Türkiye’yi Avrupa’nın istilasını önleyen tampon ülke haline getirdiler… Üstelik bununla da övünüyorlar! Başbakan Yıldırım 2016’da “Türkiye olmasa mülteciler Avrupa’yı istila edecek” diyor, Cumhurbaşkanı Erdoğan 2019’da “Avrupa’nın huzurunu, 4 milyon sığınmacıyı Türkiye’de tutmalarına” bağlıyor. Türkiye’yi, AB’yle imzaladıkları “Geri Kabul Anlaşması” ile “göçmen deposu” yaptılar.

Kâbil Havalimanı bekçiliği pazarlığının bir parçası olarak da, ABD’nin işbirliği yaptığı Afganlara göç için işaret ettiği Türkiye’yi “bekleme odası” haline getiriyorlar. Sadece bu iki örnek bile, Türkiye açısından göç meselesinin sıradan bir “mazlumlara kapı açma” olayı olmadığını, “emperyalist bir göç stratejisi” ile karşı karşıya olduğumuzu göstermeye yetmektedir.

Ancak… Türkiye’nin göç sorununun kaynağı, birincisi ABD ve AB’nin emperyalist politikalarıdır, ikincisi de o politikalarla işbirliği yapan iktidardır. Sorunun kaynağı olan ABD, AB ve AKP yerine göçmenleri suçlamak ve mazlum göçmenle emperyalizm işbirlikçisi göçmeni aynı kefeye koyarak kategorik bir göçmen karşıtlığı yapmak büyük yanlıştır.Göç sorununun çözümü, işte bu perspektifle başlar…


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 192
En / Boy : 13,7 / 23
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2021
₺33,90

“Bugün Türk olmak artık suç oldu.”

Sancılı seçim süreçleri, çalındığı iddia edilen oy pusulaları ve kirli referandum sonrası Türk devleti hem ekonomik hem de siyasi krizlere sürüklendi. Covid-19 salgınıyla birlikte Türkiye’de yaşanan devlet krizi, milli birlik krizi, ekonomik kriz ve Suriyeliler başta olmak üzere sığınmacılar krizi daha da derinleşti ve bugün artık ağır bir yaşamsal tehditle karşı karşıyayız. Bu ağır bilançodan iktidar kadar muhalefet de sorumludur.

Mülteci sorununa sıfır toleransla yaklaşan Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, Saray Rejiminin Çöküşü kitabında Türkiye’nin karşı karşıya kaldığı ağır ve çoklu krizi tahlil ederek, Erdoğan’ın ve AKP’nin sebep olduğu siyasal, ekonomik, sosyal ve jeopolitik çöküşten ülkenin daha büyük felaketlere sürüklenmeden nasıl kurtarılacağını, uygulanan liberal ekonomik çözümler yerine karma ekonomi ve planlı kalkınma politikalarının nasıl gerçekleşeceğini anlatıyor. Yaşanan çoklu krizi aşmak için bir yandan muhalefetin duruş ve iradesini tartışırken, diğer yandan Atatürk çizgisinde Türk milliyetçiliği ve bilim-birlik-barış ışığında Türkiye’nin yeni yol haritasını ortaya koyuyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 216
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2022
₺30,90

• Melih Gökçek’in istifa ettirilme sürecinde, yerine geçmesi için Erdoğan’a önerdiği iddia edilen isim “FETÖ abisi” miydi?
• Ankara Ticaret Odası (ATO) seçimlerinin perde arkası…Melih Gökçek’in ATO oyunları… Gidip gelen listeler, istifa etmesi istenenler…
• FETÖ itirafçısı, Gökçek’in atadığı FETÖ’cüleri isim isim açıkladı…
• Nihat Hatipoğlu’nun kardeşi, Gökçek’in en yakınındaki isme nasıl rüşvet verdi?
• Belediyeden çıkarılan FETÖ’cüler hangi üniversiteye, hangi kadrolarla yerleştirildi?
• Gökçek’in belediyeyi neredeyse birlikte yönettiği o dört FETÖ’cü isim kimdi?
• FETÖ Ankara’yı nasıl parselledi? 4 mütevelli bölgesi yöneticileri kimlerdi? Keçiören, Çankaya, Sincan ve Altındağ mütevelli bölgelerinin alt bölgeleri nerelerdi? Onların yöneticileri kimlerdi? Bu isimlerin Melih Gökçek’le ilişkileri nelerdi?
• Belediyeden FETÖ’ye himmet hangi yollarla aktarılıyordu?
• Melih Gökçek’in Mansur Yavaş’a kurduğu o kumpasın tüm ayrıntıları…
• Erdoğan’ı nasıl tehdit etti?
• Melih Gökçek’in istifa ettirilmesinden bir ay önce Nevin Gökçek’in evine aldığı mobilyalar nasıl belediyeye ödettirildi?
• Gökçek istifa etmeden aylar önce aktarılan milyonlar…
• 36 metrekarelik stant için 25 kişi Cidde’ye nasıl gitti?


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 160
En / Boy : 13.7 / 23
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2021
₺38,90

Toplumlar arası çatışmaların azalmasına, karşılıklı ülke ilişkilerinin gelişmesine katkı sağlamada ve ülkelerin dış politikasını desteklemede artan bir öneme sahip olan Erasmus+ değişim programı, bu çalışmada kamu diplomasisi bileşenlerinden olan eğitim diplomasisi aracı olarak değerlendirilmektedir. Bu eser, Erasmus+ değişim programlarının Türk kamu diplomasisindeki rolünü irdelerken aynı zamanda Türkiye için eğitim diplomasisi ekseninde oluşturulacak bir değişim diplomasisi stratejisi önermektedir.

Çalışmada kamu diplomasisi kavramı, kamu diplomasisi modelleri ve kamu diplomasisiyle ilgili olan diğer kavramlarla birlikte açıklanmakta, kamu diplomasisi kavramının uluslararası halkla ilişkiler, ulus markalama ve halkla ilişkiler ile olan ilişkisi ele alınmaktadır.

Kamu diplomasisinin önemli bileşenleri olan kültürel diplomasi ve eğitim diplomasisinin ayrıntılı bir şekilde incelendiği eserde, Türkiye özelinde yürütülen kamu diplomasisi faaliyetleri geçmişten günümüze açıklanarak Türk kamu diplomasisi aktörlerine yer verilmektedir. Erasmus+ programı kapsamında yabancı öğrencilerin Türkiye’de gerçekleştirdikleri Erasmus+ faaliyetine odaklanılan çalışmada, öğrencilerle gerçekleştirilen yapılandırılmış görüşmelerden elde edilen sonuçlar doğrultusunda Türkiye için eğitim diplomasisi ekseninde önerilen değişim diplomasisi stratejisi bu eserin önemini ve farkını ortaya koymaktadır.

Dr. Meltem Özel’in bu çalışması, Türkiye’de kültürel diplomasi ve eğitim diplomasisi uygulamalarını ayrıntılı bir şekilde ortaya koyması ve değişim programlarını eğitim diplomasisi bağlamında değerlendirmesi açısından ilgi çekecek ve literatüre önemli bir katkı sağlayacaktır.

Prof. Dr. Mustafa Yılmaz


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 200
En / Boy : 16 / 23.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2021
₺44,10
₺49,00

Türk-Amerikan ilişkilerinin çeyrek milenyuma yaklaşan bir geçmişi vardır. İkili ilişkilerin tarihi, çökmekte olan bir büyük güç ile yükselmekte olan bir büyük gücün bir başka deyişle “Anka Kuşu’nun inişe geçtiği”, Amerikan kartalının ise Roma İmparatorluğu’nun yerini almak üzere havalandığı bir dönemden günümüze kadar uzanan bir süreci kapsamaktadır. Bu nedenle ilişkilerin en önemli niteliğini, güçteki eşitsizlik olgusu oluşturmaktadır.

Bu kitap, bir taraftan farklı güç kategorisindeki ilişkilerde uygulanacak strateji ve politikalara yönelik istatistiksel analiz destekli bir yöntem önermekte ve Uluslararası İlişkiler çalışanlarına ve öğrencilerine bir model sunmaktadır. Böylece eşit olmayan güçlerin birbirlerine karşı uygulayabilecekleri strateji ve politikalara ışık tutmaktır.

Diğer taraftan kitap, ilk diplomatik ilişki kuruluşundan günümüze Türk-Amerikan ilişkilerindeki olaylar, olgular, krizler, uygulanan strateji ve politikaların kısa tarihçesini de hatırlamaya ve giderek bir satranç oyununa dönüşen ikili ilişkilerin çözümlemesine ilişkin ipuçları vermek suretiyle tüm okuyuculara da yararlı olmayı umut etmektedir.

Prof Dr. Şükrü Sina Gürel’in ifadesiyle kitap, yalnızca Türk-Amerikan ilişkilerini “güç ve çıkar” temelinde değerlendirmekle kalmayıp ’’küresel bir başat güç” ile “orta güçte bir ülke” arasındaki ilişki modeline kuramsal bir çözümleme de sunmayı amaçlamaktadır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 476
En / Boy : 16 / 23.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2021
₺96,30
₺107,00

Yerel yönetimler, görev ve yetkileri bakımından kamu kurum ve kuruluşları içerisindeki önemi giderek artan birimlerdir. Yerel yönetimlerin ilgili faaliyet ve hizmet alanlarının nihai amacı, vatandaşlarına ihtiyaçları doğrultusunda hizmet sunmaktır. Öyle ki söz konusu hizmetlerin sürekliliği, ihtiyaca uygunluğu, zamanı gibi birçok etken -kati olmamakla birlikte- ileriki dönemlerde oy/tercih olarak geri kazanılabilecektir.

Çeşitlenerek artan toplumsal ihtiyaçlar ve talepler, yerel yönetimler için de artan sorumluluklar, sorunlar ve riskler demektir. Bu konu ile ilgili olarak artan kurumsal çalışmalar ve araştırmalar, bu meselenin aslında ne kadar önemli olduğunun da göstergesidir. Risk unsurunun varlığı amaç kavramının varlığı ile birlikte doğar ve devam eder. Yerel yönetimler tam bu noktada amaçlarına ulaşmalarının önündeki tüm riskleri -makul güvence seviyesinde- tespit edebilmeli ve yönetebilmelidirler.

Muhasebe biliminin temel parametreleri ile yerel yönetimler özelinde gerçekleştirilen bu çalışmanın, özellikle yerel yönetimler alanında farklı konu ve hususların konuşulmaya ve işlenmeye başladığı bugünlerde, ilgililer için faydalı olması dileğiyle...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 162
En / Boy : 16.5 / 23.5
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 1.2019
₺22,50
₺25,00

"- Bu satılık mı?

Ünlü ressam, fırçası kadar hünerli zekasıyla bu soruyu şöyle yanıtladı: - Evet burada gördüklerinizin hepsi satılıktır. Benim dışımda... Uygun çerçeve bulsam kendimi de satacağım ama, kendime çerçeve bulamıyorum!

Son yıllarda kulaklarımız, parayı verenin çaldığı düdüklerle sağırlaşmadı mı? Paranın padişahlığını görmedik mi? Kara paranın krallığına, toplum olarak hep birlikte tanık olmadık mı? Milyonlar, milyarlar, dönme dolaplar gibi, insanların vicdanlarında dönüp durmadılar mı?

Evet sevgili dostlar... Bir memlekette namuslu kalmak artık bir cesaret işi olmuşsa, vay bizim halimize! Bakın çevrenize; dostlarınıza, arkadaşlarınıza bakın. Bu kurtlar sofrasından paylarını almamış olanlara, eşleri, çocukları ve yakınları ile namuslu olma cesaretini göstermiş olanlara... Düğmelerinizi ilikleyin, şapkalarınızı çıkarın!.. Onlar toplumumuzun adsız kahramanlarıdır. Onların çerçeveleri namusla, erdemle, özveriyle, onurla çatılmıştır. Onları hep birlikte saygıyla selamlayalım dostlar.”
(Cumhuriyet, 4 Ekim 1981, Çerçeve…)

Uğur Mumcu


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 328
En / Boy : 12.5 / 19.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2021
₺32,00
₺40,00

Gazeteci- yazar Ceyhun Bozkurt’un kaleminden Gladyo: Operasyon Türkiye, Kopernik Kitap'ta...

· Gladyo ya da Türkiye’de bilinen adıyla Kontrgerilla nedir?
· Kuruluş sürecinde neler yaşandı?
· Bu yapılanma hangi amaçla kuruldu?
· Nasıl bir sistematiği var?
· Hangi operasyonları hangi yöntemlerle gerçekleştiriyorlar?
· Türk devletinde Gladyo kuruluşları oldu mu?
· Türkiye’de hangi operasyonları hangi yöntemlerle gerçekleştiriyorlar?
· 6-7 Eylül olayları sırasında hangi üst düzey istihbaratçılar Türkiye’deydi?
· Dağlıca saldırısı sadece bir terör eylemi miydi?

Usta gazeteci Ceyhun Bozkurt, bu kitapta birçok soruda Gladyo’ya yanıt ararken geçmişte yazılanlardan farklı olarak Gladyo’nun eylem mantığını ve hedefini sorguluyor. Bozkurt, yaşanan bir veya birçok olaydan oluşan yapbozun parçalarından Gladyo’ya nasıl ulaşılacağının yöntemine kafa yoruyor.

Bu çalışmada “Günümüzde de Gladyo tehlikesi/eylemliliği var mı?” sorusunun yanıtını bulacaksınız.

Göreceksiniz, Gladyo hiç böyle anlatılmadı…


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 224
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2021
₺38,25

 

ARKA KAPAK YAZISI

ABD yönetimi Haşhaş krizinde Sultan Ahmet Camisi’ni neden bombalamaya karar verdi? Kim vazgeçirdi?

27 Ekim’e kadar Kıbrıs’a çıkmazsan darbe yaparız!

Demirel’e bu tehdit kimden geldi?

Silah ambargosu krizinde MGK’nın sır toplantısı nasıl sızdı? 

Askeri üslerin yasaklanma kararı gerçekte kime aitti?

Kissinger Ecevit’i Beyaz Saray’a gizlice neden davet etti?

MİT Müsteşarı’nın yaptığı sunum Nahçıvan’ın kaderini

nasıl değiştirdi?

Bugün Mesih olduğunu iddia eden Hasan Mezarcı Nahçıvan krizinde ne yaptı?

Kardak krizinde atacağınız füze en fazla balıkları vurabilirdi!

ABD elektronik savaş sistemlerini nasıl kilitledi?

Kardak’a çıkma fikri kimindi? İnal Batu savaşın eşiğinden ülkeyi nasıl döndürdü? Yunanistan’ın gizli planını kim deşifre etti?

Askeriye, Hariciye ve MGK üçgeninde Demirel’in liderliği, Türk dış politikasının perde arkası, krizler, liderler ve kurumlar.

Hiçbir yerde yazılmamış bilgiler ve sır belgeler bu kitapta.

 

 

 

 

Kitap Adı

Apolet Kravat ve Darağacı

Kitap Yazar Adı

Dr. Burak Kürkçü

Editör

Mehmet Bozkurt

Yayıma Hazırlayan

Hasan Basri Başkaya

Kapak Tasarım

Ayça Ateş

Sayfa Tasarım

Ayça Ateş

Dağıtım Tarihi

23.12.2020

Sayfa Sayısı

272

Ebat

13,7 x 21,5

Kağıt / İç Baskı

lll.Hm. Enzo 52 gr.

Cilt / Kapak

Amerikan Bristol 230 gr.

ISBN / Barkod

9789751041395

 

₺33,90

Karanlıklarla, bilinmeyenlerle dolu bir dönemin perde arkası. Abdullah Öcalan’ın öldürülmesi için Ankara’da bir fabrikada yapılan planlar ve ‘‘Mercedes’’ adı verilen bu operasyonun gizli planları... Mehmet Ağar’ a makamında bir gece yarısı verilen gizemli torbalar... Bir avrupa ülkesine baskında kullanılmak üzere gönderilen, Emniyet’ e ait silahlar... Emniyet tarafından DEV-SOL’ a satılan barutu boşaltılmış mermiler... ‘‘Yeşil’’ kod adlı Mehmet Yıldırım’ın Korkut Eken’e suikastı... Millet vekili Sedat Bucak, otelde DEP millet vekili Leyla Zana’yla konuşmasını Eminiyet’in verdiği teyple nasıl kaydetti?


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 162
En / Boy : 14 / 23
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2013
₺52,80

Yaklaşık bir yıldır Silivri Cezaevi’nde esir tutulan sevgili Eren, o megafonu bıraktı ve yeniden kalemi eline aldı. Önemli bir kitapla daha karşınıza çıktı. Kitabı, cezaevi kitaplarının en önemlilerinden biri olarak kütüphanemizdeki yerini alacaktır. Bize düşen Eren Erdem gibi adalet arayışımızın tüm esirlerinin, özgürlüklerine kavuşacakları mutlu, huzurlu bir Türkiye’yi en kısa sürede kurmaktır. Bunu başaracağız.

- Kemal Kılıçdaroğlu /CHP Genel Başkanı

Bir ülkede adalet yoksa toplumsal barıştan söz etmek de mümkün değildir. Adaletin olmadığı toplumlarda bir arada yaşama kültürü zayıflar, geleceği birlikte inşa etme iradesi ortadan kalkar.

Her birimize tek tek, “Bu topraklar bizim yurdumuz. Gidecek başka yerimiz yok” diyor.

- Tunç Soyer /İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı

Eren Erdem, baskılardan yılmadığını ve yılmayacağını yeni kitabında bir kere daha ortaya koyarken “gerçekler çoğu zaman canımızı acıtır” sözünü de doğruluyor.

- Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen / Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı

Bu ülkeyi gelecek nesillere en iyi şekilde bırakmak bizim temel görevimizdir. Dini kullanarak halka taammüden yalan söyleyen ve bu yolla ceplerini dolduran siyasiler dokunulmaz değildir; bunları yazmak da suç değildir!

- Levent Üzümcü

 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 152
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2019
₺50,05

Bu kitap sizin tarihe şahitlik yapmanıza ve TSK’ya karşı yürütülen komplolara ilişkin kafanıza takılan bütün sorulara cevap bulmanıza yardımcı olabilir.

- Türk Silahlı Kuvvetleri neden hedef alındı?
- FETÖ oluşumuna, içerden ve dışardan sağlanan destekler nelerdir?
- 26. Genelkurmay Başkanı neden hedef oldu?
- 2010 YAŞ toplantısında kimler ne istedi?
- Kozmik Oda olayı nedir? Ne değildir?
- 26 ay Silivri'de kalmanın bir yararı oldu mu?
- TSK, FETÖ’cülerin TSK’dan temizlenmesinde neden başarılı olamadı?
- Siyasi iktidar TSK’ya karşı yürütülen komplolar karşısında ne yaptı?
- Ergenekon komplosu neden bitirilmiyor?


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 264
En / Boy : 14 / 23
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2019
₺37,50

Usta gazeteci Uğur Dündar sordu, İyi Parti Genel Başkan Yardımcısı Aytun Çıray yanıtladı. Aytun Çıray tarafından kitaplaştırılan söyleşilerde, Türkiye’nin en çalkantılı dört yıllık dönemine ışık tutuluyor.

•  Kuş gribi için alınan aşılar neden imha edildi?
• Erdoğan’ın kürtaj tartışmasını başlatma amacı neydi?
• Davutoğlu - Yıldırım arasında niye gerginlik yaşandı?
• Hakan Fidan, Erdoğan’a 17-25 Aralık’ta gerekli bilgileri verdi mi?
• Davutoğlu- Kılıçdaroğlu görüşmesinin perde arkasında neler oldu?
• 31 Mart seçimleri iptal edilirken YSK’da neler yaşandı?
• Kılıçdaroğlu’na suikastı 20 gün önce kim haber verdi?


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 176
En / Boy : 13,7 / 23
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2019
₺28,50

AKP gericiliğinin, 2020 yılında yeni bir tarihsel virajı alarak karşı devrim sürecini derinleştirmeye çalışması hem bir başarıya hem de bir başarısızlığa işaret ediyor. Başarı, çünkü Erdoğan “tek adam yönetimini” şöyle ya da böyle kurdu. Başarısızlık, çünkü Erdoğan-AKP iktidarı, bütün gücüne karşın “yeni rejimi” kurmakta ve onun kurumlarını oluşturmakta yetersiz kalıyor, dahası toplum direniyor.
Bütün iktidarlar gibi, çok büyük ve öngörülemeyen doğal bir afet olmadığı sürece Erdoğan-AKP iktidarı kendiliğinden yıkılmayacaktır. Tam tersine Erdoğan, iktidarı bırakmamak için direnecektir. O nedenle programlı, sürekli, kararlı ve cesaretli bir mücadele tarzından ve çizgisinden başka çare yoktur.

Bugün şu ikilemle karşı karşıyayız; ya ilerici-aydınlanmacı bir çözüm üreterek bu umut krizini aşacağız ya da içe doğru kapanarak bir Ortadoğu ülkesi haline geleceğiz...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 296
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2020
₺27,00
₺36,00

27 Mayıs askeri müdahalesini izleyen dönemin getirdiği görece özgürlükçü ortamda, 1961 Anayasası’nın sağladığı yeni siyasal güvencelerin ışığında kurulan ve Cumhuriyet döneminde TBMM’ye ilk kez girebilen sol parti özelliğini de taşıyan Türkiye İşçi Partisi’nin (TİP) 10 yıllık yaşamı ele alınıyor Umuttan Yalnızlığa – Türkiye İşçi Partisi (1961-1971) kitabında.

Türkiye solunun tarihsel geçmişi yönünden, TİP kendinden önceki solun “mirasçı”sı sayılsa bile, organik ve ideolojik bağlar ve kişiler bakımından bir devamı değil, tersine, yepyeni bir partiydi. Kemal Türkler, Rıza Kuas, Şaban Yıldız gibi isimlerin bulunduğu kurucuları bakımından, TİP, Türkiye’de gerçek anlamda sosyalist olsun veya olmasınlar, sendikacılar tarafından kurulmuş ilk siyasal partiydi. Kuruluşunu izleyen yıllarda Mehmet Ali Aybar, Behice Boran ve Sadun Aren gibi aydınların da katılımıyla geniş bir alana yayılma imkânı buldu.

Bu kitapta Osmanlı’dan günümüze uzanan sol geleneğin devamında TİP’in doğuşu, evrimi, yaşadığı güçlükler, Türk demokrasisi içindeki yeri ve 12 Mart muhtırasıyla kapatılışına kadar geçen dönem ele alınıyor. Artun Ünsal yaptığı derinlemesine siyasal yapı araştırmasıyla TİP ile birlikte Türkiye’nin yakın tarihinin çok önemli bir dönemine ışık tutuyor.

“‘Hepimiz Gogol’un Palto’sundan çıktık’ diye bir söz vardır; 1960 sonrası Türkiye solu da TİP’ten çıkmıştır. Deniz Gezmiş’ten Sinan Cemgil’e, Yaşar Kemal’den Doğu Perinçek’e sonraki yıllarda çok farklı yollara gidecek binlerce sol aydın, yazar, bilim insanı, sanatçı, gençler, sendikacılar 60’larda hepimiz TİP’liydik.”

Oya Baydar


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 592
En / Boy : 16,5 / 22
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2020
₺112,90

- Erdoğan Siirt seçimlerinin yenilenmesi karşılığında Baykal’a ne söz verdi?

- Erdoğan ve Büyükanıt’ın Dolmabahçe görüşmesindeki büyük sır ne? İkili kimin cumhurbaşkanı olmasında anlaştı? O kişi neden aday bile olamadı? Büyükanıt tutulmayan söze rağmen neden hep sustu?

- Emine Erdoğan - Hayrunnisa Gül kavgasının perde arkası…

- AKP’yi kapatma davasında Pentagon nasıl bir rol oynadı?

- Önder Sav’ın Baykal’a operasyonda yer almasını kimler, nasıl sağladı?

- İstihbarat Başkanı’nın açıkladığı o cinayetler…

- Komando kamplarının arkasındaki CIA ile bağlantılı o isim kimdi?

- O AKP’li milletvekiline “Ben MİT Müsteşarlığı değil, CIA şube müdürlüğü yaptım” diyen kimdi?

- Muhsin Yazıcıoğlu’nun işaret ettiği Alparslan Türkeş – Kasım Gülek ilişkisinin sırları…

- Muhsin Yazıcıoğlu telefonda Fethullah Gülen’e en son ne söyledi?

- Erdoğan ile Perinçek arasındaki esrarengiz ilişkinin perde arkası…

Sabahattin Önkibar, İtiraflarım’da anlattı…


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 208
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2019
₺29,90

Öldürülecek 67 Kürt işadamı listesinin ilk sırasında
onun ismi vardı…
Anne tarafından Ermeni’ydi.
Hayatı boyunca “Ermeni dönmesi” diye aşağılandı.
İlk cinayetini 15’inde işledi.
23 yaşında uyuşturucu sevkiyatına başladı.
Karadeniz mafyasıyla işbirliği onu silah kaçakçılığına götürdü.
Müteahhit olarak devlet ihalelerine girdi.
ASALA ve PKK’ya karşı yardım ettiği iddiasıyla işkenceli sorgulamalara maruz kaldı…
Hep beraat etti.
Son sevkiyatı 5.5 ton baz morfindi.
Zırhlı otomobili 14 Ocak 1994 Cuma günü durduruldu.
Bir gün sonra Sapanca’da ölü bulundu…
Şakağına sıkılan tek kurşunla öldürülmüştü…
İşte Behçet Cantürk’ün yaşamöyküsü…


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 280
En / Boy : 14 / 23
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2019
₺44,90

Bu kitap; Karadeniz'de geçen yüzyılın başında dönemin emperyal güçlerinin teşvik ve yönlendirmesiyle vatandaşı oldukları Osmanlı Devleti'ne isyan eden Rumlar ve Yunanistan'ın yol açtığı olaylarla ilgilidir. Eser, aynı zamanda uluslararası antlaşmalara dayalı olarak Türkiye ve Yunanistan arasında yaşanan mübadele ve günümüzde sözde Pontus iddialarıyla ilgili Yunanistan'ın yürüttüğü propagandanın daha iyi anlaşılması, anlamlandırılması ve geleceğine yönelik akademik ve entelektüel çalışmalar yapılmasına katkı sağlamaya yönelik bir çalışmadır.

Geçen yüzyılın başında Karadeniz Bölgesi'nde yaşananları olgusal verilerden hareketle tartışan bilimsel çalışmalar, Yunanistan ve Rum diasporasının bir anlamda dünyaya dayattığı dokunulmaz anlatıların birer kurgu olduğunu gözler önüne sermektedir. Rum/Yunan kamuoyunda dahi dokunulamaz, mahrem anlatılar olarak eleştirel ve karşı görüş belirtenlerin akademik ve politik linçe uğradığı bir konu halini alan Pontus Meselesi, politik ihtirasların tortusundan kurtarılmalıdır. Bir grup Türk akademisyen olarak siyasi saiklerle hazırlanmış güdümlü tarih çalışmalarının meseleyi sığlaştırdığı ve çarpıttığı düşüncesiyle, yapıcı ve objektif bir çizgide hazırlanmış bu çalışmayı bir referans kaynağı olarak uluslararası kamuoyuna sunmaktayız.

Bu eser, Trabzon Üniversitesi Karadeniz Kültür ve Tarihi Uygulama ve Araştırma Merkezi'nin katkılarıyla hazırlanmıştır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 472
En / Boy : 16,5 / 24
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2019
₺110,60

“Gökyüzünün mavisi ölüyor mu abi? Denizin mavisi ölüyor mu? Bunlar benim Mavim'i nasıl öldürdüler?" "-Hâlâ vagonların altında cesetler var. Deliller toplanmadı bile. Neden bu hattı açmak için bu kadar acele ediyoruz?-Açmamız lazım. TCDD’nin uluslararası birçok anlaşması var. Bu hattan yük trenleri geçiyor. O malzemelerin zamanında gitmesi lazım. Uluslararası yükümlülüklerimiz var. Yoksa çok zarar ederiz. Yani mecburuz." Kitabı okuduğunuzda sadece bir facianın perde arkası ve gerçeklerini değil daha fazlasını göreceksiniz. İnsanı yok sayan bir anlayışın işlediği cinayetin üstünü nasıl kapatmaya çalıştığına tanıklık edeceksiniz. Okuduğunuz her satırda “Adalet ve Vicdan” kavramları yeniden sorgulanacak. Kan donduran, öfkelendiren, gözyaşı döktüren ama mutlaka bilinmesi gereken bir süreç. Kısaca bu kitap bir cinayetin anatomisini anlatmaktadır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 215
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2019
₺31,50

Hepsi çeşitli açılardan Türkiye’de devlet-toplum ilişkisini çözümlemeyi amaçlayan yazıların oluşturduğu bir kitap bu. Ahmet İnsel, bir yanda Türkiye Cumhuriyeti devletini kuran ve sürdüren kadroların öbür yanda “sivil” politikacıların yeraldığı iktidar ilişkileri ve çatışmalarına eğiliyor, Türkiye devletinin başlıca nitelikleri üzerinde duruyor. Ama asıl önemlisi, devletin toplum hayatına, toplumsal gelişmeye vurduğu damgaya ve topluma dayattığı ilişkiye dikkat çekiyor. Türkiye toplumunun son yıllarda yoğunlaşmış olarak yaşadığı derin bunalımın hem tarihî köklerini hem güncel nedenlerini aydınlatmada ilk adımın, bütün projektörleri ve gözleri devlete doğru çevirmek olduğunu ileri süren yazar, temel sorunsalı açısından ö-nem taşıyan, İslâm karşısında devlet, laiklik, milliyetçilik, Türk siyasî partileri... konularını ele alıyor, yakın tarihe dair somut analizler yapıyor.

Siyasal, kültürel ve iktisadî boyutları birlikte ele alınması gereken çoğul demokrasi perspektifi, daha iyi, daha doğru, daha arzulanır bir toplumu farklılıkları içinde düşünmemizi sağlar. Çoğul demokrasi ne soyut bireyin yüceltildiği ne de bireyin toplum karşısında yok olduğu, varoluşa çoğul anlamlar tanıyan ve bunların yaşamasının maddi koşullarını sağlayan bir toplum projesidir. Böyle bir proje, muhafazakâr-liberal demokrasi söyleminin toplumu hapsettiği dar sınırları teşhir etmek ve yıkmak, toplumun bastırılmış özlemlerini, köreltilmeye çalışılan zenginliğini ifade edebileceği bir ufuk çizgisi ve hareketlilik alanı yaratmak demektir. Bugüne kadar muhafazakâr-liberal kesimin toplumla oluşturabildiği iletişim rahatlığını, toplumu özgürlük ve eşitlik perspektifinden dönüştürmeyi arzulayanlar yakından değerlendirmeli, toplumun yer altından sürdürdüğü mücadelesini anlamlandırmalı, ona onurlu bir konum kazandırmalıdırlar.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 328
En / Boy : 13 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2019
₺70,12

Dostoyevski vaktiyle şöyle bir soru atmıştı ortaya: “Eğer masum bir çocuğun gözünden tek damla yaş dökülecekse, barışın, mutluluğumuzun ve hatta yeryüzünde ebedi uyumun sağlanması ve temellerinin güçlü bir şekilde atılması için yaşanacaklar mazur görülebilir mi?” Soruyu yine kendisi cevaplamıştı: “Hiçbir ilerleme, hiçbir devrim o gözyaşının dökülmesini haklı gösteremez. Hiçbir savaş. O gözyaşı damlası her daim her şeyden kıymetlidir. O tek damlacık gözyaşı…”

Aytekin Yılmaz, Onlar Daha Çocuktu’da çocuk yaşta savaşmaya mecbur bırakılmış; dağda ya da hapishanede yetişkinlerin aldıkları infaz kararlarına kurban gitmiş çocukların öykülerini kişisel tanıklıklar ve güvenilir anlatımlarla gözler önüne seriyor. Türkiye siyasi tarihinin kapanmamış yaralarını esaslı bir eleştiri ve özeleştiriyle ele alan Yılmaz, suskunluğa mahkûm edilmiş çocukların yürek burkucu öykülerini anlatırken şiddetsiz siyasetin bir imkândan öte zaruret olduğunu hatırlatıyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 175
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2019
₺46,88

Türkiye'deki çok partili hayatın başlangıcına ilişkin yeni bilgiler sunan bu çalışma, Cumhuriyet tarihimizin demokrasiye geçiş sürecine odaklanıyor.

Türkiye Cumhuriyeti'nin ikinci Cumhurbaşkanı İsmet İnönü'nün çok partili hayata geçiş kararını hangi şartlarda, nasıl aldığı öteden beri tartışma konusu olmuştur. Bu çalışmada İkinci Dünya Savaşı sonrası, 1945-46'ların Türkiye'si, ABD Dışişleri Bakanlığı Arşiv Belgeleri ışığında inceleniyor.

Kitabı okurken kendinizi kâh Amerikalı diplomatların Türk siyasetçileriyle kapalı kapılar ardında oturduğu yemek masalarında, kah Türk gazetecilerle gerçekleştirdikleri gizli görüşme odalarında bulacaksınız.

Türkiye’de görev yapan Amerikalı diplomatların Türkiye’nin iç politikasına, Demokrat Parti'nin kuruluşuna ve çok partili demokrasinin ilk sınavı olan 46 seçimlerine ilişkin Washington ile telgraf yazışmalarına tanıklık edeceksiniz.

Dr. Efe Sıvış'ın titizlikle hazırladığı çalışmada Türkiye’nin; SSCB, ABD ve İngiltere'yle ilişkilerinin Amerikan perspektifinden şaşırtıcı detaylarına şahit olacaksınız.

- Prof. Dr. Çağrı Erhan

T.C. Cumhurbaşkanlığı Güvenlik ve Dış Politikalar Kurulu Üyesi


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 407
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2019
₺70,90

Diyanet İşleri Başkanlığı, basına yansıyanın çok ötesinde yayımladığı binlerce fetvayla bir “fetva kurumu” ve “şeriat bakanlığı” olarak öne çıkarılmıştır.

Dahası Diyanet yeni bir devlet tasarımında konumlandırılmış, belli bir dini görüşe dayalı şeriat devletinin ideolojik kurumuna dönüştürülmüştür.

Fetvaları incelerken Milli Eğitim Bakanlığı’nın yeni ders kitaplarındaki ifadelerle benzerlik dikkatimi çekti. Anlaşılıyor ki fetvaları yazanların aynı zamanda ders kitaplarına da ilgileri var.

Dolayısıyla eğitimden diyanete, devletin ve toplumun milli birliği bozucu yönde dönüştürülmesiyle karşı karşıyayız.

Bu çalışmamda Atatürk’ten bugüne Diyanet’in dönüşümünü ele aldım. Milli devlete, laikliğe, insan onuruna, kadının özgürlüğüne, toplumsal huzura aykırı yorumları Diyanet’in fetvaları üzerinden inceledim. Fetvaların hukukumuza aykırılığını yasalarımızın ilgili maddeleriyle karşılaştırarak gösterdim.

Kitabın bağımsız, çağdaş, kadının değer gördüğü bir devlet ve toplum olarak yaşamamızda değerlendirilmesi umuduyla…


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 197
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2019
₺22,50
₺30,00

Bu kitap, bu coğrafyanın yakın tarihini toparlayan uzunca bir köşe yazısı olarak kaleme alınmıştır.

Dikkatli, özümseyerek  ve bir bütün olarak okunduğunda her satırı çok daha anlamlı bulunur ve olaylar birbirine  bağlanarak çok önemli  ve derin sonuçlara varılır.

Moraliniz bozulur uykunuz da kaçabilir ama umutsuz da yaşanmaz ki!

‘Mücadele’ sözcüğü onurlu insanlar içindir.

Bir kez daha söylüyorum:

Önlem alınmazsa ve gereği yapılmazsa gelecek zifiri karanlıktır.

Bu makus talihi, kaderi değiştirmek için gerçek yurtseverler hemen ortaya çıkmalıdırlar.

Her yerde çoklar  ama özellikle Türkiye’de.

Yani Atatürk ülkesinde...

Bu coğrafyada, ilk kurtuluş savaşının kazanıldığı ülkede...

Umudun asla yok olmayacağı topraklarda...

Hiç kolay değil ama mücadele etmek gerek.

Umut, irade ve kararlılık olmadan hiç olmaz.

Her şeyi kurtarmak için...

Kesin kurtarmaya...

Hepimizi ve herkesi...

Hep beraber yola çıkmak için...

Başka türlüsü de olmaz.

Onurlu yaşamak için...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 286
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2019
₺22,50
₺30,00

Bu kitap, insanın var olduğu günden bu yana değişmeyen tek toplumsal tabakalaşma türü olan kadın-erkek hiyerarşisinin politik alanda nasıl tezahür ettiğini incelemekte ve kadın hakları konusunu yurttaşlık ideali perspektifinden tartışmaktadır. Yurttaşlık, haklardan oluşan bir statü ise, neden bu hakların kullanımı konusunda cinsiyetler arasında bir ayrım vardır? Kitapta, bu soruya yurttaşlık ve demokrasi nosyonu çerçevesinde cevap aranmıştır. Ayrıca kadınların, Türk siyasi tarihinde politikadaki varlığı, eğitim, çalışma hayatı, siyasi iklim gibi bağlam bilgileri ile ortaya konulmuştur.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 268
En / Boy : 14,5 / 21,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2019
₺30,00

“Memleketimizin jeopolitik durumunu değiştirmeye imkân olmadığı gibi dünyadaki kuvvetler dengesinde köklü bir değişiklik olmadıkça mahalli güvenlik hedeflerimiz ve menfaatlerimizin değişmesi de düşünülemez... Bu itibarla, Türkiye Cumhuriyetinin izleyeceği dış politikanın ana istikametlerinde bir devamlılık görülmesi pek tabiidir.... Her devlette olduğu gibi Türkiye’nin dış politikasının ilk hedefi milletlerarası ilişkilerini, memleketin güvenliğini sağlam temeller üzerinde tutacak şekilde yürütmektir. Hele istikrardan mahrum bir dünyada kritik bir bölgede bulunan Türkiye’nin emniyet ihtiyacını diğer bütün mülahazaların üstünde tutmasından tabii bir şey olamaz. Zira güvenlik ihtiyacı barış gibi tecezzi kabul etmeyen bir mahiyet taşımaktadır.”

Süleyman Demirel (Başbakan) 25 Ocak 1968

“Evvela şunu söyleyeyim: Devlette, eski tabiriyle... deymumet, yani devamlılık esastır. ...Napolyon diyor ki: Dış politikayı coğrafya dikte eder. Ben buna iki faktör daha ekleyeceğim; tarih dikte eder, bir de dünya konjonktürü dikte eder... Her devletin birinci meselesi güvenliktir... Bir ülkenin başkalarına devredemeyeceği konulardan bir tanesi güvenliktir, bir tanesi kalkınmadır. Binaenaleyh, dış politikası güvenliğini sağlamak için bir araçtır. ...Dış politikanın ikinci amacı ülke için lazım olan kaynakları bulmaktır yahut kaynakların bulunmasında görev yapmaktır, hizmet yapmaktır. Tabii ne dostluklar ebedidir ne düşmanlıklar ebedidir. ...Tabii üçüncü mesele barışı devam ettirmektir... Dış politikanın diğer bir olayı, Türkiye’nin imajını korumaktır.

Süleyman Demirel (Cumhurbaşkanı) 4 Ekim 1994


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 212
En / Boy : 16 / 23
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2019
₺48,00
₺64,00

Yarım asırdır siyasetin içinde, tartışmaların odağında olan Bülent Arınç’ı ne kadar tanıyoruz? Kürtmü, yoksa Yörük mü Nasıl bir sosyal çevrede yetişti? CHP, AP değil de neden Erbakan’a yöneldi? Erbakan ile hangi konularda ayrı düştü? “Milli Görüş” gömleğini çıkardı mı Ülkücülerin gönüllü avukatlığını niye yaptı? Askeri ve post modern darbelerde nasıl tavır takındı? Annesinin ‘manevioğlu’ Recep Tayyip Erdoğan ile nerede, nasıl tanıştı? Neden ‘Küçük Erbakan” diye anıldı? Erbakan’a ölmeden önce yaptığı sürpriz teklif neydi? Bu ve benzeri yüzlerce soruya verilmiş cevaplardan oluşan kitapta Bülent Arınç’ın 50 yıllık siyasi hayatından kesitler sunulurken yakın tarihin birçok karanlıkta kalmış noktalarına da ışık tutuluyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 272
En / Boy : 13,3 / 23
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2019
₺25,00

Demokrat Parti iktidarının öğrenciler ve muhalefet üzerindeki baskılarının en yoğun olduğu günlerde Ankara’nın tam kalbinde bir eylem düzenleme kararı alındı. Düzenlenecek büyük eylem kulaktan kulağa bir parolayla duyuruldu: 555K; 5. ayın 5’inde, saat 5’te, Kızılay’da! Cemal Süreya’nın “Biz şimdi yan yana geliyor ve çoğalıyoruz/ Ama bir ağızdan tutturduğumuz gün hürlüğün havasını/ İşte o gün sizi Tanrılar bile kurtaramaz.” Dizeleriyle andığı ve eylemi başlatanlar arasında yer aldığı 555K’da Adnan Menderes ile Celâl Bayar kendilerini bir anda eylemin tam ortasında bulacaktı! Bülent Ulus ve Hakan Güngör’ün kaleme aldığı Parola 555K: Bir Başkaldırının Sıradışı Öyküsü, Türkiye tarihinin ilk ve en önemli öğrenci eylemlerinden birini, eylemi hazırlayan koşulları, demokrasi tarihinin dönemeçlerini, hürriyet talebini ve mücadeleyi bir roman atmosferiyle anlatıyor…

“Bu kitap, o zamanı anlatan kitaplar içinde en kapsamlı belgelerden biri olacak. (…) Parola 555K siyasal hayatımızın en tartışmalı döneminin birçok yönünün aydınlanmasına yeni bir ışık tutuyor. Ve yakın tarihimizle ilgili olarak yapılan yanlışlıkların ve çarpıtmaların düzeltilmesine önemli bir katkı oluşturuyor.”

- Altan Öymen

“27 Mayıs darbesinden önceki öğrenci hareketlerinin önderleri ya da katılımcıları arasında bulunan pek çok ‘ağabey’ gençlik hareketinin destekçisi ya da kimi zaman örgütleyicisi olarak 1968’e giden süreçte yer aldılar. Özellikle sosyalist eğilimli gençlik hareketi içinde ‘Milli Demokratik Devrim’ görüşünün egemen hale gelmesiyle 555K gençliğinin artık otuzlu yaşlarını yaşayan ‘eski genç’ üniversiteli militanları, kolayca Dev-Genç içinde yer bulabildiler.”

- Aydın Çubukçu


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 264
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2019
₺34,00
₺40,00

"İmamların Öcü" yazarından yeni bir kitap daha...

Türk ordusuna kurulan ilk kumpas olan Şemdinli'deki kitabevinin bombalanması tezgâhı, Yüzbaşı Murat Eren'in haksızca hapiste tutulduğu "Atabeyler Davası" ve ardından hızlanan süreçte "Ergenekon, Balyoz ve İstanbul-İzmir Casusluk davalarını" takip edip kamuoyunu gerçeklerle bilgilendirerek karanlıklara ışık tutan Yavuz Selim Demirağ bu defa 15 Temmuz kanlı darbe girişimini mercek altına aldı.

FETÖ'nün 40 önce TSK ve Emniyet'e sızma metotları ve diğer gelişmeleri yazıp, 15 Temmuz^dan 2 yıl önce kitaplarında ve televizyon konuşmalarında TSK içinde darbeye kalkışabilecek güce ulaştılar... Kemalist görünümlü Gülenist darbe için 'G' gününü bekliyorlar" tespiti ile yetkilileri uyaran Demirağ bu defa "Projektör aleti ile tavşan avı kalleş bir yöntemdir" diyor.

Ergenekon, Balyoz, Askeri Casusluk davaları ile gücünü kaybeden TSK'nın 15 Temmuz gecesi felç edildiğini, özensiz yapılan iddianameler ile "At izinin it izine karıştığını" belirten Yavuz Selim Demirağ haksız tutuklamalara dikkat çekiyor...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 272
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2019
₺38,90

Türkiye siyasetinde antikomünizm nasıl bir yer kaplamaktadır? “Komünizm tehdidinin icat edilmesi”nde iç ve dış dinamikler nasıl bir rol oynamıştır? Tan Matbaası baskını, NATO üyeliği, Kore Savaşı, 1960 ve 70’lerin siyasi çatışmaları ve 12 Eylül darbesi “antikomünist” ve ülkücü hareketin gelişimi açısından nerede durmaktadır? 1990’larla birlikte “Kürt sorunu”nun ülkücü hareket üzerindeki etkisi ne olmuştur? Bütün bu tarih içerisinde Alparslan Türkeş figürü nasıl bir yer kaplamaktadır?

Türk sağı ve yakın siyasi tarihimize dair yaptığı çalışmalarla tanınan Fatih Yaşlı, araştırmalarının yeni evresinde işte bu soruların yanıtını arıyor, “antikomünizm”in bu topraklarda nasıl kök saldığını ayrıntılarıyla anlatıyor. Bunu yaparken ülkücü hareketin liderlerinden Alparslan Türkeş’in hayatına özel bir yer ayırmayı da ihmal etmiyor.

Yaşlı’nın kendi sözleriyle: “Türkeş’in hayatına yakından bakmak, onun politik yaşamını yazmak ülkücülüğün ve ülkücü hareketin tarihini yazmak anlamına gelecektir evet ama bunun aynı zamanda Türkiye’nin Soğuk Savaş tarihini, Soğuk Savaş boyunca Türkiye siyasetinin seyrini ve o seyrin ana belirleyeninin, yani komünizmle mücadelenin tarihini yazmak anlamına geleceği de açıktır.”

Fatih Yaşlı, Türkiye’nin yakın siyasi tarihine ve sağ akım içerisinde “antikomünizm”in filizlenip güçlenmesine tarihsel materyalist bir perspektifle ve sınıf mücadeleleri içerisinden bakıyor. Aynı bakış açısını, ülkenin dünya kapitalist sistemine eklemlenmesi bağlamında da yeniden üretiyor ve okurlara yeni bir kaynak kitap sunuyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 416
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2019
₺65,90

Bu kitapta, Necmettin Erbakan’ın yaşam öyküsünü, tarih ve takvim sırasına göre (kronolojik olarak) anlatan klasik bir biyografisini yazmaktan ziyade, O’nun despotizme ve Siyonist dünya düzenine karşı başlattığı ve artık kutlu projelerinin başarıya ve uygulanma aşamasına yaklaştığı örnek ve orijinal mücadelesini… Bu mücadele sürecindeki gerçek siyaset ve stratajisini… Bizlere ve gelecek nesillere ışık tutacak yüksek prensip ve projelerini, anlamaya ve aktarmaya gayret ettik. Her yönden kalkınmış ve saygın bir Türkiye’nin mimarlığına soyunan ve yürütülen sömürü saltanatına çomak sokan bu büyük şahsiyeti ve hizmetlerini topluma tanıtmayı tarihi bir görev bildik.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 592
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : Şamua
Basım Tarihi : 1.2019
₺22,50
₺30,00

Batı’da sanayi devriminden önce başlayan hegemonyacı politikalar, yakın döneme damgasını vuran küreselleme politikaları ile tekrar yeni bir ivme kazanmıştır. 1970’lerden sonara gelişen özelleştirme uygulamaları ve piyasallaştırılan kamu yönetimi sistemleri, yeni iletişim ve enformasyon teknolojileri ile kültür, siyaset, güvenlik ve gözetim odaklı olarak yeniden yapılandırılmaktadır.

Osmanlı Devleti’nin ekonomik bakımdan çöküşünü, emperyalizmin ülkeye girişinin temel belgesi olarak değerlendirilen 1838 Ticaret Antlaşması’nın sağladığı ve bu antlaşmanın gerçekleştirilmesindeki devlet yöneticilerinin rolü, siyasal açıdan zayıflamasına dair de temel bir anahtar oluşturmaktadır.

Bir dönüm noktası teşkil eden ekonomik düzeni ve ilişkileri yapılandıran bu antlaşma(lar) ilerleyen süreçte siyasi hukukun temellendirilmesi, yönetsel yapının düzenlenmesi, askeri sistemin yenilenmesi dahil, kurumsal çerçevede yapılan yeni düzenlemelerin özüne dönük olarak, siyasal-hukuksal gelişmenin yönünü belirleyecektir.

Batı modeli siyasal sistemin “anayasa” yolu ile Türkiye’ye taşınması çabaları hep suni ve sorunlu olmuştur. Osmanlı-Türk anayasa tarihinin ilk anayasası olan 1876 Kanun-i Esasi’si dış baskı ve etkilerle yapılırken ilanı sürecinde yaşanılan olaylar bu yargının açık delilini oluşturmaktadır.

Anayasa, yönetim tarihimiz içinde toplumu yukardan aşağıya düzenleyerek yönetmenin bir aracı olarak ele alınmıştır. Bu yaklaşım biçimi ile, anayasa belgesi, tüm sorunların nedeni, aynı zamanda da bütün sorunların çözümü olarak görülmektedir.

Bugün karşılaşılan küresel eksenli bütün ekonomik, politik ve diplomatik saldırıların, iç politikada ittifak bloğu oluşturmasının muhalif kesimler bakımından önemli gerekçeler(i) arasında “anayasa”nın yer aldığı görülmektedir. İtirazın kaynağını, 2017 Baharında, anayasa değişikliği ile getirilen “Cumhurbaşkanlğı Hükümet Sistemi” oluşturmaktadır.

Ancak unutulmamalıdır ki, 1982 anayasası bir “darbe anayasasıdır”, revize edilerek bu zehirli virüsden kurtulmak mümkün değildir, “yeni bir anayasa yapılmalıdır”, itirazını dile getiren (sol) aydınlar, iktidarın yeni anayasa arayışı karşısında hep 1982 metnine sıkı sıkıya sarılmışlardır. Onun kurucu iradesini adeta kutsamışlardır.

Yeni model ister “otoriter”, isterse de “demokratik” olarak değerlendirilsin, değişiklik, anayasaya eklenen bir ilavedir, temel ve orijinal metin 1980 darbesinin ürünü 82 Anayasasıdır. 1982 Anayasası sözü ve ruhuyla “başkanlık sistemine giden yolu” döşemiştir. Nasıl mı? Bu sorunun cevabı kitabın içinde “1982 Anayasasının şifreleri” olarak yer almaktadır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 264
En / Boy : 16,5 / 24
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2018
₺48,00

Emperyalist ülkelerin, Türkiye üzerinde oynadığı 50 yıl önce ve 50 yıl sonraki siyasi baskı ve etkisini, legal ve illegal örgütlerin var oluşlarınla, Cumhuriyetin içine sürüklendiği kaos ortamına tanık olacaksınız.

Bir ülkenin siyasi kutuplara ayrıştırılması sonucu, bir milletin kendi ırkdaşları ile düşman kardeşler durumuna düşürülüp, inançlarının maddi menfaat uğruna kullanılmasının neticesinde, bir milletin ve onun kurduğu devletin nasıl ve ne şekilde, yıkılmasının tasarlanmasını okuyacaksınız.

 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 392
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2018
₺22,50
₺30,00

Kamuoyunun ilgisini çeken küresel ve ülkesel ölçekteki sorunları;
- Strateji
- Dış politika
- Siyasi Tarih
- Politik - Askeri ilişkiler

Düzleminde ele alarak; analitik yöntemlerle inceleyen ve ulaştığı sonuçları;
- “Kuşatılmış Türkiye”
- “Düşlerdeki Toprak” (Güneydoğu Anadolu)
- “ABD/İsrail - İran DENKLEMİ VE TÜRKİYE

Adlı yapıtlarıyla okurlarına sunan Doğu Silahçıoğlu bu kez; “ÇIKMAZDAKİ TÜRKİYE” yapıtıyla okurla buluşuyor.

“çıkmazdaki türkiye” 15 Temmuz 2016’da “silahlı darbe” ile varılmak istenen sonuca; o darbe sonrası yaratılan imkânlar ve oluşturulan koşullarla bugün; “Siyasal Darbe” yoluyla varılmak istendiğini vurguluyor.

“çıkmazdaki türkiye” düşüncelerinizi kemiren birçok sorunun yanıtını bulacağınız ve elinizden bırakamayacağınız bir kitap.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 168
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2017
₺18,04
₺22,00

Kahraman Türk Ordusu’nun Kuzey Irak’ta PKK’ya karşı yaptığı büyük operasyonlar, terör örgütü PKK’ya indirilen büyük darbeler, belgeler ışığında soluk soluğa okuyacağınız müthiş bir kitap...

Irak’ın kuzeyinde olup bitenleri anlamak için bölgenin tarihini, bu tarih içinde rol oynayan aktörlerin davranış biçimlerini, ihanetlerini, yalanlarını, ilkelerini, ilkesizliklerini anlamak zorunludur. Keza Türkiye bugün ki, politikasını belirlerken tarihsel sürekliliği göz önünde bulundurmak zorundadır.

Türk Ordusu Kuzey Irak'a 24 kez girmiş ve başarılı operasyonlara imza atmıştır. Bu kitap okununca bir kez daha görülecektir ki, belirli bir sistem dahilinde yapılan sınır ötesi harekatlar ile Türkiye 1990’lı yıllarda PKK’nın bel kemiğini kırmış, askeri olarak bitirme noktasına getirmiş, örgütün birinci adamı A. Öcalan ve ikinci adamı Ş. Sakık’ı yakalamıştır.

Elinizdeki kitap, Türk Ordusu’nun 1983'ten bu yana Kuzey Irak'a düzenlediği sınır ötesi operasyonları detaylarıyla anlatmaktadır. Göreceğiniz gibi yakın zamanda gerçekleşen "Fırat Kalkanı" ve "Afrin", Türk Ordusu’nun Kuzey Irak’a düzenlediği ilk operasyon değildir muhtemelen son da olmayacaktır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 408
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2018
₺18,75
₺25,00

Küreselleşen dünyada her şey gün geçtikçe daha da erişilebilir ve iletilişilebilir oldu. Ülkelerin dış ilişkilerinin seyri de çağa uygun bir değişim ve gelişim göstermekte; ama geçmişte yaşanan olumlu olumsuz ilişkilerin etkisi her koşulda kendini hissettirmektedir. Bir anlamda geçmişini bilmeyen geleceğini de şekillendirememektedir.

Teorik Çerçevede Geçmişten Günümüze Türkiye Dış Politikası, Türkiye’nin başından beri izlediği dış politikayı dönem dönem ele alarak; hangi ülkeyle nasıl bir ilişki izlendiği, dış politikada nelerin önemli olduğunu değerlendirerek okuyucularına detaylı bir çalışma sunuyor.

Ali Eren Balıkel, 27 Temmuz 1979’da Adana’da dünyaya geldi. İlköğrenim, ortaöğrenim ve lise eğitimini Mersin’de universite eğitimini ise Londra’da tamamladı. University of Gloucestershire’da MBA programını başarı ile tamamladı. Türk bayrağını daha da yukarılara taşımanın temel şartlarından birinin iyi bir uluslararası politika geliştirmek olduğu bilinciyle, Queen Mary Üniversitesi’nde politika masteri yaptı. Bireysel ve toplumsal başarının kaynağının eğitim olduğunu çok iyi bilen Ali Eren, şu an itibarıyla İngiltere’de işletme doktorasına, İsviçre’de ise politika doktorasına eş zamanlı olarak devam etmektedir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 224
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2017
₺15,75
₺21,00

"Nar Çiçekleri", Mehmed Uzun’un Türkçe yazdığı, hayatımıza değen dokuz denemeden oluşuyor. Çokkültürlülüğün, azınlık ve öteki olma sorununun, sürgün ve aydın olmanın onulmaz ağırlığının merkezde olduğu bu denemeler, şiddetin ve reddetmenin çözüm olamayacağını, ancak anlayarak, empati kurarak bir arada yaşanabileceğini savunuyor. Kırık bir hüznün egemen olduğu bu denemeler, aynı zamanda arada kalanların dünyasına içerden bir bakış...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 167
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2018
₺14,70

Korkusuz kalem Hüsnü Mahalli bu kitabında kendi yaşamından kesitlerle beraber Türkiye ve  Ortadoğu’ da yaşanan birçok gelişmeyi de kaleme aldı. Yılların gazetecilik birikimini sansürsüz şekliyle okurken, unuttuğunuz birçok olayı yeniden hatırlayacak, bu kez cevapları bulmanın hazzıyla  yakın tarihi tekrar sorgulayacaksınız...

  • Ben Kimim?
  • Esad ile Devam mı?
  • Kim Doğurdu IŞİD'i?
  • Esad Sizi Savundu
  • Bravo CHP
  • Mikser Trump
  • İçi Benim Dışı Kimin?
  • Atatürk Demişti
  • Türk Baharı
  • Kılıçdaroğlu’na Notumdur
  • Kandil’i Bırak Kobani’ye Bak
  • Gaflet, Dalalet ve Hatta Hıyanet
  • Herkesin Başkanı Kendine
  • Kahrolsun Amerikan Emperyalizmi
  • Kaşıkçı’yı Trump Öldürdü

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 376
En / Boy : 13,5 / 21,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2018
₺24,31
₺32,41

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 253
En / Boy : 16 / 23,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2005
₺20,83
₺23,15

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 167
En / Boy : 16 / 23,5
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 7.2007
₺12,50
₺13,89

Erzurum’dan Erzincan’a, Ağrı’dan Diyarbakır’a, Kars’tan Muş’a, Diyarbakır’dan Tunceli’ye, Van’dan Bitlis’e, devletin politikaları ilk kez bu kitapta ayrıntılarıyla açıklanıyor.

- Diyarbakır, kuvvetli Türklük merkezi olmak için tedbirlerimizi kolaylıkla işletebileceğimiz bir olgunluktadır.
- Düşman unsurlar içinde saldırgan olan teşkilat Kürt reisleri ve adamlarıdır. Fransız istihbaratı her istedikleri anda Kürt reislerini çeteler halinde memleketimize saldırtmaya muktedirdirler.
- Siirt Türklüğe hevesli bir Arap şehridir. Hükümete yakın itaatkâr halkı vardır.
- Van halkı derlemedir. Bütün halkın ümidi devletin göstereceği ilgidedir. Sağlam bünyeli şarkta Cumhuriyet’in çok önemli bir temeli olacaktır. Böyle bir temel Türk hâkimiyeti için her bakımdan lazımdır.
- Dersim Vilayeti’nin teşkili ile askeri bir idare kurulması ve Dersim ıslahının bir programa bağlanması lazımdır.

Başbakan İsmet İnönü’nün hazırladığı raporda 1935 Türkiyesi’nde neler olup bittiğini öğrenecek, dönemin “Apo”su Abdurrahman Mihi’nin öyküsünün yanı sıra hakkında yolsuzluk suçlaması yapılınca Başbakan İnönü karşısında hüngür hüngür ağlayan onurlu kaymakama kadar insan öyküleri de bulacaksınız.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 136
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2018
₺48,38
₺59,00

O. Ertuğrul Önen, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. Devletin yurtiçi ve yurtdışı kadrolarında değişik görevlerde bulunmuştur. Müfettişlik, Genel Müdür Yardımcılığı, Genel Müdür ve Müşteşar Yardımcılığı görevlerinin ardından Ulaştırma Bakanlığı ve Dış Ticaret Müsteşarlığı görevlerini de üstlenmiş olup, devlet ve özel sektör kuruluşlarında yönetim kurulu üyeliği ve başkanlığı da yapmıştır.

Türk Dışticaret Vakfı ile Dünya Türk İşadamları Vakfı´nın kurucusu ve başkanıdır. Dünya Türk İşadamları Kurultaylar´nın kurucusu ve uygulayıcısıdır.

Çok sayıda makalesi yayınlanmış 'Sen İşini Kış Tut Yaz Çıkarsa Bahtına' ismini taşıyan bir kitabı bulunmaktadır.

Bu ülkenin, gören, düşünen, sorgulayan her yurttaşının gördükleri ve yaşadıkları yanlışlıkları, çarpıklıkları ve güzellikleri bunlara ilişkin eleştirilerini, öfkesini, beğenisini de ifade ile her kuşaktan insana tercüman olacak şekilde kaleme alan yazar, öngörüleri, verdiği bilgiler yanında ilginç tespitleri ile de gençler ve araştırmacılar için bir bilgi kaynağı sunuyor.

Sonuçta elinizde tuttuğunuz kitap bu yönleriyle siz değerli okuyucularına Türkiye´ye bir başka pencereden bakma olanağı vermektedir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 472
En / Boy : 13,5 / 21,3
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2018
₺34,00
₺40,00

Taha Akyol bu kitabında kendi anılarından örnekler vererek tarikatlar ve totaliter örgütler gibi “sık dokulu” yapılara karşı gençlerin dikkatini çekiyor.  Gençleri felakete sürükleyen sağ ve sol totaliter örnekleri anlatıyor.

Yirmi yıl önce yayımlanan kitabını güncelleştirip genişleterek bugünkü cemaat ve yasa dışı örgüt sorunlarını analiz ediyor. Gençlerin bağımsız kişilik, hür düşünce ve girişimcilik ruhuyla  geleceklerini inşa etmesini savunuyor.  Hayat Yolunda, akademik bilgi, anı ve tecrübeleri süzgeçten geçirip gençlere sunan değerli bir rehber niteliği taşıyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 308
En / Boy : 13,5 / 20
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 2.2019
₺68,80

Türkiye’de militarizm meselesi, çeşitli çalışmalarda ele alınmış olmakla birlikte, uzun zaman bütüncül biçimde değerlendirilmeyi bekledi. Yapılan çalışmalar militarizmi çeşitli bağlamlar ve araştırma problemleri üzerinden dolaylı olarak ele aldı. Güven Gürkan Öztan’ın çalışması ise meseleyi bütüncül olarak görmemize yardım eden geniş bir çerçeve sunarak, modernleşmenin en önemli çıktılarından biri olan yaygın militarizmin Türkiye serüvenini kavramamıza olanak tanıdı.

Elinizdeki kitap, bilhassa Türkiye örneğinde bir fenomen olarak militarizmi, ideolojik-siyasi cereyanlardaki değişmelere rağmen, devletin tercihinde ve devletin yurttaşla kurduğu ilişkide kalıcı olan “ortak ruh” ve bunun somut örnekleri üzerinden derinlemesine analiz etmektedir.

Modern zamanların Türkiye’si militarizm pratiğinin gözlenmesi için mükemmel bir örnek teşkil eder. Güven Gürkan Öztan, neoliberal ve siyasal İslamcı zihniyetlerin hâkimiyeti altında dahi, militarizmin bütün devlet ve siyaset pratiğinde nasıl bir altlık oluşturduğunu mükemmel biçimde aktarıyor.

Suavi Aydın


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 298
En / Boy : 13 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2018
₺62,32

“Bir ülke, yer altı zenginlikleri, ormanları, ırmakları, gölleri, tarihi ve doğal güzellikleri kadar, tarihi boyunca edindiği değerler ve evrensel manada sahip olduğu hukuku, demokrasisi, devlet geleneği, yönetim tecrübesi, yetişmiş insan kaynağı, ortak yaşam anlayışı, fikir özgürlüğü gibi kavramlarıyla tanımlanır. Bu kavramlar, ülkedeki insanların mutlu, rahat ve huzurlu bir ortamda mı tam tersi bir konumda mı yaşadıklarına dair birer ölçüttür.

Ülkemiz son zamanlarda fikir ve düşünce özgürlüğü, hukuk, demokrasi, devlet geleneği gibi moral değerlerin bir kısmını kaybetti.”

Hanefi Avcı, bugün geldiğimiz noktada, bozulan devlet düzeni, kısıtlanan özgürlükler, bağımlı yargı ve tek adam anlayışına karşı yapılması gerekenleri, bu kötüye gidişin durması için bulunduğumuz Son Eşik’te vereceğimiz kararın önemini anlatıyor.

 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 280
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2018
₺44,90

Eser, Recep Tayyip Erdoğan’ın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı olarak siyasette kendisini hissettirdiği 1994’ten başlayarak 24 Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Genel Seçimlerine kadar olan süreci kapsamaktadır. Bu çalışmada yeni bir siyasal liderlik tarzı olarak ‘Erdoğan Tarzı Liderlik’ başka bir ifadeyle ‘Türki Tipi Siyasal Liderlik’ modeli geliştirilmiştir. Siyasal iletişim bağlamında Erdoğan’ın doğrudan katıldığı 9 seçim kampanyası incelenmiş ve bu süreçte öne çıkan liderlik kodları ortaya konulmuştur. Çalışmada 35 uzmanla derinlemesine görüşmeler yapılmıştır. Ersin Kalaycıoğlu, İlter Turan, Fuat Keyman, Edibe Sözen, Ferruh Uztuğ, Aysel Aziz, Ömer Çaha, Cengiz Anık, Haluk Alkan, Metin Külünk, Aydın Ünal, Fatih Altaylı, Taha Akyol, Uğur Batı, Mustafa Şen, Hakkı Öcal, Adil Gür ve diğer uzman isimler bu araştırmaya görüşleriyle katkı sağlamışlardır.

Bir siyasi lider hayattayken onunla ilgili, özellikle de liderlik gibi son derece karmaşık bir konuda (çünkü işin içine duyguların dünyası girmektedir) akademik bir çalışmanın sorumluluğu altına girmek için, o liderde var olması gereken bazı hasletlere bire bir sahip olunmasa da en azından benzer bazı tutum ve özelliklerden nasibini almış olmak gerekir. Dr. Göksu’nun söz konusu hasletlere ciddî oranda sahip olduğunu tespit etme fırsatı buldum. Özetle derinlik, ciddiyet, merak, cesaret, ileri görüşlülük, ilkelilik, ezber bozacak yenilikçilik ve hepsinden önemlisi kendine, ailesine, milletine ve çağına karşılık sorumluluk ve duyarlılık diyebileceğimiz bu tutumların (özdeğerlerin, vasıfların) izlerine Dr. Göksu’nun sayfalarının arasında sıklıkla rastlamak mümkündür. İddia, fikir, vizyon sahibi insanların her zaman karşılarında duran muhalifleri olacaktır. Böyle bir liderin kendisiyle ilgili tüm olumlu ve olumsuz düşünce ve önyargılardan uzaklaşıp meseleyi millî iradenin tecellisi boyutunda ele alma tavrını benimseyen herkesin, en azından bir milletin ortak ruhî şekillenmesini en doğru şekilde okuyup siyasi iletişimi o çerçevede inşa etme başarısını onlarca yıl sürdürmüş bir lideri daha da ciddî ve derinlikli olarak anlamaya talip olmaları halinde başvuracakları önemli bir esere imza atmış olan Sayın Dr. Göksu’yu yürekten kutluyorum.

- Ali Saydam Bersay, İletişim Enstitüsü Onursal Başkanı

“Günümüzde artık liderlik çağı yaşandığı söylenebilir.” Seçmenlerin lider odaklı düşündüklerine dair yaygın bir kanaat vardır. Ülkemizdeki seçmenlerin dörtte biri partilerle değil liderlerle özdeşleşmektedir. Buna karşın AK Parti’ye oy veren seçmenlerin ise çok daha büyük kısmı Erdoğan ile özdeşleşmektedir. Üstelik Erdoğan, herhangi bir lider olmaktan ve sürekli seçim kazanıyor olmasından da öte kitlesi üzerindeki dönüştürücü gücüyle de günümüz liderlerinden ayrışmaktadır. Bu sihrin kodlarını arayan eser bu açıdan da oldukça önemlidir.”

- Bekir Ağırdır, Konda Genel Müdürü


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 528
En / Boy : 13,5 / 21,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2018
₺45,10

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 224
En / Boy : 13,5 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .
₺25,42

“16 Nisan 2017 tarihi, Türkiye’nin demokrasi mücadelesinde yeni bir aşamaya işaret etmektedir. Bu dönem, Cumhuriyet’in kuruluşundan sonra birçok önemli noktada belirleyici olmuş faşizan-kurumsal egemenliğin tamamen tasfiyesine yönelik son aşama olarak tanımlanabilir. Çünkü 16 Nisan 2017 Halk Oylamasında kabul edilen Anayasa Değişikliği, cumhurbaşkanlığı hükümet modeli açısından sadece pozitif hukuk sistematiğinde bir yenilenme adımı değildir. Bu, bütün boyutlarıyla siyasal sistemde reform başlatan bir adımdır. 

Bu kadar büyük bir önemi olan 16 Nisan Anayasa Değişikliğinin çeşitli boyutlarıyla analiz edilmesi gerekmektedir. Bu kısa çalışmada 16 Nisan Anayasa Değişikliği; zamanlama, politik-hukuk yaklaşımı, demokrasi ölçütleri ve içeriği açısından ele alınacaktır. Zamanlama konusu değerlendirilirken 15 Temmuz olaylarının analizine, siyasi ve hukuki sonuçlarına özel bir paragraf açmak gerekir. Bunun için 15-16 Temmuz Milli Demokratik Halk Devrimi zamanlamaya bağlı olarak ayrı bir başlık altında ele alınmıştır. Ayrıca kısa değinilerle; meşruiyet, mutabakat ve teklik hususlarında değerlendirme yapılacaktır. Son bölümde ise uyum düzenlemelerine ilişkin genel yaklaşımlar ve bazı somut konular ele alınmaktadır.”

- Mehmet Uçum


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 220
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2018
₺48,40

Kimsenin kuşkusu olmasın, tüm kişi ve kurumlarıyla organize kötülük örgütünün bu ablukası da dağıtılacak.

Çünkü bu ülkede;

- Demokrasi düşmanlarına inat, kalıcı ve yaygın bir demokrasi için mücadele edenler var.

- Hukuku katledenlere inat, hukukun üstünlüğünü savunmaya devam edenler var.

- Menfaat düzenlerini sürdürmek için savaşı ve ölümü kutsayanlara inat, barışı ve yaşamı esas kılmaya çalışanlar var.

- Çocukları katledenlere, pedofilleri koruyanlara inat, çocukların düşlerini gerçek kılmak için çabalayanlar var.

- Ve hakikati boğmak isteyenlere inat, gazetecilik yapmaya devam edenler var.

Gazetecilik faaliyetlerimin suç olarak gösterilmeye çalışıldığı bir operasyona karşı söyleyeceklerim bundan ibarettir.

Ve hiçbir şekilde savunma değildir.

Çünkü gazetecilik suç değildir!

Kahrolsun istibdat, yaşasın hürriyet!


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 168
En / Boy : 13,5 / 23
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2018
₺25,90

Türkçülüğün Esasları, Ziya Gökalp'in uzun araştırmalar ve incelemelere dayanan çalışmalarının sonucu olarak ümmet kültüründen millet kültürüne geçişte ortaya koyduğu ve bilimsel esaslara dayalı görüşlerinin toplandığı eseridir.

Ziya Gökalp bir filozof ve sosyolog olarak Türk milletinin ruhunu, karakterini, kimliğini tarih içinden bulup çıkararak kendi özüne dönmesini ihtar etmiştir.

Türkçülüğün Esasları Osmanlı İmparatorluğunun dağılmasıyla birlikte bütün iradesini kaybeden ve verdiği bağımsızlık savaşıyla da tarih sahnesinde varlığını tekrar ıspat eden Türk milletinin gelecekte izleyeceği siyasal kültürel ekonomik, sosyolojik ve felsefi programın adıdır.

İşte bu kitap Ziya Gökalp'in bu konudaki tespit ve tekliflerini dikkatlere sunmaktadır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 159
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2014
₺20,00
1 2 3 ... 25 >
Çerez Kullanımı