Bütün dünyaca bilinen klasik edebiyat mirasından bir takım izler taşımasına rağmen 21. yüzyıl Rus edebiyatının geleneksel edebiyattan oldukça farklı, kendine özgü bir yapısı vardır. Hızına yetişilemeyen modern yaşam, gelişen teknoloji ve küreselleşme gibi etkenler, günümüz okurunun beklentisine paralel olarak edebiyatı farklı bir boyuta taşımaktadır. Gerçekliğin göreceli hale geldiği, bilimkurgunun, postmodernizmin, yeraltı, postavangart ve popüler edebiyatın iç içe geçtiği 21. yüzyıl Rus edebiyatında absürt ve agresif gerçeklik, kaotik, akışkan, tuhaf, eksik ve bazen de dağınık bağlantılarla okuyucuya sunulur.

Çok katmanlı alt metinleriyle, göreceli gerçeklik algısıyla, günlük yaşamın felsefi çıkarımlarıyla yepyeni eğilimlere kucak açan çağdaş edebiyatın çok yönlü, bol ödüllü ve en genç yazarları bu kitapta bir araya getirildi. 21. yüzyıl Rus edebiyatının ülkemizde yeni yeni tanınmaya başlanan ya da henüz adı bile duyulmamış dinamik yazarları seçilerek öne çıkan birer eserinin Türk okuruna tanıtılması amaçlandı. Çağdaş edebiyatın oluşum temellerinin genel ama detaylı bir incelemesinin ele alındığı giriş yazısının ardından Arina Obuh'tan Vladimir Sorokin'e, Alisa Ganiyeva'dan Guzel Yahina'ya, Platon Besedin'den Dmitri Gluhovski'ye kadar günümüz Rus edebiyatına damgasını vuran genç yazarların modern ve sarsıcı sanatıyla buluşacaksınız bu kitapta…


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 388
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 9.2020
₺58,50

Rus kültürü, soğuk havası, çar ve çariçeleri, yiğit kahramanları, güzel prensesleri, fakir köylüleri ve zengin tüccarlarıyla Rus Masalları’nda canlanıyor!

Dürüst insanların başına hep iyi şeyler mi gelir? Kötüler her zaman cezasını bulur mu? Peki, bir turna kuşunun hayatını bağışlamak size neler kazandırır? Ya da hayatınızın aşkı hangi uzak diyardadır ve onun için hangi dağları, denizleri, karlı vadileri aşmanız gerekir? Masallar bir halkın kültürünü öğrenmek, nelerin takdir edildiğini nelerin ayıplandığını, kimin güçlü kimin güçsüz olduğunu görmenin belki de en iyi yolu. Rus Masalları’nda karşınıza çıkacak karakterler hem masalların evrenselliğini hem de kültüre dair en özel ayrıntıları bir arada görmenizi sağlayacak.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 232
En / Boy : 11.5 / 17.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2020
₺30,00
₺40,00

“Önceleri Tanrı’nın insanlara sadece yaşamaları için can verdiğini sanıyordum, artık bundan daha fazlasını biliyorum. Anladım ki o, insanların birbirlerinden ayrı yaşamasını istemiyor, bu yüzden de onlara her birinin tek tek neye ihtiyacı olduğunu aşikâr etmiyor. Bir arada yaşamalarını istediğinden hepsine kendilerinin ve diğerlerinin neye ihtiyacı olduğunu gösteriyor.”

Zengin ve soylu bir aileden gelen Lev Nikolayeviç Tolstoy’un hayatı hakikati aramakla geçti. Yaşadığı zenginlik dolu hayatı reddederek yoksul sınıfın arasına karışan Tolstoy, iyilik-kötülük, ölüm yaşam, açgözlülük-tokgözlülük gibi kavramlara erdemli yanıtlar aradı, insanı sorguladı. James Joyce kitaba ismini veren “İnsan Ne ile Yaşar?” adlı öyküsü için “Edebiyat tarihinin en önemli öyküsü” der. Onu bu denli büyük yapan şey şüphesiz insanlığa bıraktığı bir vasiyet olmasıdır.

Tolstoy, kısa öykülerden oluşan bu son dönem eserinde, insanın içinde neyin olduğunun, insana neyin verilmediğinin ve insanın ne ile yaşadığının cevaplarını sunuyor. Büyük romancı aynı zamanda öykü yazma konusundaki becerisini de gözler önüne seriyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 96
En / Boy : 11.5 / 17.5
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 5.2019
₺15,90

Ölü Canlar, Bir Delinin Güncesi, Palto ve Müffettiş, "Rus edebiyatının babası" olarak kabul edilen Nikolay Vasilyeviç Gogol'ün başyapıtlarındandır; ama Taras Bulba'nın, bu büyük ustanın yapıtları arasında çok farklı ve özel bir yeri vardır.

Güçlü ve yiğit Taras Bulba önderliğindeki Kazakların Polonyalılara karşı isyanını ve Taras Bulba'nın iki oğlunun yargılanışını konu edinen bu tarihsel öykü, Ukrayna'nın Kazak gelenekleri ve zengin halk kültürüyle beslenerek yetişen Gogol'ün, Ukrayna şarkılarının sevinç ve hüznüne duyduğu derin sevginin, Kazakların geçmişine duyduğu bağlılığın ürünüdür.

1835 yılında yayımlanan Mirgorod Öyküleri arasında yer alan Taras Bulba, aynı zamanda yazarın XIX. yüzyıl Rusyası'nın baskıcı ortamından geçmişe sığınışının bir ifadesidir. Nitekim, bu destansı öykünün kahramanı, Gogol'ün o çok iyi tanıdığımız bürokratlarından, delilerinden ve sahtekârlarından çok farklı bir karakterdedir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 166
En / Boy : 12,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2020
₺23,90

Yıl 1846’dır. Genç Dostoyevski, ilk romanı İnsancıklar’ı tamamlar tamamlamaz ev arkadaşı yazar Grigoroviç’e okutur. Grigoroviç o kadar heyecanlanır ki birkaç kez kalkıp Fyodor’un boynuna sarılmak ister; fakat arkadaşının aşırı duygu gösterilerinden hoşlanmadığını bildiği için yapmaz. Grigoroviç ertesi gün romanı yazar ve yayımcı Nekrasov’a götürür; kitaptan çok etkilenen Nekrasov da eleştirmen Belinski’ye... "Yeni Gogol doğdu!" der, Nekrasov, daha kapı ağzında.

Aynı günün akşamı, Belinski’ye tekrar uğradığında onu heyecan içinde bulur: "Nerede kaldınız? Nerede bu Dostoyevskiniz? Genç mi? Kaç yaşında? Hemen getirin bana onu!" Belinski’nin evine getirilen yirmi üç yaşındaki genç yazar, daha sonra orada olanları şöyle anlatacaktır: "Ve işte... beni onun yanına götürdüler. Belinski’yi birkaç yıl önce heyecanla okumuştum, ama bana ürkütücü ve sert gelmişti ve benim İnsancıklar’ımla alay edecek diye düşünüyordum. Beni çok saygılı ve ağırbaşlı bir şekilde karşıladı; ama daha bir dakika bile geçmeden her şey bambaşka oldu...

Ateşli ateşli, alevli gözlerle konuşuyordu. "Siz kendiniz anlıyor musunuz?" diyordu bana tekrar tekrar, alışkanlığı olduğu üzere bağırarak, "Ne yazmış olduğunuzu anlıyor musunuz?.. Bütün bu korkunç gerçeği, bizlere göstermiş olduğunuz bu gerçeği siz mi düşündünüz? Olamaz, sizin gibi yirmi yaşında birinin bütün bunları anlamış olmasına imkân yok... Gerçeği keşfetmiş ve bir sanatçı olarak ilan etmişsiniz, size bir yetenek verilmiş, yeteneğinizin değerini bilin ve emin olun, siz büyük bir yazar olacaksınız." Yıl 2013. 167 yıl sonra Dostoyevski her kuşağın başucu yazarlarından olma özelliğini koruyor ve İnsancıklar, onun dünya edebiyatına ilk armağanı...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 179
En / Boy : 12,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2020
₺19,90

Dostoyevski’nin ilk dönem öyküleri... Daha önce yayımladığımız Beyaz Geceler ve İkiz gibi uzun öykülerden sonra Dostoyevski, kısalı uzunlu bir dizi metin kaleme almıştı. Yazarın sürgün dönüşü öncesi yazdığı öykülerin tamamı, böylece, bu öykü kitabıyla birlikte yeniden çevrilip Can Yayınları’nın Klasikler dizisinde yerini almış oluyor. "Dokuz Mektuplu Roman", "Yufka Yürek" gibi ünlü öykülerin de yer aldığı bu kitap, Dostoyevski’nin gençlik yıllarında edebiyata bakışını, etkilendiği kaynakları, konu edindiği meseleleri göster-mesi bakımından çok önemli. Bu öykülerde, sonraki yıllarda yazacağı Suç ve Ceza, Karamazov Kardeşler gibi büyük romanların işaretleri var. Özellikle uyumsuz kişiliklerin, deliliğin sınırında yaşayanların, toplumsal konum ve mevki meselesiyle kavgalı karakterlerin yer aldığı öykülerde Gogol’ün etkisi iyice hissedilirken, Dostoyevski’nin yazar kimliğinin henüz oturmadığı da gözlemleniyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 309
En / Boy : 12,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2020
₺29,20

Avcının Notları adı altında topladığı öyküleri, 19. yüzyıl Avrupa’sında İlk Aşk, Devrim Öncesi ve Babalar ve Oğullar gibi romanlarıyla büyük bir üne erişecek olan İvan Turgenyev’in ilk önemli düzyazı yapıtıdır. Avcının Notları, yazarın Oryol bölgesinde çıktığı av gezileri sırasında gözlemlediği soyluları, toprak sahiplerini, yoksul köylüleri, köy hekimlerini ve malikânelerdeki yaşamı anlattığı öykülerden oluşur.
Turgenyev’in daha sonraki büyük yapıtlarının habercisi olan bu öyküler yayınlandıktan sonra yazar tutuklanmış, Petersburg’da bir ay hapiste kalmış, 18 ay süreyle de Spasskoye’de zorunlu ikâmet cezası almıştı. Bu kovuşturmanın nedeni, toprak sahiplerinin köylülere karşı zalimce davranışlarını sergilemesi ve serflik kurumuna yönelik eleştirileriydi.

Avcının Notları’ndan küçük bir seçkiyi, Nihal Yalaza Taluy’un Rusça aslından yaptığı çeviriyle sunuyoruz.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 238
En / Boy : 12,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2020
₺21,90

Klasik Rus edebiyatının unutulmaz yazarı Turgenyev, çağdaşlarından bütünüyle farklı bir yol izlemiş, yaşadığı dönemde Avrupa'da yazılan romanlara ve Avrupa kültürüne daha yakın bir tavır sergilemişti. Turgenyev'in başyapıtı olarak tanımlanan Babalar ve Oğullar, bu etkinin izlerini taşır.

Romanın öne çıkan karakteri Bazarov, arkadaşı Arkadiy'e ve onun modern değerlerle yaşamayı seçen babasıyla amcasına öyle sinir bozucu bir biçimde karşı çıkar ki, sergilediği nihilizm Bazarov'un müthiş zekâsıyla birleşince genç bozguncunun saldırılara uğraması kaçınılmaz olur. Tıpkı romanın yayımlanmasından sonra yoğun saldırıya uğrayan Turgenyev gibi. İvan Turgenyev, Babalar ve Oğullar'ın yayımlanmasından sonra ülkesini terk etmek zorunda kalmış, yaşamını Avrupa'da sürdürmüştü.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 256
En / Boy : 12,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2020
₺21,90

Benim Üniversitelerim’de, Aleksey Peşkov, üniversitede okumak üzere Kazan şehrine gelir. Fakat zorluklarla geçen hayatında bu büyük hayalini gerçekleştirmesi kolay olmayacaktır. Bir yandan ekmeğini kazanmaya diğer yandan eğitimini sürdürmeye çalışan genç, Rusya’da çarlık yönetiminin ve eskimiş dünya görüşünün çalkantılı ortamında bütün hayatın bir üniversiteye dönüştüğünü görür.

Karşısına benzersiz kişilikleri olan, Rusya’nın kaderini değiştirecek kişiler çıkacaktır. Rusya gürül gürül geleceğini tartışmaktadır.

Çocukluğum ve İnsanlar Arasında’nın ardından Benim Üniversitelerim’le birlikte, edebiyat tarihine eşsiz bir gerçekçilik anlayışı getiren Maksim Gorki’nin kendi hayatından yola çıkarak yazdığı üçleme tamamlanmış olur.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 176
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2019
₺15,90

İnsan Neyle Yaşar ünlü düşünür ve yazar Tolstoy'un okuyucunun manevi dünyasına hitap eden en önemli eserlerinden biridir. Nasıl iyi insan olunur sorusuna, insan doğasındaki iyilikle kötülüğü, bencillikle paylaşımcılığı irdeleyerek, herkese rehber olacak bir yanıt verir: Sevgi. Soğuk bir kış günü sokakta tuhaf bir adama rastlayan yoksul ayakkabı ustası Semyon, kim olduğunu ve nereden geldiğini açıklamayı reddeden adama yardım ederken kendisinin ve ailesinin kaderini değiştirecek bir seçim yaptığının farkında olmasa da, insanı insan yapan nitelikleri yücelterek yeni bir ahlak anlayışını ortaya koyar.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 56
En / Boy : 12,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2020
₺13,87

Everest Yayınları dünya öykü ve tiyatro edebiyatının tartışmasız en büyük isimlerinden biri olan Anton Çehov’un tüm yapıtlarını yayımlıyor. Çehov kitaplığının ilk cildi Memurun Ölümü, 1880-1884 yılları arasında yazılmış 62 öyküyü kapsıyor.

"'Acılardan, ezinçten başka bir şey çarpıyor mu gözünüze? Hırsızlık, soygunculuk, yağmacılık, dolandırıcılık, her türlü kötülük sarmış dünyamızı! Herkes umutsuzluktan kendini içkiye vermiş! Zorbalık diz boyu! Gücü gücü yetene!..

Sonuçta bir sürü gözü yaşlı, acı çeken insan! İşte burada bizler onlar için ağlıyor (konuşmacının gözleri yaşarmıştı) ve kadehimizi...' Tam bu sırada kapı aralandı, biri sessizce içeriye süzüldü. Başımızı döndürüp baktığımızda, tepesinde geniş dazlağı, dudaklarında babacan gülümsemesiyle ufak tefek bir adam gördük. Çok yakından tanıdığımız biriydi bu. Adam durdu, konuşmalara kulak kabarttı…"


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 320
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2020
₺66,00

Tolstoy için edebiyat ve sanat her zaman halk için edebiyat ve sanat demekti. Bu yüzden de halk eğitimi  en başından beri onun temel hedeflerinden biri oldu. Yurtdışında seyahate çıktığında buna “Avrupa okulları seyahati” dedi ve döndükten sonra Yasnaya Polyana’da bir köy okulu kurdu. Sivastopol Hikâyeleri’ni, Savaş ve Barış’ı, Anna Karenina’yı yarattığı dönemde bir yandan hep eğitimle ilgilendi. Bu amaçla alfabe hazırladı, okullarda bu alfabeyle birlikte okunacak çocuklara yönelik yazılar yazdı, çevirdi, yeniden yazdı. Okuma Kitapları diye bilinen çalışmalar böyle ortaya çıktı.

En ünlü örneklerinden biri İnsan Ne ile Yaşar adlı hikâye olan Halk Hikâyeleri’yse, Tolstoy’un Anna Karenina’dan sonraki, yeni din anlayışını ve Tolstoyculuğu ortaya çıkardığı döneme aittir. İnsanın dünyadaki yerini, amacını sorgulayan bu hikâyeler de yine Tolstoy’un dünyayı eğitme çabasının örnekleri olarak nitelendirilir.

–Sabri Gürses


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 690
En / Boy : 12 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2020
₺74,80

Yaşamın trajik ayrıntılarını Çehov kadar hiç kimse böylesine net ve kesin biçimde anlamamıştır; ondan önce hiç kimse, yaşamın o keder ve utanç dolu resmini böylesine  acımasızca ve gerçekçi olarak insanlara göstermemiştir. 

–Maksim Gorki

Çehov, yaşamı gerçekte nasılsa öyle, okura ya da seyirciye “Bundan öte yaşam yoktur!” dedirtecek biçimde yazmıştır. 

–Tatyana Lvovna Sçepkina-Kupernik

Her zaman elimin altında duran kitaplarını fırsat buldukça açıp yeniden okurken gerek betimlemelerde, gerekse anlattığı kişinin ruhsal durumunda Çehov’un yalnız ve yalnız doğru olanı yazması karşısında içim saygıyla titrer. Anlattığı tek duyguyu, kullandığı tek sözcüğü bir başkasıyla değiştiremeyeceğiniz gerçek yazarlardandır Çehov. 

–İvan Leontyeviç Şçeglov


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 408
En / Boy : 13.5 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2020
₺79,20

Bir sanatçı olarak Çehov’u önceki Rus yazarlarıyla, Turgenyev, Dostoyevski ya da benimle kıyaslamak mümkün değildir. Empresyonistler gibi onun da kendi biçimi vardır. Yakından baktığınızda hiç fark gözetilmeden boyaların tuvale rasgele sürüldüğünü, fırça darbeleri arasında hiçbir ilişki olmadığını sanırsınız. Ancak biraz uzaklaşıp baktığınızda şaşırıp kalırsınız. Karşınızda eşi benzeri olmayan bir tablo durmaktadır. Çehov gerçek bir sanatçıdır. Çehov, düzyazının Puşkin’idir.

–Lev Nikolayeviç Tolstoy

Güçsüz insanların oluşturduğu bu silik, can sıkıcı kalabalığın önünden her şeyi dikkatin, özenin süzgecinden geçiren, akıllı, büyük bir adam geçip gitti; yüreğini sıkıştıran umarsız bir üzüntüyle, yüzünde hüzünlü bir gülümsemeyle, kırıcı olmayan fakat etkili bir sitemle yurdunun umarsız insanlarına baktı ve içtenlikli, güzel sesiyle şunları söyledi: “Sizler yaşıyor musunuz, baylar? Kendinize çekidüzen verin!”

–Maksim Gorki


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 640
En / Boy : 12 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2020
₺132,00

Öyle sanıyorum ki Çehov, tümüyle sanatının içinde yaşıyordu. Sabahleyin gözlerini açmasıyla başlayıp geceleyin yeniden kapayarak uykuya daldığı zamana değin süren her anı yaratıcı bir çaba içinde geçmekteydi.

–İgnati Nikolayeviç Potapenko

 Bayağılık Çehov’un başdüşmanıydı. Yaşamı boyunca bayağılıklarla mücadele etmiş, yan tutmayan, etkili kalemiyle alçakları alaya almış, böylelerinin ayıplarını yüzlerine vurmuştur.

 –Maksim Gorki

 Çehov edebiyata vurgundu. En iyi, Rus aydınlarının verdiği en yüce anlamda bir edebiyatçı, Rus edebiyatının başlıca özelliklerini oluşturan gerçeklik, yalınlık, içtenlik nitelikleriyle büyük bir edebiyatçıydı.

–Sergey Yakovleviç Yelpatyevski


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 590
En / Boy : 13.5 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2020
₺83,60

“Yaşam, giderek daha karmaşık bir hale geliyor ve insanlar daha da akılsızlaşıyor.

Modern-gerçekçi tiyatronun başyapıtlarından biri olan Martı, Anton Çehov’un da en önemli dört oyunundan biridir. Ne var ki 1896 yılında ilk sahnelendiğinde başarısızlığa uğrar. Ancak iki yıl sonra bu kez Moskova Sanat Tiyatrosu’nun kuruluşunun ilk oyunu olarak izleyici karşısına çıktığında çok büyük başarı kazanır ve o tarihten bu yana, oyunun afişi Moskova Sanat Tiyatrosu’nun amblemi olarak benimsenir.

Martı’yı bu kadar özel kılan, 19. yüzyılın geleneksel olay örgüsünü tersyüz etmesi ve yeni biçimler keşfetmesi kadar, gündelik ve durağan bir akış içinde insan ruhuna ayna tutmayı başarmasında olsa gerek. Üstelik oyun, hüznü ve komediyi ahenk içinde yan yana getirmeyi başarır. Tıpkı hayat gibi. Oyun karakterlerinin, aradan geçen 120 yılı aşkın süreye rağmen, günümüzün “arada kalmış, bir türlü harekete geçemeyen” insanıyla aynı dili konuşması da Martı’yı klasikler arasında sarsılmaz bir yere taşıyor.

Çehov, bu eserinde Çarlık Rusya’sında modernleşmeye ayak uyduramayan küçük burjuvaziyi acımasızca eleştiriyor: “Her şey daha güzel olacak deriz, iki yüz yıl sonra daha güzel olacak deriz, ama kimse bu güzel günlerin yarından başlaması için çaba harcamaz.”


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 120
En / Boy : 14 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2019
₺30,80

Aleksey Maksimoviç Peşkov, daha çok bilinen adı ile Maksim Gorki Sovyet/Rus yazar, 1 Mayıs Marşı’nın söz yazarı, sosyalist gerçekçi yazımın öncüsü politik eylemci.

1892 yılında Tiflis’te, Kafkasya Gazetesi’nde çalışmaya başladı. Yoksullukla ve acıyla dolu bir hayat sürdüğü için Rusça´da acı anlamına gelen Gorki takma adını kullanmaya başladı. 1895’te St. Petersburg’da yayınlanan bir dergide çıkan Çelkaş adlı öyküsü ile ünlendi. Ardından Yirmi Altı Erkek ve Bir Kız öyküsü yayınlandı.

Ünü hızla yayıldı. Bu öyküler kadar başarılı olmayan bir dizi roman ve öykü daha yazdı. Gorki’nin 1898 yılında yayınlanan ilk kitabı Hikâye Denemeleri çok beğenilir ve yazarlık kariyerinin başlangıcı sayılır. İlk romanı Foma 1899’da basıldı. Bu dönemde sağlam bir olay örgüsü kuramaması ve yaşamın anlamı üzerine uzun felsefik tartışmalara girmesi romanlarının başarısını düşürür. 1906’da yazdığı ve Rus Devrimi’ne adadığı Ana, en başarılı romanıdır. 1899-1906 arasında St. Petersburg’da yaşar. Gorki, Çar rejimine açıkça karşı çıkmış ve bu yüzden birçok kez tutuklanmıştır. Çarlık tarafından kontrol ve baskılara maruz kalmıştır. 1901’de “Fırtına Habercisi’nin Türküsü” isimli kısa şiiri yüzünden tutuklandı. Kısa sürede serbest kaldı, Kırım’a gitti. Gorki birçok devrimci ile tanıştı. Lenin’le tanıştığı 1902 yılından itibaren aralarında yakın bir arkadaşlık oluşmuştur.

1902 yılında Rusya Edebiyat Akedemisi’ne seçilir. Ancak Çar II. Nikolas buna izin vermez. Anton Çehov ve Vladimir Korolenko bu tavrı protesto eder ve Akademiden ayrılır.

Başarısız olan 1905 Rus Devrimi sırasında Peter ve Paul Kalesi’nde kısa bir süre daha hapis kalır. Gorki Güneşin Çocukları adlı oyununu yazar.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 400
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2019
₺45,00

Kuru söz akılda kalır mı? Bir kulaktan girer, diğerinden çıkar. Hikayeler de sırf laf olsun diye anlatılmaz. Her biri bize bir şeyler anlatmak ister. Rus öyküleriyse çizdiği hayat manzaraları sayesinde bizi pek çok konuda tatlı tatlı uyarır.

Fethullah Erdoğan’ın özgün dilinden çevirisini yaptı ğı bu kitapta, dostluk, vefa, adalet, dürüstlük, yumuşak huyluluk ve uyanıklık gibi pek çok konu, hikmetli bir bakış açısıyla bir araya getirildi.

İnsanı insan yapan değerlerin, hırsları peşinden giden insanların düştüğü komik durumları konu alan Rus Edebiyatı ndan Hikmetli Öyküler kitabına Gençokur Yayınları’ndan ulaşabilirsiniz.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 88
En / Boy : 16,5 / 23
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2016
₺27,06

Üniversiteden başarıyla mezun olan Arkadiy, babasının çiftliğine dönerken yanında arkadaşı Bazarov’u da götürür. İki delikanlı da ilerici fikirleri olduğunu ve kendi yollarının dünyayı daha güzel bir yer haline getireceğini düşünmektedir. Gençlerin bu tavrı, hayatın zorluklarıyla mücadele etmekten yorulmuş aileleriyle aralarında büyük çatışmalar çıkmasına yol açar. Gençler tartışmalarda hep başarılıdır, ancak gerçek hayatla yüz yüze geldiklerinde her şey değişir. Geleceklerini sadece fikirleri değil, nasıl insanlar oldukları belirleyecektir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 96
En / Boy : 13 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2018
₺11,20

Vişne Bahçesi, toplumsal değişimin insanlar üzerindeki etkisini ele alan bir oyundur. Eserde, on dokuzuncu yüzyıl ortalarında Rusya’da toprak köleliğinin kaldırılmasıyla birlikte orta sınıfın yükselişi ve devrime ayak uyduramayan aristokrasinin, tüm çabalarına rağmen toplumsal statüsünü kaybedişi verilir.

Vişne Bahçesi’nde, ipotek borcuna karşılık aile mülkleri (ünlü büyük vişne bahçesi de dâhil) açık arttırmayla satışa çıkarılan bir Rus aristokrat ailesi anlatılır. Çehov bu oyunu komedi olarak yazdı, ama Moskova’da bir tragedya olarak sahnelendiğini görünce şaşkına döndü. Yapıt, hâlâ her iki oyun türünde de yorumlanarak sahnelenmektedir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 144
En / Boy : 13,4 / 19,8
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2018
₺27,62

Yalnızlıktan mustarip bir hayalperestin St. Petersburg sokaklarında genç̧ bir kadınla geçirdiği dört eşsiz gece... Beyaz Geceler, Dostoyevski’nin yazınsal izleğindeki önemli duraklardan biri.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 72
En / Boy : 12,5 / 20,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2018
₺17,00

6 Numaralı Koğuş , Anton Çehov’un (1860-1904) en güçlü, en etkileyici, okuyup bitirdiğinizde tüylerinizi diken diken eden hikayelerinden birisidir. Keyfiliğe, kişiliğin aşağılanmasına açık bir protesto niteliğindeki bu eserle Çehov, Tolstoy’un ahlak felsefesiyle bağını tamamen koparır. Demir yumruklu Nikita’nın kapısında nöbet beklediği 6 numaralı akıl hastaları koğuşu adeta Çarlık Rusyası’nın bir simgesidir. Kendi yönetimindeki hastanede insanlık dışı koşulların düzeltilmesi yönünde mücadele edeceğine felsefe yapmayı yeğleyen Dr. Ragin, bu kayıtsızlığının bedelini çok ağır ödeyecek, 6 numaralı koğuşa bu kez kendisi düşecektir.

Çehov'un bu güçlü hikayesini Memurun Ölümü, Bukalemun ve Asma Katlı Ev isimli hikayeleriyle birlikte sunuyoruz.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 128
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2018
₺25,90

"Tek önemli vakit vardır; içinde bulunduğunuz an. O an en önemli vakittir, çünkü sadece o zaman elimizden bir şey gelebilir. En önemli kişi, kiminle beraberseniz odur, zira hiç kimse bir başkasıyla bir daha görüşüp görüşmeyeceğini bilemez; ve en önemli iş iyilik yapmaktır, çünkü insanın bu dünyaya gönderilmesinin tek sebebi budur.”

Yazar kimliğinin yanısıra din, toplum, sanat konularındaki görüşleriyle ruhani ve ahlaki bir lider olarak da saygı gören Lev Nikolayeviç Tolstoy (1828-1910) kısa hikayelerinde de bu çok yönlülüğünü yansıtır.

Derlememizde yer alan İnsan Ne ile Yaşar?, İnsana Ne Kadar Toprak Gerekir?, Hayatın Anlamı, Kefaret, Büyürse Söndüremezsin, Üç Ölüm isimli hikayelerinde Tolstoy, iyilik-kötülük; açgözlülük-tokgözlülük, hayat-ölüm benzeri karşıtlıkların felsefi bir yanıtını vermeye çalışırken; edebi gücünü de sergiliyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 112
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2018
₺17,90

Birçok eleştirmence Dostoyevski’nin en büyük eseri olarak nitelendirilen Yeraltından Notlar, kendine acıyarak, hayatını küçümseyerek yaşamaktan sıkılan sıradan bir adamın, sistemin dayattığı değerleri bir kenara itip tüm topluma tek başına savaş açışının ve Yeraltı Adamı’na dönüşüşünün öyküsü olmasının yanında, varoluşçu felsefenin ayak seslerinin Batı edebiyatında ilk kez duyulduğu, başkaldırının, bireyin kent yaşamının boğucu yalnızlığı ve sıkıcı tekdüzeliğine isyan ederek kendi ürettiği yeni değerlerle hareket etmeye koyuluşunun anlatıldığı anti-ahlaki bir manifestodur.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 176
En / Boy : 11.5 / 17.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2018
₺16,80

Hayatı acılar içinde geçmiş bir ustanın yarattığı isimsiz karakter, sizlere Yeraltı’ndan sesleniyor. Dostoyevski’nin, edebiyat dünyasında yaratılmış en acılı ve karamsar karakterlerinden olan isimsiz kahramanı, geçmişte memurluk yapmış ama şimdilerde sosyal hayattan bütünüyle elini eteğini çekerek kendi kabuğuna sinmiş bir adam. Kendisini hasta bir adam olarak nitelediği satırlarında, asla var olmayacaklarını düşündüğü okurlarına, tutkulu, takıntılı ve kendisiyle bolca çelişen bir anlatı sunarken; bir yandan mantıktan yoksun insan doğasına ve sosyal ütopyaların sahteliğine açtığı savaşı izlemek üzere sizleri de Yeraltı’na davet ediyor.

Dostoyevski’nin, Yeraltından Notlar’la, on dokuzuncu ve yirminci yüzyıl edebiyatlarına bir ara hat çizdiği kabul ediliyor; karakterleriyle her iki dönemi de yansıtmayı başarırken okurlara fazlasıyla sarsıcı manzaralar sunuyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 168
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2018
₺16,20

Lev Nikolayeviç Tolstoy (1828-1910): Anna Karenina, Savaş ve Barış, Diriliş ve Kreutzer Sonat’ın büyük yazarı Tolstoy’un ilgisini çeken başlıca konular arasında tarihsel olaylar ve Rusların başka halklarla ilişkileri de yer almıştır. 1863 yılında yayımlanan Kazaklar genç bir Rus aristokratının askerliği sırasında Kazaklarla tanışmasını ve farklı bir kültürle karşılaşmasını konu alır. Tolstoy’un kendi askerlik döneminde edindiği deneyimlerden yararlandığı bu romanda Rus şehirleri ile Kazak köylerindeki yaşam gerçekçi bir üslupla karşılaştırılır, dünyayı ve hayatı iki farklı yorumlayış biçimi çok çarpıcı bir dille aktarılır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 276
En / Boy : 12,5 / 20,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2018
₺38,40

Beyaz Zambaklar Ülkesinde, bataklıklardan, göllerden, granit taşlarından oluşan Finlandiya ülkesinin nasıl kalkındığının, “zambaklar ülkesi”ne nasıl dönüştüğünün hikayesidir.

Finlandiya’nın, bir avuç insanın çabasıyla ve azmiyle nasıl küllerinden doğduğunu anlatır.
Mustafa Kemal Atatürk’ün, tüm öğrencilere tavsiye edilmesini ve özellikle askeri okullarda zorunlu olarak okutulmasını istediği bu kitap, herkes için bir başucu eseri niteliğindedir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 120
En / Boy : 13,3 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2018
₺21,25

“Hayalperest eski hayallerinin arasında, külleri karıştırır gibi, soğumuş yüreğini yeniden ısıtacak, onu yeniden hayata döndürecek bir kıvılcım arar boş yere. Bulacağı kıvılcımla sönen o güzel hayallerinin ateşini yeniden yakacak, kanını kaynatan, mutluluk gözyaşları döktüren müthiş düşlerine tekrar kavuşacaktır.”

Sekiz yıldır yaşadığı St. Petersburg’da kimseyle yakınlaşamamış ama şehri evleriyle, yüzleriyle ezbere bilen yalnız, kederli, hayalperest bir genç adamın dört beyaz gecesinin öyküsü bu.

Hayalperestimiz sıradan gece yürüyüşlerinden birinde Nastenka'yla karşılaşır. Hayatın yabancısı bu ikili kısa sürede hikâyelerini, dertlerini, hayallerini paylaşacak kadar yakınlaşır; birlikteyken kederleri, huzursuzlukları uğramaz yanlarına; geceleri ve ruhları aydınlanır. İnsanın tek başınalığı, kalbini birine korkusuzca açabilmesinin imkânıyla bir aradadır Beyaz Geceler’de. Bu imkân bir an kadar bile olsa, “Böyle bir an ömrü boyunca yetmez mi insana?”

Dünya edebiyatının en güçlü yazarlarından Dostoyevski’nin külliyatında kendine has, ayrı bir yeri olan Beyaz Geceler zarif ve yalın üslubuyla insan ruhunda derin bir iz bırakıyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 101
En / Boy : 10,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2018
₺26,90

Beyaz Geceler, Dostoveyski’nin ilk yapıtlarından biridir.

Kitabın adı “aydınlık geceler” anlamındadır.

Olayın geçtiği St. Petersburg’da kış geceleri hava geç kararır.

St. Petersburg sokaklarında hayaller kurarak dolaşan kahramanımız, Neva Irmağı kıyısında ağlayan Nastenka ile karşılaşır.

Birbirlerine kendi öykülerini anlatırlar ve aralarında masum bir aşk belirir.

Nastenka’nın öyküsü acaba nasıl sonuçlanacak, gözyaşları dinecek midir?


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 96
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2018
₺25,50

Arkadi Averçenko, 1920’de Bolşeviklerin Kırım’ı istila etmesi nedeniyle İstanbul’un yolunu tutan Rus göçmenlerden biriydi. Bir Safdilin Hatıra Defteri’nde İstanbul’da ve bir sonraki durağı Prag’da geçirdiği günleri anlatır. Aralarında hayatlarında ilk kez geçimlerini sağlamak için çalışmak zorunda kalan soylu ve zengin Rusların da bulunduğu göçmenlerin karşılaştıkları zorluklara odaklanırken İstanbul’u fon olarak kullanır. Hayatın yalnızca göçmenler için değil, yerliler için de çok zor olduğu işgal altındaki İstanbul’un genel atmosferine hiç değinmediği gibi, şehrin güzelliğine ya da barındırdığı tarihi hazinelere de iltifat etmez. Daha çok yabancı nüfusun yoğun olduğu Galata ve Pera civarında yaşayan Rusların ayakta kalma mücadelelerini son derece mizahi bir dille aktarır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 152
En / Boy : 12,5 / 20,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2018
₺22,40

Aleksey Maksimoviç Peşkov, daha çok bilinen adı ile Maksim Gorki (d. 28 Mart 1868 – ö. 18 Haziran 1936). Sovyet/Rus yazar, sosyalist gerçekçi yazımın öncüsü politik eylemci.

1892 yılında Tiflis´te, Kafkasya Gazetesi´nde çalışmaya başladı. Yoksullukla ve acıyla dolu bir hayat sürdüğü için Rusça’da acı anlamına gelen Gorki takma adını kullanmaya başladı. 1895´te Sankt-Peterburg´da yayınlanan bir dergide çıkan Çelkaş adlı öyküsü ile ünlendi. Ardından Yirmi Altı Erkek ve Bir Kız öyküsü yayınlandı.

Ünü hızla yayıldı. Bu öyküler kadar başarılı olmayan bir dizi roman ve öykü daha yazdı. Gorki´nin 1898 yılında yayınlanan ilk kitabı Hikâye Denemeleri çok beğenilir ve yazarlık kariyerinin başlangıcı sayılır. İlk romanı Foma 1899´da basıldı. Bu dönemde sağlam bir olay örgüsü kuramaması ve yaşamın anlamı üzerine uzun felsefik tartışmalara girmesi romanlarının başarısını düşürür. 1906´da yazdığı ve Rus Devrimi´ne adadığı Ana en başarılı romanıdır. 1899-1906 arasında Sankt-Peterburg´da yaşar. Gorki, Çar rejimine açıkça karşı çıkmış ve bu yüzden birçok kez tutuklanmıştır. Çarlık tarafından kontrol ve baskılara maruz kalmıştır. 1901´de "Fırtına Habercisi"nin Türküsü isimli kısa şiiri yüzünden tutuklandı. Kısa sürede serbest kaldı, Kırım´a gitti.

Gorki birçok devrimci ile tanıştı. Lenin´le tanıştığı 1902 yılından itibaren aralarında yakın bir arkadaşlık oluşmuştur. 1902 yılında Rusya Edebiyat Akedemisi´ne seçilir. Ancak Çar II. Nikolas buna izin vermez. Anton Çehov ve Vladimir Korolenko bu tavrı protesto eder ve Akademiden ayrılır.

Oğlunun Mayıs 1935´teki ani ölümünü takiben Gorki de, 1936 yılında Haziran ayında öldü. Her ikisinin de ölümü şüphe altındadır. Zehirlendikleri iddia edilmiş, ama bu iddia hiçbir zaman ispatlanamamıştır. Gorki’nin cenaze töreninde tabutu taşıyanlar arasında Stalin ve Molotov da yer alacaklardır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 254
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2018
₺33,75

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 528
En / Boy : 13,5 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .
₺44,00

Yaşarsınız oğlum, yaşarsınız" dedi. "Eğer Allah'ın emirlerine uyarsanız her şeyin üstesinden geleceksiniz." Biraz sustuktan sonra gülümseyerek ekledi: "Sakın ha İvan! Yangını kimin çıkardığını söyleme! Sen, herhangi bir insanın kabahatini örtersen Allah da senin iki kabahatini affeder!"


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 174
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2015
₺16,00

Gorki, Arkadaş´ta, 19. yüzyıl gerçekçiliğinin en olumlu geleneklerini ilerici bir romantizmle birleştirerek toplumsal mekanizma tarafından dışlanmış ´´serserileri´´ konu almış; gerçekçiliği ve insansı bir sıcaklığı çarpıcı bir biçimde kaynaştırarak dünya edebiyatında yepyeni bir çığırın öncüsü olmuştur.

Genç Gorki´nin bu gerçekçiliğinde yeni bir toplumsal bilincin uyanması ve insanca bir düzene duyulan ateşli tutku tüm çarpıcılığıyla yansır.Arkadaş, Gorki´yi anlamak için mutlaka okunması gereken bir kitap Okuyun´


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 160
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2018
₺24,00

Körsün, sağırsın, bir ölüsün sen artık, çığlıklarımı işitmiyorsun!

Sana nasıl bir cennet bağışlayacağımı anlayamadın. Cennet benim içimdeydi, onu senin önüne serecektim. Madem beni sevemeyecekmişsin, sevmesen de olurdu, bundan ne çıkardı ki? Her şey gönlünce, istediğin gibi kalırdı. Bana aklından geçenleri bir dostun olarak anlatırdın; gülerdik, sevinirdik, birbirimize neşeyle bakardık... Böylece sonuna dek yaşayıp giderdik. Başkasını sevsen bile sesimi çıkarmazdım. Onunla gezip tozardınız, ben de sokağın öbür ucundan sizi seyrederdim. Ah, her şeye razıyım, gözlerini bir kerecik açsan yeter!


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 100
En / Boy : 10,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2014
₺12,30

"Hem bilim hem de felsefe, insanın evrenle ilişkisini kuramaz. Bu ilişki, hangi felsefe veya bilim olursa olsun başlamadan zaten kurulmuş olmalıdır. Aynı zamanda, felsefenin de dahil olduğu, bilimin olayları rasyonel bir mantıkla ve olay inceleyicisinin konumundan yaşadığı duygulardan bağımsız olarak incelenmesi başka bir nedendir. Ancak insan, evrenle olan ilişkisini aklıyla olduğu gibi, aynı zamandan duyguları ve algıları ile de belirler..." ...[İnsanın] Evrenle olan ilişkisini ona ancak din gösterebilir. Din ona, ‘Şu dünya senin için yaşadığın hayattan alabileceğin her şeyi al. Sen Tanrı’nın seçilmiş milletinin bir üyesisin; Tanrı’ya itaat et, o zaman sen ve yakınların mümkün olan en büyük mutluluğa kavuşacaksınız. Sen Büyük İrade’nin elinde bir araçsın ve o irade seni bu dünyaya takdir edilmiş bir görevi yerine getirmen için, yani o irade’yi tanıman ve ona uyman için gönderdi. Bunu yaptığın zaman kendin için en iyisini yerine getirmiş olacaksın’ demektir. -Tolstoy-


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 103
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2008
₺8,00

"İnsan"ın özüne inmeyi daha ilk yapıtlarından başlayarak yazdıklarının ana unsuru haline getiren Dostoyevski, modern prikolojinin, Nietzsche ve varoluşçu düşüncenin de öncüsü sayılır. Kişilik, iyiyle kötü, ezenle ezen gibi olguların asıl gizemini bulmak onun hayatı boyunca üstünde durup, işleyeceği konular olmuştur. Acıma, bağışlamak, pişmanlık gibi duyguları işlediği "Ezilenler" romanı onun bu konudaki ustalığının doruklarından biridir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 365
En / Boy : 13 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2015
₺19,50

Fyodor Mihayloviç Dostoyevski (d. 11 Kasım 1821, Jülyen: 30 Ekim, Moskova - ö. 9 Şubat 1881, Jülyen: 28 Ocak, Sankt Peterburg), Rus roman yazarı.
Çocukluğu sarhoş bir baba ve hasta bir anne arasında geçiren Dostoyevski, annesinin ölümünden sonra Petersburg´taki Mühendis Okulu´na girdi. Babasının ölüm haberini burada aldı. Okulu başarıyla bitirdikten sonra İstihkam Müdürlüğü´ne girdi. Bir yıl sonra istifa ederek buradan ayrıldı. Ordudan ayrıldıktan sonra edebiyata yönelen Dostoyevski´nin ilk kitabı İnsancıklar, 1846 yılında yayımlandı. Bu eserinin ardından yazdığı kitaplarla beklediği başarıya ulaşamayan Dostoyevski´nin umudu kırıldı ve politikayla ilgilenmeye başladı.

1849 yılında devlet aleyhindeki bir komploya karıştığı iddiası ile tutuklandı. On ay hapisanede kalan Dostoyevski, kurşuna dizilmek üzereyken diğer sekiz tutuklu arkadaşı ile affedildi.

Petersburg´a döndükten sonra Ezilenler (1861) ve Ölüler Evinden Anılar (1862) adlı eserleri yazdı. Kardeşiyle birlikte iki dergi çıkardı. 1862´de arzuladığı Avrupa seyahatini gerçekleştirdi. Sara nöbetleri ve kumar bağımlılığı yüzünden maddi açıdan darlığa düştü. Bu dönemde Yeraltından Notlar (1864), Suç ve Ceza (1866), Kumarbaz (1866), Budala (1868), Ebedi Koca (1870) ve Ecinniler (1872) gibi eserleri yazdı. Eşinin ölümünden sonra sekreteriyle evlendi. Yeniden borçlandı ve kumaranelerde gezmeye başladı. Kızının ölümünün ardından büyük bir sarsıntı geçirdi. Delikanlı (1875), Bir Yazarın Günlüğü (1876) ve Karamazov Kardeşler (1879) adlı eserlerinde yazarlık hayatı boyunca konu edindiği temaları yeniden ele aldı. Karamazov Kardeşler adlı yapıtını üç yılda bitiren Dostoyevski, bir ciğer kanamasıyla yatağa düştü ve 28 Ocak 1881 tarihinde öldü. Dostoyevski için 31 Ocak 1881 tarihinde yapılan cenaze töreninde yaklaşık otuz bin kişi tabutunun arkasından yürüdü.[2] Dünya edebiyatını en çok etkileyen ve en çok okunan yazarlardan biri olan Dostoyevski´nin eserleri birçok 20. yüzyıl düşünürünün fikirlerini derinden etkiledi


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 80
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2016
₺4,80

“Biz seçmeniz, müşteriyiz, son kullanıcıyız, hedef kitleyiz... Ölü canlar biziz aslında.”

- İsmail Güzelsoy

Ölüp gitmş bir serf neye mi yarar? Çiçikov’a göre çok şeye! Uyanık Çiçikov, ölü serfleri alıp sattıkça her şeyin alınıp satılabildiği yeni düzenin resmi biraz daha net çıkıyor ortaya. Ölü serflere can katan Çiçikov okuru hüznün ve kahkahanın birleştiği yerde öylece bırakıveriyor. 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 576
En / Boy : 13 / 19
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2018
₺47,20
Sabahleyin Simon uyandığında çocuklar hala uyuyordu. Karısı, komşuya ödünç ekmek istemeye gitmişti. Yabancı eski gömlek ve pantolonu giymiş, yalnız başına kanepede oturuyor, yukarı bakıyordu. Simon: "Bak dostum," dedi. "İnsanın karnı aş ister, vücudu da giyecek. Hayatta kalmak için çalışmak zorundasın. Ne iş bilirsin?" "Hiç bir iş bilmem." Simon şaştı. "İnsan istedikten sonra herşeyi öğrenebilir," dedi.
Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 151
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2011
₺16,88
Kırk yıl önce gemiler bu kadar hızlı gitmezdi. Nijni’ye yaptığımız yolculuk çok uzun sürüyordu. Güzellikleri ilk tattığımız o günleri bugün gibi çok iyi hatırlıyorum. Havalar iyi gidiyordu. Ninem ve ben sabahtan akşama kadar güvertede kalıyorduk. Volga’nın kıyıları arasında süzülerek gidiyorduk. Açık kahverengi geminin çarkları tembel tembel ve büyük bir gürültüyle gri-mavi suları dövüyor ve köpürtüyordu.
Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 287
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2012
₺26,25

Bazı devletler, halk olarak korkunç krizler geçirir ya da tümüyle perişan bir hale düşerler. Bazı uluslar ise hayatlarına iyi bir düzen kazandırırlar. Bu misallerin her ikisi de sadece devlet adamları, bakanlar, milletvekilleri için önem taşımaz; ulusun her bir üyesini de ilgilendiren meselelerdir. İster beyin gücüyle, ister kas gücüyle çalışsın; bütün erkekler, kadınlar, yaşlılar, gençler, kentliler, köylüler, hep bu sorunları düşünmelidir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 103
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2012
₺16,88

Sadelik kadınların hoşuna gider. Aptla değilse ya da bir şeye canı çok sıkılmışsa, yürek taşıyan her kadın sizin böyle çekinerek iki çift sözü esirgemedi sizden... Yine de siz benim söylediklerime bakmayın,Kim bilir sizi de deli filanda sanabilirler. Ben demin kendi düşündüklerimi söyledim. Çünkü yeryüzünde insanların nasıl yaşadıklarını bilirim. çok şey görsüm, geçirdim!" " Oh çok teşekkür ederim! Benim için ne büyük bir iyilik yaptınız bilemezsiniz."


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 133
En / Boy : 14 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2014
₺16,88

Rus, romancı ve düşünür. Savaş ve Barış adlı romanı, dünya edebiyatının en büyük yapıtlarından biridir.

Kont Leo Nikolayeviç Tolstoy 9 Eylül 1828´de Tula Eyaleti´nde, Moskova´nın 150 km güneyinde, ailesine ait Yasnaya Polyana Malikanesi´nde doğdu, 20 Kasım 1910´da Ryazan Eyaleti´nde, Astapova´da öldü. Kökleri 14. yy´a kadar giden ve I. Petro zamanında sivrilmiş bir ailenin oğluydu. Çok küçük yaştayken öksüz ve yetim kaldı. Üç ağabeysiyle birlikte onun bakım ve eğitimini halaları üstlendi. Burada aldığı dinsel eğitim Tolstoy´u derinden etkiledi. Halaları 1840´ta ölünce Tolstoy kardeşler Kazan´daki başka bir halalarının yanına geçtiler. Bu halasıyla kocası Kazan sosyetesinin önde gelen kişileriydi. Böylece genç Tolstoy´un günlük yaşamı balolar, çağrılar, çoğu Fransız ve Alman olan özel öğretmenlerden aldığı derslerle geçmeye başladı. Tolstoy 1843´te Doğu dilleri okumak üzere Kazan Üniversitesi´ne girdi, ama iyi bir öğrenci değildi. Kısa bir süre sonra daha kolay bulduğu Hukuk Fakültesi´ne geçti. 1847´de burayı da bıraktı ve Yasnaya Polyana Malikanesi´ne geri döndü.

Bine yakın serfin çalıştığı bu geniş toprakta örnek bir çiftçi olmak ve köylülerin dertleriyle uğraşmak istiyordu. Ama eğlenceye düşkünlüğü onu sık sık St. Petersburg (bugün Leningrad) ve Moskova´ya sürüklüyordu. Bütün yaşamı boyunca tutacağı güncesine de bu sırada başladı. Bu notlarda, kendisini “ahlak dışı” davranışlara yönelten güdüleri gerçekçi bir biçimde ve keskin bir çözümleme gücüyle araştırdığı görülür.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 152
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2017
₺22,50

Perdeleri çekili, yarı ışıklı bir odada, babam, pencerenin dibinde, yerde yatıyordu. Beyazlar giymişti ve boyu epeyce uzamış gibiydi. Çorapsızdı, ayak parmakları tuhaf bir biçimde aralanmıştı. Göğsünde birleştirdiği, huzurla dinlenen o narin parmaklarının şekli de bozulmuştu. Bir zamanlar ışıltılı olan gözlerini, bakır paraların kara halkaları sıkıca mühürlemişti. Babamın o şefkat dolu yüzü kararmıştı. Kötücül biçimde sırıtan dişleri içimi titretiyordu.

Üzerindeki kırmızı bir etekle yarı giyinik annem, babamın önüne çömelmiş, onun uzun, yumuşak saçlarını alnından geriye doğru tarıyordu. Benim, karpuz kabuğu testerelemeye bayıldığım o siyah tarağı tutuyordu elinde. İçinden yükselen uğultulu bir sesle sürekli bir şeyler mırıldanıyordu. Gri gözleri şiş şiş olmuş, gözyaşı ırmağı içinde ufalıp gitmişti.

Büyükannem elimden tutmuştu beni. Şişman bir kadındı. Büyücek bir kafası, epey büyük gözleri ve basık, komik bir burnu vardı. Yukarıdan aşağı siyahlar giymişti. Peltemsi bir yığını andırıyordu, bu yüzden de merakımı giderek çoğaltıyordu. O da gözyaşı döküyordu. Ses tonu anneminkinden daha farklıydı, fakat onun ses tonuyla epeyce uyum içindeydi. Titreyişler içinde beni elimden çekti ve babamın üzerine doğru itti. Ben ısrarla karşı çıkıp, onun arkasına gizlenmeye uğraştım. Bayağı korkmuştum, burada bulunmak da bana tuhaf geliyordu.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 286
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2017
₺30,00

Lev Nikolayeviç Tolstoy (Leo Tolstoy) 9 Eylül 1828´de Tula ´da buklunan ailesine ait Yasyana Polyana Malikanesinde doğmuştur. Kont Tolstoy ile Prenses Mariya´nın dördüncü çocuğudur. Küçük yaşta anne ve babasını kaybetmiştir. Anne ve babasının olmaması yüzünden çocukluğu halalarının yanında geçti, eğitimini onlar üstlenmiştir.

Doğu Dilleri Fakültesinde sınıfta kalınca 1846´da Hukuk Fakültesinde sınıfta kalınca 1846´da Hukuk Fakültesinne geçmiştir. 1851´de Rus ordusuna yazıldı ve Kırım Savaşı´nda topçu teğmeni olarak " görev yapan ağabeyi Nikolay´ın yanına gitmiştir. 1852´de astsubay olarak topçu bataryalarından birine verilmiştir.Bir süre sonra sağlığı bozulmuştur ve can sıkıntısını gidermek için roman yazmaya başlamıştır.

Çocukluk Çağı adlı uzun öyküsünü beğenen şair Nekrasov, onu Çağdaş dergisinde yayınlayacağını Tolstoy´a bildirmiştir. Eleştirmenler de öyküyü beğenmişler ve Tolstoy´un edebiyata attığı bu ilk adım gereken ilgiyi görmüştür.

1896 - 1904 yılları arasında yazılan Hacı Murat, Tolstoy´un olgunluk dönemi eserlerindendir. Bu romanda Çeçen isyancı Hacı Murat´ın kahramanlık hikayesi anlatılmıştır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 159
En / Boy : 14 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2017
₺20,25

Lev Nikolayeviç Tolstoy (Leo Tolstoy), 9 Eylül 1828’de Tula’da bulunan ailesine ait Yasyana Polyana Malikanesinde dogmustur. Kont Tolstoy ile Prenses Mariya´nin dördüncü çocugudur. Küçük yasta anne ve babasini kaybetmistir. Anne ve babasinin olmamasi yüzünden çocuklugu halalarinin yaninda geçti, egitimini onlar üstlenmistir.

Dogu Dilleri Fakültesinde sinifta kalinca 1846´da Hukuk Fakütesine geçmistir. 1851´de Rus ordusuna yazildi ve Kirim Savasi´nda topçu tegmeni olarak görev yapan agabeyi Nikolay´in yanina gitmistir. 1852´de astsubay olarak topçu bataryalarindan birine verilmistir. Bir süre sonra sagligi bozulmustur ve can sikintisini gidermek için roman yazmaya baslamistir.

Çocukluk Çagi adli uzun öyküsünü begenen sair Nekrasov, onu Çagdas dergisinde yayimlayacagini Tolstoy´a bildirmistir. Elestirmenler de öyküyü begenmisler ve Tolstoy´un edebiyata attigi bu ilk adim gereken ilgiyi görmüstür.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 89
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2017
₺15,00

Fyodor Mihayloviç Dostoyevski (d. 11 Kasım 1821, Jülyen: 30 Ekim, Moskova - ö. 9 Şubat 1881, Jülyen: 28 Ocak, Sankt Peterburg), Rus roman yazarı.

Çocukluğu sarhoş bir baba ve hasta bir anne arasında geçiren Dostoyevski, annesinin ölümünden sonra Petersburg´taki Mühendis Okulu´na girdi. Babasının ölüm haberini burada aldı. Okulu başarıyla bitirdikten sonra İstihkâm Müdürlüğü´ne girdi. Bir yıl sonra istifa ederek buradan ayrıldı.[1] Ordudan ayrıldıktan sonra edebiyata yönelen Dostoyevski´nin ilk kitabı İnsancıklar, 1846 yılında yayımlandı. Bu eserinin ardından yazdığı kitaplarla beklediği başarıya ulaşamayan Dostoyevski´nin umudu kırıldı ve politikayla ilgilenmeye başladı.

1849 yılında devlet aleyhindeki bir komploya karıştığı iddiası ile tutuklandı. On ay hapisanede kalan Dostoyevski, kurşuna dizilmek üzereyken diğer sekiz tutuklu arkadaşı ile affedildi. Cezası dört yıl kürek, dört yıl da adî hapse dönüştürüldü. Cezasını çekmesi için Sibirya´da bulunan Omsk Cezaevi´ne gönderildi. Burada geçirdiği dört yılın ardından er rütbesi ile hizmete verildi. Subaylığa kadar yükseldi. 1857 yılında Maria Dmitrievna Isayeva ile evlendi. Beş yıl boyunca görev yapan Dostoyevski, 1859 yılında özgür bırakıldı ve Petersburg´a yerleşti.

Petersburg´a döndükten sonra Ezilenler (1861) ve Ölüler Evinden Anılar (1862) adlı eserleri yazdı. Kardeşiyle birlikte iki dergi çıkardı. 1862´de arzuladığı Avrupa seyahatini gerçekleştirdi. Sara nöbetleri ve kumar bağımlılığı yüzünden maddi açıdan darlığa düştü. Bu dönemde Yeraltından Notlar (1864), Suç ve Ceza (1866), Kumarbaz (1866), Budala (1868), Ebedi Koca (1870) ve Ecinniler (1872) gibi eserleri yazdı. Eşinin ölümünden sonra sekreteriyle evlendi. Yeniden borçlandı ve kumaranelerde gezmeye başladı. Kızının ölümünün ardından büyük bir sarsıntı geçirdi. Delikanlı (1875), Bir Yazarın Günlüğü (1876) ve Karamazov Kardeşler (1879) adlı eserlerinde yazarlık hayatı boyunca konu edindiği temaları yeniden ele aldı. Karamazov Kardeşler adlı yapıtını üç yılda bitiren Dostoyevski, bir ciğer kanamasıyla yatağa düştü ve 28 Ocak 1881 tarihinde öldü. Dostoyevski için 31 Ocak 1881 tarihinde yapılan cenaze töreninde yaklaşık otuz bin kişi tabutunun arkasından yürüdü.Dünya edebiyatını en çok etkileyen ve en çok okunan yazarlardan biri olan Dostoyevski´nin eserleri birçok 20. yüzyıl düşünürünün fikirlerini derinden etkiledi.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 816
En / Boy : 13,5 / 21,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2018
₺97,50

Fyodor Mihayloviç Dostoyevski (d. 11 Kasım 1821, Jülyen: 30 Ekim, Moskova - ö. 9 Şubat 1881, Jülyen: 28 Ocak, Sankt Peterburg), Rus roman yazarı.

Çocukluğu sarhoş bir baba ve hasta bir anne arasında geçiren Dostoyevski, annesinin ölümünden sonra Petersburg´taki Mühendis Okulu´na girdi. Babasının ölüm haberini burada aldı. Okulu başarıyla bitirdikten sonra İstihkâm Müdürlüğü´ne girdi. Bir yıl sonra istifa ederek buradan ayrıldı.Ordudan ayrıldıktan sonra edebiyata yönelen Dostoyevski´nin ilk kitabı İnsancıklar, 1846 yılında yayımlandı. Bu eserinin ardından yazdığı kitaplarla beklediği başarıya ulaşamayan Dostoyevski´nin umudu kırıldı ve politikayla ilgilenmeye başladı.  1849 yılında devlet aleyhindeki bir komploya karıştığı iddiası ile tutuklandı. On ay hapisanede kalan Dostoyevski, kurşuna dizilmek üzereyken diğer sekiz tutuklu arkadaşı ile affedildi.

Petersburg´a döndükten sonra Ezilenler (1861) ve Ölüler Evinden Anılar (1862) adlı eserleri yazdı. Kardeşiyle birlikte iki dergi çıkardı. 1862´de arzuladığı Avrupa seyahatini gerçekleştirdi. Sara nöbetleri ve kumar bağımlılığı yüzünden maddi açıdan darlığa düştü. Bu dönemde Yeraltından Notlar (1864), Suç ve Ceza (1866), Kumarbaz (1866), Budala (1868), Ebedi Koca (1870) ve Ecinniler (1872) gibi eserleri yazdı. Eşinin ölümünden sonra sekreteriyle evlendi. Yeniden borçlandı ve kumaranelerde gezmeye başladı. Kızının ölümünün ardından büyük bir sarsıntı geçirdi. Delikanlı (1875), Bir Yazarın Günlüğü (1876) ve Karamazov Kardeşler (1879) adlı eserlerinde yazarlık hayatı boyunca konu edindiği temaları yeniden ele aldı. Karamazov Kardeşler adlı yapıtını üç yılda bitiren Dostoyevski, bir ciğer kanamasıyla yatağa düştü ve 28 Ocak 1881 tarihinde öldü

Dünya edebiyatını en çok etkileyen ve en çok okunan yazarlardan biri olan Dostoyevski´nin eserleri birçok 20. yüzyıl düşünürünün fikirlerini derinden etkiledi


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 336
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2018
₺37,50

Fyodor Mihayloviç Dostoyevski (d. 11 Kasım 1821, Jülyen: 30 Ekim, Moskova - ö. 9 Şubat 1881, Jülyen: 28 Ocak, Sankt Peterburg), Rus roman yazarı.

Çocukluğu sarhoş bir baba ve hasta bir anne arasında geçiren Dostoyevski, annesinin ölümünden sonra Petersburg´taki Mühendis Okulu´na girdi. Babasının ölüm haberini burada aldı. Okulu başarıyla bitirdikten sonra İstihkâm Müdürlüğü´ne girdi. Bir yıl sonra istifa ederek buradan ayrıldı. Ordudan ayrıldıktan sonra edebiyata yönelen Dostoyevski´nin ilk kitabı İnsancıklar, 1846 yılında yayımlandı. Bu eserinin ardından yazdığı kitaplarla beklediği başarıya ulaşamayan Dostoyevski´nin umudu kırıldı ve politikayla ilgilenmeye başladı.

1849 yılında devlet aleyhindeki bir komploya karıştığı iddiası ile tutuklandı. On ay hapisanede kalan Dostoyevski, kurşuna dizilmek üzereyken diğer sekiz tutuklu arkadaşı ile affedildi. Petersburg´a döndükten sonra Ezilenler (1861) ve Ölüler Evinden Anılar (1862) adlı eserleri yazdı. Kardeşiyle birlikte iki dergi çıkardı. 1862´de arzuladığı Avrupa seyahatini gerçekleştirdi. Sara nöbetleri ve kumar bağımlılığı yüzünden maddi açıdan darlığa düştü. Bu dönemde Yeraltından Notlar (1864), Suç ve Ceza (1866), Kumarbaz (1866), Budala (1868),

Ebedi Koca (1870) ve Ecinniler (1872) gibi eserleri yazdı. Eşinin ölümünden sonra sekreteriyle evlendi. Yeniden borçlandı ve kumaranelerde gezmeye başladı. Kızının ölümünün ardından büyük bir sarsıntı geçirdi. Delikanlı (1875), Bir Yazarın Günlüğü (1876) ve Karamazov Kardeşler (1879) adlı eserlerinde yazarlık hayatı boyunca konu edindiği temaları yeniden ele aldı. Karamazov Kardeşler adlı yapıtını üç yılda bitiren Dostoyevski, bir ciğer kanamasıyla yatağa düştü ve 28 Ocak 1881 tarihinde öldü. Dostoyevski için 31 Ocak 1881 tarihinde yapılan cenaze töreninde yaklaşık otuz bin kişi tabutunun arkasından yürüdü.] Dünya edebiyatını en çok etkileyen ve en çok okunan yazarlardan biri olan Dostoyevski´nin eserleri birçok 20. yüzyıl düşünürünün fikirlerini derinden etkiledi.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 224
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2018
₺30,00
1 2 3 ... 16 >
Çerez Kullanımı