Gö­rü­nen her şey ken­di­ne has bir dil ile va­r o­lur; bu va­ro­luş ay­nı za­man­da bir ile­ti­şim bo­yu­tu­nun da ya­ra­tıl­ma sü­re­ci­dir. Gös­ter­ge­ler yo­luy­la ile­ti­şim ku­ran in­san, ay­nı za­man­da sem­bo­lik bir al­gı boyutu da yaratır. Söz ve dil gibi gelişmiş iletişim yöntemlerinden çok daha önce kullanılmış olan görsel iletişim halen etkin algı oluşturma araçlarının başında gelir. İle­ti­şi­min göstergeler yardımıyla ortaya konması aşamasında sem­bol­ler bir ka­pı gi­bi­dir; ge­rek­li bil­gi, sez­gi ve du­yar­lı­lı­ğa sa­hip olan­lar bu ka­pı­yı açar ve öz'e ula­şır. Al­gı­la­ma ve an­la­ma sü­re­ci, te­me­lin­de farkındalık, bil­gi ve du­yar­lı­lık alt­ya­pı­sı­na ih­ti­yaç du­yar. Ak­si tak­dir­de tüm göstergeler, sim­ge­ler iz­le­yen için yü­zey­sel bo­yut­ta kalır ve “o ka­pı” hiç bir za­man açıl­maz. Eli­niz­de­ki bu ça­lış­ma­, bir gör­sel ile­ti­şim ta­sa­rım­cı­sı­nın temel ilgi alanlarının başında gelen konuların da­ha iyi an­la­şı­la­bil­me­si ve sem­bol­le­rin eğlenceli dünyasına açılan ka­pıyı ara­la­ma­k amacıyla ortaya konmuştur. 

“... Sözcükler, kavramlar ve kavramların biçime dönüşmesi arasındaki ilişkileri, görsel ve işitsel iletişimin türlü yönlerine ilişkin zengin tarihsel malzemeyle de destekleyerek çok açık biçimde gözler önüne seriyor ...” 

“... Alanında son derece titiz ve değerli araştırmaları temel alıyor ...”
Ahmet Cemal, Cumhuriyet, 9, 16 Haziran 2005.

“Görsel İletişim ve Grafik Tasarım akıllı ve okunabilir bir yaklaşım sunuyor…  Grafik tasarımın araçlarını öğretirken bu araçları bir manivela gibi kullanarak, görsel iletişimi yönlendirmenin yollarını gösteriyor. Kolay ve anlaşılır bir anlatımla.”
Prof. Dr. Levend Kılıç , 28 Ocak 2018.

₺122,20

Gö­rü­nen her şey ken­di­ne has bir dil ile va­r o­lur; bu va­ro­luş ay­nı za­man­da bir ile­ti­şim bo­yu­tu­nun da ya­ra­tıl­ma sü­re­ci­dir. Gös­ter­ge­ler yo­luy­la ile­ti­şim ku­ran in­san, ay­nı za­man­da sem­bo­lik bir al­gı boyutu da yaratır. Söz ve dil gibi gelişmiş iletişim yöntemlerinden çok daha önce kullanılmış olan görsel iletişim halen etkin algı oluşturma araçlarının başında gelir. İle­ti­şi­min göstergeler yardımıyla ortaya konması aşamasında sem­bol­ler bir ka­pı gi­bi­dir; ge­rek­li bil­gi, sez­gi ve du­yar­lı­lı­ğa sa­hip olan­lar bu ka­pı­yı açar ve öz'e ula­şır. Al­gı­la­ma ve an­la­ma sü­re­ci, te­me­lin­de farkındalık, bil­gi ve du­yar­lı­lık alt­ya­pı­sı­na ih­ti­yaç du­yar. Ak­si tak­dir­de tüm göstergeler, sim­ge­ler iz­le­yen için yü­zey­sel bo­yut­ta kalır ve “o ka­pı” hiç bir za­man açıl­maz. Eli­niz­de­ki bu ça­lış­ma­, bir gör­sel ile­ti­şim ta­sa­rım­cı­sı­nın temel ilgi alanlarının başında gelen konuların da­ha iyi an­la­şı­la­bil­me­si ve sem­bol­le­rin eğlenceli dünyasına açılan ka­pıyı ara­la­ma­k amacıyla ortaya konmuştur. 

“... Sözcükler, kavramlar ve kavramların biçime dönüşmesi arasındaki ilişkileri, görsel ve işitsel iletişimin türlü yönlerine ilişkin zengin tarihsel malzemeyle de destekleyerek çok açık biçimde gözler önüne seriyor ...” 

“... Alanında son derece titiz ve değerli araştırmaları temel alıyor ...”
Ahmet Cemal, Cumhuriyet, 9, 16 Haziran 2005.

“Görsel İletişim ve Grafik Tasarım akıllı ve okunabilir bir yaklaşım sunuyor…  Grafik tasarımın araçlarını öğretirken bu araçları bir manivela gibi kullanarak, görsel iletişimi yönlendirmenin yollarını gösteriyor. Kolay ve anlaşılır bir anlatımla.”
Prof. Dr. Levend Kılıç , 28 Ocak 2018.
₺100,75

Geleneksel insan ancak toplumsal bellekte var olanı bilebilir. Oysa, Pierre Nora’nın ifadesiyle, “bizim umutsuzca unutkan modern toplumlarımız” belleklerini yitirir ve yerine tarih yazımını yerleştirirler. Yine onun deyişiyle, “milieux de mémoire” (anımsama ortamları) yerlerini “lieux de mémoire”a (anımsama yerlerine ya da mekanlarına) bırakırlar.

Gecikmiş modernleşen toplumlarda yukarıdaki gelişme farklı gerçekleşir. Toplum bir yandan hızla değişmekte, geleneksel “anımsama ortamlarını” ortadan kaldırmakta; ama aynı başarıyı yeni “anımsama mekanları”nı yaratmakta gösterememektedir.

Ali Cengizkan’ın bu kitapta bir araya getirilen çalışmaları işte bu bağlamda özellikle önemli gözüküyor. Cengizkan sadece 20. yüzyıl Türkiye mimarlığı tarihinin kimi noktalarını aydınlatmaya çalışmıyor; düpedüz “anımsama mekanları” yaratıyor. Bunu yapabilmek için bir yandan belge üretiyor. Bugüne dek belge olarak kullanılmamış, farkına varılmamış bazı yazılı, görsel ve çizili malzemeyi “keşfediyor”.

Toplumsal belleğin kaybının bıraktığı boşlukta konumlanacak yeni tarihsel belleğin inşası kuşkusuz çok vakit alacak zorlu bir uğraş. Daha birkaç kuşağın zihinsel emeğini gerektiriyor. Ancak, Cengizkan'ın bu alandaki çabasının ufuk açıcı olduğu kabul edilmelidir. Fazla basmakalıp ve bilindik hale gelen bir “Cumhuriyet mimarisi” kurgusunun yerine, yeni bir tarih bölgesinin açılmakta olduğunun haberciliğini yapanlardan biri o.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 276
En / Boy : 22 / 22
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2019
₺32,00

Basım Dili : İngilizce
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 148
En / Boy : 21,5 / 28
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .
₺76,00

Basım Dili : İngilizce
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 288
En / Boy : 24 / 30
Kağıt Cinsi : Kuşe
Basım Tarihi : .
₺344,00

İletişim ve Tipografi adlı bu kitap, grafik sanatları alanında eğitim alanların sık sık başvuracağı bir kaynak niteliği taşıyor. Gerek iletişimin gerekse tipografinin görsel iletişim tasarımındaki rolünü tüm ayrıntılarıyla ele alan kitap, konuyla ilgili şekil, tablo ve grafiklerle okura zengin bir içerik sunuyor. Sözlü ve görsel iletişim ile tipografi arasındaki bağı göstergebilim ışığında ortaya koyup aydınlatan bu kapsamlı çalışma, tasarımın temel ilkelerini bilimsel bir yaklaşımla irdeliyor.

Kitapta yazının tarihinden farklı yazı karakterlerinin gelişimine, logo tasarımından tasarımda anlama ve yan anlama kadar pek çok öğe anlaşılır bir dille açıklanıyor. İletişim ve Tipografi, grafik çalışmalarının tartışmasız en önemli unsuru olan yaratıcı düşüncenin gelişmesinde temel teşkil eden bilgi birikimine verimli katkıda bulunuyor. ?İletişim ve Algılama", ?Semiyotik (göstergebilim)", ?Yazı" ve ?Tipografi" olmak üzere dört ana başlıktan oluşan temel metin, bütünlüklü bakış açısıyla okurlara yalnızca bilgi aktarmakla kalmıyor, onların tasarımla ilgili her tür çalışmalarına kişiliklerini katmalarını sağlayacak ipuçlarını da veriyor.

Yazar ve eğitimci Gültekin Erdal'ın mesleki tecrübelerine dayanan örneklerle de destekleyerek kaleme aldığı İletişim ve Tipografi, kuşkusuz, sadece öğrenciler değil, grafiğe ve tasarıma ilgi duyan herkes için bir başucu kitabı niteliğinde.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 157
En / Boy : 15 / 23
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 6.2015
₺32,00

Tarihte iz bırakmış medeniyetlerin mimari şahaserlerini tanıttığı kitaplarıyla dünya çapında birçok ödüle lâyık görülmüş olan yazar, 16. yüzyılda Osmanlı Devleti’nde tipik bir caminin, külliyesiyle beraber yapılış sürecini anlatıyor. Metin, hoş bir hikâye şeklinde kaleme alınmış. Camiyi yaptıran Süha Mehmed Paşa, mimarbaşı Hüseyin Efendi ile ustaları, hikâyenin başkahramanları olarak rol alıyorlar. Tamamı renkli, muhteşem çizimlerle süslü kitap, caminin ilk taslaklarının çizilmesinden başlayıp şerefelere ve cam süslemelerine varıncaya kadar bütün ayrıntıları gösteriyor. Külliyenin medrese, aşevi, şifahane, imarethane, hamam, çeşme, bedestan ve hazire gibi bölümleri de işlevleriyle beraber tanıtılıyor. Böylece külliyesiyle birlikte bir caminin Türk-İslam toplumundaki yeri ve önemi yansıtılıyor.

Sadece çocukların değil, büyüklerin de ilgiyle okuyabilecekleri ve uzun yıllar faydalanabilecekleri bir kitap. Yazarın ifadesiyle: "Torunlarımızın torunları için..."

Bana öyle geliyor ki, dinî mimarinin en iyi örnekleri, insanlığın en görkemli başarıları arasında yer alır. Biz insanlar, daha yüce bir varlığın hizmetinde çalıştığımızda sınırlarımızı, hatta beklentilerimizi aşabildiğimizi görürüz. Temelleri "iman"la atılan ve aklıselim ile göklere yükselen bu binalar, eşine dünyevi amaçlarla yapılan binalarda rastlanmayan bir azmin, dehaya varan bir ustalık ve sanatkârlığın ürünüdür.

- David Macaulay


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 96
En / Boy : 13,5 / 20
Kağıt Cinsi : Kuşe
Basım Tarihi : .
₺86,00

"Sir Mortimer Wheeler, Roma Sanatı’nı incelediği bu kapsamlı eserinde; dönemin mimarlığını, şehir planlamasını, heykel, resim, gümüş işleme, cam, çanak-çömlek ve diğer sanatsal başarılarını tasvir etmektedir. Mümkün olduğunca geniş bir perspektiften bakan bir inceleme... Roma’nın bir dizi olağanüstü sanatsal başarılarını, isabetle seçilmiş resimlerle canlandırabilmemizi sağlamakta... okumayı haketmekte ve kuşkusuz geniş halk kitleleri tarafından okunmaya ve takdir edilmeye devam edilecek. Kapak Resmi: Roma Diocletianus Hamamları'nın rekonstrüksiyonu. M.S. 302


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 240
En / Boy : 15 / 21
Kağıt Cinsi : Kuşe
Basım Tarihi : .2004
₺116,25

Sir John Sommerson’ın klasik mimarlığı konu alan bu kısa kitabı başlı başına "klasik" bir yapıttır. Tümüyle yeniden düzenlenen bu basımda ilkine oranla iki kat daha fazla resme yer verilmiştir. Çok az kitap, içerdiği konuyla ilgili bilim adamlarından bu kadar olumlu tepki almış ve meslekten olmayanlara da bu kadar keyif vermiştir. Klasik stilin zenginliğini, gücünü ve yaratıcılığını, alışılmışın dışındaki yönlerini değerlendirebilmek geniş bir bilgi birikimini gerektirir. İngiliz mimarlık tarihçilerinin önde gelenleri arasında olan yazar bizi, Yunan ve Roma çağlarının özgün yapıtlarından, Rönesans’ın özetleyici tasarımlarına ve buluşlarına, Barok’un dinamik dil oyunlarına ve Neoklasisizm’in ağır anlatımlarına; oradan da Victoria ve Edward çağlarının coşkun eklektisizmine, nihayet bazı Modern örneklerin soyut Neoklasisizmine kolaylıkla götürmektedir - her çağ kendi iddiasını klasik dilin özelliklerini kullanarak ortaya koymaktadır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 152
En / Boy : 15,5 / 21
Kağıt Cinsi : Kuşe
Basım Tarihi : .2005
₺74,40

On sekizinci ve on dokuzuncu yüzyıllarda Batı Avrupa’daki Osmanlı/Türk esinli mimarinin incelenmesine adanmış ilk kitap boyutundaki bu çalışmada Nebahat Avcıoğlu, kültürel sınırlar meselesinde ayrımları değil, çeşitliliğin uyumunu vurguluyor. Egzotizmin sınırlarına indirgenen turquerie'yi, kültürlerarası bir sanat formu olarak değerlendiriyor. Yazar, bugüne kadar ihmal edilmiş resimlere, tasarımlara ve binalara bakarak Batı’nın Osmanlı İmparatorluğu ilgisini öztemsil ve milli politika mefhumlarına bağlıyor. Turquerie ve Temsil Politikası, 1728-1876, Avrupalıların ilham için, ne gibi etkiler altında, neden Türklere döndüğünü araştırırken, bu dönemdeki sanat ve mimarinin kapsamlı bir kültürel yorumlamasını sunuyor.

Avcıoğlu, üç özel bina tipini inceliyor: köşkler, camiler ve hamamlar. Bunları da Batı Avrupa’da inşa edilen ilk dört başı mamur örneklerinden seçiyor ve bu yapılarla mimari form ve üslupların kültürel siyasetini derinlemesine araştırıyor. Yazara göre bu bina tiplerinin özümsenmesi kazara olmadığı gibi sadece Avrupa’nın başka bir kültüre hakimiyetini de göstermez. Özünde diyalektik bir süreçti bu ve hem Batı’da hem de Doğu’da kültürlerötesileşmeye katkıda bulunmuştu.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 368
En / Boy : 16,5 / 24
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2014
₺36,90

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 312
En / Boy : 16 / 23
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2011
₺39,20

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 104
En / Boy : 13,5 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .
₺29,25

Romalı mimarlar, bizim için tam olarak ne yaptılar? Bir kemer taşını ya da tonozu tanıyabilir misiniz? Art Nouveau ve Art Deco üsluplarını tarif edebilir misiniz? Tabii ki, bu soruların içinde geçen terimleri duymuşsunuzdur. Ama mimarlıkla ilgili bir tartışmaya
katılabilecek ya da bir bar sohbetinde söylediklerinizle göz kamaştıracak kadar bilgi sahibi misiniz?

30 Saniyede Mimarlık, mimarlıktaki yenilikler, kuramlar, üsluplar ve gelişmeler hakkında, sizi ihtiyacınız olan tüm cevaplarla donatmak ve antik mezardan kent ikonuna kadar yapılı çevrenin esas özellikleri hakkında kaya gibi sağlam bir zemin sağlamak amacıyla kaleme alınmış 50 düşünceden oluşuyor. Karmaşıklığına bakmaksızın her bir düşünceyi 300 sözcük ve bir fotoğrafla açıklayarak mimarlık bilgisinin temellerini sunan kitap, tüm bilgilerin yarım dakikalık bir zaman diliminde hazmedilmesi için çaba gösteriyor.

30 Saniyede sunulan ilke, üslup ve akımların her biri, acelesi olanlar için yanında bir 3 saniyede daralma ile birlikte takdim ediliyor; biraz daha derine inmek isteyenler için ise, ek
olarak bir 3 dakikada genişleme bölümü bulunuyor.

30 Saniyede Mimarlık, uzman yazarlarla, hem mimarların dayandıkları ilkeleri hem de bu
ilkeleri uygulamaya koyan üslupları tanımlamak ve açıklamak gibi zor bir işin üstesinden geliyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 160
En / Boy : 18 / 23
Kağıt Cinsi : Kuşe
Basım Tarihi : 1.2016
₺112,00

Sulardan çıkmış, ağaçlar üstüne kurulmuş bir büyü kenti:
Venedik
Metinler, dinlerin, kutsal metinlerin taş taş ördüğü mekan:
San Marco
Işıkla, suyla, altınla yıkanan kemerler, sütunlar, taraçalar...
Mermerler, melekler, geçitler, azizler...
Mozaiklerin masalı, bazilikanın görkemi...
Güvercinler, yağmur, kalabalığın çalkantısı...
Bu metin üstünden nasıl damla damla altın akıtılır?
Metin nasıl kubbe kubbe oyulabilir?
Yazıyla mimarinin iç içe geçtiği bir Venedik yolculuğu...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 116
En / Boy : 13,5 / 20
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 1.2017
₺24,00

Bu değerli kitaptaki amacımız, çağdaş grafik tasarım sanatını ve hünerini üreten kritik kütleyi yaratan büyük fikirleri belirlemek, tanımlamak, tartışmak ve betimlemektir.

Güncel grafik tasarımı kuramında en önemli düşünce üreticilerinden Steven Heller & Véronique Vienne’in yazdığı "Grafik Tasarımı Değiştiren 100 Fikir" grafik tasarım sanatını biçimlendiren, hem tasarımcıların hem de izleyicilerin bakış açısını katmanlaştıran 100 büyük fikri, sanat ve tasarım tarihindeki pek çok "izm"in kapsayıcı şemsiyesi altında ezilmeden görsel örneklerin yardımıyla detaylı bir şekilde açıklar. Grafik tasarım sanatı tarihi ve kuramını farklı bir perspektiften görmek isteyen herkes için; özellikle de tasarımcılar, akademisyenler ve öğrenciler için kaçırılmaması gereken bir kaynak olan bu kitap, alan literatürüne de çok değerli bir katkıdır.

Grafik Tasarımı Değiştiren 100 Fikir, Tasarım ve sanatın her dalıyla ilgilenenlerin yanı sıra iletişim ve medya dünyasından herkesin büyük bir ilgiyle okuyacağı, bugün yaşanan olguların kökenlerini ve nedenlerini kavrayacağı eşsiz bir eser.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 216
En / Boy : 21 / 27
Kağıt Cinsi : Kuşe
Basım Tarihi : 5.2016
₺124,00

Görsel Sözlükler, temel olarak bir imgeyle kelimenin anlamını görselleştirmektedirler. Görsel sanatlarla ilgili konuların, kavramların, malzemelerin tam olarak anlaşılabilmesi için düzgün, akademik, sistemli metinler kadar görselliğin önemi de inkar edilemez. Her sözlükte açıklanan 250’nin üzerindeki kelimenin veya kavramın Türkçe ve İngilizce karşılıkları bir arada verilmiştir. Her maddenin altında yer alan göndermeler kelimenin veya kavramın ilişkili olduğu başka sayfalara işaret ederek gerek akademik eğitim sırasında gerek uygulama süreçleri içinde birbirleri olmadan açıklanamayacak “grupları” da belirlemiş olur. Renkli, taşınması rahat, İngilizce-Türkçe kavram karşılıklarıyla bu sözlükler pek çok alanla ilgili temel yol haritalarını çıkarmak için eşsiz bir rehberdir.

Sette yer alan kitaplar:

  • Görsel Grafik Tasarım Sözlüğü
  • Görsel İllüstrasyon Sözlüğü
  • Görsel Tipografi Sözlüğü
  • Görsel Görsel Baskı Öncesi Hazırlık ve Üretim Sözlüğü
  • Görsel Fotoğrafçılık Sözlüğü

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 1440
En / Boy : 14 / 20
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 1.2016
₺340,00

Literatür® İç Mimarlık Temelleri Dizisi’nin dördüncü kitabı olan Yapı Bileşenleri ve Nesneler’in odak noktası, soyut bir şeyin vazgeçilmez niteliği olan bileşenler ve görülüp dokunulabilen maddi şeyler olan nesnelerdir.
Yapı Bileşenleri ve Nesneler adlı kitabın amacı iç mekân tasarımı uygulamaları üzerine kapsamlı, net ve aydınlatıcı bir kaynak oluşturmaktır. Kitabın bölümleri yapı bileşenlerini ve nesneleri içlerinde bulundukları mekânların tasarımına ve bağlamına göre tartışmıştır. İşlevle ilgili malzemeler, ölçek ve iç mekân ile nesne arasındaki ilişkiyi inceleme yöntemleri iç mimarlık bölümlerinde eğitim alan öğrencilere bir rehber oluşturacak şekilde açıklanmıştır. Ana metni takip eden sözlük de konuyla ilgili terminolojiye ayrıca değinmiştir. Kitapta nesnelerin tasarım ilkeleri, iç mekânda konumlandırılmaları, karakter, mekân algısı, ritim, ölçeği ifade etmek, bileşenler ve nesnelere uygun ve belirgin niteliklerin nasıl ortaya çıkarılacağı tartışılıyor. Yapı Bileşenleri ve Nesneler, hem öğrencilere hem de pek çok sektörde iç mekan tasarımı ve iç mimarlıkla ilgilenen profesyonellere hitap eden, temel bir kaynak.
İçindekiler;
Nesnelerle çalışmak, Yeni iç mekânda nesneler, Mevcut yapıdaki nesneler, Uyumlu nesneler, 
Otonom nesneler: Tek başına ayakta dur, Yapım yöntemleri
Öne çıkan başlıklar;
Analiz, hazır nesneler, sirkülasyon, kompozisyon, koruma, ergonomi, donatılar, buluntu nesneler,bağımsız nesneler,işlev, ekler, enstelasyon, malzemeler, rota, mekân kurgusu, süsleme, ölçek, sekans
Katkıda bulunanlar;
Arca, Ben Kelly Design, Block Architecture, Bouroullec Brothers, Carlo Scarpa, Casson Mann, David Racher Architects, David Chipperfield Architects, Diller Scofidio + Renfro, Foster + Partners, Günther Domenig, Herzog & de Meuron, Jamie Fobert Architects, Jean Prouvé, Klein Dytham Architecture, Mecanno, Merkx + Girod, Page\ Park Architects, Peter Zumthor, Pugh + Scarpa Architects, Rachel Whiteread, Sarah Wigglesworth Architects, Wilkinson Eyre Architects


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 184
En / Boy : 16 / 23
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2014
₺140,00

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 175
En / Boy : 16 / 23
Kağıt Cinsi : Kuşe
Basım Tarihi : 1.2013
₺140,00

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 199
En / Boy : 16 / 23
Kağıt Cinsi : Kuşe
Basım Tarihi : 1.2013
₺140,00

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 175
En / Boy : 16 / 23
Kağıt Cinsi : Kuşe
Basım Tarihi : 10.2012
₺140,00

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 288
En / Boy : 12,5 / 16,5
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 1.2012
₺76,00

200 Renkli Görsel ve Çizim Mimari tasarım süreci, her mimar için farklıdır. Konuya yaklaşımların çeşitliliği ve zenginliği sayesinde farklı mimarlar farklı tasarımlar üretirler. Mimarlık yarışmalarına katılan projelerin hiçbiri birbirinin aynısı değildir. Peki o zaman mimarların esin kaynağı nedir? Neden mimari bir tasarım probleminin tek bir "doğru" çözümü yoktur? Bir mimarla görüşür ya da tasarımlarını incelerseniz, kendine özgü bir yöntem ve yaklaşımı olduğunu fark edersiniz. Bu kitapta, uygulamacı ve eğitimci mimarların deneyimlerini bir araya getirerek tasarım süreci anlatılmaya çalışılmıştır. İçindekiler; - Tasarım Atölyesi - Tasarım Atölyesinin Doğuşu - Bauhaus: Temel Tasarım Eğitimi - Mimarlık Eğitimi - Architectural Association: ögrenci pavyonları - Atölye Projeleri - Zaha Hadid: MAXXI XXI. Yüzyıl Sanatları Müzesi - Tasarım Süreci - Problem Çözümü - NL Architects: Prizma Konutlar - Kavram Geliştirme - Klein Dytham Architecture: Billboard Binası - Bir Süreç Bulmak - SHoP Architects PC: 290 Mulberry - Projelendirme Süreci - Müşteri, Kullanıcılar ve İhtiyaç Programı - Arazi, bağlam ve yer - İlk fikirler - Proje geliştirme ve detaylandırma - Uygulama ve kullanım


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 183
En / Boy : 16 / 23
Kağıt Cinsi : Kuşe
Basım Tarihi : 11.2011
₺140,00

Mimarlığın Temelleri mimarlık ile ilgili temel ilke ve kavramlar, grafik teknikler ve mekansal uygulama ve deneyimler ve ilgili giriş niteliğinde kaynak arayanlar için bir referans kitabıdır.

Bu kitap mimari tasarım süreçlerini ele almakta ve yer, bağlam ve tarih dikkate alınarak fikirlerin nasıl yapılara dönüştüğünü açıklamaktadır.

Altı bölümden oluşan Mimarlığın Temelleri, yer, mimarlık tarihi, malzemeler ve uygulama, sunum teknikleri ve çağdaş kavramlar üzerinde durmaktadır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 176
En / Boy : 20 / 23
Kağıt Cinsi : Kuşe
Basım Tarihi : 10.2017
₺180,00

Bu kitap iç mimari ve tasarımda sıklıkla kullanılan pek çok terimi içeren bir rehberdir. Avangard‘dan Korkuluk‘a, Barok‘tan Gotik Üslup‘a uzanan içeriğiyle iç mimari ve tasarımla ilgilenen herkes için benzersiz bir kaynak olacaktır. Okuyucuya iç mimarlık ve tasarım terminolojisiyle ilgili gelişken bir kavrayış sunmak için her bir terim açıklanmış ve uygun bağlamına yerleştirilmiştir. 250‘den fazla sık kullanılan iç mimarlık ve tasarım terimi biçimlendirilmiş ve resimlendirilmiştir. Kitapta, Görünüş, Enstalasyon ve İşlev gibi pretik terimlerden, Konstrüktivizm, Minimalizm ve Biçimselcilik gibi akım ve üsluplara ait modern terminoloji ve kavramlardan, hala kullanılmakta olan pek çok geleneksel terim yer almaktadır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 288
En / Boy : 12,5 / 16,5
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 11.2020
₺76,00

Bu kitap grafik tasarımda sıklıkla kullanılan pek çok terimi içeren bir rehberdir. Açık Cilt‘ten Zamanın Ruhu‘na, Bauhaus‘tan Psikadelik‘e uzanan içeriğiyle grafik tasarımla ilgilenen herkes için benzersiz bir kaynak olacaktır. Okuyucuya grafik tasarım terminolojisiyle ilgili gelişkin bir kavrayış sunmak için her bir terim açıklanmış ve uygun bağlamına yerleştirilmiştir. 250‘den fazla sık kullanılan grafik tasarım terimi biçimlendirilmiş ve resimlenmiştir. Asimetri, Hiyerarşi ve Tire gibi pratik terimlerden, Sürrealizm, Noktacılık ve Postmodernizm gibi akım ve üsluplara; Bitmap ve Sokak Dili gibi modern terminoloji ve kavramlardan, hala kullanılmakta olan pek çok geleneksel terim yer almaktadır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 288
En / Boy : 12,5 / 16,5
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 8.2014
₺76,00

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 288
En / Boy : 12,5 / 16,5
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 11.2010
₺76,00

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 227
En / Boy : 24 / 27
Kağıt Cinsi : Kuşe
Basım Tarihi : .2008
₺132,00

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 173
En / Boy : 24 / 27
Kağıt Cinsi : Kuşe
Basım Tarihi : .2005
₺140,00

Bu kitabın fikri oluşumu, bilim yaşamımın büyük bölümünü kapsayan Ortaçağ Anadolu Selçuklu mimarlığı ve sanatı araştırmaları sırasında ortaya çıkmıştır. Türkiye'de alışılmışın aksine, sanat eserlerini üretildikleri dönemlerin ve ortamların siyasal, sosyal, ekonomik ve beşeri koşullarıyla birlikte incelemeye çalıştığım yıllarda, ilk kez konunun yeni ve ilginç bir boyutunun daha bulunduğunu fark ettim. Gerçekte Anadolu'daki Selçuklu siyasal varlığının ve sanatının ekonomik kaynaklarını saptamaya çalışırken, Ortaçağ'da italyanlarla yapılan uzun süreli ticari işbirliğinin ve dışsatımların, sanılandan ve bilinenden çok daha kapsamlı olduğunu açıkça görebiliyordum. Bu durum, Selçuklu coğrafyasının en uzak noktalarına kadar yayılan bayındırlık ve mimarlık eserlerinin vücut bulmasındaki ekonomik potansiyelin ana kaynaklarından birisini, ayrıntılarına inerek tanımama olanak sağladı. Bizans döneminden beri uluslararası ticaret ve deniz taşımacılığı alanında Akdeniz'de rakipsiz olan İtalyanların, güçlü diplomasi geleneği ile beslediği ticari beceri ve üstünlükleri, XIII. ve XIV. yüzyılların ardından, zaman zaman ortaya çıkan siyasal çatışma ve gerginliklere karşın, Osmanlı döneminde de artarak sürdürülecekti.
Aslında Türk-Italyan ilişkileri; her alanda ve her aşamada, gerçekliği ve günceli her iki tarafın da kendi çıkarlarını gözetmede esas aldıkları değişik bir zeminde gelişti, iki taraf da -yararını korumak adına- karşı tarafı daha iyi tanımak ve değerlendirmek için özel çaba harcadı, yeni ve ilginç diplomatik taktikler, politikalar geliştirdi. Siyasal literatürde, genelde dostluk olarak tanımlanan ilişkiler bütünü içinde, birliktelikler, karşıtlıklar ve kopmalar hep birbirini izledi. Siyasal sürekliliğe karşın, olayların seyri çerçevesinde, ne dostluklar ne de düşmanlıklar kalıcı oldu. Yaşanan tarihin içinde, bu olguyu destekleyen çok sayıda örnek bulmak mümkündür. Bunlardan ilki ve belki de en dikkat çekici olanı, Anadolu Selçukluları dönemine rastlayan XIII. yüzyıl başlarında, yani ilişkilerin henüz başlangıç aşamasında karşımıza çıkıyor. Konunun kahramanları Selçuklu sultanı Gıyaseddin Keyhüsrev ile oğulları ve gelecekteki anlı-şanlı Selçuklu hükümdarları Izzeddin Keykavus ile Alaeddin Key-kubad'dır. 1196 yılında Selçuklu tahtından indirilen Gıyaseddin Keyhüsrev ve iki oğlu, bir tür siyasi sürgün olarak Konstantiopolis'e sığınmışlar, burada yöneticilerden yakın ilgi ve siyasi himaye görmüşlerdi. Hatta devrik Selçuklu Sultanı bir Bizans soylusuyla evlilik bile yapmıştı. Ancak yaşanan tarihsel süreç, Konstantinopolis'teki güçlü Venedik ticaret kolonisi ve doğal olarak Se-renissima Devleti ile Bizans arasında ekonomik ve siyasi çıkarların çatıştığı, son derece zorlu ve karmaşık bir siyasi dönemece rastlıyordu. Nitekim bir süre sonra Venedik Devleti'nin yönlendirdiği ve San Marco armalı gemilerle taşıdığı IV. Haçlı Seferinin orduları Konstantinopolis'i kuşatacak ve kent 13 Nisan 1204 tarihinde düşecekti. Bir dünya başkenti olan Konstantinopolis, Venedik'in öncülük ettiği Haçlılar tarafından yakılıp, yıkılıp, yağmalanırken; sabık Selçuklu Sultanı ve şehzadeleri de oradaydı ve yaşanan olayların gerçek tanığı olmuşlardı. Bir süre sonra oğullarıyla birlikte Konstantinopolis'ten ayrılan ve I205 yılında yeniden Selçuklu tahtına oturan Gıyaseddin Keyhüsrev, I206'da Venediklilerle ilk ticaret antlaşmasını yaparken, hiç kuşkusuz bağdaşıklarının ekonomik, siyasi ve diplomatik alandaki üstün yeteneğini iyi biliyordu. Aynı şekilde kendi dönemlerinde sözkonusu antlaşmayı yenileyen Izzeddin Keykavus ve Alaeddin Keykubad da Bizans Devleti'nin vergi muafiyeti ve aşırı borçlanma nedeniyle Venedikliler önünde ticari ve siyasi alanda düştüğü zaafiyeti ve sonuçlarını sürekli göz önünde tutan ihtiyatlı politikalar izlemiş olmalıdırlar.

Osmanlı dönemine gelince; Türk-Italyan ilişkilerinde bugüne kadar adından en çok söz edilen ve tartışılan kişinin Fatih Sultan Mehmet olduğu ve ilişkilerin başlangıç aşamasına damgasını vurduğu bilinmektedir. Fatih, çocukluğunun ve şehzadeliğinin geçtiği Manisa ve Edirne Saraylarında, Avrupalı tüccarlar ve diplomat-politikacılarla sürekli yakın temas içinde olmuştu. Özellikle Latin kökenli Avrupalı ve italyanlardan Batı ve Hıristiyan dünyasının coğrafyası, tarihi, siyasi ve ekonomik yapısı, teknolojik olanakları, dini, dili, kültürü, sanatı konularında çeşitli bilgiler almış ve bu konuları adeta başlıca uğraşı alanı haline getirmişti. Edindiği ve yaşamı boyunca edinmeye devam ettiği bu tür bilgiler, hayalini kurduğu Osmanlı emperial devlet düzeni için ileride oluşturacağı büyük politikaların başlıca referanslarını teşkil edecekti, ilginç ve bence en önemli nokta, Anadolu Türk tarihinde ilk ve belki de son kez, bir Osmanlı Sultanı nm italya hakkında yukarıda zikrettiğimiz türden bilgileri birinci elden edinmek istemesi ve bunları kendi politik gündemini oluşturmada zaman zaman kullanmış olmasıdır.
XIII. yüzyılın ilk yıllarından başlayarak XVIII. yüzyılın sonlarını bulan ve yaklaşık elli yıl aradan sonra yeniden canlılık kazanarak günümüze ulaşan Türk-Italyan ilişkilerinin hemen her aşaması siyaset, diplomasi, ticaret, kültür ve sanat ortamlarındaki ilginç etkileşim ve karşıtlıklarla doludur. Söz konusu tarihsel sürecin sanat alanına yansıyan verilerini irdelerken, konunun siyaset, diplomasi ve ticaret ilişkileri yörüngesinde ve bir bütünlük içinde ele alınması gereği ortaya çıktı. Bu bağlamda doğal olarak, on beş yıl önce salt sanat ilişkilerini incelemek üzere yola çıktığım araştırma serüveni, giderek iki ülke arasındaki çeşitli tarihsel gelişmeleri de içerecek şekilde ve belgesel öykü kıvamında bir derinlik kazandı. Sonuçta araştırmanın adı ve sınırı Türk-Italyan Siyaset ve Sanat ilişkileri olarak netleşti.
Çalışmanın özüne ve yararlılık paydasına yönelik nihai bir değerlendirme yapmaya gelince; bu kitapta yer alan bazı bilgi, belge, okuma ve yorumlamaların Türkiye'deki sanat ve kültür ortamına olduğu kadar, Batılılaşma ya da Batıyla bütünleşme adına yıllardır Avrupa kapılarını aralamaya çalışan siyaset ve iş çevrelerine de tarihsel gerçekler bağlamında, bazı yararlı ve yönlendirici mesajlar iletebileceği inancındayım.
Bu araştırmanın çeşitli aşamalarındaki emek ve yorgunluğu benimle paylaşmanın yanında, yönlendirici eleştirileriyle sürekli destek olan eşim Prof. Dr. Neslihan Sönmez e teşekkür ediyorum. Sevgili kızım Ayşe Sönmez, yıllar önce birkaç dildeki kaynak çevirileri konusunda bana yardımcı olurken çocuk denecek yaştaydı. Aynı şekilde, birlikte üretmenin mutluluğuyla ona da teşekkür ediyorum. Son olarak kitaba eklediğim yeni bölümleri ve düzeltmeleri dijital ortama aktaran asistanım ve sevgili meslektaşım Araştırma Görevlisi Nurcan Yazıcı'ya, Sanat Tarihçisi Hâlenur Kâtipoğlu Kaya'ya, kitap tasarımını büyük bir özenle gerçekleştiren grafik tasarımcı arkadaşım Yrd. Doç. Canan Suner'e, sevgili Şeref Gencer'e, son okumayı yapan Atakan Ural'a., uzun süre yayınlanmayı bekleyen bu eseri okuyucuyla buluşturduğu için Bağlam Yayınları' ndaki dostlarıma teşekkür etmeyi zevkli bir görev olarak kabul ediyorum.
- Prof. Dr. Zeki Sönmez İstanbul, 2006


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 342
En / Boy : 13,5 / 20
Kağıt Cinsi : Kuşe
Basım Tarihi : 11.2006
₺127,50

Kitapta Makalesi Bulunan Yazarlar: Ara Altun, Ali Alpaslan, H. Örcün Barışta, Filiz Çağman, Zeren Tanındı, Halit Çal, Ahmet Vefa Çobanoğlu, Yıldız Demiriz, Selda Ertuğrul, A. Fulya Eruz, Semavi Eyice, Hamza Gündoğdu, Haşim Karpuz, Selçuk Mülayim, Mehmet Önder, Nermin Sinemoğlu, Neslihan Sönmez, Zeki Sönmez, Baha Tanman, Orhan Cezmi Tuncer, Abdüsselam Uluçam, İ. Aydın Yüksel.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 303
En / Boy : 14 / 20
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 10.1996
₺38,25
Mohsen Mostafavi ve David Leatherbarrow mimarîye farklı bir bakış açısı ile yaklaşıp, "bir yapı kullanıma geçilmesiyle mi tamamlanır, yoksa bizim bitiş olarak gördüğümüz gerçekte sonunbaşlangıcı mı olmaktadır" sorusunu gündeme getiriyorlar. Bir yapı olgunlaşma dönemine kadar hoş ve güzel görülebilir, ancak bu faaliyet tamamlamanın ötesine geçtiği yani ihtiyarlamaya doğru devam ettiği zaman artık trajik bir hal alabilir. Mimarînin bugüne dek gördüğümüzün çok dışında farklı bir boyutuna dikkatimizi çeken bu kitabı dilimize kazandıran Dr. Yusuf Civelek’e pek çok mimarın kenarından köşesinden değindiği bir konuyu gündeme getirdiği için teşekkür ederim. Bu kitabın, günlük kısır çekişmeler içindeki mimarları durup düşünmeye, yeni bir soluk almaya, mesleklerinin onlara yüklediği sorumluluğu bir kez daha düşünmek için zaman ayırmaya teşvik etmesini diliyorum. - Dr. M. Sinan Genim -
Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 151
En / Boy : 21,5 / 19
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : .2005
₺42,90

Mutluluğun Mimarisi, Kuzey Avrupa mimarisinden Japon ve İslam mimarisine kadar dünyanın farklı yerlerinde ortaya çıkmış ve kabul görmüş mimari üslupları daha yakından tanımanızı, mimari ile felsefe, psikoloji politika gibi alanlar arasında daha önce hiç aklınıza gelmeyen bağlantılar kurmanızı sağlayacak. Bu kitabı okuduktan sonra evinizle, sokağınızla, en önemlisi de kendinizle ilgili düşünceleriniz tamamen değişecek.

“Alain de Botton her kitabında olduğu gibi bu kitabında da bizi nasıl yaşadığımız, hayatımızda neleri değiştirebileceğimiz üzerine düşünmeye yöneltiyor.”
- The Times

“Mimari üzerine yazılmış başka kitaplar kadar ciddi ama onlardan çok farklı, çok daha eğlenceli, düşündürücü.”
- GQ


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 312
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2018
₺35,00

ABD’de 2001’den beri spekülatif bir biçimde şişirilmekte olan gayrimenkul ve ona bağlı finans sektöründe 2008’de iktisadi bir kriz patlak verdi ve kısa sürede tüm Avrupa’yı girdabına aldı. Asi Şehirler, neoliberal iktisat tarafından kurgulanan kriz anlatısı ile krizin kendi üzerlerinden telafi edildiği kitlelerin konumu arasındaki makasın giderek açıldığı bu zaman kesitini tahlil ediyor. Bir ayağı sokakta olan kitap, doğrudan eylem lehine uzun vadeli bir kavramsal analiz de sunuyor. Harvey, 1980’lerin ikinci yarısından bu yana olgunlaştırmakta olduğu kentsel iktisat anlayışını burada özlü bir biçimde ortaya koyarken, bir yandan da kavramsal soru ve çözümlemelerin kentsel toplumsal hareketler açısından ne gibi yeni doğrultulara işaret edebileceğini irdeliyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 240
En / Boy : 13 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2019
₺39,00
Tasarımcı Bülent Erkmen’in, 2004 yılından bu yana yaptığı çalışmalardan örnekleri bir araya getiren "Son İşler 2" başlıklı kitap, 20 Mart-5 Mayıs 2012 tarihleri arasında Milli Reasürans Sanat Galerisi’nde aynı adı taşıyan sergi ile birlikte eş zamanlı olarak kitapçılarda. Sanat ve kültür alanına odaklanmış çalışmaların ağırlık taşıdığı "Son İşler 2" kitabında; Lizbon Ulusal Çini Müzesi’nde sergilenen çini tasarımı, İstanbul sokak adı ve kapı numarası tabelaları, 15. Tiyatro Festivali ve 4. Tiyatro Olimpiyatları için tasarladığı "İki Kişilik Bir Oyun" ve "İstanbul" çikolataları gibi farklı tasarım konuları da yer alıyor. Kitapta, Erkmen’in 15 yıldır sürdürdüğü Arredamento Mimarlık dergisi kapakları, üç ayrı sezon için üç ayrı konseptle geliştirdiği İstanbul Devlet Tiyatrosu afiş dizileri, Osmanlı Bankası Müzesi’ndeki sergilerin tasarımlarıyla Osmanlı Bankası Müzesi’nin yeni sergileme tasarımları yer alıyor. Ayrıca uluslararası etkinlikler için hazırladığı "Frida ve Diego", "Fukuda", "Tomaszewski" ve "İran Seçimleri" afişleri ile Hrant Dink Ödülleri kimliği, "Hepimiz Hrant Dink’iz" kitabı, Ferit Edgü için hazırladığı "Elde Yapım Kitaplar" dizisi ve "Akın Nalça Kitapları" da işler arasında. Erkmen’in "labirent/küfi yazı" bileşiminin izinde tasarladığı "Metropol" dizisinden "Berlin" ve "İstanbul" afişleriyle "Frankfurt Kitap Fuarı Konuk Ülke Türkiye" ve "Becoming İstanbul" için logo ve afişler de çalışmada yer alıyor. Türkçe-İngilizce çift dilli olarak basılan kitabın sonunda ise Erkmen’in "montajladığı" kapsamlı bir söyleşi var.
Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 214
En / Boy : 23,5 / 32
Kağıt Cinsi : Kuşe
Basım Tarihi : 3.2012
₺51,00

Mahremiyet ve Kamusallık, modern mimari hareketinin Adolf Loos ve Le Corbusier gibi iki önemli figürünün eserlerinden yola çıkarak, mimarinin ancak kitle iletişim araçlarıyla temasa geçtiğinde modern olduğunu ve böylece geleneksel mekân ve öznellik anlayışlarının temellerini sarstığını savunuyor. Mimarlığın kabul gören bakış açılarının temel varsayımlarını sorguluyor ve mimari eleştirinin yöntemini yeniden değerlendiriyor. Arşivden şehre, modaya, savaşa, reklamcılığa ve müzeye kadar uzanan entelektüel bir yolculukta, mekânları deneyimleme biçimlerimizdeki değişikliklerin izlerini süren kitap, mimari söylemi çizim, model, fotoğraf, kitap, film ve reklam gibi pek çok temsil biçiminin kesişim noktası olarak gördüğü için, mimari nesneye, yani başlı başına bir temsil mekanizması olan binalara başka gözlerle bakmayı öneriyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 382
En / Boy : 13 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2020
₺61,50

Ütopyacı hareketler yüzlerce yıldır adil bir toplum ve daha iyi bir yaşam için mücadele veriyorlar. Harvey bu eserinde tarihsel ve coğrafi bir bakış açısıyla bu hareketlerin başarısızlıklarının altında yatan sebepleri ve ütopyaları ortaya çıkaran fikirlerin geçerliliğini sorguluyor - başka bir ifadeyle, fikirlerin neden ütopik kaldığını, hayallerin neden gerçekleşmediğini. ABD’deki Baltimore şehrini model olarak aldığı mevcut kentsel ortamın çarpıcı bir betimlemesini sunarken, "alternatif yok" diyenlere karşı ütopyacı hayal gücüne başvurmanın kaçınılmazlığını vurguluyor. Uzamsal ve zamansal ütopyaların artılarını eksilerini değerlendirdikten sonra, "diyalektik ütopyacılık" adını verdiği yeni bir ütopyacı düşüncenin genel hatlarını çizen Harvey, daha eşitlikçi ve doğayla barışık yaşamayı mümkün kılacak tasarımlara dikkatimizi çekiyor. Kitabın sonunda ise yazarın kendi umut mekânına dair son derece aydınlatıcı, gayet şahsi bir ütopya bulacaksınız. David Harvey Türkçede Postmodernliğin Durumu ve Sosyal Adalet ve Şehir kitaplarıyla tanınmıştır. Araştırmalarının felsefi merkezinde, Marksist kurama mekânı, uzamsallığı eklemlemeyi, tarihsel maddeciliğe coğrafyayı dahil etmeyi amaçlayan verimli bir perspektif vardır. Bu kitapta da öyle. Her yönüyle tartışılmaya, incelenmeye değer bir kitap Umut Mekânları.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 368
En / Boy : 13 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2020
₺57,00

Dijital imgeler başta televizyon ve internet olmak üzere sinema filmlerinden video oyunlarına, fotoğraftan animasyonlara iletişim ortamlarının ayrılmaz parçası haline geldi. Dijitalleşme, farklı bir insan ilişkisi ve topluluk biçimi ortaya çıkararak, bir anlamda yeni bir sosyoloji doğurmuş oldu. İmge teknolojilerine o kadar fazla zekâ yüklenmiş durumda ki, sık sık imgelerin "düşündüğü" hissine kapılıyoruz. İletişim teknolojileri ve tasarımı alanında geniş bir deneyimi olan Ron Burnett bu yeni "imge ekolojisi"ne yakından bakıyor. Görsel algının nasıl işlediğini ana hatlarıyla çizen yazar, medyanın bugünkü niteliğini mümkün kılmış olan yeni teknolojileri, özellikle interaktif ve katılımcı işleyiş biçimlerini vurgulayarak ve tarihsel bağlamlarına yerleştirerek irdeliyor. Bilişsel bilimlerin insan bilinci konusunda getirdiği açılımlardan da yararlanan Burnett, zihni ve bedeni anlamakta karşılaşılan birçok muammanın merkezinde imgelerin yer aldığını savunuyor. İnsan bilincinin oluşumunda dilin yanı sıra imgelerin de temel bir rol oynadıklarını ve artık insan kültür ve doğası hakkında yapılacak herhangi bir tartışmanın imgelerin bu rolünü hesaba katmaksızın verimli olamayacağını ileri sürüyor. İmgeler Nasıl Düşünür’ü, yazarın görsel teknolojilerde son birkaç yılda yaşanan gelişmeleri ele aldığı, Türkçe basım için yazdığı önsözüyle yayımlıyoruz. Sadece tasarım, sinema gibi görsel bilgi işleyen alanlarda çalışan veya öğrenim görenlerin değil, özellikle televizyon ve bilgisayarından durmadan maruz kaldığı imge bombardımanını anlamlandırmak ve alternatif biçimlerde kullanmak isteyen herkesin mutlaka okuması gereken bir kitap.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 230
En / Boy : 13 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2018
₺52,50

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 336
En / Boy : 23 / 30
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 2.2013
₺54,00

Yasanan Mimari Tüm sanata ilgi duyanlar ve mimarlar için ilgili temel kavramlari ve bakis açilarini ele alan bir kilavuz... Yasanan Mimari adli bu kitap yüzyillar boyunca gerçeklestirilmis mimari çalismalari her okurun kolayca anlayabilecegi bir dille anlatiyor; mimari tasarimlari çay fincanlarindan Palladio`nun villalari ve Pekin`deki Kis Sarayi`na kadar uzanan genis bir yelpaze içinde inceliyor. Yasanan Mimari mimari ve tasarim konularina ilgi duyan genel okur için temel bir basvuru ve kültür kaynagi olusturacak, bu alanlarda profesyonel olarak çalisanlar için de taze bir bakis açisi getirecektir. Farkli tasarimiyla dikkat çeken gözden geçirilmis yeni basim...


 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 247
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 12.2018
₺34,00

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 454
En / Boy : 16 / 24
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2018
₺78,20

Medeniyetlerin kendi yaşam biçimleri ile uygarlık seviyelerini yansıtan en karmaşık ve kapsamlı yapı olan şehrin mekânlarını, sosyal, kültürel arka planlar olmadan anlayıp algılayabilmek mümkün değildir. “Mekânın doğasını” anlama çabası olarak adlandırabilecek çalışmalar sayesinde mekânla insan, mekânla toplum, mekânla mekân ve mekânla kentin ruhu arasındaki ilişkiler bütünü kavranabilmiş olunacaktır. Kaldı ki mekânla toplumun ve insanın ilişkisi, bu ikisi üzerinden mekânla mekânın ilişkisi anlamına gelmektedir. İnsanın ve toplumun mekânla ilişkisi ise mekân üzerinden kendileriyle ilişkilerini ifade etmektedir. Bu yönüyle “şehircilik sosyal bir faaliyettir.” “Bir nesne olduğu kadar, bir özne de olan kentin organik ve sembolik yapısı bir cetvel ve bir pergelle anlaşılamaz. Bir bilim olarak şehircilik ‘kentin şiiri ve metafiziğini’ anlayamaz, ayrıca anlamak da istemez.” Söz konusu metafiziği anlamak için ihtiyaç duyulan şey, teknikten daha çok mekânın felsefesi ve teknik donanımlardan daha çok amaçların belirlenerek mekâna dair yapım programının oluşturulmasıdır. Hatta varlığını uzun süre devam ettiren bir kentsel mekân, hızla değişen mimari tarzlara rağmen biçimsel olarak değişmiyorsa burada mimariden daha fazla sosyal ve kültürel yapıdan bahsetmek daha doğru bir yaklaşım olacaktır. Böyle durumlarda mekân veya yapı güncel işlevlerinden ziyade meydana geldiği zaman sürecine göre değerlendirmeye tabi tutulmalıdır.




Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 240
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2014
₺39,15

Tarihte iz bırakmış medeniyetlerin mimari şahaserlerini tanıttığı kitaplarıyla dünya çapında birçok ödüle lâyık görülmüş olan yazar, 16. yüzyılda Osmanlı Devleti’nde tipik bir caminin, külliyesiyle beraber yapılış sürecini anlatıyor. Metin, hoş bir hikâye şeklinde kaleme alınmış. Camiyi yaptıran Süha Mehmed Paşa, mimarbaşı Hüseyin Efendi ile ustaları, hikâyenin başkahramanları olarak rol alıyorlar. Tamamı renkli, muhteşem çizimlerle süslü kitap, caminin ilk taslaklarının çizilmesinden başlayıp şerefelere ve cam süslemelerine varıncaya kadar bütün ayrıntıları gösteriyor. Külliyenin medrese, aşevi, şifahane, imarethane, hamam, çeşme, bedestan ve hazire gibi bölümleri de işlevleriyle beraber tanıtılıyor. Böylece külliyesiyle birlikte bir caminin Türk-İslam toplumundaki yeri ve önemi yansıtılıyor.

Sadece çocukların değil, büyüklerin de ilgiyle okuyabilecekleri ve uzun yıllar faydalanabilecekleri bir kitap. Yazarın ifadesiyle: "Torunlarımızın torunları için..."

Bana öyle geliyor ki, dinî mimarinin en iyi örnekleri, insanlığın en görkemli başarıları arasında yer alır. Biz insanlar, daha yüce bir varlığın hizmetinde çalıştığımızda sınırlarımızı, hatta beklentilerimizi aşabildiğimizi görürüz. Temelleri "iman"la atılan ve aklıselim ile göklere yükselen bu binalar, eşine dünyevi amaçlarla yapılan binalarda rastlanmayan bir azmin, dehaya varan bir ustalık ve sanatkârlığın ürünüdür.

- David Macaulay


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 96
En / Boy : 22,5 / 29,5
Kağıt Cinsi : Kuşe
Basım Tarihi : .2010
₺73,95 KDV Dahil

Mimarlık tarihçisi Sibel Bozdoğan, 1908’deki Meşrutiyetin ilanından Kemalist tek parti iktidarının 1950’de sona erişine kadar modern Türk mimarisinin kültürel tarihini ve Avrupa modernizmiyle bağlantılarını anlatıyor. Resmi propaganda yayınlarını, mimarlık meslek dergilerini ve zamanın popüler yayınlarını esas alan Bozdoğan, geniş bir siyasi, tarihi ve ideolojik bağlam içerisinde Türk mimari kültürüne bakıyor; modern mimarinin -özellikle temsili nitelikteki kamu binaları ve idealleştirilmiş modern ev formuyla- nasıl Cumhuriyet inkılabının başlıca görsel ifadesi haline geldiğini gösteriyor ve Türk mimarlarının modern formları rasyonel ve bilimsel zeminde meşrulaştırma ve Türk yapı gelenekleriyle uyumluluklarını gösterme suretiyle bu formları "millileştirme" girişimlerini örnekleriyle sergiliyor. Türkiye’nin modernlik projesinin birçok açıdan eleştirel bir biçimde yeniden değerlendirildiği günümüzde, Kemalizmin mimari mirasının böyle kapsamlı biçimde incelenmesi son derece yerinde ve kışkırtıcı... Sosyal tarih ile mekân örgütlenmesi arasındaki ilişkileri zevkle okunan bir anlatımla veren bu güzel kitap, yalnızca mimarlık öğrenci ve araştırmaları için değil, bütün sosyal ve beşeri bilimler için son derece ilginç bir kitap.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 408
En / Boy : 16,5 / 23,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2020
₺57,00

Bir hayatı oluşturan her şey; iktisadın ve tarihin ötesinde, belki de berisinde, hayatlarımızı yaşanmış, yaşanılır kılan küçücük şeyler; günlerimizi ören, bizleri var kılan detaylar... İşte bunların kaydını tutmuş John Berger. Sözcüklerle çıkardığı bu "fotokopi"lerde kendisinde sevgi dolu bir iz bırakmış kişileri anlatıyor: Bir yabancıya uydurduğu masallarda yaşayan Kathleen’i; hayatının son göçünü Le Corbusier’nin tasarladığı evden yapan Andre’yi; "Yeni tasarım, şaşırmak!" diyen Cartier-Bresson’u; bütün kısraklarına aynı adı veren Theophile’i; anlaşılmaz biçimde akıcı ve güzel resimleriyle Abidin Dino’yu; dağlarda bile mizah duygusunu kaybetmeyen Subcomandante Marcos’u... Ve yavaş yavaş, hiç bir araya gelmez sanacağınız bu insanları Berger’ın kaleminden tanırken, yazarın istemeden eleverdiği otoportresi de belirmeye başlıyor gözlerinizin önünde.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 120
En / Boy : 13 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2018
₺22,50
Hal Foster Tasarım ve Suç’ta mimarlık ile tasarımın, sanat ile eleştirinin çağdaş kültür içindeki yerini tartışıyor. İlk bölümde, piyasa ile kültürün giderek nasıl kaynaştığını inceliyor. Gündelik hayatın her anına sızan tasarım kültürünün, kimlikleri markalara endekslemesi üzerinde duruyor. Zamanımızın iki gözde mimarı, Frank Gehry ve Rem Koolhaas’la ilgili yazılarında, mimarlığın, gösteri dünyası ve küresel kentle arasındaki bağlantılarını çözümlüyor. İkinci bölümde, Baudelaire, Valéry gibi kimi modernlik sözcülerinin yargılarına da değinerek, modern sanat ile modern müzenin tarihsel bağını inceliyor. Sanat tarihinin ve eleştirinin, görsel iletişim kültürünün egemenliği altındaki seyrini izliyor. Modernizmin ve postmodernizmin akıbetine ilişkin sorular sorduruyor.
Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 198
En / Boy : 13 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2012
₺41,25

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 288
En / Boy : 24,5 / 30,5
Kağıt Cinsi : Kuşe
Basım Tarihi : .2013
₺217,50
Türkiye Tarihi, Oğuz Akkan ile Sina Akşin'in 1980 yılında oluşturdukları bir tasarının ve uzunca bir çalışma ve hazırlık döneminin ürünüdür. Türkiye Tarihi 5 ciltten oluşmaktadır. Her ciltte, dönemin siyaset, iktisat, düşünce, mimarlık ve sanat tarihleri ayrı bölümlerde incelenmektedir. 1. Cilt Osmanlı Devleti öncesindeki Türkleri ele almaktadır. 2. Cilt Osmanlı Tarihini 1600 yılına değin gözden geçirmektedir. 3. Cilt 1600-1908 yıllarını kapsıyor. 4. Cilt 1908-1980 dönemini inceliyor. 5. Cilt 1980-2003 dönemini, yani şimdiki Türkiye'yi ele alıyor. Sina Akşin yazarlar kadrosunu oluşturmuş ve yayın yönetmenliğini üstlenmiştir. Siyaset Tarihi bölümlerinin yazarları Ümit Hassan, Metin Kunt, Sina Akşin, Cemil Koçak, Hikmet Özdemir, Bülent Tanör'dür. İktisat Tarihi bölümlerini Halil Berktay, Suraiya Faroqhi, Korkut Boratav, Zafer Toprak yazmışlardır. Düşünce Tarihi bölümleri Ümit Hassan, Hüseyin Yurdaydın, Sina Akşin, Selahattin Hilav, Murat Katoğlu tarafından kaleme alınmıştır. Mimarlık ve Sanat Tarihi bölümlerinin tek yazarı Ayla Ödekan'dır. Sina Akşin Türkiye Tarihi'nin amacını şöyle açıklamaktadır."...Türkiye'de okullarda ve üniversitelerde okutulan tarih genellikle yüzeysel bir tarihtir. Okullarda öğrenciler için tarih en çekilmez, ezbere dayalı, anlamsız ders durumundadır. Üniversite tarih bölümlerinin puanları, yani tarihçiliğe rağbet, çok düşüktür. Tarih, birçoklarımızın gözünde gerçeğin araştırılacağı, heyecan verici bir bilim dalı değil, kabul edilmiş belirli ideolojik ya da siyasal tutumları destekleyecek kanıtların derleneceği bir alandan ibarettir. İşte biz, bu kitabın, ülkemiz tarihçiliğini hal-i pur melalinden kurtaramaya belkimütevazi bir katkısı olur diye düşündük." Elinizdeki bu cilt Osmanlı Devleti'nin 1600-1908 dönemindeki siyasal, iktisat, düşünce ve bilim tarihi;mimarlık ve sanat tarihi için vazgeçilmez bir kaynaktır.
Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 479
En / Boy : 16 / 24
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2011
₺36,00
Türkiye Tarihi, Oğuz Akkan ile Sina Akşin'in 1980 yılında oluşturdukları bir tasarının ve uzunca bir çalışma ve hazırlık döneminin ürünüdür. Türkiye Tarihi 5 ciltten oluşmaktadır. Her ciltte, dönemin siyaset, iktisat, düşünce, mimarlık ve sanat tarihleri ayrı bölümlerde incelenmektedir. 1. Cilt Osmanlı Devleti öncesindeki Türkleri ele almaktadır. 2. Cilt Osmanlı Tarihini 1600 yılına değin gözden geçirmektedir. 3. Cilt 1600-1908 yıllarını kapsıyor. 4. Cilt 1908-1980 dönemini inceliyor. 5. Cilt 1980-2003 dönemini, yani şimdiki Türkiye'yi ele alıyor. Sina Akşin yazarlar kadrosunu oluşturmuş ve yayın yönetmenliğini üstlenmiştir. Siyaset Tarihi bölümlerinin yazarları Ümit Hassan, Metin Kunt, Sina Akşin, Cemil Koçak, Hikmet Özdemir, Bülent Tanör'dür. İktisat Tarihi bölümlerini Halil Berktay, Suraiya Faroqhi, Korkut Boratav, Zafer Toprak yazmışlardır. Düşünce Tarihi bölümleri Ümit Hassan, Hüseyin Yurdaydın, Sina Akşin, Selahattin Hilav, Murat Katoğlu tarafından kaleme alınmıştır. Mimarlık ve Sanat Tarihi bölümlerinin tek yazarı Ayla Ödekan'dır. Sina Akşin Türkiye Tarihi'nin amacını şöyle açıklamaktadır."...Türkiye'de okullarda ve üniversitelerde okutulan tarih genellikle yüzeysel bir tarihtir. Okullarda öğrenciler için tarih en çekilmez, ezbere dayalı, anlamsız ders durumundadır. Üniversite tarih bölümlerinin puanları, yani tarihçiliğe rağbet, çok düşüktür. Tarih, birçoklarımızın gözünde gerçeğin araştırılacağı, heyecan verici bir bilim dalı değil, kabul edilmiş belirli ideolojik ya da siyasal tutumları destekleyecek kanıtların derleneceği bir alandan ibarettir. İşte biz, bu kitabın, ülkemiz tarihçiliğini hal-i pur melalinden kurtaramaya belkimütevazi bir katkısı olur diye düşündük." Elinizdeki bu cilt 1300-1600 dönemi Osmanlı Tarihi'nin ilk üç yüzyılı için vazgeçilmez bir kaynak niteliğindedir.
Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 416
En / Boy : 16 / 24
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2011
₺78,40
Türkiye Tarihi, Oğuz Akkan ile Sina Akşin'in 1980 yılında oluşturdukları bir tasarının ve uzunca bir çalışma ve hazırlık döneminin ürünüdür. Türkiye Tarihi 5 ciltten oluşmaktadır. Her ciltte, dönemin siyaset, iktisat, düşünce, mimarlık ve sanat tarihleri ayrı bölümlerde incelenmektedir. 1. Cilt Osmanlı Devleti öncesindeki Türkleri ele almaktadır. 2. Cilt Osmanlı Tarihini 1600 yılına değin gözden geçirmektedir. 3. Cilt 1600-1908 yıllarını kapsıyor. 4. Cilt 1908-1980 dönemini inceliyor. 5. Cilt 1980-2003 dönemini, yani şimdiki Türkiye'yi ele alıyor. Sina Akşin yazarlar kadrosunu oluşturmuş ve yayın yönetmenliğini üstlenmiştir. Siyaset Tarihi bölümlerinin yazarları Ümit Hassan, Metin Kunt, Sina Akşin, Cemil Koçak, Hikmet Özdemir, Bülent Tanör'dür. İktisat Tarihi bölümlerini Halil Berktay, Suraiya Faroqhi, Korkut Boratav, Zafer Toprak yazmışlardır. Düşünce Tarihi bölümleri Ümit Hassan, Hüseyin Yurdaydın, Sina Akşin, Selahattin Hilav, Murat Katoğlu tarafından kaleme alınmıştır. Mimarlık ve Sanat Tarihi bölümlerinin tek yazarı Ayla Ödekan'dır. Sina Akşin Türkiye Tarihi'nin amacını şöyle açıklamaktadır."...Türkiye'de okullarda ve üniversitelerde okutulan tarih genellikle yüzeysel bir tarihtir. Okullarda öğrenciler için tarih en çekilmez, ezbere dayalı, anlamsız ders durumundadır. Üniversite tarih bölümlerinin puanları, yani tarihçiliğe rağbet, çok düşüktür. Tarih, birçoklarımızın gözünde gerçeğin araştırılacağı, heyecan verici bir bilim dalı değil, kabul edilmiş belirli ideolojik ya da siyasal tutumları destekleyecek kanıtların derleneceği bir alandan ibarettir. İşte biz, bu kitabın, ülkemiz tarihçiliğini hal-i pur melalinden kurtaramaya belkimütevazi bir katkısı olur diye düşündük." Elinizdeki bu cilt, Osmanlı Devleti'ne kadar Türklerin iktisadi ve toplumsal tarihi, kültürü, mimarlık ve sanat tarihi için vazgeçilmez bir kaynaktır.
Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 520
En / Boy : 16 / 24
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2011
₺96,80

Osmanlı devri Nafia nazırlarından (Bayındırlık Bakanı) İbrâhim Edhem Paşa’nın başkanlığında bir heyet tarafından hazırlanan bu eser Türkçe (Osmanlıca), Fransızca ve Almanca olarak 1873’te yayınlandı. “Usul-i Mî’mârî-i Osmânî” (Osmanlı Mimarlık Usûlleri) adlı bu kitap Viyana sergisinde, bütün dünyaya Osmanlı Mimari üslûbunu tanıtmak için hazırlanmıştı.

Osmanlı Mimarisi’ni görüntüleriyle ortaya koyan bu eser mimarlar, mühendisler, çini ve porselen imalatçıları gibi güzel sanatlarla uğraşanlara ve daha da mühimi Osmanlı mimari tarihine ilgi duyan herkesin incelemesi gereken bir başucu kitabı.


Basım Dili : Almanca
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 487
En / Boy : 24,5 / 33
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 3.2015
₺175,03
1 2 3 >
Çerez Kullanımı