Cumhuriyet Devrinde Bir Osmanlı Akıncısı

Asıl adı Ahmet Ersin Yücel olan merhum Zaptiye Ahmet, Osmanlı medeniyetini Cumhuriyet devrinde bütün özellikleriyle ve güzellikleriyle temsil eden bir delikanlıydı. Haksızlıklar karşısında susmadı, dinî ve millî geleneklerimize aykırı harekette bulunanlara anında müdahale ettiği, gerçekleri söyleme konusunda şaşırtıcı cesaret örnekleri sergilediği için ona “Zaptiye” ünvanı verildi.
Zaptiye Ahmet, Osmanlı’ya duyduğu büyük hayranlığı hâl ve hareketleriyle de dile getiriyordu. Zemin ve zaman gözetmeden herkese “mesele geçiyordu.” Yani Osmanlı medeniyetini ve ecdat eserlerini anlatıyordu. Yirmi yedi yaşında Hakk’ın rahmetine kavuşan Zaptiye Ahmet, bütün notlarını Osmanlı Türkçesiyle tutuyordu. Zaptiye’nin asıl şaşırtıcı özelliği sonsuz bir ecdat sevgisi ve derin bir tarih bilgisiydi. Osmanlı tarihi konusunda, gençliğine rağmen, âlim geçinenlerin çoğuna rahatça ders verecek bir seviyeye yükselmişti. Ona göre dünyada en şerefli iki hanedân vardı: Biri, “Hânedân-ı Resûlullah”, diğeri de “Hânedân-ı Âl-i Osman” idi.
Temmuz 1969’da vefat eden Zaptiye Ahmet’in cenaze namazını, büyük bir cemaatle Bayezid Camii’nin İmamı Abdurrahman Gürses Hoca Efendi kıldırdı. Gözyaşları içinde Edirnekapı Mezarlığı’na nakledilen genç mücahidin naaşı Celâl Hoca’nın (Celâleddin Ökten’in) kabrinin yanında sırlandı. Mahir İz, Ergun Göze, Münevver Ayaşlı, Hekimoğlu İsmail, Âsâf Ataseven, Mehmed Niyazi Özdemir, Özer Ravanoğlu, Galip Erdem, Ahmet Nuri Yüksel ve diğer dostlarının elinizdeki kitapta yer alan yazıları, bu “güzel insan”ın örnek şahsiyetini yakından tanımaya ve sevmeye -inşallah- vesile olacaktır.


Basım Ayı/Yılı : 2020
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 240
Ağırlık : 240
En / Boy : 14 / 21
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺55,00

Roma’nın ilk imparatoru Augustus,
İS 3 Nisan 13’te vasiyetini yazar ve ölümünden dört ay önce Vesta rahibelerine teslim eder. Üç rulo halindeki bu vasiyetin ikinci rulosu, Augustus’un şahsen gerçekleştirdiği hizmetleri anlatan belgedir. İmparator, Res Gestae olarak tanınan bu belgenin tunç levhalarla kazınıp kendi anıt mezarının girişine asılmasını emretmiştir. Ölümünden sonra bu vasiyet yerine getirilir, hatta bu levhalar çoğaltılıp imparatorluğun çeşitli eyaletlerine gönderilerek bütün yurttaşlarca okunması, böylece hem İmparatorun şahsına hem de onun döneminde altın çağını yaşayan imparatorluğa beslenen saygının kat kat artması beklenir. Ne var ki levhalar asıldığı yerde kalmaz ve zaman içinde kaybolur. 16. yüzyılda, Asia Minor’un Ankara kentinde, mermer üzerine Latince ve Yunanca olarak iki dilli yazılmış bir kopyası, Augerius Gislenius Busbequius tarafından keşfedilinceye ve bu keşif sonradan Monumentum Ancyranum (Ankara Anıtı) olarak adlandırılıp epigrafi ve klasik filoloji tarihinin en önemli keşifleri arasında yerini alıncaya değin büyük bir sessizliğe gömülür.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 136
En / Boy : 12 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2021
₺31,98

Selanik’te halktan biri olarak doğdu… Adı, Mustafa’ydı… Mustafa Kemal oldu… Gazi Mareşal Mustafa Kemal oldu…
Türk Milleti’nin en büyük evladıydı… Mazlum uluslar ve Türk Milleti O’na Atatürk dedi…
34 yaşında, Çanakkale’de Truva’nın intikamını aldı…
40 yaşında, 1683’te İkinci Viyana ile başlayan Türk çekilmesini, 238 yıl sonra Sakarya’da durdurdu…
Evliliği, fırtınalı denizde bir yolculuktu…
Savaşta yendiği düşmanının, O’nun önünde saygı duruşu tarihte bir ilkti…
“Bunalıyorum çocuk, büyük bir acı içinde bunalıyorum…” dediği günler oldu…
“Beni hatırlayınız…” sözcükleri, hüzünlü bir veda gibiydi…
“Ölüm demek böyle olacak kızım...” dediğinde, sona yaklaştığının farkındaydı… Son anı, ulu bir çınarın
köklerinin sökülmesi misali, devlerin savaşında son perdeydi…
Türk gençliğine emaneti, çok sevdiği milletine vasiyeti oldu…
Tarihin kıskandığı bir lider… Ama bir insan…
Savaşın ve barışın efendisi…
İşte O’nun hikâyesi… Belgelere ve kendi sözlerine bağlı kalarak…
Siz, çocuklarınız ve gelecek kuşaklar için yazılmıştır…


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 248
En / Boy : 13.5 / 21.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2021
₺44,90

Değişim afsızdır, gecikmenin bedeli ağır.

“Jozef Nasi, Dona Gracia’nın yakın akrabası ve himaye ettiği genç. Döneminde Avrupa bankacılığının önde gelen isimlerinden olan bu Portekizli Yahudi ailesi her yerde engizisyonun hışmına uğramış Maranoslardan, Avrupa’nın yöneticilerini, hatta Saray çevrelerini çok yakından tanıyorlar ve daha başından beri güvenliklerini Osmanlı başkentinde görmüşler. II. Selim, Jozef Nasi’nin bilgilerinden ve önerilerinden çok istifade etmiştir. Tarihin garip bir tecellisi, Müslümanların büyük hükümdarı ve halifesi tanınmış Yahudi bankeri Ege’deki Naksos Adası’na Dük tayin ediyor. Saray’ın içinde herkes Jozef Nasi’nin dostu değil ama padişah danışmanının arkasında duruyor. Aaron Nommaz’ın bu ilginç romanı hem tarihi bilgilerin iyi kullanımına dayanıyor hem de sürükleyici...”

– Prof. Dr. İlber Ortaylı

• Osmanlı’nın okullarda öğretilmeyen övünülecek tarihi.
• Neden Osmanlı’nın en güçlü 5 padişahı Avrupa’da yakılma tehlikesiyle yaşayan Yahudilere kucak açtı ve Nasi’yi davet etti?
• Katolik Avrupası’nda yakılma tehlikesiyle yaşayan soydaşlarını nasıl Osmanlı’da hürriyete taşıdı?
• Nasi ile Rönesans’ta Portekiz, Anvers, Lion, Venedik, Ferrara, Dubrovnik ve İstanbul saraylarında bir gezinti.

Bu kahraman hakkında yazılan ilk ve tek Türkçe eserdir.

Hazin bir hikâyeydi Kanuni’nin Yahudi Bankeri Dona Gracia. Engizisyondan kaçıp da Osmanlı topraklarına yerleşen ve Kanuni’nin bankerliğine, Hürrem Sultan’ın ise dostluğuna nail olan Dona Gracia’nın yaşamını okurken onun geride, ülkesinde bıraktığı ailesinden kimi insanları nasıl bir akıbetin beklediği hepimizin zihninde bir soru olarak kalmıştı. Bu romanda ise Dona Gracia’nın yeğenlerinden Jozef Nasi’nin, halasının yolundan ilerleyerek aynı amaç doğrultusunda kendisine kucak açan Osmanlı ülkesine yaptığı meşakkatli yolculuğun öyküsünü tarihi gerçekler ışığında bir solukta okuyacaksınız...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 528
En / Boy : 13.5 / 19.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2021
₺65,90

“Muhammed Ali’nin hikâyesi, tarihin önemli bir parçasını oluşturur. İçtenlikle söyleyebilirim ki, Ali’nin mirası çok uzun süre yaşayacak… umarım sonsuza kadar.”

Efsane sporcu

Jim Brown

Cassius Clay olarak dünyaya gelen Muhammed Ali, şöhretinin zirvesindeyken dünyanın en sevilen sporcusuydu. Hakkında çok şey söylendi, sayısız yorum yapıldı, onaylandı, alkışlandı. Herkesin konuştuğu bu büyük boksörle ilgili konuşmayan tek bir kişi oldu: Onu herkesten iyi tanıyan kardeşi ve en yakın dostu Rahman Ali.

Cassius ve Rudolph Arnett Clay olarak dünyaya gelen bu iki kardeş birlikte büyümüş, birlikte yaşamış, birlikte antrenman yapmış, birlikte yolculuk etmiş, sokakta ve ringde birlikte mücadele vermişlerdi. Rahman, iyi ve kötü zamanlarında Muhammed Ali’nin yanından bir kez olsun ayrılmamıştı.

Kardeşim Muhammed Ali adlı kitabında Rahman Ali, kardeşi hakkında çok iyi bilinen hikâyeleri değişik açılardan ele alıyor, mağrur fakat hayli kırılgan bir adam olan Muhammed Ali’yle ilgili çok zengin bir tablo çiziyor.

Bir efsaneye içeriden bakmak için okuyunuz...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 392
En / Boy : 14 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2021
₺59,50

İngiliz Başbakanlarından Winston Churchill (1874-1965), Atatürk için “kaderin adamı” tanımlamasını yapmıştır. Belki doğrudur. Fakat bu tanımlamada, biraz da kendi başlarına gelen hezimeti, “yaratılışa” sığınarak örtme çabası olduğu kesindir. Avrupa medeniyetinin “akılcı/rasyonel” Churchill’i, konu emperyalizmin oyununu bozarak Türklüğe yeniden hayatiyet veren Mustafa Kemal’e gelince işi “kadere” havale etmiştir! Elbette Mustafa Kemal Atatürk’ü diğer insanlardan farklılaştıran Allah vergisi bazı üstünlükleri vardır.

Fakat O’na “kaderin adamı” dersek, birikimlerini, kendisini geliştirme çabalarını, mesleki tecrübelerini, yeteneklerini ve kişisel becerilerini yok saymış oluruz.

Yusuf Hikmet Bayur’un naklettiğine göre Atatürk 1926’da, “Dahi odur ki, ileride herkesin takdir ve kabul edeceği şeyleri ilk ortaya koyduğu vakit herkes onlara delilik der.” demiştir. Deha sahibi lider, “dahi”yi anlatmıştır. O’nun hayatına bakıldığında, zamanında söylediği ve yaptığı pek çok şey maalesef söylediği veya yaptığında, muhatapları tarafından “delilik” olarak görülmüştür. Sonra, ilerleyen zaman O’nu haklı çıkarmıştır. O, tanımını yaptığı “dahi”nin kendisidir.

“Dahi Atatürk”ün, 1881’de Selanik’te orta halli bir ailenin dördüncü çocuğu olarak başlayan ve çok kısa diyebileceğimiz 57 yıl süren hayatı 1938’de İstanbul’da noktalanmış; naaşı “Başkent” yaptığı Ankara’da ebedi istirahatgâhında, işgalden kurtardığı vatan toprağı ile buluşmuştur.

“Dahi Atatürk” serimizin 6 kitabında Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bu 57 yıllık ömrü ana hatları ile anlatılmış, kişilik özellikleri ortaya konmuştur. Her kitap, hayatının önemli bir kesitini içermektedir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 152
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2021
₺18,00
₺25,00

İngiliz Başbakanlarından Winston Churchill (1874-1965), Atatürk için “kaderin adamı” tanımlamasını yapmıştır. Belki doğrudur. Fakat bu tanımlamada, biraz da kendi başlarına gelen hezimeti, “yaratılışa” sığınarak örtme çabası olduğu kesindir. Avrupa medeniyetinin “akılcı/rasyonel” Churchill’i, konu emperyalizmin oyununu bozarak Türklüğe yeniden hayatiyet veren Mustafa Kemal’e gelince işi “kadere” havale etmiştir! Elbette Mustafa Kemal Atatürk’ü diğer insanlardan farklılaştıran Allah vergisi bazı üstünlükleri vardır.

Fakat O’na “kaderin adamı” dersek, birikimlerini, kendisini geliştirme çabalarını, mesleki tecrübelerini, yeteneklerini ve kişisel becerilerini yok saymış oluruz.

Yusuf Hikmet Bayur’un naklettiğine göre Atatürk 1926’da, “Dahi odur ki, ileride herkesin takdir ve kabul edeceği şeyleri ilk ortaya koyduğu vakit herkes onlara delilik der.” demiştir. Deha sahibi lider, “dahi”yi anlatmıştır. O’nun hayatına bakıldığında, zamanında söylediği ve yaptığı pek çok şey maalesef söylediği veya yaptığında, muhatapları tarafından “delilik” olarak görülmüştür. Sonra, ilerleyen zaman O’nu haklı çıkarmıştır. O, tanımını yaptığı “dahi”nin kendisidir.

“Dahi Atatürk”ün, 1881’de Selanik’te orta halli bir ailenin dördüncü çocuğu olarak başlayan ve çok kısa diyebileceğimiz 57 yıl süren hayatı 1938’de İstanbul’da noktalanmış; naaşı “Başkent” yaptığı Ankara’da ebedi istirahatgâhında, işgalden kurtardığı vatan toprağı ile buluşmuştur.

“Dahi Atatürk” serimizin 6 kitabında Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bu 57 yıllık ömrü ana hatları ile anlatılmış, kişilik özellikleri ortaya konmuştur. Her kitap, hayatının önemli bir kesitini içermektedir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 160
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2021
₺18,00
₺25,00

İngiliz Başbakanlarından Winston Churchill (1874-1965), Atatürk için “kaderin adamı” tanımlamasını yapmıştır. Belki doğrudur. Fakat bu tanımlamada, biraz da kendi başlarına gelen hezimeti, “yaratılışa” sığınarak örtme çabası olduğu kesindir. Avrupa medeniyetinin “akılcı/rasyonel” Churchill’i, konu emperyalizmin oyununu bozarak Türklüğe yeniden hayatiyet veren Mustafa Kemal’e gelince işi “kadere” havale etmiştir! Elbette Mustafa Kemal Atatürk’ü diğer insanlardan farklılaştıran Allah vergisi bazı üstünlükleri vardır.

Fakat O’na “kaderin adamı” dersek, birikimlerini, kendisini geliştirme çabalarını, mesleki tecrübelerini, yeteneklerini ve kişisel becerilerini yok saymış oluruz.

Yusuf Hikmet Bayur’un naklettiğine göre Atatürk 1926’da, “Dahi odur ki, ileride herkesin takdir ve kabul edeceği şeyleri ilk ortaya koyduğu vakit herkes onlara delilik der.” demiştir. Deha sahibi lider, “dahi”yi anlatmıştır. O’nun hayatına bakıldığında, zamanında söylediği ve yaptığı pek çok şey maalesef söylediği veya yaptığında, muhatapları tarafından “delilik” olarak görülmüştür. Sonra, ilerleyen zaman O’nu haklı çıkarmıştır. O, tanımını yaptığı “dahi”nin kendisidir.

“Dahi Atatürk”ün, 1881’de Selanik’te orta halli bir ailenin dördüncü çocuğu olarak başlayan ve çok kısa diyebileceğimiz 57 yıl süren hayatı 1938’de İstanbul’da noktalanmış; naaşı “Başkent” yaptığı Ankara’da ebedi istirahatgâhında, işgalden kurtardığı vatan toprağı ile buluşmuştur.

“Dahi Atatürk” serimizin 6 kitabında Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bu 57 yıllık ömrü ana hatları ile anlatılmış, kişilik özellikleri ortaya konmuştur. Her kitap, hayatının önemli bir kesitini içermektedir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 152
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2021
₺18,00
₺25,00

İngiliz Başbakanlarından Winston Churchill (1874-1965), Atatürk için “kaderin adamı” tanımlamasını yapmıştır. Belki doğrudur. Fakat bu tanımlamada, biraz da kendi başlarına gelen hezimeti, “yaratılışa” sığınarak örtme çabası olduğu kesindir. Avrupa medeniyetinin “akılcı/rasyonel” Churchill’i, konu emperyalizmin oyununu bozarak Türklüğe yeniden hayatiyet veren Mustafa Kemal’e gelince işi “kadere” havale etmiştir! Elbette Mustafa Kemal Atatürk’ü diğer insanlardan farklılaştıran Allah vergisi bazı üstünlükleri vardır.

Fakat O’na “kaderin adamı” dersek, birikimlerini, kendisini geliştirme çabalarını, mesleki tecrübelerini, yeteneklerini ve kişisel becerilerini yok saymış oluruz.

Yusuf Hikmet Bayur’un naklettiğine göre Atatürk 1926’da, “Dahi odur ki, ileride herkesin takdir ve kabul edeceği şeyleri ilk ortaya koyduğu vakit herkes onlara delilik der.” demiştir. Deha sahibi lider, “dahi”yi anlatmıştır. O’nun hayatına bakıldığında, zamanında söylediği ve yaptığı pek çok şey maalesef söylediği veya yaptığında, muhatapları tarafından “delilik” olarak görülmüştür. Sonra, ilerleyen zaman O’nu haklı çıkarmıştır. O, tanımını yaptığı “dahi”nin kendisidir.

“Dahi Atatürk”ün, 1881’de Selanik’te orta halli bir ailenin dördüncü çocuğu olarak başlayan ve çok kısa diyebileceğimiz 57 yıl süren hayatı 1938’de İstanbul’da noktalanmış; naaşı “Başkent” yaptığı Ankara’da ebedi istirahatgâhında, işgalden kurtardığı vatan toprağı ile buluşmuştur.

“Dahi Atatürk” serimizin 6 kitabında Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bu 57 yıllık ömrü ana hatları ile anlatılmış, kişilik özellikleri ortaya konmuştur. Her kitap, hayatının önemli bir kesitini içermektedir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 160
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2021
₺18,00
₺25,00

İngiliz Başbakanlarından Winston Churchill (1874-1965), Atatürk için “kaderin adamı” tanımlamasını yapmıştır. Belki doğrudur. Fakat bu tanımlamada, biraz da kendi başlarına gelen hezimeti, “yaratılışa” sığınarak örtme çabası olduğu kesindir. Avrupa medeniyetinin “akılcı/rasyonel” Churchill’i, konu emperyalizmin oyununu bozarak Türklüğe yeniden hayatiyet veren Mustafa Kemal’e gelince işi “kadere” havale etmiştir! Elbette Mustafa Kemal Atatürk’ü diğer insanlardan farklılaştıran Allah vergisi bazı üstünlükleri vardır.

Fakat O’na “kaderin adamı” dersek, birikimlerini, kendisini geliştirme çabalarını, mesleki tecrübelerini, yeteneklerini ve kişisel becerilerini yok saymış oluruz.

Yusuf Hikmet Bayur’un naklettiğine göre Atatürk 1926’da, “Dahi odur ki, ileride herkesin takdir ve kabul edeceği şeyleri ilk ortaya koyduğu vakit herkes onlara delilik der.” demiştir. Deha sahibi lider, “dahi”yi anlatmıştır. O’nun hayatına bakıldığında, zamanında söylediği ve yaptığı pek çok şey maalesef söylediği veya yaptığında, muhatapları tarafından “delilik” olarak görülmüştür. Sonra, ilerleyen zaman O’nu haklı çıkarmıştır. O, tanımını yaptığı “dahi”nin kendisidir.

“Dahi Atatürk”ün, 1881’de Selanik’te orta halli bir ailenin dördüncü çocuğu olarak başlayan ve çok kısa diyebileceğimiz 57 yıl süren hayatı 1938’de İstanbul’da noktalanmış; naaşı “Başkent” yaptığı Ankara’da ebedi istirahatgâhında, işgalden kurtardığı vatan toprağı ile buluşmuştur.

“Dahi Atatürk” serimizin 6 kitabında Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bu 57 yıllık ömrü ana hatları ile anlatılmış, kişilik özellikleri ortaya konmuştur. Her kitap, hayatının önemli bir kesitini içermektedir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 136
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2021
₺18,00
₺25,00

İngiliz Başbakanlarından Winston Churchill (1874-1965), Atatürk için “kaderin adamı” tanımlamasını yapmıştır. Belki doğrudur. Fakat bu tanımlamada, biraz da kendi başlarına gelen hezimeti, “yaratılışa” sığınarak örtme çabası olduğu kesindir. Avrupa medeniyetinin “akılcı/rasyonel” Churchill’i, konu emperyalizmin oyununu bozarak Türklüğe yeniden hayatiyet veren Mustafa Kemal’e gelince işi “kadere” havale etmiştir! Elbette Mustafa Kemal Atatürk’ü diğer insanlardan farklılaştıran Allah vergisi bazı üstünlükleri vardır.

Fakat O’na “kaderin adamı” dersek, birikimlerini, kendisini geliştirme çabalarını, mesleki tecrübelerini, yeteneklerini ve kişisel becerilerini yok saymış oluruz.

Yusuf Hikmet Bayur’un naklettiğine göre Atatürk 1926’da, “Dahi odur ki, ileride herkesin takdir ve kabul edeceği şeyleri ilk ortaya koyduğu vakit herkes onlara delilik der.” demiştir. Deha sahibi lider, “dahi”yi anlatmıştır. O’nun hayatına bakıldığında, zamanında söylediği ve yaptığı pek çok şey maalesef söylediği veya yaptığında, muhatapları tarafından “delilik” olarak görülmüştür. Sonra, ilerleyen zaman O’nu haklı çıkarmıştır. O, tanımını yaptığı “dahi”nin kendisidir.

“Dahi Atatürk”ün, 1881’de Selanik’te orta halli bir ailenin dördüncü çocuğu olarak başlayan ve çok kısa diyebileceğimiz 57 yıl süren hayatı 1938’de İstanbul’da noktalanmış; naaşı “Başkent” yaptığı Ankara’da ebedi istirahatgâhında, işgalden kurtardığı vatan toprağı ile buluşmuştur.

“Dahi Atatürk” serimizin 6 kitabında Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bu 57 yıllık ömrü ana hatları ile anlatılmış, kişilik özellikleri ortaya konmuştur. Her kitap, hayatının önemli bir kesitini içermektedir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 160
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2021
₺18,00
₺25,00

Kâzım Karabekir (23 Temmuz 1882, İstanbul - 26 Ocak 1948, Ankara), doğum adı Musa Kâzım Zeyrek, Türk asker ve siyasetçi. "Alçıtepe Kahramanı" namıyla tanınır. Türk Kurtuluş Savaşı'nı başlatan komutanların arasında yer alarak Doğu Cephesi'nde gösterdiği başarılardan dolayı Kırmızı Yeşil şeritli İstiklâl Madalyası ile taltif edildi.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 128
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2020
₺13,50
₺18,00

Celal Bayar (16 Mayıs 1883; Umurbey, Gemlik, Bursa - 22 Ağustos 1986, İstanbul), Türk siyasetçi. Çağdaş Türkiye'nin siyasi yaşamının çeşitli dönemlerinde önemli roller oynamış olan Bayar, Meclis-i Mebusan üyesi, Cumhuriyet döneminde iktisat vekili, Mustafa Kemal Atatürk'ün son Başbakanı ve 1950-1960 arasında Türkiye'nin üçüncü ve asker kökenli olmayan ilk Cumhurbaşkanı olarak görev yapmıştır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 128
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2020
₺13,50
₺18,00

Fahrettin Altay, Türk Kurtuluş Savaşı kahramanlarından asker ve siyasetçi. Dumlupınar Meydan Muharebesi sonrası Yunan Ordusu'nun geri çekilmesini sağlayarak İzmir'e giren ilk Türk süvarilerinin komutanıdır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 136
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2020
₺15,00
₺20,00

Falih Rıfkı Atay, Türk gazeteci, yazar, milletvekili. Cumhuriyet döneminin en etkin gazetecilerindendir. İzmir’in kurtuluşundan sonra Mustafa Kemal ile tanışıp dostluğunu kazanan Falih Rıfkı Bey, özellikle Atatürk’ü yakından tanıtan anılarıyla ünlendi. 1923-1950 yılları arasında milletvekili olarak siyasette yer aldı.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 144
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2020
₺16,50
₺22,00

Mustafa Fevzi Çakmak, Türkiye Cumhuriyeti'nin Mustafa Kemal Atatürk'ten sonraki ikinci ve son mareşali. İlk Millî Savunma Bakanı ve Türk Silahlı Kuvvetleri'nin Cumhuriyet dönemindeki ilk Genelkurmay Başkanıdır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 120
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2020
₺13,50
₺18,00

Salih Bozok, Türk asker ve siyasetçi. Mustafa Kemal Atatürk'ün çocukluk arkadaşıydı ve daha sonra yâverliğini yaptı. Atatürk'e en yakın kişi olarak bilinir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 120
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2020
₺13,50
₺18,00

İsmet İnönü, Osmanlı döneminde albay, Cumhuriyet döneminde orgeneral ve eski Genelkurmay Başkanı olan, Cumhuriyetin ilanından sonra Türkiye'nin ilk Başbakanı, ikinci Cumhurbaşkanı, İstiklal Madalyası sahibi asker ve siyasetçi.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 144
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2020
₺16,50
₺22,00

Atatürk Liderliğindeki Kurtuluş Savaşı’nın En Kıymetli Kahramanlarından Biri:
Şeyh Ata Efendi

İstanbul’un işgal yıllarında halkı bilinçlendirip yüreklendirmek yolunda büyük emek veren Özbekler Tekkesi’nin son şeyhi Şeyh Ata, işgalciler tarafından ele geçirilen silah depolarından silah ve cephane kaçırılarak Anadolu’ya gönderilmesine yardım edip ülkenin kaderinin yeniden yazılmasında önemli bir rol oynamıştır.

İsmet İnönü, Fevzi Çakmak, Mehmet Akif Ersoy ve Halide Edib Adıvar’ın İstanbul’dan Ankara’ya geçmesini sağlayan Şeyh Ata Efendi, Mustafa Kemal Atatürk tarafından da takdir edilmiştir. Tekke ve zaviyelerin kapatılmasına yönelik çıkan kanuna rağmen Milli Mücadele yıllarında yaptığı hizmetlerden dolayı Özbekler Tekkesi’nin açık kalmasına izin verilmiştir.

Şeyh Ata Efendi hakkında yazılan bu ilk kitapta Milli Mücadele’nin, inancın, fedakârlığın ve aydınlanmanın derin izlerini bulacaksınız.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 128
En / Boy : 11.5 / 18.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2020
₺28,00

“Fikrimi çalmaları mühim değil…
Asıl mühim olan kendi fikirlerinin olmaması.”
-Nikola Tesla

Şüphesiz Nikola Tesla’nın ölümsüz fikirleriyle şekillenen teknoloji, günümüz dünyasını daha yaşanır bir yer haline getirmiştir. Ancak hayatı boyunca maddi kazanımlarla ilgilenmeyen ve bildiği her şeyi insanlığa bağışlayan duyarlı yönüyle de bir bilimadamından çok daha fazlasıdır Nikola Tesla.
Aldığı sayısız patentler ve çığır açan icatlarıyla büyük yükseliş yaşayan Tesla’nın birden düşüşe geçmesi ve henüz hayattayken unutulması ise çok düşündürücüdür. Ölümünün ardından radyo, floresan, radar, alternatif akım motorları, lazer ve robot teknolojilerinin yanı sıra deprem makinesi çalışmalarıyla birlikte aydınlanmamış soruları da beraberinde götürmüştür.
Dünya çapında enerji nakledilebileceği fikrini bilimsel bir temelden mi almıştı?
Bahsettiği sınırsız enerji kaynağını hayata geçirip, gerçekten dünya üzerindeki enerji savaşlarının tümünü sona erdirebilir miydi?
Mars’la iletişime geçmek istemesinin asıl sebebi neydi?
Ölümünün hemen ardından kaldığı otel odasında kaybolan bilimsel yazılarına kim el koymuştu?
Gizemlerle dolu bilim tarihini ve şaşırtıcı bir karakteri okumaya hazır mısınız?


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 120
En / Boy : 11.5 / 18.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2020
₺25,90

“Yüzyıllardır karanlık mağaralarda kör kalanlar, açtığımız kapıdan yayılan ışığın tesirinden rahatsız olmuşlar, kapıyı yeniden kapatmak için fırsat kolluyorlardı...”

Yakın tarihtekilere çok benzer koşullar altında, birtakım düzmece mahkemeler karşısına çıkarılarak mahkûm edilen ilk aydınlarımızdandır Midhat Paşa...

Ne yazık ki dünya tarihinde pek çok aydının ve ilericinin maruz kaldığı makûs bir kadere sürüklenmiştir onun da hayatı.

Türk coğrafyasının yetiştirdiği değerli bir devlet adamı, iyi bir yönetici, memleketine sevdalı bir aydınlanmacı olarak her daim hep ileriye bakmıştır Midhat Paşa...

Meşrutiyet yönetimine geçebilmek uğruna verdiği unutulmaz mücadelesi, ilham ve ümit doludur. Açtığı okullar, kurduğu matbaalar, çıkardığı gazeteler, memleketin kültürel ve sosyal gelişimine yaptığı sayısız değerli katkılardan sadece birkaçıdır.

Ziraat Bankası’nın temelini oluşturan yardım sandıklarının da kurucusu olarak tarih sahnesinde karşımıza çıkan Midhat Paşa, günümüz Türkiye’sinde giderek değersizleştirilmiş meslek okullarının ve teknik okulların da mimarıdır.

Mustafa Kemal’in liderliğinde kurulan Cumhuriyet’in temel taşlarının döşenmesindeki emeği yadsınamayacak güçtedir.

Mustafa Reşit Paşa’yla başlayıp Ali, Fuat ve Midhat Paşa’yla süregiden, İttihat ve Terakki’nin hemen peşinden Mustafa Kemal’in mücadelesiyle genişleyen özgürlük ve ilericilik yolunun, ne büyük bedeller ödenerek yüründüğünü, yıllar süren araştırmaların ardından, matematiği kuvvetli bir roman kurgusunun içinde sunan bu kitap, sadece tarihi bir roman değil, üzeri örtüldüğü halde vicdanları rahat bırakmayan büyük sırların bir kez daha sorgulandığı cesur ve taraflı bir eserdir. İlericiliğin yanında duran bir eser...

Ahmet Vefik Paşa’nın meşhur sözüne binaen: Bu memleket aydınlara atılan taşlarla inşa edilmiştir...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 392
En / Boy : 13.5 / 19.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2020
₺68,60

Balkan Savaşları başladığında Hamidiye kruvazöründe süvari olan Hüseyin Rauf Orbay, denizci bir aileye mensuptur. Kendisi de bir deniz subayı olan Hüseyin Rauf Orbay, II. Abdülhamit’in son döneminde yetişen II. Meşrutiyet’ten cumhuriyete Türk milletinin kaderi üzerinde söz ve emek sahibi olmuş bir neslin, Milli Mücadele’nin öncü kahramanlarından biridir.

Yaptığı önemli görevden dolayı “Hamidiye Kahramanı” olarak tanınan Hüseyin Rauf Orbay, Milli Mücadele’de Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın en yakın mücadele arkadaşlarından olmuştur. Gazi Mustafa Kemal Paşa, Hüseyin Rauf Orbay’a yazdığı bir mektupta, “Benim çok muhterem kardeşim ve Türkiye’yi kurtarmakta hakiki yardımcı ve zahir kardeşim Hüseyin Rauf ’a” diyerek gözünde Hüseyin Rauf Orbay’ın nasıl biri olduğunu ortaya koymuştur.

“Milli Mücadele” dönemini incelediğimizde o dönemin hemen bütün paşalarının lider ruhlu insanlar olduğunu görüyoruz. Buna rağmen her biri söz konusu vatan savunması olduğunda her türlü haklarından fedakârlık yapmasını da bilmişlerdir. Hüseyin Rauf Orbay da, “Milli Mücadele”de fedakârlığın en büyük örneklerini sergileyerek Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın komutasında yurdumuzun düşman işgalinden kurtarılmasında görev almıştır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 208
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2017
₺18,00
₺25,00

Deniz Gezmiş, bitmeyen bir mücadelenin adıdır.

20 yaşından sonraki 5 yıllık yaşamının yarısı hapiste, yarısı sokaklarda geçti. 25’inde idam sehpasını kendisi devirirken çoktan ölümsüzlüğe ulaşmıştı.

Onu, İstanbul’da Sabahhattin Ali’nin, Bursa’da Nazım Hikmet’in koğuşunda yatırdılar. Bu kadarı yetmedi, 1971’de yakalandıktan sonra bir süre de Kayseri Cezaevinde Celal Bayar’ın yattığı bölüme koydular. İkinci kurtuluş savaşı gerektiğine inanarak bitmeyen bir azimle mücadele eden Deniz’in yaşamı boyunca en çok kullandığı cümlelerden biri şuydu:

“Tam bağımsız Türkiye!”


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 256
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2019
₺57,75

Kendisi din adamı olmamasına rağmen Milli Mücadele’de milleti uyandırmak için “Galip Hoca” takma adıyla mücadele eden Celal Bayar gittiği her yerde yaptığı konuşmalarla Milletimizi Milli Mücadele’ye katılmaya teşvik etmiştir. Celal Bayar’ı “Galip Hoca” yapan ruh burada gizlidir. İstiklal savaşı sırasında Ege bölgesinde işgale karşı direnişleri örgütleyen Bayar’ın bu yönlerinin gelecek nesiller tarafından bilinmesi önemlidir.

Şüphesiz bu ülkenin çocukları olarak Milli Mücadele’de canla başla çalışan ve her türlü fedakârlıkta bulunan bu insanları bilmemiz ve gelecek nesillere aktarmamız bizim için bir borçtur.

Üçüncü Cumhurbaşkanı Celal Bayar’ın yaşam öyküsü ayrıntılı bir şekilde çeşitli araştırmacılar tarafından kaleme alınmıştır. Bizim yapacağımız Bayar’ın hayatını kısaca vermekle birlikte onun İstiklal Harbimiz sırasında direniş ruhunu nasıl ateşlediğini nazara vermeye çalışacağız.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 176
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2018
₺50,05

Ziya Gökalp, çözülen, dağılan bir imparatorluğun son dönemini şekillendiren İttihat ve Terakki’nin bütün milli politikalarının arkasındaki birkaç önemli isimden birisidir. Onun bu yönlendirici kişiliği Cumhuriyet’in kuruluşu sürecine de damga vurmuştur. Daha Mütareke ortamındaki belirsizlik içinde Bekirağa Bölüğü’nde tutuklu iken ümitsizliğe kapılanlara “Mustafa Kemal Paşa’ya dikkat ediniz” diyecektir.

Babasının vasiyetine uyarak Namık Kemal’in “vatan ve hürriyet” yolundan yürüyecek, o yolu Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Mustafa Kemal Atatürk’e bağlayacaktır. 1924 Anayasası, Medeni Kanun çalışmaları, kadın hakları, Cumhuriyet Halk Fırkası’nın programı (9 İlke), yönetim şeklinin cumhuriyet olarak belirlenmesi, irade-i milliye kavramı, iktisat politikasının tercihi, sade Türkçe, Türkçe Hutbe, Türkçe Kur’an (Meal), Türkçülük, halkçılık, laiklik ilkesi, eğitim, dil ve tarih politikalarının belirlenmesi gibi pek çok konu onun imzasını taşımaktadır.

Atatürk’ün, “bedenimin babası Ali Rıza Efendi, hislerimin babası Namık Kemal, fikirlerimin babası ise Ziya Gökalp’tır” şeklindeki sözleri bu açıdan önemlidir. Bütün bu nedenlerle kitabımıza “Cumhuriyete Ruh Veren Adam: Ziya Gökalp” ismini verdik.

Takipçisi olduğu Vatan ve Hürriyet Şairimiz Namık Kemal gibi çok genç bir yaşta, 48 yaşında vefat etmiştir. 48 yıla neleri sığdırdığını bu eserde bazen hüzünle, bazen de gururla okuyacaksınız. Özellikle gençlerimizin onun hayatını ve eserlerini altını çizerek okuması lazımdır.

Soyca “Türk” olan Ziya Gökalp, “Kürtleri sevmeyen bir Türk varsa Türk değildir, Türkleri sevmeyen bir Kürt varsa Kürt değildir.” Diyen adamdır. Ruhu şad olsun.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 318
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2018
₺65,45

Yaşandığı zaman diliminde, içinde bulunduğu bölgeyi ya da dünyanın pek çok yerini etki altına alan ve kimi zaman çağlar açıp kapatarak köklü değişiklikler meydana getiren savaş ve anlaşmaların en önemlilerini, seçkin kaynaklardan ve uzmanların yorumlarından alıntılar yaparak sizler için biraraya getirdik.

Bu kitapta, Mısırlılarla Hititliler arasındaki Kadeş Savaşı ve tarihin ilk anlaşmasından, Avrupa kıtasının günümüzdeki şeklini almasında çok büyük rol oynayan Yüzyıl Savaşlarına, Cihan Devleti Osmanlı'nın büyük fetihlerinden, Avrupa'nın dini inançlarını şekillendiren Otuzyıl Savaşlarına kadar daha birçoklarını tarihsel gelişimleri çerçevesinde ele aldık.

Eğer dünya üzerinde şu an yaşanan siyasal gelişmeleri, ittifakları, düşmanlıkları ve çatışmaları anlamak, sebep ve sonuçlarını kavramak istiyorsanız, bu kitabı mutlaka okumalısınız.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 208
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2018
₺18,00
₺25,00

1908 Hürriyet Devrimi’nin ilk ateşini yakan, halkın “Hürriyet Kahramanı” olarak adlandırdığı Resneli Niyazi ya da Ahmet Niyazi Bey, İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin en fedakâr ve disiplinli önderlerinden biridir.

Tüm dünyada tanınan adlandırmayla bir “Jön Türk” yani Genç Türk’tür.

Giydiği başlıkta “Vatan Fedaisi” yazıyor.

Niyazi Bey’in, 1897 Türk-Yunan Savaşı’ndaki kahramanlığı dillere destan…

Bu nedenle, 1908 Hürriyet Devrimi’nden önce de bir halk kahramanı olarak tanınıyor, seviliyor.

Vatanseverliğini yaşamını ortaya koyarak kanıtlamış. Makam mevki hesabı hiç olmamış...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 200
En / Boy : 15,5 / 22,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2019
₺18,75
₺25,00

Mahatma Gandi, gerçek mucizenin insanın kendisi olduğunun bir kanıtıymışçasına gelip geçmiştir yeryüzünden yaptıklarıyla ve yapmadıklarıyla...

Adalet anlayışı, hak arayışı, şiddetsiz direnişi, mücadelesine duyduğu sonsuz bağlılığı, amansız cesareti ve harekete geçme konusundaki korkusuzluğu sayesinde tam üç yüz milyon Hindistanlıyı ayağa kaldırmış ve tarih sahnesinde İngiliz İmparatorluğu’na karşı gerçekleştirilmiş en büyük kitlesel hareketin lideri olmuştur Gandi...

Biri için olanaklı olan, herkes için olanaklı olmalıydı ona göre. Geri adım atmayan ve yorulmak bilmeyen bir eylemci olarak, bilgeliği ve öğrenme tutkusunu, sadelikle ve nezaketle birleştirmiştir.

O tüm şiddetsizliğine rağmen gerçek bir eylem insanı, reformcu, devrimci ve her şeyden önce nitelikli bir düşünürdür. Sağlıktan politikaya, beslenmeden ekonomiye kadar birçok alanda yazılar yazmış, ardında zengin bir kaynak da bırakmıştır.

Bu kitap Gandi’nin yaşamöyküsü değildir sadece. Hayatta olduğu sürece yapmaya çalıştıklarının bir versiyonu, sevgi dilini yeniçağda yeni insanlara ulaştırmak için hazırlanmış bir örneğidir de aynı zamanda. Onun bugüne uzanan sesidir.

“Gelecek nesiller Gandi gibi bir insanın dünya üzerinde yürümüş olduğuna inanmakta zorlanacaktır.”

Albert Einstein


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 128
En / Boy : 11 / 18
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2020
₺28,00

“Salinger efsanesini tüm yönleriyle detaylandırıp ete kemiğe büründüren, bugüne dek yapılmış en kapsamlı çalışma.”
The Associated Press

Elinizde tuttuğunuz eser, Salinger, sekiz yıllık bir araştırmanın ve iki yüzden fazla kişiyle yapılan özel röportajların ürünüdür. Belgesel film olarak da izleyiciyle buluşan bu çalışma aslına bakarsanız bir kitaptan çok küresel anlamda kültürel bir etkinlik halini almıştır.

Çavdar Tarlasında Çocuklar’ın gözlerden uzak kalmak için özel bir çaba sarf eden yazarı Jerome David Salinger, elli yılı aşkın bir süre boyunca pek çok biyografinin yanı sıra döneminin gazete ve dergilerinin en sık rastlanan öznesi olmayı sürdürmüştür. Yine de, basının tüm çabalarına rağmen, yazara giden iletişim kanallarının kapalı olması ve asılsız bilgilerin ortada dolaşması sebebiyle Salinger büyük bir gizem olarak kalmış, yaratılan mitin ardındaki bu karmaşık ve çelişkili karakter gün yüzüne çıkarılamamıştır. Ta ki bugüne kadar.

Kitapla ilgili çalışmaların devam ettiği sekiz yılda ve özellikle bu döneme denk gelen Salinger’ın ölümünün ardından, beş kıtada röportaj yaptığımız yazarların pek çoğu başta Salinger’la ilişkilerinin kayda geçmesini istememiş, bir süre sonra iş birliği yapmaya ikna olmuştu. Bir anlamda sözlü biyografik çalışmalar olan bu görüşmeler Salinger’ın İkinci Dünya Savaşı’ndaki silah arkadaşlarının, akrabalarının, yakın arkadaşlarının, sevgililerinin, sınıf arkadaşlarının, komşularının, editörlerinin, yayıncılarının, New Yorker dergisindeki meslektaşlarının ve ailesinin bile haberdar olmadığı gizli bağlantılarının ilk elden açıklamalarını okuyucuyla buluşturuyor.

Daha önce hiçbir yerde yayınlanmamış yüzden fazla fotoğrafın, günlüklerin, mektupların, hukuki evrakların, gizli belgelerin de katkısıyla okurlar belki ilk defa Salinger’ın sıkı sıkıya ördüğü duvarın ardına geçme imkânı bulacak. Ve tüm bu çabaların sonucunda 20. yüzyılın en şaşırtıcı figürlerinden biri olan Salinger’ın nihai portresi dünyaya kazandırılmış olacak.

“Shields ve Salerno’nun Salinger’ı, yazarın kusurlarını ve başarısızlıklarını görmezden gelmiyor, aksine bunların anlaşılmasına yardımcı oluyor. Bu biyografi sayesinde Salinger’ın, gerçek hayatında olmayı başaramadığı iyi, nazik ve travmaların etkisinden kurtulmuş adam olma şansını kurgu yapıtlarında bulduğunu anlıyoruz.” 
Lev Grossman, Time

“Muazzam bir başarı… Şunu büyük bir güvenle söyleyebilirim ki bundan böyle dünyanın başka bir Salinger biyografisine ihtiyacı olmayacak.” 
John Walsh, Sunday Times 

“Bu kitap, konu ettiği karakterin dikenli, karmaşık yapısına uyum sağlayan iğneleyici bir özelliğe sahip. Salinger’ın İkinci Dünya Savaşı yüzünden belki hayatının sonuna dek atlatamadığı travmaya ağırlık veren eserde yazarın hayatının hiçbir eksik yanı olmadan anlatıldığını göreceksiniz.” 
The Washington Post 

“Modern tarihin en gizemli karakterlerinden birini ele alan, büyük bir incelikle ve dikkatle seçilmiş parçaların bir araya toplanmasıyla yazılmış usta işi bir kaynak.” 
Maria Popova, Brain Pickings 

“Modern Amerikan edebiyatının en büyük efsanelerinden biri… Salinger. Bu eser, yazar hakkında bugüne dek anlatılan her şeyin ötesine geçip hiç duymadığımız detayları açığa çıkarıyor. Geçmişten parçaları, anekdotları ve onunla ilgili yorumları bir araya getiren kitabın uzun yıllar süren bir çalışmanın ürünü olduğu kolayca anlaşılıyor.” 
Jeff Simon, The Buffalo News

“İddialı bir dille, enine boyuna hazırlanmış bir rapor. Shields ve Salerno üstün çabalarıyla hedefi on ikiden tutturmuş ve bu büyük Amerikan ikonunun, sessizliği düstur edinmiş, savaş travmasını atlatamamış, aşkta büyük hüsran yaşamış, bilindiğinden çok daha hassas yazarın eksiksiz bir tablosunu var etmiş. Bu hikâyeye siz de vurulacaksınız.” 
USA Today

“Keskin köşelerle dolu, hem rahatsız edici hem de aydınlatıcı bir biyografi.”
Michiko Kakutani, The New York Times

“Salinger’ın en iddialı biyografisi olabilecek bu yapıt, yazarın gözlerden uzak sürdüğü yaşamını tüm çıplaklığıyla karşımıza çıkarıyor ve onun gösterişli ayrıksılığını çok daha gerçek bir portreyle değiştiriyor.” 
Los Angeles Times

“Salinger’ın saklı mabedinin kalbine giden eşsiz bir anlatım… Bu kitapta geçen tüm iddialar somut kanıtlara, mektuplara,
görsellere ve doğrudan açıklamalara dayanıyor. Daha önce yazılmış Salinger’ın hiçbir biyografisi bu kadar derinlere ulaşamamıştı.”
The Wall Street Journal

“Salinger’la ilgili hatıralar bir zaman tüneli içinde, kanıtlarıyla birlikte katman katman sunuluyor. Belgelerin ve fotoğrafların eşliğinde bir bütün olarak bakıldığında bu kitap Salinger’ın zihnine en fazla yakınlaşabildiğimiz araç oluyor.” 
Entertainment Weekly

“Salinger’ın gizli saklı hayatına merak duyanların iştahını kabartacak… Yaşamının neredeyse altmış yılını insanlardan saklanarak geçirmek için elinden gelen her yolu deneyen yazarın en kapsamlı biyografisi olduğu kesin.” 
The Daily Beast

“Salinger’ın kusurları ve bu kusurların eserlerini nasıl etkilediği hakkında oldukça cesur iddialar ortaya koyan eser, yazarın gençliğindeki kibrini ve bencilliğini, kendi zekâsına tutkun oluşunu ve kendisine benzemediği sürece asla başka insanların gözünden dünyaya bakamamasını büyük bir dikkatle irdeliyor.”
Laura Miller, Salon

“Yayın dünyasında bomba etkisi yaratan bir biyografi.” 
People

“Münzeviliğiyle meşhur yazarın ince detaylarla dolu, beklemediğiniz kadar kapsamlı portresi.” 
Denver Post

David Shields New York Times çoksatanı The Thing About Life Is That One Day You’ll Be Dead; otuzdan fazla yayın tarafından 2010’un en iyi kitaplarından biri olarak değerlendirilen Reality Hunger; National Book Critics Circle Ödülü finalisti Black Planet ve PEN/Revson ödüllü Remote da dâhil olmak üzere on beş kitabın yazarıdır. Eserleri yirmi dile çevrilmiştir.

Shane Salerno Eylül 2013’te Weinstein Company tarafından ilk gösterimi yapılan, Ocak 2014’te PBS’in American Masters programının 200. bölümü olarak gösterilen ve büyük beğeni toplayan Salinger isimli belgeselin yönetmeni, yapımcısı ve yazarıdır. Salinger’a ek olarak Salerno pek çok başarılı film ve televizyon dizisinin yazarlığını ve yapımcılığını üstlenmiştir. En son projesi de yazarlarından biri olduğu ve yapımcılığını üstlendiği Oliver Stone’un büyük övgü alan filmi Savages’tır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 720
En / Boy : 14 / 22
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2020
₺171,60

Hapishanenin köşesinde yanıp sönen trafik lambasının ışığı hücresinin duvarına vurmaktadır, her gece... Bir denizci olan mahkum, güzel günlere giden yolu gösteren bir deniz feneri gibi bakar o ışığa; yaşadığı fırtınalı dönemlerde ayakta durmasını ve yaşadığı tüm zorluklardan kurtulmasını sağlayan umuttur, hücresinin duvarında her gece kendisine göz kırpan.

Yapılan aramada evinde bulunan, atmaya kıyamadığı eski bir davetiye delil olmuştur, özgürlüğünün elinden alınmasına... Oysa, üstünde adı yazılı olan o davetiye giden yolda, evlerinde çıkan yangındı karşılaştığı ilk büyük fırtına...Astsubay olan babası ailesinin geçimine katkı sağlamak ve çocuklarını daha iyi şartlarda okutabilmek için, alçı biblolar boyamaya başlamıştı evde... Ne var ki, sobanın yanındaki tiner kutusu devrilir bir gece...

Babası gibi denizci olmasına ne yaşadığı bu korkunç olay engel olabilir, ne de astsubay haklarını savunan babasının hapse atılması... O günlerde alçı bibloların yerini dikiş makinesi alır; terzilik yapan annesinin el emeği, göz nuruyla tutunurlar hayata...

Berlin’de görev yaparken, tüm konsolosluk çalışanları gibi Atatürkçü Düşünce Derneği’nden bir davetiye gelir, Ali Türkşen’e... Davetiye, 10 Kasım’da Atatürk için yapılacak anma törenine katılması yönündedir. Askeri ateşe olduğu döneme ait olan davetiyeyi atmaya kıyamaz, biriktirdiği anılar hazinesinde saklar... Balyoz kumpasında hapis yatmasına neden olan mahkemede, suç delili olarak karşısına çıkardıkları da işte o davetiyedir!

Birbirinden güzel öyküler bekliyor sizi bu kitapta; hayatımıza örülmek istenilen duvarlarda, gecenin karanlığında yanıp sönen umut ışığını görmemizi sağlayan nice öykü...

Ali Türkşen, hapishaneden çıkar çıkmaz köşedeki trafik lambasına gider ve direğine sıkıca sarılır.
O ışık, elinizdeki bu kitabın her sayfasında...

Sunay Akın


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 360
En / Boy : 13,5 / 23
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2020
₺59,90

Yaşar Aksoy, Kurtuluş Savaşı’nın bir numaralı casusu İzmirli Türk subayı Gâvur Mümin’in destansı ve gizemli yaşamını, kahramanımızın hatıratı, fotoğraf albümleri, madalyaları, gizli belgeler ve onu tanıyan yakın akrabaları ve canlı tanıklar üzerinden yaptığı 40 yıl süren araştırmaları sonucunda yazdı.

Bu kitapta Çanakkale, Kanal Harekâtı, Doğu Cephesi gibi muharebelerde çarpıştıktan sonra, emperyalizmin işgali altındaki bir ülke ve şehirde, melon şapka hatta Yunan üniforması giyerek işgalcilere katılan ve yıllarca Gazi Mustafa Kemal’in casusluğunu yapan bir Türk subayının efsanelere ve karanlıklara karışmış çarpıcı yaşamı, vatan sevgisi ve Yunan zindanlarında işkence içinde geçen yılları anlatılıyor.

Bu kitapta yine ilk kez “Ulusal Kurtuluş” için canları pahasına mücadele veren gizli direniş örgütleri gündeme getirilerek nice isimsiz kahramana olan vefa duygusu pekiştiriliyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 344
En / Boy : 13,5 / 23
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2020
₺63,90

“Güzel günler sana gelmez, sen onlara yürüyeceksin”der Hz. Mevlana

“Kıbrıs Türk Halkı’nın kendi kimliği, kendi şahsiyeti, kendi haysiyeti ile, bunca yıllık mücadelesini taçlandırmak ve güvenli bir gelecek için, artık yeni sözler söylemenin zamanı geldi.

Güzel günlere hep birlikte yürüyeceğiz.”

- Ersin Tatar


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 144
En / Boy : 13.5 / 19.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2020
₺19,90

Türk kültürünün en çok araştırılan konularından biri olan Korkut Ata ve adına bağlanan Oğuznamelere olan merak eksilmeden devam etmektedir. Ününe ün, sözüne söz çatmayan Korkut Ata, Türk ulusunun vilayet ıssı olmasından dolayı kutsanmış, ozanlığı, tabibliği, kısmen şamanlığı kısmen de savaşçılığı kutsal merkez etrafında işlevselleşmiştir. Korkut Ata, Altay’dan Balkanlar’a kadar tanınan ve önünde baş eğilen kişiliğiyle Türk ulusunu birleştirmek ve çekişmeleri gidermek için çaba harcamıştır. Kopuzuyla ölüme meydan okuması, Yelmayası ile ölümden kaçması ile Korkut Ata, tarih öncesi şuurumuzu tarihle birleştirmiş, mitolijik kurgu aracılığıyla ontolojik varlığını günümüze taşımıştır. Korkut Ata, denizden denize büyük devletler kuran konar-göçer Türklerin kahramanlık çağlarını yaşatan ve bizlere ulaştıran ozan, Türk dünyasındaki ilk şaman, Tanrı’nın gönlüne ilham ettiği ilk velâyet sahibi , Hak Teâlâ’nın emanetini boynuna asan hüccet ve bilge ve başbilenliği ile milletin gönlünde taht kuran bir kahramandır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 195
En / Boy : 13,5 / 21,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2020
₺42,90

"Akıp gitmesin bir ömür" diye…

“Tanıyan herkesin bildiği gibi temiz yürekli, sporcu; doğaya, sanata, kültüre ve bütün canlılara saygı duyan; yalnız saygıyla da yetinmeyip kişiliğinden taşan bir coşku ve sevgiyle hepsine sahip çıkan, eşine zor rastlanır bir insandı.”

- Zülfü Livaneli

Bir Ağaç Gölgesi Gibi Geldi Geçti, eğitimci, sporcu, siyasetçi Fikret Ünlü’nün vefat etmeden önce kaleme aldığı anılarından oluşuyor. Fikret ünlü çocukluğundan öğretmenlik yıllarına, bürokrasi ve siyaset yıllarından emekliliğine uzanan yaklaşık yetmiş yıllık uzun bir yolculuğu coşkuyla, kendine has üslubu ve özeniyle anlatıyor… Hayatı boyunca insandan, doğadan yana olan Fikret Ünlü, mesleki ve siyasi hayatında da olaylara doğadan aldığı bilgelikle yaklaştı. Bu yüzden de Zülfü Livaneli’nin deyimiyle, “siyasete onurlu girdi, onurlu çıktı; Ankara bu Toros çocuğunun temiz ruhunu kirletemedi”.  Bu kitap, tamamlanmamış bir hikâye olmakla birlikte Torosların bilge evladına bir saygı duruşu aynı zamanda…


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 216
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2020
₺48,38

İslâm âleminin tıkanmışlık hali yaşadığı bir dönemde ortaya çıkan Selçuklularla birlikte İslâm dünyası siyasî birliğini temin etmiş, Sünnî İslâm anlayışı toplumsal hayatın merkezini oluşturmaya başlamış ve bir sonraki aşamada Türklerin kudretli eliyle Hristiyan dünyasına galebe çalmıştır.

Selçukluların tarihî rolü, Malazgirt’te kazandıkları zaferle zirve noktasına erişmiş, Türk-İslâm tarihindeki belirleyici konumları bir anlamda mühür gibi tarihe kazınmıştır. Bu noktada, Stefan Zweig’ın ifadesiyle “insanlığın yıldızının parladığı an”da tarih sahnesine çıkan Sultan Alparslan’a müstakil bir parantez açılmalıdır. Bizans’ı dize getirip Anadolu’nun kapılarını Türklere açan Sultan Alparslan, aynı zamanda İslâm tarihindeki tıkanmanın önünü de açan isimdir. Dokuz yıllık kısa saltanat döneminde, izlerini dokuz yüzyıl boyunca takip edebildiğimiz muazzam bir eser ortaya koyan Sultan Alparslan, tarihin kilidini açmış, “Gordion’un Düğümü”nü kesmiştir.

Selçuklu tarihi alanında yaptığı dikkat çekici çalışmalarla bilinen Mustafa Alican, Doğu’nun ve Batı’nın Büyük Sultanı Alparslan adını verdiği çalışmasında, akademik bir altyapıya dayanarak tarihin gördüğü en büyük hükümdarlardan birinin baş döndürücü hayat hikâyesini tek solukta okunacak roman tadında bir üslupla anlatıyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 248
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2020
₺61,50

Cemil Koçak, yakın tarih alanında yaptığı arkeolojik kazılarla resmi tarihi ve onun nasıl oluşturulduğunu açıklayarak, unutulanları hatırlatıyor ve geçmişimizle yüzleşmemizi sağlıyor. Yakın târihimizle yüzleştiğimizde ise, geçmişin resmî târih aracılığıyla hâfızalarımızdan silinmeye çalışıldığını meydana çıkarıyor.

Koçak, bu çalışmasında, Türk tek-parti rejiminin oluşturduğu resmi tarih anlatısını zaman zaman nasıl değiştirmek zorunda kaldığını, bu defâ İsmet İnönü örneğiyle anlatıyor. İsmet İnönü de, bir zamanlar, tıpkı Kazım Karabekir’in ve başkaca isimlerin başına geldiği gibi tarihten silinmek istenmişti; ama resmi tarihin yazılma süreci başlamış olsa da tamamlanamadı.

Cemil Koçak, İsmet İnönü ve Resmi Tarih adını verdiği bu kitabında; dönemin basınından yola çıkarak, İnönü’nün Atatürk’ün gölgesi altındaki başbakanlık döneminde resmi tarihte nasıl ele alındığını; ardından başbakanlıktan ayrıldıktan sonra resmi tarihten tamamen silinerek yok sayılmasını ve en sonunda Atatürk’ün vefâtıyla birlikte “Cumhurbaşkanı”, “Milli Şef” ve “Cumhuriyet Halk Partisi Değişmez Genel Başkanı” olmasının ardından, Atatürk’le eşit pozisyonda, “İnönü savaşları kahramanı” ve “Lozan kahramanı” imajlarına vurgu yapılarak, resmi tarihi yeniden yazdırma sürecini en ince ayrıntısına kadar ortaya çıkarmaktadır.

Resmi tarihin geçmişi dönemden döneme tamamen farklı yansıttığını ortaya koyan Koçak; resmi tarih yazım sürecini ve özellikle basının bu alandaki rolünü vurgulamaktadır. Ele aldığı konu ve bakış açısıyla alanında ilk olan bu çalışma, kendisinden sonraki araştırmacılara da rehber niteliğinde olacaktır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 288
En / Boy : 15,5 / 23,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2019
₺143,50

16. yüzyıl Rönesans’ın, şaheserlerin ve büyük altüst oluşların yüzyılıdır. Amerika kıtasının keşfi sadece coğrafyayı, felsefeyi, teolojiyi, iktisadı ve siyaseti değil, beslenmeyi ve sağlığı da altüst eder. Copernicus yeni bir evren şemasına işaret ederken, Luther de Hıristiyanlığın birliğini parçalayarak muazzam etik ve siyasi ihtilaflara sebep olur.

Raffaello ve Michelangelo muhteşem hayallerini resim ve mimari şaheserlere çevirirken, dünyaları parçalanmaktadır. Her ne kadar Venedikliler ve Cenevizliler bütün dünyada ticari faaliyetlerine devam ediyorlarsa da, İngiltere ve Hollanda, okyanus ötesi maceralara hazır bir şekilde tarihin yeni aktörleri olarak belirmeye başlamıştır artık: Böylece modern çağ başlamış olur.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 1199
En / Boy : 16.5 / 24
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 10.2020
₺287,00

General Nuri Killigil...

O, cihan imparatorluğunun son nefesinde üç kıtada Türk bayrağını dalgalandırmak için mücadele eden bir Osmanlı subayı...

Gence Çölü’nü geçerek Bakü kapılarına dayanan ve Azerbaycan Cumhuriyeti’nin kuruluşunda büyük hizmetleri olan bir komutan.

İkinci Dünya Savaşı sırasında Kafkaslardaki Türk halklarını korumak ve yeni Türk cumhuriyetlerinin kurulmasına imkan yaratmak için Hitler yönetimiyle görüşen sivil bir Türk...

Cumhuriyet’in ilanından sonra kurduğu çinicilik ve silah fabrikalarıyla Türkiye sanayisinde çığır açan, memleketin silah ihraç edebilir potansiyele ulaşmasına öncülük eden bir endüstriyel silah tasarımcısı...
Ne var ki ölümü acıyla, ihanetle, karanlıklarla, sırlarla ve entrikalarla dolu...

Hain bir sabotajla fabrikası havaya uçurulduğu gün, o da içerideydi. Cesedi bile infilaktan 20 gün sonra Haliç’te bulundu. İstanbul Müftüsü, bu vatanseverin cenaze namazını kılmayı caiz bulmadı. Cenazesi işçileri tarafından merasimsiz kaldırıldı.

Olayın failleri hala meçhul...

Patlama hakkındaki TBMM oturumuna ait tutanaklar üzerindeki gizlilik, olayın üzerinden 70 yıl geçmesine rağmen kaldırılmadı henüz.

Araştırmacı yazar Fatih Özcan’ın kaleme aldığı bozdoğan vatan sevdalısı bir generalin, memleketin aydınlanma ve gelişme sürecinde verdiği emeklerinin karanlık eller tarafından neden ve nasıl sonlandırıldığının romanıdır...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 424
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2019
₺84,00

Birincil kaynaklar ve tanıklıklarla Kemal Atatürk…

Profesör Hikmet Özdemir, Atatürk’ün kendini anlattığı tüm kaynakları ve eserlerini, sayısız belgeyi ve hatıraları inceledi. Özdemir, bizzat onu görüp tanımış olanların anlatılarından oluşan ve Atatürk’ün hayatını adım adım takip eden, onu seyrediyormuşuz hissini veren yepyeni bir Atatürk biyografisi yazdı. Yıllar süren bir emeğin eşsiz ürünü. Katkısız, yorumsuz, sadece kendi çağının insanı olarak Atatürk.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 688
En / Boy : 13,6 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2019
₺54,12

20. yüzyıl Türkiye siyasetinin devlet aklını, daha doğrusu sağa bükülmüş “idare aklını” merak eden birinin Süleyman Demirel’e uğramadan geçmesi düşünülemez. “Türkiye yönetilmez, idare edilir” diyen Demirel’in siyasi “kariyeri” aynı zamanda dönemin siyaseti bağlamında, Türkiye’nin kırmızı çizgilerini, siyasal alanının sınırlarını ve idareci siyaset aklını ortaya koyar.

Elinizde tuttuğunuz Süleyman Demirel kitabı, zaman zaman kusursuz bir pragmatizmle “meselelerin” kenarından dolaşan, onları zorlayan, zaman zaman da devlet aklıyla uzlaşma arayarak destek gördüğü kesimlerin sorunlarını çözmekten ziyade sorunun kaynağı haline gelen, defalarca hükümet kurmuş ve dağıtmış bir antikomünist “baba” figürünü resmediyor. Cumhuriyet’in ilk yıllarından 2000’li yıllara dek titizlikle ve dikkat çekici ayrıntılarla ele alarak, bir siyasi biyografinin ötesine geçmenin güzide bir örneğini temsil ediyor. “Her şeyi olan, insanları müşterek değerlere sahip, milli şuurun rehberliğinde, her istediğini yapabilen, her düşündüğünü söyleyebilen bir Türkiye’miz olsun istedik. Bu doğru yoldu. Büyük Türkiye’ye giden yoldu bu. Onun için doğru idi. Doğru birkaç tane değildir. Doğru bir tanedir.”


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 271
En / Boy : 13 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2019
₺62,62

Onlar sadece Türklerin değil, dünyanın geleceğine yön vermiş liderlerdi. Başarılarıyla tarihe isimlerini altın harflerle yazdırdılar. İşte bütün yönleriyle tarihte iz bırakanlar.

Kanuni Sultan Süleyman tahta çıktığında Osmanlı, dünyanın en zengin ve en güçlü devletiydi. 46 yıl padişahlık yapan ve seferden sefere koşan Sultan Süleyman döneminde Osmanlı, en ihtişamlı yıllarını yaşadı. Batı’da ona duyulan saygı ve hayranlık nedeniyle "Muhteşem Süleyman", Doğu’da ise adaletli yönetiminden dolayı "Kanuni" olarak anıldı.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 104
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2019
₺21,90

One day my frail body
will turn to dust, but
the Republic of Turkey
will live forevermore.


Basım Dili : İngilizce
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 536
En / Boy : 13,5 / 23
Kağıt Cinsi : Kuşe
Basım Tarihi : 3.2019
₺112,90

1908 Hürriyet Devrimi’nin ilk ateşini yakan, halkın “Hürriyet Kahramanı” olarak adlandırdığı Resneli Niyazi ya da Ahmet Niyazi Bey, İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin en fedakâr ve disiplinli önderlerinden biridir.

Tüm dünyada tanınan adlandırmayla bir “Jön Türk” yani Genç Türk’tür.

Giydiği başlıkta “Vatan Fedaisi” yazıyor.

Niyazi Bey’in, 1897 Türk-Yunan Savaşı’ndaki kahramanlığı dillere destan…

Bu nedenle, 1908 Hürriyet Devrimi’nden önce de bir halk kahramanı olarak tanınıyor, seviliyor.

Vatanseverliğini yaşamını ortaya koyarak kanıtlamış. Makam mevki hesabı hiç olmamış...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 200
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2019
₺26,25

Geçmişi daha insancıl, daha canlı, daha erişilebilir ve okuyucuyla bağlantılı kılmanın bir yolu olan biyografi türü, belki de tarihte yaşanmış olaylardan söz etmenin en eski ve en popüler biçimidir. Barbara Caine bu kitapta tarihyazımı ile biyografi arasındaki ilişkinin geçmişini aydınlattığı gibi, bir yazınsal tür olarak biyografinin yazımı ve yorumlanışıyla ilgili çağdaş yaklaşımları da ayrıntılarıyla ele alıyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 208
En / Boy : 15,5 / 23
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2019
₺30,40

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 272
En / Boy : 12,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2019
₺34,90

Radikal Kadınlar, kadim zamanlardan günümüze, dünyanın dört bir yanında yaşamış ve onlara biçilen rolü reddetmiş öncü kadınların ilham verici hikâyelerini anlatıyor. Karşılarına çıkan her engele ve zorluğa göğüs gererek devlet başkanı, asker, ressam, casus, korsan, futbolcu veya bilgisayar programcısı olmayı başarmış her yaştan, ırktan ve sınıftan kadınların hikâyelerini…

Engelleri aşa aşa yürüyen, tehditlere aldırmadan yaşadıkları toplumların geleneklerine başkaldıran, şüpheli bakışları sonunda yere eğen ve yollarından asla şaşmayan bu kadınlar, bizi küçük ya da büyük ama hep kararlı mücadelelerine ortak olmaya çağırıyor. Radikal Kadınlar yalnızca tutkulu ve cesur kırk kadının hikâyesi değil; gelenekler, yasalar ve erkekler ne derse desin başkaldıran bütün kadınlara da bir methiye...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 112
En / Boy : 16,5 / 23,4
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2019
₺89,90

“Memleketimizin jeopolitik durumunu değiştirmeye imkân olmadığı gibi dünyadaki kuvvetler dengesinde köklü bir değişiklik olmadıkça mahalli güvenlik hedeflerimiz ve menfaatlerimizin değişmesi de düşünülemez... Bu itibarla, Türkiye Cumhuriyetinin izleyeceği dış politikanın ana istikametlerinde bir devamlılık görülmesi pek tabiidir.... Her devlette olduğu gibi Türkiye’nin dış politikasının ilk hedefi milletlerarası ilişkilerini, memleketin güvenliğini sağlam temeller üzerinde tutacak şekilde yürütmektir. Hele istikrardan mahrum bir dünyada kritik bir bölgede bulunan Türkiye’nin emniyet ihtiyacını diğer bütün mülahazaların üstünde tutmasından tabii bir şey olamaz. Zira güvenlik ihtiyacı barış gibi tecezzi kabul etmeyen bir mahiyet taşımaktadır.”

Süleyman Demirel (Başbakan) 25 Ocak 1968

“Evvela şunu söyleyeyim: Devlette, eski tabiriyle... deymumet, yani devamlılık esastır. ...Napolyon diyor ki: Dış politikayı coğrafya dikte eder. Ben buna iki faktör daha ekleyeceğim; tarih dikte eder, bir de dünya konjonktürü dikte eder... Her devletin birinci meselesi güvenliktir... Bir ülkenin başkalarına devredemeyeceği konulardan bir tanesi güvenliktir, bir tanesi kalkınmadır. Binaenaleyh, dış politikası güvenliğini sağlamak için bir araçtır. ...Dış politikanın ikinci amacı ülke için lazım olan kaynakları bulmaktır yahut kaynakların bulunmasında görev yapmaktır, hizmet yapmaktır. Tabii ne dostluklar ebedidir ne düşmanlıklar ebedidir. ...Tabii üçüncü mesele barışı devam ettirmektir... Dış politikanın diğer bir olayı, Türkiye’nin imajını korumaktır.

Süleyman Demirel (Cumhurbaşkanı) 4 Ekim 1994


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 212
En / Boy : 16 / 23
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2019
₺48,00

İbn Hurdazbih'in coğrafyaya dair olan el Mesalik ve'l Memalik adlı eseri muhtemelen abbasi saray teşkilatına mensup birinin isteği üzerine yazılmıştır. Eserde yazarın gözlemlerine dayanan oldukça fazla bilgi bulunmaktadır. Eserin değişik kütüphanelerde yazmaları bulunmaktadır. Bizim üzerinde çalışmış olduğumuz nüsha muhammed mahzum tarafından hazırlanan Beyrut baskısıdır. İbn Hurdazbih bu eserinde Müslüman dünyasının ana ticaret yollarının tam bir haritasını ortaya çıkarmıştır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 204
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2019
₺32,00
₺40,00

Yarım asırdır siyasetin içinde, tartışmaların odağında olan Bülent Arınç’ı ne kadar tanıyoruz? Kürtmü, yoksa Yörük mü Nasıl bir sosyal çevrede yetişti? CHP, AP değil de neden Erbakan’a yöneldi? Erbakan ile hangi konularda ayrı düştü? “Milli Görüş” gömleğini çıkardı mı Ülkücülerin gönüllü avukatlığını niye yaptı? Askeri ve post modern darbelerde nasıl tavır takındı? Annesinin ‘manevioğlu’ Recep Tayyip Erdoğan ile nerede, nasıl tanıştı? Neden ‘Küçük Erbakan” diye anıldı? Erbakan’a ölmeden önce yaptığı sürpriz teklif neydi? Bu ve benzeri yüzlerce soruya verilmiş cevaplardan oluşan kitapta Bülent Arınç’ın 50 yıllık siyasi hayatından kesitler sunulurken yakın tarihin birçok karanlıkta kalmış noktalarına da ışık tutuluyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 272
En / Boy : 13,3 / 23
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2019
₺25,00

Şeyh Hacı Fevzi Efendi ile biyografik sahada eser sunmaya başlayan Yazar bu çalışmasında,
Tanzimat Devri’nin önde gelen Valilerinden birisi olan ve hakkında kayda değer bir çalışma olmayan
Erzincanlı Hacı Ahmet İzzet Paşa Paşa'nın biyografisini detaylıca çalışmış ve ortaya koymuştur.
Yazar, Hacı İzzet paşa gibi renkli bir kişinin şahsiyetine uygun olarak kuru biyografik anlatımlardan imtina etmiştir

Elazığ, Sivas, Edirne ve Erzincan eksenindeki devlet hizmetinin yanında inşâ ettirdiği eserler,
edebî kişiliği hakkında anlatılan menkıbe ve hikâyeleri de çalışmada eklenmiş, bu yönleriyle günyüzüne
çıkartılmak istenmiştir.

Görev yaptığı yerlerde Hacı İzzet Paşanın adı bugün hala hayırla ve tebessümle anılmaktadır.
Aslolan kubbede hoş bir sadâ bırakmak ise, Hacı İzzet Paşa bu sadayı layıkıyla bırakmıştır.
Kutupyıldızı Yayınları, okuyucularına böylesine bir eser sunmaktan kıvanç duymaktadır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 216
En / Boy : 16 / 24
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2019
₺49,20
1 2 3 ... 21 >
Çerez Kullanımı