Bugün havacılığımız bir yerlere gelmişse, bu sayede daha güvenli, daha kolay ve daha mutlu bir hayat sürdürebiliyorsak; bunu sağlayan gücü önce tanımak, sonra konumlandırmak ve geliştirmek lazımdır.

Bugünden yüzyıl geriye doğru bakıldığında, tıpkı uçakla yükseklere çıkılırken yerdeki cisimlerin büyüklüklerine göre, önce küçüklerin, sonra büyüklerin tanınamaz ve nihayet görünemez olmaları gibi bir durumla karşılaşırız. Tanımadan bilemeyiz, bilmeden konumlayamayız.

Bu çalışmanın amacı, 1914 İstanbul-İskenderiye Hava Seferi bileşenlerini imkânlar oranında hatırlatmaya ve tanıtmaya, hissettirmeye çalışarak “Türk Hava Gücü ve Kültürü”ne katkı yapmaktır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 544
En / Boy : 13,7 / 23
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2020
₺52,50
₺70,00

Antik medeniyetlerden günümüze kadar yaşanmış büyük tarihsel olayların kaderini değiştiren, tarih yazmaya ve yapmaya muktedir korkusuz, cesur kişilerin, bilgelerin, efsane olmuş liderlerin, kalplere taht kurmuş şahsiyetlerin sözleri ve eylemleri tarihe derin izler bırakmış, insanlığın büyük bir değişime ve devinime girmesine öncü lokomotif olmuştur.

 Hz.Muhammed (S.A.V)’in sergilediği adil yönetim, diplomat olarak izlediği akıllı strateji ve savaşçı olarak gösterdiği başarıları ile insanlığa ve kâinata örnek yaşamı,

 Mezopotamya şehir devletlerinden biri olan Babil’in kralı Hammurabi’nin Basra Körfezi’nden kuzeye doğru hâkim olduğu topraklarda adil bir kral olabilmek için gösterdiği irade,

 Platon, Aristoteles, Socrates, Eflatun, Farabî, İbn-i Haldun, Hz. Mevlâna, Niccola Machiavelli, Wolfgang Van Goethe, Balzac, Jean-Jacques Rousseau, Montesquieu, Montaigne gibi düşünürlerin azimkâr hayat felsefesi,

Attila, Mete Han, Cengiz Han, Büyük İskender, Sun Tzu, Fatih Sultan Mehmet, Kanuni Sultan Süleyman, Abraham Lincoln, Mustafa Kemal Atatürk gibi liderlerin erdemli duruşları, sıra dışı kişilikleri, azim ve kararlılıkları,
tarihin unutulmaz sayfalarında yerini sonsuza dek almıştır.

Sözcüklerin gücü bir hayatı,Bir hayat bir ulusu,
Bir ulus bütün bir dünyayı değiştirebilmektedir.
İşte bu minvalde, her bir insanı çok iyi tahlil etmek, içindeki cesareti, bilgeliği, erdemi, iyilik dolu cevheri gün yüzüne çıkarıp insanlığa armağan etmek ve tarihe yazmak icap eder.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 72
En / Boy : 12,5 / 19
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2018
₺15,30
₺18,00

"Konu pek çok ve çeşitli olduğu için, çalışmamı iki cilde ayırdım. Birinci cilt olan bu kitap, merakla sorulan, Sumerlilerin evren ve evrenin, insanın oluşumunu ve tanrılarla ilgili inanışlarını dile getiren efsanelerini; kahramanların serüvenlerini içeren destanlarını; savaşlarla nasıl yıkılıp yakıldıklarını çok acıklı bir dille anlatan ağıtlarını ve izleri zamanımıza kadar gelen atasözlerini kapsayacak, "ikinci cilde alacağım konular ise, daha çok Sumerlilerin günlük yaşantılarıyla ilgili olacak. Tarih, hukuk, ekonomi, okullar, mabetler, cinsel yaşam, müzik, yemek, askerlik ve sanat gibi... Bu kitaplar yayımlandıktan sonra Sümer Tufanı’nın Orta Asya’daki taşkınlıklardan kaynaklandığını kanıtlayacak olan kitabı bitireceğim. "Zevkli okumalar dileğiyle... Muazzez İlmiye Çığ" Kitapta yer alan bazı konu başlıkları şunlardır: Sümer Dili ile Türk Dilinin Karşılaştırılması; Edebi Metinleri İçeren Tabletlerin Öyküsü; Sümer Efsaneleri; Sümer Destanları; Sümer İlahileri; Tarihte İlk Savaş Acıları: Sümer Ağıtları; Sümer Edebiyatında Bilgelik Metinleri: Atasözleri ve Deyimler; Tarihte İlk Kadın Şair...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 292
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2018
₺38,90

Elinizdeki kitapta, günümüzden 4000 yıl önce yaşayan Sumerlilerin tüm günlük yaşantısı okurlara aktarılıyor. O dönemde çocuklar, bugünün çocukları gibi okullara gidip, ödevlerini yapıyorlar mıydı? Yoksa gün boyu tembellik yapıp babalarının verdiği rüşvetlerle sınıf mı geçiyorlardı? Acaba öğretmenler rüşvet tekliflerine ne diyordu? Kadınlar evde yemek pişirmek dışında bir iş yapıyorlar mıydı? Krallar ve şehir beyleri, ülkenin âdil olarak idare edilmesi için ne yapıyorlardı? İnsanlar hep çalışmakla ve savaşmakla ömür mü tüketiyorlardı. Hiç mi eğlenmiyorlardı? Kitapta yer alan bazı konu başlıkları: Tarihte Açılan ilk Okullar ve Eğitim... Sumer Dini... Sumer Tanrı Evleri... Sumer’de Kölelik... Sumerlerde Ekonomi... Sumerlilerde Sanat... Sumer’de Müzik... Sumer’de Arşiv ve Kitaplıklar... Sumer’de Askerlik ve Krallık... Sumer’de Kadın... Sumer Rüyaları... Sumer’de Sihir ve Büyü...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 230
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2018
₺37,90

Ortadoğu Uygarlık Mirası kitabının devamı olan bu kitap. Muazzez İlmiye Çığ’ın çeşitli dergilerde yayımlanan makaleleri, bilimsel toplantılarda sunduğu bazı bildirileri ve daha önce yayımlanmamış kimi yazılarını kapsamaktadır. Çığ, Sumerlilerden zamanımıza ulaşan kültür izlerini yazılarıyla bizlere taşıyor. Kitapta yer alan bazı konu başlıkları şunlardır: Kilden Tabletler... Binlerce Yıl Boyu Anadolu... Eski Babil Çağına Ait İki Tüketim Listesi... Kadın Neden Âdem’in Kaburga Kemiğinden Yaratılmıştır... Bir Rahibenin Çeyizi ve Evlenme Kontratı... Babilliler Kira Meselesini 3 700 Yıl Önce Halletmişlerdi... Tarihte İlk Cezaevi ve Oraya İlk Giren Yazar... Sümer Edebiyatı... "İnsan ve Onun Tanrısı" Adlı Bir Sümer Şiiri... Sumerlilerde Adalet ve Ahlak Kavramı... Sümer İlahileri... Sümer Efsanelerinden İnanna Bilulu... Sümer Ağıtları... Lut Peygamber Kızlarıyla Neden Yattı... İnsanlık Tarihinin En Eski Öğretmenleri... Sumerlilerde Sanat... Sümer Kutsal Evlenme Hikâyesinin Kur’an ve Tevrat’taki İzleri... Sümer’de İşçi Sınıfının Durumu... Saban İle Kazma’nın Tartışması. Sumerlilerde Ekonomi... Mezopotamya’da Tıp... Mezopotamya’da Sihir ve Büyü... Mezopotamya’da Astronomi. Başörtüsünün Arkasındaki Gerçekler... Piri Reis’in Haritası ve Bir Bilimkurgu Romanı... İnsanlık Tarihinde İlk Şehir Planı... Türk Yazısı En Eski Yazı mıdır?.. Porto Riko’yu Kurtaran Türk Topu...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 288
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2018
₺37,90

Bu kitap, Ankara'nın I. Dünya Savaşı sonrasından Kurtuluş Savaşı ve sonrasındaki 'kalıcı düzene geçişi' belirleyen durumu, 1922-1928 yılları arasında ortaya çıkan kentleşmeye modernleşme konusundaki arayışlarını, bunların gündeme getirdiği planlama ve yerleşim kararlarını birinci elden yeniden öğrenmemizi ve yorumlamamızı sağlıyor. Çalışmada sunulan yeni belgeler ve bağlantılı yorumlanan yeni planlar eşliğinde, genç başkentin gereksindiği fiziki plan arayışı çabalarına ve sonuçlarına ilk kez ışık tutulmaktadır. Araştırma, "Ankara 1924-25 LörcherPlanı"nın, bütün belgeleri ve kuşatıcı özellikleriyle, 'sıradan bir haritacılık çalışması ve ön altlık hazırlığı' ya da 'yol istikamet planı basitliğinde bir kroki' olmadığını ortaya koymakta, "Ankara'nın ilk planı" olduğunu kanıtlamaktadır.

1928 yılında Ankara Şehremaneti'nin gerçekleştirdiği Ankara Plan Yarışması ve sonrası bilgisiyle karşılaştırıldığında hâlâ karanlıkta olan bu erken dönem, yıllarca söylenti düzeyindeki bilgi ile kuşatılmıştı. Bugün artık, 1932 JansenPlanı'nn bütün önemli özelliklerinin 1924-25 Lörcher Planı ile tasarlandığı; Eski Ankara ve Yeni Şehir için yapılan birbirini izleyen planlama ile kentin kalıcı ve hâlâ nitelikli olan Sıhhiye, Kızılay, Mithat Paşa, Necâti Bey, Demirtepe, Kolej, Bakanlıklar, TBMM alt bölgelerinin karara bağlandığı; Charlottenburglu Cari Christoph Lörcher'in çabasının ise onu izleyen plancılar ve plan yönetimince örtbas edilmeye çalışıldığı görülüyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 256
En / Boy : 22 / 28
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 12.2018
₺89,90

Turk tarihi ve kültürü araştırmalarında Göktürk dönemi özel bir yer tutar. Hem önceki dönemlerin aydınlatılması hem de sonraki dönemlerin daha iyi anlaşılabilmesi Göktürk döneminin iyi bilinmesine bağlıdır. Göktürk dönemi denildiğinde ilk akla gelenler Bilge Kağan, Köl Tigin ve Bilge Tonyukuk'tur. Bilge Kağan Türk milleti için bütün gücüyle çalışmış ve milletinin güvenini kazanmış bir model şahsiyettir. Bu hususta kendisi "Türk milleti için gündüz oturmadım, gece uyumadım" derken, Çin kaynaklarında da "Bilge Kağan milletini sever, Türkler de ondan memnundur" sözleri onun şahsiyetini ortaya koymaktadır. Köl Tigin ise, Bilge Kağanı tahta çıkartan ve hep onun destekçisi olan, kahramanlığıyla ön plana çıkmış bir şahsiyettir. Mücadele ruhu Bilge Kağan tarafından "Hücum ettiğini, Türk beyleri hep bilirsiniz" sözleriyle açıklanmaktadır. Çin kaynaklarında da "Köl Tigin savaş sanatının üstadıdır. Ona karşı koymak kolay değildir" denilmek suretiyle kahramanlığı belirtilmektedir. Bilge Tonyukuk zekiliği, planlamacı kişiliği ve askeri işlerdeki bilgisiyle önemli bir devlet adamıdır. Çin kaynaklarında "Tonyukuk otoriter, hakim ve kurnazdır'' denilmek suretiyle onun karakter tahlili yapılmaktadır. Burada yaptığımız iş, yazılı belgeler ve arkeolojik buluntulardan hareketle, millet sevgisiyle devlet yönetmiş Bilge Kağan, kahramanlığıyla kendini kanıtlamış Köl Tigin ve devlet adamlığıyla ün kazanmış Bilge Tonyukuk ve onlarla ilgili siyasi ve kültürel gelişmeleri tespit etmek suretiyle ortaya koyma gayretinden ibarettir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 195
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2012
₺15,00

Taş Devri’nde kullanılan bir balta ile Julia Child’ın mayonez tarifi ve Burning Man festivalinin ortak noktası nedir? Hepsi de kodun işleyişine dair örneklerdir.

“Kod” nedir? Neolitik dönemin basitliğinden modern devrin karmaşıklığına doğru evrilmiş olan insan medeniyetinin DNA’sıdır. Gelişimin “nasıl”ılır. Bir fikrin ürüne, tarifin yemeğe dönüşme şeklidir. Şehirlerin kurulduğu, sanayinin geliştiği süreçtir.

Alfabenin icadından Blockchain’in ortaya çıkışına uzanan süreci sürükleyici bir öykü gibi sunmayı başaran Philip Auerswald, insanlık tarihini meydana getiren ana unsurun kodun gelişimi olduğunu belirtiyor. Yüzyıllar içinde kodun gelişiminde yaşanan bütün önemli aşamalar toplumun yapısında bir kırılma yaratırken, insanın eylemlerini olduğu kadar varoluşunu da yeniden şekillendirdi.

Günümüzde bu aşamaların en yenisini yaşıyoruz. Kod Ekonomisi, kodun gelişimiyle birlikte çalışmanın doğasının ve insanlık deneyiminin bir kez daha değiştiğini ortaya koyuyor.

Auerswald, günümüz ekonomisinde değerin nasıl yaratıldığına ve geleceğin ekonomisinin nasıl şekilleneceğine dair özgün bir çalışmaya imza atıyor.

Philip E. Auerswald, George Mason Üniversitesi Kamu Politikaları bölümünde ders veriyor. Girişimcilik, teknoloji, yenileşme alanlarında çalışan Auerswald, küresel ölçekte yaşanan sorunlara getirilen yenilikçi çözümlerin ele alındığı Innovations dergisinin kurucuları ve editörleri arasında.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 278
En / Boy : 16 / 23
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2018
₺71,25

Turk tarihi ve kültürü araştırmalarında Göktürk dönemi özel bir yer tutar. Hem önceki dönemlerin aydınlatılması hem de sonraki dönemlerin daha iyi anlaşılabilmesi Göktürk döneminin iyi bilinmesine bağlıdır. Göktürk dönemi denildiğinde ilk akla gelenler Bilge Kağan, Köl Tigin ve Bilge Tonyukuk'tur. Bilge Kağan Türk milleti için bütün gücüyle çalışmış ve milletinin güvenini kazanmış bir model şahsiyettir. Bu hususta kendisi "Türk milleti için gündüz oturmadım, gece uyumadım" derken, Çin kaynaklarında da "Bilge Kağan milletini sever, Türkler de ondan memnundur" sözleri onun şahsiyetini ortaya koymaktadır. Köl Tigin ise, Bilge Kağanı tahta çıkartan ve hep onun destekçisi olan, kahramanlığıyla ön plana çıkmış bir şahsiyettir. Mücadele ruhu Bilge Kağan tarafından "Hücum ettiğini, Türk beyleri hep bilirsiniz" sözleriyle açıklanmaktadır. Çin kaynaklarında da "Köl Tigin savaş sanatının üstadıdır. Ona karşı koymak kolay değildir" denilmek suretiyle kahramanlığı belirtilmektedir. Bilge Tonyukuk zekiliği, planlamacı kişiliği ve askeri işlerdeki bilgisiyle önemli bir devlet adamıdır. Çin kaynaklarında "Tonyukuk otoriter, hakim ve kurnazdır'' denilmek suretiyle onun karakter tahlili yapılmaktadır. Burada yaptığımız iş, yazılı belgeler ve arkeolojik buluntulardan hareketle, millet sevgisiyle devlet yönetmiş Bilge Kağan, kahramanlığıyla kendini kanıtlamış Köl Tigin ve devlet adamlığıyla ün kazanmış Bilge Tonyukuk ve onlarla ilgili siyasi ve kültürel gelişmeleri tespit etmek suretiyle ortaya koyma gayretinden ibarettir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 195
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2012
₺41,25

Türk Şaman inanç sistemi konusu üzerine yapılan araştırmalar, son yüzyıla kadar, özellikle Avrupalı ve Rus araştırmacılar tarafından gerçekleştirilmiştir. Türk araştırmacıların konuya ilgileri ise daha ziyade son elli yıl içerisinde olmuştur. Türk millî kültürü üzerinde önemli tesirleri olan ve dünyanın pek çok noktasında bugün hâlâ varlık gösteren Şamanlığın en önemli unsurlarının başında ise Şaman elbiseleri gelmektedir.

Kutsal Şaman elbiseleri, kültürel taşıyıcılığın ana malzemesini teşkil etmiş fakat Şaman elbiseleri konusundaki teferruatlı çalışmaların sayısı oldukça sınırlı kalmıştır. Kevser Gürcan, 6 farklı ülkedeki 9 müzede gerçekleştirdiği çalışmalar ile elbiselerin orijinalliklerine zarar vermekten imtina ederek çeşitli fotoğraflar elde etmiş, arşiv fotoğrafları ile elbiselerin mevcut durumları arasında bazı farklılıklar görmüş ve bunları da tespitlerine eklemiş, Şaman elbiselerin çözümlenmesi konusunda dikkate değer yorumlar yapmıştır.

Bu elbiselerin çözümlenmesi, Şamanlık uygulamalarının var olduğu coğrafyalardaki halkların inanç ve düşünce yapısının irdelenmesi anlamına geldiği için, çalışma ayrı bir ehemmiyet arz etmektedir. Ülkemizin sınırlarını aşarak tespit etmeye çalıştığı kutsal Şaman elbiselerinin ve ona ait verilerin bir araya getirildiği bu çalışma, muhakkak ki kültür hazinemize katkı sağlayacaktır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 374
En / Boy : 13,5 / 23,5
Kağıt Cinsi : Kuşe
Basım Tarihi : 5.2018
₺136,50

Turk tarihi ve kültürü araştırmalarında Göktürk dönemi özel bir yer tutar. Hem önceki dönemlerin aydınlatılması hem de sonraki dönemlerin daha iyi anlaşılabilmesi Göktürk döneminin iyi bilinmesine bağlıdır. Göktürk dönemi denildiğinde ilk akla gelenler Bilge Kağan, Köl Tigin ve Bilge Tonyukuk'tur. Bilge Kağan Türk milleti için bütün gücüyle çalışmış ve milletinin güvenini kazanmış bir model şahsiyettir. Bu hususta kendisi "Türk milleti için gündüz oturmadım, gece uyumadım" derken, Çin kaynaklarında da "Bilge Kağan milletini sever, Türkler de ondan memnundur" sözleri onun şahsiyetini ortaya koymaktadır. Köl Tigin ise, Bilge Kağanı tahta çıkartan ve hep onun destekçisi olan, kahramanlığıyla ön plana çıkmış bir şahsiyettir. Mücadele ruhu Bilge Kağan tarafından "Hücum ettiğini, Türk beyleri hep bilirsiniz" sözleriyle açıklanmaktadır. Çin kaynaklarında da "Köl Tigin savaş sanatının üstadıdır. Ona karşı koymak kolay değildir" denilmek suretiyle kahramanlığı belirtilmektedir. Bilge Tonyukuk zekiliği, planlamacı kişiliği ve askeri işlerdeki bilgisiyle önemli bir devlet adamıdır. Çin kaynaklarında "Tonyukuk otoriter, hakim ve kurnazdır'' denilmek suretiyle onun karakter tahlili yapılmaktadır. Burada yaptığımız iş, yazılı belgeler ve arkeolojik buluntulardan hareketle, millet sevgisiyle devlet yönetmiş Bilge Kağan, kahramanlığıyla kendini kanıtlamış Köl Tigin ve devlet adamlığıyla ün kazanmış Bilge Tonyukuk ve onlarla ilgili siyasi ve kültürel gelişmeleri tespit etmek suretiyle ortaya koyma gayretinden ibarettir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 195
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2012
₺9,75 KDV Dahil

Pontus "deniz" anlamında bir kelimedir. Eski çağda Karadeniz‘e verilen Pontos Euksinos isminden kısaltılarak Karadeniz sahil şeridinin adı olmuştur. Kabaca Kızılırmak kavisi içinde kurulan Pontos devletinin (MÖ 298-MÖ 63), Yunanlıkla hiçbir ilgisi yoktur. Anadolu‘nun millî (yerli) devletidir. Pontus meselesi Osmanlı‘nın son zamanlarında tezgahlanmış, Amerikalı ve Avrupalıların yardımıyla tatbike çalışılmıştı. Ancak İstiklal harbini başarıyla tamamlayan Türkiye, zayıf bir zemine oturan Pontus hülyalarını tarihe gömmüştür. 20. asrın başlarında zayıf bir alt yapısı olan Pontus hülyasının, günümüzde o zayıf alt yapısı dahi kalmamıştır. Buna rağmen zararlı çalışmalar devam etmektedir. Herhangi bir meseleyi önlemek, çözmek içinse, o mesele hakkında bilgi sahibi olmak gerekmektedir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 534
En / Boy : 15,5 / 24
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2009
₺24,30 KDV Dahil

19. yüzyıl başlarından itibaren Osmanlı topraklarında görünmeye başlayan Amerikan misyonerleri başlangıçta Suriye ve Filistin bölgesinde yürütmüş oldukları faaliyetlerini, zamanla Osmanlı ülkesinin her tarafında açmış oldukları okul, hastane, yetimhane ve kilise gibi kuruluşlarla devam ettirmişlerdir. İngiliz misyon örgütleri ile işbirliği içinde ve İngiliz ve Amerikan diplomatlarının korumasında yürütülen Amerikan misyoner faaliyetlerinin 1840'lı yıllardan sonra Bulgarlar ve Ermeniler arasında yoğunluk kazandığı görülmüştür. Diğer devletlere mensup misyon örgütleri gibi, Amerikan misyon örgütlerinin faaliyetleri de dini olmaktan çok siyasi yönüyle Osmanlı devleti için bir tehlike ve tehdit unsuru olarak gelişmiş ve çoğu zaman Osmanlı-Amerikan diplomatik ilişkilerinin belirleyici bir unsuru olmuştur. Osmanlı arşiv belgeleri Amerikan misyonerlerinin Bulgar ve Ermeni ayaklanmalarında hazırlayıcı, koruyucu ve müdahaleci bir rol üstlenmiş olduklarını ve aynı zamanda bu ayaklanmaların abartılı ve Türk aleyhtarı bir tonda Amerika ve Avrupa kamuoyuna aktarılmasında büyük bir görev üstlenmiş olduklarını ortaya koymaktadır. Ayrılıkçı ve yıkıcı mahiyette gelişen misyoner faaliyetlerine karşı Osmanlı Devleti bir yandan bazı önlemler alma yoluna giderken, diğer yandan da ABD nezdinde diplomatik girişimlerde bulunmuştur. Osmanlı Devleti'nin bu tür girişimleri, temelde varlığının devamı için yürüttüğü "denge" politikasının bir gereği olarak ABD ile olan iyi ilişkilerini korumak ve sorunları uzlaşı ile çözmek zemininde gelişmiştir. Ancak, Osmanlı Devleti ile Amerikan misyonerleri ve ABD ile ilişkilerde ve sorunların çözümünde süreç genellikle Amerikalılar lehine işlemiştir. Bu kitapta, Osmanlı topraklarında yürütülen Amerikan misyoner faaliyetlerinin özellikle siyasi yönünü ele alınarak, Osmanlı Devleti üzerindeki etkileri ve Türk-Amerikan ilişkilerine yansımaları ortaya konulmuştur.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 352
En / Boy : 14 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2008
₺35,55

İslamiyeti ilk kabul eden Türk Hakanı Satuk Buğra Han ve onun İslamiyeti nasıl, hangi şartlarda kabul ettiği ve Kâşgar merkezli kurduğu ilk Türk-İslam devleti hakkındaki bilgiler son derece sınırlıdır. O, 12 yaşında İslamiyeti benimseyip öğrenmiş, Hak din için mücadeleler vermiş, 25 yaşında Karahanlı Devleti’nin tahtına çıkmıştır. Satuk Buğra Han, 955’te Tanrı’ya yürümüştür. Onun sağlığında yüz binlerce Türk, İslamiyeti kabul etmiştir. Bu süreç, daha sonraki yıllarda Tezkire-i Ebû’n Nasr Samanî, Tezkire-i Satuk Buğra Han ve Buğra Hanlar Tezkiresi’nde işlenmiştir. Satuk Buğra Han Destanı, işte bu birbirini tamamlayan ve birbirinin devamı olan üç esere dayanmaktadır.

Türk tarihi, kültürü, dili, edebiyatı ve hayat tarzı hakkında çok önemli bilgiler veren bu eserler, gerçekten ilgi çekicidir. Prof. Dr. Necati Demir tarafından bu eserlerin nüshaları dünya kütüphanelerinden toplanmış, Çağatay Türkçesinden Türkiye Türkçesine aktarılarak, herkesin anlayabileceği ve yararlanabileceği hale getirilmiştir. Böylece ilk kez, tam anlamı ile bir "Satuk Buğra Han Destanı" ortaya çıkmıştır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 176
En / Boy : 12 / 19
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2017
₺31,90

Bu derlemede Türk Devriminin önde gelen düşünür ve eylemcilerinden olan Yusuf Akçura'nın Türk Devriminin Programına ilişkin 1919-1925 dönemindeki yazı ve konuşmaları yer alıyor.
1919-1925 yılları, Kemalist Devrim programının geliştirildiği yıllardır.

Akçura'nın bu kitabını yayımlarken tarihî belge sunmanın ötesinde Kemalist Devrim'in yarım kalmış olan, tamamlanmayı bekleyen programını veriyoruz. Türkiye'nin Milliyetçi ve Halkçılarının önündeki devrimci görevi vurgulamış oluyoruz.

Bizleri birleştiren ve önümüzdeki işleri tanımlayan program bu kitaptadır.

Neredeyse yüzyıl önce ifade edilmiştir, ancak hâlâ günceldir ve geçerlidir.

Akçura'nın daha yüzyıl önceki saptamalarını okuduğunuzda 1945 sonrasında doğrulanmış derin tarih dersleri göreceksiniz.

Türkiye, önümüzdeki sorunları bağımsızlıkla, üreticilikle ve laiklikle çözecektir. Bu açıdan Milliyetçiliğin tarihi köklerine sarılmak belirleyici önemdedir. Önümüzdeki millî görevleri başarmamız için, Türkiye'nin Milliyetçi tarihsel mirasının geleceğe dönük gerçekçi ve birleştirici bir muhasebesini yapmanın zamanıdır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 208
En / Boy : 13,5 / 23
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2017
₺21,00

Ey Türk gençliği! Birinci görevin, Türk bağımsızlığını, Türk Cumhuriyeti’ni, sonsuza dek korumak ve savunmaktır.

Varlığının ve geleceğinin biricik temeli budur. Bu temel, senin en değerli hazinendir. Gelecekte de, seni bu hazineden yoksun kılmak isteyecek iç ve dış düşmanların olacaktır. Bir gün, bağımsızlığını ve Cumhuriyeti savunmak zorunluluğuna düşersen, göreve atılmak için içinde bulunacağın durumun olanaklarını ve koşullarını düşünmeyeceksin! Bu olanak ve koşullar, çok elverişsiz bir nitelikte ortaya çıkabilir. Bağımsızlık ve Cumhuriyetine kötülük edecek düşmanlar, bütün dünyada benzeri görülmemiş bir zaferin temsilcisi olabilirler. Zorla ve hileyle sevgili yurdun bütün kaleleri ele geçirilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve ülkenin her köşesi eylemli olarak işgal edilmiş olabilir. Bütün bu koşullardan daha üzücü ve daha kötü sonuçlu olmak üzere, ülkede, iktidarda olanlar aymazlık ve sapkınlık ve hatta hainlik içinde bulunabilirler. Hatta bu iktidar sahipleri, kişisel çıkarlarını, istilâcıların siyasal amaçlarıyla birleştirebilirler. Millet, yoksulluk içinde yıkılmış ve güçsüzleşmiş olabilir.

Ey Türk geleceğinin çocuğu! İşte bu durumda ve koşullarda dahi görevin, Türk bağımsızlık ve Cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun güç, damarlarındaki soylu kanda bulunmaktadır.

 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 640
En / Boy : 15 / 23
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2017
₺39,20

İlkokul çocuklarına Osmanlı’yı tanıtmak amacıyla hazırlanan bu kitabımızda rüyada olduğunu bilmeyen küçük Ahmet okuldan eve döner, ama annesi evde yoktur. Ahmet babaannesine doğru yol alır. Yol o gün ıssızdır. Gökten bir bulut iner ve Ahmet’le konuşur, arkadaş olur.
Bulut, Küçük Ahmet’e, babaannesine giderken yolda karşılaşacağı engellerden bahseder. Bu engelleri aşması için sırlara ihtiyacı olduğunu söyler.

Bu sırlar ise tarihte saklıdır. Bulut Ahmet’i içine alır ve Kayı Obası’na götürür. Turgut Alp tarafından yakalanan Küçük Ahmet, Ertuğrul Bey’e götürülür. Ertuğrul Gazi ile tanışan Ahmet hem atasını tanır, neler yaptığını öğrenir, hem de sırrı alır.

Diğer sır için Ahmet’in yolu Bilecik Kalesi’ndeki Osman Gazi’dir. Osman Gazi’ye kim olduğunu, neler yaptığını, neden savaştığını sorar ve onu tanır. Sonra Orhan Gazi, Murad Hüdavendigar, Yıldırım Bayezid ve diğer önemli Osmanlı sultanlarıdır.
Sonlarında Selanikte darbeyle indirilen 2.Abdülhamid’i sürgünde ziyaret eder. Son Sultan Vahdeddin ile en son Atatürk’ü ziyaret eden Ahmet bu sayede bu kişilerin resimleriyle hem kim olduğunu öğrenir hem de neler yaptıklarını anlar. Ziyaretler sonunda Küçük Ahmet geleceğe dönmüştür. Sıra babaannesine gitmekte…

“Atam Osmanlı” yazarın tabiriyle çocuklarımızın Alman, Fransız, İngiliz, Rus vb. gibi yabancı kahramanlardan etkilenmeden, severek ilgiyle gerçek ecdadını doğru tanımasını hedefleyen bir çocuk kitabıdır. Bu sebeple kahramanımız Türk karakteri olan Küçük Ahmet’tir.

“Atam Osmanlı” çocuklarımızı yabancı milletlerin yarattığı karakterlerden etkilemeden kutlu devletin kurucularını atalarını, tasvir edilen fotoğraflarıyla tanımaları için hazırlanmış bir kitaptır.

Bu kitapta uzaylı yaratıklar, gezegenler, örümcek adamlar, tilkiler yoktur. Bu kitapta atasını tanımak isteyen Küçük Ahmet, kuruluşun babası Ertuğrul Gazi, kuruluşun cengaveri Osman Gazi,  kuruluşun mimarı Orhan Gazi ve devletine emek verenler vardır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 78
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2018
₺5,95

 





Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 1387
En / Boy : 16 / 23,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2013
₺273,75
  • Hormek Adı
  • Hormeklilerin Çeşitli kolları
  • Akraba Kabileler (Koçgiriler, Alhaslilar, Lolanlılar)
  • Doğu Anadolu'da Şeyh Hasanlı ve Dersimli Oymakları
  • Hormekliler
  • Hormeklilerin Etnik kimliği
  • Tarihi Süreçte Hormekliler
  • Varto'dan Gavuryurdu-Yeniyurt'a
  • Sarız-Göksun
  • Kuvay-i Milliye Kahramanları
  • Soy Ağaçları
  • İlyas'ın Çocukları ve Yeğenleri
  • Göksun ve Çevre Köyleri
  • Kabile Törenleri ve İnançları
  • Hormeklilerin Coğrafi Dağılışları

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 159
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2009
₺37,50

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 131
En / Boy : 13,5 / 20
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : .
₺36,90

Yaklaşık beş yıllık bir araştırma ve çalışmanın Ürünü olan bu eserde; Eyüp Sultan'ın tarihi, Eyüp El-Ensarî Hazretleri'nin hayatı, Eyüp Sultan Camii ve türbesi, Osmanlı mezar tasları, mezar taslarındaki Semboller, mezar taslarına yazılan yazılar, Eyüp Sultan Mezarlıklarında medfun ünlü simalar ile Osmanlı Dönemi mezarlıklarımız ve Eyüp Sultan hâziresinin Bir an önce sanına yakışır bir şekilde restore edilmesi İle ilgili temenniler yer almaktadır. Son bölümde İse, bünyesinde önemli örnekleri barındıran, Osmanlı Dönemi mezarlıklarımızın prototipi niteliğindeki, Eyüp Sultan hâzirelerinden, dünyanın hiçbir yerinde göremeyeceğiniz binlerce mezar tası içinden seçilen resimler yer almaktadır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 320
En / Boy : 13,5 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2010
₺23,40

Osmanlı İmparatorluğu’nun ilk başkenti olan Bursa, Eski Çağ’dan günümüze kadar gelen süreçte daima bir cazibe merkezi olmuştur.
15. yüzyılın başlarında Bursa’ya gelen Fransız elçisi, Berrtrandon de la Brocquiere, LE Voyage d’Outremer adlı eserinde Bursa’yı Anadolu şehirlerinin en büyüğü olarak nitelendirir. Bursa’nın çarşılarında Venedik ve Cenevizli tüccarların ticaretle uğraştığını yazar.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 35
En / Boy : 11,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2012
₺7,41

İskitlerin tarihte oynadıkları rol, çeşitli kaynaklarda geçen adı, yayıldığı kültür coğrafyası, kimliği, siyasî tarihi ve kültürünün ortaya çıkarılması bu çalışmanın özünü oluşturmaktadır. İskitler, "Atlı Kavimler Medeniyetinin önemli bir halkasını oluşturmakla beraber, "Bozkır Kavimleri" arasında gerek siyasi tarihleri, gerekse kültürleri bakımından önemli bir yer tutmaktadırlar. Çin Seddi’nden Tuna nehrine kadar çok geniş bir sahaya yayılmış olan İskitlerin, aynı zamanda Kafkaslar’dan Anadolu’ya ve hatta Mısır önlerine kadar yayıldıkları hem arkeolojik buluntular hem de yazılı kaynaklarla aydınlatılmaktadır. İskitler genelde yaşamış oldukları kültür coğrafyasından dolayı bir bozkır kavmidir. Kültürlerinin ana unsuru olan attan dolayı ise atlı kavimdir. Temsil ettikleri kültür atlı kültürdür. Onların coğrafyayla sabitledikleri evleri yoktur. Evleri öküzlerin çektiği arabalar üzerindeki çadırlarıdır. Bu özelliklerinden dolayı oplar için göçerevli ya da kağnılı tabiri kullanılabilir. İskit kültürü büyük ölçüde kurganlardan çıkarılan buluntularla aydınlatılmaktadır. Kurgan adını verdikleri mezarları onların ellerinden çıkan maddi kültür unsurları bakımından oldukça zengin mezarlardır. Bu özelliklerinden dolayı da onların oluşturdukları kültür kurgan kültürüdür. Bütün bu özellikleriyle İskitler hareketli bir kavimdir. Onların hayat tarzı sosyal, siyasi, iktisadi, dini, askeri yapısına ve sanat anlayışına büyük ölçüde etki etmiş bulunmaktadır. İskitler, birçok eski bozkır kavmi gibi tarihin akışını değiştirmiş, tarihe yön vermiş bir kavimdir. Onlar kendi insanlarının yiğitliği ve kabiliyeti, atlarının hızı, yay ve oklarının mükemmelliği sayesinde her istedikleri coğrafyayı kendilerine kolayca yurt edebilmişlerdir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 236
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2012
₺45,00
Çin Seddi’nden Tuna nehrine kadar geniş bozkır coğrafyasında tarih öncesi devirlerden başlamak üzere, çeşitli kavimler ortaya çıkmıştır. Bozkırların doğu tarafında olduğu gibi, batı tarafında da büyük ölçüde atlı-göçebe kavimler varlıklarını sürdürmüştür. Bu kavimlerin tarih ve kültürleri yeterince araştırılmamıştır. Bu kavimlerden biri de Sarmatlardır. Sarmatlar büyük ölçüde Hazar Denizi’nden Tuna nehrine kadar geniş bir coğrafyaya yayılmak suretiyle, MÖ 2. binin başlarından MS 2. yüzyılın sonlarına kadar adı geçen coğrafyada hâkimiyet kurmuşlardır. Bu hâkimiyet kurdukları zaman sürecinde Doğu ve Batı kültürleriyle siyasî, sosyal, kültürel ve ekonomik yönden bağlantılar içerisine girmişlerdir. Onların çeşitli kavimlerle bağlantıları, bozkır kavimleri içerisinde önemli bir yer tuttuklarını göstermektedir. Sarmatlar adını taşıyan, yazılı kaynaklar ve arkeolojik buluntulara dayalı olarak hazırlanan bu çalışmada, onların tarih sahnesine çıkışlarından siyasî hâkimiyetlerinin son bulmasına kadar olan tarihleri, çeşitli kavimlerle ilişkileri ve kültürleri inceleniyor.
Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 160
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2012
₺31,50

İslamiyet’ in doğuşunun 100. Yılında Müslüman mücahidler Tarif b.Musa komutasında 500 kişilik bir keşif heyetiyle Endülüs diye anılan İspanyol topraklarına ayak bastı. Müslümanların Avrupa macerası, son İslam Devleti Nasriler’ in sultanı XII. Muhammed’ in, Badol Tepesi’ nden göz yaşlarıyla hazin ayrılışına kadar geçen yaklaşık 800 yılı ve inşa ettikleri muhteşem medeniyet insanlık tarihinde derin izler bıraktı. İşte bu kitap, İslam’ ın Avrupa’ da ki 800 yıllık serüvenini kısaca ele alıyor.

Vural Türkmenoğlu


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 208
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2017
₺16,66

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 288
En / Boy : 13,5 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .
₺11,80

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 224
En / Boy : 13,5 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .
₺8,33

Ermeni kaynakları aynen Çin, Arap, Fars ve Rus kaynakları olduğu gibi Türk Tarihi de dâhil olmak üzere Avrasya tarihi açısından önemli kaynak konumundadırlar. Ermeni kaynaklarından özellikle 12. yüzyılın sonu - 13. yüzyılın ilk yarısındaki Türk ve Moğol tarihinin yazımında istifade edilmektedir. Eçmiadzin, Venedik, Viyana, Paris, Vatikan başta olmak üzere dünyanın çeşitli şehirlerindeki arşivlerde saklanan ve çoğu kilise ile manastırlarda kaleme alınan bu eserler, daha 19. yüzyıldan itibaren çeşitli dünya dillerine tercüme edilmiş ve araştırmacıların istifadesine sunulmuştur. Bu alandaki en önemli çalışmalardan biri, Türkçe’ye çevirisini yaptığımız A. G. Galstyan’ın 1961’de yayımladığı Armyanskie İstoçniki o Mongolah (Ermeni Kaynaklarına Göre Moğollar) adlı kitabıdır. Galstyan, bu eserinde Sebastatsi, Piskopos Stepanos, Vanakan Tavuşetsi, Partsırtpertli Kostantin, Sımbat Sparapet, Grigor Sisetsi, Ermeni Kralı 2. Hetum, Mhitar Ayrivanetsi, Nerses Palients, David Bagişetsi gibi dönemin Ermeni devlet ve din adamları ile müelliflerinin eserlerinden Moğollar ile ilgili olan kısımları kronolojik olarak vermektedir. Ermeni müelliflerinin Moğollar ile ilgili kaleme aldıkları eserler, çok yanlı olmasına rağmen bunlar, Moğol tarihi ile ilgili diğer kaynaklardan elde ettiğimiz bilgileri tamamlamaktadır. 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 200
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2017
₺39,60

Ülkemizde de tanınan ünlü İngiliz tarihçi Peter Burke, ′Avrupa′nın Avrupalaşması′ sürecinin temel dinamiği olan Rönesans hareketini ve bu hareketin 14. yüzyıl İtalya′sından çıkıp Avrupa′nın düşünsel ve kültürel çehresini değiştirecek karşı konulmaz bir salgına nasıl dönüştüğünü anlatıyor.

Bu kitap, Avrupa kimliğinin kültürel oluşum serüvenini, Rönesans hareketinin önemini, matbaanın icadının bu harekete nasıl bir ivme kazandırdığını merak edenler için vazgeçilmez bir başvuru kaynağıdır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 312
En / Boy : 15 / 23
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2017
₺75,90

"İkinci Dünya Savaşı ve Mussolini İtalyası’na ışık tutan temel kaynaklardan biri."

- İlber Ortaylı

Mussolini’nin damadı ve İtalya Dışişleri Bakanı olan Kont Galeazzo Ciano, 11 Ocak 1944’te, Yüksek Faşist Konsey’de Mussolini’nin görevden alınması lehine oy kullanan diğer kişilerle birlikte kurşuna dizildi. Sumner Welles’in hakkında, “Zamanımızın en kıymetli tarihi belgelerinden biri” dediği ve Ciano’nun İkinci Dünya Savaşı’nı biçimlendiren en önemli kişilerle yaptığı görüşmeleri ve düşüncelerini içeren günlüğü ise, Almanların ve Mussolini’nin aksi yöndeki çabalarına rağmen, karısı Edda tarafından Müttefiklere ulaştırıldı.

Savaş Günlükleri, Nazi liderlerinin yargılandıkları Nürnberg Mahkemeleri’nde saldırı savaşı tasarlamak suçu isnat edilen eski Almanya Dışişleri Bakanı Joachim von Ribbentrop’un aleyhine delil olarak sunuldu. Kont, İtalya’yı kazanırsa dahi kaybedebi­leceği bir savaşa sokmamak hususunda Mussolini’den daha öngörülü olduğunu kanıtlamıştı.

Savaş Günlükleri’nin içerdiği bilgiler, İtalya’nın nere­deyse kansız bir şekilde Arnavutluk’u ilhak edişini, Hırvatistan üzerindeki planlarını, ülkenin İkinci Dünya Savaşı’na ne kadar hazırlıksız bir şekilde girdiğini, Yunanistan’daki ve Kuzey Afrika’da yaşadığı felaket­leri anlamak adına altın değeri taşımaktadır. Ciano’nun, Almanların bu ülkeyi istila etme planlarını Belçika’ya sızdırdığı ve Japon hükümetinin Pearl Harbor baskınından dört gün evvel Alman ve İtalyan hükümetlerini bilgilendirdiği gibi tarihi bilgiler de ilk kez bu vesikada ortaya çıkmıştır. Ayrıca günlükler, İtalya’nın Balkanlar’da Türkiye’yi dikkatle gözlemlemek suretiyle icra ettiği politikayla, Mussolini İtalyası’nın savaş öncesinde ve savaş sırasında Türkiye’ye karşı benimsediği tutuma dair mühim bilgiler içermektedir.

Willi­am Shirer gibi yazarların, döneme ilişkin kült kitaplarını kaleme alırken sıklıkla istifade ettikleri Savaş Günlükleri, sunduğu eşsiz bilgilerle okuyucuyu İkinci Dünya Savaşı’na dair birçok hususta aydınlatacağı gibi, ona siyasi tarihin en çalkantılı dönemlerinden birinde, amansız bir güç siyaseti ile iç içe geçen diplomasinin nasıl icra edildiğine ilişkin, izlerini günümüzde de bulabileceği mühim kesitler sunacaktır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 640
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2017
₺98,40

Onlar varlıklarının anlamını seferde buldular. Nice zamanlar içinde nice mekânlara sahip oldular. Tarifi mümkün olmayan büyüklükteki toprakları bazen ayak sesleriyle bazen de nal sesleriyle aştılar. Kondular, göçtüler… Kurdular, yıkılınca tekrar yaptılar… Hiçbir zaman vazgeçmediler. Ne olacağını değil, daima nasıl olacağını düşündüler. Türkler...

İslam Öncesi Türk Tarihi ve Orta Asya Tarihi alanlarının uzmanı Prof. Dr. Ahmet Taşağıl, tarihin peşinden ve Türklerin izinden gidiyor, engin coğrafyaları adımlıyor, Türklerin gizemli tarihini yeniden yazıyor.

20 yılı aşkın bir zamandır Eski Türklerin adım attığı istisnasız her yere gitmiş ve araştırmalar yapmış olan Ahmet Taşağıl; okuyacağınız sayfalar boyunca sizi bozkırın rüzgârı eşliğinde Altay Dağları'na götürecek. Orhun bölgesinde tüm gizemini dinlerken kendinizi bir anda Çin Seddi'nin Yeşim Taşı Kapısı'ndan girerken bulacaksınız. Hanbalık'ta dinlenip, Pekin'den Doğu Türkistan'a ulaşırken kadim bir tarihi yaşadığınızı fark edeceksiniz. Urumçi, Kaşgar, Fergan ve en sonunda Maveraünnehir derken, Türk tarihinin derinliği karşısında hayret duygunuzu genişleteceksiniz.
Türk isminin kimlere denildiğini, Türklerin nereden geldiklerini, inançlarını, en ilginç geleneklerini, asırlar boyunca taşıdıkları karakteristik özelliklerini, tüm dünyanın imrendiği teşkilatlanma ustalıklarını ve her koşulda nasıl başarılı olabildiklerini tüm boyutlarıyla öğreneceğiniz bu kitapta, kendinizi at sırtında Sibirya, Moğolistan, Kuzey ve Orta Çin, Doğu Türkistan, Kırgızistan, Kazakistan, Özbekistan, Türkmenistan ve Afganistan topraklarını geçerken hissedeceksiniz. Her detayı görerek ve tekrar yaşayarak...

GÖKBÖRÜ’NÜN İZİNDE: Kadim Türklerin Topraklarında, Ahmet Taşağıl'ın son derece lezzetli üslubuyla adeta bir seyahatname tadında.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 336
En / Boy : 13 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2018
₺57,40

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 293
En / Boy : 13,5 / 20
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : .
₺37,50
Avrupa’da ve bizde "Şark Meselesi" olarak bilinen konunun tarihi onbirinci yüzyıla kadar iner. Avrupalılar, özellikle Türklere karşı Kudüs’ü kaybetmeleriyle beraber Haçlı Seferlerine başlamışlar ve Haçlı Seferleri şu veya bu şekilde günümüze kadar devam etmiştir. Türk milleti güçlü olduğu müddetçe ne Avrupa’nın, ne de Asya’nın devletimiz üzerinde hiçbir yaptırımı olamadı. Ancak Asya’nın batıdaki kalesi olan Osmanlı’nın çağa gereği gibi ayak uydurmaması, içten ve dıştan vurulan darbelerle dağılması üzerine Avrupa devletleri, Osmanlı’nın topraklarında paylaşımlara girdiler. Fakat kitaptan da anlaşılacağı üzere bu son durumdan hiçbiri memnun değildi. Ayrıca Avrupa’nın hakimiyet anlayışıyla, Türklerin yönetimi birbirine uymadığından, Avrupalıların işgal ettikleri yerlerde de hiçbir vakit huzur sağlanamadı. Bu vaziyet günümüzde herkesin yakından takip ettiği gibi Avrupa’da da, Asya’da da aynıdır. İşte elinizde bulunan bu kitapta, Doğu problemi’nin özüne inilerek, 19. yüzyılda ve 20. yüzyılın başlarında Orta Doğu’nun ve Asya’nın yeniden şekillenmesi anlatılmaktadır.
Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 175
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : .1999
₺33,75

Birinci baskının arka kapağındaki ilk cümle şöyleydi:

"Türk Dünyası Halk Bitiminde Yöntem Sorunları, Sovyetler Birliği'nin dağılmasından sonra, Batı ve Doğu ile aktif ilişkiler içerisine giren Türkiye'de ortaya büyük değişim karmaşasının, sosyal bilimler alanına yansımalarının yazarın düşünce dünyasında yarattığı etkinin halk bilim olay ve ürünlerinde dışa vurumudur.

"Belki bu cümleye ek olarak, elinizdeki kitabı alıntıların, kaynakların veya ders notlarım sıkıcı tanımlarının yer almadığı, önemine işaret edilen kuram ve yöntemlerle birlikte, kuşkulann, kaygıların, şüphe ve endişelerin yalın bir dille anlatıldığı, Türk dünyası halk bilimi çalışmaları için yararlı olduğuna inanılan soru ve sorunların üretildiği bir çalışma olarak da okuyabilirsiniz.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 144
En / Boy : 13,5 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2013
₺26,25

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 294
En / Boy : 15,5 / 20,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2004
₺51,00

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 160
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2007
₺30,00

Yalnız Yunanistan tarihinin değil, Anadolu tarihinin de en can alıcı bir dönemi. Hellenler bir yandan öz yurtlarında, bir yandan Anadoluda birbiriyle savaşıyor ve bu savaşma, o dönemde Anadoluya egemen olan İranlıların yerel baş yöneticileri, satraplar karışıyor. Anadolu kentleri, Anadolu insanları savaş yangınının ortasında kalıyor.

Xenophon'un kılıç gibi yalın ve etkili anlatımından soluksuz okuyacağınız bu yapıt, hem Yunanistan hem Anadolu ilkçağ tarihi için ana kaynaklrdan biridir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 96
En / Boy : 12,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2015
₺8,25

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 328
En / Boy : 13,5 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .
₺23,40

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 176
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .
₺21,87
Bu eser; Rumeli illerinden Osmanlılar çekildikten sonra ‘kılıç artığı’ olarak kalan Türk azınlığın soykırımı, kültür katliamı faciasını yansıtır. Bulgaristan’da komünist rejimi ‘soya dönüş’ bayrağı altında ‘tek uluslu’ millet oluşturma amacıyla dünyada bir benzeri görülmemiş soykırım uygulandı.45 yılda binlerce şehit verdik. Dilimiz, dini kıyafetlerimiz ve isimlerimiz yasaklandı. Tüm bunları bir yazar ve gazeteci gibi hem tanık, hem sanık, hem de mahkûm olarak yaşadım ve gaz odalarında işkence gördüm. Bayraksız, topraksız, ezansız esir Türk olmanın ne demek olduğunu bu kitapta göreceksiniz.
Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 396
En / Boy : 14,5 / 21,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2001
₺40,00

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 250
En / Boy : 13,5 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .
₺30,00

 




Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 231
En / Boy : 13 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2011
₺28,00

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 272
En / Boy : 15 / 21
Kağıt Cinsi : Kuşe
Basım Tarihi : .2013
₺157,50

Yunan mitolojisi, yüzyıllardır sanat, edebiyat ve kültür dünyasını etkilemektedir. Vazo resimlerindeki, gemma’lardaki, bronz ve taştan yapılma heykellerdeki betimler, genelde, yazılı kaynaklarda anlatılan mitoslardan daha erkene tarihlenmekte ve Yunanlıların tanrılar ve kahramanlar dünyasına nasıl baktıklarına ışık tutmaktadır. Bu eser, Eski Yunan’daki sanatçıların mitosları nasıl ele aldıklarını inceleyen bilimsel nitelikteki ilk geniş kapsamlı araştırmadır ve Antik Yunan dünyasının sanat, tiyatro, şiir, antropoloji ve diniyle ilgilenen okurlar için benzersiz ve vazgeçilmez bir kaynak kitap niteliğindedir. "Büyüleyici bir konu hakkında yararlı bir rehber" Antiques Bulletin


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 264
En / Boy : 15 / 21
Kağıt Cinsi : Kuşe
Basım Tarihi : .2007
₺157,50
Kurdukları büyük imparatorluk çatırdamaya başlayıp, Batı / Avrupa karşısındaki gerileme artık inkar edilemez hale gelince eski günlerine dönebilmek için karşısındakini, düşmanını daha yakından incelemeye yönelen Türkler sonuçta ‘Batılılaşmaya’ karar verdiler. Artık 200 yılı geride bırakan ‘Batılılaşma’ süreci çağdaşlaşmanın, modernleşmenin kendisinden başka bir şey değildi.. Öncelikle devletin tepesinde, siyasi elitte egemen olan bu kavrayış, asıl olarak devlet aygıtının, ordunun ve bürokrasinin çağdaş olanaklarla yeniden örgütlenmesi eksenindeki reformlarla ilerlerken, bir ölçüde topluma da nüfuz etti elbette. Tanzimat, Islahat, Meşrutiyet ve Cumhuriyet dönemleri Yeni Osmanlıları, İttihatçıları, Kemalistleri arkada bırakırken artık günümüzde AB üyesi olmaya dönüşen bu paradigmanın iktidardaki savunucusu ve uygulayıcısı eski İslamcı, yeni ‘muhafazakar-demokrat’ bir partidir. Belki bu da bir paradoks olmaktan çok modernleşme sürecinin bir ironisi ya da bir başarısı olarak algılanabilir, ama 17 Aralık 2004’teki AB zirvesinden hangi sonuç çıkarsa çıksın, bu serüvenin bu yılın sonunda yeni bir aşamaya gireceği kesin. Tarihin en büyük imparatorluklarından birinin bakiyesi, kendi iradesiyle Batılılaşmaya karar veren bir ‘büyük devlet’ ve Batı’ya en çok yaklaşan, en modern ‘İslam toplumu’ olan Türkiye’nin geldiği noktayı değerlendirip, geleceğe ilişkin öngörülerde bulunmaya çalışmanın tam zamanıdır. Bu derlemedeki makaleler de bunu yapmaya çalışıyor.
Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 231
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2004
₺13,50

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 368
En / Boy : 13,5 / 20
Kağıt Cinsi : Kuşe
Basım Tarihi : .
₺33,75

On dokuzuncu yüzyılın ikinci yarısında Osmanlı başkentinde yaşayan ve devlet memuriyetinde bulunan bir tekke şeyhinin zihniyeti nasıldır? Gündelik hayatı nasıl şekillenmektedir? Çevresindeki insanlar kimlerden oluşmaktadır? Arkadaşlarıyla, dervişleriyle, aile fertleriyle olan etkileşimi nasıl ve ne düzeydedir? Tekkenin geçimini hangi vasıtalarla temin etmektedir? Siyasi duruşu var mıdır ve etrafında cereyan eden olaylara nasıl yaklaşmaktadır? Devlete bakışı nasıldır? Amacı Allah’a ulaşma ve insan benliğini kötü hallerden temizlemek olan bir tarikatın mensubu olarak hayatı nasıl algılamaktadır?

İstanbul Atatürk Kitaplığı’nda tesadüf edilen Vukuât-ı Tekâyâ adlı yazma eser sayesinde Üsküdar Sandıkçılar Dergâhı’nın kurucu şeyhi, ailesi ve çevresi hakkında yeni bilgilere ulaşmak suretiyle oluşturulan bu tekke monografisinin Osmanlı tasavvuf tarihine nitelikli bir katkıda bulunacağına inanıyoruz. Ayrıca, imparatorluktan cumhuriyete geçerken bir şeyh ailesinin yaşadığı değişim ve dönüşümü bu mikro-tarih çalışmasında ilginç ayrıntılarıyla görmek mümkün olacaktır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 284
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2017
₺63,90

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 464
En / Boy : 13,5 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2011
₺39,52

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 207
En / Boy : 13,5 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .
₺13,77

1951 yılında İzmir Karşıyaka'da doğdu. İlk ve orta öğrenimini Kubilay İlkokulu ve Menemen Ortaokulu'nda yaptıktan sonra 1968 / 1969 öğrenim yılında Karşıyaka Erkek Lisesi'nden mezun oldu. Aynı yıl girdiği Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Protohistorya ve Önasya Arkeolojisi Kürsüsü'nden 1972 / 1973 ders yılında mezun oldu. İzmir Arkeoloji Müzesi'nde 2 yıl araştırmacı olarak görev yaptıktan sonra 1981 yılında Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji ve Sanat Tarihi Bölümü'nde uzman olarak çalışmaya başladı.

E.Ü. Sosyal Bilimler Enstitüsü'nde "Klazomenai Ticari Amphoraları" üzerine yaptığı yüksek lisans ve doktora çalışmalarını 1988 yılında tamamladı. 1991 yılında Doçent 1998 yılında Profesör oldu. Halen E. Ü. Edebiyat Fakületsi Klasik Arkeoloji Anabilim Dalı'nda öğretim üyesi olarak görev yapmakatdır. Antik dönemde ticari amphoralar, şarap ve zeytinyağı üretimleri üzerine bir kitabı, çeşitli bildiri ve makaleleri bulunmaktadır. Son yıllarda İzmir ve Güney Aiolis (Menemen yöresi) bölgesinde yapmakta olduğu yüzey araştırmalarından elde edilen sonuçları yakın bir gelecekte yayınlamayı planlamaktadır. Bu yeni tarihsel verilerin bir kısmı bu kitapta da bulunmaktadır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 406
En / Boy : 14 / 20
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : .1998
₺30,00
1 2 3 ... 10 >
Çerez Kullanımı