“İlk şehirler, MÖ 4. binyılın ortalarından başlayarak, dünyanın çeşitli yerlerinde çoğunlukla birbirinden bağımsız olarak ortaya çıktı ve bazı aksiliklere rağmen, büyümeleri günümüze kadar devam etti. Şehirler, kırsal kesimden, sakinleri öncekilerden ve kırsal çağdaşlarından oldukça farklı koşullar altında yaşayan yeni insan yerleşimleri biçimleri olarak ortaya çıktı. Uzun zamandır dünya nüfusunun sadece küçük bir azınlığını barındırdıkları gerçeğine rağmen, doğdukları toplumlar üzerinde derin etkileri oldu.”

Şehirlerin Tarihi, antik çağlardan 21. yüzyıla kadar kentsel merkezlerin yükselişi ve gelişiminin hikayesini anlatıyor. MÖ 4. binyılda Yakın Doğu’daki ilk şehirlerin kurulmasıyla başlar ve Hindistan’daki İndus Nehri Vadisi’ndeki kentsel büyümenin yanı sıra Mısır ve Akdeniz’i çevreleyen bölgeleri incelemeye devam eder. Atina, İskenderiye ve Roma hem siyasi hem de kültürel olarak öne çıkar. Batıda Roma İmparatorluğu’nun yıkılmasıyla birlikte Avrupa şehirleri uzun bir zayıflama ve gerileme dönemine girmiştir.

Kitap Adı: Şehirlerin Tarihi

Kitap Yazar Adı: Andrew Less

Yayın Direktörü: Gülşen İşeri

Editör: Kadriye Kızıl Güzelkan

Kapak Tasarım: Gilas Coşkun

Sayfa Tasarım: Şenol Alanbay

Sayfa Sayısı: 156

Ebat: 16,5 x 23,5 cm

Tür: Tarih

Kağıt / İç Baskı: III. Hamur Enzo, 52 gr.

Cilt / Kapak: Amerikan Bristol 230 gr

 

₺39,00

“Sevgi; hayatı da ölümü de aşar.”

Geçmişiyle hesaplaşmak için yola çıkan bir kadın; Ada.

Geleceğinin her anını planlamış bir adam; Toprak.

Tesadüflerin bir araya getirdiği iki kalbin birbirine kavuşması herkesin hayatını altüst edecektir. Yalanlar, günahlar, sırlar arasında filizlenen bir aşk ne kadar serpilebilir? Ada’nın acı dolu geçmişi geleceğini kurmasının önünde engel olarak dururken, Toprak ilk kez yarınlar için endişelenmeden bırakıyor kendini aşkın kollarına.

Her şeyin karşısına dikilip aşkına sahip çıkan Toprak, ölüme de meydan okuyor. Sadakatin, dostluğun, aile ilişkilerinin, hüzünlü çocukluk anılarının sorgulandığı Aşka Özür Diletmem birbirini seven iki insanın önündeki engelleri aşma hikâyesi.

Kitap Adı: Aşka Özür Diletmem

Kitap Yazar Adı: Dilek Görmez

Yayın Direktörü: Mehmet Bozkurt

Editör: Ayla Duru Karadağ

Yayıma Hazırlayan: Saliha Ulusoy

Kapak Tasarım: Beyzanur Karabulut

Sayfa Tasarım: Beyzanur Karabulut

Sayfa Sayısı: 200

Ebat: 13,5x19,5

Tür: Roman

Kağıt / İç Baskı: III. Hamur Enzo, 52 gr.

Cilt / Kapak: Amerikan Bristol 230 gr

₺26,00

“Haklar, sadece sesini duyuranlar tarafından kazanılır.”

Kimi kadın hakları için mücadele etti, kimi köleliğe karşı harekete geçti; kimi bağımsızlık derdindeydi, kimi düşünce özgürlüğü, kimi de eşitlik... Ama her zaman bunun bir bedeli vardı.

Yıllar sonra aslında haklı oldukları anlaşılıp heykelleri dikildi, itibarlarının arkasında durulmaya çalışıldı. Arkalarından dilenen özürler, verilen unvanlar, yapılan büstler onları geri getirmedi ama nihayetinde anlaşıldıkları gün gelmişti!

İade-i İtibar; yaşadıkları dönemde düşündükleri, yaptıkları, cesaretleri ve savundukları yüzünden cezalandırılmış, haksızlığa uğramış, sürülmüş ve hatta öldürülmüş kişilerin hikâyesini anlatıyor.

Ezgi Cankurtaran’ın yayın dünyasına attığı ilk adım olan, derin araştırma ve çalışmaların ürünü bu kitapta yazarın etkileyici kalemi, okuyucusunu yıllar öncesinin sosyal ve siyasi çalkantılı atmosferine sürüklüyor; benliği, varlığı, anıları, tutkuları, coşkuları, aşkları, çöküşleri ve mücadeleleriyle hakkı teslim edilmesi gerekenleri hatırlatıyor.

Kitap Adı: İade-i İtibar

Kitap Yazar Adı: Ezgi Cankurtaran

Yayın Direktörü: Gülşen İşeri

Editör: Günnur Aksakal Baykan - Saliha Ulusoy

Çizim ve Kapak Tasarım: Gilas Coşkun

Sayfa Tasarım: Beyzanur Karabulut

Sayfa Sayısı: 248

Ebat: 13,7x21,5

Tür: Biyografi

Kağıt / İç Baskı: III. Hamur Enzo, 52 gr.

Cilt / Kapak: Amerikan Bristol 230 gr.

₺45,50

Toplumsal normlara ince bir başkaldırı…

Bir sabah uyandığınızda hafızanızı kaybetmiş olsaydınız ne yapardınız? Nasıl bulurdunuz benliğinizi? İnsan, başkalarından dinleyerek ne kadar tanıyabilir kendini? Herkes her şeyi anlatır mı yoksa işine geldiği kadarını mı söyler? Kendini, ailesini, yaşadığı ülkeyi unutan biri için her şeyin eskisi gibi olması mümkün müdür?

Zihninde gezinen bir kurt gibi onu yiyip bitiren soruların ortasında kendini arıyordu Altan. Hiçbir şey hatırlamıyordu ve herkes farklı bir şey söylerken daha beter kaybolduğunu hissediyordu. Kime inanacağını ve doğrunun ne olduğunu sorgularken, ona gerçeği kim anlatacaktı?

Arda Erel, Annemin Bilmediği Her Şey ile bir adamın kendini bulmaya çalışmasının izinde kolektif ve bireysel hafızayı, toplumsal sorunları, aile olmayı, sosyal statüleri, baskıları, ötekileştirilmeyi, yok sayılmayı, yalnızlaştırılmayı, kendine yabancılaşmayı derinlemesine sorguluyor. Şimdi ezberlerinizi unutun; bu kitap, tüm bildiklerinizi yeni baştan yazmaya geliyor…

 

“Arda Erel, Annemin Bilmediği Her Şey ile bu kez ‘çekirdek aile’ kavramını cesur bir edebi dille kabuğundan ayırıp okurun önüne sermiş. Dokunulmayana dokunmuş ve görmezden gelinene çevirmiş bakışlarını. Roman, aileye ve topluma bakış açısıyla çoksesli bir koro, sarsıcı üslubu ve çıplaklığıyla hüzünlü ama unutulmayacak bir senfoni niteliğinde.”

Jale Demirdöğen

“Kimlik ve toplumsal hafıza hakkında güçlü ve isyankâr bir roman. Edebiyat dünyamızda bir zafer işareti...”

Emre Kalcı

Kitap Adı: Annemin Bilmediği Her Şey Kitap

Yazar Adı: Arda Erel

Yayın Direktörü: Gülşen İşeri

Yayıma Hazırlayan: Gizem Demir

Editör: Emre Kalcı

Kapak Resmi: Gilas Coşkun

Kapak Tasarım: Gilas Coşkun

Sayfa Tasarım. Aslı Varol

Sayfa Sayısı: 252

Ebat: 13,5x19,5

Tür: Roman

Kağıt / İç Baskı: III. Hamur Enzo, 52 gr.

Cilt / Kapak: Amerikan Bristol 230 gr.

₺52,00

1. Para kazanma derdiniz olmasaydı nasıl bir hayatınız olurdu?
2. Para kazanmanın unutturulmuş sırrı!
3. Finansal özgürlüğünüzü ilan etmek ister misiniz?

Eski Roma’da köleler çalışarak özgürlüklerini satın alabiliyorlardı. Siz de kazandığınız mevcut parayla özgürlüğünüzü satın almak istemez misiniz? Finansal özgürlüğünüzü ilan etmek, kendinizi dilediğiniz yaşta emekli etmek istemez misiniz?

Ekonomik açıdan türbülanslı günlerden geçiyoruz. Parayla ilişkimiz hiç olmadığı kadar önem kazanmış durumda. Peki ama bu ilişkiyi doğru kurabildik mi? Ne için çalışıyoruz? Paramızı neye harcıyoruz, hiç düşündünüz mü? Veya kendimize şunu soralım: Para kazanmak gibi bir derdimiz olmasa kim olurduk? Nasıl bir hayatımız olurdu?

Mert Başaran Küçük İşler Büyük Özgürlükler’de en basit, en sahici, en içimizden dille bize “para”nın aslında ne olduğunu anlatıyor. Her birimizi modern zaman kölesi haline getiren sistemin foyasını ortaya çıkarıyor. Daha güzeli ise bu sistemden çıkış pasaportunu, finansal özgürlüğü kavuşma vizesini avucumuza bırakıyor.

Şöyle anlatıyor kitabını Mert Başaran:
“Para nasıl büyür, nasıl elinizden uçup gider, hayatım bunun sırrını anlamaya çalışmakla geçti.
Ben bir ekonomist değilim ama büyük varlık sahibi, kimileri ülkemizin en zenginleri listesinde yer alan yüze yakın kişiyle yakın temasım oldu. Onların parayı nasıl yönettiklerini, nasıl büyütüp nasıl kullandıklarını çok yakından gözlemledim.
Parayı büyütmenin, zengin olmanı sırrını biliyorlardı. Roket mühendisliği değildi ama bize unutturulmuş bir sırdı bu!

Tam da sistemin istediği gibi ihtiyacımız olmayan şeyleri satın aldığımızda para uçup gidiyordu. Bugünden beş yıl, on yıl sonraki halimize borçlanmış oluyorduk.

Tasarruf edip doğru yatırım yaptığımızda ise katlanıyor, kendi kendine adeta yavruluyordu.

Siz de bu kitabı okuyarak bu sırrın detaylarını öğreneceksiniz.

Vaadim şu: Mevcut kazancınızla, evet mevcut kazancınızla on beş yıl sonra kendi kendinizi emekli etmenizi sağlayacağım. Sistemden çıkış pasaportunuzu alacak, finansal özgürlüğe kavuşacaksınız.
Ben yaptıysam siz de yapabilirsiniz! “

Okuyun, yazara teşekkür etmek isteyeceksiniz…


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 208
En / Boy : 13 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2022
₺65,50

Sevgili okurlarım;
Sizi bu kitabımla 40 günlük bir yenilenme yolculuğuna davet ediyorum.
 
Bu 40 günün sonunda hem fazla kilolarınızdan kurtulacak hem de daha sağlıklı bir bedene kavuşacaksınız. Kendinizi zinde, hafif, mutlu hissedeceksiniz… 
Siz de bilirsiniz kerameti vardır “40”ın… İnancımızda, geleneğimizde, bütün kadim öğretilerde 40 sayısı önemlidir. 
Masallarda 40 gün 40 gece sürer düğünler. Bir anne bebeğini 40 hafta karnında taşır. Malının 40’ta birini zekât verenin bereketi artar. Bir şeyi 40 kere söylersen gerçek olur… 
40 günlük bir yenilenme yolculuğu dedim… 
Kitabımın ilk yarısında sağlıklı beslenme bilincini bir davranışa, hayat biçimine dönüştürmeniz için 40 maddeden oluşan bir bölüm var. 
Bu bölümde sağlıklı kilonun sadece yemeklerle ilgili olmadığını, vitaminlerden sağlıklı uyumaya, yeterince su içmeye pek çok faktöre bağlı olduğunu göreceksiniz.
Kitabın ikinci yarısında ise sizin için “40 Günde Yeni Sen” beslenme programını yazdım. Bu bölümde sizin için gün gün, alışveriş listeleri, tarifleri ve menüleriyle uygulayabileceğiniz bir beslenme planı sunuyorum. 
Kolayca uygulayacak, 40 günün sonunda hem kilo vermiş hem bedeniniz ve ruhunuz için bir arınma programı uygulamış olacaksınız. 
Ve daha sağlıklı, daha zinde, daha mutlu hissedeceksiniz. 
Bunu tüm kalbimle diliyorum.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 280
En / Boy : 13 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2022
₺64,80

“Kaplanın Sırtında Livaneli’nin edebiyat hayatında ilginç bir çıkış. Sultan II. Abdülhamid devrine aynanın öbür tarafından bir bakış… Sürgün Padişah’ın perspektifinden sürükleyici bir anlatım… Dikkat çekici bir üslup…” İlber Ortaylı

“Kaplanın Sırtında, Abdülhamid rejimini alışılmış klişelerden kurtaran sürükleyici bir roman.” Taner Timur 

“Geçmişin ve geleceğin, devrimin ve çöküşün, büyük hayallerin ve hayal kırıklıklarının beraber yaşandığı yüklü ve zor bir dönemin anlatıldığı önyargısız bir roman...” Ali Yaycıoğlu

Otuz üç yıl süren bir saltanat, ardından bir gece yarısı gelen Selanik sürgünü…

Tahttan indirilişinin üzerinden bir asırdan uzun bir zaman geçmiş olan II. Abdülhamid’in yaşamının en ilginç evresi Livaneli’nin çağdaş anlatısıyla gün yüzüne çıkıyor. Devrik padişahın, ihtilalci fikirlerin filizlendiği Selanik şehrindeki günleri hem bir vicdan muhasebesi hem de yoğun bir psikolojik gelgit dalgası.

Türk edebiyatının kuşak bağı Zülfü Livaneli, II. Abdülhamid’in tahtını kaybettikten sonra yaşadıklarına odaklanırken, bireyi, toplumu, devleti ve iktidarı sorguluyor. Selanik sürgünü boyunca Sultan’ın ve maiyetinin hususi doktoru olan Tabip Yüzbaşı Atıf Hüseyin Bey’in hatıratından hareketle vücut bulan bu tarihi romanda, iktidar kavramına çarpıcı bir bakış açısı sunuluyor.

Kitap Adı: Kaplanın Sırtında

Kitap Yazar Adı: Zülfü Livaneli

Yayın Direktörü: Gülşen İşeri

Editör: Gökçe Şenoğlu

İlk Okuma: Günnur Aksakal Baykan

Son Okuma: Ezgi Hotalak Adalı

Kapak illüstrasyonları: Ali Yaycıoğlu

Kapak uygulama: Şenol Alanbay

Sayfa Tasarım: Şenol Alanbay

Sayfa Sayısı: 324

Ebat :13,7x23

Tür: Roman

Kağıt / İç Baskı: III. Hamur Enzo, 52 gr.

Cilt / Kapak: Amerikan Bristol 230 gr.

₺57,50

Bu kitabı yazmasam olmazdı!

İtiraf edeyim beş sene önce bana böyle bir kitap yazacaksın deseler pek de inanmazdım.

Neden mi? Çünkü gayet batı tarzı bir eğitim almış, dünyada materyalizmin merkezi kabul edilebilecek Amerika’da liseyi ve üniversiteyi bitirmiş, iflah olmaz bir pozitivist olarak bu kitapta size benim de evrenle ilgili algımı, hayata bakış perspektifimi tamamen değiştiren yepyeni bir bilgiden söz ediyorum.

Doğrusu ben NeuroFormat sisteminin çocuklar ve çok küçük yaşlarda çıkan sorunlar üzerinde katkısının sınırlı olacağını düşünmüştüm. Çünkü sistem, birçok rahatsızlıkta bu rahatsızlıkların sebebi olan kaynak travmaların bulunup temizlenmesine dayanmakta. Tabii ki bahsettiğim şekilde çocuklar ve erken yaştaki sorunlar için bu zordu.

Ama öyle şeyler oldu ki gördüklerim benim bile beklentimin onlarca hatta yüzlerce kat üzerine çıktı. Alerjilerden cilt sorunlarına, özgüven eksikliğinden hiperaktiviteye ve öğrenme güçlüğüne hatta otizme kadar, yüzlerce çocukta muazzam sonuçlara şahit olduk.

Sevgili anneler, size mesajım şu: Çocuğunuz hastaysa tek çare sizde olabilir. Hayır, bahsettiğim bir sevgi klişesi değil. Elbette sevgi çok önemli ama ben küçük iyileşmelerden değil gerçek ve kalıcı bir çözümden bahsediyorum.

Detayları öğrenmeye, çocuğunuzu iyileştirmeye, hayata bakış açınızı değiştirecek yepyeni bir dünyaya adım atmaya hazır mısınız?


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 224
En / Boy : 13 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2022
₺56,50

Siyah beyaz bir fotoğraf karesi gibi Yeşilçam; bir kenara atılmış, tozlu raflarda duran, ama her bakıldığında insanın ruhuna elemle karışık bir saadet yayan, ucu yanmış bir fotoğraf karesi.

Fakir ama gururlu erkekleri, amansız hastalıklara yakalanan kadınları, imkânsız aşklarıyla o 24 fotoğraf karesinde her şey biraz daha masum sanki.

Türk sinema tarihinin en yakışıklı jönlerinden Ediz Hun o dönemin başkahramanlarından biri. Beyoğlu Emek’te, yaz günlerinde açık hava sinemalarında, zaman zaman da televizyon ekranlarında yıllarca konuk oldu hayatlara. Onu hep canlandırdığı karakterlerle beyaz perdeden izledik, ama işin bir de perde arkası vardı. Ediz Hun bu kez kurgu değil, gerçek bir hikâye anlattı. Cihangir’de başlayıp Norveç’e kadar uzanan, içinde birbirinden güzel anıları, üstün başarıları ve bir halkın hayranlığını saklayan bu hikâyede başrol yine onun.

Kitap Adı: Film Gibi Geçti-Ediz Hun

Kitap Yazar Adı: Rıza Oylum

Yayın Direktörü: Gülşen İşeri

Editör: Ezgi Hotalak

Kapak Tasarım: Emir Tali

Sayfa Tasarım: Beyzanur Karabulut

Sayfa Sayısı: 220

Ebat: 13,5x19,5

Tür: Söyleşi

Kağıt / İç Baskı: III. Hamur Enzo, 52 gr.

Cilt / Kapak: Amerikan Bristol 230 gr

₺52,00

Hande Çiğdemoğlu, kısa bir süre içinde gerçekleşen olayları anlatırken, kahramanın bütün hayatını yansıtan hikâyeler yaratıyor. Çeşitli insanlık durumlarını, hayatın gerçeklerini görünür hale getiriyor. Hayata dair olsa da pek konuşulmayan, kâğıt kesiği gibi sızlayan konular işliyor. Bir öyküsünün başlığına benzer biçimde anlatıyor; çok dokunmadan, fazla üzmeden.

Böylesine olgun bir ilk kitap olan Kâğıt Kesiği’nin ve Hande Çiğdemoğlu’nun edebiyat yolculuğunu umutla takip edeceğim.

Zülfü Livaneli

Kâğıt Kesiği, 2021 Gülten Akın Mektup Yarışması Büyük Ödülü, 2020 Fakir Baykurt Öykü Yarışması Birinciliği ve 2020 Seyhan Livaneli Öykü Yarışması Üçüncülüğü alan öyküleri ile Türk edebiyatında yadsınamayacak bir yer edinmeyi başarıyor, üstelik daha ilk anda.

Kitap Adı: Kâğıt Kesiği

Kitap Yazar Adı: Hande Çiğdemoğlu

Yayın Direktörü: Gülşen İşeri

Editör: Ezgi Hotalak

Kapak Tasarım: Esra Köymen

Sayfa Tasarım: Aslı Varol

Sayfa Sayısı: 220

Ebat: 13,5x19,5

Tür: Öykü

Kağıt / İç Baskı: III. Hamur Enzo, 52 gr.

Cilt / Kapak: Amerikan Bristol 230 gr

 

₺39,00

Devlet, Mafya, Genelev Patroniçesi Üçgeninde, Soluk Soluğa Bir Dönem Romanı

Holly, Lilli ve Iris gibi ünlü film karakterlerini şaşırtıcı biçimde canlandıran güzel kadın melek mi, terörist mi yoksa fahişe mi?

Ünlü gazeteciyi ağına nasıl düşürdü? Amaçlarına neden alet etti?

Matilt Manukyan nasıl Türkiye’nin en zengin iş insanlarından biri oldu? Dünyanın bir numaralı genelev patroniçesi Madam Manukyan’ın otomobilini havaya kim uçurdu? Ermeni terör örgütleri mi, milliyetçiler mi, muhafazakârlar mı yoksa mafya mı?

70’li yıllara damgasını vuran Ermeni terör örgütü ASALA’nın arkasında kim vardı? Lideri Agop Agopyan nasıl öldürüldü?

Londra’da başlayan, İstanbul’u birbirine katan ve Atina’da sona eren büyük macera için hazır olun!

Dönem romanlarının büyük ustası Osman Balcıgil’in kaleminden.

 

Basım Dili : Türkçe
Sayfa Sayısı : 408
En / Boy :
13,5 x 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2022

 

₺54,60

Çikolatanın birleştiren gücü aşkına!

“Çikolata, insana içindeki çocuğu yaşatır, günlük koşuşturma anında o anın keyfini çıkarmanızı sağlar. Masumdur ve eğlencelidir. Yerken en sevdiğiniz şarkıda dans ediyormuş gibi heyecan dolarsınız. Bu yüzden çikolata, mutluluk dolu bir ruh halidir…”

Çikolatanın öyküsüyle başlayan, sizler için hazırladığım birbirinden lezzetli 53 tatlı tarifi ile devam eden bu eşsiz yolculuğa hazır mısınız?

Yayın Direktörü: Mehmet Bozkurt

Yayıma Hazırlayan: Saliha Ulusoy

Kapak Tasarım: Beyzanur Karabulut

Sayfa Tasarım: Beyzanur Karabulut

Fotoğraflar ve styling: Urnisa Gahramanova

Sayfa Sayısı: 152

Ebat: 19x25,5

Tür: Yemek kitabı

Kağıt / İç Baskı: Mat kuşe, 200 gr

Cilt / Kapak: Amerikan Bristol 230 gr

ISBN / Barkod: 9789751043436

 

₺182,00

“Bazen de bir rastgele taş öylece bütün kış durur ve baharın bir mor çiçek halkası onu çepçevre ama sadece o taşı bir bordürle çevrelerdi. Taşın beyazı çiçeğin moru ile öyle bir resim verirdi ki, o özenle seçilmiş mor halka o taşı dünyanın kutsal taşlarından biri yapar ve boynundaki çelengi ile bunu öyle bir faş ederdi ki, kuşlar yukardan alçalarak bakar da geçer, saksağanlar, serçeler, küçük kuşlar üzerine birkaç saniyeliğine muhakkak konar, ayak sürer de geçer, kertenkele taşın etrafını dolaşır da geçer, karıncalar sıra olur da geçer, arılar üstünden söyler de geçer, bulut nemini salar da geçer, güneş kışın koyu lekelerini açar da geçer, geçer geçer, taş her ziyaretten haberdar anın içinde durur da geçerdi.

 

Basım Dili : Türkçe
Sayfa Sayısı :523
En / Boy :
13,5 x 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2022

 

₺69,00

“Rüyalar doğru çıkar, üç yol var denince önce kendine bakacaksın ve herhalde üç kat merdiven çıkacak ya da ineceğim diyeceksin, kendi kendinin yorumcusu böyle olunur. Para gelecek denince önce cebini yoklayacaksın, hiç mi yok, demek ki canın çıkarsa şöyle bir elli kuruş gelecek, zaten elli kuruşun varsa çoktan hak ettiğin ama bir türlü eline geçmeyen bir liranın yirmi beş kuruşu eline geçecek. Bir kadın mı gördün, emin ol ki o seni görmedi. Ama seni de gören biri var işte o gelecek, ama sen onu gelenden saymadığın için geldiğini bile anlamayacaksın. Bekleyeceksin, sabrın da kıt olduğundan senden daha evvel beklemeye başlamış birini hah diye alacaksın, daha eskinin hiç sesi çıkmaz, o yüzden onu mazlum, kendini galip zannedeceksin.

 

Basım Dili : Türkçe
Sayfa Sayısı : 
401
En / Boy :
13,5 x 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2022

 

₺58,50

“Zafer Algöz yine yeteneğini konuşturup bizi geçmişe, yaşanan güzel anıların tam göbeğine götürüyor. Her maceranın kahramanı ile el ele, kol kola olmamıza, hep birlikte eğlenerek yeni maceralar yaşamamıza fırsat tanıyor. Ben bu eğlenceyi kaçırmadım, kitabı sizlerden önce okudum; şimdi sıra sizde. Okuyalım, yeni karakterlerin yeni maceralarının Zafer Algöz’ün nefis dokunuşu ile gözümüzün önünde canlanmasını yaşayalım.” Can Yılmaz

Usta oyuncu Zafer Algöz, merakla beklenen üçüncü kitabı Ken Taç Dis ile mizah serüvenine devam ediyor! Algöz, çocukluğundan gençliğine ve ustalığına kadar geçen zamanda yaşadıklarını eşsiz anlatım gücüyle aktarırken bolca güldürüyor, düşündürüyor ve hüzünlendiriyor. Hayatında önemli bir yere sahip olan Kars, Trabzon ve Bursa anılarının yanında; tiyatro ve sinema dünyasından tanıdığımız usta isimlerle birlikte kendi özel hayatından sıra dışı karakterlere de yer veriyor kitabında. Mizahın, sevincin ve hüznün bir arada olduğu, şaşırtıcı ve soluksuz bir maceraya hazır olun…

 

Yayın Direktörü: Mehmet Bozkurt

Editör: Saliha Ulusoy

Kapak Tasarım: Emir Tali

Kapak Fotoğrafı:Aren Şenorkyan

Sayfa Tasarım:Aslı Varol

Sayfa Sayısı: 292

Ebat: 13,5x19,5

Tür :Anlatı

Kağıt / İç Baskı: III. Hamur Enzo, 52 gr.

Cilt / Kapak: Amerikan Bristol 230 gr.

ISBN / Barkod 9789751043962

₺32,50
Merhaba arkadaşlar ben Şakir! Herkesin bildiği nam-ı diğer Kral Şakir! Havaların ısınmaya başladığı günlere giriş yapmış bulunmaktayız. Yaz, biz çocuklar için tatil demek olduğundan çok heyecanlıyız. Ben ve çılgın ailem sizi bu tatilde yalnız bırakmayacağız. Birbirinden eğlenceli, komik, heyecan dolu maceraların olduğu yepyeni kitabımızla huzurlarınızdayız! Fil Necati Ağabey, babam, Canan ve tüm mahalle yine macera peşinde koşmaya devam ediyoruz…
₺48,37

Aksaray’da kalabalık bir konakta doğan, etrafı gözleyerek büyüyen, her duyduğunu zihnine kaydeden bir çocuk… Daha lisedeyken öğretmenine, “Sen en iyisi tiyatrocu ol oğlum,” dedirtecek kadar mayasını belli eden, gizli cevher bir genç… Eşiyle altmış iki yıl aynı yastığa baş koyacak kadar derin bir âşık… Türkiye’de kabare kültürünü başlatan, yüzlerce temsilde yer alan, Yeşilçam’da da birbirinden unutulmaz karakterlere hayat vermiş bir oyuncu… Karşınızda her yönüyle Metin Akpınar.

Zeynep Miraç, muhatabını nasıl konuşturacağını biliyor, hem ince hem dikkatli sorular sormayı başarıyor ve Metin Akpınar’ı bir zaman tüneline sokarak onun tiyatro tutkusunu, en yakını Zeki Alasya’yla olan dostluklarını, eşi Göksel Akpınar’la olan aşkını, Anadolu’daki turnelerini, Ulvi Uraz’dan Haldun Taner’e “hoca”larını bir bir anlatıyor bize. Üstelik karşımızdaki manzara yalnızca Metin Akpınar’ın hayatı değil, aynı zamanda bir Türkiye tarihi kesiti; muhtıralar, ihtilaller, sansürler, davalarla belki örselenen, ama asla tutkusundan vazgeçmeyen tüm sanat emekçilerinin çok iyi bildiği bir direnme hikâyesi bu anlatılan. Ne de olsa Metin Akpınar’ın hayatı, sahneye adanmış bir ömür…


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 176
En / Boy : 13 / 19
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2022
₺31,50

Alice ve Eileen, farklı şehirlerde yaşayan, otuzlarına yaklaşan iki arkadaş. Roman yazarı Alice, flört uygulaması sayesinde bir depo işçisi olan Felix’le tanışıp yakınlaşır. Eileen ise sona eren ilişkisinin yaralarını sarmaya çabalarken bir yandan da çocukluk arkadaşı Simon’ın çekimine kapıldığını hisseder. Alice ve Eileen ilişkiler, sanat, edebiyat ve günbegün belirsizleşen gelecekleri hakkında yazışırken hem arkadaşlıklarını hem de hayata bakışlarını sorgulamaya başlarlar. Zira aşklarına, kalp kırıklıklarına, günü yaşamaya ve muhabbetlerine tepelerinden ayrılmak bilmeyen bir bulut eşlik eder. Karanlıktan önceki son durak mıdır bu? Güzel bir dünyanın varlığına inanmanın bir yolu var mıdır? Sally Rooney insan doğasını kavrayışındaki yeteneğini bir kez daha samimi ve yalın bir dille gözler önüne seriyor. “Güzel Dünya, Neredesin? Rooney’nin şimdiye dek yazdığı en iyi roman. Mizahi ve zeki diyaloglarıyla, birbirleriyle çaresizce bağ kurmaya çalışan karakterleriyle muhteşem bir eser.”Brandon Taylor, The New York Times Book Review “Yazarın yeteneğini gözler önüne seren bir eser. Diyaloglar asla aksamıyor, nesri sayfayı yakıp kül ediyor.” Anne Enright, The Guardian


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 328
En / Boy : 12 / 19
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2022
₺50,40

Kırık  aynanın ayrılmış parçalarında birlikteydik. Birlikte ve paramparçaydık.

“Gözlerinizi açtığınızda yıkılmış bir evde uyanacaksınız. Tek çıkış yolunuz yerin altında. Kendinizi bulduğunuz çıkış noktası her bir yanı kameralarla çevrili, her yeri izlenen bir platonun içinde. Tek amacınız ise alandaki ipuçlarını takip edip evleri bulmak. Tüm yarışmacılar evleri bulduğu an kazanan belirlenmiş olacak. Öyleyse, sizi kaybetmemizi ister misiniz?”

Kumru, Uraz, Nisan, Eren ve Bulut… Farklı hayalleri olan ve birbirine yabancı beş genç… Enkaz Altındakiler isimli sıradışı bir televizyon yarışmasına başvurarak inanılmaz bir deneyime adım atarlar. Ancak ortaya çıkan beklenmedik gelişmelerle hayatları derinden sarsılacak ve unutamayacakları bir yolculuğa çıkacaklardır…

"Ben Kumru Sonat; buraya benim, senin, bizim, enkaz altındakilerin hikâyesini anlatmaya geldim. 

Sen de enkaz altındasın, farkında değil misin?"


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 472
En / Boy : 14 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2022
₺55,70

Kimsenin hayalindeki insan olmak zorunda değilsiniz.
Duygularından ve tepkilerinden şüphe mi ediyorsun?
Kendini çoğu zaman suçlu ve eksik mi hissediyorsun?
Kararlarını ve olayları algılama şeklini sorguluyor musun?
İlişkini kaybetme korkusu yaşıyor musun?
Hep özür dileyen ve kendini açıklamaya çalışan taraf mısın?
Özgüvenin giderek azalıyor mu?
Sürekli endişeli misin?
“Ben böyle değildim, ne oldu bana?” diye düşünüyor musun?
Güçsüz ve yalnız mı hissediyorsun?

Olay mahallinde yalnız değilsin. Biri seni böyle olduğuna ikna etmeyi başarmıştır. Hayatının en güçlü olduğun alanlarında duygusal manipülasyona maruz kaldığının farkında bile değilsin. Suçluları uzakta arama, manipülatörler cinayet mahallinde dolaşan katiller gibi en yakınındakilerdir hatta en sevdiklerin...

Bu kitap maruz kaldığın duygusal manipülasyonları fark etmeni, kendini korumanı ve süreci güçlü biçimde yönetmeni sağlayacak, seni yoran her şeyden kurtulmanın kapılarını açacaktır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 192
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2022
₺33,60

“Tekinsiz hayal gücünü, dizginlenemez güce çeviren” efsanevi yazar Stephen King’den, profesyonel bir katil üzerine heyecan verici bir roman.

Billy Summers dünyanın en iyi kiralık katili, madalyalı bir Irak Savaşı gazisi, izini kaybettirmede sihirbaz Houdini kadar hünerli bir keskin
nişancı. Ancak sadece gerçekten “kötü” adamları hedef alan bu amansız katil artık emekliye ayrılmak istiyor. Bundan önceyse son atışını yapıp kötülük timsali bir adamı haklamalı. Sonrasında sırra kadem basacak. Peki bu süreçte ne yanlış gidebilir ki? Muhtemelen her şey.

Stephen King’in son şaheseri Billy Summers, hem bir savaş hikâyesi, hem de Amerika’nın küçük kasabalarına ve orada yaşayan insanlara yazılmış bir aşk mektubu. Eli kanlı bir intikam romanı. Aşk, şans, kader ve kurtuluş için tek atımlık kurşunu kalmış karmaşık u kalmış karmaşık bir kahramanın karanlık hikâyesi. bir kahramanın karanlık hikâyesi. Bu romanı elinizden bırakamayacak ve Billy’yi asla unutamayacaksınız.

New York Times
Çok Satanlar Listesinde Bir Numara
Esquire
Yılın En İyi Kitabı
Wall Street Journal
Yılın En Sevilen Kitabı
Goodreads Okur Ödülleri
En iyi Gerilim Finalisti


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 528
En / Boy : 13.5 / 21.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2022
₺59,50

“O an kalkıp ona koşabilirdi ama ayakları gelecekteki güzel günlere değil, çözemediği geçmişine doğru ilerliyordu. Oradaki düğümler ayaklarına dolaşmış, geleceğine yürümesine izin vermiyordu.”

Geçmişteki aşklarına takılıp kalmıştı altısı da… Şimdiki zamanda yolları kesişince hikâyeleri birbirine karıştı.

Umutla ararken ümitsizliğe düştükleri o gerçek aşk neredeydi? Otobüse yetişmeye çalışırken mi düşürmüşlerdi, paspasın altına mı süpürmüşlerdi? Kaybettikleri yerde miydi hâlâ, hiç ummadıkları birinde mi?

Hep birlikte geçmişlerine bakarken anladılar ki; bildikleri ve bilmedikleri bütün hâlleriyle aşk, gözlerinin önünde idi.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 360
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2022
₺55,88

60 yıllık hekimden tüm virüslere ve bakterilere karşı kolaylıkla uygulayabileceğiniz korunma yöntemleri!

Her yaşta, her zamanda, her koşulda…

Bağışıklık Zırhımız

Canan Hoca’nın yazdığı kitaplar Türkiye’de ‘halk hareketi’ oldu. O hep ‘ezber bozan’ oldu. O hep ‘cesur’ çıkışlarıyla gündem oldu. O hep sonunda ‘haklı çıkan’ oldu. O, ‘iyileşmez denilen hastalıkları iyileştiren’ oldu.

Yayınlanmış 7 kitabı bugüne kadar toplamda 2 milyona yakın satış yaptı. Nisan 2011’de Karatay Diyeti kitabı yayımlandığında karşıt fikirde olanların çoğu şimdilerde Karatay Diyeti ve Karatay Mutfağı kitaplarındaki önerileri dile getiriyorlar.

Canan Hoca hiçbir televizyona çıkmak için para vermedi, hiçbir programdan para almadı, firmalardan gelen hiçbir reklam teklifini kabul etmedi. Kamu kurumlarından gelen davetlere öncelik ve ağırlık verdi. Katıldığı hiçbir etkinlikten ‘para’ almadı. Davet eden kuruma, “Kitaplarımı alın, söyleşi sonunda halka ücretsiz dağıtın, ancak bu şartla gelirim,” dedi. Katıldığı etkinliklerde bile halkın kitaplarına kolayca ulaşabilmesini, okuyup öğrenmesini, herkesin sağlıklı beslenme ve yaşam biçimini öğrenip uygulayabilmesini düşündü.

Eylül 2019’da medyada başlayan bazı haksız itibarsızlaştırma söylemleri onu çok üzdü! Sonrasında yaşanan iki yıllık salgın sürecinde ekranlarda söz hakkı olmasa da yine ‘sözünün eri’ oldu! Her koşulda, hiç yılmadan, daima hakikatten yana ‘mücadele’ ederek tüm sevenlerine ‘şeref sözü’ verdi! Halkın nezdinde ‘Karatay Sözü’ hep ‘güvenilir’ oldu!

Canan Hoca merkeze yine insanı koyuyor ve insanı karaciğerini ayrı kalbini ayrı görmeden, bir bütün halinde ve çevresiyle birlikte ele alıyor. İlaç firmalarının güdümünde olan ve insanı adeta sistem çarkının unsuru haline getiren hâkim görüşe prim vermiyor, hiçbir zaman da vermedi!

O yüzden diyor ki, önce vücuduna ihtiyacı olan sağlıklı besinleri sağladığından emin ol ama bunun için vücudunun neye ihtiyacı olduğunu doğru öğren.

Ve yine diyor ki, önce bağışıklığımızı korumak ve kadim bilgileri kullanmak esastır. ‘Bağışıklık zırhı’na hepimizin ihtiyacı var!

Bu kitap, tüm virüs ve bakterilerden nasıl korunacağımızı, bunu bedenimizle en uyumlu, kadim yollardan nasıl yapacağımızı anlatıyor. Söz şimdi Hocaların Hocası Prof. Karatay’da…

Karatay Sözü her yaşta, her zaman, her koşulda başucu kitabınız olacak!

 

 

₺36,00

Ruhun şarkı söylerse hayat seni mutlaka dansa kaldırır.*

Bundan böyle kartlar yeniden dağıtılacak.

Oyunun kuralı değişti.

Sevebildiğin için sevileceksin, kaybetmekten korkmadığın için vazgeçilmez olacaksın. Savaşmadığın için kazanacaksın, çünkü savaşların galibi olmaz.

Mücadele etmediğin için kolayca elde edeceksin. Koparıp almayacaksın, uzanıp alacaksın.
Baskıyla ve kaybetme korkusuyla elinde tutmaya çalışmayacaksın, avuçların açık halde şefkatle ve güvenle seveceksin.

Çok para peşinde koşmak zorunda kalmayacaksın çünkü neye ihtiyacın varsa zaten karşılayabiliyor olacaksın.

Yaralarını iyileştirebileceksin. Kimsenin üzerine yaftaladığı rollerin kahramanlığına soyunmak zorunda kalmayacaksın, olmak istemediğin bir insanın yaşamını sürmeyeceksin.

Hayalindeki seni yaşayacaksın. Hayallerini mümkün kılacaksın.

Cehennemin içinde kendine bir cennet yaratabileceksin.

Bu yüzden elinde tutuyorsun bu kitabı.

Çünkü hepsine hazırsın. Yapabileceğini sen de biliyorsun.

Sen de biliyorsun ki bundan sonra hiçbir şey eskisi gibi olmayacak.

Şimdi onlar düşünsün...

Sen hayalindeki sana hoş geldin.

 

Cilt Bilgisi: Amerikan Cilt

Kâğıt Bilgisi: Holmen

Basım Tarihi: Şubat 2022

Basım Bilgisi: 1. Basım

Sayfa Sayısı: 272

Kitap Boyutu: 13,5 x 21 cm

Kitap Ağırlığı: -

ISBN No. 9786254415715

Barkod No. 9786254415715

Çıkış Tarihi: 24 Şubat 2022

 

₺40,60

“Sıfırdan” Başlıyoruz 2022 yılı daha başlamadan, gürültüsü tüm dünyayı çepeçevre sardı. İnsanlık sıkıştıran, kısıtlayan nitelikte bir yılı arkasında bırakırken, pandemi kelimesinin çoktan ortadan kalktığını göreceğiz. “Var Olmak” eşiğinden atlarken 2022 yılına; mavi gezegenimizde insana dair tüm etik değerlerin sorgulanması ve resmiyet kazanan kararların geçerliliğinin tartışılması eşliğinde başlayacağız!

2022’de Başak Burçları Kazanıyor

Bilgi Sonsuza Dek Cehaleti Yönetecektir

Şubat ayının endamı göklere sığmayacak türden olacak. Yeniay, Kova burcunda yerini aldığında son yıllarda ivme kazanan SİHA teknolojisinde ne kadar mesafe kat edildiğine şaşkınlıklarımız eşliğinde şahit olacağız.

Koç Burçları! Ne Günlerden Geçtiniz

Her Dertli Kaderi Kendine Düşman Bilir

İstanbul Sözleşmesi’nin 2011’de imzalanırken makûs bir talihe sahip olmadığını, varlığını daima koruyacağını ve seçim vaatlerine konu olmayacak kadar ihtiyaç duyulan bir yapı olduğunu da aklıselim insanlardan dinleyeceğiz.

Balık Burçları Kulak Verin, Gökyüzü Size Akıyor

Kuşaklar Değiştikçe Yönümüz Değişiyor

Türk siyaseti üzerinde ülkemizin genç nüfusunun etkisi yadsınamaz bir gerçek olacak. Gençlerimizin yüzündeki umutsuzluk bulutları dağılmaya başlayacak.

Terazi Burçları! 2022, Düğümleri Çözecek

67. Hükümet Kuruluyor Hazır mısınız?

Ülkemiz birçok önemli badire atlatacak. Mars, yönettiği burca geldiğinde ise yeryüzünün kor ateşini artırabilir. Kendi içinde ayrışan partiler, kapanan partiler Türkiye’nin gündemini 24 saatte bir değişime uğratacak.

 

,Sayfa Sayısı 556

Ebat 13,7 x 21,5

Tür Astroloji

Kağıt / İç Baskı lll.Hm. Enzo 52 gr.

Cilt / Kapak Amerikan Bristol 230 gr.

ISBN / Barkod 9789751043030

₺50,70

“...Boşa geçen zamanın anlamını hangi sözcükler anlatabilirdi ki? Bu basit ama keskin düşünce, bütün diğer düşüncelerinin birbirine kenetlendiği ağlara bir bıçak gibi düştü ve bütün düşünce bağlarını koparıp attı. Öyle umutsuz, öyle kaçınılmaz bir düşüştü ki bu, birden nefesinin kesildiğini ve dizlerinin tutmadığını hissetti. Duvara yaslandı. Çiseleyen yağmurun ıslattığı bir kedi bacaklarına sürtündü. Şakaklarındaki zonklama, zamanı, yere dökülen yağmur tanelerine hapsederek yavaşlatmıştı. Bu taneler alnına damlıyor, burnunun kavisinden, birkaç günlük sakalına süzülüyor, kaybolup, yok olup gidiyordu. Zamanı elleriyle tutmayı denedi. Olmadı...”

Düşüş; hayatın anlamını, çocukluk arkadaşı iki ana karakterin İstanbul’dan Los Angeles ve San Fransisko’ya sürüklenen hayatları üzerinden felsefi, edebi, politik ve tarihi bir çerçeveye eşlik eden derin kurgusuyla sorguluyor. Bu varoluşçu sorgulama, karakterlerin yazdıkları öyküler ve izledikleri filmlerle, gördükleri rüyalar ve Platonik felsefeden postmodernizme, Aydınlanma’dan İbn-i Rüşd’e uzanan çarpıcı diyaloglarla gerçekleştiriliyor. Gerçeğin ve kayıp zamanın peşine düşme, özgürlük, erdem, bilgi, ölümsüzlük, sıradanlık, hayal kırıklığı, aşk ve yalnızlık metaforlarının satırlara başarılı bir şekilde nüfuz etmesinin yanında; Doğu-Batı karşılaşması kitabın temel çerçevesinde derin bir şekilde hissedilirken, okuyucu üst kurmaca tekniği ile roman içinde bir romanla karşılaşıyor.

Roman bir yandan Batı felsefesiyle örülmüşken, bir yandan Doğu düzleminde oryantalizm, modernleşme  ve Batılılaşma kavramlarına teorik olarak yeni bir bakış sunuyor. Yazarın yayın dünyasına attığı ilk adım olan Düşüş, karakterlerin kendilerini keşfetme yolunda sarsıcı, umutsuz aşk hikâyeleriyle birlikte; okuyucuyu düşünmeye, sorgulamaya ve anlamaya iten sürükleyici kurgusuyla ve buna eşlik eden başarılı üslubuyla derin araştırma, çalışma ve akademik bir birikimin ürünü olduğunu gözler önüne seriyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 464
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2021
₺46,15

“Ustaca işlenmiş sürükleyici bir hikâye. Okurlara bir armağan.” Rafia Zakaria“

Derin kesen ince bir hançer bu kitap.” Keija Parssinen

Edebiyatımızın usta kalemi Zülfü Livaneli’den güçlü bir aşk ve inanç hikâyesi.

Ünlü edebiyatçı bu kez kalemini sınırboylarında gezdiriyor.Ortadoğu’daki savaşın ve IŞİD zulmünün en çok etkilediği insanların, Ezidi kadınların ve çocukların yaşadıklarını cesurca aktarıyor.İstanbul’da gazetecilik yapan İbrahim, bir sabah, çocukluk arkadaşı Hüseyin’in ölümünü haber masasında buluyor. İşte bu ölüm, İbrahim’i neredeyse tüm bağlarını kopardığı köklerine, Mardin’e doğru bir yolculuğa çıkarıyor ve Meleknaz’la tanışmasını sağlıyor. İbrahim, ölmüş arkadaşının sevdasını devralır gibi Meleknaz’a âşık oluyor ve giderek Hüseyinleşiyor.Huzursuzluk, bir yandan Ortadoğu’nun en insafsız hallerini, savaşı, yokluğu, mülteci kamplarını ve kadın düşmanlığını gözler önüne seriyor; diğer yandan Mezopotamya topraklarının geçmişine ve bugününe empatik, sorgulayıcı bir bakış sunuyor. İnsan doğası üzerine destansı bir anlatı sunan Livaneli, asırlardır bu coğrafyada yaşayan halklara, tarihlere, inançlara ve hikâyelere ses veriyor.Türkiye’de yayımlandığı günden itibaren büyük yankı uyandıran, çevirileriyle dünya çapında okurlarla buluşan Huzursuzluk, son olarak İngilizceye çevrilerek yayınlandığı ABD’de büyük övgüler aldı.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 160
En / Boy : 13.7 / 23
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2021
₺26,00

Ne Kadar İz Bırakırsanız O Kadar Vazgeçilmez Olursunuz.

Kusursuz bir bütün için harikulade parçalar gerekir. Tıkır tıkır işleyen bir sistem ancak böyle yürür, bir kovandaki arıları ya da devasa bir karınca yuvasını düşünün. İlişkiler de böyledir, hiçbir şey tek başına tüm ilişkiyi ayakta tutmaya yetmez. Fırtınaya yakalanmış bir tekneye yelkenler tek başına yardımcı olamaz, sağlam bir motor, belki devreye girmesi gereken kürekler ve güvertede teknenin seyrini sağlayan hünerli birkaç insan lazımdır.

Bu bir keşif yolculuğu olacak, yelkenlerinizi ayarlayın, birazdan rüzgâr onları şişirecek ve gitmeye korktuğunuz yabancı kıyılara sürükleneceksiniz. Korkmayın, bu yabancı topraklar aslında şimdiye dek ayak basmadığınız kendi kıyılarınız olacak...

Uzman Psikolog Esra Ezmeci bu kez cinsellikten çapalamaya, eril ve dişil enerjilerden iletişime iz bırakmanın ve vazgeçilmez olmanın yollarını anlatıyor. İlişkilerde cesaretin ve özgür doğanızı hissettirebilmenin fark yaratan, devrimci yollarını incelikle tarif ediyor.

Tarih nice korkak insan hikâyesiyle doludur ama biz hiçbirinin adını duymamışızdır. Cesur olduğunuz kadar iz bırakırsınız ve iz bıraktığınız kadar yaşarsınız...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 328
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2021
₺43,40

Dünya Şarap Atlası’nınilk baskısı, 1971’de çıktığında yayıncılık için bir dönüm noktasıydı. Şarap yarım yüzyıldan fazla bir süredir gelişiyordu ve geliştikçe karmaşık yapısını anlamak isteyen herkese sunacağı şeylerin sayısı giderek arttı. Tamamen güncel bilgilerle hazırlanan bu Atlas, şarap dünyasına yeni okuyucular tanıtacak ve eski dostları yeni bölgelere taşıyacak.

Dünya Şarap Atlası’ndaiklim değişikliğinin etkileri, sürdürülebilirliğe doğru ilerlemeler, şarap stilleri ve şarap yapımındaki bir dizi yeni teknik ve zevk yansıtılıyor. Şarap bilimindeki son radikal ilerlemelerden çok az bölge etkilenmedi ve bu metin neyin en önemli olduğunu ve hangi üreticilerin hızı belirlediğini gözden geçiriyor. Atlas boyunca, toprak, iklim ve üzüm çeşitlerine ilişkin temel bölgesel bilgiler özetlenerek okuyucuya aktarılmıştır.

Atlas, okuyucuların şaraplar ve kaynakları arasındaki bağlantıyı anlamalarına yardımcı olan, özel olarak oluşturulmuş toprak haritaları da dahil olmak üzere dünyanın şarap manzarasının 230 benzersiz ayrıntılı haritasına sahiptir. Ve açıklamalar, haritalardaki üreticilere, yerlere ve özel ilgi alanlarına işaret eder.

Dünyanın en saygın şarap yazarı ikilisi Hugh Johnson ve Jancis Robinson, her şarap severin bilgi arzusunu tatmin edecek ve okuyucuları şarap dünyasıyla güncel hale getirecek bir klasik yaratmak için bir kez daha güçlerini birleştirdi.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 416
En / Boy : 22.9 / 29.2
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2021
₺405,60

Uzman Diyetisyen Nilay Keçeci’nin tarifleriyle sevdiğiniz yemekleri yiyerek de kilo vermek mümkün!
Tüm hastalıkların tedavisi aslında sağlıklı yaşam, beslenme ve diyette gizli. Günlük hayatta yemediğiniz, sevmediğiniz şeylere kilo verme uğruna katlanabilirsiniz; peki diyetten sonra fazlasıyla geri alınan kilolar ne olacak? Bu kitabın diyet listesi sevdiğiniz yemekler üzerine kurulu… Sevdiğiniz yemeklerle yaptığınız diyet sizi yormayacak ve buna bağlı olarak yasaklı şeylere büyük bir açlık beslememiş olacaksınız. Diyet bittikten sonra da sahip olduğunuz fit görünümü korumuş olacaksınız.
Kilolu olarak geçirdiğim hamilelik ve emzirme dönemlerimde bu sürecin hem fizyolojik hem psikolojik zorluklarını, biz kadınların neler hissettiğini daha iyi anladım; başta bir anne sonra bir diyetisyen olarak.
Şimdi hazırsanız sağlık yolculuğuna birlikte çıkalım. Sağlıklı, fit bir görünüme yasaklı listelerle değil sevdiğimiz şeyleri yiyerek kavuşalım.
Okuduğunuz son diyet kitabı olması dileğiyle, fit ve sağlıklı günlere..!


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 168
En / Boy : 15 / 21
Kağıt Cinsi : Kuşe
Basım Tarihi : 8.2021
₺40,95

Film yıldızı olmak ilginç bir deneyim. Kim bilir kaç insanın hayalini süslüyorsun, kim bilir kaç bin duvarda resmin asılı, kim bilir kaç genç kız sana benzemeye çalışıyor. İşte bütün bunlara rağmen “sahici, yalın, dost bir insan” kalabilmek için Filiz Akın olmak gerekiyor.

Zülfü Livaneli 

Adını duyunca içimin titrediği Filiz; narin, duygusal, zarif kişiliğinin yanı sıra her olayı metanetle karşılayan çok güçlü bir yanı da olan arkadaşım... En umutsuz anda bile, bir umut ışığı yakalar. Hayatımda olduğu için kendimi şanslı hissediyorum. Sinemanın efsane ismi, sarışın güzeli, herkesin kalbine girmiş Filiz Akın’ım.

Türkan Şoray

Çocukken açık hava sinemasına gider gazozumuzun içine sarı leblebi atar o sihirli dünyayı seyrederdik. Sarı uzun saçları, zarafeti ve şıklığı bana hep çok farklı gelmişti. Yıllar sonra kendisini tanıdığımda sadece dış güzelliği değil ruhunun da ne kadar güzel ve gerçek olduğunu gördüm. Benim hem ablam, hem arkadaşım, hem sırdaşım oldu…

Oya Başar

Onu sözcüklerle ifade edemeyeceğim kadar çok seviyorum. Sanatına, zarafetine, asaletine, güzelliğine hayranlığım büyük. Tüm kitaplarını tekrar tekrar okurken bir yenisiyle buluşmak son günlerin en heyecan verici haberiydi. Sayfalarında kaybolmak, özlem gidermek hepimize iyi gelecek.

Ayşegül Aldinç

Eşi, benzeri olmayan efsane, hepimizin hayatına dokunan, bize ışık ve önder olan sevgili Filiz, sen sözcüklerle anlatılamazsın, sen hissedilir ve yaşanırsın... Sen alçakgönüllülüğünle ve kibarlığınla büyüleyen dostum, yine boş durmadın, bu zorlu dönemde bile yine ürettin ve bu kitabı bizlere armağan ettin, yolu açık olsun.

Tilda Tezman

Yıllardan yıllara artan bir sevgi, saygı ve tutkulu bir hayranlıkla izlediğim Filiz Akın.
En çok ve sadece Filiz Akın’ı sevdim ben. Hayatımın başrolünde hep o vardı. Tam 55 yıldır. Hiç ihanet edilmemiş koşulsuz bir sevgi bu.

Pınar Çekirge

Filiz Akın’ı daha Filiz Akın olmadan önce, bir camın arkasından görüp âşık olmuştum. Bir turizm şirketinde çalışıyordu. Camekânı bol bir işyeriydi ve biz bir sürü delikanlı bu güzel kızı görmek için öğle saatlerinde oraya giderdik. Platonik bir gençlik beğenisiydi benimkisi. Biz bunca yıl sonra beraberiz. Yani ben kırk yıl önce âşık olduğum kadınla evliyim.

Sönmez Köksal

Filiz Akın… Bana hayat veren insan. Zevkli, kaliteli, kibarlık örneği… Kanseri bile nazikçe karşılayan hayat öğretmenim. Beni hep şaşırtmayı başaran, benim en iyi arkadaşım, annem.

İlker İnanoğlu


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 168
En / Boy : 13.7 / 21.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2021
₺29,25

Yaygın kanı, Milli Mücadele’nin 19 Mayıs 1919’da Mustafa Kemal Paşa’nın Samsun’a ayak basmasıyla başladığı yönünde. Oysa, Kurtuluş Savaşı’nın fitili, bu tarihten tam 6 ay önce Mustafa Kemal Paşa’nın İskenderun açıklarında bir İngiliz gemisini batırmasıyla ateşleniyor…

Gazeteci Mehmet Uluğtürkan, çok satanlar listesine giren Kurtuluş Savaşı romanı Madalyasız’ın ardından yazdığı bu ikinci romanında, Aralık 1918’de başlayan işgalden Adana’nın kurtuluş tarihi olan 5 Ocak 1922’ye kadar süren destansı mücadeleyi anlatıyor.

Kuvayımilliye Komutanı Tekelioğlu Sinan Yüzbaşı ile Fransız Binbaşı Pierre Mesnil’in akıl oyunlarına sahne olan Güney Cephesi’ndeki yaşananları aktaran roman, 44 kahraman Kuvvacının 700 Fransız askerini teslim alarak tarihe geçtikleri Karboğazı Zaferi’ni ve bir gizem olarak kayıtlara geçen Fransız taburunun kaybolan sancağını da konu olarak işliyor.
 
Bu kitap, resmi belgelere dayandırılarak gerçek olayların ve kişilerin yer aldığı bir tarih romanı olduğu kadar vatan için canlarını ortaya koyan Çukurovalı kahramanların yürek kabartan hikâyelerini de içeriyor.

Sayfaları çevirdikçe, hem o karanlık günlerde yaşanan tarifsiz acıları hem de bir kahramanlık destanının yangın sıcaklığını yüreklerinizde hissedeceksiniz.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 232
En / Boy : 13.5 / 19.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2021
₺26,00

42 Dile Çevrilen Uluslararası Çoksatan

2020 Goodreads Yılın En İyi Romanı

“Yaşamla ölüm arasında bir kütüphane var,” dedi. “Bu kütüphanedeki raflar sonsuza kadar gider.  Her kitap yaşamış olabileceğin başka bir hayatı yaşama şansını sunar sana. Farklı seçimler yapmış olsan, şu an nasıl bir hayatın olacağını görürsün…
Pişmanlıklarını telafi etme şansın olsaydı, bazı konularda farklı davranır mıydın?”

Nora Seed berbat halde. Kedisi öldü. İşinden kovuldu. Abisi onunla konuşmuyor. Kimsenin ona ihtiyacı yok. Art arda alınmış kötü kararların sonucunda bir kütüphanede buluyor kendini. Zamanın hiç akmadığı bir gece yarısı kütüphanesinde, sonsuz sayıda kitabın ortasında... Kitapların her birinde Nora’nın farklı bir hayatı yazılı. Başka kararlar verseydi yaşamış olabileceği hayatlar.

Farklı kariyerler, farklı eşler, farklı arkadaşlar, farklı şehirler arasında gidip gelen Nora’nın aklı sorularla doluyor. Mutluluk sadece önemli sandığımız seçimlerde mi gizli? Yanlış giden her detayın sorumlusu gerçekten biz miyiz? Hayatı yaşanılır kılan ne? Yanlış bir karar insanın tüm hayatına mal olabilir mi?

İngiliz edebiyatının önemli isimlerinden Matt Haig; Nora’nın pişmanlıklara, ihtimallere ve yeniden seçme imkânına dair çıktığı bu yolculukta, ona eşlik edecek okurlara sürükleyici ve insanın en temel sorunlarını konu alan bir kurgu sunuyor.

“Değişmesini istediğimiz bir dünyada hep birlikte sıkışıp  kalmışken, tam zamanında yazılmış bir modern çağ masalı, günümüzün Şahane Hayat’ı.”
Jodi Picoult

“Kitapların yaşamı değiştirme gücünü kutlayan, içtenlikle ve mizahla yazılmış, baştan çıkarıcı bir roman.”
Sunday Times

“Matt Haig sözcükleri konserve açacağı gibi kullanıyor. Konserve de biziz.”
Jeanette Winterson


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 296
En / Boy : 14 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2021
₺45,24

Toplumsal konulara duyarlılığı ile tanınan edebiyatçı ve fikir adamı Zülfü Livaneli, bu kez Ege balıkçılarının ve hayal kurmaktan bile mahrum bırakılan göçmenlerin kaderine eğiliyor.

Usta edebiyatçı Livaneli, Balıkçı ve Oğlu ile son yılların en can yakıcı ve büyük dramı “göçmenliği” balıkçı Mustafa, Mesude ve Samir bebek üzerinden anlatıyor. O güne dek sıcak evlerinde televizyondan izledikleri haberlerden aşina oldukları ölü insan bedenleri ve yarı ölü bir bebek evliliklerinin tam ortasına düşerek bir bomba etkisi yaratıyor; aile ilişkilerini bambaşka bir çehreye büründürüyor.

Balıkçı ve Oğlu, Ege’nin tarihinden bugününe, balık çiftliklerine ve rant hırsıyla dağlara, kıyılara saldıran şirketlerin yarattığı ekolojik yıkıma dair çok şey söylüyor. Bunun ötesinde göçmenlerin bir bilinmeze doğru göze aldıkları yolculuğu, hayatta kalma çabalarını ya da ölümü; kısacası “deryaya yakın, dünyadan uzak” yaşamlarını odağına alıyor. Livaneli’nin belki de en şiirsel romanı olan Balıkçı ve Oğlu; aile, aşk, ebeveynlik, evlat, kadın dayanışması, dostluk, göç, doğa üzerine çağdaş bir epope.

Zülfü Livaneli’nin, uzun bir aradan sonra yazdığı ve heyecanla beklenen yeni romanı Balıkçı ve Oğlu, ustalıkla seçilen tasvirlerle okurun zihninde capcanlı bir anlatı oluşturuyor.

 

Sayfa Sayısı 140

Ebat 13,7 x 23

Basım Yılı : 2021 Mayıs

₺29,25

“Kaybettiğinde değil, vazgeçtiğinde yenilirsin”

Bütün dünya bir araya gelse ve sana geç kaldığını söylese bile, hayır, kalmadın!
Aksine, tam da yeniden başlaman gereken noktadasın.
Üstelik bazen öyle düşünmekten kendini alamasan da, hiçbir şey kaybetmedin.
Kaybettiklerin senden gitmesi gerekenlerdi…

Sen, seni daha da güzelleştirecek adımlarla yoluna devam edeceksin.
Kaybettiğin için üzüldüklerinin, aslında kurtulduğun yükler olduğunu göreceksin.
Mesele kaybetmekse, hayatta bu da var, kaybedeceksin; ama senden gidenlere üzülmeyeceksin, yerine daha iyilerini getireceksin.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 200
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2021
₺27,30

ARKA KAPAK YAZISI

“Üzerlerinde bir sevgisizlik kabuğu taşıyan orta zekâlılar, toplumdaki saygın yerlerini koruyabilir, insanların yaşamları hakkında kararlar verebilir, hepimizi yönetebilir…” 

Kimi şiir dizeleri, besteleri ile Türkiye toplumunun söz dağarcığına kalıcı izler bırakmayı başaran usta edebiyatçı Zülfü Livaneli, bu kez, yakından tanıdığımız bir ifadenin kâşifi olarak karşımıza çıkıyor: Orta Zekâlılar Cenneti.

Orta Zekâlılar Cenneti, ilk yayımlanışının üzerinden geçen onyıllara rağmen “orta zekâlı”ların genişleyen alanını ve yozlaşan toplum değerlerini hâlâ net bir şekilde anlatıyor. İnsan soyunu türlü dertlere sürükleyen muktedir “orta zekâlı”ların hikâyesini bir de Livaneli’nin sürükleyici anlatımından dinliyoruz. 

Zülfü Livaneli, pek bilgili olmasalar da kurnaz ve uyumlu olarak hayatın her alanına sinen “orta zekâlı”ları, eleştirel bir yolculuğa çıkarıyor. Bu kez kaidelere ve geleneksel kabullenişe direniyor, hesaplaşıyor ve hatta “putları yıkıyor”.

Sanatı güzellik yaratmanın ve kendini ifade etmenin bir biçimi olarak gören ünlü sanatçının, düşünme ve paylaşma uğraşına tüm okurlar davetli… Ve elbette bu davet, içinde bulunduğumuz durumun tüm yanlarını açıkça ortaya koyuyor.

ÖZGEÇMİŞ

Ömer Zülfü Livaneli (1946, Ilgın)

Öğrenim hayatına Ankara Maarif Koleji'nde başlayan, ardından Stockholm'de felsefe ve müzik eğitimi alan Livaneli, ayrıca Fairfax Konservatuarı'nda uzaktan eğitim gördü. 

Hem Türkiye hem de dünya yazınına ve kültürel birikimine müzik, edebiyat, sinema gibi çeşitli mecralarda katkı koydu. Üretken yazarın romanları 40 dilde yayınlandı; İspanya, Kore ve Almanya’da çok satanlar listesine girdi. Son olarak Serenad, basının ve uluslararası kültür çevrelerinin yoğun ilgi gösterdiği bir organizasyonla Amerikalı okurlarıyla buluştu.

Zülfü Livaneli’nin romanları İtalya ve Fransa’da Yılın Kitabı Ödülü, ABD'de çeşitli edebiyat ödülleri, Balkan Edebiyat Ödülü; Türkiye’de Yunus Nadi Roman Ödülü, Orhan Kemal Roman Armağanı ve Beyaz Martı Onur Ödülü gibi ulusal ve uluslararası ölçekte pek çok saygın ödüle layık görüldü.

Columbia, Harvard, Princeton, Shangay, St. Petersburg, Kazan üniversiteleri gibi dünya çapında prestij taşıyan üniversitelerin yanı sıra, çeşitli Türk üniversitelerinde de konferanslar ve dersler veren usta edebiyatçının romanları, Missouri Southern State University (MSSU)’de ders kitabı olarak okutuldu.

 

Cengiz Aytmatov ev sahipliğinde Arthur Miller, Peter Ustinov, James Baldwin, Yaşar Kemal gibi 20. yüzyılın edebiyat dâhileri ve düşünürlerinin katılımıyla gerçekleşen Issık Göl Forumu’nda yer aldı.

Romanları kadar fikirleri ve müziği ile de dünya basınında övgülerle karşılanan bir sanatçı olan Livaneli edebiyat, müzik ve sinema alanlarında 30’dan fazla ulusal ve uluslararası ödül sahibi. Çalışmaları, dünya çapında yüz binlerce okur ve dinleyici tarafından takip ediliyor.

1972 yılında, dönemin politik atmosferi etkisinde, düşünceleri nedeniyle suçlanarak hapis ile cezalandırılan ve uzun yıllar sürgün hayatı yaşayan fikir-sanat işçisi Livaneli; Türk-Yunan ilişkilerinin zor dönemler yaşadığı 1980’li yıllarda Türk-Yunan Dostluk Derneği’nin kurucularından biri oldu. 1996-2016 yılları arasında UNESCO İyi Niyet Büyükelçisi olarak görev yaptı. 2002-2006 yıllarında ise milletvekili olarak TBMM’de yer aldı.

Türkiye müzik, kültür, fikir ve siyaset sahnesinde vazgeçilmez bir yeri olan Zülfü Livaneli, düşünsel ve edebi üretimine halen yaşadığı İstanbul’da devam etmekte.

 

Kitap Adı

Orta Zekalılar Cenneti

Kitap Yazar Adı

Zülfü Livaneli

Editör

Gülşen İşeri

Yayıma Hazırlayan

Günnur Aksakal

Kapak Tasarım

Berkcan Okar

Kapak İllüstrasyon

Doğukan Alyaz

Dizgi

Davut Aşkar

Sayfa Tasarım

Şevval Ulusoy

Dağıtım Tarihi

10.03.2021

Sayfa Sayısı

264

Ebat

13,7 x 23

Kağıt / İç Baskı

lll.Hm. Enzo 52 gr.

Cilt / Kapak

Amerikan Bristol 230 gr.

ISBN / Barkod

9789751041630

 

₺37,05

“Adaletsizliği değiştiremezsiniz ama adaletsizlik karşısındaki duruşunuzu değiştirebilirsiniz.”

Haysiyet kırgınlığının ayaklanması, ruhun ayaklanmasıdır.
Ayaklanabilen bir ruhsa, insanın mucizesidir.
İnsanı insan yapan yegâne mucize...
Yaşamaktaki efsun, insan ruhunun haysiyet okyanusuna dalmasıyla bulunur ancak.
Haklı, haksızın zorbalığı karşısında kendini kurban etmekten vazgeçtiği gün kaderin makûs döngüsü de değişir.
Kuzu, kurda av olmaktan bıkmıştır artık. Boyun eğmek yerine haysiyetini korumak yolunu seçmiştir. Pınarın suyunda onun da kurt kadar hakkı vardır çünkü.
Hırlayan kurdun keskin dişlerinden ve tehdidinden korkarak yaşamak da bir tür intihardır ne de olsa...
Kuzular, kurda av oldukları masalın sonunu yeniden yazmak istiyor artık.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 304
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2021
₺40,60

İlişkilerin doğası karmaşıktır. İnişleri çıkışları vardır. Kadınla erkek arasında işler her zaman yolunda gitmeyebilir, tıpkı hayat gibi... İlişkiler bazen sıcaktır, içinizi ısıtır, bazen soğuktur ürpertir.

Her ilişkinin kendince bir ritmi vardır ve hep değişkendir. Kadınla erkeğin doğası birbirine hiç benzemez. Problem çözme becerileri, yalnızlıkla başa çıkma yolları, ilişkiden beklentileri, iletişim modelleri, cinselliğe bakışları ve motivasyonları çok farklıdır.

Bir kadını elde etmenin yolu ondan uzak durmak yerine ona ilgi göstermekken, bir erkeği elde etmek için dozu iyi ayarlanmış mesafelere ihtiyaç vardır.

Çok satan “Düştüğünde Kalkarsan Hayat Güzeldir”, “Kararı Ben Veririm” ve “Süt Lekesi “ kitaplarının yazarı Uzman Psikolog Esra Ezmeci, bu kez kadın erkek ilişkilerinin doğasını ve dinamiklerini enine boyuna yatırıyor masaya. Sunduğu basit ve etkili önermelerle kadın erkek ilişkilerinde yaşanan kısırdöngüleri kırmak hiç de zor değil...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 296
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2021
₺47,60

Her yeni ilişki temiz bir defterdir. Yaşadıkça yepyeni bir hikâyenin yazılıyor olduğunu bile düşünürsünüz. Ancak sonra bir de bakarsınız ki defter aslında boş değil...
Çocukluk anıları, travmalar, eski ilişkilerin yaraları, paternler, inançlar, kalıplar, alışkanlıklar, takıntılar, korkular, endişeler, beklentiler, kompleksler ve daha neler neler...
İşte tam da bu noktada karışır işler.
Çünkü artık ilişki sizden emek ister. Üstelik de en çok kendinize emek veriyor olmanızı ister. Hiçbir ilişki, akıntıya kapılıp gitmek değildir, kürekleri güvenle elde tutmaya devam etmektir.
Ne isteyip ne istemediğinizin kararını kendiniz veremediğiniz sürece yaşanan şey bir sürüncemeden fazlası sayılmaz.
Unutmayın ki kimse sizi mutsuz edemez, ancak siz buna izin verirsiniz. O halde mutsuzluktan yakınmayı bırakın. Hayatınızda neyin olmasına, neyin olmamasına sebep olduğunuz gerçeğine uyanın.
İlişkisini yöneten, hayatını da yönetir kuşkusuz. Ancak bunun için kim olduğunuzla yüzleşmelisinizdir önce...
Nasıl mı?
Tabii ki bir karar vererek...
Bu kitabı okumakla kalmayıp Uzman Psikolog Esra Ezmeci’nin sayısız danışmanlık hizmetinden sonra incelikle üzerinde durup çalışarak sistematikleştirdiği önerilerini uygulamaya da karar verdiğinizde, hayatınızda gerçek bir temiz sayfa açabildiğinizi deneyimleyeceksiniz.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 216
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2021
₺37,80

Sınanmamış, yaşanamamış acılar ve olaylar üzerine 

konuşmak çok kolaydır.

Bu kitapta yazdıklarımın hepsi gerçek.

Vazgeçmezseniz hayatınızı değiştirme ihtimaliniz var!

Benim bunu yapacak sihirli bir gücüm yok!

Hayatınızı sadece SİZ değiştirebilirsiniz!

SİZ DEĞİŞMEDEN hiçbir şey değişmeyecek.

Kalbinizi ve zihninizi açın lütfen…

Mesajlarım kalpten kalbe akacak

Hepimizin kendimizi bir çıkmazın içinde hissetti¤i, 

gözyaşları döktü¤ü, hayal kırıklıklarına uğradığı, 

çaresiz kaldığı, güvensiz ve korku dolu anları olmuştur.

Allah'ım sadece bir ışık, bir çıkış dersiniz.

Bulduğunuz an arkasından gideceksiniz...

İşte, insan olarak yolculuğumuz, bunların üstesinden 

gelme yolculuğudur. Bir çıkış ya da başlangıç noktası arıyorsanız, DOĞRU KİTABI ELİNİZDE TUTUYORSUNUZ…

 

O halde size, Yüzbaşı Ozan Bahar’ın, 

Prof. Dr. Ozan Bahar’a dönüşümünün 

hikâyesini anlatayım…

₺26,00
Keş On Dı Teybıl - Zafer Algöz

“Zafer Algöz’ün ilk kitabı Haşırt Dı Bilekbord satış rekorları kırdı. Haftalarca en çok okunanlar listesinin en tepesinde kaldı. Üniversitelerde, kitap fuarlarında her yaştan, her kesimden okuyucuları ellerinde kitaplarıyla metrelerce kuyruk oluşturdu. Eminim ki, şu an elinizde tuttuğunuz ikinci kitabı Keş On Dı Teybıl ilk kitabından çok daha fazla okuyucuyla buluşacak.

Zafer Algöz artık sadece Türkiye’nin yetiştirdiği en büyük aktörlerden biri değil, o aynı zamanda kalemi eline aldığında okuyucusuna eşi benzeri olmayan ziyafetler sunan müthiş bir yazar.”

Candaş Tolga Işık

Zafer Algöz’ün hem çok güldüren hem de çok şaşırtan ilk kitabı Haşırt Dı Bilekbord’da başlayan kahkaha tufanı Keş On Dı Teybıl’da sürüyor!

Zafer Algöz, Keş On Dı Teybıl’da okurlarını Ertuğrul İlgin, Cüneyt Gökçer, Fikret Hakan, Öztürk Serengil, Nur Subaşı (ve elbette kedisi Siyami Bey), Süleyman Seba, Kamran Usluer, Cem Yılmaz, Can Yılmaz ve daha birçok önemli isimle yaşadığı ilginç anılara davet ediyor.

Sinema ve tiyatro dünyasında yaşanan komik, hüzünlü, daima şaşırtıcı ve hiç bilmediğiniz yeni maceralara hazır mısınız?

Zafer Algöz
1961’de Kars’ta doğdu. 1975’te Bursa Devlet Tiyatrosu’nda açılan “Gençlik Kursları” ile tiyatro eğitimi almaya başladı. 1981’de girdiği Ankara Devlet Konservatuvarı Tiyatro bölümünden 1985’te mezun oldu. Aynı yıl Bursa Devlet Tiyatrosu’nda göreve başladı. 1989’da West Side Story’de Tony rolünü oynamak üzere İstanbul Devlet Tiyatroları’na atandı.
Amadeus, Çok Yaşa Komedi, Macbeth, Ay Işığında Şamata, Arturo Ui’nin Önlenebilir Yükselişi, Hamlet, Babaanem Yüz Yaşında, Ballar Balını Buldum, Atçalı Kel Mehmet, Vahşet Tanrısı, Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz, Münasebetsiz ve daha pek çok tiyatro oyununda sahneye çıktı.
Saygılar Bizden dizisiyle televizyona adım attı. Aralarında Yazlıkçılar, Oğlum Adam Olacak, Komşu Komşu, Utanmaz Adam, Akasya Pasajı, Cesur Kuşku, Esir Şehrin İnsanları, Çınaraltı, Kapıları Açmak, Hasret, Cumhur Cemaat, Kurtlar Vadisi Pusu, Behzat Ç., Mükemmel Çift, Mor Menekşeler, İbret-i Ailem, Beni Böyle Sev, İntikam, Mihrap Yerinde, Hayatımın Aşkı ve Bir Deli Sevda’nın da yer aldığı birçok dizide oynadı. Televizyon için programlar hazırladı.
Ağır Roman, Duruşma, Salkım Hanım’ın Taneleri, O Şimdi Mahkûm, Sınav, Umut Adası, A.R.O.G, Umut, Yahşi Batı, Dedemin İnsanları, Uzun Hikâye, Pek Yakında, Tut Sözünü, Ali Baba ve 7 Cüceler, Deli Dumrul, Kaçma Birader, Deli Aşk, Arif v 216 gibi filmlerde rol aldı.
İlk kitabı olan Haşırt Dı Bilekbord 2017’de İnkılâp Kitabevi’nden çıktı.

Sayfa Sayısı                 271
Ebat:                            13.5x19.5
Kağıt / İçBaskı:           III.Hm Enzo
Cilt / Kapak:                Amerikan/  Amerikan Bristol    
ISBN / Barkod:           9789751038685
 
₺29,90

Halkının içinden yükselmiş, ama halkın içinde kalmış bir şair; kendi milleti kadar, Doğu’yu ve Batı’yı dili, edebiyatı ve müziği ile bilen bir aydın; Veterinerlik Fakültesi’nin ilk öğrencisi ve birincisi; İstanbul Boğazı’nı yüzerek geçen, at binen, gülle atan ve güreşen bir sporcu; şehirde kapanıp kalmamış, Anadolu köylerindeki ahırlarda hayvan tedavi etmiş, gerçekleri yaşamış ve neye mal olursa olsun hep gerçekleri söylemiş bir adam; milletiyle birlikte savaşı, acıyı, yenilgiyi ve zaferi gören gözleri, her daim yaşlı duygulu bir insan, bir şair...

Bu adam, "İstiklâl Marşı"mızın yazarı Mehmed Akif Ersoy’dur.

O, bütün hayatı, ahlâkı, kişiliği, davranış ve düşünceleriyle birlikte, kendimiz ve çocuklarımız için, hiç çekinmeden, "İşte tam bir örnek!" diyebileceğimiz, bir millî kahramandır. Onun eseri olan "Safahat", bu milletin çağdaş destanıdır. Milletimizin bin yılda kıvama ermiş olan ruh ve fikir olgunluğu, inanç ve ahlâk sağlamlığı, cesareti ve kahramanlığı - elbette kusurları ve tedavi çareleriyle birlikte bu destanda dile getirilmiştir. Kendisi"ni ve milletini öğrenmek isteyen genç aydınlar, onu okuyacak ve anladıkları kadar bu "millet"ten olacaklardır. Mehmed Âkif gibi bir evlâda ve "Safahat" gibi bir esere sahip olmak, bir millet için, büyük bir şans ve büyük bir mutluluktur...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 482
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2018
₺59,50

Memleket Hikayeleri Türk edebiyatında Anadolu’nun en hakiki hikayeleridir. Anadolu Memleket Hikâyeleri’nde bütün gerçek varlığı ve iç dünyasıyla karşımıza getirilmiştir. - Nihad Sami Banarlı- Geniş ününü mizah ve siyasal yergi yazılarıyla sağlayan Refik Halid’in mizah yazıları gibi hikâyeleri de edebiyatımızın bu alanında bir aşama olmuştur. O zamana kadar İstanbul sınırları dışına çıkamayan Türk hikâyesini Anadolu’ya yöneltmekle hikâyeciliğimize yeni bir ufuk açmış, yeni bir soluk getirmiştir. - Cevdet Kudret, Türk Edebiyatında Hikâye ve Roman Refik Halid’in anlattığı olaylar bütünüyle yaşadığı dönemin olaylarıdır. Memleket Hikâyeleri ile Gurbet Hikayeleri’nde canlandırılan kişilerin çoğu adeta canlıdır. Bütün bu yönleriyle Halide Edip onun "yalnız Türk edebiyatının değil, Rus ve Amerikan edebiyatlarından sonra, hikâyecilikte cihan ölçüsünde ön planda bir yer işgal edebilecek bir hikâyecimiz" olduğunu belirtir. - Tanzimat’tan Bugüne Edebiyatçılar Ansiklopedisi-


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 199
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2018
₺32,50

Reşat Nuri Güntekin'in 1922 yılında ilk kez Vakit gazetesinde tetrika edilen en tanınmış eseridir. Fransız Lisesi mezunu gencecik, delişmen bir kız olan Feride'nin serüveni yaşadığı derin bir hayal kırıklığı sonrasında nişanlısını, ailesini İstanbul'da bırakarak Anadolu'nun küçük bir köyüne öğretmen olmasıyla başlar. Daha sonra bu köyü diğer kasabalar, şehirler izler. Önceleri her gittiği yerde Kurtuluş Savaşı'nın etkileri görülür, güç koşulların, sefaletin izlerine rastlanır. Sonraları farklı kültürden gelen genç, yalnız ve bağımsız bir kızın toplumsal yaşamdaki zorlukları, çalışan değer yargıları, karşısına dikilen çıkar ilişkileri, Feride'nin iç dünyasındaki fırtınalar ve derin yalnızlıkla iç içe geçerek okurun karşısına çıkar. Çalıkuşu, gerçekçi yönelimin ilk dönemlerinden olan bir başyapıttır.

Reşat Nuri Güntekin

1889'da İstanbul'da doğdu. Edebiyat Fakültesi'ni bitirdi. Liselerde öğretmenlik, müdürlük, Milli Eğitim Müfettişliği, Paris Kültür Ateşeliği yaptı. UNESCO'da Türkiye'yi temsil etti. Romanları, hikayeleri, tiyatro eserlerinin yanısıra çeşitli çevirileri de vardır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 541
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2017
₺88,00

İtalyan edebiyatının köşe taşlarından Dino Buzzati’nin ilk romanı olan Tatar Çölü, modernist edebiyata yapılmış en önemli katkılardan biri. Genç teğmen Giovanni Drogo, ilk görev yeri olarak Tatar Çölü’ndeki Bastiani Kalesi’ne tayin edilir. Uzun boylu kalmak istemediği bu sınır bölgesinde geçirdiği seneler ona, vaktiyle gözünde büyüttüğü zafer tutkusunun kofluğunu ve askerlik hayatının monotonluğunu öğretir. “Yaşamı boyunca beklediği an” bir türlü gelmez. Zamanla “sesi, ihtiyar sesine dönüşür”, “bakışları çok yaşlı bir adamın bakışları gibi sarımtırak ve camdan bir görünüş alır”. Varoluşun anlamsızlığı, boylu boyunca serilir önüne. Gündelik hayatın durağan ritmi, alışkanlıkların uyuşturucu etkisi ruhunun derinliklerine işlerken Tatar Çölü’nün sadece kendisinin değil aynı zamanda insanlığın sınır bölgesi olduğunu anlar. Edebiyatta Beckett, Camus ve Kafka’nın başlattığı varoluşsal sorgulamaya karmaşık bir boyut katan, zengin bir anlatı Tatar Çölü. “Tatar Çölü, sadece aklıyla hareket ettiğini düşünen insanlara meydan okumak gibi büyük bir riski göze alan, sıra dışı bir roman.” Tım Parks


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 232
En / Boy : 13 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2018
₺41,25
1
Çerez Kullanımı