Türk edebiyatının deniz konulu ilk piyesi olduğu için tiyatro tarihimiz açısından önemli olan Akif Bey’de, denizin güzelliği ve insanı etkileyen tarafları Akif Bey’in ağzından dile getirilir.
Bir savaş gemisinin kaptanı olan Akif Bey, Dilrüba adında ahlak yönünden düşük bir kadınla evlidir. Dilrüba ile evlenmek isteyen Esat Bey Rusların Türk donanmasını Sinop’ta yakmaları üzerine Akif Bey’in savaşta öldüğü haberini yayar. Dilrüba da kocasının Sinop’taki deniz savaşında öldüğünü iki yalancı şahitle ispat edip başkasıyla evlenmek için gerekli belgeyi alır ve Esat Bey’le düğün hazırlıklarına başlar. Sinop baskınından sağ olarak kurtulan Akif Bey, Dilrüba ile ilgili bütün gerçekleri babasından öğrenir. İntikam almak amacıyla düğün gecesi Dilrüba’nın evine gider ve ardından trajik olaylar yaşanır.

Eserin tiyatro severlerin ilgisini çekeceğini umuyor, Tiyatro Klasikleri serisi içinde yayımlamanın tiyatromuza katkıda bulunacağını düşünüyoruz.


Basım Ayı/Yılı : 2019
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 12
Ağırlık : 12
En / Boy : 13 / 20
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺35,00

Namık Kemal'in Gelibolu'ya devlet memuriyetine gitmeden evvel yazdığı Vatan yahut Silistre, sağlığında sahnelenişini gördüğü tek oyundur. Eser, defalarca sahnelenerek geniş halk kitlelerine ulaşmıştır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 133
En / Boy : 13,5 / 19
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2020
₺15,30

Edebiyatımızda ilk edebi roman olarak kabul gören İntibah; aşk, kıskançlık, intikam duygularını işleyen psikolojik bir yapıttır. Namık Kemal, bu romanda Batılı romancılara özgü bir betimleme ve tahlil yöntemi ortaya koyar. Bugün bizim için İntibah romanının değeri, eski Türk edebiyatına karşı yeni bir edebiyat girişimi olarak tarihimizde yer almasıdır. 

Romanda korumacı bir aile tarafından yetiştirilen genç bir erkeğin dönemin eğlence anlayışıyla tanışmasından sonra gelişen olaylar anlatılır. Kendisini tanımadığı, uyum sağlayamadığı bambaşka bir dünyanın içinde bulan Ali Bey’in başına gelenler hem kendisini hem de ailesini felakete sürükleyecek, son pişmanlık ise fayda etmeyecektir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 176
En / Boy : 13,3 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2019
₺21,25

“Yüksel ki yerin bu yer değildir.
Dünyaya geliş hüner değildir.”

“Türk edebiyatında tarihi roman türünde kaleme alınmış ilk örneklerden sayılan eser aslında iki cilt olarak planlanmışsa da sadece birinci cildi yazılabilmiştir. Namık Kemal'in ikinci romanı olan Cezmi konusunu, 16. Yüzyılda 2. Selim devrinde başlayıp aralıklarla yarım yüzyıl kadar devam eden Osmanlı-İran savaşlarından alır. Namık Kemal'in 1877'de Midilli'ye gittikten sonra yazdığı romanın başında, 16. yüzyılın genel siyasî durumuyla romana adını veren Cezmi'nin tasvirlerinin yapıldığı, asıl olayla doğrudan ilgisi bulunmayan bir giriş bölümü yer alır.

Romanın diğer kahramanları gibi tarihten alınmış gerçek bir kişi olan Cezmi hem şair yaratılışlı hem de cesur bir delikanlıdır. Romanda bir sipahinin oğlu olan Cezmi'nin yetişmesi, özellikleri ve İran savaşlarında gösterdiği kahramanlıklar yanında bu savaşlarda tanışıp dost olduğu Adil Giray'ı esaretten kurtarması sırasında İran'da başından geçen olaylar anlatılmıştır. Namık Kemal burada, idealize ettiği Cezmi'nin şahsında biraz da kendini, özellikle Kars'ta geçirdiği gençlik yıllarının hatırasını ve orada öğrendiği ata binme, ok atma, cirit oyunu gibi konulardaki bilgisini ortaya koymak istemiştir.

Cezmi, Osmanlı-İran savaşlarında gösterdiği kahramanlıklarla Özdemiroğlu Osman Paşa'nın dikkatini çeker ve takdirini kazanır. Yine bu savaşlar sırasında Kırım ordusu kumandanı Kalgay Adil Giray ve kardeşi Gazi Giray'la tanışarak dost olur. Romanda daha sonra, bu savaşlardan birinde İranlılar'a esir düşen ve Kazvin Sarayı'nda tutulan Adil Giray ile kendisine aşık olan iki kadının, şahın karısı Şehriyar ve kız kardeşi Perihan'ın macerası ele alınır.”

 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 368
En / Boy : 13,5 / 19
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2018
₺28,00

Namık Kemal’in temel düşünceleri kendi metinlerine dayanarak kısaca özetlenecek olursa: İnsan özgür doğar… Birinin özgürlüğü başka bir kişinin özgürlüğüyle sınırlı olmamalıdır… En büyük güç, toplumdadır; onun için kişilerin özgürlüğünün korunması topluma verilir… Devletin asıl görevi, adaleti yerine getirmektir… Vatan, coğrafyadan çok millet hayatıyla kaynaşan bir tarih mirasıdır… Özgürlük, insanlık düşüncesinin ürünüdür.

Edebiyat-ı şahiha (Yalın Edebiyat) sözünü kullanmayı seven Namık Kemal, romantizmin etkisinde ve divan edebiyatının karşısındadır. Namık Kemal, romanı gerçekleşmemişse bile gerçekleşmesi mümkün olan bir olayı ahlaka, geleneklere, duygulara ve olasılıklara uygun ayrıntılarla anlatmak diye tanımlar; tiyatroyu, insanlığın durumunu anlatan eğlencelerin en faydalısı diye niteler.

Gülnihal, Namık Kemal’in ikinci tiyatro eseridir. İsmet ile Muhtar birbirini seven iki gençtir. İsmet’in dadısı Gülnihal ile mutluluk içinde yaşamaktadırlar. Ancak, amca çocukları olan sancak Beyi kaplan Paşa, çok zalimdir. Halka yaptığı zulüm ve işkencelerle tanınmaktadır. Olaylar, çeşitli entrikalarla devam eder.

Eser, Padişah üzerinde etki yapmış ve tiyatro üzerindeki sansürler ağırlaştırılıp denetlenmiştir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 176
En / Boy : 13,5 / 19
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2018
₺20,00

Namık Kemal, çeşitli makalelerinde roman hakkındaki görüşlerini ifade eder. Celaleddin Harzemşah adlı tiyatro
eserine yazdığı önsözde ( Celal Mukaddimesi ) eski hikayelerimizi romanla karşılaştırarak eleştirir, Namık Kemal
romanda üç şey aramaktadır: Olayın gerçekleşebilme imkanı; konunun ahlak, adet, duygu ve ihtimallere dayandırılması ve tasvir.

İntibah 23 bölüm hâlinde düzenlenmiştir. Her bölüm konusuna uygun olarak divan edebiyatından seçilen bir
beyitle başlar. İlk bölümdeki bahar tasviri kasidelerin nesib kısmını andırır. Akabinde Çamlıca’yı tasvir eder
Namık Kemal. Bu bölüm hem tasviri hem de seyir mekanlarını edebiyatımıza dahil etmesi açısından
önemlidir. Ali Bey’in hikayesi de burada başlar...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 192
En / Boy : 13 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2018
₺16,00

Namık Kemal’in Kıbrıs Magosa’da sürgündeyken yazdığı bu eser, edebiyatımızda ilk edebi roman olarak gerçekçi bir dil ile yazılmıştır.

Namık Kemal’in Romantik üslûpla kaleme aldığı bu eserde, tutkuyla yaşanan aşkın sevecenliğinde, mutluluğu aile yuvasında değil de, tüm kötülüklere kapı açan Mahpeyker’e olan aşkında arayan Ali Bey’in tüm ailesinin başına açtığı bu dram yer almaktadır.

"Sen ateş, yaktın, zaten yanmış olan gönlümü,
Yeniden heveslendirdin şu kendinden utanmış gönlümü..."


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 160
En / Boy : 12,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2018
₺22,50

Namık Kemal için tiyatro, halka doğrudan ulaşabilmesi bakımından oldukça önemli bir türdür. Vatan yahut Silistre oyununda da vatan sevgisini türlü duygularla çarpıştırıp nihayet hepsinden üstün çıkararak halka vatan fikrini ve sevgisini aşılamak ister. Kırım Savaşı’nın yaşandığı yıllarda Zekiye ve İslam Bey arasında yeni başlayan aşk, İslam Bey’in cepheye gitmesiyle beklenmedik bir hal alır. Zekiye İslam Bey’in ardı sıra erkek kılığına girerek Silistre savunmasına katılır ve böylece savaş meydanında aşkın, vatan sevgisinin, millet fikrinin iç içe geçtiği olaylar yaşanır. Vatan yahut Silistre 1 Nisan 1873’te ilk kez sahnelendiğinde halk üzerinde gösterilere varan büyük bir coşku yaratmış, bu etkinin diğer bir sonucu olarak Namık Kemal’in gazetesi İbret kapatılmış, kendisi de Magosa’ya sürülmüştür. Yazarı hayattayken Rusçaya ve Almancaya çevrilen eser, daha sonra pek çok dilde yayımlanır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 80
En / Boy : 12,5 / 20,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2018
₺15,90

Roman karakteri Ali Bey varlıklı bir ailenin tek çocuğudur.

İyi bir eğitim hayatı geçirmiş on yaşına gelinceye kadar birkaç dil öğrenmiştir. Ali Bey yirmili yaşlara geldiğinde babası ölür bundan sonra daha rahat ve keyfi bir bir yaşam sürer. Çamlıca'daki bir gezintisinde bir kadınla tanışır. Kadını oldukça çekici bulur fakat bu kadın Ali Bey'e pek uygun değildir. Adı Mahpeyker olan bu kadın Suriye'de kötü işler yaparak zengin olan Abdullah Efendi ile birlikte dost hayatı sürdürmektedir. Ali Bey'in annesi oğlunun böyle bir kadını beğenmesini kabul etmez ve evlerine Dilaşup adında genç ve güzel bir cariyeyi çağırır fakat oğlunu vazgeçiremez.

Ali Bey bir gün yalıya gider fakat Mahpeyker'i evinde bulamaz.

Mahpeyker Abdullah Efendi ile buluşmaya gitmiştir. Bütün gece yalıda Mahpeyker'in bekler sabah olunca da onunla karşılaşır ve kavga eder daha sonra ayrılırlar. Bu noktadan sonra Ali Bey cariye olan Dilaşup'la ilgilenmeye başlar. Mahpeyker ise Abdullah Efendi ile birlikte Dilaşup'a karşı bir plan yapar. Bazı erkekler Ali Bey'e bu plan dahilinde bir şeyler söyler Ali Bey buna sinirlenir ve Dilaşup'u döver.

Artık Ali Bey hastalanarak yatağa düşmüştür ve Dilaşup'u bir esirciye satmıştır. Dilaşup'u esirciden alan kişi ise Mahpeyker olur ve onu kötü düşüncelere sevk etmek ister fakat Dilaşup buna direnç göstermektedir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 192
En / Boy : 13,5 / 19
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2018
₺20,00

Halil Bey kardeşinin çocuğu olan Ata'yı evine almış ve onun Tıbbiye'ye devamını sağlamaktadır. Ata on dokuz, Halil Bey'in kızı Şefika ise on dört yaşına gelmiştir. Bu iki genç arasında doğan masum aşka Şefika'yı görüp beğenen bir paşanın onunla evlenmek istemesi gölge düşürür. Şefika, ailesinin ekonomik durumunun kötü olması nedeniyle sevmediği halde paşayla evlenmeye razı olur. Ancak bu evlilik kararı iki gencin hayatına mal olacaktır. 
1873 yılında Namık Kemal tarafından yazılan piyes Gedikpaşa Tiyatrosu'nda sahnelendiğinde büyük ilgi görmüştür. Namık Kemal, Zavallı Çocuk'ta sadece hazin bir aşkı anlatmaz, görücü usulü ile evliliğin doğurduğu kötü sonuçları topluma göstererek, genç kızların kendi rızalarıyla evlenmeleri gerektiğini de savunur.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 64
En / Boy : 14 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2018
₺9,10

Cezmi, Tanzimat Edebiyatı yazarlarından Namık Kemal tarafından yazılan roman. İlk basımı 1880'de yapılan roman, Türk edebiyatının ilk tarihi romanı olma özelliği taşır. Kitapta II. Selim döneminde İranlılarla yapılan savaşta yer alan vatansever asker Cezmi'nin başından geçenler anlatılmaktadır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 392
En / Boy : 14 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2018
₺31,20

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Konya
Sayfa Sayısı : 142
En / Boy : 13,5 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2014
₺19,20

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 73
En / Boy : 13,5 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .
₺14,40

“İnsan vicdanındaki sırları, kalbin en gizli köşelerine ulaşmadıkça bulmak imkânsızdır…” Arka fonunu Osmanlı sosyal yaşamının oluşturduğu İntibah, İstanbul’un Çamlıca ve mesire yerlerinde geçer. Kalburüstü bir ailede, iyi bir eğitim ve terbiyeyle yetişen Ali Bey’in hayatı Mehpeyker adlı hafifmeşrep bir kadına âşık olmasıyla değişir. Maddi manevi yıkıma sürüklenen bu genç adamın iç dünyasını Namık Kemal, eski edebiyatımızla yeni edebiyat arasında köprü kurarak tahlil ediyor. Edebiyatımızın ilk edebi romanı kabul edilen İntibah’ı, Namık Kemal’in bilinmeyen Önsöz’üyle birlikte sunuyoruz.

Namık Kemal (1840-1888) Gazeteciliğiyle toplumun fikirlerine yön veren, yazarlığıyla yeni edebiyatın kapılarını açan, mücadelesiyle Meşrutiyet’e ivme kazandıran fikir adamı, yazar ve en bilinen yönüyle vatan şairidir. Onda her şey hürriyet fikri ve vatan sevgisiyle başlar, neredeyse bütün uğraşları bu ikisi üstüne kurulmuş ve gelişmiştir. Erken yaşta annesini kaybedince çocukluk ve ilk gençliğini büyükbabasıyla ve onun görevi nedeniyle Sofya’dan Kars’a– yurdun çeşitli yerlerinde geçirir. İstanbul’a geldiğinde edebiyat çevrelerinde dikkat çeker ve dönemin ünlü şairleriyle tanışır, özellikle Şinasi’nin fikirlerinden etkilenir. Tasvir-i Efkâr’la başladığı gazetecilik hayatı Hürriyet, İbret, Diyojen gibi yayınlarda devam eder. Siyasetten hukuka, felsefeden edebiyata pek çok alanda yazdığı makaleleriyle fikir dünyasına; roman, şiir, tiyatro ve tarihi biyografi türlerindeki eserleriyle yeni edebiyata öncülük eder. İstanbul’dan defalarca uzaklaştırılıp sürgüne gönderilir. Yine de yazmaya; mektuplarıyla, gazete yazılarıyla, eserleriyle çağdaşlarına yol göstermeye ve halkına ulaşmaya devam eder. Yazarın seçme eserlerine Türk Edebiyatı Klasikler Dizimizde yer vermeyi sürdüreceğiz.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 164
En / Boy : 12,5 / 20,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2018
₺17,60

21 Aralık 1840'ta Tekirdağ'da doğdru, 2 Aralık 1888'de Sakız Adası'nda öldü. Asıl adı Mehmet Kemal'dir, Namık adını ona şair Eşref Paşa vermiştir. Babası, II. Abdülhamid döneminin ünlü müneccimbaşı olan Mustafa Asım bey'dir. Annesini küçük yaşında yitirince çocukluğunu dedesi Abdüllatif Paşa'nın yanında, Rumeli ve Anadolu'nun çeşitli kentlerinde geçirdi. Bu yüzden özel öğrenim gördü. Arapça ve Farsça öğrendi. 18 yaşlarında İstanbul'a babasının yanına döndü. Düşünceleri nedeniyle Erzuruma ve Magosaya sürgüne gönderilmiştir. 1888'de mutasarrıflığa gönderildiği Sakız adasında vefat etmiştir.

Eserleri:

Oyun: Vatan Yahut Silistre,1873.

Zavallı Çocuk, 1873

Akif Bey, 1874

Celaleddin Herzemşah, 1885

Kara Bela, 1908

Roman: İntibah, 1876

Cezmi, 1880

Eleştiri : Tahrib-i Harabat, 1885;

Takip, 1885;

Renan Müdafanamesi, 1908

İrfan Paşaya Mektup, 1887;

Mukaddeme-i Celal, 1888.

Tarihsel Yapıt: Devr-i İstila, 1871;

Barika-i Zafer, 1872

Evrak-ı Perişan, 1872

Kanije, 1874;

Silistre Muhasarası, 1874

Osmanlı Tarihi, (ö.s.) 1889

Büyük İslam Tarihi, (ö.s.) 1975

Çeşitli: Rüya 1893;

Nanık Kemal'in Mektupları, (ö.s.), 1972


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 76
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2012
₺11,11

...Zihnimden babamın, annemin sevgisini çıkardın; kardeşimin mezarı gönlümde idi, onu bile unutturdun. Şimdi hayali de, kendi gibi kara topraklarda yatıyor. Mezarını görmeden hatırıma gelmiyor. Ne uyuyabiliyorum, ne de irademe hakim olabiliyorum... içimde başka hiçbir şeye arzu kalmadı; gönlümde senden başka birşey bırakmadın. Şimdi kendini de benden alacaksın. Hem de bunun müjdesini kendin getiriyorsun. Kalbimi yaracaktın da bana bu merhameti, bu insafı mı gösterecektin? Sonunda ne olacak? O, bu memleketten gider, ben de dünyadan giderim. Ömrümün her lezzetini kaybettikten sonra kara toprağın nesi var? Birkaç dakikalık can acısından mı korkacağım?


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 104
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2012
₺13,12

Vatan kadar mukaddestim; çünkü, bana hıyanet vatana hıyanetti... On iki bin Osmanlı kadar dehşetli idim; çünkü, on iki bin Osmanlının göreceği hizmeti yalnız başıma yapmaya memurdum. Bir devlet gibi batıp da dünyayı dehşet içinde bırakmak, milyonlarca nüfusu -anasından ayrılmış yetimler gibi- arkasından ağlatmak, on iki bin mert gibi dövüşe dövüşe şehit olup da tarihlerde tek başına bir ordu sayılmak bir insana ne büyük şereftir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 109
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2017
₺15,58

Kadınlara göre en can yakıcı durum, bir rakibin üstünlük kuvvetiyle yenilmektir. Özellikle rakip kahrına uğrayan kadında güzellikten başka bir üstünlük kaynağı olmaya! Bu hakaret üzerine Mehpeyker’in bütün duygularını vefasız sevgilisinden zalimce bir intikam alma arzusu kapladı. Masumluktan uzak bir sevginin, son vermeye kalkışılınca şefkatsiz bir kine dönüşmesi tabiidir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 123
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2017
₺15,58

Namık Kemal (21 Aralık 1840, Tekirdağ - 2 Aralık 1888, Sakız Adası), Türk milliyetçiliğinin öncülerinden, Genç Osmanlı hareketi mensubu yazar, gazeteci, devlet adamı ve şairdir.

Yurtseverlik, hürriyet, millet kavramlarına bağlı bir Tanzimat Devri aydınıdır. Bu kavramları Türk fikir hayatına ve edebiyatına sokan kişi kabul edilir. Heyecanlı, kavgacı kişiliği, akıcı, parlak üslubu nedeniyle devrinin diğer yazarlarından daha fazla tanındı. “Vatan Şairi” ve “Hürriyet Şairi” olarak anılan Namık Kemal, şiirin yanı sıra tenkit, biyografi, tiyatro, roman, tarih ve makale türlerinde eserler verdi. Özellikle Türk edebiyatının ilk edebi romanı olan "İntibah" ve Batılı anlamda Türk edebiyatının sahnelenen ilk tiyatro eseri olan "Vatan yahut Silistre" eserleriyle ünlüdür. Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ü eserleri ve fikirleriyle etkiledi.

Tanzimat döneminin en önemli düşünce, sanat ve siyaset adamlarından birisidir. ”Toplum için sanat” anlayışını benimsemiştir. Sanatı, toplumun Batılılaşması için bir araç olarak kullanmıştır. Eserlerini halkın anlayabileceği sade bir dille yazmayı amaçlamıştır. Divan edebiyatının süslü-sanatlı düz yazısı yerine, belli bir düşünceyi iletmeyi amaçlayan yeni bir düzyazıyı kullanmıştır. Eserlerinde noktalama işaretlerini kullanmıştır. Gençliğinde Divan Edebiyatı tarzında şiirler yazmış, Avrupa’ya gittikten sonra yeni edebiyatı benimsemiş ve o yolda yapıtlar vermiştir. Namık Kemal, Fransız edebiyatını örnek almış, romantizmin etkisinde kalmıştır. Şiirleri biçim bakımından eski, konu bakımından yenidir. Yurt, ulus, özgürlük gibi konuları işlemiştir. Ayrıca şiirlerinde mücadeleci tipte bir insan yaratmıştır.

Sakız Adası’nın kuru havası nedeniyle rahatsızlanan Namık Kemal, 2 Aralık 1888 günü 48 yaşında hayatını kaybetti. Adada bir caminin haziresine defnedildi. Arkadaşı Ebüziyya Tevfik, şairin Bolayır’da gömülme arzusunu Padişah II. Abdülhamit’e iletince naaşı Gelibolu’ya nakledildi.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 41
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2017
₺15,00

Namık Kemal (21 Aralık 1840, Tekirdağ - 2 Aralık 1888, Sakız Adası), Türk milliyetçiliğinin öncülerinden, Genç Osmanlı hareketi mensubu yazar, gazeteci, devlet adamı ve şairdir.

Yurtseverlik, hürriyet, millet kavramlarına bağlı bir Tanzimat Devri aydınıdır. Bu kavramları Türk fikir hayatına ve edebiyatına sokan kişi kabul edilir. Heyecanlı, kavgacı kişiliği, akıcı parlaküslubu nedeniyle devrinin diğer yazarlarından daha fazla tanındı. ´´Vatan Şairi´´ ve ´´Hürriyet Şairi´´ olarak anılan Namık Kemal, şiirin yanı sıra tenkit, biyografi, tiyatro, roman, tarih ve makale türlerinden eserler verdi. Özellikle Türk Edebiyatının ilk edebi romanı olan ´´İntibah´´ ve batılı anlamda Türk Edebiyatının sahnelenen ilk tiyatro eseri olan ´´Vatan Yahut Silistre´´ eserleriyle ünlüdür. Türkiye Cumhuriyeti´nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk´ün eserleri ve fikirleriyle etkiledi.

Tekirdağ´daki evlerinin civarında bulunan tekkenin şeyhi Tokatlı Hafız Ali Rıza Efendi kendisine ´´Mehmet Kemal´´ adını verdi. Çocukluğu annesinin babası abdülatif paşa´nın yanında geçti. Abdilatif Paşa, Tekirdağ (Tekfurdağ) sancağında vali yardımcısı idi. Afyonkarahisar sancağına tayin edildiğinde ailece Afyon´a taşındılar. 1848 yılında annesi Zehra Hanım´ı Afyon´da kaybetti.Mehmet Kemal, yaşamını dedesinin yanında sürdürdü.

Abdülatif Paşa´nın değişik kentlerde görev yapması nedeniyle düzenli bir eğitime devam edemedi. Özel dersler aldı ve kendi kendini yetitirmeye çalıştı. Arapça ve Farsça öğrendi. Dedesi Afyon´daki vali yardımcılığı görevinin ardından ailesiyle İstanbul´a gelmişti. Orada, 3 ay Bayazid Rüştiyesine ve ardından 9 ay Valide Mektebi´ne devam etme fırsatı buldu.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 356
En / Boy : 14 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2017
₺33,75

Namık Kemal, Ernest Renan'ın İslamiyet'in bilime, kültüre, eğitime, felsefeye, ilerleme ve gelişmeye engel olduğu yolunda tam bir Oryantalist tavrıyla verdiği bir konferansa cevap olmak üzere Renan Müdafaanamesi adında bir kitapçık yazdı. Bu eser, İstanbul'da Mahmut Bey Matbaası'nda 1326 (1910 ) yılında 56 sayfalık bir eser olarak basıldı.

Namık Kemal bu eseri, adeta bir ibadet ruhuyla yazmış. Kaynaklardan yararlanarak değil; tamamen bilgi birikimiyle yazmış.

Ayrıca Renan'ı kendi sözleriyle çelişkilerini ortaya koymaya çalışmış. Namık Kemal, bu eseriyle ilgili olarak Renan için: "Onu gönlümün istediği gibi teeliyorum! " der.

Daha sonraları eser, Ord. Prof. Dr. M. Fuad Köprülü tarafından Ankara'da 1962 yılında yeni Türk harflerine aktarılarak ve sonuna "Lügatler" eklenerek Güven Matbaası'nda yayınlandı. Ancak bu yayında bazı okuma hataları bulunmaktadır.

Biz bu çalışmamızda eserin hem özgün metni olan Osmanlı Türk harfleriyle, hem yeni Türk harfleriyle, hem de günümüz Türkçesine aktararak 3 metin halinde bir arada yayınlıyoruz.

Günümüz Türkçesine aktarılan metinde bazı kişi, yer isimlerine ve kavramlara dipnotlarla açıklamalar ekledik.

İstifaeye medar olması temennisiyle.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 164
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2018
₺31,50

Olaylar 1853 yılında Osmanlı Devleti ve Rusya arasında başlayan Kırım Savaşı’nda gönüllü olarak orduya katılan İslam Bey ile onun peşinden Silistre’ye giden Zekiye adlı genç kızın aşkı etrafında gelişir. Silistre Kalesi, 15 Mayıs 1854’te Rus ordusu tarafından kuşatılmıştır. İmparatorluğun her yerinden gelen gönüllüler kaleyi savunmaktadır. Zekiye, erkek giysileri giyip Adem ismi ile gönüllülerin arasına karışır. İslam Bey yaralandığında ona bakar. İslam Bey, yaralı olmasına rağmen yanında Zekiye ile birlikte düşman cephanesini ateşlemeye gider. Kuşatma, haftalar boyu süren yoğun saldırılardan sonra Müslüman askerlerin kahramanca direnişi sayesinde kaldırılır. Döndüklerinde kuşatmanın kaldırıldığını gören Zekiye ile İslam Bey bu mutluluk içinde yapılan düğünle evlenir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 109
En / Boy : 10,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2013
₺14,76

Vatan Yahut Silistrei Türk Edebiyatı'nın batılı anlamda yazılıp oynanan ilk tiyatro yapıtıdır. Namık Kemal tarafından yazılmıştır; yazarın ilk tiyatro piyesidir. Eserin gerçek adı Vatan'dır. Eser yayınlandıktan sonra uygulanan yasaklar ve sansür nedeniyle Silistre adı ile oynanmış ve yayınlanmıştır. Daha sonra da Vatan Yahut Silistre adı ile yaygınlaşmış ve bu isimle kabul görmüştür.

Namık Kemal'in Gelibolu'da otuz üç yaşında iken kaleme almaya başlayıp İstanbul'da tamamladığı Vatan Yahut Silistre, sağlığında sahnelenişini gördüğü tek oyundur. İlk temsili 1 Nisan 1873 tarihinde Gedikpaşa Tiyatrosu'nda Güllü Agop kumpanyası tarafından yapıldı. Eserin sahnelenmesinden sonra izleyicilerin heyecana gelerek başlattıkları gösteri ve olaylar; yazarın tutuklanarak Magusa'ya sürülmesine sebep oldu.

Vatanperverlik ve kahramanlık duygularını işleyen eser, doğurduğu ilgi dolayısıyla, başka yazarlarda tiyatro eseri kaleme alma hevesini uyandırmıştır. Piyes, konusundaki basitliğe rağmen çok sevilmiş, Avrupa'da ilgi uyandırmış, ilk temsilinin üzerinden üç yıl bile geçmeden Rusça'ya, daha sonra da başka dillere tercüme edilmiştir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 96
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2013
₺9,10

Namık Kemal, İntibah romanını 1873 - 1876 yılları arasında sürgünde bulunduğu Kıbrıs'taki Magosa Kalesi'nde kaleme almıştır. Amacı, Osmalıca'nın roman yazımına uygun olduğunu göstermektir. Namık Kemal bunu yapmak istemiş ama; özellikle de psikolojik tahliller kısmında dili iyi kullanamamıştır. Yazar, romanına ''Son Pişmanlık'' adını koymuştur. Dönemde yapılan yayınları denetleyen Maarif Vekaleti, romanın başlığını yazara danışmaksızın ''İntibah: Sergüzeşt-i Ali Bey'' (Uyanış: Ali Bey'in macerası) olarak değiştirmiş, bazı kısımları sansürlemiştir. Romanın özgün metni bu nedenle günümüze ulaşmamıştır.

İntibah; Türk Edebiyatı tarihinde ilk edebi roman olarak değerlendirilir. Roman da romantizm akımının etkisi görülür. Özellikle romanın başında yer alan uzun Çamlıca tasviri, romantizm etkisinin örneklerindendir.

Bununla birlikte, roman boyunca Osmanlı kültürüne de sıkça atıf yapılır, her bölümün başında Divan edebiyatı şairlerinden bir beyitin yer alması bu durumun örneklerindendir. Romanın konusu, Türk halk edebiyatının eski meddah hikayalerinden ''Hançerli Hanım''ın öyküsünden esinlenmiştir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 192
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2014
₺16,90

Bugün Bulgaristan’da Tuna ırmağının kıyısında bir kent olan Silistre Türkler tarafından 1388 yılında fethedildi. 1853-1856 Kırım Savaşı sırasında Rus ordusu tarafından kuşatıldı. Hulusi Paşa komutanlığındaki Türk kuvvetleri kırk gün boyunca kaleyi kahramanca savundu. Kalenin savunmasında gönüllü yer almak isteyen İslâm Bey ile onun arkasından gizlice kaleye gelen Zekiye’nin aşkının, vatan ve millet aşkıyla birlikte işlendiği Vatan Yahut Silistre vatan sevgisini işleyen yapıtların öncüsü ve sembolüdür.

Vatan Yahut Silistre, Türk edebiyatının Batılı anlamda kaleme alınan ilk tiyatro yapıtıdır. Namık Kemal’in 1873 yılında yazdığı vatanseverlik ve kahramanlık duygularını işleyen yapıt, yayımlandığı dönemde büyük ilgi uyandırdı. Oyun çok sevildi ve Avrupa'da da ilgi gördü. İlk temsilinin üzerinden henüz üç yıl geçmeden çeşitli dillere çevrildi. Namık Kemal'in en fazla tartışılan, eleştirilen ve tanınan eseri Vatan Yahut Silistre yazarın bir anlamda sembolü haline geldi, adı yazarla birlikte anılır oldu.

Vatan Yahut Silistre Prof. Dr. Mehmet Kanar tarafından günümüz Türkçesine uyarlandı.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 96
En / Boy : 12,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 8.2017
₺14,40

Türk Edebiyatı'nın ilk tarihi romanı olma özelliği taşıyan Cezmi, 1880'de ilk kez basılmıştır. Kitap iki cilt olarak düşünülse de ikinci cildi yazılmamıştır.

Kitapta, II. Selim döneminde İranlılarla yapılan savaşta yer alan vatansever asker Cezmi'nin başından geçen olaylar anlatılmaktadır. Cezmi yiğit bir sipahi olduğu kadar, aynı zamanda bilgin bir şairdir. Ciritte, atlı sporda ustadır.

Namık Kemal Cezmi'yi genç, cesur, vatanını ve milletini her şeyden çok seven bir karakter olarak öne çıkarırken, topluma "herkes vatanı için elinden gelen her şeyi yapmalı, hatta canını bile seve seve vermeli" mesajı vermek ister.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 364
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2017
₺32,00

Varlıklı bir ailenin çocuğu olan Ali Bey, yirmi iki yaşlarında iyi bir eğitim ve öğrenim görmüş bir gençtir. Yalnız hayat tecrübesinden yoksundur. 19.yy.'ın seçkin gezinti yerlerinden biri olan Çamlıca'da dolaşırken çok güzel bir kadınla tanışır. Kadının adı Mahpeyker'dir. Genç adam, ilk karşılaşmada ilgi duyduğu bu kadını derin bir aşkla sevmeğe başlar.

Bu ilk tanışmadan sonra hemen her hafta Mahpeyker'le buluşmak üzere Çamlıca'ya gider. Oysa kadının kirli bir geçmişi vardır ve Ali Bey'in sevgisine layık değildir. Bu durumun farkında olmayan ve onu da kendisi gibi temiz bir sevda içinde hayal kuran genç adam, kısa zamanda evini ve işini ihmal etmeye başlar. Zamanla geceleri bile evine uğramadığı bile olur. Bir süre sonra ailesi, Ali Bey'in durumunu öğrenirler. Onu, zor kullanarak, bu durumdan kurtarmaya çalışırlar ve başka çarelere başvururlar. Ali Bey'in annesi eve genç ve çok güzel bir cariye alır. Cariye'nin adı Dilaşub'dur. Bu cariye temiz, saf, iyi ahlaklı bir gencecik kızdır. Annenin amacı, Ali Bey'in Dilaşub'u sevmesi, böylelikle Mahpeyker'den kurtarmasıdır. Ne yazık ki bu çare yetersiz kalmıştır. Ali Bey Dilaşbu'un farkında bile değildir. Her geçen gün çoğalan bu sevda Çamlıça'ya, Mahpeyker'e Ali sürüklemeye devam eder.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 180
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2017
₺17,60

Vatan ve özgürlük şairi Namık Kemal, ömrü boyunca yurt sevgisini ve özgürlük aşkını aşılamak için çalışmış bir edebiyat insanı, gazeteci ve aydındır. Türkiye’de aydınlanmanın öncü isimlerindendir. Onun zulme ve esarete karşı mücadeleyi anlatan eserleri, Kurtuluş Savaşı’na giden yolda halkın bilincinde büyük yer tutmuş, kendinden sonraki kuşakları da etkilemiştir.

Tiyatronun modernleşmesi için büyük çaba harcayan Namık Kemal, izleyicilere belli düşünceleri aktarmak için en yararlı ve eğlenceli yolun tiyatro olduğunu düşünerek piyesler yazmıştır. “Vatan”, “hürriyet”, “millet” gibi kavramları tiyatro eserlerinde de sıkça kullanarak düşüncelerini halka bu yolla iletmiştir.

Batılı anlamda ilk tiyatro eseri olarak kabul edilen Vatan Yahut Silistre, kuşatma altındaki bir kalenin özveriyle kurtuluşunun öyküsüdür. İçinde tutkulu bir aşk hikâyesini de barındırır. Oyunun sahnelenmesinin ardından izleyiciler çok etkilenmiş, Namık Kemal ve arkadaşlarının sürgüne gönderilmesine neden olacak kadar büyük gösteriler yapılmıştır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 104
En / Boy : 13,3 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2018
₺17,00

Namık Kemal (21 Aralık 1840, Tekirdağ - 2 Aralık 1888, Sakız Adası), Türk milliyetçiliğinin öncülerinden, Genç Osmanlı hareketi mensubu yazar, gazeteci, devlet adamı ve şairdir.

Yurtseverlik, hürriyet, millet kavramlarına bağlı bir Tanzimat Devri aydınıdır. Bu kavramları Türk fikir hayatına ve edebiyatına sokan kişi kabul edilir. Heyecanlı, kavgacı kişiliği, akıcı, parlak üslubu nedeniyle devrinin diğer yazarlarından daha fazla tanındı. “Vatan Şairi” ve “Hürriyet Şairi” olarak anılan Namık Kemal, şiirin yanı sıra tenkit, biyografi, tiyatro, roman, tarih ve makale türlerinde eserler verdi. Özellikle Türk edebiyatının ilk edebi romanı olan "İntibah" ve Batılı anlamda Türk edebiyatının sahnelenen ilk tiyatro eseri olan "Vatan yahut Silistre" eserleriyle ünlüdür. Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ü eserleri ve fikirleriyle etkiledi.

Tanzimat döneminin en önemli düşünce, sanat ve siyaset adamlarından birisidir. ”Toplum için sanat” anlayışını benimsemiştir. Sanatı, toplumun Batılılaşması için bir araç olarak kullanmıştır. Eserlerini halkın anlayabileceği sade bir dille yazmayı amaçlamıştır. Divan edebiyatının süslü-sanatlı düz yazısı yerine, belli bir düşünceyi iletmeyi amaçlayan yeni bir düzyazıyı kullanmıştır. Eserlerinde noktalama işaretlerini kullanmıştır. Gençliğinde Divan Edebiyatı tarzında şiirler yazmış, Avrupa’ya gittikten sonra yeni edebiyatı benimsemiş ve o yolda yapıtlar vermiştir. Namık Kemal, Fransız edebiyatını örnek almış, romantizmin etkisinde kalmıştır. Şiirleri biçim bakımından eski, konu bakımından yenidir. Yurt, ulus, özgürlük gibi konuları işlemiştir. Ayrıca şiirlerinde mücadeleci tipte bir insan yaratmıştır.

Sakız Adası’nın kuru havası nedeniyle rahatsızlanan Namık Kemal, 2 Aralık 1888 günü 48 yaşında hayatını kaybetti. Adada bir caminin haziresine defnedildi. Arkadaşı Ebüziyya Tevfik, şairin Bolayır’da gömülme arzusunu Padişah II. Abdülhamit’e iletince naaşı Gelibolu’ya nakledildi.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 143
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2017
₺18,00

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 136
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2005
₺19,50

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 304
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2005
₺52,50

1876 yılında yayınlanan bu roman edebiyatımızda “ilk edebî roman” olarak geçer. Namık Kemal’in “Son Pişmanlık” adını verdiği bu romanı yayınlanmadan önce inceleyen Maarif Vekâleti, romanın adını  yazarına sormadan İntibah: Ali Bey’in Sergüzeşti olarak değiştirmiş ve bazı kısımlarını sansürlemiştir. Magosa’da sürgündeyken yazılan bu roman, Ali Bey gibi eğitimli ve zengin bir aileden gelen bir gencin Mehpeyker’le tanıştıktan sonra yaşadığı trajik olayları anlatır. Güzellik ve temizlik abidesi bir cariye olan Dilâşub’un da olaylara katılmasıyla roman, ibretlik bir sonra doğru yol alır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 136
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2017
₺23,20

1872’de kaleme alınan bu eser, dört perdelik bir tiyatro eseridir. 1873’te Gedikpaşa Tiyatrosunda sahnelendikten sonra yarattığı etkiyle sürgüne gönderilen Namık Kemal, bu tiyatrosunda, Osmanlı Devleti ile Rusya arasında yapılan Kırım Savaşı sırasında Silistre’de yaşanan olayları, İslam Bey ve Zekiye adında bir genç kız üzerinden anlatır. Yazıldığı dönemde oldukça beğenilen eser kısa bir süre sonra başka dillere de çevrilmeye başlamıştır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 80
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2017
₺17,60

Ali Bey, yaklaşık 18 yaşına kadar babasının gölgesinde yaşar. Babasının ölümünden sonra, çalışma arkadaşlarının yönlendirilmesiyle o dönemdeki eğlence yerlerine gitmeye başlar. Bu gidiş Ali Bey’i yavaş yavaş annesinden ayırır ve Mahpeyker adında ahlaksız bir kadının ağına düşürür. Annenin oğlunu bu durumdan kurtarmak için satın aldığı cariye Dilaşup ise Ali Bey’e gönülden bağlanır. Her şeyini Ali Bey’in maceraları sonucu kaybeder. İlk romanlarımızdan sayılan İntibah’ta Namık Kemal iyi ile kötünün mücadelesinde kendi tavrını iyiden yana koymasına rağmen, okuyacağınız bu romanda üzüntülü bir son beklemektedir sizi.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 177
En / Boy : 11 / 16,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2009
₺20,50
Birbirince sarılmışcasına bağlı ve sevinç verici sevdalı bu iki kalp, mevkinin latifliğine baharın bereketine, seyrin eğlencesine, tenhalığın lezzetine, muhabbetin etkisine ve hallerine dair her ne hissettilerse, birbirine açılarak bildirdiler. Ali Bey’in hınçları; yeni başlamış namuslu bir sevdanın trajik hayallerinden oluşuyordu ve varsayımlarının dehşetini şairane şakacılık, safça serbestlik altında saklamaya çalışıyordu. Mehpeyker’in duyguları ise iyi kabul edilmiş şehvetli bir eğilimin sevinçli zevkleriyle birleşmiş, gönlünün bu mutluluğunu yapmacık bir masumane hafiflik ve gelip geçici bir yalancı utanma ile örtüyordu, Mehpeyker, iki kelimede bir, ömrün lezzetinden bundan sonra pay alacağına dair iç açıcı birtakım sözler söyledi. Ali Bey, o güne kadar Mehpeyker’siz geçen ömrü için hüzünlü hüzünlü yazıklanıyordu.
Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 191
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2011
₺18,75

Vatan Yahut Silistre’nin asıl değeri ve şöhreti fikrî ve hissî muhtevâsından gelir. Türk edebiyâtı vatan fikrini ve sevgisini, en samîmî ve en parlak şekli ile, ilk defa bu eserde tanımıştır. Bu sevgi o kadar mükemmel olarak ifâde ve telkîn edilmiştir ki, seyirci veyâ okuyucu, bu sevgiden başka hiçbir şey düşünemez ve göremez duruma gelmekte; onun vecdi ve büyüsü içinde eserin bütün kusurları silinip gitmektedir. Vatan Yahut Silistre, tiyatro edebiyâtımızda bir merhale olduğu gibi, koynunda vatan sevgisinin bütün sıcaklığı ile hâlâ da yattığı müstesnâ bir eser olarak, millî hayâtımızdaki yerini her zaman muhâfaza edecektir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 111
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2017
₺26,40

Namık Kemal'in temel düşünceleri kendi metinlerine dayanarak kısaca özetlenecek olursa; İnsan özgür doğar... Birinin özgürlüğü başka bir kişinin özgürlüğüyle sınırlı olmalıdır... En büyük güç toplumdadır; onun için kişilerin özgürlüğünün korunması topluma verilir... Devletin asıl görevi, adaleti yerine getirmektir... Vatan, coğrafyadan çok millet hayatıyla kaynaşan bir tarih mirasıdır... Özgürlük insanlık düşüncesinin ürünüdür.

Edebiyat-ı sahiha (Yalın Edebiyat) sözünü kullanmayı seven Namık Kemal romantizmin etkisinde ve divan edebiyatının karşısındadır. Namık Kemal romanı gerçekleşmemişse bile gerçekleşmesi mümkün olan bir olayı ahlaka geleneklere duygulara ve olasılıklara uygun ayrıntılarla anlatmak diye tanımlar; tiyatroyu, insanlığın durumunu analtan eğlencelerin en faydalısı diye niteler.

Gülnihal Namık Kemal'in ikinci tiyatro eseridir. İsmat ve Muhtar birbirini seven iki gençtir. İsmet'in dadısı Gülnihal ile mutluluk içinde yaşamaktadırlar. Ancak, amca çocukları olan Sancak Beyi Kaplan Paşa, çok zalimdir. Halka yaptığı zulüm ve işkencelerle tanınmaktadır. Olaylar, çeşitli entrikalarla devam eder.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 118
En / Boy : 13,5 / 20,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2015
₺24,91

Çok iyi bir atlı sipahi olan, iyi silah kullanan şair ruhlu Cezmi’nin serüveni Sokollu Mehmet Paşa döneminde İstanbul’da başlar. Ardından Azerbaycan ve İran’da bulur kendini Cezmi. Son olarak da Tebriz Sarayı’nda türlü entrikaların içinde. Kılık değiştirerek vatanına geri dönerken başından türlü maceralar geçmiş, ölümlerden dönmüş, cinayetlere şahit olmuş, saray entrikalarının içinde bulunmuştur.

Türk edebiyatının ilk tarihî romanı olma özelliğini taşıyan “Cezmi”yi, büyük vatan şairi Namık Kemal, Midilli’deyken kaleme almıştır. Bu eserde, Namık Kemal’in diğer eserlerinde olduğu gibi, İslam birliği düşüncesine atıfları oldukça göze çarpmakta ve vatan, millet aşkı da Cezmi’nin şahsında işlenmektedir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 328
En / Boy : 11,5 / 19
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2017
₺38,40
Millî Eğitim Bakanlığınca Türk ve dünya edebiyatında 100 Temel Eser'in önce ortaöğretimde ardından ilköğretimde belirlenmiş olmasını, ülkemizdeki okuma oranını artırmaya yönelik bir çaba olarak görüyoruz. Bir başlangıç olarak ilköğretimde 100 Temel Eser ümit vericidir; ilköğretim seviyesindeki çocuklarımıza bu eserleri okutmayı başarabilirsek, "okuyan toplum" olma yolunda önemli bir adım atılmış olacaktır.
İlköğretimde 100 Temel Eser'in bir başka olumlu yönü de; aynı eserleri okumuş, o eserlerdeki dil varlığı ile duygu ve düşünce zenginliğini fark etmiş bireylerin oluşturacağı bir toplumun daha hoşgörülü, daha paylaşımcı olmasını sağlamasıdır.
Sayfa Sayısı : 80
Basım Tarihi :
Kapak Türü : Karton Kapak
Kağıt Türü : 2. Hamur
Basım Yeri : Ankara
₺3,20 KDV Dahil

Namık Kemal, Osmanlı İmparatorluğu’nun dağılma sürecinde topluma yeni bir ruh ve heyecan kazandırmak için, vatan kavramını ve onun kutsallığını işlemeye başlayan edebiyat ve fikir adamıdır. Eserleri düşünce dünyamızda oldukça önemli bir tesir meydana getirmiştir.

Kanije Muhasarası, Tiryaki Hasan Paşa’nın şahsında din, devlet ve vatan uğrunda bütün imkansızlıklara rağmen büyük kahramanlıkların nasıl başarılabildiğini anlatır. Zorluk ve harp vasıtalarının gelişiminden kaynaklanan değişimleri bir tarafa bırakırsanız, muharebe her zaman birdir ve zaferin ruhu cesaret ve tedbirdir. Kanije’yi okuyan herkes, kitabın sayfalarında başarı için gerekli olan bu iki ilkeye ait örnekleri ve olayları bolca bulacaktır.

Hem duygusal hem de fikri açıdan haz duyabileceği gibi harp sanatının o dönemdeki çeşitli inceliklerini de kavrayacaktır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 119
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2016
₺24,00
Gülnihal: Sevdiğin beyin başı için sus! bey’in bu kadar gururuna dokunacağını bilemedim. Nişanı ben sana kabul ettirdim, onun da senin de telef olmanıza ben sebep olacağım. Düşündükçe vücudumun her zerresi bir kıvılcım kesiliyor. Biraz bana fırsat ver, biraz aklım başıma gelsin. Ben vallahi Bey’ini o köpeğe yedirmem. Şimdi giderim vururum. Zehirlerim. Konağı yakarım. ne yaparsam yaparım. Yarın inşallah sizi kurtarırım... Gel! Rıdvan kapıyı çalıyor. Çabuk ol, bizi burada görürlerse Bey’i beş dakika yaşatmazlar. (Yüzüğü yerden alarak) Aman yüzüğü al. Az kaldı bir iz bırakacaktık ki...
Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 160
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2009
₺18,75
Akif Bey - Anlaşıldı. Biz Sinop’ta düşmana teslim etmeyelim diye gemiyi yakmıştık ya, herkes bizi şehid oldu zannetmişler. Bunlar da duymuşlar. Şimdi yanlarına geldik, ölü görmüş gibi gönüllerine bir hüzün, bir dehşet çöktü. Gelin, gelin şuraya oturalım da Sinop’tan nasıl kurtuldum, herkesin ölü sandığı Akif nasıl karşınızda duruyor da hepinizle konuşuyor, size anlatayım.
Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 128
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2009
₺15,00
Daha mermeri tutup yere yatırmadan, arkasındaki boşlukta çuvala benzer bir şey görmüştüm. Yeniden gözlerim karardı, kalbim duracak gibi oldu. Yere düşmek üzereydim. Neyse ki son anda kendimi toparlamayı başardım. Bu, kenevirden büyük bir çuvaldı. Belli ki içi ağzına kadar dolu idi. El fenerini yanık durumda yere bırakıp elimi çuvala uzattım. Ağzı bağlanmış idi. Elimin değişinden içinde altın olduğunu anlıyordum. Hemen ağzındaki ipi kestim, elimi daldırdım. Şıkır şıkır altınlar!
Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 79
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2010
₺11,25
Ferhat Ağa: Seni de İran seferine gönderecekler, öyle mi? Gitmek istemiyorsun, onun için ricaya geldin değil mi? Endişelenme! Dur bakalım, tabii ki bir çaresini buluruz. Cezmi: Yok efendim; beni kimsenin bir yere göndereceği yok. Bugün adam arıyorlardı ve beni çocuk diye istemediler. Ben de gitmek için yardımınızı istemeye geldim. Ferhat Ağa: Nereye? Cezmi: Sılaya, hacca hiç değil. Savaşa.... İran’a. Nev’i: Delikanlı, savaş şiir yazmaya benzemez... Cezmi: Neden benzemesin? İnsan düşünüp yazdığı gibi dövüşmesini de beceremez mi? Elimdeki kalem, bana altımdaki attan daha sert görünüyor. Nev’i: Şairlere kılıç kullanmayı da öğreteceksin? Hiç kan akıtarak güzel kaside yazılır mı?...
Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 343
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2011
₺31,88

Ali Bey, iyi eğitim görmüş, varlıklı bi ailenin çocuğudur. Öğrenimini ve üzerindeki ilgiye rağmen, hayat tecrübesinden tamamen yoksundur. Bir gün Çamlıca’da dolaşırken adı Mahpeyker olan çok güzel bir kadınla tanışır. Ali bey, ilk karşılaşmada bile büyük ilgi duyduğu bu kadını derin bir aşkla sevmeye başlar. Oysa kadının kirli bir geçmişi vardır ve kendisine duyulan bu sevgiye layık biri değildir. Durumun farkında olmayan ve onu da kendisi gibi temiz bir sevda içinde hayal kuran genç adam, kısa zamanda evini ve işini ihmal etmeye başlar. Durumun farkına varan aile büyükleri, onu bu durumdan kurtarmaya karar verirler. Düşündükleri çözüm ise, evlerine genç ve çok güzel cariye almaktır...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 157
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2013
₺11,25

Her zerresi vatan sevgisiyle dolu olan İslam Bey, gönlündeki tüm aşkları bir yana bırakarak savaşa koşar. Ne var ki gidenlerin geri dönemeyeceğini bilen Zekiye, İslam Bey'i yanlız göndermeyi düşünmemektedir... Namık Kemal'in en ünlü eseri olan Vatan Yahut Silistre, defalarca basılmış, yüzlerce, belki de binlerce kez oynanmıştır. Konusunu yakın tarihimizden alan bu oyun döneminin simgesi niteliğindedir. 

Vatan Yahut Silistre öğrenci ve öğretmenler için, önemli bir kaynak...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 109
En / Boy : 13,5 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2016
₺16,40

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 158
En / Boy : 13,5 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .
₺31,50

Alfabe bilgisine sahip olan kişiler için hazırlanan bu çalışma ile okuma becerinizi artıracak, başlangıç seviyesinden ileri seviyeye kadar olan farklı metinlerle aşamalı olarak hem kelime hem de yazılış biçimleri konusundaki bilgilerinizi pekiştireceksiniz.

Osmanlı Türkçesi Öğrenim Seti başlığı altında sunulan bu çözümlü metinler ile,
• Seviyenize göre kitap seçebilecek,
• Farsça ve Arapça kelime dağarcığınızı genişletecek,
• Metnin Arap harfli kısmı ile Latin harfli kısmını aynı sayfada görerek kelimelerin yazılış biçimleri ile telaffuzunu tek seferde karşılaştırabileceksiniz.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 224
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2018
₺19,50

Tanzimat döneminin en önemli isimlerinden birisi olan Namık Kemal, hemen hemen tüm eserlerinde “vatan”, “hürriyet”, “millet” kavramlarını esas almıştır.Batılı anlamda ilk tiyatro eserimiz olan Vatan Yahut Silistre, Namık Kemal’in de yazdığı ilk oyundur. Eser, Namık Kemal’in sağlığında Gedikpaşa Tiyatrosu’nda sahnelenmiş hatta gösterimin ardından çıkan bazı olaylar ve İbret gazetesinde yayımlanan bazı makaleler, Namık Kemal ve arkadaşlarının sürgüne gönderilmesine neden olmuştur.

Bir tiyatro eseri olarak ayrıca ilgi görmüş, kısa zamanda başka dillere çevrilmiş ve pek çok tiyatro oyununun yazılmasına öncülük etmiştir. Rusların Silistre Kalesi’ni kuşatmasına karşı koymak üzere gönüllü olarak Silistre’ye gelen İslam Bey ve erkek kılığına girerek onun ardından giden Zekiye’nin hikayesinin işlendiği Vatan Yahut Silistre’de asıl vurgulanmak istenen, “vatan uğruna yapılmayacak şey olmadığı”dır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 90
En / Boy : 11 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2018
₺7,80

Gerçekçi bir dille yazılmış olan İntibah, aşırı korumacı bir aile tarafından yetiştirilen bir delikanlının yaşamın zorluklarıyla başa çıkamaması ve gerçek dünyaya uyum sağlayamamasını konu alır.

Roman akıcı bir anlatıma sahiptir. Yaşanan olaylar karşısında soğukkanlılığını koruyamayan, pek düşünmeden ani kararlar veren delikanlı, hem kendisinin hem de sevdiklerinin hayatını mahvedecektir. “Son pişmanlık fayda etmez” şeklinde özetlenebilecek olan olaylar dizisi, dönemin yaşam tarzı, alışkanlıkları ve artık günümüzde geçerliliği kalmamış sosyal düzen içerisinde anlatılır. Uyanış anlamına gelen İntibah, gerek yazıldığı dönemle, gerek dönemin edebiyat anlayışıyla ilgili fikirler vermesi bakımından önemlidir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 110
En / Boy : 11 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2017
₺11,70
1 2 3 >
Çerez Kullanımı