Masis Koleksiyonu, dünyadaki en kapsamlı özel cep saati koleksiyonlarından biridir. Saate bir sanat eseri olarak odaklanır ve dört yüz yılı aşkın saatçilik, emayecilik ve kuyumculuk zanaatını kapsar. Hayatta kalan en eski portatif saatlerden bazılarını içeren koleksiyon, şimdiye kadar yapılmış en büyük Avrupa minyatür sanat eserleri arasında sayılabilecek saatleri içerir. Zengin ve çeşitli bir koleksiyon olan Masis Koleksiyonu, özellikle Barok döneminde çalışan Huaud ailesinin mükemmel bir şekilde boyanmış Cenevre emaye örnekleri açısından zengindir. Dayanıklılığı, 19. yüzyılın ilk yıllarında Çin ve Türkiye'ye ihraç edilmek üzere yapılan nefes kesici güzellikteki emaye saatlere de dayanmaktadır. Ünlü saat uzmanı Richard Chadwick tarafından yazılan Zamanda Bir Yolculuk, okuyucuyu mekanik saatin gelişimi boyunca bir yolculuğa çıkarıyor ve saat kasası dekorasyonunun sanatsal ilerlemesinin daha büyük Avrupa sanatsal hareketlerinin tarzlarıyla nasıl el ele hareket ettiğini gösteriyor. İki yüzü aşkın tam renkli görselle cömertçe resmedilen kitap, yüzyıllar boyunca saat yapımındaki başyapıtların zengin bir keşfidir. The Masis Collection is one of the most comprehensive privately owned assemblages of pocket watches in the world. Focusing on the watch as a work of art, it encompasses over four hundred years of the watchmaker’s, enameller’s, and goldsmith’s craft. Featuring some of the earliest surviving portable timepieces, the collection includes watches that can be considered among the greatest European miniature works of art ever created. A lush and diverse collection, it is particularly rich in examples of gloriously painted Geneva enamels, particularly those of the Huaud family working in the Baroque period. Its strength also lies in the breathtakingly beautiful enamel watches made for export to China and Turkey in the early years of the nineteenth century. Written by renowned watch specialist Richard Chadwick, A Voyage Through Time takes the reader on a journey through the development of the mechanical watch, showing how the artistic progression of watch case decoration moved hand in hand with the styles of larger European artistic movements. Lavishly illustrated with more than two hundred full-color images, the book is a rich exploration of masterpieces in watchmaking through the centuries.

Yazar Özgeçmişi / Biography

Richard Chadwick, Avrupa'nın en ünlü saat uzmanlarından biridir ve Christie's Geneva'nın danışmanıdır. Kariyeri 30 yılı aşkın bir süre önce Londra'daki Sotheby's'in Saat ve Kol Saatleri Departmanında başladı. 1994 yılında Richard, Christie's London'a katıldı, burada bölüm başkanı oldu ve uzman saat müzayedelerinin geliştirilmesi ve tanıtımında geniş çapta bir öncü olarak kabul edildi. Cep saatleri ve geleneksel saatçilik konusunda özel bir bilgi birikimi ile 2015 yılında Vacheron Constantin tarafından dünyanın en karmaşık saati olan Reference 57260'ı halka açık olarak tanıtması için seçildi. Richard Chadwick is one of the most renowned watch specialists in Europe and a consultant to Christie’s Geneva. His career began over 30 years ago in the Clock and Watch Department of Sotheby’s in London. In 1994, Richard joined Christie’s London, where he became head of department and was widely recognised as a pioneer in the development and promotion of specialist watch auctions. With a particular knowledge of pocket watches and traditional watchmaking, in 2015, he was chosen by Vacheron Constantin to describe for its public unveiling, the Reference 57260, the most complicated watch in the world.

Kitap Adı / Book’s Name Zamanda Bir Yolculuk: Saat Başyapıtlarının Masis Koleksiyonu A Voyage Through Time : The Masis Collection of Horological Masterpieces

Kitap Yazar Adı/ Author Richard Chadwick

Yayınevi / Publisher Unicorn Publishing Group Editör /

Editor D.Masis Fotoğraf/ Photography Clarissa Bruce

Tasarım / Design Duman Media Ltd. Sayfa Sayısı /

Page Number 418 Ebat / Size 23,5 x 4,83 x 32,39 cm

Tür / Genre Antika & Koleksiyonluk Saatler ve Kol Saatleri / Antique & Collectable Clocks & Watches

ISBN / Barkod 9781913491024

 

₺2.000,00

Baskı sanatı, binlerce yıl önce yapılmış olan mağara duvarlarındaki el baskılarına dayanır. Ancak her ne kadar baskıresim sanatı yüzyıllar öncesine dayanıyor olsa da bu sanatla ilgili terimler günden güne kendini yenilemekte, yeni teknik ve malzemeler terminolojiye eklenmektedir. Bu sanat oldukça eskiye dayanıyor olmasına karşın zaman içerisinde kullanılan toksik maddelerin sağlığa ne kadar zarar verdiği görülmüş ve bu da sanatçıları daha güvenilir ürün bulma arayışına itmiştir. Ayrıca kimi malzemelerin de hem maliyet hem de erişim bakımından sıkıntılar oluşturması bakımından sanatçılar eldeki malzemelerle denemeler yapmaya başlamıştır. Bu ve benzeri sebeplerden ötürü günden güne hem kalıp olarak hem de boya ve çözücü olarak daha organik olana yönelim görülmüş, böylelikle deneysel anlamda yeni teknik, yöntem ve malzemeler ortaya çıkmıştır.
Bu kitap da söz konusu bu yenilikleri aktarma ve akademik araştırmalarda terimlerin anlamlarına erişimi sağlamada büyük bir kolaylık sağlayacak bir başvuru kaynağıdır. Üniversitelerin başta ilgili bölümlerinde okuyan lisans öğrencileri olmak üzere lisansüstü eğitimi alan ve bu alan üzerine çalışan araştırmacı ve uzmanlar ile akademisyenlerin de kullanma gereği hissedeceği baskı resim odaklı kısaltılmış bir terminolojidir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 159
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 4.2021
₺44,10

21. yüzyıl, bilgi temelli toplum yapısında köklü dönüşümlerin ve değişimlerin meydana geldiği bir dönemdir. Toplumsal hayatın temel dinamiklerinden biri olan eğitim olgusu da bu değişim ve dönüşüm sürecinden etkilenmiş ve geleneksel eğitim pratiklerinin yerine yapılandırmacı, çoklu zekâ, proje tabanlı öğrenme ile problem çözme, eleştirel düşünme, etkili iletişim gibi becerileri ön plana çıkartan kuram ve uygulamalara dayanan bir anlayışa kavuşmuştur. Dolayısıyla benimsenen bu öğrenme teorilerinin doğasına uygun yeni ölçme ve değerlendirme yaklaşımları geliştirilip uygulanmaya başlanması bir zorunluluk hâline gelmiştir. Oysa geleneksel değerlendirme, öğrencilerin sahip oldukları farklı bilgi, beceri ve gelişmeye açık yönlerini yeterince dikkate almayarak sadece öğrencilerin öğrenme sonunda hangi davranışları hangi düzeyde kazandıklarını tespit etmeye çalışan bir anlayışa sahiptir.

Bu nedenle 21. y. y. bireylerinin yetiştirilmesinde gerekli olan estetik duyarlılık, empati yapabilme, yaratıcılık, eleştirel düşünme, problem çözme, iletişim teknolojileri becerileri, esneklik ve uyum, girişimcilik ve öz yönetim gibi becerileri değerlendirebilecek araç ve yöntemlerin işe koşulması gerekmektedir. Sanat eğitimi doğası gereği bireyin kendini duygu ve düşüncelerini yorumlayarak ortaya koyması yönünde yapılan uygulamaları içeren bir eğitim sürecini kapsar. Elbette bu süreç içinde standart birtakım ölçme değerlendirme yöntemlerinin kullanılması, sanat eğitiminde belirlenen amaçlara ulaşma düzeyi hakkında doğru dönütler veremeyebilir. Dolayısıyla sanat eğitimcilerinin, öğrencileri öğretim programlarında belirlenen ölçütlere göre doğru ve güvenilir bir şekilde değerlendirebilmeleri için tamamlayıcı değerlendirme yöntem ve araçlarına ihtiyaçları vardır.

Bu kitapta sanat eğitiminde geleneksel değerlendirme yöntem ve uygulamalarının dışında tamamlayıcı değerlendirme yöntemlerinin kullanımına ilişkin örnekler verilerek farklı bakış açıları sunulmaya çalışılmıştır. Okul öncesinden üniversiteye kadar olan geniş bir süreci kapsayan eğitim dönemlerinde verilen sanat eğitimi derslerinde öğrencilerin değerlendirilmesinde kullanılabilecek yardımcı bir kaynak olması ümit edilmektedir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 110
En / Boy : 13.5 / 21.5
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 2.2021
₺32,40

Sanat nedir sorusuna birbirinden farklı binlerce cevap verilebilir belki de. Üzerinde uzlaşmaya varılamayan, nesilden nesle sürekli güncellenen güzide tanımlardan birine sahiptir sanat. Bu özelliğiyle birçok politik meseleden daha tartışmalıdır kim bilir! Sanat nedir sorusunun cevabı çok kolay olmasa da “Sanat neyi anlatır?” sorusunun cevabı görece daha basittir: Eğrisiyle, doğrusuyla, sevinciyle, hüznüyle, hırslarıyla ve masumiyetiyle insanı… İşte bu yüzden sanat, sadece sanatçıyı ve sanatseveri değil, herkesi ilgilendiren bir tuhaf kavramdır. İşte her şeyiyle insanı anlatan bu alana dair, her şeyiyle insanı anlamaya çalışan bir büyük adamın görüşlerine bu kapağın altında ulaşabilirsiniz…

Okurlara sunmaktan mutluluk duyarız !


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 344
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2021
₺29,25

eykel nedir? Bu sanat dalıyla ilgili başlıca unsurlar, kavramlar, teknikler ve yöntemler nelerdir? Biçimsel ve kavramsal açıdan heykel dünden bugüne nasıl bir dönüşüm geçirmiştir? Malzemeyle somutlaşan diğer sanat türleriyle heykelin ilişkisi nasıldır?

‘Heykel olan’ ve ‘heykel olmayan’ arasındaki sınırın belirsiz hale gelmesi yüzünden, kimileri bu soruları yanıtlamanın zorlaştığını, kimileriyse gereksiz hale geldiğini düşünüyor. Kafaların karışık olması doğal; çünkü ‘her şey heykeldir’ ya da ‘her şey heykel olabilir’ gibi bir algının, ortamın içindeyiz.

Mehmet Yılmaz, ele aldığı konuları kolay anlaşılır bir dille anlatıyor. Temel teknik uygulamaları görseller eşliğinde açıklıyor; simgesel önemdeki örnekler üzerinden ilerleyerek konuyu adım adım güncele taşıyor.
Ana uğraşı heykel olanların yanı sıra çağdaş kültürle ilgilenenler için de bir başvuru kitabı.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 224
En / Boy : 16,5 / 23,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2019
₺85,00

Sanat yaşamı anlamlandıran,başlı başınabir dünya, bir kültür değeridir. Sanatdünyayı anlamamızı, anlamaya çalıştığımız bu dünyayı değiştirmeye çalışmamızı ve değiştirirken değişmemizi sağlayan bir değerdir.Yalnız bu değerler bile sanatın okul izlencelerinde yer alması, öğretilmesi ve öğrenilmesi için haklı gerekçeleri oluşturur.

Günümüzde görsel kültürü de içine alarak kapsamı genişleyen sanateğitimi, disiplinler arası bir boyut kazanmıştır.Ancak yetkin bir sanateğitimi,hem kapsamı genişleyen sanata ve hem de değişen dünyayauyumu sağlamaya yardımcı olacaktır. Sanat eğitimi alanında Türkiye'nin en önemli isimlerinden olan Prof. Dr. Olcay Tekin Kırışoğlu'nunsanat ve eğitim konularında ufkumuzu genişleten değerli bir çalışma.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 240
En / Boy : 16,5 / 23,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2019
₺85,00

Mehmet Naci Dedeal, yaşamını çizgi dünyasında geçiriyor. Bilgisayar oyunları, çizgi roman ve çizgi filmlerin yanı sıra, Endüstri Ürünleri Tasarımcısı ve Eğitmeni olarak meslek hayatını sürdürüyor.

Deneyimlediklerini ve çıkarımlarını paylaşmayı seviyor. Alanına giren konularda kitapları var. Her fırsatta paylaşmayı sürdürmeye kararlı.
Bu kitapta da karakter tasarımı hakkındaki deneyimlerini ve önerilerini sizlerle paylaşıyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 440
En / Boy : 24 / 30
Kağıt Cinsi : Kuşe
Basım Tarihi : 6.2018
₺371,30

“Bir müzede ya da galeride sergilenen sanat eserini seyrettikten sonra, yaratıldığı atölyeye girmeye çalışırım. Ve orada, oluşum sürecinin hikâyesine ilişkin bir şeyler öğrenme umuduyla beklerim. Hikâyeye içkin umutlara, seçimlere, hatalara, keşiflere dair bir beklenti. Kendi kendime konuşur, atölyenin dışındaki dünyayı gözümde canlandırır, belki tanıdığım ya da asırlar önce ölmüş olan sanatçıya seslenirim. Kimi zaman yaptığı bir şeyden yanıt gelir. Hiçbir zaman bir neticeye varılmaz. Bazen her ikimizi de şaşırtan yeni bir alan açılır. Bazen de soluğumuzu kesen –bir gizin açığa çıkması gibi soluk kesici– bir hayal dünyası belirir.”

Berger’ın hayat boyu sanat ve sanatçılar üzerine kaleme aldığı yazılarını iki ciltte topluyoruz: İlki Portreler. Mağara resimlerinden günümüze kronolojik bir sırayla sunulan kitap, yazarın kelimelerle çizdiği sanatçı portreleri. Aynı zamanda Berger’ın alternatif sanat tarihi olarak da okunabilir. İkinci cildi ise Manzaralar adıyla yayımlayacağız.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 504
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2019
₺67,50

“Bir müzede ya da galeride sergilenen sanat eserini seyrettikten sonra, yaratıldığı atölyeye girmeye çalışırım. Ve orada, oluşum sürecinin hikâyesine ilişkin bir şeyler öğrenme umuduyla beklerim. Hikâyeye içkin umutlara, seçimlere, hatalara, keşiflere dair bir beklenti. Kendi kendime konuşur, atölyenin dışındaki dünyayı gözümde canlandırır, belki tanıdığım ya da asırlar önce ölmüş olan sanatçıya seslenirim. Kimi zaman yaptığı bir şeyden yanıt gelir. Hiçbir zaman bir neticeye varılmaz. Bazen her ikimizi de şaşırtan yeni bir alan açılır. Bazen de soluğumuzu kesen –bir gizin açığa çıkması gibi soluk kesici– bir hayal dünyası belirir.”

Berger’ın hayat boyu sanat ve sanatçılar üzerine kaleme aldığı yazılarını iki ciltte topluyoruz: İlki Portreler. Mağara resimlerinden günümüze kronolojik bir sırayla sunulan kitap, yazarın kelimelerle çizdiği sanatçı portreleri. Aynı zamanda Berger’ın alternatif sanat tarihi olarak da okunabilir. İkinci cildi ise Manzaralar adıyla yayımlayacağız.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 504
En / Boy : 13,5 / 21,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2019
₺73,50

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 112
En / Boy : 13 / 20,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2016
₺12,48

Bir sanat eserini sanat eseri kılan nedir? Ünlü düşünür ve sanat eleştirmeni Arthur C. Danto bu çok temel ve bir o kadar da karmaşık soruya yanıt arıyor. Sanat Nedir sanatın tanımlanamaz bir kavram olduğu yönündeki yaygın kanıya meydan okuyarak evrensel anlamı meydana getiren niteliklerin peşine düşüyor.

Danto'ya göre bir şeyin sanat eseri olduğunu belirleyen iki ana kriter vardır: Anlam ve cisimleşme. Sanat seyircisi de bunlara üçüncü kriter olarak yorumu katar. Danto argümanını oluştururken Platon'un Devlet'inden başlayarak Descartes, Kant, Hegel ve Heidegger gibi düşünürlerden yararlanıyor; Michelangelo, Poussin, Manet, Duchamp ve Warhol gibi sanatçıların eserlerini ele alıyor. Bu düşünsel yolculukta Sistina Şapeli'nin muhteşem tavanı, Duchamp'ın pisuarı, Warhol'un kutuları gibi dönüm noktası niteliğinde eserler bize eşlik ediyor. Danto'nun felsefi irdelemesinde, sanata dair pek çok güncel soruya da ufuk açıcı yanıtlar sunuluyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 168
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2017
₺16,80

Basım Dili : İngilizce
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 304
En / Boy : 27 / 32
Kağıt Cinsi : Kuşe
Basım Tarihi : .2011
₺300,00

Burun Sanatı; insan burnunun yapısal özelliklerini, coğrafi koşullara, tarihsel sürece, heykel ve resim sanatında işlenişine göre ele alıp estetik açıdan bilgi vermeyi hedefleyen bir çalışmadır.

Uzun yıllar heykel ve resim sanatıyla ilgilendim. Bunun etkisiyle doğal burun yapısını estetik açıdan heykel ve resim sanatından yola çıkarak örneklerle anlatmayı tercih ettim.

Burun, insanların karakteristik özelliklerini belirlemede de önemli rol oynayan ve yaşam kalitesini etkileyen bir organ. 

Konuya ilgi duyanlar ve bilgi edinmek isteyenler için Burun Sanatı’nın bir başvuru kitabı olacağını düşünüyorum.

-Güncel Öztürk-


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 368
En / Boy : 24,5 / 30,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2017
₺125,28

“Devasa bir hayali evrenin sınırlı bir yüzey üzerinde yoğunlaştırılması… Güneştekin’in resim dilindeki itici güç budur. Bu resimlerde perspektif yoktur, bunlar soyut resmin kurallarına göre örgütlenmiş de değildir ve nihayet İslami minyatürlerindeki resim dilinin izini de sürmezler. Ve bu resimleri, halı dokumacılığından bakır ve ahşap oymacılığına kadar hiçbir el sanatından hareket ederek anlayamayız. Tam da bu nedenle kapı imgesi açıklayıcıdır: Bezeme, geometri ve hat sanatı, İslami mimarinin merkezi süsleme unsurlarıdır; bu unsurlar, önemli binaların cümle kapıları üzerinde yoğunlaşır. Bu kapılar, cennet ve sonsuzluk motifleriyle bağlantılı olan büyülü bir etkiye sahiptir.

"Cenup Güneşi, Ahmet Güneştekin’in Güneydoğu Anadolu’nun Garzan kasabasında büyüyüp dünya çapında tanınan bir sanatçıya dönüşümünün izlerini adım adım sürüyor. Sanatçının öne çıkan eserleri ile bu eserlerin üzerine ünlü sanat eleştirmenlerinin yazdığı makaleleri bir araya getiren kitap, Güneştekin’in görsel dünyasının renklerini, ışığını, duygusunu, tekniğini ortaya koyan bir rehber niteliği taşıyor. Otodidakt sanatçının tarih, köken, mistisizm ve mitolojiyi harmanlayıp sanatın farklı disiplinlerinde ürettiği özgün eserlerin kapılarını açıyor…

 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 248
En / Boy : 23 / 26
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2017
₺135,20

Tüm dünyanın gözünde bir western yıldızı olan Clint Eastwood, bu söyleşilerinde oyunculuğunun yanı sıra yönetmenliğe başlayışını, yönettiği filmleri nasıl çektiğini, oyunculara tanıdığı serbestliği ve kadın rollerinin öne çıkmasını sağlayışını anlatıyor...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 384
En / Boy : 15 / 23
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2017
₺34,00

Bacon, Caravaggio, Cézanne, Dalí, Gaudí, Gauguin, Goya, Kandinsky, Leonardo da Vinci, Magritte, Matisse, Monet, Pollock, Rembrandt, Van Gogh, Warhol, Frank Lloyd Wright. Farklı ülkelerden, farklı akımlardan, sanat dünyasında iz bırakmış on yedi sanatçı. Ödüllü çizerlerin kitaplara özel çizdikleri illüstrasyonlarla her biri kendi başına da bir sanat eseri adayı olan on yedi kitap. hep kitap “İşte” dizisiyle sanatseverleri keyifli bir yolculuğa çıkarıyor. Dizinin son iki kitabı ise İşte Frank Lloyd Wright ve İşte Gaudí.

Hayatını radikal değişiklikler ve talihsizlikler arasında geçiren bir usta. Müthiş bir öğretmen. Yaptığı evlerin içini de birer sanat eserine dönüştüren bir mimar. Kimi zaman bir idealist, kimi zaman bir kaçık. Peşini bırakmayan yangınlara inat bugün bile insanların hayranlıkla baktığı eserler bırakmış bir sanatçı: İşte Frank Lloyd Wright.

Sanat tarihçisi Ian Volner’ın bilgisi ile çizimlerinde insanlar ve mekânlar arasındaki ilişkilere yoğunlaşan Michael Kirkham’ın illüstrasyonları birleşiyor, okuru tanınırlığına rağmen anlaşılmaz kalmayı başarmış bu sanatçının ayak izlerinin peşinden sürüklüyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 80
En / Boy : 17 / 22
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2017
₺41,65

Bacon, Caravaggio, Cézanne, Dalí, Gaudí, Gauguin, Goya, Kandinsky, Leonardo da Vinci, Magritte, Matisse, Monet, Pollock, Rembrandt, Van Gogh, Warhol, Frank Lloyd Wright. Farklı ülkelerden, farklı akımlardan, sanat dünyasında iz bırakmış on yedi sanatçı. Ödüllü çizerlerin kitaplara özel çizdikleri illüstrasyonlarla her biri kendi başına da bir sanat eseri adayı olan on yedi kitap. hep kitap “İşte” dizisiyle sanatseverleri keyifli bir yolculuğa çıkarıyor. Dizinin son iki kitabı ise İşte Frank Lloyd Wright ve İşte Gaudí.

Modern zamanların en aykırı ve en sıra dışı miraslarından birinin sahibi… Ömrü boyunca “şu deli, sofu mimar” olarak tanınsa da günümüzde bıraktığı eserlerle tüm dünyayı etkilemeye devam eden bir yetenek. Doğa sevgisini, yarattığı binaların her detayına özenle yerleştiren, hayatını adadığı Sagrada Família projesinin tamamlanmamış haliyle bile görenleri hayrete düşüren bir dâhi: Gaudí.

Mimarlık tarihçisi Mollie Claypool’un bilgi birikimi ve Christina Christoforou’nun birbirinden güzel illüstrasyonları birleşip kendini sanatına adayan bir mimarın küçük odasına kadar hayatının her anını gözler önüne seriyor. Ve karşınıza İşte Gaudi çıkıyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 80
En / Boy : 17 / 22
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2017
₺41,65

"Dünya sinemasına damgasını vuran akımlara bakıldığında, en kalıcı ve başarılı akımların gerçekçilik temeli üzerine inşa edilenler olduğu görülmektedir; Sovyet Toplumsal Gerçekçiliği, Şairane Gerçekçilik, Belge Okulu, Özgür Sinema, Yeni Gerçekçilik, Yeni Dalga, Yeni Sinema ve Dogma Akımı… vb. Birçok sinema yazarı ve tarihçisi Türk sinemasında belli bir akım oluşmadığı yönünde hem fikirdir. Türk sinemasında akımlardan ziyade çeşitli yaklaşım biçimleri olduğu söylenebilir. 1950 sonrası tek partili dönemden çok partili döneme geçişten itibaren, Türk sineması Sinemacılar Dönemi’ne girer. Bu andan itibaren de, 1950 öncesinden çok daha bilinçli yönetmenler sinemamızda çalışmalarına hız vermişlerdir.

Ömer Lütfi Akad’la birlikte sinemamızda gerçekçi dokunuşlar görülmüştür. Ardından Halit Refiğ, Metin Erksan, Yılmaz Güney gibi usta yönetmenler zaman zaman filmlerinde gerçekçi yaklaşımlar göstermişlerdir. Ancak özellikle 1990 sonrası sektöre giren bazı yönetmenler, gerçekçi üslubu yardımcı bir öğe olmaktan çıkarıp temel bir araç olarak kullanmaya başlamışlardır."

Bu kitap sanatta gerçekçilik ve dünya sinemasında gerçekçi akımları incelerken bir yandan da Nuri Bilge Ceylan, Derviş Zaim, Seren Yüce, Semih Kaplanoğlu, Uğur Yücel ve Zeki Demirkubuz gibi yönetmenlerin gerçekçi filmlerine odaklanarak okuyucularına yeni bir ufuk açıyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 188
En / Boy : 13,5 / 21,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2016
₺57,40

Mare Nostrum, Mussolini Dönemi’nde Erken Cumhuriyet Türkiyesiyle temas kurmuş farklı meslek gruplarından İtalyanların, benlik ve öteki kurgularını, kimlik inşa süreçlerini, ulusal ve uluslar-ötesi referans sistemini, kent, mekân, toplum, tarih ve mimarlık algılarını, içinde bulundukları profesyonel, ideolojik, toplumsal, bireysel/duygusal bağlamla ilgili üretmiş oldukları söylem, kavram ve imge dağarcığını eleştirel söylem analizi aracılığıyla açımlıyor ve sorunsallaştırıyor.

Yazar, Mussollini İtalya’sı ve Kemalist Türkiye arasındaki çok katmanlı ilişkiler ağını, mimarlık tarihinden kültür ve mekân sosyolojisine, toplumsal tarihten post-kolonyal çalışmalara varıncaya kadar geniş bir yelpazede disiplinlerarası bir yaklaşımla ele alıyor. Bu çalışma Türk-İtalyan ilişikleri alanında önemli bir boşluğu doldurduğu gibi yapılacak yeni çalışmalar için de bir zemin oluşturuyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 380
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2018
₺61,75

İnsanlar, duygusal doyum sağlatan ve doyuma ulaştıran kaynaklar arasında kendi beğenilerine uygun bulduklarını ifade etmek ve tercih etmek özgürlüğüne sahiptir. Dinlenilen bir müzik, okunan bir kitap, seyredilen bir film onlarda duygusal heyecanlar uyandırır. Bizleri bir anda etkileyen heyecanların ötesinde bir sanat yapıtından alınan haz duygusunun algılanarak kavranabilmesi için insanların bir eserin inceliğini ya da bütünlüğünü görebilmesi, müzikteki hüznü ya da coşkuyu duyabilmesi, bir renk grubunun canlılığını fark edebilmesi, bir romanın gücünü hissedebilmesi gerekmektedir. Bireyler bu özellikleri algılayamadıkları sürece estetik zevk, değerlendirme ve bu değerlendirmeye dayalı yargılar yetersiz kalır.

Her insanın dünyaya geldiği ilk günden itibaren güzele olan eğilimi ve güzellik karşısında duyduğu haz, sanatı anlamada, kavranmasında ve sorgulanmasında öncelikli olmuştur. Ancak sanat güzelle eş anlamlı değildir. Bu noktada, anlatılmaya çalışılan güzel yani sanatsal güzel sadece ve sadece insan elinden çıkmış, insan yaratısı olan güzeldir. Bizim duygusal doyum almamıza neden olan bir sanat eseri ise bu doyumun kaynağı ‘estetik beğeni’ olarak tanımlanır. Estetik; güzeli sorgular ve sanat eserini güzel yapan nitelikleri irdeler.

Güzel sadece sanatçıların değil sanatla ilgilenen, sanatı seven herkesin sorunudur. Güzele ulaşmak için gösterilen çaba, bireyin beğenme duygularını güzeli, daha güzeli ve nihayet en güzeli bulmaya doğru yönlendirir, geliştirir ve inceltir. Sanat alanında zevklerimizin ve beğenilerimizin arıtılması, güzelin evrensel bir değer olarak kabul edilmesi, sanata bakışta beğenilerimizin ortak bir noktada birleşmesi uluslararası ortak bir dilin oluşmasına bağlıdır.

Bu kitap, estetik yargının gerekçelendirilebilmesi ve bizde haz duygusu uyandıran o varolanın ne kadar sanat eseri sayılabileceğini irdeleyen ve estetiğin temel kavramlarını gösteren bir giriş niteliğindedir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 208
En / Boy : 17 / 24
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2015
₺93,50

Sanat eseri üretmemiş hiç bir toplum yoktur. İnsanlar için tasvir, süsleme, hikaye anlatıcılığı ve müzik, kuşların yuva yapabilmesi kadar doğaldır. Sanatın aldığı biçimler farklı zaman ve mekanlarda, toplumsal ve kültürel şartların etkisiyle kökten bir biçimde değişime uğramıştır. Bu sanatsal çalışmaların kökensel amacı neydi ve onları bugün nasıl anlayabiliriz? Sanat neden tarihin belli dönemlerinde serpildi? Neden bazı sanat eserleri bu denli önemlidir? Sanatın Tüm Öyküsü, sanatı ilkel toplumlardan beri dünya çapında yaşanan toplumsal ve kültürel gelişmeler bağlamına yerleştiren net ve doğrudan bir tarihsel panoramayla başlıyor. Kronolojik olarak düzenlenmiş bu kitap sanatsal gelişmelerin izini dönemden döneme ve akımdan akıma sürüyor. Görsellerle desteklenen geniş kapsamlı metin, resimden heykele, kavramsal sanattan performans sanatına, sanatın tüm üsluplarını barındırıyor. Belli başlı sanatçıların çalışma ve fikirlerinin ayrıntılı analizleri, bir sanatçının diğer sanatçıları nasıl etkilediğini ve çalışmalarıyla neye erişmeye çalıştığını ortaya koyuyor. Detaylı kültürel tarih cetveli ise tarihsel bağlamları aydınlığa kavuşturuyor. Ayrıca bu kitapta her dönemin veya akımın tanımlayıcı özelliklerini somutlayan başyapıtlar detaylarına kadar analiz edilip vurgulanıyor. Renk kullanımından görsel metaforlara, teknik yeniliklerden kalıcı miraslara her şey açıklanıp size dünyaca ünlü başyapıtların anlamını yorumlama fırsatı sağlanıyor. Babür minyatürlerindeki karmaşıklık karşısında şaşırıp kalacak, 19.yüzyıl Japon baskılarının önemini öğrenecek; Seurat’ın olağanüstü La Grande Jatte serine ilham kaynağı olan renk teorilerinin ardındaki bilimi anlayacak ve Picasso’nun Avignonlu Kızlar eserinin kendi döneminde neden bir şok etkisi yarattığını keşfedeceksiniz. En eski tarih öncesi yontulardan ve mağara resimlerinden beri insanlık yaratıcı etkisini kaydetme ihtiyacı hissetmiştir. Bugün, çizme, resmetme ve yontma isteği her zamankinden daha belirgin ve bize kim olduğumuzu, nasıl yaşadığımızı, hatırtlatmaya devam etmekte. Eğer sanatı seviyor ve daha iyi anlamak istiyorsanız Sanatın Tüm Öyküsü’nün sayfalarından başka bir yere bakmaya ihtiyacınız yok. Şimdiye kadar yayımlanmış en kolay anlaşılır dünya sanat tarihi kitabı En bilinen eserlerin 1100’den fazla renkli illüstrasyonu Resim ve heykelcilikten kavramsal sanata kadar bütün sanat türleri Akıcı ve kolay okumaya elverişli sayfa tasarımı


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 576
En / Boy : 18 / 25
Kağıt Cinsi : Kuşe
Basım Tarihi : 1.2017
₺288,00

Ülkemizde oyunculuk eğitimi konusundaki kaynaklar oldukça sınırlıdır. Özellikle bu eğitimin başlangıç noktası sayılabilecek olan ‘oyunculuk sınavları’ üzerine bütünlüklü ve yöntemli bir çalışmanın eksikliği kendini yakıcı bir biçimde hissettirmektedir.

Bu kitap hem oyunculuk sınavlarına hazırlanan adayların, hem de onları bu sınavlara hazırlayan eğitmenlerin ellerinden bırakamayacağı bir başucu çalışması olarak önemli bir boşluğu dolduracaktır.

Cengiz Toraman, yaşanmış örneklerle pekiştirilmiş deneyimlerini ve bilgisini içten ve akıcı anlatımıyla birleştirerek oluşturduğu bu değerli çalışmasıyla, yalnız adaylara ve eğitmenlere değil, oyunculuk sanatıyla ilgilenen herkese ışık tutacaktır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 184
En / Boy : 12 / 18
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2017
₺18,75

1950’li yıllar, Türkiye Sineması için açılan yeni bir perspektifin yıllarıydı. Yeşilçam adı işte bu yıllarda gelmiş ve Türkiye Sineması’nı etkisi altına alarak, varlığını uzun yıllar sürdürmüştü. Bu yıllarda tek parti iktidarının da ortadan kalkmasıyla Türkiye toplumu değişim sürecine hızla girmiş, köyden kente göç artmış ve sinema kültürü de popülizmin en önemli akımı haline gelmişti. Durum böyleyken film kalitesi de popülist kültürün kalitesine bürünmüş ve sektörde büyük bir tekleşme başlamıştı. 1960’lara gelindiğinde ise devletçi anlayış yerini özel sektöre bıraktığı için kapitalizm hızla insanları tüketime doğru itmiş ve sinema da bundan nasibini almıştı. Hal böyleyken toplumcu gerçekçi akıma ihtiyaç en çok bu dönemlerde hissedildi ve edebiyatta olduğu gibi sinemada da toplumcu gerçekçi anlayış etkisini göstermeye başlayarak bu anlayışta filmler ortaya çıktı. Kapitalizmin çok da hoşlanmadığı bu akıma karşı birçok film sansürlendi ve yasaklandı. Zaten yapılamaz olan sinema emekçiliği bu yıllardan sonra da daha zor hale gelmiş oldu.

Türkiye işçi sınıfı sinemada nasıl temsil edilmektedir?

Sınıf bilinci, sınıf kültürü, sınıf mücadelesi ve örgütlenme açısından nasıl sunulmaktadır?

İşçiler gündelik hayatta nasıl tasvir edilmektedir?

Tüm bu sorulara cevap arayan, Mustafa Kemal Coşkun’un yayına hazırladığı Emekçileri İzlemek kitabı Türkiye Sineması’na damga vurmuş dokuz filmi anlatan makalelerden oluşuyor. Geçmişten günümüze Türkiye Sineması’nın seyrettiği yolu, üreten ve yaratan köylü ve işçi emekçilerin sinemeya yansımalarını konu alıyor. Türkiye’nin geçmişine ve gününe vurgu yapan bu kitap hayatın içinden bizim ve beyazperdeye yansımış emekçilerin hayatlarını toplumun sosyolojik yönlerini ele alarak okuyucusuna sunuyor.

 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 184
En / Boy : 13 / 19
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2017
₺21,25

 

2013 yılında, bağımsız bir sanat enstitüsü tasarısı ile kurulan Bozlu Art Project, çalışmalarını sanatın her alanına temas eden bir bakış açısıyla sürdürüyor. Bozlu Art Project, Şişli Mongeri Binası’ndaki sanat-araştırma merkezi ve Nişantaşı’nda bulunan galeri mekânıyla modern ve çağdaş sanatın önemli isimlerinin sergilerinden sanat yayınlarına, konuyla ilgili düzenlenen seminerlerden kütüphane ve arşiv çalışmalarına çok çeşitli bir faaliyet alanına ev sahipliği yapıyor.

Bozlu Art Project’in Nişantaşı’ndaki sanat galerisinde 2013 yılından itibaren düzenlemeye başladığı sergilere paralel olarak gerçekleştirdiği sanatçı konuşmaları da bu faaliyetlerin önemli örneklerinden. İlk olarak Ali Alışır’ın “Sanal Manzaralar” sergisiyle başlayan ve Bozlu Art Project bünyesinde düzenlenen sergilere eşlik eden konuşmalar boyunca Özdemir Altan’dan Utku Dervent’e, Ali Teoman Germaner’den Server Demirtaş’a kadar pek çok önemli ve farklı jenerasyona mensup sanatçı ağırlandı. Genel olarak konuşmanın düzenlenmesine vesile olan güncel sergiden hareketle kurgulanan konuşmalarda sanatçının gerek sanat serüveninde nasıl duraklara uğradığı gerek sanatsal bakış açısının nasıl şekillendiği gibi konular izleyiciye açık biçimde tartışılıyor.

Sanat tarihçisi Özlem İnay Erten’in hazırladığı Bana Sanat Nedir Dersen? isimli kitap, 2014 yılının sonundan itibaren Bozlu Art Project bünyesinde gerçekleştirilen sanatçı konuşmalarını kapsıyor. Tüm sanatçıların yeniden gözden geçirdiği bu konuşmalar Türk sanat tarihi yazınına özgün ve nitelikli bir katkı yapma isteğiyle bir araya getiriliyor. Ayrıca konuşma metinleri, karma sergiler sırasında oluşturulan belgesel metinleriyle de destekleniyor. Bu vesileyle Mehmet Aksoy, Rahmi Aksungur, Ali Alışır, Özdemir Altan, Koray Ariş, Beyza Boynudelik, Aydın Büyüktaş, Hakan Çınar, Server Demirtaş, Utku Dervent, Osman Dinç, Evren Erol, Candeğer Furtun, Ali Teoman Germaner (Aloş), Nur Gürel, Meriç Hızal, Tülay İçöz, Kazım Karakaya, Çağatay Odabaş, Meliha Sözeri, Seyhun Topuz, Özer Toraman, Utku Varlık, İlker Yardımcı, Semih Zeki’yi farklı konularda konuşurken okuyabiliyoruz.

Bana Sanat Nedir Dersen? farklı disiplin ve jenerasyona mensup sanatçıların yaşamsal öykülerine, sanat serüvenlerine ve en önemlisi sanatın kendisine olan bakış açılarını, bizzat sanatçıların kendi ağzından aktaran bir çalışma. Ayrıca Bozlu Art Project bünyesinde kurulan ve kurumun yayın ayağını üstlenen Bozlu Sanat Yayınları’nın devamını getirmeyi amaçladığı kitapların önemli örneklerinden birisini de oluşturuyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 207
En / Boy : 22 / 26
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2017
₺126,00

Benjamin, Barthes ve Fotoğrafın Tekilliği, yirminci yüzyılın en önemli entelektüel kişiliklerinden ikisini yeni bir bakış açısıyla karşılaştırıyor. Benjamin’in ve Barthes’ın fotoğrafla ilişkilerinin şimdiye kadar keşfedilmemiş boyutlarını araştırırken bir yandan da bilindik metinlere yeni yorumlar getiriyor; ancak yakın geçmişte ortaya çıkarılmış olan kaynakları çözümlüyor. Çalışmalarının farklı tarihsel, felsefi ve kültürel bağlamlarına karşın, Benjamin ile Barthes’ın, yalnızca fotoğrafa özgü benzer konular ve sorunlarla –fotoğraf ve ona bakan kişi arasında, benlik ve öteki arasında yaşanan bir yüzleşme şeklindeki ilişkinin yanı sıra zaman, öznellik, bellek ve kayıp arasındaki dinamik bağ dahil- ilgilendiklerini ileri sürüyor. Her iki yazar da fotoğrafın algınlanışının “tekil olayına” ve bunun fotoğraf imgelerinin gücünden, keskinliğinden kaynaklanan etik, varoluşçu boyutlarına vurgu yapıyor. Fotoğraf tarihi ile kuramı, kültürel eleştirellik, otobiyografi arasındaki karmaşık ilişkiyi eşleştiren bu kitap yalnızca tarihçilerin ve fotoğraf kuramlarının değil, edebi ve kültürel çalışmalar yürüten akademisyenlerin de fazlasıyla ilgisini çekecek.

Benjamin ile Barthes’ın fotoğraf ve ona bakan kişi arasındaki etkileşime dair vizyonları arasındaki bağlantılar ağının özenle izini süren bu kitap, paha biçilemez bir eleştiri örneği sergiliyor. Kathrin Yacavone’nin çalışmasını, fotoğraf fenomenolojisine ciddi anlamda ilgi duyan ya da bir fotoğraf imgesinin tekil etkisini hissetmiş herkesin mutlaka okuması gerek.

- Micheal Sheringham, Marchal Foch Fransız Edebiyatı Profesörü, All Souls Koleji, Oxford Ünviersitesi

Benjamin’in ve Barthes’ın fotoğraf üzerine çalışmalarının karşılaştırılmalı incelemesi olan bu kitap, bir ilk! Doğrudan doğruya, fotoğraf üretimini ve okumasını içeren etik olgusuna hitap ediyor.

- Elizabeth Stewart, İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümü, Yeshiva Üniversitesi, New York


Kathrın Yacavone Birleşik Krallık'taki Nottingham Üniversitesi'nde Fransızca ve Frankofoni Çalışmaları Bölümü'nde ders vermektedir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 247
En / Boy : 15 / 23
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2015
₺36,00

Batı sanatı tarihinde Barok dönemin en ünlü ressamlarından Caravaggio, resimlerinde ışığa verdiği önemle, kullandığı renklerle, kompozisyonlarıyla bir ekol oluşturan usta bir sanatçı. Tutkulu bir tenis oyuncusu. Korkmadan ve umut etmeden yaşayan özgür bir ruh.

On yedinci yüzyıl İtalyan sanatına damgasını vuran bu önemli kişilik, günlük yaşamındaki agresif tepkileriyle çevresindekileri belki de çileden çıkarıyordu ama yeteneğiyle, çalışkanlığıyla, dünyayı algılama ve bu algısını tuvale aktarma biçimiyle, tekniğinin, üslubunun gelişmesinde ona yol gösteren entelektüel birikimiyle, eğlenceli sohbetleriyle herkesi kolaylıkla etkilemeyi de başarıyordu. Ressam, eserleriyle bugün bile herkesi etkilemeye devam ediyor.

Hayalperest Yayınları’nın hazırladığı “Sanatın Büyük Ustaları” serisinde yer alan bu kitap, okurların onun üretkenliği, dünya görüşü ve eserleri hakkında derin bir fikir sahibi olmasını sağlıyor. Eserlerini mercek altına alarak ressamın hem kişisel ve mesleki ilişkilerinin hem günümüzde, sanat tarihinde bulunduğu mertebenin hem de kendisinden sonraki ressamlar üzerinde bıraktığı etkinin kavranmasına yardımcı oluyor.

Doksan altı sayfadan oluşan kitap, içerdiği görsellerle birlikte metnin içeriğini zenginleştiren notlar bölümüyle okura katmanlı bir okuma imkânı sağlıyor. Bu kitap, “karanlıklar prensi” olarak da anılan Caravaggio’nun loş dünyasına açılan kapının anahtarını veriyor ve işin geri kalan kısmını okura bırakıyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 96
En / Boy : 16,5 / 21
Kağıt Cinsi : Kuşe
Basım Tarihi : 10.2015
₺36,00

İzlenimcilik Nasıl Okunur, sanatı sonsuza dek değiştiren ve Monet, Renoir, Degas, Seurat, Cassatt gibi birçok ressamın tanınmasına neden olan on dokuzuncu yüzyıl akımına ilişkin yeni, özgün bir inceleme.

James Rubin, bu kitabı sanatçılar üzerinden ya da kronolojik olarak değil; şehir manzaraları ve yaşamı, iç mekan ve natürmortlar, aile ve arkadaşlar gibi farklı ortak temalara göre oluşturuyor. Böylece okurları İzlenimci akımla ilgili eleştirel ve analitik düşünmeye sevk edecek araçları sağlamış oluyor. Sanatçıları, modern temaları ele almaya, özgünlüğe ve bağlılıkla çalışmaya iten ortak hareketi (momentum) yeni bir anlayışla incelemeyi öneriyor. Bellibaşlı eserleri karşılaştırarak iyi bir resim okuması yapan Rubin, canlı renklerle yapılmış etkileyici resimleri seçerek dönemin geniş görsel kültürü, İzlenimci sanatçılar ve bu sanatçıların kendi kariyerleri arasında bağlar kuruyor; İzlenimcilik tarihini, tümüyle yeni bir biçimde ele alıyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 407
En / Boy : 17 / 24
Kağıt Cinsi : Kuşe
Basım Tarihi : 11.2015
₺136,00

Sanattaki biçim elemanın insandaki devamlı karşılığı güzellik duygusudur. Değişmez olan duyarlılıktır. Değişen, insanın algılarını ve zihinsel hayatını soyutlaştırarak, kendi başına kurduğu anlayıştır ve sanattaki değişken elemanı, yani ifadeyi buna borçluyuz. Sanat eseri bir bakıma kişiliğin kurtuluşudur. Normal olarak duygularımız baskı altında ve dizginlenmiştir.

Bir sanat eseri üzerinde durduğumuz zaman ansızın bir boşanma olur. Bu sadece bir boşanma değil -sempati de duyguların bir boşanmasıdır- aynı zamanda bir yükselme, gerginleşme ve yücelmedir. İşte sanat ve duygululuk arasındaki ayrılık budur: duygululuk bir boşanma fakat aynı zamanda duyguların gevşemesi ve rahatlamasıdır. Sanat ise bir boşanma fakat aynı zamanda bir dizginlemedir. Sanat tutumlu bir duygu, iyi biçim yaratan bir heyecandır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 188
En / Boy : 15 / 23
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2017
₺33,60

İki temel bölümden oluşan kitabın ilk bölümünde yazar, kurgunun bir sanat olarak gerçekliğini sorguluyor. Ancak bu anlamda bir yargıya varmadan önce, sinemanın yedinci sanat olarak kabulünden günümüze, kurgunun tarihsel sürecine mercek tutuyor ve yargısını sinema tarihinden verdiği açıklayıcı örneklerle zenginleştiriyor.

İkinci bölümde ise, Potemkin Zırhlısı’nı merkeze alarak, kurgunun temeli, işlevi, sınıflandırılması ve türleri hakkındaki düşüncelerini uygulama örnekleriyle sunuyor. İlk sinema enstitüsünü kuran, kurgu-montaj sözcüğünü ilk kez kullanan Sovyet sineması kurgu tarzının önderi Kuleshov'a göre kurgu, filmin temelidir. Öğrencisi olan Eisenstein ise, en az Kuleshov ve Pudovkin kadar kurguya önem vermiştir. Ancak onlardan farklı olarak kurguya entellektüel değer katmıştır. 
 
Seyircinin bir planın, bir hareketin üzerinde durduğunu ve bu plan ya da hareketin bir anda dünyanın alışıldık anlamını değiştirdiğinin altını çizmektedir. Eisenstein’ın yapısı seyirciye görünmez. Görüntüyle özdeşleşme çerçevesinde planlar kendisiyle yüzleşmenin bir yoludur. Kendimizle ilgili olanları görüntüdeki “öteki” ile bağlantısını, kendi yaşamımızı görüntüde bulma isteği ilgimizi çekmektedir. Plan ile izleyici arasındaki uzaklığı sabitleştirerek, o anda gerçek yaşamla uzak oldukları gibi, Eisenstein’ın planları bir kadraj oyunu oynar ve sessiz olmasına rağmen filme, bakış açısıyla, gerçek etkisi verir. Oyuncunun rolünü oynaması, müzik ve seslerin armonisi, boyut ve renklerin uyumu, görüntü ve fikirlerin kaynaşması… Bütün bunlar görsel bir sanat olan sinemanın ortaya çıkmasında kullanılan temel araçlardır. Aralarında benzerlik aranmaz.

Bu olayları bir araya getiren, filmin ortaya çıkmasında son noktayı koyan, kurgu olayıdır!


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 165
En / Boy : 15 / 23
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2014
₺31,20

21. yüzyıl sanatının sürekli değişen, sık sık da kafa karıştıran dünyası, önemli bir sanat yazarının iddialı ve çarpıcı araştırmasıyla incelendi.

Günümüz sanatçıları, insanı zorlayan, karmaşık ve genellikle kafa karıştıran yapıtlar üretiyorlar. Bu kitap, dünyanın dört bir yanındaki müzelerde, galerilerde sergilenen geniş yapıt yelpazesini anlamayı ve bunlardan haz almayı sağlayan bir kılavuz sunuyor.

Kitapta, son yirmi yıl içinde dünya genelinde üretilen, aralarında fotoğraf, yerleştirme, heykel, resim, video, performans ve benzerlerinin de bulunduğu iki yüzden fazla sanat yapıtı yer alıyor. Kitabın yazarı Michael Wilson; Francis Alys, Allora ve Calzadille, Luc Tuymans, Marina Abramovic gibi bugün dünya çağında bilenen çalışmalar yapan ünlü sanatçıların yapıtlarını içeren kapsamlı bir seçkiyle konuyu irdeliyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 400
En / Boy : 17 / 24
Kağıt Cinsi : Kuşe
Basım Tarihi : 4.2015
₺136,00

Bu albümün birden çok özelliği var. Birincisi Şeker Ahmet Paşa’dan günümüze Türk resim tarihinin önemli adlarının ürünlerini bu albümde eksiksiz göreceğiz. Ikincisi Türk resim tarihini ana hatlarıyla bu albümde öğreneceğiz. Albümdeki ressamlar, sonsuzluğa uğurlandılar, eserleriyle yaşıyorlar.

Çağımız bilim çağıdır. Öğretici olmayan çalışmalar eksik bir hüviyet taşırlar. Bunun gereği de sanat tarihini, resim tarihini, bir bütün halinde öğrenmekten geçer, işte bu bilgilendirme de bu tür albümlerin ana hedeflerindendir.

Bana göre ‘Türk Resminin Köşe Taşları’ albümünün en önemli yanı da Türk resmine damga vuran ressamların ilk defa bir araya gelmesidir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 282
En / Boy : 24 / 33
Kağıt Cinsi : Kuşe
Basım Tarihi : 4.2017
₺288,00

İzlenimci ressamlar arasında dünya genelinde en çok tanınan isimlerden biri, kuşkusuz, Pierre-AugusteRenoir’dı. Özellikle Tekne Partisinde Öğle Yemeği ve Le Moulin de la Galette’de Dans adlı ünlü resimlerinin röprodüksiyonlarıyla sık sık karşılaşılan Renoir, sanat kariyerine porselenlerin üzerine dekoratif resimler yaparak başlamıştı. Kısa sürede kat ettiği yol, onun azminin ve çalışkanlığının göstergesiydi.

On dokuzuncu yüzyılın sonunda iyi bir portre ressamı olarak anılmak, pek çok İzlenimci ressamı rahatsız edebilirdi ancak bu, Renoir için geçerli değildi. 1880’li yılların başındasanata bakış anlamında İzlenimci ressamlarla yolları ayrılmış olsa da dostlukları sürdü. Uyumlu, ılımlı, çatışmadan kaçınan kişiliğiyle dikkat çeken ressamın geniş bir arkadaş grubu vardı. Koleksiyonerlerden, sanat tüccarlarından, dönemin Paris’inin ünlü gazetecilerinden oluşan çevresinde sevilen bir kişilik haline gelmişti. Resimlerinde seçtiği renk tonlarıyla, orantılı ve dengeli kompozisyonlarıyla halkın da ilgisini üzerinde toplamıştı. İngiltere Kraliçesi Victoria şerefine hazırlanan kataloğa eser vermesi konusunda gelen teklif, ününe ün katmıştı.

Hayalperest Yayınları’nın “Sanatın Büyük Ustaları” serisine ait bu kitap, Pierre-AugusteRenoir’ın sanatının yanı sıra iç dünyasına da siyaset ve toplum hakkındaki görüşlerine de yer veriyor. Modernliğin öne çıkarıldığı bir çağda, modern kent anlayışı içinde ve modern bir toplum kurma çabalarına şahit olarak resim çalışmalarını sürdüren Renoir’ın bakış açısı, her birey gibi onun da bu dönüşüm sürecinin sancılarını yaşadığını gösteriyor. Bu kitap, ressamın, kadınların iş ve toplum hayatında özgürleşme mücadelelerine verdiği tepkilerden Dreyfus Davası sırasında benimsediği “tarafsız” tutuma kadar pek çok konudaki fikrini merak edenlere ışık tutuyor. Notlarla ve resim açıklamalarıyla zenginleştirilen metin, okura katmanlı bir okuma fırsatı veriyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 96
En / Boy : 16,5 / 21
Kağıt Cinsi : Kuşe
Basım Tarihi : 3.2017
₺36,00

“Kaligrafik ve Tipografik Deneysel Tasarımlar” kitabı yazı, kaligrafi ve tipografi eğitimi alanındaki sanatçı ve tasarımcı eğitmenler, hocalar için bir kılavuz olarak planlanmıştır. Diğer yanda sanat ve tasarım fakültesi öğrencilerine görsel kaynak olması (grafik tasarım projelerini ele alırlarken sunulan çözümlemeler ve yöntemleriyle referans bir kitap olması) amaçlanmıştır.

Tüm bu nedenlerden dolayı, bu yayının hedef kitlesi hem akademik hem de uygulama (piyasa) ortamlarında (ister düşünsel/teorik, ister uygulamalı/pratik) üst düzey çalışmalar üretmek için tüm yönleriyle yazı, kaligrafi ve tipografi projeleri hakkında görsel çözümler, yöntemler ve sonuçlar arayan herkes içindir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 206
En / Boy : 24 / 26
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 11.2017
₺72,00

Leonardo da Vinci, ününe ün katmak isteyen Kral 1. François’in daveti üzerine bugünkü adı Clos Lucé Şatosu olan Clox Şatou’na geldiğinde yıl 1516’dır. Fakat 1503 yılında Floransa’da yapmaya başladığı Mona Lisa tablosunun ünü, Leonardo da Vinci’den çok daha önce Clox Şatosu’na ulaşmıştır.

Kral 1. François’nın Üstat’ın hizmetine verdiği genç çırak Lorenzo, bu ünlü ve Mona Lisa’nın gizemli gülümsemesi hakkında sorular sormaya başlar. Leonardo da Vinci, geçmişte yaşadığı olaylardan hareketle tablonun sırrı hakkında farklı hikâyeler anlatır. Üstat, bu hikâyelerin hangisinin gerçek, hangisinin kurmaca olduğu sorusunun cevabını muhteşem dehasına özgü bir şekilde dinleyicinin hayal gücüne bırakır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 56
En / Boy : 24,15 / 31,5
Kağıt Cinsi : Kuşe
Basım Tarihi : 9.2017
₺28,00

Madrid yakınlarında, “Sağır Adamın Köy Evi” adı verilen eve taşındığında Goya, 73 yaşındadır. Hayat arkadaşı Leocadia Weiss ve onun kızı Rosario ile birlikte bu evde yaşamaya başlarlar. Goya, sağırlığının yol açtığı büyük bir karamsarlık içindedir. Bu ruh hâliyle evin duvarlarına Kara Resimler’i (Pinturas negras) yapmaya başlar. Kuşkusuz bu resimlerin en ünlüsü Çocuklarını Yiyen Satürn adlı tablosudur. İnsanlar bu Kara Resimler’e yapıldıkları günden itibaren hem korku hem de büyük bir hayranlık içinde bakarlar.

Kendisini yaşlı ve tükenmiş hisseden Goya’nın karamsarlığı ile ele avuca sığmayan kızı Rosario’nun yaramazlıkları arasında geçen günlerin gölgesi Kara Resimler’in üzerine düşüyor. Kara Resimler mi gölgelerin hikâyesini anlatıyor yoksa gölgeler mi Kara Resimler’i karanlıkta bırakıyor? Elbette sorunun cevabı Goya’nın muhteşem yeteneğinde saklı.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 56
En / Boy : 24,15 / 31,5
Kağıt Cinsi : Kuşe
Basım Tarihi : 9.2017
₺28,00

Basım Dili : İngilizce
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 624
En / Boy : 25 / 32
Kağıt Cinsi : Karton
Basım Tarihi : .
₺560,00

83’ü renkli 90 resimle ünlü sanatçı Leonardo’nunyaşamı ve yapıtları.Sanatçı, bilim insanı ve mucit Leonardo da Vinci (1452-1519) Batımedeniyeti için eşsiz, muazzam bir değerdir. Rönesans insanı teriminin tam karşılığı olan Leonardo’nun farklı yetenekleri, onu tarihin en büyük ressamı, tasarımcısı ve düşünürlerinden biri yapar. Sanat üzerinde yaptığı etki ölçülemeyecek kadar büyük olan Leonardo, tüm sanat tarihinin en kalıcı eserlerinden bazılarının dayaratıcısıdır Mona Lisa belki de dünyanın en ünlü tablosudur. 1452 yılında İtalya’nın Vinci kasabasında dünyaya gelen Leonardo, 1482’de Milano Dükü Ludovico Sforza’nın hizmetine girmeden önce Floransalı ressam Andrea del Verrocchio’nun atölyesinde bulundu. Eşsiz yetenekleri sayesinde Giuliano de ’Medici ve kardeşi olan Papa X. Leo’nun himayesinde çalıştı. Yaşamının son yıllarını yanında geçirdiği Fransa Kralı I. François, onu Baş Ressam, Mühendis ve Mimar unvanlarıyla ödüllendirdi. Sanatçılar, Akımlar, Yapıtlar dizisinin bu yeni kitabında, Leonardo’nun, aralarında Mona Lisa, Son Akşam Yemeği ve Kayalıklar Bakiresi gibi en nadide eserlerinin de yer aldığı 48 renkliresim yanında, dikkat çekici taslak, plan ve eskizlerine de yer veriliyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 128
En / Boy : 22,5 / 30,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2017
₺64,60

Bir doz cesarete mi ihtiyacınız var? Yoksa bir şişe mütavazılığa mı? Ekip ruhu eksikliği mi çekiyorsunuz yoksa? Böyle durumlarda ilham almak için film seyretmekten başka bir şey yapmanıza gerek yok . Bu kitap, filmleri “iyileşme” bakış açısından seyretmek için son derece sistematik hazırlanmış, ilgi çekici ve tabii ki pozitif bir rehber.

Filmler, psikoloji kavramlarını örneklerle açıklayan ve kurgu karakterlerin tecrübelerinden yararlanmayı sağlayan doğal bir öğretim aracıdır. Bu kitabın amacı insan karakterinin güçlü yanlarını canlandıran filmleri ön plana çıkarmak ve kitap, amacına gerçekten çok iyi hizmet ediyor. Örnek olarak seçilmiş filmler, vurguladıkları anahtar kavramlar ve ilgili araştırmalar çerçevesinde mercek altına alınıyor ve üzerinde tartışılıyor. Karakterin güçlü yanlarının dinamiği, sağladığı faydalar ve başa çıkma davranışları inceleniyor.

“Ek E: Sınıf İçinde, Terapi Seanslarında ve Film Gruplarında Yapılacak Tartışmalar İçin Sorular” ve “Ek G: Filmlerden Faydalanan Bir Pozitif Psikoloji Dersi İçin Ders Programı” gibi bölümler sayesinde psikoloji derslerinde kullanabilecek bir kaynak. Aynı zamanda bireysel ve grup terapilerinde destekleyici materyal olarak da kullanılabilir.

Prof. Debra Merskin, Oregon Üniversitesi, İletişim Fakültesi


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 784
En / Boy : 15,5 / 22
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2018
₺147,90

Çin geleneksel el sanatları dünyadaki çeşitli milletlerin maddi kültür tarihinde benzersiz bir şöhret kazanmıştır. Çin'in geleneksel el sanatlarında birinci öncelik insanlara verilir. Bugün "insan odaklı" diye adlandırdığımız şey budur.İnsanlar makinelerin ortaya çıkardığı ürünlerin birbirinin aynı, kötü ve aceleyle üretilmiş olduğunu anladıktan sonra, makine yapımı ürünlerden memnun kalmaz oldular. Bu ürünlerin insanın bireyselliğini inkâr ettiğini düşünmeye başladılar. Ayrıca, insanda bir yakınlık hissi yaratan, yapım aşamasında düşünüp parmaklarınızla dokunduğunuz doğal malzemelere harcadığınız geleneksel el emeği gibi değildi. Çin sanatı, ilhamını doğadan alan Çinli ustaların becerileriyle doruklara tırmanarak doğa ve insan arasındaki uyumu sürdürür.Çin'e özgü mavimsi açık yeşil porselen, çatlaklı porselen, değişen ışıkla renk değiştiren "değişken renkli porselen", gölgeli mavi porselen, uçuk yeşil renkli, ünlü "Seladon" porselen Çinli el ustalarının dünya mirasına katkılarıdır.Lake cilalı eşya, yeşim taşı oymacılığı, ağaç işleme ve mobilya, gümüş ve altın ürünler ve kaplama, Çin'e özgü sır altı kırmızı renk, minecilik, emaye kaplı renkli porselen, ipekli dokuma Çinli ustaların harikalar yarattıkları alanlardır. Çinlilerin "Yinjin" adını verdikleri "bulut brokar", modern dokuma makineleriyle dokunamayan tek tekstil türüdür. Bugün tüm Çin'de bu tekstil türünde usta olan ancak 50 kişi vardır. "Gövdesiz lake" eşyalar ise tamamen Çin'e özgüdür.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 205
En / Boy : 16,3 / 23,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2017
₺22,50

Bu kitap, Cenan Eğitim, Kültür ve Sağlık Vakfı Ken’an Rifai Tasavvuf Araştırmaları Enstitüsü
tarafından düzenlenen “Bir 20. Yüzyıl Münevveri: Ken’an Rifai” Sempozyumu’nda sunulmuş olan bildirilerden oluşmaktadır.

Bir maarifçi, mütefekkir ve mutasavvıf Kenan Rifai hakkında düzenlenen ilk akademik toplantı olan bu Sempozyum’da; kendisinin hayatı, şahsiyeti, fikirleri ile yetiştirdiği talebeler üzerinden, çağın problemleri karşısında çözüm oluşturabilecek bir “insan” telakkisine, birleştirici ve evrensel bir tefekküre dikkat çekilmektedir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 230
En / Boy : 16 / 23,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2016
₺27,60

İspanya’da Habsburg hanedanının hüküm sürdüğü 17. yüzyılda, Kral IV. Felipe’nin en önemli ressamı olan Diego Velázquez’in yaşamına ve eserlerine ilişkin kapsamlı bir başvuru kitabı. Sanatçının eğitimine, aile yaşamına, etkilerine ve önde gelen tüm eserlerine ışık tutan büyüleyici bir çalışma. Sıradan insanların ve bodegónların ressamı olmaktan, İspanyol kraliyet ailesi portrelerine ve özellikle de en ünlü eseri Nedimeler’le taçlandırdığı başarısına uzanan gelişimini inceleyen bir araştırma. Velázquez’in resimlerine uzman analizleri ve sanatçının üslubu ve tekniğine dair açıklamalar eşliğinde yer verilen muhteşem bir galeri.

Velazquez’in, çağdaşlarının ve ondan etkilenmiş Manet ve Degas gibi sonraki sanatçıların 500 seçkin çalışması.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 256
En / Boy : 22,5 / 29
Kağıt Cinsi : Kuşe
Basım Tarihi : 6.2017
₺140,00

Bu kitap, Türkiye İş Bankası’nın 2 Mayıs-17 Haziran 2017 tarihleri arasında İş Sanat Kibele Galerisi’nde gerçekleştirdiği “Seyyit Bozdoğan Retrospektif” Sergisi nedeniyle hazırlanmıştır.

This book has been prepared in coordination with “Seyyit Bozdoğan Retrospective” Exhibition held at İş Sanat Kibele Gallery between May 2-June 17, 2017


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 160
En / Boy : 24 / 30
Kağıt Cinsi : Kuşe
Basım Tarihi : 5.2017
₺126,00

Anime artan poülerliği yanında,temas ettiği psikolojik ve sanatsal alanlar açısından da çnemli bir kültürel form olarak araştırılmaya değerdir.

Ünlü yönetmen Miyazaki Hayao, anime türünün en zengin ve yaratıcı örmneklerini sunmaktadır. Zengin fantezi dünyaları, güçlü dişi ahramanları ile Miyazaki animeleri, içerdiği ulusa özgü tarihsel ve kültürel referansların yanında, evrensel meseleleri ele almaktadır.

Filmleri aracılığıyla gerçekleri tasvir etmekle kalmaz, fantazi bir evrende gerçekliği sorunsallaştırarak yeni bir dünya önerir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 364
En / Boy : 16 / 23
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2014
₺54,40

Hüsn-i hattın gerçek öğretimi, yüzyıllar boyunca hususi ve hasbi olarak, üstaddan  çırağına meşk yoluyla sürdürülmüştür. Ancak, 19. asrın mali imkansızlıkları içinde bu gelenek artık eskisi gibi yürüyemez olmuş, çağın şartlarına uyabilen bir öğretim kuruluşu aranır hale gelmiş; hele tezhib cild ve ebri (ebru) gibi hüsn-i hatla yakın ilgisi bulunan kitab san’atları, ekseriya babadan oğula geçerek yürütülen birer esnaf zenaati kılığına bürünmüşdü.

İşte, 20 Mayıs 1915’de Babıali’deki tarihi sıbyan mektebinde küşad olunan Medresetü’l-Hattatin isimli kuruluş, hat ve sair gelenekli san’atlarımızın ihyası için burada faaliyet göstermeğe başlamış; 1925’de Hattat Mektebi, 1929’da Şark Tezyini San’atlar Mektebi adını alarak 1936 yılında Güzel San’atlar Akademisi’ne bağlanana kadar müsbet faaliyetlerini müstakil olarak sürdürmüştür.

Bu kitabda Medresetü’l-Hattatin’in ve devamı olan iki mektebin serencamı erişilebilen bilgiler ışığında anlatılacaktır. Naçiz eserimizin bundan sonra ele geçecek vesikalarla, daha da geniş olarak intişarı gayemizdir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 224
En / Boy : 23 / 32
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2015
₺229,60

Bu kitabı nasıl kullanmalı merak mı ediyorsunuz? Basit. Tepe tepe kullanmalı!

Peki, o zaman bir başka soru: Bir kitap nasıl tepe tepe kullanılır?

Şıkları veriyorum:

a) Rahat olursun. Arkana yaslanırsın. Kitabı eline alır, okumadan sayfaları çevirir, resimlerine bakarsın…

b) ‘Bu kitap sanatın dünyasına bir yolculuk, bir serüven,’ diyen babana bakarsın ve ‘madem sanat başka bir dünyada o zaman neden uzay gemisi ile gitmiyoruz?’ diye sorarsın. Astronot kıyafetini giymeye başlarsın…

c) Kitabı tepe tepe kullanabilmek için gördüğün yerde tepeler, durmadan tekme atarsın! ‘Sanatıma gelene bir tekme,’ diye de şarkısını söylersin. Ayağın vurmaktan acıyınca durup kitabı eline alırsın. Kültür zamanı!..

d) Kitabı sert bir zemin olarak yereserip üzerine koyduğun beyaz kağıda resim yaparsın.

e) Baştan başlayıp sona kadar gidersin. Sondan başlayıp başa dönersin. Ortadan başlayıp kenarlara doğru okursun. Alttan başlayıp yukarı doğru okur ve gökyüzüne yükselirsin. Dikkat, Örümcek Adam’a çarpma!

Dünyanın farklı yerlerinde sanatçılar yepyeni olasılıklar keşfedip duruyorlar. Sanat akla hayale gelmeyecek olanın akla hayale gelmesi olmayı sürdürüyor. Osman Hamdi Bey’den Picasso’ya Çocuklar İçin Sanat meraklı bir kitap. Sanatçıların yapıp ettikleriyle ilgileniyor, yaşamı seviyor ve acaba başka neler yapabiliriz diye sormaktan da hoşlanıyor. Tek vaadi, bir gezinti!

Sanat dünyasında oksijen maskesini çıkarıp dolaşmak isteyenler için yazıldı. Ne dersiniz, belki de sanat dünyasında hayat vardır?

  •  En güncel sanatçılarımızdan 20. yüzyılın kritik sanat akımlarına geniş çerçeve
  •  Başyapıtlar, deneysel eserler, yenilikler,
  •  Kübizm, dadaizm, soyut dışavurumculuk, kavramsal sanat, ilişkisel sanat, Genç Britanyalı sanatçılar ve diğerleri,
  •  Galeriler nedir, müzayedede ne olur, müze nasıl gezilir, bienallerin özelliği nedir?
  •  Resim, heykel, fotoğraf, video art, yerleştirme, performans ve diğerleri,
  •  Çocukları sanata yakınlaştırmak için özel tasarlanmış onlarca etkinlik...

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 172
En / Boy : 21,5 / 21,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2016
₺83,00

Prof. Dr. Özdemir Nutku tiyatro alanında ülkemizde pek çok ilki gerçekleştirmiş birisidir. Georg August Üniversitesi'nde başlayan tiyatro eğitimini büyük bir coşkuyla tiyatronun her alanında sürdürmüş ve binlerce öğrenci yetiştirmiştir.

Ülkemizde tiyatronun yerleşmesine katkıda bulunan Sahne Bilgisi'nin temel özelliği uygulamaya dönük olmasıdır. Sahne estetiğini ve tekniğini teorik arka planlarıyla mükemmelen birleştirir ve bunu usta yazar ve yönetmenlerden verdiği örneklerle zenginleştirir. Tam bir el kitabı olarak tasarlansa da bir anlamda tiyatro ansiklopedisidir. Sahnelemeden ışığa, oyun düzeninden dekora, sahne efektlerinden müziğe, giysilerden makyaja tiyatroya ilişkin her şeyi içerir.

1979'dan beri defalarca basılan yapıt öğretmen, öğrenciler, amatörler, kısacası tiyatroya girmek isteyen herkes için tam bir başvuru kitabıdır. Bu dördüncü basımda eklenen yeni bir bölümle yönetmenlerin metne ilişkin çalışmaları da örneklenmiştir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 528
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2015
₺76,00

“Bu kitap benim ikinci 50 kitabımın açılışı gibi...”

50 kitabı yayınlanmış Dorsay böyle diyor. Bu kez sinema tarihinden özgür biçimde seçtiği ve 30’lardan 80’lere dek uzanan filmler arasında, bilinen klasiklerden (Trendeki Yabancılar, İnsanlık Suçu, Bir Yıldız Doğuyor, 7 Kardeşe 7 Gelin, Arabistanlı Lawrence, Dünyaya Düşen Adam) biraz unutulmuş filmlere geniş bir seçki var.

Her yazı sinema tarihinin farklı bir yüzüne eğilen bir deneme. Ve yine Dorsay’a göre “arkası gelecek”!


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 232
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2017
₺37,40

Tüm zamanların en önemli manzara ressamları arasında kabul edilen Joseph Mallord William Turner’ın yaşamına ilişkin güvenilir ve ayrıntılı bir inceleme.

Sanatçının yaşam öyküsünü, o dönemki toplumun tarihsel çerçevesini ve sanatçının hamileriyle olan ilişkisini anlatan büyüleyici bir biyografi.

Benzersiz manzara gravürlerine kaynaklık eden baskı üretimindeki becerisini ortaya koyan bir araştırma.

Sanatçının üslubu ve tekniğine ilişkin ayrıntılı çözümlemelerin eşlik ettiği önemli resimlerinden oluşan çarpıcı bir galeri.

500’den fazla seçkin resim eşliğinde etkileyici bir kaynak kitap.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 256
En / Boy : 22,5 / 29
Kağıt Cinsi : Kuşe
Basım Tarihi : 10.2016
₺140,00

Dave Saunders’ın belgesel sinemaya giriş niteliği taşıyan bu eseri kurgusal olmayan sinemanın tarihini, kültürel bağlamını ve gelişimini, yaklaşımlarını, anlaşmazlıklarını ve işlevlerini sunuyor.

Saunders bir taraftan belgeselin anlam aktarmada kullandığı yöntemleri incelerken, diğer taraftan sahip olduğu farklı toplumsal amaçları açımlıyor. Erken dönem tek makaralık “gerçekliklerden” son yıllardaki büyük gişe başarısı yakalayan örneklerine kadar, sanatsal karmaşıklıklar kurgusal olmayan sinemanın her daim bir parçası olmuştur ve bu kitabın amacı bu konulara bir açıklık getirebilmektir.

Yazar, uluslararası belgesel film üretiminin tarihini değerlendirdikten sonra kurgusal olmayan sinemanın üretimi, dağıtımı ve seyri üzerinde etkili en son teknolojik gelişmeleri inceliyor. Bunun yanı sıra, anlaşılması gittikçe zorlaşan gerçekçi ve dramatik belgesel formatlarının farklarını “realite TV”, “belgedrama”, animasyon ve gerçekliğin fantastik yorumları gibi alışılmışın dışındaki yaklaşımları tartışarak ortaya koyuyor. Belgesel, okuyucunun belgesel sinemanın en büyük yönetmenleri, önemli uzmanları, odaktaki tartışmaları ve kritik öneme sahip fikirleriyle tanışmasını sağlayarak kurgusal olmayan sinema hakkında geniş çeşitlilikte bir akademik söylemi bünyesinde barındırıyor.

Bu kapsamlı rehber 1920’lerden 2009’a kadar uluslararası alanda gösterime girmiş Nanook of the North (1922), The Man with the Movie Camera (1929), Night Mail (1936), Night and Fog (1955), Roger and Me (1989), Tarnation (2003), My Winnipeg (2007), Sicko (2007), Waltz with Bashir (2008), Say My Name (2009), Anvil: The Story of Anvil (2009) gibi birçok filme yer veriyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 288
En / Boy : 15 / 21,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2014
₺39,00

Opera hakkındaki bilgileriniz, televizyonda popüler şan yarışmaları izleyerek edindiğiniz kadar belki…

Operayı tanımıyor, bilmiyor, sıkılacağınızı düşünerek operaya gitmeyi istemiyorsunuz… Belki de sizin için opera anlaşılmaz sözler, boş yere uzatılarak söylenen şarkılar, hatta bağırır gibi şarkı söyleyen sanatçıların ve bir grup elitin tekelinde bir sanattan başka bir şey değil…

Tam tersine, her fırsatta soluğu opera salonlarında alan birisiniz belki… Temsilleri büyük bir ilgiyle takip ediyor, sanatçıların büyük bir yetenekle yorumladığı melodilerin tadına tam anlamıyla varıyor, özetle operayla ilgili her şeyden keyif alıyorsunuz…

İster katıksız bir opera cahili ister bir opera kurdu olun, bu kitapta sizi ilgilendiren bir şeyler mutlaka bulacaksınız. Opera tarihinden bir opera temsilinin bölümlerine, opera adabından sahne arkasındakilere, operada geçen bir gecenin detaylarından tanınmış opera toplulukları ve festivallerine; operayla ilgili ne varsa elinizin altında.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 208
En / Boy : 16 / 24
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2015
₺28,00
1 2 3 >
Çerez Kullanımı