Sanat eserleri almak istiyorsunuz fakat çok paranız yok. Önce nerelere bakmanız gerekir? Hangi eseri alacağınıza nasıl karar vereceksiniz? Almak istediğiniz eserin ederinin ne kadar olduğunu nasıl anlayacaksınız?

Başarılı koleksiyoncu, kutup gezgini, dağcı, avukat ve yayıncı Erling Kagge, Az Parayla Büyük Sanat Eserleri Satın Alma Rehberi’nde başarılı bir sanat koleksiyoncusunun gözünden sanat eseri alırken yapılması ve dikkat edilmesi gerekenleri anlatıyor. Sanat piyasasının engebeli yollarında, etkili bir sanat gözü ve güvenilir içgüdülere sahip olabilmenin yolunu yıllar boyunca edindiği deneyimlerle aktarıyor.

 

 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 220
En / Boy : 12 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2021
₺32,85

Aşk deyince herkesin dinlemek istediği masal farklıdır, değil mi? Kimi mutlu sonların, yüzü gülen âşıkların peşindedir, kimi de hem cenneti görmek ister hem de cehennemi. Bu durum Batı resim sanatına adını yazdıran ressamlar için de farklı değildi; iyi ya da kötü, hepsinin anlatacak bir hikâyesi vardı. Bazıları ilahi aşkları anlattı, bazıları mitolojinin efsanevi âşıklarını. Birbirlerine tutkuyla bağlı çiftler gibi sadakate sırt çevirmişlerin suretleri de belirdi tuvallerde.

Celil Sadık, Uygarlığın Ayak İzleri serisinin üçüncü kitabında Batı resim sanatında aşk temasını irdelerken madalyonun iki yüzüne de bakma cesareti gösteriyor. “Resim sanatında aşkı konu eden bir kitapta ondan söz etmemeyi düşünemezdik,” diyen Sadık, ilk iki bölümün ardından Avrupa’yı terk edip sıcak bir iklime göçerek Frida Kahlo’nun hayatıyla eserlerine değindiği son perdeye varıyor.

Kitapta anlatımına yer verilmeyen dört kült eser için kaydedilen ve QR kodlarıyla son sayfadaki yerini alan mini seminerler ise Uygarlığın Ayak İzleri serisinin sanata âşık okurlarına armağanımızdır.

Bu dünyadan gelip geçmiş bütün aşkların şerefine!


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 212
En / Boy : 16 / 24
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 1.2021
₺85,70

Dünyada sayısız medeniyet önce tüm ihtişamıyla varlık buldu, sonra da yok oldu. Hepsi tarih yazdı, fetihleri ve zaferleriyle övündüler. Ne var ki edindikleri tüm başarımlar birer birer o günkü anlamını yitirdi, takvimden eksilen her yaprak unutuluşun buruk anısına dönüştü... Tabii zamanı dize getirip insanoğlunu gizemleri, mitleri ya da anıtsal yapılarıyla hâlâ büyüleyenler dışında!

Celil Sadık, Uygarlığın Ayak İzleri serisinin ikinci kitabında, kum saatinin akışını dondurarak tarihi birkaç bin yıl geriye sarıyor; sanat dallarının konu etmekten asla vazgeçmediği, mitler ve masallardan yapılma bir labirenti adımlıyor. İlk kitabından aşina olduğumuz romansı diliyle Mısır’ın altın kumları arasına gizlenen ölümsüz krallardan, Antik Yunan tanrılarının şaşırtıcı öykülerinden ve asırlardır ayakta duran bir kilisenin gizeminden söz ederken uygarlık tarihinin en görkemli yapıtlarını da gözler önüne seriyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 240
En / Boy : 16 / 24
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2020
₺85,70

Goncourt ödüllü romancı, de Gaulle döneminin kültür bakanı, sanat tarihçisi André Malraux’nun, Paris’in Alman işgalinden kurtulması ve 2. Dünya Savaşı’nın sonlanmasıyla 1947’de yazmaya başlayıp 1963’te tamamladığı Düşsel Müze, hiç şüphesiz sanat tarihinin en tartışmalı kitaplarından biri.
 
Malraux’nun, izleyicilerin sanat eserleriyle kurduğu ilişkiyi merkeze alarak Yapıt, Biriciklik, Müze, Röprodüksiyon, Sanat Tarihi gibi kavramları tartıştığı Düşsel Müze, Walter Benjamin’in “Tekniğin Olanaklarıyla Yeniden Üretilebildiği Çağda Sanat Yapıtı” adlı klasik metniyle birlikte 20. yüzyıl sanat tartışmalarının merkezinde yer almayı sürdürüyor.
 
Düşsel Müze, eserler arasındaki diyaloğun öneminin altını çizerken, sanat tarihinin ideal diyaloğunun, imgelemimizdeki düşsel müzede ve ancak eserlerin karşılaştırılmasıyla gerçekleşebileceğini vurguluyor. Malraux, fotoğraf ve çoğaltma tekniklerinin gelişmesiyle, yalnızca Batı sanatının değil, farklı kıtaları kapsayan bütünlüklü dünya sanatının eşsiz örneklerinin bir araya gelebildiği, birbirleriyle konuşabildiği bir çağdaki başkalaşımın, algı değişiminin alışageldiğimiz sanat tarihi okumalarını nasıl değiştirdiğini, yeni ilişkilendirme olanakları sunduğunu, Müze’nin duvarlarını yok ettiğini anlatıyor.
 
Malraux sanat tarihini önce parçalara ayırıyor daha sonra yeni bir bakış açısıyla tekrar bir araya getiriyor. Malraux’nun soruları bugün de geçerliklerini sürdürüyor, dijital çağın yeni olanakları karşısında sanat yapıtının tekilliğini korurken aynı anda ağın dört bir yanında varoluşunu sürdürmesi arasında yaşanan gerilimin ve buradan doğan yeni teorilerin tarihsel arka planını sunuyor.
 
Malraux’nun ele aldığı eserlerin renkli röprodüksiyonlarının eşlik ettiği bu özel baskı, tüm sanatseverler için vazgeçilmez bir kaynak.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 228
En / Boy : 19 / 22,5
Kağıt Cinsi : Kuşe
Basım Tarihi : 12.2020
₺105,00

Assur kenti ve adını bu kentten alan krallık, MÖ 2. binyılın başlarında Kuzey Irak’ta, Dicle Nehri kıyısında kurulmuş ve MÖ 7. yüzyılın sonlarına kadar yaklaşık 1400 yıl neredeyse kesintisiz biçimde varlığını sürdürmüştür. Assur kral listeleri, bazı belirsizlikler olmakla birlikte, önce 1000 yıldan uzun süre Assur’da (Kalat Şerkat) sonrasında ise Yeni Assur Dönemi boyunca sırasıyla; Kalhu (Nimrud), Dur-Şarrukin (Horsabad) ve Ninive (Koyuncuk) gibi başkentlerde hüküm süren kralların adlarını içermektedir. Assur bu yönüyle, Önasya’da yönetim biçimini ve kurumlarını en uzun süre devam ettiren devletlerden biridir. Mezopotamya’da MÖ 4. binyılda şekillenen, Sümerlerin ve Akkadların katkısıyla gelişen devlet modeli, uzun tarihsel süreç boyunca Assurluların katkısıyla olgunlaşmıştır. Yeni Assur Krallığı’nın köklü Mezopotamya uygarlıklarından aldığı birikimle oluşturduğu bu model, krallık anlayışı ve saray planı, birimleriyle birlikte Önasya’da Assur sonrasındaki bütün krallıklar ve imparatorluklar tarafından benimsenmiş ve birçok yönüyle taklit edilmiş gözükmektedir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 440
En / Boy : 16,5 / 24
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2020
₺35,00

Hans Belting, modernliğin, tarihin ve nihayet insanın sonunun ilan edildiği çağdaş zamanlarda, modernlikten beri sanata yön vermiş olan “sanat tarihi”nin de sona erdiğini öne sürüyor.

“Sanat tarihinin sonu”, sanatın ya da sanatla ilgilenen bilimin sona erdiğine değil, sanatta ve sanat tarihi söyleminde yerleşmiş bir geleneğin bittiğine işaret ediyor. Sanat tarihinin kurduğu çerçeveye sığamayan çağdaş sanatın sonunda onu parçaladığını öne süren Belting, günümüzde sanat üzerine düşünmek ve yazmak için bambaşka bir yaklaşıma ihtiyaç olduğunu savunuyor. Özellikle İkinci Dünya Savaşı sonrasında Avrupa ve ABD’de modernizm ve avangardın seyrini izleyerek, çağdaş sanattaki gelişmelerin kökenlerini ve sonuçlarını irdeliyor. Yüksek/düşük kültür ayrımı, sanat eleştirisi karşısında sanat tarihi, modernizmin sanat tarihinde icat edilişi gibi meselelere eğiliyor.

“Modernizmin mücadelesini verdiği tabulardan kurtuluş, sanat hiç kimseyi kışkırtmaz olduğundan beri değerini yitirdi Modernizmin icadı olan burjuva-karşıtı avangardın meydan okuması, burjuvazinin çöküşüyle birlikte avangard da düşmansız kaldığı için, ortadan kalktı. Bir “seçkinler kültürü” imgesi etrafında yapılan tartışma, herkesin kendi seçimini yapabileceği bir kitle kültürü düzeyinde hükümsüzleşti. Son olarak da, kimliğin ya da çelişkinin yeri olarak tarih, her yerde hazır ve nazır ve kullanılabilir olduğu ölçüde, otoritesini yitirdi. Böylelikle tarihsel kültürümüze yön veren imge olarak sanat tarihi de ortadan kalktı.”

-Hans Belting


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 343
En / Boy : 13 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2020
₺60,00

Vincent van Gogh, Leonardo da Vinci, Raffaello Sanzio, Vladimir Tatlin, Pieter Bruegel, Hans Holbein, Louis Gallait, Andrew Wyeth ve daha kimler kimler...

Her biri resim sanatının ustaları, görsel sanatlarda birer dâhi...

Resim sanatıyla ilgilenen de, ilgilenmeyen de gördüğü an muhakkak tanır onların eserlerini.

Ancak bu eserlerin bir de bilinmeyen yönleri vardır ki ayrıca bir kitap konusudur.

Umberto Arte İle Sanat eşsiz eserlerin ve dâhi yaratıcılarının bilinmeyenleriyle dolu, gerçek bir “sanat okuyuculuğu” rehberi.

Yolu daha önce hiçbir sanat eseriyle kesişmemiş olanların bile keyifle ve kolaylıkla içine dahil olabileceği, son derece lezzetli ve tatmin edici bir sanat sohbeti vaat ediyor bu kitap...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 424
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : Kuşe
Basım Tarihi : 3.2021
₺133,00

“Bazen bir manzara orada yaşayanların hayatları için bir dekordan ziyade ardında mücadelelerinin, başarılarının ve kazalarının vuku bulduğu bir perde gibidir. Orada yaşayanlarla birlikte perdenin ardında olanlar için köşe taşları artık yalnızca coğrafi değildir, aynı zamanda biyografik ve kişiseldir.”

Berger’ın tüm yapıtı yeniden hayal etmeye, farklı biçimlerde görmeye bir davet niteliğinde. Yazı yazmak Berger için her zaman “devrimci” bir eylem olmuştur. Berger’ın düşüncesini şekillendiren bireylerden –demek yoldaşlardan– söz eden yazıları bir araya getiriyor Portreler’in kardeşi Manzaralar: Antal, Raphael, Brecht, Barthes, Benjamin. Yanı sıra haritalar, patikalar, mekânlar, köyler, kasabalar, kentler, tarihsel zamanlar. Özetle bir “hikâye anlatıcısı”nı oluşturan, var eden şeyler.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 264
En / Boy : 13,5 / 21,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2019
₺42,75

“Bazen bir manzara orada yaşayanların hayatları için bir dekordan ziyade ardında mücadelelerinin, başarılarının ve kazalarının vuku bulduğu bir perde gibidir. Orada yaşayanlarla birlikte perdenin ardında olanlar için köşe taşları artık yalnızca coğrafi değildir, aynı zamanda biyografik ve kişiseldir.”

Berger’ın tüm yapıtı yeniden hayal etmeye, farklı biçimlerde görmeye bir davet niteliğinde. Yazı yazmak Berger için her zaman “devrimci” bir eylem olmuştur. Berger’ın düşüncesini şekillendiren bireylerden –demek yoldaşlardan– söz eden yazıları bir araya getiriyor Portreler’in kardeşi Manzaralar: Antal, Raphael, Brecht, Barthes, Benjamin. Yanı sıra haritalar, patikalar, mekanlar, köyler, kasabalar, kentler, tarihsel zamanlar. Özetle bir “hikaye anlatıcısı”nı oluşturan, var eden şeyler.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 264
En / Boy : 13,5 / 21,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2019
₺48,75

“Babam evimizin samanlığında benim için bir atölye yapmadan çok önce orada pinpon masası vardı. Birlikte oynamayı çok severdik. Ben ergendim, o altmışlarındaydı. Aşağı yukarı denk oyunculardık; bazı günler ben kazanırdım, bazı günler de o. Ama maçın sonucunun bir önemi yoktu, bizi oynamaya sevk eden başka bir şeydi: Esas arzumuz şansı ne kadar zorlayabileceğimizi görmek ve alıp verme oyununu bir lütufa çevirmekti. Elbette nadiren böyle oluyordu ama ara sıra oluyordu ve o zamanlarda her şey yerli yerine oturuyordu. Ritim, hareket ve jestler, zamanlama, hepsi tek bir edimin birliğinde toplanıyordu.

“İkimiz de çizimleri pinpon oynadığımızdaki aynı sevinçle ve umutla karşılardık.”

- Yves Berger


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 104
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2020
₺24,00

Sanatta gölgelere ışığın etkisini artırmak ve objelerin biçimlerini belirginleştirmek amacıyla sık sık başvurulmuştur. Gölgeler, betimlenen sahnenin atmosferini belirlemeye yardımcı olabilir ve resmedilen alanın dışında kalan öğelerin varlığını açığa çıkarmak amacıyla kullanılabilir. Dünyanın en önemli sanat tarihçilerinden 
E.H. Gombrich, ilk kez National Gallery’de düzenlenen bir sergi vesilesiyle yayınlanan bu ilginç kitapta Batı sanatında gölgelerin izini sürüyor. 

Gombrich mitler, efsaneler ve felsefede gölge kavramının muğlak doğasına değinirken; ışığın kaynağının yeri, aydınlanan objenin biçimi, gölgenin düştüğü yüzey ve izleyicinin pozisyonu gibi belirleyici unsurları da ayrıntılı biçimde inceliyor. Gombrich Rönesans’tan 17. yüzyıla kadar sanatçıların gölgeleri nasıl betimlediğini ya da bazen nasıl görmezden geldiğini Caravaggio, Rembrandt, da Vinci gibi ressamların eserleriyle örneklendiriyor. Ayrıca takip eden yıllarda Romantik, İzlenimci ve Gerçeküstücü sanatçıların resimlerinde gölgeleri gerçekçilik 
ya da dramatiklik illüzyonu yaratmak amacıyla nasıl kullandıklarını anlatıyor. 

Gölgeler, renkli illüstrasyonlar içeren özel bir baskıyla sanatseverlerle buluşuyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 96
En / Boy : 18,5 / 22,5
Kağıt Cinsi : Kuşe
Basım Tarihi : 4.2020
₺112,00

Cem Behar Orada bir musıki var uzakta...’da Osmanlı/Türk musıkisinin on altıncı yüzyılda yaşadığı değişimin arkeolojisini yaparak, yeni siyasî, sosyal ve ekonomik koşulların imparatorluk başkenti İstanbul’da nasıl bir “tarz-ı Osmânî” musıkinin oluşmasına zemin hazırladığının izini sürüyor.

Kahvehanelerin açılmasıyla musıkinin Saray’dan halka inmesi, avâm/havass karşıtlığı, icraya yönelik Acem etkisi gibi olguları, güfte mecmuaları ve o döneme ilişkin (on altıncı yüzyılın ikinci yarısı) elimizdeki tek görsel kaynak olan bir minyatürün tasvirinden yola çıkarak inceleyen Cem Behar, musıki tarihimizde silinmez bir iz bırakıyor.

“Bugün bildiğimiz şekliyle geleneksel Osmanlı/Türk musıkisi esas itibarıyla ve kabaca bir tarihlendirmeyle ancak on altıncı yüzyılın ikinci yarısından itibaren oluşmaya başlar. Dolayısıyla da on altıncı yüzyılın ikinci yarısı ve on yedinci yüzyılın başları musıki geleneğimizde önemli bir eşik, bir kırılma noktası teşkil eder. Bugün bildiğimiz ve geriye doğru baktıkça tanıyıp teşhis edebildiğimiz Osmanlı/Türk musıki geleneğini hem yerleşik müzikal formlarıyla hem de teknik açıdan makam ve usûl anlayışıyla, kullanılan çalgılarla ve en önemlisi elimizdeki repertuardaki eserlerle ve bunların bestecileriyle anlamlı bir biçimde on altıncı yüzyılın ikinci yarısından öncesine götürmenin pek imkânı yoktur.”


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 264
En / Boy : 16,5 / 24
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2020
₺52,00

Tarihli Sanat adlı web sayfası ve aanatın tarihi (@sanatntarihi) rumuzuyla yaptığı paylaşımlardan tanıdığımız Celil Sadık, bugüne dek sosyal medya çağının tüm nimetlerinden faydalanarak yüz binlerce takipçisini zamanda yolculuğa çıkardı. Bu kitaptaysa uygarlığı biçimlendiren sanatçılar ve eserlerinin öykülerini, olabilecek en romansı ve yalın dille anlatıp bir gizem avına dönüştürüyor. Üstelik Leonardo, Michelangelo, Caravaggio ve Bernini üzerinde durduğu bu ilk cilt, sadece bir başlangıç!

Uygarlık tarihinin ikonik isimleri üzerinden yaptığımız bu okumada sanatçıların hayatından en az bilinenleri öğrenmekle kalmıyor, eserlerinde saklı sırları da birer birer deşifre ediyoruz.

Polisiye kurgunun matematiğiyle sanat tarihinin gizemlerini buluşturan bu yeni evrene hoş geldiniz!

Günümüzde sanat tarihi ile ilgilenenlerin meraklı insanlar olduğunu düşünüyorum. Hayatın özüne varmak; geçmiş ve geleceği bir araya getirip ikisini birden okumak ve çağımızın olanca hızına rağmen yavaşlayıp küçük bir nefes almak isteyen insanlar…

-Celil Sadık


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 224
En / Boy : 16 / 24
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2019
₺88,90

Lascaux, Chauvet ve Altamira gibi mağaraların duvarlarında bulunan hayvan resimleri ve semboller bize geçmiş dönem insanlarının zihinleri hakkında ne söyler?

Antropolog ve kaya sanatı tarihçisi David Lewis-Williams Mağaradaki Zihin isimli çalışmasında Paleolitik (yontma taş) dönem insanının mağara duvarlarına çizdiği imgelerin düşünsel ve itkisel serüvenini anlatıyor.

Lewis-Williams evrim, sinirbilim ve yapısalcı antropolojinin ışığında insanın atalarının karanlık gizemine ve bilincimizin doğasına büyük bir ustalıkla ışık tutuyor.

“İnsanlık serüvenin en etkileyici dönemlerinden birinin büyüleyici analizi.”

- Colin Renfrew, Cambridge Üniversitesi

“Dâhiyane bir başyapıt.”

- Jean Clottes


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 312
En / Boy : 16,5 / 24
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 9.2019
₺63,00

“Müzik hayatımın vazgeçilmezi. Kendimi bildim bileli bestecilerin yapıtlarını kaleme alırken nelerden esinlendiğini merak ederim. Doğa olayları, mitler ve tarihi hikayeler bestecilere ilham kaynağı olagelmiştir. Ancak pek çok besteci müziklerinde çiçeklere büyük anlamlar yükleyerek eserlerini yaratmıştır. Rachmaninov, Schumann, Schubert, Chopin, Mozart ve daha nice büyük bestecinin eserlerine ilham kaynağı olan çiçeklerin aslında her birinin ayrı bir mesajı olduğunu biliyor musunuz? Hatta çiçeklere modern çağda yüklenmiş anlamlarının İstanbul’da padişah hareminden çıktığını? Siz de benim gibi meraklı biriyseniz mitoloji ve modern tarih bilgilerini kendi fantezi dünyasında harmanlayan Gülfam Göknar’ın bu eşsiz kitabını bir solukta okuyacaksınız”

- İbrahim Yazıcı, Orkestra Şefi-Piyanist

“Arkadaşı olmakla gurur duyduğum Gülfam Göknar yine gönülleri fethedecek bir kitap yazdı. İçindeki güzellikleri ve bitmeyen müzik aşkını şimdi de çiçeklerle birleştirdi.

Kalbinin güzelliği çiçeklere, ruhunun duruluğu müziğe yansımış..

‘Gül’ ile başlayan isimlerimiz, yan yana geldiğimizde eksilmeyen kahkahalarımızla, ömür boyu süren dostluğumuzu güzelleştiren Gülfam’cığımı, bu incelikli ve özenli çalışması için tüm kalbimle kutluyorum.

Daha nicelerine.. Hepinize keyifli okumalar.”

- Gülsin Onay, Devlet sanatçısı-piyanist

“Gülfam Göknar çok az işlenmiş bir tema olan klasik müzik eserleri ve çiçekler arasındaki ilişkiyi ele aldığı kitabında hayret verici bağlantılar sunuyor, benim gibi klasik müzik alanında çok şey bildiğini düşünen tutkulu bir dinleyiciye de yepyeni keşifler yaptırıyor. Göknar düşler dünyasına yolculuk ettiği ‘sihirli bahçesi’ne okurlarını da davet ederek onları klasik müzik eserleri eşliğinde nefis kokulu çiçeklerin arasında hiç unutmayacakları bir gezintiye çıkartıyor”.

- Serhan Bali, Andante Klasik Müzik Dergisi Genel Yayın Yönetmeni


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 136
En / Boy : 18 / 24,5
Kağıt Cinsi : Kuşe
Basım Tarihi : 4.2019
₺71,82

Bölüm I
-Tasarım Gerekliliği

Bölüm II
-Tasarım Politikaları

Bölüm III
-İşlev ve Estetik

Bölüm IV
-Tasarım Alan Örnekleri


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 86
En / Boy : 15 / 21
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 4.2019
₺67,50

eykel nedir? Bu sanat dalıyla ilgili başlıca unsurlar, kavramlar, teknikler ve yöntemler nelerdir? Biçimsel ve kavramsal açıdan heykel dünden bugüne nasıl bir dönüşüm geçirmiştir? Malzemeyle somutlaşan diğer sanat türleriyle heykelin ilişkisi nasıldır?

‘Heykel olan’ ve ‘heykel olmayan’ arasındaki sınırın belirsiz hale gelmesi yüzünden, kimileri bu soruları yanıtlamanın zorlaştığını, kimileriyse gereksiz hale geldiğini düşünüyor. Kafaların karışık olması doğal; çünkü ‘her şey heykeldir’ ya da ‘her şey heykel olabilir’ gibi bir algının, ortamın içindeyiz.

Mehmet Yılmaz, ele aldığı konuları kolay anlaşılır bir dille anlatıyor. Temel teknik uygulamaları görseller eşliğinde açıklıyor; simgesel önemdeki örnekler üzerinden ilerleyerek konuyu adım adım güncele taşıyor.
Ana uğraşı heykel olanların yanı sıra çağdaş kültürle ilgilenenler için de bir başvuru kitabı.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 224
En / Boy : 16,5 / 23,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2019
₺85,00

Sanat yaşamı anlamlandıran,başlı başınabir dünya, bir kültür değeridir. Sanatdünyayı anlamamızı, anlamaya çalıştığımız bu dünyayı değiştirmeye çalışmamızı ve değiştirirken değişmemizi sağlayan bir değerdir.Yalnız bu değerler bile sanatın okul izlencelerinde yer alması, öğretilmesi ve öğrenilmesi için haklı gerekçeleri oluşturur.

Günümüzde görsel kültürü de içine alarak kapsamı genişleyen sanateğitimi, disiplinler arası bir boyut kazanmıştır.Ancak yetkin bir sanateğitimi,hem kapsamı genişleyen sanata ve hem de değişen dünyayauyumu sağlamaya yardımcı olacaktır. Sanat eğitimi alanında Türkiye'nin en önemli isimlerinden olan Prof. Dr. Olcay Tekin Kırışoğlu'nunsanat ve eğitim konularında ufkumuzu genişleten değerli bir çalışma.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 240
En / Boy : 16,5 / 23,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2019
₺85,00

Türkiye’de Batılı anlamda tuval resminin gelişiminde önemli bir yeri olan “Asker Ressamlar” kuşağının güçlü temsilcilerinden olan Hüseyin Zekâî Paşa (1860-1919), sadece yaptığı resimlerle değil, arşiv, belgeleme, fotoğrafçılık, müzecilik, koleksiyonculuk ve sanat yazarlığı gibi farklı alanlardaki faaliyetleriyle de sanat tarihimizde öncü bir rol oynamış ve dönemin kültür sanat hayatına önemli katkılarda bulunmuştur. II. Abdülhamid döneminde Yıldız Sarayı’nda yaklaşık otuz yıl boyunca önemli görevlerde bulunan ve yaşamı süresince ürettiği az sayıda eserin çoğu bugün müzelerde olan Zekâî Paşa’nın ölümünün üzerinden neredeyse yüzyıl geçmesine rağmen yaşamı ve eserleri ile ilgili bir kitap yayımlanmamıştır.

Bugün isimlerinden övgüyle bahsedilen; fakat yaşamları, fikirleri ve eserleri hakkında detaylı bilgiye sahip olamadığımız Osmanlı ressamlarıyla ilgili olarak, sanat tarihi literatüründeki eksiklikleri doldurmak ve söz konusu araştırmalarda dönemin kaynaklarına inilmesinin gerekliliğini vurgulamak amacıyla Bozlu Sanat Yayınları tarafından bir kültür hizmeti olarak yayımlanan bu kitapta, Hüseyin Zekâî Paşa’nın yaşam öyküsü sanatçının torunu ile yapılan görüşmeler, dönemin kaynakları ve arşiv belgelerinden faydalanılarak yeniden yazılmış, sanatçının yaşamı ve eserleri hakkındaki bilgiler metni destekleyici fotoğraflar, resimler ve belgeler eşliğinde okuyucuya sunulmuştur. Sanatçının mimarlık, sanat tarihi, hat, tezyinat, fotoğrafçılık, arkeoloji, müzecilik, resim, koleksiyonculuk ve eski eserlerin korunması gibi konulardan bahsettiği, 1913 tarihli Mübeccel Hazineler isimli kitabının tamamı metnin rahatça anlaşılması için sadeleştirilerek yayımlanmış, kitapta yer alan orijinal fotoğraflar ve dipnotlarla zenginleştirilmiştir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 107
En / Boy : 22 / 26
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2019
₺117,00

İnşa malzemesi olan kayanın, mimariye yön verdiği bölgelerin başında Kapadokya gelir. Bölgenin işlenmeye elverişli doğal kayaları, yüzlerce yıl boyunca bölgeye yerleşen tüm topluluklar için ana inşa malzemesi olarak kullanılmıştır. Kapadokya bölgesinde günümüze ulaşan mimarlık tarihi örnekleri arasında, kayadan oyulmuş kiliseler ve sivil konutların ön plana çıktığı görülür. Bölgenin mimaride ana inşa malzemesi olan kayaların tüm yapı türleri için tercih edildiği gibi cami yapımında da kullanıldığı ve bu biçimlendirmenin düşünüldüğünden daha yaygın olduğu elinizde bulunan bu çalışmayla tespit edilmiştir. Nevşehir, Kayseri, Aksaray ve Niğde’de örnekleri bulunan kaya oyma camiler, bölgenin mimarisine yön veren isimsiz kaya ustalarının elinde şekillenmiştir. Bulundukları yerler değerlendirildiğinde kırsal mimarlık ürünleri oldukları anlaşılan kaya oyma camiler, saptanan 55 örnek üzerinden ilk kez bütün halinde ele alınmış ve değerlendirilmiştir. Özellikle 20. yüzyılın ikinci yarısında (modernleşme gayretiyle) yakınlarına inşa edilen betonarme-kâgir camilerin kullanılmaya başlanması, doğayla savaşmadan ona uyum sağlayanların ürettiği kaya oyma camilerin boş kalmasına ya da işlev değiştirmesine neden olmuştur.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 368
En / Boy : 16,5 / 24
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2018
₺90,20

Türkiye’de 200 kadar kamu müzesi ve birimi ile yaklaşık 200 özel müze var…

Yabancı turistlerin, müzelerimizdeki dünyada benzeri olmayan, eşsiz, tarihsel, kültürel ve dinsel yapıtları hayranlıkla, ilgiyle, hatta bazılarının da kıskançlıkla izlediklerini bilirsiniz!

Çünkü Anadolu, dünyada uygarlıkların filizlendiği, önemli bir küçük kıtadır. Bu nedenle, kökeni Yunanca “anatoliki” (doğusal)olan “Anadolu” sözcüğüne, yabancı dillerde “AsiaMinor (Küçük Asya)” adı takılmıştır.

Bu topraklarda, tarih öncesinin önemli uygarlıklarının yanı sıra, tarih boyunca adı bilinen 42 uygarlık, çeşitli izler bırakmıştır. Türkiye sınırları içinde yaklaşık 3.000 antik kentin varlığı saptanmıştır. Bu kitapta, bu yerleşmelerden yalnızca birinde, Antalya’da ünlü heykelcilik okuluna sahip Perge antik kentinde, son yarım yüzyılda yaşanan, uluslararası boyutlardaki “tarihsel miras kaçakçılığı olayları” anlatılıyor.

Bu olayların başında, ulusal ve uluslararası düzeyde, 31 yıl süren çabalarımla geri kazanılan, “Yorgun (Heracles) Herkül” heykeli geliyor. Mermer heykel, altı ile birleştirildikten sonra, artık Antalya Müzesinde sergileniyor.

Bir başka Perge yapıtı ise ABD’de 11 milyon dolarlık değere ulaşan, ulusal ve uluslararası 5 yıllık uğraşılarımdan sonra geri getirttiğim “Çelenkli (Girland) Lahit” de yine Antalya Müzesinde sergileniyor.

Bunları Perge’de bulan, kaçırılmalarının mimarı olan, kitabın adına da soyadı yansıyan Süleyman Çoban, mitolojik bir yaratık değil! Perge’deki çeşitli Herkül ve öteki tarihsel yapıtları bulup antika dünyasına pazarlayan bir köylü olup kitapta ilginç maceraları anlatılıyor.
Her olayla bağlantılı ulusal ve uluslararası hukuki belgeler de ilk kez kitapta açıklanıyor. Ayrıca ulusal ve uluslararası yayımlanmamış bazı söyleşilerim de ilk kez burada okura sunuluyor!


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 320
En / Boy : 16 / 24
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2018
₺30,00

Sanatı almanın ilk yolu sanat tarihi hakkında bilgi sahibi olmaktan geçiyor. Sanatla ilgilenenlerin bir eserle ilgili düşüncelerini berraklaştırmaları konusunda sanat tarihi engin bilgiler sunuyor. Sanatı Anlamak, binlerce yıllık sanat tarihi karşısında işe nereden başlayacağını düşünen sanatseverlere sade, anlamlı ve tatmin edici ipuçları veriyor. “Sanat nedir?” sorusuna yanıt arayanların güncel sanatın karmaşık dünyasında yolunu kaybetmeden ilerlemesine yardımcı olan kitap, içerdiği görsellerle oldukça anlaşılır bir yol haritası sunuyor.

Estetik değer yargılarının zaman içindeki değişimi, bir resmin ötesinde bakmak, günümüz sanatını değerlendirme yöntemleri, müzelerin ve galerilerin sanat dünyasındaki rolü, sanat tarihinin nasıl sınıflandırıldığı gibi hususlarda önemli bilgiler içeren Sanatı Anlamak, sanatseverlerin sık sık başvurabileceği yararlı bir kaynak niteliği taşıyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 224
En / Boy : 13 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2018
₺36,00

“Neden bazı sanat yapıtları diğerlerinin önüne geçer? Sıradanlıktan sıyrılan sanat üretimi izleyicisine daha derin bir haz verir. Sanatı Büyük Yapan Nedir dünyanın her yerinden farklı zamanlara ait çarpıcı resim ve heykellerden oluşan seksen yapıtlık bir seçkiyi ayırt edici nitelikleriyle sunmaktadır. Bazı yapıtlar başarısını kompozisyon ve renge, bazıları izleyicide bıraktığı içgörüye, bazıları ise iletisini etkileyici biçimde aktarmasına borçludur. Andy Pankhurst ve Lucinda Hawksley’in elinizdeki öz ve açıklayıcı metni, her çağdan çığır açan sanatçıların yapıtlarındaki özgün niteliklere yeni bir gözle bakma olanağı sağlamaktadır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 224
En / Boy : 18,5 / 13,5
Kağıt Cinsi : Kuşe
Basım Tarihi : 11.2018
₺63,20

Modern Sanattan Sonra 1945-2017, yirminci yüzyılın ikinci yarısına damgasını vuran “aykırı sanat” anlayışını tüm yönleriyle ele alıyor. Sanatta gelenekten kopuşun günümüzde vardığı noktayı Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa sanatı arasındaki ilişkiler bağlamında değerlendiren yazar David Hopkins, geçmişte ileri sürülen sanat kuramlarıyla güncel kuramları da özenle irdeliyor.

Kitapta, Jackson Pollock, Robert Rauschenberg, Andy Warhol, Joseph Beuys, Louise Bourgeois, Cindy Sherman, Shirin Neshat gibi güncel sanatta öne çıkan sanatçıların yanı sıra sıklıkla kavramsal sanatla özdeşleştirilen Jeff Koons, Tracey Emin, Matthew Barney, Damien Hirst gibi ses getiren sanatçıların yapıtlarına ayrıca yer veriliyor. Soyut Dışavurumculuk, Minimalizm, Kavramsal Sanat, Performans Sanatı dahil tüm avangard ve güncel sanat eğilimlerinden bahsedilen kitapta, sosyolojik ve siyasi olayların sanat dünyasındaki etkileri anlatılıyor.

Modern Sanattan Sonra 1945-2017, çağdaş sanat dünyasının bazen akıllara durgunluk veren bazen de kendine bırakan güncel yapısı üretilen yapıtlar ve ardındaki düşünsel zemin hakkında bilgi sahibi olmak isteyen tüm okurlar için bütüncül, dinamik, tatmin edici bir okuma serüveni sunuyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 400
En / Boy : 15 / 23
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 11.2018
₺61,60

21.yüzyıl sanatıyla karşılaşanların aklına gelen “Bu sanat mı?” sorusu, pek çok kuramcıyı, sanat tarihçisini ve yazarı bu konu üzerinde daha fazla yazmaya yöneltiyor. Sanatı sanat kılan değerlerin kökten değiştiği 2o.yüzyıl, çağdaş sanatı şekillendirirken en çok şaşırtmayı ve sansasyon yaratmayı mı hedefledi? Üretilen yapıtlar arasında döneme damgasını vuranlar olacak mı yoksa hepsi sabun köpüğü gibi yok olup gidecek mi? Sıradan bir duvarda bile karşılaşılabilen yapıtların, örneğin formaldehit dolu bir tank içinde sergilenen inek ve buzağı bedenlerinin sanat olarak kabul edilmesini kim sağlıyor? Çağdaş sanat söz konusu olduğunda galeriler, müzeler, sanat enstitüleri nasıl bir görev üstleniyor? Ya bienaller, trienaller, sanat fuarları ve sergiler; sanatın izleyiciyle buluşmasında sahip oldukları rol önceki yüzyıllara göre nasıl değişti? Bu ve benzeri pek çok soruya açıklık getiren Çağdaş Sanatı Anlamak, çağdaş sanatı bir bağlama oturtmakla başlıyor. Yerleştirmeden arazi sanatına, interaktif projelerden dijital medya kullanımına kadar çağdaş sanatın üretiminde tercih edilen farklı yöntemlerin ele alındığı kitapta önemli sanatçılara, farklı temalara ve aykırı örneklere de değiniliyor.

Çağdaş Sanatı Anlamak, çağdaş sanatla arasında mesafe olduğunu düşünen, çağdaş sanatı anlamak isteyen ve bir Rönesans eseriyle günümüzde üretilen bir çalışmaya bakmak arasındaki farkı merak eden okurlar için faydalı bir kılavuz niteliği taşıyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 271
En / Boy : 13 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2018
₺56,00

Cumhuriyet dönemi sanat tarihimizin sıradışı figürlerinden biri olan; yirmi yıl önce kaybettiğimiz sanat tarihçisi ve eleştirmen Sezer Tansuğ’un, en önemli eseri sayılabilecek, adeta bir kült haline gelmiş, yayınlandığı günden bu yana sürekli polemik konusu olmuş Şenlikname Düzeni adlı kitabı, 1961 yılındaki ilk yayınlanışından neredeyse 60 yıl sonra yeniden okurla buluşuyor!

Tansuğ’un, 3. Murad Surnamesi minyatürlerinden hareketle kaleme aldığı Şenlikname Düzeni, öne sürdüğü tezle çığır açıcı bir keşfi ortaya çıkaran, bugün de sanat tarihi literatürümüzdeki önemini yitirmeyen temel bir metin.

Osmanlı minyatür sanatındaki etkilere ve tarihi devamlılığa dair ilk inceleme olan Şenlikname Düzeni, görsel geçmişimizi, Osmanlı sanatını, duygu ve düşünce dünyasını, minyatürün zaman ve mekan algısını, eşzamanlılık ilkesini, plastik sanatlarda geleneğin payını incelerken, bir çevredeki dünya görüşünün, hayata bakışın, tasvir sanatıyla ilişkisini görmeye ve göstermeye; eser ile arkasındaki hayat ilişkisini birinci dereceden önemseyerek, sanatımıza uygulamak üzere kendi ilke ve yöntemlerimizi bulmaya yönelik atılmış önemli bir adım. Aradan geçen 60 yıla rağmen tazeliğini ve özgünlüğünü koruyan bir eser.

“Sezer Tansuğ’un Şenlikname Düzeni tekrar tekrar okuduğum, beni çok düşündüren bir kitaptı. Perspektif meselesi üzerine akıllıca birtakım mülahazalar vardı. (...) Sezer Bey’in sorusu buydu. Harika bir soru, ben vuruldum bu soruya. O kendine göre, Tanpınar’ca ifade edeyim, çünkü öyle anlamıştım ilk okumamda, daha organik ya da bütünlüklü bir dünyanın, insanının zamanı ve mekânı içinden yaşamasının yansıtılması gibi bir cevap veriyordu. (...) İlginç bir cevap, en azından düşündürücü, hala beni düşündürüyor.”

- Cemal Kafadar


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 220
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2018
₺49,00

Ana Akımlara, Eserlere, Temalara ve Tekniklere Yönelik Cep Kılavuzu.

Özenle derlenmiş bilgiler, olağanüstü görseller, faydalı eser analizleri, sanatın belli başlı dallarında kullanılan temalar, teknikler. Önemli türlere, akımlara, eserlere, temalara ve tekniklere yönelik cep kılavuzları… hep kitap’tan sanatseverlerin elinden düşürmeyeceği yepyeni bir sanata giriş serisi! Serinin ilk kitapları Sanatın Kısa Öyküsü ile Fotoğrafın Kısa Öyküsü…

Sanat tarihindeki önemli akımlar, eserler, temalar ve teknikler. Sanat neden, nasıl ve ne zaman değişti? Kim öncülük etti? Sanata yön veren eserler nerede ve nasıl üretildi, hangi temalar baskındı?

Susie Hodge, Sanatın Kısa Öyküsü isimli kitabında, sanat tarihindeki önemli kavramları açıklıyor, birbirleriyle ilişkilerini inceliyor, elli önemli sanat eserinin analizini sunuyor, hangi tema ve tekniklerin kullanıldığını irdeliyor. Verdiği kısa ve faydalı bilgiler sayesinde sanat tarihinin karmaşık görünen labirentlerinde ilerlemeniz için elinize bir fener tutuşturuyor.

Sanatsal jargonun önündeki engelleri de kaldıran bu kitap sayesinde büyülü sanat dünyasından hiç ayrılmak istemeyeceksiniz!


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 224
En / Boy : 14,8 / 21
Kağıt Cinsi : Kuşe
Basım Tarihi : 9.2018
₺55,25

Basım Dili : İngilizce
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 66
En / Boy : 23 / 31,5
Kağıt Cinsi : Kuşe
Basım Tarihi : .2006
₺36,90

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 403
En / Boy : 16 / 23
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 12.2000
₺7,38

Ayasofya, Fatih Sultan Mehmed’in İstanbul’u fethinden sonra bir İslâm geleneği olarak camiye çevrilmiş ve bu tarihten itibaren de şehrin ulu camii olmuştur. Osmanlılar harap halde buldukları bu yapıyı sık sık tamir ederek günümüze ulaşmasını temin ettiler. Abdülmecid devrine gelindiğinde camide tekrar büyük bir tamire ihtiyaç hasıl olmuştu. Sultan Abdülmecid bu tamir için Mimar Gaspard Fossati’yi vazifelendirmiştir. Bu tamirat esnasında yaklaşık sekiz yüz işçi çalışmış, bina neredeyse tamamen elden geçirilmiştir.

Mimar Gaspard Fossati, Ayasofya’nın içini ve dışını gösteren 25 adet çizim hazırlamıştır. Çizimleri 1852 yılında albüm olarak Fransızca bastırmıştır. Bu albüm yayını ise bugün Başbakanlık Osmanlı Arşivi Kütüphanesi’nde yağlıboya ile yapılan kutulu nüshadır. Az sayıda ve uzun zaman önce basılan bu albümün yeniden günümüz teknikleri kullanılarak büyük ebatta orijinale yakın boyda Fransızca, Türkçe, Arapça ve İngilizce olarak yayınlamıştır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 80
En / Boy : 39,5 / 29,5
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 3.2015
₺507,00

Günümüz sanatı, bir yandan üretim biçimi olarak son kırk-elli yıla yayılan ileri düzeyli teknolojik yeniliklerden payını alırken, öte yandan da Modernizm'in ortaya koyduğu evren algılamasıyla hesaplaşan bir dizi kırılmayı bünyesinde barındırıyor. Bu hesaplaşma, Modernizm'in evrensellik, biriciklik, orijinallik ve aidiyet meselelerini sorgularken, yerine merkezin ötelediği mikro söylemleri ve politikaları, türler arasındaki ayrımların dumura uğratıldığı plüralist bir dünya algısını ve müellefin/sanatçının ölümünü ilan eden teorik altyapıları yerleştiriyor.

Sanat kurumunun, müzelerin ve beyaz küp galerilerin yıkımına soyunmuş avangard çıkışlar, bir şekilde pazarın işleyişine teslim olurken, epeyce bir süredir estetiğin bir kriz içinde olduğu söyleniyor ve sanatçıların simgesel sermayeden pay almaksızın küresel bir dolaşıma girmelerinin olanaksızlığı dile getiriliyor.

Öte yandan postmodern süreçte sanatın çok yönlü, çok dilli yapısı; dilsel, performatif ve kavramsal önermelerin, teknolojik yeniliklerle uzam ve zaman algısında köklü değişimler sunan sofistike düzeneklerin tümünü birden içeren parçalı, karmaşık ve eklemli bir yapılaşmayı görünür kılıyor.

Postmodern Kırılmalar, özellikle sanattaki modern sonrası paradigma değişimine odaklanıyor ve günümüz sanatının uygulayımsal ve düşünsel süreçlerini irdeliyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 205
En / Boy : 17 / 23
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2013
₺47,15

Bir sanat eserini sanat eseri kılan nedir? Ünlü düşünür ve sanat eleştirmeni Arthur C. Danto bu çok temel ve bir o kadar da karmaşık soruya yanıt arıyor. Sanat Nedir sanatın tanımlanamaz bir kavram olduğu yönündeki yaygın kanıya meydan okuyarak evrensel anlamı meydana getiren niteliklerin peşine düşüyor.

Danto'ya göre bir şeyin sanat eseri olduğunu belirleyen iki ana kriter vardır: Anlam ve cisimleşme. Sanat seyircisi de bunlara üçüncü kriter olarak yorumu katar. Danto argümanını oluştururken Platon'un Devlet'inden başlayarak Descartes, Kant, Hegel ve Heidegger gibi düşünürlerden yararlanıyor; Michelangelo, Poussin, Manet, Duchamp ve Warhol gibi sanatçıların eserlerini ele alıyor. Bu düşünsel yolculukta Sistina Şapeli'nin muhteşem tavanı, Duchamp'ın pisuarı, Warhol'un kutuları gibi dönüm noktası niteliğinde eserler bize eşlik ediyor. Danto'nun felsefi irdelemesinde, sanata dair pek çok güncel soruya da ufuk açıcı yanıtlar sunuluyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 168
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2017
₺16,80

Basım Dili : İngilizce
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 605
En / Boy : 26 / 34
Kağıt Cinsi : Kuşe
Basım Tarihi : .
₺392,00

“Duchamp için kendi başına sanat diye bir şey yoktur, sanat bir şey değildir, bir araçtır, düşünceleri ve duyguları iletmek için kullanılan bir kablodur. Büyük Cam, mekanik formları nedeniyle avangart bir yapıt olarak görülecekse, bu formların ne söylediğine bakıldığında avangard olmadığı düşünülecektir – bir efsane, grotesk, büyüleyici bir hikâye söz konusudur burada.”

“Duchamp’ın yapıtı, medeniyetimizin geleneksel sanatına ve düşüncesine dair bir izlek üzerine, daha öncekilere eklenen bir çeşitlemedir. Bu izleğin iki yönü vardır: Aşk ve bilgi. Konusu tektir: Gerçekliğin doğası.”

- Octavio Paz

Nobel ödüllü büyük şair ve edebiyatçı Octavio Paz, bu benzersiz denemesinde çok sevdiği Marcel Duchamp’ın başyapıtını, sanat tarihinin belki en tartışmalı, en gizemli eserlerinden biri olan Büyük Cam Panel’i (Bekârları Tarafından Çırılçıplak Soyulmuş Gelin, Hatta), çözümlüyor...

“Octavio Paz Meksikalı yazarların en büyüğü, İspanyolcanın büyük yenileyicisi ve dünyaya mal olmuş büyük bir şair ve denemecidir.”

- Carlos Fuentes


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 168
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2017
₺32,90

Bacon, Caravaggio, Cézanne, Dalí, Gaudi, Gauguin, Goya, Kandinsky, Leonardo da Vinci, Magritte, Matisse, Monet, Pollock, Rembrandt, Van Gogh, Warhol, Frank Lloyd Wright. Farklı ülkelerden, farklı akımlardan, sanat dünyasında iz bırakmış on yedi sanatçı. Ödüllü çizerlerin kitaplara özel çizdikleri illüstrasyonlarla her biri kendi başına da bir sanat eseri adayı olan on yedi kitap. hep kitap “İşte” dizisiyle sanatseverleri keyifli bir yolculuğa çıkarıyor. Dizinin bu ayki kitapları, İşte Caravaggio, İşte Goya ve İşte Magritte.

Geleneksel sanatın sona erişinin müjdecisi, modern sanatın babası... Geçmiş ile günümüz arasında sanatsal bir bağ. “Sanat için sanatçı”, sesini duyamadığı dünyanın karmaşasını resimleri ile tarihe not düşmüş, kişisel ifadenin ve bağımsız ruhun gerçek devriminin sinyallerini vermiş bir deha... Napoléon’un postalları tarafından ezilen, gerici hükümetlerin birbiri ardına geldiği, çok hızlı ve değişken bir çağda herkesin baktığı ama kimsenin tam anlamıyla görmediği bir şeye, insana tanıklık etmiş bir ressam: İşteGoya.


Yıllardır Goya üzerine çalışma yapan Wendy Bird’ün bilgi birikimi ve “It’s Nice That” tarafından 2011’in en gelecek vaat eden mezunu seçilen Sarah Maycock’un bu kitaba özel illüstrasyonları birleşiyor, sanatın kalbine harika bir define yolculuğu yapabilmeniz için Goya’nın sessiz dünyasının bir haritasını yaratıyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 80
En / Boy : 17 / 22,8
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2017
₺41,65

“Güzelin Güncelliği”, Gadamer'in 1974'te Salzburg'da verdiği ve sonradan gözden geçirdiği konferanslarına dayanır. Düşünür, burada öncelikle sanatın temelini araştırır ve bunu da “oyun” gücüne ait dürtülerde bulur. İkinci kavram “sembol” ise yunan geleneğine dayanır. Eski Yunan'da misafirleri hatırlamak için vedalaşırken onlara kırık parçalar verilirdi. Hatırlama, kendiliğindenlik ve başarıyla doldurulmuş bir edimdir. Bu edim, sanat karşısında gözlemcinin katılmasıyla eserde kendini kanıtlamadır.

Üçüncü kavram olan “festival” ise kendi zamanını yani iletişimsel nitelikleri yok eden zamanı oyuna dahil eder. Gablen'in “Zamanın İmgeleri”nden bu yana felsefe ile uğraşan akademik çevrelerde, 19. ve 20. yüzyıllardaki sanatsal değişim olgusuna, diğer bir ifadeyle eski estetiği özellikle Kant ve Hegel'in anlattığı anlamda, idealist estetiği aşan olgu konusunda, bu kadar büyük bir özen ve dikkatle, kültür zenginliği ile ve yenilikle pek az şey yazıldı.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Konya
Sayfa Sayısı : 96
En / Boy : 12 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2017
₺25,20

Türkiye’de Sanat ve Resim Üzerine

Çoğu 1980-1990 yıllarında sanat dergilerie yazılan bu metinlerin hâlâ geçerliliklerini korudukları söylenebilir. Türkiye’de sanat bugün her ne kadar büyük bir atılım içinde olsa da, o günden bu yana temel bazı konularda fark kaydetmiş sayılmaz.

Türkiye’nin bütün kaynakları gibi sanat da giderek tek bir merkezde, İstanbul’da toplanmış; sanatçı, sanat eğitimi, sanat seyri ve seyircisi yine İstanbul’da yoğunlaşmıştır. 1980-1990 yıllarından bu güne en büyük fark sanat pazarının canlanmış ve dış pazara bir derece daha açılmış olmasıdır. Buna karşın, 1980 ve 1990’larda Ankara’da yoğun bir şekilde var olan kültür ve sanat yaşamı çoğunlukla yine İstanbul’a kaymıştır. Bu yazılarda sözü geçen sanatçıların çoğu ise hâlâ etkin bir şekilde sanat yaşamımıza katkıda bulunmaktadırlar.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 228
En / Boy : 19,5 / 26
Kağıt Cinsi : Kuşe
Basım Tarihi : 12.2017
₺50,40

Tüm zamanların en büyük ustalarından biri olarak kabul gören, ilham kaynağı izlenimci sanatçı Edgar Degas’nın yaşamı ve eserleri üzerine kapsamlı bir referans kitap.

Yaşadığı çalkantılı sosyal ve siyasal dönem bağlamında sanatçının yaşamı, eğitimi, esin kaynakları ve bugüne ulaşan mirasına ilişkin dopdolu bir kaynak.

Ecole de Beaux Arts’da büyük ustaların üslubunda aldığı geleneksel eğitimden bir tarih ressamı olmasına, özgün üslup arayışlarına, gerçekçi yaklaşımını geliştirmesine ve nihayetinde modern yaşam ressamlığına uzanan sanat yaşamına ilişkin bir inceleme.

Kronolojik sırayla verilmiş eserlerin üslup ve içerik analizleri eşliğinde sanatçının pastel, çizim, yağlıboya, eskiz ve heykellerinden oluşan kapsamlı bir galeri.

Degas’nın en bilinen ve sevilen balerinleri, yıkananları, at yarışı sahneleri, kafe konserleri, manzaraları ve portrelerinden derlenen 500 görselle zengin bir seçkin


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 256
En / Boy : 22,5 / 29
Kağıt Cinsi : Kuşe
Basım Tarihi : 1.2018
₺154,00

Hz. Adem 'den günümüze kadar çeşitli din ve inanç çevrelerinde farklı yönleriyle ele alınan ve anlamlar yüklenen Tavus kuşları; ciddi ve özverili şekilde hazırlanmış bu kitapta. Sanat insanlarının yorum, değerlendirme ve istifadelerine sunulmuştur. İslam dininin temel kaynağı olan Kur'an-ı Kerim ile diğer din ve inançlardan gelen anlam ve sembolleriyle Tavus kuşu tasvirlerinin, uygarlıkların tarihi sürecinden süzülerek kazanmış olduğu anlam ve değerler bu kitapta somutlaştırılmıştır. Resim, heykel ve kabartmalarda en süslüsünden en soyutuna kadar söz konusu kuşların tür ve örneklerini de bu kitapta bulmak mümkündür. Anavatanı Hindistan olarak kabul edilen tavus kuşları, kültürel anlamlan itibariyle Hindistan'dan Çin'e. Mısır'a, Mezopotamya'ya, Iran, Kafkasya ve Anadolu üzerinden tüm Avrupa’ya yayılmış; birçok çevrede savaş tanrısı, bereket ve doğurganlığın simgesi, yeraltı dünyasının Oziris’i, ölümsüzlük ve yeniden doğuşun işareti, mutluluk ve şans getiren bir unsur, hükümdarlığın, bilgeliğin, zenginlik ve soyluluğun timsali,aâb-ı hayatın, cennet ve kutsal güzelliğin sembolü olarak düşünce dünyası içerisindeki yerini almıştır.

Türk kültür çevrelerinde saray, cami, medrese, türbe, hamam, çeşme, kervansaray, mezartaşları gibi mimari örneklerden başka halı, kilim, ahşap, alçı, çini, keramik ve madeni eserlerle tekstil gibi ürünlerde, hatta gelinlerin göz nuru olan, yastık, bohça gibi el sanatı eserlerinin çeşitli kollarında da anlam, tür ve form olarak farklı şekillerde işlenmiş tavus kuşu tasvirlerine rastlanmaktadır. Doğada yaratılmış canlıların en süslü ve gösterişlilerinden biri olan tavus kuşları, bazen gurur ve kibirin, bazen de cennet bahçelerinin sembolü olarak bu Kitapta farklı yönleriyle ele alınmıştır. Ayrıca sanat ve kültür hayatımızda farklı şekillerde sembolleşmiş olan onlarca hayvan figüründen biri olan bu kuşların örneklerini, en soyutundan en somutuna kadar ayrıntılı şekilde bu kitapta inceleme olanağına da sahip olacaksınız.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 104
En / Boy : 14,5 / 18,5
Kağıt Cinsi : Kuşe
Basım Tarihi : 4.2015
₺49,20

“İstanbul Antika/Sanat/Müzayede” rehberi, sanata ilgi duyanlar ve koleksiyonerliğe yeni başlayanlar için olduğu kadar köklü koleksiyonerler için de önemli bir kaynak olmayı amaçlıyor. Kategori bazında ayrılan rehber, İstanbul’un her iki yakasındaki antikacılar, sanat galerileri ve müzayede evleri ile ilgili kapsamlı bilgiler içeriyor. Her bölüm kendi konusuna göre meraklısına antika veya sanat eseri alımıyla ilgili yol gösterici bilgi sunumuyla başlıyor.

Ayrıca, detaylı ulaşım krokileri, iletişim bilgileri ve galeri içeriklerinin sıralandığı sayfalar sayesinde farklı zevklere hitap eden sanat galerilerine hızlıca ulaşmak mümkün. Fihrist kısmında ise antika ve sanat meraklıları için İstanbul’un müze ve sarayları yanı sıra uluslararası antika - sanat fuarları ile ilgili listeler yer alıyor. Bu kapsamlı içeriğiyle turistler için büyük fayda sağlayan kataloğun Türkçe İngilizce ve İngilizce Arapça olarak iki farklı baskısı bulunuyor.  İstanbul Antika Sanat Müzayede Rehberi  bu vesileyle, son yıllarda özellikle Arap yarımadası coğrafyasındaki antika meraklıları ve koleksiyonerler tarafından da ilgiyle takip edilen İstanbul sanat piyasasının yurtdışı tanıtımına katkı sağlamayı amaçlıyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 192
En / Boy : 17 / 24
Kağıt Cinsi : Kuşe
Basım Tarihi : 11.2017
₺36,90

The “İstanbul Guide for Antiques, Art, Auctions” is designed to offer helpful information to enthusiasts as well as first time and seasoned collectors of every description. Arranged broadly and by category, the Guide offers a comprehensive overview and detailed listings of auction houses, antiques and art galleries in İstanbul. Each chapter starts with a beginner’s guide, allowing the enthusiast to answer important questions about buying and collecting antiques or a work of art.

Detailed maps and listings with contact information and the scope of gallery stocks will help you quickly search and find a gallery according your taste and interest. The directory offers an additional list for sightseeing art and antiques in İstanbul, and an international calendar of art and antique fairs.


Basım Dili : İngilizce
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 192
En / Boy : 17 / 24
Kağıt Cinsi : Kuşe
Basım Tarihi : 11.2017
₺33,34

İnsanlar, duygusal doyum sağlatan ve doyuma ulaştıran kaynaklar arasında kendi beğenilerine uygun bulduklarını ifade etmek ve tercih etmek özgürlüğüne sahiptir. Dinlenilen bir müzik, okunan bir kitap, seyredilen bir film onlarda duygusal heyecanlar uyandırır. Bizleri bir anda etkileyen heyecanların ötesinde bir sanat yapıtından alınan haz duygusunun algılanarak kavranabilmesi için insanların bir eserin inceliğini ya da bütünlüğünü görebilmesi, müzikteki hüznü ya da coşkuyu duyabilmesi, bir renk grubunun canlılığını fark edebilmesi, bir romanın gücünü hissedebilmesi gerekmektedir. Bireyler bu özellikleri algılayamadıkları sürece estetik zevk, değerlendirme ve bu değerlendirmeye dayalı yargılar yetersiz kalır.

Her insanın dünyaya geldiği ilk günden itibaren güzele olan eğilimi ve güzellik karşısında duyduğu haz, sanatı anlamada, kavranmasında ve sorgulanmasında öncelikli olmuştur. Ancak sanat güzelle eş anlamlı değildir. Bu noktada, anlatılmaya çalışılan güzel yani sanatsal güzel sadece ve sadece insan elinden çıkmış, insan yaratısı olan güzeldir. Bizim duygusal doyum almamıza neden olan bir sanat eseri ise bu doyumun kaynağı ‘estetik beğeni’ olarak tanımlanır. Estetik; güzeli sorgular ve sanat eserini güzel yapan nitelikleri irdeler.

Güzel sadece sanatçıların değil sanatla ilgilenen, sanatı seven herkesin sorunudur. Güzele ulaşmak için gösterilen çaba, bireyin beğenme duygularını güzeli, daha güzeli ve nihayet en güzeli bulmaya doğru yönlendirir, geliştirir ve inceltir. Sanat alanında zevklerimizin ve beğenilerimizin arıtılması, güzelin evrensel bir değer olarak kabul edilmesi, sanata bakışta beğenilerimizin ortak bir noktada birleşmesi uluslararası ortak bir dilin oluşmasına bağlıdır.

Bu kitap, estetik yargının gerekçelendirilebilmesi ve bizde haz duygusu uyandıran o varolanın ne kadar sanat eseri sayılabileceğini irdeleyen ve estetiğin temel kavramlarını gösteren bir giriş niteliğindedir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 304
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2014
₺76,50

İnsanlar, duygusal doyum sağlatan ve doyuma ulaştıran kaynaklar arasında kendi beğenilerine uygun bulduklarını ifade etmek ve tercih etmek özgürlüğüne sahiptir. Dinlenilen bir müzik, okunan bir kitap, seyredilen bir film onlarda duygusal heyecanlar uyandırır. Bizleri bir anda etkileyen heyecanların ötesinde bir sanat yapıtından alınan haz duygusunun algılanarak kavranabilmesi için insanların bir eserin inceliğini ya da bütünlüğünü görebilmesi, müzikteki hüznü ya da coşkuyu duyabilmesi, bir renk grubunun canlılığını fark edebilmesi, bir romanın gücünü hissedebilmesi gerekmektedir. Bireyler bu özellikleri algılayamadıkları sürece estetik zevk, değerlendirme ve bu değerlendirmeye dayalı yargılar yetersiz kalır.

Her insanın dünyaya geldiği ilk günden itibaren güzele olan eğilimi ve güzellik karşısında duyduğu haz, sanatı anlamada, kavranmasında ve sorgulanmasında öncelikli olmuştur. Ancak sanat güzelle eş anlamlı değildir. Bu noktada, anlatılmaya çalışılan güzel yani sanatsal güzel sadece ve sadece insan elinden çıkmış, insan yaratısı olan güzeldir. Bizim duygusal doyum almamıza neden olan bir sanat eseri ise bu doyumun kaynağı ‘estetik beğeni’ olarak tanımlanır. Estetik; güzeli sorgular ve sanat eserini güzel yapan nitelikleri irdeler.

Güzel sadece sanatçıların değil sanatla ilgilenen, sanatı seven herkesin sorunudur. Güzele ulaşmak için gösterilen çaba, bireyin beğenme duygularını güzeli, daha güzeli ve nihayet en güzeli bulmaya doğru yönlendirir, geliştirir ve inceltir. Sanat alanında zevklerimizin ve beğenilerimizin arıtılması, güzelin evrensel bir değer olarak kabul edilmesi, sanata bakışta beğenilerimizin ortak bir noktada birleşmesi uluslararası ortak bir dilin oluşmasına bağlıdır.

Bu kitap, estetik yargının gerekçelendirilebilmesi ve bizde haz duygusu uyandıran o varolanın ne kadar sanat eseri sayılabileceğini irdeleyen ve estetiğin temel kavramlarını gösteren bir giriş niteliğindedir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 208
En / Boy : 17 / 24
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2015
₺93,50
Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 278
En / Boy : 13,5 / 20
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : .
₺56,25

Sanat tarihçisi Mazhar İpşiroğlu ve Nazan İpşiroğlu’nun 1970’li yılların sonunda birlikte yazdıkları Sanatta Devrim, 20. Yüzyıl sanatının karmaşık doğasını anlamak konusunda okura yardımcı oluyor. 20. Yüzyıl Batı sanatının pek çok farklı akımla ve sanat olaylarıyla şekillenmesi, bu akımların ve sanat olaylarının birbiriyle olan ilişkileri, dönemle ilgili bilgi almak isteyenleri yoğun, zaman zaman da ucu bucağı belirsiz bir bilgi denizine götürüyor. Sanatta Devrim, bu bilgi denizine açılmaya gönüllü okura sistemli, bütünlüklü ve nitelikli bir kılavuz sunarak onun çıktığı bu 20. Yüzyıl Batı sanatı tarihi yolculuğundan keyif almasını sağlıyor.

Sanatta Devrim, 20. Yüzyıl sanatının şekillenmesini sağlayan düşünsel altyapıdan yola çıkarak bu yüzyılda yaşanan dönüşümün tohumlarını atan sanatçıları, sanatçı gruplarını, akımları ve bunların etkilerini anlatıyor. Ardından yüzyılın sanat dünyasına baskın konuma geçen bazı terimleri “evrensellik” ve “sanatsal yaratıcılık” bağlamında ele alıyor: soyut, somut, kavram, nesne, biçim, işlev, imge. Genel olarak sanatın işlevinde yaşanan dönüşümü örnekler ve tarihsel süreçler işlevinde yaşanan dönüşümü örnekler ve tarihsel süreçler üzerinden açıklayan kitap, ayrıca, 20. Yüzyılın ilk yarısındaki ve ikinci yarısındaki sanatsal gündemi irdeliyor. Dönemin Türkiye’deki sanatsal üretime yansımalarından da örnekler verilen kitapta, 20. Yüzyıl sanatına yön veren temel metinlerden bir seçkide sunuyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 140
En / Boy : 15 / 23
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 1.2017
₺36,00

Tek tek sanatçılar ve yapıtları üzerinde ayrıntılı bilgi edinmek isteyenler, ansiklopedik bilgiden elden geldiği kadar kaçınılmaya çalışılan bu kitapta aradıklarını bulamayacaklardır. Buna karşılık bilgi toplamakla yetinmeyip sanat yapıtını “anlamak” isteyenlerin bu yolda bazı ipuçları bulabileceklerini umuyoruz.

Günümüzde sanat yapıtlarını, bunların yığınağı haline getirilen müzelerde görmeye alışmış bulunuyoruz. Oysa bunlar müzelerde sergilenmek üzere yapılmamışlardı. Sanat dünyasına girmek istiyorsak sanat yapıtlarını “müzelik eşya” olarak değil, kendine özgü bir hayatı olan ve hayatımıza karışan “somut” varlıklar olarak görmeye ve bu açıdan onları anlamaya çalışmalıyız.

Sanatçı nasıl bir ortam içinde kendini buluyor, hangi gelenekler bu ortamı hazırlamış, hangi olanaklarla karşılaşıyor? Sanatçının karşılaştığı durum ve bu durum karşısındaki davranışı nedir? Sanatçının davranışı yapıtlarında belirir. Bu yapıtlar nasıl bir davranışı yansıtıyorlar? Sanatçı donmuş bir geleneğe mi saplanıp kalmış, bulduğuyla mı yetiniyor, bulduğunu geliştiriyor mu yoksa varlığındaki tüm olanakları kullanıp içinde bulunduğu ortamı değiştiriyor ve yeni bir çığır mı açıyor?

Bu kitapta bu ve benzeri soruları göz önünde tutarak, sanat tarihini, dününü bugüne ve yarına bağlayan bir oluşum süreci içinde görüp göstermeye ve olup bitenleri de bu oluşum süreci içinde gerçekleşen olanaklar olarak anlayıp değerlendirmeye çalıştık.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 200
En / Boy : 15 / 23
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 1.2017
₺44,00

Elinizdeki kitabın ikinci baskısına renkli ve siyah beyaz olmak üzere 50 yeni ve ilgi çekici fotoğraf eklendi. Bu harika metin size, eleştirinin temel aktivitelerine (betimleme, yorumlama, yargıda bulunma ve kuramsallaştırma) dayanarak, eleştirel süreçlere dahil olmanızı sağlayacak kolay anlaşılır bir çerçeve ve söz dağarcığı sunuyor.

“Barrett’in fotoğraflar hakkında eleştirel yargılarda bulurken akılda tutmayı önerdiği kavramsal çerçeveden etkilenmemek elde değil.”

Studies in Art Education,
Jerome Hausman

“Canlı ve cazip bir kitap bu ve eleştiri pratiği ve işlevinin altında yatan toplumsal ve siyasi varsayımları açıkça ortaya koyuyor.”

Caucus on Sacial Theory, NAEA News,
Sally Hagaman

“Bu kitap tanımlar, örnekler ve fikirlerle dolu bir hazine sandığı. Fotografik yaklaşımlara ve eleştirel seslere ilişikin bir çeşitliliği keşfederken, okuru yaratıcı düşüncenin zengin dünyasına götürüyor.

Focal Point,
Anne Canright

“Bu kuru bir akademik çalışma değil; eleştiri estetiğinde kuram ve pratik arası ilişkileri keşfetme denemesi… Akıcı, net, okumak zevk veriyor, ister eleştiri kuramları üzerine bir temel kitap, ister pedagojik bir kaynak kitap olarak”

Journal of Art and Design, Great Britain,
Michael Rawding


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 320
En / Boy : 15 / 23
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 11.2017
₺55,20

Sanat eseri üretmemiş hiç bir toplum yoktur. İnsanlar için tasvir, süsleme, hikaye anlatıcılığı ve müzik, kuşların yuva yapabilmesi kadar doğaldır. Sanatın aldığı biçimler farklı zaman ve mekanlarda, toplumsal ve kültürel şartların etkisiyle kökten bir biçimde değişime uğramıştır. Bu sanatsal çalışmaların kökensel amacı neydi ve onları bugün nasıl anlayabiliriz? Sanat neden tarihin belli dönemlerinde serpildi? Neden bazı sanat eserleri bu denli önemlidir? Sanatın Tüm Öyküsü, sanatı ilkel toplumlardan beri dünya çapında yaşanan toplumsal ve kültürel gelişmeler bağlamına yerleştiren net ve doğrudan bir tarihsel panoramayla başlıyor. Kronolojik olarak düzenlenmiş bu kitap sanatsal gelişmelerin izini dönemden döneme ve akımdan akıma sürüyor. Görsellerle desteklenen geniş kapsamlı metin, resimden heykele, kavramsal sanattan performans sanatına, sanatın tüm üsluplarını barındırıyor. Belli başlı sanatçıların çalışma ve fikirlerinin ayrıntılı analizleri, bir sanatçının diğer sanatçıları nasıl etkilediğini ve çalışmalarıyla neye erişmeye çalıştığını ortaya koyuyor. Detaylı kültürel tarih cetveli ise tarihsel bağlamları aydınlığa kavuşturuyor. Ayrıca bu kitapta her dönemin veya akımın tanımlayıcı özelliklerini somutlayan başyapıtlar detaylarına kadar analiz edilip vurgulanıyor. Renk kullanımından görsel metaforlara, teknik yeniliklerden kalıcı miraslara her şey açıklanıp size dünyaca ünlü başyapıtların anlamını yorumlama fırsatı sağlanıyor. Babür minyatürlerindeki karmaşıklık karşısında şaşırıp kalacak, 19.yüzyıl Japon baskılarının önemini öğrenecek; Seurat’ın olağanüstü La Grande Jatte serine ilham kaynağı olan renk teorilerinin ardındaki bilimi anlayacak ve Picasso’nun Avignonlu Kızlar eserinin kendi döneminde neden bir şok etkisi yarattığını keşfedeceksiniz. En eski tarih öncesi yontulardan ve mağara resimlerinden beri insanlık yaratıcı etkisini kaydetme ihtiyacı hissetmiştir. Bugün, çizme, resmetme ve yontma isteği her zamankinden daha belirgin ve bize kim olduğumuzu, nasıl yaşadığımızı, hatırtlatmaya devam etmekte. Eğer sanatı seviyor ve daha iyi anlamak istiyorsanız Sanatın Tüm Öyküsü’nün sayfalarından başka bir yere bakmaya ihtiyacınız yok. Şimdiye kadar yayımlanmış en kolay anlaşılır dünya sanat tarihi kitabı En bilinen eserlerin 1100’den fazla renkli illüstrasyonu Resim ve heykelcilikten kavramsal sanata kadar bütün sanat türleri Akıcı ve kolay okumaya elverişli sayfa tasarımı


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 576
En / Boy : 18 / 25
Kağıt Cinsi : Kuşe
Basım Tarihi : 1.2017
₺288,00

Sanatı eleştirmek: Günceli Anlamak isimli bu kitap okuyucuları güncel sanatın dünyasına götürmekle kalmayıp onlara sanat hakkında nasıl düşünüleceğini, yazılacağını ve konuşulacağını da gösteriyor. Elinizdeki bu çalışmada, sanat eleştirisinin bütün prensipleri sunulmuş ve Amerikan sanatının güncel biçimlerine uygulanmıştır. Ayrıca bu kitap; sanat ve sanat tarihi öğrencilerine betimleme, yorumlama, yargıda bulunma ve kuramsallaştırma faaliyetleri aracılığıyla güncel sanatı eleştirel açıdan ele almalarını sağlayacak eksiksiz bir çerçeve sunmaktadır. Daha önce yayınevimizden Fotoğrafı Eleştirmek: İmgeleri Anlamaya Giriş isimli kitabı yayımlanan Terry Barrett, halen University of North Texas’ta sanat ve sanat tarihi eğitimi vermektedir. Ohio State University’den fahri profesörlük ünvanı taşımakta olan yazar, bu alanda yaptığı çalışmalarla pek çok ödüle de layık görülmüştür.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 285
En / Boy : 15 / 23
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 11.2012
₺52,00

Klasik ve Barok sanat arasındaki temel farklar nedir? Sanatın farklı zamanlarda farklı kültürlerde sarmal biçiminde gelişmesinin temelini oluşturan bir kalıp model var mı? Aynı ressama ya da aynı resme tamamen farklı tepkiler vermemize ne yol açar?

Günümüzde klasik bir metin haline gelmiş olan, ilk kez 1920’li yılların başında Almanya’da yayımlanan Sanat Tarihinin Temel Kavramları’nda Heinrich Wöllflin, bu tür soruları yanıtlayacak bir dizi nesnel kriter sunuyor. Üslup, nitelik ve temsil şekli gibi unsurları karşıt beş kavram (Çizgisel-Gölgesel, Yüzey-Derinlik, Kapalı Biçim-Açık Biçim, Çokluk-Birlik/Bütünlük, Belirlilik-Belirsizlik) üzerinden ele alan yazar, heykeli ve mimariyi de derinlemesine inceleyerek altmış dört sanatçının eserlerinin çözümlemesini yapıyor. Botticelli, van Cleve, Dürer, Holbein, Brueghel, Bouts, Hals, Rembrandt, Velazquez, Tiziano, Vermeer ve daha pek çok önemli sanatçının ürettiği yaklaşık yüz elli görsel, okurun, Wöllflin’in sanat eleştirisi metodolojisini anlamasına yardımcı oluyor.

Hayalperest Yayınları’nın yeni çevirisiyle tekrar okurla buluşturduğu Sanat Tarihinin Temel Kavramları, sanat, sanat eleştirisi ve sanatın değerlendirilmesi konusunda yöntem araştırmaları yapanların sağlam temeller üzerinde ilerlemesini sağlıyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 315
En / Boy : 15 / 23
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 12.2015
₺60,00
1 2 3 ... 7 >
Çerez Kullanımı