Melek Terörist Fahişe
Melek Terörist Fahişe

Melek Terörist Fahişe (9786254416699)

0,00
Fiyat : ₺54,60

Devlet, Mafya, Genelev Patroniçesi Üçgeninde, Soluk Soluğa Bir Dönem Romanı

Holly, Lilli ve Iris gibi ünlü film karakterlerini şaşırtıcı biçimde canlandıran güzel kadın melek mi, terörist mi yoksa fahişe mi?

Ünlü gazeteciyi ağına nasıl düşürdü? Amaçlarına neden alet etti?

Matilt Manukyan nasıl Türkiye’nin en zengin iş insanlarından biri oldu? Dünyanın bir numaralı genelev patroniçesi Madam Manukyan’ın otomobilini havaya kim uçurdu? Ermeni terör örgütleri mi, milliyetçiler mi, muhafazakârlar mı yoksa mafya mı?

70’li yıllara damgasını vuran Ermeni terör örgütü ASALA’nın arkasında kim vardı? Lideri Agop Agopyan nasıl öldürüldü?

Londra’da başlayan, İstanbul’u birbirine katan ve Atina’da sona eren büyük macera için hazır olun!

Dönem romanlarının büyük ustası Osman Balcıgil’in kaleminden.

 

Basım Dili : Türkçe
Sayfa Sayısı : 408
En / Boy :
13,5 x 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2022

 

Benzer Ürünler
  • “Bu harikulade güzel rüya ne kadar çok devam ederse o kadar iyiydi. Onu kesmeye, yarım bırakmaya, hakikat pahasına da olsa uyanmaya hakkım yoktu.”
     
    Sabahattin Ali, başyapıtı Kürk Mantolu Madonna’da, geçmişin günlüklerinden dirilerek günümüze uzanan ölümsüz bir aşk öyküsü anlatır. Kendini bu hayatta yalnız kabul eden bir adamın sergide gördüğü bir portreyle başlayan aşkı, tutkulu bir arayışa dönüşerek hayatında silinmez bir iz bırakacaktır.


    Basım Dili : Türkçe
    Basım Yeri : İstanbul
    Sayfa Sayısı : 180
    En / Boy : 13,5 / 21,5
    Kağıt Cinsi : 2. Hamur
    Basım Tarihi : 2.2019
    ₺13,60
  • Yuğ bilge bir Şaman’ın ruhundan seslenen anlamlı sözcüklerin, derin duyguların, işaretlerin harmanlandığı, yaşamın en dibinden yükselip o muazzam yaratıyla buluştuğu gizemli bir yolculuk.

    Yuğ Hasan Hüseyin’in ta kendisi aslında.

    Kabilesi olmayan bir Kızılderili reisiydi sevgili Hasan Hüseyin. O her şey olabilirdi tabiatla ilgili; güzel olan her şey... Yağmur olup yağardı, doluya dönüşmekten korkardı. Olmuş bir cevize düşerdi. Gözlere gözbebeklerini fidanlardı. Hiçleri su gibi akıtırdı. Hüznün acı suyunu süzerdi. Anahtarı yitik acıları çok iyi anlatırdı. Rüzgârı, ağacı, suyu, dağları, ağaçları dinlerdi ve anlardı. Bekleme’nin iki yakası vardı onun için, İç’in birkaç yanı vardı. Uyku bile olabilirdi Hasan Hüseyin. Sanki çok yakında o derin, uzun uykuyla buluşacağını sezer gibiydi kimi tümceleri. Onun gözünde insan “kıymet” için en büyük erozyon bölgesiydi. Her ömrün sabit sayısı vardı onun için, ne kadar uzak olursa olsun matematikten. Beden; efendisi için var olmak zorunda olan köleydi ona göre.

    “Dün gece rüyamda gördüm sizi. Başınızda papatyalardan bir taç vardı... Düşüyor, tekrar takıyordunuz, düşüyor tekrar... Size ağaçtan yapılma bir toka verdim... Gülüverdiniz... Tolga dosta Toroslar kadar selam. YUĞ’u okudunuz mu ablası? Düşünceleriniz çok önemli benim için...” diye yazmıştı bana en son. Cevap vermeye, ona duygularımı aktarmaya fırsat vermedi ölüm.

    Şimdi yazıyorum işte sevgili Hasan Hüseyin ve çok iyi biliyorum ki hep dinlediğin ve konuştuğun rüzgâr, yağmur, kanadına takıldığın kuşlar, şiirle uyutup uyandırdığın güneş, ay, yıldızlar ve o çok sevdiğin yüce Torosların esintisi bu kelimeleri sana uçuracaklar... Onlar da, bizler de seni, şair ruhunu, şiirle konuşmanı çok özlüyoruz...

    – Nermin Bezmen


    Basım Dili : Türkçe
    Basım Yeri : İstanbul
    Sayfa Sayısı : 256
    En / Boy : 13.5 / 19.5
    Kağıt Cinsi : 2. Hamur
    Basım Tarihi : 1.2017
    ₺11,02
  • Zaman içini çekti sanki. Ve kendinden daha fazlasını dışına çıkardı. Çukurcuma büyüdü genişledi, sokakları sokaklara bağlandı, sokaklara bakan evlerin kapılarından pencerelerinden yüzlerce, binlerce kadınsı hayalet semte, oradan bütün bir şehre yayıldı. Tek bir cümle mırıltı halinde şehrin üzerini kaplamıştı, “Davamız ilmi, siyasi, edebidir.”

    Arzu pazarlıkları, vehimler, zalimlikler, kırklara karışanlar, kupkuru ve yapayalnız sesler, iniltiler. Fatma Aliye, Suat Derviş, Cahit Uçuk. Kim bu kadınlar?

    Oylum Yılmaz, geçip giden, yaşanmış olması için sözcüklere ihtiyaç duyan hayatı, ağır ağır bir bilmeceyi çözer gibi anlatıyor. Sarmaşık, sinsi bir davetkârlıkla gittiği yolu belirliyor. Ya hayat artık çiçeklenmezse?

    Gerçek Hayat, içi içine sığmayan aşkın, karaltının içindeki umudun yeni sesli romanı... Gerçeği yaşanmaz olunca hayaline sarılıyor herkes.


    Basım Dili : Türkçe
    Basım Yeri : İstanbul
    Sayfa Sayısı : 132
    En / Boy : 13 / 19,5
    Kağıt Cinsi : 2. Hamur
    Basım Tarihi : 4.2017
    ₺29,25
  • “Kendimizi avutalım, yarın öbür gün başımız önümüze düşmesin diye esmer diyorlardı bize. Külliyen yalandı. Ben karaydım. Gobi, benden karaydı. Ferdi karaydı. Domestos karaydı. Zülküf karaydı. Ramazan karaydı. Dilan karaydı. Zülfiye karaydı. Azat vardı bir de. Bize pek benzemiyordu. Çünkü Azat kapkaraydı. Ama en fenası Şener’di. Çünkü o beyazdı. Kimimizin gözleri siyah, kimimizin kahverengiydi. Ama Şener’inkiler yeşildi. Hacca gitmiş komşularımızın dış kapılarına sürdükleri boya gibi yeşil. Hatta türbe yeşiliydi gözleri. Benim beş kardeşim vardı. Gobi’nin dört. Ramazan’ın on iki. Zülfiye’nin dokuz kardeşi vardı. Dilan’ın altı. Azat’ın, bir kısmı üvey annesinden olmak üzere toplam on altı. Ama Allah’ın belası Şener tek çocuktu. Babası maliyede memurdu. Neden bir kardeşi olmadığını bir türlü anlayamıyorduk. Annesi sağdı. Babası sağlıklıydı. Neden dokuz kardeşi daha olmuyordu mesela.”

    Kemal Varol okurlarının Jar’dan ve Haw’dan bildiği, Ucunda Ölüm Var’da da bir ara uğ­radıkları hayalî Arkanya’nın sokaklarında geziyoruz bu hikâyelerde. Çocukça heveslerin her yaştan yoksunluklara, naif bir kalenderliğin bileyli bir mücadele azmine, hüzün ve acıların inatçı bir yaşam sevincine dolanması gibi hikâyeler de birbirine dolanıyor. Mizah ölümle, aşk oyunla...

    “Kemal Varol, büyük olayların küçük hayatlarda bıraktığı izleri ayrıntılarda yakalayabiliyor.”

    - Ömer Türkeş / Radikal Kitap

    “Acılar coğrafyasının modern masalcısı.”


    Basım Dili : Türkçe
    Basım Yeri : İstanbul
    Sayfa Sayısı : 196
    En / Boy : 13 / 19,5
    Kağıt Cinsi : 2. Hamur
    Basım Tarihi : 4.2017
    ₺18,38
  • Osmanlı tarihine bugünün gözüyle nasıl bakmalı?

    Hıfzı Topuz, Şanlı Kanlı Yıllar’da, 3. Murat ve 3. Mehmet dönemlerindeki önemli olayları işleyerek bu olayların altında yatan gerçekleri bulmaya çalışıyor.

    Vahşi uygulamaları, haksızlıkları, yağmacılığı, cinsel sömürüleri günümüzde haklı görmek mümkün mü?

    Geçmişimizde yalnızca gurur duyacağımız olaylar mı var? Yoksa bazı gerçekler bizi utandırıyor mu?

    Hıfzı Topuz, okuru, tarihin bir dönemindeki olayları irdelemeyi sürdürürken günümüze de ışık tutuyor.

    - Aydın Ergil


    Basım Dili : Türkçe
    Basım Yeri : İstanbul
    Sayfa Sayısı : 224
    En / Boy : 13,5 / 19,5
    Kağıt Cinsi : 2. Hamur
    Basım Tarihi : 3.2017
    ₺30,60
Çerez Kullanımı