“Ne istersin?” sorusuna “Yapacak az, düşünecek az, yiyecek çok şey” yanıtını veren küçük burjuvanın ikiyüzlülüğünü, bencilliğini anlatan Maksim Gorki, Küçük Burjuva İdeolojisinin Eleştirisi’nde dünden bugüne her devirde kendini eşsiz olarak gören küçük burjuvanın çıkmazlarını açığa çıkartıyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 56
En / Boy : 12,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2020
₺12,96

İnsanlar Arasında, Ana, Çocukluğum, Ekmeğimi Kazanırken, Benim Üniversitelerim gibi yapıtlarıyla Rus edebiyatının en saygın yazarları arasında yer alan Maksim Gorki, 1890’larda daha yirmili yaşlarda yazdığı öyküleriyle olağanüstü bir başarı kazandı, ünü hızla yayıldı, neredeyse Tolstoy ve Çehov gibi yazarlarla bir tutuldu. Gorki’nin bu dönemdeki öyküleri 1898’de “Eskizler ve Hikâyeler” başlığı altında iki ciltte yayımlandı. Ataol Behramoğlu, bu eserden yaptığı bir seçkiyi Yaşanmış Hikâyeler başlığı altında topladı. Yaşanmış Hikâyeler’de Gorki’nin, başta “Makar Çudra”, “Çelkaş” ve “Yirmi Altı Adam ve Bir Kız” olmak üzere en iyi öyküleri yer alıyor. Gorki’nin Rusya’da ayaktakımını konu aldığı “serseri döne­mi”ne ait bu öyküler insan sevgisi ve özgürlük tutkusuyla dolu.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 304
En / Boy : 12,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2019
₺18,20

Benim Üniversitelerim’de, Aleksey Peşkov, üniversitede okumak üzere Kazan şehrine gelir. Fakat zorluklarla geçen hayatında bu büyük hayalini gerçekleştirmesi kolay olmayacaktır. Bir yandan ekmeğini kazanmaya diğer yandan eğitimini sürdürmeye çalışan genç, Rusya’da çarlık yönetiminin ve eskimiş dünya görüşünün çalkantılı ortamında bütün hayatın bir üniversiteye dönüştüğünü görür.

Karşısına benzersiz kişilikleri olan, Rusya’nın kaderini değiştirecek kişiler çıkacaktır. Rusya gürül gürül geleceğini tartışmaktadır.

Çocukluğum ve İnsanlar Arasında’nın ardından Benim Üniversitelerim’le birlikte, edebiyat tarihine eşsiz bir gerçekçilik anlayışı getiren Maksim Gorki’nin kendi hayatından yola çıkarak yazdığı üçleme tamamlanmış olur.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 176
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2019
₺12,60

Maksim Gorki’nin bu kısa romanı, hayatının çocukluktan yetişkinliğe geçiş dönemini anlattığı ünlü üçlemesinin birinci kısmını oluşturur. Otobiyografik anlatı türünün en beğenilen örneklerinden biri olan Çocukluğum, Gorki’nin Rusya’nın orta kesiminde bulunan Nijni şehrinde yaşadığı yılları anlatır. Bir çocuğun ailesini ve insanları tanıyarak, iyiyle kötü, güzelle çirkin, şiddetle merhamet, sevgiyle nefret gibi değerlerin yaşamda, insan ilişkilerinde iç içe girdiğine tanık olarak geçirdiği bu yıllar, aynı zamanda, Rusya’da sarsıcı altüst oluşların yaşandığı, 1905 ve 1917 devrimleriyle ve bütün gürültüsüyle XX. yüzyılın yaklaştığı yıllardır.

Babası öldükten sonra annesi tarafından büyükbabasıyla büyükannesinin yanına bırakılan Aleksey, iki ihtiyarın yanında bir yandan büyükannesinden dinî hikâyeler dinler, diğer yandan büyükbabasının ani şiddet patlamalarına tanık olur. Amcaların miras çekişmeleri, doğumlar, evlilikler, müzik eşliğinde dinlenen halk efsaneleri... Bir epik şiir havasıyla geçen günler aynı zamanda büyük bir yazarı ortaya çıkarmaktadır. Gorki’nin olgunluk çağında anlattığı bu çocukluk hikâyesi aynı zamanda büyük bir yazarın kendi kendini tanıma çabasıdır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 280
En / Boy : 12,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2020
₺25,90

“Yakında büyük bir ucube yazmaya başlayacağım. Bir mujik tasviri yapacağım; eğitimli, mimar, düzenbaz, zeki, elbette yaşama tutkuyla bağlı olacak.”

Maksim Gorki, 1899 yılında Anton Çehov’a yazdığı bir mektupta Mujik’in ortaya çıkışını böyle anlatıyordu. Gorki’nin bir taşra kentinde aydın olmanın nasıl bir şey olduğunu hassas bir gözle ve keskin bir eleştiri gücüyle ele aldığı bu kısa roman tamamlanmadan kaldı fakat sürekli yeni projelerle halk yararına işler yapmaya çalışan mimar Akim Andreyeviç Şebuyev portresi adım adım devrime yaklaşan Rusya’da ortaya çıkan insanın habercisi oldu.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 168
En / Boy : 12,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2019
₺22,90

Gorki’nin daha önce Türkçede Ekmeğimi Kazanırken adıyla yayımlanan bu eseri, yazarın Çocukluğum, İnsanlar Arasında ve Benim Üniversitelerim’den oluşan ünlü otobiyografik üçlemesinin ikinci kısmıdır.

Kendi deneyimlerinden yola çıkarak Rusya’nın toplumsal hayatını bütün yönleriyle anlatan Gorki, bu kitapta akrabalarından ayrılarak yabancı insanlar arasında çalışmaya başladığı dönemi anlatır. XX. yüzyıl başı Rusya’sının gergin havası, insan tipleri, günlük hayatı ve tarihi, gençliğe adım atan bir çocuğun gözünden son derece yalın bir dille tasvir edilir. Yayımlandığı dönemde bir eleştirmen eseri şöyle övmüştü: “Sürükleyici bir şekilde okunan bu kitap o kadar şaşırtıcı bir yalınlıkla yazılmış ki, bu ancak Maksim Gorki’nin kendine özgü içtenliğiyle anlatılabilir.” Çağdaşlarından biriyse yazara yazdığı mektubunda şöyle diyordu: “Romanınızı elimden bırakamadan okuyorum... Özellikle kadınların tasviri çok derinden etkiliyor. Bu acımasız çağda unutmamamız gereken bir tek şey var, o da eğer mekanik hayvanlara dönüşmediysek, bunu kadınlarımızın yaşamı koruma yeteneğine borçluyuz. Siz bunu çok güzel, zarif ve derin bir şekilde anlatmışsınız.”


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 432
En / Boy : 12,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2019
₺31,90

Aleksey Maksimoviç Peşkov, daha çok bilinen adı ile Maksim Gorki Sovyet/Rus yazar, 1 Mayıs Marşı’nın söz yazarı, sosyalist gerçekçi yazımın öncüsü politik eylemci.

1892 yılında Tiflis’te, Kafkasya Gazetesi’nde çalışmaya başladı. Yoksullukla ve acıyla dolu bir hayat sürdüğü için Rusça´da acı anlamına gelen Gorki takma adını kullanmaya başladı. 1895’te St. Petersburg’da yayınlanan bir dergide çıkan Çelkaş adlı öyküsü ile ünlendi. Ardından Yirmi Altı Erkek ve Bir Kız öyküsü yayınlandı.

Ünü hızla yayıldı. Bu öyküler kadar başarılı olmayan bir dizi roman ve öykü daha yazdı. Gorki’nin 1898 yılında yayınlanan ilk kitabı Hikâye Denemeleri çok beğenilir ve yazarlık kariyerinin başlangıcı sayılır. İlk romanı Foma 1899’da basıldı. Bu dönemde sağlam bir olay örgüsü kuramaması ve yaşamın anlamı üzerine uzun felsefik tartışmalara girmesi romanlarının başarısını düşürür. 1906’da yazdığı ve Rus Devrimi’ne adadığı Ana, en başarılı romanıdır. 1899-1906 arasında St. Petersburg’da yaşar. Gorki, Çar rejimine açıkça karşı çıkmış ve bu yüzden birçok kez tutuklanmıştır. Çarlık tarafından kontrol ve baskılara maruz kalmıştır. 1901’de “Fırtına Habercisi’nin Türküsü” isimli kısa şiiri yüzünden tutuklandı. Kısa sürede serbest kaldı, Kırım’a gitti. Gorki birçok devrimci ile tanıştı. Lenin’le tanıştığı 1902 yılından itibaren aralarında yakın bir arkadaşlık oluşmuştur.

1902 yılında Rusya Edebiyat Akedemisi’ne seçilir. Ancak Çar II. Nikolas buna izin vermez. Anton Çehov ve Vladimir Korolenko bu tavrı protesto eder ve Akademiden ayrılır.

Başarısız olan 1905 Rus Devrimi sırasında Peter ve Paul Kalesi’nde kısa bir süre daha hapis kalır. Gorki Güneşin Çocukları adlı oyununu yazar.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 400
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2019
₺34,80

Önümde güneşin battığı yere kadar uzanan geniş, dümdüz bir yol vardı. Yolun iki yanında, sanki bir şeyler dinler gibi yaşlı ve hazin kayın ağaçları sıralanmıştı.
Üzerlerinde bir yaprak bile kımıldamıyordu. Bir gece kuşu havada sessizce uçup gitti. Bu kapkara kuş, insanın ruhunda canlanan anılar gibi, birdenbire görünüvermiş ve uzak karanlıklarda kaybolmuştu. Ben hep yürüyordum, önümde güneşin son ışınları yavaş yavaş sönüyor ve göğsümde;

“Gözlerimiz kör, ruhumuz da kör…

Tanrı’ya inananlar, bize yardım ediniz!” dizeleri boğuk yankılar yapıyordu.

Asıl adı Aleksey Maksim Peşkov (1868-1936) olan Gorki, Rus klasik yazarlarının son, çağdaş Rus edebiyatının da ilk temsilcilerindendir. Bu yönüyle Rusya’da iki edebi çağı birbirine bağlayan önemli bir halkadır. Gorki’nin kendisinden önce gelen Rus klasik yazarlarından çok daha kısa bir zamanda dünyaca benimsenmesinin nedenlerini belki de burada aramak gerekir.

Gorki'nin sevilen hikayelerinden oluşturduğumuz bu derlemede, aralarında Körler Üzerine Türkü, Mavi Gözlü Kadın, Bir Noel Hikayesi ve Kalyüşa'nın da bulunduğu on iki hikâyesine yer veriyoruz.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 144
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2018
₺23,20

Maksim Gorki’nin 1906’da sürgünde yazdığı romanı Ana, toplumcu gerçekçilik akımının başyapıtlarından biri kabul edilir. Rus proletaryasının Çarlık Rusya’sına karşı verdiği devrimci mücadelenin romanıdır. Eser, fabrikalarda zor şartlarda çalışan binlerce işçiden biri olan Pavel’in özgürlükçü fikirlerine başlangıçta korkuyla yaklaşsa da, sonradan onun ilkelerine sahip çıkarak devrimin meşalesini taşıyan kadınlardan biri olan annesi Pelageya’nın hikayesini anlatır. 1905 Devrimi öncesi Rusya’nın toplumsal panoramasını ustalıkla yansıtan Ana aynı zamanda yeni bir düşünce ve toplumsal uyanışın simgesi haline gelmiştir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 432
En / Boy : 12,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2020
₺34,90

Sosyalist gerçekçilik akımının öncü isimlerinden Maksim Gorki’nin otobiyografik üçlemesi, Çocukluğum, Ekmeğimi Kazanırken ve Benim Üniversitelerim’i şimdi bir set haline getirip okurlarla yeniden buluşturuyoruz.

Nazım Hikmet’in sözleriyle : “Yeryüzündeki bütün gerici kuvvetlerin, barış ve milli bağımsızlık düşmanının, faşistin ve her çeşit yalancı, düzmece demokratın en korktuğu yazarlardan biri de Gorki’dir. Neden? Çünkü Maksim Gorki yalnız kendi halkına değil, bütün halklara yurtlarını, hürriyeti, barışı ve birbirini sevmeyi öğretir. Çünkü o, insanın, insanlığın geleceğinden, güzel günler göreceğinden emindir (…) Gorki insanlar yaşadıkça yaşayacaktır. Çünkü yeryüzünün en büyük şairidir.”

Sette yer alan kitaplar:

Çocukluğum

Ekmeğini Kazanırken

Benim Üniversitelerim


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 864
En / Boy : 13,5 / 21,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2018
₺38,40

Aleksey Maksimoviç Peşkov, daha çok bilinen adı ile Maksim Gorki (d. 28 Mart 1868 – ö. 18 Haziran 1936). Sovyet/Rus yazar, sosyalist gerçekçi yazımın öncüsü politik eylemci.

1892 yılında Tiflis´te, Kafkasya Gazetesi´nde çalışmaya başladı. Yoksullukla ve acıyla dolu bir hayat sürdüğü için Rusça’da acı anlamına gelen Gorki takma adını kullanmaya başladı. 1895´te Sankt-Peterburg´da yayınlanan bir dergide çıkan Çelkaş adlı öyküsü ile ünlendi. Ardından Yirmi Altı Erkek ve Bir Kız öyküsü yayınlandı.

Ünü hızla yayıldı. Bu öyküler kadar başarılı olmayan bir dizi roman ve öykü daha yazdı. Gorki´nin 1898 yılında yayınlanan ilk kitabı Hikâye Denemeleri çok beğenilir ve yazarlık kariyerinin başlangıcı sayılır. İlk romanı Foma 1899´da basıldı. Bu dönemde sağlam bir olay örgüsü kuramaması ve yaşamın anlamı üzerine uzun felsefik tartışmalara girmesi romanlarının başarısını düşürür. 1906´da yazdığı ve Rus Devrimi´ne adadığı Ana en başarılı romanıdır. 1899-1906 arasında Sankt-Peterburg´da yaşar. Gorki, Çar rejimine açıkça karşı çıkmış ve bu yüzden birçok kez tutuklanmıştır. Çarlık tarafından kontrol ve baskılara maruz kalmıştır. 1901´de "Fırtına Habercisi"nin Türküsü isimli kısa şiiri yüzünden tutuklandı. Kısa sürede serbest kaldı, Kırım´a gitti.

Gorki birçok devrimci ile tanıştı. Lenin´le tanıştığı 1902 yılından itibaren aralarında yakın bir arkadaşlık oluşmuştur. 1902 yılında Rusya Edebiyat Akedemisi´ne seçilir. Ancak Çar II. Nikolas buna izin vermez. Anton Çehov ve Vladimir Korolenko bu tavrı protesto eder ve Akademiden ayrılır.

Oğlunun Mayıs 1935´teki ani ölümünü takiben Gorki de, 1936 yılında Haziran ayında öldü. Her ikisinin de ölümü şüphe altındadır. Zehirlendikleri iddia edilmiş, ama bu iddia hiçbir zaman ispatlanamamıştır. Gorki’nin cenaze töreninde tabutu taşıyanlar arasında Stalin ve Molotov da yer alacaklardır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 254
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2018
₺13,00

Gorki, Arkadaş´ta, 19. yüzyıl gerçekçiliğinin en olumlu geleneklerini ilerici bir romantizmle birleştirerek toplumsal mekanizma tarafından dışlanmış ´´serserileri´´ konu almış; gerçekçiliği ve insansı bir sıcaklığı çarpıcı bir biçimde kaynaştırarak dünya edebiyatında yepyeni bir çığırın öncüsü olmuştur.

Genç Gorki´nin bu gerçekçiliğinde yeni bir toplumsal bilincin uyanması ve insanca bir düzene duyulan ateşli tutku tüm çarpıcılığıyla yansır.Arkadaş, Gorki´yi anlamak için mutlaka okunması gereken bir kitap Okuyun´


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 160
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2018
₺15,66
Kırk yıl önce gemiler bu kadar hızlı gitmezdi. Nijni’ye yaptığımız yolculuk çok uzun sürüyordu. Güzellikleri ilk tattığımız o günleri bugün gibi çok iyi hatırlıyorum. Havalar iyi gidiyordu. Ninem ve ben sabahtan akşama kadar güvertede kalıyorduk. Volga’nın kıyıları arasında süzülerek gidiyorduk. Açık kahverengi geminin çarkları tembel tembel ve büyük bir gürültüyle gri-mavi suları dövüyor ve köpürtüyordu.
Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 287
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2012
₺16,80

Maksim Gorki’nin en ünlü yapıtıdır.

Kitapta 1905 yılları öncesinin işveren ve işçinin çatışmalarıyla birlikte Pavel adlı aydınlıkçı ve yenilikçi bir gencin, Pelageya adlı annesinin yaşamını anlatır.

Türkiye’de ve dünyada çok bilinen bu yapıt, toplumsal panoramanın anlatıldığı en etkili yapıtlardan biridir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 312
En / Boy : 12,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2017
₺31,50

Okumayı ve araştırmayı çok seven Maksim Gorki, üniversiteyi kazanmasıyla birlikte Kazan’a yerleşir. Gençlik yıllarında oldukça acı çekmiş olan Gorki, hayatın gerçekliği ve içinde bulunduğu acı içerisinde, toplumcu gerçekçi bakış açısını oluşturmuştur.

Bununla birlikte üniversiteyi okurken, gizli, halkçı ve ihtilalci örgütlere katılmış olmasını, bu topluluklardaki acemiliklerini, renkli, zor ve acı dolu yıllarını bu eserde dile getirmiştir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 216
En / Boy : 12,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2017
₺24,50

Gorki'nin Çocukluğum, Ekmeğimi Kazanırken ve Benim Üniversitelerim'den oluşan üçlemesi, Rus dilinde yazılmış en güzel otobiyografilerden biridir. Çocukluğum'da babasını küçük yaşta yitirdikten sonra taşındığı dedesinin evinde geçirdiği yılları anlatır. Miras kavgaları, doğumlar, ölümler, küçük Aleksey'in tanık olduğu ve bizzat maruz kaldığı akıl almaz şiddet, bu evde gündelik hayatın akışı içinde sıradan olaylardır. "Herkesin herkese düşman" olduğu bu aile, 19. yüzyıl Rusya'sında hüküm süren acımasız ve hoyrat hayatın bir "küçük evreni"dir aslında. Neyse ki idealizmi ve tertemiz kalbiyle adeta bir halk filozofu olan ninesi hep Aleksey'in yanındadır. Bir de her biri hayatında iz bırakan çok sayıda capcanlı karakter vardır... Onlar sayesinde hayat zor olduğu kadar gizemli ve renklidir de. Hem Gorki'nin "kendi ülkelerinde bir yabancı gibi yaşayan, gerçekteyse o toplumun en iyileri olan" insanlardan ilkiyle tanışması da yine çocukluğuna rastlar...

 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 328
En / Boy : 14 / 21,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2017
₺35,20

Perdeleri çekili, yarı ışıklı bir odada, babam, pencerenin dibinde, yerde yatıyordu. Beyazlar giymişti ve boyu epeyce uzamış gibiydi. Çorapsızdı, ayak parmakları tuhaf bir biçimde aralanmıştı. Göğsünde birleştirdiği, huzurla dinlenen o narin parmaklarının şekli de bozulmuştu. Bir zamanlar ışıltılı olan gözlerini, bakır paraların kara halkaları sıkıca mühürlemişti. Babamın o şefkat dolu yüzü kararmıştı. Kötücül biçimde sırıtan dişleri içimi titretiyordu.

Üzerindeki kırmızı bir etekle yarı giyinik annem, babamın önüne çömelmiş, onun uzun, yumuşak saçlarını alnından geriye doğru tarıyordu. Benim, karpuz kabuğu testerelemeye bayıldığım o siyah tarağı tutuyordu elinde. İçinden yükselen uğultulu bir sesle sürekli bir şeyler mırıldanıyordu. Gri gözleri şiş şiş olmuş, gözyaşı ırmağı içinde ufalıp gitmişti.

Büyükannem elimden tutmuştu beni. Şişman bir kadındı. Büyücek bir kafası, epey büyük gözleri ve basık, komik bir burnu vardı. Yukarıdan aşağı siyahlar giymişti. Peltemsi bir yığını andırıyordu, bu yüzden de merakımı giderek çoğaltıyordu. O da gözyaşı döküyordu. Ses tonu anneminkinden daha farklıydı, fakat onun ses tonuyla epeyce uyum içindeydi. Titreyişler içinde beni elimden çekti ve babamın üzerine doğru itti. Ben ısrarla karşı çıkıp, onun arkasına gizlenmeye uğraştım. Bayağı korkmuştum, burada bulunmak da bana tuhaf geliyordu.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 286
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2017
₺13,00

Sosyalist gerçekçi sanatın büyük ustası Gorki´nin halktan ve hayattan aldığı canlı tiplerle Rus halkının yetkin bir panoramasını çizdiği kısa öykilerindeki başarısı, onun aynı zamanda kendi toplumunu tanımadaki üstün başarısını da gösterir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 152
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2018
₺17,40

Özgürlük romanında 1905 Devrimi sonrası bir Rus kasabası anlatılır. Gorki, diğer eserlerinde olduğu gibi Özgürlük´te de devrimci işçi sınıfı hareketiyle ilişkisinden ve emekçi sınıfın savaşımından edindiği izlenimlerinden yararlanır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 139
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2018
₺13,00

“İşçi mahallesinde sıradan bir gün daha başlıyordu. Fabrikanın düdüğü her sabah olduğu gibi yine mahallenin dumanlı havasını keskin bir çığlıkla yaladı. Kasları ritmini bulamamış, gözlerinden uyku akan yüzler, küçük karanlık evlerden sokağa yayılmaya başladılar…” 

İşçi ve köylülerin Çarlık rejimine karşı yürüttükleri mücadelenin öyküsünü anlatan Maksim Gorki, Ana'yı yazdığı ilk günden bugüne dek farklı coğrafyalarda defalarca konuşmuştur.

Bir başkaldırı ve umut romanı olan Ana, dönemin gerçekliğini sunan önemli kaynaklardan biri kabul edilir. 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 464
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2018
₺23,01

Kitabın ana karakteri olan ''Pelage'' veya bir başka deyişle ''Ana'', kendisini sürekli döven işçi kocasının ölümünden sonra oğlu Pavel ile baş başa kalır. Bir süre sonra oğlunu, o kasabadaki kavgacı/geçimsiz gençlikten farklı olarak bir olgun kişiliğe bürünürken bulur. Bir süre sonra evleri kitaplarla dolmaya başlayınca Ana, oğlunun gizli yaşantısını merak eder. Pavel, anasını sosyalizm ve ezilen işçi/köylü sınıfının burjuvalarla olan çatışmasıyla tanıştırır. Pavel, artık her gün şehirden arkadaşları ile kendi evinde toplanıp sorunu çözmek için uğraşır. Bunun yanında fabrikadaki sefil hayatı üzerine konuşup bildiriler hazırlar.

Başta ürkek davranan Ana, bir süre sonra oğlunun bu arkadaşlarıyla içli dışlı olmaya başlar. Artık o da bu yolun doğru olduğunu düşünerek bu yola oğluyla beraber baş koyar. 1905 devriminden önceki bu hazırlıklar işçileri despotizme karşı ayaklandırır ve en sonunda 1905 devrimi patlak verir. Başta köyde çalışmalarını sürdürüp gizlice işçilere ve köylülere bildiri dağıtan Ana, toplulukta etkin bir üye olur. En sonunda oğlu ve onun bazı arkadaşları defalarca hapislere düşer. Ana da kentteki başka bir sosyalist genç olan Nikolay'ın evine yerleşir. Mahkemeye çıkan Pavel ve arkadaşları için sürgün hükmü verildikten sonra, Moskova'ya gidip Pavel'in mahkemede yaptığı savunma konuşmasını dağıtmak için hareket eder. Burada fark edilir ve oğlunun gittiği yoldan gittiği için öldürülür.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 360
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2011
₺31,20

Bir başkaldırı ve umut romanıdır Ana… Gördüğü şiddet ve yoksulluktan insanlığını unutmuş bir kadının, sosyalist dünya görüşünü benimsemiş genç bir işçi olan oğlunun tutuklanmasından sonra, dünyanın değiştirilebilir olduğunu keşfetmesinin hikâyesidir. Toplumcu gerçekçi edebiyatın ilk örneği ve başyapıtı sayılan Ana, Gorki tarafından 1906 yılında Amerika’da kaleme alındı, aynı yıl New York’ta yayınlandı. Bütün dünyada büyük yankı uyandıran roman, iki yıl gibi kısa bir süre içerisinde pek çok dile çevrildi. Türkçe olarak ilk kez Tanin gazetesinde 1908-1909 yıllarında tefrika edildi.

Gorki romanında Rus köylülerinin ve işçilerinin ağır yaşam koşullarını öfkeyle ve ustalıkla betimlemekle kalmaz, burjuva-aristokrat sistemin karşısında en eylemli ve en ilerici güç haline gelmekte olan sosyalist hareketin ilk filizlerini de gösterir. Romanın ana karakteri Pelageya Vlasova, gerçek bir Rus devrimcisinin yaşamından esinlenerek çizilmiştir. Yüzyıllık bir başyapıt olan bu ünlü roman, Mazlum Beyhan’ın özenli ve eksiksiz çevirisiyle okurlarımıza sunuluyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 484
En / Boy : 13 / 19
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2018
₺38,25

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 400
En / Boy : 13,5 / 21,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2017
₺9,07
Yaşamını ve kalemini daha güzel ve daha yaşanılası bir dünya için savaşmaya adayan Gorki'nin çocukluğu çöküşün eşiğindeki Rusya'da küçük yaşlarından başlayarak garsonluk, bulaşıkçılık vb. işlerle geçti. O döneminde yaşadıkları, emekçilerin yakından görüp yaşama ve yazma olanağı yarattı ona. Yazdıklarında o dünyayı çok yakından tanıdığı kolayca anlaşılabilir.
Rusya'daki devrimci uyanışı "Ana" romanıyla ölümsüzleştiren Gorki'yi bu yapıtıyla daha çok seveceksiniz.
(Arka Kapak)
Sayfa Sayısı : 351
Basım Tarihi : Temmuz 2008
Kapak Türü : Karton Kapak
Kağıt Türü : 2. Hamur
Basım Yeri : İstanbul
₺12,00 KDV Dahil
₺16,00 KDV Dahil

Rusya'daki proleter devrimin tüm süreçlerini yaşayarak yetişmiş bir yazar olan Maksim Gorki'nin bu yapıtı, kendisini yazarlığa iten, etkileyen ya da oluşturan koşulları, insanları, yazarları ve düşünürleri anlatan önemli bir belgedir. Çok önemli bir tarihsel dönemde, yaşamın tüm acılı koşulları içinde yazarlığı öğrenmeye çalışan gerçek bir proleter yazar olarak nasıl çalıştığını, çevresini nasıl gözlemlediğini, kitapları nasıl bir açlıkla okuduğunu ve en önemlisi de kültüre verdiği yerin büyüklüğünü görüyoruz. Gorki, tüm yaşamı boyunca bilgi edinmek için nasıl kitaplara sarıldığını , onları ne büyük bir dikkatle okuduğunu ve gerçek eğitimini sağlayan öğretmenlerin yaşamla birlikte kitaplar olduğunu tüm açıklığıyla vurgulamaktadır. Kitabın içinde ayrıca, kendi kültürünün zenginliğini gösteren çok önemli incelemeler de yer alıyor: Kişiliğin parçalanması, Sovyet edebiyatı, sanat işçiliği üzerine, çocuk kitaplarının konuları üzerine, vb. Bunların yanı sıra Tolstoy'u, Çehov'u ve Yesenin'i anlatan uzun yazılarıyla, edebiyat konusunda yazdığı mektuplar yer alıyor. İlk kez Türkçe'ye çevrilen ve Türkiye Yazarlar Sendikası 1979 yılı Hasan Âli Ediz Edebiyat Çeviri Ödülü alan böylesine zengin bir yapıtın sanat ve edebiyatla ilgilenenlerin yanısıra Gorki'yi sevenlerin de ilgisini çekeceğini umuyoruz.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 414
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2007
₺34,00

Artamonov Ailesi, Gorki'nin yapıtları arasında en etkileyici ve en dramatik olanıdır. Bu kitapta Rusya'daki orta sınıfların Devrim öncesi onyıllardaki trajik başarısızlığı yoğunlaştırılmış biçimde, kumaş üretimiyle uğraşan bir ailenin küçücük dünyasında görüldüğü şekliyle aktarılmaktadır. Bu, Gorki'nin karakter yaratma gücünü ve ilk öykülerinde bütün dünyayı ustalıkla düzenleme yeteneğini en iyi sergileyen eseridir. Mizahla trajediyi, şiddetle acımayı, çoşkunlukla içedönüklüğü eşsiz biçimde harmanlayan Gorki, burada şimdiye dek hiç ele almadığı büyük ve haraketli bir temadan yararlanmıştır. Sanki Sovyetlerin zaferi, Gorki'nin kitapları arasında başyapıt olan bu romanın ortaya çıkması işaretini vermiş gibidir. 1925 yılında, yabancı bir ülkede olmanın getirdiği uzaklıktan geriye baktığında, 1917'de sona eren bir çağı, daha eksiksiz bir anlayışla görebilmiştir. Artamonovların yükselişi ve düşüşü, deyiş yerindeyse, tarihin büyük bir çağının ötesinden gözlemlenerek anlatılmaktadır. ALAN HODGE


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 343
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2000
₺38,25
Fabrikada, meyhanelerde o zamana dek kimsenin tanımadığı birtakım adamlar ortaya çıkıyor; ona buna bir şeyler soruyor, herkesi inceliyorlardı. Ana, bütün bu çalkantıların oğlunun işi olduğunu biliyordu.Çocuğunun çevresinde insanların toplandığını görüyordu. Pavel, hiç yalnız kalmıyordu, böylesi daha az tehlikeliydi. Böyli bir çocuğun anası olduğu için bir yandan gurur duyuyor, bir yandan da gelecek endişesiyle korkuyordu.
Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 408
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2011
₺24,50

“Çağın dünya kültürünü ve devrimi böylesine görkemli bir biçimde kaynaştırmayı Gorki dışında kimse başaramadı.”

- Romain Rolland

Maksim Gorki’nin yaşamöyküsünü anlattığı üçlemenin ilki, Çocukluğum, hafızasındaki en eski anıyla, babasının öldüğü gün yaşananlarla başlıyor. Babasını kaybeden üç yaşındaki Aleksey Maksimoviç Peşkov’un hayatı artık dedesinin kalabalık evinde devam edecek; tanık olduğu sıkıntılar ve maruz kaldığı şiddet, “acı” anlamına gelen Gorki adını almasına yol açacak ve onu Maksim Gorki yapacaktır. Burada anlatılan yoksulluk, miras kavgaları, şiddet, doğum, ölüm ve cinayetlerin sıradanlığı, sadece dedesi Kaşirin’lerin evini değil, 19. yüzyıl Rusya’sını betimlemektedir. Toplumcu gerçekçiliğin öncüsü Gorki, şiirsel anlatımıyla dönem Rusya’sını okurun gözünde canlandırır, soğuğu iliklerine kadar hissettirir, yediği kırbaçları satırlarda resmeder. Çocukluk sevinçlerini ve hissettiği sevgiyi de en çok büyükannesi üzerinden yansıtır. Çocukluğum’da “Beni zenginleştiren, zorlu bir hayata karşı dayanma gücümü geliştiren, büyükannemin çıkar gözetmeyen dünya sevgisiydi,” diyen Gorki’nin çocukluğu da son satırlarda dedesinin evinden ayrılmasıyla sona erer.

“Sen üç boyutlusun, yani sen bir şeyi betimlediğinde, o şey gözle görülür ve elle tutulur hale geliyor. İşte bu gerçek sanat.”

- Çehov'un Gorki'ye Mektubundan, 3 Aralık 1898


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 275
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2017
₺33,90

Yüzyıl başlarının Rusya'sının içler acısı durumunu gözler önüne seren eserde, zenginlikten yoksulluğun en alt sınırına gelmiş bir aile dramı işlenirken, baba acısı, bir türlü birlikte olunamayan ve hep uzaktan sevilen bir anne, aile içindeki çıkar ilişkileri ve ülkenin içinde bulunduğu sosyo-ekonomik durum çarpıcı tahlillerle gözler önüne seriliyor. 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 328
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2016
₺15,28

Bu bir şaka değildi. Üniversitede okumak için, Kazan'a gidiyordum. Üniversitede eğitim görmek düşüncesini kafama; bir kadınınki kadar güzel gözleri olan, çok yakışıklı, sevimli liseli bir genç olan N. Yevreinov soktu. Benimle aynı evde, çatı katındaki odalardan birinde kalıyordu. Sık sık koltuğumun altında bir kitap gördüğünden, tanışmak isteyecek kadar ilgilenmişti benimle ve çok geçmeden, öğrenmek için olağanüstü bir yeteneğe sahip olduğum konusunda diretmeye başladı.

'Doğa seni, bilimin ilerlemesine katkıda bulunasın diye yaratmış.' derdi. Uzun kara perçemi güzel bir hareketle geriye atarak. O zamanlar, insanın bilimi, bir Hint domuzu kapasitesinde ilerletebileceğini bilmiyordum.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 200
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2016
₺11,80

Sosyalist gerçekçi edebiyatın öncüsü olan Maksim Gorki, Küçük Burjuva İdeolojisinin Eleştirisi’nde kendilerini “eşsiz” olarak gören küçük burjuvaların ikiyüzlülüğünü, bencilliğini, omurgasızlığını anlatıyor ve aydın sorumluluğunu yerine getirmeyen düşünce, sanat ve edebiyat insanlarına olan müthiş tepkisini dile getiriyor. Bilginin, eğitimin ve bilincin insanlaşmak için yaşamsal önemi olduğunu vurgulayarak, “Biz yaşamın arka avlusundan gelmiş olan yoksullar, en ön sıraya geçebilmek için öğrenmek, durmadan öğrenmek zorundayız,” düşüncesi doğrultusunda insanlığı uyarıyor.

Küçük Burjuva İdeolojisinin Eleştirisi, insanın o görkemli insanlaşma serüveninin damıtılmış düşüncelerini yansıtan müthiş bir kapitalizm eleştirisidir.

- Öner Yağcı


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 192
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2016
₺19,50
Gorki’nin yaşamında fırınların ve ekmek işçilerinin özel bir yeri vardır. Fırınlar. Onun Üniversiteleri’nden biriydi. O dönem Rusya’sında fırınlar tıka basa yasak kitaplarla dolu olan birer siyasal eğitim yuvasıydı. Genç Gorki, devrimci hareketin yoğun merkezlerinden biri olan Kazan’da uzun yıllar hem ekmek işçiliği yapmış, hem de gizli devrimci eylemlere katılmıştı. İşte bu romanında, ilk kez çalıştığı fırınlardan birini anlatıyor. Gelişigüzel ve genellikle rastlantılara bağlı olan siyasal eğitimi konusunda şöyle diyor Gorki: "Bana Marksist diyorsunuz; elbet öyleyim. Ama Marks’a göre değil, hamurum böyle yoğrulduğu için... Kitaplardan çok ve daha iyi Marksizm’i Kazan’daki eski ekmek işçisi Semenov’dan öğrendim."
Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 158
En / Boy : 13 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2010
₺12,00

"... Yarım yüzyıl boyunca bu tür insanlar arasında yaşadım. Umarım bu kitap gerçeği yazmak istediğimde yazabildiğimi gösteren yeterli bir kanıt yerine geçer..."


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 269
En / Boy : 12,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2000
₺13,26
Sosyalist gerçekçiliğin büyük ustası Maksim Gorki 28 Mart 1868’de Nijni-Novgorod’da doğdu. Babası ve annesini küçük yaşta kaybettikten sonra çeşitli işlerde çalıştı. 1892’de ilk hikayesini, "Makar Cudra"yı yayımladı. Daha sonra sürekli yazmaya başladı. 18 Haziran 1936’da Moskova’da öldü. "Özgürlük" romanında 1905 Devrimi sonrası bir Rus kasabası anlatılır. Gorki, diğer eserlerinde olduğu gibi "Özgürlük"te de devrimci işçi sınıfı hareketiyle ilişkisinden ve emekçi sınıfın savaşımından edindiği izlenimlerinden yararlanır.
Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 142
En / Boy : 13 / 19
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2008
₺9,36

Sosyalist gerçekçi sanatın büyük ustası Gorki'nin halktan ve hayattan aldığı canlı tiplerle Rus halkının yetkin bir panoramasını çizdiği kısa öykülerindeki başarısı, onun aynı zamanda kendi toplumunu tanımadaki üstün başarısını da gösterir.


Sayfa Sayısı : 158
Basım Tarihi : Kasım 0
Kapak Türü : Ciltsiz
Kağıt Türü : 1. Hamur
Dili : Türkçe
₺5,60 KDV Dahil
"Benim Üniversitelerim" Gorki’nin başyapıt olarak kabul edilen üç kitaplık yaşam öyküsünün son bölümüdür. Gorki, okuma aşkıyla yanıp tutuşan on altı yaşında yersiz yurtsuz bir delikanlıyken, üniversiteler kenti Kazan’a gelmiş ve yaşam üniversitesinin çetin sınavlarından geçerek kendi kendini yetiştirmişti. Yaşamının acı ve yoksulluk içinde geçen bu döneminde, ilk kez halkçı-ihtilalci gizli siyasal örgütlere katılmış, Volga boylarındaki köylerde, halk arasında devrimci propaganda ve ajitasyonda bulunmuştu. İşte Gorki, ilerde gerçekçi bir yazar olmasında önemli bir rol oynayacak olan zengin deneyim ve renkli serüvenlerle dolu bu delikanlılık dönemini "Benim Üniversitelerim"de bütün ayrıntılarıyla dile getirir.
Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 172
En / Boy : 13 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2013
₺9,36

"Foma Gordeyev", Gorki'nin ilk ve en vurucu romanıdır. Kokuşmuş bir toplum düzenini şiddetle suçlayan bu eser için, aşk ve adalete susamış cömert yürekli bir insanın acı çığlığı denebilir.Anlatılan olaylar, XIX. yüzyılın sonunda Volga yöresinde ve o zamanki Rusya'nın ticaret merkezi Nijni-Novgorod'da, kapitalizmin yaygınlaştığı ve zengin tüccar sınıfının o güne kadar eşi görülmedik bir yırtıcılıkla ve her türlü vasıtayı mubah sayarak ülkede egemenliklerini kurmaya çalıştıkları bir dönemde geçer.Foma Gordeyev, hem servetinden, hem toplumsal çevresinden tiksinen, kötü bir dünyaya duyduğu kin ve insanlara beslediği sınırsız sevgi uğruna düşmeyi göze alabilen kimseyi temsil eder. Gorki, bu ilk romanında tam anlamıyla siyasi bir eser yazmak istemişse de, bu sınırlı amacın içinde kapalı kalamamış, insani bakımından eşsiz bir roman çıkarmıştır ortaya.


Sayfa Sayısı : 360
Basım Tarihi : Eylül 0
Kapak Türü : Ciltsiz
Kağıt Türü : 3. Hamur
Dili : Türkçe
₺10,50 KDV Dahil
Rusya’daki o vahşi yaşamın bu namuzsuzca kötülüklerini anımsamaya çalışırken, bazen kendi kendime şunu sorduğum oluyor: Bunları yazmaya değer mi? Ve giderek güçlenen bir inançla bu soruyu ‘evet’ diye yanıtlıyorum. Çünkü gerçek, o müthiş gerçek böyleydi ve bugün bile geçerliliğini korur. Hayat bizi sürekli şaşırtır: İğrenç kalıntılarının bir karınca kalabalığına benzeyen çokluğunun yanı sıra, bu kalabalığın içinde, kendilerine yol bulmaya çalışan iyilik dolu, parlak, sağlıklı ve yaratıcı insan emekleri vardır. Daha güzel, daha iyi ve daha insanca bir yaşamın tekrar geleceğine olan yıkılmaz inancımızı besleyen de işte bu güçlerdir.
Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 222
En / Boy : 13 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2009
₺13,26

Yaşamını ve kalemini daha güzel ve daha yaşanılası bir dünya için savaşmaya adayan Gorki’nin çocukluğu çöküşün eşiğindeki Rusya’da küçük yaşlarından başlayarak garsonluk, bulaşıkçılık vb. işlerle geçti. O döneminde yaşadıkları, emekçilerin yakından görüp yaşama ve yazma olanağı yarattı ona. Yazdıklarında o dünyayı çok yakından tanıdığı kolayca anlaşılabilir.

Rusya’daki devrimci uyanışı "Ana" romanıyla ölümsüzleştiren Gorki’yi bu yapıtıyla daha çok seveceksiniz.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 350
En / Boy : 13 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2017
₺19,50

Benim Üniversitelerim, Gorki’nin Çocukluğum’ la başlayıp Ekmeğimi Kazanırken’ le devam eden ve Rus dilinde yazılmış en güzel otobiyografilerden biri olarak kabul edilen üçlemesinin son kitabıdır.

Gorki’nin üniversiteleri, ona kendi hayatlarının acımasız gerçekliğini öğreten gerçek insanlardır… Toplum dışına itilmiş yersiz yurtsuz aylaklar ve serserilerdir… Açlığı, zulmü ve baskıyı; devlet ve kiliseyle ilişkilerini sorgulayan devrimcilerdir… Kürek mahkûmları gibi sürekli çalışan, hayatlarını aklın rehberliğinde yaşamak isteyenlere düşman olan mujiklerdir…

Devrime yol açan fikirlerin filizlenmeye başladığı bir dönemde yazarın sosyal çevresini bu kesimlerden insanlar oluşturur. Çocukluğundan itibaren yazgısı olan sefil ve hoyrat gerçekliği daha güzel, daha insani bir hayata dönüştürme çabasındaki Gorki, Rus toplumunun devrim öncesindeki umutlarının cisimleşmiş halidir adeta.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 176
En / Boy : 12,5 / 20,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2018
₺25,90

Gorki’nin Rus tarihinin 19. yüzyıl sonundan 20. yüzyıl başlarına uzanan çok önemli bir dönemine ışık tutan otobiyografik üçlemesi, aslında kendini ve içinde yaşadığı dünyayı anlama ve anlamlandırma çabasının hikâyesidir. Bu çaba, Ekmeğimi Kazanırken’de artık hayata atılan yeniyetmelik çağındaki Gorki’yi 19. Yüzyıl Rusya’sının katı gerçekliğiyle yüz yüze getirir.

Üçlemenin ilk kitabı Çocukluğum’un sonunda dedesi tarafından “Var git insanların arasına karış…” sözleriyle dünyaya salındıktan sonra, ayakçılıktan bulaşıkçılığa, kuş yakalamaktan bir ikonografi atölyesinde çıraklığa kadar birçok farklı işte çalışır. Biz de garip ve hüzünlü hayat yolculuğunun farklı duraklarında bu halk çocuğuna eşlik eder, daha sonra yapıtlarına esin verecek olağanüstü canlı çok sayıda karakterle tanışırız. Kitaplar aracılığıyla gerçeklikten kaçıp sığındığı, ama görev çağırdığında terk etmeye hazır olduğu düş dünyasında onunla birlikte geziniriz.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 440
En / Boy : 12,5 / 20,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2018
₺34,90

19. yüzyıl klasik Rus edebiyatı geleneğini öncüllerinden devralan Maksim Gorki, sosyalist gerçekçi yaklaşımın öncüsü olarak Sovyet edebiyatında yeni ufuklar açmıştır. 20. yüzyıl başlarında Anton Çehov’un etkisi altına girmiş; onun sayesinde Moskova Sanat Tiyatrosu’nun iki önemli şahsiyeti Konstantin Stanislavski ve Vladimir Nemiroviç-Dançenko ile tanışmıştır. Gorki’nin tiyatro alanına ilk adım atışı da Moskova Sanat Tiyatrosu için yazdığı Küçük Burjuvalar ile olur.

Oyunun arka planında bilinçlenen işçi sınıfının ve yaklaşan 1905 devriminin ayak sesleri duyulur. Gorki o güne dek klasik geleneği çok güçlü olan Rus tiyatrosuna, Çehov’un deyişiyle “sosyopolitik bir ufuk armağan eder” ve bizi o dönemde “yepyeni bir insan” olarak dikkat çeken, entelektüel açıdan kendini yetiştirmiş bir işçi olan Nil karakteriyle tanıştırır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 168
En / Boy : 12,5 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2018
₺17,90

Rusya’da on dokuzuncu yüzyıl sonlarında patlak veren ekonomik kriz binlerce işçi ve köylüyü yaşamlarını sürdürecek imkânlardan yoksun bırakmıştı. Gorki’nin krizin vahim sonuçlarının hâlâ hissedildiği bir dönemde yazdığı Ayaktakımı Arasında, hem sosyal hem de manevi açıdan dibe vurmuş insanları konu edindiği yenilikçi oyunlarından biridir. Yazar, Çehov piyeslerindeki “çalkantısız” günlük yaşamın “rafine” havasını bu oyuna aktarırken, farklı dünya görüşlerinin çatışmasını gözlemlediği gerçeklere dayandırır.

Bir zamanlar amaçları olan bu insanları dibe doğru iten dünyanın gaddarlığı ve adaletsizliğidir. Ayaktakımını bizzat yaratan toplum, bununla yetinmemiş; insanlıktan çıkardığı bu “hayaletleri” daha da dibe itmek, hatta yok etmek için elinden geleni ardına koymamıştır. İnsanlar arasındaki kardeşlik, bireyin değeri ve en “hakir” insanda dahi içkin güzellikler unutulup gitmiştir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 126
En / Boy : 13 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2018
₺23,90

Gorki’nin Çocukluğum, Ekmeğimi Kazanırken ve Benim Üniversitelerim’den oluşan üçlemesi, Rus dilinde yazılmış en güzel otobiyografilerden biridir. Çocukluğum’da babasını küçük yaşta yitirdikten sonra taşındığı dedesinin evinde geçirdiği yılları anlatır. Miras kavgaları, doğumlar, ölümler, küçük Aleksey’in tanık olduğu ve bizzat maruz kaldığı akıl almaz şiddet, bu evde gündelik hayatın akışı içinde sıradan olaylardır.

“Herkesin herkese düşman” olduğu bu aile, 19. yüzyıl Rusya’sında hüküm süren acımasız ve hoyrat hayatın bir “küçük evreni”dir aslında. Neyse ki idealizmi ve tertemiz kalbiyle adeta bir halk filozofu olan ninesi hep Aleksey’in yanındadır. Bir de her biri hayatında iz bırakan çok sayıda capcanlı karakter vardır… Onlar sayesinde hayat zor olduğu kadar gizemli ve renklidir de. Hem Gorki’nin “kendi ülkelerinde bir yabancı gibi yaşayan, gerçekteyse o toplumun en iyileri olan” insanlardan ilkiyle tanışması da yine çocukluğuna rastlar…


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 282
En / Boy : 12,5 / 20,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2018
₺23,10

Maksim Gorki Öyküler

Epsilon Yayınevi


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 160
En / Boy : 10 / 14
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 8.2016
₺25,20

Maksim Gorki'nin, edebi olgunluk çağı ürünlerinden olan Çocukluğum, Ekmeğimi Kazanırken ve Benim Üniversitelerim adlı otobiyografik üçlüsü, yazarın başeseri sayılageldiği gibi tüm Rus edebiyatı içinde yer alan mükemmel otobiyografilerden biridir. Gorki'nin çocukluk ve gençlik yıllarını anlatan üçlü, bir yazarın kendinden çok çevresi üzerinde durduğu iç gözlemden çok dış gözleme yer verdiği ender otobiyografik romanlardan biri, aynı zamanda Gorki'nin gözlemciliğiyle anlatım yeteneğinin doruğa ulaştığı, kendinden önceki "Toplumsal Gerçekçilik" ustalarıyla birlikte kendisini de aştığı başeseridir. Yayınevimiz, bu üçlünün üçüncü kitabı olan Benim Üniversitelerim'i Rus ve Sovyet Edebiyatından pek çok yapıtı Rusça'dan çevirerek dilimize kazandıran Hasan Âli Ediz'in Türkçesiyle sunmakla kıvanç duyar.


Sayfa Sayısı : 190
Basım Tarihi : Yok 0
Kapak Türü : Ciltsiz
Kağıt Türü : 3. Hamur
Dili : Türkçe
₺7,04 KDV Dahil

Benim Üniversitelerim’de, Aleksey Peşkov, üniversitede okumak üzere Kazan şehrine gelir. Fakat zorluklarla geçen hayatında bu büyük hayalini gerçekleştirmesi kolay olmayacaktır. Bir yandan ekmeğini kazanmaya diğer yandan eğitimini sürdürmeye çalışan genç, Rusya’da çarlık yönetiminin ve eskimiş dünya görüşünün çalkantılı ortamında bütün hayatın bir üniversiteye dönüştüğünü görür.

Karşısına benzersiz kişilikleri olan, Rusya’nın kaderini değiştirecek kişiler çıkacaktır. Rusya gürül gürül geleceğini tartışmaktadır.

Çocukluğum ve İnsanlar Arasında’nın ardından Benim Üniversitelerim’le birlikte, edebiyat tarihine eşsiz bir gerçekçilik anlayışı getiren Maksim Gorki’nin kendi hayatından yola çıkarak yazdığı üçleme tamamlanmış olur.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 176
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2018
₺9,45

Bu kitapta biraraya getirilen hikayeler, Gorki'nin, onları ele aldığı için ünlü yazarların sitem şimşeklerini üzerine çektiği, toplum dışı sayılan "Bosiyakların" hayatından esinlenerek yazdıklarından seçilmiştir. Baldırıçıplak ya da berduş anlamına gelen bosiyaklar, zamanın yazarlarınca, Rus ulusal gerçekçiliği laboratuvarında incelemeye değmez tipler sayılıyordu. Bu toplum tortuları edebiyat kişisi haline getirilmezdi. Çünkü onlar ne köylüydü ve ne yeni yetme burjuva, ne de aristokrattılar. Toplumun yarınını belirleyecek sınıf ve tabakalardan değil, tek tek birer fazlalık olarak yaşayan toplumsal enkazlardı. Kimi dev kalemler, onları, İsa'nın merhametinde, kimileri de, doğal ayıklanma yasasına bırakmışlardı. Oysa Gorki için, onlar, toplum dışı değil toplumsal akışkanlığın kör duraklarında kümelenen insanlardı. Çoğunlukla köy kökenliydiler ama köyde ekonomik bağları yoktu. Kentte yaşıyorlardı, ama örgütlü sanayi alanlarına uyak uyduramamışlardı. Aslanın ağzında olan ekmeği aslana yem olmadan kaparak gününü gün etmeye bakan insanlardı. Uygar araçlardan kesinlikle yoksun, ama insana; ilişkilerde hiç de yavan değillerdi... Ama bosiyaklar herşey miydi? Rusya'yı onlar mı temsil ediyorlardı? Yarına giden yolların sorunlarını onlar mı yüklenmişti? Kesinlikle hayır. Ve Gorki bunun bilincindeydi. Gorki'nin bosiyakları sınıfından taşmış teklerden oluşan bir kesimdi. Ama onlarda, köylülükte olduğu gibi, paslı bir ruh değil, uğradıkları manevi yağmaya karşı manevi değerler üretme çabası görüyordu. Onlar maddi yoksunluklar içindeyken bile maddi çıkarlar uğruna ruhlarını boş tenekeler gibi tıngırdatmayan, sahip oldukları manevi değerlereyse titizlenen insanlardı. Gözleri yarına çevrikti. Ama kuş tüylü yataklar için değil, insanca bir hayat için. Bu duygularıyla coşarlardı. Delilik sayılabilecek atılganlıklar yaparlardı. Gözleri pekti. -Metin İlkin-


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 159
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.1997
₺23,90

Çocukluğum, Rus edebiyatının en güzel otobiyografik romanları arasında sayılan Gorki Üçlemesi’nin ilk kitabıdır. Eserde, yirminci yüzyılın başında Devrim’in eşiğine gelmiş Rusya’nın karmaşık hali, baba acısı ve aile içindeki ilişkiler bir çocuğun gözünden anlatılır. Hayat bir çocuğun taşıyamayacağı kadar ağırdır. Ama büyükannenin varlığı ve olayların üzerine bir tül gibi örtülen naif çocuk bakışı onca acıyı katlanılır kılar.

Leyla Şener’in Rusça aslından çevirisiyle... 
 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 272
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2015
₺31,20

"Yapamam..." diye mırıldandı kendi kendine.

"Bilmiyorum... Yapamıyorum...

Kendimi asmayı bile bile bilmiyorum..."


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 362
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2015
₺20,30
1 2 3 >
Çerez Kullanımı