Tükendi

Özgeçmiş:

Dr. Orhan Karaoğlu

Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nde yüksek lisansını “1998 Adana Mutabakatından Arap Baharına Türkiye-Suriye İlişkileri” tezini yazarak tamamlamıştır. Doktorasını Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde “Şiiliğin İran Dış Politikasına Etkileri” isimli tez çalışması ile bitirmiştir. İlgi alanları ve çalışma konuları arasında jeopolitik, Ortadoğu tarihi, Türk dış politikası, etnik, dini, mezhepsel kimlikler, Şiilik, İran dış politikası gibi konular bulunmaktadır. Teopower Olarak Şiilik ve İran Dış Politikası (2021) ve Jeopolitiği Anlamak: Uluslararası Politikalar Yazısı (2022) adlı iki kitabı yayımlanmıştır. Ayrıca Uluslararası İlişkiler Tahlilleri (2019), Uluslararası İlişkiler Tahlilleri 2 (2020), İran: Bir Ülkenin Akademik Anatomisi (2022) ve Alanya: Kadim Medeniyetler Kalesi (2023) kitaplarının editörlüğünü yapmıştır. Çeşitli mecralarda makale ve analizleri yayımlanmıştır. İngilizce ve Farsça bilmektedir.

Dr. Nail Elhan

Akademisyen. Lisansını Ortadoğu Teknik Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nde, yüksek lisansını ise aynı üniversitenin Ortadoğu Araştırmaları Bölümü’nde İran Devrimi’nin Türkiye’deki İslamcı hareketler üzerine etkisini ele alan tez çalışması ile tamamlamıştır. Doktora derecesini ise Ortadoğu Teknik Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden “Lübnan Hizbullahı ve Suriye İç Savaşı” konulu tez çalışmasıyla almıştır. İlgi alanları arasında milliyetçilik, İslamcılık, devlet-dışı aktörler ve Türkiye ile İran’ın dış politikası bulunmaktadır. İyi derecede İngilizce ve Farsça, başlangıç düzeyinde Arapça bilmektedir.

Arka kapak yazısı:

Özellikle bizim coğrafyamızda “İsrael” hakkında yazmak cesaret meselesidir. Tarihi gerçekleri ve akademik doğruları saptırmadan samimice yazılmış bir yazı dahi alışılmış retoriğin dışında ise yapıcı olmayan bir şekilde eleştirilmeye ve hatta provokatif bir üslupla ötekileştirilmeye mahkûmdur. Hâlbuki çözümsüzlüğü ve yaşanan acıları kabul etmek istemeyenler için yol; öncelikle yazabilmek, anlamaya, anlatmaya çalışmak, en önemlisi de sabırla, bıkmadan, cesaretle, önyargılarla ve fanatizmle mücadele etmek, medenice tartışabilmektir. “İsrael” gerçeğini anlayabilmek, bölgemizde barışa giden yolun en önemli duraklarından biridir. Bu kolektif eser bu açıdan da önem taşıyor ve ileri bir adım oluşturuyor. Dilerim bu ve benzeri çalışmalar çok yönlü olarak, artarak devam eder. Peygamber Yeşaya’nın kitabında geçen, insanların kılıçlarını çekiçle dövüp saban demiri, mızraklarını bağcı bıçağı yapacakları, milletlerin birbirlerine kılıç kaldırmayacağı, savaşmayı öğrenmeyecekleri günleri yaşamımızda görebilmek umudu ile…

İshak İbrahimzadeh (Türk Yahudi Toplumu Eşbaşkanı)

Bugün İsrail’in yerleşik olduğu coğrafya tarih boyunca önemli değişimlere ev sahipliği yapmış, bölge gelişmeleri yakın çevresini ve özelikle 20. yüzyılda tüm dünyayı etkilemiştir. İsrail, 1948’de bağımsız bir devlet olarak kurulmasından bu yana uluslararası alandaki varlığı ve etkisiyle, ilgi çekici bir devlet olmuştur. Türkiye açısından ise zamanla farklılaşan imgelere sahip olmuş olan İsrail, hiç kuşku yok ki tarihi, siyaseti, toplumsal ve dinsel yapısı, kültür ve sanatı, ekonomisi ve uluslararası ilişkileriyle ayrıntılı çalışılmayı hak ediyor. Tüm yönleriyle İsrail’i ele alan bu kapsamlı çalışmanın Türkçedeki kaynak eksikliğini gidereceğine ve öğrenciler, araştırmacılar ve bölge uzmanları için önemli bir başvuru kitabı olacağına eminim. Katkıda bulunanları tebrik ederim.

Prof. Dr. Mustafa Aydın (Uluslararası İlişkiler Konseyi Başkanı- Kadir Has Üniversitesi)

İsrail, ülkemizin bulunduğu Ortadoğu coğrafyasının en önemli aktörlerinden biri. Bununla birlikte Türkiye ve İsrail’in bulunduğumuz bölgenin yerleşmiş yegâne iki demokrasisi olmaları da kuşkusuz önemli. Türkiye ile İsrail’in ilişkisi zaman zaman türbülansa girse de tarihten gelen karşılıklı güçlü bağların da etkisiyle ilişkiler düzene sokulabiliyor. Musevilerin Osmanlı tarihinin önemli bir paydası olması, Türkiye’den göç eden Musevilerin İsrail toplumundaki yeri gibi başlıkları da ilişkinin arka planına dâhil etmemiz gerekir. Bütün bu faktörleri yan yana getirdiğimizde, İsrail’i tarihi, dinin konumu ve toplumsal dokusu da dâhil olmak üzere her yönüyle doğru, objektif ve derinlemesine bir şekilde tanımak, bilmek durumundayız. Bu çerçevede Türkiye’de İsrail’le ilgili bütün bu başlıklara açılan akademik çalışmaların teşvik edilmesinin ne kadar önem taşıdığı izahtan varestedir. Bu kitabın önemi, İsrail’i 360 derecelik bir bakış açısıyla, her yönüyle akademik bir şekilde büyüteç altına yatıran çok temel bir referans kaynak oluşturmasıdır. Bu yönüyle önemli bir boşluğu doldurduğunu söylemeliyiz.

Sedat Ergin (Hürriyet Gazetesi)

Elinizdeki İsrail kitabı temel bir referans belge olma özelliğine sahiptir. Kitap, bir yandan Türk toplumunun önemli ve zenginleştirici dini-kültürel değeri olan Yahudilik hakkında bilgi dağarcığımızı artırmamıza diğer yandan da Türkiye ile İsrail arasındaki ikili ilişkileri tarihsel bir perspektiften ele alıp değerlendirmemize yardımcı olmaktadır. Türkiye-İsrail ilişkilerinin salt ikili olmanın ötesinde anlam ifade eden çok yönlü niteliğini daha iyi kavramamızı sağlayacak bu kaynak eserin güncel tartışmalarda daima yararlanılacak bir bilgi zemini oluşturacağına inanmaktayım. Bu düşüncelerle kitabın hazırlanıp yayımlanmasında katkıda bulunanları kutlarım.

Tacan İldem, Büyükelçi (E), Ekonomi ve Dış Politika Araştırmalar Merkezi (EDAM) Başkanı

₺134,40
1
cultureSettings.RegionId: 0 cultureSettings.LanguageCode: TR
Çerez Kullanımı