Yüz sene sonra kendini nerede görüyorsun? Bir Kürekçinin Hikâyesi En zoru da ne bilir misin? Sen vefat ettikten sonra sevdiklerin senin şahsi odanın kapısını aralamak zorunda kalacaklar. Özel eşyalarını karıştıracaklar. Oda hatıralarla dolu, yaşanmışlıklarla dolu... Kederlere şahit olmuş. Kahkahalarına eşlik etmiş dört duvar. Ama yine de eşyalarını ortadan kaldırmalılar... Sana ait mont, özel günlerde giydiğin ayakkabın, kolyelerin, üzerinde notların olan kitapların, kış aylarının dostu kahve kupan... Artık bunlar, kendilerine başka bir sahip bulacak. Biraz da onları oyalayacak. Yakınların eşyalarını almak istemiyor. Seni hatırlatacak şeylerin acısından kurtulmak için eşyalarını başkalarına veriyorlar. Artık ayakkabının içinde başkasının ayağı var evlat. Montun bambaşka birisini ısıtıyor. Bilekliğin tanımadığın birisine sarılıyor. Eldivenin hiç tanımadığın birinin elini tutuyor... Bugün doğan kundaktaki bebek dahi büyüyüp iki metrekarelik evine yerleşecek. Kaçış yok! İstisna yok! İstisna olacağını iddia eden dahi yok!
₺25,90

50 Maddede Hz. Ayşe ve İslam'da Kadın

İslam dini kadınlara nasıl bakar? Gerçekten erkeklerin üstünlüğü var mıdır? Hz. Muhammed bu konuda neler söyledi? Peygamber’in evlilikleri ve kadına bakışı nasıldı? Kadınların evlilik yaşı ve bu konudaki görüşler nelerdir? Peygamber’in eşi Ayşe’nin önemi neydi? İFK yani “İftira Hadisesi” neydi, neler oldu? Hz. Ayşe ve mezhep tartışmasındaki önemi nedir? O yıllarda yaşanan kıskançlıklar nelerdi? İslam dini savaş dini midir yoksa barış dini mi? Bu kitap, tüm bu soruların yanıtlarını ve daha fazlasını, araştırmacı gazeteci Doğan Satmış’ın gözünden size sunuyor.

(Tanıtım Bülteninden)

  • Kitap Adı:50 Maddede Hz. Ayşe ve İslam'da Kadın
  • Yazar: Doğan Satmış
  • Yayınevi: Karakarga
  • Hamur Tipi: 2. Hamur
  • Sayfa Sayısı: 288
  • Ebat: 11,5 x 17,5
  • İlk Baskı Yılı: 2022
  • Baskı Sayısı: 1. Basım
  • Dil: Türkçe
  • Barkod: 9786258360110
₺45,90

“TASAVVUF, GERÇEKLERE YAPIŞMAK VE İNSANLARIN ELİNDE OLAN ŞEYLERDEN ÜMİDİ KESMEKTİR.”

– MARUF KERHİ

 

Tasavvuf, arayıştan ziyade, olma haline ulaşabilme yolculuğudur. İnsanın, ilkel kimliğinin yani id’in dürtüsel isteklerinin ve tepkilerinin kontrolü altında bir yaşam sürmek yerine fiziksel, tinsel, ruhsal ve zihinsel olarak hayvandan ayrıldığı değerli yeteneklerini ve eğilimlerini keşfetmesi, eğitmesi hatta bir yerde id’i ehlileştirmesidir.

Tasavvuf aynı zamanda çok kapsamlı bir semboller sistemidir. Ezoterik bir disiplindir. Tasavvufta bilgi hiyerarşik bir sıra izler. Her bilgi her kişiye açık değildir. Herkese açık olmayan bilgi tabii ki sembollerle saklanmakta ve yine sembollerle aktarılmaktadır.

Sadece Mevlana ve Şems üzerinden bir tasavvuf felsefesinden söz edemeyiz. Tasavvuf çok köklü bir tarihe sahiptir. Bayezid Bestami, Hallac-ı Mansur, Mevlana, Muhyiddin-i Arabi, Cüneyd-i Bağdadi, Hacı Bektaş Veli, Feridüddin Attar... Her biri bir tasavvuf ustası, sır taşıyıcısı ve aktarıcıdır.

Hallac-ı Mansur “Ene-l Hak!” derken kendinin Hak olduğunu iddia ettiği için mi ölüme mahkûm edildi, yoksa sırrı mı koruyamayıp ifşa etti?

Şems bir sır aktarıcısı olarak mı yollara düşüp Mevlana’yı buldu?

Mevlana bir sır taşıyıcısı mıydı, her bilgiye zaten hazır mıydı, yoksa önce eğitildi mi?

Bayezid Bestami sırrı korumakta ne kadar başarılı oldu?

Aziz Mahmud Hüdayi sırları öğretmekte ne kadar ustaydı?

Tasavvufta sayıların, renklerin, sembollerin ve seslerin önemi nedir?

Sırlı bilgiler hangi hiyerarşik düzene göre nasıl aktarılır?

Hepsinin cevabını bulacağınız bu kitapta ezoterik tasavvufun gücüyle tanışacaksınız.

 

Basım Dili : Türkçe
Sayfa Sayısı : 192
En / Boy :
11,5 x 17,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2022

 

₺33,90

Görünüş insanı aldatır. Anlam ve değerlerinden koparır, daha da kötüsü ayrıştırır, uzaklaştırır ve soyutlaştırır. Önemli olan öze bağlı kalmak ve onu yaşam biçimi haline getirebilmektir. Bu yaklaşım, insanı merkeze alan, insanı ve diğer yaratılanları, Allah’ın mazharı, bir başka deyişle Yaradan’ın cemali olarak gören bir öğretidir. Bu bağlamda, Yaradan ve yaratılanın ayrımını değil, birliğini esas alır.
Vahdet-i mevcut, yani varlığın birliği esastır. Öyle ki bir insanın gönlünü kırmak, bir canlıyla zarar vermek, kötü davranmak sadece onlara yönelik kötü bir davranış değildir. Bu aynı zamanda Allah’ı da gücendirmektir.
İşte bu nedenledir ki insan Allah’ı gönlünde taşır.
Ve aslolan sonuç değil yolculuğun bilincine varmaktır. Yolda olanlara Ya Selâm...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 232
En / Boy : 13.5 / 19.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2021
₺65,00

Felsefe nedir?
“Ölümü tercih etmek.”
Tasavvuf nedir?
“Ölmeden önce ölmek.”
Peki ya ölmek?
“-olmak, var olmak!”

Asıl soruya gelelim şimdi: Var olmak neydi? Oluş?

Rabbin yüce buyruğuyla “Rabbânîler olun!” (3/79) emrindeki “rabbânîleşmek/rabbâni oluş” keyfiyeti mi? Filozofun yüksek aklıyla “teşebbüh bi'l-ilah” (Tanrı'ya benzemek) veya bazen “teellüh” (tanrısallaşmak) olarak adlandırdığı düşünce, bilgelik ve kendilik patikası mı? Yoksa sûfînin alçak gönlüyle “tahallluk bi ahlakıllah/esmâillâh” (Allah'ın ahlakıyla/isimleriyle ahlaklanmak) veya bazen “fenâ fillah”

(Allah'ta yokoluş) dediği marifet, ubûdiyyet, muhabbet ve mahviyyet deryası mı?

Belki biri, belki her biri, belki hiçbiri, belki de hepsi. Ne önemi var, en nihayet tümü de bir buluştan çok öte istemli kaybedişlerden geçen istemsiz ve amansız bir kayboluş değil mi? Yok-oluşun eşlik ettiği sancılı bir süreç olarak sonsuz bir varoluş? Ulu ve özsel bir değişimin, yani dönüşümün ölümcül darbeleri, sadmeleri ya da?

Uzun bir hecedir oluş, kısa heceleri yutan. Silsilevî hecelerdir veya; birbirine ulanmadıkça okunamayan, anlaşılamayan ve dahi yaşanamayan. Kesinlemek zor!

Ölümün ne olduğunu tekil anlamda kesinleyemesem de cevabını kesinleyebildiğim bir sorum var artık elimde: Niçin ölmeli?
Aradığım yitik hazinelerdir sorular ve sorularımda saklıdır benim tüm cevaplarım.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 216
En / Boy : 13.5 / 19.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2020
₺50,40

“Daima hatırla: Sen istersin Allah yaratır ve yaratıyor da...”

Hayat bu, mevsimi boldur. Bazen bahardır, envai renkli çiçekle coşar insanın yüreği. Bazen kavurucu sıcak, bazen fırtınalı sağanak...
Hüzün mevsimleri zorludur muhakkak. Yol karanlıktır, görüş sisli... Dünler çok gerilerde, gelecekse belirsiz. Ne yana gideceğini, ne yapacağını bilemez insan.

Duaya sığınır en çok. Bir yol, bir umut, bir çıkış arar duasında. Belki sende de mevsim hüzündür şimdi. Belki sen de sığınmışsındır duana. Belki gönlün yaralıdır, belki şifa dilemişsindir bedenine, belki rızkın için açmışsındır ellerini.

Kimseye duyuramıyorsundur belki sesini ama emin ol Rabb’in işitiyor diline dökmediğin sözlerini. Senden iyi biliyor derdini, endişelenme.

Seni bir duyan var!

Yoksa bir işaret mi bekliyorsun sesinin duyulduğuna dair?

İşte bu kitap çıkmış bak karşına. Bil ki Rabb’imin ikramları inşallah sana yakındır. O, rahmet ederek kurak toprağa yağmuru yağdırdığı gibi hüzünlü gönüllere ikramı sever. Yalnız, unutulmamalıdır ki: “Vaktinden önce bir şeyi elde etmeye çalışan, onun yokluğuyla cezalandırılır.” – Hz. Ali (as)

Ey hüzün döneminde rahmet yağmurunu bekleyen Can!

Rabb’in sana küsmedi ve darılmadı da.

Rabb’in duana cevap verecek ve sen de hoşnut olacaksın.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 216
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2021
₺40,90

Ve...
Ezeli-ebedi gizemi çözenlerin dilinde sonsuza dek yankılanacak o iki kelime:
“Çok garip...”

Binlerce yıl boyunca insan Hakikat’i aramıştır. Kutsal yolların izini sürmüş ve büyük cevabın peşine düşmüştür. Peki, bugünün modern dünyasında bu yollar kayıp mıdır? Değilse nasıl bulunabilir?

“Hakikat Öğretisi” nedir?
Hz. İsa’nın kayıp 15 yılının sırrı nedir?
Kutsal Meryem aslında kimdir?
Hıristiyanlık daha sonra kimler tarafından, nasıl yeniden dizayn edilmiştir?
Hz. Muhammed’in hayatı neyin sembolüdür?
İslam dini hurafelere ne şekilde gömülmüştür?
İslam’ın özü nasıl bulunabilir?
Mesih’in gerçek anlamı nedir, ne zaman ve nasıl gelir?
İnsanın ve varoluşun sırrı nedir?

25 yılı aşkın bir içsel yolculuğun açığa çıkardığı Sezginin Sonsuzluğu, İslam Tasavvuf Geleneği’nden Hıristiyan ve Musevi Mistisizmi’ne uzanan ruhsal bir serüveni anlatıyor. İsa, Muhammed ve Mesih Makamları’nın anlamlarını açan kitap, okuru bambaşka bir âleme çekerken, onu sonsuzluğun içinde aradığı cevapla buluşmaya davet ediyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 296
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2021
₺37,90

Kuran, yaratılmışlara hayretten Yaratıcıya hayranlığa uzanan bir köprü kurmaktadır.


Son can teslim alındığı ve son yıldızın ışığı söndürüldüğünde önemli olacak neyse şimdi de önemli olan O’dur.

Salt bilimle evrenin duyulmayan sesini duyarız, bilim-din birlikteliğiyle ise muhteşem bir müziği dinleriz.

 

(Tanıtım Bülteninden)

 

 

Hamur Tipi : 2. Hamur

Sayfa Sayısı : 118

Ebat : 13,5 x 21

İlk Baskı Yılı : 2021

Baskı Sayısı : 1. Basım

Dil : Türkçe

₺32,00

İçindekiler

Birinci Bölüm: Araştırma Denilince

Bilgi Ve Araştırma

Araştırma Ve Bilimsel Bilgi

Araştırma Süreci Ve Modelleme

Kuramsal ve Teknik Ön Hazırlık Çalışmaları Alanı

Veri Derleme – Değerlendirme Evresi Teknik Çalışma Alanı

Veri Dökümü ve Bulgu Analizleri Sürecinde Mantık ve Literatür

İkinci Bölüm: Araştırma Modelleri

Siyasal Araştırmalar

Partilerin Seçmen Tabanı, Seçmen Eğilimleri Araştırmalar Dizisi

Alan Araştırmaları Modeli

Seçmen Eğilimleri Araştırmaları Örneklem Planı

Verilerin Dökümü ve Çözümlenmesi

Toplumsal Kesim Araştırmaları

Cumhuriyet Gazetesi Okur Araştırmaları

Araştırma Modeli

Araştırmanın Alan Uygulama Yaklaşımı ve Örneklem Planı

Verilerin Dökümü ve Çözümlenmesi

Cam İşçileri Araştırmaları

Araştırma Modeli

Verilerin Dökümü ve Çözümlenmesi

Kadının Sosyal Hayata Katılımı ve Siyasal Mobilizasyonu Araştırması

Araştırma Modeli

Alan Araştırması Örneklem Çerçevesi

Verilerin Dökümü ve Çözümlenmesi

Mühendis – Mimar, Şehir Plancısı Profil Araştırması

Araştırma Modeli

Alan Araştırması Örneklem Çerçevesi ve Uygulama Sistematiği

Verilerin Dökümü ve Çözümlenmesi

Kentsel Toplumsal Yapı Araştırması

Statü, Gelir, Tüketim Kalıpları Araştırmaları

Araştırmanın Modeli

Araştırma Örneklem Modeli ve Uygulama Sistematiği

Verilerin Dökümü ve Çözümlenmesi

Üçüncü Bölüm: Araştırma’nın Konu Sınırı Yok Ama Yaklaşım, Model Ve Yöntemi Var

İnsan Ve Toplum İlişkileri Bağlamında İktisat Ve Sosyal Bilim Araştırmaları

Korkut Boratav: İktisat Araştırmaları

Bahattin Akşit: Sosyolojik Araştırma Güzergâhımda Yaklaşımlar ve Çıkardığım Dersler

Köy Araştırmaları Güzergâhım

Bir Toplum Katılımı Araştırması

Araştırma ve Kuram

Yapmak İsteyip Yapamadıklarım

Belma Akşit: Sosyal Bilim Araştırmalarında Etik Kaygılar

Saha Araştırmalarının Farklı Evrelerinde Etik Kaygılar

Bilimsel Komünitenin Normları

Araştırmacı kimlere, hangi taraflara karşı sorumludur?

Neden sosyal araştırma yapılır?

İnsanlar Önce Ateşi Buldu, Sonra Sağaltım Ve İlaç’a Da Sıra Geldi: Fizik, Tıp Ve İlaç Araştırmaları

Önder Pekcan: Fizik Araştırmaları

A. Özdemir Aktan: Tıp Araştırmaları

Tıp ve Medya

Kanıt Kategorileri ve Prospektif / Retrospektif Çalışmalar

Tıp’ta Yayın

Araştırma Sponsorluğu

Tamer Baykara: İlaç Araştırmaları

Farmasötik Alanda Yapılan Araştırmalar

Yeni İlaç Etkin Maddesi Üretimi

Sanat, Estetik Ve Araştırma İlişkisi

Meriç Hızal: Abbasağa Herkese Barış Heykeli Düşünsel ve Eylemsel Yapım Süreci 158

Kamusal Alana Heykel Yapmak

Nasıl Bir Heykel

Dördüncü Bölüm: Araştırma Anlatılarından Çıkarımlar Ve Sonuç Yerine Bir Dönem Fotoğrafı

Araştırma Ve Bilgi

Bilginin Geçerliliği - Güvenilirliği

Araştırma niçin yapılır?

Sonuç Yerine Bir Dönem Fotoğrafı

 

(Tanıtım Bülteninden)

 

 

Hamur Tipi : 2. Hamur

Sayfa Sayısı : 240

Ebat : 13,5 x 21

İlk Baskı Yılı : 2021

Baskı Sayısı : 1. Basım

Dil : Türkçe

₺47,90

Bu eserde İslam dinini, kendi çıkarlarına alet eden, Din tüccarlarının, Tanrının kullarına rehber olarak yolladığı, Kur’an’ı nasıl istismar ettiklerini. Cemaat adı altında insanların nasıl koyunlaştırıldığını. Sırlarını ve faaliyetlerini. Tasavvuf ve Dervişliği. Nurculuk çalışmalarını. İktidar olma emellerini. Siyasi parti işlevlerini. Cemaat lideri yaşam öyküsünü. Amerikalıların halife adayını. Güncel siyaseti. Kurucuları, geçirdiği rahatsızlıkları. Ruhsal sıkıntıları. Kurucu ve kişilik değişikliğini, hayretler içinde daha bilmediğiniz çok şeyi okuyacaksınız..!


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 415
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2019
₺26,25

Allah Bietet Nach Deinem Vorhaben...

Allah hat den Schlüssel alle deiner Schätze in deine Hand gelegt. Du kannst ihre Türe mit Gebet aufmachen, wann du willst. Wenn du wills du kannst die Türe des Himmels aufmachen und die Leben schenkende Regenfälle auf die Erde herunterlassen. Nur nicht gleich aufgeben, wenn du siehst daß dein Wunsch ist nicht sofort erfüllt ist. Allah hat die Lösung schon bereit bevor das Problem entsteht.

Manchmal nimmt das Leben dir deine Träume weg... Das bedeutet daß Allah deine Stimme hören wollte. Du hälst sofort deine Hand und dein Herz auf und suchst Schutz bei dem Schöpfer, der dich von nichts erschafft hat. Und was für ein schönes Treffen ist das.. Es ist der Augenblick, in dem das Herz seine wahre Liebe wiederumarmt.

Allah bietet nach deinem Vorhaben.

Trauere nicht um etwas, das schon zu Ende geht. Das Schicksal bereitet dir etwas besseres vor; aber dein Gedächtnis will daß du immer in deiner Vergangenheit feststeckst. Jetzt bist du dir von allem bewusst. Danke Allah und geh weiter mit Liebe.


Basım Dili : Almanca
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 208
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2020
₺40,90

ve insandan bahsediyoruz her çağda. İnsan. en mükemmel yaratı.
bu inşâyı çözebilmenin derdinde değil miyiz, âdem’den beri?

temeli sevgi, merhamet, saygı, kalbî bakış ve hiçbir dilde karşılığı bulunmayan, gönül. çok karmaşık görünse de insan hep bir yol aradı. yaşarkenki büyüyüşünde, darmadağın etti yolunu karıştırdı...

aslında bu yol kendisine, kalbine gidecek yoldur. akıl denen, hayât trafiğini yönlendirirken, sinyalizasyonda bâzı hatâlar oluyor elbette. akıl, insanı dilediği adrese kadar götürür. fakat içindeki ses, adresin devâmına yarar.

bu kitap, bir ilâhi kitap değil. tasavvûfî derinlikle yazılmıştır. bu kitap, yalnızlığınızın, çâresizliğinizin, bilmecelerin, soruların 99 tâne ismi olacaktır. kalbinizin ve gönlünüzün elinden tutacak ve en doğrusunun yanına okuduğunuz cevapla ulaştıracaktır.

bu bir mektup. kendime yazdım sayın. ve sizin de okumanızı arzû ettiğim bu mektup, fazlaca işinize yarayacak düşüncesindeyim.

1 ile 99 arası bir sayı seçin elinizi kalbinize götürerek. tertemizleyip, en saf hâlinizle seçin sayıyı. ve seçtiğiniz sayının âyetini okuyun.

okuduğunuzda, kendinize çok şaşıracaksınız.

bu ömür yolculuğunuzdaki seyir, hârika geçsin...

geceninmelonşapkası


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 112
En / Boy : 11.5 / 17.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2020
₺11,90

Kâinatın tek noktası
Şahı Merdan sırrım Ali
Akıl ermez nur ötesi
Şah’ı Merdan nurum Ali

Hiç söner mi aşkın nuru
Edep erkân ile yürü
Sinedeki Musa turu
Şah’ı Merdan Yezdan Ali

Evvel ahır batın idin
Cümleâleme ilim yaydın
Hemi güneş hemi aydın
Şah’ı Merdan Velim Ali

On İki İmam ser çeşmesi
Sevenin yanıp pişmesi
Gelenin konup göçmesi
Şah’ı Merdan Nebi Ali

Ali İrfan geldim sana
Arzu halim ol Sultana
Aşkı ile yana yana
Şah’ı Merdan Hüdam ALİ


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 368
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2020
₺45,00

Risale-i Sipehsalar, o ne ulvi bir kitaptır. Hz. Feridun’un ilhamlarıyla süslenen nazenin fikirleri, Allah’ın beğeneceği şekilde manevi eliyle ilahi alemin gül bahçelerinin, hakikatler çemenzârlarının en dikkat çeken güllerinden, en kokulu yasemenlerinden seçmiş, bir manalar destesi toplamış, bunu meleklerin nurlu ellerine vererek ruhani feyz meclislerine sunmuş.

Aşksız geçen ömrü hayattan saymayıp, aşkın ab-ı hayat olduğunu bilenlerden ve onu canla, gönülle kabul edenlerden bahseden bu eserin kıymetini Hz. Mevlana aşıkları takdir edecektir...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 312
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2019
₺73,87

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 272
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2019
₺57,75

Resulullah (sav) Ehl-i Beyt kanalıyla gelen bir hadiste şöyle buyurur:

- Bilin ki, kim Ali’yi severse, melekler onunla musafaha eder; Peygamberler onu ziyaret eder ve Allah onun her hacetini yerine getirir.

Cabir b. Abdullah-i Ensari de, Ebu Zer’den şöyle bir hadis rivayet etmiştir:

“Mescitte, Peygamber’in (sav) yanında oturuyordum; o sırada Ali (ra) çıkageldi. Resulullah (sav), onun geldiğini görünce sordu:

- Ey Ebu Zer, kimdir bu gelen?

Ben ‘Ali’dir, ya Resulullah’ dedim. Yine sordu:

- Ey Ebu Zer, onu seviyor musun?’

- Evet ya Resulullah. Vallahi onu seviyorum; onu seveni de seviyorum.

Bunun üzerine Peygamberimiz (sav) şöyle buyurdu:

- Ey Ebu Zer, Ali’yi sev, onu seveni de sev. Zira hiç şüphesiz, kul ile Allah u Teâlâ’nın arasındaki hicabı, Ali b. Ebu Talib’in sevgisidir. Ey Ebu Zer, ihlâs ve samimiyetle Ali’yi sev; çünkü kim Ali’yi ihlâsla sever ve Allah u Teâlâ’dan bir şey isterse, ona istediğini verir ve Allah’ı çağırdığında ona icabet eder.

- Ya Resulullah, ben Ali b. Ebu Talib’in sevgisini, yüreğimde soğuk bir suyun serinliğinin veya arı balının veya okuduğum bir Kur’an ayetinin (lezzeti) gibi buluyorum; hatta bu, baldan daha lezzetlidir benim yanımda.

Allah Resulü (sav) şöyle buyurdu:

- Şecere-i Tayyibe Biziz; Allah’ın sağlam kulpu Biziz. Bizim sevenlerimiz ise o ağacın yapraklarıdır. O halde kim cennete gitmek isterse, o ağacın dallarından birisine tutunsun.”


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 248
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2019
₺50,05

“Ben ölümden korkan birisi değilim. İzzete kavuşma ve hakkı ihya etme yolunda ölüm, ne kadar da kolaydır. İzzete kavuşma yolunda ölüm ebedi bir hayattır. Zilletle yaşamak ise bir ölümdür. Beni ölümle mi korkutuyorsun? Heyhat! Benim ölümden korkum yoktur. Benim nefsim ölüm korkusuyla zillete boyun eğmeği kabul etmekten daha büyüktür ve himmet ve hamiyetim bu gibi şeylerden çok daha yücedir. Beni öldürmekten başka bir şeye gücünüz yeter mi? O hâlde merhabalar olsun Allah (cc) yolunda ölüme. Sizin benim azamet, izzet ve şerefimi yok etmeye asla gücünüz yetmez...”

Hz. Hüseyin (ra) 

Ehl-i Beyt serisinin bir parçası olan “Kerbela ve Şehitler Sultanı Hz. Hüseyin” isimli kitabımız ümmet olarak sahip çıkamadığımız büyük imamın hayatını hem Sünnî hem de Şia kaynaklarına dayanarak ortaya koymaktadır. Böyle bir işe girişirken düşüncemiz, Hz. Hüseyin’in de (ra) içinde bulunduğu Ehl-i Beyt mektebinin misyonunu daha çok insana duyurmaktır.

 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 200
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2019
₺50,05

Modern Türk şiirinin en önemli isimlerinden biri olan, Doğu ve Batı kültürlerini kendi şiirinde büyük bir ustalıkla birleştiren Asaf Hâlet Çelebi Mevlânâ ve Mevlevîlik’te Mevlânâ’nın hayatını, ne gibi şartlar altında yetiştiğini, nasıl bir disiplin terbiyesi gördüğünü, çocukluğundan ilmine, ailesi ve dostlarıyla olan muhabbetinden Şems ile karşılaşmasına varana dek tüm yönleriyle derinlemesine ele alıyor.

Eserlerinden çevirdiği örneklerle Mevlânâ’nın edebî ve tasavvufî zevkini okurla paylaşan Çelebi, Mevlevîlik tarikatının Türk kültür ve sanatındaki önemine değinirken, Mevlevîlik’in âdetlerini, adabını, çile kavramını, semâ‘yı ve Anadolu’daki siyasi ve manevi itibarını inceliyor.

Mevlânâ ve Mevlevîlik hem tasavvufa ilgi duyanlar hem de Çelebi’nin derinlikli şiirine bir adım daha yaklaşmak isteyenler için kıymetli bir kaynak.

Ben konuşan bülbülüm, kokan gülüm, sevgilisini arayanım ve 
ben gizli şeyleri ortaya çıkarmak istiyorum.

Ben işi olmayanların işiyim, hasta kalplerin derdiyim, 
tacirlerin kazancıyım ve benim başım sevdalıdır.

Genç, ihtiyar benim. Güzel, çirkin benim. Süt ve hurma benim. 
Hem namaza devam eder, hem namazsız otururum. 
Hem sabahı bilirim, hem akşamla aşinalığım var.

Dünya ve ukbâ benim. Tûtî ve kumru benim. 
İn, cin benim ve ben denizlerin incisiyim.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 256
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2020
₺48,38

Din ve akıl üzerinde düşününce, kolayca görülür ki;
“Akılsız din olmaz, dinsiz akıl da çok işe yaramaz...”
Allah’ın kitabı “hala akletmez misiniz?” buyurarak, dinde aklı şart koşuyor.
Sufiler ise “aklı bırakın, öyle gelin!” diyor.
Din ve tasavvuf akıl konusunda tam bir zıtlaşma içinde...
Din akıl istiyor, tasavvuf istemiyor.
Din akla gelmiş, tasavvuf akla soğuk.
Din ‘akılsız olmaz’ diyor, Tasavvuf ‘akılla olmaz’ diyor.
Din ‘aklını başına al’ diyor, tarikat ‘aklını başından at’ diyor.
Din aklı göreve çağırıyor, tarikat aklı kovuyor.
Ve şimdi işler karışıyor!
Bu durumda dileyen Kur’an’a, dileyen çok mübarek zatların kitaplarına göre iman edecek!
Tasavvufta esas olan, gavsların söyledikleri ve onlara verildiğine inanılan kitaplardır.
Bu kitaplara iman edilir.
Arabi’nin dediği gibi;
“Bu kitaplardan şüphe edilmez; aynen Kur’an’dan şüphe edilemeyeceği gibi...”
Bu söylemler karşısında söylenecek tek bir söz vardır: “Nasıl’ yani?”


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 280
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2020
₺44,25

İslam’ı anlamak; Kur’an-ı Kerim ve sünneti anlamaktır. İslam’ı yaşamak için araya bir aracı koymaya gerek yoktur. Tasavvuf yolu, birçok kez görüldüğü üzere, araya aracılar koyarak İslam’ı yaşamaya çalışmak ve özünde Allah’tan uzaklaşmaktır.
Din akıl istiyor, tasavvuf istemiyor. Din akla gelmiş, tasavvuf akla soğuk. Din 'akılsız olmaz' diyor, Tasavvuf 'akılla olmaz' diyor. Din 'aklını başına al' diyor, tarikat ' aklını başından at' diyor. Din aklı göreve çağırıyor, tarikat aklı kovuyor.
Şeyhe imandaki akılsızlıklardan Sufi imanındaki abartılara ve kader anlayışlarına kadar tüm çelişkileriyle Sufi’nin imanı ve kaderi bu kitapta!


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 160
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2020
₺27,90

Kur'an; Azîz olan izzet sahibi, Rahîm olan rahmet sahibi Allah’ın indirdiği hikmet yüklü bir kitaptır.

Kur’an; bir hakikat çağrısı, bir hidayet rehberidir. Bu kitap Allah’ın sesidir, nefesidir; Allah’ın kelamıdır. İnsan, Kur'an'la ne kadar iç içe girerse Allah’ın sesini, nefesini, soluğunu o kadar içinde, iliklerinde hisseder. O soluk insanı pişirir; olgunlaştırır…

Kur’an; arayış içindeki insanı esfel-i safilinden, bataklığın dibinden alıp Allah’ın rızasının istikametine sevk etmek için indirilmiş bir kitaptır.

Kur’an hatırlatır... İnsanın fıtratından gelen devasa sorulara, arayışlarına cevap verir. İnsanın ruhuna, benliğinin derinliklerine hitap eder. Yeter ki insan içindeki o sese kulak verebilsin.

Kur'an Peygamberimizin kalbine inmiştir; şahsiyetine ve benliğine inmiştir. Onu yemesiyle, içmesiyle, oturmasıyla, kalkmasıyla yaşayan Kur'an yapmıştır.

Kur’an müminin de kalbine inmeli çünkü kalp, insanın şahsiyetinin, karakterinin, benliğinin merkezi ve başkentidir.
Yasin Pişgin, Yasin Suresi tefsiri olarak hazırlanan Kur'an'ın Kalbine Yolculuk’ta Kur'an'dan mü'minin kalbine; mü'minin kalbinden Refîk-i âlâya uzanan yola işaret ediyor. Kur'an'ın Kalbine Yolculuk bu yolda gidenleri Kur’an’ın derinliklerine daldırıyor. Ta ki Kur'an'ın sırları gönüllere aşikâr olsun.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 336
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2020
₺73,80

“Allah’ım, ben bilmiyordum” demeyi düşünüyorsanız artık mazeretiniz kalmadı!

Vallahi Allah var ve vallahi hesaba çekileceğiz.

Şimdiye kadar, “ben bilmiyordum, Allah’ım affet beni” demeyi düşünüyorduysanız bu kitabı okuduktan sonra mazeretiniz de kalmadı. Lütfen, Kur’an’ı anlayacağınız ve hayatınıza geçireceğiniz şekilde okuyun.

Yarım saatte yiyip bitireceğimiz bir yemeği yapmak için bile internette onlarca tarif okuyan bizler, tüm hayatımızı anlamlı kılmak için Rabbimizin bize gönderdiği yaşam tarifini okumaktan aciz miyiz?


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 136
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2020
₺37,50

Akıl ve Kalpte Bir Seyahat

Seksen dakikada okunacak, ancak bitmeyecek bir kitap bu...
Denizler, çöller ve kıtaları ziyaret edip, çiçeklere, kelebeklere ve kendinize de bir “merhaba” diyerek  “devr-i âlem” yapmak isterseniz bu kitap tam size göre.

Bir yönüyle çok kısa, bir yönüyle çok uzun sürecek bir yolculuk.
Belki de kitap bitince başlayacak veya devam edecek.
Akıl ve kalpte yapılan devr-i âlem, yolculukların en önemlisi.

Dilerseniz gelin, böyle bir yolculuğa çıkalım.
Bakıp geçtiğimiz, ekip biçtiğimiz, yeryüzü denilen sanat müzesinde.
Farkındalığımızı arttırarak, düşünce merdivenlerinde yükselelim.

Ne dersiniz?


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 80
En / Boy : 12 / 18
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2020
₺18,00

Bu kitap ‘Ruhun Dili’yle yazıldı, ‘Ruhun Aşk Hali’ içinde, ‘Tevhid Aşkı’yla... Allah’ın güzel isimlerinin hepsiyle saf tutarak, El-Âyetü’l-Kübra gibi kendi ‘kalem’ini kullanarak… ‘Yeryüzü Halifesi’ insanı hedef olan teknolojik saldırılara dur demek, illüzyonları boşa çıkartmak, corona virüsten çok daha tehlikeli olan ‘Dijital Virüs’ hakkında sizleri uyarmak için yazıldı. Ve hiçbiri komplo olmayan aşağıdaki gelişmeleri tek tek deşifre etmek için:

• ‘Yapay Zeka’nın ‘şeylerin interneti’ üzerinden insan neslini yok etme çabalarını…
• ‘Yüce Zeka’ya bağımlı ‘Yapay İnsan’ modelini, yarı-tanrı ‘Tekno-İnsan’ı…
• İnsanları yer-altı madenleriyle çipleyip teknolojiyi bedenin içinde taşımaya zorlayacak zalim şirk-etleri...
• Dijital ölümsüzlüğü ve dijitalleşmenin içindeki deliliğe varan simetri tehlikesini…
• Herkesin 666 no’lu barkod taşıyacağı Öjenik Uygarlığı…
• Genetik manipülasyonla üretilecek Adam Kadmon türevi süper ve hiper türleri…
• Bakterilere enjekte edilmiş virüs anlamına gelen ‘bakteriyofaj’ın ilk kez İstanbul’da ortaya çıkacağını iddia eden Dan Brown’u…
• Bill Gates’in güneşi karartma projesini…
• ‘Genetik Veri Madenciliği’ni, Siyonistlerin hamisi Evangelistleri, The Economist dergisinin kapaklarını…
• Dünyamızı Mars yapmak isteyenleri, ‘Yapay Güneş’i…
• Ellerindeki ‘put ekran’lara tapan dijital çağın ‘Ruhsuz Cesetler’ini…
• ‘Mekanik İnsan’ temelli ‘Teknolojik Tekillik’ ve onun ‘Konformist Robotlar’ını…
• İlk kıblemiz olan Kudüs’ün işgal planını…
• Kudüs’ten semalara yükselmek için ‘şeytanın bizzat kendisini korkunç bir merdiven olarak kullanan’ Tapınakçıları…
• Son nükleer savaşı bitirmek için yine Kudüs’ten dünyaya indirilmesi planlanan ‘Metalik Mesih’i…
• ‘Ruh’u ve ‘Aşk’ı bilemeyen şeytanı!

Tüm bunlar size kıyameti hatırlattı ise telaşlanmayın. Kıyamet Öncesi Alem Bilgisi sizi ve çocuklarınızı ve inşallah neslimizi koruyacak. Bir Zülkarneyn Seddi gibi…


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 168
En / Boy : 15,5 / 23
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2020
₺37,50

İnsanın, özünü/hakîkatini/bâtınını/gaybını oluşturan Rûh’undan zâhire/şehâdete/görünene/bedenine çıkardığı her bilgi/idrâk/tecellî onun varlığını/dağını Tûr’a dönüştürmektedir. Varlığını Tûr’a dönüştüren ve kendi sinesinden hakîkati sıfata/kelâma dökerek duyuran bir insan artık Rûh’a inkılâp etmiştir. Böylece o, içindeki ezelî hakîkati/bilgiyi/vahyi çevresiyle paylaşan yürüyen/konuşan/yansıtan bir dağa/Tûr’a dönüşmüş olur. Varlığını Tûr’a dönüştürenler yani kendi içlerindeki ilâhî hakîkati/kelâmı/vahyi zâhire çıkaranlar ve bu ilmi dilleriyle/halleriyle yayanlar hem kendi kalplerini Beyt-i Ma’mûr konumuna getirirler ve hem de hizmetleriyle/gayretleriyle çevrelerindeki insanların kalplerini vahiyle/Kur’ân’la inşâ/îmar/ihya ederler. Rablerinin rahmetiyle varlıklarını Tûr’a dönüştürenler kendi zamanlarının en büyük nimetidirler. Onlar tüm insanlığa yürüyen, konuşan kelâm/öğüt kesilmişlerdir.

Çıkar nalınlarını, özgür ol bağlarından,

Kelâm’ı almak için, Tûr Dağı’nın sağından…

İnsan böyle yücelir, bırakınca Asâ’yı,

Varlığı Tûr’a döner, hissedince Beyzâ’yı…

Hakîkat sinendedir, anlamadın mı daha?

Âlem-i Kübrâ sensin, sözün indiği vahâ…

Öyleyse bir gayret et, çare ara huzura,

Çağın Hızır’ına sor, nasıl dönüşsem Tûr’a…

Elinizdeki kitap; Tûr’un hakîkatini ve Tûr’a dönüşmek için nasıl bir yol/yöntem takip edilmesi gerektiğini bize anlatan Tûr sûresinin irfânî bir bakışla yorumudur.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 80
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2020
₺19,50

Medeniyetimizi Bugünlere Ulaştıran Sistem

Üniversitelerimizden mezun olanlar artık ihtisas yapmak istemiyor, para kazandıracak işlere yöneliyorlarsa... Binbir zahmetle okuyup doktor oluyor, sağlık turizmi pazarlaması yapıyorlarsa, sarraflar işi bırakıp müteahhitliğe girişiyorsa, emekli imamlar umre pazarlıyor, emekli öğretmenler emlakçılık yapıyorsa bazı şeyleri tekrar gözden geçirmemiz gerekiyor.

Çok uzağa gitmeye gerek yok. Anadolu’da 11. yüzyıldan yakın tarihimize gelene kadar ahilik iktisadi hayatın bel kemiğiydi. Ahiler kendilerine yeterli, emeğiyle geçinen, kazancını herkesle paylaşan, bireysel tutkularından arınmış meslek ve iş sahibi, kul gibi değil kişi gibi tavır koyabilen, siyasal otoritelerden uzak kalarak “beğler kapısına varmamayı” kendisine ilke edinen, ülkenin ekonomik gelişimine katkı sunan, toplumun katmanları arasında dengenin korunmasını sağlayan, “eli bayraklı, beli kuşaklı” kişiler olarak gerektiğinde ülkesini dış etkenlere ve düzene zarar verenlere karşı canı pahasına savunan, cömert, yardımsever, paylaşımcı, dayanışmayı ilke edinmiş kişilerdir.

Bu kitapta, içinden geçtiğimiz şu günlerde daha da ihtiyacımız olan ahiliğin kaynakları, ilkeleri ve hayata geçirilme biçimleri ele alınmaktadır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 80
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2020
₺18,75

Şirk nedir?
Allah’ı bırakıp putlara mı tapmaktır?
Yoksa Allah ile birlikte başkaca şeylere de mi tapmak?..

Kurân-ı Kerim’in anlattığı müşrikler, daha çok ikincisini yapan topluluklardır. Bu durumun en vahim ikazı, Allah’a inanmanın bizi şirkten korumaya yetmeyeceğidir. Nitekim irfanî geleneğimiz asırlardır uyarır. Aleni ve sinsi çeşitleriyle şirkin ne olduğunu bilmeyen kimse, tevhidi de tanıyamaz.

Elinizde tuttuğunuz bu eser bir yandan aleni ve klasik put algılarını tahlil ederken, bir yandan da sinsi ve güncel put(laştırma) örneklerine karşı bireyi ve toplumu farkındalığa çağırmakta…


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 222
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2020
₺44,00

İslam mirasının en önemli parçalardan birinin tasavvuf olduğu şüphe götürmez bir gerçek. Tasavvuf ilkin, İslam hayatının diğer göstergeleri gibi gelişme ve tekamül etme kanunlarına boyun eğip ilk önce bir ibadet ya da nefsi terbiye yolu olarak Allah’a yaklaşmak için bir vasıta sayılmıştır. Daha sonra ise konusu, metodu ve hedefi olan bir ilim olarak belirmiş, bu yolda ise diğer ilimlerden ve din ilimlerinden kendisini ayıran vasıfları üstlenmiştir.

Ömer Rıza Doğrul, İslâmiyet’in Geliştirdiği Tasavvuf isimli bu eserinde, tasavvufun tarihî seyri ve yetiştirdiği önde gelen isimleri ele alarak tasavvufun muhtelif asırlarda geçirdiği gelişmeleri yansıtan bir ayna görevi üstleniyor. Tasavvufun ayak izlerini anlamada yetkin bir kaynak…


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 198
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2020
₺43,12

Evlilik namaz gibidir, niyet edince sağa sola bakılmaz!

Soruyorum sizlere, Madem evlilik kaderse ve kaderimde evleneceğim kişi yazılı ise ben neden bunca zahmete giriyorum? Ben sevdiğim için dua ediyorsam. Sevdiğim kişi de kendi sevdiği için dua ediyorsa. Bu durumda kim kime yâr olacak? Biliyorum üzgün gönlün “sana ettiğim muhabbeti taşa sunsaydım taş bile çiçek açardı” diyor hayaller aklına geldikçe. Sizi üzen üzsün, ağlatan ağlatsın.

Tebessümün en manalı olduğu yer mahşer alanı olacaktır.

Eğer bir gün ümidini kaybedersen, Allah’ın senin için yazdığı kaderin hayallerinden daha iyi olduğunu hatırla.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 160
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 3.2020
₺41,25

Güncel Hıristiyanlık, Hz. Îsâ’nın hakîkatinden tamamen uzaklaştırılarak, Pavlus’un elinde âmentüleri yeniden şekillenen beşerî bir dine dönüşmüştür. Halbuki Hz. Îsâ’nın ve doğal olarak Hz. Meryem’in hakîkati dinimiz tarafından çok farklı vaz edilmektedir. Elinizdeki çalışmanın “Tanrı Îsâ’dan Tavr-ı Îsâ’ya” başlıklı birinci bölümünde Kur’ân-ı Kerim’in irfânî bakış açısından feyz alarak, hıristiyanlar tarafından “Tanrı Îsâ” olarak vaz edilen Hz. Îsâ’nın hakîkatindeki “Tavr-ı Îsâ” ortaya konmaya gayret edilmiştir. Gayemiz Hz. Meryem ve Hz. Îsâ üzerinde Kur’ân merkezli yeniden düşünmeye çalışmaktır.

Bilindiği üzere kimi kitaplar vardır; ne hikmettir bilinmez basılıp okuyucuyla buluştukları zamanlarda gerçek değerleri anlaşılmaz. Merhum Prof. Dr. Ahmed Yüksel Özemre’nin çevirisini yaptığı ve kendine özgü irfânî yorumlarıyla 2002 yılında yayınladığı ve içerisinde Hz. Îsâ’nın 114 sözü bulunan Azîz Toma’ya Göre İncîl de işte böyle bir kitaptır. Merhum Prof. Dr. Özemre bu sözleri, İslâm’ın irfânî vechesi ve bu vecheye has terminoloji ile yorumlamıştır. Azîz Toma’ya Göre İncîl’de yer alan Hz. Îsâ’nın irfânî öğretisinin/mesajının ana çizgileri bütünüyle ele alındığında bu mesaj, insanı: a) kendi zâtının esrârına vâkıf kılacak, b) dünyevî hayatın şartlarından halâs edip ikinci bir doğuş gibi telakkî edilebilecek çok üstün bir idrâke eriştirecek ve c) bu Âlem’e hem zâhirî ve hem de bâtınî açıdan bakabilmesini sağlayacak olan köklü bir değişimin müjdesini vermekte olmasından dolayı gerçekten de bir incîl/hayrlı haber olarak kabul edilmelidir.

İşte elinizdeki kitabın ikinci bölümü; Azîz Toma’ya Göre İncîl’de yer alan 114 sözden bazılarının sanki Hz. Îsâ ile karşılıklı konuşuyormuş gibi hazırlanmış hayali bir kurgusundan ibarettir. Umarız bu metod; söz konusu kitabın daha iyi anlaşılmasına ve Hz. Îsâ’nın irfânî öğretisinin daha geniş bir kesime ulaşmasına vesile olacaktır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 240
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2020
₺30,00

Ne dinler ne de peygamberler anlatıldığı gibidir...

Peygamberler tarihi, sırlarla ve üzeri örtülmüş hakikatlerle doludur...

Peygamberlerin yürüdüğü yollar, her devirde insanlardan saklanmıştır...

Bu kitap, tarih boyunca sır olarak saklanan ve sadece dışa kapalı öğretilerin içinde insanlığa aktarılan dinlerin ve peygamberlerin gerçeğini, Hakikat’in aslında ne olduğunu açık ve yalın bir dille anlatmak amacıyla yazıldı.

• “Asi Peygamberler” kimlerdi ve onların gerçek öğretilerine insanların ulaşmaları neden engellendi?

• Âdem ve Havva kavramlarıyla anlatılmak istenen gerçekler nelerdi?

• İbrahim’in Hint kutsal metinlerindeki yeri neydi?

• Nuh’un Gemisi aslında neyi anlatıyordu? Hayvanlar, fırtına, sel, deniz ve kara neyi sembolize ediyordu? Ve neden masalmış gibi doğrudan anlatıldılar?

• Musa ve Firavun’un gerçeği neydi? Hâlâ yaşıyorlar mı? Yaşıyorlarsa nerede ve ne durumdalar? Hangi kıyafetler altındalar?

Asi Peygamberler kitabı “İnsanın hakikati nedir? Ben kimim? Nereden geldim, nereye gidiyorum? Bu âlem neden ortaya çıktı?” sorularının cevabını bulma yolculuğudur.

“Asi Peygamberler Öğretisi”ni anlayan insan, dünyaya bir daha asla eskisi gibi bakamaz. Aldatılamaz, sömürülemez ve kandırılamaz. Çünkü peygamberlerin gerçek mesajlarını almış ve onların yolunu anlamış olur.
Gerçek özgürlükse ancak bundan sonra gelir...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 248
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2019
₺57,40

Aşk bir elçidir, olup bitenden değil, olup bitmeyenden haber getirir.

Başkalarıyla yaşamayı öğrenebiliyor da, kendisiyle yaşamayı bir türlü öğrenemiyor insan. Çünkü ilkinde hayatı tanımak, ikincisinde Allah’ı tanımak elzemdir.

Oysa perhizin yerini diyet, eğlencenin yerini şamata, neşenin yerini zemberekli kahkaha, hüznün yerini can sıkıntısı, kılıfın yerini ambalaj, muhafazanın yerini kullan at, ebedinin yerini garanti , şeffaflığın yerini transparanlık, kulun yerini ben, imanın yerini bağımlılık, Tanrı’nın yerini Star aldı.

İbadet diye diye Allah hayattan ayırıldı. Oysa sokak da tapınak kadar kutsaldır. Oysa Allah’la insanın ilişkisinin asıl adı ‘ibadet’ değil, hayattır.
Şimdi hayatı ‘on’ üzerinden değil, sıfırdan kurmak gerek.

Mutlaka ama mutlaka çağrılıyorsun, kulak kabartmayı bil.

Vefa Önal

1958 yılında Ankara’da doğdu. Yüksek öğrenimini de aynı kentte tamamladıktan sonra, branş öğretmeni olarak yurdun çeşitli yerlerinde çalıştı. Emekli oldu. Datça’da yaşıyor. Yaşadıkça, insanın en iyi yapabildiği şey neyse ona meylettiğini, kendisinin en iyi yapabildiği şeyin ise hakikati ve hakikatini bilmeye çabalamak olduğunu anladı.

 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 104
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2019
₺21,00

Tarih boyunca insanlar, kendilerini ve çevrelerini değiştirecek/dönüştürecek “tasarruf edici” bir gücün/kudretin ellerinde olmasını çok arzu etmişlerdir. Kendisine dokunanı altın’a dönüştürdüğüne inanılan “Filozof Taşı” yani “Kibrit-i Ahmer” adlı efsanevi madde/taş bunlardan biridir. “Mühr-i Süleyman” yani Hz. Süleyman’ın parmağında taşıdığı yüzüğü de böyledir. “Kibrit-i Ahmer” ve “Mühr-i Süleyman”ın yanında bir başka aranan güç de “İsm-i Azam”dır. Hz. Peygamber “İsm-i Azam, Allah’ın isimlerinden birisidir ve bu isimle yapılan dualar mutlak kabul edilir” buyurmuştur. Düşünüldüğünde “Kibrit-i Ahmer” de, “Mühr-i Süleyman” da, “İsm-i Azam” da birbirleriyle örtüşen kavramlardır; üçünün de ortak noktası insanın var olanı değiştirme ve dönüştürme gücünü/kudretini/iradesini elinde tutma, kontrol etme isteği veya tutkusudur. Aslında Allah’a nisbet edildiğinde Allah’ın bütün isimleri -aralarında bir fark gözetmeksizin- büyüktür. Bütün isimler, Allah’ın farklı bir vechesinin/fiilinin tecellisidir ve hepsi tek bir hakikate işaret etmektedir. Alem, Allah’ın isimlerinin birer tecellisinden meydana gelmiştir ve tüm bu isimler varlığın varoluşunun temelidir. Bütün isimlerin toplamı ise sadece insanın içinde potansiyel olarak vardır ve bu anlamda insan yeryüzünde Allah’ı gösteren en güzel/kemal aynadır. Allah’ın en güzel/yüce/büyük ismi genelde insan, özelde ise Hz. Peygamber’dir.

“En Büyük İsim” adlı bu çalışmanın “İsm-i Azam”ı arayanlara hikmetli kapılar açmasını tüm isimlerin tek müsemmâsı olan Allah’tan niyaz ediyorum.

Oldu Ruh’um ilm-i simyanla muammer,
Kıldın fakiri Ya Hayy, “Kibrit-i Ahmer.
Ganiyy-i Muhtefi


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 112
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2019
₺26,25

Niyetim düşüncenin patikalarında yürürken elinden tutmak Hazreti Peygamber’in.
Şiirin yamaçlarında refakat etmek nefeslerine.

Kaybettik. Savaşlarda yarıştıra yarıştıra kaybettik Hazreti Peygamberin[asm] vahyi hak etmek için terleyen özünü. Onlu yaşlardaki arkadaşı Zeyd bin Sabit’e kuşların ne güzel uçtuğunu anlatan kalbinin kanat seslerini kırdık; yalnızlaştık. Hüzün yılının eşiğinde, O’nu miraca taşıyan hayretinin yatışmaz ateşini, Kab-ı Kavseyn’e taşan tefekkürünün zarif tenini savaşların gürültüsünde ezdik; köreldik. Vaktin üstüne çıkan, dünyanın kıyısına çekilen o şiirli şuurun nabzını duyamadık; sağırlaştık.

Kırık Kalbe Kırk Hadis’e niyetlenirken, Resulullah’ın[asm] şiirin akışında yankılanan, şuurun avucunda demlenen sessiz duruşlarını görenlerle tanıştım. O’nun billur b/akışını suyun başını taşlara vuruşuyla anlatan Fuzulî’ye güvendim. Tek bir nefeste aynasını buğulandırmaktan korkanlar gibi, vahiy karşısında nefessiz duruşunu gören Mevlâna Celaleddin-i Rumi’ye sessizce refakat ettim. “Elbette ki Muhammed gelecekti” hasretini yana yana seslendiren Rilke’nin siyahî hüznünü giyindim. "Kardeş; ayırma bizi koynundan!” diye ağlayan Goethe’nin kalbindeki “dağ pınarları”nın sesini aldım can kulağıma. O’nu tüm varoluşun ihtişamına hayretle mukabelesini bütün zamanların “andelib-i zişân”ı diye duyan Said Nursi’nin duyuşunu vurdum kalbime. “Kuşlar uçar senin gönlünü taklit için…” diyen Sezai Karakoç’un gökçe bakışını kuşanmaya adandım.

Niyetim yeni bir duyuşla duymak hadisleri. Ve duyurmak. Gelecek Söz’ü hak etmek için, gelmiş Söz’ün hakkını vermek için çırpınan nebevî kalbi göğsümüzde ağırlamak. Düşüncenin patikalarında yürürken elinden tutmak Hazreti Peygamber’in. Şiirin yamaçlarında refakat etmek nefeslerine. Sahabe hayatlarını bin bir emekle yazdığı hayat şiiri diye okumak. Ümidin sesi diye dinlemek susuşlarını. Taşlara vuran su sesi diye dokunmak bekleyişlerine…

- Senai Demirci


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 200
En / Boy : 12 / 18
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2019
₺30,00

Yakınlık, cennetten sürgün edilmiş insanın bu dünyadaki en büyük ihtiyaçlarından biri… İnsanı bütünüyle kuşatabilecek yakınlığa eriştirecek tek ve gerçek güç ise Yüce Allah.

Dua, bizler için bu yakınlığı en çok besleyen araç, en samimi sığınma hali.

Bunun için duanın ruhuna nüfuz etmek gerek.

Peki ama nasıl?

Son yıllarda Türkiye'deki takipçileri hızla artan genç âlim Omar Suleiman, Dua Et ve Yaklaş’ta işte bu ihtiyaca yönelik arayışımıza eşlik ediyor.

Duayla ilişkimizi ve duaya bakışımızı gözden geçirmemize kapı aralayan Omar Suleiman, günümüzün dinamik dindarlık algısı ile sahabeden ve din büyüklerinden, konularına ve dua sürecinin gelişimine göre bir dua derlemesi ortaya koyuyor. 

Seçilen örnekler, duayı yalnızca dille değil, esas olarak gönülle edebilmeyi kavramamıza yardım ediyor. 
Ve tam olarak şuna işaret ediyor: 

Hayatın içinden, güleryüzlü bir maneviyat...

Dua et ve Yaklaş, hem birleştirici dili hem İslamî ilimlere dair akademik bilgisiyle geniş bir kitle tarafından takip edilen Omar Suleiman’ın dört halifeden, sahabeden, evliyaullahtan birçok mübarek ismin dualarından derlediği bir seçkiden oluşuyor.

Duanın ruhuna biraz daha yaklaşmak, onu hayatımızın her anına yayabilmek için…


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 128
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2019
₺32,80

Teknolojik Tekillik / Yapay Zekâ / DNA Ve Yeni İnsan..

Şifreleri kırma, sembolleri anlamlandırma, ipuçlarını birleştirme kitabı bu. İnsanın, en şerefli mahlukatın kurtuluşu için, yeryüzü halifesinin 'yeni dijital insan'a dönüşmemesi için bir çığlık! Yoksa şeytanın insana secde etmediği o andan itibaren yaşananların metafizik özeti mi?

Ahir zamanlardayız ve kötülük hızlandı. İnsanlık onurumuz yepyeni tekno-silahlarla örseleniyor: Yapay zeka, teknolojik tekillik, dijital ölümsüzlük, nesnelerin interneti, kuantum bilgisayarlar, tanrı parçacığı, nanoteknoloji... Duygularımız dahil tüm mahremiyetimizi 'görünmez' merkezlere veri olarak gönderen akıllı telefonlarımız... Ve dijital çağın enerjisiyle 'yaratılmaya' çalışılan Kabala'daki Adam Kadmon türevi Dünya Kralı Metalik Mesih!

Elinizdeki kitap alakasız gibi görünen bu parçalanmış bilgileri Kur'an-ı Kerim rehberliğinde bütünlüyor. Şeytanın son hamlelerini deşifre ederken hepimize Cennet'i hatırlatıyor. Ve seçimi size bırakıyor: Huzurlu bir İnsan-ı Kamil mi olmak istersin yoksa elektrikle beslenen bir ölümsüz mü?


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 128
En / Boy : 15,5 / 23
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2019
₺33,75

“İnsan gün geçtikçe yiyip içen, çiftleşen ve fırsat buldukça başka insanları boğazlayan, niçin yaşadığını düşünmeye fırsat bulamayacak şekilde sürüklenip giden bir varlık haline gelmektedir. Asıl felaket budur.”
Prof. Dr. Erol Güngör

Son yıllarda ciddi biçimde gündeme gelen “deizm ve ateizm” tartışmalarına bir de bu görüş açısından bakmakta fayda vardır. Sorun dinde mi, bizim kendimizdeki ve evrendeki ilahi derinliği algılayamayacak hale gelmemizde mi? Oysa biraz düşünen, okuyan, araştıran, başta kendi bünyesine, tabiata, çevresine, kâinatın eşsiz nizamına ibret nazarı ile bakan her insan Allah’ın varlığının ve birliğinin delillerine kolaylıkla ulaşabilir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 328
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2019
₺30,00

Nasıl ki ramazan geldiğinde insanların çoğu yemek/pide/tatlı üzerinde yoğunlaşıp, bu ayın/orucun mânevî ve rûhânî yönünün içini boşaltmışlarsa; tıpkı bunun gibi Kurban Bayramı’nda da kurban kesmek ete/kemiğe/deriye indirgenerek aslî amacından uzaklaştırılmış, çok az kimse kurbanın Kurbiyet yani Allah’a yaklaşmak ile olan bağı üzerinde durmuştur. Kurban üzerine anlatılanlar ise Hz. İbrâhim ile oğlu arasındaki olayların tekrarından öteye geçememiş, Kur’ân’ın bu önemli âyetlerinden çıkarılması gereken gerçek mesaj insanlara tam anlamıyla yansıtılamamıştır.

Bu noktada yeni bir dil ve yaklaşım geliştirmek artık zorunlu bir ihtiyaca dönüşmüştür. Dolayısıyla, Allah ile insan arasındaki Kurbiyet’in, O’na yakîn olma durumunun mânevî derinliğini idrâk etme noktasında bir farkındalık oluşturmak gerekmektedir. Şu bir gerçektir ki; bütün ibadetlerin özü/amacı Allah’a yakınlık sağlamak ve O’nun hakkında mârifet elde etmektir. Bu özü/rûhu yakalayamayan her ibadetin, tahkîkten uzak taklid seviyesinde kalması kaçınılmazdır. Mevcut din algımızda Allah’ın rızâsını/yakınlığını kazanmanın, ancak O’nu mutlu etmekle gerçekleşeceğini zannediyoruz.

Halbuki Allah’ın bizim bu davranışlarımızın hiç birine ihtiyacı yoktur; O’nu asıl mutlu eden ve bizi kendisine yaklaştıran şey, bizim O’nun irâdesi doğrultusunda kendi cinslerimize karşı takındığımız tavır ve tutumlarımızdır. İnsana hizmet etmeyen, insanı merkeze almayan ve insanı mutlu etmeyen hiçbir davranış Allah’ı da mutlu etmez. Kurban’ı anlamak ve kurbandan Kurbiyete ulaşabilmek niyetiyle oluşturulan kitabımızın, bu noktada okuyuculara farklı kapılar/boyutlar/düşünceler açmasını Allah’tan diliyorum.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 128
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2019
₺26,25

Gündelik yaşam sahnelerinin özel bir dili vardır. Elimizdeki bardağın düşüp kırılmasına varıncaya kadar, her yaşam sahnesi bir işarettir. Gün içerisinde semboller ve hadiseler üzerinden insana birçok mesaj ulaştırılır. Birçoğumuz bu özel yönlendirmeleri layıkıyla anlayıp değerlendiremeyiz.

Hadiselerin özel dilini çözemeyen, onların getirdiği manidar mesajları fark edemeyen insanlar için bir işaret dili eğitimine ihtiyaç vardır. Bir konuşmacıyı, dinleyen herkesin aynı seviyede anlayamaması gibi, yaşanan hadiseleri de herkesin aynı seviyede yorumlaması beklenemez. Varlık dilsiz değildir, kimine bağırarak kimine fısıldayarak da olsa herkesle konuşur. Hadiseler, akıp giden varlık nehri üzerindeki en hikmetli parıltılardır.

Evrende gayesiz tek bir nesne gösterilemediği gibi, rastlantısal hiçbir olay da yoktur. Başa gelen irili ufaklı her hadise birçok gaye ve hikmet taşır. Gündelik her hadise de, Rabbimizin bize gönderdiği özel bir iletidir; anlam, mesaj ve işaretler yüklü birer semboldür. Yaşam, yönlendirici ve haberci işaretlerle dolup taşmaktadır. Hayatın beden dilini okumayı öğrenen biri, her olaydan, her yaşam sahnesinden kendisi için can alıcı yönlendirmeler çıkarabilir.

Gündelik hadiselerin taşıdığı özel anlamları, verdiği manidar mesajları doğru okuyabilmek için Kur’an-ı Kerim ayetlerinden, Peygamberimizin (sav) hadislerinden ve sufilerin -çoğu tozlu raflarda kalmış- kişisel tecrübelerinden faydalanarak âdeta bir “kısayol haritası” çıkaran Yaşamın Gizli İşaretleri, ruhundaki yön bulma ihtiyacının farkında olanlara sunulmuş ezber bozan bir “görme ve anlama” atölyesi…


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 184
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2019
₺38,40

Senai Demirci, terapist olarak insanın iç acılarını keşfederek, insan olmanın gizli ağrılarını duyarak yazıyor duaları.

Dünya, bir “aşağı-yer”dir insan için. Gövdesi sığar ama gönlü sığmaz dünyaya. Bedenini ağırlar ama ruhuna ağır gelir. Kalıbını besler ama kalbini aç bırakır. Her sevda bir vedayı besler. Vuslatlar hasretleri doğurur. Kavuşmalardan ayrılık kokusu gelir. Sancılar doğurur insan. Yakıcı âh’ları közler gönlünde.

“Meryem gibi, kendini sancıyla doğurmak ister insan” diyor Senai Demirci. Terapist olarak insanın iç acılarını keşfederek, insan olmanın gizli ağrılarını duyarak yazıyor duaları. Klişe metinleri tekrarlamak yerine; insanın ateşli telaşlarına refakat ediyor, varoluşsal sancılarını dua diye okuyor. Çelişkilerden, kırıklıklardan, düşüşlerden, vefasızlıklardan yana yakıla, avuç içine çizilmiş çizgileri gösteriyor. Bedeli ödenmiş sözleri, acısı çekilmiş şiirleri de duanın parantezine alıyor. Dünya gecesinin siy/âhını okuyor, ebedi sabah ümidini canlı tutuyor. Her renkten her dilden her milletten insanı aynı duanın avuçlarına koyuyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 388
En / Boy : 12 / 18
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2019
₺32,00

Sen, pişmanlık ve içtenlikle sana yönelen kullarının kalplerine rahmet ve merhametinle ferahlık verirsin. En güzel şekilde karşılar, sana yöneleni geri çevirmezsin. Çünkü her şeyi çepeçevre kuşatmıştır senin rahmetin.

Biliyoruz ki sen, affeden ve affetmeyi çok sevensin. Senin eşsiz merhametinden ümit kesilmez, çünkü sen rahmetine sığınan kullarınla berabersin.

Sen merhamet edenlerin en merhametlisisin. Seni en güzel anlatıp tarif eden isimlerindir; Rahman ve Rahim.

Kulun, ister Allah diye ister Rahman diye yakarsın. Yeter ki tüm varlığımızı senin isimlerin sarsın.

Senin rahmet isimlerin ile yatışsın, huzur ve sükûna ersin ruhumuz ve bedenimiz.

Bilerek ya da bilmeyerek günah işlesek de biliriz ki sensin bizi affedecek olan; rahmet etmeyi kendine farz kılan Rabbimiz!

Ey Rabbimiz! Günahlarımız boyumuzu aşsa da aşamayacağı tek şey senin rahmetindir.

Sen bizi merhametinle kuşat, rahmetinle sevindir...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 184
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2019
₺19,60

Hayır, ümit kesmedi Allah senden.

Ardın sıra bunca dil döküşünden anlasana...

Yanımdaki koltuğa oturur oturmaz yazmaya başladı. Yol boyunca başını kağıttan kaldırmadı. Altıncı kağıdı da önlü arkalı doldurdu ve nihayet durdu. Merakımı gidermek zorundaydım. Hafif yüzüne doğru dönüp “Epeydir kalemle mektup yazıldığını görmemiştim” dedim. Tebessüm etti. “Cezaevine yazıyorum!” dedi. “Eşim üç yıldır içeride…” “Allah kavuştursun!” demekle yetindim. “Eşime her gün mektup yazıyorum” diye ekledi. İnanamadım ama şüphe etmemin de anlamı yoktu. “Bir de şey…” diye devam etti, “bu sabah mektubum; bir de akşam yazacağım.” Samimi bir aşktan şüphe etmenin mahcubiyetiyle yol boyu tek satırına odaklandığım Kur’ân’a döndüm. Uçağın alçalışa geçtiğini anons etti kaptan. Tanıştık; adı Yelda imiş. Gaziantep Havalimanı’na indik. Kapıların açılmasını beklerken sordum: “Sizi yormuyor mu, her gün her gün…” “Asla…” diye diklendi, “bunu en çok ben istiyorum, korkuma iyi geliyor.” “Korku?” “Eşimin benim ondan ümit kestiğimi sanmasından korkuyorum.” Kapı açıldı. Kur’ân’ı çantama koymak üzereydim ki, ben de elimde bir mektup tuttuğumu fark ettim. Kalkmak üzere olan Yelda Hanımı durdurdum. “Az önce söylediğinizi bir daha söyler misiniz?” dedim. Tekrarladı: “Benim en büyük korkum eşimin benim ondan ümit  kestiğimi sanması, yoksa o oradan çıkma ümidini kaybeder.” Elimdeki kalın 'mektub'u gösterdim ona. “Bugün bu mektubun bana niye yazıldığını anladım sayenizde…” dedim. “Nasıl yani?” diye bakan gözlerini görebiliyordum. “Dünyanın dert duvarları arasında ezilmiş, ağır günahların parmaklıkları ardında rehin alınmış bana bu mektubu gönderenin niyeti de aynı olmalı. “Benim en büyük endişem, benim senden ümit kestiğimi sanman…”

Hayır, ümit kesmedi Allah senden. Ardın sıra bunca dil döküşünden anlasana…

 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 400
En / Boy : 12 / 18
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2019
₺30,00

“Yemek ile dolu bir mideye hikmet yerleşmez.”

“Bu marifete nasıl eriştin?” diye sorulduğunda Bayezid Bistâmî “Aç bir karın ve çıplak bir beden ile” diye cevap vermiştir. Açlık, ilk dönemlerden itibaren tasavvufta marifete eriştiren bir yöntem olagelmiştir.

Bir tarife göre tasavvuf, nefsin tüm hazlarını terketmektir. Dünyevi olanı bırakarak İlahi olana ulaşmayı gaye edinen sufiler bu anlayış çerçevesinde “rağbet etmemek” anlamındaki zühdü hayatlarının her alanında uygulamaya çalışmış; bu açıdan zühdü; kıyafette zühd, yeme-içmede zühd, alışverişte zühd, konuşmada, bakmada, işitmede zühd, mülkiyette zühd şeklinde bir bütün olarak benimsemişlerdir.

Açlık da zahitliğin kurucu bir unsuru olarak ilk dönemden itibaren farklı şekillerde uygulanmıştır. Sufiler aç kalarak ahlaklanma ve ahlaklanarak da marifetullaha erişme arasında kurdukları irtibat ile açlığı, tasavvufi eğitim sürecinin merkezine yerleştirmişlerdir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 168
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2019
₺24,00

Eğlendirmeye değil, eylemeye geldik.

Biz bilmiyoruz. Biz bir hüsranın içindeyiz.
Bak, az ya da çok bir şeylerimiz yok mu şu kâinatta? Her şeyden biraz almadık mı payımıza düştüğü kadar? Ufalanıp toz olacak şu dünyadan parsel parsel topraklar almadık mı? Yüksek binalar kurmadık mı üzerlerine?
Dünya bizim olsa, gene de gözümüzün görebildiği, midemizin alabildiği, avuçlayabildiğimiz kadarını almayacak mıyız?
O halde neden bu hırgür, hırs, doyumsuzluk? Neden bu kadar açgözlü ve pervasızız?
Neden “gün bugündür” diyerek hem ahireti hem dünyayı kurtarmanın gayreti içinde olamıyoruz?
Ne zaman kendimizi karşımıza alıp sükûnet içinde dinleyeceğiz kalbimizi, gönlümüzü ve derdimizi? Hiçliğimizi...

Oysa…
“Ne varsa harap bir kalpte var!”
Oysa...
"Eğlendirmeye değil, eylemeye geldik."


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 88
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2019
₺22,40

Klasik edebiyat ve tasavvuf tarihi alanlarında çok önemli bir yere sahip olan Abdülbaki Gölpınarlı, Mevlana’nın eserlerinden en önemli parçaları bu seçkide bir araya getiriyor. Aşk, akıl, hikmet, mana, madde, kadın, iktidar, gönül birliği ve Allah’a dair hemen her konuda yapıtlarından özenle seçilen en özgün parçaları elinizdeki eserde bulacaksınız.

Gene gel, her neysen, ne etmişsen gene gel;
Kafirsen, puta tapıyorsan gene gel.
Bu bizim kapımız, ümitsizlik kapısı değildir;
Yüz kere tövbeni bozmuşsan da gene gel.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 416
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2019
₺70,55

Kültürümüzde güzel bir söz var: “Doğduğun vakti hatırlar mısın? Hani sen ağlarken sevinçten dolayı herkes gülerdi. Öyle bir ömür sür ki ölürken etrafındakiler ağlasın, sen gülerek git.”

Geleneğimizde, gidenleri hayırla anmak esastır. Elinizdeki kitapta çağımızda yaşamış yirmi dört güzel insandan söz edilmektedir. Bir kısmı kamu oyunun yakından tanıdığı isimler: Mahir İz, Ekrem Hakkı Ayverdi, İlhan Ayverdi, Bekir Sıdkı Sezgin, Ahmet Yüksel Özemre, Meşkûre Sargut, Müjgan Cunbur gibi. Bir kısmı ise yazarın tanıdığı güzel kimselerdir.

Bunların hemen hemen hepsi gerçekten her yönleriyle iyi insanlardı. Bu sebeple “hayırla yâd edilmeyi” fazlasıyla hak ettiler. Söz konusu şahısların ortak özelliği ise gönül ehli ve “derviş” insan olmalarıdır. Hepsi, bu kubbede “hoş bir sadâ” bırakarak gittiler...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 208
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2019
₺56,90

İslam dünyasında hakkında en çok eser yazılan kişi olmasına rağmen Hz. Muhammed hakkında yazılacak her şey eksiktir. Medeniyetimiz ona vahyedilenler üzerine inşa edildi. Onun kişiliğinin tüm Müslümanları çepeçevre kuşattığından, güçlü bir karakter verdiğinden şüphe yok. 

Bu yüzden biz şimdi onu yeniden hatırlatmak istiyoruz. Ola ki unutulmuş olanlar varsa hatırlansın diye.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 144
En / Boy : 13,5 / 21,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2019
₺31,60

Hasan Bin Mevla Muhammed, Münebbihatu’l-Kulüb isimli eserini, zamanın padişahı Sultan II. Beyazid Han’a sunmak üzere hazırlamıştır. Eserin, padişaha sunulacak düzeyde olması, ne kadar değerli ve önemli olduğunu ortaya koymaktadır. Münebbihatu’l-Kulüb isimli bu eser, ibadetlerin ve kulluğun icrasında kalbin fonksiyonunu ortaya koyması ve pek çok tasavvufî konuya açıklık getirmesi bakımından da önem arz etmektedir.

Kalp, dünyevi, nefsani, şeytani havatırla doldurulur ve ibadet için de hazır olmazsa sarhoş gibi olur ve ne yaptığını ne söylediğini bilemez. Gaflet, dalgınlık, unutkanlık halinde, ne yaptığını ve ne okuduğunu bilmeden yapılan ibadetler, kalp ve vücutla birlikte eda edilmiş olmaz. Kalbî olmayan ibadetlerde değer kazanmaz. İbadetin makbul olması için nefs dikenlerinden temizlenmiş temiz bir kalp toprağında icra edilmesi gerekir.

Bedenen yapılan ibadetler zahire göre farz olduğu gibi, ibadetlerdeki ihlas ve nefs tezkiyesi de batına göre farzdır. Zahiri amellerin kabul edilmesi, batıni amellerden olan ihlasla ve kalp temizliği ile yapılmasına bağlıdır. Ameller, cam gibi kırılgan olup, yalan, dedikodu, riya, kibir ve kin gibi kötü eylemlerle kırılarak sevaptan mahrum kalmaya sebep olabilir. Kötü sıfatlar, amelleri kırıp dökmekle kalmayıp cehennemde azap görmeye de sebep olur. Kemal ve mutluluk, amellerin yapılmasında değil, kabul olmasındadır. Tefekkür ve zikirden yoksun ibadetler, içi boş ve kabuktan oluşan buğday tanelerine benzer. Hasat zamanı, görünenlerin kabuktan ibaret olduğu anlaşılır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 296
En / Boy : 13 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2019
₺68,90

Ölümünden sonra yaklaşık sekiz yüzyıl geçmesine rağmen, Mevlananın felsefesi unutulmamıştır. Bunun en önemli nedenlerinden biri, düşüncelerinin evrensel olması ve düşüncelerini şiir sınırsızlığı ile sunabilmiş olmasıdır. Mevlana felsefesinden etkilenen ve Mevlana'nın görüşlerini temel alan Mesneviliğe, tüm dünyada milyonlarca insan gönül vermiştir. Her yıl Türkiyede tertiplenen Mevlana gününe, birçok ülkeden insanlar iştirak ederek, o'nun felsefesi ve eserlerini tartışmaktadır. Hz. Mevlana'nın çağlar ötesinden, günümüze ulaşan önemli miraslarından biri, yedi öğütüdür. Gerek ferdi, gerekse toplumsal, pek çok problemin reçetesi olan bu yedi altın öğüt şöyledir.

Cömertlik ve yardım etme gibi ol
Şefkat ve merhamette güneş
Başkalarının kusurunu örtmede gece gibi ol.
Hiddet ve asabivette ölü gibi ol.
Tevazu ve alçak gönüllülükte toprak gibi ol.
Hoşgörülükte deniz gibi ol.
Ya olduğun gibi görün, ya göründiiğün gibi ol.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 118
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2019
₺38,00

Ölümünden sonra yaklaşık sekiz yüzyıl geçmesine rağmen, Mevlananın felsefesi unutulmamıştır. Bunun en önemli nedenlerinden biri, düşüncelerinin evrensel olması ve düşüncelerini şiir sınırsızlığı ile sunabilmiş olmasıdır. Mevlana felsefesinden etkilenen ve Mevlana'nın görüşlerini temel alan Mesneviliğe, tüm dünyada milyonlarca insan gönül vermiştir. Her yıl Türkiyede tertiplenen Mevlana gününe, birçok ülkeden insanlar iştirak ederek, o'nun felsefesi ve eserlerini tartışmaktadır. Hz. Mevlana'nın çağlar ötesinden, günümüze ulaşan önemli miraslarından biri, yedi öğütüdür. Gerek ferdi, gerekse toplumsal, pek çok problemin reçetesi olan bu yedi altın öğüt şöyledir.

Cömertlik ve yardım etme gibi ol
Şefkat ve merhamette güneş
Başkalarının kusurunu örtmede gece gibi ol.
Hiddet ve asabivette ölü gibi ol.
Tevazu ve alçak gönüllülükte toprak gibi ol.
Hoşgörülükte deniz gibi ol.
Ya olduğun gibi görün, ya göründiiğün gibi ol.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 80
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2019
₺33,25
1 2 3 ... 31 >
Çerez Kullanımı