Hande Çiğdemoğlu, kısa bir süre içinde gerçekleşen olayları anlatırken, kahramanın bütün hayatını yansıtan hikâyeler yaratıyor. Çeşitli insanlık durumlarını, hayatın gerçeklerini görünür hale getiriyor. Hayata dair olsa da pek konuşulmayan, kâğıt kesiği gibi sızlayan konular işliyor. Bir öyküsünün başlığına benzer biçimde anlatıyor; çok dokunmadan, fazla üzmeden.

Böylesine olgun bir ilk kitap olan Kâğıt Kesiği’nin ve Hande Çiğdemoğlu’nun edebiyat yolculuğunu umutla takip edeceğim.

Zülfü Livaneli

Kâğıt Kesiği, 2021 Gülten Akın Mektup Yarışması Büyük Ödülü, 2020 Fakir Baykurt Öykü Yarışması Birinciliği ve 2020 Seyhan Livaneli Öykü Yarışması Üçüncülüğü alan öyküleri ile Türk edebiyatında yadsınamayacak bir yer edinmeyi başarıyor, üstelik daha ilk anda.

Kitap Adı: Kâğıt Kesiği

Kitap Yazar Adı: Hande Çiğdemoğlu

Yayın Direktörü: Gülşen İşeri

Editör: Ezgi Hotalak

Kapak Tasarım: Esra Köymen

Sayfa Tasarım: Aslı Varol

Sayfa Sayısı: 220

Ebat: 13,5x19,5

Tür: Öykü

Kağıt / İç Baskı: III. Hamur Enzo, 52 gr.

Cilt / Kapak: Amerikan Bristol 230 gr

₺38,90

“Tam o sıraydı, sırtımızda ince bir serinlik duyduk. Ensemizden şakaklarımızdan dolanıp boynumuza da inen ter kurumaya başladı. Saçlarımız dalgalandı, kaşlarımız gerildi. Durmuş sandığımız yüreğimizin gürültüsü kulaklarımıza vurdu. Sustuk.

‘Yaşasın imbat!’ dedi, bağırdı atletli adam. ‘Hey, çocuklar, imbat çıktı!’

İlk kez pencereye gelip duran o genç kadın, Kerim’in kucağına doğru mosmor bir sardunya savurdu. Kerim havadayken yakaladı sardunyayı, acı kokusu imbatla çevremizi sardı. İçimize çektik. Sahiden imbatlı sardunyaydı.”

Tarık Dursun K. külliyatından yayımladığımız ilk öykü toplamı İmbatla Dol, Kalbim.

Bu öyküler, bir yandan yazarın ilkgençlik günlerine ait anılarını, aşklarını, dostluklarını anlatarak okuru İzmir semtlerinde dolaştırırken bir yandan da mahalle insanının küçük dünyasındaki o “bir zamanların yaşamını” gözler önüne seriyor. Yazarın söylediği gibi: “Bir zamanlar bir İzmir vardı.”

Duru anlatımıyla öne çıkan öykülerin yer aldığı İmbatla Dol, Kalbim’in bir niteliği de kitabın ikinci öyküsü olan “Sınırda”nın, asgari farklılıklarla Kurşun Ata Ata Biter romanının birinci kısmını oluşturması. Romanın bu öyküye dayandığı ve onun büyümesiyle şekillenmeye başladığı düşünülebilir. Mayınların çevrelediği bir umut öyküsü “Sınırda”.


Basım Ayı/Yılı : 2022
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 144
Ağırlık : 144
En / Boy : 13,5 / 21
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺32,90

Hikâyelerinde, geleneksel olanla modern anlatının imkânlarını ustalıkla harmanlayan Recep Seyhan, Anadolu’daki zengin birikime yönelik kazı çalışmalarına devam ediyor. Seyhan bu kez, mübadele yıllarına götürüyor okuyucuyu ve bu topraklara değer katan farklı din ve kültürlerin bölüştükleri kaderleri paylaşıyor bizimle. Zongo’nun Değirmeni ve Flora’nın Çıngırakları ile çerçevelenen bu evrensel tema ile bireyin varoluş mücadelesine, insan olmanın erdemine, farklı bir pencereden mercek tutuyor.

Kitapta, dili ve anlatımıyla öne çıkan hikâyelerden biri olan Ölü Sesleri Korosu’nda, tasavvuf/tarikat geleneğimizdeki bir uygulamaya getirilen yöntem eleştirisi ise epeyce tartışılacak gibi görünüyor.

Hiç görmedikleri kuşlar girerdi o zamanın çocuklarının rüyalarına. Öyle ki gün ışımaya başladığında Şehrazat’ın, anlattığı masalın sonuna geldiğini anlarlar; hatta o sırada sarayın bahçesinden gelen kuş seslerini bile işitebilirlerdi. Bununla kalmazlar, Kafdağı’nın ardından aşk vadisine doğru süzülen Zümrüdüanka’yı; Bağdat medreselerinin kubbelerinden havalandıktan sonra önce Ahlat üzerinde yükseklerden seslenen; oradan batıya doğru kanat çırpıp Süleymaniye’de soluklandıktan sonra Tuna boylarını geçerek Kosova’daki Sultan Murad Türbesi’nin kubbesinde karar kılan Hüma kuşlarını; Belkıs’tan Hz. Süleyman’a haber getirmek üzere Yemen semalarında ha bire kanat çırpan Hüthüt kuşunu, Mekke’nin etrafındaki dağlardan inerek Ebrehe’nin ordusunu Kâbe önlerinde perişan eden Ebabil kuşlarını da görebilirlerdi o zamanın çocukları rüyalarında…


Basım Ayı/Yılı : 2019
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 96
Ağırlık : 96
En / Boy : 13 / 20
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺33,75

Her şeyden önce sessizlik vardı.”
 
Kurbanın katilini, suçun hükmünü, sonucun sebebini, yaratılanın yaratıcısını aradığı öykülerle kurulmuş bu evrende, hikâyenin doğduğu o ilk ana, her şeyin öncesine bakıyor Yavuz Ekinci: Her söz sessizlikten doğuyor, sessizlikte kayboluyor. Yunus Nadi Öykü Ödülü’ne değer bulunan ve iç içe geçmiş öykülerden oluşan Bana İsmail Deyin, geçmişle bugün, gelenekselle modern, mitlerle gerçekler arasında dikkat çekici köprüler kuran Yavuz Ekinci’nin sonraki metinlerine de ışık tutan ipuçlarıyla dolu.
 
Çok, çok uzun zaman önceydi. Karanlık, Sessizlik Kulesi’nde saklanıyordu. Toprak, su ve gökyüzü tertemizdi.
Rüzgâr doğadaki bin bir kokuyu taşıyordu. İnsanlar içinde yaşadıkları dünyanın değerini biliyorlardı. En kutsal şeyleri su ve topraktı. Yazar, o günlerden kalma bir günün kısacık bir anını zihninde canlandırdı. Bunun için günlerce uykusuz kaldı.

 

  • Yazar: Yavuz Ekinci
  • Yayınev: iEverest Yayınları
  • Hamur Tipi: 3. Hamur
  • Sayfa Sayısı: 104
  • Ebat: 13,5 x 19,5
  • İlk Baskı Yılı: 2022
  • Baskı Sayısı: 1. Basım
  • Dil: Türkçe
  • Barkod: 9786051858319

₺21,90

“Önümde yürü­yen sevgililer el ele tutuşmuş fısır fısır konuşuyor, karşı kaldı­rımdaki gençler kahkahalarıyla geceyi bölüyordu. Yaşlandığımı düşündüm. Çocukken kırkıma gelince hayat çoktan rayına oturur sanıyordum. Yanılmışım. Evde bir şey unuttuğu için yolun yarı­sında geri dönenler gibiydim.”

Tuğba Çelik öykülerinde bir gölün etrafını dönen çeperi usul usul yıkıyor ilkin. Bir yazarın göl bekçisiyle kurduğu zoraki ilişkiden edebiyat ortamında ayakta kalmaya çalışan genç bir kadına; düş kırıklığına uğramış bir sanatçının intiharından kız kardeşini kurtarmaya çalışan bir ağabeyin beyhude çabasına, herkesin herkes olduğu tek bir yalnızlığı ve bu yalnızlığa tesadüf eden sessiz kalabalığı anlatıyor.

Yolda Ansızın Ankara’nın sokaklarında dolaşan, dayatılan hayatları reddeden bir hikâyeler toplamı.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 128
En / Boy : 13 / 19
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2022
₺25,90

“Bıçak kesene kadar bıçak değildi oysa. Ben de kesikleri fark edene kadar doğamı yargıladım.”

Geride kalan için bir ihtimal daha var mı?

Hayatta kalanın, evde kalanın, çocuklukta kalanın, yabanda kalanın, el elde baş başta kalanın, hevesi kursağında kalanın ya da bir hevesten artakalanın, korkusunun gölgesinde kalanın ya da değişip dönüşemeyince unutulanın bir şansı daha var mı? Gidenlerden kalan serin boşluğu sözcüklerin sıcaklığıyla doldurmaya çalışan kahramanlar var Gamze Efe’nin öykülerinde: Sevginin, bağlılığın, yasın ve bekleyişin yükünü sırtlananlar; öylece “kalan”lar...

Gamze Efe, Yine de Bir Şansımız Olmalı’da, birbirini tamamlamayan uyumsuz parçalara, anlamlı bir bütüne ulaşmayan anlara, faili meçhul kesiklere dokunuyor. Yeni bir öykücüyü müjdeleyen, ihtimallerle dolu bir ilk kitap...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 156
En / Boy : 13 / 19
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2022
₺27,90

Kendimi bildim bileli evlere bakmak için dışarılarda geziniriz, yakışmayan çiçek ve saksıları bahçelerden alırız. Sulama aletlerinin yerini değiştirir, posta kutularını düzeltir, ağır olduklarından çimlere konmaması gereken süs eşyalarını kaldırırız. Ayaklarım pedallara yetişecek yaşa geldiğimde arabayı ben kullanmaya başladım. Böylece annem biraz daha özgürlük kazandı.

Yıpranmış ilişkiler, takıntılı eşler, sinir krizi geçiren ebeveynler, aklını kaybeden yaşlılar, ortadan kaybolan çocuklar…

Samanta Schweblin 2015 Ribera del Duero Öykü Ödülü’nü kazanan Yedi Boş Ev’deki öykülerde akıl sağlığı pamuk ipliğine bağlı bir insanlığa ayna tutuyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 128
En / Boy : 12 / 19
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2022
₺26,90

Hande Çiğdemoğlu, kısa bir süre içinde gerçekleşen olayları anlatırken, kahramanın bütün hayatını yansıtan hikâyeler yaratıyor. Çeşitli insanlık durumlarını, hayatın gerçeklerini görünür hale getiriyor. Hayata dair olsa da pek konuşulmayan, kâğıt kesiği gibi sızlayan konular işliyor. Bir öyküsünün başlığına benzer biçimde anlatıyor; çok dokunmadan, fazla üzmeden.

Böylesine olgun bir ilk kitap olan Kâğıt Kesiği’nin ve Hande Çiğdemoğlu’nun edebiyat yolculuğunu umutla takip edeceğim.

Zülfü Livaneli

Kâğıt Kesiği, 2021 Gülten Akın Mektup Yarışması Büyük Ödülü, 2020 Fakir Baykurt Öykü Yarışması Birinciliği ve 2020 Seyhan Livaneli Öykü Yarışması Üçüncülüğü alan öyküleri ile Türk edebiyatında yadsınamayacak bir yer edinmeyi başarıyor, üstelik daha ilk anda.

Kitap Adı: Kâğıt Kesiği

Kitap Yazar Adı: Hande Çiğdemoğlu

Yayın Direktörü: Gülşen İşeri

Editör: Ezgi Hotalak

Kapak Tasarım: Esra Köymen

Sayfa Tasarım: Aslı Varol

Sayfa Sayısı: 220

Ebat: 13,5x19,5

Tür: Öykü

Kağıt / İç Baskı: III. Hamur Enzo, 52 gr.

Cilt / Kapak: Amerikan Bristol 230 gr

 

₺38,90

Bir varmış bir yokmuş…

Oyuncu, eğitmen ve hikâye anlatıcısı Sema Çeker’in kalbine; asırlardır süregelen masal kalıplarında arka planda ve güçsüz olarak resmedilen “kadın” karakterlerin hikâyelerini yeniden yazma ateşi düşmüş! Bu masallar, ataerkil toplum yapısının dayattığı normlar sebebiyle kendi kabuğuna çekilen kadınların, bir kelebek misali kozasından kurtulup özgürleşmesini anlatmış. Bu kadınlar cesaret ve azimleriyle, savaşçı karakterleriyle, özgüvenleriyle, güçlü maneviyatlarıyla aslında hepimizin içindeki o kıvılcımın temsili imiş!

Haydi gelin, hep birlikte alt edelim canavarları, üç başlı ejderhaları, kötü kalpli büyücüleri, zalim padişahların zorbalıklarını ve zorla öpmeye çalışan çirkin kurbağaları... Sema Çeker’in ilk kitabı Masal Kadın’ın her dizesinde, aştığımız her engelle birlikte içimizdeki bilge ve vahşi kadına vurduğumuz kilitlerden birinin açılmasına izin verelim.

“Unutmayın, masallar çocukları uyutur, büyükleri uyandırır!”

Kitap Adı: Masal Kadın

Kitap Yazar Adı: Sema Çeker

Yayın Direktörü: Gülşen İşeri

Editör: Saliha Ulusoy

İlk Okuma: Beril Erbil Kapak

Tasarım ve çizim: Gilas Coşkun

Sayfa Tasarım: Aslı Varol

Sayfa Sayısı: 236

Ebat: 13,7x21,5

Tür: Öykü

Kağıt / İç Baskı: III. Hamur Enzo, 52 gr.

Cilt / Kapak: Amerikan Bristol 230 gr

₺38,90

Uçsuz bucaksız bir bataklıkta bir gergedan bize doğru koşuyor kinle ve senin cesedin kötü kokuyor o gece. Annem ağzını her açtığında, koku daha da kesifleşiyor. Cesedin masada çürüyor. Akşam koltukta çürümeye devam edecek. Sonra yatağında çürüyeceksin. Sabah kahvaltı sofrasında. Arada kapının önüne çıkacak, orada yüzün güneşe dönük çürüyeceksin. Bazen sokaklarda dolaşacaksın. Kokun, o kesif kokun da peşinden gelecek. Sonra eve döneceksin. Kapıyı açmadan önce biraz düşüneceksin.
Öfkeli bir gergedan sabrıyla.

Mine Söğüt, Gergedan’daki çarpıcı hikâyelerinde tematik bir bütün oluşturarak modern hayata sinmiş vahşetin örtüsünü kaldırıyor. Bazen keskin bir ironi bazen soğuk mesafelenmelerle, yer yer de groteske yaslanarak orta sınıfın, aile kurumunun sıradanlık cehennemini, kadük toplum hayatını, erkeklerin, kuralların, geleneğin yoz iktidarını gözler önüne sererek okuru adeta kışkırtıyor; parçası olduğu konformizm çağını sorgulamaya çağırıyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 152
En / Boy : 12.5 / 19.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2022
₺32,90

Size kadınlıkla lanetlenmiş bir varoluş hezeyanı anlatacağım.
Sizi saçlarının ve ayaklarının ucu arasında olup biten şeylerden ibaret,
doğurmaya mahkûm,
çocuklarını kaybetmekle mühürlü,
yalnız, yapayalnız bir kalabalıkta dolaştıracağım.
İçlerine açılan kapıların arkasına saklanmış kadınların delirerek
bedenlerinden dışarı açtıkları pencerelerden bakacağım.
O pencerelerden tekrar ve tekrar ve tekrar kendimi aşağı atacağım.

O pencerelerden tekrar ve tekrar ve tekrar kendimi aşağı atacağım.
Mine Söğüt unutulmaz öykü derlemesi Deli Kadın Hikâyeleri’nde toplumun baskıladığı, kurumların kısıtladığı, kuralların heba ettiği, farklı olduğu için dışlanan, yok edilen; güçsüzlüğe, delirmeye, cinnete terk edilen kadınları anlatıyor. İlk baskısı 2011’de yapılan bu 21 delilik hikâyesi güncelliğinden ve gücünden hiçbir şey kaybetmeksizin okurların derinlerine nüfuz etmeyi sürdürüyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 184
En / Boy : 12.5 / 19.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2022
₺35,90

Adı: Aylin, Sevdalinka, Köprü, Nefes Nefese gibi romanlarıyla milyonlarca okur tarafından çok sevilen Ayşe Kulin öyküleriyle açıkhava’da! Kulin, kadına şiddete, yoksulluğa, sınıf farklarına, kapalı topluma edebiyatın olanaklarıyla bakmaya çağırıyor. Ayşe Kulin’in iyi bilinen yalın, sinematografik tarzıyla dokunmuş bu metinler, bir yazarın kendi ülkesine sorumlu bakışının ürünleri.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 136
En / Boy : 10.8 / 17
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2022
₺15,90

Türler arası temaslar, öngörülemeyen bir aşk ve insanlığın sonunu getirecek bir virüsün yıkıcı etkisi… Mélanie Candan’dan alışılmışın dışında bir bilimkurgu hikâyesi.

İnsanlarla birebir olarak aynı görünüme sahip uzaylılar, dünyaya gelip temas kurduğunda, sıradan bir hayat süren Lucie için işler giderek tuhaflaşmaya başlar. Bir yandan hayatındaki garipliklere bir anlam bulmaya çalışan Lucie, bir yandan da insan ırkının yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğu gerçeğiyle yüzleşecektir.

“Lucie, araştırma yaparken birkaç sene önce yazılmış ‘Esrarengiz Benzerlik’ isimli bir makale buldu. Bu makale insanlarla aynı görünüme sahip uzaylılardan bahsediyordu. Fakat NASA bu makaleyi görmezden gelmişti.

Bu makalede yazanlar karşılaştığı genç çocuğun görünümüne tam olarak uyuyordu. Bu da onu korkutmaya başladı! Makalenin bir kısmı şöyle diyordu:

‘Uzaylılar dünyamızı yeni icatlarıyla istila edecekler. Bu yeni icatları sayesinde insanlarla aynı görünüme sahip olabilecekler ama herhangi birinin değil! Var olan insanların görünümüne girecekler! Tabii ki kalpleri yok fakat kalp atışlarının yerini tutan başka bir şeyleri olacak ve bu yüzden ölü bir insan gibi soğuk olacaklar…’”


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 80
En / Boy : 13.5 / 19.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2022
₺19,90

Nihan Kaya'nın ilk gençlik yıllarında yazdığı öykülerden oluşan Çatı Katı, 2004 yılında Türkiye Yazarlar Birliği Ödülü’nü aldı. Nihan Kaya'nın yazdığı uzun ve çarpıcı önsözle birlikte öyküler bu baskıda yeni bir boyut kazanıyor.

"Merhamet, acının anlaşılmasıdır" düsturu uyarınca çocuklara ve çocukluğa dair merhamet öyküleri bunlar. "Bu dünyadaki en görünmez acılar, çocuğun çektiği acılardır," diyen Nihan Kaya'ya göre edebiyatın amacı, görünmeyen acıları görünür hale getirmek.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 128
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2021
₺20,00

İnsana giden bir anlatıcıdır Zeyyat Selimoğlu. İnsanın yaşamdaki devinimi, eylemi, yaşadığı yer/zaman içindeki duygu durumu yoğun gözlem ve tanıklıklarla onun öykülerinde buluşur.

Yazmak için yazan değil, anlatmak/göstermek/hissettirmek derdinde olan bir anlatıcının bu bakışının izlerini, yansılarını şimdi de Çiçekli Dağ Sokağı’ndaki öykülerinde buluyoruz.

İnsana, bir yere/mekâna duygulu, içli bakışın öyküleri. Her birinde Türkçenin tınısını, rengini hissettiren Selimoğlu kısa öyküde yeni bir bakışın ve duyarlığında izlerini taşıyor okurlarına. Sait Faik Abasıyanık’la başlayan modern anlatı çizgisinin yeni bir sese bürünüşünü de adım adım izleyebileceksiniz Çiçekli Dağ Sokağı öykülerinde.

Nursel Duruel’in sunuş yazısıyla...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 152
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 11.2019
₺29,25

Yaklaşık Kırk Çöp’ü okurken yaşamdan, yaşadığınız yerden, her gün yanından geçtiğiniz insanlardan izler buluyorsunuz. Öykülerdeki karakterler şehir yaşamının biriktirdiği anlarda oluşan izlerin peşine düşüyor. Ölüm, yabancılaşma, yalnızlık, arkadaşlık, evlilik, çevre, mekân öykülerin çatısını oluşturuyor. Önsel Külük öykülerinde yarattığı atmosferi ironi ile bezeli dili, canlı anlatımı ve sözcük seçimleriyle güçlü hale getiriyor. Nakış gibi işlenmiş yalın, etkileyici diliyle anlatısını canlı kılan bir öykücüyle tanışmaya hazır mısınız?

“Aslında ikisi de epeydir tanıdığım, samimi arkadaşlarım ama kusura bakmasınlar, boğazımda her an alev almaya hazır bir kibrit kutusu içindeki yaklaşık kırk çöpün tedirginliğiyle boğuşuyorum ben. Hem yarın kahvaltıya kadar birbirlerine söyle­diklerini unuturlar, en azından unutmuş gibi yaparlar.”


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 136
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2019
₺15,20

Halaza her bir öykünün katmansal yapısı, zengin kurgusuyla belleklerde yer edecek bir kitap. Hatice Kocabay’ın öykü karakterleri Türkçenin sandıklarda unutulmuş sözcükleriyle sesleniyor okura. Bu zamanın sesi soluğu olabiliyor anlatıcı. Eşsiz bir okuma deneyimi sizi bekliyor.

“Halaza, acıyı acıyla, yoksulluğu yoksullukla unutmaya çalışan, kıyıda köşede kaldığı düşünülen ama toplumsal hayatımızın tam da ortasında yer alan insanımızın birbirinden renkli, derin, yankısı bol hikâyelerini tadı eskilerde kalmış, özlenen, hep özlenen bir dille sunuyor bize. Hatice Kocabay'ın elinden, dilinden süzülenler görmezden geldiğimiz toprakların ücra köşelerini yeniden yeşertiyor; kadınların çilesini, erkeklerin üstü örtülü sızısını, çocukların değişmez yazgısını saklandıkları yerden tek tek bulup çıkarıyor. Gün ışığına çıkmamış yerel söyleyişler, ışıltılı kelimeler, birbirinden canlı karakterlerin dilinde tüm sahiciliğiyle parlıyor. Kalbin gizli dikişlerini çıt diye attırıyor bu öyküler; bu toprakların kalbine kendinden emin bir kadın eli uzanıyor…”

Ethem Baran


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 112
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2019
₺15,20

Soyunanlar’da Selimoğlu her bir öyküde kahramanlarının iç yüzünü gözler önüne seriyor. “Bir Büyük Soyunuyor” da politikacıların döndürdüğü entrikalara, “Bir Dede Soyunuyor” da yaşlı bir adamın ardında bıraktığı karanlık geçmişine, “Bir Terzi Soyunuyor” da Rum terzi Dimo’nun hayatına, “Bir Ada Soyunuyor” da Heybeliada’nın deniz kokan sokaklarına içeriden bakmaya davet ediyor.

Selimoğlu’nun öykülerinde kahramanlar sadece insanlar değildir; martılar, deniz, gemiler, doğaya ait her şey birer kahramana dönüşür. Soyunanlar’da deniz aşkını sözcüklere sararak bize taşır Zeyyat Selimoğlu.
Ayşe Sarısayın’ın Sunuş Yazısıyla


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 136
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 4.2019
₺24,80

Siz hiç yaşlanan bir oyuncak bebek gördünüz mü?
Ya da kafatasında gerçek bir insan beyni taşıyan kukla?
Peki çocukları kaçırdığı iddia edilen Slender Man efsanesini biliyor musunuz?
Tavşan adamı, gülen köpekleri, lanetlenmiş sandalyeyi, ağzı yırtık kadını, boşluktaki kızı hiç duydunuz mu?

Paranormal ve korku hikayelerinin ünlü ismi Işıl Işık, birbirinden ürkütücü ve merak uyandırıcı paranormal hikayeleri sizler için derledi.

Gizemli olaylardan lanetli bebeklere, şehir efsanelerinden korku dolu hikayelere kadar birçok tüyler ürpertici hikaye sizleri bekliyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 288
En / Boy : 13.5 / 19.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2021
₺39,90

“Öykülerim, şehirli olmanın çıkmazlarını, açmazlarını, çelişkilerini merkeze alıyor, etrafından hissettirmeden dolanıyor, eleştirisini, şehirliyi incitmeden, pahalı bir bluetooth kulaklıktan gelen yakın arkadaş serzenişi gibi hafif ve bir dost tavsiyesi misali usulca yapıyordu. Ardından takdiri okura bırakıyor ve gerçek bir şehirli gibi ortamda fazla takılmadan çekip gidiyordu.”

Güldür Yüzümü, Hatıran Yeter ve Arife-Evde Cat Başına kitaplarının yazar-çizeri Rewhat’tan kederi neşeye dönüştüren, acıyı tatlıya bağlayan öyküler.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 158
En / Boy : 12 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2021
₺32,80

Düş Gölgesi, Ölüme Karşı Oyun ve Yitik Zamanın Peşinde Karantina kitapları, öyküleri, denemeleri ve sinema yazılarının yanı sıra roman ve tiyatro oyunu çevirileriyle de tanınan Şükran Yücel, yeni öykülerini Âlim Kadın Çıkmazı’nda bir araya getirdi.

Yücel’in tecrübeli kalemi okura 10 öykülük bir insanlık krokisi çiziyor. Aşkta incelip intikamda kalınlaşan mürekkep toplumsal gerçekliği ve kadınlık tecrübesini en berrak haliyle resmediyor.

İstanbul’da tarihten derin bir nefes alıp Troçki’nin peşinde Moda’dan Büyükada’ya geçiyor, Serencebey’de Ahmed Midhat Efendi ile Fıtnat Hanım’ın aşk mektuplarına göz gezdiriyoruz. Sonra Pasaport Kahvesinde bir çay, İzmir’in sokaklarında buluyoruz kendimizi. Dolanıyoruz biteviye, bellek yitmesin diye. Yalnız iskeleler, denize ulaşan merdivenler, umut oda sır salon evler ve hayali tiyatro sahneleri gezdikten sonra Âlim Kadın Çıkmazı’nın bitimindeki duvara çarpıyoruz bile isteye, bir gün yıkılacağı ümidiyle.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 134
En / Boy : 12 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2021
₺31,98

Ertesi sabah, köyün ıslak damlarını ve taze ekilmiş tarlaları buğulandıran bir güneş altında, arabalar yeniden koşuldu, atlar yeniden eyerlendi, şehirden getirilen fayton, gelin evinin önüne çekildi.

Yüzünü örten kalın duvağın altında boyuna gözlerini silen kısa boylu bir kızcağız, iki tarafa tutulan çarşafların arasından hızla geçerek faytona, Yakup Ağa’nın şişman karısı ile görümcesinin arasına oturdu. Gelin arabasının, başlarına çevreler bağlanmış atları davuldan ürkerek tepindi.

Bir sürü çocuk, yalınayak, birçoğunun elinde birer kara ekmek, gelini görmek için arabanın etrafına yığıldılar. Şehirli efendiler kendilerine rahat bir araba ve altlarına yumuşak minderler seçtiler, Deli Emine dünkü delikanlıları bulup ortalarına oturdu; düğün sahibi Hüseyin, dünkünden daha yorgun ve üzgün, şuraya buraya koştu. Nihayet arabalar ve atlılar yola düzüldüler. Kafile köyün dışına çıkmış, bir hayli de ilerlemişti ki, bir çocuk koşa koşa arkalarından yetişti.

Yeni Dünya’yı bıraktıkları evin sahibi olan ihtiyar kadın da daha arkadan, bağıra bağıra geliyordu. Sondaki birkaç araba durdu. Yeni Dünya’nın bu köyde unutulup yola çıkıldığı kimsenin aklına gelmemişti.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 152
En / Boy : 13.5 / 19.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2019
₺11,25

Bir kebapçıda karnımızı doyurduk ve bu esnada hemen hemen hiçbir şey konuşmadık. Onu kandırmaya imkân yoktu.

Seni çağırıp zahmet verdik, affedersin! de denilemezdi.

Ben bunları düşünürken kebapçıdan çıktık. Ali bir şey söylemek ister gibi birkaç kere yutkundu ve boynunu bükerek, Sizi mahcup çıkardım, beyim, sakın kusura kalmayın! dedi.

Sonra, hayret edilecek bir şeyden bahsediyormuş gibi, gözlerini hafifçe açarak ilave etti: Ben o odada bir türlü sesimi bulamadım!’

Ve yanımızdan ayrılıp gitti.

Ertesi sabah, aramızda topladığımız birkaç lirayı kendisine vermek ve onu Konya otobüslerine bindirip selametlemek için Haymana Hanı’na giden arkadaşıma hancı, Sıvaslı Ali’nin, sazını iki liraya satıp yol parası yaptığını ve şafakla kalkan bir kamyona binip Konya yolunu tuttuğunu söylemiş.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 72
En / Boy : 13.5 / 19.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2019
₺6,75

Halbuki altmışlık kadın, kağnıdan yayılan ağır koku ile sersemlemiş, sendeleye sendeleye yürüyor, bazen birdenbire hızlanan öküzlerin yanında gitmeye çabalıyordu. Yavaş yavaş ayakları sürüklenmeye, ağlamaktan, içine akıta akıta ağlamaktan daralan göğsü nefes alamamaya başladı.

Kağnının kenarına tutunarak biraz daha yürüdü. Ayakları birbirine dolaşıyordu. Öküzlere oooha diye bağırmak istedi, sesi boğazından çıkmadı; elleri kağnıdan kurtuldu, yere yuvarlandı, tozların içinde tekrar ayağa kalkarak koştu. Karşıdan doğru yeni çıkan serin bir rüzgâr üç etekli entarisini ve şalvarının paçalarını uçuruyor, yırtık yazma başörtüsünü siyah bir bayrak gibi dalgalandırıyordu. Kağnıya yetişemeden tekrar düştü, yüzü yolun beyaz ve kül gibi ince tozlarına gömüldü.

Kağnı, taşlara çarptıkça, üzerinde bağlı ölüyü iki tarafa fırlatarak ve yükselip alçalan uzun, yanık gıcırtılar çıkararak ve ay ışığının altında ve gecenin sessizliği içinde arkasında hafif bir toz bulutu bırakarak, ağır ağır kendi bildiğine ilerliyordu.”


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 136
En / Boy : 13.5 / 19.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2019
₺11,25

 Bunun üzerine halk, beyinsiz, dilsiz, gözsüz kelleleriyle dağılmak üzereyken, aralarında canından bezmiş biri, ‘Böyle başın da bana lüzumu yok!’ diyerek, boynuzundan tuttuğu kelleyi fırlatıvermiş. İşte o zaman herkesin şaştığı bir şey olmuş; hızla gidip sırça köşke çarpan kelle orada ‘Şangır!..’ diye koskocaman bir gedik açmış. Halk her şeyden sağlam, hiçbir zaman yıkılmaz, kırılmaz bildiği o koskoca sırça köşkün bu kadar çürük olduğunu görünce, elindeki kelleleri birbiri arkasına ona fırlatmaya başlamış, göz açıp kapayıncaya kadar tuzla buz olan sırça köşk çökmüş, yıkılmış, içindekilerin çoğu cam kırıklarının altında ezilmiş, kapıya yakın yerlerdeki beş on kişi zor kurtulmuş...

Halk sırça köşkün enkazını çabuk temizlemiş, dünyada onsuz da yaşanabileceğini anlayarak eski hayatına dönmüş, işini yine arasından seçtiği adamlara gördürmüş, ama sırça  köşkün kötü hatırasını uzun zaman zihninden çıkaramamış. İhtiyarlar çocuklarına ondan bahsederlerken, şu nasihati vermeyi unutmazlarmış:

Sakın tepenize bir sırça köşk kurmayınız. Ama günün birinde nasılsa böyle bir sırça köşk kurulursa, onun yıkılmaz, devrilmez bir şey olduğunu sanmayın. En heybetlisini tuzla buz etmek için üç beş kelle fırlatmak yeter.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 176
En / Boy : 13.5 / 19.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2019
₺10,50

İşte adaşım, sana seven bir Çingene’nin hikayesi.

Çiçeklerin açtığı mevsimde, senin kollarına yaslanan ve çiçekler kadar güzel kokan bir vücutla uzak su kenarlarında oturmak ve öpüşmek, yoruluncaya kadar öpüşmek hoş şeydir...

Seni gördüğü zaman zalimce başını çeviren mağrur bir dilberin kapısı önünde ve ay ışığı altında sabaha kadar dolaşmak, bunu candan arkadaşlara ağlayarak anlatmak, söz aramızda gene hoş şeydir.

Fakat sevgili bir vücutta bulunmayan bir şeyi kendisinde taşımaya tahammül etmeyerek onu koparıp atabilmek, işte adaşım, yalnız bu sevmektir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 176
En / Boy : 13.5 / 19.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2019
₺11,25

“Bu evde garip bir şey var, hissediyorum.”

Klasik Korku Öyküleri’nde insana dair dehşet, uygarlığın huzursuzlukları, evin ve ailenin tekinsizliği, ölüm ve bilinmeyenle kurduğumuz ilişkinin kopma noktaları birleşiyor. Klasik korku öyküsünün “edebiyat” hüviyeti kazanmasında pay sahibi olan bu karanlık metinler, usta yazarların zihinlerinden fırlamış kâbuslarla dolu bir geçit töreni sergiliyor.

Charlotte Perkins Gilman’ın feminist-gotik öyküsü “Sarı Duvar Kâğıdı”, Mary E. Wilkins Freeman’ın önemli eseri “Luella Miller”, hayalet öykülerinin üstadı M. R. James’ten “Mezzotint”, Ambrose Bierce’ın erken dönem eko-gotik eseri “Evdeki Asma”, Perceval Landon’ın unutulmaz hortlak öyküsü “Thurnley Manastırı”, F. Marion Crawford’ın korkunç “Çığlık Atan Kurukafa”sı, Arthur Morrison’ın tekinsiz mücevheri “Üst Kattaki Şey”, E. F. Benson’ın düşsel ve gotik şaheseri “Kuledeki Oda”, H. P. Lovecraft’ın, korku edebiyatı tarihinde dönüm noktası olarak kabul edilen, Cthulhu mitosunun nüvesinin ortaya çıktığı “Dagon” öyküsü bu derlemede bir araya geliyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 200
En / Boy : 13.5 / 19.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2020
₺18,75

14 Temmuz 2015’te muhteşem bir şey oldu.
Dünya’dan 4,5 milyar kilometre uzakta New Horizons isimli küçük bir NASA uzay aracı, saatte 50.000 kilometreden fazla hızla Plüton’un yanından geçti.
New Horizons’ın Dünya’ya gönderdiği fotoğraflar yedi kıtadaki gazetelerin baş sayfasını süsledi ve NASA’nın internet sitesi 2 milyardan fazla kişi tarafından ziyaret edildi.
Anlayacağınız, bu küçük gezegen tüm dünyayı heyecana boğdu. Peki, tüm bunlar nasıl gerçekleşti?
Yeni Ufukların Peşinde: Plüton’a Yapılan Destansı İlk Yolculuğun Öyküsü on yıllar süren çabanın, NASA’nın içinde ve dışındaki siyasi tartışmaların, New Horizons’ı hayata geçirmek ve uçurmak için gereken becerinin hikâyesi. Projenin başındaki bilim insanı Alan Stern’ün olağanüstü hikâyesini okurken, insanlığın gidebileceği sınırları tekrar keşfedeceksiniz.

“Sonunu bilmenize rağmen okurken yerinizde duramayacaksınız. Başından sonuna kadar projenin içinde olan iki yazar güçlüklerle dolu süreci muhteşem bir anlatıyla aktarmayı başarmış.”

– Marcia Bartusiak, Wall Street Journal

“Teknik jargonda kaybolmanızı engelleyen bir üslupla kaleme alınmış muhteşem bir kitap. Stern ve Grinspoon, heyecan verici ve sürükleyici bir yolculuğa çıkmanızı sağlıyor.”

– Scott Stantis, Chicago Tribune

“Popüler bilimde bir klasik olmaya aday. Sürükleyici.”

– Publishers Weekly

“Bir gerilim öyküsü niteliğinde uzay ve bilim kitabı.”

– Andrew Dansby, Houston Chronicle


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 320
En / Boy : 14 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2022
₺55,25

Bu kitapta yer alan öykülerin en önemli ve çarpıcı yanı eksikliğini hissettiğimiz bir duyguyu yeniden canlandırıyor olması: Klasik üslupta; günümüzün yazınsal modaları pek umursanmadan yazılmış. Bir zamanlar hissettiğimiz ama artık özlemini çektiğimiz çocuksu, açık ve iyi kalpli bir içtenliği barındırmakta.

Yazar, ince bir mizah anlayışıyla olayları ve kişileri anlatırken hem güldürüyor hem düşündürüyor.

Behlül Ablak’ın yarattığı bu içtenlik dolu dünyada yaşamaktan eminim sizler de büyük bir mutluluk duyacaksınız.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 212
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2021
₺65,00

Tarihsel ve mitolojik kurgusuyla, köksüzlük duygusuna karşı koyuşun öyküleri...

“Mutlu Günay’ın bu kitabı naif edebiyat diye adlandırılan ve fazla rastlanmayan türün çok güzel bir örneği. Tarihsel ve mitolojik kurguları olabildiğince abartısız sade bir çerçeveye oturtmak kolay bir iş değil. Belki de bu naif yapı kitabı hızlıca okumanızı sağlıyor. Başladığınızda elinizden bırakmadan akıp gidiyor cümleler. İnsanı yormayan, zorlamayan ama düşündüren bir tarzı var yazarın. Son dönemde yayınlanan etkileyici öykü demetlerinden birisi diyebilirim.”
–Mahfi Eğilmez- Ekonomist / Yazar

“Tarihin başlangıcından bu güne süregelen öyküleri hayal gücüyle harmanlayıp merakla okunacak bir kitap sundu bize Mutlu Günay. Duru bir anlatım, arı bir dille yazılan eserin sayfaları arasında kaybolacak, merakla ne zaman sona geldiğinizi anlamayacaksınız. Kitabın, insan-sonrası ya da
hakikat-sonrası (post - truth) diye adlandırılan bu dönemde okuyucuları insana ve insani değerlere çağırması da oldukça önemli. Tarihi gerçekliklerle mitolojik öğelerin yer yer açığa çıkarılması ve işlenmesi insanın bir tür aslına bağlı kalma çabası olarak nitelendirilebilecekken köksüzlük duygusuna ciddi bir karşı koyuş olarak da değerlendirilebilir. Anlamlı ve önemli ...”
–Osman Çakmakçı - Şair/ Yazar


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 212
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2021
₺58,50

Onların Öyküsü, Bizim Öykümüz ve şu an elinizde tuttuğunuz Sizin Öykünüz… Üçüncü kitabımız için de güzel dilekler dileyerek ve kocaman umutlarla yola çıktık. Sizin Öykünüz’de de hedefimiz aynı; maddi imkânsızlıklar nedeniyle okuyamayan kız çocuklarımıza ulaşıp, onlara ışık olmak. Aldığınız her kitap, onların eğitimi için bir umut olacak. Yaptığımızın, daha fazlasını yapabilmek için yola çıktık. İnanıyorum ki, bu kitabımızla da o minicik ve masum yüreklere ulaşıp, güzel yüzlerindeki pırıl pırıl gülüşlere birlikte tanıklık edeceğiz. Aydınlık yarınlara…


Azra Akın / Bir Çocukluk Anısı
Berrak Tüzünataç / Hayali Arkadaşım Clara
Burçin Terzioğlu / Hayat Hanım
Caner Erkin / Canımsın Sen
Doğa Rutkay / Piraye’ye Mektup
Ebru Şallı / Nereden Bilebilirdim ki Ponçiğim
Ece Üner / Güneş’i Doğurmak
Gülay Kamaz / Benim Dostum Olur Musun?
Gonca Vuslateri, Pınar Öğün / İyola ve
Melem Cadısı
Kerem Bürsin / İsmim Kerem… Kerem Gibi
Mehmet Aslantuğ / Şair ve Şiir
Metin Hara / Mavi’nin Öyküsü
Ömür Sabuncuoğlu / Serap Anne
Sezen Aksu / Kardelen
Sinem Kobal / Altın Saçlı Kız


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 128
En / Boy : 13.5 / 19.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2022
₺33,90

Ruhver Barengi, yayımlanan ilk öykü kitabı Metamorfoz ile gündelik hayatın tekdüzeliğinde sıkışan okurları fantastik bir yazınsal yolculuğa çıkarıyor.
Metamorfoz, yalnızlaşma, tükenmişlik ve yetersizlikle çevrelenmiş modern çağda ancak kendi içine kapanarak yaşamına devam edebilen günümüz insanlarının öyküsünü anlatıyor.
Bir yanda kalabalığın gürültüsünde muhatabına ulaşamayan günaydınlar, hep gölgede yaşamaya mahkûm gerçek hayatlar; diğer yanda buna dayanamayan ve varoluşunun nedenini çözmeye çalışanların gerçeküstü dünyaları.
Barengi, ilk yapıtıyla mizah, drama ve fantastik edebiyatın pek çok unsurunu bir araya getirirken çağdaş edebiyata yeni bir bakış açısı kazandırıyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 96
En / Boy : 13.5 / 19.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2022
₺17,90

Bazen tünelin ucunda ışık yoktur.
Bazen sadece kayıplardan ibaretsindir.
Bazen umutlar bile lal olur…
Çünkü konuşsalar da kimse duyamaz seslerini.

Cemre Erdem; konuşma engelli, şiddet mağduru ama yine de umut etmekten hiç vazgeçmeyen, her yeni günü hayallerini gerçekleştirmek için bir adım olarak gören genç bir kadındır. Sessizlik onun tek sığınağıdır, soğuk ondan bir parçadır.
Hayatına giren Kuvars Demirhan, bu sessiz kadının müziğine âşık olur.

“Sessizliğe sığınan bir kadın ile onun müziğine âşık bir adamın hikâyesi.”

Cemre, mücadelesini yalnız başına verirken kendi ayakları üzerinde durup ailesinden gördüğü şiddetten kurtulmaya, geçmiş yıllarını telafi edip üniversiteyi kazanarak doktor olmak için elinden gelen her şeyi yapmaya ant içer. Bir gün kurduğu hayallerin gerçeğe dönüşmesi için çabalarken umut ettikçe özgürleşir. Belki de geçmişimizdeki tüm acılara bizi olduğumuz kişi hâline getirdiği için şükretmeliyiz.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 488
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2021
₺55,88

“Annemin sesi kulağımda: Dönüp dönüp bakma ardına nem kaldı diye. Yuvamda sıcağın kaldı, vermem!”

Hayatın önüne geçemediğimiz acıları, umutla sarıldığımız mutlu anları ve sonu gelmez sıradanlıkları arasında yol alırken kendimizle, sevdiklerimiz ve sevmediklerimizle aslında “hayatla” hesaplaşmalarımız sürüp gidiyor.

Kırlangıç Sabahı öyküleri, bir yandan hayatın bizden daha büyük olduğunu kulağımıza fısıldarken diğer yandan bunun aramızı açmasının “çocukça” olduğunu söylüyor. Hangi yaşta olursak olalım bir çocuk kadar büyümeye istekli olmanın neleri değiştirebileceğinin hikâyesini anlatıyor bize. Olduğumuz şeyin, tek gerçeğimiz olduğunu düşünmemizin saçmalığına gerçek insan hâlleriyle ikna ediyor bizi.

Duyguları eskitmeyen, duyarlığı besleyen bir farkındalığa kucak açtırıyor. Yaralar açılırken düşülen çaresizliği, çaresizlikte başvurulan yolları ve nihayetinde “gerçeğin dağlarına umutsuzlukla çıkılamayacağını” hem içeriden hem dışarıdan görmemizi sağlıyor.

Kendiyle, toplumla, hayatla sorunu olanın sadece kendisi olduğunu düşünenleri yalnız olmadığına inandırırken sorunlarla başa çıkma yollarını öğretmeden göstermeyi başarıyor; hesaplaşmasını büyük sözler söyleme çabasına girmeden sarsıcı bir içtenlikle yapıyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 160
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2021
₺40,88

Nezaket Dili: Bir Hemşirenin Öyküsü
Christie Watson

Tüp üzerindeki bantları değiştirip sabitlemek basit bir hemşirelik işi. Çoğu hemşirelik görevi ve nezaketin bizzat kendisi gibi basit ama son derece önemli.

Çoğu zaman kapısının önünden bile geçmek istemediğimiz soğuk görünüşlü hastanelerde, her şeye rağmen hayatla ölüm arasındaki ince çizgide görevini yerine getirmeye çalışan hemşireler...
Christie Watson yirmi yıllık hemşirelik kariyerini tam da bu eksende anlatıyor. Doğumhaneden morga, acil servisten onkoloji koridorlarına; bebeklerden yaşlılara, herkesin kalbine dokunan hemşirelerin hikâyelerini kendi deneyimleri eşliğinde anlatan Watson, bütün bunların altındaki şefkate işaret ediyor.
Watson, tüm dünyaya inat anlattıklarıyla âdeta umut aşılıyor. Gözyaşlarınızı “nezaket”le silmek isteyeceğiniz bir hayat hikâyesini okumaya hazır olun.

Florence Nightingale’in bildiği bir şeyi hatırlatıyor bize çocuklar: Acı ve hatta ağrı hissi nezaketle azaltılabilir.

“‘En kıymeti bilinmeyen’ mesleğe mensup insanların, hemşirelerin çalışırken nelere şahit olduğunu gözyaşı dökmeden okuyabileceğinizi sanmıyorum. Son bölümü okuduktan sonra bile günlerce etkisinden kurtulamayacaksınız.”
—Sunday Times


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 288
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2020
₺51,38

Abd Kitap Eleştirmenleri Birliği
En İyi Otobiyografi Ödülü

Abd Bilimsel Gelişme Birliği
Bilimsel Kitaplarda Mükemmeliyet Ödülü

Pen / E.O. Wılson Edebi Bilim Yazını Ödülü Finalisti

“İnsanlar bitkilere benzer: Işığa doğru büyürler. Bilimi seçmemin nedeni, bana ihtiyaç duyduğum şeyi sunmasıydı. Bilim, bana kelimenin gerçek anlamıyla bir yuva sundu.”

Bir Bilim İnsanının Tutkulu Hikâyesi, Hope Jahren’ın hayatını adadığı çalışmalarını ve tüm çabasını anlamlı kılan sevgiye dair düşüncelerini içtenlikle paylaştığı, etkileyici bir otobiyografi. Yaşamını ağaçları, çiçekleri, tohumları ve toprağı inceleyerek geçiren bitkibilimci, tabiatın sunduğu büyüleyici güzellikleri keşfe çıkarken yüz yüze geldiği amansız hayatta kalma mücadelesini ve bu keşiflerden edindiği deneyimleri hikâyeleştirerek anlatıyor.

İnsanın doğayla olan bitmek bilmez mücadelesinde sıra, bitkilerin dilini öğrenmeye ve yeşil yaprakların, yüzyıllık ağaç gövdelerinin, toprağı kucaklayan köklerin anlatacaklarını dinlemeye geldi.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 360
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2021
₺66,38

Dünya Fantezi Ödüllü yazarlardan eşsiz bir öykü antolojisi!

George R. R. Martin, Jim Butcher, Diana Gabaldon, Lev Grossman, Sherrilyn Kenyon, Brandon Sanderson, Sharon Key Penman, Joe Abercrombie ve Carrie Vaughn gibi birçok tanınmış yazar, Gardner Dozois’in çağrısına kulak verip “tekinsiz kadınlar” temasına özel, yalnızca bu kitapta okuyabileceğiniz novella ve öyküleri yarattılar.

Peki, okuru nasıl bir dünya bekliyor?

Bu sorunun yanıtını projenin yaratıcıları versin:

Bu kitapta erkek kahraman, canavarlarla ya da kötü adamlarla savaşıp kılıç sallarken yanı başında korkuyla dikilip ağlayan talihsiz kadınları bulamazsınız. Aksine, bu kitabın kadınlarını tren raylarına bağlamaya kalktığınızda kendinizi gerçek bir dövüşün içinde bulabilirsiniz. Burada kılıç erbabı savaşçı kadınlar, gözü kara kadın pilotlar, astronot kadınlar, amansız kadın seri katiller, ürkütücü süper kahraman kadınlar, sinsi ve baştan çıkarıcı femme fatale’ler, büyücü kadınlar, zor şartlar altında hayatta kalmaya çalışan kötü kızlar, kadın haydutlar ve asiler, kıyamet sonrası hayatta kalmayı başaran kadınlar, özel kadın dedektifler, adamı gözünü kırpmadan ipe gönderen kadın yargıçlar, halklara hükmeden, kıskançlık ve ihtiras duygularına kapılarak binlerce insanı tüyler ürpertici şekilde ölüme sürükleyen mağrur kraliçeler, cesur ejderha binicileri ve çok daha fazlası var. Keyfini çıkarın!


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 738
En / Boy : 15 / 23
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2021
₺141,38

Hayat bazen bir uyku sersemliğiyle karşılar bizi.  Üstümüze bir ağırlık basar, olmayacak yerde uyuyakalırız, tutulup kalır her yanımız. Hep özlemini çektiğimiz bir ses gelip uyandırır sonra, “Kalk, yerine yat” der ve insan bu sesin sıcaklığına tutunur. Ve evet, herkes günün birinde yerini bulur.
 
Şermin Yaşar’dan sağda solda uyuyakalmaktan tutulup kalmış, günün birinde uyanıp yerini bulmuş insanların sıradan ve bir o kadar da olağanüstü öyküleri…


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 168
En / Boy : 13.5 / 19.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2021
₺64,78

Maus, “Çok varlıklı olabilirsiniz; sayısız mücevherleriniz, küp küp altınlarınız olabilir. Benim hiçbir zaman olamayacağım kadar varlıklı olabilirsiniz ama ben de bana öyküler anlatan birini tanıyorum.” der. Biz de öyküler anlatan birilerini tanımanın zenginlik olduğuna inandığımız için sizlere bize yakın gelen, duygu yüklü farklı yazarlara ait öyküler anlattık bu kitapta. “Anekdot ve özdeyişler dağarcığı, görgülü insan için en büyük hazinedir; eğer birincileri yeri geldikçe sohbetlerinde kullanmayı, ikincileri de yeri geldikçe hatırlamayı bilirse.” der Goethe. Biz de bol anekdot ve özdeyiş sunduk sizlere. Huxley'in tanımladığı gibi; deneyim, insanın başına gelen bir şey anlamına gelmez. Deneyim, insanın başına gelenle nasıl başa çıktığı anlamına gelir. Hayat yolculuğumuzda hepimizin olumsuz deneyimleri var ve olacak. Ölüm, hastalık, kayıplar gibi deneyimleri kabullenerek, değişim için rehber olan keder, öfke ve kaygı gibi duygularımızı fark edip sabırla, cesaretle büyümenin ipuçlarını sunmaya çalıştık. Yaşayarak ve danışanlarımızdan edindiğimiz tecrübelerimizi bilgilerimizle harmanlayıp yalın bir dille aktardık. Faydalı olması dileğiyle…


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 204
En / Boy : 13.5 / 19.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2021
₺43,20

Kristen Roupenian, 2017 sonbaharında, “Kedi Sever” [Cat Person] öyküsünün New Yorker’da yayımlanacağını öğrendiğinde otuz altı yaşındaydı ve daha önce sadece bir öyküsü matbu bir dergide yayımlanmıştı. Cinsel taciz ve şiddete karşı başlatılan #MeToo hareketinin en debdebeli günlerinde yayımlanan “Kedi Sever” derginin o yıl en çok okunan öyküsü oldu. Öyküde kendisinden yaşça büyük bir adamla randevuya çıkan üniversiteli bir kızın, iyi başlayan ama gittikçe tuhaflaşan akşamı anlatılıyordu. Birçok kadının aşina olduğu bir durumu anlatan öykü kısa sürede internette bir tartışma konusu oldu. Kimisi öykünün anlatıcısı kadını savunurken, kimisi erkeğin tarafını tuttu.

Kristen Roupenian, beklentileri alaşağı ettiği, cesur bir öykü derlemesi olan Bunu Sen de İstiyorsun’da tek numarası olan bir yazar olmayacağını kanıtlıyor. Sıradanla olağanüstünün birleştiği tedirgin edici noktada duran bu öykülerde, sevgilisinden yeni ayrılan dostları üzerinde kurdukları hâkimiyetten haz almaya başlayan bir çiftle, on yaşındaki bir kızın doğum günü partisinin o sihirli ama tehlikeli dilek sayesinde büründüğü akıl almaz dehşetle, kütüphanede bulduğu büyü kitabıyla en büyük arzusunu gerçekleştiren kadınla ve işyerindeki bir arkadaşına dişlerini geçirmeyi hayal eden bir ısırıkçıyla tanışacaksınız.

Bunu Sen de İstiyorsun, siniriniz bozulduğu için güleceğiniz, güldüğünüz için de kendinizi suçlu hissedeceğiniz, günümüzün endişelerini günümüze has tekinsizliklerle anlatan “o” kitap.

“ ‘Kedi Sever’ ve Bunu Sen de İstiyorsun’daki diğer öykülerin en özel yanı, yazarın dil, karakter ve hikâye üzerindeki ustalıklı hâkimiyeti – öyküleri ‘anlatıldığını’ hissettirse de o kadar yapmacıksız ve anlaşılır ki doğru olduğuna inanıyoruz.”
–New York Times Book Review

“Rahatsız edici, unutulmaz ve –belki sapkınca da olsa– çok ama çok eğlenceli.”
–Kirkus Reviews

“Bu öykü derlemesinde neyle karşılaşacağınızı bildiğinizi sanıyorsanız, yanılıyorsunuz. Bu öyküler keskin ve sapkın, karanlık ve tuhaf, nefes kesici ve tam anlamıyla çılgınca. Hepsini öyle çok seviyorum ki.”
–Carmen Maria Machado

“Bunu Sen de İstiyorsun, bir yıkım güllesine ihtiyacı olan çağımızın tam da aradığı şey. Elinizden bırakamayacağınız bu yüksek sesli, içgüdüsel kitap, kötüye saran ilişkilerin yüreğine, modern çağın iletişimsizliğine ve insan olmanın diğer korkularının derinliklerine iniyor. Nazik değil. Aptallığa tahammülü yok. Asla taviz vermiyor. Okumalısınız.”
–Jeff VanderMeer

“Kristen Roupenian sadece inanılmaz bir yazar değil, aynı zamanda insan ruhuyla ilgili hayatımın bir döneminde öğreneceğimi düşündüğüm ama asla öğrenemediğim şeyleri de biliyor. Bu kitabı okuduktan sonra dünyayı daha iyi anlamaya başladım.”
–Miranda July


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 224
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2019
₺57,40

Sabahattin Ali’nin öykülerinde aşk ve ölüm yan yanadır. Sadece öykülerinde mi? Kuyucaklı Yusuf’un sonunu düşünün, Kürk Mantolu Madonna’yı ya da… Bu eserlerde aşkın çıkmaz sokaklarında ölümle karşı karşıya gelir Sabahattin Ali’nin karakterleri. Bu derlemede yer alan öykülerin ekserisinde aşk, ölüm getiriyor. Gramofon Avrat, Sabahattin Ali’nin 1927-1946 yılları arasında aşkı nasıl ele aldığını ortaya koymakla kalmıyor, yazarın aşka bakışının, aşkı tasvir edişinin ne denli bütün ve özgün olduğunu da kanıtlıyor.

“Yakıcı, kavurucu bir aşktı bu; beni deliye çeviren, geceleri sabahlara kadar sokaklarda dolaştıran bir aşk. Fakat onu bu hâle sokan biraz da bendim. Aşkla tehlikeli bir oyuncak gibi oynamak istiyordum.”

Bizim Hikâye, Osmanlı’dan günümüze edebiyatımızda öykünün izini süren, öykücülüğümüzü var etmiş, geliştirmiş yazarların eserleri arasından en güzellerini, en başarılılarını, en önemlilerini belirli bir tematik bütünlük gözeterek ortaya koyan, 1850’lerden 1950’lere kadar bir asırlık öykücülüğümüzün verimlerini bir araya getiren bir kitap dizisi.

Bizim Hikâye dizisiyle birlikte, hem öykücülüğümüze dair bütünlüklü bir söz söylemek hem de yeni öykücüler keşfetmek üzere farklı yolculuklara yelken açıyoruz.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 208
En / Boy : 13 / 19.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2021
₺24,60

“Fitzgerald, birçok eseriyle beraber, yazarlıkla doğru dürüst ilk tanışmamdı.”  –Richard Yates

Ölümünden sonra New York Times tarafından “farkında olduğundan çok daha iyiydi çünkü hem gerçekte hem de edebi anlamda bir nesli icat etmişti…” diye tanımlanan F. Scott Fitzgerald, Benjamin Button’ın Tuhaf Hikâyesi’nde tersten yaşanan bir hayatı anlatıyor.  1860 yılında ihtiyar bir adam olarak doğan Benjamin, büyüdükçe gençleşmeye başlar ama o da herkes gibi savaşa katılır, âşık olur, üniversiteye girer, çocukları doğar. 

F. Scott Fitzgerald’ın filme uyarlanan, müzikal olarak sahnelenen, en unutulmaz öykülerinden olan Benjamin Button’ın Tuhaf Hikâyesi, bambaşka yaşansa da tanıdık bir hayatın öyküsü.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 64
En / Boy : 13 / 19
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2020
₺18,04

Kemal Tahir, şüphesiz ki edebiyatımızın en önemli isimlerinden biri. O, yazdığı tüm eserlerde insana bakan, onu evvela anlamaya ve elbette okura anlatmaya çalışan ve bunu hakkıyla yapan nadir yazarlardan.

Dutlar Yetişmedi, çoğunlukla romanlarıyla tanıdığımız bu büyük yazarın öykülerinden oluşuyor. Okur bu öykülerde Kemal Tahir’in insana bakışını, toplumsal duyarlılığını ve hepsinden öte dil hassasiyetini görecek. Bizi oluşturan ne kadar değer, duygu ve erdem varsa onları işliyor Kemal Tahir.

Dutlar Yetişmedi, okura başka bir şey söylemekten çekinmeyen ama bu başkalığı bir duvarın arkasından değil tam da hikâye ettiği insanların omuz hizasından anlatan bir yazarın bize armağanı.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 216
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2021
₺68,88

Geçiyoruz. Hem de acelemiz varmış gibi, kimsenin bizi beklemediği, kimseye merhem olamayacağımız yerlere doğru geçiyoruz. Bu geçişte ne ışıltı ne görkem, ne umut ne de gayret var. Bu geçiş yara almayı da yara açmayı da öğrendiğimiz, önce süte sonra kana özendiğimiz ve toprağa bile yettiğimiz bir geçiş. Bir de geride kalanlar var. Bu geçişin sağalmak olmadığını bilenler. Tıpkı kabuk bağlamış bir yaraya bakar gibi geçişimize bakıp 'Sen bu yaranın kabuğusun, kaşırsam kanarım, düşersen ne âlâ,' diyenler.

Mizgin Bulut, ilk kitabı Yokuş Aksanı'ndaki öykülerle okuru şaşırtmayı ve oyun oynamayı seven bir yazar olduğunu müjdeliyor bize. Bireyi, aileyi ve toplumu ele alışındaki sahicilik, kendi sesini gizleyip karakterleri işitmemizi sağlayan dil mahareti ve sıradan görüneni tuhaflaştırmaktaki yeteneği ilk bakışta fark ediliyor. Yokuş Aksanı, uzun süre sizinle gezecek ve unutulmayacak bir kitap.

"İki metalin birbirine sürtünmesindeki kıyıcı ses, nasıl da anlatıyor kendini. Kendinden böyle haber veren, aslı gibidir, diyebildiğimiz çok az şey kaldı. Bu ses bana, ‘Hadi,’ diyor, ‘kalk da Allah’a teşekkür et, ölmedin acından.’
Kırk gün kırk asır gibiydi ama işte günü geldi. Zaman hep böyle geçmez umarım. Diriyim. Aynaya baktım bu sabah, duruyor yüzüm hâlâ. Şöyle sese doğru yürüyen iki bacağım da var şükür. Birazdan daha neler edeceğim o bacaklarla neler… Yürüyüp şu kapıdan çıkacağım. Asansör yerine merdiveni kullanacağım. Binadan çıkana kadar yığılmazsam yolu hatırlıyorum demektir. Yığılmayacağım."


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 80
En / Boy : 13 / 19.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2020
₺24,60

“Canan Tan’ın yazdıkları hepimizin başından geçen veya geçecek konulara eğiliyor. Hiç kuşkusuz bu konular arasında en önemlisi, en etkini aşk. Bu aşkların gücü insanların günlük psikolojilerini de etkiliyor ama bu psikolojilerden oluşan birikim de bir hayatı özetliyor. Kadın özgürlüğü, işlediği konulardan biri. Ama aşk gelince kadın kahramanlar kadar erkek kahramanlar da sayfalarına giriyor. Sözünü ettiğim özgürlük, kadının toplum içinde birey olarak varlığı onun ana temalarından biri. Örneğin Piraye; Yüreğim Seni Çok Sevdi… Bunları düşünürken de Ahmet Muhip Dranas’ın dizeleri aklıma düşüyor: ‘Söylenmemiş aşkın güzelliğiyledir kâğıtlarda yarım bırakılmış şiir.’ Ama sadece kadın kahramanlarından söz etmeyelim, Issız Erkekler Korosu’nu okuduğumuzda sadece bir cinse dair romanlar okumadığımızı görüyoruz. Kısacası Canan Tan’ın kitaplarında var olan, hayatın kendisi. Bu da bir yazarı okumak için sanıyorum ki yeterli bir nedendir.”

Doğan Hızlan


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 232
En / Boy : 13.5 / 19.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2021
₺48,38

Georges Perec ve Oulipo yazarlarından, sözcüğün gerçek anlamıyla benzersiz, sıra dışı bir edebiyat kurmacası, bir çoğul anlatı, bir “hiper-roman.”

Yolculuğun öyküsü 1979’da başladı. Perec o yıl Kış Yolculuğu adında bir öykü kaleme aldı. “Henüz yazılmamış olması gereken” dizeler ve satırlarla örülmüş “imkânsız” bir kitabın öyküsüydü bu. “Gerçek” olması halinde, dünya edebiyat tarihini devasa bir “önceden intihal” vakasına indirgeyecek bir başyapıt.

1992 yılında yolculuğun seyri bambaşka bir hal aldı: Oulipocu Jacques Roubaud, Kış Yolculuğu’na bir devam öyküsü yazdı. Kış Yolculuğu’nun peşine düşen bu öykü, takip eden yıllarda Oulipo yazarları tarafından kaleme alınacak yirmi öykünün ilkiydi. Bu takipçi öyküler, sonunda, türünün ender örneklerinden birine, müthiş bir edebiyat deneyine, Kış Yolculuğu ve Peşindeki Öyküler’e dönüştü.

Perec’in öyküsünden kırk iki yıl sonra, bugün, bu yolculuk yeni, farklı bir durağa varıyor. Ayberk Erkay’ın davetiyle bir araya gelen Türkiye’nin önde gelen çevirmenleri bu çoğul yaratının Türkçedeki sesleri oluyor, bu ünlü Oulipocu yolculuğa katılıyorlar.

Kış Yolculuğu ve Peşindeki Öyküler, okuru, Georges Perec’in yazı labirentleri ve Oulipo 'nun sonsuz ihtimaller evreniyle buluşturmasının yanı sıra Türkçenin değerli çevirmenlerini bir araya getirmesiyle başlı başına bir edebiyat olayı.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 490
En / Boy : 13.5 / 1
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 6.2021
₺78,32

5 Kitaptan oluşan bir settir. İleri (Advanced) seviyesindeki öğrenirler için uygundur. Her kitabın sonunda İngilizce – Türkçe sözlük ve alıştırma soruları yer almaktadır. Ayrıca sesli kitap özelliği sayesinde ücretsiz aplikasyonumuzu indirebilir ve setteki tüm kitapları Anadili İngilizce olan öğretmenler tarafından doğru telaffuzlarıyla seslendirilmiş halini dinleyebilirsiniz.

1. The Gambler – Stage 6 
2. Pride & Prejudice – Stage 6 
3. Jane Eyre – Stage 6
4. Emma – Stage 6 
5. David Copperfield – Stage 6 


Basım Dili : İngilizce
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 688
En / Boy : 13 / 19.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2021
₺117,00

5 Kitaptan oluşan bir settir. Üst orta (Upper Intermediate) seviyesindeki öğrenirler için uygundur. Her kitabın sonunda İngilizce – Türkçe sözlük ve alıştırma soruları yer almaktadır. Ayrıca sesli kitap özelliği sayesinde ücretsiz aplikasyonumuzu indirebilir ve setteki tüm kitapları Anadili İngilizce olan öğretmenler tarafından doğru telaffuzlarıyla seslendirilmiş halini dinleyebilirsiniz.

1. 1984 – Stage 5
2. Wuthering Heights – Stage 5
3. The Great Gatsby – Stage 5 
4. Oliver Twist – Stage 5 
5. A Tale of Two Cities – Stage 5 


Basım Dili : İngilizce
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 576
En / Boy : 13 / 19.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2021
₺117,00

6 Kitaptan oluşan bir settir. Orta (Intermediate) seviyedeki öğrenirler için uygundur. Her kitabın sonunda İngilizce – Türkçe sözlük ve alıştırma soruları yer almaktadır. Ayrıca sesli kitap özelliği sayesinde ücretsiz aplikasyonumuzu indirebilir ve setteki tüm kitapları Anadili İngilizce olan öğretmenler tarafından doğru telaffuzlarıyla seslendirilmiş halini dinleyebilirsiniz.

1. Animal Farm – Stage 4
2. The Picture of Dorian Gray – Stage 4
3. The Lost World – Stage 4 
4. Frankenstein – Stage 4 
5. Dracula – Stage 4 
6. The Time Machine – Stage 4


Basım Dili : İngilizce
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 552
En / Boy : 13 / 19.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2021
₺117,00

İngilizce Hikaye Seti – Stage 3

6 Kitaptan oluşan bir settir. Orta öncesi (Pre-Intermediate) seviyesindeki öğrenirler için uygundur. Her kitabın sonunda İngilizce – Türkçe sözlük ve alıştırma soruları yer almaktadır. Ayrıca sesli kitap özelliği sayesinde ücretsiz aplikasyonumuzu indirebilir ve setteki tüm kitapları Anadili İngilizce olan öğretmenler tarafından doğru telaffuzlarıyla seslendirilmiş halini dinleyebilirsiniz.

1. 1984 – Stage 3
2. Anne of Green Gables – Stage 3 
3. White Fang – Stage 3
4. The Call of the Wild – Stage 3 
5. Robin Hood – Stage 3 
6. Alice’s Adventures in Wonderland – Stage 3


Basım Dili : İngilizce
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 312
En / Boy : 13 / 19.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2021
₺117,00
1 2 3 ... 88 >
Çerez Kullanımı