Bre kancık!.. Hangi yüzyılda yaşadığını sanırsın? Şu kopuza bak, artık eskitmekten telleri koptu. Bre şu gitara bak, şu udun yanık sesine, şu elektrogitarın metal ahengine. Hepsi bütündür. Kadın da erkekle bir bütündür Kadın da okuyadır, yazadır şerefiyle. Cenk ededir, yürüyedir, hakkını savunadır, sevişedir, koklaşadır. İki gülle taşıyorum diye koynunda, havaya uçacağını mı zannedersin taşlaşmış erkekliğinin? Ben çağlar boyu seninleyim de, dönüp iyice bakmadın yüzüme. Hep kendine, hep elden sakladın beni. Demedin bu da benim kısrağımdır, varlığımdır, sol yanımdır. Herkes seni tek bildi, bilgeler bilgesi, yüce Dede. Ama geçti o günler artık, döndü devran. Şimdi tam sırasıdır Nene Korkut’un ortaya çıkmasının.

(“Nene Korkut Destanı-Bir millet Nasıl bir Millet” adlı oyundan…”)


Basım Ayı/Yılı : 7/2023
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 311
Ağırlık : 311
En / Boy : 13,5 / 21
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺80,00

Her sahne yorumunun kendine özgü bir yapısı, dili ve anlatımı vardır. İzleyicinin bu dili anlayabilmesi sahne tasarımından ışık rejisine, oyunculuktan müziğe kadar sahnedeki tüm göstergeleri bir bir çözümleyebilmesine bağlıdır. Sahneyle seyirci arasında oluşan bu diyaloğun alımlama süreci içinde nasıl geliştiğini farklı sahneleme örnekleriyle irdeleyen elinizdeki kitap keyifli bir düşünme oyununu ya da duyularla düşüncenin buluştuğu anları dile getiriyor.


Basım Ayı/Yılı : 8/2023
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 256
Ağırlık : 256
En / Boy : 16 / 19,5
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺96,00

Andrey Tarkovski: Yönetmen olmaya karar vermezsiniz, yönetmen olmanız gerekir.

Ingmar Bergman: Denemelerim bana göstermiştir ki ilk çekim en başarılı çekimdir.

Akira Kurosawa: Bütün filmlerin kökünde bir şeyi içgüdüsel olarak açıklama isteği vardır.

Agnès Varda: Bir kurgu yaptığınızda kendinize bunun iyi gideceğini söyleyin.

Michael Haneke: Seyirciyi, kendinizi ciddiye aldığınız kadar ciddiye alın.

Kim Ki Duk: Genel olarak bütün filmlerimde aynı soruların cevabını arıyorum: Hayat nedir? İnsanlık nedir?

Ken Loach: Toplumlar halen sınıf çatışmaları temeline dayanır ve filmler toplumun aynası olmak zorundadır.

Asghar Farhadi: Olay örgüleri okyanustaki inciler gibidir, işe yaraması için iyi dizilmelidir.

Park Chan-wook: Yeni bir film çekmek için eskiye dönmek, o filmleri görmek ve üzerlerine düşünmek gerek.

Rahşan Beni İtimad: Sansürü aşmak ve taviz vermeden anlatmak için yaratıcı yollar bulmak gerek.

Kitap Adı Dünya Yönetmenlerinden Sinema Dersleri
Kitap Yazar Adı: Rıza Oylum
Yayın Direktörü: Gülşen İşeri
Editör: Ezgi Hotalak
Kapak Tasarım: Emir Tali
Sayfa Tasarım: Aslı Varol
Sayfa Sayısı: 256
Ebat: 13,5x19,5 cm
Tür: Sinema
Kağıt / İç Baskı: III. Hamur Enzo, 52 gr.
Cilt / Kapak: Amerikan Bristol 230 gr.
ISBN / Barkod: 9789751045294

₺91,56

Türkiye'de bir ilk

Kur'an ve Sünnet Işığında Değerler Eğitimi Tiyatro Serisi

Hem ahlakımızı
Hem Arapçamızı
Hem de Kur'an ve Sünnet kültürümüzü geliştirecek değerler eğitim tiyatro seti. Diyalog yöntemleri, yeni kelimeler, doğru ifade kullanımları için tam bir başucu eseri niteliğinde. Özellikle hitap ettiği ilk öğretim çocukları için hikayeler eşliğinde mükemmel bir değerler eğitim serisi.


Basım Ayı/Yılı : 9/2020
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 360
Ağırlık : 360
En / Boy : 22 / 23
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 1. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺1.275,00

Hem Kur'an kıssalarını daha iyi anlayacak hem de Arapçanızı geliştirecek kapsamlı bir çalışma. Diyalog yöntemleri, yeni kelimeler, doğru ifade kullanımları için tam bir başucu eseri niteliğinde. Özellikle hitap ettiği ilk öğretim çocukları için mükemmel bir hikaye serisi.


Basım Ayı/Yılı : 9/2020
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 360
Ağırlık : 360
En / Boy : 22 / 23
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 1. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺1.275,00
Rejisör Aşod Madatyan ve Kozmopolitizmden Milliyetçiliğe Türkiye'de Tiyatro 1902-1962

Aşod Madatyan, Osmanlı İmparatorluğu’nun son çeyreğinde ve Cumhuriyet’in ilk kırk yılında tiyatro yaşantımızın tam merkezinde ve ön saflarında yer aldı. Güllü Agop’un Mardiros Mınakyan’a geçirdiği tiyatro bayrağını daha sonra o devraldı ve yirminci yüzyılın ortasına kadar taşıdı. Ermeni ve Türk sanatçılarla, farklı tiyatro topluluklarıyla, Darülbedayi’yle ilişkileri, bir rejisör ve tiyatro insanı olarak yaptıkları, teori üzerine kafa yoran bir düşünce insanı olarak yazıp çizdikleriyle, sahnelerimizde hoş bir seda bıraktı. Spekülatif olmak pahasına akıl yürütmek gerekirse, Madatyan eğer Ermeni değil Türk olsaydı, tiyatromuzda dostu Muhsin Ertuğrul’a denk bir konumda olacağı teslim edilecektir. Sadece sahne tecrübesi, yöneticiliği, girişimciliği değil, çağdaşlarının her fırsatta onayladığı teorik bilgisi de bu tespiti haklı çıkarır. Bu çalışma, Aşod Madatyan’ı, Meşrutiyet dönemindeki tiyatro faaliyetlerini, Mütareke sahnelerindeki hareketliliği, Cumhuriyet’le gelen değişim ve dönüşümleri, tiyatro tarihi çalışmalarında hiç ele alınmayan konuları siyasal ve sosyal gelişmelerin içine yerleştirerek ele alıyor. Nesim Ovadya İzrail, Düşler Sahnesi’nde perdenin dışında kalanları veya bırakılanları yeniden sahneye davet ederken, bizleri tiyatro tarihimiz üzerine bir kez daha düşünmeye davet ediyor.


Basım Ayı/Yılı : 8/2022
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 216
Ağırlık : 216
En / Boy : 15 / 21
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺136,85

19. yüzyılın sonlarından itibaren İstanbul kültür hayatına gazeteci ve tiyatro sanatçısı olarak önemli bir katkıda bulunan Yervant Tolayan, başta Mardiros Mınakyan tarafından yönetilen Osmanlı Dram Tiyatrosu olmak üzere, dönemin önemli tiyatro kumpanyaları ve sanatçılarıyla çalışmış veya onların çalışmalarına yakından tanıklık etme fırsatı bulmuştur. Okurun Beyoğlu, Şehzadebaşı, Galata, Kadıköy tiyatroları hakkında heyecan verici anılara ulaşacağı kitabın başlıca karakterleri Mardiros Mınakyan, Dikran Çuhacıyan, Arşag Benliyan, Serope Bengliyan, Kel Hasan, Abdi, Ahmet Fehim, Peruz Hanım, Vahram Papazyan, Muhsin Ertuğrul, Reşad Rıdvan, Margaret Fehim Paşa vs. olurken, Osmanlı panoramasını oluşturan Ermeni, Türk, Rum, Yahudi toplumlarının ortak kültürel yaşantısı sayfalar boyunca olanca canlılığıyla gözler önüne seriliyor. Paris’e göç ettiği 1926’ya kadar Cumhuriyet’in ilk yıllarını da kapsayan dönemin popüler kültürüne bir bakış niteliğinde olan bu önemli eser sadece tiyatro tarihine ilgi duyanlar için değil, Osmanlı’nın çokkültürlü hayatını merak edenler için de bulunmaz bir kaynak. Gavroş’un hayatının son dönemini geçirdiği Erivan’da kaleme aldığı bu anılar ilk kez okuyucuyla buluşuyor.


Basım Ayı/Yılı : 2/2019
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 600
Ağırlık : 600
En / Boy : 15 / 21
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺226,95
Tiyatro Tarihimizden Simalar

Türkiye’nin en uzun soluklu tiyatro dergisi Kulis’i tam elli yıl boyunca yayımlayan Hagop Ayvaz ömrünü tiyatroya adamıştı. Sahneye ilk kez 1920’lerde çıkan, Cumhuriyet’in ilk yıllarından 2000’lere dek Türk ve Ermeni sanatçıların sahneye koyduğu neredeyse tüm oyunları bizzat izleyen, dergisiyle sahne sanatlarının nabzını tutan Ayvaz, Türkiye tiyatro tarihinin hazine sandıklarından biriydi.

Kendisi de oyunculuk yapan, oyunlar yöneten ve genç oyuncular yetiştiren Ayvaz, 1999-2001 yılları arasında Agos gazetesinin Ermenice sayfalarında yayımladığı iki yazı dizisiyle rol arkadaşlarını ve tiyatro hatıralarını anlatmış, unutulmaya yüz tutmuş kişi ve olayları yazıya dökerek ölümsüzleştirmişti.

Ustaları Aşod Madatyan ile Bedros Baltazar’dan Krikor ve Lusi Hagopyan’a, Knar Sıvacıyan’dan Zaruhi Değirmenciyan’a, Naşit Özcan’dan Sait Köknar’a, Şavarş Boğos Karakaş’tan İrma Toto Karaca’ya onlarca sanatçının meslektaşı ve yakın dostu olarak bu anıları kaleme alan Hagop Ayvaz, Sahne Arkadaşlarım’la bizlere eşsiz bir tanıklık sunuyor.


Basım Ayı/Yılı : 1/2021
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 176
Ağırlık : 176
En / Boy : 15 / 21
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺112,20
Tiyatro Tarihimizden Simalar

Türkiye’nin en uzun soluklu tiyatro dergisi Kulis’i tam elli yıl boyunca yayımlayan Hagop Ayvaz ömrünü tiyatroya adamıştı. Sahneye ilk kez 1920’lerde çıkan, Cumhuriyet’in ilk yıllarından 2000’lere dek Türk ve Ermeni sanatçıların sahneye koyduğu neredeyse tüm oyunları bizzat izleyen, dergisiyle sahne sanatlarının nabzını tutan Ayvaz, Türkiye tiyatro tarihinin hazine sandıklarından biriydi.

Kendisi de oyunculuk yapan, oyunlar yöneten ve genç oyuncular yetiştiren Ayvaz, 1999-2001 yılları arasında Agos gazetesinin Ermenice sayfalarında yayımladığı iki yazı dizisiyle rol arkadaşlarını ve tiyatro hatıralarını anlatmış, unutulmaya yüz tutmuş kişi ve olayları yazıya dökerek ölümsüzleştirmişti.

Ustaları Aşod Madatyan ile Bedros Baltazar’dan Krikor ve Lusi Hagopyan’a, Knar Sıvacıyan’dan Zaruhi Değirmenciyan’a, Naşit Özcan’dan Sait Köknar’a, Şavarş Boğos Karakaş’tan İrma Toto Karaca’ya onlarca sanatçının meslektaşı ve yakın dostu olarak bu anıları kaleme alan Hagop Ayvaz, Sahne Arkadaşlarım’la bizlere eşsiz bir tanıklık sunuyor.


Basım Ayı/Yılı : 12/2020
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 168
Ağırlık : 168
En / Boy : 15 / 21
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺112,20
20. Yüzyıl Dramında Karşı-Anlatı

Metinden ayrıl. Merkezden sapmayı yaz. Yazma bir alanı kaplarken, onun dolaşmasını, yolundan sapmasını yaz.”
Richard Foreman
 
Logostan Kurtulmak, tarihsel avangardlardan günümüze tiyatronun dil ile kurduğu ilişkiyi dramatik metin içinden araştırmaya soyunuyor. Logos-merkezcilik ve Batı metafiziği eleştirisi ekseninde, Aristotelesçi klasik anlatı tanımından hareketle, 20. yüzyıl tiyatrosundaki metin karşıtlığının esasında bir logos karşıtlığı olduğu öne sürülüyor.
 
Gertrude Stein, Samuel Beckett ve Richard Foreman oyunları mercek altına alınarak dramanın geçirdiği ontolojik dönüşüme ve 1970 sonrasının yeni metinsellik anlayışına odaklanılıyor. Böylece bugüne dair derin ve felsefi sorular oluşturulmaya çalışılıyor. O zaman en temelden başlayalım: Bir metin nedir?


Basım Ayı/Yılı : 1/2023
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 232
Ağırlık : 232
En / Boy : 12,5 / 19
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺85,00

Hayat Der Gülümserim
 
Çıktım dışarı. Efendim bir hürriyet duygusu bir hürriyet duygusu sormayın! Ne güzel şeymiş bu! Sonra galiba onca zaman kapalı kalmanın getirdiği bir baskıyla efendim, kimi bulduysam onunla sohbet edip dünyanın gidişatını bir iyi öğrendim. Sohbetlere doyamadım halkımızla.
 
Sonbahara Son Güller
İnsanın sevdiğini kaybetmesi duvar saatinin durması gibi. Bütün ihtişamıyla durur konduğu yerde ama işlemez. Hiçbir şeyi anlamazsın. Zamanın geçtiğini göremezsin. O eski zaman sesi kulağına gelir arada. Hafızan seni kandırır. Sonra onun bir zamanlar çalıştığı fikrine alıştırırsın kendini. Artık bir işlevi yoktur. Ama gene de görüntü olarak oradadır. Hayatının, tarihinin bir yerine konmuş, kalmıştır.
 
Öldüğümüz Gece
Herkesin derdi sokakta konuşulanları sahneye ya da perdeye getirmek. Ama yeni bir yol bulunamıyor bunun için. Onun için herkes aynı küfürleri defalarca tekrarlıyordu. (...) On üçüncü yüzyıldan beri yeni bir şeyler söylemek gerekti ve söylenemiyordu artık. Çünkü yeni bir şey söyleyemeyecek kadar çok konuşuyor ve çok yazıyordu insanlar


Basım Ayı/Yılı : 1/2023
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 160
Ağırlık : 160
En / Boy : 12,5 / 19
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺68,00
Yapısalcılık ve Bir Uygulama

“Ayşegül Yüksel benim kimsenin farkına varmayacağını sandığım yapı özelliklerini bulmuş, ortaya çıkarmış, fakat benim düşünmediğim şeyleri de ortaya çıkarmış. Sevinerek şaştım.”
Melih Cevdet Anday
 
Melih Cevdet Anday’ın tiyatro yapıtları alışılmışın ötesinde anlam katmanları içeren, iç devinimini kolay ele vermeyen, karmaşık ve bir o kadar da işçilik ürünü çalışmalar. Birçok değerli ödüle layık görülen Melih Cevdet Anday: Yapısalcılık ve Bir Uygulama, Ayşegül Yüksel tarafından kaleme alınan ve Anday’ın en başat oyunlarının yapısal çözümlemesini barındıran ayrıntılı, kapsamlı ve titiz içeriğiyle ufuk açan bir çalışma. Cümle cümle sahne sahne ele alınan metinler, Anday’ın ve döneminin bütünselliği içinde her bir oyunun parçalı yapısıyla tamamlayıcı eleştirel bir okuma sürecini içeriyor. Gerek çalışmanın boyutu gerekse de yöntemi, her bir noktanın ve virgülün anlamını veren, karakterler arası geçişleri çözümleyerek müthiş bir yazarın, Melih Cevdet Anday’ın tiyatrosunu didik didik ediyor.


Basım Ayı/Yılı : 1/2023
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 312
Ağırlık : 312
En / Boy : 12,5 / 19
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺93,50

Heterofil

Çoktan benim olanın peşinden koşmak zorunda değilim. Bunu bir başkasından teslim almak. Benim olanın 
sahibi sen değilsin. Doğduğum için var olan haklarım 
senin değil.

Medea’ya Göre Ahlak

Medea’nın başlangıcıdır bu. 
Medea için başlangıç.
Medea’ya göre başlangıç.
Medea sayesinde dünyanın başlangıcı.


Basım Ayı/Yılı : 3/2022
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 88
Ağırlık : 88
En / Boy : 12,5 / 19
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 1. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺68,00

Toz

Evlendiğimiz gün, annem ilk kez ruj sürüyor...
Babamla onu ilk kez dans ederken görüyorum...
Annem gerçekten hayatımda gördüğüm en güzel kadın...

Istırap Korosu

Dur, köprüdeyim, sallanmaktayım, yoldayım…az kaldı, bana da 
aynından söyle, dudağımızda başka tat olmasın…


Basım Ayı/Yılı : 3/2022
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 96
Ağırlık : 96
En / Boy : 13,5 / 19
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺63,75

Eve Dönüşler
Doğumun berbat bir olaydı.
Evet, hatırlamadığım için afet beni.

Annenin Çocuğunun Babası
Onu görmek için sabırsızlanıyorum.
Ayrı kalmak için uzun bir zaman, bütün bir gün.


Basım Ayı/Yılı : 11/2021
Basım Yeri :
Baskı Sayısı :
Sayfa Sayısı : 112
Ağırlık : 112
En / Boy : 12,5 / 19
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺63,75

Kızlar Öldürebilseydi - Åsa Lindholm

Diyeceğim, insan üzgünken ağlar, hani midenizde hissedersiniz. Ama ben hiçbir şey hissetmiyorum, kalbimde de, hani insan ağlarken kalbi sızlarmış ya. Benimki akıp gidiyor…
 
Düşüyorum - Johanna Emanuelsson

Hayır girmeyeceğim! Bir daha asla zayıf, donmuş kalmış bir biçimde, alıkonulmayacağım! Dışarıdan yapacağım her şeyi, gerçekliğin içinden… Bu sondu. Bir daha asla oraya girmeyeceğim. Girmeyeceğim oraya!


Basım Ayı/Yılı : 11/2021
Basım Yeri :
Baskı Sayısı :
Sayfa Sayısı : 200
Ağırlık : 200
En / Boy : 12,5 / 19
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺68,00
Türkiye'de Tiyatronun Serüveni

Bir soluk alıp mola vermekte fayda var, zira Türkiye’de tiyatronun serüveni oldukça uzun ve meşakkatli.
Ayşegül Yüksel de bizi bu zorlu yolculuğa rahat ve keyifli bir anlatımla çıkarıyor. Cumhuriyet’in kuruluş
yıllarından ödenekli tiyatrolara, oradan özel, alternatif ve amatör tiyatrolara kadar sahnelerde yer etmiş
deneyimli isimlerden, günümüzün umut vaat eden tiyatroya gönül vermiş gençlerine kadar kapsayıcı bir
anlatımı bizlere sunuyor. Bir dönemin en önemli oyunları ve toplulukları, günümüzün ses getiren isimleri ve
sahnelemeleriyle buluşuyor; AST bir yaşına daha giriyor; Dostlar yürüyüşüne devam ediyor...

Ve tiyatro, tüm insanlık tarihini kapsayan sürecinde herhangi bir araştırmacının ve incelemecinin bu alanda
son noktayı koymasının olanaksız olduğu yerde, dünyanın herhangi bir köşesinde olduğu gibi Türkiye’de
de dört koldan gürül gürül ilerliyor. Bu kitap da tiyatronun Türkiye serüveni, kısa bir Türkiye tiyatro tarihi ve
uzun yolda sadece kısa bir mola... Şimdi bir duralım, yarın yola devam ederiz...


Basım Ayı/Yılı : 4/2019
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 280
Ağırlık : 280
En / Boy : 13 / 19
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺72,25

Iphigenia

Neyi bekliyoruz, Agamemnon? Yola çıkmak için daha ne kadar bekleteceksin bizi burada? Neyin oyunu bu? Gitmemizi istiyorsan, gidelim o halde. İstemiyorsan da eve dönelim. Neredesin, Agamemnon?

Helen

Bütün notaları aynı anda çalamazsın. Zordur. Ritim, tempo. Kurallara uymalısın.


Basım Ayı/Yılı : 11/2018
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 128
Ağırlık : 128
En / Boy : 13 / 19
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺63,75

Seni Seviyorum Türkiye

Aşka ve bugünden başka bir dünyaya inanmışız. Bir ülkeden kurtulmak için değil, tanımak ve kendimizi bulmak için beraber yola çıkmışız.

Berlin Zamanı

Caddeler kaçışan insanlarla dolu. Bakıyorum yukarıdan. Bağırıyorum aşağıya Anne! Baba! Arkadaşlar! Sesini unuttuğum eski sevgililer. Tanıdık kimse yok mu? Nerede? Ev nerede?


Basım Ayı/Yılı : 11/2018
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 128
Ağırlık : 128
En / Boy : 13 / 19
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺59,50

Kaos

Yaşam terk edilmelerden, gitmelerden ve bitmelerden oluşur.
Her gelen gider ya da gittiği bir
yerden gelmiştir. Terk edilme
durumu yeni beklentileri, yeni
beklentiler hayalleri, hayaller de
yalanları getirir. Tehlikeli yalanları. Kendi kendimize zavallı
bir biçimde inandığımız yalanları. Yaşam yalandır. Yalan
yaşam.

Sonra

Bana çok iyi bak. Gözlerimin içine bak. Farkında
değil misin? Senin hikayeni
anlatıyorum. Ya da sen benimkini yaşıyorsun. Öyle ya
da böyle. Aynı şeyler oluyor.
Hep böyle oldu. Olmayı da
sürdürecek. O yüzden iyi
bak bana. Görmeye çalış.

Terk

Bugün dünyanın aslında özünde ne
kadar sessiz olduğunu anladım. Gürültüyü koparan bizleriz.Sürekli doğayla
mücadele ediyoruz. Yenileceğimizi bile
bile. Bir türlü yaşamın ta kendisi olmayı
beceremiyoruz. Bu da yetmiyormuş gibi
bir de kalkıp yaşam olmaya çalışıyoruz.
Kendimi bir şeylerin arasında sıkışmış
gibi hissediyorum. Yalanla gerçeğin, suçluyla suçsuzun, doğruyla yanlışın ve en
kötüsü de yaşamla ölümün...

İyi Ki Varsın

Başkalarının hayatlarına
imrenirken, onların mutluluklarını kıskanırken, sanki
çok mutluymuşum gibi davranıyordum. Ama aslında
çok mutsuzdum.Elimdekilerin tadını çıkarıp, onlarla
mutlu olmak varken hep
daha fazlasını istedim.


Basım Ayı/Yılı : 11/2020
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 216
Ağırlık : 220
En / Boy : 13 / 19
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺68,00

Bir Hikâyemiz Var Bizim

Eskiler eskiler! Onlar dünyanın
şimdiki düzenini nasıl bilsinler. İki
buçuk milyar insan zorunlu olarak
tebdil-i mekân ediyor. Ferahlık neresinde? Herkes gittiği yeni toprakta
ayakta durmaya çalışıyor. Bin bir aşağılamayla, hakaretle!

Bakarsın Bulutlar Gider

Birkaç hafta sonra kalkıp çıktım evden. Biz o
evde… Güzeldi… Sonra yürüdüm uzun uzun.
Göğe baktım. Bulutlar gidiyor. Salkım salkım
bulutlar. Sonra çevreme baktım
insanlar gidiyor. İnsanlar ve bulutlar hep giderler. Unutmuşum bunu yaşarken. Çok sadeydi
her şey. Biliyordum. Ama yeniden farkına vardım. Farkına varmak da mühim
bu dünyada.

O Kadar Uzun Sustum Ki

İnsan kendi varlığına neden aramadan edemez.
Oysa hayat bazen kaçırdığımız çıkışlar,
dönülmeyen sapaklar, yanlış girilmiş caddeler,
fazla kalınmış sokaklar,
yaprak kaplı kuru havuzlar


Basım Ayı/Yılı : 11/2020
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 136
Ağırlık : 150
En / Boy : 13 / 20
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺59,50

Ay Tedirginliği

Kadın: Adam, kadını öldürmüş mü peki?
Adam: Önce sözle öldürmüş. Kadının bencil ve korkak olduğunu, kendinin ondan daha çok acı çektiğini, hattâ asıl katlanılmaz olanın bu acılar olduğunu söylemiş kadına.

Dünyanın Ortasında Bir Yer

Yağmur dinmedi bir türlü.
Bey’in geldiğini gördük yağmurda.
Sonra, bir çığlık geldi evden.
Ötesi gök gürültüsü, yağmur, sağanak.

Sahibinden Kiralık

Erken bir ölüm bekliyordum, olmadı...
Başka bir şehirde yaşlandım...
Siyah-beyaz bir film gibi geçmedi hayat...
O filmlerde duvara vuran gölgeler gibi, hayat dedikleri bu şey...
Bir görünüyor ışıkta, sonra kayboluyor...
Zaman, gölgelerin kederini belletti bana...
Zalim bir dünyaya uyumak istiyorum...
Huzurlu bir yerde uyanmak...


Basım Ayı/Yılı : 11/2020
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 160
Ağırlık : 160
En / Boy : 13 / 19
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺59,50

Adalet Ergenekon ve Seldağ Özalp’in birlikte kaleme aldıkları iki perdelik tarihsel drama Göster Kendini Türk Kızı-Afet İnan, ülkemizin yedi ateşten geçtiği koşullarda yetişen, Atatürk’ün manevi kızı, ilk Türk kadın tarihçi, devrimlerin ilk uygulayıcılarından ve Cumhuriyet’in vitrini olan gerçek bir kahramanın, Afet İnan’ın yaşamından kesitler aktarıyor.

Ergenekon ve Özalp, öyküsel olarak 1920-1936 yılları arasına yayılan sahne oyununda Afet’e, yetişme koşullarına, başarılarına odaklanıyorlar ve çok farklı karakterler aracılığıyla bir milletin ayağa kalkma heyecanını yansıtıyorlar.

Tiyatroseverlerin, yayınevimiz listesinden Temmuz 2021’de okurlarla buluşan ve Devlet Tiyatroları repertuvarına alınan Tuyu-Kunlar / Bir Türk Kabilesinin Göç Öyküsü adlı kitaplarıyla tanıdığı Ergenekon-Özalp, bu kez de sürükleyici, öğretici, estetik bir çalışmayla Cumhuriyet’in sanat birikimine katkıda bulunuyorlar.


Basım Ayı/Yılı : 8/2022
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 137
Ağırlık : 137
En / Boy : 13,5 / 19,5
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺48,00

Mecburi Kıraat serimizin ikinci kitabı “Vatan Yahut Silistre” neşrolunuyor. Kitap, İstiklâl Takvimi'nin 1443 nüshasının neşri münasebetiyle açılacak sergide temin edilebilecektir.

Namık Kemal'in bu meşhur piyesini neşretmek gayesiyle eserin birkaç farklı nüshasını tedkik ettik. Birçok farklılıklar dolayısıyla ilk nüshasını, yani Namık Kemal henüz hayatta iken neşredilmiş nüshayı esas aldık. Birçok farktan bir tanesi dikkat çekici ve düşündürücü. Piyesin sonunda hep bir ağızdan söylenen "Yaşasın Vatan" sözü Türk yazısıyla neşredilmiş ilk nüshada var ama sonra yok olmuş. "Vatan Şairi"nin eserinden bu söz sonraki nüshalarda çıkarılmış. Piyesin ilk oynandığında uyandırdığı tesir ve sonradan piyesin sahnelenmesinin menedilmesi, Namık Kemal'in de sürgün edilmesi düşünülünce saltanat devrinde bunun tabii bir sansür olduğu düşünülebilir. Lakin aynı eserin cumhuriyet rejiminde de temsil edilmesinin men edilmesine ve "Yaşasın Osmanlılar" "Padişahım Çok Yaşa" gibi eski rejime dair ifadelerin sansür edilmesi şartıyla ancak temsiline müsaade edildiğine ne dersiniz?

İdare ve idarecilerin yaklaşımından öte edebiyatımızda Türk milletinin teveccüh ettiği Vatan Yahud Silistre'ye nasıl bakıldı? Bakıldı mı? Bakılmadığını İsmet Özel şöyle ifade ediyor: "Türkiye’de “fikriyat” sadece edebiyat ve bilhassa şiir dolayısıyla hayatiyet kazanabildiği için bize neyin ne olduğunu bir münekkid gösterebilirdi. Bu münekkid doğmadı, doğamadı, zira hem Batı’ya kapanıp, kapaklanıp hem de tenkid yapamazdın. Bir münekkid çıkıp Vatan Yahut Silistre’deki Abdullah Çavuş’u Shakespeare’in soytarılarıyla karşılaştırmadı. Neden Abdülhakhamid’in Fatih’i değil de Tarık’ı yazmaya değer bulduğunu izah eden olmadı? Oldu da benim haberim mi yok?"

Mecburi Kıraat serimizin yeni kitabı olarak neşrettiğimiz Namık Kemal'in Vatan Yahut Silistre eserine bu vesileyle Türkce bakılmasını teklif ediyoruz.


Basım Ayı/Yılı : 8/2021
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 136
Ağırlık : 136
En / Boy : 13 / 21
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺60,00


AKP, 2002 yılında iktidar olduğundan beri Türkiye’deki medya alanını yeniden düzenlemeye başladı. Bu yeniden düzenleme süreci 2011 yılından itibaren hızlandı ve radikalleşti. 90’ların İslamcı-muhafazakâr medyasının güçlendirildiği, ana akımda yer alan medya kuruluşlarının büyük oranda el değiştirdiği, bu kuruluşlarda çalışan gazetecilerin kitlesel olarak işten çıkartıldığı ve gazeteciliğe yönelik baskıların arttığı bu düzenleme süreci, keskin bir dönüşüme yol açtı. Bu dönüşüm sürecinin sonunda medya alanı, “iktidar yanlısı” ve “muhalif” olarak adlandırılan iki temel kampa bölünmüştür.

Yeni medya düzeninin çok küçük bir kısmını oluşturan ve “muhalif medya” olarak anılan medya kuruluşları, dönemin şartları ve maddi imkânsızlıklar nedeniyle, özelikle internetin olanaklarından yararlanmaya çalıştı. Bu imkânsızlıkların mecbur kıldığı çabaların yarattığı paradoksal imkânlar alternatif medya, radikal medya, yurttaş gazeteciliği gibi medya modellerinin örneklerinin çoğalmasını sağladı. Türkiye özelinde gazeteciliğin yaşadığı ekonomik ve siyasi kriz, yeni modellerin ve girişimlerin doğuşunu hızlandırdı. 

Bu kitapta, 2010’lu yıllarda kapsamı ve etkisi artan alternatif gazetecilik arayışlarının, mesleki, etik, iktisadi ve politik eleştirisini hedefleyen yazılar bir araya getirildi. Gazetecilik ve medya çalışmaları açısından özgül bir dönemi temsil eden bu yıllar, akademik eleştirinin konusu olmayı fazlasıyla hak ediyor. 

Anaakım medyanın eleştirisi yapılırken, ana akımın çöküşüyle ortaya çıkan boşluğu doldurma misyonunu bir zorunluluk olarak üstlenen gelenekseliyle dijitaliyle alternatif medya alanının yeterince eleştirilmediği görülüyor. İşte bu boşluğu mütevazı bir katkıyla doldurmak amacı güden elinizdeki kitap, gazeteciliğin büyük bir kriz yaşadığı ve bu krizden çıkışın yollarını yeni yöntemler üzerinden bulmaya çalıştığı bu dönemin akademik bir eleştirisini yapmayı hedefliyor. Bu hedef yerine getirilirken, anaakım medya ve gazeteciliğin yanı sıra, alternatif kavramının kendisi de nesnel bir mesafeyle sorgulanıyor.


Basım Ayı/Yılı : 5/2023
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 200
Ağırlık : 200
En / Boy : 13,5 / 21,5
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺95,00

Tekkulak, hınzır ve şımarık bir ev kedisinin başrolde olduğu bir radyo tiyatrosudur. Bir yol hikayesidir. Kedimiz kendini bir anda savaşın ortasında bulur, daha doğrusu savaş onun yaşadığı yere gelince korkup kaçar, kaybolur ve evinin yolunu bulmaya çalışır.

Oyunun kişilerini oluşturan kediler, köpekler, kuşlar, sinekler olan bitene bir anlam veremez, patlamaların, yangınların nasıl ve neden çıktığını bulamazlar.

Mahir Ulaş Yeşil’in bu kitabında ayrıca, deneysel çalışmalar olarak yazılmış 4 ayrı kısa oyun da bulunmaktadır.


Basım Ayı/Yılı : 5/2023
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 98
Ağırlık : 98
En / Boy : 12,5 / 19,5
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺105,00

Tebriz'in Gül Oğlu: Samed Behrengi oyunu Brechtyen üslubun izlerini taşıyan, bol sahneli, tempolu, kalabalık bir politik komedidir.

Oyunda Samed Behrengi’nin yaşamöyküsü, kendi yazdığı masal ve öykülerle harmanlanarak, büyülü gerçekçilik tekniğinin de yardımıyla tıpkı bir Behrengi masalı gibi sunulmaktadır.

Mahir Ulaş Yeşil, oyunu yazarken gerek Behrengi'nin yaşamöyküsündeki büyük boşlukları doldurmak için, gerekse dramatik amaçlarla kurgusal olaylara başvurduğundan oyun bir biyografi iddiası taşımamaktadır.

Metin bir kurmaca olsa da, yalnızca usta bir yazar ve özverili bir öğretmen değil, Şah’ın zulmüne karşı inisiyatif almış, cesaretle karşı çıkmış yiğit bir sosyalist olan Samed Behrengi'nin ve arkadaşlarının İran devrimci mücadele tarihine kazınmış öyküleri gerçektir.


Basım Ayı/Yılı : 5/2023
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 116
Ağırlık : 116
En / Boy : 12,5 / 19,5
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺105,00

Sacco ile Vanzetti davası gerek ABD’de, gerekse dünyada yankı uyandırmış, hukuki açıdan kesin bir neticeye ulaşmanın zor olduğu, ancak adalet sisteminin siyasal iktidarın bir aracı haline dönüştüğünü kanıtlayan en ünlü davadır.

Bu davayı ve öncesini konu alan Amerika Altında İki İtalyan: Sacco ile Vanzetti oyunu, seyircinin interaktif olarak katıldığı, bir parçası olduğu, hatta alternatif sahneli yapısıyla seyircinin yönlendirdiği bir politik komedidir.

Oyunda çeşitli noktalarda, seyirci alternatifler arasından seçim yapıyor. Bu sayede her gösteride farklı bir kombinasyon ortaya çıkması ve seyircilerin, kendi seçimlerine göre farklı farklı oyunlar izlemesi sağlanıyor.

Mahir Ulaş Yeşil'in, kalabalık ve tempolu oyununda, Sacco ile Vanzetti davası üzerinden adaletin siyasallaşmasına yaptığı eleştiri, tam da böyle bir kurguya uygun düşüyor. Çünkü seyirci hangi seçimleri yaparsa yapsın, mahkeme ve oyun aynı şekilde bitiyor. Karar hukuki değil, siyasidir ve çok önceden verilmiştir.


Basım Ayı/Yılı : 5/2023
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 116
Ağırlık : 116
En / Boy : 12,5 / 19,5
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺105,00

Habibe Şentürk fotoğraflarını çeker ve uzamı, eş deyişle “dünya”yı görsel bir sunuma dönüştürür. Bu sunumun içerisinde “dünya”da var olan insan ve onun ürettiği her şey de vardır. Çünkü “dünya ve uzam”, var olmaya çabalayan insanla ve onun müdahalesiyle biçimlenir. Fotoğraf yüzeyinde göze gelen ise fotoğrafçının “gördüğü an”a içkindir ve uzamdan kadrajlanarak ayrıştırılmış bir görünürlük parçası olarak fotoğrafın biricikliğini işaret eder. Çünkü özdeş iki an yoktur! Kadrajın göze getirdiği görünürlüğü başka hiç kimse aynı şekilde göremez ve somutlayamaz. Fotoğraf algıya açıldığı an ise algılayıcı, yani “öteki özne”, sunulan görselliği anlamlandıracaktır.

Belki de algılayıcının kalbine ve ruhuna yönelmiş bir çağrıdır her fotoğraf; uzama eklen, dünyaya ve hayata katıl diyen...


Basım Ayı/Yılı : 12/2021
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 104
Ağırlık : 104
En / Boy : 16,5 / 22
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺20,75
Oyun-Tarihsel-Epik-Drama (2 Perde)

Türkolog ve tarihçi Dr. Adalet Ergenekon’un ilk basımı 1978’de, üçüncü basımı Nisan 2021’de gerçekleşen romanı Tuyu-Kunlar bu kez Seldağ Özalp’le birlikte yazılmış tiyatro oyunu olarak okurlarla buluşuyor.

İki perdelik tarihsel drama Tuyu-Kunlar / Bir Türk Kabilesinin Göç Öyküsü, atalarımızın devletleşme sürecindeki bir yol ayrımına tarihsel ve sanatsal açıdan odaklanan, “devlet ana”nın doğum sancılarına yoğunlaşan, Türklerin İslamiyet öncesi yaşamına ve doğayla ilişkilerine bakan heyecan verici bir tiyatro eseri.

Ergenekon ve Özalp, Türk tarihinin “geçitlerinden” birini, yalın ve akıcı anlatımla, okurun kendisini bir “ön-seyirci” olarak hissedeceği bir yapı kurarak sahneye taşıyorlar.

Tuyu-Kunlar / Bir Türk Kabilesinin Göç Öyküsü, yalnızca tiyatro profesyonellerinin değil herkesin büyük heyecan duyarak okuyacağı, olayları ve karakterleri zihninde kolayca canlandırıp izleyeceği iki bin yıllık bir dünyaya giriş davetiyesi niteliğinde.

Türkolog ve tarihçi Dr. Adalet Ergenekon’un ilk basımı 1978’de, üçüncü basımıNisan 2021’de gerçekleşen romanı Tuyu-Kunlar bu kez Seldağ Özalp’le birlikte yazılmış tiyatro oyunu olarak okurlarla buluşuyor.


İki perdelik tarihsel drama Tuyu-Kunlar / Bir Türk Kabilesinin Göç Öyküsü, atalarımızın devletleşme sürecindeki bir yol ayrımına tarihsel ve sanatsal açıdan odaklanan, “devlet ana”nın doğum sancılarına yoğunlaşan, Türklerin İslamiyet öncesi yaşamına ve doğayla ilişkilerine bakan heyecan verici bir tiyatro eseri.

Ergenekon ve Özalp, Türk tarihinin “geçitlerinden” birini, yalın ve akıcı anlatımla, okurun kendisini bir “ön-seyirci” olarak hissedeceği bir yapı kurarak sahneye taşıyorlar.


Tuyu-Kunlar / Bir Türk Kabilesinin Göç Öyküsü, yalnızca tiyatro profesyonellerinin değil herkesin büyük heyecan duyarak okuyacağı, olayları ve karakterleri zihninde kolayca canlandırıp izleyeceği iki bin yıllık bir dünyaya giriş davetiyesi niteliğinde.


Kuloğlu Mahallesi Gazeteci Erol Dernek SokakErman Han No: 5/10 Beyoğlu / İSTANBUL

Tel: 0212. 252 21 56 - 252 21 99 Faks: 0(212) 249 28 92

www.kaynakyayinlari.com • e-posta: [email protected]


Basım Ayı/Yılı : 7/2021
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 163
Ağırlık : 163
En / Boy : 14 / 20
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺48,00
Toplumsal Dönüşümün ve Kırılmaların Filmlerle Analizi

Sinema filmler aracılığıyla bize ne söyler? Filmler, bilinmeyen bir dünyanın ve tarihin mitolojik hikayesi, psiko/sosyal travmaların dramatik krizleri, ideolojik ve politik çekişmelerin perde arkasındaki veya perdeye yansıyan gerçekliği, anlam arayışının sanatsal ve estetik döngüsü, bir mağara alegorisi yanılsaması, gelecekte olması muhtemel bir dünyanın dijital evreni, ütopyaları mümkün kılan sıra dışı bir ekran deneyimi, toplumsal ve bireysel hafızayı yenileyen ortak bir değer veya bu hafızayı deforme etmeye çalışan bir tehdit olarak karşımıza çıkabilmektedir. Filmler, toplumun ve bireyin bilinçaltında gizlenen psikanalitik örgünün bilinçdışında ifade bulmasıdır. Çünkü insanlığın hikâyesi aynı zamanda onun bilinçaltıdır ve filmler bilincin kendisi olarak görev üstlenirken aslında bilinçdışında fark edilmeyen birçok aktörün de gün yüzüne çıkmasını sağlar.


Basım Ayı/Yılı : 2021
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 120
Ağırlık : 120
En / Boy : 14 / 21
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺39,60

Arka Kapak Yazısı

Fotoğrafa yeni başlamış, fotoğraf çekmek isteyen herkes bir sokak fotoğrafçısıdır. Siz de fotoğraf çekerken buna inanın. En zengin ve ulaşılabilir malzeme her zaman sokaktadır.

Fotoğraf çekmeyi seviyor ancak yeterli teknik bilgiye sahip olmadığınızı düşünüyorsanız ya da nereden başlayacağınız konusunda endişeleriniz varsa, Sokak Fotoğrafçılığı bu konularda en büyük kılavuzunuz olacaktır…

Sokak fotoğrafçılığının Türkiye’deki en önemli isimlerinden Mustafa Seven, bu kitapta teknik bilgilerin yanı sıra sokak fotoğrafçılığı konusunda kendi deneyimlerinden edindiği ipuçlarını da sizinle paylaşıyor.

Size sadece sokaklara çıkıp deklanşöre basmak ve sokak fotoğrafçılığının keyfine varmak kalıyor…

sokak fotoğrafçılığı nedir?

sokak fotoğrafçılığına başlarken

sokakta çekim yapmak

ipuçları

teknik meseleler

çekim sonrası

fotoğrafı paylaşmak

favori mekânlar

etik ve yasal konular

Kitap Adı: Sokak Fotoğrafçılığı
Kitap Yazar Adı: Mustafa Seven
Genel Yayın Yönetmeni: Aren Şenorkyan
Yayına Hazırlayan: Ekin Anıl
Düzeltici: Burcu Bilir
Kapak Tasarım: Beyzanur Karabulut
Sayfa Tasarım: Derya Balcı
Sayfa Sayısı: 176
Ebat: 15x21 cm
Tür: Fotoğrafçılık
Kağıt / İç Baskı: 135 gr mat kuşe
Cilt / Kapak: Amerikan Bristol 230 gr.
ISBN / Barkod: 9789751044747

₺236,04
Fotoğraf Albümü

Mekke, kutsal belde... Yeryüzünde Allah'a ibadet için ilk mabedin inşa edildiği şehir. Daha sonra da bütün dünyada Allah önünde eğilen, secde eden mü'minlerin yöneldikleri kıble. Doğunun, batının, kuzeyin, güneyin kıblesi. Allah'ı arayan bütün yüzlerin döndüğü yön, O'na ulaştıran bütün yolların birleştiği nokta. Bütün şehirlerin anası.


Basım Ayı/Yılı :
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 215
Ağırlık : 215
En / Boy : 34 / 24
Cilt Tipi : Ciltli
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺280,00

Yıllar önce yaşanan bir depremin ilişkiler üzerinde yarattığı travmayı tavan arasındaki sandığından çıkarıp kelimelerle buluşturan Yusuf Dündar, bu eserinde korumakla feda etme ikilemini ele alarak bizi derin duygusal bir şiddetin kollarına bırakıyor. Ve işin en güzel yanı, oyunun katmanları arasında karakterlerle aynı oranda sarsılırken olan biteni bir solukta okuyabilmemiz. Yalnız Hayalde Güzel değil, yaşattığı gerçeklik duygusuyla da bir o kadar güzel bir oyun.


Basım Ayı/Yılı : 2023
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 72
Ağırlık : 72
En / Boy : 13,5 / 21
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺40,00
Dagur Kari – David Cronenberg – David Fincher – Ahmet Uluçay

Sinema nasıl çağın dili ise sosyal medya da çağın yalnızlık modülüdür.”

Post-modern insan fark yaratmak için yaşamaktadır ancak önemli olan bir farkındalık yaratmak olmalıdır.”

Labirentsel bölmeden ancak değer yargıları kırılarak çıkılabilir. Bu nedenle labirent, satranç gibi beklemeye tahammül göstermez.

Şu ya da bu filmi izlememiz toplum mühendislerinin teoride veya pratikte hiçbir şekilde ilgisini çekmez. Toplum mühendisleri kolektif eğilimlerin doğuracağı sonuçlarla ilgilenirler.”

Bu kitapta belirttiğimiz üzere, benzerliğin algılama açısından zorlu bir süreci barındırdığını biliyoruz.”

Anıl Öztürk, ‘Sinemada Anlam Arayışı’ serisini, ilki kadar çarpıcı tespitler içeren ikinci cildiyle noktalıyor…


Basım Ayı/Yılı : 2022
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 96
Ağırlık : 96
En / Boy : 13 / 20
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺31,50
Tiyatro Nasıl Yapılmaz: 1989-2016

Konservatuarda Hamlet, Macbeth, Tom, Danton falan oynarsın boyuna, o başrolden bu başrole koşarsın, rol beğenmezsin, sanırsın ki Devlet Tiyatrosu'na girince de bütün roller senin. "Sahneye çıktın mı Tanrı gibi hissedeceksin", "Sen değerlisin, farklısın" diye de gazlamışlar, ilk profesyonel rolünde arkada mızrağı tuttun mu aklın başına gelir, ne halt ettim dersin, ama bu sefer de "Devlet Tiyatrosu olmazsa ülkede tiyatro olmaz", "Sen Devlet Tiyatrosu'nun neferisin", "Halkın bu kuruma ihtiyacı var", "Annen ölse sahneye çıkacaksın" cümleleriyle dolar beynin, o adanmışlıkla senelerin geçer de kendini, yeteneğini, geleceğini ne uğruna feda ettiğini anlamazsın.


Basım Ayı/Yılı : 2022
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 141
Ağırlık : 141
En / Boy : 13,5 / 21
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 1. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺45,00
Çocuklar İçin Tiyatro Oyunu

Tiyatro sanatı çocukluk evresinde en çok ilgi gören; çocukların zihinsel ve entelektüel gelişimine en çok katkı sunan sanatlardan biri. Üstelik sadece seyirci olarak...

Peki, çocuklarımız izledikleri oyunların metinleri ile da karşılaşsalar, bu metinleri seslendirmeye hatta canlandırmaya kalkışsalar acaba nasıl bir fayda oluşur?

Burhan Gün, kurcusu olduğu Çizgi Tiyatro sayesinde dünyanın pek çok ülkesinde sahnelenen oyun metinlerini çocuklarımızla paylaşıyor. Çocuklarımızı, hem tiyatro metni okurken açılan oyun bahçesine hem de Çizgi Tiyatro’da uyguladığı Siyah Işık Tiyatrosu biçiminin büyülü dünyasına davet ediyor.


Basım Ayı/Yılı : 2019
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 140
Ağırlık : 140
En / Boy : 14 / 17
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺42,90

Tiyatro ustalarının peşindeyim; beni güldüren, ağlatan, şaşırtan, yadırgatan, düşündüren, ezberimi bozan, belki de bir an durup kendime döndüren ustaların...
Neden sahnedeler, ne yapıyorlar, ne söylemek istiyorlar? Ve işte şimdi, şu an onlarla aramda nasıl bir iletişim kuruluyor, nasıl bir enerji akıyor, ne hissediyorum?
Zehra İpşiroğlu
(27 Mart 2018, Dünya Tiyatrolar Günü Bildirisinden)

Yıllardır hem Köln hem de İstanbul’da yaşayan yazar Yaşamdan Tiyatroya Tiyatrodan Yaşama kitabında hem bizdeki hem de yurt dışındaki gelişmeleri mercek altına alıyor. Kitapta belgesel tiyatrodan performansa, taşlamadan, toplumsal cinsiyet konusunu ele alan oyunlara değin yaşamla tiyatronun iç içe yoğrulduğu farklı tiyatro anlayışları ve türleri gündeme geliyor. Kitabın belki de en çarpıcı yanı yazarın ele aldığı oyunlara bir eleştirmen olarak dışarıdan (eleştiri yazıları ve denemeler), yazar olarak tiyatronun mutfağından (söyleşiler) bakması.
Tiyatro ile ilgili herkesi düşünmeye ve tartışmaya çağıran bir kitap.


Basım Ayı/Yılı : 2021
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 240
Ağırlık : 240
En / Boy : 14 / 20
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺64,00

Oyun Analizi kitabı oyun metninin içerdiği olası anlamlara en sağlıklı şekilde ulaşmayı, eski çağlardan günümüze dek uygulanmış yollarını gözden geçirerek, tiyatro metnine ilişkin temel terminolojiyi ele alarak, bir oyun metninin anlam katmanlarına ulaşmanın sistematiğini sorgulamayı amaçlıyor. Oyun metninin analizi konusunda tek bir
yöntem yok elbette ama var olan yöntemlerin neler olduğuna dikkati çekip, bunlardan en etkin biçimde nasıl yararlanabileceğimiz sorusu bu kısa ve öz kitabın yanıtlamak istediği temel sorulardan biri olarak karşımıza çıkıyor. Oyun Analizi, nereden başlayacağını bulmak isteyenler için iyi bir başlangıç kitabı, metinlerin içerdiği anlamları çözme yolculuğu... 


Basım Ayı/Yılı : 2023
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 136
Ağırlık : 136
En / Boy : 12,5 / 19
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺63,75

Sinema, çağımızın düşünce aracı olarak ne tür imkânlara sahiptir? Sinema ile diğer sanat dalları arasında nasıl ilişkiler vardır? Sinema hakikatin dili olabilir mi? Sanat ve özelde sinema insanlığa yeni bir şeyler söylemenin aracı olabilir mi? Dünya sinemasının düştüğü krizi aşabilmenin yolları nelerdir?

Sanatı, edebiyatı ve özelde sinemayı tefekkürün en önemli araçları olarak gören Enver Gülşen, bu kitaptaki metinlerde, birbiriyle bağlantısız gözüken birçok alanın içsel bağlarını ifşa etmeye çalışıyor. İslâm medeniyeti ve tasavvuf, Doğu hikmet gelenekleri, Batı düşüncesi ve bütün bu medeniyetlerin sanata yönelik oluşturduğu zeminleri tartışıp sinemanın bir imkân olarak sınırlarını araştırıyor.

Düşüncenin büyük kriz içine girdiği Batı uygarlığının içinde/n doğan sinemanın, bir Doğu sanatı olarak değerlendirilmesi gerektiğini tartışan bu metinler, krizin çözümü üzerine bir tefekkür düzlemi oluşturmayı amaçlıyor. Gülşen’in bu kitabı, sinema üzerine düşünmenin ve sinema üzerinden insanlığın ve dünyanın sorunlarını medeniyet perspektifi çerçevesinde düşünme çabasının ülkemizdeki ilk örneğini oluşturuyor. Bu açıdan bu kitabın akademide ve entelektüel çevrelerde yeni açılımlara ve tartışmalara öncülük edeceğini düşünüyoruz.


Basım Ayı/Yılı : 2020
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 352
Ağırlık : 352
En / Boy : 16 / 21
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺200,00
Anlam Arayışında Sanat ve Sinema

Sinemanın Kökleri, temel derdi eskimeyende yeni bir söz söylemek olan bir yürüyüşün ara duraklarından birisidir. Film sanatının imkânlarını, diğer sanatlardan da alınan ilhamla keşfedip hem diğer sanatların, hem de film sanatının hakikatini anlama çabasıdır.

"Batı düşüncesi ve sanatının kriz noktasında ortaya çıkmış bir sanat olarak sinema, insanlığın ‘yeni söz’ arayışının, yani karanlığın zirvesinde gerçekleşmiş bir doğum ânının ismi olarak, bir yandan içinden çıktığı karanlığın unsurlarını ‘bedeninde’ barındıran; öte yandan, içine açıldığı ‘yeni söz’ün aydınlığını ‘akleden kalbinde’ ifşa eden bir sanattır" diyen Enver Gülşen, Sinemanın Kökleri’nde sinemanın tarihini batının düşünce ve sanat alanında yaşadığı kriz üzerinden inceliyor. Çünkü bu krizin insana unutturduğunu sinema hatırlatacaktır...


Basım Ayı/Yılı : 2020
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 460
Ağırlık : 460
En / Boy : 16 / 21
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺260,00

1866’da  İstanbul’da  doğan Mehmed  Ziya,  yaşadığı  dönemde  İstanbul’un  tarihi  ve  kültürü  hakkında yaptığı çalışmalarla  tanınır.  Yazarın  on  altı  yaşındayken  kaleme  aldığı  Eden  Bulur  Yahut  Merhametsiz  Bir Valide  adlı oyunu  Tanzimat  Dönemi  Türk  tiyatrosunda  en  çok  işlenen  konulardan  biri olan  aile  ve  evlilik üzerine kuruludur.  Dört  fasıldan  oluşan  oyun  kırk  iki sayfadır.  Kendisinden  yaşça  büyük  Enver  Bey’le evlenen  Nafiye Hanım, arzuladığı  mutluluğu  yakalayamaz.  Zamanla  iffetini  yitiren  Nafiye  Hanım kocasının mirasına sahip olmak için onu zehirleyerek öldürür. Ardından kızı ve oğlunu da zehirler. Oyun ibret alınacak bir sahneyle biter. 


Basım Ayı/Yılı : 2022
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 56
Ağırlık : 56
En / Boy : 16 / 24
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺60,00

Ağırlık
Ambulansı arıyor, beni tutuyor ve konuşmaya çalışıyor. Ona cevap veremiyorum Ya da “çiçekleri sulamayı unutma”, diyorum.

Londinium
Dünya değişiyordu, Eliot, hâlâ da değişiyor. Tiyatroyu yıkmaları bunun bir parçasıydı


Basım Ayı/Yılı : 2021
Basım Yeri :
Baskı Sayısı :
Sayfa Sayısı : 168
Ağırlık : 168
En / Boy : 12,5 / 19
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺68,00
Notlar ve Söyleyişiler

“Bana göre Batı intelijentsiası Aydınlanma döneminden bu yana çok fazla yol alamadı ve bir yerlere takılıp/saplanıp kaldı... Bence bu dönem sona ermiştir… Bu andan itibaren ortaya şeylerin başka türlü bir yorumu çıkana dek sanırım, diğerleri karşısında bizi üstün bir konumda tutan, eski ve tutucu bakış açılarıyla uğraşıp durmaya devam edeceğiz. Bununla birlikte durumun eskisi gibi olmadığını da itiraf etmek gerekiyor. Ama yeni bir bakış açısının bizden gelebileceğine inanmıyorum. Böyle bir bakış açısı sizin gibi ülkelerden gelmek durumunda. Oysa kendilerini daha iyi tanıdığım ve daha uzun süre tartışma olanağı bulduğum Brezilyalı aydınlarda da bu türden yaklaşımlar var. Ancak ortada yazılı olarak duran hiçbir şey yok. Belki de bu yaklaşımları, bilemiyorum şiir ve benzeri şeylerde aramak gerekiyor. Çözümleyici terimlerle ifade etmeye kalkıştığınızda yeni bir emre kadar Avrupa’da olan bitene bağımlı bir düşünce yapısına sahip olduklarını söyleyebilirim.”

- Jean Baudrillard


Basım Ayı/Yılı : 2017
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 264
Ağırlık : 264
En / Boy : 15 / 22
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺75,00
Tükendi

Kahraman Çocuklar…

Her çocuğun mutlaka bir veya birden fazla kahramanı vardır.
Ve aslında her çocuk kahraman olmak ister.
Elbetteki bir şeyin farkında değildir.
Aslında her çocuk, gerektiği gibi davranabildiği sürece bir kahramandır.
Bütün diğer kahramanlar onun hayal dünyasının eseridir.
Şirin ve Can; çok sevdikleri kahramanlarla geçirecekleri maceralar ile birlikte aslında gerçek kahramanların kendileri olduğunu öğreneceklerdir.
Kahraman Çocuklar; “Gerçek Kahramanlar”ın okuması için…

Palyaçolar Diyarı'nın Kanka’sı…

Türk Polis Teşkilatımız hiç şüphe yok ki güvenliğimizin en büyük teminatı.
Tüm çocuklarımızın kahramanı Kanka Polis de; çocuklarımız için çok önemli bilgiler içeren bir tiyatro oyunu ile, hem de sevimli palyaçolar eşliğinde sahne alıyor.
Hem hayati önem taşıyan bilgiler edinmek, hem birbirinden sevimli Palyaçoların Diyarına eğlenceli bir yolculuk yapmak, hem de “Kanka Polis”in kahramanlıklarına şahit olmak için…
“Kahraman Çocuklar” ve “Palyaçolar Diyarı’nın Kanka’sı” isimli iki tiyatro eserini içeren bu kitabı okurken güzel zaman geçirmeniz, faydalı bilgiler edinmeniz ve keyifle sahnelemeniz dilekleriyle…


Basım Ayı/Yılı : 3/2019
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 88
Ağırlık : 88
En / Boy : 14 / 20
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺30,60
Tükendi

Başka Bir Dünyadan Şarkılar: Sinema ve Türkiye Sosyolojisi, iki kitaptan oluşan bir film çalışmaları derlemesinin ikinci kitabı. İlk kitap, Hayatın Taklidi Dünyanın Derdi: Film Çalışmalarında Güncel Yaklaşımlar’dı. Bu kitaplar, doktora tezi, verdiği dersler, kitap, makale ve çevirileriyle film çalışmalarının ve akademik sinema eğitiminin Türkiye üniversitelerindeki öncü ismi Nilgün Abisel’e armağan olarak tasarlandı. Başka Bir Dünyadan Şarkılar, doktora tezinden başlayarak Abisel’in çalışmalarında ağırlıklı bir yeri bulunan Türkiye sinemasına odaklanıyor. Bu çerçevede kitaptaki yazılar, çeşitli konuları (filmler, yönetmenler, dönemler, vd.) güncel yaklaşımlar üzerinden yenilikçi bir bakışla ele alıyor. Böylece Başka Bir Dünyadan Şarkılar, tarihten estetiğe, çevre, yaşlı bakımı ve demokrasi gibi başlıklardan sinema eğitimine, ele aldıkları meseleler açısından çeşitlilik içeren yazılar aracılığıyla, yerli sinema üzerine ilginç bir toplam sunuyor.


Basım Ayı/Yılı : 7/2022
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 248
Ağırlık : 248
En / Boy : 13 / 19,5
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺92,40
Tükendi
Film Çalışmalarında Güncel Yaklaşımlar

Hayatın Taklidi Dünyanın Derdi: Film Çalışmalarında Güncel Tartışmalar, iki kitaptan oluşan bir derlemenin ilk kitabı. İkincisi, Başka Bir Dünyadan Şarkılar: Sinema ve Türkiye Sosyolojisi başlığını taşıyor. Akademik bir disiplin olarak sinema çalışmalarının Türkiye üniversitelerindeki öncü ismi Nilgün Abisel’e armağan olarak tasarlanan bu kitaplar, sinema ve filmlerle kişisel olarak kurduğumuz ilişkiden yönetmen ve oyunculara dair değerlendirmelere, akademik sinema eğitimi üzerine yorum ve önerilerden sinema tarihi odaklı inceleme ve tartışmalara, melodramdan ‘sanat filmi’ne, sınıfsal eşitsizliklerden toplumsal cinsiyet olgusuna ve yaşlılığa, ırkçılık ve ayrımcılıktan ekolojik sorunlara, etik meselelerden varoluşçuluğa, sinema ve şehir ilişkisinden barış ve demokrasi tartışmasına, film müziğinden sinemada ses kullanımına, geniş bir konu yelpazesine sahip. Hayatın Taklidi Dünyanın Derdi’nde sinema ve duygular, sinema ve güncel sosyal teori, sinema ve politika arasındaki ilişkileri ele alan metinler yer alıyor; bu kitaptaki değerlendirme ve analizler filmlerle sınırlı kalmıyor, dizi ve video (müzik ve hayran videoları) örnekleri de bu derlemeye dâhil oluyor. Başka Bir Dünyadan Şarkılar’daki yazılar ise Türkiye sinemasına odaklanıyor.


Basım Ayı/Yılı : 5/2022
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 422
Ağırlık : 422
En / Boy : 13 / 19,5
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺123,20
Tükendi

Sinemamızın kadın yıldızları kimlerdir sorusu sorulduğunda Türk sinema tarihi boyunca sinemaya emek vermiş yüzlerce oyuncu arasında birkaç isim aklımıza gelir. Bu isimler onların cazibesine kapıldığımız, oyunculuklarından büyülendiğimiz için mi aklımıza gelmektedir? Yoksa onlara yakıştırılan “Sultan”, “Hanımefendi”, “Afrodit” gibi sıfatlardan dolayı mı yıldız olarak zihnimize kazınmışlardır?

Elinizdeki kitap, Türk sinemasında yıldızlığı ve kadın yıldızları ele alarak, sinemada “star sistemini” üreten ve sürdüren film endüstrisini, film üretim olgusunu inceliyor. Bunu yaparken de yıldızlığı doğuran toplumsal yapının nasıl işlediğini vurgulayarak kadın yıldızlar ile dönemin kadın algısı –toplumda ideal olarak kabul gören kadınlık kodları– arasında bağlantılar kuruyor.

Bizi Türk sinemasının ve onun kadın yıldızlarının dünyasında ilginç bir yolculuğa çıkaran, bu yolculuğun her evresinde kadın çalışmalarından beklenen eleştirel yaklaşımı okurdan esirgemeyen bir eser…


Basım Ayı/Yılı : 4/2021
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 320
Ağırlık : 350
En / Boy : 13 / 20
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺92,40
Tükendi

Sinema Estetiği ve Godard


Basım Ayı/Yılı : 2023
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 1
Ağırlık : 100
En / Boy : 13,5 / 21
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺200,00
Tükendi

Atilla Dorsay yazarlık yaşamı boyunca yaşadığı, kimileri neredeyse kavgaya dönüşen başlıca tartışmaları anlatıyor bu kitapta… Öylesine saygın, hatta efsane kişilerle takışmış ki Dorsay, şaşırtıcı bir kendine güvenle, hemen hepsinde kendi haklılığına inanıyor, öyle değilse sonunda bunu açık yüreklilikle itiraf etmekte duraksamıyor. Kimler mi var bu kitapta?

Aziz Nesin, Attilâ İlhan, Ertem Eğilmez, Vedat Türkali... Metin Erksan, Halit Refiğ gibi Ulusal Sinema ustaları... Ya da Yavuz Özkan, Yavuzer Çetinkaya gibi dönemin gençleri… Ankaralı sinemacılar, Yeşilçam’ın tüm kurumları, hatta Onat Kutlar bile var... Ya da Atıf Yılmaz’ı bir kadın yazara karşı kahramanca savunmak!... Ayrıca Serdar Turgut’tan Savaş Ay’a, Emre Aköz’den Murat Birsel’e, hatta Ayşe Arman’a kadar bir dizi ünlü…

Renkli, esprili ve 1960’lı 70’li yıllara ışık tutan tartışmalar…


Basım Ayı/Yılı : 2022
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 224
Ağırlık : 224
En / Boy : 14,5 / 21,5
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺124,00
1 2 3 ... 6 >
cultureSettings.RegionId: 0 cultureSettings.LanguageCode: TR
Çerez Kullanımı