Neden daha büyük biyolojik çeşitlilik istenir? Ozon tabakasındaki delikler nasıl keşfedildi? Soyu tükenen başka türler olacak mı? İnsanlar tarih boyunca canlı dünyayı düzene koymaya ve işlerin nasıl yürüdüğünü anlamaya çalışıyor. Gezegen üzerindeki etkimiz gün geçtikçe artarken bu derin soruları yanıtlamak daha da önem kazanıyor.

Sade bir dille yazılan Ekoloji Kitabı 90’dan fazla önemli düşünceye ait kısa ve öz açıklamalarla dolu. Karmaşık teoriler, grafiklerle adım adım çözüme ulaşıyor; açıklayıcı alıntılar fikirleri ve keşifleri unutulmaz kılıyor; muzip çizimler bilimi kavrayışımızla oynayarak onu geliştiriyor.

Ekolojiye yabancıysanız, yaşayan dünyaya dair hevesli bir öğrenciyseniz ya da gezegenimize neler yaptığımız konusunda endişeleniyorsanız Ekoloji Kitabı bütün meraklarınızı tatmin edecek.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 355
En / Boy : 20 / 24
Kağıt Cinsi : Kuşe
Basım Tarihi : 7.2021
₺220,00

Yüzyılımızda insanlık, bugüne kadar varlığının hiç karşılaşmamış olduğu ağır sorunlarla yüz yüzedir: Dünyamız bir uçurumun başındadır: Şimdiye kadar bir sının olabileceği akla getirilmemiş olan dünya doğal kay­nakları ve yaşanabilirlik şartlarının sonuna gelmiş durumdayız. Bilimsel veriler, "medeniyet denilen tek dişli canavarın" dünyaya taşıtmakta olduğu vahşi ve aşırı yükün, sürdürülebilirlik sınırlarını aşmış olduğunu söyle­mektedir: Bu durum, günlük hayatlarımızda da açıkça hissedilebilir haldedir: Dünya artık hastadır, çok hastadır! Üstelik hastalık bulgu ve sebepleri aşırı sayıda, bütüncül ve domino taşların­da olduğu gibi birbirini tetikler durumdadır:

Bizler, durumun vehametini daha yeni görmekte; dünyamızın varlığının ve onda mevcut bulunan yaşam şartlarımızın, şimdiye kadar hiç önemsemedi­ğimiz, mikroskobik deniz canlılarından, böcekler ve tüm diğer varlıklara kadar, birinin dahiiçinde oldukları bütünden koparılamayacak şekilde birbiri­ne bağlı olduğunu; yaşamın asla bencilce sadece insanlar açısından ele alına­mayacağını, doğanın bütün ögeleriyle birlikte düşünülmesi gerektiğini geç de olsa yeni yeni anlamaktayız. İnsanlar için artık, su, topraklar ve gıda maddeleri gibi, faaliyetlerimiz için hayatı önemdeki bütün doğal girdi ve temel kaynakların son derece kıt ve sı­nırlı olacağı bir döneme girmekteyiz. Üstelik, 2050'de dünya nüfusunun 9,5 milyarı geçeceği öngörülmektedir: Şu andaki mevcut küresel olanakların bu nüfusu besleyebilmesinin imkanı yoktur!

Aşırı gübre kullanımıyla geniş toprakların öldürülmüş olması, küresel iklim değişiklikleri ve su kaynaklarının çok azalmış olmasının da bu olumsuzluğa artı yönde etkide bulunacağı tahmin edilmektedir: Asıl tehdidin ise; küresel boyutta çok vahim sonuçlar doğurması beklenen gıda yetersizliği ve açlık tehlikesinin de ötesinde, insanlığın bir varlık sorunu­na evrilmiş olduğu belirtilmektedir. Bütün bir dünya olarak, el birliği ile müdahale edilmediği sürece, dünyamızın, dev bir sera olan Venüs gezegenine dönüşmesi ihtimali, bilimsel bir gerçeklik olarak karşımızda durmaktadır: Kitaptaki makalelerde, CGIAR uzmanlarının söz konusu bu durumla ilgili öneri ve önlem seçeneklerini bulacaksınız.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 435
En / Boy : 16 / 24
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 12.2021
₺104,00

Küresel iklim değişikliği belki de insanlığı tehdit eden en büyük tehlike.

Acil önlemler almazsak sadece bugünkü gençleri değil, gelecek kuşakları da çok karanlık günler bekliyor olacak. Her gün küresel ısınma, biyoçeşitliliğin yok olması, denizlerin yükselmesi, buzulların erimesi, orman yangınlarının yayılması gibi irkiltici haberlerle sarsılıyoruz. Artık insanlık alemini topyekün bir seferberliğe davet etmenin zamanı geldi de geçiyor bile.

50 Soruda Küresel İklim Değişikliği ve İnsanlar, tüm yönleriyle işte bu sorunu masaya yatırıyor; siz değerli okurları hem günlük yaşamdaki alışkanlıklarınızı değiştirmeye hem de küresel iklim krizinin aktif bir öznesi olmaya çağırıyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 170
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2020
₺30,60

İsveçli Greta Thunberg ilk olarak 2018 Ağustos’unda “iklim için okul kırma” grevine başladığında, kimse bir yıl sonra dünyanın en önemli toplumsal figürlerinden biri olacağını tahmin etmiyordu. Ömer Madra hariç!

Kaldı ki, Madra yıllardır “iklim meselesi” ve bitki temelli (vegan) beslenme üzerine yazdığı yazılarla, yaptığı radyo programlarıyla durumun vahametini dile getirdiğinde “köyün delisi” olarak değerlendiriliyordu. Zaman onu haklı çıkardı.

Bir vakanüvis kimliğiyle kaleme aldığı yazılarında Ömer Madra, önümüzdeki yıllarda bizi ne tür felaketlerin beklediğini, neden “İklim acil!” dediğini ve bir an evvel uygulanması gereken çözümleri dile getiriyor.

Başta gençler olmak üzere herkesi dünyaya sahip çıkmaya, kıyamet tacirlerine karşı kıyama çağırıyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 264
En / Boy : 13,1 / 17,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2019
₺24,00

İçindekiler

1.Çevre ve Çevre İle İlgili Kavramlar
2.İşletmelerde Çevresel Maliyetler
3.İşletmelerde Çevreye Yönelik Muhasebe Yaklaşımları
4.Konaklama İşletmelerinde Çevre Muhasebesi Sistemi
5.Konaklama İşletmelerinde Çevresel Faaliyet Giderleri
6.Konaklama İşletmelerinde Çevresel Maliyetlerin Raporlanması
7.Konaklama İşletmelerinde Çevresel Maliyetler ve Çevresel Muhasebesine Yönelik Bir Uygulama


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 272
En / Boy : 16 / 24
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 12.2018
₺49,50

Kelebek ve güvelerde görülen birçok işaret ve sembol insan zihninde de yankı bulur, sanatımızda, mimarimizde, hikayelerimizde ve efsanelerimizde yüzeye çıkar. Kelebekler: Doğadan Mesajlar görsel algı fenomeninin, ilüzyon ve gerçekliği keşfediyor, avcıları kandırmak ve şaşırtmak adına böceklerin renk ve desenlerini kullanarak ördüğü ağları açığa çıkarıyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 192
En / Boy : 24 / 30
Kağıt Cinsi : Kuşe
Basım Tarihi : 11.2011
₺39,73

Toplumsal ekoloji, sadece ahlakın yeniden canlandırıllması için değil, aynı zamanda  ve her şeyden önemlisi toplumun ekolojik bir temelde yeniden inşa edilmesi için de talepte bulunur. Toplumsal ekoloji, kör piyasa güçlerine ve acımasiz bir rekabete dayanan iktidar odaklarından etik taleplerde bulunmanın, kendi başına ele alındığında, kesinlikle sonuçsuz kalacağını vurgular. Kendi başına ele alındığında böylesi bir talep, ekolojik bir topluma ulaşmayı sadece bireysel tutumların degişmesi, tinsel bir yenilenme ya da yari dinsel bir arınma ile ilgili bir mesele haline getirerek günümüzde hüküm süren asıl iktidar ilişkilerini gözlerden saklar. Yeni bir etik bakışın taşıdığı önemin her zaman farkında olsa da toplumsal ekoloji, öncelikli olarak, birinci dogayı hakimiyet altına alma gibi fikirlerin hem yapısal hem de öznel kaynaklarına inerek günümüz toplumunun dogal dünya üzerindeki ekolojik sömürüsünü sona erdirmeyi amaçlar. Kısacası, bütün bir tahakküm sistemine (onun ekonomisine, teknigi kötüye kullanımına, idari aygıtına, siyasi hayatın itibarini zedelemesine, kültürel gelişmenin merkezi olan şehri yerle bir etmesine, tüm o ahlakı iki yüzlülüklerine ve insan ruhunu kirletmesine) meydan okuyarak, kendilerini insanlığa dayatan ve insan dışı doğa ile insanı doğa arasındaki ilişkiyi tanımlayan hiyerarşik ve sınıf temelli değer yargısı sistemlerini ortadan kaldırmayı amaçlar.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 128
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2017
₺20,00

Mercan Yurdakuler temizlik konusunda annelikle başlayan farkındalık süreciyle gelişen yolunda edindiği birikimi bu kitapta bir araya getiriyor. Malzemeler, tarifler, pratik uygulamalar ve bu yolda başvurabileceğiniz adresler bir arada. Zehirsiz Ev yıllar içinde biriken bilgilerin, büyükannelerimizden kalma saf tariflerin günümüzdeki karşılığı. Yazar öğrendiklerini bu alanda kulak verilebilecek herkesin adresini göstererek, dahası “Beraber büyüyebiliriz,” diyerek anlatıyor. Mercan Yurdakuler asırlık bir çınarın kırılmış dalını aynı ağacın hemen dibine, büyüdüğü o verimli toprağa tekrar dikiyor. Onun orada tekrar filizleneceğine, ait olduğu ağacın köküyle buluşacağına olan inancı tam. Diktikten sonra ilk cansuyunu verdiği o dalı koruyup kollamaya var mısınız?

“Elinizdeki kitap, içeriğinden emin olduğumuz, doğanın sağlığına ve kendi sağlığımıza zararlı olmadığını bildiğimiz, yüzlerce yıldır insanoğlu tarafından kullanılagelen reçeteleri içeriyor. Bununla kalmıyor, hazır ürünlerin içerik listelerindeki zararlı maddeler hakkında bilgi veriyor. Hem bilgi hazinemizi genişletiyor hem de umut dolu çözümler sunuyor. Bu yolla gündelik yaşamımıza çok küçük gibi görünen ama çok anlamlı bir dokunuş yapmamız için yol gösteriyor.”

Güneşin Aydemir


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 140
En / Boy : 13 / 19
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2018
₺21,00

Janet Biehl, bu kitap çalışmasında, yerelden toplumsalın siyaset, ekoloji-doğa ile ilişkisinin özgürlüğün sosyolojisi ekseninde ele alıyor.

Toplumsal ekoloji olarak bilinen zengin fikirler bütününün siyasi boyutunu oluşturan özgürlükçü yerel yönetimcilik, yıllara yayılan bir süreç içerisinde anarşist toplum kuramcısı Murray Bookchin tarafından geliştirilmiştir. Özgürlükçü yerel yönetimcilik, Bookchin’in toplumun insancıl ve akılcı bir biçimde radikal bir dönüşümden geçirilmesinin en iyi ne şekilde sağlanabileceği üzerine hayatı boyunca oluşturduğu düşüncelerin doruk noktasıdır. Özgürlükçü yerel yönetimcilik mevcut yerel yönetimlerde saklı bulunan demokratik olanakları yeniden canlandırarak onları doğrudan demokrasilere dönüştürmeyi hedefler. İnsani bir ölçeğe sahip olmalarını ve doğal çevrelerine uyum göstermelerini sağlamak maksadıyla bu siyasi toplulukların yetkilerinin dağıtılmasını amaçlar. Kadın ve erkeklerin seçkinlere bağımlı olmak yerine kolektif bir biçimde kendi topluluklarını paylaşma ve işbirliği etiğine uygun olarak yönetme sorumluluğunu üstlenmelerini sağlamak maksadıyla yurttaşlığın içerdiği uygulama ve özellikleri yeniden hayata döndürmeyi amaçlar. Doğrudan demokrasiler yaratıldıktan sonra demokratikleşmiş yerel yönetimler, akılcı ve ekolojik bir anarşist topluma doğru yol alarak en sonunda kapitalizme ve ulus devlete bir meydan okuma oluşturabilecek konfederasyonların çatısı altında bir araya gelebilecektir.

Birkaç yıldır özgürlükçü yerel yönetimciliğin içerdiği fikirlerin genel okuyucuya ulaşmasını kolaylaştırmak için bu kuramın kısaltılmış özlü bir açıklamasına ihtiyaç duyulduğunu düşünmekteydim. Böylece özgürlükçü yerel yönetimciliğe giriş niteliğinde, kısa bir genel bakış sağlama amacındaki bu kitap ortaya çıktı.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 198
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2016
₺20,00

Yaşamsal varoluşun ve toplumsal zenginliğin biricik kaynağı olarak doğa, bu niteliğiyle, insanın kesip atamayacağı, yok sayamayacağı inorganik bedenidir. İnsan bu zorunlu ve ebedi bağımlılığıyla, doğanın ayrılmaz bir parçasıdır. Toplumsal evrim ile doğal evrim arasında, bu nedenle zorunlu bir bağ bulunur.

Ekolojik sorunların ekolojik bir krize dönüşmesinin temelinde, insanın özgürlük arayışının kapitalizme karşılık gelen tarihsel evresinde, bu bağın unutulması yatar. Ya bundan böyle insan, kendi tarihini doğanın tarihinden ayırmayacak! Ya da tarih yazımının kendisi son bulacak!

Ya en büyük üretici güç olarak insan, doğanın ve kendisinin birlikte-sürdürülebilir evrimini güvence altına alacak, bunun için yeni ve daha ileri bir uygarlığın önündeki setleri toplumsal bir devrimle havaya uçuracak! Ya da doğanın mucizesi, bildiğimiz canlı yaşam, bütünüyle sermayenin sonsuz birikim girdabına kapılıp yok olacak!

Ya ölü yıldızlara hayatı götüreceğiz! Ya dünyamıza inecek ölüm!


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 144
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2015
₺7,41

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 200
En / Boy : 16 / 23,5
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 7.2015
₺115,00

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Trabzon
Sayfa Sayısı : 229
En / Boy : 16 / 23,5
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : .2008
₺38,00
Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 232
En / Boy : 13,5 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .
₺45,00

İktisadi aklın belirleyiciliğini reddeden bir hayat üzerine kafa yormuş düşünürlerden André Gorz’la Marksizmden fenomenolojiye, varoluşçuluktan eleştirel düşünce ve ekolojiye uzanan geniş bir yelpazede yapılmış bu derinlemesine mülakatlar, Gorz’un güncelliğini koruyan fikirlerini özlü bir şekilde sergiliyor. Gorz’un “serbest zaman” ütopyası, güvence altına alınmış ve çalışma süresinden kopartılmış bir gelir sayesinde kişinin kendi özerkliğini kurmasına yönelik yaratıcı ve militan faaliyetlere katılımını öngörmektedir. Reform ve devrim seçenekleri arasında gidip geldiğimiz günümüzün neoliberal dünyasında hayatlarımızı anlamlı kılmanın; sosyalizmi iktisadın belirleyiciliğinden kurtularak düşünmenin ve ekolojik bir mücadele hattını “kızıl” bir çizgiye dahil etmenin yolları üzerine kafa açıcı fikirler, mücadele yolları ve yaşam tarzları arayanlara…


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 101
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2017
₺18,20

Sevgili gençler,

Bu kitap doğanın korunması, denizler, göller, ormanlar ve benzeri doğal güzelliklerimiz, erozyonla mücadele, yenilenebilir enerji kaynakları, doğal kaynakların sürdürülebilir kullanımı, hava, su ve toprağın önemi, geri dönüşüm, küresel ısınmaya karşı alınabilecek tedbirler, kirliliğin önüne geçme yöntemleri gibi konularda çok faydalı bilgiler sunuyor. Derslerinize de faydalı olacağını düşündüğüm bu kitabı çevreye verdiğiniz değerin bir göstergesi olarak elinizden hiç düşürmemenizi diliyorum.

Ediz Hun’un kaleminden gençler için çevre rehberi.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 160
En / Boy : 13 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2015
₺28,00

Değerli çevre dostları, Çok kırılgan bir yapıya sahip olan doğada, insan eliyle bilerek veya bilmeyerek meydana getirilen bir tahribatın geriye dönüşü, ne yazık ki mümkün olmamaktadır. İçinde barındırdığı birbirinden bağımsız ekosistemlerle hayatın en temel ögesi olan bu eşsiz hazineyi koruyarak güzel ve mutlu yarınlara ulaşmak hepimizin asli görevlerinin başında gelmektedir. Yarım yüzyıllık çalışmalarım sonucu edindiğim tecrübeler ile yerli ve yabancı bilim insanlarının görüşlerinden faydalanarak kaleme aldığım bu kitap; çocukluk yıllarımdan bugüne önce merakla, daha sonraları ise hayranlıkla araştırmalar yaptığım doğanın her geçen gün daralan yeşil alanlarının ve kötüleşen denge sisteminin çok geç olmadan korunabilmeleri amacını gütmektedir. Kitap hazırlama fikrim, bu husustaki teşvik ve desteklerin yanı sıra, sadece çok sevdiğim ülkem insanına bildiğim konularda hizmet etmek arzusundan kaynaklanmıştır. İlginizi çekeceğini ümit ederim.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 311
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2012
₺40,00

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 260
En / Boy : 13 / 21,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2007
₺41,65

Küresel iklim değişimi, içinde bulunduğumuz yüzyılın en çetin ekoloji sorunlarından birisi. Modern endüstriyel ekonominin can damarı olan fosil yakıtların tüketilmesi sonucu atmosfere salınan seragazları birikerek iklim değişimine neden oluyor. Aşırı iklim olayları daha şimdiden geniş insan topluluklarını etkilemeye başladı. Yakın geleceğe dair bilimsel tahminler deniz seviyelerinin yükseleceğini, aşırı sıcak ve soğukların yaşanacağını, sel, tayfun ve kuraklıkların sıklaşacağını öngörüyor. Yaklaşan ekolojik çöküşü engelleyebilmek için küresel seragazı üretiminde acilen ve ciddi boyutlarda indirime gidilmesi gerekiyor. Birbiriyle kıyasıya rekabet eden ulus devletlerin, ABD güdümündeki uluslararası siyasetin, zengin-yoksul ve Kuzey-Güney bölünmesinin egemen olduğu bir dünyada bu görevi yerine getirebilecek miyiz? Küresel iklim sorunu küresel adalet sorunundan ayrı düşünülebilir mi? Ölümcül Sıcak, küresel atmosferi paylaşmanın hakkaniyetli yollarını bulmadığımız müddetçe, zengin ve yoksul dünya arasında kalıcı ve uygulanabilir bir uzlaşmanın tesis edilemeyeceğini ve nihayetinde iklim koruma mücadelesinin başarısızlığa uğrayacağını savunuyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 150
En / Boy : 12 / 18
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2006
₺24,00

 Çağımızın çevre sorunlarını çözüme kavuşturabilmek için büyük toplumsal değişimleri mi beklemeliyiz? Doğal varlıkların tükeniş ve kirlenme hızı dikkate alındığında, daha fazla zaman kaybetmeye tahammül edebilir miyiz? Yoksa kapitalist ekonomileri ıslah edecek, ekonomik sistemi yeşil dönüşüme mecbur kılacak çevre politikaları için mi çaba göstermeliyiz? Daha önemlisi, etkili çevre politikaları için çalışırken, aynı zamanda nasıl bir toplumsal değişim arzulamalıyız?
  Tanınmış radikal iktisatçı Robin Hahnel bu sorulara yanıt ararken, hem anaakım, hem de heterodoks iktisat ekollerinden yararlanıyor. Modern ekolojik düşünce ve analizde önemli yer tutan belli başlı kavramları titizlikle temellendiriyor, eleştiriyor ve çevre mücadelesi için kullanışlı hale getiriyor. Kitap boyunca geliştirdiği yaklaşımlardan hareketle, iklim değişikliğiyle mücadelede ayrıntılı bir perspektif sunuyor.


Yeşil İktisat, insanlığın karşı karşıya bulunduğu ekolojik krize yanıt verecek bir sentez değil, fakat bu sentezi oluşturmak yönünde önemli bir adım. Yeşil İktisat, iktisatçı olup bu mesleğin çevre sorunlarına farklı yaklaşım biçimlerini öğrenmek ve öğretmek isteyenler için bir referans kitap. Yeşil İktisat aynı zamanda, iktisatçı olmayan çevreci, ekolojist ve aktivistleri iktisatla tanıştıran, onları uzman iktisatçılar karşısında çok daha güçlü kılan bir çalışma.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 282
En / Boy : 14 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2014
₺47,20

Jose Bove: Bu adam bıyık bırakmayı, pipoyu ve Rokfor peynirini seviyor; "McDo"ları (Mc Donalds’ları) OGM’leri (Genetik bakımdan değişikliğe uğratılmış organizmaları) değil. "Özgürleşme"sini satın almaktansa, hapiste yatmayı yeğleyecek derecede özgürlüğün tadını çıkarıyor. Millau’daki McDo’nun sökülüp atılması, size, herkesin içinde kendini bulabileceği modern zamanların bir kahramanını sunuyor. Jose Bove, yine de Asteriks’e benzeyen medyatik karikatürüne indirgenemez. Bu simgenin arkasında bir insan vardır: Birtakım davalara sadık kalan bir ömür vardır. Nasıl "Jose Bove" olunur? Küçükken hangi kazanın içine düşmek gerekiyor böyle olmak için? 1970 yılında liseden atılır, silah altına alınmayı reddeder. 1973’te Larzac’a iltica eder ve karısıyla birlikte "vatanda yaşamaya ve çalışmaya" karar verir. İnsanı tutuşturan, onu derhal harekete geçiren kökler vardır: Jose Bove ile Greenpeace’nin Gökkuşaı Savaşçısı’nda karşılaşıyoruz; onu, öldürülen Kanak lider Tjibaou’nun, sendika militanlarının, Tahitili bağmsızlık taraftarlarının vb.nin yanında buluyoruz. Köylü Konfederasyonunun kuruluşuna ve bu konfederasyonun OGM’lere, sağlığa zararlı hayvansal unlara karşı "köylüye özgü bir tarım" için, herkesin suya erişim hakkı için verdiği mücadelelere katılır. Jose Bove, isyan rüzgarını üfleyen bu büyük cumhuriyetçi ağızlara mensuptur; ve gün geçtikçe mücadele etmenin kötü bir şey olmadığını ispatlar. Tavizsiz bir hayat.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 92
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2000
₺29,80
Açıklama
Sayfa Sayısı : 0
Basım Tarihi :
Kapak Türü : Karton Kapak
Kağıt Türü : 2. Hamur
Basım Yeri : İstanbul
₺5,91 KDV Dahil

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 446
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2012
₺24,00

Küresel olsun, ulusal olsun, bölgesel ya da yerel olsun, insanlığın karşı karşıya bulunduğu toplumsal, ekonomik ve siyasal sorunların çözümünde, bilinç düzeyi yüksek bireylerin varlığı kadar, örgütlü davranış da önem taşır. Her iki etmen birbirini bütünler. Çevre değerlerinin korunması ve geliştirilmesi, böyle bir gereksinmeyi bize en çok duyumsatan sorumluluk alanlarından biridir. Çünkü, çevreci akımlara ya da düşün hareketlerine öncülük etmek savıyla sahne alan aktörlerden birçoğunun, ya sağlam bir dünya görüşünden ve ideolojik derinlikten yoksun oldukları, ya da varmak istedikleri asıl ereğin, toplum yararından çok, kısa erimli, bireysel ilgi alanları olduğu kısa sürede anlaşılmaktadır. Bu nedenle, çevre sorunsalını genişçe bir düşünce yörüngesine oturmaya özen gösteren, insanlığı ve ulusmuzu tehdit eden en güncel çevre risklerini bilinçle irdeleyen, çözüm yollarını parçacıl değil, bütüncül yaklaşımlarda arayan özverili çalışmaların çoğalmasını kıvançla karşılıyoruz. Bu yapıt, bize bu kıvancı yeniden yaşatan yeni örneklerden biri. İçinde, çevre hakkından kalkınma ve küreselleşmeye, Avrupa Birliği’nden kentleşmeye, kentsel dönüşüm ve nükleer satrallere varıncaya değin en güncel sorunlar belli bir dünya görüşüne bağlılığı elden bırakmadan nesnel ve bütüncül bir yaklaşımla irdelemekte ve yalın bir anlatımla okuyucuya sunulmaktadır. - Prof. Dr. Ruşen Keleş


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 105
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2006
₺24,60

1998 El Nino’nun felaketleriyle geçti; binlerce insan yaşamını yitirirken milyonlar evsiz kaldı, ekonomik kayıp milyonlarca dolardı. Bilim çevreleri son yıllarda doğal felaketlerin doğal olmayan bir sıklıkta tekrarlandığına dikkat çekiyor. Kapitalist egemenlerin "dostlar alış verişte görsün" sözdeliğini aşamayan "çevre zirveleri"ne karşın bir türlü azaltılamayan emisyonlar, ozon tabakasını inceltip, dünyanın damını deliyor; gezegenimizin ateşini yükseltiyor. Orman alanlarındaki azalma hızlanarak sürüyor. Doğal kaynaklar hızla tüketilirken, sentetik ürünlerin doğadaki birikimi bütün canlı türlerini tehdit ediyor. Kısacası dengeleri altüst edilen doğa, insandan öcünü alıyor sanki. Ekolojik yıkım konusunda çok şey yazılıp, söyleniyor. Ancak soru(n), kapitalist çerçeveyi aşan bir eksene oturtulamadığı için "çözüm önerileri" güdük ve yetersiz kalıyor. Elinizdeki kitabın amacı, sadece ekolojik yıkımın boyutlarının bir kez daha belirlenmesi değil, soru(n)un kaynağının saptanarak dönüştürücü, kalıcı ve radikal çözümleri tartışmaya açmaktır. Çünkü, kapitalist vahşetin tahakkümündeki dünya, sarhoş gemi sendromu yaşarken; bilge denizcilerin ve filozofların da dediği gibi "Yönünü bilmeyene hiçbir rüzgar yardımcı olamaz"! "YDD Kıskacında Çevre ve Kent", ekolojik felaketi Marksist bir perspektifle analiz edip, çözüm yolunda Marksist Ekolojinin oynayacağı merkezi rolü saptarken, "Maximo Commandante" Fidel Castro gibi düşünüyor: "Neo-liberal küreselleşme, insan soyunun geleceğini tehlikeye atıyor... Dünya çapında tekbiçimli bir kültür dayatıyor... Onca spekülasyon, çevre yağmalaması, kanlı savaşlar, bizi dünya çapında kaçınılmaz bir bunalıma götürüyor... Serbest piyasa talanını yüceltenler, ikiyüzlüdür... Piyasayı din haline getiren tutucu, gerici din adamlarından başkası değillerdir... Özgürlük; kardeşlik ve onurdan geçer. Bu iki kavram ise piyasayla bağdaşır şeyler değildir... Yenen biz olacağız..."


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 473
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.1999
₺76,50

Her gün biraz daha fazla açığa çıkıyor: kapitalist kâr hırsı çevreyi sürdürülemez kılarken, yalnızca insanlığın dışlanmasını değil, aynı zamanda yeryüzünün yıkımını da beraberinde getirmekte. Yıkım, bir bakıma kapitalizmin kontroldışı sonuçları olan hava, su ve toprağın geridönüşsüz boyutlarda kirlenmesinin yanısıra, uzayın sömürgeleştirilmesi, canlıların genlerine biyoteknolojik müdahale gibi bilinçli uygulamalarla da gelmekte. Karl Marx’ın deyişiyle, "Tek bilim tanıyoruz, o da tarih bilimidir. Tarihin iki yüzü vardır, o doğanın tarihi ve insanın tarihi olarak ikiye ayrılabilir. Bununla birlikte bu iki yüzü birbirinden koparamayız. İnsanlar varoldukça doğanın tarihi ve insanın tarihi birbirlerine bağımlıdır", görüşünün ürünü olan bu kitap, küresel kapitalizm koşullarında sürdürülemez hale gelen yaşamın çeşitli yönlerini irdelerken, ekolojik mücadelenin anti-kapitalist bir mücadele olması zorunluluğuna dikkat çekiyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 500
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2006
₺85,00

İklim değişiyor, dünya ısınıyor, artan enerji ihtiyacı daha fazla karbon salınımına neden oluyor. Bu gidişatı yavaşlatmak için dizel motor kullanımını, binaların yalıtımının güçlendirilmesini, güneş ve rüzgar gibi yeşil enerjilerden daha çok faydalanılmasını teşvik eden politikalar üretiliyor. Ancak Sinn’e göre, küresel ısınmayı azaltmaya yönelik mevcut politikalar etkisiz. Biyoyakıt kullanımının teşvik edilmesi gibi bazı politikalarsa düpedüz zararlı.

“Yeşil Paradoks” işte bu noktada ortaya çıkıyor: Sinn’e göre fosil kaynaklı enerji tüketiminin azaltılacağı beklentisi, aslında iklim değişikliğini hızlandırıyor. Sinn, bu paradoksa kışkırtıcı bir çözüm öneriyor.

Yazarın Türkçe baskı için özel önsözüyle.

Hans-Werner Sinn, Münih Üniversitesi’nde ekonomi ve kamusal finans profesörü, CESIfo Group’un başkanı.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 217
En / Boy : 13,5 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2016
₺26,24

Meraklı bir belgesel izleyicisi misiniz? Benzerlerini defalarca seyrettiğiniz halde, bir aslanın can havliyle koşan bir ceylanı kovaladığını görünce kendinizi o görüntülerden alıkoyamıyor musunuz? Peki, ceylanın bu koşusunun tamamen rasgele olduğunu ve bir sonraki hamlesinin kesinlikle öngörülemez olduğunu biliyor musunuz? Ya da belki de belgeseller hiç ilginizi çekmiyordur.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 136
En / Boy : 12,5 / 20,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2016
₺10,00

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 349
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : .2006
₺10,80

Ekoeleştiri, edebiyat çalışmaları ve çevre söylemiyle tarih, felsefe, psikoloji, sanat tarihi, siyaset bilimi gibi ilgili alanların etkileşim noktalarının izini sürüyor. Kirlilik, Pastoral, Yaban Hayat, Kıyamet, Mesken, Hayvanlar ve Dünya başlıkları altında ekoeleştirel kavramları inceleyerek bu kavramlar etrafında şekillenen “kırsal”, “toprak”, “ozon deliği” gibi farklı dönemlerde farklı toplumsal çıkarlara hizmet ettiği düşünülen mecazların nasıl üretildikleri ve nasıl dönüşüm geçirdiklerini araştırıyor.

İnsanlarla çevre arasındaki ilişkiyi kültürel üretimin tüm alanlarında, Wordsworth ve D. H. Lawrence’dan Thoreau’nun Walden’ına, Heidegger ve Derrida’dan Werner Herzog’un Ayı Adam’ına kadar, nasıl hayal ettiğimizi ve betimlediğimizi inceleyen Garrard, insan/doğa düalizminin toplumsal çıkarımlarından ekofeminizme, küresel ısınmadan, insanın doğaya uyguladığı şiddete işaret eden Kızılderililere kadar uzanan etkileyici bir çalışma sunuyor.

“Muhriplerin şiddetine ve açgözlülüğüne karşı yerli kabile halklarının galip geleceğine dair hiçbir umut olmadığını mı düşünüyorsunuz? Dünyanın öfkesini ve asla durmayacak titremesini unutuyorsunuz. Dünya bir gecede tüm ulusların zenginliğine tekrar el koyacak.”


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 304
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2016
₺60,90

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 180
En / Boy : 13,5 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .
₺17,94

İklim değişiklikleri küresel bir felaketin habercisi mi? İnsanoğlu nasıl bir tehditle karşı karşıya? Batı dünyası küresel ısınma ve doğal kaynakların pervasızca tüketiminde ne kadar pay sahibi? Türkiye küresel ısınmadan nasıl etkilenecek? Dünya aklını kaçırmış halde, doludizgin dramatik bir sona doğru ilerliyor! ODTÜ Fizik bölümü başkanlığı, TÜBİTAK Bilim Kurulu üyeliği, Türk Fizik Vakfı kurucu üyeliği ve Türkiye Atom Enerjisi Kurumu başkanlığı görevlerinde bulunmuş olan Prof. Dr. Cengiz Yalçın Akılını Kaçıran Dünya’da küreselleşme bağlamında küresel ısınma ve iklim değişikliği sorunlarını ele alıyor. Aklını Kaçıran Dünya’da iklim değişikliği, küresel ısınma, doğal kaynakların tüketilmesi, zenginliklerin dengesiz dağılımı, beslenme sorunları, türlerin yok oluşu gibi yaşamı tehdit eden konular, bilimsel verilerin ışığında enerji, çevre ve ekonomi politikaları çerçevesinde inceleniyor. Çevreye duyarlı herkesin kolay anlayabileceği bir dilde güncel bilimsel gerçekler renkli çizimlerle aktarılıyor. Tüm bu sorunlarla baş etmek için alınması gereken önlemler, yüz yıldan daha az ömür biçilen fosil yakıtlara alternatif olarak yenilenebilir enerji kaynaklarının önemi ayrıntılarıyla ortaya konuyor.

Prof. Dr. Cengiz Yalçın sürdürülebilir bir yaşam için bu kitaptaki bilgilere dayanarak dünyayı aklını başına almaya çağırıyor!


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 132
En / Boy : 14 / 21,5
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : .2008
₺11,92

Erol Manisalı, uluslararası ilişkileri, doğayı ve tarihi çok seviyor. Hastalık derecesinde "çevreci". Uluslararası sisteme eleştirel çalışmaları var.

"Çizgi dışına" çıktığı için, bazı çevrelerden eleştiri alan biri. Ama, İnandığı doğruları savunmayı sürdürüyor. Bu küçük katapçıkta, diğer yayınlarında değinmediği konulara girmiş, Ama kendisi, işin özünde, diğer yayınları ile bağlantılı olduğunu söylüyor. Burada, çok "duygusal" yazıları yanında, "sert" olanları da var. Hatta biraz da rahatsız edici yazılar. Kendisine sorarsanız, "gerçekler" diyor ve ekliyor: Yazmak zorundayım.
-Kunter Barış-


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 70
En / Boy : 13,5 / 20
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 12.1998
₺12,75

Dünya edebiyatının klasiklerinden sayılan Göğü Delen Adam, okurları fethetmeye devam ediyor.

Papalagi denince “beyazlar” ya da “yabancılar” anlaşılır, ama sözcüğü sözcüğüne çevrilirse “göğü delen” anlamına gelir.Samoa’ya ilk misyoner, bir yelkenliyle gelmişti. Yerliler bu beyaz yelkenliyi ufukta bir delik olarak gördüler, beyaz adamın içinden çıkıp kendilerine geldiği bir delik. O, göğü delip geçmişti.

Yüzyılımızın başlarında yayımlanan Göğü Delen Adam bugün artık bir yeşil klasiği olarak okunurken, başlığının kaynaklandığı şiirsel metafor, bir de düz anlam içermeye başlıyor; çünkü Papalagi sonunda göğü gerçekten delmeyi başardı, “ozon deliğinin” içinden ne tür bir yelkenlinin çıkageleceğiniyse zaman gösterecek.

Ahmet Güngören, Çerçeve

Teknolojinin günlük yaşamımıza getirdiği açmazlar her gün dünyamızda yeni “handikap”ların kapılarını aralamıyor mu? Birincisi bu “handikap”ları yalın, süssüz bir dille anlattığı için önemli Göğü Delen Adam. Uygarlığımızın bu karmaşasında yönelttiği acımasız okların hedefini bulması açısından önemli. Basit de olsa eleştirisini haklı gerekçelere dayandırması açısından önemli. İkincisi, bize pek az bildiğimiz dünyaların ufkunu açmasından önemli.

Refik Durbaş, Milliyet Sanat

Sadece keyif için değil, üniversitede sosyoloji, antropoloji derslerinde ve hatta liselerde sosyal bilgiler derslerinde bile okutulabilir. (...) Gerçek bir Samoalının gözleriyle Batı’yı görmek, insanın ufkunu çok genişleten, yorumlara yepyeni boyutlar kazandıran bir süreç.

Semra Somersan, Cumhuriyet


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 112
En / Boy : 13 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2018
₺16,00

Kapitalizm insanı ve doğayı yağlamayı, insanı insan kılan değerleri ekonomiye tabi kılmayı sürdürüyor. Dahası kapitalizmin ideologları tarihin, ideolojilerin, siyasetin sonunun geldiğini ilan edip her türlü alternatif siyaseti değerden düşürmeye çalışırken yeni teknokrasilerde yöneten-yönetilen ayrımı daha da keskinleşiyor. Solun tarihinde hüküm sürmüş merkeziyetçi, otoriter, determinist, sanayileşmeci, devletçi gelenek ise alternatif olmak şöyle dursun, kapitalizmin insanlara unduğu özgürlük yanılsamasını bile gerçekleştiremedi. Bir özgürlük geleneği olarak solun yeniden içeriklendirilmesi ve somut, uygulanabilir projeler üretmesi artık kaçınılmaz hale geldi.... Cantzen, ülkemizde hiç bilinmeyen ve haksız yere ‘terörizm’ ve ‘kargaşa’ ile özdeşleştirilen anarşizm hareketinin Proudhon, Kropotkin, Bakunin, Landauer ve Malatesta gibi klasik savunucularının düşüncelerini güncel uygulanabilirlikleri açısından değerlendirdiği bu kitapta, anarşizmin söz konusu ‘proje üretme’ sürecine canalıcı katkılar sağlayabileceğini gösteriyor. Sosyal demokrasinin tıkandığı, işçi sınıfına dayalı geleneksel Marksizt çizginin etkisizleştiği bir ortamda, anti-otoriter, şiddet karşıtı, özyönetimci, ödünsüz özgürlükten ve karşılıklı yardımlaşmadan, ademimerkiyetçi federatif yapılardan yana bir anarşizmin gündeme geldiğini söylüyor. Önüne asıl hedef olarak, "devletin toplumsallaştırılması" ve "toplumun devletsizleştirilmesi" süreçleriyle insanın her türlü tahakkümcü yapıdan kurtulup özgürleşmesini koyuyor. Bunun mücadelesinin de bir değil birçok cepheden sürdürülmesi gerektiğini, bu sürecin kargaşaya değil zenginleşmeye yol açacağını ileri sürüyor. Ekolojiye özel bir önem atfeden Cantzen, insanmerkezci ve sanayileşmeci zihniyetin doğayı nasıl tahrip ettiğini anlatırken kimi çevrecilerin "doğanın kendi içinde bir anlam ve değer kaynağı olduğu ve insanın ona ayak uydurması gerektiği" yolundaki düşüncelerinin içerdiği tehlikelere dikkat çekiyor. Doğaya anlamını enide sonunda insanın kendisinin verdiğini vurgulayıp, doğayı insanın emrindeki sınırsız bir yağma alanı olmaktan çıkartmak gerektiğini belirtiyor. Gelecek kuşaklar için değil kendimiz için özgürlük talep etmekten ve bunu hemen hayata geçirmekten yana olan bir kitap Daha Az Devlet, Daha Çok Toplum. Hayatı ertelemekten bıkanlar ve sahici alternatifler arayanlar için.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 336
En / Boy : 13 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2015
₺50,40

İkinci Dünya Savaşı'nda Amerika Birleşik Devletleri'nin Hiroşima'ya atom bombası atmasından sadece dört yıl sonra Sovyetler Birliği'nin de artık bir bombası olmuştu. Bütün Soğuk Savaş boyunca askeri programların yanı sıra sivil nükleer endüstrisi de dizginsiz bir şekilde küreye yayıldı. Beyaz Rusya'dan Annya Pesenko, "Sertifika No: 000358" diye tanınıyor. Devlet çok sayıda nükleer mağduruna böyle kimlik numaraları vermiş. Sertifika No: 000358 çalınmış bir hayatın simgesi ve insana karşı işlenebilecek en büyük suçun canlı kanıtı.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 179
En / Boy : 16 / 21
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 4.2006
₺14,92

16 Ağustos 1989'da Eurogold, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nın Maden Dairesi'nden Bergama Ovacık'ta altın arama ruhsatı aldığında nasıl bir kayaya çarptığını bilmiyordu. Altın çıkarmak için kullanılan siyanürün yarattığı tahribata bizzat şahit olan köylüler topraklarının, hayvanlarını ve yaşamlarını korumak için kısa süre sonra eylemlere başladı. Bergama, Çanakkale, Ankara, İstanbul... Yıllardır süren bu mücadelede mahkemelerden pek çok kapatma kararı çıkmasına rağmen madenler el altından işletilmeye devam etti.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 206
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2003
₺18,67

Bir kaç ağacın, bir derenin, bir tepenin, bir kuşun, bir ormanın değerini kim tayin eder? Emeğin, çabanın, dayanışmanın, kurucu fiillerin ve bunlardan doğan yeni toplumsal tahayyüllerin sınırlarını kim belirler peki? Toplumsal-siyasal hareketlerin tarihinden süzülen pratikler, dinamikler, tecrübeler, düşünceler ve kurguların hepsi tekmili birden Türkiye’de ekoloji mücadelesinin içinde bulunduğu uğrak noktasına bizleri taşıyor. 

Elinizde tuttuğunuz kitap da 2001 ekonomik krizi ve sonrasında iktidara gelen AKP’nin neoliberal kalkınmacılığıyla karşı karşıya gelerek yer yer gözlemcisi, yer yer aktörü ama her zaman öğrencisi olduğumuz bu toplumsal mücadelelerin bir çetelesini tutma amacını taşıyor. Ekoloji Kolektifi’nin 1999’dan bu yana süren mücadelesinde kurdun, kuşun, ağacın, tohumun, mahallenin, köyün, kentin yanı başında, içinde ve ötesinde vücut bulan politik ekolojik süreçleri büyüteç altına alarak bir araya getiren bu kitap aynı zamanda günümüz Türkiye’sinde yaşamın her boyutu için bütüncül, eşitlikçi ve adil bir ekolojist politikanın imkanlarına da göz kırpıyor.

İsyanın ve Umudun Dip Dalgası, toprağa, tarihe ve yaşama yaslanan köklerine dayanarak Türkiye’de büyüyen eleştirel politik ekoloji ve çevre hareketleri literatürüne  naçizane bir katkı sunuyor. Dikkatle dinleyenler fark edecektir: “Bakın işte, yaklaşıyor fırtına!”


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 336
En / Boy : 13,5 / 23,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2016
₺27,65

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 184
En / Boy : 13,5 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .
₺23,80

 




Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 280
En / Boy : 13,5 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2018
₺35,70

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 382
En / Boy : 13,5 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .
₺63,00

Naturalis yazar ve ilk çevrecilerden olan Henri David Thoreau (1817-1862) için doğa, inancının bir parçasıydı. Thoreau bu amaçla 1845 yılının ilkbaharında Walden gölünün kıyısına bir kulübe yaptı. Burada doğayı gözlemledi, çiftçilik yaptı gözlemlerini ve düşüncelerini bir günlüğek aydetti. Doğal dünyada yaşamını sürdürürken bilinçli olarak yaşamayı hayatın sadece temel ihtiyaçlarını dikkate almayı ve hayatın öğretmesi gerekeni öğrenmeyi arzuladı günlük yaşamından kesitlerle beraber insanın varoluş gerçeği, toplum, devlet ve diğer konular üzerine tefekkürlerini açık ve net bir bilgelikle kaleme aldı. (Thoreau münzevi bir hayat yaşamıyordu. Hergün ziyaretçileri vardı ve yürüyerek yakındaki kasabaya gidip geliyordu) Thoreau’nun dikkat çeken kabiliyeti sıradan gündelik bir olayı veya doğadaki bir detayı gözlemleyerek başladığı düşüncesini insanoğlunun en temel sorunlarını derin bir bakış açısıyla ele alabilecek şekilde geliştirmesidir. Amerikan ebediyatının en büyük klasiklerinden biri olan bu kitapta düşüncelerini toparladı Tolstoy ve Gandi gibi büyük şahsiyetleri etkilemesiyle tanınan Thoreau’nun bu eseri tüm dünyada felsefi düşüncede bir baş yapıt olarak kabul edilmiştir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 384
En / Boy : 14 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2007
₺51,60

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 176
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2007
₺32,30

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 336
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2009
₺40,00

“İnsanlar açtır çünkü zenginler en fazlasını alır. Hayatı sadece bir araç olarak görmeyenler hayatın değerini anlayabilir”

- Dao De Jing (Laozi)

Kararların belirli bazı kişiler tarafından, ne kadar sermaye biriktirileceği, aç gözlülük ve tüketimcilik temelinde alındığı bir iktisadi sistem içinde, tam anlamı ile uyumlu bir uygarlığa ulaşmanın hiçbir yolu olmadığı kesindir. Böylesi bir toplumda “sosyal ilişkiler, toplumun kapitalist ekonomisinin egemen güçlerinin bir yansımasına dönüşür”.

- Harry Magdoff ve Fred Magdoff

Uyumlu bir uygarlık, toplumsal denetim altında bir ekonomi ve siyaseti gerektirir. Bu toplumlar şunlar için çaba gösterir: (1) Anlamlı bir demokratik süreç yolu ile özdenetim, (2) önemli hayati ihtiyaçların temini için özyeterlilik, (3) herkesin temel maddi ihtiyaçlarının -fazlasının- karşılandığı iktisadi eşitlik ve (4) üretim, yaşam ve ulaşam alanlarında ekolojik yaklaşımın benimsenmesi.

- Fred Magdoff

Sosyalist kültür, hemen şuracıkta, gözlerimizin önünde değildir. O, keşfedilmesi gereken bir geleceğin parçası, hayal gücünün yaratıcılığına açık bir uygarlık projesidir… Geleceğin inşası, ne kadar uzak olursa olsun, bugünden başlar.

- Samir Amin

Kapitalizm yüz milyonlarca insana gıda, eğitim ve tıbbi bakım sağlamak konusunda daima başarısız olmuştur. Eğer küresel ekolojik krizin üstesinden gelinemezse kapitalizm insanlığın tümünü başarısızlığa uğratacaktır. Yapılması gereken seçim yeterince açık değil mi?

- Minq Li

Üretimin genel kullanım değeri yapısında, çoklu mücadelelerimizi birleştirerek devrimci bir süreçte insanlığın kendi hareketlenmesi olmaksızın herhangi bir dönüşüm tasarlamak mümkün değildir… Eğer insanlık dünyayı kapitalizmin, yaratıcılığı ortadan kaldıran yıkıcılığının sonucu olarak sürüklenmekte olduğu felaketten alıkoyacaksa, bu ancak evrensel düzeyde olabilir. Nihayetinde bu hem doğa ile insan metabolizması hem de insanın üretim faaliyeti ile insan özgürlüğü meselesidir.

- John Bellamy Foster


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 234
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2015
₺39,20

Hikayenin esası şudur; kapitalist sistem rasyonel tarıma karşıdır ya da rasyonel tarım kapitalist sistemle uyumsuzdur (kapitalist sistem tarımda teknik gelişmeyi sağlasa dahi durum budur) ve kapitalist sistem kendileri için çalışan küçük çiftçilere ya da onlarla iş yapan üreticilere ihtiyaç duymaktadır

Karl Marx (Kapital 3. Cilt)

Şu anda dünyanın temel beslenme düzeninde herkesin beslenme ihtiyacını karşılayacak yeterli miktarda gıda üretilmektedir; meta olarak algılandığında sonuçları, açlık, yetersiz beslenme ve erken ölüm ve kıtlık olur… Gıdanın yeterli miktar ve kalitede tüm insanlara ulaşacağının garanti altına alınmasının tek yolu, gıdayı meta olarak değil insan hakkı olarak görecek yeni bir sistemle mümkündür. Ancak o zaman sloganımızı yerine getirebiliriz: “Kar için değil İnsan için Gıda”.

- Fred Magdoff

 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 276
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2015
₺55,30

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 192
En / Boy : 16,5 / 24,5
Kağıt Cinsi : Kuşe
Basım Tarihi : 3.2009
₺133,00

Güzelleşmek isteyen kadınlar mutfağa! İhtiyacınız olan bütün malzeme buzdolabınızda, raflarınızda… Asırlardır kullanılan en etkili güzellik formülleri ve bakım ürünleri Erkan Şamcı’nın kitabında. Evde uygulaması kolay tariflerle cildinize zarar vermeden bakım yapmanın mutluluğunu yaşayın! Kimyasalları cildinizden uzaklaştırın.

İçinde bolca maydanoz, limon, yoğurt, patates, süt, yulaf ezmesi, krema, zeytinyağı olan bir kitaptan bahsediyoruz. Yemek kitabı dersiniz değil mi? Hiç ilgisi alakası yok. Güzellik reçeteleri veren bir kitap bu. Burnumuzun ucunda duran mutfak malzemeleri biraz onunla, biraz bununla karıştırılınca, belli bir şekilde uygulanınca dünyanın en etkili bakım ürünlerine dönüşebiliyor.

Kitapta verilen tariflerde hiçbir karışıklık yok, son derece basit. Bir örnek: “Karpuzun suyunu çıkar, peçeteyle yüzüne sür. Yaz aylarında yüzünü nemlendirsin.” Yazılanları ev koşullarında, evdeki araç gereçle uygulaması kolay. Zaten elinizin altında olan malzemelere belki aktardan alacağınız bir iki bitkiyi veya yağı ilave edeceksiniz. Kitap güzelliğin içten geldiğini vurgulayarak hayat biçimimizden, uyku düzenimizden, hatta kumsalda yürüyüş yapmamızdan bile bahsediyor. Mutlulukla güzelliğin genelde kol kola yürüdüğünü hatırlatıyor. Tepeden tırnağa bakımlı ve güzel olmak için masum malzemelerle birçok tarif paylaşıyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 128
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2015
₺22,40

Evinize doğallık geliyor. Zamanla yarışan, eviyle barışan, yavrusunu kucaklarken dünyayı ıskalamayan kadının altın kitabı bu. Ekopolis Erkan Şamcı yeni dünyanın sürekli hızlı, hijyen çılgını, hep yetişmeye çalışan kadınının imdat çığlığına yardım eli uzatıyor. Hayat kurtarıyor, evle ilgili her derde deva oluyor. Mutfaktan banyoya, dekorasyondan ev ekonomisine, temizlikten aşçılık sanatına kadar her konuda doğayla dost bilgiler veriyor.

Dahası da var!

Parmağına tektaşı takmak güzel de, o taşın altında biriken kirler nasıl temizlenecek? Oğlanın ateşi çıktı, acile koşacaktık ki, Erkan abi yetişti imdada! Misafirin kızı bembeyaz cânım koltuğun üstüne sakızlı muhallebiyi devirmez mi? İmdaaaat! Kalorifer petekleri pislik üretiyor, nasıl temizlenecek bunlar? Annemden yadigar küpenin teki düştü, evin içinde ama nasıl bulunacak minicik taş? Her yer oyuncak, nasıl dezenfekte edilecek bunlar?

Merak etmeyin Erkan Şamcı, anneannelerin hamaratça mucitliğini alıp, torunların evlerine misafir oluyor. Evle ilgili en temiz, en sağlıklı, en pratik, en ekonomik çözümler Kadınların Altın Kitabı’nda.

 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 200
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2014
₺24,00
İnsanın doğası iler ilişkisinin tarihi, bir türk olarak ortaya çıkışıyla başlamıştır. Onu, zoolojik bir varlık olmaktan çıkarıp beşeri bir varlık haline getiren temel unsur, doğa müdahale yeteneğidir. Bu müdahale, aynı zamanda, doğaya toplumsal bir nitelik de kazandırmaktadır. Çünkü insan-doğa ilişkisi, "değer"den bağımsız, boşlukta vereyan eden bir ilişki değildir. Bu ilişki, kültür dolayımında gerçekleşir. Yani, doğa/çevre, insan zihninde bağımsız dışsal bir düzenlilik değil; insan tarafından tasavvur edilen, anlamlandırılan bir kategoridir. -Tuncay Önder-
Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 240
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2003
₺46,75
Gezegenimizin sonu mu geliyor. Bu soru ekolojik krizin zirve yaptığı günümüzde sıkça sorulur oldu. Endişeye mahal yok. Ancak acele edelim... Bizi saran ve kucaklayan doğanın dünya üzerindeki tüm canlılara hayat verdiğini hepimiz biliriz. Peki ya biz insanlar bin yıllardır bize ev sahipliği yapmakta olan bu gezegene karşı yeterince nazik ve duyarlı mıyız Farkında olduğumuz ya da olmadığımız çevre hareketlerinin sözcüleri aktivistler ve bilim insanları uzunca bir süredir bizi bekleyen küresel felaketler konusunda uyarılarda bulunuyorken gerçekte bunların ne kadarını ciddiye alıyoruz Yaşam biçimimizi ve doğayla olan ilişkimizi değiştirmek bizi karanlık bir sondan kurtarabilir mi Elinizde tuttuğunuz bu kitap belki de bu sorulara cevap verebilir. Belki de daha fazlasını yaparak sizi doğa için düşünmeye okumaya yazmaya ve başkalarını aydınlatmaya yöneltebilir. Yıllardır doğa insan ilişkisine dair düşünüp cevaplayamadığınız soruları tıpkı sizin sorduğunuz biçimiyle sorarak sizi birlikte bir yanıt bulmaya davet eden Ekoeleştiri Çevre ve Edebiyat kitabının yazarları edebiyat kültür ve ekolojiye olan ilgilerini çevreye karşı duydukları sorumluluk hissi ile birleştirmiş dokuz genç akademisyenden oluşuyor.
Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 431
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2011
₺69,70
1 2 3 >
Çerez Kullanımı