İkizlerin bebeklik dönemlerinde başlayan maraton büyüdükçe katlanarak devam eder. Yeni doğan bebeklerin beslenmesi için saatlerce uğraşırken bu koşuşturmacaları tuvalet eğitimi, okul adaptasyon süreci tek çocuktan ya da kardeşli çocuktan farklı yoğunlukta sürer. Tüm rollerinize yetişebilmeniz için pratik, kolay ve denenmiş çözümlere ihtiyacınız vardır. İkiz evlerinde deneme yanılmayla kaybedilecek vakit yoktur. Bu sebeble ikiz annelerinin deneyimleri çok kıymetlidir. Bu mücadelede “İKİZLERLE YAŞAM” gerekli bir çok konuda sizlere yol gösteriyor…


Basım Ayı/Yılı : 2019
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 112
Ağırlık : 112
En / Boy : 14 / 20
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺55,00

İtaatsizlik Üzerine Denemeler'de Erich Fromm şöyle der: Asırlar boyu krallar, derebeyleri, endüstri patronları ve ana babalar itaat etmenin bir erdem, itaatsizliğin ise ahlaksızlık olduğu tanımında direndiler. Başka bir bakış açısı sunmak için bunun yerine şu tanımı da koyabiliriz: İnsanoğlunun tarihi itaatsizlikle başladı ve ne yazık ki itaatle sona erecektir.
Kulluk, asırlar boyu bir tanrıya, tanrının yeryüzündeki gölgesi yöneticilere ya da kutsal mülkiyet hakkına dayandırılarak insanları itaat ettirme düzeninin adı olmuştur. Giderek sekülerleşen ve sofistike normlaştırma yöntemleri ile gözden kaçırılan bu tutum, her ne kadar iktidarların ceberut baskı yöntemleri ile dayatılsa da uzun erimde esas sebep, boyun eğenlerin sahip oldukları davranış kodlarında yatmaktadır. Bu davranış kodu kulluk ethosudur. İktidarlar, doğaları gereği itaati talep ederler. İnsanlar ise tarih boyunca daima doğalarını zorlayarak özgürleşmişlerdir. Şu halde içinde bulunduğumuz çağın iktidarlarının da kendine özgü boyun eğdirme yöntemleri geliştirmesi kaçınılmazdır. Esas tartışılması gereken bu duruma insanların tepkisidir. İktidar/otorite bilimin, ahlakın ve hukukun belirleyicisi olarak kendini kabul ettirdiği ölçüde varlığını sağlamlaştırır ve eğer topluluk buna karşıt bir dinamik kurma tutumu içine girmekten kaçınırsa, bu durum hukukun oluşmasını engeller. Topluluk topluma, norm hukuka dönüşemez. Bunun sonucunda ise elimizde özgürlüğe dönüşemeyen kulluk kalır.


Basım Ayı/Yılı : 2023
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 102
Ağırlık : 102
En / Boy : 13,5 / 21
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺70,00

Bu kitap; hayat mücadelesi için Ordu'dan gurbete göçmüş, sıla özlemi çeken Ordulular ve belki de onların babaları gibi memleketleri ile ilgili hatıraları olmayan çocuklarına, dedelerinin ata yurtlarındaki yaşamları hakkında birçok örnek sunmaktadır.

Çocuk oyunları başta olmak üzere yazılmış her şey, hayat mücadelesi içinde olan hemşerilerimize anlık de olsa Ordumuzu hatırlatmaya yetecektir. Bu kitap, aynı zamanda tarihi süreç içinde daha önceleri şehrimize göçlerle getirilen kültürleri de dile getirmektedir. Dolayısıyla bu kıymetli çalışma bir Karadeniz bölgesi kültürü kitabı olarak da kabul edilebilir.

"Bir Mübadilin Dilinden Ordu Kültürü" isimli bu kitap aynı zamanda kendi türünde yazılan eserlerin en genişlerinden biridir. Tarih, edebiyat iktisat, hikâyeler, hurafeler, düğünler gibi birçok konunun yanında çocuk oyunlarından, mutfak gereçlerine kadar detaylı bir şekilde ele alınan konular bu çalışmaya bir kaynak kitap haline getirmektedir. Dolayısıyla Ordu ve Türk kültürüne ciddi bir katkı sunacaktır.

Bu tercüme çalışması: genç kuşakların, büyüklerinin sanat, edebiyat ve kültürüne ilgi duymasını da sağlayacaktır. Bu eser günümüz şartlarından dolayı kültürel bir erozyon ve yok olma karşısında, kendi şehrimizin gerçek kültürünün hafızalarda kalmasına yardımcı olacak bir kaynaktır.


Basım Ayı/Yılı : 2023
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 544
Ağırlık : 544
En / Boy : 20 / 25
Cilt Tipi : Ciltli
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺240,00

Kültürel Alanda Küyerelleşme

Toplumbilimci Roland Robertson’un Küresel Ve Yerelin İç İçe Geçmesi Veya Birbiri İçinde Erimesiyle Oluşan Karışım Veya Yerel Küreselleşme Olarak Tanımladığı Küyerelleşme Konusu Hem Dünyada Hem De Ülkümüzde Ekonomi,pazarlama Uluslararası İlişkiler,siyaset Bilimi,kitle İletişim Teknolojileri Gibi Alanlarda Sıkça Ele Alınmış Ve Bu Konuda Pek Çok Kitap Yayımlanmıştır. Ancak Kültürel Alanda Küyerelleşme,küyerelleşme Olgusunu Eğitin,dil Ve Edebiyat,tiyatro,müzik,resim Meslek Kuruluşları, Gastronomi Ve Marka Yaratma Gibi Kültürü Oluşturan Diğer Alanlar İçinde Ele Alan,salt Bu Alanların Küresel İle Karşılaştıklarında Nasıl Bir Tepkimeye Girerek Küyerelleşme Örnekleri Oluşturduklarını Ve Bu Süreçte Çevirinin İşlevini İnceleyen İlk Kitap Olma Özelliği Taşımaktadır.


Basım Ayı/Yılı : 2022
Basım Yeri :
Baskı Sayısı :
Sayfa Sayısı : 186
Ağırlık : 186
En / Boy : 21 / 30
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺135,00
Gençlerini İhmal Edenler Geleceklerini İmha Ederler

“İslam dünyasının yaşadığı iki medeniyet krizi var: Birincisi, 9. ve 10. yüzyıllarda belirgin bir şekilde başlayıp 12. ve 13. yüzyıllarda zirve noktasına ulaştı. Doğu cephesinde Moğol istilası ve Bağdat’ın düşüşü, Batı cephesinde ise Kurtuba’nın düşüşüyle birlikte İslam tarihinin o zamana kadarki en büyük krizi yaşandı. Haçlı ve Moğol saldırılarında bir şeyimiz hariç her şeyimizi yitirdik. Bu tür kriz, İslam medeniyetini fiilen tarumar etti ama inancımızı, akidemizi sarsmayı başaramadı. Kendimize olan güveni hiçbir zaman kaybetmediğimiz için çabucak toparlandık ve yeni bir meydan okuma gerçekleştirmeyi başardık. İkinci medeniyet krizi, Osmanlı’da Tanzimat’la birlikte başlayan ve günümüze kadar süren medeniyet krizidir. Köklerimizle, dolayısıyla dinimizle ve geleneğimizle bağlantımızı koparan ikinci kriz yolumuzu/yönümüzü yitirmemize sebep oldu. Bu iki sorunu/krizi derinlemesine incelemeye çalışacağız.”

Elinizdeki çalışma, 100 Kitap Listesi’ndeki kitapları ve yazarlarını tanıtmak amacıyla hazırlanan Yol Haritası programındaki konuşmaları merkezine alıyor. “Medeniyet tasavvuru”nu ihyaya kendini adamış bir mütefekkirin kaleminden kurucu şahsiyetlerin ve dönemlerin zihin açıcı bir arkeolojisini sunuyor. Yol Haritası’nda yaşadığımız medeniyet krizi sonrasında yönümüzü bulabilmek için yüzleşmemiz gereken sorunları samimiyetle ortaya koyan Yusuf Kaplan’ın çözüme yönelik cesur tekliflerini dile getirdiği medeniyet mefkûresinin güzergâhını bulacaksınız.


Basım Ayı/Yılı : 2022
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 2
Sayfa Sayısı : 208
Ağırlık : 208
En / Boy : 13,5 / 19,5
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺65,00

In this book, metal figurines found in Burdur Museum are introduced. The vast majority of the statuettes are bronze. Besides, there are silver, gold, lead and copper works. Find places have been added to the inventory of some figurines. However, since they came to the museum by purchasing, the find places of the majority of them are not exactly clear. With the work done, it was tried to be explained that the statuettes were captured from the Pisidia region and its surroundings. Figurines from the Pisidia Region were found from the ancient cities of Cremna, Ceraitai, Hadriani. Among the cities close to Pisidia are only finds from Cibyra. However, it should be noted that there are works that may originate from Pamphylia, Lydia, Phrygia, even if there are individual examples. The statuettes have a wide date range from the Late Bronze Age to recently. However, most of them belong to the Roman Period. In this study, 7 groups of statuettes were classified according to their periods. The 8th section consists of examining the false figurines. This book contains detailed descriptions, dimensions, views from different directions, analysis of the 66 statuettes and suggestions about where they might have been found. This book, which provides acceptable chronology and presents all the figurines in a holistic order, covers the first metal figurine work of the Pisidia Region

Bu kitapta Burdur Müzesi’nde bulunan metal heykelcikler tanıtılmaktadır. Heykelciklerin büyük çoğunluğu bronzdur. Yanı sıra gümüş, altın, kurşun, bakır eserler de bulunmaktadır. Bazılarının envanterlerine buluntu yerleri eklenmiştir. Ancak Satın alma yolu ile müzeye geldiği için büyük çoğunluğunun buluntu yerleri tam olarak belli değildir. Yapılan çalışmayla heykelciklerin Pisidia bölgesi ve çevresinden ele geçtiği açıklanmaya çalışılmıştır. Pisidia Bölgesi’nden heykelcikler Kremna, Keraitai, Hadriani antik kentlerinden ele geçmiştir. Pisidia’ya yakın kentler arasında ise Kibyra buluntuları yer almaktadır. Bununla birlikte tekil örnekler de olsa Pamphylia, Lydia, Phrygia kökenli olabilecek eserlerinin de olduğunu belirtmek gerekir. Heykelcikler Geç Tunç Çağı’ndan yakın zamanlara değin geniş bir tarih aralığına sahiptir. Ancak büyük bölümü Roma Dönemi buluntularıdır. Bu çalışmada heykelcikler dönemlerine göre sınıfl andırılmış, 7 adet grup oluşturulmuştur. 8. Bölümde sahte heykelcikler incelenmiştir. Bu kitap, 66 adet heykelciğin detaylı tanımları, ölçüleri, farklı yönlerden görüntüleri, veri analizlerini, nerede bulunmuş olabileceklerine dair öneriler içerir. Kabul edilebilir kronoloji veren ve tüm heykelcikleri bütüncül bir düzen içerisinde sunan bu kitap, Pisidia Bölgesi’nin ilk metal heykelcik çalışmasını kapsar.


Basım Ayı/Yılı : 2022
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 138
Ağırlık : 138
En / Boy : 16 / 24
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺135,00
Günlük Kullanım Kapları Işığında Antik Çağda Karadeniz Mutfak Kültürü

İnsanoğlunun yaşamını sürdürebilmesi için en temel ihtiyaçlarından biri beslenme gereksinimidir. Yeme-içme alışkanlıkları kültürel bir unsur olarak toplumdan topluma değişen, dolayısıyla gündelik yaşam içinde izlerini bulduğumuz beslenme/mutfak kültürünü oluşturur. Bu kültürün anlaşılmasında; yiyeceklerin hazırlanması, pişirilmesi, depolanması gibi kap kacaklar ve masa üstü seti olarak tanımlanan servis kapları/tabak, çanak, sürahi vb. farklı kullanım amaçlarına hizmet eden kapların kullanımı devreye girer. Bu bağlamda pişmiş toprak mutfak/masaüstü kaplarının Antik Çağ yerleşimlerimdeki varlığı, mutfak/beslenme kültürünün aydınlatılmasına aracı olan, Antik Çağda gündelik yaşama dair önemli ipuçları sunan arkeolojik kanıtları oluşturur. Fatsa Cıngırt Kayası’nda yürütülen arkeolojik çalışmalardan elde edilen günlük kullanım kapları ışığında Antik Çağ’da Karadeniz mutfak/beslenme kültürünün izleri ile günümüz gastronomisine yansımalarının serüveni; Arkeolojik materyal, Antik Çağ yazarlarının kayıtlarında geçen ifadeler ve güncel çalışmalarla harmanlanarak bu kitapta sunulmaktadır.


Basım Ayı/Yılı : 2022
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 165
Ağırlık : 165
En / Boy : 21 / 29
Cilt Tipi : Ciltli
Kağıt Tipi : Kuşe
Cep Boy Durumu : 0
₺270,00
Yasal Mevzuat - Organizasyon - Fonlar

Tamamen yenilenmiş ve güncellenmiş ikinci baskısı; gelen yoğun istekler sonucunda; daha kolay okunabilmesi, taşınabilmesi ve alınabilmesi için 2 ayrı kitap olarak yayınlanmıştır. 

Konularında 29 yıl gibi uzun bir tecrübeye sahip olan, müfettişlik, banka müdürlüğü, bölge müdürlüğü görevlerinde bulunmuş, uluslararası şirketlere danışmanlık yapan ve üniversitelerimizde finans ve bankacılık ile ilgili dersler ve konferanslar veren yazarlarımız tarafından, yaklaşık üçyüz yerli ve yabancı kaynak taraması yapılarak en güncel ve gerekli olan bilgilerin kitapta yer alması sağlanmıştır.

Birinci baskısı planlanan süreden önce tükenen bu kitap, meslek yüksek okulları ve fakültelerimizin temel ve ileri düzey bankacılık eğitimlerindeki bilgi gereksinimlerini en güncel bilgi ve verilerle karşılayacaktır. Anlatılan konuların daha kolay anlaşılması için, kitabın birinci cildinde 82 tablo ve 263 adet bölüm sonu sorusuna yer verilmiştir. Ayrıca, banka ve finans kurumu çalışanlarının da birçok mesleki konuda faydalanabileceği önemli bir referans kitap niteliğindedir.

İki ayrı ciltten oluşan bu eserin birinci cildinde bankaların kuruluşu, faaliyetleri ve organizasyon yapıları, ulusal ve uluslararası düzeyde bankacılık faaliyetlerinin yasal çerçevesi, bankaların fon kaynakları ve fon kullanım alanları kapsamlı bir şekilde irdelenmiştir. İkinci ciltte ise bankacılık ürün ve hizmetleri, bankalarda kredi onay süreci, kredilerin sınıflandırılması, yeniden yapılandırma ve risk yönetimi, fiyatlandırma ve faiz hesaplama yöntemleri, bankacılıkta insan kaynakları uygulaması ve nihayet Türk Bankacılık Sistemi'nin genel değerlendirmesi, tüm yönleri ile ele alınmıştır.


Basım Ayı/Yılı : 2017
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 2
Sayfa Sayısı : 448
Ağırlık : 448
En / Boy : 16 / 24
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 1. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺216,00

Çocuklara Dini Kavramlar

Uysal Yayınevi


Basım Ayı/Yılı :
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 10
Ağırlık : 178
En / Boy : 21 / 21
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 1. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺63,75

Bingöl Üniversitesi 2019 yılında Web of Science kayıtları esas alınarak uluslararası indekslerde yapmış oldukları yayınların baz alındığı değerlendirmede, 124 devlet üniversitesi arasında 10. Sırada yer almış ve yeni kurulan 41 üniversite arasında 2. olmuştur. Ayrıca Misyon Farklılaşması ve İhtisaslaşması Programı kapsamında Pilot Üniversite seçilen 10 üniversite arasında ilk sırada yer almıştır. yıllardaki başarısıyla kendini gösteren Bingöl Üniversitesi, Türkiye’de 2016 yılında yapılan değerlendirmelerle ilk beş pilot üniversite arasında yer almıştır. “Bölgesel Kalkınma Odaklı Misyon Farklılaşması ve İhtisaslaşması Programı “Tarım ve Havza Bazlı Kalkınma” başlıklı projesi ile bölge ve ülke ekonomisine katkı sağlamaktadır. Program kapsamında nitelikli bireylerin yetiştirilmesi, kırsal kalkınmada model bir şehir olunması, yeni lisans ve lisansüstü programlarıyla alanında uzmanların yetiştirilmesi, eğitimlerin verilmesi ile yaşam boyu öğrenmeye katkı sağlanması, yeni ürün ve patentlerle kendi alanında ihtisaslaşması amaçlanmıştır. amaçlarına ulaşması için iki ana hedef belirlenmiş ve çalışmalar bu alana yoğunlaştırılmıştır. Bu hedeflerden ilkini Bingöl’de meşhur olarak nitelendirilen ve dünyaca ünlü balını kapsayan “Arı ve Arı Ürünleri” oluşturmaktadır. Bir diğer hedefi ise birçok endemik bitkiyi bölgesinde barındıran Bingöl’ün florasının belirlenmesi adına “Ekonomik Değeri Yüksek Bitkilerin Tespiti ve Değerlendirilmesi” konu başlığı oluşturmaktadır.

Kurulduğu andan itibaren “Gelişimde Lider Üniversite” sloganını benimseyen Bingöl Üniversitesi, İhtisaslaşma programı ile birlikte gelişimdeki liderliğini sürdürmeye aday bir üniversite olarak nitelendirilebilir. İhtisaslaşma programı kapsamında PİKOM projeleri başlamış ve halen devam etmektedir. Ayrıca ikinci çağrıya da çıkılmış ve bu çağrıda başvuran projelerin değerlendirmeleri halen devam etmektedir. Ancak şunu ifade etmek gerektir ki yürütülen bu programa ve program kapsamındaki projelere ilişkin henüz iç ve dış paydaşların ne düşündükleri ile ilgili herhangi bir çalışma henüz yapılmamıştır. Dolayısıyla şu an okumakta olduğunuz bu eser ihtisaslaşma programı ile ilgili iç ve dış paydaş görüşlerinin alındığı ilk çalışma olması bakımından özgündür.

Bu çalışma, Bingöl Üniversitesi BAP birimi tarafından desteklenen PİKOM-Arı.2018.005 numaralı ve “Tarım ve Havza Bazlı İhtisaslaşma Programı Süreci ve Paydaş Görüşlerinin Değerlendirilmesi” başlıklı proje kapsamında proje ekibi tarafından iç ve dış paydaş görüşlerinin analizi ve değerlendirmesinden kitaplaştırılmıştır. Desteklerinden dolayı BAP birimine teşekkür ederim. Projenin araştırmacılarını Dr. Öğr. Üyesi M Seyman ÖNDER, Dr. Öğr. Üyesi Şenol ÇELİK, Dr. Öğr. Üyesi Yavuz TÜRKAN, Öğr. Gör. Mahmut ÇAKAN ve Arş. Gör. Emrah APAK oluşturmaktadır. Ayrıca projede bursiyer olarak yer alan ve mesaisinin büyük bir bölümünü projeye ayıran Semih OLGUN ile yine bursiyer olarak Zeynep AYAN görev almışlardır. Ayrıca veri toplama aşamasında sahada verilerin toplanmasında Cihat ERİKLİ de destek sağlamıştır. Tüm proje ekibinin tam bir takım ruhu ile çalışmaları neticesinde ortaya çıkan bu çalışma için tüm ekip arkadaşlarıma teşekkürü bir borç bilirim.

Bingöl Üniversitesi bünyesinde yürütülmekte olan bu çalışma için en başta Üniversitemiz Rektörü Prof. Dr. İbrahim ÇAPAK hocaya, ilgili Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ramazan SOLMAZ, PİKOM koordinatörü Prof. Dr. Ramazan MERAL, BAP Koordinatörü Doç. Dr. Mahmut TOPRAK ve BAP biriminden Yıldız YOLCU, PİKOM biriminden Öğr. Gör. Deniz CANLI’ya teşekkür ederim.

Bu çalışma kapsamında elde edilen bulgular ve bu bulgulara dayalı olarak üretilen önerilerin Üniversitemize, ilimize ve bölgemize katkı sağlaması umulmaktadır.

Doç. Dr. Cihat YAŞAROĞLU
Bingöl - 2019

 


Basım Ayı/Yılı : 2019
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 160
Ağırlık : 160
En / Boy : 16 / 24
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 1. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺43,24

Şen İzciler El Kitabı Uysal Yayınevi


Basım Ayı/Yılı : 2009
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 154
Ağırlık : 164
En / Boy : 14 / 20
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 1. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺56,25

Bu kitapta yer alan fotoğraflar Bülent Eczacıbaşı tarafından Şubat 2021 – Mart 2022 tarihleri arasında çekilmiştir. 
All Photographs in this book were taken by Bülent Eczacıbaşı between February 2021 and March 2022.


Basım Ayı/Yılı : 2023
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 140
Ağırlık : 140
En / Boy : 31,5 / 28,5
Cilt Tipi : Ciltli
Kağıt Tipi : Kuşe
Cep Boy Durumu : 0
₺440,00

Bilge Karasu ile Walter Benjamin arasında bir bağ olabilir mi? Birbirinden farklı ve uzak görünen bu iki isim arasında ortak noktalar var mıdır? İkisini karşılaştırmak mümkün müdür? 
Hafıza Kazısı Bilge Karasu’nun Lağımlaranası ya da Beyoğlu başlığı altında toplanmış metinlerini Walter Benjamin’in Bin Dokuz Yüzlerin Başında Berlin’de Çocukluk ve hafıza ile ilgili diğer metinleriyle birlikte okuyan ve Karasu’nun metinlerindeki tarihsel hafıza katmanlarını araştıran bir çalışma. Ülker Gökberk kişisel olarak da tanımış olduğu Bilge Karasu’nun anlatılarında kurmacayla birlikte var olan gerçeklik parçalarını bulup çıkarmaya çalışırken Lağımlaranası’nı kişisel ve kolektif hatıraların yansımış olabileceği bir Beyoğlu anlatısı olarak okuyor. Gökberk “hafıza kazısını” bağlamına oturturken Benjamin’in yanı sıra Freud, Bergson, Ricoeur, Barthes gibi düşünürlerin geliştirdiği yaklaşımlardan yararlanıyor, bunlara ek olarak Türkiye’nin yakın tarihinde Varlık Vergisi ve 6-7 Eylül Olayları gibi önemli konuları ele alıyor.  
Walter Benjamin’le diyaloğa soktuğu Bilge Karasu’yu dünya edebiyatının bir parçası olarak yorumlayan Hafıza Kazısı, Karasu hakkındaki eleştirel yazına kapsamlı bir katkı.


Basım Ayı/Yılı : 2023
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 312
Ağırlık : 312
En / Boy : 13 / 19
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺97,50

Avrupa toplumlarında sanatın kurumsallaşmasının tarihi, sanatın vözerkliğini kazanmasının tarihidir. Rönesans’ta tohumları atılan bu özerkleşme süreci boyunca sanat, Kilise ile Saray’ın himayesinden ve vesayetinden koparak bağımsızlaşır. Aynı süreçte kapitalizmin yükselişine koşut bir sanat piyasası örgütlenir. Bir yandan da sanat tarihi ve sanat eleştirisi başlı başına birer yazın türü olarak gelişir. 19. yüzyıla gelindiğinde, kendi bilgisini ve estetiğini kendi içinde belirleyen, otoriteyi ve meşruiyeti kendi mercilerinden devşiren bir sanat alanı teşekkül etmiştir. Ne var ki, bu alan bir yandan da piyasaya tâbidir; oysa varlığını “ekonomi”nin inkârı üzerine tesis etmiş, kendini “ticari” kaygıların reddiyle tanımlamıştır. Pierre Bourdieu, burada yayımladığımız iki temel makalesinde, sanat alanına damgasını vuran bu paradoksu masaya yatırıyor ve “sembolik mallar”ın üretimindeki yapısal dinamikleri ortaya koyuyor. Tiyatro, edebiyat ve görsel sanat alanlarındaki saha araştırmaları üzerinden, kültürel üretimin temel yasası olan rekabetin nasıl işlediğini inceliyor. “Çıkar gözetmezlik”, “saf estetik”, “sanat-için-sanat” gibi şiarların üstünü örttüğü sembolik iktidar mücadelelerini gözler önüne seriyor. Randal Johnson’ın sunuş yazısı ise Bourdieu’nün çalışmalarını ve temel kavramlarını ele alıyor. 


Basım Ayı/Yılı : 2023
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 224
Ağırlık : 224
En / Boy : 13 / 19
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺85,28

Bu kitapta yazılanları duysanız inanmazsınız.

Hatta haklı olarak içinizden, “Yok canım o kadar da olmaz ki” diyebilirsiniz, ama olmaz olmaz.

Biz de bu olanlara kayıtsız kalamadık.

Olanları aslına sadık kalarak anlatmaya çalıştık.

Eğer yazmazsak sözde kalır, unutulur.

Yazarsak belge veya eser olmaz, ama kayıtlara geçer, kalıcı olur.

Ola ki bir gün de bir okuyan olur, olur da sesimizi bir duyan olur.

Adaletin güvenli olduğu toplum huzurlu, devleti güçlüdür.

Umarız Adalet okyanusuna bizim de bir damla katkımız olur.


Basım Ayı/Yılı : 2022
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 106
Ağırlık : 106
En / Boy : 13,5 / 21
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺65,00

Dil ile kültür birbirine eşdeğer, tek bir varlığın, birbirinden ayrılmaz, iki parçası gibidir. Kültürde ne varsa dilde vardır. Dildeki her şey kültürden gelir. Kültür, dilde yaşar, gelişir, birikir. Dil, kültürün, hazinesi, bilinci, ruhudur.
Ayrıca, dil, bir ulusu oluşturan ve ulusallığı sağlayan ana etkenlerden biri olarak yer tutmaktadır. Çağımızda ulus denen toplumu oluşturan ana etkenin ırk ya da din birliği değil, dili de içeren kültür birliği olduğu kabul edilmektedir. İşte bu nedenledir ki, dil “kültürün aynası”dır.
Bilindiği üzere, tarihin akışı içinde Türkler Müslümanlığı kabul etmeleriyle birlikte XI. yüzyıldan itibaren Arap ve Fars kültürlerinin etkisi altına girmişler, bunun ardından Tanzimat Devri (1860-1896) ile Batı kültürüne yönelmişlerdir. Bunun dilimize de sirayet etmesi ve sonunda toplum bünyesinde bir takım dil-kültür çatışmalarına yol açması kaçınılmazdı.
Türkiye Cumhuriyeti, işte bu dil-kültür çatışmalarının sonucu olarak ortaya çıkan ikilikleri gidermek amacıyla Dil Reformu'nu başlatmıştır. Dilde düzenlemelere gitme yönündeki uygulamalar genellikle, anadiline, ulusal benliğe sahip çıkma ve eğitim birliğini sağlama ihtiyacından kaynaklanıyordu. “Türk Dil Reformu”, ulus-devletin kurulması, çağdaşlaşmanın gerçekleştirilmesi, yeni toplumsal ve siyasi bir düzende Türkçenin, Arapça ve Farsçanın egemenliğinden kurtarılıp arındırılması, özleştirilmesi, konuşulan dilden koparılmış bulunan yazı diline benliğinin kazandırılması için yeni bir dil yapılanmasının zorunlu hale geldiği düşüncesiyle yapılmıştır. Dil Reformu'nun temel ilkesi, dilin bir ulusun toplumsal yapısını birleştirici, bütünleştirici ve geliştirici olmasıdır.
Doğal olarak önceleri Arapça ve Farsça dillerine gösterilen ilginin, dil reformumuza rağmen, bu kez Batı dillerine (yani Fransızca, Almanca dillerine) ve son yıllarda ağırlıklı olarak, adeta tek başına, İngilizce'ye yönelmesinin Türk toplumunun bünyesinde günümüze kadar süregelen dil-kültür çatışmalarına yeni bir biçim verdiğini görüyoruz. 
Bu bağlamda, Türk tarihinin akışı içerisinde, iç ve dış etkenlerin sonucunda toplumun bünyesinde oluşan “dil-kültür çekişmeleri” ve bu çekişmelerden kaynaklanan “dil eğitimi sorunları” bugün de süregelmektedir. Elinizdeki bu kitabın amacı, “dil-kültür” tarihimizi irdeleyerek, ülkemizdeki bugünkü Türkçe ve yabancı dil eğitimini çağdaş eğitim düşüncesi çerçevesinde ve tarihsel etkenler ekseninde değerlendirmek, dil eğitiminin karşı karşıya bulunduğu sorunları dile getirmek ve bunların altından kalkılması için çözüm önerilerinde bulunmaktır. 
Bunların yanı sıra, ülkemizdeki dil öğretmenlerinin mesleki bilgi ve becerilerine tarihsel bir boyut kazandırılması ve öğretmenlerimizin fedakârlıkla yürüttükleri eğitim faaliyetlerini daha da bilinçli ve anlamlı kılması hedeflenmiştir.


Basım Ayı/Yılı : 2022
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 424
Ağırlık : 424
En / Boy : 14 / 21,5
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺137,60

Proje tabanlı öğrenme, yapılandırmacı (oluşturmacı) öğrenme kuramına uygun ve günümüzde tercih edilen bir yöntemdir. Süreç sonunda yaparak yaşayarak beceriler kazanılmakta ve ürünler ortaya konulmaktadır. Proje tabanlı öğrenme ile projelerin etkililik ve verimliliklerini artırabilmek için proje tabanlı öğrenme sürecinin proje yönetimi ile entegre edilmesinin doğru bir yaklaşım olabileceği düşünülmektedir. Proje yönetimi ve proje tabanlı öğrenmenin bir araya getirilmesi ile eğitim/öğrenme süreçlerinde bireysel ve toplumsal kazanımlar güçlendirilebilecektir. Kitabın bu yönde katkılar sağlaması yazarlar için bir mutluluk kaynağı olacaktır. Kitap, tüm öğrencileri ve vatandaşları doğru yöntem ve etik değerler ile toplum için katma değer odaklı proje üretimine davet etmektedir.


Basım Ayı/Yılı : 2022
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 192
Ağırlık : 192
En / Boy : 16 / 23,5
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺105,60
Pandemi - İklim Krizi ve Gıda Egemenliği

Tarımda yeni bir dönem, yeni bir düzen var.

Pandemi, iklim krizi, kendine yeterlilik, yasaklar, kısıtlamalar, korumacılık, yoksulluk bu döneme damgasını vurdu.

Gıda egemenliğinin önemi arttı. Tarım potansiyeli ve üretimi yüksek olan ülkeler yeni tarım düzeninde “zengin ülkeler” olarak adlandırılacak.

Türkiye, iklimi, ürün çeşitliliği, kendine yeterli olma potansiyeli ile yeni tarım düzeninde önemli ülkeler arasında yer alabilir. Üretirse açlık, kıtlık olmaz. Üretmezse açlık da olur, kıtlık da olur. Ulusal politikalarla bu potansiyelini değerlendirmezse dışa bağımlı, varlık içinde yokluk çeken bir ülke olur.

Türkiye, yaşadığı ekonomik krizde tarımın gücünden yararlanmak yerine tarımı yok etmeye çalışıyor. Oysa çıkış yolu tarımd

Tarımda yeni bir dönem, yeni bir düzen var.

Pandemi, iklim krizi, kendine yeterlilik, yasaklar, kısıtlamalar, korumacılık, yoksulluk bu döneme damgasını vurdu.

Gıda egemenliğinin önemi arttı. Tarım potansiyeli ve üretimi yüksek olan ülkeler yeni tarım düzeninde “zengin ülkeler” olarak adlandırılacak.

Türkiye, iklimi, ürün çeşitliliği, kendine yeterli olma potansiyeli ile yeni tarım düzeninde önemli ülkeler arasında yer alabilir. Üretirse açlık, kıtlık olmaz. Üretmezse açlık da olur, kıtlık da olur. Ulusal politikalarla bu potansiyelini değerlendirmezse dışa bağımlı, varlık içinde yokluk çeken bir ülke olur.

Türkiye, yaşadığı ekonomik krizde tarımın gücünden yararlanmak yerine tarımı yok etmeye çalışıyor. Oysa çıkış yolu tarımda.

Ali Ekber Yıldırım

Tarım konusunda Türkiye’nin önde gelen gazeteci yazarlarından olan Ali Ekber Yıldırım, büyük ilgi gören bir önceki kitabı Üretme Tüket’in izinden giderek bu kez aslında bitek topraklara, müthiş bir tarım gücüne ve çeşitliliğine sahip ülkemizin, dış ülkelere bağımlılıktan kurtularak, ithalatını değil ihracatını artırarak ve çağdaş teknolojilerden yararlanarak tarım alanında nasıl öncü konuma gelebileceğinin, zenginliğini nasıl artırabileceğinin yollarını öneriyor.


Basım Ayı/Yılı : 2022
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 4
Sayfa Sayısı : 376
Ağırlık : 376
En / Boy : 13,5 / 21
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺85,00

Bilim insanları CERN’de atom çekirdeğini parçalamaya çalışırken, 12.000

yıl önce gökbilimi ile uğraşan ve elde ettikleri bilgileri yazının bulunmasından çok çok önce, 6 metre boyunda, 60 ton ağırlığında “T” biçiminde sütunlara işleyerek günümüze ışık tutan insanların mevcudiyeti herkesi nefessiz bıraktı.

Bu anıtsal yapılar ilk etapta neolitik döneme tarihlense de uzmanlar daha da eskiye, paleolitik döneme kadar uzanabileceğini düşünüyor.

Peki bu kalıntılar nerede ortaya çıktı?

Bütün medeniyetlerin beşiği Mezopotamya’nın kuzey ucunda yer alan Anadolu’da; atalarımızın yaşadığı, av yaptığı, koyun otlattığı bir yörede.

UNESCO tarafından “Dünya Mirası” listesine dahil edilen bu yapılar insanlığa yeni bir yol gösteriyor.

Son 20 yılda Çin realitesi, tek parti iktidarı ve devlet egemenliğinde büyük bir ekonomi ve hatta küresel güç olarak ortaya çıktı. Dünyanın geleceğine gelişmiş Batı mı, Çin ve Japonya gibi Doğu’nun kaplanları mı, yoksa inanca bağlı İslam toplumları mı yön verecek?

Türkiye bunun neresinde yer alacak?

“Cumhuriyet’i kuranlar ve onların izinden gidenler, yaşları ne olursa olsun, hepsi birer ‘Genç Türk’tü.

Tuğrul da tipik bir Jön Türk’tür. O, Atatürk’ün Cumhuriyet’i emanet ettiği gençlerden biridir.

Kitabı bitirdikten sonra, Tuğrul’u hayalperest bulabilirsiniz. Ona, özlediğin Türkiye’yi yaratacak kaynak nerede, diye sorabilirsiniz. Cevabı, ‘Damarlarımdaki asil kanda mevcuttur,’ olacaktır. Çünkü, Tuğrul hiç yaşlanmayan bir ‘Young Turk’tür.”


Basım Ayı/Yılı : 2022
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 208
Ağırlık : 208
En / Boy : 13,5 / 21
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 1. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺45,00

Tekel’in özelleştirme serüvenini ve 78 günlük Tekel işçileri eylemini konu alan Tekel Özelleştirmesi ve 78 “Sıcak” Gün adlı kitap piyasaya çıktı.

Anadolu Ajansı'nda uzun süre ekonomi muhabirliği ile Ekonomi Müdür Yardımcılığı, Yurt Haberleri ve İç Haberler Müdürlüğü görevlerinde bulunan, şu anda Ekonomi Muhabirleri Derneği Genel Sekreterliği görevini yürüten Hüseyin Tunçay tarafından kaleme alınan kitap, tütünün yolculuğundan başlayarak, Tekel’in Osmanlı dönemindeki kuruluş hikayesi ile Cumhuriyet döneminde geçirdiği evreleri ve özelleştirmeye kadar geçen süreçte yaşananları anlatıyor.

Ekonomi muhabirliği döneminde özelleştirme görev alanlarından biri olan Tunçay, bu nedenle Tekel ve diğer büyük özelleştirmelerin tamamına yakın bölümüne tanıklık etmiş.

Buradan yola çıkarak, Türkiye'de büyük tartışmalara konu olan, geniş toplumsal kesimleri ilgilendiren Tekel özelleştirmesini konu alan kitapta, özelleştirme sürecinde, kamuoyu önünde ve perde arkasında yaşananlar, gerek Özelleştirme İdaresi'ndeki bürokratlar gerek firma yetkilileri gerekse işçi ve üretici kesiminden röportajlarla gün yüzüne çıkarılıyor.

Kitap, aslında Tekel Sigara’nın ilk ihalesine tek firmanın gireceğinin aylar öncesinden kesinleştiğini, ikinci ihalede zaten teklif gelmeyeceğinin sektör oyuncuları ve ÖİB tarafından bilindiğini ortaya koyuyor ve 3. ihale sırasında yaşananları çoktan yerini aldığı tarihin tozlu raflarından indiriyor.

Çalışmada, başarısız sigara üretimi deneyimlerinden, 1950'li yıllardaki özelleştirme tartışmalarına, siyasetle içiçe geçmiş bir piyasa olan tütün piyasasından Tekel’e uzanan yolda istihdam, üretim ve yatırım gibi konularda yaşananlar, Tekel’in yabancı firmalar karşısında piyasada tutunma çabaları ve ihaleler esnasında gerçekleşenler ortaya konuyor.

1800’lü yıllarda sektöre Reji ile başlayan yabancı sermaye ilgisi ve imtiyaz için verilen savaşlar, devlet mali açıdan her zora girdiğinde akla gelen tütün ve sigaranın 2000’li yılların başında da yine IMF baskısıyla borçlara deva olarak satılmak zorunda kalındığı da işlenen konulardan.

Çalışmada, 78 günlük Tekel eylemi sırasında yaşananlar, siyasilerin, sivil toplum örgütlerinin temsilcilerin ve basının gözünden aktarılıyor.

Sigara üretiminde 1980’li yıllarda özel sektörün üretim çabaları bu çerçevede Tütsa deneyimi, Tekel’in gayrimenkullerinin akibeti ve özelleştirme sonrası Türk tütün sektörünün geldiği aşama da kitapta kendine yer bulan konulardan.

Çalışmada, konunun kamuoyunda görünen yüzünden ziyade, Tekel’in özelleştirilmesi çalışmaları sırasında ''aslında ne oldu?'' sorusuna yanıt aranıyor.

13x19 ebatında 208 sayfa olan kitapta, Tekel’in sorumluluk alanında yer alan ürünlerden tütün, puro, alkol, tuz, barut, oyun kağıdı vb. ürünlerde yaşanan gelişmelere ilişkin 1600’lü yıllardan başlayan ve özelleştirme aşamalarını da içeren bir kronoloji de yer alıyor.


Basım Ayı/Yılı : 2019
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 208
Ağırlık : 208
En / Boy : 13 / 19
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺49,00
Vaizlere İnciler

 




Basım Ayı/Yılı : 2004
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 1086
Ağırlık : 1451
En / Boy : 17 / 25
Cilt Tipi : Ciltli
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺300,00

Okyanus Ötesinden 1

Kitsan Yayınları


Basım Ayı/Yılı :
Basım Yeri :
Baskı Sayısı :
Sayfa Sayısı : 300
Ağırlık : 300
En / Boy : 14 / 20
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺80,00

Metafizik aleminin kapısını zorlamayın.
Zorlarsanız mutlaka açarsanız.
Ancak;
Çıkmak için bir çıkış kapısı aramayın
Zira yoktur!


Basım Ayı/Yılı : 2022
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 3
Sayfa Sayısı : 528
Ağırlık : 528
En / Boy : 13,5 / 21
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺57,75

İlk planda Türkiye’nin Stratejik denge klasmanında yer alması hususunda yeni söylemler söylemesi için; Eski tip düşünen yöneticilerden, hantal, yorgun, egoist ve bencil sistemlerden, ayağına ayak bağı olan prangalardan kurtulması gerekmektedir.

Sadakat ve biat kültürü yerine ilim, bilim ve sanat doneleri ön plana çıkmalıdır. İmparatorluk terbiyesi almış bir ırkın, cumhuriyet ile yoğrulmuş bir ulusun fertlerini sınırlayan köhneleşmiş dar zihniyetler bizleri münhasır medeniyetler seviyesine ulaştıramazlar.
FİFA ve UEFA başta olmak üzere uluslararası pazarlarda imaj geliştirmek ve yönetmek için diaspora ile ilintili interaktif iletişim profiline uygun iletişim tekniklerini kullanabilen yöneticiler çalıştırmak zorundayız.

Hedefleri olan bir ülkenin yarınlarını inşa etme adına işaret fişeğinin tetiğine basmak sanıldığı kadar çok zor değildir. Torpil ve adam kayırma sistemleri ile makam ve mevki dolduranlar için yakın zamanda kötü sürprizler bekliyor gibime geliyor.
Dış politika vizyonuna açık, yumuşak güç vurgusuna sahip, ulus markalamasını ön planda tutabilecek yetenekli, üretken, yaratıcı ve kaliteli çalışanların gelmesi temennimizdir.


Basım Ayı/Yılı : 2023
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 120
Ağırlık : 120
En / Boy : 13,5 / 21
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺61,50

Arnavut psikokültürel modellemesinin profil özellikleri nedir? Arnavut psikokültürel modelleri, Avrupa halkları ve diğer komşu halkların, özellikle yoğun ilişkide olduğu halklarınkiyle ne kadar benzerlik veya hangi farklılıkları taşır? Arnavut kültürünün oluşumuna, değişimine ve muhafazasına etki eden ana faktörler nelerdir? Bu faktörler zaman içerisinde veya yakın geçmişte kendini nasıl dönüştürdü? Arnavut kültürünün geleceği için, en azından kısa vadeli gelişimi için ne gibi bir tahminde bulunabiliriz?
Zühdi Dervişi, çağdaş sosyolojik anlayışlara dayanarak bahsedilen meselelerin özünü aydınlatmaya çalışıyor. Bu kitabın sayfalarında Arnavut kültürü, kendine özgü yüzlerce farklı özelliği bulunan bir mozaik olarak değerlendiriliyor. Bu farklılıklar içerisinde geçmişte, günümüzde ve gelecekteki yansımalarıyla Arnavut kültürü analiz ediliyor.


Basım Ayı/Yılı : 2022
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 288
Ağırlık : 288
En / Boy : 13,5 / 21
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺69,30

Gerek Türkiye gerekse İslam dünyası siyasi, düşünsel, ekonomik ve toplumsal pek çok sorunla boğuşmakta. Devlet yapılarında yaşanan problemler, benzer şekilde sivil ve dinî teşkilatlarda da görülmekte. Bu can yakıcı durum, aslında birkaç yüzyıldır devam etmekte olup bazı yönleriyle de kanıksanmış ve kronikleşmiş durumda. Öyleyse sorunlarımız yokmuş gibi davranmaya gerek olmadığı gibi, bu sorunlarla yaşamak zorunda olmadığımızı da söyleyebiliriz. 
Hiç kimse yaşanan bu sorunları, engellenemez bir kader olarak görme ya da sunma hakkına sahip değildir. Her şey, insanın kendi elleriyle yapıp ettiklerinin bir sonucudur. Sünnetullah gereği doğru, iyi ve güzel işler yapanlar, bunun olumlu sonuçlarını alacağı gibi yanlış, kötü ve çirkin eylemlerde bulunanlar da yaptıklarının karşılığını görecektir. 
Bu çalışmada Müslümanların, daha özelde ise teşkilatlı sivil örgütlenmelerin yaşadığı sorunlar ve bunların nedenleri tespit edilerek bunlara dair çözüm yolları aranmakta; nitelikli, çözüm odaklı, etkin sivil hareketlerin ortaya çıkmasına katkı sunulması hedeflenmektedir. Bu minvalde yaşanan problemler fikrî, ahlaki, siyasi ve teşkilat sorunları olarak dört ana başlık altında ele alınarak irdelenmiş ve temel sorunların ne olduğu ortaya konulmaya çalışılmıştır.


Basım Ayı/Yılı : 2022
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 287
Ağırlık : 287
En / Boy : 13,5 / 21
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺80,00

Sevgi, güven, merhamet, paylaşım ve dayanışmanın azaldığı, bireyciliğin ve bencilliğin zirve yaptığı, insan ilişkilerinin sınırlandığı, manevi ve duygusal boşluğun gittikçe derinleştiği yeni bir çağdayız. Ve bugün, “bilgi, teknoloji, dijitalizm, tüketim, hız, hırs, ötekileştirme, sevgisizlik, belirsizlik ve kaygı çağı” olarak da nitelendirilen böyle bir çağda, “çağın bireyinin” birçok şeye sahip, istediklerine çok çabuk erişebiliyor olmasına rağmen kolay kolay mutlu olmadığı, sahip olduklarıyla yetinmediği, kendisini hiç de iyi hissetmediği gözlenmektedir. Ayrıca insan yığınları arasında yanı başında pek çok insan bulunmasına rağmen iç dünyasında yalnızlık çektiği da gözlenmekte; ruhu, aklı, zihni, kalbi, iradesi, bedeni, zamanı ve tüm benliği ile bütün hayatının egemen küresel kapitalist düzen ve bu düzenin dijital iletişim araç ve mecraları tarafından kuşatılmış olduğundan söz edilmektedir.

Bugün çağın bireyinin sunulan ve dayatılan tüketim, eğlence, yaşam kültürü ve tarzı ile kadim manevi değerleri, ulvi anlam dünyası, temel sosyal dinamikleri, motivasyon ve psikolojik güç kaynakları yanında aile gibi temel psiko-sosyal destek sistemlerinden adım adım uzaklaştırılması amaçlanmaktadır. Bu bağlamda da insani hassasiyet, mahremiyet, inanç, değer, ilke, erdem ve öz kimliğinden tamamen koparılıp, kişisel sınırları da ortadan kaldırılarak yalnızlaştırılıp, pasifleştirilerek en nihayetinde egemen küresel sömürgeci düzenin kurallarının bağımlısı güdülen bir varlık haline getirilip, modern bir köleye dönüşmeye zorlanmaktadır.


Basım Ayı/Yılı : 2021
Basım Yeri :
Baskı Sayısı :
Sayfa Sayısı : 350
Ağırlık : 350
En / Boy : 13,5 / 21
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺90,00
Sempozyum Kitaplığı

Türkiye'nin tarihî bir dönüm noktasında olduğu bu yıllarda yapılması gereken en önemli ve hayati görevlerden biri de temel felsefesini, toplumun ruh köklerinden alan yeni bir müfredat oluşturmaktır. Yeni nesiller, yeni Türkiye, yeni bir dünya ancak bu şekilde imkân dâhiline girecektir. Bu farkındalıkla 10. Öğretmen Sempozyumu'nun gündem konusunu ?Değişen Türkiye'de Eğitim ve Müfredat olarak belirledik.

Başlıktan da anlaşılabileceği gibi, eğitim ve müfredat konusu, Türkiye'nin yaşamakta olduğu değişim süreci dikkate alınarak değerlendirildi. Bunun anlamı; eğitim ve müfredat önerilerinin palyatif, kısmi, yamalı, geçici, taktiksel olmayıp stratejik boyutta, bütüncül, kalıcı, köklü ve kurucu niteliklere sahip olmasıdır. Çünkü gün, milletin kendi kaderine sahip çıkma günüdür, nesillerin ifsadına engel olma günüdür.

Bu minvalde, açılış konuşmaları ertesinde üç oturumda ?Değişen Türkiye'de Değiş(e)meyen Müfredat, ?Eğitimde Model Arayışı ve ?Eğitimin Çıktısı: İnsan başlıkları ele alındı. Böylece kapsamlı, derinlikli ve uygulanabilir bir müfredatın yol haritası ortaya konulmuş oldu. Atölye çalışmalarında ise daha somut, ayrıntıya dokunan öneriler yer aldı.

Yeni Türkiye'yi gerçekleştirecek yeni bir müfredatın ortaya çıkmasında 10. Öğretmen Sempozyumu, önemli bir katkı sunacaktır. Bu çalışma, aynı zamanda sivil toplumun kendi kaderine sahip çıkmasının da en somut örneğidir. Öğretmenlerimize, öğrencilerimize ve bütün toplumumuza hayırlı olması dileğiyle bu çalışmayı eğitim camiasına sunuyoruz.


Basım Ayı/Yılı : 2016
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 248
Ağırlık : 248
En / Boy : 14 / 21
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺65,00

Bugüne kadar pek çok bilgelik içeren öyküleri, çeşitli kaynaklardan topladım ve bazen de not aldım. Yaşam boyu öğrendiğim ve topladığım bu öykülerin kendimin ve çevremdeki insanların yaşamlarını daha pozitif ve ışıltılı hale getirmek için kullanmak istedim. Tıpkı, Homeros, Herodot veya Montaigne’in yaptığı gibi. Zira bir şahısta bulunan bilgelik ve deneyim potansiyel güçtür. Bu gücün aktarılması ve diğer insanların yaşamları güzelleştirmesi gerekir. Bu kitapta geçen öyküleri sizin için özenle seçtim. Bazılarını biliyor olabilirsiniz ama çok muhtemeldir ki birçoğunu da bilmiyorsunuzdur.

Eminim ki burada yer alan birçok öykü; Simyacı romanında olduğu gibi yaşamınıza bilgelik ve renk katacak, onları yerli yerinde hatırladığınızda hatta günlük yaşamınızda kullandığınızda, sizi daha olgun ve bilge bir hale getirecektir. Bazen vereceğiniz bir konferansa ya da konuşmaya uygun seçilen bir öykü ile başlamak dinleyicileri baştan itibaren aktif hale getirir.


Basım Ayı/Yılı : 2021
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 337
Ağırlık : 337
En / Boy : 13 / 20
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺85,00

Tarihte ve günümüzde gizemi çözülmemiş, bilimsel açıklaması net olarak açıklanamayan pek çok olay cereyan etmiştir. Bu kitapta; tarihten günümüze kadar gelip geçen medeniyetlerin ve de hâlihazır uygarlığımızın çözemediği, bilimsel açıklamasını net olarak yapamadığı gizemli olayların, yapıtların, hatırda kalacak vakaların kısa bir özeti yapılacaktır.

Birçoğumuz bizim gibi gizemli olaylara ve yapıtlara düşkündür. Çözülmemiş vakalar, ne olduğu belirlenemeyen cisimler, açıklanamayan doğa olayları ve benzerleri; gündelik hayatın sıkıcılığından bizi bir anlık da olsa sıyırır ve düşünmeye sevk eder. Burada akla şu gelebilir. Biz bunları internete grip de öğreniriz. Evet, doğru ama bu tip konular ilginizi çekiyorsa, her bir gizemi öğrenmek için onun videosunu izlemek sizin bir saatinizi alabilir. Günümüzde zaman çok kıymetli ve insanların uzun süren bilgilere ayıracak zamanı yok.

Bana konular ilginç geldi. Birçok yeni şey öğrendim. Belki size de ilginç gelebilir ya da bilgilerinizi yeniden gözden geçirme fırsatı verir.


Basım Ayı/Yılı : 2021
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 155
Ağırlık : 155
En / Boy : 13,5 / 21
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺52,00

Toplum, benzerlikler ve farklılıklar üzerine inşa edilmiş bir insan birlikteliğidir. Bu birlikteliği oluşturan bireyler, sahip olduğu temel özellikler bağlamında kültürel bir yapı oluştururlar. Kültürel yapılarda, bizi biz yapan değerlerden hareketle, insan ile ilgili, insanı ilgilendiren her konuda bir etkileşim söz konusudur. Dolayısıyla kültür, insanların bir arada yaşamasına yardımcı olan bir sistemdir. Bu nedenle her toplum, kendisine bir kültür sistemi inşa etmektedir.

Kültür, sosyal gerçekliği açıklama gayretindeki birçok sosyal bilim ile yakın ilişki içerisindedir. Kültürün görece en fazla etkileşim kurduğu sosyal bilim alanı ise sosyolojidir. Öyle ki, toplumsal olan hemen her gerçekliği inceleyen sosyoloji, toplumun kültürünü de açıklamak zorundadır. Kültür ve sosyoloji arasındaki bu ilişkiyi ortaya koymak/açıklamak, genellikle kolay olmayan bir iştir. Hatta kültür kavramının sosyolojik açıdan tanımını yapmak bile zordur.

Kültürün anlaşılması/açıklanması noktasında söz konusu tanımlama probleminin en bildik nedeni, kültür ve sosyoloji ilişkilerinin çok yönlülüğüdür. Çünkü sosyoloji, toplumu, toplumu oluşturan insanları ve bu insanların ürettikleri gelişmeleri incelerken, kültür kavramına çok geniş bir zeminden yaklaşmaktadır. Bu gerçeklikten hareketle kültür ve sosyoloji etkileşimleri, çok çeşitli konular ekseninde tartışılmaktadır.

Sekiz bölümden oluşan bu kitap, kültür ve sosyoloji ilişkisi çerçevesinde, bazı temel konulara açıklık getirmek amacıyla kaleme alınmıştır. Kitabın ilk bölümünde, kültürü anlayabilmek ve anlatabilmek açısından kültürün anlamı, içeriği ve genel özellikleri üzerinde durulmuştur. İkinci bölümde, kültür kavramının felsefi açıdan temelleri değerlendirilmiş ve kültür-felsefe ilişkileri incelenmiştir. Üçüncü bölümde, kültür ve toplum birlikteliği ele alınmıştır. Bu bölümde, kültür-toplum ilişkisi bağlamında kültürün özellikle işlevlerine değinilmiştir. Dördüncü bölümde, günümüz toplumlarında bir yaşam biçimi haline gelerek yeni bir kültür anlayışının ortaya çıkışına neden olan tüketim olgusu ve kültürü gerçekliği analiz edilmiştir. Beşinci bölümde, kültür ve toplumsal cinsiyet arasındaki bağlar irdelenmiştir. Buna göre, hemen her kültür içerisinde kadınlar ve erkekler arasındaki temel farklılıkların yarattığı kültürel tablolar gözden geçirilmiştir. Altıncı bölümde, göç ve kültür başlığına yer verilmiştir. Farklı kültürlerin bir arada yaşadığı ve ortaya çıkardığı çok-kültürlülük anlayışı içerisinde göç kavramının sahip olduğu anlam ve önem etrafında göç ve kültür bağlantıları tahlil edilmiştir. Yedinci bölüm, kültürel bir coğrafya içerisinde yaşayan insanların iletişimini sağlayan dil konusuna ayrılmıştır. Dil ve kültür ilişkisinin ele alındığı bu bölümde, tıpkı kültür gibi yaşayan bir varlık olarak dilin, kültürdeki öneminden bahsedilmiştir. Kitabın son bölümünde ise suç ve kültür ilişkisine yer verilmiştir. Bu bölümde suç ve sapma kavramlarından hareketle kültürün insan davranışları üzerindeki etkileri ile kültür ve suç arasındaki karşılıklı ilişkiler anlatılmıştır.


Basım Ayı/Yılı : 2022
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 2
Sayfa Sayısı : 153
Ağırlık : 153
En / Boy : 14 / 21
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 1. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺91,00

This is the fifth book in Jeff Kinney's phenomenally successful "Wimpy Kid" series - now in paperback. Catch the hapless Greg Heffley as he navigates his way through family and school life with his best friend, Rowley, by his side in a brand new Wimpy Kid adventure.


Basım Ayı/Yılı : 2012
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 240
Ağırlık : 240
En / Boy : 14 / 21
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺202,00

Phizzwhizzing new cover look and branding for the World's NUMBER ONE Storyteller!

Mr Twit is a foul and smelly man with bits of cornflake and sardine in his beard.

Mrs Twit is a horrible old hag with a glass eye.

Together they make the nastiest couple you could ever hope not to meet.

Down in their garden, the Twits keep Muggle-Wump the monkey and his family locked in a cage. But not for much longer, because the monkeys are planning to trick the terrible Twits and make their escape, once and for all . . .

And now you can listen to THE TWITS and other Roald Dahl audiobooks read by some very famous voices, including Kate Winslet, David Walliams and Steven Fry - plus there are added squelchy soundeffects from Pinewood Studios!

Also look out for new Roald Dahl apps in the App store and Google Play- including the disgusting TWIT OR MISS! and HOUSE OF TWITS inspired by the revolting Twits.


Basım Ayı/Yılı :
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 1
Ağırlık : 333
En / Boy : 1 / 1
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺219,00

Wonder Knopf


Basım Ayı/Yılı : 2012
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 412
Ağırlık : 529
En / Boy : 15 / 22
Cilt Tipi : Ciltli
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺417,00

Şairler Siyaset Yapmalı mı? - Metin CENGİZ
Gündoğan Koşmaları (Şiirler) - Özdemir İNCE
Soruşturma (Şairler Aktif Siyaset Yapmalılar mı?) - Sina AKYOL, Gültekin EMRE, Enis AKIN
Guti Kanı, Vaktin Bayrağı, İmgeler (Şiirler) - Metin CENGİZ
Beat Generation ve "Amerika" Üzerine - Özdemir İNCE
Dünyayı Bakışıyla - Yakın Tarih (Şiirler) - Yusuf ALPER
Hücrede (Şiir) - Mustafa KÖZ
Şiir Kitapları Arasında (Özkan Mert ve Tarık Günersel üzerine) - Metin CENGİZ
Metal Ceket (Şiir) - küçük İskender
"Huy Defteri" ve Erol Özyiğit Şiiri Üzerine - Kenan YÜCEL
Geceye Sus Oldum - Her Şairin Kelimeleri Vardır (Şiirler) - Yılmaz ARSLAN
Ördüğün Duvarlar - Ateşten Yeleli Atlar (Şiirler) - Soner DEMİRBAŞ
Şiirdeki Epik ve Enis Batur - Yavuz ÖZDEM
güzelbiryer.com (Şiir) - Erol ÖZYİĞİT
Sonrasız Bir Aşka (Şiir) - Kadir AYDEMİR
Şiirin Kayıp Defteri - OnurAKYIL
Dilek (Şiir) - Tayfun GERZ
Kâğıttan Kuleler Çökerken - Kenan YÜCEL
Orhun Günlüğü (Şiir) - Müesser YENİAY
Şiirin Öğeleri ve İşlevi - II - George SANTAYANA
Çivit Renkli Akdeniz - Uykusuz Özgürlük (Şiirler) - Gerard AUGUSTIN
Rayihadan Başka Bir Şey Olmayan Melek'ten Parçalar - Michel CASSIR
Tanıdığım Külebi ve Denizleri - Nebilay ERDOĞAN
Elif - Ebu - Şölen (Şiirler) - Ayhan Emir YOLCU
Şiir Aktüel


Basım Ayı/Yılı : 2011
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 100
Ağırlık : 128
En / Boy : 16 / 22
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺75,00

    1. Akışkanlaşmanın Esasları
    2. Akışkan Yatak Sisteminin Temel Unsurları
    3. Akışkan Yatakta Kabarcık Fazı
    4. Akışkan Yatakta Emülsiyon Fazı
    5. Akışkan Yatakta Gazların Fazlar Arası Değişimi
    6. Akışkan Yatakta Isı Transferi
    7. Akışkan Yatakta Kütle Transferi
    8. Akışkan Yatakta Kimyasal Reaksiyonlar
    9. Akışkan Yatak Uygulamaları
    10. Sirkülasyonlu Akışkan Yatak


Basım Ayı/Yılı : 2022
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 269
Ağırlık : 269
En / Boy : 19,5 / 24
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺198,00

Erken Cumhuriyet Döneminde (1936-1960) İzmit SEKA Fabrikası: Devlet,Emek ve Şehir


Basım Ayı/Yılı :
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 248
Ağırlık : 248
En / Boy : 16 / 23
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺100,00
Yaşamı, Çalışmaları, Anılar

2020 yılı Türkiye Komünist Partisi’nin kuruluşunun 100. yıl dönümüdür. TÜSTAV bu amaçla bir dizi etkinlik plânlıyor. 10 Eylül 2020’ye kadar, TÜSTAV’ın elindeki yeni belge, yazı ve makaleler, görsel kaynaklar kullanılarak bu kitapların daha da zenginleştirilmesi, olanaklar ölçüsünde yeni kitaplar basılması hedefleniyor.

Bunun bir adımı olarak, birinci baskısı yaşama gözlerini yummasının 45. yılı anısına Kasım 2013’te yapılan bu kitabımızın ikinci baskısı, Yeni Edebiyat dergisindeki eksik kalan makaleleri ve yeni kimi görsel materyallerle zenginleştirildi.

TKP’nin kuruluşunun 100. yılında, Reşat Fuat Baraner’in mücadelesi ve anısına saygıyla…


Basım Ayı/Yılı : 2019
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 2
Sayfa Sayısı : 212
Ağırlık : 297
En / Boy : 16 / 23
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺70,00

Bu çalışma, Muş’taki basın-yayın kültürünü anlama ve açıklamaya dönük bir gayretin ürünüdür. Yaşadığımız ve kimliğimizin bir parçasını oluşturan yerelin basın-yayın pratikleri her zaman aklımızın bir kenarında durmaktaydı. Bu düşüncenin nedenini sadece akademik merak ve ilgiyle açıklamak pekâlâ eksik kalmaktaydı. Bu merak ve ilgi, aynı zamanda yaşadığımız yerele karşı hissettiğimiz sorumluluklar ile de çok yakından ilgilidir. Yaşadığımız yerel çevrenin basın-yayın kültürüne dair yapılmış bazı değerli çalışmalar olsa da Muş’un basın-yayın kültür tarihini çok yönlü ele alan bir eserin eksikliği belirgindi. Bu hissiyat, böylesi bir çalışmanın doğmasını şekillendirdi. Dolayısıyla elinizdeki bu eser, Muş merkez ve ilçelerinde basın-yayının ortaya çıkışını, yayın hayatını sürdürme koşullarını, içerik üretme çabalarını, sosyal, kültürel ve ekonomik dinamiklerin basın-yayın faaliyetlerine etkisini, halkın medyayı deneyimlemesini ve medya çalışanlarının tecrübelerini merkeze alarak, Muş yerel basın ve yayın kültürüne ayna tutma amacı gütmüştür.


Basım Ayı/Yılı : 2023
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 288
Ağırlık : 288
En / Boy : 16 / 23,5
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺117,00
Demir Çelik Endüstrisi Üzerine Bir Uygulama

Dağıtım ağları işletmelerin ürün ve hizmetlerini müşterilere başarılı bir şekilde ulaştırılmasını sağlayarak içinde bulunduğu sektörde rekabet avantajı elde etmesini sağlayan yapılar olarak kabul edilmektedir. Günümüzde işletmelerin dağıtım ağlarına önem vermelerinin en önemli nedeni küreselleşme sonucu ülkeler arasındaki sınırların silikleşmesi ve işletmelerin dağıtım sürecini daha verimli bir şekilde yürütmek için dış kaynak kullanma yoluna gitmeyi tercih etmesidir. İşletmeler, dağıtım ağlarında kendilerini olumsuz etkileyebilecek risklerin meydana gelme olasılığını azaltmak veya meydana gelse dahi etkisini en alt düzeye indirmek için risk yönetimine ihtiyaç duymaktadır. Bu kitabın temel amacı dağıtım ağlarında operasyonel risk yönetimi kavramını ana hatlarıyla açıklamak ve örnek uygulamalar üzerinden işletmelerin risk yönetimi sürecini nasıl gerçekleştirmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. Özellikle Türkiye’de dağıtım ağı operasyonel risk yönetimiyle ilgili sınırlı sayıda çalışma bulunmaktadır. Bu kitap demir-çelik sektörü üzerinden dağıtım ağlarında operasyonel risk yönetimi sürecinin nasıl uygulanması gerektiğini göstermektedir.


Basım Ayı/Yılı : 2023
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 172
Ağırlık : 172
En / Boy : 16 / 23,5
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺81,00

Bu çalışma, İstanbul il sınırları ve bu sınırlar içinde yer alan kırsal alanları kapsamaktadır. Kırsal alan kavramsal olarak incelenmiş olup, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin oluşumu ve kanunların getirdiği düzenlemelerle büyükşehir yapısının gelişimi araştırılmıştır. Bu kapsamda, İstanbul il sınırlarında yer alan kırsal mahalleler ve kırsal karakterli alanlarda tarımsal üretime ilişkin veriler göz önünde bulundurularak, belli bir nüfusun yerelde üretim varlığı ve potansiyeli irdelenmiştir. Gıda üretiminin mümkün olduğu kadar kent içi ve yakın çevresinden karşılanmasının doğal kaynakların sürdürülebilirliği üzerinde çok yönlü etkisinin olduğu vurgulanmaya çalışılmıştır.


Basım Ayı/Yılı : 2023
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 126
Ağırlık : 126
En / Boy : 16 / 24
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺110,88

'Atatürk'ün Liderliği' başlıklı bu incelemede yabancı diplomatların tanıklıklarına başvurulmasının üç nedeni vardır: Birincisi, diplomatlar meslekleri gereği olarak, devlet başkanı ile yakın temas imkanı olan bir gruptur ve sürekli olarak muhataplarıyla temas kurmak ve bilgi toplamakla görevlidir. Onların gözlemleri ve değerlendirmeleri bu tür bir çalışmadan hiç kuşkusuz zengin bir malzeme olarak kabul edilmek durumundadır. İkincisi, meslek olarak diplomatlık, ömür boyu muhataplarıyla ilişki kurmak ve istihbarat toplamak demektir. Üstelik onlar bu işi meslek yaşamları boyunca farkıl ülkelerde ve farklı liderler hakkında karşılaştırmalı olarak sürdürme üstünlüğüne sahiptir. Üçüncüsü bir neden olarak şunu söylemek mümkündür: Diplomatların görevli bulundukları ülkelerin başkentlerinde hazırladıkları raporlar, çoğu kere olaylarla ilgili tarihi arka planın bilinmesinde gizli ve çok gizli dereceli bilgilerle doludur.


Basım Ayı/Yılı : 2014
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 2
Sayfa Sayısı : 200
Ağırlık : 250
En / Boy : 14 / 21
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺58,20

Mut Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Karar Defteri ve Milli Mücadele'de Mut


Basım Ayı/Yılı : 2001
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 190
Ağırlık : 284
En / Boy : 16 / 23
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 1. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺15,52
(1918-1923)

Türk Tarih Yazıcılığında Milli Mücadelenin Değerlendirilmesi

Birinci Müdafaa-i Hukuk Devresi

Müdafaa-i Hukuk Fikrinin Bütünleşme Süreci ve Mustafa Kemal Paşanın Önderliği

İkinci Müdafaa-i Hukuk Devresi


Basım Ayı/Yılı : 2002
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 786
Ağırlık : 786
En / Boy : 17 / 24
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 1. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺33,95


Basım Ayı/Yılı : 2004
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 329
Ağırlık : 562
En / Boy : 17 / 24
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 1. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺20,37
Çankırı Tarihi ve Kültürel Değerleri

Bu kitap kendini, kültürü uzaklarda değil kendi can suyunda bulması gereken arayış içinde olan nesillerle, kültürü her daim yaşayan ve yaşatan nesilleri bir araya getirmek özü buldurmak düşüncesiyle kaleme alınmıştır...

Zaman hangi zaman, insanlar nasıl insanlar olursa olsun her şeye rağmen olması gerektiği gibi davranan, özünden ödün vermeyen, insan olan ve insan kalma mücadelesi veren insanların sesi olmak için yazılmıştır...

En güzel öğretileri en güzel yaşantıları içeren aile kültürünün toplumsal kültüre sonrasında eğitim ve akademik kültürle bir araya geldiği medeniyet kültürüne katkı sunan bir halkalar birliğidir...

Yaşayan kültürün eğitime aktarılması yolunda, yazılı olmayan kültürün kalıcılığını sağlamaya yönelik bir girişimdir...

Okuyan nesille yaşayan tatbik eden yönlendiren neslin kültürle buluşma noktasıdır...

Duruşuyla, bakışıyla, tavrıyla kültürünü yansıtan, yaşayan ve kültürel değerlerinden ödün vermeyen isimsiz kültür elçilerine bir armağandır...


Basım Ayı/Yılı : 2022
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 190
Ağırlık : 190
En / Boy : 13,5 / 21
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺75,00
Kabin Memurluğu Mesleği ve Tarihçesi

Havacılık kendi içinde farklı disiplinleri bir araya getiren bir sektördür. Kabin memurları ise bu büyük sektörün içinde aldıkları değerli eğitimlerle, birçok mesleği içerisinde bulunduran görevleriyle havayolunun markasını, milli kültürü, değerlerini dünyaya taşıyan öncülerdir.

Özveri ile icra edilen nadide bir meslektir kabin memurluğu... Yakalarına taktıkları tek kanatlı brövelerle bazen bu mesleği icra edebilmek uğruna verdiler en radikal kararlarını bazense yaşları, medeni halleri, ten renkleri hatta annelik hakkı için dahi maruz kaldıkları ayrımcılıktan kurtulmak ve günümüzde sahip oldukları tüm hakları alabilmek için yıllarca mücadele ettiler.

Bu kitapta kabin memurlarının havayolu işletmeciliğindeki yeri ve önemini, kadınlarla özdeşleştirilen bir mesleğin erkeklerle başlayışını, gökyüzü kızlarının tarihin akışını nasıl değiştirebildiklerini, bazen küçük bazen büyük dokunuşlarla insan hayatında nasıl birer kahramana dönüşebildiklerine şahit olacaksınız.

Ayrıca elinizdeki bu eser, havayolu mülakatlarına girmeye hazırlanan adaylar ve üniversitede Sivil Havacılık Kabin Hizmetleri okumayı düşünen öğrenci adayları ve bu bölümlerde okuyan öğrenciler için önemli bir rehber niteliğindedir.


Basım Ayı/Yılı : 2020
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 2
Sayfa Sayısı : 398
Ağırlık : 398
En / Boy : 14 / 21
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺120,00

Yunanca "süs, güzellik" anlamındaki "cosmos" kelimesinden türeyen kozmetik kelimesi "süslemekte usta" anlamına gelmektedir. 19. Yüzyılın ortalarında Fransızlar tarafından kullanılmaya başlayan kozmetoloji kelimesi ise "kozmetik sanatı ve kullanımı" şeklinde tanımlanmaktadır.

Kişisel temizlik ve bakım ürünleri olarak da kullanılabilen kozmetik ürünlerin hammadde ve bitmiş ürün olarak tarihi oldukça eskilere dayanmaktadır.

Modern günlük yaşamın vazgeçilmezi haline gelmiş olan kozmetik ürünler ve girişimler adli bilimler içerisinde giderek artan bir önem kazanmaktadır.

Bir yandan olay yeri incelemelerinde karşılaşılan kanıtlardaki kozmetik ürünlerin incelenmesi ile önemli ipuçlarının sağlaması, diğer yandan tamamlayıcı tıp uygulamalarında ve estetik amaçlı minimal cerrahi girişimlerde kozmetik amaçlı ürünlerin ve uygulamaların gün geçtikçe artan şekilde kullanımı "adli kozmetoloji" bilim alanının varlığını gerekli kılmaktadır.

Bu kitapta; insanoğlunun güzele olan ilgisi, bireylerin neden kozmetik ürünlere ve uygulamalara yöneldiği, kozmetik ürün ve uygulamaların suçluya ulaşmadaki rolleri, ruh ve vücut sağlığımız üzerine etkileri, kozmetik girişimler ve ürünlerin kullanımına yönelik riskler, malpraktis olguları bilimsel, tıbbi ve hukuki yönden kısa başlıklar şeklinde "adli kozmetoloji" çatısı altında tartışılmaktadır.

Kitapta Bulunan Konu Başlıkları

Kozmetoloji Nedir ve Kapsadığı Alanlar Nelerdir?

Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Uygulamalarında Kozmetoloji

Dövme ve Yan Etkileri

Adli Bilimlerin Bir Dalı Olarak Adli Kozmetoloji

Kozmetolojide Adli Tıbbi Sorunlar

Kozmetikler Ürünlerde Sınırlı Ve Yasaklı Maddelere Genel Bakış

Kozmetik Ürün ve Uygulamaların Yan Etkileri Ve  Güvenli Kullanımları

Kozmetik Ürünler, Kozmetik Uygulamalar ve Allerji

Kozmetik Ürünlerin Uzun Süreli Kullanımında Toksisite Güzellik Ürünlerinin Öteki Yüzü

Hamilelik ve Kozmetik Ürünlerin Kullanımı

Kozmetik Alanında Nanoteknoloji Ürünleri

Beden Uygulamaları (Dövme–Piercing) Ve Estetik Cerrahinin Psikolojis

Estetik, Güzellik ve Felsefe

Kozmetik Girişimler

Köpeklerde Estetik Kulak Operasyonu


Basım Ayı/Yılı : 2018
Basım Yeri :
Baskı Sayısı :
Sayfa Sayısı : 191
Ağırlık : 191
En / Boy : 16 / 24
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺135,00

Değerli Meslektaşlarımız, Ortaya çıkarmış olduğumuz eserin arkasında harika bir yazar ordusu, büyük bir özveri ve emek vardır. Yazar kadrosu olarak zor olanı başarmak diyerek çıktığımız bu yolda çalışmalarımızı titizlikle yürüttük ve afet yönetimi alanına katkı sağlayacağını düşündüğümüz eserimizi hep birlikte ortaya çıkardık. Eserimiz, güncel kaynaklar ışığında afetler nedeniyle daha fazla zarar görme potansiyeline sahip savunmasız grupları içermektedir. Bu kapsamda; afet yönetimine genel bakış, yaşlılar, çocuklar, kadınlar, hamileler, görme engelliler, işitme engelliler, psikiyatrik hastalar, kronik hastalığı olanlar, mülteciler, evsizler, hayvanlar ile özel gereksinimli bireyler ve afetlerde acil sağlık hizmeti ağ analiz çözümleri konuları derinlemesine incelenmiş olup bazı alanlarda deneyim sunumları ile desteklenmiştir. Eserimizin geniş bir yelpazede; afet yönetimi alanına gönül veren önlisans, lisans ve lisansüstü öğrencileri ile akademisyenlerinin her zaman yanında bulundurmak isteyeceği bir kitap olmasını temenni ederiz. Bu eserin meydana gelmesi için çaba sarf eden yazar kadrosu başta olmak üzere destek veren, emeği geçen herkese teşekkür ederiz. Saygılarımızla…

 


Basım Ayı/Yılı : 2023
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 1
Ağırlık : 100
En / Boy : 16 / 24
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 1. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺299,70
Yapay Zekanın Esiri Mi Olacağız?

Bu kitap; günümüzde sıkça konuşulmaya başlanan ve gelecekte daha fazla konuşulacak olan yapay zekâ, sanal ve artırılmış gerçeklik, nesnelerin interneti, otonom araçlar, üç boyutlu yazıcılar, siber teknolojiler, blokzincir teknolojilerinden bahsetmekte; eğitim, girişimcilik, start-up, AR-GE, inovasyon, patent ve markalaşmanın önemine değinmektedir.

Kitap, aşağıdaki konular gibi pek çok konuya açıklık getirmekte ve sorulara cevaplar vermektedir:

·        Dijital değişim ve dönüşüm için neler yapılmalı?

·        Gelecekte ameliyatları robotik cerrahlar mı yapacak?

·        Yapay zekânın hastalıkları teşhisteki başarıları

·        Gelecekte yapay zekâ pastası nasıl paylaşılacak?

·        Ölüm saçan yapay zekâlar engellenebilir mi?

·        Çin yeni nesil yapay zekâ silahlar için yeni nesil öğrenciler yetiştiriyor

·        Yapay zekânın yol açacağı muhtemel sıkıntı ve zararlar

·        Yapay zekâ bazı meslekleri ele geçirecek mi?

·        Üç boyutlu yazıcılarla insan yedek parçaları mı üretilecek?

·        Savunma sanayisi kuruluşlarımızla neler yapıyoruz?

·        Çin’in dünyayı kontrolü insanları köleleştirir mi?

Beyaz şapkalı siber savaşçılar yetiştirmeliyiz


Basım Ayı/Yılı : 2022
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 344
Ağırlık : 344
En / Boy : 13,5 / 21
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺86,25
1 2 3 ... 214 >
cultureSettings.RegionId: 0 cultureSettings.LanguageCode: TR
Çerez Kullanımı