Dünya hikayeciliğine yepyeni bir damar kazandıran Anton Çehov, az kelimeyle evrenler inşa ediyor. Ayrıntı gibi görünen her şeye bir dünya kurup görmeyi unuttuklarımızı hatırlatıyor. Böylece farkına varan, acı çeken, gülen ve en önemlisi duyarlı hale gelen kendi okurunu meydana getiriyor Çehov. Kara Keşiş, Süs Köpekli Leydi, Bektaşi Üzümleri gibi unutulmaz hikayelerinin yer aldığı bu seçki, Çehov dehasının ve evreninin bir kanıtıdır.

 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 200
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2019
₺20,00

Üç Yıl Çehov’un Rus edebiyatının büyük ustalarının mirasçısı ve güçlü bir yazar olarak kabul görmesini sağlayan yapıtlarından biridir. Yazar bu novellada evlilik kurumunu masaya yatırır. Evlilikte zamanın duyguları dönüştüren, kimi zaman da “sağaltan” etkisine; yıllar içinde paylaşılan deneyimlerin, birlikte göğüslenen felaketlerin “aşksız” başlayan evliliklerin bile ufkunda olgun sevgilerin belirmesine yol açabileceğine işaret eder. Moskovalı bir tüccar taşrada tanışıp, ilk görüşte âşık olduğu genç Yulia’ya evlenme teklif eder. Genç kız, çekicilikten nasibini almamış bu adamı önce reddetse de, başka bir damat adayı çıkmaz korkusuyla evlenmeye razı olur. Ancak bu tek taraflı aşk, nikâhtan sonra Moskova’da yeni hayatlarına başlayan çifti katlanılmaz acılara sürükleyecektir. Üç Yıl devrim öncesinde insan ilişkileri, bütün mücadeleleri ve hüsranlarıyla Moskova’daki hayatın da dokunaklı bir panoramasıdır aynı zamanda.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 120
En / Boy : 12,5 / 20,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2018
₺15,40

Vişne Bahçesi, toplumsal değişimin insanlar üzerindeki etkisini ele alan bir oyundur. Eserde, on dokuzuncu yüzyıl ortalarında Rusya’da toprak köleliğinin kaldırılmasıyla birlikte orta sınıfın yükselişi ve devrime ayak uyduramayan aristokrasinin, tüm çabalarına rağmen toplumsal statüsünü kaybedişi verilir.

Vişne Bahçesi’nde, ipotek borcuna karşılık aile mülkleri (ünlü büyük vişne bahçesi de dâhil) açık arttırmayla satışa çıkarılan bir Rus aristokrat ailesi anlatılır. Çehov bu oyunu komedi olarak yazdı, ama Moskova’da bir tragedya olarak sahnelendiğini görünce şaşkına döndü. Yapıt, hâlâ her iki oyun türünde de yorumlanarak sahnelenmektedir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 144
En / Boy : 13,4 / 19,8
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2018
₺18,70

6 Numaralı Koğuş , Anton Çehov’un (1860-1904) en güçlü, en etkileyici, okuyup bitirdiğinizde tüylerinizi diken diken eden hikayelerinden birisidir. Keyfiliğe, kişiliğin aşağılanmasına açık bir protesto niteliğindeki bu eserle Çehov, Tolstoy’un ahlak felsefesiyle bağını tamamen koparır. Demir yumruklu Nikita’nın kapısında nöbet beklediği 6 numaralı akıl hastaları koğuşu adeta Çarlık Rusyası’nın bir simgesidir. Kendi yönetimindeki hastanede insanlık dışı koşulların düzeltilmesi yönünde mücadele edeceğine felsefe yapmayı yeğleyen Dr. Ragin, bu kayıtsızlığının bedelini çok ağır ödeyecek, 6 numaralı koğuşa bu kez kendisi düşecektir.

Çehov'un bu güçlü hikayesini Memurun Ölümü, Bukalemun ve Asma Katlı Ev isimli hikayeleriyle birlikte sunuyoruz.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 128
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2018
₺23,20

Seçme Öyküler, Rus oyun ve kısa öykü yazarı Anton Çehov tarafından kaleme alınan ve 19. Yüzyıl Çarlık Rusyası’nın değişen toplumsal yapısını anlatan kısa öykülerden oluşmaktadır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 144
En / Boy : 12,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2018
₺27,20

Bir zoolog. Bir memur ve metresi. Bir zangoç. Bir doktor. Memleketinden çok uzaklarda memurluk yapan Layevski, peşinden ta oralara kadar sürüklediği metresi Nadejda Fiyodorovna’dan sıkılır ve ne yapacağını kara kara düşünmeye başlar. Onun bu tavrını sert bir dille eleştiren Zoolog ise Layevski için bardağı taşıran son damla olacak ve sözler, yerini silahlara bırakacaktır. Anton Çehov o sade ama büyüleyici anlatımıyla, insanın doymak bilmezliğini, bencilliğini ve güçsüzlüğünü gözler önüne seriyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 152
En / Boy : 12,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2018
₺16,20

Rus öykü ve oyun yazarı Anton Çehov, Çarlık Rusyası’nın çöküş dönemindeki taşra yaşamını, insan ilişkilerinin kopukluğunu, bunalımlı bir toplumun bireylere yansıyan tedirginliğini şiirsel bir gerçeklik içerisinde dile getirdi. İnsan ruhunun en derinine inerek bireyin sınırsız yalnızlığını işlediği öykülerinde, yalın bir anlatım ve lirik bir duyarlılıkla sıradan insanların anlamsız gibi görünen yaşamlarına anlam kattı. İnce bir ironi duygusuyla harmanlanmış öykülerinde kaba ve çirkin olanı açığa çıkartarak, iyimserlik duygusunu ön plana alan Çehov, modern öyküye dramatik bir yoğunluk katmıştır. Anton Çehov’un öykülerinden yapılmış özenli bir seçkiyi, Yılmaz Gruda’nın ustalıklı çevirisi ile sunuyoruz.  

₺22,90

Anton Pavloviç Çehov (29 Ocak 1860, Taganrog Rusya- 15 Temmuz 1904, Badenweiler, almanya), Rus tiyatro yazarı ve modern kısa öykülerin kurucularındandır.

Rusya´nın güneyinde Azak Denizi kıyılarındaki Taganrod´da bakkal bir babanın oğlu olarak dünyaya geldi. Dört çocuklu bir ailenin ortanca çocuğudur. Babası, ticaretten çok dini konulara eğilimleri olan sert ve otoriter bir adamdı. Babasının baskısıyla kilise korosunda ilahi söyleyen Çehov, ticarette başarı sağlayamayan babasının yerine dükkan işleriyle de ilgilendiğinden lise eğitimi uzadıkça uzadı.

Çehov, bir süre Yunanlı çocukların devam ettiği yerel bir okulda okudu. daha sonra on yıl boyunca lisede Yunan ve latin klasikleriyle temel bir eğitim gördü. Düş gücüne fazlasıyla olanak tanıyan bu eğitim Çehov´unyaşam boyunca klasiklerden hoşnut olamamasına yol açacaktı. ´´Edebiyat Öğretmeni´´ adlı hikayesi üniversite yıllarına aittir.

1876´da babasının iflas etmesi üzerine Moskova´ya göçtüğünde, kendisi bir ağabeyi ile birlikte Tagangrog´da kalarak liseye devam etti. Üç yıl boyunca, henüz çok genç olmasına karşın kendi hayatını kendi kazandı. Zor koşullar altında geçen çocukluk yılları, hikayelerinde çocuklara geniş yer vermesine ve hep hüzünlü, incinmiş çocukları anlatmasına neden oldu.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 279
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2018
₺26,10

Anton Pavloviç çehov (29 Ocak 1860, Taganrog Rusya- 15 Temmuz 1904, Badenweiler, almanya), Rus tiyatro yazarı ve modern kısa öykülerin kurucularındandır.

Rusya´nın güneyinde Azak Denizi kıyılarındaki Taganrod´da bakkal bir babanın oğlu olarak dünyaya geldi. Dört çocuklu bir ailenin ortanca çocuğudur. Babası, ticaretten çok dini konulara eğilimleri olan sert ve otoriter bir adamdı. Babasının baskısıyla kilise korosunda ilahi söyleyen Çehov, ticarette başarı sağlayamayan babasının yerine dükkan işleriyle de ilgilendiğinden lise eğitimi uzadıkça uzadı.

Çehov, bir süre Yunanlı çocukların devam ettiği yerel bir okulda okudu. daha sonra on yıl boyunca lisede Yunan ve latin klasikleriyle temel bir eğitim gördü. Düş gücüne fazlasıyla olanak tanıyan bu eğitim Çehov´unyaşam boyunca klasiklerden hoşnut olamamasına yol açacaktı. ´´Edebiyat Öğretmeni´´ adlı hikayesi üniversite yıllarına aittir.

1876´da babasının iflas etmesi üzerine Moskova´ya göçtüğünde, kendisi bir ağabeyi ile birlikte Tagangrog´da kalarak liseye devam etti. Üç yıl boyunca, henüz çok genç olmasına karşın kendi hayatını kendi kazandı. Zor koşullar altında geçen çocukluk yılları, hikayelerinde çocuklara geniş yer vermesine ve hep hüzünlü, incinmiş çocukları anlatmasına neden oldu.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 264
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2018
₺26,10

Çehov bir taşra kasabasındaki akıl hastanesinde geçen bu novellasında, eğitimli bir hasta olan İvan Dmitriç ile Doktor Andrey Yefimıç arasındaki felsefi çatışmaya odaklanır. İvan Dmitriç maruz kaldıkları adaletsizliğe, içinde yaşamaya zorlandıkları baebat koşullara karşı çıkarken, Andrey Yefimıçbunları görmezden gelmekte ısrar eder ve durumu değiştirmek için kılını bile kıpırdatmaz. Doktor sonunda içine düştüğü ‘felsefi’ yanılgının farkına vardığında ise artık iş işten geçmiştir.Altıncı Koğuş, Rusya’nın ve ülkenin sorunlarıyla ilgilenmek yerine onları uzaktan izlemeyi tercih eden elit Rus aydınının ‘deliliği’nin simgesidir adeta.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 72
En / Boy : 12,5 / 20,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2018
₺15,90

‘Geçen yılın kurumuş yaprakları ayaklarımın altında hışırdıyor, ağaçların arasındaki yarı karanlıkta gölgeler gizleniyordu. Sağ yandaki eski meyve bahçesinde, gene yaşlı olsa gerek, bir sarıasma kuşu pek isteksiz, cansız, uyuşuk ötüyordu. Ihlamur ağaçları bitince taraçalı, çatı arasında odası olan beyaz bir evin yanından geçtim…


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 136
En / Boy : 13 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2018
₺9,30

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 96
En / Boy : 14 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2017
₺9,75

Çehov’un yazınında “Taşralı”, “Üç Yıl” ve “Meçhul Bir Adamın Hikayesi” ile birlikte 19. yüzyılın 90’lı yıllarında yazılan üç büyük yapıtından biri olarak ayrı bir yer tutar. Çehov, çağdaşı yazarlardan farklı olarak, ilk defa kahramanın “varoluşun bulanık ortamında” kendisini nasıl hissettiği ve gördüğü konusuyla ilgilenir. “Taşralı”da yazar takipçi gibi özel bir role soyunmamaktadır. O yalnızca yaşamakta ve bizzat yaşam sürecinde gördüklerini, hissettiklerini ve düşündüklerini aktarmaktadır; bu da dünyanın ve insanın Çehov’a kadar bilinmeyen, tümüyle kendine özgü bir tablosunu sunmaktadır. Yazar okurun karşısına özellikle yaşamın çıkması ve bunu hiçbir şeyin engellememesi konusuna özen göstermektedir.

Çehov, olgunluk dönemi yapıtlarında, kahramanların tavırlarını ve onların yazgılarına nüfuz etme ve açıklama getirme olanaklarını, yazarın onlara ilişkin dünya görüşünü radikal olarak ve bilerek sınırlamaktadır. Çehov öncesi gerçekçi edebiyat her ayrıntıyı söze döken, hatırı sayılır derecede aktaran olmaya gayret etmektedir. Çehov’un ilkesel olarak başka bir dünya haritası vardır, onda ‘konuşan’ ayrıntılar, karakterolojik anlamda “dillendirilmeyen” ayrıntılarla rahatça karılmaktadır.

Taşralı adlı yapıtında, tek bir dürüst insanın olmadığı, ıstırap çeken köpeklerin akıllarını yitirdikleri, çocukların canlı serçeleri cascavlak yolduğu taşranın iç karartıcı tablosunu çizen yazar, haklarında yeterince doğrucu, sert sözler söylediği kasabalılara ilişkin kendi görüşünün de yetersiz olduğu kanısına vardırmaktadır. Acımayı davalara ‘tercih etmek’ bir çelişkidir; çelişkidir, çünkü insanların davaları ve düşünceleri, acıma uyandıran olgulara galip gelmelidir.

Taşralı, daha çok kısa öyküleriyle tanınan Çehov'un pek bilinmeyen olgunluk dönemi yapıtlarından biri, belki de en önemlisidir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 144
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2017
₺38,30

Kendi adıyla anılan (Çehov tarzı) öykü türünün kurucusu olarak ün kazanan Çehov, realist bir yazardır. Daha tıp fakültesinde öğrenciyken mizah dergilerinde çıkan öyküleri ile tanınan sanatçı, genç denecek yaşta veremden ölmüştür. Çehov, Rus edebiyatının çok ünlü bir yazarıdır, önce mizahi öyküler yazmış, 1860'tan sonra ciddi eserler vermiştir. Günlük hayatta rastlanabilecek her olayı öykülerinde anlatmış, öykülerinde olayla ilgisiz hiçbir şeye yer vermemiştir. Çehov, ellerinden bir şey gelmeyen insanların çaresizliğini başarıyla yansıtmıştır. Tiyatro, roman ve öykü türünde eserler vermiştir.

 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 120
En / Boy : 14 / 21,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2017
₺12,00

Basım Dili : İngilizce
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 64
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2017
₺10,44

Basım Dili : İngilizce
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 64
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2017
₺10,44

Elinizdeki derleme dünya edebiyatının büyük ustalarının yanı sıra ülkemizde pek tanınmayan ama hem roman hem kısa öykü dalında önemli yapıtlar üretmiş olan yazarların kaleminden çıkma öyküleri bir araya getiriyor. Bu klasik ve çağdaş yazarların öykülerini sahici/sarsıcı/etkileyici kılan şeyin yazarın insana ve topluma bakışlarıdır. Hiçbir inanılırlığı olmayan, zorlama tipler ve “karakterler”le dolu, ıkınarak yazılmış, şişirme, insan olmanın ve insan kalmanın trajedisine/çetrefilliğine dair, insani öze dair hiçbir şey söylemeyen “yapıtlarla” kıyasladığımızda bu öykülerin değerini daha iyi ayabiliriz.

Has edebiyat, okunduktan sonra içimizde bazen buruk bazen tatlı ama her durumda kalıcı bir iz bırakan, bundan böyle hep bizimle yaşayacak olan edebiyattır çünkü.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 270
En / Boy : 13 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2017
₺29,25

Sadece Rus edebiyatının değil, dünya edebiyatının da en büyük yazarlarından biridir Çehov. Çehov’un edebiyatta çığır açan öyküleri, yazılmalarının üzerinden uzun yıllar geçmiş olmasına rağmen hâlâ tazeliğini korumaktadır. İnsanlığın evrensel sorunlarına sıradan insanın günlük yaşamı içinden seslenen, en basit ayrıntıları ustalıklı bir dille aktaran bu öykülerin sırrı Çehov’un kendine özgü kişiliğinde ve hayata bakışında gizlidir…

Öykülerinde gerçek bir edebi eserin başaracağı şekilde okuru kendisine çeken Çehov, Rus toplumunun değişik katmanlarından insanları bütün aptallıkları, çaresizlikleri, peşinden koştukları küçük hesapları ve hayalleriyle birlikte sergiler. Hem komik hem de ciddi temalar barındıran bu öykülerin duygusal ve düşünsel derinliğinin kaynaklandığı yerse Çehov’un insan sevgisidir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 152
En / Boy : 13 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2017
₺27,90

Türkiye’de daha çok Vişne Bahçesi, Vanya Dayı gibi tiyatro oyunlarıyla tanınan Rus yazar Anton Pavloviç Çehov’un (1860-1904) en önemli özelliklerinden biri, çağdaş kısa öykü türünün öncülerinden olması ve bu türün gelişimine büyük katkıda bulunmasıdır. Eserleriyle James Joyce’dan Virgina Woolf’a pek çok yazarı etkileyen Çehov, tüm dünyada büyük ilgi gören eserler kaleme almıştır.

Çehov’dan Seçme Öyküler, yazarın Milli Eğitim Bakanlığınca okullar için hazırlanan “100 Temel Eser” listesinde de yer alan komik, ilginç ve bir yandan da öğretici olan öykülerinden meydana gelen bir seçki sunuyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 104
En / Boy : 14 / 21,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2016
₺13,50

6 Numaralı Koğuş , Anton Çehov’un (1860-1904) en güçlü, en etkileyici, okuyup bitirdiğinizde tüylerinizi diken diken eden hikayelerinden birisidir. Keyfiliğe, kişiliğin aşağılanmasına açık bir protesto niteliğindeki bu eserle Çehov, Tolstoy’un ahlak felsefesiyle bağını tamamen koparır. Demir yumruklu Nikita’nın kapısında nöbet beklediği 6 numaralı akıl hastaları koğuşu adeta Çarlık Rusyası’nın bir simgesidir. Kendi yönetimindeki hastanede insanlık dışı koşulların düzeltilmesi yönünde mücadele edeceğine felsefe yapmayı yeğleyen Dr. Ragin, bu kayıtsızlığının bedelini çok ağır ödeyecek, 6 numaralı koğuşa bu kez kendisi düşecektir.

Çehov'un bu güçlü hikayesini Memurun Ölümü, Bukalemun ve Asma Katlı Ev isimli hikayeleriyle birlikte sunuyoruz.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 128
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2015
₺8,80 KDV Dahil
Tükendi

Zengin bir düşünsel evrende, derin gözlemler ve nitelikli analizleri ile öne çıkan Anton Çehov, dünya edebiyatında kısa öykü yazarlığının eriştiği bir zirve olarak kabul edilmektedir. Karakterlerinin derinliği, anlatının kurgusal değeri ve öykülerine sinmiş olan engin felsefi yaklaşımıyla Çehov, dünyaca geçerli bir üne ve öykü yazımında önderlik hakkına sahip olmuştur.

Özellikle karakterlerin iç çekişmelerini, duygusal ve düşünsel gelgitlerini yansıtmakta son derece başarılı olan yazarın, insanlığın doğal yapısını ve medeniyetçe dönüştürülmeye teşne meşrebini ustaca bir bakışla ele alışı, karakterleri zamanlarından azad edip evrensel ölçülere ve tüm zamanlara hitap eder konuma yükseltiyor.

Çehov öykücülüğünü anlamak için en iyi öykülerden yapılan bir derleme olan bu kitapta, yazarın farklı dönemlerde yazdığı ama aynı derin bakışı ve insalık sorunlarını içeren yapıtlarını bir arada bulacaksınız.

İlker Balkan'ın duru ama zengin bir dile sahip çevirisi ile Çehov'u yeniden keşfedecek ve onun neden çağlara meydan okuyan bir yazar olduğunu daha iyi anlayacaksınız.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 118
En / Boy : 12,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2018
₺0,00
Tükendi

Anton Çehov, “Beyazalınlı” masalında sevginin en zıt karakterlerde bile ne denli etkili olduğunu kendine has üslubuyla ifade etmekte.Gorki, “Serçecik” adlı masalında okuyanları sözcüklerle oluşturduğu sevgi atmosferi içine koyuyor ve bir yavru serçeyle annesinin diyaloglarını dinletiyor, atlatılan tehlikeden sonra derin bir oh çektiriyor, bu arada da deneyimin önemine ve aceleciliğin sakıncalarına parmak basıyor.

Nobel ödülü almış olan Drina Köprüsü yazarı İvo Andriç de sanatın yaşama etkisini, sanatın ne denli önemli olduğunu, “Aska ile Kurt” adlı masalında vurguluyor.Tolstoy ise zoru paylaşmak gerektiğini, kibrin ve intikam duygusunun yersizliğini kendine has felsefi üslubuyla ifade ediyor.Çeviri, Rusça aslından titizlikle yapılmıştır.Bu kitap çocuklara hitap ettiği kadar çocuğunu eğiten anne ve babalara da hitap etmektedir.Kitaptaki masalların bazıları ülkemizde ilk kez yayımlanmaktadır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 100
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2018
₺7,50
Tükendi

"İnsanoğlunun daha üstünü tadamayacağı iki tür mutluluk vardır; biri yaşamın özünü kavramaya çalışarak özgür ve derin düşünmek, ikincisi de dünyanın hırgürüne boş vererek yaşamak."

'Altıncı Koğuş' için tam bir yabancılaşma öyküsüdür diyebiliriz. Çehov içinde bulunduğu sınıfın ahlaki çöküşünü bir deli ve bir doktor arasında geçen diyaloglarla aktarıyor. Lenin, Rus toplumunun içine düştüğü hazin durumu resmeden bu yapıtı okuduktan sonra dehşete düşer, "Kendimi Altıncı Koğuş'a kapatılmış gibi hissettim," der.

Defalarca okunsa da bıkılmayacak tarzda nefis tahlillerle, saptamalarla, hayata ve insanlara dair Rus edebiyatının acı gerçekçiliğini atlamadan son derece yalın bir üslupla anlatan Cehov'un ustalık dönemi eseridir. Yaşadığı döneme ait, Rusya'nın içinde bulunduğu toplumsal yozlaşmanın, ekonomik sorunların, iletişimsizliğin ve duyarsızlığın kaleme aldığı fazlasıyla gerçekçi bir öykü sunmuştur bizlere.

Öyküde yaşananlar tam olarak, teorik bilginin pratik yaşam deneyimiyle olan uzlaşmaz çatışmasıdır. Çehov, Rus edebiyatında tarzı, yazım stili ve düşünce sistematiğiyle yarattığı farkla deha olarak kabul edilir. Hayatla dair her şeyi anlatan 'Altıncı Koğuş' öykü olamayacak kadar derin bir toplum çözümlemesidir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 112
En / Boy : 14 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2018
₺5,46
Tükendi

Kendisinden önceki tiyatro anlayışını temelden değiştiren, artık adıyla anılacak yepyeni anlatım özellikleri geliştiren Çehov, tiyatro ile ilgilenen herkesin, ilgisi hangi boyutta olursa olsun, okuması gereken yazarların başında gelir.

Çocukken sınıfında, lisede okul temsillerinde sergilenmek üzere skeç ve piyesler yazan Çehov’un oyun yazarlığı, öykücülüğünden önce gelişmiş ve yıllar sonra “yapmacıklı, şamatacı, küstah ve yıpratıcı bir sevgili”ye benzeteceği tiyatroya duyduğu aşk, hiç bitmemiştir. Bırakacağına defalarca ant içtiği oyun yazarlığı, nihayetinde Çehov’un en büyük başarılarından biri olmuştur.

İlk kez Moskova Sanat Tiyatrosu tarafından sahneye koyulan ve büyük başarı elde eden iki oyunu, Üç Kızkardeş ve Vişne Bahçesi, on yıllardır dünyanın çeşitli tiyatrolarında en çok sahnelenen oyunlardan oldular.

Bu güzel oyunları hayal gücünün dekoru, kostümü ve ışığıyla okumak, Çehov’un kelimelerini Hasan Âli Ediz ve Mete Ergin’in Türkçesiyle duymak, sanıyoruz ki başka türlü bir tiyatro deneyimi yaşatacak…


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 208
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2018
₺23,90
Tükendi

Seçme Öyküler 1 - Kent Hikayeleri

Dimov’un sakalı ise tüccarların sakalına benziyordu. Tabii, Dimov eğer bir ressam ya da yazar olsaydı, o zaman herkes sakalının tıpkı Zola’ya benzediğini söylerdi.

“Çekirge”den
Mezarlıktan iyi bir ruh hâliyle döndük. Ama aradan bir hafta geçmeden, genelgelerle yasak edilmeyen, ne var ki tamamıyla izin de verilmeyen yaşam, o sert, o yorucu, o anlamsız hayat, yine eskisi gibi akıp gitmeye başladı.

“Kılıflı Adam”dan
‘Daha başka duygular...’ diye düşünüyordu... ‘Bunlarda hiç duygu olmadığı çok doğru... İşte şimdi amirlerimin evine ziyarete gideceğim, imza defterine imza atacağım... Bütün bunları yaparken insan hiçbir şey duymuyor ki! Öyle işte, boşu boşuna... Yani bir çeşit tebrik makinesi...’

“Ünlem İşareti”nden
Klasik Rus edebiyatında eleştirel gerçekçiliğin en gerçek, en olgun temsilcisi sayılan Çehov, hikâyeleriyle Rus edebiyatını olduğu kadar dünya edebiyatını da zenginleştirmiştir. “Yazı yazma sanatı, aslında kötü yazılanları çizme sanatıdır,” sözleriyle yazı anlayışını ifade eden; yalın dili ve ilk bakışta sıradan görünen çarpıcı karakterleri ile Çehov, derinliğin resmini yüzeyde yapmayı başarmış ender yazarlardan biridir.

Kent Hikâyeleri, Çehov’un sadece mekân değil, bürokrasinin, yoksulluğun, çözümsüzlüğün, yalnızlığın merkezi olarak da ele aldığı kenti, çeşitli şekillerde sergilediği hikâyelerden yapılmış bir seçki, bir okuma önerisidir.

Hasan Âli Ediz’in güzel Türkçesi ile…

Seçme Öyküler 2 - Taşra Hikayeleri

“Eh!” dedi. “Siz bana nasıl yaşadığımı soruyorsunuz! Biz burada nasıl yaşayabiliriz? Yaşamıyoruz ki, ihtiyarlıyoruz, şişmanlıyoruz, sönüp gidiyoruz. Birbirinden ayırt edilmeyen günler ve geceler, sönük, anlamsız, en küçük bir iz bırakmadan geçip gidiyor. Gündüz para kazanmak, akşamları kulüp, katlanamadığım kumarcılar, içkiciler, kısık sesliler topluluğu. Bunun neresi iyi?”

“İoniç”ten
Bize okuma yazma değil, tinsel yetenekleri açığa vurmak için özgürlük gerek. Okullar değil, üniversiteler gerek.

“Asma Katlı Ev”den
Benim bütün hastalığım, yirmi yılda bütün kasabada bir akıllı insan bulabilmem ve bu bulduğum kişinin de bir deli oluşudur.

“Altıncı Koğuş”tan
Matematik derslerinde bazen can sıkıntısından hava bile donup buz hâline gelirken bahçeden sınıfa bir kelebek uçarak girer; çocuklar başlarını kaldırır, uçan şeyi, kelebek değil de yeni, acayip bir yaratıkmış gibi, merakla seyretmeye başlar; işte tıpkı bunun gibi, bizim can sıkıcı küçük istasyona düşen bayağı bir şampanya da bizi eğlendiriyordu. Konuşmadan oturuyor, kâh saate, kâh şişelere bakıyorduk.

“Şampanya”dan
Taşra Hikâyeleri, Çehov’un sadece mekân değil, bir ruh, bir karakter olarak ele aldığı taşrayı, çeşitli şekillerde sergilediği hikâyelerden yapılmış bir seçki, bir okuma önerisidir.
Hasan Âli Ediz’in güzel Türkçesi ile…


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 880
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2017
₺0,00
Tükendi

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 168
En / Boy : 10,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2017
₺12,00
Tükendi

“Bizi korkutacağından emin olduğumuz çok az canavar vardır”
Andre Gide

Edebiyat tarihin en sevilen yazarlarından Çehov, gerçekten de korku öyküsü yazıyor muydu? Okuru korkutabilmek, ağır bir nehir gibi akan öykülerin başarabileceği bir iş miydi? Bu kitapta, Çehov’un sizi ürpertecek üç öyküsüyle karşı karşıyasınız. Ürkütücü bir Çehov, korku tarihinin sıradışı tatlarından biri.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 32
En / Boy : 11 / 16,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2016
₺3,90
Tükendi

“Eh!” dedi. “Siz bana nasıl yaşadığımı soruyorsunuz! Biz burada nasıl yaşayabiliriz? Yaşamıyoruz ki, ihtiyarlıyoruz, şişmanlıyoruz, sönüp gidiyoruz. Birbirinden ayırt edilmeyen günler ve geceler, sönük, anlamsız, en küçük bir iz bırakmadan geçip gidiyor. Gündüz para kazanmak, akşamları kulüp, katlanamadığım kumarcılar, içkiciler, kısık sesliler topluluğu. Bunun neresi iyi?”

“İoniç”ten
Bize okuma yazma değil, tinsel yetenekleri açığa vurmak için özgürlük gerek. Okullar değil, üniversiteler gerek.

“Asma Katlı Ev”den
Benim bütün hastalığım, yirmi yılda bütün kasabada bir akıllı insan bulabilmem ve bu bulduğum kişinin de bir deli oluşudur.

“Altıncı Koğuş”tan
Matematik derslerinde bazen can sıkıntısından hava bile donup buz hâline gelirken bahçeden sınıfa bir kelebek uçarak girer; çocuklar başlarını kaldırır, uçan şeyi, kelebek değil de yeni, acayip bir yaratıkmış gibi, merakla seyretmeye başlar; işte tıpkı bunun gibi, bizim can sıkıcı küçük istasyona düşen bayağı bir şampanya da bizi eğlendiriyordu. Konuşmadan oturuyor, kâh saate, kâh şişelere bakıyorduk.

“Şampanya”dan
Taşra Hikâyeleri, Çehov’un sadece mekân değil, bir ruh, bir karakter olarak ele aldığı taşrayı, çeşitli şekillerde sergilediği hikâyelerden yapılmış bir seçki, bir okuma önerisidir.
Hasan Âli Ediz’in güzel Türkçesi ile…


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 464
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2018
₺39,90
Tükendi

Dimov’un sakalı ise tüccarların sakalına benziyordu. Tabii, Dimov eğer bir ressam ya da yazar olsaydı, o zaman herkes sakalının tıpkı Zola’ya benzediğini söylerdi.

“Çekirge”den
Mezarlıktan iyi bir ruh hâliyle döndük. Ama aradan bir hafta geçmeden, genelgelerle yasak edilmeyen, ne var ki tamamıyla izin de verilmeyen yaşam, o sert, o yorucu, o anlamsız hayat, yine eskisi gibi akıp gitmeye başladı.

“Kılıflı Adam”dan
‘Daha başka duygular...’ diye düşünüyordu... ‘Bunlarda hiç duygu olmadığı çok doğru... İşte şimdi amirlerimin evine ziyarete gideceğim, imza defterine imza atacağım... Bütün bunları yaparken insan hiçbir şey duymuyor ki! Öyle işte, boşu boşuna... Yani bir çeşit tebrik makinesi...’

“Ünlem İşareti”nden
Klasik Rus edebiyatında eleştirel gerçekçiliğin en gerçek, en olgun temsilcisi sayılan Çehov, hikâyeleriyle Rus edebiyatını olduğu kadar dünya edebiyatını da zenginleştirmiştir. “Yazı yazma sanatı, aslında kötü yazılanları çizme sanatıdır,” sözleriyle yazı anlayışını ifade eden; yalın dili ve ilk bakışta sıradan görünen çarpıcı karakterleri ile Çehov, derinliğin resmini yüzeyde yapmayı başarmış ender yazarlardan biridir.

Kent Hikâyeleri, Çehov’un sadece mekân değil, bürokrasinin, yoksulluğun, çözümsüzlüğün, yalnızlığın merkezi olarak da ele aldığı kenti, çeşitli şekillerde sergilediği hikâyelerden yapılmış bir seçki, bir okuma önerisidir.

Hasan Âli Ediz’in güzel Türkçesi ile…


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 416
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2018
₺39,90
Tükendi

Çehov’un bu eseri karmaşık ve mutsuz bir anne-oğul ilişkisi, karşılıksız bir aşk, çok ünlü olduğu halde kendine güveni olmayan bir yazarın ve oyuncu olmak hayaliyle yaşayan saf bir köylü kızının yaşamını altüst edişi gibi ilişkileri sorgularken, dramatik yapısı, psikolojik açılımlardaki derinliğiyle dünya tiyatro edebiyatının en önemli ve en kalıcı yapıtlarından biri olmuştur.

Bu oyundan sonra Çehov’un tüm yapıtları Moskova Sanat Tiyatrosu'nda yıllarca sahnelenmiş, o günden bu yana Moskova Sanat Tiyatrosu’nun resmi amblemi ölü değil, kanatlarını açmış, uçan bir martı olarak kullanılmaya başlanmıştır. Tiyatronun kırmızı kadife perdesi yüz yılı aşkın bir süredir üzerindeki martı resmiyle her gece alkışlar eşliğinde açılıp kapanmaya devam etmektedir.

“Değerlerin altüst olduğu bir ara vakitte; tarih sahnesinden çekilmesi gerekenlerin gitmeye direndiği, gelmesi gerekenlerin gelemediği, kimselerin sağlam zemine basamadığı bir zamanda geçen hikâyenin derininde, var olan düzenin çöküşünün sebep olduğu ekonomik çatışma yatar. Çöküşün aşındırdığı değerlerin, yerine yenileri koyulamadığından her tür ilişki biçimi yıpranmış, uyumsuz ve yaralıdır. Modern/gerçekçi tiyatronun en önemli oyunlarından biri olan Martı, Anton Çehov’un başyapıtıdır.”

- Elif Çongur  Ankara Üniversitesi Dil ve TarihCoğrafya Fakültesi Tiyatro Bölümü


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 101
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2015
₺14,80
Tükendi

“Çehov'u okurken, hayatın ta kendisini, tıpkı avuçlarınızda çırpınan bir kuş gibi tuttuğunuzu, ona dokunduğunuzu hissedersiniz.”

David Magarshack

"Rus insanı yaşamayı değil hatırlamayı sever."

Step'ten

"Sanatçı, yarattığı karakterlerin ve onların söyledikleri şeylerin yargıcı değildir; Onun yegane işi tarafsız bir tanık olmaktır. Hükme varmak, sonuç çıkarmak jürinin işidir, ki o da okuyuculardır."

(Suvorin’e mektubundan)

"Yüreğime daha yakın gelen ve benden çok daha güçlü ve zeki yazarlarca çoktan test edilmiş olan bir çerçeveye bağlı kalacağım. Bu çerçeve insanın mutlak özgürlüğüdür: İnsanın baskıdan, önyargılardan, cehaletten, kötülükten özgür olması, ihtiraslardan ve benzeri şeylerden özgür olması!"

(Pleşçeyev’e mektubundan)

"İnsanlara söylemek istediğim tüm şey dürüstçe şudur: 'Kendinize bir dönüp bakınız ve hayatlarınızın ne kadar kötü ve sıkıcı olduklarını görünüz.' Burada hayati olan şey insanların bunu anlamasıdır, bunu anladıklarında kendileri için çok daha iyi başka bir hayatı mutlaka aratacaklardır."

(Aleksandır Tikhonov’a mektubundan)


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 722
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2016
₺40,00
1
Çerez Kullanımı