Van Gogh; yaygın olarak bilindiği üzere Post-Empresyonizm akımının öncülerinden, Yıldızlı Gece ve Patates Yiyenler gibi dünyaca ünlü tabloların sahibi olup, 19. yüzyılda yaşamış önemli ressamlardan biridir ve kendi kulağını kesmesiyle meşhurdur. Ancak bu kitapla bildiklerinizin ötesine geçecek, ürettiği iki binden fazla sanat eserinin hayattayken sadece birinin satıldığı, dünyanın dört bir yanında hangi eserlerinin hangi müzelerde bulunduğu, kulağını kestikten sonra gazete kâğıdına sarıp bir geneleve yolladığı gibi birçok detaylı konu hakkında bilgi sahibi olacaksınız. Biyografik serisi farklı alanlardan dünyanın en önemli yaratıcı isimlerinin biyografilerini tamamen yeni bir yaklaşımla okurlara sunuyor. Aynı zamanda bu kişilere dair birbirinden ilginç, ayrıntılı bilgileri resimlerle ve kolay anlaşılır kategoriler eşliğinde aktararak zevkli bir öğrenme yolculuğu vaat ediyor. Özel hayatlarıyla ilgili detaylar, yaşadıkları dönemde dünyada olup bitenler, kendilerini etkileyen olaylar, çalışmalarıyla ilgili ilginç istatistikler ve düşünsel miraslarının bıraktığı izler eşliğinde serinin kahramanları hakkında derinlemesine bilgiler edinmeye hazır mısınız?
₺55,90
William Shakespeare; yaygın olarak bilindiği üzere tüm zamanların en ünlü tiyatro oyunlarından Hamlet, Macbeth ve Bir Yaz Gecesi Rüyası gibi eserleri kaleme almıştır. Ancak bu kitapla bildiklerinizin ötesine geçecek, eserinde ölümlerin çoğunun bıçaklama yoluyla gerçekleştiği, bağlantılı olduğu tiyatro toplulukları ve vasiyetinde eşi Anne Hathaway’e sadece birkaç parça mobilya bıraktığı gibi birçok detaylı konu hakkında bilgi sahibi olacaksınız. Biyografik serisi farklı alanlardan dünyanın en önemli yaratıcı isimlerinin biyografilerini tamamen yeni bir yaklaşımla okurlara sunuyor. Aynı zamanda bu kişilere dair birbirinden ilginç, ayrıntılı bilgileri resimlerle ve kolay anlaşılır kategoriler eşliğinde aktararak zevkli bir öğrenme yolculuğu vaat ediyor. Özel hayatlarıyla ilgili detaylar, yaşadıkları dönemde dünyada olup bitenler, kendilerini etkileyen olaylar, çalışmalarıyla ilgili ilginç istatistikler ve düşünsel miraslarının bıraktığı izler eşliğinde serinin kahramanları hakkında derinlemesine bilgiler edinmeye hazır mısınız?
₺55,90

Oğuz Atay, 70’li yıllarda çok saygı duyduğu hocası Prof. Dr. Mustafa İnan’ı, eşi Prof. Dr. Jale İnan’ın ricası üzerine, biyografik bir romanın başkahramanı yaptı.

Jale İnan’ın arzusu Bir Bilim Adamının Romanı ile yoksul bir Anadolu çocuğunun istediğinde neler başarabileceğini herkese göstermekti.

Oysa o, çok daha zor olanı başarmış, kadının henüz adının bile geçmediği yıllarda Türkiye’nin ilk kadın arkeoloğu olarak profesörlük unvanını almıştı.

Şimdi bir romanın başkahramanı olma sırası onda! Orhan Bahtiyar, Bir Bilim Kadınının Romanı’nı yazdı. Jale İnan’ın yaşamını satırlarına alan Bahtiyar, toprağın altından küçücük elleriyle bir tarih çıkaran bu dev kadını, Atay’ın izinden giden kalemi ile akıcı bir dilde anlatıyor.

Jale İnan’ın küçük bir çocukken arkeolog babası Aziz Ogan’ın peşinden gittiği kazılarla başlayan arkeoloji aşkı, gün yüzüne çıkardığı Perge ve Side antik kentleriyle taçlanıp insanlığa bir miras olarak kalıyor.

Biyografik romanların sevilen yazarı Orhan Bahtiyar, elinizdeki kitabı Büyük Usta Oğuz Atay’a saygıyla sunuyor.

Kitap Adı: Jale İnan

Kitap Yazar Adı: Orhan Bahtiyar

Yayın Direktörü: Mehmet Bozkurt

Editör: Ebru Çaloğlu

Yayıma Hazırlayan: Ezgi Hotalak Adalı

Kapak Tasarım: Gilas Coşkun

Sayfa Tasarım: Aslı Varol

Sayfa Sayısı: 304

Ebat :13,7 x 21,5

Tür :Biyografik Roman

Kağıt / İç Baskı: III. Hamur Enzo, 52 gr.

Cilt / Kapak: Amerikan Bristol 230 gr.

₺58,50

Onlar hakkında bir fikriniz yok!

Acı, tatlı, şaşırtıcı biyografiler

Kitapta, hayatımıza giren ve 7’den 70’e akıllara kazınan 84 ünlü, ViBio’nun bakış açısı ile anlatılıyor.

Kişiliklerinin nasıl oluştuğuna ve hayatlarının nasıl geliştiğine dair önemli anlar belirtiliyor, bilinen bilinmeyen tüm yönleriyle adeta hayatlarının sır perdeleri aralanıyor.

Ünlüleri bu yeni bakış açısı ile anlayacağınız ve kendiniz için dersler çıkarabileceğiniz, her zaman yeniden göz atabileceğiniz bir kitap: O Aslında Kim?..

Ünlülerin dünyasından nefes kesici bir zaman yolculuğuna hazır olun!

Kitap Adı: O Aslında Kim?

Kitap Yazar Adı: Renan Burduroğlu

Yayın Direktörü: Mehmet Bozkurt

Editör: Saliha Nur Ulusoy

Kapak Tasarım: Emir Tali

Sayfa Tasarım: Aslı Varol

Sayfa Sayısı: 504

Ebat: 13,7 x 23

Tür: Biyografi

Kağıt / İç Baskı: III. Hamur Enzo, 52 gr.

Cilt / Kapak: Amerikan Bristol 230 gr.

 

₺71,50

ÖZGEÇMİŞ

Duncan Hamilton

Duncan Hamilton Aralık 1958’de Newcastle’da doğmuş gazeteci ve spor yazarıdır. Kariyeri boyunca İngiltere’nin prestijli spor ödüllerinden biri olan William Hill Spor Kitabı Ödülü’nü üç defa kazanmıştır. Provided You Don’t Kiss Me: 20 Years with Brian Clough adlı kitabıyla büyük övgü toplamış ve bu kitapla çoksatanlar listesinde birinci sıraya yükselmiştir.

Hamilton, en görkemli yıllarında Nottingham Forest kulübünün muhabirliğini yapmış ve kulübün 1979 ve 1980 yıllarındaki Avrupa Kupası şampiyonluklarını haberleştirmiştir.

 

Nottingham ve Leeds’de yürüttüğü 32 yıllık gazetecilik kariyeri sonrasında vaktinin büyük bir kısmını yazdığı yazılara ve yeni kitaplarına ayıran Hamilton, eşi Mendy ile birlikte West Yorkshire, Menston’da yaşamaktadır.

Ulus Bora Oran

1993 doğumlu çevirmen Sainte Pulcherie Fransız Lisesi’nden mezun olduktan sonra lisans eğitimini Galatasaray Üniversitesi Felsefe Bölümü’nde tamamlamıştır. İngilizce ve Fransızcadan çeviriler yapmaktadır.

ARKA KAPAK YAZISI

“1969’da kadınları ve alkolü bıraktım. Hayatımın en kötü yirmi dakikasıydı.”

Futbolun henüz bir endüstriye dönüşmediği yıllar…

Genç yaşında Manchester United gibi İngiltere ve dünya futbolunun en büyük kulüplerinden birine transfer olan George Best, kişiliği, özel hayatı ile sürekli medyanın gündeminde olan bir futbolcu. Kimi zaman göklere çıkarılıyor, kimi zaman ölüm tehditleri alıyor.

Ama tüm bunların yanı sıra, bir yerde futbol konuşuluyorsa, konuşulanlardan biri mutlaka George Best olacaktır. Futbolcu kimliği kadar özel hayatıyla da sürekli medyanın ilgi odağı olmuş “renkli” bir futbolcu Best. Futbol dünyasının “zeki ama çalışmayan” öğrencisi.

Belfast’dan Manchester United’ın altyapısına gidişi, a takımıyla sahaya ilk çıkışı…

Cantona, Beckham ve Ronaldo’yla devam eden Manchester 7 Numara efsanesinin ilki sayılan George Best’in Belfast’dan Old Trafford’a uzanan efsanevi öyküsü.

Usta biyografi yazarı Duncan Hamilton’ın uzun araştırmalar sonucu hazırladığı George Best: Hayatımın En Kötü Yirmi Dakikası ilk kez Türkçede.

Kitap Adı

George Best – Hayatımın En Kötü Yirmi Dakikası

Kitap Yazar Adı

Duncan Hamilton

Editör

Kadriye Kızıl

Yayıma Hazırlayan

Hasan Basri Başkaya

Kapak Tasarım

Gilas Coşkun

Sayfa Tasarım

Şevval Ulusoy

Dağıtım Tarihi

20.01.2021

Sayfa Sayısı

480

Ebat

13,7 x 21,5

Kağıt / İç Baskı

lll.Hm.52 gr.

Cilt / Kapak

Amerikan Bristol 230 gr.

ISBN / Barkod

9789751041449

₺50,90

Dökmen’in kaleminden özgün yorumlarla bir başarı öyküsü... “Orda Bir Köy Var Uzakta” adlı şiirde adı verilmeden anılan köy, Erzincan’ın Kemaliye ilçesine bağlı Apçağa Köyü’dür. Bu kitapta yaşam öyküsü anlatılan Haşim Gürdamar, işte bu toprağı dar, aydını ve aydınlığı bol olan köyde doğmuştur. Hayata sıfırdan başladığını söyleyen Gürdamar, zorlu bir öğrenim yaşantısı sonucunda önce başarılı bir mühendis olmuş, sonra da Şenpiliç’i kurarak ve çeşitli öğretim kurumları açarak, ülkesine yararlı, sevilen bir kişi konumuna ulaşmıştır. Prof. Dr. Üstün Dökmen bu başarı öyküsünü, kendi yorumlarını da katarak ayrıntılarıyla dile getiriyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 192
En / Boy : 14,8 / 22,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2019
₺42,50

İstanbul, Bitmeyen Bir Aşk...

Emre Kongar, bu kitapta bizi kişisel tanıklık ve renkli anıları eşliğinde bir İstanbul yolculuğuna çıkarıyor.

Bu yolculukta İstanbul’un, başta Yahya Kemal Beyatlı olmak üzere, sanatçılarla ve kültürel etkinliklerle zenginleşen yakın tarihinin yanı sıra kentin bağrına 1950’lerden sonra saplanan hançerler de var. Cadde genişlemesi uğruna yıkılan yapılar… Yerleşim için katledilen yeşil alanlar bunlardan bazıları…

İstanbul’a ağıt mı yakmalı yoksa her şeye karşın umudu mu yeşertmeli? Bu sorunun yanıtı ve ufuk açıcı saptamalar Kongar’ın bu yapıtında…


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 224
En / Boy : 13,4 / 19,8
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2019
₺44,62

İşte gencecik yaşta, ölümün pençesinde olan cihan padişahı Sultan Ahmed Han’ın hayatının özeti, yaşam sebebi buydu. Rabbin Veçhi. O’nu aramak. O’nunla yaşamak. O’nunla ölmek. O’nunla dirilmek.

Ve bu ulvi niyet, o güne kadar eşi görülmemiş bir meyve verecek, o meyve kıyamete kadar baki kalacak, yüzyıllar boyunca müminlerin ruhunu doyuracaktı.

Bu öykü, işte o meyvenin vücuda gelişinin gizli, hiçbir gözün görmediği, hiçbir kulağın işitmediği, hiçbir dilin aktarmadığı, sır dolu öyküsüdür.         


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 134
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2019
₺39,60

- Gazeteci Ahmet Ercanlar’dan bir Ali Koç ve Fenerbahçe Kitabı -

Sıcak, samimi, vefakâr ve dürüst bir adam, zenginliğiyle değil, insanlığı ve kişiliğiyle çevresinde yıkılmaz bir duvar oluşturdu. Bazılarından ummadığı darbeler de yese, “Ali” asla vazgeçmeyecek.

Bu kitabı okuyunca siz de nasıl başardığını anlayacaksınız. Atatürkçü, vatansever, ülkesine çok bağlı bir adamın Fenerbahçe Başkanlığına kadar yükselme hikâyesi bu.

Çocukluğunda hayalini kurduğu Fenerbahçe Başkanlığına gözyaşları içinde ulaşmasının hikâyesi…

Gıpta ile bakılan bir ailenin mahalle ruhlu, dost canlısı küçük kardeşi Ali Koç’un bir iletişim stratejisi yoktu. En iyi bildiği şeyi yapıyordu; ailesinden gördüğünü…

Kalpleri fethetmenin de yolu buydu.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 192
En / Boy : 13.5 / 19.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2019
₺25,50
₺34,00

Bu gazeteci olmak isteyen küçük bir kızın hayallerini gerçekleştirmenin hikâyesi. Aynı zamanda medyanın bir döneminin de hikâyesi…Bir kadın olarak ailemde ve yakın çevremde ayrımcılıkla karşılaşmadım desem de toplumsal cinsiyet hayatın her alanında karşınıza çıkıyor.Medyada da…Erkeklerin tekelinde olan bu dünyada var olmanız hiç kolay değil. Bunu en iyi kadınlar bilir. Hele ki size sunulanla yetinmeyip, yönetici olmayı veya yine erkeklerin tekelindeki alanlarda yazmayı hedeflemişseniz, öyle entrikalarla karşılaşırsınız ki, hırsınız daha çok artar.Bazıları da farkında değildir cinsiyet ayrımcılığı yaptığının.Neyse ki önünüzü açan ve size fırsatlar sunan ve hak ettiğinizin karşılığını verenler de var. İyi ki de var.Yine de öyle bir dünya ki burası sürekli kendinizi ispat etmek zorundasınız. “Ben yaparım, yapabilirim, çok da güzel yaparım, sizin kadar hatta sizden daha yaparım, gerçekten yaparım!” diye göstermek zorunda kalırsınız.Ben de kaldım. Bazen öne çıktım bazen kendimi geri çektim. Cam tavan sendromuna ben de kapıldım zaman zaman ama hep hayallerimin peşinden koştum. Kendime sürekli hedefler koydum ve birini gerçekleştirince diğerini gerçekleştirmeye odaklandım.İşte bu kitap benim gazetecilik kariyerimin öyküsü. Yaptıklarımın ve de yapacaklarımın…Zira hayaller ve hedefler hiç bitmez. Bitmemeli.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 392
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2019
₺26,25

Geyler ve lezbiyenler zengin bir tarih iddiasında bulunabilirler. Peki ama bu farklı, gelişmekte olan kültür nasul tanımlanıyor? Kimler hem geçmişte hem de günümüzde, gey ve lezbiyen kimliğinin, şimdilerde bildiğimiz şekilde biçimlenmesine yardım ettiler? Geylerin ve lezbiyenlerin bugün oldukları yere gelmeleri ve oldukları kişiler olmaları için bir yol inşa eden bu eşcinseller tam olarak kimler?

Tarihin 2400 yılını kapsayan bu kitap, Sokrates ve Sappho'dan Michelangelo Signorile ve Madonna'ya, Oscar Wilde ve Redclyffe Hall'dan Rock Hudson ve Martina Navratitova'ya, Leonardo da Vinci ve Büyük İskender'den Liberace ve Larry Kramer'a gey ve lezbiyen hayatının çeşitliliğinin ve sınırlarının yol haritasını çıkarıyor. Paul Russell, bu kolektif kültürde etkileri büyük olan kişileri seçip, katkılarını ve etkilerini ölçerken, eşcinsel bilincinin arkeolojisini yapıyor; eşitlik ve görünürlük arzusunun izlerini sürebileceğimiz bir mercek parlatıyor.

Bu kitap, ssansürsüz, takdir eden ve dahiyane bir öznelllikle, katkıları isimlerinden daha uzun yaşamış bu insanların hayatlarını kaydediyor; bu cesur ve örnek kişilerin uzun gölgelerini belgeliyor ve bu denli etkili insanların seksüel yönlerinin sıklıkla bastırıldığı biyografilerini onarıyor. 100 Eşcinsel, okurlara, listede kimlerin olup olmadığını, kimlerin listenin neresinde olduğunu anlatırken kesinlikle kızdıran, aydınlatan ve eğlendiren bir kitap.

 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 456
En / Boy : 15,5 / 21,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2019
₺75,00

Ahmet Kaya’nınki 1957’de Malatya’da başlayıp 2000 yılında Paris’te sürgünde sonlanan, içinden göç, yoksulluk, devrimcilik, hapishane, albümler, konserler, şiirler, yasaklamalar, toplatma kararları, televizyon programlar, ödüller, hayranlar ve şöhret geçen bir hayat. İlkay Kara, bu hayatın şarkılara da sinen yansımalarına bakarak bir tür “direnişin” ve “kapanmayan yaraların sesi” olarak Ahmet Kaya şarkılarındaki politik tutumları ele alıyor, Türkiye’deki toplumsal muhalefetin zaman içinde ürettiği anlam dünyasını Ahmet Kaya şarkıları aracılığıyla açığa çıkarmaya çalışıyor. Ahmet Kaya’nın düne, şimdiye ve geleceğe dair bakış açılarının şarkı sözleri aracılığıyla izlendiği Açık Yaranın Sesi’nde Ahmet Kaya repertuvarındaki mücadele tecrübesini anımsatan şarkılar; yas şarkıları; “sızı”lı şarkılar; ihbara, ihanete ve korkuya dair şarkılar; tezgâhtarların, fabrika kızlarının, emekçilerin şarkıları; açlığın ve yoksulluğun şarkıları; aşk şarkıları; dağlara söylenen, Kürt sorununa dair şarkılar teorik bir zemine oturuyor. Hem Türkiye’deki toplumsal mücadelenin müzikle ilişkisine bakan hem biyografik olmasa daAhmet Kaya’nın hayatının arka planına mercek tutan, okurken mutlaka eşlik edilecek şarkılar bulunacak bir kitap.

''Bana bir çocuk diyor ki, ‘Ahmet Abi ben bugüne kadar Ferdi Özbeğen’i dinliyordum, devrimcilerin böyle şarkılar yaptığını bilmiyordum. İzin verir misin, devrimci olabilir miyim?’ diyor. Bir taraftan başka biri diyor: ‘Ahmet Abi senin için komünist diyorlar, çok üzülüyorum.''


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 191
En / Boy : 13 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2019
₺48,75

İnsanı başarıya ulaştıran şey hedefleridir.

Her hedef ulaşılabilirdir; yeter ki disiplini, kararlılığı ve istikrarı hayatımızın merkezine koyalım.

Vermek zorunda kaldığım mücadeleler ve ailemin bana daha iyi imkânlar sunamıyor oluşu, standart bir Amerikalı siyahi adam hayatı yaşamamı ve bu yaşamı haklı çıkarmamı sağlayacak bahanelerimin olmasını mümkün kılardı aslında.

Hatalar yaptım. Ama neyse ki en büyük hatam ölümcül değildi. Biliyorum, gelecekte sahip olacağım başarıya doğru ilerlerken daha az bedel ödeyebilirdim belki; ama ne yazık ki biraz ağır bir bedeli oldu her şeyin. Ben yine de tüm bunları yanlış yolda gitmenin sonuçları olarak değerlendirmeyi tercih ettim. Tehlikelerle dolu bir çevrede yoksulluk içinde büyümek, her şeyi zor yoldan öğrenmeme neden olmuştu.

Şimdi artık benim hikâyemi tamamen benim perspektifimden ve benim gerçeklerimle öğreneceksiniz. Çünkü size borçlu olduğum şeylerden birinin de hikâyemi paylaşmak olduğuna inanıyorum. Paylaştıklarımın, içinde bulunduğu şartlar müsaade etmiyor gibi görünse de kendine inanması gerekenlere cesaret, motivasyon ve ilham vermesini umuyorum.

Tüm sporseverlerin yakından tanıdığı Bobby Dixon (Ali Muhammed), mücadelesi ve azmiyle devleştiği parkenin dışında, ilk kez sizlerle…


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 160
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2019
₺40,18

Nazım Hikmet hayatı dolu dolu yaşamış bir şair.

Onlarca yıl süren hapis yaşamı, işkenceler, asılsız suçlamalar, vatan haini ilan edilmesi ve en kötüsü çok sevdiği ülkesinden kaçmak zorunda kalışı...

Karaciğer rahatsızlıkları ve kalp krizleri yaşamının parçası olmuş.

O bir inanç ve aşk şairi...

Kadınları seviyor, onlar için dünyanın en güzel şiirlerini yazıyor, çoğu zaman da sevdiklerini terk ediyor.

Moskova’da yeni bir gün başlıyor, tarih 3 Haziran 1963...

61 yaşındaki Nâzım Hikmet gazete ve mektuplarını almak için kapıyı açıyor.

Birden yere yıkılıyor.

Sırtına şiddetle saplanan şey bıçak da olabilir, kurşun da...

Yıllarca o kurşunu düşünmüş, o bıçak darbesinden kaçmış, hatta ülkesini terk edişi de bundan.

Ama katili göremiyor, hiçbir yerde yok.

Ölüm kapısında artık, bedeninin en hassas yerinde...

Sancıların, acıların biri bitmeden diğeri başlıyor.

Yerde yapayalnız...

Evde Vera olduğuna göre kurtulabilir, onu hastaneye kaldırır...

Doksan dakika karısını bekliyor...

Vera yok...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 256
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2019
₺22,90

Küçücüktüm. Çok yoruluyordum. Çay ocağında çalışırken arada bir boş kaldığımda çay tepsisi kucağımda, hayaller kuruyordum. Büyümüş, önemli bir adam oluyordum hayallerimde. Babacığımı ve ailemi rahata kavuşturuyordum. “Yusuf! Bahri ustaya üç çay…” sesiyle kendime gelip çıkıyordum hayaller aleminden. O an Allah’a ellerimi açıp ‘Ya Rabbi yardımcı ol, benimle ol’ çok demişimdir. Hala da diyorum. Küçücük yaşıma rağmen sabahın köründe yarı uykulu çay ocağına geldiğimde, arkadaşları babama,” Çocuğu bu saatte niye getiriyorsun?” diye sorduklarında “Hayatı öğrensin, ileride beni anlayacak” diye cevap verirdi aslan babam.

Bu kitabı yazmamdaki ana sebep; çocuklarımızın ve gençlerimizin hayatı öğrenmesine ufak da olsa katkı sağlama arzusundan. “Hiçbir başarı zahmetsiz olmaz” sözünü ispatları ile sundum onlara.

Dostlar, anlayacağınız burada yazan her şey gerçek.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 240
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2019
₺34,90

BEŞİKTAŞIN MİMARLARI

Rıdvan Akar

Beşiktaş’ın Dervişi Süleyman Seba

Türk spor tarihinin yaşayan en saygın ismi olduğu konusunda tüm spor kamuoyunun görüş birliği içerisinde bulunduğu Seba, hem Türk futbol tarihinin son 70 yılının yaşayan canlı tanığı hem de Beşiktaş tarihinde “Şeref Bey”, “Baba Hakkı” ile birlikte oluşan sacayağının yaşayan efsanesidir... Seba; bugün, o geleneğin son temsilcisi olarak, Beşiktaş Kulübü’nün resmi sitesinde “Beşiktaş Duruşu” diye kabul edilen değerleri, kişiliğinde cisimleştirmiş bir abide olarak anılıyor.

Seba’nın yaşam öyküsü kimi sırlar ve gizlerle örülüdür. Zira mesleği Milli İstihbarat Teşkilatı’nda memurluk olan Seba, hayatının iki parçasını bütün popülaritesine karşın titizlikle parlak neon ışıklarından uzak tuttu. Mesleğini ve sevdalarını hiçbir zaman karıştırmadı, konuşmadı ve anlatmadı.

Seba, Beşiktaş tarihinin en başarılı ve en etkin dönemine başkanlık yaptı. Bu 16 yıl içinde Beşiktaş tam beş kez lig şampiyonluğu yaşadı. Futbola, rakibe saygı, dürüstlük, tevazu, gençlere fırsat, sözünün eri olmak ve belki de en önemlisi “Şerefli ikinciliklerle övünmek” gibi değerleri kazandırdı ve yaşattı.

Bu kitapta sadece Süleyman Seba değil, onun yaşamının bütün önemli kilometre taşlarının tanıkları olan 100’den fazla isim de Seba’yı anlattı.sa 

Sayfa Sayısı : 304

Ebat : 13.5x21.5

Kağıt/İç Baskı : III Hm Enzo 55 gr

Cilt/Kapak : Amerikan Bristol 230 gr

₺110,00

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 150
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2019
₺30,00

Ansiklopedilerde şiirden kafiyeyi atan şair.

Nahit Hanım’a göre; öfkesini bile içine atan, “Şimdi gelirim” diye kaybolan, günler sonra çıkagelen hüzünlü aşık…

Kimine göre küçük burjuva, bopstil, monşer; kimine göre tek parti rejiminin şairi.

Postaneden ve Tercüme Bürosu’ndan istifalarla son bulan bir memuriyet yaşamı…

Gazetesi Yaprak için paltosunu dahi satmaya mecbur kalan bohem şair.

Otuz altı yaşında felaketle sonlanan bir ömür...

Türk şiirinde bir devrimin adı: Ahmet Orhan Veli.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 312
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2019
₺37,50

Birçok insan (hatta bazen kendisi bile) onun gerçek bir bilim insanı olup olmadığını sorguladı.

Psikanalizin içinde hem analiz eden hem de analiz edilen olarak yer aldı. Her zaman dünyaca tanınan bir bilim insanı olmak için çabaladı. Peki, “Bilimin Devleri” arasına nasıl girdi? 

Elbette ki böylesine tanınan bir doktor olmak hiç kolay değildi.

Pek çok hata yaptı. Hatta bir keresinde fiziksel ve ruhsal hastalıkların tümünün bir organa bağlı olduğunu bile düşündü; burun.

Sigmund Freud, tıpta çığır açan psikanalizin ve bununla birlikte ortaya çıkan tüm yeni kelimelerin yaratıcısı olarak bu serideki yerini aldı. O, daha önce kimsenin yapamadığını yaparak bilinçaltındaki güdü ve arzuları, rüyaların önemini ve pek çok hastalığın psikolojik sebebini anlayan ilk insandı.

Amerikan Kütüphane Derneği - Dikkate Değer Çocuk Kitapları Ödülü
CBC ve NSTA Dernekleri - Göze Çarpan Bilim Kitabı Ödülü
New York Halk Kütüphanesi - En İyi Gençlik Kitapları Ödülü

“Bu seri davetkâr ve tartışmalı anlatımı sayesinde etkileyici bir başlangıçla açılışı yapıyor.”

- Publishers Weekly

“Bilimin Devleri serisindeki diğer kitaplar, ilk kitap olan Leonardo Da Vinci’den sonra beklentiyi fazlasıyla karşılıyor. Krull ve bilim insanları ilahi güçler tarafından bir ara- ya getirilmiş olmalı.”

- Bulletin of the Center for Children’s Books

“Krull, Bilimin Devleri serisinde birinci sınıf bir bilimsel biyografi sunuyor.”

- Kirkus Reviews

“Sürükleyici ve dikkate değer biçimde açık bir biyografi.”

- The Horn Book


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 128
En / Boy : 12,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2019
₺30,00

Fikirleri çağın çok ötesinde olan parlak bir bilim insanı ve bir o kadar da inatçı bir çocuk…

Isaac Newton, hayal dünyası öylesine geniş bir insandı ki sadece “üstüne düşünerek” yeni bir matematik kolu olan kalkülüsü yaratmış ve yerçekiminin bilimsel açıklamasını yapmıştı.

Bunun yanında o kadar bencildi ki, onun bulduklarını sorgulamaya kalkan diğer bilim insanlarını yok etmek isterdi. Bilimsel buluşlarıyla dünya çapında bir üne kavuşsa da zamanının çoğunu kutsal kitaplardan pasajlarla geleceğe dair kehanette bulunarak veya bir simya laboratuvarında adi metalleri altına çevirmeye çalışarak geçirmişti. Serinin bu kitabında, on yedinci yüzyılda veba, büyük Londra yangını ve iki devrimin yaşandığı bir ortamda, aykırılıkları ile Newton’ın ilgi çekici bir portesini bulacaksınız.

Amerikan Kütüphane Derneği Dikkate Değer Çocuk Kitapları Ödülü

Publishers Weekly - Yılın En İyi Kitabı
School Library Journal - En İyi Kitap
A Booklist - En İyi 10 Gençlik Biyografisi

“Bu seri davetkar ve tartışmalı anlatımı sayesinde etkileyici bir başlangıçla açılışı yapıyor.”

- Publishers Weekly

“Bilimin Devleri serisindeki diğer kitaplar, ilk kitap olan Leonardo Da Vinci’den sonra beklentiyi fazlasıyla karşılıyor. Krull ve bilim insanları ilahi güçler tarafından bir ara- ya getirilmiş olmalı.”

- Bulletin of the Center for Children’s Books

“Krull, Bilimin Devleri serisinde birinci sınıf bir bilimsel biyografi sunuyor.”

- Kirkus Reviews

“Sürükleyici ve dikkate değer biçimde açık bir biyografi.”

- The Horn Book


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 112
En / Boy : 12,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2019
₺24,00

Bin yıllar boyunca görmezden gelinen kadınları yoktan var eden yeni tarihçilerin taze bir metodoloji ile resimdeki boşlukları doldurmaları gerekmektedir. Bu revizyonist tarih, geçmişte kaleme alınmış “şanlı” savaş vakanüvisciliğe meydan okuyarak yeni bir sosyal tarih anlayışı geliştirir. Kadın tarihi burada başlamaz elbet, başlangıçtan beri vardır, ama görünmez kadınlar bundan böyle sayfalarda yeniden hayat bulacak, “eş, anne, metres” rolünden başka rollere de bürüneceklerdir. “Kadın doğulmaz, kadın olunur” diyen Simone de Beauvoir gibi müthiş kadınlar ikinci(l) cinsiyet olmayı reddetmiştir- işbu kitap böyle bir ruhun meyvesidir.

Elinizde tuttuğunuz kitaptaki biyografiler ataerkil tarih anlayışına tepki olarak ortaya çıktı. 

Sayfa Sayısı : 360

Ebat : 13.7x21.5

Kağıt/İç Baskı : III Hm Enzo 55gr

Cilt/Kapak : Amerikan Bristol

 

₺55,90

Sinema eleştirmeninden ilk kez günışığına çıkan tanıklıklar ve anılar...

Atillâ Dorsay’dan:

Bu kitabı yazarken itiraf edecek çok şeyim olduğunu anladım. Hıristiyanvari bir ‘günah çıkarma’ kurumundan söz etmiyorum, papaza gerek yok!… Ama kimi zaaflarımı, yanlışlarımı, hatalarımı, kusurlarımı da anmak istedim. Bu idealize edilmiş, gerçeklere teğet geçen bir anılar kitabı olmasın istedim. Her birinden dersler aldığım o hatalarımın gençlere de bir şeyler öğreteceğine inandım. Ve bu yolu seçtim. Şimdi, uzun bir ömürden seçilmiş bu tablolar sanki bir ressamın dokunuşuyla önünüzde açılıyor, canlanıyor, renkleniyor. Seyir sizin, seçim sizin…


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 280
En / Boy : 14,8 / 22,4
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2019
₺78,62

Korkusuz bir feministti Ellen Wilkinson. Kızıl saçlarıyla her yerde kendini belli eden, ne olursa olsun mücadelesinden vazgeçmeyen başarılı bir kadın. Sadece Britanya sınırlarında değil, tüm dünyada
adaleti sağlamanın peşindeydi. Halka seslendi, parlamentoda saatler süren oturumlarda yılmadan görüşünü savundu, iki yüz işsiz erkeğin hükümete taleplerini iletmek için yaptığı beş yüz kilometrelik yürüyüşe liderlik etti.

Laura Beers uzun yıllar süren araştırmasının ürünü olan Ellen Wilkinson: Bir Sosyalist ve Feministin Hayatı kitabında bir yandan 20. yüzyılın tutkulu feministinin yaşamöyküsünü anlatırken bir yandan da savaş atmosferindeki dünyanın sorunlarının izini sürüyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 584
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2019
₺41,65

Kendisinin ve yakın çevresindeki arkadaşlarının yeri geldikçe vurguladıkları gibi aslında Hisar, yazılarına aktardığı duygu ve kanaatlerin çoğunu, çocukluğunda veya ilk gençliğinde ne hissetmiş ne aklından geçirmiş ne de dillendirmiştir. Hisar’ın metinlerini tür itibarıyla adlandırırken bu durumun göz ardı edilmemesi gerekmektedir. Hisar, yazılarında çoğu zaman çocukluk veya ilk gençlik dönemi bakış açılarını kullanmaz; geçmişe bütünüyle yazdığı zamanın değer yargıları ve duygularıyla da bakmaz. Unutulmaması gereken bir diğer husus da sonuçta yazdıklarının kurmaca metinler olduğu gerçeğidir. Bu itibarla yazarın başarısını geçmişi hissettiğini sanmamızda değil; okurlara kelimelerle hissettirebilme gücünde aramalıyız.

Hisar 1930’lu yıllarda muhtemelen üzerinde yoğunlaştığı ve 1940’lı yıllarda yayımladığı anı/denemelerinde, vaktiyle küçümsediği mehtap yaşantısını, yazı sanatıyla yüceltir. Çocuk ve ilk gençlik benliğine bugünden o duyguları hissettirir. Hisar’ın duygu dünyasında sıkça sözü edilen “ebedî zaman” bu anlatım tarzına karşılık gelmektedir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 326
En / Boy : 16,5 / 23,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2019
₺150,00

Sezai Karakoç’a göre Kur’an-ı Kerim’de, kimi yerlerde, tekrar varmış gibi görünmektedir; gerçekteyse tekrar gibi görünen yerlerde bir nüans vardır ve bütün bu nüanslar bir araya gelince Kur’an’ın mucizevi yapısı ortaya çıkmaktadır. Yine Sezai Karakoç’a göre insan, eserindedir; fakat eserdeki “ben” brüt bir “ben”dir ve saf “ben”i bulup çıkaracak çok az okur vardır.

Bir yazarı, bir şairi tanımak için de eserlerini incelemek yeterli görülse de sıhhatli bir tanıklık bu tanımayı daha da güçlendirecektir. Elinizdeki çalışma da şairin gösterdiği özü bulma hedefine dönük olarak kaleme alınmıştır. Sezai Karakoç’un bütün eserlerini dikkate alan inceleme eserleri olmakla birlikte mevcut çalışmaların önemli bir kısmı, şairin şiirlerindeki bazı imgeler ve duyarlıklarla; düşünce yazılarındaki bir veya birkaç kavramla veya yazarın sadece bazı cepheleri ile ilgilidir. Bu çalışmada ise Karakoç’un elli altı kitabının tamamı, yayımlanmış hatıraları ve Pazar Postası’ndaki yazıları tek elden bütüncül bir değerlendirme ile incelemek; metinlerindeki nüanslara ışık tutmak; şair ve düşünür Karakoç’un görüş, duyuş ve duyarlıklarını, acı ve öfkelerini, uyarı ve önerilerini, tarihi ve psiko-sosyal saptamalarını, sembol dünyasını ve dünyayı semboller üzerinden okumasını tespit etmek, onun tabiriyle “saf ben”inini bulup çıkarmak hedeflenmiştir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 512
En / Boy : 16,5 / 23,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2019
₺180,00

“Bir cumhuriyet kadını, cumhuriyetin öncülerini anlatıyor...

Deneyimli gazeteci, yazar, söyleşi uzmanı Özlem Özdemir bu kitabında bir din/tarım toplumundan çağdaş bir endüstriyel/kentsel toplum yaratan devrimin öncülerini anlatıyor. Cumhuriyetin gerçek çağdaşlaşma tarihinin ve onun yaratıcısı olan Mustafa Kemal Atatürk’ün yozlaştırıldığı ve birtakım temel yanlışların topluma dayatıldığı bir dönemde, hakiki öykülerin yeni kuşaklara aktarılması önemli bir görev. Özlem Özdemir saptırılmaya çalışılan cumhuriyet tarihinin gerçekleri ile genç kuşaklar arasında sağlıklı ilişkiler kurulması için büyük çaba harcayan bir yazar. Bu çalışması, cumhuriyet tarihine yapılmış olan çok önemli bir katkı olarak raflardaki yerini alacaktır.”

- Emre Kongar


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 136
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2020
₺40,90

Son saniyen,
Son nefese gelene kadar,
Hayatı bırakma.
Nasip olacak kesin herkese,
Ölene kadar
Hayatı bırakma.
Gözünde fer, dizlerinde derman,
Yaradan'dan buyruk, kesin ferman,
Son dakika,
Son saniye,
Son zaman dolana dek
Hayatı bırakma.
Rabbim hangi derdi
Verirse versin, kabul.
Ne gelirse Hak'tandır,
Gelirse kabul.
Hamd et, şükret,
Dua et olsun kabul,
Olana dek hayatı bırakma.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 200
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2019
₺28,47

Platon, İslâm kaynaklarındaki adıyla Eflatun, Antik klâsik Yunan filozofu, matematikçi ve Batı dünyasındaki ilk yüksek öğretim kurumu olan Atina Akademisi'nin kurucusudur.

Platon Sokrates'in öğrencisi ve Aristoteles'in hocası olmuştur.

İdealist felsefe, Eflatun ile en doruk noktasına ulaşmıştır. Eflatun bir sanatçı ve özellikle edebiyatçı olarak yetiştirilmiş olmasından büyük ölçüde istifade etmiş, kurguladığı fikri ürünleri, çok ustaca, ve şiir gibi anlatmış ve çok etkili olmuştur.

Araştırıcılar, Eflatun'dan sonraki bütün Batı felsefesini onun eserine düşülmüş dipnotlar olarak görürler.
Platon, dış dünyanın esas gerçek olan idealar ya da formlar dünyasının kusurlu kopyaları olduğunu, gerçeğe ancak düşünce ve tahayyül yoluyla ulaşılabileceğini savunmuş, insan ruhunun ölümden sonra beden dışında kalıcı olan idealar dünyasına ulaşacağını söylemiştir.

Görüşleri ortaçağda İslam filozofları tarafından korunmuş ve İslam düşünce dünyasındaki “Yeni Eflatunculuk” akımına yol açmıştır.

Rönesans sonrasında Batı Avrupa'da Antik Yunancadan çevirileri yapılmıştır.

Platon'un felsefesi, “bilgi”, “idealar”, “ruhun ölümsüzlüğü”, “kozmoloji” ve “devlet” ile ilgili kuramlarıdır.
Sokrates ve Eflatun'a göre felsefenin amacı, insanın mutluluğudur.

Erdemin temeli “bilgi”, özü “idealar kavramı”, gerekçesi “kozmoloji”, teminatı “ölümsüzlük”, hayat sığınağı “devlet” tir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 144
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2019
₺31,90

Montesquieu, “Tabiata ancak itaat edilerek hükmedilebilir” sözünü toplum gerçeğine tatbik etmek di­rayetini göstermiş ender düşünürlerdendir.Montesquieu, gençliğinde hukuk tahsil etmiş, meşhur olmadan evvel tabiat tarihi, fizik, ahlak ve siyaset ve nihayet tarihle ilgili çeşitli denemeler yazmıştır.

“Lettres Persanes” (İran Mektupları) eseriyle ünlenmiştir. Zamanının örf âdet ve müessesele­rini mizahî bir üslûpla tenkit etmiştir.

Fransız Akademisi’ne üye seçilmiş, on iki yıl hâkimlik, yirmi yedi yıl Bordeau şehrinde meclis başkanlığı yapmıştır. Yine faal siyasî hayata atılmaksızın ömrünü araştırmalara vermiş, toplumun alışkanlıklarını, yaşama tarzlarını çözmeye çalışmıştır.

Viyana'ya, Macaristan'a, İtalya'ya, İsviçre'ye, Hollanda'ya ve İngiltere'ye gitmiştir. İngiltere’de iki yıl kalmış, İngilizler onda derin izler bırakmış, bu milletin mües­seselerine ve hayat şartlarına hayranlık duymuştur.
İngiltere gezisinden dönüşünde kendisini tamamen ilmî çalışmalara vererek 1734 de Romalıların yükseliş ve batışları hakkındaki eserini yazmıştır.

1748’de yirmi yıldan beri gerek ta­rihî ve hukukî metinler üzerinde yaptığı araştırmalardan gerek çeşitli seyahat notlarından elde ettiği zengin malzemeyi işlemek suretiyle en meşhur eseri olan “Esprits des Lois”nu (Kanunların Ruhu) yayımlamıştır.

Montesquieu klasik düşünür­lerin sonuncusu, sosyologların ilki kabul edilir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 144
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2019
₺31,90

Freud, kurucusu olduğu psikanaliz ekolü ve kaleme aldığı te­mel eserleriyle, çağdaş düşünceyi derinden etkilemiş bir bilim adamı ve psikiyatrdır. Ayrıca nörolog,  psikanalizci, filozof ve yazardır.

Özellikle kabile toplumlarından günümüze kadar gelişen aile içi ilişkileri, sosyal hayattaki tabu kavramlarını psikoloji terminolojisine kazandırmıştır.

Öyle ki; belki de psikanalize en ihtiyaç duyan kişilerden biri Freud’du. Birçok korkusu, nevrozu, hastalığı vardı. Özellikle de elinden bir türlü düşürmediği, neticede onu kanser eden puro bağımlısıydı.

Freud'un farklı bir hayatı vardı. Ancak kendisinin anlayabileceği garip düşünce yapısına sahipti.

Freud dört temel fikir üzerinde durmuştur; Bunlar bilinçaltı, rüyalar, psikanaliz ve cinselliktir.

Freud, kişiliği id, ego ve süper ego’dan oluşan ve birbiriyle etkilenme halinde olan bir sistem olarak görmüştür.
Freud, din üzerinde durmuştur. Bununla beraber ilmi öne çıkarmıştır. İnsanın yanılsamasız yaşayabileceği ütopik günün hemen gerçekleşmeyeceğini de kabul eder ve yanılsamaların üzerinde durmak gerektiğini söyler:
“Bizim bilimimiz yanılsama değildir. Aksine yanılsama, ilmin bize veremeyeceğini bizim başka yerden elde edebileceğimizi zannetmemizdir.”

Bütün bunlar Freud’un ana konularıdır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 144
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2019
₺31,90

“Düşünüyorum öyleyse varım.” sözüyle tanınan Descartes, 17. yüzyıl felsefesine damgasını vurmuş bir filozoftur.

Descartes, Kartezyanizmin kurucusudur. Kartezyan “Descartes ile ilgili” anlamındaki sıfat “Cartésien” sıfatından gelir.

Geometrik analizi ortaya atan Descartes’in amacı matematikte kullanılan metodu felsefeye uygulamak ve bunu felsefenin yöntemi yapmaktı. Descartes’in metodu, önce kavram analiziyle karmaşık olguları basit unsurlara ayırıp sonra bu unsurların birbirleriyle ilişkilerini görerek gerçeğin yapısını bütünüyle algılamaya ve birleştirmeye dayanan temelde akıcı bir metottur.

17. yüzyıl metafiziğinin kurucularından olan Descartes'in dine karşı beslediği duygular samimi görülür. Onun hayatı, yazışmaları, bu konudaki tutumunu apaçık olarak ortaya koymaktadır. İsveç kraliçesi gibi Protestanlarla yazışmalarında dogmalar konusunda hiçbir taviz vermemiş ve Kraliçe, Katolikliği Descartes'in etkisiyle kabul ettiğini söylemiştir.

Descartes'e göre; gerçek ancak her insanda var olan sağduyu ve akıl aracılığıyla bulunabilir. Bu yolla filozof, başlıca niteliği evrensellik olan akla iyi bir metot bulmaya çalışmıştır.

Descartes, kendisinden sonra gelen hemen bütün düşünürleri etkilemiştir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 144
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2019
₺31,90

Aristo ve Aristoteles olarak anılan Platon'un öğrencisi ünlü filozof, milattan önce yaşamıştır ve ilk felsefe tarihçisi olarak da bilinir.Yunan filozofu Aristoteles aynı zamanda Avrupa'nın büyük biyologlarından biridir. Büyük İskender'e de hocalık yapmıştır.

Ferdin ve aklının iktidarının, türlü faali­yetlerde kullandığı metot ve vasıtaların tahliline ça­lışan "hümanist" ve "Sofist" görüşleri takip eden, düşünce ve eşya arasındaki ilişkiyi sezen, düşün­ceye kendi haklarını vermek ve tanımak suretiyle vücut ve hayat veren Sokratesçi akımda belirmesi, varlığını düşünce tarihi boyunca bütün çürütme çabalarına rağmen devam et­tirmesi bakımından bir ilim pratisyeni olduğu ka­dar bir ilim teorisyeni de olan Aristo'nun sistemi kadar metodu da büyük bir önem taşır.

Sofist düşünceler karşısında Sokrates ve Platon'dan başlayan sistem düşüncesi ile paralel, metot endişesi ve ihtiyacı onunla belli bir zorunluluk ve değer kazanmaktadır.

Günümüzde mantık olarak bilinen, Aristo'nun analitik adını vermiş olduğu ilim, doğruluğun tam anlamıyla araştırılmasını, nesnelerin sebeplerini ortaya çıkartan bir ilim dalıdır.

Aristoteles, felsefesinin temel taşlarındandır. Onu okumadan dünya düşünce tarihini yerli yerine oturtamayız.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 144
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2019
₺31,90

“Her büyük hayal bir hayalperestle başlar!

Şunu unutma: Yıldızlara erişip dünyayı değiştirecek güç, sabır ve tutku senin içindedir.”
–Harriet Tubman

Bu, hayatları ve sanatlarıyla dünyayı değiştiren sanatçıların, yazarların, müzisyenlerin ve dansçıların öyküsüdür. Yüzleştikleri tüm zorluklar ve reddiyelere rağmen –hatta bazen bunlar sayesinde inanılmaz sanat eserleri yarattılar.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 12
En / Boy : 24 / 28
Kağıt Cinsi : Kuşe
Basım Tarihi : 3.2019
₺48,80

“Yıllarca kaybettiklerimizin dökümlerini yaptık hep. Acı bizden başlayıp bize dökülen bir dere oldu. Yüreğimiz ve beynimiz bir ‘korkunç anılar deposu’na dönüştü. Oysa biraz da gülerek bakmak gerekir hayata. Güldüğümüz kendimiz bile olsak. Yani ‘alem buysa kral biziz’ demek lazım bazen. Yangınlardan çıkıp da paçalarımızdaki yanığa gülmek lazım.” (Evrim Alataş)


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 392
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2019
₺24,31

Mustafa öğretmenin yarası tazelenmişti. Gözlerini çevrede gezdirdi, sonra derin bir iç çekti. “Size inanamayacağınız bir durumu daha anlatacağım!” Şu gördüğünüz dere boyuna ve yan araziye kabak, dut fidanları dikmiştik. Ağaçlar bir kaç yıl içinde kocaman olmuşlardı. Okulda ipekböcekçiliği yapacaktık ama yapmaya ömürleri yetmedi. Bol bol dut yedik. Şimdi görüyorsunuz dere boyu çalılık ve ot dolu. Tarla içinde tek ağaç yok. İşte sonrası acıklı. Sonradan okulun sistemi değişti.

Okulun müdürü de değişti. Sonradan gelen müdür,

“O Köy Enstitüsü denilen komünist yuvalarından iz kalmayacak!” deyip, bütün dut ve kavak ağaçlarını kestirdi. Köklerini bile söktürdü. Şimdi yerleri çalı ve yabani otlarla dolu. Güzelim ağaçlar sakıncalı komünist kurbanı oldu.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 276
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2019
₺19,26

Modern Yunanistan tarihinin en önemli devlet adamlarından biri olan Eleftherios Venizelos kimdi? Megali İdea fikrinin en meşhur uygulayıcısı, 1897 ve 1905 yıllarındaki Girit İsyanlarının lideri, Balkan Savaşları döneminde Yunanistan Başbakanı ve Birinci Dünya Savaşı sonunda Osmanlı Devleti'nin parçalanma metni olan Sevr Antlaşması'nı imzalayan Venizelos tarihin akışının değiştiği zamanlarda hep başroldeydi. Venizelos'un hem modern Yunanistan siyasetine hem de Türk-Yunan ilişkilerine etkisi neydi?

Yunanistan Meclis Arşivi, Yunanistan Milli Kütüphanesi, Dönemin Atina gazeteleri ve Eleftherios Venizelos'un kişisel arşivi gibi birinci el kaynaklardan faydalanılarak hazırlanan bu çalışma, hem Eleftherios Venizelos'un siyasi hedeflerine ve Yunanistan siyasetindeki etkisine hem de günümüzde de tartışılmaya devam eden Türk-Yunan ilişkilerine Yunanca kaynaklar üzerinden ışık tutmaya çalışılmıştır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 232
En / Boy : 21 / 13,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2019
₺55,30

Merzifon 5. Ana Jet Üssü’nden kalkan helikopterin hedefi ilçeye bağlı Kayadüzü köyüydü. Kalkıştan kısa bir süre sonra köye varıldığında helikopter doğrudan ilkokulun bahçesine yöneldi.

Tarih 23 Nisan 1983’tü. Okulda Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlamaları yapılmaktaydı. Neredeyse bütün köylü de oradaydı. Başta okul müdürü, öğretmenler ve öğrenciler olmak üzere köy sakinleri merak ve heyecanla bu ilginç anı izliyorlardı. Uçuşlarını çok seyrettikleri helikopterlerden biri ilk defa köylerine iniyordu. Helikopter bahçede alçaldı ancak tam yere konmadan sarkan bir ip merdivenden aşağı doğru bir hava astsubayı inmeye başladı. O iner inmez havada bekleyen helikopter yoluna devam etti. Doğru müdürün odasına yönelen üniformalı astsubay aynı okulda tesettürlü olarak öğretmenlik yapan Emine Hanım’ın eşi olduğunu söyledikten sonra ikram edilen çayı içti. İçeride güzelce sohbet ettiler. Cumhuriyet Gazetesi okuyan sol görüşlü müdür doğrusu bu “havalı” inişi gerçekleştiren “havacı”yı sevmişti.Bu vesileyle Emine Hanım'a dair önyargılar kırılmış, aralarında dostluk kurulmuştu.

Bu ilginç olayı gerçekleştiren sıra dışı Hava Astsubayı Eflatun Saygılı’ydı. İşte bu eserde sıra dışı havacı, “dava adamı” Saygılı’nın fikir mücadelesini ve ilginç hayat hikayesini bulacaksınız.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 224
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2019
₺47,90

Bir dönemin ilginç kahramanları ve az bilinen olaylar.

Yahya Kemal ve Nâzım Hikmet, Türk Şiiri’ndeki iki büyük şairin ortak ve bilinmeyen yönlerine dair pek çok ayrıntıya yer veren bir kitap... İsmail Birateş’in bu çalışması, bir belgesel anlatı olmanın ötesinde, yer yer okuru düşündüren, ilginç saptamalar ve anıları da içeriyor.

Nazım Hikmet’in yayınlanan ilk şiirini Yahya Kemal niçin düzeltmişti?

Nazım Hikmet’in yazdığı Mevlâna şiirini dinleyen Mevlevîler en çok neye şaşırmışlardı?

Fransız kültürü hayranı Yahya Kemal’i ülkesinin kültürüne döndüren şey neydi?

Mustafa Kemal, Meclis’teki buluşmada Nâzım Hikmet’e hangi tavsiyede bulunmuştu?

Yahya Kemal, Nâzım Hikmet’in annesi Celile Hanım ile nasıl bir aşk yaşamıştı?

Yahya Kemal, “Nâzımcığım hapiste” diye gözyaşı döktüğü halde, affı için neden destek olmadı?


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 128
En / Boy : 13,4 / 19,8
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2019
₺25,50

“Toprak, üzerinde yaşayan insanların duyu, duygu ve düşüncelerinin işlendiği bir kaneviçe, dantel halini alırsa yurt olur. anadolu’daki ve Balkanlar’daki Sarı Kız, Sarı Saltuk, Yunus Emre yatırları; Bursa’daki Ulu Cami, İstanbul’daki Süleymaniye, Edirne’deki Selimiye, her bir şehirdeki mezarlıklar, bu topraklar üzerinde yaşayan insanların işaretleridir” der Fazlıoğlu. anadolu’ya ilk yerleşenlerin hikayesi değildir bu kitabın amacı ama öyle bir zaman gelir ki bu topraklarda, yurt arayana yurt, derdi olana derman olur anadolu.

Ve on üçüncü yüzyıl kadar karışmamıştır ve de yurt olmamıştır birilerine belki de eskilerin tabiriyle Diyar-ı Rum. Öyle bir yüzyıl ki, kendinden sonra ne varsa hepsinin içinde biraz vardır o zamanın izleri. On üçüncü yüzyıl anlaşılmadan, inanç diye, gelenek diye sahip olunan değerlerin anlaşılması ve nereden geldiklerinin bilinmesi biraz eksik kalmaya mahkûmdur.
Böyle bir çağda doğmuştur kahramanımız. Yaşananları görmüş, yaşayanları görmüş, toyken pişmiş, bir ateş olmuş ve bu günlere gelmiştir adı unutulmadan.

Adı unutulmasa da hep farklı açılardan anlaşılmaya çalışılmıştır yaptıkları ve söyledikleri. Kim, kendine yakın hissettiyse sahip çıkmıştır mirasına. “Yunus”tur, “Yunus Emre”dir, “Koca Yunus”tur,

“Emrem Yunus”tur, “aşık Yunus”tur o.

Adı nasıl anılırsa anılsın “bizim Yunus”u anlamak veya anlamaya çalışmak amacıyla kaleme alınan bu çalışma, Yunus’u yaşadığı zaman ve coğrafya bağlamında incelerken, sonraki dönemin kalıcı etkilerinin mayalandığı 13. Yüzyılın anadolusunun da detaylı bir resmini vermeye çalışmaktadır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 192
En / Boy : 13 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2019
₺37,90

Derler ki Mimar Sinan'ın yaptığı camilerde ses çınlamaz, yankı yapmaz yahut ses kaybolmaz okunan ayetler, dualar caminin her yerinde net olarak duyulur.

Bu, Mimar Sinan'ın, aynı zamanda, bir akustik (seslendirme) uzmanı olduğunu gösterir. Derler ki Mimar Sinan'ın yaptığı camilerde, caminin içinde, gündüz pencereden giren gün ışığıyla, geeleyin kandillerin verdiği ışık değeri birbirine eşitti. Bu, Mimar Sinan'ın, aynı zamanda bir ışıklandırma uzmanı olduğunu gösterir.

Derler ki, Mimar Sinan'ın cami yahut külliye için seçtiği yerler göz önüne alındığında, Mimar Sinan'ın aynı zamanda bir şehirci olduğu ortaya çıkar.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 128
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2014
₺24,60

Köklü bir söz sözlü geleneğin üzerinde yükselen Türk edebiyatının şahikalarından biri hayatına dair pek az şey bilinen Yunus Emre’dir.

Türk edebiyatının hakkında en çok yazılan, çizilen, şiir söylenen bu ulu sesinin anısına bir eser de Semerkand Yayınevi tarafından Tarihi Şahsiyetler dizisinin 2. kitap olarak okuyucuya sunuluyor. İnci Şahin tarafından hazırlanan öykü tadındaki bu biyografik eser Yûnusça bir dille kaleme alınmış, Yûnus’a Yûnusça bir bakış açısıyla bakılmış. Bu eserde onun yaşamı, şiirlerinden ve hakkında anlatılan menkıbelerden yola çıkarak anlatılıyor. Bu büyük ozanın görkemli anısına dair bir baş yapıt olarak kendinden önce yazılanları tamamlıyor, okuyucuyu "her dem yeniden doğmaya” davet ediyor, Yûnus’un çağından muştular dağıtıyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 150
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2014
₺40,18

Yedi yüz yıl önce fısıldadığı sözlerin yankısı artarak sürerken onun hakkında anlaşılamayanlara yine Mevlânâ’nın eserlerinde yanıt aranıyor. Zaman Mevlânâ’yı eskitemiyor, eksiltemiyor.

Yazar İnci Şahin tarafından kaleme alınan Mevlânâ’nın yaşam öyküsünün anlatıldığı bu kitapta, gelmiş geçmiş en geniş yürekli insanın sevdasını, sorgusunu ve yaşam felsefesini bulacaksınız.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 152
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2017
₺42,64

Dünya asırlardır ona gülüyor ve onun nükteleriyle düşünüyor. Bu eserde Nasreddin Hoca’yı sadece Anadolu’daki yüzüyle değil, Orta Asya’da, Balkanlar’da, Arap dünyasında gülümseyen çehresiyle göreceksiniz. Hakkında söylenilenlerin, yazılıp çizilenlerin derlenip toplandığı bu eser Nasreddin Hoca’nın nüktelerine gülenleri, onun asırlar önce parmak bastığı konular üzerinde yeniden düşünmeye de sevk edecektir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 168
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2014
₺29,52

''Bu dört yıllık süre zarfında tehlikeli silahlarla karşı karşıya kalmayı, sevilesi dostları, sevilmeyi, birini sevme¬yi, uyuşturucuyu, dibine kadar alkolü, izmaritine kadar sigarayı, bitmeyen okulu, bir anda biten dostlukları, bir o kadarda bitmeyen dostlukları, özlenesi anıları, kafaya kazınmış ne kadar silinsin istesen de silemediğin anıları, tamamıyla büsbütün olan hayatımı parçalara ayırmayı ve parçalanmış olan hayatımı tıpkı bir yapbozun parçala¬rı gibi tekrardan bir araya toplamaya çalışmayı, olaydan önce nasıl çok konuşup az susuyorsam, olaydan sonrada çok susup az konuşmayı öğrendim.''


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ordu
Sayfa Sayısı : 82
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2018
₺28,03

Uzun yıllar boyunca Türk Sanat Müziğinin hafızalara yer etmiş unutulmaz eserlerini kendine has üslûbuyla yorumlayan devlet sanatçısı Mustafa SAĞYAŞAR’ın biyografisi – üslûbu ve yorum gücünü inceleyen bu kitap, özellikle genç kuşakların Türk Sanat Müziğimizdeki sözlü eserleri daha kolay öğrenmelerine katkı sağlayacaktır.

Müzik Eğitim kurumları arasında yer alan ve meşk sistemiyle öğretimin yapılageldiği kurumlarımızdan olan radyoların, geleneksel müziklerimizin öğretimindeki yeri çok büyüktür. TRT dışında da Türk Sanat Müziğinin öğretildiği kurumlarımız vardır. Bu Müzik Eğitim kurumlarımız Anadolu Güzel Sanatlar Liseleri müzik bölümleri, Türk Müziği Konservatuvarları, Güzel Sanatlar Fakültelerinin müzik bölümleri ve Eğitim Fakülteleri Müzik Eğitimi Ana Bilim Dallarıdır. Bu kurumlardaki ses eğitimi derslerine hem repertuar kazandıracak olması bakımından hem de usta sanatçı Mustafa SAĞYAŞAR’ın üslûbunu tanıtacak olması bakımından bu kitabın önemli bir kaynak olacağı düşünülmektedir.

Kitapta Mustafa SAĞYAŞAR’ın yorumladığı ve adeta kendisiyle özdeşleştirdiği eserler orijinal biçimiyle incelenmiştir. Sanatçının eserleri yorumlamasındaki incelikler SAĞYAŞAR’ın çeşitli Radyo konuşmalarından ve röpörtajlarından alıntılanmış ve ses eğitimine materyal oluşturabilecek olanlar bilimsel olarak kitaba aktarılmıştır.

Kendine has uslûbu ile Türk Sanat Müziğinin unutulmaz yorumcuları arasında bulunan Mustafa SAĞYAŞAR’ın eserlere katmış olduğu estetik değerler, günümüz ses eğitim teknikleriyle harmanlanmış ve Türk Sanat Müziği ses eğitiminin verilmekte olduğu tüm müzik okullarına uygun olacak şekilde betimlenmiştir.

Kitabın, Türk Sanat Müziğinin gelişmesi ve sonraki kuşaklara aktarılmasında örnek teşkil etmesini ve güzel yurdumuzun dört bir tarafında Türk Sanat Müziği ses eğitimi almakta olan genç meslektaşlarıma yarar sağlamasını yürekten diliyor tüm okuyucuları saygıyla selamlıyorum.

Prof. Dr. Mustafa Hilmi Bulut


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ordu
Sayfa Sayısı : 189
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2018
₺40,50

Bu yazılar kişisel bir amaca yönelik yatırım, övünme ve pazarlama bilgisi içermez. Sadece yapılan çalışmaları hatırlamak ve geçmişteki kayak camiasını hatırlamak için yapıldı. Fotoğrafların çok olmasının fazla görülmemesini isterim. Çünkü onların hepsi hatıraları görsel hafızada canlandırabilmek adına kitaba yerleştirilen yâd edici unsurlar olarak değerlendirildi.

Bu hatıratın ortaya çıkmasında teşvikleri ve yönlendirmeleri ile katkıları olan öncelikle hayat arkadaşım ve yoldaşım olan Margot Melek Hanım’a, ağabeyim Muzaffer Ateşçi’ye, kardeşim Kadriye Ateşçi’ye, yeğenlerim Alparslan, Tuğrul ve İdris Kürşat Ateşçi’ye, Burak ve Berrak Kayserili’ye sonsuz teşekkürlerimle. Varlığına ve ilmine çok saygı duyduğum bana büyük yardımları bulunan yeğenim Doç. Dr. Alperen Kayserili’ye samimi teşekkür ve şükranlarımı sunuyorum.

Bu kitabın basımında katkıları olan Sayın İsmet Ülker, Sayın Nejdet Erünsal, Sayın Metin Gez, Sayın İzzet Güneş, Sayın Nazmi Alyanak, Sayın Hikmet Aksungur ve Sayın Murat Tosun’a en içten teşekkürlerimi sunarım.

İnsanoğlu için yorulma ve unutma her zaman geçerlidir. Bu çalışmada da unuttuğumuz veya adını anamadığımız isimler mutlaka olacaktır ki onların affına sığınıyoruz. Ayrıca eklemek istediğim bir şey var ki bu çalışmada maksat ve niyet sadece geçmişe ışık tutmak ve yad etmektir. Ayrıca tecrübelerin paylaşımı ve Türk kayağının geleceğine katkı sağlaması açısından turizm ve performans kayağı ile ilgili olarak bir bölüm oluşturulmuş ve tavsiyelerde bulunulmuştur.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 227
En / Boy : 140 / 200
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2018
₺61,51

Elinizdeki bu kitap size sıradışı bir bilim insanının, tarihten felsefeye, otomasyondan sibernetiğe, din bilimden siyaset bilime, finansal piyasalardan risk yönetimine, askerî ve tarihi liderlikten vizyon yönetimine, futbol ekonomisinden kurumsal futbol yönetimine uzanan geniş bir yelpazede entelektüel görüşlerini içeriyor. Güncelliğini hiçbir zaman kaybetmeyecek bu görüşler Doç. Dr. Kutlu Merih’in “bir şeyin her şeyini, her şeyin bir şeyini” ortaya koyan entelektüel yeteneğini ve birikimini yansıtıyor… En önemlisi de, Kutlu Merih bu görüşleriyle, bu konularda içinde bulunduğumuz sorunların çözümüne çok yönlü ve stratejik bakış açısıyla ışık tutuyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 320
En / Boy : 16,8 / 23,5
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 5.2018
₺59,90

Elimizdeki bu derleme, proletaryanın büyük öncüleri ve öğretmenleri, Karl Marx ile Friedrich Engels’in çağdaşlarının anılarını içermektedir. Bu anıların yazarları arasında, bilimsel komünizmin kurucularının dostları ile fikir ve düşünce arkadaşları, uluslararası işçi sınıfı hareketinin önde gelen simaları, Marx ’ın yakınları; Marx ve Engels’le karşılaşıp kendileriyle fikir alışverişin­de bulunanlar, onlardan bir şeyler öğrenenler bulunuyor. Bir bütün olarak alındığında, bu anılar topluluğunun Marx ve Engels’in yaşam ve eylemleri­nin incelenmesinde ve kişiliklerinin ayrıntılı bir biçimde canlandırılmasında son derece önemli bir malzeme sağladığını söylemeliyiz. Anıların yazarları, Marx ve Engels’i; insanı şaşırtan genişlik ve derinlikteki bilgileri, olağa­nüstü çalışma kapasiteleri ve bilimsel dürüstlükleri ile seçkinleşen eşi az bulunur birer bilim insanı olarak anlatmaktadır. Yaşamları boyunca Marx ve Engels, kurmuş oldukları devrimci öğretiyi geliştirmişler, devrimci mücade­le içerisinde yeni kazanılan deneyimleri ve bilimi bütün alanlardaki çağdaş buluşlarla zenginleştirmişlerdir. Her iki dehanın bilime ulaşmakta göster­dikleri o şaşırtıcı istek ve hızlarını, elde ettikleri sonuçları işçilerin devrimci mücadelesinin bir olanağına, komünizm için verdikleri savaşın bir silahına dönüştürmelerini büyük bir zenginlikle, edebi bir akıcılıkla anımsatıyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 488
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2018
₺42,50

Halit Çelenk dendiğinde akla ilk olarak Türkiye solunun en güçlü ve bir o kadar da sıkıntılı yıllarında gösterdiği hukuk mücadelesi gelir. Şiddetin sokaklarda kol gezdiği, eşitsizliğin alıp başını çoğaldığı, sömürünün, adaletsizliğin had safhaya ulaştığı o yıllarda en çok ihtiyaç olan şeylerin başında direngeçlik yerini almıştı. Ve “başka bir dünyanın mümkün olduğunu” düşü­nen Halit Çelenk bu direngeçlikten, hukukun üstünlüğüne duyduğu inançtan bir an olsun bile vazgeçmedi. Dirliği ve düzeni sağlamak adına yürütülen kuralsızlıkların karşısında ezilenlerin sorunlarını dile getiren ve “hak mücadelesi”ni sonuna kadar savunan bir avukat olarak dimdik durdu. Verdiği bu mücadeleler karşısında Halit Çelenk’in söylemiş olduğu bu sözler günümüzde de hala değerini korumakta:

“Ben bir savunmanım. Güzel insanları savundum. Halkını seven, onların ‘bir orman gibi kar­deşçesine’ yaşaması için gencecik yaşamlarını veren, özgürlüklerini, yaşanmamış yemyeşil yıllarını ortaya koyan insanları... Hakça toplumsal bir düzene giden yola ışık saçan insanları savundum. Onlar bir çiçek gibi arı, taze ve renkliydiler. İnsan olmaktı suçları. İnsanları sevmekti, baskısız, sömürüsüz, özgür bir dünya istemekti. Her biri birer dünyaydı. İdealleri için öldüler, idam edildiler, hapis yattılar. Ben bu güzel insanları savunarak, onlarla beraber, insan sevgisini, barış dolu, özgür ve mutlu bir dünyayı savundum. Bu güzel insanları seviyorum. Bir yaşam bu sevgiyle geçti. Kendilerini tüm insanlığa adayanlara bir yaşam vermek çok mu?...”

Yaşamda ve Yargıda Devrimci Duruş: Halit Çelenk kitabında ailesinden dava arkadaşlarına, dostlarından, sevenlerinden siyaset adamlarına kadar her kesimden kişilerin ona duydukları sevgiyi ve şükran duygularını bulacaksınız. Halit Çelenk’in büyük bir inançla gösterdiği devrimci duruşu bugünkü Türkiye soluna ve hukuk insanlarına örnek olmaya devam ediyor.

 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 464
En / Boy : 16 / 24
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2018
₺42,50

20. yüzyılın en önemli devlet adamlarından biri olan Mustafa Kemal Atatürk, geride bıraktığımız yüzyılda ve hatta bugün bile yediden yetmişe bütün Çinlilerin, Kaimo’er (凯末尔 – Kaymoar) diye andıkları büyük bir devlet adamıdır.

Çin’de hazırlanan ve ilk kez Türkiye’de okuyucuyla buluşacak olan bu eser, 1930’lu yıllarda Çin halkının Türkiye ve Atatürk’e olan ilgisini gösteren tarihî bir vesika niteliğindedir.

Titiz bir araştırma sonucu kaleme alınan bu çalışmada 1930’larda en çalkantılı dönemini yaşayan modern Çin Devleti’nin bir taraftan Japon işgali, Batıyla eşitsiz ilişkiler ve diğer taraftan da ülke içindeki politik fraksiyonlar arasında devam etmekte olan kanlı çatışmalar sebebiyle ortaya koyduğu varoluşsal mücadelede Türkiye’nin kurucu liderini nasıl bir örnek figür olarak kabul ettiği gözler önüne seriliyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 148
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2018
₺37,90
1 2 3 ... 35 >
Çerez Kullanımı