ki Baran’ı görüp kendini onda kaybedene kadar…

Baran işinde başarılı bir adam ve ailesine bağlı bir evlat olmasına rağmen hayatın ona gençlik yıllarında acımasızca aşıladığı güvensizlikle bambaşka bir adam olmaya zorlanmıştır. Kendinden emin duruşu ve açık sözlülüğü, ukala tavırları ve serseriliğiyle dikkat çeken Baran, hiç beklemediği bir anda hayatına giren kadının esiri olunca sudan çıkmış balığa döner. Ancak hızla ve tutkuyla birbirlerine bağlandıkları anda geçmiş önlenemez bir şekilde peşlerinden gelir. Ela ve Baran için bir anda her şey değişmiştir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 464
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2019
₺49,60

Trajik bir hata… Komik bir yanlış anlaşılma… Zeki ve eğlenceli bir kadının değişim hikâyesi… Sözleşmeler, toplantılar, bitmeyen bir koşturmaca... Gece gündüz demeden, her bir dakikanın hesabını yaparak süren bir çalışma temposu... Samantha Sweeting’in hayatı işte böyle çünkü o, Londra’nın en önemli hukuk şirketinde çalışan bir avukat. Üstelik kariyer planları var ve hayallerine ulaşmasına çok az kaldı. Ah bir de tüm kariyerini mahvedecek o hatayı yapmasaydı! Umut yerini şaşkınlık ve hayal kırıklığına bıraktı. Samantha
ofisinden kaçarcasına çıkarken, amaçsızca bineceği trenin onu bambaşka bir hayata götüreceğinden habersizdi. Yardım istemek için çalacağı bir kapının yeni bir dünyaya açılacağından da. Küçük bir yanlış anlaşılma sonucunda yeni bir işi oldu: Hizmetçilik! Uzmanlık alanlarıysa temizlik, ütü, çamaşır ve yemek yapmak! İyi ama bütün bunları daha önce hiç yapmadı ki! Yanan yemeklerin, açılmayan ütü masalarının, becerilemeyen ev işlerinin üstesinden gelmesi gerekecek. Hele bir de gerçek aşkı bulursa… Ama eski hayatı peşini bırakacak mı? Ya da... O, geçmişini arkasında bırakabilecek mi?

“Kusursuz eğlence... Pasaklı Tanrıça’nın mizahı benzersiz ve çok tatlı. Kinsella okurlarını meraktan çatlatan bir komedi tanrıçası.”
-Miami Herald

“Sıcacık bir romantik komedi.”
-Washington Post


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 416
En / Boy : 13,8 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2019
₺35,28

Gecenin karanlığına meydan okuyan derin yırtmaçlı, omuzları açıkta bırakan siyah elbisesi içinde adeta bir ilah, bir aşk tanrıçası edasıyla salınıyordu Deniz’im. Fondaki şarkının ezgilerine uyarak ve bir ritüele hazırlanır gibi önünde diz çöktüm. Ellerimle ilmek ilmek işlediğim papatya tacını takdim ettim ona. Bir şehri fetheden hükümdara, şehrin anahtarını teslim eden mağlup bir komutan gibi…

Öyle demiştim ona: “Bu gece sen olarak gel!”

O gece biz olabilirdik. Eğer o gerçekten kendisi olarak gelirse belki de yepyeni bir hikâyeye başlayabilirdik.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 152
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2019
₺20,80

Asya Özkurt...

Henüz yirmi yaşındaydı. Başına gelen bütün acılara boyun eğmişti. Onun acı dolu hikâyesi hayata gözlerini açtığı anda başlamıştı. Annesi doğum sırasında hayatını kaybetmiş, kızını kimsesiz bırakıp gitmişti. Öz babası annesinin ölümünden hep onu suçlamış, bir gün olsun kızına gün yüzü göstermemişti. Hayatın zorluklarıyla savaşmak istedi, kendine bir şans tanıdı. Derken karşısına bir fırsat çıktı. Asya başına gelecekleri bilmeden kendi ayaklarının üzerinde durabilmek için hayatın ona sunduğu bu fırsatı kabul etti.

Yiğit Arslanoğlu…

Sert, despot ama bir o kadar da hisli bir genç adam…

Bir gün Asya’yı gördü. Masmavi gözleriyle denizi kıskandırabilecek bir güzelliğe sahipti Asya... O mavi gözleri sert adamın kalbiyle buluşmuş, yüreğine bir ışık gibi doğmuştu. O heybetli adam, bu küçük kadına yenilebileceğini düşünemedi. Asya ona karşı direndi ancak Yiğit’ten kaçmaya çalışırken ona ölesiye âşık olacağını tahmin edemedi. Ne var ki Yiğit büyük bir sır saklıyordu. Bir gün büyük sır ortaya çıkacaktı…Ve o zaman kazanan ya aşk olacaktı ya da hicran...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 416
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2019
₺66,40

Bir yanda çapkınlığıyla meşhur, yakışıklı bir adam; diğer yanda sırlarıyla ortalığı birbirine karıştırabilecek, gizemli ve güzel bir kadın. Kader onları bir araya getirdiğinde, ikisi de başlarına gelecek olanlardan habersizdi.

Dominique, onu başarılı bir işadamı yapan becerilerini aşk hayatında da sergileme konusunda ne kadar başarılı olacağından emin değildi.

Jaime ise yaşadığı peri masalını bir anda kâbusa çevirebilecek o büyük sırrını daha ne kadar gizleyebileceğini bilmiyordu.

Her bir satırında sizi romantik Paris sokaklarında hoş bir gezintiye çıkarıp, kalbinizi eritecek bir aşk hikayesi.

“Gitmeme hiç izin vermeyeceğine dair söz vermeni istiyorum. Ama böyle bir şey istemeye hakkım var mı bilmiyorum,” dedi Jamie gülümseyerek.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 320
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 9.2019
₺32,00

Skandallarıyla ünlü Prens Henry, hiç beklemediği bir anda, kral adayı olmanın sorumluluğuyla yüzleşir. Abisi Nicholas’ın aşkı için tahttan vazgeçmesi, onu veliaht haline getirmiştir ama Henry buna hiç de hazır değildir. Onun ilgi alanına kral olmaktan çok partiler, kadınlar ve seks girmektedir...

Kraliçe Lenora ise bu duruma bir son vermeye kararlıdır. Çareyi, tek başına kalıp kendini toplayabilmesi için torununu kısa bir tatile göndermekte bulur. Ancak Henry’nin Amerikalı bir televizyon yapımcısıyla yaptığı anlaşma, Kraliçe’nin fazla iyimser olduğunun kanıtı gibidir.

Henry’nin altına imza atmayı düşündüğü yeni bir skandal vardır:

Mükemmel Çift programının Kraliyet Ailesi versiyonu…

Prens tarafından seçilmek için çırpınan yirmi genç, güzel, asil kadın... Ve elbette eğlence, seks, çılgınlık...

Oysa Henry’nin hesaba katmadığı biri vardır: Sarah Mirabelle Zinnia Von Titebottum


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 300
En / Boy : 13,7 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2019
₺23,04

Bahar'ın hayatı en gizli hayallerinin, rüyalarının da ötesinde bir düzene girmiştir ve artık güzel günlerin kendisini beklediğinden neredeyse emindir. Çünkü âşık olduğu adamla, âşığı olduğu şehirde, güzel İzmir'inde mutluluğa yelken açmanın tatlı hazırlığı içindedir.

Ancak iş ciddiye bindiğinde evdeki hesap çarşıya uymaz. Hazırlıklar başlayınca her kafadan ayrı ses çıkarken Bahar ailelerle sevdiği adamın arasında kalmış halde bulur kendini. Selim'in ise tek istediği, sevdiği kadına bir an evvel kavuşmaktır ve hazırlıklar dallanıp budaklandıkça işler iyice karışır.

Bahar yirmi sekiz yıldır düşlediği düğüne kavuşmak için neleri göze alacaktır? Daha da önemlisi dünür çetesi, iş gerçekten dünür olmaya geldiğinde bu işin altından kalkabilecek midir? Ne olursa olsun aşktan taraf olabilecekler midir?


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 384
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2019
₺46,40

KUSURSUZ BİR HAYATIN BEDELLERİNE HAZIR MISIN?

Lexi bir sabah gözlerini açtı ve hayatının tamamen değiştiğini gördü.

Çarpık dişleri, tombik vücudu, berbat aşk hayatı, terfi alamadığı sıkıcı işi gitmiş, yerine kusursuz dişler, incecik bir vücut, yakışıklı milyoner bir koca ve bol maaşlı yönetcilik pozisyonu gelmişti. Üç sene boyunca yaşadığı hiçbir şeyi hatırlamıyordu. Önce bunu dert etmeyi boş verdi. Ne de olsa, artık hayallerini kurduğu hayata sahipti. Fakat bir süre sonra mükemmel hayatının göründüğü gibi olmadığını fark etti. Artık arkadaşları ondan nefret ediyordu. Evinde kendisine ait hiçbir eşya yoktu. Annesi ve kız kardeşi neden böyle davranıyorlardı? Peki ya şu dağınık saçlı adam neler saçmalıyordu?

“Romantik edebiyatın en sürükleyici kitaplarından. Bayıldık.”

- Cosmopolitan

“Yine kendine has Kinsella. Tam da yaz için biçilmiş kaftan.”

- Publishers Weekly


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 384
En / Boy : 13,8 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2019
₺33,12

Bir avuç kimsesiz çocuğu, bir mahalle saklamıştı her türlü tehlikeden.
Yıllar önce dostunu kaybeden Kurtaran, nihayet mahallesine dönmüştür. Ancak hiçbir şey giderken bıraktığı gibi değildir. Özellikle de sevdaya olan inancı ve yüreği…
Geride bıraktığı dostlarından bir aile kurmaya ve hayata yeniden tutunmaya çalışırken, kaçtığı bu mahallede aslında hayatını değiştirecek kadınla tanışır.
Birbirlerine düşman olan ama birbirini deli gibi seven iki insan…
Kocaman bir dost ailesi…
Küçücük bir mahalle…
Kaynayan dedikodu kazanları…
Yoksulluğun kıyısında yeşeren hayatlar…
Bizden, içimizden bir hikâye…


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 568
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2019
₺65,60

''Yanacağını bile bile ateşe yürür müydün?''

Aşk mı? Ateş Ataman’a göre sadece aptal bir duyguydu?

Evlilik mi? Hayatının sonuna kadar bekâr kalabilirdi.

Beklediği kişi mi? Elbette onun küçük planının bir parçası olacak kız bir başkasıydı. Ama yanlışlıkla odasına giren kişi Derin’di.

Fakat Derin, erkeklerle ilgili bir liste yapıyor olsaydı, Ateş Ataman’ın adını kesinlikle o listenin en başına yazar ve üzerini de kırmızı kalemle işaretleyerek “Asla Yaklaşma!” yazardı.

Ve yanlış zamanda belki de en doğru yerde olan Derin’den sonra artık hiçbir şey ne Ateş ne de Derin için eskisi gibi olmayacaktı!


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 432
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 3.2019
₺22,80

Bir gün uyandığınızda erkeklere karşı fobiniz olduğunu fark etseniz ne hissederdiniz?

Tuba bu sorunun cevabını çok iyi biliyor çünkü tam olarak bunu yaşıyor. Başına gelen korkunç olaylardan sonra erkeklerden korkmaya başladı, artık evinden dışarı bile çıkamıyor. Yine de her şeye rağmen kendini toparlayıp fobisini yenmek zorunda. Bunu yapabilmek için ona bir erkeğin yardım etmesi gerek. Önünde tek bir şansı var: Hiç tanımadığı, hayatını bildiği gibi şekillendirmek için uğraşmış, başına buyruk bir adam; Ege Tekin.

Peki işler Tuba’nın düşündüğü gibi yolunda gidecek mi? Yoksa geçmişte kalan sırlar bir bir açığa çıkarken korkularına yenileri mi eklenecek? Başlarına gelen bütün kötülüklere rağmen birbirlerinden güç alarak beraber yürüyen Tuba’yla Ege’nin heyecanlı ve sürükleyici hikâyesi…


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 384
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2019
₺55,90

“Gitme, ne olursun! Sana masallar anlatayım, kısa hikâyeler... Ninniler, şarkılar söyleyeyim. Yazdığım ürkünç şiirleri okuyayım, kahkahanı sal. Gitme, bulaşıkları bu ay boyunca ben yıkarım, ütü benim görevim olur, tozları da bir yıl boyunca mütemadiyen ben alırım. Evdeki sorumluluğunu es geç, söz, ben her şeyi ayarlarım.

Dilersen bıyıklarımı keserim, saçlarımı senin beğendiğin şekilde kısalttırırım. Parfümümü değiştiririm, boynuma yaklaşmaya niyetlendiğinde tartışmamız gerekmez. Kırmızı kazağımı çöpe atarım, atkımı keserim, iğrendiğin fotoğrafları parçalara ayırırım.

Gitme, seni kollarımla ısıtayım. Gitme, seni mutlu edecek ne tutuyorsa bu dünya, ondan çalıp sana sunayım. Gitme, kalbimi sen kırsan da ben kendimi suçlayayım. Gitme, kâbuslarını ben kovayım.”


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 264
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2019
₺37,60

Eteğimde hem çakıl taşları hem de kumlar vardı. Hepsinden kurtulmam lazımdı nefes alabilmek için ve bu nedenle her seferinde bana çarşaf gibi görünen başka bir sakin denize dalıyordum sessizce. O deniz ki, beni gördüğünde hırçınlaşıp köpürüyor ve ben koşarak kıyıya çıkarken farkında olmadan yeni çakıl taşları ile yeni kumlar doluyordu her yerime. Her denizden farklı çakıl taşı ve her denizden farklı kum. Hangi yürek taşıyabilirdi ki bu yükü?..


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 248
En / Boy : 15 / 21,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2018
₺22,95

İşte Öyle Bir Şey Sana Aşık Olmak

Hayatımızın her ânı gel-gitlerle geçti durdu. Okul, iş, hastane, emekli olunca bankalar… ve bazen de eski sevgililer…

Sırf ondan kaçmak için taşındığım İstanbul’da, bu zamana kadar içimde yaşadığım her şeyi anlatacaktım artık. Hem de bunu sadece ona, arkadaşlarıma, aileme hatta hiç tanımadığım tek gecelik insanlara değil... Onu artık herkes bilecekti: Malum, yeni taşındım ve içimdeki her şeyi anlatma arzusu. Ben de evdeki kolileri açtım,içlerine yazarak başladım, seni tekrar ama bu sefer tek başına yaşamaya.

Aslında bakarsanız, belki 10 kez olmak üzere hep ben ayrıldım ondan. Sevmediğimden mi? ASLA! Çok sevdiğimden ve hak ettiğimi düşündüğüm sevgiyi onda hissedemediğimden. Sevmediğini hiç düşündüm mü? ASLA! Hatta o kadar çok sevdi ki; kalbinin sesinden çoğu zaman mantığını duyamadı. Mantıken biraz aykırıydık çünkü. O Karadeniz’in bağrından çıkmış bir adam, bense Antalya’nın bağrında doğmuş rahat, umursamaz, vurdumduymaz, bütün sülalesi kocasını boşamış bir kadın...

İşte sen adam; benim aşktaki arafım oldun. Yutkunmak istediğim anda yutmaya kıyamadığım ama yutmazsam nefesimi kesecek bir ölüm. Şimdi seninle ne yapsam bilmiyorum. Biletimi kestim, cennet ve cehennem arasında hükmün verilmesini bekliyorum…


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 168
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2017
₺14,40

Bozkır ayazına tutulmuşçasına uyuşur parmaklarınız da yine ruhunuzun o ince aksine tepkisiz kalamazsınız. Nefesinizden üfler, nefsinizden yontarsınız onu. Her seferinde şekil alır kırık dökük vicdanınız. Af dilersiniz birbiri ardına…

Tespih bu; sabır çektirir, ah çektirir. Ama hep çektirir. Tıpkı kader gibi. Hep size çektirir.

Rengini yârin gözlerinden alır kimi zaman, kimi zamansa zifiri karanlıktan. Ama huzuru her daim Yaradan'dan.

Hayatın ayazını ciğerine çekmiş, kendi gibi soğuk taşlarda deva bulan bir usta.

Soğuk taşları gönlünün ateşinde ısıtan bir kadın.

Ve tespihe dizilir gibi ardı ardına dizilen kehribar rengi acılar...

Usta'nın aşkı size sabrı öğretecek ince ince. 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 320
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2018
₺46,40

Onunla tanıştığımda renklerini kaybettiğini düşünen, mutsuz ve sessiz biriydi. Ona Bayan Renk dedim çünkü sandığının aksine siyah ve griyi değil, gökkuşağının tüm renklerini içinde taşıdığına inandım. Birlikte gökkuşağını bulmaya çalışırken renklerin anlamlarını bambaşka bir bakış açısıyla öğreneceğimi tahmin etmemiştim.

“Aşk denen şeyin ne olduğunu o anda kavrıyorum. Yıllarca insanları dinledim. Onlar için üzüldüm, onları iyi hissettirmeye çalıştım. Ama hiç onlarla birlikte gerçek alamda acı çekmedim. Birinin acısını, mutluluğunu, umutlarını ve çaresizliğini kalbinde hissedebilmenin mümkün olduğuna inanmazdım ama oluyormuş işte. O güldüğünde gülmek istememi, üzüldüğünde acısını hissetmemi nasıl açıklayabileceğimi bilmiyorum. Belki de aşk anlamsız duyguların sevgiyle sarmalanmış halidir. Belki de aşk insanın açıklayamadığı duygulara taktığı herhangi bir isimdir. Bu her neyse, sonucu ne olursa olsun, yaşayabildiğim için hayatım boyunca minnettar olacağımı biliyorum.”


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 336
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2018
₺50,40

İnsanların hayatlarını kurtarmak Monica Mann’in hayallerindeki iştir. Bu yüzden hemşire olur ve hatta Sınır Tanımayan Hemşireler’e katılır. Büyük bir deprem ve hemen ardından gelen tsunami Jamaika kıyılarını vurduğunda, yardıma gidecek gönüllü hemşirelerden biri olmaya karar verir. Yaptığı işin planlama ve durum tespiti kısmında epey becerikli olduğundan, karşılaştığı kaos ortamını düzene sokmak onun için çok zor olmayacaktır.

Ta ki hissettiklerini kontrol altında tutmak için sahip olduğu becerilerin hiçbirini kullanmasına fırsat tanımayacak derecede çekici bir adam olan Trent Fairchild’la tanışana kadar...

Küçük bir helikopter filosunun sahibi olan Trent, çıplak ayaklarıyla Monica’nın hayatına daldığında genç kadının bütün planlarını bozar. Büyük bir yıkımın ortasında tanışmış olmalarına rağmen aralarındaki çekime karşı koyamazlar ve kendi minik cennetlerini yaratırlar. Ancak en mutlu anlarını yaşadıkları sırada karşılaştıkları büyük bir tehlike hayatlarını tepetaklak eder ve cennet bir anda cehenneme döner. Fakat onların hikayesi henüz bitmemiştir. Monica ve Trent’in, aşkın sınır tanımayan gücünü keşfedecek cesaretleri var mıdır?


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 352
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2018
₺33,60

Yalnız çiçek Lillian Hargrove, yaşamının neredeyse tamamını altın kafesinin parmaklıkları arasında, gerçek bir aşk ve hayat arkadaşı hasretiyle geçirmiştir. Tanıyıp güvendiği bir ressamdan aldığı modellik teklifi karşısında tek bir an bile tereddüt etmez. Uzanarak verdiği iddialı pozun halka açık bir sergide sergileneceğini öğrendiğindeyse dünyası başına yıkılır.

Onu içine düştüğü bu skandaldan sadece bir kişinin yardımı kurtarabilecektir: Kalbi gece kadar karanlık Warnick Dükü’nün yardımı.

Warnick Dükü, aristokrasi dahil İngilizlere özgü her şeyden nefret etmektedir. Birleşik Krallık’ın en saygı duyulan dukalıklarından birine sahip olmasına rağmen hiçbir şey umurunda değildir –özellikle de sahip olduğu unvanın getirdiği çeşitli himaye sorunlarıyla karşı karşıya kaldıktan sonra.

Yine bu himaye sorunlarından biri sebebiyle Londra’ya gitmek zorunda kalan Warnick Dükü’nün tek amacı, hayatta hiç kimsesi olmadığından Warnick ailesinin himayesine bırakılmış Lillian’ı bulmaktır. Onu uygun bir adayla evlendirip artık başkasının problemi olacağına emin olduktan sonra, İskoçya’daki sessiz ve normal hayatına geri dönmek niyetindedir. Ancak âşık olmadan asla evlenmeyeceğini söyleyen Lillian söz konusuyken, işlerin

Warnick Dükü’nün istediği kadar kolay ilerlemeyeceği kesindir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 456
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2018
₺39,20

Henüz on yedi yaşındaki Hazal, ailesinin İngiltere’den Türkiye’ye dönme kararı alması üzerine arkadaşlarını geride bırakarak yeni bir hayata atılmak zorunda kalır. Güzelliğine dair hikâyeler duyduğu ancak daha önce hiç görmediği İstanbul’da ilk aşkını ve ailesinin kendisinden sakladığı büyük sırrı bulacağını henüz bilmemektedir. Ama hayat karşısına ne engel çıkarırsa çıkarsın bunu müzikle aşabileceğine inanır.

Sonra bir gün aniden onunla tanışır: Aras, Küçük Adam... Hayalindeki müzik dolu yaşamı kendini kaptırdığı

Küçük Adam’da bulduğunu düşünse de, her şeyden önce ailesine ve önündeki müzik yarışmasına odaklanmak zorundadır. Küçük Adam’la beraber hangi şarkıları söyleyeceklerine ise kader karar verecektir.

“Hayatımız âdeta müzik üzerine kuruluydu, yaptığımız her güzel işte mutlaka müzik vardı. Kendimi, onu,

bizi bulduğum tek yer notalardı, her bir kelimede biz vardık. Sanki bugüne kadar yazılmış tüm şarkılar bizim için çalıyordu, sanki söylenen tüm sözler bizimle var olmuştu…”


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 296
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2018
₺24,00

Bir Varmış Bir Yokmuş...
Hayat Kısaca Böyleydi.
Bazen Var Oluyordun Bazen Yok...

Ancak bazen hayallerinde büyüttüğün insanın tam karşısına dikilsen de ne sen görünürdün ne de hislerin...
Adeta görünmez oluverirdin.
İşte o an yokluğun en derinden yaşandığı andı. 

Ben de öyleydim.

Hayatımı bir odada yalnız başıma tüketirken birilerinin anılarında var oluyordum.
Fakat bir gün isyankâr ruhum şaha kalkıp kendini gösterdiğinde
Fırtınalara göğüs germeye çalışan bir papatya oluverdim.

Madem gidiyordum,

Hayatı sonuna kadar yaşayacaktım.

Sevecek, gülümseyecek, yeni şeyler öğrenecek

Ve yeni dostlar edinecektim. 

“Masal tadındaki bu aşk hikâyesi sizleri Meryem Nart’ın kalemine bir kez daha hayran bırakacak.”

-Mehtap Fırat

“Elif’in hayata karşı duruşuna, mücadelesine ve aşktan vazgeçişine hayran olacaksınız.
Kesinlikle bu senenin güçlü hikâyelerinden biri.”

-Pınar Gencal


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 320
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2018
₺56,25

1898 yılında yazılan Araba Sevdası, Türk edebiyatında ilk realist roman örneği olarak kabul edilmektedir.

Bihruz Bey, dönemin burjuva gençliği gibi Fransız kültürüne hayran, züppe bir gençtir. Ona göre Türkçe kaba, yetersiz bir dildir ve gerekmediği sürece konuşulmamalıdır. Kendisi de Fransızcaya hakim olmamakla birlikte Türkçe-Fransızca karışımı bir dille konuşur. Bihruz Bey, mirasyedi, şımarık bir gençtir ve hayatı alafranga kıyafetler diktirmek, kır kahvelerinde ve mesire yerlerinde lüks arabasıyla gezmekten ibarettir. Bir gün açık hava gezinti yerlerinden birinde yine kendisi gibi lüks bir araçtan inen iki kadın görür ve birden bu kadınların birine aşık olur. Aslında kadına aşık olmaktan çok, kendi kafasındaki kadın modeline aşık olmuştur. Aklından çıkaramadığı bu kadının öldüğünü sanarak acı çeker, fakat bir gün gerçekler ortaya çıkar.

Araba Sevdası, bir aşk hikayesi ekseninde, dönemin üst tabakasının yaşantısını, sosyal ve toplumsal yapıyı eleştiren, önemli bir eserdir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 264
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2018
₺27,90

 Veda etmek zorunda kalmadığımız 
bir dünya düşünün... 
Aramızdan ayrılsalar bile sevdiklerimizle 
konuşabileceğimiz bir dünya. 


Bilgisayar yazılımcısı olan Sam kendi geliştirdiği algoritma sayesinde tanıştığı ve aşık olduğu Meredith’le harika bir ilişki yaşamaktadır. Fakat Meredith çok sevdiği büyükannesini onunla vedalaşma fırsatı bile bulamadan kaybedince hayata küser. Sevdiği kadını bu halde görmekten büyük üzüntü duyan Sam, Meredith’in büyükannesiyle elektronik ortamda kurdukları iletişim arşivini toparlar ve bir yazılım geliştirir. Bu yazılım sayesinde Meredith hala yaşıyormuşçasına büyükannesine gönderdiği e-postaya bizzat büyükannesinin ağzından yazılmış bir cevap alacaktır. Sam yazılımı daha da geliştirip onların görüntülü konuşma yapabilmesini sağlar. Ölüleri adeta hayata geri döndüren bu uygulamayı bir süre sonra başkalarıyla da paylaşmaya karar verirler. Artık keşkelerin, vedaların ve telafi edilemez pişmanlıkların olmadığı bir dünya yaratmışlardır. Fakat sonsuzluğa açılan bir pencere gibi görünen, sevdiklerimizle birlikte bu dünyadan asla kopmamamızı sağlayan bu yenilik, insanlığın doğaya karşı kazandığı bir zafer midir? Yoksa bazı acıları yaşamak, hayatımıza devam etmenin tek yolu mudur? Sam bu soruların yanıtını en acı yoldan öğrenecektir. 


“Frankel yapay zekânın sınırlarını zorlayan teknolojiyi merkezine alan bu acıklı hikayeyle aşk ve ölüm temalarını güçlü ve hassas bir şekilde işliyor. Yüreğinizi sızlatacak, etkileyici bir roman. Mendillerinizi hazırda tutun.” 

- Booklist 

“Eğlenceli, dokunaklı ve çok çok hüzünlü. Yazar sevgiyi, çaresizliği ve sevdiğimiz birini kaybettiğimizde oluşan o acı verici boşluk hissini kusursuzca ele almış… Bilgisayar düşkünleri, romantizmi sevenler, kahve aşıkları ve yağmurlu bir havada sahilde yürüyüş yapmaya bayılanlar için bu kitap biçilmiş kaftan.” 

- Digital Media Roundup 

“Laurie Frankel’ın bu muhteşem romanı kalplerinizi ve hayal dünyanızı ele geçirecek mi? Kesinlikle evet. Kahkahalara boğulacaksınız. Ağlayacaksınız. Ve muhtemelen, belki bir gün Frankel’ın fikrinden ilham alan bir bilgisayar dahisi böyle bir yazılım geliştirir diye sevdiklerinizle her gün görüntülü konuşma yapmaya başlayacaksınız.” 

- Garth Stein 

“Şimdilik Hoşça Kal’ı muhakkak okumalısınız.”
 
- Graeme Simsion, Rosie Projesi’nin yazarı 

“Kırık kalpleri yatıştırmak için teknolojinin yeniliklerini kullanan bu ilgi çekici aşk ve kayıp hikayesi adeta Sosyal Ağ ve Bir Gün’ü bir araya getiriyor.”

- Kirkus Reviews

“Modern, zekice yazılmış ve biraz da acıklı aşk hikayelerini seviyorsanız bu kitaba bayılacaksınız.”

- Redbook

“Bir bilgisayar programcısı yaşayanların ölülerle konuşmasını (neredeyse) sağlayan bir yazılım geliştiriyor ve bilgisayar bilimi, bilim kurguyla iç içe geçiyor.”

- Sacramento Bee

“Şimdilik Hoşça Kal mükemmel, orijinal, komik fakat aynı zamanda üzücü ve düşündürücü bir hikaye sunuyor bizlere. Kitabı elimden bırakamadım.”

- Liane Moriarty

“Şimdilik Hoşça Kal’ı okurken komik ve kahredici sahneler arasında bu kadar sorunsuzca geçiş yaptığı için ve yarattığı karakterlerin acılarını derinden paylaştığım için kendimi Laurie Frankel’a kızarken buldum. Benden size bir uyarı ve tavsiye olsun: Bu kitap sizi ele geçirecek ve okumayı bitirdiğinizde kendinizi değişmiş bulacaksınız.”

- Carolyn Parkhurst

“İnternetteki arkadaşlık sitelerine son derece kuşkuyla yaklaşanların bile bir kez daha düşünmesini sağlayacak, zekice yazılmış ve ilgi çekici bir roman. Laurie Frankel’ın sempatik karakterlere yer verdiği aşk hikayesi öyle etkileyici ki bir gün birinin çıkıp böyle bir bilgisayar programı icat etmesini umuyorsunuz. Kitabı güçlü kılan yönlerden biri de ölümün ardından yaşadığımız acılarla nasıl başa çıkmamız gerektiğiyle ilgili önemli soruları ele alması. Frankel kültürlü, komik ve zaman zaman okurlarının gözlerini dolduran bir yazar.”

- Toronto Star

“Bu zekice kurgulanmış hikayede Frankel’ın samimiyeti, zekası ve ustalığı inkar edilemez.”

- Kirkus Reviews

“Frankel kayıplarla ve hüzünle dolu bir dünyada aşkı yeni bulan genç bir çiftin dokunaklı hikayesini anlatıyor. Şimdilik Hoşça Kal oldukça dokunaklı sahneler barındırıyor. Frankel, kitapları takip edilmesi gereken bir yazar."

- Library Journal

“Frankel çetrefilli soruları düşünceli ve dikkat bir şekilde ele alıyor.”

- Publishers Weekly

“Frankel eğlenceli ve düşündürücü hikayesini örerken büyük sorular sormaktan çekinmiyor. Ve sonucunda ortaya hayatı, aşkı ve neyin kalıcı olduğunu irdeleyen yaratıcı bir anlatı çıkıyor.”

- BookPage

“Büyüleyici, aynı zamanda rahatsız edici… Aşk ve ölümden sonrasıyla ilgili akıllardan çıkmayacak, hüzünlü bir roman. Bir solukta okuyacaksınız.”

- Image

“Başarılı anlatımıyla düşündürücü bir yirmi birinci yüzyıl aşk hikayesi.”

- Company

“Mükemmel yazılmış… Harikulade.”

- Heat

“Sizi güldürecek, düşündürecek ve ağlatacak.”

- Jill Mansell

“Bir Gün hayranlarının çok seveceği sıra dışı bir hikaye.”

- Glamour

“Şimdilik Hoşça Kal ölüm ve sanal alemde ölümsüzlükle ilgili acıklı bir hikaye. Bir Gün hayranlarının kaçırmaması gereken bir roman.”

- Stylist.co.uk

“Harika bir roman. Laurie Frankel’ın gerçekçi karakterleri ve kalplere dokunan aşk hikayesini okumaktan zevk alacaksınız.”

 - Novelicious.com

 






 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 360
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2018
₺39,98

Yağmur yağmaya devam etse de karanlık bulutlar aralanmıştı.”

Luke kendini kaybediyor: Epilepsi. Ve epilepsinin yanında daha büyük sorunları olduğunu fark etmeye başlıyordu.

Esther kendini kaybediyor: Aşk. Bu harika bir duyguydu. Ancak üzerinde, ne olduğunu bilemediği bir gölgenin varlığını hissediyordu. Ve bu gölgenin gitmesi için sadece Luke’u sevmesi yetmiyordu.

Luke’un başından geçenler ona, kendisini sürekli küçük görmesine sebep olmuştu. Esther’ın kendine olan inancı ise oldukça kırılgandı. Ve aşk, hiç de göründüğü kadar kolay değildi. Dönemin sonunda bile hâlâ kendilerini kaybediyor olacaklar mıydı?

Kendisini sevmeyen biri için aşk, büyük bir mücadele olabilir. Ve bu mücadeleyi değerli kılan da tam olarak budur.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 336
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2018
₺13,30
1 2 3 ... 33 >
Çerez Kullanımı