Yılmaz Güney’in Ağıt’ı 1971 Altın Koza Film Şenliği’nde en iyi film ödülü ile beraber en iyi rejisör, en iyi senaryo ve en iyi erkek oyuncu ödüllerini aldı. Filmde kaçakçılık yapmak için dağa çıkan Çobanoğlu ve üç arkadaşının hikâyesi anlatılır. Yılmaz Güney’in kurmak istediği devrimci sinema geleneğinin en önemli filmlerinden sayılan Ağıt’ta doğanın eşsiz gücünü ve insanın zorluklar karşısında nasıl mücadele ettiğini kanlı canlı görürüz.

Yılmaz Güney sinemasının başyapıtlarından biri olarak kabul edilen Ağıt, hikâyesi, senaryosu ve film üzerine kaleme alınan kritiklerle mutlaka okunması gereken kitaplardan biri haline geliyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 96
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2020
₺19,60

Binden fazla senaryo çalışmasıyla tanınan Syd Field, senarist adaylarına yol göstermeye devam ediyor. Senaryo yazımında karşılaşılabilecek sorunları tespit edip çözüm önerilerinde bulunuyor.

“Her yapımcının kütüphanesinde bulunması gereken bir kitap.”

- Howard Kazanjian

“Filmler ve senaryolar hakkında okuduğum en iyi kitap. Keşke Thelma & Louise için çalışmalara başlamadan önce o bölümü yazsaydı, böylece daha iyi katkı sağlayabilirdim.”

-Hans Zimmer

“Acı Çikolata’yı, Syd’in kitaplarından öğrendiklerime dayanarak oluşturdum. Daha önce yapının beni hapsettiğini hissederdim, ama yapının beni özgür bırakması sayesinde hikayeye odaklandım.”

-Laura Esquivel


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 376
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2019
₺35,77

Şiirden denemeye farklı türden Bachmann ürünlerinin yanı sıra yazarla yapılmış bir dizi söyleşiye de yer veriliyor "Bu Tufandan Sonra"da. Sanatın gözlerimizin açılmasını sağlayabilmesini ister Bachmann. Şöyle der: "Üstünde yaşadığımız bu kararmakta, dilsizleşmekte ve çılgınlığın önünde geriye çekilmekte olan yıldızda, yüreklerdeki ülkeler boşaltılırken, onca düşünce ve duyguya veda edilirken, insanoğlunun sesi bir kez daha yankılandığında, bizler için yankılandığında, bunun insanoğlunun sesi olduğunun bilincine varamayacak biri düşünülebilir mi?" Eleştirel düşüncenin günümüzde ulaştığı yer neresidir? Yirminci yüzyıl, insanlık tarihinde sıklıkla görüldüğü gibi acı, baskı, tahakküm ve sömürüyle doludur.

Ama zamana karşı çıkarak, gözlemleri ve düşünceleriyle yaşadığımız dünyayı anlamamıza katkıda bulunan sayısız düşünürü de olmuştur bu yüzyılın... İşte Metis Seçkileri ile çağımıza yeni sezgiler getiren bu yazarlardan temsil edici örnekler sunmayı amaçladık. Başka bir ülkede yaşayan bir yazarı Türkçe’de tanıtırken, sözkonusu iki toplum arasındaki dil, kültürel birikim, yayınlanmış ve yayınlanmamış öncüller gibi farklılıklarının getirdiği güçlükler var. Türkiye’deki okuma ortamının kendine özgü koşullarını gözönünde tutarak hazırladığımız seçkilerle bu güçlüğü aşmak, eleştirel düşünceyi Türkçe’de tartışılabilir kılmak istiyoruz.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 160
En / Boy : 13 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2018
₺28,88

“Çukur” kendimize dönüp baktığımız yerdir. Gökhan Horzum içimize baktığımız yerleri yazdı, “Çukur”u!

Ercan Kesal

Bir bataklığı kurutarak kurdu Çukur’u İdris Koçovalı. 
Çıktığını düşünürken yeniden Çukur’a düştü Yamaç Koçovalı. 
Üstelik bu sefer yalnız da değil, sevdiği kadınla birlikte. 
İşte aşağı yukarı buralarda “Çukur” başladı.

Bir aile. Bir mahalle. Bir aşk. Bir suç draması...

Bu kitap benim yazarken çok sevdiğim, sizin de seyrederken sevdiğinizi tahmin ettiğim bazı sahnelerin birleşimi. “Çukur”un ana hikâyesinden kopmamaya çalıştım. Ama asıl derdim “Çukur”un birinci sezonunun köşe taşı sayılacak sahnelerini bir araya getirmekti. Bu kitabı bir aile albümünün sayfalarını çevirir gibi okuyabilmenizi sağlamışsam görevimi yerine getirmişim demektir.

Gökhan Horzum


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 396
En / Boy : 13,8 / 17,8
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2019
₺71,20

“Bir Zamanlar Anadolu’da’yı ilk izleyişimde hatalı bir şekilde vardığım ilk sonuç, yönetmenin gündüz bölümüyle, bir şekilde gecenin gizemlerinin foyasını meydana çıkarmaya yeltenecek olduğuydu. Fakat filmi ikinci kez izleyince fark ettim ki, ilk izleyişimde gece sekansının saf şiir olarak algıladığım o ilk dakikaları, aslında epey açıklayıcı bilgi içeriyormuş –ve bu yüzden de belki ilk başta düşündüğümden daha az gizemliymiş. Öte yandan ‘gerekli değil mi acaba’ diye şüphelendiğim gündüz bölümü ikinci izleyişte kendine has birtakım hediyeler ve yeni belirsizlikler ortaya koydu. Başka deyişle ‘ayrıştırma’, başta düşündüğüm kadar keskin değilmiş; karşıtlıklar, film boyunca iç içe geçmiş durumdaymış. ‘Aşkın bir uyum’un fevkalade bir sinemasal ifadesi bu. İkinci kez izlemem gerekmiş olsa da söylemekten mutluluk duyuyorum ki, Bir Zamanlar Anadolu’da’nın tamamı, parçalarından çok daha muazzam…”

Mike Hertenstein, The Other Journal

Elinizde tuttuğunuz senaryo ile ortaya çıkan film arasında ister istemez, belki sadece meraklısının görebileceği epey bir farklılık var. Çünkü Nuri Bilge Ceylan çekim ve hatta kurgu sırasında senaryoyu ve diyalogları epey değiştiriyor. İyi çalışmadığını düşündüğü her sahneyi v diyaloğu tekrar tekrar yeniden yazarak ahengi, bütünlüğü ve hayat duygusunu artırmaya çalışıyor. Film yapmak denen şeyin doğasında var olan kaçınılmaz süreçlerden biri belki de bu. Ama yine de çekim için nasıl bir metin ile yola çıkıldığı, nerelerden nerelere gelindiği net olarak görülebilsin, film yapmanın cilveli ve oyuncaklı yapısı açıkça anlaşılabilsin diye, daha önce de yaptığımız gibi, senaryonun çekime başlanmadan önceki o ilk, orijinal halini hiçbir yerine dokunmadan aynen yayınlamayı uygun gördük.

Kitapta ayrıca, film hakkında yurtiçi ve yurtdışında yazılan sayısız yazılardan bir seçki, söyleşiler ve yönetmenin kurgu sırasında tuttuğu günlükleri de içeren geniş bir derleme sunuyoruz.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 296
En / Boy : 21 / 28
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2019
₺103,20

Senaryo mu yazmak istiyorsunuz?

Birçok teknik senaryo yazım kurallarını içeren dokümanları okudunuz, kitap karıştırdınız ve hala kafanız biraz karışık mı; nasıl yazacağınız ve de yazdıktan sonra atmanız gereken adımlar konusunda?

İşte elinizdeki kitap, bu konularda size, sade ve anlaşılır şekilde bir yol haritası sunuyor...

“Bu kitapta size, hayalinizde kurduğunuz düşü kelimelere dökmek, onları standart bir senaryo metni haline getirmek, telifini almak ve yapım şirketlerine sunmak için ne yapmanız gerektiğini anlatacağım. Kendinizi geliştirmek için tavsiyelerde bulunacak, yeteneğinizi keşfetmeniz ve hayalden, bir esere dönüşme sürecindeki sancılı anları kolaylıkla atlatmanıza yardımcı olacağım. Bu yüzden, ağır ve ağdalı bir dil yerine daha sade ve anlaşılır bir yazımı tercih ettim.”

- Serkan Ertem


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 128
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2018
₺21,00

hep kitap’ın yazmayı ve okumayı hayatının merkezine yerleştiren, sözcüklerden beslenen herkesin ilgisini çeken “Atölye” serisinden tüm dünyada senaristlerin başucundan ayırmadığı kült bir kitap: O Kediyi Kurtar: Senaryo Yazarken İhtiyaç Duyacağınız O Kitap!

Yıllarca Hollywood’da başarılı filmlere imza atmış, pek çok senaryoya danışmanlık yapmış olan Blake Snyder bir senaristin bilmesi gereken en temel şeyleri O Kediyi Kurtar kitabında anlatıyor. Filminizi anlatan o tek cümle ne olmalı? Senaryonuzun çerçevesini nasıl belirlemelisiniz? Janra karar vermek neden önemli? Çatışmayı hangi aşamada kurmalısınız? Çözülme kaçıncı sahnede başlamalı? Ve en önemlisi bir senaryoyu satmanın yolları neler?

2009’da aramızdan ayrılan Blake Snyder’ın kitabında bir senaryoya başlayıp bitirmenizi sağlayacak her bilgi, her ipucu, her kural var. Daha önce hiç senaryo yazmamış olmanız önemli değil, bu kitabın sonunda yapabileceğinizi hissedeceksiniz!


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 212
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2018
₺28,90

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 73
En / Boy : 13,5 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .
₺14,40

21 Aralık 1840'ta Tekirdağ'da doğdru, 2 Aralık 1888'de Sakız Adası'nda öldü. Asıl adı Mehmet Kemal'dir, Namık adını ona şair Eşref Paşa vermiştir. Babası, II. Abdülhamid döneminin ünlü müneccimbaşı olan Mustafa Asım bey'dir. Annesini küçük yaşında yitirince çocukluğunu dedesi Abdüllatif Paşa'nın yanında, Rumeli ve Anadolu'nun çeşitli kentlerinde geçirdi. Bu yüzden özel öğrenim gördü. Arapça ve Farsça öğrendi. 18 yaşlarında İstanbul'a babasının yanına döndü. Düşünceleri nedeniyle Erzuruma ve Magosaya sürgüne gönderilmiştir. 1888'de mutasarrıflığa gönderildiği Sakız adasında vefat etmiştir.

Eserleri:

Oyun: Vatan Yahut Silistre,1873.

Zavallı Çocuk, 1873

Akif Bey, 1874

Celaleddin Herzemşah, 1885

Kara Bela, 1908

Roman: İntibah, 1876

Cezmi, 1880

Eleştiri : Tahrib-i Harabat, 1885;

Takip, 1885;

Renan Müdafanamesi, 1908

İrfan Paşaya Mektup, 1887;

Mukaddeme-i Celal, 1888.

Tarihsel Yapıt: Devr-i İstila, 1871;

Barika-i Zafer, 1872

Evrak-ı Perişan, 1872

Kanije, 1874;

Silistre Muhasarası, 1874

Osmanlı Tarihi, (ö.s.) 1889

Büyük İslam Tarihi, (ö.s.) 1975

Çeşitli: Rüya 1893;

Nanık Kemal'in Mektupları, (ö.s.), 1972


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 76
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2012
₺11,11

...Zihnimden babamın, annemin sevgisini çıkardın; kardeşimin mezarı gönlümde idi, onu bile unutturdun. Şimdi hayali de, kendi gibi kara topraklarda yatıyor. Mezarını görmeden hatırıma gelmiyor. Ne uyuyabiliyorum, ne de irademe hakim olabiliyorum... içimde başka hiçbir şeye arzu kalmadı; gönlümde senden başka birşey bırakmadın. Şimdi kendini de benden alacaksın. Hem de bunun müjdesini kendin getiriyorsun. Kalbimi yaracaktın da bana bu merhameti, bu insafı mı gösterecektin? Sonunda ne olacak? O, bu memleketten gider, ben de dünyadan giderim. Ömrümün her lezzetini kaybettikten sonra kara toprağın nesi var? Birkaç dakikalık can acısından mı korkacağım?


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 104
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2012
₺8,40

İlk kez 1668 yılında Palais Royal'da oynanan Cimri, çok cimri biri olan Harpagon ve onun ailesi etrafında döner. Moliere'in Cimri'si Harpagon, daha rahat ve daha mutlu bir hayat için biriktirmez. Onun için daha fazla para-altın-mal sahibi olmak kendi başına bir amaçtır. Cimriliği basit bir mal ve para sakınma durumu olarak değil, bir türk meta fetişzmi olarak yaşar. Metalar kullanım değerlerinin ötesinde anlam yükleyerek, onları fetişleştirme hali, sadece cimrilere özgü bir ruh hali değildir. Ancak Harpagon'un en büyük özelliği "Yaşlılığım yalanların arkasına saklanmayıp "Para, para!" diye bağırmasıdır. Bu nedenle biriktirdiklerini hiçbir zaman tedavüle sokmaz. Bir karadelik gibidir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 159
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2012
₺11,90

“Üç Film Birden adının tecimsel kaygıyla konulduğu sanılmasın. Üç senaryoyu birlikte basmak önerisi ile karşılaşınca bir ad değil, tatlı bir anı olarak ilk aklıma gelen bu oldu. Parasız gençlik, öğrencilik yıllarında en sevindirici sinema muştusuydu Şehzadebaşı sinemalarındaki üç film birden duyurusu. Bizim kuşağa sinema kuşağı dense yeridir. Nasıl ki bugünküler de televizyon kuşağı iseler (Daha doğrusu, sinema kurnazlık edip televizyon biçiminde evlere girdi!) Geri bıraktırılmış yoksul ülkenin çocukları olarak bizler olağanüstü tutkulu sinema seyircileri idik. Özellikle Amerikan sinemasının yıllar yılı, geri, kötü bir kültüre koşulladığını nice sonraları kavrayabildik. Bu ayılış bizi soğutmak şöyle dursun, daha bilinçli, belki daha da tutkulu yaklaştırdı sinemaya. Yirmi yıla yakın bir süreden beri de sinema emekçisiyim; ekmeğimi film üretimi alanında senaryo yazarak, ara sıra film yöneterek kazanıyorum. (...) Yalnız sevmekle kalmam, inanırım da sinemaya... Etkisine, yetkisine, yeteneğine, geleceğine inanırım. Yazı sanatının çeşitli alanlarında denemelerim, çabalarım olmuştur. Şiirle başladım çoğuları gibi; oyunlarımdan ikisi sergilendi; şimdilik bir romanım var. Sinema uğraşının verdiği tadı, doyumu, keyfi hiçbiri vermedi bana. Bu tadda, bu doyumda kuşkusuz, yaratılan ürünün milyonlara ulaşabilmesi olanağı yatar her şeyden önce. ‹yi satan kitaplar bizde on binlerle ölçülür; sinemanın ise on bir milyon seyircisi var. Hem de çoğunlukla abece’yi bile sökemeyenlerden.”

- Vedat Türkali


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 416
En / Boy : 13 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2017
₺62,40

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 63
En / Boy : 13,5 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .
₺12,60

Olaylar 1853 yılında Osmanlı Devleti ve Rusya arasında başlayan Kırım Savaşı’nda gönüllü olarak orduya katılan İslam Bey ile onun peşinden Silistre’ye giden Zekiye adlı genç kızın aşkı etrafında gelişir. Silistre Kalesi, 15 Mayıs 1854’te Rus ordusu tarafından kuşatılmıştır. İmparatorluğun her yerinden gelen gönüllüler kaleyi savunmaktadır. Zekiye, erkek giysileri giyip Adem ismi ile gönüllülerin arasına karışır. İslam Bey yaralandığında ona bakar. İslam Bey, yaralı olmasına rağmen yanında Zekiye ile birlikte düşman cephanesini ateşlemeye gider. Kuşatma, haftalar boyu süren yoğun saldırılardan sonra Müslüman askerlerin kahramanca direnişi sayesinde kaldırılır. Döndüklerinde kuşatmanın kaldırıldığını gören Zekiye ile İslam Bey bu mutluluk içinde yapılan düğünle evlenir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 109
En / Boy : 10,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2013
₺14,40

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 165
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2013
₺12,75

Ahmet Güntan’dan, Olanlık.’tan sonra yine tamamı diyaloglardan oluşan bir RDAO (Roman Demek Âdet Olmuş). Bu kez deneme, senaryo ve roman arasında gidip gelen bir anlatı. Gece başlayıp ertesi sabah biten bir yatılı okul hikâyesi. 15-16 yaşlarında gençler: Kız Cengiz, Kara Murat, Melek Orhan, Çamur Timur, Çoban Hasan, Arı Tarık, Beket Şevket, Beygir Niyazi, Kirpi İsmail. Arkadaşlarının değer verdiği eşyaları çalıp bir ağaç kovuğunda gizlice toplayan hırsız, sabah disiplin kurulunun karşısında nasıl bir savunma yapacak? Kucak kucak dolaştırılan Afrodit’in suçu ne? Melek Orhan kanatlarından kurtulmak için mi Kirpi’yi ele verdi? Kız Cengiz’i en çok kim seviyor? Sapkınlık mı daha öğreticidir, müfredat mı? İnsanı kim anlar? Ahmet Güntan, sabaha dek süren küçük küçük mahkemelerde, bir grup ergenle suçu, cezayı, adaleti, aşkı tartışıyor. Tam o sırada.’nın ayrıca hiç alışık olmadığınız bir sürprizi de var: bir roman sountrack'i, Kız Cengiz'in Şarkısı.

Kitabın karakterlerinden Kız Cengiz’in şarkısını dinlemek için QR kodunu okutabilir ya da raskolunbaltasi.com adresini ziyaret edebilirsiniz.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 112
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2014
₺12,00

İngiliz edebiyatının en önemli isimlerinden olan William Shakespeare’nin insan ilişkilerinin psikolojik boyutunu derinlemesine ele alan oyunları bu kitapta düzyazı şeklinde veriliyor. Fırtına, Bir Yaz Gecesi Rüyası, Kış Masalı, Venedik Taciri, Kral Lear ve Macbeth gibi Ölümsüz oyunlara imza atmış olan Shakespeare hırs, kıskançlık, sevgi, dostluk, fedakarlık ve insana dair tüm duyguları ele aldığı yapıtlarında okuyucularını farklı dünyalara taşıyor. Shakespeare’in en sevilen oyunları, komedileri ve trajedileri iki cilt halinde Arthur Rackham’ın çizgileri eşliğinde sunuluyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 200
En / Boy : 10,5 / 17
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2011
₺11,25
Tarık Günersel’in piyeslerinin bu ilk cildinde iktidar çatışması ağırlık taşıyor. Argonotlarla ilgili Yunan efsanesinden hareketle yazılmış bir siyasal hiciv: Altın Post. İkinci piyes Neron ile Agrippina tarihin belki de en trajik ana-oğul ilişkisi üzerine. Kösem Sultan-Deli İbrahim-Avcı Mehmed odaklı Zırhlı Kurt günümüzle ilgili çağrışımlara yol açıyor. Dördüncü piyes, 1950-61 döneminin Adnan Menderes’ten esinlenerek ama hayalî bir aşk ilişkisi bağlamında işlendiği Yarım Bardak Su. İktidar Beşlemesinin son piyesi ise Kader Planlayanlar: Günümüz kapitalizminin uluslararası egemen elitlerine yönelik eleştirel bir dram.
Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 385
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2012
₺18,52

"Agatha Christie ve Alfred Hitchcock etkili , geçmişin sırlarını aralayan , bir ailenin üzerinden ilerlerken miras gerilimine açılan , birçok açıdan takdir edilebilecek bir film "

Kerem Akça / Film Eleştirmeni

" Filmde ayakta alkışlanacak bir Bennu Yıldırımlar performansı var "

Murat Tol Şen / Öteki sinema

" Erhan Tuncer'in Ağustos Böcekleri ve Karıncalar adlı eseri 122 dakikalık bir senaryo ve oyuncu şovu "

Serkan Çelik / Ters Ninja

 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 208
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2017
₺17,36

“Her filmin her aşaması, süreçle aynı anda, farkında olarak ya da olmaksızın yaşadığınız bir içsel yolculuğu da içerir. Fakat işin kendisi o kadar öne çıkar ve her şey filmin çekilmesine o kadar tabi kılınır ki, bir süre sonra o işin ‘yolculuğunu’ gözden kaybeder, aklınızdan çıkarırsınız. Ancak iş bittikten sonra yolculuğun kıymetini fark edersiniz. Çünkü bitmiş bir işin sonunda, yolculuk boyunca yaşanan tüm hayal kırıklıkları, iniş çıkışlar, ümitler, vazgeçişler, kabullenişler ya da itirazlar adeta hiç yaşanmamış gibi unutulmuş ve bir kenara atılmıştır.

Ama, ‘öğrenmek’ denilen şey de budur!” Bir film güncesi elinizdeki... Nuri Bilge Ceylan’ın yönettiği, 2011’de Cannes Film Festivali Jüri Büyük Ödülü’nü kazanan Bir Zamanlar Anadolu’da filminin hikâyesi. Akla düştüğü andan itibaren... Hatta daha da gerisinden: Ercan Kesal’ın taşrada genç bir hekim olarak yaşadıklarının, bir film fikrine maya olmasından itibaren...

Bir filmi doğuran, onun oluşumuna refakat eden gözlemlerin, düşüncelerin, duyguların, kısacası bir film deneyiminin kaydını tutuyor Ercan Kesal. Bu deneyim içinde filmin ve senaryonun nasıl canlı bir organizma gibi evrildiğini görüyoruz. Basitçe “kamera arkası” değil; bir filmin seyrüseferi hakkında, film çekme macerası hakkında ve aynı zamanda Anadolu hakkında hevesli bir hikaye.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 216
En / Boy : 13 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2018
₺39,75

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 111
En / Boy : 13,5 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .
₺16,00

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 136
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2005
₺13,50
Recaizade Mahmut Ekrem, edebiyatımızın yenileştirilmesi gerektiğine inanan bir sanatçıdır. Bu sebeple bütün çalışmalarını bu doğrultuda ortaya koymuş ve kendinden sonra gelen nesiller üzerinde etkili olarak onları yönlendirmiştir. Ancak onun asıl iddiaları, şiir konusundadır. Tiyatro, yazarın en iddiasız uğraşı alanı olarak görülmektedir. Afife Anjelik, daha çok devrin tiyatroya olan eğilimleri dolayısıyla yazarı tarafından bu yolda denenmiş bir çelışmadır. Eser, edebiyat tarihimizin öncü birikimleri arasında sayılmalıdır.
Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 56
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2005
₺9,00

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 304
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2005
₺37,50

Oidipus’un sarayının dışında öğle vaktidir. Arka planda Thebai kenti görülmektedir. Dışardan dua ve feryat sesleri gelmektedir. Hava tütsü kokmaktadır. Çocuklardan, gençlerden ve yaşlılardan oluşan bir alay, ellerinde beyaz yüne sarılmış zeytin dallarıyla, bir rahibin peşinden sarayın merdivenine doğru yürümektedirler. Orada, Zeus’un mihrabının etrafında toplanırlar. Oidipus sarayından çıkar ve sessizlik için işaret eder. (Başlangıç) Dünya durdukça yaşayacak olan bu eseri, Yaba Sahaf Cep Kitapları arasında çıkarmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Her yerde okuyacak ve cebinizde bir değer taşımış olacaksınız.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 136
En / Boy : 12 / 17
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2012
₺13,60

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 128
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2006
₺12,75

İspanyol Edebiyatı'nın güçlü kalemi Lorca'nın yazdığı son tiyatro oyunu olan Bernarda Alba'nın Evi, Türk tiyatrosunun yaşayan efsanesi Turan Oflazoğlu'nun Türkçesiyle... Lorca, gerektiği gibi denetlenmeyen ozan duyarlığının oyun yazarına ne oyunlar edebileceğini kendi deneylerinden bildiği için olsa gerek, son oyunu Bernarda Alba’nın Evi’ni yazarken ozanlığından adeta kaçmış, baştan aşağı düzyazıdan oluşan bir oyun ortaya koymak istemiştir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 80
En / Boy : 12 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2018
₺7,29

Hababam Sınıfı... Okulun öğretmenleri onları “tembel, yaramaz ve kopyacı” diye suçlasa da bu sevimli haylazlar otoriter eğitim sistemine karşı kendilerini farklı yollarla ifade ediyorlar.  Hababam Sınıfı Uyanıyor’da, kahramanlarımızın başı bu kez edebiyat öğretmenleri Piyale İhsan’la dertte. Hababam, bu sıkıntıdan kurtulabilmenin yollarını arıyor. Piyale İhsan öğrencilere ezberlemeleri için çok uzun ve zor bir şiir veriyor. Hababam Sınıfı’nın “tembelleri”nin bunu başaramayacağına ve kopyaya başvuracaklarına inanıyor. Ama unuttuğu bir şey var:

Karşısındaki Hababam Sınıfı... 

Rıfat Ilgaz’ın Hababam Sınıfı romanından uyarladığı Hababam Sınıfı Sınıfta Kaldı, Hababam Sınıfı Baskında ve Hababam Sınıfı Uyanıyor adlı tiyatro oyunlarını okurken, kendinizi hiç yabancısı olmadığınız sınıfın şenlikli ortamında bulacaksınız.

Hababam hep ezilecek değil ya. İşte uyanıyorlar...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 128
En / Boy : 13.5 / 19.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2021
₺21,00

Hababam Sınıfı Baskında’da, sınıfın haylazları bu kez insafsız müdüre karşı mücadele ediyor. Okulun erzakının her geçen gün azaldığını fark eden öğrenciler müdüre suçüstü yapmaya hazırlanıyorlar. Aldığı onca paraya rağmen öğrencilerin hiçbir ihtiyacını karşılamayan, hatta var olan imkânları da kendisi için kullanmaya kalkışan müdürün dersini yine Hababam Sınıfı veriyor. 

Rıfat Ilgaz’ın Hababam Sınıfı romanından uyarladığı Hababam Sınıfı Sınıfta Kaldı, Hababam Sınıfı Baskında ve Hababam Sınıfı Uyanıyor adlı tiyatro oyunlarını okurken, kendinizi hiç yabancısı olmadığınız sınıfın şenlikli ortamında bulacaksınız.

Hepimizin sınıf arkadaşlarımıza, hocalarımıza, derslerimize ait birbirinden ilginç anıları var. Kitapta bu anıların birkaçına rastlayacaksınız; kiminiz çocukluk, kiminiz ilkgençlik günlerinizi yeniden yaşayacaksınız.

Haydi sınıfa...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 144
En / Boy : 13.5 / 19.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2021
₺21,00

Memiş Ağa mazlumları ezerken
Hülya ben hakkımı alırım diyor
Yadigar Hülya'ya yanıp tüterken
Latif ile Dindar mülk pay ediyor.
Bir yandan zalimin zulmü bitmezken
Abur cubur yeyip acı, bilmezken
Latif ile Dindar mülk pay ediyor.
Mutlu oldu mahallenin hepisi
İşçilerin oldu birer tapusu
Rıza bahçesinde ikrar kapısı
Latif ile Dindar mülk pay ediyor.
Burda bulursunuz haklı nefesi
Mutlu mahallesi Rıza Bahçesi
Muhabbet Okulu marifet dersi
Latif ile Dindar mülk pay ediyor.
Vaktindolu mutlu olur bu işe
Kim sevinmez böyle güzel gidişe
Gelin biz de katılalım yarışa
Latif ile Dindar mülk pay ediyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 122
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2012
₺30,00

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 296
En / Boy : 17 / 24
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .1992
₺2,34

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 126
En / Boy : 13,5 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .
₺4,00
₺5,00
Arif V 216 - Cem Yılmaz

Elinizde tuttuğunuz senaryo, yaklaşık bir buçuk yıl süren yoğun emeğin son ürünü olarak meraklılarının beğenisine sunuldu. Film yapımı sırasında seyircinin finalde ne seyredeceğini aylar evvel bizlere tane tane anlatan senaryomuz artık okurlarıyla buluşmaya hazır.
Seyircisini adeta 1969 yılına götüren setleri, dekorları, kostümleri, makyajları ve çekim sonrası yine haftalarca süren kurgusu, montajı, müzikleri, post prodüksiyonu, özel efektleriyle ilmek ilmek dokunmuş özenli bir film olduğunu her karesinde ispat eden filmimiz Arif V 216 ile gurur duymamak elde değil.
Dönemin ünlü karakterlerinin filme yapacağı katkıyı titizlikle senaryosuna dahil etmesinde, filmin hikâyesine akıllıca ve son derece hoş bir şekilde destek veren müziklerin düzenlenmesinde, kostümlerin birebir orijinal hallerine sadık kalınarak özenle hazırlanmasında ve daha birçok ayrıntıda senarist Cem Yılmaz’ın yarattığı karakterlere ve onları yaşattığı dünyaya saygısını görmek mümkün.
G.O.R.A. ile başlayan, sonrasında A.R.O.G. ile devam eden Cem Yılmaz’ın sevilen karakteri “halı, kilim, travel” işleriyle meşgul Arif, yeni macerasında eski dostlarını da yanına alarak, senarist Cem Yılmaz’ın yarattığı “yeni” karakterlerle bir sorunun cevabını arıyor:
“İyi insanlar yalnızca filmlerde mi olur?”
Can Yılmaz


Sayfa Sayısı            176  
Ebat:                         13.7x21.5
Kağıt / İçBaskı:        III.Hm Enzo
Cilt / Kapak:             Amerikan/  Amerikan Bristol    
ISBN / Barkod:        9789751038968
₺19,50

Altın çağını yaşayan Victoria dönemi İngilteresi’nin ikiyüzlü ahlâk anlayışı ile gösterişli ve sahte tavırlı burjuva yaşantısına yönelttiği eleştirilerle Oscar Wilde, çok iyi bildiği İngiliz kibar sınıfının, özellikle evlilik yaşamından kesitler sunar tiyatro oyunlarında. Lady Windermere’in Yelpazesi bunlardan biridir. Yalnızca İngiltere ile sınırlı değildir onun ironik zekâsı ve çok yönlü entelektüel ilgilerinin mekânı. Bir Floransa Trajedisi ile Rönesans İtalyası’nın Avrupa yaşamını derinden etkileyecek tüccar-burjuva dünyasını merkeze alır.

Wilde’ın ilk oyunu olan Vera veya Nihilistler’de sahne Rusya’dır; oyunda nihilist-cumhuriyetçilerin Çar’a karşı verdiği mücadele ele alınır. Salomé ise belki de yazarın en çok sahnelenmiş oyunudur. Konusu İncil’de geçen hikâyede, hemen herkesin âşık olduğu, baştan çıkarıcı güzelliğiyle Salomé’nin tutkusu anlatılır. Belki bu tutku, herkesin beğendiği bir kadının kalbinin meylettiği bir kişi tarafından reddedilmektir. Ama o kişi, sıradan birisi değil, dünya ile ilgisini çoktan kesmiş Yahya Peygamber’dir. Son olarak Wilde’ın sahnelenmek için değil, Burmalı bir arkadaşına armağan olarak yazmış olduğu maskeli bir piyese, pandomim şeklindeki bir oyuna yer verilmiştir: Kral Aşkına.

Girişte Oscar Wilde’ın şiirlerinden örnekler sunulmaktadır. Başta Reading Zindanı Baladı olmak üzere bu şiirler renkli, gösterişli ama bir o kadar da trajik bir yaşamın verimleridir. Son bölümde ise yazarın Denemeler’i yer almaktadır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 412
En / Boy : 14 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2017
₺39,20
Canlı Maymun Lokantası, sözde uygar olan kapitalist Batı toplumunun ikiyüzlülüğünü çok çarpıcı bir öykü ile ortaya koyan bir kara komedidir. Oyun, farklı kültürlerin ve dünya görüşlerinin çatışmasını insanı sarsan dehşet verici bir olayla, ancak mizahi bir dille vererek Doğu mistisizmi ile Batı kapitalizminin karşıtlığını vurguluyor.
Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 80
En / Boy : 12 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2011
₺33,25

"Umutların kalmadığı bu yerde, yaşamanın tek desteği unutmaktır… Uyutulan ruhun özünde, onları kahraman yapan soylu bir kıvılcım yatar. Bu kıvılcım küllenmiştir, parlaklığını yitirmiştir. Ama bir an gelir ki, ansızın bir meşale oluverir."

Lev Tolstoy


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 109
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2017
₺82,00

Pulitzer Ödülü almış, başyapıtı olarak kabul edilen Satıcının Ölümü adlı oyunu, başarılı olmadan insana yaşama hakkı tanımayan Amerika Birleşik Devletleri’ndeki acımasız kapitalist düzenin güçlü bir eleştirisidir. Oyun, ülkedeki bu yarışma düzeninde yarışmaya ayak uyduramayan, yanılsamalar içinde kendini aldatan yaşlı bir satıcının, düzenin insani olmayan, kaskatı sert koşulları ve toplumun sahte değerleri karşısında, ailesi için kendini kurban edişinin, trajik öyküsünü anlatır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 128
En / Boy : 12 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2011
₺39,90
Aristofanes (İÖ. 450?-385?) Antik Yunan Komedyası’nın en büyük temsilcisidir. Komedyalarında yaşadığı toplumun eleştirisini yapmış ve çağının siyasal, kültürel sorunlarını incelikli bir alayla, fantastik hayal gücüyle, yer yer açık saçık diyaloglarla sahneye taşımıştır. Kurbağalar, Aristofanes’in tragedya yazarı Euripides’i kıyasıya eleştirip alaya aldığı bir oyundur. Oyunda, ölmüş iki tragedya yazarı Aiskhülos ile Euripides’ten birinin, yeryüzüne tekrar getirilmesi seçiminde, Euripedes, eserlerinde klasik tragedya formunu bozduğu, ukala ve geveze üslubu nedeniyle bu seçimi kaybeder.
Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 96
En / Boy : 12 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2011
₺33,25

Aristofanes, Antik Yunan komedyasının en büyük yazarıdır. Kuşlar, Atina’nın emperyalist özlemlerle kalkıştığı ancak büyük bir bozgunla sonuçlanmış olan Sicilya Seferi’nden bir yıl sonra kargaşa dolu bir döneminde yazılmıştır. O günlerin sıkıntılı Atina’sından kaçarak gökyüzünde kuşların yönettiği kuşlar ülkesine sığınanlar, ütopik bir devlet modeli ile insanoğlunun ideal toplum düzeni özlemlerini yansıtırlar. Bulutlar, Aristofanes’in, toplumun gelenek ve törelerine aykırı düşüncelere sahip olduğu ve gençlerin ahlakını bozduğu düşüncesiyle çağdaşı Sokrates’e ve sofizme yönelttiği eleştirilerin oyunudur. Ölüme mahkûm edilen Sokrates savunmasında, bu eserin mahkûm oluşunu belirlediğini ileri sürmüştür.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 120
En / Boy : 12 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2010
₺39,90
Serebryakov: Hayatı bilimle geçmiş; günlerini çalışma odalarında, oditoryumlarda, öğrencileri ve saygıdeğer meslektaşları arasında tüketmiş birinin, aniden kendini şu dört duvar arasında aptallarla aynı ortamda bulması, saçma sapan konuşmalara katlanması hiç de kolay bir iş değil. Ben doyasıya yaşamak istiyorum, Başarıyı, ün ve şöhreti, gösterişi seviyorum. Ama ne yazık ki, burada bir sürgünden farkım yok. Sürekli eski günlerin özlemiyle vakit geçirmek başkalarının başarılarını seyretmek, ölüm korkusu ile yaşamak... Hayır, buna katlanamam! Yapamam bunu! Üstelik de yaşıma hiç hürmet edilmiyor! Yelena Andreyevna: Biraz sabret! Beş altı yıl sonra ben de yaşlanmış olacağım.
Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 80
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2011
₺9,10

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 208
En / Boy : 12 / 18
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2013
₺21,60
LUCENTIO: Tranio, sanatın beşiği Padua'yı görmek o kadar istiyordum ki, Lumbardia'dan kalkıp büyük İtalya'nın bu nefis bahçesine geldim, babamın sevgisiyle müsaadesine, onun iyi niyeti ve sen lalamın güzel arkadaşı katılınca her isteğim yerine geldi. Artık bu havayı ala ala, rahat rahat okuyup mükemmel bir tahsil görürüz. Ben Pisa şehrinde dünyaya geldim, sonra bütün dünya piyasasına hükmeden babam Vincentio, Bontivolli soyundandır: Şimdi Vincentio7nun oğlu Floransa'da yetişince, servetini faziletlerle kaplamak için bütün ümitler yerine gelir artık: bunun için Tranio, okuduğum müddetçe faziletten, asıl felsefenin faziletle elde edilen saadetten bahseden kısmıyla, uğraşacağım. Ey sende fikrini söyle. İşte Pisa'dan kalkıp Padua'ya geldim.
Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 157
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2012
₺11,90

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 1
En / Boy : 13,5 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .
₺11,20
Tiyatro Serisi Antonius ve Kleopatra Atinalı Timon Hamlet Hırçın Kız Julius Caesar Kral Lear Macbeth Onikinci Gece Othello Romeo ve Juliet Cimri.
Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 143
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2009
₺10,50

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 144
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2009
₺10,50

Nerissa: Hanımım anımsar mısınız, vardı zeki bir asker Babanız zamanında Venedik’ten gelmişti Montferrat Markizi’nin alayıyla beraber. Portia: Evet, evet! Galiba Bassanio’ydu adı. Nerissa: Oydu işte bütün bu adamlar arasında En çok layık olan, zarif bir hanıma.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 151
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2011
₺11,20

Theseus: Canım Hippolyta, yaklaşıyor evlilik vaktimiz Tastamam dört mutlu gün bitiverince hızla Evlilik şölenimiz başlayacak yeni ayda Ama eski ay ne kadar yavaş geçiyor Arzularımı nasıl dehşetle gemliyor, henüz reşit olmamış bir gencin mirasına çöreklenen haris üvey anası gibi tüketiyor sabrımı, geciktiriyor neşemi. Hippolyta: Dört gün dediğin nedir ki bitiverir çabucak Zamanın akışında kısacık bir hayal gibi Uyanıp bakarsın ki ay gümüşten bir çizgi gökyüzüne oturup izleyecek şenliği.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 112
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2011
₺10,50

Juliet: Kim gösterdi sana burayı? Romeo: Her şey aşkın yardımıyla oldu. O, akıl verdi bana, ben de ona göz oldum. Ben gemici değilim, ama sen o en uzak denizlerle yıkanan uçsuz bucaksız kıyılarca uzak da olsan, sana ulaşmak için açılırdım denize.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 172
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2012
₺12,60
Othello İngiliz ordusunun Türklerle Kıbrıs'ta savaştığı bir dönemde çok başarılı ve saygı duyulan bir komutandır. Halk ve ileri gelenler tarafından çok sevilen bu Berberi zenci komutan Desdemona'ya aşık olur. Şehrin ileri gelenlerinden birinin kızı olan Desdemona da Othello'yu sevmektedir. Önceleri saygı duyulan Othello'nun arkasından bu zenci beyaz evliliği sonucu birçok dedikodu çıkar. Her şeye rağmen evlenen Othello ve Desdemona'nın mutlulukları halkın dedikoduları ve lago'nun kötülükleriyle bir trajediye döner...
Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 160
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2009
₺11,20
Macbeth, oyunun başında, İskoçya ordusunun şerefli ve başarılı bir generalidir. Bir gün karşısına üç tane cadı çıkar ve kendisine bir takım öngörülerde bulunurlar. Bu öngörülerin en çarpıcı olanı, Macbeth'in bir gün kral olacağıdır.Karısı Lady Macbeth'e bu öngörülerden söz eden Macbeth, karısının da doldurması ve kışkırtmasıyla hırslanır ve bu öngörüyü gerçekleştirmek için elinden geleni yapmaya başlar.
Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 143
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2010
₺11,20
1 2 3 ... 9 >
Çerez Kullanımı