Marksist Devlet ve Hukuk Teorisi
Marksist Devlet ve Hukuk Teorisi

Marksist Devlet ve Hukuk Teorisi (9786055513467)

0,00
Marka : Derleme
Fiyat : ₺93,75

Hukuk, egemen sınıfın çıkarlarıyla örtüşen ve onun sistematik şiddetini/iktidarını muhafaza eden bir toplumsal ilişkiler sistemi ya da düzenidir. -P. İ. Stuçka- Sınıf egemenliğinin ve dışa karşı savaşın örgütlenmesi olarak devlet, hukuksal yorumlanmaya ihtiyaç duymadığı gibi buna kesinlikle olanak da tanımaz. -E. B. Paşukanis- Anne sütüyle birlikte emdiğimiz kavramlar vardır. Bunlardan bir tanesi de hukuktur. - A. G. Gojbarg- Marx ve Engels’in külliyatı temeli itibarıyla güçlü bir siyasal ekonomi eleştirisidir. Bu eleştirinin tamamlanmış bir siyasi tahlille taçlandırılamadığını biliyoruz. Marksizm, 20. yüzyıl boyunca, siyasal ekonomi eleştirisinden (tarihsel materyalizmden) beslenen ayrıntılı bir devlet ve hukuk teorisi ortaya koyabilmek için çaba sarf etmiştir. Bu çaba, hiç şüphesiz, homojen bir siyaset bilimine doğru açılmamış, aksine değişik uyarlamalara hayat vermiş, farklı eğilimlere kapı aralamış, yeni konu başlıkları açmış, kısacası zengin bir tartışma ortamı yaratmıştır. Marksist devlet ve hukuk teorisi içinde yer alan eğilimlerin genel olarak iki kutup etrafında kümelendiği görülür. İlk kutup mübadele alanını esas alır ve gerek devleti gerekse hukuku meta fetişizmiyle bağlantı içinde kavrar. Diğeri ise kapitalist üretim tarzını merkeze koyar ve devletle hukuku daha çok kuvvet ilişkilerinin yoğunlaşmış bir sonucu olarak görür. Ancak bu kutupların uç tiplere tekabül ettiğini hatırda tutmak gerekir; tarihsel materyalizmden ilham alan siyasi/hukuki çözümlemeler gerçekte bu iki çekim merkezi arasında yer alır ve burada tutarlı bir bileşim oluşturmak için uğraş verir. Bütün bu çabaların zaman zaman ihtilaflı da olabilen bir çeşitliliğe yol açtığı muhakkak. Ancak bu çeşitlilik, bütün olarak bakıldığında, devleti kutsal halesinden ayıran, hukuku gizemli sis perdesinden kurtaran, kısacası devletin/hukukun sömürüyle ve şiddetle suç ortaklığını vurgulayan bir manifestoya dönüşür. Tarihsel materyalizm bu itibarla kamu hukukuna (burjuva devlet ve hukuk teorisine) karşı geliştirilmiş en güçlü muhalefeti temsil eder. Marksist Devlet ve Hukuk Teorisi bu tartışmaların bir çeşit panoramasını sunuyor. Bu derleme-kitap, tarihsel materyalizmin siyasi ve hukuki serüvenini kronolojiye uygun bir biçimde gözler önüne sermeye çalışıyor; dolayısıyla sınıf mücadelesinden hareket eden güçlü bir eleştirinin günümüze bıraktığı siyasi/hukuki mirası ana hatlarıyla ortaya koyuyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 379
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2017

Benzer Ürünler
  • Slavoj Zizek, felsefeyi, psikanalizi ve siyaseti aynı potada, büyük bir ustalıkla eritebilen, sıradışı bir felsefecidir. Yeri gelir, popüler kültürün ve gündelik hayatın en bayağı addedilen yanlarını ciddi bir bakışla felsefenin tam ortasına oturtur; yeri gelir, en ciddi konuları bile mizahi ve iğneleyici bir üslupla irdeler. Bir an, çağdaş yaşamın siyasal kayıtsızlığını kıyasıya eleştirirken, bir an gelir Viagra'nın felsefi temellerini göstermeye çalışabilir veya bir tavuk tarafından yeneceğini düşünen adam hakkında şakalar yapmaya başlayabilir. Zizek'in bu kendine has, sıradışı üslubu, onu hem günümüzün en tartışmalı felsefecilerinden biri yapmaktadır hem de bir popüler kültür ikonu haline getirmiştir.

    Tony Myers bu kitapta Slavoj Zizek'in kavramlarını ve sorunlaştırdığı şu temel konuları berrak ve akıcı bir anlatımla ele almaktadır:

    - Özne nedir ve neden önemlidir?

    - Postmoderniteyi bu kadar korkunç kılan nedir?

    - Gerçekliği ideolojiden nasıl ayırabiliriz?

    - Kadınlar ile erkekler arasındaki ilişki nedir? 

    - Irkçılık nedir ve neden daima bir fantezidir?


    Basım Dili : Türkçe
    Basım Yeri : İstanbul
    Sayfa Sayısı : 208
    En / Boy : 13,5 / 19,5
    Kağıt Cinsi : 2. Hamur
    Basım Tarihi : 10.2014
    ₺0,00
    ₺53,30
  • “Sana tamamlanmamış haliyle sunduğumuz Anlama Yetisinin Düzeltilmesi vs. Üzerine İnceleme’yi yazarı yıllar önce kaleme aldı. Bu incelemeyi tamamlamaya hep niyetlendiği halde, onu başka meşgaleler alıkoyduğu ve sonunda da ölüm aramızdan aldığı için, arzusunu gerçekleştiremedi. Yine de inceleme, samimi hakikat arayışçılarının menfaatine olacağından hiç kuşkulanmadığımız birçok kıymetli ve yararlı şey içerdiğinden, seni onlardan mahrum etmek istemedik…”

    1677 baskısında okuruna bu notla sunulan Anlama Yetisinin Düzeltilmesi Üzerine İnceleme Spinoza’nın “çalışma planı” gibidir. Olgun döneminde belirecek olan çoğu kavramlaştırma (Spinozacı demokrasiye açılacak temel bazı ön kabuller, iyi ve kötünün göreliliği, özgür iradenin reddi, zihnin entelektüel faaliyetinin içsel analizi, fikirlerin düzeni ile şeylerin düzeni arasındaki örtüşüm, entelektüel özgürleşme için buna uygun toplumsal düzenin tesisi vs.) ilk defa bu metinde ortaya çıkar. Diğer eserlerle karşılaştırıldığında pedagojik bakımdan daha kolay içine girilebilir, üslubuyla okuyucuyu daha iyi yakalayabilir olan metin, Spinoza’nın düşüncesinin beslendiği kaynakları fark etmek, bu kaynakları nasıl dönüştürmeye başladığını görmek ve özgün sisteminin ilk projeksiyonunu nasıl oluşturduğunu anlamak açısından temel niteliktedir.

    Bu edisyon öncelikle S. Shirley’nin (Spinoza. Complete Works, 2002) ve E. Curley’nin (Collected Works of Spinoza, 1988) İngilizce çevirilerine dayanmaktadır.


    Basım Dili : Türkçe
    Basım Yeri : Ankara
    Sayfa Sayısı : 80
    En / Boy : 13,5 / 21
    Kağıt Cinsi : 2. Hamur
    Basım Tarihi : 3.2017
    ₺21,84
  • Her türlü tekil ve bağlayıcı dayatmanın ötesinde, toplumun tüm fertlerini seçimlerinde özgür bırakması gerektiği yönündeki prensip liberalizmin en açık ve bildik tanımı olageldi. Bu esas, adalet prensiplerinin düzenleyici rolünü kabul ederken, iyi bir hayatın nasıl olması gerektiği yönündeki yerleşik öngörülere mesafeyle yaklaştı. Bütün tartışmanın gelip bağlandığı yer ise bu tür prensiplerin gerçekten var olup olmadığı. Ve eğer yoksalar, ahlaki ve siyasal bir ideal olarak adaletin sonuçlarının neye benzeyeceği.

    Rawls, Nozick, Dworkin gibi düşünürlerle birlikte, konu hakkında fikir beyan eden parlak bir kuşağın en seçkin, en etkili temsilcilerinden Sandel, çağdaş liberalizme dair en parlak eleştirilerinden birini bu kitapta temellendiriyor. Liberalizmin sınırlarını, onu tayin eden kişi kavrayışının köklerine kadar izleyip topluluk fikrine dair daha geniş bir tartışmanın temel ilkelerini saptıyor. Modern liberalizmi Kant geleneğinde konumlayan Sandel, sonu Rawls’un kavramlaştırmalarına çıkan bir hat boyunca tüm bir liberalizm tartışmasına boyut ve derinlik katıyor.


    Basım Dili : Türkçe
    Basım Yeri : İstanbul
    Sayfa Sayısı : 264
    En / Boy : 13,5 / 19,5
    Kağıt Cinsi : 2. Hamur
    Basım Tarihi : 11.2014
    ₺0,00
    ₺29,56
  • Siyasi sözcük dağarının aynı anda hem sempati hem de tereddüt uyandıran bir kavrami ideoloji. Ne olursa olsun, siyasi arenadaki hasimların her biri için esinleyici bir terim olduğuna da kuşku yok. İdeolojiyi hem bir siyasi fenomen hem de siyasi eylem için kurucu ve örgütleyici bir dinamik olarak ele alıyor bu çalışma. Kavramın kökeniyle ilgili tartışmalara odaklandığı kadar tarih boyunca izlediği seyir ve günümüz siyasetindeki işlev ve anlamı üzerinde de sorgulayıcı bir çerçeve sunuyor. Bunu yaparken de konuyu bildik önyargı ve yanlış anlamalardan titizlikle arındırıyor.
    Basım Dili : Türkçe
    Basım Yeri : Ankara
    Sayfa Sayısı : 174
    En / Boy : 11,5 / 16,5
    Kağıt Cinsi : 2. Hamur
    Basım Tarihi : .
    ₺33,54
  • Yaşlı bir denizci Thomas More’a, son seyahati sırasında tesadüfen keşfettiği Utopia adasını anlatır. Bu adanın yönetim biçimi, yasama, yürütme ve yargılama gücü, yurttaşların kamu haklarından yararlanmaları gerçekten de mükemmeldir. Ona göre Utopia bütün Avrupa devletlerinin yapılanmasına örnek oluşturacak ideal devletin ta kendisidir.

    Utopia’da yurttaşların birlikte çalışarak elde ettiği ürünler pazar yerlerindeki ambarlara getirilir. Halk her ihtiyacını bu ambarlardan karşılar, üstelik ücretsiz. Çünkü Utopialılar para kullanmaz. Hele paranın ana maddesi altın ya da gümüşe metelik değer vermez. Emeğin ortak kullanımının esas alındığı bu toplumda yiyecek sıkıntısı diye bir şey yoktur, hiç kimse dara düşmez, hiçbir yurttaş ailesinin geleceğinden endişe duymaz.

    Çünkü Utopia adaletin yeryüzündeki simgesidir.


    Basım Dili : Türkçe
    Basım Yeri :
    Sayfa Sayısı : 248
    En / Boy : 12 / 20
    Kağıt Cinsi : 2. Hamur
    Basım Tarihi : 1.2020
    ₺40,18
cultureSettings.RegionId: 0 cultureSettings.LanguageCode: TR
Çerez Kullanımı