Set içindeki kitaplar:
• Gulyabani
• Kuyruklu Yıldız Altında Bir İzdivaç
• Şık
• Efsuncu Baba
• Şıpsevdi
• Mürebbiye

Türk edebiyatına birçok önemli eser kazandıran, romanları günümüzde de değerini ve özgünlüğünü koruyan Hüseyin Rahmi Gürpınar, toplumun çeşitli sınıf ve tabakalarına mensup kişilerin belirli özelliklerini ustalıkla ortaya koyar, olayları abartılı olmayan bir güldürü ve anlatım rahatlığıyla okuyucuya sunar. Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın en beğenilen yapıtlarını Hüseyin Rahmi’nin İstanbul’u dizisinde bir araya getirerek günümüz Türkçesiyle sunuyoruz. Seçkideki tüm yapıtlar İstanbul’un sokaklarına açılıyor. Beyoğlu, Aksaray, Üsküdar, Haydarpaşa, Erenköy derken Hüseyin Rahmi’yle birlikte İstanbul’u sokak sokak gezmeye başlıyorsunuz.
Şık
İlk olarak Tercüman-ı Hakikat adlı gazetede tefrika edilen ve yazarın ilk romanı olan Şık, Batı'nın gerçek değerleri yerine onun zevk ve eğlencesini, kılık kıyafetini taklit eden kişilerin düştüğü gülünç durumları konu almaktadır.
Şıpsevdi
Türk edebiyatının köşe taşlarından biri olarak kabul edilen Şıpsevdi'de Tanzimat sonrası dönemin zihniyetini çarpıcı biçimde yansıtan Hüseyin Rahmi Gürpınar batılılaşmayla birlikte trajik bir şekilde ikileşen toplumun çelişkilerini sergiler.
Gulyabani
Gulyabani, 1913 yılında basılan, insanların bilimsel düşünceden uzaklaştıkça nasıl kolaylıkla kandırılabileceğini anlatırken eleştiri okları batıl inançlara yönelten bir roman. 1975 yılında Ertem Eğilmez tarafından Sür Kardeşler ismiyle sinemaya da uyarlanmıştır.
Efsuncu Baba
Efsuncu Baba, gerçeklerle bağını yitirmiş bir kişinin batıl inançların içinde kaybolup karşısına çıkan her şeyi kendine gönderilen bir işaret olarak algılaması ve hurafelerin içinde bir o yana bir bu yana savrulması üzerine bir roman.
Kuyruklu Yıldız Altında Bir İzdivaç
Kuyruklu Yıldız Altında Bir İzdivaç romanı 1910 yılında Halley kuyrukluyıldızının dünyaya çarpma olasılığına karşı kopartılan felaket senaryoları üzerine kurulu. Bu felaket senaryoları üzerinden gelişen olaylara karşı Hüseyin Rahmi’nin bakış açısı, kitabın başındaki şu cümlede gizli: “İnsanların korktuklarından çok, korkmadıkları şeylerden korkunuz”
Seçkideki tüm kitaplar ince bir mizah anlayışı ve Hüseyin Rahmi’nin iğneleyici dili ile yoğrulmuş. Kitaplardaki diyaloglar, sokaktaki günlük konuşmalardan alınmış gibi gerçekçi. Romanlardaki eleştirel bakış açısı dünümüze olduğu gibi bugünümüze de ışık tutacak nitelikte. Kitapları okurken yabancı özentisiyle alay eden Hüseyin Rahmi’nin kendi kültürümüzdeki eksiklerimize karşı da eleştirel bir bakışla yaklaştığını görüyoruz. Ahlak bekçilerinin kendi evlerinde ne dolaplar çevirdiğini açık bir dille anlatan Hüseyin Rahmi cinlere, perilere, ahlak bekçilerine, şarlatanlara karşı bilimin ve hakikatin yanında yer alıyor.
Mürebbiye
“Gönül kurduğu aşk sarayını yıkılmış görmektense, bazı gerçekleri çiğnemekten çekinmez.”
Türk edebiyatına birçok önemli eser kazandıran, romanları günümüzde de değerini ve özgünlüğünü koruyanHüseyin Rahmi Gürpınar, toplumun çeşitli sınıf ve tabakalarına mensup kişilerin belirli özelliklerini ustalıkla ortaya koyar, olayları abartılı olmayan bir güldürü ve anlatım rahatlığıyla okuyucuya sunar.
Fransalı bir kadın olan Matmazel Anjel'in Dehri Efendi'nin konağında mürebbiye olarak çalışmasıyla başlayan trajikomik olayların anlatıldığı Mürebbiye'de Gürpınar kurgu, diyalog ve hiciv unsurlarını aktarmadaki ustalığıyla okura katmanlı bir eser sunuyor.
Sokağı edebiyata taşıyan yazarolarak bilinen Hüseyin Rahmi Gürpınar'a şöhretin kapısını açan Mürebbiye'yi günümüz Türkçesiyle sunuyoruz…
İlkay Noylan'ın günümüz Türkçesine uyarladığı Mürebbiye'nin kapak tasarımı Candan İşcan'a ait.


Basım Ayı/Yılı : 2022
Basım Yeri :
Baskı Sayısı :
Sayfa Sayısı : 1368
Ağırlık : 1368
En / Boy : 13,5 / 19,5
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺246,40

 

 

Şık, Türk edebiyatının önemli kalemi Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın yazdığı ilk romandır. Bu eser, ilk olarak Tercüman-ı Hakikat’te tefrika edilir ardından kitap olarak basılır.

“Bu ‘Şık’ hikâyesindeki Şatırzade Şöhret Bey de kendisinden 17 sene sonra doğan ‘Şıpsevdi’ kahramanı Meftun Bey’in nüvesidir.”

“Ey okuyucu! Şık’ın bu cehaletini, bu ahmaklığını romancının hayalinde vücut bulmuş bir abartı olarak görmeyiniz. Ben bu satırları sırf hayalimden yazmıyorum. Modelim, görüp işittiğim hakikatlerdir. Bu hakikatlere tesadüfümde ben de şüphe ettim. Fakat mihenge vurdum. Doğru buldum. Hayal ne kadar hayal olsa yine az çok hakikatten doğar. Hakikati hayalden, hayali hakikatten ayırmak kudretinin kazanılması pek çok akıllıca tecrübelere bağlıdır. Dolayısıyla hakikate benzer çok hayaller, hayale benzer çok hakikatler bulunduğunu hiçbir vakit dikkat ve muhakeme gözünden uzak tutmamalıdır.”

“Okuyunuz efendim, okuyunuz. Gençliğimin ihtiyarlığımdan çok neşeli ve daha güldürücü olduğunu göreceksiniz… Çünkü ben bile kendi kendime bayıla bayıla güldüm.”

 

 

Basım Dili : Türkçe

Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 122
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 3. Hamur
Basım Tarihi : 8.2020
₺31,92

 

 

“Bu ejderin öldürücü dişlerine karşı koymak için ne yapmalıyız? Yavaş yavaş vücutlarını en öldürücü zehirlere alıştıranlar yok mu? Koleradan kurtulmak için koleraya, tifodan kurtulmak için tifoya, kuduzdan kurtulmak için kuduza aşılananlar yok mu? İşte ben mikrobik aşk hastalığının bu serumunu buldum. Aşılandım. Onun kurbanları sürü sürü ahmaklar gibi ben bu dertten ölmeyeceğim. Ve kimseyi öldürmeyeceğim.”

“Hangi fiilimizi tabiat kanunlarıyla tartarak işliyoruz ki bu davada da hak ve adil seçebilelim. Bize eza veren hakikati gerçek saymayız. Bütün ıstırapları hasmımıza yükleterek dava önünden zararsız sıvışmak isteriz. Bu macerada çok azap çektim. Fakat karşılık olarak Şükran’ın çektiklerini de niçin onun boynuna sırf günah kaydedelim.”

Gönül Ticareti, ilk olarak 1939’da yayımlandı. Tıpkı romanlarında olduğu gibi öykülerinde de unutulmaz karakterler yaratmayı başaran Hüseyin Rahmi Gürpınar, İstanbul kent yaşamının anlatılmayan hikâyelerini anlatmıştır. Gözlemleyip kendi fikriyatıyla süslediği karakterlerden sağduyulu insan hikâyeleri sunmuştur.

 

Basım Dili : Türkçe

Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 104
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 3. Hamur
Basım Tarihi : 8.2020
₺37,80

 

Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın en büyük hususiyeti, sokağa yakın diliyle, meddahça resmettiği hikâyelerde toplumsal meselelere dokunmasıdır.

 

 

Melek Sanmıştım Şeytanı, dönemin İstanbul kent yaşamının mahalle aralarını anlatan bir hikâye derlemesidir. Tıpkı diğer eserleri gibi, sadece muzipçe ele alınamayacak bu hikâyeler, dini istismarları, kadın-erkek ilişkisini, metalaştırılmış kadını anlatır. Bu yönüyle yazarın ruh dünyasının da büyük bir yansımasıdır. 

 

Basım Dili : Türkçe

Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 104
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 3. Hamur
Basım Tarihi : 8.2020
₺30,24

 

Elinizdeki kitap yasaklı bir roman! 21. yüzyılda bile açıklanması zor toplumsal, siyasi ve ekonomik gerçekleri olağanüstü bir gözlem yeteneğiyle henüz 20. yüzyılın başlarında haykıran Şıpsevdi, yüz yıl öncesinden bugüne ışık tutuyor. Şekli bir Batı hayranlığı kisvesinde şark kurnazlığını tüm çıplaklığıyla gözler önüne seren bu kitap, muhteşem kurgusuyla adeta baş döndürüyor. Şıpsevdi, bugün hâlâ hüküm sürmekte olan sömürü düzenine isyan ederken bunu felsefi bir derinliğe bağlamaktan da geri kalmıyor. Ve tüm bunları yaparken insan türünün yüzleşmesi zor doğasını bir tokat gibi okuyucunun yüzüne çarpıyor. En muhalif kalemlerin bile cesaret edemeyeceği bir yüreklilikle yazıya dökülen bu roman, Hüseyin Rahmi Gürpınar adını Türk edebiyatına altın harflerle yazdırıyor. 

Alafranga adıyla 1901 yılında İkdam gazetesinde yayımlanmaya başlayan, ancak baskıcı İstibdat rejiminin yasaklarından kurtulamayan eser, 1911 yılında Şıpsevdi adıyla özgürlüğe kavuştu. Şıpsevdi, o tarihten beri her okunuşta ufuk açmaya devam ediyor.

 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 512
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 3. Hamur
Basım Tarihi : 8.2020
₺91,56

Türk edebiyatına birçok önemli eser kazandıran, romanları günümüzde de değerini ve özgünlüğünü koruyan Hüseyin Rahmi Gürpınar, toplumun çeşitli sınıf ve tabakalarına mensup kişilerin belirli özelliklerini ustalıkla ortaya koyar, olayları abartılı olmayan bir güldürü ve anlatım rahatlığıyla okuyucuya sunar.

Yazarın ilk romanı olan ve Batı’nın gerçek değerleri yerine onun zevk ve eğlencesini, kılık kıyafetini taklit eden kişilerin düştüğü gülünç durumları konu alan Şık, Öner Yağcı tarafından günümüz Türkçesiyle hazırlanarak bugün yeniden okuyucuyla buluşuyor.

“Okuyunuz efendim, okuyunuz. Gençliğimin ihtiyarlığımdan çok neşeli ve daha güldürücü olduğunu göreceksiniz. Çünkü ben bile kendi kendime bayıla bayıla güldüm.”

 - (H.R. Gürpınar)


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 136
En / Boy : 13,3 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2019
₺29,04

Türk edebiyatına birçok önemli eser kazandıran, romanları günümüzde de değerini ve özgünlüğünü koruyan Hüseyin Rahmi Gürpınar, toplumun çeşitli sınıf ve tabakalarına mensup kişilerin belirli özelliklerini ustalıkla ortaya koyar, olayları abartılı olmayan bir güldürü ve anlatım rahatlığıyla okuyucuya sunar. 

Türk Klasikleri serimize Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın batıl inanışların egemen olduğu toplum yapısındaki ahlak anlayışını ortaya koyduğu romanı Efsuncu Baba ile devam ediyoruz. Öner Yağcı’nın günümüz Türkçesiyle hazırladığı bu değerli eser, okuyucuyu hem gülümsetecek hem de düşündürecek.

“İnsan uğursuzluklardan kaçıp rahat yaşayabilmek için doğanın uyarılarını anlayarak her fiil ve hareketini ‘uğur’ çerçevesine uydurmaya çalışmalıdır; yoksa perişan olur.”


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 120
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2019
₺29,04

Halley kuyruklu yıldız dünyaya yaklaşırken İstanbul'da insanlar tedirgindir. İlgi duyduğu kadın tarafından terslenen İrfan Galib için bu tedirginlik, kadınlardan intikam alabileceği bir fırsata dönüşür. Oysa başka biri, İrfan Galib'in bu yaptıklarını onun yanına bırakmayacağına ant içmiştir. 
 
Türk edebiyatının önemli isimlerinden olan Hüseyin Rahmi Gürpınar'ın yine mizahi öğeleri çokça kullandığı Kuyruklu Yıldız Altında Bir İzdivaç romanı günümüz Türkçesi göz önüne alınarak itinayla hazırlanmıştır. 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 192
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2018
₺55,25

Halley Kuyruklu Yıldızı'nın dünyaya çarpacağı söylentisi mahalle halkı tarafından dedikodu konusu olan bir olaydır. Özellikle kadınlar, şuradan buradan duydukları yalan yanlış haberleri, bire bin katarak birbirlerine anlatırlar. Genç ve hevesli bir gazeteci olan İrfan Galip Bey, genç bir kadının kendisine müspet cevap vermemesi dolayısıyla bütün kadınlara düşman olmuştur. Bu bilgisiz kadınları kandırarak onlardan öcünü almak ister. Bu doğrultuda bir konferans düzenler, mahalledeki tüm kadınları çağırır ve kuyruklu yıldızın dünyaya çarptığını rüyasında görmüş gibi anlatır. Hatta daha etkili olması için hizmetçilerine çeşitli gürültü ve ses oyunları yaptırır. Bu konferanslar devam ederken bir isimsiz mektup alır. Mektup, genç bir kadından gelmektedir. Çok samimi bir üslupta yazılmıştır ve kuyruklu yıldız hakkında malumat istenmektedir, irfan Galip, bu mektubu yazan kadına âşık olur ve cevaben çok duygulu bir aşk mektubu yazar. Uzun süren yazışmalar sonunda kadın evlenmeyi kabul eder fakat düğünün kuyruklu yıldızın dünyaya çarpacağı gece olmasını ister, irfan Galip bunu kabul eder. Düğün gününe kadar hiç görüşmezler. Zifaf gecesi birbirlerini ilk defa görüyor olmanın heyecanıyla konuşmaya dalarlar ve kuyruklu yıldızın çarpma anını kaçırırlar. Fakat zaten anormal bir şey olmaz. Roman, yeni evlenen bu iki gencin saadetiyle sona erer.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 199
En / Boy : 14 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2016
₺15,00

Hüseyin Rahmi Gürpınar;

17 Ağustos 1864 tarihinde İstanbul'da doğdu. Hünkar yaveri Mehmet Sait Paşa'nın oğlu olan Hüseyin Rahmi, üç yaşında iken annesinin ölümü üzerine, Girit'te bulunan babasının yanına gönderildi. İlkokula başladı ancak babasının evlenmesi üzerine altı yaşında tekrar İstanbul'a anneannesinin yanına gönderildi ve eğitimine burada devam etti. Yakubağa Mektebi, Mahmudiye Rüşdiyesi ve idadide okuyan Hüseyin Rahmi, tarihçi Abdurrahman Şeref Bey'in himayesiyle Mekteb-i Mülkiye'ye girdi. (1878). Okulun ikinci sınıfında iken ciddi bir hastalık geçiren Hüseyin Rahmi buradaki öğrenimini yarıda bıraktı (1880). Kısa bir süre, Adliye Nezareti Ceza Kalemi'nde memur, Ticaret Mahkemesi'nde Aza Mülazımı olarak çalışan Hüseyin Rahmi hayatını kalemiyle kazanmaya çalıştı.

1887'de Tercüman-ı Hakikat gazetesinde yazmaya başlayan Hüseyin Rahmi ardından İkdam ve Sabah gazetelerinde mütercim ve muharrir olarak çalıştı. 2. Meşrutiyet döneminde 37 sayı süren Boşboğaz ve Güllabi adlı bir gazete çıkardı. İbrahim Hilmi Bey ile birlikte çıkardığı Millet gazetesi de uzun ömürlü olmadı. Bundan sonra çalışmalarını İkdam, Söz, Zaman, Vakit, Son Posta, Milliyet ve Cumhuriyet gazetelerin neşretti. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde 5. ve 6. dönemlerde Kütahya milletvekili olan Hüseyin Rahmi, ömrünün son otuz bir yılını geçirdiği Heybeliada'daki köşkünde 8 Mart 1944 tarihinde öldü ve oradaki Abbas Paşa Mezarlığı'na defnedildi.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 360
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2015
₺28,16

Hüseyin Rahmi Gürpınar

17 Ağustos 1864 tarihinde İstanbul'da doğdu. Hünkar yaveri Mehmet Sait Paşa'nın oğlu olan Hüseyin Rahmi, üç yaşında iken annesinin ölümü üzerine, Girit'te bulunan babasının yanına gönderildi. İlkokula başladı ancak babasının evlenmesi üzerine altı yaşında tekrar İstanbul'a anneannesinin yanına gönderildi ve eğitimine burada devam etti. Yakubağa Mektebi, Mahmudiye Rüşdiyesi ve idadide okuyan Hüseyin Rahmi, tarihçi Abdurrahman Şeref Bey'in himayesiyle Mekteb-i Mülkiye'ye girdi. (1878). Okulun ikinci sınıfında iken ciddi bir hastalık geçiren Hüseyin Rahmi buradaki öğrenimini yarıda bıraktı (1880). Kısa bir süre, Adliye Nezareti Ceza Kalemi'nde memur, Ticaret Mahkemesi'nde Aza Mülazımı olarak çalışan Hüseyin Rahmi hayatını kalemiyle kazanmaya çalıştı.

1887'de Tercüman-ı Hakikat gazetesinde yazmaya başlayan Hüseyin Rahmi ardından İkdam ve Sabah gazetelerinde mütercim ve muharrir olarak çalıştı. 2. Meşrutiyet döneminde 37 sayı süren Boşboğaz ve Güllabi adlı bir gazete çıkardı. İbrahim Hilmi Bey ile birlikte çıkardığı Millet gazetesi de uzun ömürlü olmadı. Bundan sonra çalışmalarını İkdam, Söz, Zaman, Vakit, Son Posta, Milliyet ve Cumhuriyet gazetelerin neşretti. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde 5. ve 6. dönemlerde Kütahya milletvekili olan Hüseyin Rahmi, ömrünün son otuz bir yılını geçirdiği Heybeliada'daki köşkünde 8 Mart 1944 tarihinde öldü ve oradaki Abbas Paşa Mezarlığı'na defnedildi.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 192
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2015
₺23,40

1899 yılında İkdâm gazetesinde tefrika edilen Mürebbiye, Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın ününü sağlayan ilk romandır. Tanzimat’la birlikte başlayan Batılılaşmanın toplumsal yaşam içerisindeki etkilerinin bir eleştirisi olan Mürebbiye’de yazar, karakterleri ve işlediği konu aracılığıyla “aşksız erkekler” sorununa eğilir.

Romanın ana kahramanı Anjel, mazisi son derece karanlık Parisli bir hayat kadını iken, İstanbul’a Dehri Efendi Yalısı’na bir matmazel olarak kabul edilir. Mürebbiye olarak çalışmaya başlayan Anjel’in sırasıyla evin tüm erkeklerini kendisine âşık etmesi ve sonrasında gelişen olaylar mizahi bir dille anlatılır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 208
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2016
₺45,36

Eserlerinde İstanbul yaşamını ve insanlarını ustalıkla canlandıran Hüseyin Rahmi Gürpınar, Ahmet Midhat gibi halk için yazmış ve hayatı boyunca edebiyatın hep yararlı olması gerektiğini savunmuştur. Romanlarındaki mizah, gündelik hayatın ayrıntılarıyla incelikle bezenmiştir.

Halley kuyrukluyıldızının dünyaya çarpacağı söylentileri üzerinden yola çıkarak bir aşk hikâyesini anlattığı Kuyrukluyıldız Altında Bir İzdivaç romanında yazar toplumun gündelik hayatını, davranışlarını ve değer yargılarını eleştirmekten geri durmamıştır. Romanı yaşadığı toplumun bir aynası olarak gören Gürpınar’ın eserlerindeki sadelik, onun her dönemde okunan bir yazar olmasını sağlamıştır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 200
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2017
₺44,52

Romanlarını, halkı “yüksek bir felsefe”ye doğru çekmek için kaleme aldığını söyleyen Hüseyin Rahmi Gürpınar, Aydınlanma felsefesinden, Schopenhauer ve Nietzsche gibi filozoflardan da etkilenmiştir. Toplumun peşin yargılardan, geleneksel düşünce kalıplarından ve akla aykırı her türlü hurafeden kurtulması gerektiğine inanan Gürpınar’ın toplum içerisinde din kisvesine bürünmüş batıl inanış ve hurafeleri yerdiği Gulyabani romanı aynı zamanda edebiyatımızın fantastik öğeler barındıran ilk korku romanıdır. Gulyabani’de Musine Hanım adında kimsesiz bir kadının hizmetkârlık yaptığı çiftlikte gerçekleşen doğaüstü olaylar ve sahtekârlıklar etrafında yaşadığı maceralar anlatılır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 192
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2015
₺39,48

Türk edebiyatının ilk korku romanı olma özelliği taşıyan Gulyabani, bir yandan batıl inançları ele alırken bir yandan da güncelliğini hâlâ koruyan bir başyapıt.

Yapıtlarında her zaman mizaha geniş yer ayıran Hüseyin Rahmi Gürpınar, Gulyabani'de korkuyla mizahı o kendine özgü zengin üslubuyla birleştiriyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 280
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2015
₺26,40

Türk edebiyatına birçok önemli eser kazandıran, romanları günümüzde de değerini ve özgünlüğünü koruyan Hüseyin Rahmi Gürpınar, toplumun çeşitli sınıf ve tabakalarına mensup kişilerin belirli özelliklerini ustalıkla ortaya koyar, olayları abartılı olmayan bir güldürü ve anlatım rahatlığıyla okuyucuya sunar.

Büyük ilgi gören Gulyabani adlı romanı, 1976 yılında Ertem Eğilmez'in yönetmenliğinde Süt Kardeşler adıyla sinema filmi olarak çekilmiştir.

Gulyabani'yi günümüz Türkçesiyle okurlarımızın beğenisine sunuyoruz.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 176
En / Boy : 13,3 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2016
₺37,84

Türk edebiyatına birçok önemli eser kazandıran, romanları günümüzde de değerini ve özgünlüğünü koruyan Hüseyin Rahmi Gürpınar, toplumun çeşitli sınıf ve tabakalarına mensup kişilerin belirli özelliklerini ustalıkla ortaya koyar, olayları abartılı olmayan bir güldürü ve anlatım rahatlığıyla okuyucuya sunar.

Kuyrukluyıldız Altında Bir İzdivaç, yazarın 7 Nisan 1326 (1910) tarihinde yazdığı “Önsöz”le başlar. Dünyamıza çarpacağı söylenen Halley kuyrukluyıldızının, ilginç bir evliliğe tanıklık eden İstanbul öyküsüdür roman.

Bu güzel romanı, günümüz Türkçesiyle okurlarımızın beğenisine sunuyoruz


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 180
En / Boy : 13,3 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2016
₺37,84
Tükendi

Eserlerinde yanlış Batılılaşmayı, batıl inançları, toplumun aksak yanlarını mizahi bir dille ele alan Hüseyin Rahmi Gürpınar, Gulyabani ile Türk edebiyatının fantastik öğeler barındıran ilk korku romanına imza atıyor.

Gürpınar, eserin yazılış sebebini açıklığa kavuşturan bir okuyucu mektubuna verdiği yanıt doğrultusunda kurguladığı romanında hikâyenin anlatıcısı ve kahramanı Muhsine Hanım’ın çalışmak üzere gittiği bir köşkte başından geçen maceraları anlatıyor. Bu köşkte gariplikler ve doğaüstü olaylara teşne zihinleri memnun edecek boy ve heybette bir Gulyabani ile bir alay da cin ve peri vardır. Hüseyin Rahmi tüm bu doğaüstü varlıkları konu edinerek çeşitli batıl inanışları ve toplumun bu inanışlardan kurtulması gerektiğini kaleme alıyor. Bu bakış açısıyla romanını garipliklerin bir araya geldiği yer olmaktan çıkararak yirminci yüzyılın zihinler için belirlediği akılcılık dâhilinde nihayetlendiriyor.

Prof. Dr. Mehmet Kanar tarafından günümüz Türkçesine uyarlanan Gulyabani, bizleri cin, peri gibi garip yaratıkların ötesinde korkulası bir varlık olan insanla yeniden tanıştırıyor.

Yazılış sırasında iyi saatte olsunlar rüyama girdi. Bakalım okuduktan sonra size neler olacak?
- Hüseyin Rahmi Gürpınar


Basım Ayı/Yılı : 10/2019
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 184
Ağırlık : 184
En / Boy : 14 / 21
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺41,00
Tükendi

Sözlü edebiyat geleneğimizde yer alan kimi hurafeler, umacılar, cinler, periler zaman içinde yazılı edebiyatımıza, roman ve hikâyelere de konu olmuştur.

Bunlardan en önemlisi ve en ünlüsü Gulyabani’dir. Hüseyin Rahmi Gürpınar bu romanda, ürküntü veren korkutmacaları kişisel çıkarlarına alet eden bir köşk sahibinin hikâyesini anlatmaktadır.

Yazar, halkın kör inançlara kapılıp nasıl kolayca kandırılabildiğini gerçekçi bir anlayışla yansıtır.

Gulyabani, edebiyatımızın her dönem ibretle okunan klasiklerinden biridir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 152
En / Boy : 13,5 / 21,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2020
₺52,00
Tükendi

Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın bu ilk eseri 19. yüzyılda başlayan yenileşme dönemindeki alafranga düşkünlüğü ve Batılılaşma heveslerinin gülünçlüğünü sergilemektedir. Bu kısa romanda yazar, özenti içindeki bir kahraman olan Şöhret Bey’in, yani “Şık”ın özellikle Beyoğlu-Tepebaşı’nda yer alan eğlence mekânlarındaki serüvenlerini kendine özgü ironileriyle aktarmaktadır. Türk edebiyatının öncü klasiklerinden olan bu yapıt, güçlü gözlemleri ve yalın anlatımıyla oldukça ilgi çekmiştir


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 104
En / Boy : 13,5 / 19,8
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2020
₺48,00
Tükendi

Kuyruklu Yıldız Altında Bir İzdivaç

Kuyruklu Yıldız Altında Bir İzdivaç, Türk edebiyatının romancılık konusundaki kilometre taşlarından Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın önemli eserlerinden biridir.

Romanda, Halley kuyruklu yıldızının dünyaya çarpacağı söylentisiyle gelişen olayları anlatan H. R. Gürpınar, batıl inançlara sahip mahalle sakinlerinin tepkisini ve bilimsel düşünceden uzak davranışların gülünç yanlarını gözler önüne serer.

Kuyruklu Yıldız Altında Bir İzdivaç 1910’ların İstanbul’unu ve semt sakinlerini duyarlı bir şekilde betimlemekte ve dönemin sosyal hayatını gerçekçi bir şekilde yansıtmaktadır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 160
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2020
₺52,00
Tükendi

Döneminin en sivri ve en eğlenceli kalemlerinden biri olarak tanınan Hüseyin Rahmi Gürpınar, romanlarıyla sadece toplumun yaşam tarzına ışık tutmakla kalmamış, aynı zamanda çağının problemlerini eleştirmekten de kaçınmamıştır.

Prof. Dr. Mehmet Kanar tarafından günümüz Türkçesine uyarlanan Kuyrukluyıldız Altında Bir İzdivaç, 1910 yılında Dünya’ya çarpacağı söylenen Halley Kuyrukluyıldızı’nın gölgesinde İstanbul’un en derinlerine işlemiş batıl inançları, halkın yastık altına sakladığı ölüm korkusunu su yüzüne çıkarıyor.

“Kadın düşmanı” genç yazar İrfan Bey bir bilim insanı edasıyla halkı bilgilendirme çabasına girişiyor; bu sırada “gizemli kadın” Feriha Hanım’ın mektuplarıyla adeta oyuna getiriliyor. Bir felaketin eşiğinde filizlenen iki gencin aşkıyla Hüseyin Rahmi, başta kadının toplumdaki konumu ve hakları olmak üzere, kadın-erkek eşitliğine dair çağının çok ötesinde bir yaklaşım gösteriyor. Bir asrı aşkın zaman önce yazılan eser, hem eleştirel yönü hem de eğlenceli anlatımıyla hâlâ popülerliğini koruyor.

Her hazanda birbiri üzerine dökülen ağaç yaprakları gibi insanlar da birbirini takiben toprağa yatarak yok oluyor. Bu değişmez, genel bir kanun. Niçin endişe etmeli? Şu dünyada erilen başka ne var? Hayat yalan. Ölüm gerçek.
- Hüseyin Rahmi Gürpınar


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 176
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2019
₺41,00
Tükendi

Son Söz

Şu hikâyeyi yazmaya başladığım zaman bütün medeniyet dünyası Halley'in çarpma tehlikesine karşı heyecanla titreyip duruyordu. Bu korkunun pek yersiz olduğunu, bu kötülük ister gibi yayılan haberlere rağmen kimsenin başı bile ağrımayacağını önsözde temin etmiştim. İş dediğim gibi oldu. Göz korkutucular, Halley'in dünya insanlarına bir şey duyurmadan nezaketle geçip gittiğini görünce kaç zamandır yaygın bir hastalık haline giren umumi korkuyu yeniden yaratmak için dünyaya çatmak üzere yıldızın bir daha geri döneceğini iddia garipliğine kadar varmaktan çekinmediler. İnsanların yalancılıktaki cüretlerine bundan büyük örnek mi olur. Halley geri dönecektir. Ama yetmiş beş yıl sonra! Şu satırlara bakanlar içinde Rumi 1401 (Miladi 1985) yılına kadar hayatta kalacak talihliler bulunursa geçirdikleri şu denemeye dayanarak gelecekteki evlâtlarımıza yalanları hor görme lüzumunu tekrarlasınlar.

Her sonbaharda birbiri üzerine dökülen ağaç yaprakları gibi insanlar da birbirlerinin ardından toprağa yatarak yok oluyorlar. Bu değiştirilemeyen, umumi bir kanun... Neden tasalanmak? Şu dünyada erilen başka ne var? Hayat yalan, ölüm gerçek... 

Yakacık, 26 Mayıs 1326 (8 Haziran 1910)


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 200
En / Boy : 13 / 19
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2018
₺34,00
Tükendi

Hoppaca bir kız olan Muhsine çok güzel bir kızdır. Annesi ve babası o daha gençken ölür. Komşuları Muhsine'yi geyindirip.geçindirir ve çehiz vererek onu birisiyle evlendirirler. Fakat Muhsine kocasıyla pek anlaşamaz ve bir gün kocası evde yokken kaçar. Daha sonra ana dostu olan Ayşe Hanım adlı bir kadın onu bulur ve ona onun hizmetçilik yapabileceği iyi ve namuslu bir yere götüreceğini söyler. Ama Ayşe Hanımın Muhsine'ye bir tafsiyesi vardır. O da şudur ki; Eğer oradakalıp iyi para kazanmak ve daha sonra kendine iyi yuva kurmak istiyorsa orada olup bitenleri kimseye söylemeyecek ve bunlara tepki vermeyecekti. Muhsine bu fikre evet der.Ayşe Hanım Muhsine'yi bir dağın tepesindeki köşke götürür. Burada onları Çeşmifelek Kalfa ve Ruşen adlı iki hizmetçi karşılar. Daha sonra Ayşe Hanım Muhsine'yi burada bırakıp gider. Muhsine bu köşkün garipliklerine şaşıp kalır. Çünki gelirken onları buraya getiren arabacını konuştuğu cin.per ve gulyabani muhabbetine inanamayan Muhsine, bunlara inanmaya başlar. Muhsine Ayşe Hanımın onu buraya büyük bir bahşiş karşılığında getirdiğini bu zaman anlar ve kafasına vurur. Gitmeye çalışır fakat ona buraya gelen insanların bir daha geri dönemeyeceğini söylerler. Muhsinenni getirildiği köşkün her tarafında her gece cinler,periler dolaşır.Bunlardan en korkuncu ise Gulyabani'dir. Cinler ve Periler her gece bu köşkün etrafına gelip odalara girerek abuk subuk sesler çıkarır ve Muhsineye saldırırlar. Muhsineyse ona verilen tafsiyeler göre hareket ederek sesini çıkarmaz bu da benim kaderimdir der. Bir gün gece bir erkek peri Muhsine Hanımın odasına gelir. Muhsine bu durum karşısında şaşkın kalmıştır. Bu erkek perinin adı Hasan'mış. Hasan çok güzel yüzlü peridir. Hasan kendisinin peri olmadığını ve onu bu köşkten kurtarmak istediğini söyler. Fakat Muhsine bu olaylarla sürekli karşılaştığından onun sözüne inanmaz. Hasan ise ona aşık olduğunu ve onu sevdiğini, onun için her şey yapabieceğini söyler. Daha sonra Hasan'ın insan olduğu ve Şehirden bu köye geldiği anlaşılır. Hasan sonunda bu cin.peri saçmalıklarının bir iç yüzünün olduğunu anlar ve bunu ortaya çıkarır. Demek ki, cin.per, ve gulyabani muhabbeti saçmalıktan ibaretmiş. Bunların hepsi cin.peri ve gulyabani kılığına girmiş birer insanlarmış.Bu insanlar cahil köy halkını kandırır ve namussuzca işler yaparlarmış. Hasan onların hepsini yakalar ve halkın önünde hepsini tanıtarak cezalandırır. Sonra Muhsine Hasan'la evlenir, köşkte hizmetçilik yapan Çeşmifelek Kalfa ve Ruşen'e de birer kaça bulurlar. Onlar da mutlulukla hayatını devam ettirir. Köşkün sahibi. Hanımefendi de Muhsine ve Hasan'la birlikte bir müddet yaşar ve sonra hayatını değiştirerek bütün malını ve mülkünü onlara bırakır. Hasan'la Muhsine hayatlarına mutlulukla devam ederler.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 215
En / Boy : 14 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2016
₺13,00
Tükendi

"Bizi korkutacağından emin olduğumuz çok az canavar vardır."

- Andre Gide

Edebiyatımızın ayrıksı temsilcisi Hüseyin Rahmi Gürpınar'dan her sayfasında sizi tedirgin edecek cinlerle ve gulyabanilerle örülü bir kitap. Korku ve tedirginlik sayfaların arasından sizi yakalayacak ve uykularınızı kaçıracak. Sakın bitirmeden uyumayın.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 160
En / Boy : 11 / 16
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2016
₺10,20
Tükendi

17 Ağustos 1864 tarihinde İstanbul'da doğdu. Hünkar yaveri Mehmet Sait Paşa'nın oğlu olan Hüseyin Rahmi, üç yaşında iken annesinin ölümü üzerine, Girit'te bulunan babasının yanına gönderildi. İlkokula başladı ancak babasının evlenmesi üzerine altı yaşında tekrar İstanbul'a anneannesinin yanına gönderildi ve eğitimine burada devam etti. Yakubağa Mektebi, Mahmudiye Rüşdiyesi ve idadide okuyan Hüseyin Rahmi, tarihçi Abdurrahman Şeref Bey'in himayesiyle Mekteb-i Mülkiye'ye girdi. (1878). Okulun ikinci sınıfında iken ciddi bir hastalık geçiren Hüseyin Rahmi buradaki öğrenimini yarıda bıraktı (1880). Kısa bir süre, Adliye Nezareti Ceza Kalemi'nde memur, Ticaret Mahkemesi'nde Aza Mülazımı olarak çalışan Hüseyin Rahmi hayatını kalemiyle kazanmaya çalıştı.

1887'de Tercüman-ı Hakikat gazetesinde yazmaya başlayan Hüseyin Rahmi ardından İkdam ve Sabah gazetelerinde mütercim ve muharrir olarak çalıştı. 2. Meşrutiyet döneminde 37 sayı süren Boşboğaz ve Güllabi adlı bir gazete çıkardı. İbrahim Hilmi Bey ile birlikte çıkardığı Millet gazetesi de uzun ömürlü olmadı. Bundan sonra çalışmalarını İkdam, Söz, Zaman, Vakit, Son Posta, Milliyet ve Cumhuriyet gazetelerin neşretti. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde 5. ve 6. dönemlerde Kütahya milletvekili olan Hüseyin Rahmi, ömrünün son otuz bir yılını geçirdiği Heybeliada'daki köşkünde 8 Mart 1944 tarihinde öldü ve oradaki Abbas Paşa Mezarlığı'na defnedildi.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 176
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2015
₺4,50
Tükendi

17 Ağustos 1864 tarihinde İstanbul'da doğdu. Hünkar yaveri Mehmet Sait Paşa'nın oğlu olan Hüseyin Rahmi, üç yaşında iken annesinin ölümü üzerine, Girit'te bulunan babasının yanına gönderildi. İlkokula başladı ancak babasının evlenmesi üzerine altı yaşında tekrar İstanbul'a anneannesinin yanına gönderildi ve eğitimine burada devam etti.

Yakubağa Mektebi, Mahmudiye Rüşdiyesi ve idadide okuyan Hüseyin Rahmi, tarihçi Abdurrahman Şeref Bey'in himayesiyle Mekteb-i Mülkiye'ye girdi. (1878). Okulun ikinci sınıfında iken ciddi bir hastalık geçiren Hüseyin Rahmi buradaki öğrenimini yarıda bıraktı (1880). Kısa bir süre, Adliye Nezareti Ceza Kalemi'nde memur, Ticaret Mahkemesi'nde Aza Mülazımı olarak çalışan Hüseyin Rahmi hayatını kalemiyle kazanmaya çalıştı. 1887'de Tercüman-ı Hakikat gazetesinde yazmaya başlayan Hüseyin Rahmi ardından İkdam ve Sabah gazetelerinde mütercim ve muharrir olarak çalıştı. 2. Meşrutiyet döneminde 37 sayı süren Boşboğaz ve Güllabi adlı bir gazete çıkardı. İbrahim Hilmi Bey ile birlikte çıkardığı Millet gazetesi de uzun ömürlü olmadı. Bundan sonra çalışmalarını İkdam, Söz, Zaman, Vakit, Son Posta, Milliyet ve Cumhuriyet gazetelerin neşretti. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde 5. ve 6. dönemlerde Kütahya milletvekili olan Hüseyin Rahmi, ömrünün son otuz bir yılını geçirdiği Heybeliada'daki köşkünde 8 Mart 1944 tarihinde öldü ve oradaki Abbas Paşa Mezarlığı'na defnedildi.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 168
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2015
₺5,25
Tükendi

Bu zavallı eserimin istibdat dönemine ait kötü bir tarihçesi vardır. O devir yağmacılarından biri başkalarının eserlerini çaldığı iddiasıyla meydana çıkmış, bütün Osmanlı yazarlarını kendine haraca bağlamıştı

Zorbalığını türlü türlü hikayelerle halka tanıtanlar, bilhassa rütbeleri yüksek, günde birkaç defa Yıldız Bayırı'nı tırmanmak için araba beygirleri güçlü olanlar, Başkatip Tahsin Paşa'nın huzuruna giriş emrinde izni bol olanlar zamanın başarılı insanları sayılırdı. Bu basın gaspına karşı Osmanlı Yazarları, isyan etmek hakkı göstermek istediler. Söz alev alırken sansür, elinde kalem şeklindeki kınından çıkardığı kanlı kılıcıyla sessizlik emretti.

Bütün yazar arkadaşlarımla ''dilde yara, elde kalem '' öyle susup kaldık. ''Alafranga'', sabahleyin bizim gazetenin, öğleyin zorba matbaasının tezgahından çıkıyor; bir iki saat sonra zamanın servetli ve bilgili, şefkatli beyefendi hazretleri basına formalar dağıtılıyordu. Bu haydutluk, bu üzücü karışıklık içinde eser birkaç tefrika neşredildi. Nihayet bir gün yazara gelen sansür ''prova''sı romanın idam fermanı olan bir kırmızı çizgiyle baştan sona yaralandı.  Yayına devam etmeye imkan olmadığını anladık. Pek müteessir olduk. Fakat kazaya razı olmaktan başka çare yoktu.

Hatta üzüntümüzün çokluğundan yayıncıyla bu birkaç günlük muhasebeyi de ahrete bırakarak ''alafranga'' yı gömdük. Bugün sekiz senelik mezarının tozunu silkerek Şıpsevdi şeklinde ortaya çıkan şu eser hürriyet nefesiyle taze ruh bulmuş eski alafranga, işte o istibdat şehididir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 528
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2015
₺141,60
Tükendi

1910 yılının Mayıs ayında Halley Kuyruklu Yıldızı’nın dünyaya çarpacağı söylentisi yayılır. Bu haber dünyada olduğu gibi İstanbul’da da bir panik yaratır. Kenar mahallelerdeki cahil kadınlar da bu işi kendi anlayışlarına göre yorumlarlar. Romanın kahramanı olan İrfan Galib’de bu mahallede oturmaktadır.Zengin bir ailenin oğlu olan İrfan, batı ilimlerini tahsil etmiş, geniş fikirli fakat tuhaflıkları olan bir gençtir. Yolda peçeli bir kadın görür. Onun çok güzel ve bilgili bir genç kız olduğunu hayal ederek peşine takılır.

Bir çok tesadüften sonra, bu güzelle ilgili hayaller kurar. Acemice bir konuşma girişiminden sonra kadın tarafından terslenir. Bu olay onu büyük bir kadın düşmanı yapar. Kadınların zayıflığı ile ilgili makaleler yazar.Kadınları korkutarak küçük düşürmek için Halley Kuyruklu Yıldızı ile ilgili konferanslar düzenlemeye karar verir. Anatomi, astronomi, fizik karışımı tuhaf konferransına, bir de kuyruklu yıldızın çarpmasıyla kopacak olan kıyameti tasvir eden korkunç rüya ekler. Bir süre sonra maceraperest bir kadından mektup alır. İrfan bu mektuba coşkun ve duygulu bir cevap yazdıktan sonra konferansının ikinci bölümünü hazırlar. Ev halkını, mahalle esnafını kıyametin kopacağına inandırmıştır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 280
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2015
₺77,60
1
cultureSettings.RegionId: 0 cultureSettings.LanguageCode: TR
Çerez Kullanımı