Balıkçı ve Oğlu – Ciltli
Balıkçı ve Oğlu – Ciltli

Balıkçı ve Oğlu – Ciltli (9789751042156)

0,00
Fiyat : ₺91,65

Toplumsal konulara duyarlılığı ile tanınan edebiyatçı ve fikir adamı Zülfü Livaneli, bu kez Ege balıkçılarının ve hayal kurmaktan bile mahrum bırakılan göçmenlerin kaderine eğiliyor. Usta edebiyatçı Livaneli, Balıkçı ve Oğlu ile son yılların en can yakıcı ve büyük dramı “göçmenliği” balıkçı Mustafa, Mesude ve Samir bebek üzerinden anlatıyor. O güne dek sıcak evlerinde televizyondan izledikleri haberlerden aşina oldukları ölü insan bedenleri ve yarı ölü bir bebek evliliklerinin tam ortasına düşerek bir bomba etkisi yaratıyor; aile ilişkilerini bambaşka bir çehreye büründürüyor. Balıkçı ve Oğlu, Ege’nin tarihinden bugününe, balık çiftliklerine ve rant hırsıyla dağlara, kıyılara saldıran şirketlerin yarattığı ekolojik yıkıma dair çok şey söylüyor. Bunun ötesinde göçmenlerin bir bilinmeze doğru göze aldıkları yolculuğu, hayatta kalma çabalarını ya da ölümü; kısacası “deryaya yakın, dünyadan uzak” yaşamlarını odağına alıyor. Livaneli’nin belki de en şiirsel romanı olan Balıkçı ve Oğlu; aile, aşk, ebeveynlik, evlat, kadın dayanışması, dostluk, göç, doğa üzerine çağdaş bir epope. Zülfü Livaneli’nin, uzun bir aradan sonra yazdığı ve heyecanla beklenen yeni romanı Balıkçı ve Oğlu, ustalıkla seçilen tasvirlerle okurun zihninde capcanlı bir anlatı oluşturuyor. Türü: ROMAN

 

Sayfa Sayısı 140

Ebat 13,7 x 23 Kağıt /

İç Baskı 3.Hamur 65gr Cilt /

Kapak Sıvama Cilt Bezi / Şömiz

ISBN / Barkod 9789751042156

:
Benzer Ürünler
  • Sabahattin Kudret Aksal (1920-1993), şairliği ve oyun yazarlığı yanında, çağdaş öykücülüğümüzün belki az yazmış, ama her yazdığında belli bir dil ve biçem kalitesini titizlikle korumaya bilmiş, alçakgönüllü ustası. Ustalığı, öykülerinin önemli ödüller almasıyla da belgelenmiş durumda: Gazoz Ağacı ile 1955 Sait Faik Hikaye Armağanı'nı, Yaralı Hayvan ile 1957 Türk Dil Kurumu Sanat Armağanı'nı alan Aksal, 1985 yılında da "Vav'lar" adlı öyküsüyle ENKA ödülünü kazandı.

    Dr. Arif Yılmaz'ın, bütün yayımları karşılaştırarak notlarla zenginleştirdiği bu eleştirel basımda, Aksal'ın, 20 Haziran 1940'ta Servetifünun'da çıkan ilk öyküsü "Semtin Kahvesi"nden son yazdığına kadar, öykü alanındaki bütün verimi yer alıyor.


    Basım Dili : Türkçe
    Basım Yeri : İstanbul
    Sayfa Sayısı : 347
    En / Boy : 13,5 / 21
    Kağıt Cinsi : 2. Hamur
    Basım Tarihi : 1.2020
    ₺22,40
  • Gaye Gizem , Arshalus , Yasemin , Elsa Dört Cesur Kız ve Gerçek Hikayeleri


    Basım Dili : Türkçe
    Basım Yeri : İstanbul
    Sayfa Sayısı : 356
    En / Boy : 13.5 / 19.5
    Kağıt Cinsi : 2. Hamur
    Basım Tarihi : 9.2013
    ₺33,80
  • Çocukluğunda Uyuyan Güzel, Külkedisi ve Pamuk Prenses gibi masallarla masum uykulara dalan kız çocukları "beyaz atlı prens" hayali ile yaşarken ilk gördüğü erkeğe âşık olup ona bir kördüğümle bağlanıyorlar. Kendini kurban etmenin bir erdem olduğunu zannettiği için hayatını etrafındakileri mutlu etmeye adıyorlar. Sürekli tekrarlanan olumsuz atasözleri sayesinde sessiz, hamarat ve itaatkar oldukları taktir de toplum tarafından onaylanıp, alkışlanacağını öğreniyorlar.

    Peki ya erkekler?

    Onlara da masallar ile kurtarıcı rolü atfediliyor. Erkekler de üstlendikleri bu rolle birlikte yine olumsuz atasözleri sebebiyle hoyrat, kaba, kırıcı, saldırgan ve "ağlamayan" olmayı erkek davranışının erdemleri olduğu yanılsaması ile yaşıyorlar.

    Baskı altında olan bir bireyin davranışları da zenginlik gösteremeyeceği için herkes birbirini taklit ederek mutsuzluk girdabında kaybolup gidiyor.

    "İkbal Bayrak'ın bu eserini çok severek okudum. Masal Bitti bir roman havası estirerek bizi hayatla barıştırıyor. Hayaller, ülküler, umutlar ve beklentiler; ama hayatın gerçekliği çoğu kez bambaşka yerlere alıp götürür hepimizi. İkbal Bayrak işte tam da kırık hayallerle, umutsuzluklarla baş başa kalacakken mücadele etmenin, cesurca var olabilmenin yolunu açıyor. Masal Bitti, beyhude hüzünlenmelerin değil, ayakta kalmanın, direnmenin, yaşamaktan sevinç duymanın kılavuz kitabı..."

    - Selim İleri

    "Yaşamımızı belirleyen nedir? Aşk mı, özgürlük mü, iyilik mi, başarı mı, huzur mu? Neyin peşinde koşarız hayatımız boyunca? Hangi anlam değerli kılar günlerimizi? İkbal Bayrak bu soruların üzerine kurmuş hayatla hesaplaşmasını. Yoğun koşuşturmacanın içinde farkına varmadan tükettiğimiz hayatımıza, şöyle bir soluklanıp, yeniden bakmamızı öneriyor. Masallardan, romanlardan, denemelerden alıntılarla yoğurduğu kitabında, asla geç olmadığını, hala kendimizi değiştirebileceğimizi hatırlatıyor. Ve yanlışları tek tek sergileyerek, nezaketle fısıldıyor kulaklarımıza; aç gözünü, çünkü tükettiğin ömrün tekrarı yok."

    - Ahmet Ümit


    Basım Dili : Türkçe
    Basım Yeri : İstanbul
    Sayfa Sayısı : 324
    En / Boy : 13.5 / 19.5
    Kağıt Cinsi : 2. Hamur
    Basım Tarihi : 9.2013
    ₺28,50
  • Yaşamın tekdüzeliğine dair inatçı tekrarlarla başlayan Karaköy’de Günbatımı Can Ediboğlu’nun ilk romanı. Ama gerçekten bir ‘ilk roman’ mı, yoksa, roman sanatı üzerine epey düşünmüş bir yazarın okurla buluşturduğu ilk romanı mı, saptamak güç.Roman sanatının günün modalarına yenik düşürüldüğü, satış reçetelerinin bolca kullanıldığı, ‘okur böyle istiyor’ safsatasıyla her şeyin ucuzlaştırıldığı bir dönemde Can Ediboğlu dikine traş tutumuyla kendi yolunda gidiyor. Bu yol, ‘gerçekten’ bir roman yazmayı tercih edenlerin yolu.Batu’nun dünyasında iz sürerken, romanımızdan epeydir el ayak çekmiş ‘ruh çözümlemesi’ne kavuşmak beni çok sevindirdi. Kim bu Batu? Günümüzün romanı onu birkaç cümleyle, fizik özellikleriyle, kaşıyla gözüyle tanıttıktan sonra, nice olaylara, gerilimlere, gürültülere patırtılara sürüklerken; Ediboğlu ince ince çözümlüyor, git git, belleğimizde yaşamasına fırsat tanıyor.Sonra bir aşk ... bir tutku ... bir saplantı, Gerçekliğiyle düşselliği arasında mekik dokunmuş bir ilişki. Günbatımına doğru usul usul gidiş."Gecenin hep ürkütücü gelen karanlığı", yanında Yasemin varken, Batu’yu artık korkutmayacak. Fakat bunun pahasını ödemek zorunda değil midir?Karaköy’de Günbatımı yarın yine okunacak o ‘öz roman’lardan.-Selim İleri-
    Basım Dili : Türkçe
    Basım Yeri : İstanbul
    Sayfa Sayısı : 207
    En / Boy : 13.5 / 19.5
    Kağıt Cinsi : 2. Hamur
    Basım Tarihi : 3.2013
    ₺24,80
  • Duayen magazinci Şenay Düdek’ten çok konuşulacak çok tartışılacak ve çok satacak dobra dobra bir ilk roman!... İzmir doğumlu Şenay Düdek, ilkokulu Kocatepe’de, Ortaokulu Eşrefpaşa’da, Liseyi İzmir Kız Lisesi’nde okudu. Ardından Yakındoğu Gazetecilik Yüksek Okulu’nda öğrenimini sürdürdü. Okul yıllarında mesleğe, spor yazılarıyla, Demokrat İzmir Gazetesinde başladı. Profesyonel olarak sürdürdüğü gazetecilik yaşamında, Muhabirlik, Yazı İşleri Müdürü, Genel Yayın Yönetmenliği yaptı. Türkiye’nin ilk kadın programı olan, ‘Kadın Magazin’ adlı programı, TRT Televizyonları’nda yaptı ve sundu. ‘Dobra Dobra’ adlı program ile de büyük ses getirdi. Bu romanı yazmak için, gazeteciliğe ve televizyonculuğa 2.5 yıl ara verdi.Tam 2.5 yılda yazdığım bu kitabımda da, gerçek hayat hikayelerinden yola çıktım. Kitabı okuduğunuz an; kendinizden de çok şeyler bulacaksınız. Hatta bazılarınız, yıllardır içinde sakladığı gerçeklerle yüzleşecek belki. "Bu benim hayatım. Bu kitap da yaşananlar bana hiç yabancı gelmiyor" diyecek...Anne ve babasını, köyde bir trafik kazasında kaybeden Hatice, ağabeyi, dede ve ninesi ile geldiği İzmir’de, okumak, ardarda uğradıkları sahtekarlardan, dolandırıcılardan kurtulmak, insanca bir yaşama kavuşmak için büyük bi mücadelenin içinde bulur kendini. Ağabeyi ile girdiği bu büyük savaşta, çok sevdiği ninesinin ölümü, tam onu hayattan soğutmuşken, eski ve hiç görmedikleri bir akrabaları sayesinde hayata yeniden tutunurlar...Hatice ve aile için güzel günlerin başlangıcı, zorlu bir aşkın da habercisi olur. Bu aşk, Hatice’nin hayatında, teyze kızının dışında, en yakını, ağabeyi Mahmut’un bile bilmediği bir Sırrı, hayatı boyunca bir yük, hem de bir Leke olarak saklamak zorunda bırakır. O sır, evlendiği ve deli gibi sevdiği adamın, kızının babasının sonu olur. Biricik kızı Zeynep’in de hayatını karartır. Ömür boyu bu sırrı altında ezilen Hatice, iki sevda arasında kalır. Bir anda hayatına ilk giren ve yok olan Süha, öte yanda Dr. Yılmaz... Bir yanda herkesten sakladığı büyük Sırrı, öte yandan kızı ve geleceği. Ölüm ile yaşam arasında, son karar Hatice’nindir...Mutlu günler, ensest bir ilişki, kanser, ölümler, ayrılıklar, aşklar, yaşam içinde ne gerçekler varsa ‘İki Sevda Arasında’ yaşanacaktır ve yaşanır...
    Basım Dili : Türkçe
    Basım Yeri : İstanbul
    Sayfa Sayısı : 167
    En / Boy : 13.5 / 19.5
    Kağıt Cinsi : 2. Hamur
    Basım Tarihi : 10.2012
    ₺24,80
Çerez Kullanımı