“Oturdum. Ne yazayım diye düşünmeye başladım. Acaba hikâye mi yazsam? Hikâyede konunun pek o kadar mühim olmadığını söyleyenler de çıktı. Ama ne olursa olsun, bir vaka lazım. O vakanın bir başı, bir sonu olması lazım. Üstelik vaka da alışılmış, bıkılmış vakalardan olmamalı. Küçük burjuvanın hayatını anlatan, onun zaaflarını, onun adiliklerini dünyanın en büyük kahramanlıkları, en asil heyecanları gibi gösteren hikâyelerden illallah dedik artık. Bütün ıstıraplar aşktan doğuyor. Oysaki öte yandan milyonların, milyarların ıstırabı var. Ama ne yazık ki biz o insanı tanımıyoruz. Girmişiz küçük burjuvanın içine, yuvarlanıp gidiyoruz. Başka cemiyetlerin, başka sınıfların adamı olduğumuzu bile bile. Bizim dertlerimiz, içinde yaşadığımız adamların dertlerine benzemiyor. Ne parada gözümüz var ne pulda. Geçenlerde bir kadın, ‘Benim için şiir,’ diyordu, ‘beyaz bir otomobildir.’ Biz, en küçük menfaatlerini bile korumaktan âciz zavallılar, nasıl onlarla bir oluruz. Biz, tanımadığımız o büyük sınıfın, o fakir sınıfın adamıyız. Ama tanımadığımız için de onlardan, onların hayatından bahsedemeyiz. Üstelik tehlikeli bir iş o. İnsana sol diyorlar, komünist diyorlar. İyisi mi, bir yazar hep suya sabuna dokunmayan yazılar yazmalı. 

Ben de öyle yapacağım.”


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 64
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2021
₺10,50

Yayan dolaşırım,
Mütenekkiren seyahat ederim.
Oktay Rifat’la Melih Cevdet’tir
En yakın arkadaşlarım.
Bir de sevgilim vardır pek muteber;
İsmini söyleyemem,
Edebiyat tarihçisi bulsun.

Modern şiire güncel bir ifade kazandırmak için yola çıkan, bir kırılım niteliğindeki Garip akımının kurucusu, bir garip Orhan Veli. Süleyman Efendilerin, Yüksekkaldırım’daki Melâhatlerin, her gece şehrin sakinleri uyanmadan gökyüzünü boyayan Dalgacı Mahmutların “mısra-ı meşhurunun mübdii”, bir garip Orhan Veli. “Cep delik cepken delik” dolaştığı İstanbul çarşılarının, lokantalarının ve sokaklarının dilini “şairanenin aleyhinde” şiire getirmiş, bir garip Orhan Veli.

Orhan Veli’nin Bütün Şiirleri, Can Yayınları’nda yayımlanan derlemeden yola çıkılarak hazırlanmış bir baskıyla, Erdal Öz’ün güncellediği Garip önsözleriyle bir kez daha okurlarla buluşuyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 208
En / Boy : 12,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2021
₺17,50

"... Dostum Şevket Rado bana Nasrettin Hoca’ya ait fıkraları da manzum olarak yazmamın iyi bir şey olacağını söylemişti. (...) Bu fıkraları bulabilmek için birkaç kitap karıştırdıktan sonra gördüm ki ünü yabancı ülkelere kadar yayılmış olan bu milli kahramanın hikayeleri daha hala Türkçe olarak yazılmamış. Güzel bir üsluptan geçtim, okuduğum kitaplarda, doğru dürüst bir Türkçe bile yoktu. Bunun üzerine de, bu fıkraları okunabilir bir dille yazmanın, küçümsenmeyecek bir iş olduğuna inandım. Yazdığım Nasrettin Hoca fıkralarının, bugüne kadar yazılanların en iyisi olduğunu söylersem pek de böbürlenmiş sayılmam." -Orhan Veli Kanık- Nasrettin Hoca fıkralarına, onların özünü bozmadan yeni bir renk, yeni bir tat katan Orhan Veli, 13. yüzyıldan günümüze uzanan, bazıları daha da eskilere kadar giden bu nükteleri, şiir diliyle yeniden ölümsüzleştirmiştir. Nasrettin Hoca Hikayeleri’nde bir araya getirilen ve Hoca kimliğine bürünmüş halk zekasının ürünleri olan bu fıkralar, Orhan Veli’nin kattığı sevimlilikle karşılıyor bizi.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 130
En / Boy : 17 / 22,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2019
₺33,60

"Sevgili Çocuklar, bu kitapta okuyacağınız şiirleri gerçi sizler için tercüme ettim. Ama hiçbir zaman onları çocukça bulmadım. Zaten sizi de küçük görmüyorum. Güzel şeyleri siz de büyükler kadar anlar, büyükler kadar seversiniz.Elbette, yaşınız ilerledikçe, bilginiz de artacaktır. Ama bu, bilginiz artıncaya kadar kötü şeyler, basit şeyler okuyacaksınız demek değildir. Bilginizin, anlayışınızın artması, zevkinizin incelmesi ancak büyük eserler, kıymetli eserler okumakla olur."

-Orhan Veli Kanık

La Fontaine’in 17.yüzyılda manzum olarak kaleme aldığı, Hindistan’dan İran, Anadolu ve Avrupa’ya yayılmış, kahramanları çoğunlukla hayvanlardan oluşan öğüt verici masalcıklar bütün dünyada yaygınlık kazanmıştır.

Orhan Veli’nin kısa yaşamına sığdırdığı güzel işler arasında, La Fontaine’den yaptığı çeviriler de yer alır. Elli yılı aşkın bir süreden beri sevilerek okunan bu çevirilerde Orhan Veli, Türkçenin olanaklarını, zenginliklerini ustaca sergiler. La Fontaine’in Masalları’nda denediği ve Türkçeye kazandırdığı söyleyiş biçimi ve şiirsel yapı da bu çevirilerin belleklerimizde yer etmesinde etkili olmuştur.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 93
En / Boy : 17 / 22,5
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 1.2020
₺19,60

Bir de sevgilim vadır, pek muteber;
ismini söyleyemem,
Edebiyat tarihçisi bilimi,.

O zamanlar ismini söyleyemediği sevgilisi "Nahit Hanım"dı. Hayatta iki varlığı oldu: Şiiri ve sevdası. Şiirleri okurlarının ezberinde... Sevgisine gelince, onu, tek büyük aşkı "Nahit Hanım"a vermişti: Bu kitap belgesi.

Şiirimizde çığır açmış ustanın aslında nasıl bir gönül ustası olduğunu kanıtlayan mektuplarını okuduğunuzda onu çok daha yakından tanıya-caksınız. "Istanbul Türküsü" gibi pek çok şiirini daha iyi anlayacaksınız. 36 yıllık ömrüne neler sığdırdığını görecek, onu daha çok sevecek ama belki biraz da üzüleceksiniz. Nereden bakılsa, gizli saklı yaşanmış kırık bir aşk hilâyesine tanık olacaksınız.

64 yıldır çekmecelerde kalmış mektuplar, ince ince akan bir mağara suyu gibi dingin, dupduru ilk kez gün ışığına çıkıyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 170
En / Boy : 13 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2020
₺12,60

Orhan Veli'nin hikayeleri, 1947-50 yılları arasında Tanin gazetesi ile Seçilmiş Hikayeler ve Yaprak dergilerinde yazarın sağladığında, William Saroyan'dan "serbest" olarak çevirdiği hikayesi ise ölümünden sonra Vatan gazetesinde (1952) yayımlanmıştı. Hikayeler ilk kez ayrı bir kitapta toplanmış ve kitaba yazarın edebiyat hakkındaki küçük ama ilginç bir konuşması da eklenmiştir. Hoşgör Köftecisi okurlarının, "keşke genç yaşta kaybetmeseydik de, o güzel şiirler bu güzel hikayelerden de daha çok yazsaydı" diyeceğini düşünüyoruz.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 58
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2020
₺12,00

Gemliğe doğru Denizi göreceksin; Sakın şaşırma.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 111
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 11.2019
₺16,00

"Orhan Veli çok daha ileriye bir adım attı: Şiirin kendi öz bir dili, bir vezni olmadığı gibi kendine öz konuları da olmayacağını gösterdi, ahengin, musikinin de şiirden kaldırılabileceğini anlattı."

- Nurullah Ataç

"Orhan Veli'nin kavgası, edebiyatımızın en büyük kavgasıdır, buna inanıyorum. Irmağın yatağın' daha doğal bir vadiye indirdi. Şiire kasket giydirdi, sivilleştirdi onu. Bugünkü şiir verimleri onun da verimleridir biraz."

- Cemal Süreya

Bütün Şiirleri, Orhan Veli'nin yüzüncü doğum yıl-dönümünde (2014) gözden geçirildi. Şairin defterleriyle mektupları ndaki el yazmaları, dergi yayınları ve kitabın 1951'den bugüne farklı yayınevlerindeki baskıları karşılaştırılıp incelenerek süregelen yazım hataları düzeltildi ve bazı şiirlerdeki karışıklıklar dipnotlarla giderildi.

Orhan Veli: Türk şiirinin "zincirkıran"ı, "kasket-giydiren"i, "sivilleştiren"i, "açıkhavaozanı"...

 

 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 247
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2020
₺8,40
Tükendi

“... Dostum Şevket Rado bana Nasrettin Hoca'ya ait fıkraları da manzum olarak yazmamın iyi bir şey olacağını söylemişti. (...) Bu fıkraları bulabilmek için birkaç kitap karıştırdıktan sonra gördüm ki ünü yabancı ülkelere kadar yayılmış olan bu milli kahramanın hikâyeleri daha hâlâ Türkçe olarak yazılmamış. Güzel bir üsluptan geçtim, okuduğum kitaplarda, doğru dürüst bir Türkçe bile yoktu. Bunun üzerine de, bu fıkraları okunabilir bir dille yazmanın, küçümsenemeyecek bir iş olduğuna inandım. Yazdığım Nasrettin Hoca fıkralarının, bugüne kadar yazılanların en iyisi olduğunu söylersem pek de böbürlenmiş sayılmam.”
Orhan Veli

Hoşgörülü ve hazırcevap Nasrettin Hoca’nın çok sevdiğimiz fıkralarını Türkçemizin büyük şairi Orhan Veli’nin eşsiz dizelerinden okumaya ne dersin?


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 128
En / Boy : 16,5 / 24
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2021
₺25,60
Tükendi

“Bu kitap sizi alışılmış şeylerden şüpheye davet edecektir” kapak şeridiyle çıkan Garip, şiirimizde bir büyük çığır açmıştı. Garipçiler’i yüzüncü yaşlarında sırayla selamladığımız bugünlerde, Orhan Veli’nin öncülüğünde çıkan Garip, bu özel ve tek baskıda yeniden okuruyla buluşuyor. Garip, bugün artık hiçbirimize garip gelmiyor.

Fotoğraf

Dört kişi parkta çektirmişiz;

Ben, Oktay, Orhan bir de Şinasi.

Anlaşılan sonbahar;

Kimimiz paltolu, kimimiz ceketli;

Yapraksız arkamızdaki ağaçlar.

Henüz babası ölmemiş Oktay’ın,

Ben bıyıksızım,

Orhan Süleyman Efendi’yi tanımamış.

Lakin ben hiç böyle mahzun olmadım.

Ölümü hatırlatan ne var bu resimde?

Halbuki hayattayız hepimiz...

 Melih Cevdet


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 72
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2019
₺8,40
Tükendi

Sevdaya mı Tutuldum? Orhan Veli’nin Nahit Hanım’a verdiği bir çift şiir defterinden oluşuyor. Bu iki deftere baktığımızda, şairin 1942 yılına kadar yazdığı şiirleri, muhtemelen askere giderken, başına bir şey gelirse saklasın ve yayımlasın diye, Nahit Hanım’a verdiğini anlıyoruz.

Orhan Veli’nin elyazısıyla 112 şiiri Raşit Çavaş ile Güzin Değişmez yayına hazırladı. Şiirlerin çeviri yazısı yapıldı, dergilerdeki ilk yayımlarıyla kitaplarının farklı yayınevlerindeki baskıları karşılaştırıldı ve R. Çavaş tarafından notlandı. Böylece, eski yazı meraklısı okurlara, Orhan Veli tutkunlarına ve bütün şiirseverlere özel bir yayın ortaya çıktı.

Sevdaya mı Tutuldum? Orhan Veli’nin sevdiği kadına emanet ettiği defterlerdeki şiirlerin bir kitabı.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 376
En / Boy : 17,5 / 22,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2016
₺29,17
Tükendi

Türk şiirine “Garip Hareketi” ve sonrasıyla “çıkış”lar ve “yükseliş”ler sağlayan üç büyük şairin, Orhan Veli Kanık, Oktay Rifat ve Melih Cevdet Anday’ın şair, yazar, gazeteci ve yayıncı Şevket Rado’ya aşağı yukarı aynı yılları kapsayan bir dönemde yazılmış ve konuları büyük ölçüde ortaklık taşıyan mektupları...
Yıllarca saklanmış ve bir sahaf dikkatiyle gün ışığına çıkarılmış olan bu mektuplarda birçok bilinmeyen, birçok yanlış bilinen ve pek çok “gerçek hayat” var. Türk edebiyatı tarihinin bu dönemine ilgi duyan “cımbız”cılar, Orhan Veli’nin La Fontaine çevirilerinin perde arkasını; Oktay Rifat’ın yayımlanmamış ve akıbeti “şimdilik” meçhul “Ahmet” adlı bir romanı ve Yaşayıp Ölmek Aşk ve Avarelik Üstüne Şiirler kitabıyla ilgili bilinmeyen bir yayıncılık serüvenini ve Melih Cevdet Anday’ın Ankara yıllarına ilişkin anılarında bile üstü kapalı geçilmiş kimi ayrıntıları bulacaklar…
Meraklı ve sadık edebiyat okurları ise üç şairin mektup yapraklarına gizlenmiş dünyasında, bir ortak dostun rehberliğinde, özel resimler ve tıpkıbasımlarla donanmış bu “belgesel” aracılığıyla gezinecekler.




Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 196
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2014
₺8,43
Tükendi

Bir de sevgilim vardır, pek muteber;
İsmini söyleyemem,
Edebiyat tarihçisi bulsun.


O zamanlar ismini söyleyemediği sevgilisi “Nahit Hanım”dı Orhan Veli’nin. Hayatta iki varlığı oldu: Şiiri ve sevdası. Şiirleri okurlarının ezberinde... Sevgisine gelince, onu, tek büyük aşkı “Nahit Hanım”a vermişti: Bu kitap onun belgesi.Şiirimizde çığır açmış ustanın aslında nasıl bir gönül ustası olduğunu kanıtlayan mektuplarını okuduğunuzda onu çok daha yakından tanıyacaksınız. “Istanbul Türküsü” gibi pek çok şiirini daha iyi anlayacaksınız. 36 yıllık ömrüne neler sığdırdığını görecek, onu daha çok sevecek ama belki biraz da üzüleceksiniz. Nereden bakılsa, gizli saklı yaşanmış kırık bir aşk hikâyesine tanık olacaksınız. 64 yıldır çekmecelerde kalmış mektuplar, ince ince akan bir mağara suyu gibi dingin, dupduru ilk kez gün ışığına çıkıyor.

Sizin için insan kardeşlerim,
Her şey sizin için.
Gece de sizin için, gündüz de;
Gündüz gün ışığı, gece ay ışığı;
Ay ışığında yapraklar;
Yapraklarda merak;
Yapraklarda akıl;
Gün ışığında binbir yeşil.
Sarılar da sizin için, pembeler de.
Tenin avuca değişi,
Sıcaklığı,
Yumuşaklığı.
Merhabalar sizin için;
Sizin için limanda sallanan direkler.
Günlerin isimleri,
Ayların isimleri;
Kayıkların boyaları sizin için;
Sizin için postacının ayağı,
Testicinin eli;
Alınlardan akan ter,
Cephelerde harcanan kurşun;
Mezarlar, mezar taşları;
Hapishaneler, kelepçeler, idam cezaları;
Sizin için,
Her şey sizin için.


Yapı Kredi Yayınları, Orhan Veli’nin aşk mektuplarını Yalnız Seni Arıyorum adıyla yayımladı. Garip akımının ustası Orhan Veli, doğumunun yüzüncü yılında Nahit Hanım’a yazdığı mektuplarla gündemde. Yetmiş yıldır edebiyat ortamlarında konuşulan bir aşkın belgeleri böylece edebiyat tarihindeki yerini almış oldu. 1950’de 36 yaşındayken talihsiz bir şekilde hayatını kaybeden şairin 1947-1950 yıllarında yazdığı mektupları Nahit Hanım (1909-2002) yıllarca saklamıştı. Yalnız Seni Arıyorum adlı kitapta bu mektuplar, Orhan Veli’nin elinden çıktığı şekliyle (hiçbir sansüre uğramadan ve tek harfine bile dokunulmadan) okuruna ulaşıyor. Üstelik iki farklı baskıyla: Karton kapaklı normal baskısından başka bir de (eski harfli el yazılı nüshalarıyla) büyük boy, renkli özel baskısıyla...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 280
En / Boy : 17 / 22
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2014
₺22,69
Tükendi

Kız kardeşi Füruzan Yolyapan'ın yıllarca sakladığı ve klasik bantlardan da önceki bir teknikle "tel" e okuduğu bu kayıtlarda Orhan Veli, en beğendiği 22 şiirini seslendiriyor. Bir dost ortamında kaydedilen bu şiirler, ölümünden bunca yıl sonra, Orhan Veli hayranları için gün ışığına çıkıyor. Beni Bu Güzel Havalar Mahvetti'de ayrıca, Orhan Veli'nin hiç bilinmeyen bir yanını, Karagöz oyunlarına merakını, oynatmadaki ustalığını da öğreniyor, kısa bir Karagöz mühaveresini kendi sesinden dinliyoruz.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 80
En / Boy : 17 / 22,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2019
₺21,00
Tükendi

"... Dostum Şevket Rado bana Nasrettin Hoca’ya ait fıkraları da manzum olarak yazmamın iyi bir şey olacağını söylemişti. (...) Bu fıkraları bulabilmek için birkaç kitap karıştırdıktan sonra gördüm ki ünü yabancı ülkelere kadar yayılmış olan bu milli kahramanın hikayeleri daha hala Türkçe olarak yazılmamış. Güzel bir üsluptan geçtim, okuduğum kitaplarda, doğru dürüst bir Türkçe bile yoktu. Bunun üzerine de, bu fıkraları okunabilir bir dille yazmanın, küçümsenmeyecek bir iş olduğuna inandım. Yazdığım Nasrettin Hoca fıkralarının, bugüne kadar yazılanların en iyisi olduğunu söylersem pek de böbürlenmiş sayılmam." -Orhan Veli Kanık- Nasrettin Hoca fıkralarına, onların özünü bozmadan yeni bir renk, yeni bir tat katan Orhan Veli, 13. yüzyıldan günümüze uzanan, bazıları daha da eskilere kadar giden bu nükteleri, şiir diliyle yeniden ölümsüzleştirmiştir. Nasrettin Hoca Hikayeleri’nde bir araya getirilen ve Hoca kimliğine bürünmüş halk zekasının ürünleri olan bu fıkralar, Orhan Veli’nin kattığı sevimlilikle karşılıyor bizi.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 130
En / Boy : 17 / 22,5
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : .2018
₺16,85
Tükendi

"Sevgili Çocuklar, bu kitapta okuyacağınız şiirleri gerçi sizler için tercüme ettim. Ama hiçbir zaman onları çocukça bulmadım. Zaten sizi de küçük görmüyorum. Güzel şeyleri siz de büyükler kadar anlar, büyükler kadar seversiniz.Elbette, yaşınız ilerledikçe, bilginiz de artacaktır. Ama bu, bilginiz artıncaya kadar kötü şeyler, basit şeyler okuyacaksınız demek değildir. Bilginizin, anlayışınızın artması, zevkinizin incelmesi ancak büyük eserler, kıymetli eserler okumakla olur." -Orhan Veli Kanık- La Fontaine’in 17.yüzyılda manzum olarak kaleme aldığı, Hindistan’dan İran, Anadolu ve Avrupa’ya yayılmış, kahramanları çoğunlukla hayvanlardan oluşan öğüt verici masalcıklar bütün dünyada yaygınlık kazanmıştır. Orhan Veli’nin kısa yaşamına sığdırdığı güzel işler arasında, La Fontaine’den yaptığı çeviriler de yer alır. Elli yılı aşkın bir süreden beri sevilerek okunan bu çevirilerde Orhan Veli, Türkçenin olanaklarını, zenginliklerini ustaca sergiler. La Fontaine’in Masalları’nda denediği ve Türkçeye kazandırdığı söyleyiş biçimi ve şiirsel yapı da bu çevirilerin belleklerimizde yer etmesinde etkili olmuştur.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 93
En / Boy : 17 / 22,5
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 1.2019
₺20,74
1
Çerez Kullanımı