Dostoyevski, hapishane günlerinden edindiği deneyimlerden yola çıkarak kendi nihilizmini ve iyiyle kötü arasındaki mücadeleyi, ezilen yoksul bir öğrenci olan Raskolnikov'un hikayesiyle anlatıyor.

Raskolnikov, insani amaçların, aşağılık araçları meşrulaştırdığına inandığından açgözlü yaşlı bir kadın tefeciyi öldürüyor. Okur, bu andan itibaren Raskolnikov’un bilincine kilitleniyor; kendinden nefret etme ve gurur, başkalarını küçümseme ve onlara ihtiyaç duyma, korkunç umutsuzluk ve kurtuluş umuduyla ilgili çelişkili duygularını paylaşıyor.

Suç ve Ceza; insanın, varoluşundan bu yana kalbindeki ebedi çatışmaları aydınlatan bir dizi olağanüstü dramatik sahneden inşa edilmiş trajik bir romandır. Ayrıca dini, sosyal ve felsefi unsurlarla aşılanan edebi bir şaheser…


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 636
En / Boy : 12.5 / 19.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2021
₺34,30

Rus ve Dünya Edebiyatı Üzerine Notlar adlı bu derleme, dünyanın belki de en çok okunan yazarlarından F. M. Dostoyevski’nin Batı karşısında Rusya’ya yönelik düşünceleri ekseninde dünya ve Rus edebiyatının önde gelen isimlerini acımasızca eleştirdiği, dönemin sosyo-politik konularını içeren makalelerinin en can alıcı kısımlarından oluşmaktadır. Dostoyevski bu metinleri bizzat eleştiri edebiyatı olarak nitelendirir. Romanlarına ek olarak Dostoyevski’nin eleştirel makaleleri, notları ve denemeleri; onu bir insan ve yazar olarak imge, biçem ve sorunsallık açısından tanımada önemli bir kaynak niteliğinde olup 19. yüzyıl ortası Rusya’sının toplumsal-edebi hareketliliği bağlamında değerli birer tarihsel belge özelliği taşımaktadır. Dostoyevski’nin eleştiri edebiyatı bağlamında kaleme aldığı yazılarına, bir nevi sanat eserinin nasıl olması gerektiğine yönelik kılavuz olarak da bakılabileceği gibi, yazarın gözünden dünya ve Rus edebiyatından okunması gereken eserlerin eleştirel bir fihristi de denilebilir. Dünya edebiyatı açısından azımsanamayacak değerde olan bu metinler, Türkçede ilk kez yayımlanıyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 180
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2020
₺27,00

“Dostoyevski’nin Kış Notları, yazarın görüşlerinin, başka hiçbir gazete, dergi yazısında görmediğimiz kadar bütünlüklü ve dürüst bir ifadesini sunuyor bize.” –Joseph Frank

Dostoyevski’nin 1862’nin Haziran ayında Peterburg’dan yola çıkarak yaptığı Avrupa gezisi notlarından oluşan Yaz İzlenimleri Üzerine Kış Notları, yazarın editörlüğünü de yaptığı aylık dergi Vremya’nın Şubat 1863 sayısında yayımlandı. Dostoyevski’nin Avrupa’daki Rus algısına dair izlenimlerini de içeren yazıları içeren bu kitap, birçok eleştirmene göre, yazarın Yeraltından Notlar’da daha derinlikli işleyeceği bazı temaları barındırmasıyla o romanı müjdeleyen de bir yapıt.

Dostoyevski, kendi sara hastalığı konusunda Batı tıbbının neler söyleyeceğini öğrenmek için çıktığı bu yolculukta Paris, Londra, Berlin, Viyana, Milano, Floransa gibi şehirlere gider. Burada aynı zamanda Rusya’yı yozlaştırdığını düşündüğü Batı kültürünü de gözlemleyebilecektir.

Yaz İzlenimleri Üzerine Kış Notları, yazarlık kariyerinin henüz ilk on yılını devirmiş, en bilinen eserlerinin çoğunu daha kaleme almamış bir Dostoyevski’nin bakış açısına dair aydınlatıcı bir metin.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 120
En / Boy : 13 / 19
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2020
₺22,96

Yıl 1846’dır. Genç Dostoyevski, ilk romanı İnsancıklar’ı tamamlar tamamlamaz ev arkadaşı yazar Grigoroviç’e okutur. Grigoroviç o kadar heyecanlanır ki birkaç kez kalkıp Fyodor’un boynuna sarılmak ister; fakat arkadaşının aşırı duygu gösterilerinden hoşlanmadığını bildiği için yapmaz. Grigoroviç ertesi gün romanı yazar ve yayımcı Nekrasov’a götürür; kitaptan çok etkilenen Nekrasov da eleştirmen Belinski’ye... "Yeni Gogol doğdu!" der, Nekrasov, daha kapı ağzında.

Aynı günün akşamı, Belinski’ye tekrar uğradığında onu heyecan içinde bulur: "Nerede kaldınız? Nerede bu Dostoyevskiniz? Genç mi? Kaç yaşında? Hemen getirin bana onu!" Belinski’nin evine getirilen yirmi üç yaşındaki genç yazar, daha sonra orada olanları şöyle anlatacaktır: "Ve işte... beni onun yanına götürdüler. Belinski’yi birkaç yıl önce heyecanla okumuştum, ama bana ürkütücü ve sert gelmişti ve benim İnsancıklar’ımla alay edecek diye düşünüyordum. Beni çok saygılı ve ağırbaşlı bir şekilde karşıladı; ama daha bir dakika bile geçmeden her şey bambaşka oldu...

Ateşli ateşli, alevli gözlerle konuşuyordu. "Siz kendiniz anlıyor musunuz?" diyordu bana tekrar tekrar, alışkanlığı olduğu üzere bağırarak, "Ne yazmış olduğunuzu anlıyor musunuz?.. Bütün bu korkunç gerçeği, bizlere göstermiş olduğunuz bu gerçeği siz mi düşündünüz? Olamaz, sizin gibi yirmi yaşında birinin bütün bunları anlamış olmasına imkân yok... Gerçeği keşfetmiş ve bir sanatçı olarak ilan etmişsiniz, size bir yetenek verilmiş, yeteneğinizin değerini bilin ve emin olun, siz büyük bir yazar olacaksınız." Yıl 2013. 167 yıl sonra Dostoyevski her kuşağın başucu yazarlarından olma özelliğini koruyor ve İnsancıklar, onun dünya edebiyatına ilk armağanı...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 179
En / Boy : 12,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2020
₺19,90

Dostoyevski’nin ilk dönem öyküleri... Daha önce yayımladığımız Beyaz Geceler ve İkiz gibi uzun öykülerden sonra Dostoyevski, kısalı uzunlu bir dizi metin kaleme almıştı. Yazarın sürgün dönüşü öncesi yazdığı öykülerin tamamı, böylece, bu öykü kitabıyla birlikte yeniden çevrilip Can Yayınları’nın Klasikler dizisinde yerini almış oluyor. "Dokuz Mektuplu Roman", "Yufka Yürek" gibi ünlü öykülerin de yer aldığı bu kitap, Dostoyevski’nin gençlik yıllarında edebiyata bakışını, etkilendiği kaynakları, konu edindiği meseleleri göster-mesi bakımından çok önemli. Bu öykülerde, sonraki yıllarda yazacağı Suç ve Ceza, Karamazov Kardeşler gibi büyük romanların işaretleri var. Özellikle uyumsuz kişiliklerin, deliliğin sınırında yaşayanların, toplumsal konum ve mevki meselesiyle kavgalı karakterlerin yer aldığı öykülerde Gogol’ün etkisi iyice hissedilirken, Dostoyevski’nin yazar kimliğinin henüz oturmadığı da gözlemleniyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 309
En / Boy : 12,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2020
₺29,20

Karamazov Kardeşler, edebiyat tarihinde çok az romana nasip olmuş bir üne sahip. Klasik Rus edebiyatının dev yazarı Dostoyevski’nin bu son romanı, Rusya’nın ruhunu simgeleyen temsilcileriyle Karamazov ailesine odaklanmış, ama girmedik alan, değinmedik konu bırakmamış: din, ahlak, baba katli, şiddet, Doğu-Batı sorunu, sınıf mücadelesi, feodalizm, sosyalizm... Dostoyevski’nin, “Hiçbir romanımı bu kadar önemsemedim,” dediği Karamazov Kardeşler, daha yayımlandığı tarihten itibaren kült bir eser haline gelmiş ve tüm dünyada büyük tartışmalara yol açmıştır; XX. yüzyılın temel yazınsal izleklerini belirlemiş ve pek çok yazarı peşinden sürüklemiştir. Kitabın yayımlanmasından kısa bir süre sonra ölen Dostoyevski, tıpkı Suç ve Ceza’da olduğu gibi bu kitabında da insanlığın evrensel sorunlarını ortaya koyar. Karamazov Kardeşler, bu anlamda “kuyuya atılmış bir taş” kadar etkili bir yapıt olarak önemini koruyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 1080
En / Boy : 12,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2020
₺58,90

“İnsan olmak, gerçek insan, etiyle kemiğiyle insan olmak bile ağır gelir bize. Utanırız bundan, insan olmayı yüz karası sayarız, benzeri olmayan toplumsal birtakım insanlar olmak için çabalarız. Ölü doğmuş insanlarız biz ve uzun zamandır canlı babaların çocukları değiliz, giderek daha çok hoşlanıyoruz böyle doğmuş olmaktan. Zevk duyuyoruz bundan. Çok yakın bir gelecekte bir şekilde düşüncelerden doğmanın yolunu bulacağız.”

Dostoyevski’nin Gogol etkisinden kurtularak kendi sesiyle verdiği ilk büyük yapıt olan Yeraltından Notlar, Avrupa’daki büyük varoluşçu edebiyatı müjdeleyen bir roman. Kitap, okuruna “yeraltı” diye adlandırdığı bir ruh halinden seslenen karakterin uzun, çılgınca söyleviyle başlıyor. Ardından, bu ahlakçı, uyumsuz, dürüst kişinin yaşadığı bir aşağılanma olayı anlatılıyor. Yüz elli yıldır okunan gerçek bir başyapıt.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 158
En / Boy : 12,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2020
₺15,90

Büyük yazarın ilk büyük romanı sayılan Budala, Dostoyevs­ki’nin, kişinin içsel sorunları ve toplumdaki varoluşunu en çıplak biçimde ele aldığı yapıtlarından biridir. 1868 yılında tamamlanan Budala’nın kahramanı Prens Mışkin, tıpkı Dostoyevski gibi saralıdır. Tedavi için gittiği İsviçre’den bitkin halde döner. İnsanlardan iyice uzaklaşmış, kendi iç dünyasına kapanmıştır. Mışkin, dış dünyadan kopukluğu ve budalalık derecesinde iyi yürekliliği temsil eder. Dostoyevski’nin ruhsal bir arınmayı işlediği bu büyük eser, hem bir tragedya hem de bir aşk romanıdır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 760
En / Boy : 12,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2019
₺54,75

Fyodor Dostoyevski’nin Uysal Kız adlı bu öyküsü bir gazete haberinden, gerçek bir olaydan yola çıkmakla birlikte yazarın da belirttiği gibi tümüyle düşsel boyutlara uzanıyor. 20. yüzyılın sadece romanını değil düşünce yaşamını da derinden etkileyen yazar, bir karakterin düşünceleri arasında gezinerek benzersiz bir öykü yaratmış. Karısının cansız bedeniyle karşı karşıya kalan ana karakterin vicdan azabı içinde, çaresizce neler olup bittiğini sorgulamasıyla başlayan Uysal Kız, yaklaşmakta olan bir felaketin gerilimini ve karakterlerin ruhsal derinliğini kusursuzca yansıtıyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 80
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2020
₺16,06

Suç ve Ceza Dostoyevski’nin en bilinen, en çok okunan romanı. Özünde bir polisiye roman, katilin kim olduğundan çok cinayeti neden işlediği üzerine kurulmuş bir polisiye. İşin tuhafı, bu sorunun cevabını ne katilin kendisi, ne yazar ne de kitap üzerine yazan nice eleştirmen verebiliyor. Romanın cazibesi de zaten düşündükçe psikolojik bir işkenceye, ama aynı zamanda can alıcı sorularla okur açısından felsefi bir sorgulamaya dönüşen bu muammadan geliyor: Her şey beş parasız eski bir üniversite öğrencisinin bir tefeci kadının kafasına indirdiği baltayla başladı.

Hazal Yalın’ın açıklayıcı notlarla desteklediği özenli çevirisi Dostoyevski’nin, Turgenyev’in bir zamanlar taktığı lakapla o Mahzun Yüzlü Şövalye’nin, muazzam bir belagat, nüktedanlık ve hayal gücü yüklediği karakterleriyle, çağının aydınlarına ve güncel tartışmalara nasıl yanıtlar ürettiğini de ortaya koyuyor.

“Yalan, bütün diğer organizmalar karşısında biricik insani ayrıcalık. Yalan söylersen hakikate erişirsin! Ben yalan söylediğim için insanım. […] Bana bir yalan söyle, ama kendine has bir yalan söyle, seni şuracıkta öperim. Kendince yalan söylemek, başkasının hakikatini söylemekten daha bile iyidir; ilk durumda insan sınıfındansındır, ikincisinde ise kuş!”


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 584
En / Boy : 12,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2020
₺22,50

"Suç ve Ceza yazılmasaydı bir yanımız eksik kalırdı."

- Zülfü Livaneli

Yoksul hukuk öğrencisi Raskolnikov, Napolyon gibi kudretli ve hesap sorulamaz biri mi olacaktır, yoksa bir bit mi? Raskolnikov, bu sorunun cevabını öğrenmek için cinayet işleyecek, sonuçta ortaya dünyanın en ilginç katili ve cevaplanması en güç sorusu çıkacaktır: İnsanın sınırları var mıdır?


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 648
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2019
₺40,18

Esmer bu sefer de memura bakmaya gerek görmeyerek,Onun iki buçuk milyon nakit para bıraktığını sen nereden biliyorsun, diye kesti sözünü. Bak sen! Prense göz kırptı! Hemen de yaltaklanmaya hazırlanırlar, bundan onlara ne? Herkesin dilinde dolaşan bir dedikodu var: Babam öldükten sonra, hem de bir ay içinde, beş parasız, çulsuz bir hâlde Pskov’dan eve dönmüşüm. Evet, bunlar tümüyle doğru. Bana ne hain kardeşin ne de anam olacak kadın beş kuruş para gönderdiler. Onu geçtik, babamın öldüğünü bile bildirmediler. Bir köpek kadar değer vermediler bana. Pskov’da tam bir ay sıtmadan yattım, arayıp sormadılar bile beni. Böyle aile düşman başına!..

 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 576
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2019
₺60,00

Öykünün yalnız ve hayalperest anlatıcısı, Petersburg’un “beyaz geceler”inde sokaklarda dolaşırken Nastenka adında bir genç kızla tanışır. Nastenka da bir o kadar yalnızdır. İkinci buluşmalarında aralarında bir dostluk doğar; Nastenka, ona yaşamöyküsünü anlatır: Âşık olduğu genç adam, bir yıl sonra geri döneceğini söyleyerek Moskova’ya gitmiş ama aradan bir yıl geçmesine karşın tek bir mektup bile yazmamıştır. Kahramanımız, Nastenka’yı dinlerken ondan çok etkilenir ama duygularını gizler.

Yalnızca XIX. yüzyıl Rus edebiyatının değil, dünya edebiyatının da en büyük yazarlarından Dostoyevski’nin 27 yaşında yazdığı Beyaz Geceler, okuru sarıp sarmalayan sevecen ve hüzünlü bir uzun öyküdür. Hem “dört gece süren bir aşkın hayali” hem de bir kişilik parçalanmasının öyküsüdür.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 96
En / Boy : 12,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2020
₺14,60

Rusya’nın St. Petersburg kenti Kuzey Kutbu’na o kadar yakındır ki, yaz mevsiminde iki ay boyunca bu şehirde neredeyse güneş batmaz. Beyaz geceler denilen bu çarpıcı döngü, kentin yüzlerce yıllık tarihi dokusuyla birleşince ortaya büyülü bir atmosfer çıkar. Hayalperest genç bir adamın kendini bu atmosfere kaptırması uzun sürmez. İş dışındaki tüm zamanını sokaklarda dolaşarak geçiren genç adam, sonunda çok güzel bir genç kıza rastlar.
Bugüne dek yazılmış en zarif aşk öykülerinden biri...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 64
En / Boy : 13 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2018
₺11,20

Yalnızlıktan mustarip bir hayalperestin St. Petersburg sokaklarında genç̧ bir kadınla geçirdiği dört eşsiz gece... Beyaz Geceler, Dostoyevski’nin yazınsal izleğindeki önemli duraklardan biri.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 72
En / Boy : 12,5 / 20,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2018
₺17,00

Dostoyevski’nin Rusya’yı, Rus halkını gözlemleyerek içlerinden çekip çıkardığı Raskolnikov hem yazarın hem de edebiyat tarihinin en karanlık karakteridir. Yoksulluğunun güzel ve parlak bir hayat kurmasına izin vermeyeceğine inanan genç bir hukuk öğrencisinin, yaşlı tefeci kadını öldürüp parasını çalmayı planlamasıyla başlayan hikayesi, Raskolnikov’un ikilemlerinden, iç çatışmalarından hareketle insanlığa sorduğu ahlaki ve felsefi sorularla edebiyatı başka bir boyuta taşımıştır.

Suç ve Ceza yayımlandığı 1866 tarihinden bu yana, modern insana yaklaşımıyla ve sorduğu can alıcı sorularla güncelliğini hiç kaybetmediği gibi, edebiyatın çıtasını erişilmesi güç bir seviyeye yükseltmiştir. Dostoyevski’nin dehasını tüm yönleriyle yansıttığı roman, bir suçun psikolojik kaydıdır aynı zamanda.

“Aşkı ilk defa yaşamak gibi, denizi ilk defa görmek gibi, Dostoyevski’ yi keşfetmek de insanın hayatında önemli bir tarihtir.”
Jorge Luis Borges


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 668
En / Boy : 12,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2019
₺41,90

Öykünün yalnız ve hayalperest anlatıcısı, Petersburg’un “beyaz gece­ler”inde sokaklarda dolaşırken Nastenka adında bir genç kızla tanışır. Nastenka da bir o kadar yalnızdır. İkinci buluşmalarında aralarında bir dostluk doğar; Nastenka, ona yaşamöyküsünü anlatır: Aşık olduğu genç adam, bir yıl sonra geri döneceğini söyleyerek Moskova’ya gitmiş ama aradan bir yıl geçmesine karşın tek bir mektup bile yazmamıştır. Kahramanımız, Nastenka’yı dinlerken ondan çok etkilenir ama duygularını gizler.

Yalnızca 19. yüzyıl Rus edebiyatının değil, dünya edebiyatının en büyük yazarlarından Dostoyevski’nin 27 yaşında yazdığı Beyaz Geceler, sevecen, okuru sarıp sarmalayan hüzünlü bir uzun öyküdür. Aynı zamanda hem bir aşk üçgeninin hem de bir kişilik parçalanmasının öyküsüdür.

“Dört gece süren bir aşkın hayali” diye tanımlanabilecek bu mütevazı kitabı, Dostoyevski ve eseriyle ilgili ayrıntılı notlar eşliğinde Sabri Gürses’in çevirisiyle sunuyoruz.

Türkiye'den 20 çağdaş fotoğrafçı Can Klasikleri’nin bu özel dizisi için 20 kitabın kapak fotoğrafını özgün yorumlarıyla hazırladı.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 96
En / Boy : 12,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2019
₺12,90

Birçok eleştirmence Dostoyevski’nin en büyük eseri olarak nitelendirilen Yeraltından Notlar, kendine acıyarak, hayatını küçümseyerek yaşamaktan sıkılan sıradan bir adamın, sistemin dayattığı değerleri bir kenara itip tüm topluma tek başına savaş açışının ve Yeraltı Adamı’na dönüşüşünün öyküsü olmasının yanında, varoluşçu felsefenin ayak seslerinin Batı edebiyatında ilk kez duyulduğu, başkaldırının, bireyin kent yaşamının boğucu yalnızlığı ve sıkıcı tekdüzeliğine isyan ederek kendi ürettiği yeni değerlerle hareket etmeye koyuluşunun anlatıldığı anti-ahlaki bir manifestodur.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 176
En / Boy : 11.5 / 17.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2018
₺16,80

Hayatı acılar içinde geçmiş bir ustanın yarattığı isimsiz karakter, sizlere Yeraltı’ndan sesleniyor. Dostoyevski’nin, edebiyat dünyasında yaratılmış en acılı ve karamsar karakterlerinden olan isimsiz kahramanı, geçmişte memurluk yapmış ama şimdilerde sosyal hayattan bütünüyle elini eteğini çekerek kendi kabuğuna sinmiş bir adam. Kendisini hasta bir adam olarak nitelediği satırlarında, asla var olmayacaklarını düşündüğü okurlarına, tutkulu, takıntılı ve kendisiyle bolca çelişen bir anlatı sunarken; bir yandan mantıktan yoksun insan doğasına ve sosyal ütopyaların sahteliğine açtığı savaşı izlemek üzere sizleri de Yeraltı’na davet ediyor.

Dostoyevski’nin, Yeraltından Notlar’la, on dokuzuncu ve yirminci yüzyıl edebiyatlarına bir ara hat çizdiği kabul ediliyor; karakterleriyle her iki dönemi de yansıtmayı başarırken okurlara fazlasıyla sarsıcı manzaralar sunuyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 168
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2018
₺16,20

“İnsan olmak, gerçek insan, etiyle kemiğiyle insan olmak bile ağır gelir bize. Utanırız bundan, insan olmayı yüz karası sayarız, benzeri olmayan toplumsal birtakım insanlar olmak için çabalarız. Ölü doğmuş insanlarız biz ve uzun zamandır canlı babaların çocukları değiliz, giderek daha çok hoşlanıyoruz böyle doğmuş olmaktan. Zevk duyuyoruz bundan. Çok yakın bir gelecekte bir şekilde düşüncelerden doğmanın yolunu bulacağız.”

Dostoyevski’nin Gogol etkisinden kurtularak kendi sesiyle verdiği ilk büyük yapıt olan Yeraltından Notlar, Avrupa’daki büyük varoluşçu edebiyatı müjdeleyen bir roman. Kitap, okuruna “yeraltı” diye adlandırdığı bir ruh halinden seslenen karakterin uzun, çılgınca söyleviyle başlıyor. Ardından, bu ahlakçı, uyumsuz, dürüst kişinin yaşadığı bir aşağılanma olayı anlatılıyor. Yüz elli yıldır okunan gerçek bir başyapıt.
Türkiye'den 20 çağdaş fotoğrafçı Can Klasikleri’nin bu özel dizisi için 20 kitabın kapak fotoğrafını özgün yorumlarıyla hazırladı.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 160
En / Boy : 12,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2020
₺15,90

Karamazov Kardeşler, edebiyat tarihinde çok az romana nasip olmuş bir üne sahip. Klasik Rus edebiyatının dev yazarı Dostoyevski’nin bu son romanı, Rusya’nın ruhunu simgeleyen temsilcileriyle Karamazov ailesine odaklanmış, ama girmedik alan, değinmedik konu bırakmamış: din, ahlak, baba katli, şiddet, Doğu-Batı sorunu, sınıf mücadelesi, feodalizm, sosyalizm…

Dostoyevski’nin, “Hiçbir romanımı bu kadar önemsemedim,” dediği Karamazov Kardeşler, daha yayımlandığı tarihten itibaren kült bir eser haline gelmiş ve tüm dünyada büyük tartışmalara yol açmıştır; 20. yüzyılın temel yazınsal izleklerini belirlemiş ve pek çok yazarı peşinden sürüklemiştir. Kitabın yayımlanmasından kısa bir süre sonra ölen Dostoyevski, tıpkı Suç ve Ceza’da olduğu gibi bu kitabında da insanlığın evrensel sorunlarını ortaya koyar. Karamazov Kardeşler, bu anlamda “kuyuya atılmış bir taş” kadar etkili bir yapıt olarak önemini koruyor.

Türkiye'den 20 çağdaş fotoğrafçı Can Klasikleri’nin bu özel dizisi için 20 kitabın kapak fotoğrafını özgün yorumlarıyla hazırladı.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 1080
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2020
₺58,90

“Hayalperest eski hayallerinin arasında, külleri karıştırır gibi, soğumuş yüreğini yeniden ısıtacak, onu yeniden hayata döndürecek bir kıvılcım arar boş yere. Bulacağı kıvılcımla sönen o güzel hayallerinin ateşini yeniden yakacak, kanını kaynatan, mutluluk gözyaşları döktüren müthiş düşlerine tekrar kavuşacaktır.”

Sekiz yıldır yaşadığı St. Petersburg’da kimseyle yakınlaşamamış ama şehri evleriyle, yüzleriyle ezbere bilen yalnız, kederli, hayalperest bir genç adamın dört beyaz gecesinin öyküsü bu.

Hayalperestimiz sıradan gece yürüyüşlerinden birinde Nastenka'yla karşılaşır. Hayatın yabancısı bu ikili kısa sürede hikâyelerini, dertlerini, hayallerini paylaşacak kadar yakınlaşır; birlikteyken kederleri, huzursuzlukları uğramaz yanlarına; geceleri ve ruhları aydınlanır. İnsanın tek başınalığı, kalbini birine korkusuzca açabilmesinin imkânıyla bir aradadır Beyaz Geceler’de. Bu imkân bir an kadar bile olsa, “Böyle bir an ömrü boyunca yetmez mi insana?”

Dünya edebiyatının en güçlü yazarlarından Dostoyevski’nin külliyatında kendine has, ayrı bir yeri olan Beyaz Geceler zarif ve yalın üslubuyla insan ruhunda derin bir iz bırakıyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 101
En / Boy : 10,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2018
₺26,90

Beyaz Geceler, Dostoveyski’nin ilk yapıtlarından biridir.

Kitabın adı “aydınlık geceler” anlamındadır.

Olayın geçtiği St. Petersburg’da kış geceleri hava geç kararır.

St. Petersburg sokaklarında hayaller kurarak dolaşan kahramanımız, Neva Irmağı kıyısında ağlayan Nastenka ile karşılaşır.

Birbirlerine kendi öykülerini anlatırlar ve aralarında masum bir aşk belirir.

Nastenka’nın öyküsü acaba nasıl sonuçlanacak, gözyaşları dinecek midir?


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 96
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2018
₺25,50

“Çünkü seni yıllardır tanıyorum, sevgili Nastenka, çünkü yıllardır böyle birini arıyordum. Aradığım sendin, ikimizin şu anda buluşması kaderimizde vardı.”

Dünya edebiyatının büyük isimlerinden Dostoyevski’nin henüz çok genç yaşta yazdığı Beyaz Geceler, Petersburg’un dört gecesinde geçer. Tek başına yürüyüş yaptığı gecelerden birinde Nastenka isimli genç bir kadınla tanışan isimsiz anlatıcı, bu dört gecede onunla dostluk kurarak genç kadına aşık olur. İki yalnız ruhun birbirlerinde soluk aldıklarını, yalnız dünyalarındaki karanlığı bu dört gecelik sohbetler sayesinde aydınlattıklarını okurken hüzünlü bir aşk hikayesinin de tanığı oluruz.

Diğer Dostoyevski yapıtlarından biraz daha farklı olan Beyaz Geceler, klasik metin okumalarınızda çok özel bir yere sahip olacak nitelikte.

“Bu hep böyledir; mutsuz olduğumuzda diğerlerinin mutsuzluğunu daha güçlü hissederiz, duygularımız yıkılmaz, bunun yerine yoğunlaşır...”


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 109
En / Boy : 12,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2018
₺21,75

“Acaba her şeyi böylesine renksiz görmeme neden olan güneşi örten o yağmur bulutu muydu? Yoksa o hüzünlü ve asık suratlı geleceğimi hayalimde canlandıracak on beş yıl sonraki durumumu gene yalnız gene aynı odada, aradan yıllar geçmiş olmasına rağmen zerre kadar akıllanmayan Matryona ile birlikte yaşlanmış olarak mı görmüştüm?...”

Dünya edebiyatının en önemli yazarlarından Dostoyevski’nin 27 yaşında yazdığı Beyaz Geceler ;hayalle gerçeği ayırt edemiyen ve ismini dahi bilmediğimiz bir adamın hayal dünyasının, kendisi gibi yalnız olan Nastenka ile renklenmesini anlatmaktadır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 96
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2018
₺20,80

Körsün, sağırsın, bir ölüsün sen artık, çığlıklarımı işitmiyorsun!

Sana nasıl bir cennet bağışlayacağımı anlayamadın. Cennet benim içimdeydi, onu senin önüne serecektim. Madem beni sevemeyecekmişsin, sevmesen de olurdu, bundan ne çıkardı ki? Her şey gönlünce, istediğin gibi kalırdı. Bana aklından geçenleri bir dostun olarak anlatırdın; gülerdik, sevinirdik, birbirimize neşeyle bakardık... Böylece sonuna dek yaşayıp giderdik. Başkasını sevsen bile sesimi çıkarmazdım. Onunla gezip tozardınız, ben de sokağın öbür ucundan sizi seyrederdim. Ah, her şeye razıyım, gözlerini bir kerecik açsan yeter!


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 100
En / Boy : 10,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2014
₺12,30

“Şu sırada neyim ben? Koskoca bir sıfır. Yarın ne olabilirim? Hiç. Yarın ölür, yeniden dirilerek yeni bir hayata başlayabilirim!.. İçimdeki insanı iyice mahvolmadan kurtaracağım.”

Kumar bir riskti ve Aleksey İvanoviç bu riski almaya hazırdı. İyi de bir gözlemciydi hem. Ortadaki 12 kazandıktan sonra sondaki 12’nin kazandığını keşfetmişti. Sondaki 12 numaradan sonra ise sıra ortadaki 12’ye geliyordu. Yaklaşık iki saat süren bu döngüde kazanabildiği kadarını kazanmak istiyordu. Ancak yine de söz konusu olan kumardı. Kaybetmek her zaman ihtimaldi!

Dostoyevski, dönemin çarpıklığını, sınıf farklılığının keskinliğini, bir adamın aşkı ve kumar tutkusunu gerçekçi ve etkileyici bir dille Kumarbaz’da ortaya koymuştur. Roulettenburg’da geçen bu hikâyenin yaklaşık üç haftada yazıldığı söylense de buna inanmak çok güç.

 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 256
En / Boy : 12,5 / 19
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2018
₺17,60

“Sevmek, güzel birine aşık olmak değil, o kişide bilmediğin bir zamanın, beklenmedik bir anında kendini bulmaktır.” Genç bir adam, parlak ay ışıklarının aydınlattığı bir St. Petersburg gecesi ve yalnız bir kadın…

Beklenti, fedakarlık, acı, keder ve hayal kırıklığının aşkın içinde kendine nasıl yer bulduğunu anlatan Beyaz Geceler, bu anlamda diğer Dostoyevski eserleri arasında farkını ortaya koyuyor.

Kahramanın, genç ve güzel Nastenka’yla tanışması, ona aşık olması ve onun başka birini bekliyor olduğunu öğrenmesiyle birlikte yaşadıkları kararsızlık, belirsizlik ve bekleyiş içindeki bu üç karakterin yaşadığı dört beyaz gece, aynı zamanda bir film senaryosudur.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 128
En / Boy : 12,5 / 19
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2018
₺14,40

İnsan psikolojisi, sevgi ve nefret üzerine ateşli tartışmalar yaratan bir başyapıt...

Dostoyevski bu romanda, içe dönük, ezik ama saygınlık arayışında olan ‘kentli ve yalnız’ insanın dramını gözler önüne seriyor. İnsanoğlu kendi yararının tersine davranabilir mi? Aşk kurtuluş mu, yoksa tuzak mıdır? Yazar bu ve benzeri evrensel sorunlara çarpıcı ve irkiltici yanıtlar veriyor.

Romanın kahramanı, eserin en başında kendini şu sözcüklerle tanımlıyor: “Ben hastalıklı adamım... Ben huysuz adamım... Sevilecek adam değilim ben...” Dostoyevski, bu anti-kahramanla, çağını aşan ‘post-modern’ bir roman yaratmıştır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 144
En / Boy : 13,4 / 19,8
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2018
₺27,62

“Kötü biri olmayı hiç beceremedim, bırakın bunu, herhangi biri olmayı da beceremedim. Ne aksi bir adamım ne de uysal biriyim! Ne alçak ne de namuslu. Ne onurlu biri ne de bir kahraman. Şimdi hiçbir şey yapmadan köşemde pinekliyorum,” diyen bir adamın hikâyesi Yeraltından Notlar.

Yaklaşık yirmi yıldır hasta hisseden ama tedavi olmayacak kadar inatçı, içine düştüğü bunalımdan kurtulmamak için direnen, kendi kabuğundan çıkmayı kabul etmeyen ve hatta ideal yaşam süresinin kırk yıl olduğuna inanan, isimsiz bir adamın karanlık iç dünyasına doğru yolculuğa çıkarıyor sizi Dostoyevski.

Hatta Yeraltından Notlar, pek çok çevre tarafından da varoluşçuluk akımının başlangıcı olarak kabul edilir. “Bizim gibi basit ve ölümlü insanlar en nihayetinde kaybediyordu.”


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 192
En / Boy : 12,5 / 19
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2018
₺17,60

"İnsan"ın özüne inmeyi daha ilk yapıtlarından başlayarak yazdıklarının ana unsuru haline getiren Dostoyevski, modern prikolojinin, Nietzsche ve varoluşçu düşüncenin de öncüsü sayılır. Kişilik, iyiyle kötü, ezenle ezen gibi olguların asıl gizemini bulmak onun hayatı boyunca üstünde durup, işleyeceği konular olmuştur. Acıma, bağışlamak, pişmanlık gibi duyguları işlediği "Ezilenler" romanı onun bu konudaki ustalığının doruklarından biridir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 365
En / Boy : 13 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2015
₺19,50

Fyodor Mihayloviç Dostoyevski (d. 11 Kasım 1821, Jülyen: 30 Ekim, Moskova - ö. 9 Şubat 1881, Jülyen: 28 Ocak, Sankt Peterburg), Rus roman yazarı.
Çocukluğu sarhoş bir baba ve hasta bir anne arasında geçiren Dostoyevski, annesinin ölümünden sonra Petersburg´taki Mühendis Okulu´na girdi. Babasının ölüm haberini burada aldı. Okulu başarıyla bitirdikten sonra İstihkam Müdürlüğü´ne girdi. Bir yıl sonra istifa ederek buradan ayrıldı. Ordudan ayrıldıktan sonra edebiyata yönelen Dostoyevski´nin ilk kitabı İnsancıklar, 1846 yılında yayımlandı. Bu eserinin ardından yazdığı kitaplarla beklediği başarıya ulaşamayan Dostoyevski´nin umudu kırıldı ve politikayla ilgilenmeye başladı.

1849 yılında devlet aleyhindeki bir komploya karıştığı iddiası ile tutuklandı. On ay hapisanede kalan Dostoyevski, kurşuna dizilmek üzereyken diğer sekiz tutuklu arkadaşı ile affedildi.

Petersburg´a döndükten sonra Ezilenler (1861) ve Ölüler Evinden Anılar (1862) adlı eserleri yazdı. Kardeşiyle birlikte iki dergi çıkardı. 1862´de arzuladığı Avrupa seyahatini gerçekleştirdi. Sara nöbetleri ve kumar bağımlılığı yüzünden maddi açıdan darlığa düştü. Bu dönemde Yeraltından Notlar (1864), Suç ve Ceza (1866), Kumarbaz (1866), Budala (1868), Ebedi Koca (1870) ve Ecinniler (1872) gibi eserleri yazdı. Eşinin ölümünden sonra sekreteriyle evlendi. Yeniden borçlandı ve kumaranelerde gezmeye başladı. Kızının ölümünün ardından büyük bir sarsıntı geçirdi. Delikanlı (1875), Bir Yazarın Günlüğü (1876) ve Karamazov Kardeşler (1879) adlı eserlerinde yazarlık hayatı boyunca konu edindiği temaları yeniden ele aldı. Karamazov Kardeşler adlı yapıtını üç yılda bitiren Dostoyevski, bir ciğer kanamasıyla yatağa düştü ve 28 Ocak 1881 tarihinde öldü. Dostoyevski için 31 Ocak 1881 tarihinde yapılan cenaze töreninde yaklaşık otuz bin kişi tabutunun arkasından yürüdü.[2] Dünya edebiyatını en çok etkileyen ve en çok okunan yazarlardan biri olan Dostoyevski´nin eserleri birçok 20. yüzyıl düşünürünün fikirlerini derinden etkiledi


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 80
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2016
₺4,80

Sadelik kadınların hoşuna gider. Aptla değilse ya da bir şeye canı çok sıkılmışsa, yürek taşıyan her kadın sizin böyle çekinerek iki çift sözü esirgemedi sizden... Yine de siz benim söylediklerime bakmayın,Kim bilir sizi de deli filanda sanabilirler. Ben demin kendi düşündüklerimi söyledim. Çünkü yeryüzünde insanların nasıl yaşadıklarını bilirim. çok şey görsüm, geçirdim!" " Oh çok teşekkür ederim! Benim için ne büyük bir iyilik yaptınız bilemezsiniz."


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 133
En / Boy : 14 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2014
₺16,88

Dünya Klasikleri dendiğinde akla ilk gelen kitaplardan biri hiç şüphesiz Karamazov Kardeşler'dir. Dostoyevski'nin başyapıtı olarak kabul edilen bu eserin yalnızca edebiyatta değil, başta psikoloji olmak üzere çeşitli disiplinlerde büyük etkileri olmuştur. Dostoyevski'nin insana, aileye, Tanrı'ya, devlete ve topluma dair görüşlerinin en berrak ve bir o kadar da girift örneklerini Karamazov Kardeşler'de bulmak mümkün.

Dostoyevski sadece insanlar (kahramanlar) arasındaki ilişkileri değil, bu ilişkilerin temelinde yatan saikleri de ayrıntılı bir tahlile tâbi tutar. Bir aile dramının sahnelenmesiyle başlayan eser, her bir aile ferdinin ve dolayısıyla toplumun her bir üyesinin aslında ne kadar trajik bir hayatı olduğunu gösterir. Karamazov Kardeşler sadece romana getirdiği yeni teknik imkânlar açısından değil, insanlar arası gündelik ilişkilerin bütün bir sosyal yapıyı nasıl derinden ve geri dönülemez bir biçimde etkilediğini göstermesi bakımından da klasikler arasındaki yerini muhafaza ediyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 800
En / Boy : 14 / 21,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2018
₺54,60

Dostoyevski'nin Delikanlı romanının anlatıcısı ve başkahramanı ArkadyDolgorky; on dokuz yaşında,naif, tutkularında ve görüşlerinde ateşli bir gençtir. Sefih bir ev sahibinin gayrimeşru çocuğu olan Arkady, babasının hatalarını meydana çıkarmakla onun sevgisini kazanmak arasında bölünmüştür. Çok az tanıdığı babasıyla yüzleşmek için St. Petersburg'a gider. Tam oluşmamış bir birleşme hayalinden esinlenmiştir ve elinde kendisine başkalarının üzerinde bir güç verdiğine inandığı gizemli bir belge vardır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 864
En / Boy : 12,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2017
₺12,00

Dostoyevski, Mikail ve Maria Dostoyevski´nin oğlu olarak 11 kasım 1821 tarihinde Moskova´da doğdu. altı çocuklu ailenin ikinci çocuğuydu. Dostyevski, çocukluğunu çoğu zaman sarhoş bir baba ve hasta bir anne arasında geçirdi. İlköğreniminin Moskova´da yaptı. Annesi tüberküloz hastalığı yüzünden öldüğü zaman. sert disiplini ile tanınan peterburg Mühendis Okulu´na gönderildi. Arkadaşlarının, sinirli ve aşırı duyarlı bir yapıya sahip olduğu için ´´Ateş Fedya´´lakabını verdikleri Dostoyevski, Petersburg´ta zamanını kitap okuyarak, düşüncelere dalarak ya da kardeşi Mihail ile söyleşerek geçirdi.

Dostoyevski, 23 Nisan 1849 tarihinde devlet aleyhindeki bir komploya karıştığı iddiasıyla sekiz arkadaşı ve ağabeyi ile birlikte tutuklandı. Ölüm cezasına çarptırılan dostoyevski, sekiz ay hapishanede yattıktan sonra tam kurşuna dizilmek üzereyken af kararı çıktı. suç ve ceza kavramlarıyla en yoğun şekilde burada karşılaştı. Özgürlüğüne kavuştuktan sonra Peterburg´a döndü. Cezasını tamamlayıp Sibirya´dan döndükten sonra Petersburg´da Vremya dergisini çıkarmaya başladı. Ölüler Evinden Anılar Dostyoyevski´nin Sibirya´da geçirdiği sürgün yıllarının izlenimlerini bütün canlılığıyla yansıtır.

Dostoyevski, düşünce ve sanat deneyimini sürekli olarak arttırdı. Tanrı´dan, ateizmden, kötülükten, özgürlükten söz eden roman karakterleri, gerçekte aynı bilincin farklı anları gibidir. Bu karakterler aracılığıyla Dostoyevski, cinleri ruhundan uzaklaştırır. Bakış açısı değişmekle beraber eserleri, gerçeğin hep aynı çoşkulu ve acı veren arayışı içerisindedir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 493
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2018
₺37,50

Fyodor Mihayloviç Dostoyevski (d. 11 Kasım 1821, Jülyen: 30 Ekim, Moskova - ö. 9 Şubat 1881, Jülyen: 28 Ocak, Sankt Peterburg), Rus roman yazarı.

Çocukluğu sarhoş bir baba ve hasta bir anne arasında geçiren Dostoyevski, annesinin ölümünden sonra Petersburg´taki Mühendis Okulu´na girdi. Babasının ölüm haberini burada aldı. Okulu başarıyla bitirdikten sonra İstihkâm Müdürlüğü´ne girdi. Bir yıl sonra istifa ederek buradan ayrıldı.[1] Ordudan ayrıldıktan sonra edebiyata yönelen Dostoyevski´nin ilk kitabı İnsancıklar, 1846 yılında yayımlandı. Bu eserinin ardından yazdığı kitaplarla beklediği başarıya ulaşamayan Dostoyevski´nin umudu kırıldı ve politikayla ilgilenmeye başladı.

1849 yılında devlet aleyhindeki bir komploya karıştığı iddiası ile tutuklandı. On ay hapisanede kalan Dostoyevski, kurşuna dizilmek üzereyken diğer sekiz tutuklu arkadaşı ile affedildi. Cezası dört yıl kürek, dört yıl da adî hapse dönüştürüldü. Cezasını çekmesi için Sibirya´da bulunan Omsk Cezaevi´ne gönderildi. Burada geçirdiği dört yılın ardından er rütbesi ile hizmete verildi. Subaylığa kadar yükseldi. 1857 yılında Maria Dmitrievna Isayeva ile evlendi. Beş yıl boyunca görev yapan Dostoyevski, 1859 yılında özgür bırakıldı ve Petersburg´a yerleşti.

Petersburg´a döndükten sonra Ezilenler (1861) ve Ölüler Evinden Anılar (1862) adlı eserleri yazdı. Kardeşiyle birlikte iki dergi çıkardı. 1862´de arzuladığı Avrupa seyahatini gerçekleştirdi. Sara nöbetleri ve kumar bağımlılığı yüzünden maddi açıdan darlığa düştü. Bu dönemde Yeraltından Notlar (1864), Suç ve Ceza (1866), Kumarbaz (1866), Budala (1868), Ebedi Koca (1870) ve Ecinniler (1872) gibi eserleri yazdı. Eşinin ölümünden sonra sekreteriyle evlendi. Yeniden borçlandı ve kumaranelerde gezmeye başladı. Kızının ölümünün ardından büyük bir sarsıntı geçirdi. Delikanlı (1875), Bir Yazarın Günlüğü (1876) ve Karamazov Kardeşler (1879) adlı eserlerinde yazarlık hayatı boyunca konu edindiği temaları yeniden ele aldı. Karamazov Kardeşler adlı yapıtını üç yılda bitiren Dostoyevski, bir ciğer kanamasıyla yatağa düştü ve 28 Ocak 1881 tarihinde öldü. Dostoyevski için 31 Ocak 1881 tarihinde yapılan cenaze töreninde yaklaşık otuz bin kişi tabutunun arkasından yürüdü.Dünya edebiyatını en çok etkileyen ve en çok okunan yazarlardan biri olan Dostoyevski´nin eserleri birçok 20. yüzyıl düşünürünün fikirlerini derinden etkiledi.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 816
En / Boy : 13,5 / 21,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2018
₺97,50

Fyodor Mihayloviç Dostoyevski (d. 11 Kasım 1821, Jülyen: 30 Ekim, Moskova - ö. 9 Şubat 1881, Jülyen: 28 Ocak, Sankt Peterburg), Rus roman yazarı.

Çocukluğu sarhoş bir baba ve hasta bir anne arasında geçiren Dostoyevski, annesinin ölümünden sonra Petersburg´taki Mühendis Okulu´na girdi. Babasının ölüm haberini burada aldı. Okulu başarıyla bitirdikten sonra İstihkâm Müdürlüğü´ne girdi. Bir yıl sonra istifa ederek buradan ayrıldı.Ordudan ayrıldıktan sonra edebiyata yönelen Dostoyevski´nin ilk kitabı İnsancıklar, 1846 yılında yayımlandı. Bu eserinin ardından yazdığı kitaplarla beklediği başarıya ulaşamayan Dostoyevski´nin umudu kırıldı ve politikayla ilgilenmeye başladı.  1849 yılında devlet aleyhindeki bir komploya karıştığı iddiası ile tutuklandı. On ay hapisanede kalan Dostoyevski, kurşuna dizilmek üzereyken diğer sekiz tutuklu arkadaşı ile affedildi.

Petersburg´a döndükten sonra Ezilenler (1861) ve Ölüler Evinden Anılar (1862) adlı eserleri yazdı. Kardeşiyle birlikte iki dergi çıkardı. 1862´de arzuladığı Avrupa seyahatini gerçekleştirdi. Sara nöbetleri ve kumar bağımlılığı yüzünden maddi açıdan darlığa düştü. Bu dönemde Yeraltından Notlar (1864), Suç ve Ceza (1866), Kumarbaz (1866), Budala (1868), Ebedi Koca (1870) ve Ecinniler (1872) gibi eserleri yazdı. Eşinin ölümünden sonra sekreteriyle evlendi. Yeniden borçlandı ve kumaranelerde gezmeye başladı. Kızının ölümünün ardından büyük bir sarsıntı geçirdi. Delikanlı (1875), Bir Yazarın Günlüğü (1876) ve Karamazov Kardeşler (1879) adlı eserlerinde yazarlık hayatı boyunca konu edindiği temaları yeniden ele aldı. Karamazov Kardeşler adlı yapıtını üç yılda bitiren Dostoyevski, bir ciğer kanamasıyla yatağa düştü ve 28 Ocak 1881 tarihinde öldü

Dünya edebiyatını en çok etkileyen ve en çok okunan yazarlardan biri olan Dostoyevski´nin eserleri birçok 20. yüzyıl düşünürünün fikirlerini derinden etkiledi


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 336
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2018
₺37,50

Fyodor Mihayloviç Dostoyevski (d. 11 Kasım 1821, Jülyen: 30 Ekim, Moskova - ö. 9 Şubat 1881, Jülyen: 28 Ocak, Sankt Peterburg), Rus roman yazarı.

Çocukluğu sarhoş bir baba ve hasta bir anne arasında geçiren Dostoyevski, annesinin ölümünden sonra Petersburg´taki Mühendis Okulu´na girdi. Babasının ölüm haberini burada aldı. Okulu başarıyla bitirdikten sonra İstihkâm Müdürlüğü´ne girdi. Bir yıl sonra istifa ederek buradan ayrıldı. Ordudan ayrıldıktan sonra edebiyata yönelen Dostoyevski´nin ilk kitabı İnsancıklar, 1846 yılında yayımlandı. Bu eserinin ardından yazdığı kitaplarla beklediği başarıya ulaşamayan Dostoyevski´nin umudu kırıldı ve politikayla ilgilenmeye başladı.

1849 yılında devlet aleyhindeki bir komploya karıştığı iddiası ile tutuklandı. On ay hapisanede kalan Dostoyevski, kurşuna dizilmek üzereyken diğer sekiz tutuklu arkadaşı ile affedildi. Petersburg´a döndükten sonra Ezilenler (1861) ve Ölüler Evinden Anılar (1862) adlı eserleri yazdı. Kardeşiyle birlikte iki dergi çıkardı. 1862´de arzuladığı Avrupa seyahatini gerçekleştirdi. Sara nöbetleri ve kumar bağımlılığı yüzünden maddi açıdan darlığa düştü. Bu dönemde Yeraltından Notlar (1864), Suç ve Ceza (1866), Kumarbaz (1866), Budala (1868),

Ebedi Koca (1870) ve Ecinniler (1872) gibi eserleri yazdı. Eşinin ölümünden sonra sekreteriyle evlendi. Yeniden borçlandı ve kumaranelerde gezmeye başladı. Kızının ölümünün ardından büyük bir sarsıntı geçirdi. Delikanlı (1875), Bir Yazarın Günlüğü (1876) ve Karamazov Kardeşler (1879) adlı eserlerinde yazarlık hayatı boyunca konu edindiği temaları yeniden ele aldı. Karamazov Kardeşler adlı yapıtını üç yılda bitiren Dostoyevski, bir ciğer kanamasıyla yatağa düştü ve 28 Ocak 1881 tarihinde öldü. Dostoyevski için 31 Ocak 1881 tarihinde yapılan cenaze töreninde yaklaşık otuz bin kişi tabutunun arkasından yürüdü.] Dünya edebiyatını en çok etkileyen ve en çok okunan yazarlardan biri olan Dostoyevski´nin eserleri birçok 20. yüzyıl düşünürünün fikirlerini derinden etkiledi.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 224
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2018
₺30,00

İki haftalık bir ayrılığın ardından döndüm nihayet. Bizimkiler iki gönden beri Roulettenburg’daydılar. Beni sabırsızlık içinde beklediklerini sanıyordum; yanılmışım!.. General bana soğuk bir ilgisizlikle baktıktan ve bir-iki söz söyleme lütfunda bulunduktan sonra kız kardeşine gönderdi hemen.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 239
En / Boy : 13,5 / 21,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2017
₺20,00

Dostoyevski, vicdansız yayıncısı Stellovski'yle yaptığı sözleşme gereği Kumarbaz'ı bir ay içinde bitirmek zorundadır. Aksi halde gelecekteki tüm romanlarının yayın hakkını elden çıkarmış olacaktır. Acelesin yüzünden romanı kendi eliyle yazamaz ve yanına daha sonra evleneceği Anna Grigoryevna'yı alır.

Kumarbaz, yirmi beş günde bitirilmiş olsa da tüm yaşama yayılmış bir deneyimin, Dostoyeski'nin kendi kumar tutkusunun ürünüdür. Stellovski, Dostoyevski üzerinde oluşturduğu kabula bir taraftan Dostoyevski'yi, daha sonra evleneceği Anna'yla kendini keşfettiği bir yolculuğa çıkarır, diğer taraftan edebiyat tarihine ölümsüz bir eser kazandırmış olur.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 181
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2018
₺13,80

Yeraltından Notlar, Dostoyevski'nin varoluş hakkındaki düşünce ve imgelemini açıkca ortaya koyduğu eserdir. Bu özelliğiyle birçok düşünürü etkilemiş, varoluş felsefesi üzerine düşünmeye yöneltmiş bir klasiktir. Dostoyevski, karakterleri aracılığıyla acı kavramına dayalı psikolojik tahliller ve çözümlemeler yaparken kendi iç dünyasına da bir aynadan bakmış ve o aynada gördüklerini olduğu gibi yansıtmıştır. Yerin altında akıl-eylem-erdem ilişkisini sorgulayan bir insan için yerin üstünde, yani modern dünyada gezinen adımlar ne ifade eder? Modern dünyanın dayatmalarına karşı kişinin yalnızlığı bilinçli bir tercih mi yoksa bir yenilgi midir? Gerçek dünyadan kendini soyutlamış bir kişinin iç çatışmalarını ve hezeyanlarını konu edinen Yeraltından Notlar, Dostoyevski'yi anlamak için bir giriş kitabı, Dostoyevski okumalarının olmazsa olmazıdır.

Yeraltından Notlar'da yazarın daha sonra yazdığı tüm büyük romanların ipuçlarını bulacaksınız.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 125
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2018
₺13,80

“Taşlama yapılarak yüceltilen, kılı kırk yaran bürokrasi, ‘Timsah’taki tamamlanmamış fantezinin temel konusudur. Öykünün ortamı düşseldir ve karabasana dönüşmek üzeredir. Bu seçkide, Andreyev ve Dostoyevski arasında aşinalık bulunduğu düşüncesinin keyfi olduğu hükmüne varılabilir. Bununla beraber, hazin dürtülerin ve düşman bir dünyanın teselli kabul etmediği görüşünün örtüştüğünü gözlemlemek mümkündür. Kişisel bir gerçekmiş gibi dünya anlayışımızı değiştirebilen ‘Elazar’ öyküsü, kendi aynasında
Andreyev’in acı verici kaderini yansıtır.

Bu seçkinin son öyküsünün edebiyatın bize sunabileceği en takdire şayan öykülerden biri olduğunu söylemek abartı değil. Önceki iki öyküde fantastik öğe baştan itibaren belirgindir; ‘İvan İlyiç’in Ölümü’nde kaçınılmaz ve şaşırtıcı olan doğaüstü ifşaat tıpkı ruhun son deneyimi gibi bize öykünün sonunda ulaşır.”

- Jorge Luis Borges


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 188
En / Boy : 12,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2019
₺37,90

Ben hasta bir adamım. Zalim bir adamım ben. Albenisi olmayan biri. Sanırım karaciğerimden hastayım. Ama hastalığımla ilgili hiçbir bilgim yok, hatta ne hastası olduğumu bile bilmiyorum. Doktorlara ve tıbba saygım olsa da hiç hastaneye gitmedim, gitmeyi de düşünmüyorum. Koyu batıl inançları olan bir adamım, tıbba saygı duyacak kadar hem de.

Dostoyevski’nin “Yeraltı paradoksçusu”, insanın varoluşunun kanunlarını belirlerken insanın aydınlanması fikrine, doğal bilim metotlarına, bilhassa da matematiğin pozitivist kesinliğine karşı çıkar. Kitabın kahramanı bazı durumlarda Kant’ın, Stirner’in felsefi düşüncelerine yakın olan tezlerden ve fikirlerden yararlanarak Aydınlanmacıların felsefi materyalizminin, ütopik sosyalizmin temsilcilerinin ve pozitivistlerin fikirlerinin, kaçınılmaz bir biçimde kaderciliğe ve özgür iradenin yadsınmasına neden olacağını ileri sürer: “Kendi bağımsız ve özgür irademiz, en vahşisi de olsa kendi kaprisimiz, bazen bizi çılgına çevirecek kadar sinirlerimizi bozan hayal gücümüz; işte tüm sistem ve teorileri darmadağın eden, hiçbir sınıflandırmaya girmeyen, göz ardı edilen en önemli çıkarımız budur.”

Polemik ve paradokslarla yol alan, Dostoyevski’nin keskin zekâsının sınırları zorladığı ilk metni olarak Yeraltından Notlar..


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 176
En / Boy : 13 / 19,5
Kağıt Cinsi : Kuşe
Basım Tarihi : 2.2018
₺19,90

“19. yüzyılın en büyük kahini Dostoyevski’dir.”

 - Albert Camus

Dostoyevski’nin ilk dönem eserlerinden olan ve 1848’de yazılan Beyaz Geceler, yazarın tüm külliyatından ayrışan, naif eserlerindendir. Dostoyevski’nin eserlerinde alışıldığı üzere isimsiz bir anlatıcı tarafından aktarılan olaylar, dört gece ve bir sabah içerisinde gerçekleşir. Anlatıcımız ilk gece tanıştığı ve kurtardığı Nastenka ile yaptığı uzun konuşmalar sonucunda kendini yavaş yavaş ona kaptırır.

İnsanlardan ve hayattan kendini soyutlamış hayalperest kahramanımız mutluluğu ilk kez bu sohbetlerde tecrübe etmeye başlar. Ancak Nastenka geri döneceğine söz veren ama ona tek mektup dahi yazmayan sevgilisini beklemektedir, hem de bir yıldır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 88
En / Boy : 13 / 19
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2018
₺22,96

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 99
En / Boy : 13,5 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .
₺14,76

Beyaz Geceler, büyük romancı Dostoyevski'nin düyanın bütün dillerine çevrilerek okunmuş ve her yaştan okuyucunun kalbinde derin duygular bırakmış en ünlü ve en etkili yapıtlarından birisidir. Dostoyevski'nin gençlik yıllarının ürünü olan zor aşkların unutulmaz örneklerinden birisini veriyor. Bu eserle Dostoyevski'nin romantizme ne kadar büyük bir katkıda bulunduğunu göreceksiniz.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 107
En / Boy : 13,5 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2017
₺14,76

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 184
En / Boy : 14 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2017
₺16,90

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 172
En / Boy : 13,5 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .
₺20,50

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 149
En / Boy : 13,5 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .
₺18,04
1 2 3 ... 5 >
Çerez Kullanımı