Gerek antik çağ medeniyetlerinin Anadolu’da gelişmesi gerekse Hıristiyanlığın ilk dönemlerinde havarilerin ve Hz. İsa’ya inananların Anadolu’yu güvenli topraklar olarak görmesi; yeniçağda ise Yahudilerin bulundukları yerlerde karşılaştıkları baskıcı/yok edici yaklaşımlardan kaçarak Anadolu topraklarına sığınmış olmaları ve yine Türklerin kendi dinlerine ait eserleri yapmaları, üzerinde yaşadığımız bu toprakların farklı bölgelerinde kiliselerin, sinagogların ve camilerin inşa edilmesine neden olmuştur. Anadolu toprakları, sadece somut kültürel mirasın izlerini taşımakla kalmamış, efsanelere ve fenomenlere de ev sahipliği yapmıştır. Dahası birçok önemli din lideri, eren, aziz ve havarilerin de yolu bu topraklardan geçmiştir. Bu bağlamda Anadolu coğrafyası özellikle semavi dinler açısından önem kazanmıştır. Bu topraklarda yer alan kutsal mekânlar, hac merkezleri ve önemli şahsiyetlere ait izler, turistleri bu topraklara çekerken Anadolu da inanç turizmi açısından vazgeçilmez bir destinasyon hâline gelmiştir. Anadolu’nun inanç değerleri belki bir kitaba sığmayacak kadar zengin olmakla birlikte Anadolu topraklarında öne çıkan dini yapıları, dini fenomenler ve efsaneleri, önemli kişilerin izleri ve dini mekânları bir araya getirme düşüncesiyle ortaya çıkan bu kitap, okurlarını ve araştırmacıları adı geçen mekanlara tanıklık etmek ve kişilerin izlerini takip etmek için arayışla ve aşkla yollara düşürecek bir eser olmuştur.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 895
En / Boy : 16 / 23.5
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 6.2020
₺117,00

Tanrı 2.0 İçİn hazır mısınız?

İnanç zor durumda... Din binlerce yıldır bizden her şeyi bilen ve gücü her şeye yeten, sevgi dolu bir Tanrı inancını kabul etmemizi istedi. Tarih, uzun ve bazen çalkantılı bir yol aldı. Din adına tarifsiz zalimliklerin de yaşandığı galeyan zamanları oldu. Ve inanç çağı hızla sonuna yaklaşıyor. Diğer yandan inançsızlık yükseliyor. Nasıl yükselmesin? İyicil, sevecen bir Tanrı’ya güvenmek için çok fazla felaket gördük… Oysa Tanrı’ya meydan okuduğunuzda gerçekliğe de meydan okumuş olursunuz. Sizi, Tanrı’yla ilgili şimdiye kadar duyduğunuz her şeye olan inancınızdan vazgeçmeye ve aynı zamanda inancınızı korumaya davet ediyorum. Gerçeklik kırılgan değildir. Bir gülden şüphe duydunuz diye o gül solup ölmez. Tek koşul Tanrı 2.0’ın gerçek olabileceğini kabul etmek... Deepak Chopra'dan inanca dair tüm bildiklerinizi altüst edecek, yepyeni bir maneviyat anlayışının tohumlarını eken bir kitap. Deepak Chopra, dünyanın en önemli bütünsel tıp ve kişisel dönüşüm rehberlerinden biridir. 86 kitabı olan Chopra’nın eserleri 40'tan fazla dile çevrilmiştir. Kitapları sık sık New York Times bestseller listelerinde yer alan Chopra TIME dergisine göre yüzyılın en önemli 100 kişisinden biridir. 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 280
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2019
₺64,00

İlkçağ Yunan felsefesinin antik Yunan dini ile irtibatı, oldukça münbit tartışmalara konu olmuş bir alandır. Dinî anlatıların, mitlerin hâkim olduğu bir ortamdan, felsefî söylemin hakim olacağı bir ortama geçişin ne şekilde olduğu hâlâ tartışılmaktadır. Bu çalışma söz konusu dönüşümü, tanrıya benzeme konusu üzerinden incelemektedir. Antik Yunan dininde, özellikle de Dionysos tapınmalarında rastlanan tanrıyla bir olma ritüellerinin ve bu ritüellerin sahip olduğu kültürel arka planın, Platon ve Aristoteles metinlerine aktarılışının ne şekilde olduğu, bu eserde analiz edilmektedir. Çalışma ayrıca, felsefenin merkezî konuları arasında olmayan, ana tartışma konuları arasında yer almamış tanrıya benzeme gibi bir konunun, felsefenin merkezî konularıyla olan irtibatına işaret ederek, çevreden merkeze giden yolu gösterebilmeyi amaçlamaktadır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 184
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2019
₺35,60

Bu kitap, entelektüel boyutta yazılmış yazıları ihtiva etmektedir. Küreselleşen dünyamızda, Medeniyetler ittifakı ve kültürlerarası diyaloglara çok muhtaç olduğumuz bu günlerde elinizdeki çalışma, dar düşünce kalıplarını zorlayarak, evrensel boyutta düşünme kapılarını açacaktır. Teolojiyi irdelemek isteyen herkese önemli bir kılavuz olma özelliği taşıyan bu yazılar, aynı zamanda insanın fikren aydınlanmasını sağladığı için okunmaya değer mahiyettedir. Dinler Tarihi gibi kutsalla ilgili düşüncelerin ve inançların kapılarını zorlayan bir alanda çalışan ilim adamlarına da metodolojik alanda önemli ufuklar açacaktır. Bu kitapta, Batı dünyasına Din Bilimleri sahasında yön veren çağımızın en önemli şahsiyetleri olan, Jerald C.Brauer’in, Joseph Kitagawa’nın, Wilfred C.Smith’in, Raffaele Pettazoni’nin, Jean Danielou’nun, Mircea Eliade’nin, Louis Massignon’nun, Ernst Benz’in, Friedrich Heiler’in başka yerlerde bulamadığınız derin analizlerini ve sentezlerini bulacaksınız.

 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 288
En / Boy : 16,5 / 24
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2019
₺73,80

Bir halkı tanımak, aynı zamanda bir coğrafyayı tanımaktır. Yani ezilenlerin egemen sınıflar tarafından yazılmış “kaderini” değiştirmek üzere harekete geçirmenin yolu onları, sosyo-ekonomik koşullarıyla, tarihiyle, geçmişiyle, bugünüyle, kültürü, dini-mezhebi, inancıyla, korkuları, özlemleri, duygu dünyalarıyla vb. bir bütün tanımaktan geçiyor.

Kadim halklar ve inançlar coğrafyası olarak Küçük Asya ya da Anadolu’nun gerçekliklerinden biri de hiç kuşku yok ki, Kızılbaşlık mezhebi ve öğretisidir.

Osmanlı döneminin Ermeni aydınlarından Nazaret Dağavaryan bu kitapta yaptığı tarihsel çalışmalar ve birebir görüşmelerle Arhıvaltslıların Protestanlığıyla, Orta Anadolu’nun Kızılbaşlarının doktrinlerini ve nasıl doğduklarını inceleyerek, bu ikisi arasındaki tarihsel ve dinsel bağlantıyı kurmakta, Kızılbaşların, sonuç olarak da kendi deyimiyle “korku nedeniyle görünürde ‘İslam’mış gibi davranan yol erbapları” olduğunu açıklamaktadır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 73
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2019
₺13,50

Bir araştırmacının kitaplığında olması gereken bu sözlük; dinler tarihine ilgi duyanların yanı sıra öğrenciler, öğretmenler ve akademisyenler için de başvuru kaynağı niteliğindedir.

Dinler Tarihi Sözlüğü sayesinde Ahit Sandığı’ndan Zeytin Dağı’na, Budizm’den Kaodaizm’e, Levh-i Mahfuz’dan nirvanaya, dinler tarihindeki önemli kişilere, yerlere, olaylara ve terimlere a’dan z’ye ulaşabileceksiniz.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 184
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2019
₺36,00

Günümüzde ilahiyat fakülteleri; dinin, dini ilimlerin, dini sanatların ve edebiyatın ve hatta dinle ilgili/ilintili sosyal ve beşeri bilimlerin öğretildiği/öğrenildiği ve bilimsel yöntemlerle araştırıldığı hem bireysel hem de toplumsal fayda üreten bir üniversite birimi olarak işlev görmektedir. Kuşkusuz üniversitenin bir parçası olmaları, bu fakültelere geniş bir hareket alanı tanıdığı gibi birtakım sorumluluklar da yüklemektedir. Bunlardan görünürde en göze çarpanı, oldukça geniş bir yelpazede din hizmeti üretecek bilgi ve beceri bakımından donanımlı meslek insanları yetiştirmektir. Bunun yanı sıra, farklı disiplinlere ayrılarak dinle ilgili bilimsel bilgi üretmek, mevcut bilgi birikimini gözden geçirmek ve dini bilginin gelişmesini sağlamak da bu fakültelerin amaçları arasında yer almaktadır.

Elinizdeki eser, ilahiyat fakültelerinde yüksek tahsil yapmayı düşünen ya da hâlihazırda burada eğitim gören öğrenciler; ayrıca bu sahada bilimsel saiklerle derinleşme düşüncesinde olan lisansüstü eğitim adayları ve ilahiyat fakülteleri hakkında bilgi sahibi olmak isteyen tüm okuyucular dikkate alınarak hazırlanmıştır. Bu bağlamda ilahiyat fakültelerinin akademik yapıları merkeze alınarak toplamda yirmi anabilim dalının tarihçesi, ilmi konumu, alanı, problemleri, görevleri, araştırma metodolojileri gibi farklı boyutları üzerinde durulmuş; ayrıca okuyucular için her anabilim dalı özelinde başlangıç ve ileri düzey okuma listeleri oluşturulmuştur.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 440
En / Boy : 15 / 21,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2018
₺49,20

Dünya Dinlerinin Kökenlerini ve Geleneklerini Keşfedin!

Dünyada bu kadar çok uygarlık ve onlara ait din varken, hepsinin önemli isimlerini, kurallarını ve tarihlerini hatırlamak kolay değildir. Dinler Tarihi 101 ise kutsal hikayelerden seçmeleri, peygamberlerin hayatlarını ve dini figürlerin tarihte nasıl yer edindiklerini sıkıcı ayrıntılara girmeden anlatıyor.

Antik uygarlıkların mitolojilerini ve günümüzde milyonlarca inanana sahip dinlerin tarihsel yolculuklarını capcanlı bir anlatımla sunuyor.

İsa’dan Dört Yüce Gerçek’e, Rigveda’dan Kuran’a, semavi dinlerden mistik dinlere; peygamberler, kutsal kitaplar ve önemli dini liderler hakkında merak ettiğiniz her şey Dinler Tarihi 101’de!


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 272
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2018
₺51,00

Yves Bonnefoy’un derlediği iki ciltlik Mitolojiler Sözlüğü, yüzden fazla akademisyenin uzmanlık alanlarında yazdığı alfabetik sıralı makalelerden oluşuyor. Yunan ve Roma mitolojisinin yanı sıra, Brezilya Tanrısı Omolu için yapılan ritüel danslarından, Eskimolarda ruhların nasıl göç ettiğini anlatan mitlere kadar birçok konu hakkında bilgi edinebileceğiniz ansiklopedik bir kaynak niteliği taşıyor.

Levi Strauss ve Georges Dumezil’in yaklaşımlarını temel alan bu ansiklopedik kaynakta, mitolojinin geçmişten günümüze, toplumlarda işleyişine şahit olacak ve mitolojiyi anlamanın yöntemlerini göreceksiniz. hangi soruları sormanız hangi benzerliklere dikkat etmeniz gerektiğini de öğreneceksiniz. Yalnızca mitoloji okumakla kalmayacak mitolojinin yöntemleri hakkında da bilgi sahibi olacaksınız.

Çoğu mitolojik gelenekteki önemli efsaneleri bulabileceğiniz Mitolojiler Sözlüğü bu açıdan birçok mitoloji kitabından farklılık gösteriyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 1156
En / Boy : 16.5 / 24
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2018
₺168,80

“Güçlü mitler tarafından yönetilen bir dünyada,bağlı olduğumuz mitolojik sistemlerin, sosyal kurumların ve akımların birbirlerini nasıl beslediklerini daha dikkatli düşünerek, hem kendimizi hem de başkalarını kavrayışımızı derinleştirmek zorundayız. Yves Bonnefoy’un Mitolojiler’i sadece bu doğrultuda yapılmış olan ilerlemeyi özetlemekle kalmıyor, aynı zamanda önümüzdeki güç işin de temellerini atıyor.”

-Mark C. Taylor, New York Times

 “Yalnızca mitler ve kutsal anlatılar hakkında bir kitap değil ... Yalnızca bir sözlük ya da ansiklopedi de değil,” ama “bir grup mitoloji uzmanının mitoloji (ve mitoloji sistemleri, hatta mitoloji hakkında düşünce sistemleri) üzerine yazdığı özgün makalelerden oluşan alışılmadık bir kitap.”

-Wendy Doniger


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 792
En / Boy : 16.5 / 24
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2018
₺120,00

Bu 19 soru, tüm Müslüman din adamlarına yöneltilmiştir. İlk defa, 7&8 Ekim 1989 tarihinde Chicago'da düzenlenen uluslararası bir konferansa 48 sayfalık İngilizce orijinalini sunduğum bu 19 sorunun cevabını hala bekliyorum. Türkiye'deki Kuran'a bağlı din adamlarının ve tüm aydınların bu sese kulak vererek ülkemizi Emevi, Abbasi ve Osmanlı kalıntısı karanlıklardan kurtaracak reform ve rönesans hareketine katılmasını umuyorum.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 143
En / Boy : 13,5 / 20
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 1.2014
₺16,40

Mircea Eliade bir kere daha derin bilgisini ve sentez yapma konusundaki gücünü ortaya koyarak dünyadaki dinlerin anlamlarını ve tarihlerini aydınlatmayı amaçlıyor. Bunun için de dinsel tecrübeyi insanın, geçmişten günümüze kadar pek çok kültürde farklı şekillerde tezahür eden kutsal alan içerisinde yaşama gayreti üzerinden çerçevelendiriyor.

“Kutsal, güneş ve ay tapımları, su simgeleri, kutsal taşlar, doğurganlık kültleri, yeryüzü ana, yenilenme ayinleri ve ebedi yenilenme miti gibi konuların incelenmesi, bilimin yanı sıra genel okurların da ilgisini çekiyor.”

–New York Times

“Oldukça önemli ve değerli bir kitap.”

–Library Journal

“Derin bilginin ve keskin bir kavrayışın ürünü olan bu kitaptan daha etkili bir eserle karşılaşmak oldukça zor... Dinler üzerine çalışan öğrencilerin okuyarak kendilerine çok şey katacakları kesin.”

–Kirkus


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 504
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2022
₺108,80

Savaş sonrasında bütün dünyayı dolaşan, sahada yıllarca yaşayan ve sayısız dile hakimiyetiyle kaynakçaları benzersiz olan bilge bir kuşak vardı. İşte Eliade bu bilge kuşağın son temsilcilerindendi. Bütün ömrü boyunca kutsalın tezahürlerinin peşinden koştu; bilincin oluşumunu açıklamak istiyordu çünkü. Araştırdıkça bütün dünyada, tarih ve mekân açısından hiçbir bağlantısı olmayan toplulukların mitolojilerinde, teolojilerinde ve liturjilerinde ortak paydalar olduğunu gördü. Onun için din artık bir inanç meselesinden öte insan olmanın bir aşamasıydı. Üç ciltlik bu eser eski çağlardan yakın zamanlara kadar insanoğlunun dinsel evrenine nüfuz etmemiz ve yalnızca dinsel inançları değil, hayatı anlamamız için değerli bir rehber.

Şamanizm  sorunlarına getirdiği bakış açısıyla büyüklüğünü gösteren makalesini düşünüyorum da; engin bir kaynakçaya ve Hinduizmde değerli bir donanıma sahip, tutkulu ve çalışkan bu bilim adamı alanında çok şey yaptı bile.

– Georges Dumézil


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 512
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2020
₺75,00

Savaş sonrasında bütün dünyayı dolaşan, sahada yıllarca yaşayan ve sayısız dile hakimiyetiyle kaynakçaları benzersiz olan bilge bir kuşak vardı. İşte Eliade bu bilge kuşağın son temsilcilerindendi. Bütün ömrü boyunca kutsalın tezahürlerinin peşinden koştu; bilincin oluşumunu açıklamak istiyordu çünkü. Araştırdıkça bütün dünyada, tarih ve mekân açısından hiçbir bağlantısı olmayan toplulukların mitolojilerinde, teolojilerinde ve liturjilerinde ortak paydalar olduğunu gördü. Onun için din artık bir inanç meselesinden öte insan olmanın bir aşamasıydı. Üç ciltlik bu eser eski çağlardan yakın zamanlara kadar insanoğlunun dinsel evrenine nüfuz etmemiz ve yalnızca dinsel inançları değil, hayatı anlamamız için değerli bir rehber.

“İlkel” ve Oryantal dinler konusunda Batılı bir sosyal bilimler öğrencisini hiç kimse onun kadar bilgilendiremez... İnsanın bu serüveniyle ilgilenen herkesin içinde yeni bilgiler ve yeni bakış açıları bulabileceği bir kitap.

–New York Times Book Review


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 368
En / Boy : 14 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2019
₺75,00

Dinler tarihi, varoluşluluğun ruhi ve fikri açıdan olgunlaşma aşamalarını, bu aşamaların çeşitli şekilde ortaya çıkan belirtilerini her yönüyle göstermesi açısından en fazla üzerinde durulması gereken bir bilim dalı. Varoluşun ilk devirlerinden, günümüze kadar inanç ve ibadet alanında gerçek inançları sadece Dinler Tarihi yoluyla anlaşılabilir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 695
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2017
₺114,00

Şüphesiz ki dua candır! Gene şüphesiz ki ona dua edenler makarnanın en güzeliyle, striptizci kızlar ve cillop oğlanlarla, biranın en soğuğu ve köpüklüsüyle ödüllendirilecektir !E o zaman, neden dua edenlerden olmayasınız?

- Ramen


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 383
En / Boy : 13,5 / 21,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2017
₺51,75

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 210
En / Boy : 13,5 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .
₺32,00

Zamanın uzun dönemleri boyunca kadim pagan ilahları ile onları benimseyen ülke ve kültürler arasındaki bağlantıyı bilmek isteyenler için, George Stanley Faber’ın ilk olarak 1816 yılında yayınlanan bu eseri, kitaplıklarında bulundurmaları gereken bir başvuru kaynağı niteliğindedir. İlahlaştırılmış ve neredeyse binlerce yıl her mitolojide boy göstermiş kadim tanrı ve tanrıçaların kökenleri, kültürlere göre değişiklik gösteren çeşitli adları, ünlü efsaneleri ve birbirleriyle şaşırtıcı benzerlikleri en ilgi çekici detayları ve açıklamalarıyla okuyucuyu bir zaman yolculuğuna çıkartacaktır.

Kitaptaki karşılaştırmalı mitolojiler, düşündüren hipotezler, Dünya’nın başlangıcından beri gelmiş geçmiş efsanevi kadim pagan idollerinin gerçek kimliklerine ışık tutmaktadır. Özellikle Nuh Tufanı ve Gemisi, tufan öncesi ve tufan sonrası ilk halkların gelenekleri, inançları, bazı Ahit Metni karakterleri ve ardışık benzer dünyalar teorisi kitabın önemli bir kısmını teşkil etmektedir.

Cennet bahçesi, kutsallaştırılmış dağlar, nehirler ve göller, Ararat, Olympus, Bilgi Ağacı, Adem ve Havva, Ezekiel, Atlas, Odin, Hercules, Chronus, Bacchus, Osiris ve İsis, Anubis, ilk Olimpiyat oyunları, ilk kurban, Altın Çağ, Kerubim, Serafim, Chimera, Phoenix, Simurg, Grifin, Ay’ın iki kapısı, Cehennemin üç yargıcı, Cerberus, Hades, Venüs, Astarte, Diana, Siva, Perili Ada, Serpent, İnek ve Boğa Tapınması, bu değerli başucu eserinin içindeki konulardan sadece bazılarıdır.

‘’Dalgaların ortasından en güzel yeşilliklerle kaplı bir dünya doğar. Sular çekilir: kartal istediği her yere süzülür ve dağların üzerindeki balık kokan avını kapar. Tanrılar, Ida’nın kırlarında toplanırlar, yıkıntıları önlerinde duran göksel saraylarla ilgili konuşurlar. Onlar, önceki konuşmalarını ve Odin’in kadim sözlerini tekrar hatırlarlar.’’

(Voluspa şiirinden bir alıntı- Paganizmin Kökenleri)

Ruya S. Uğurlu - Çevirmen


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 305
En / Boy : 16 / 22
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2017
₺63,75

Tanrıyı tanımak için bir adım daha atmak

Değerli okur; Dinler tarihine yapacağımız yolculuğa ait bu ikinci kitapta; Kur'an'da da bahsi geçen Lut kavmi, Sodom ve Gomoro'nun helakı, Adem, Nuh, İbrahim, İshak, Yakup, Yusuf, Musa, Davut ve Süleyman'ın tarihsel izlerini, Yahudilerin kutsal kitabı Tora ve Müslümanların kutsal kitabı olan Kur'an ile iliŞkisi üzerinden incelenerek kaleme alınmış bir çalışmadır.

Kadim bir öğreti olan okültizm, doğa ve evren yasalarını kavrama bilgisini içerir. Pekiyi tek Tanrı'lı dinlerin ortaya çıkmasının sebebi neydi? Belirgin olarak Nuh ile başlatılan, İbrahim ile devam ettirilen ve günümüze dek gelen tek Tanrı kavramı, gerçekte insan bilincine katkı sağlayabildi mi? Yoksa bir tümden gelim yanılsamasına mı sebep oldu? Oysa bir bütünü kavramak, ancak parçaları bir araya getirmekle mümkün olabilecektir.

Pekiyi bu tek Tanrı ve Tanrılar kimdi? İayet bir Yaratıcıdan bahsediliyor ise onu kim bilebilir? Ancak O'na yolculuk yapılabilir. Bu da kavrayışla mümkündür. O halde, Yaratıcıyı ve Tanrı'yı ayırt etmek, ancak farkındalıkla mümkün olacaktır.

Tanrılar da bizim gibi ete ve kemiğe bürünmüş, bize benzemekteydiler. Onlar da bizim gibi öfkeleniyor, intikam alıyor, yiyip içiyor, dilediğini ödüllendirip dilediğini cezalandırabiliyorlardı. Kısaca onlar dünyanın "Efendi"leriydi... İnsan ise; bu "Efendi"lere hizmet eden Kul'ları... Bir kısım Tanrılar, insanın ruhsal ve bedensel gelişimi için aracılık ederken; bir kısım Tanrılar ise insanı, aralarında yaptığı akitle kendine hizmet için bağladı.

İşte bu kitapla beraber;
Tanrıyı tanımak için çıktığımız yolculuğa, bir adım daha atmış olacağız...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 343
En / Boy : 13,5 / 20
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : .2012
₺56,25

“Evrene dair meseleler Çinli filozoflar için hiçbir zaman zorluk teşkil etmedi. Her şey başlamadan önce Hiçlik vardı. Yıllar geçtikçe Hiçlik, Birlik’e dönüştü, Büyük Monad haline geldi. Daha uzun bir süre sonra Büyük Monad, temelde Erkek ve Dişi olmak üzere doğa içerisinde İkilik yarattı ve sonra, biyolojik türeme süreciyle birlikte görünür bir evren var oldu.”

Çin mitolojisinde genel mânâda kabul gören bu yaratılış mitine göre her şey böyle başladı. İlk varlıktı kâinatı yaratan P’an Ku. Sonra insanlar tabiatı gözlemledi, kendi eylem ve davranışlarını doğal olaylara benzetmeye çalıştı; korktuğu, yaranmaya çalıştığı Tanrılar var etti, kimi zaman soyuttular, fakat çoğunlukla insan suretinde ve özellikle de erkek, baba figürlerine sahip(ti)ler. Devamlı kehanetlerde bulunuldu, methiyeler düzüldü, kurbanlar adandı, hürmeti ortaya koymak adına ritüeller sergilendi… Sonra bilinmezcilik benimsendi, Tanrılar bir yana artık onların elçileri de belirmişti, daha fazla insan ve hayvan kurban edildi, çok
Tanrı tek Tanrı oldu…

İşte böylece tamamen kendinden farklı olduğunu düşündüğü Çin’le büyük ortak noktalar buldu Batı. Birbirine uzak olduğu farzedilen noktalar arasındaki bağı kurmada önemli bir rolü olan ve Çin dinlerine dair Batı’da 20. yüzyılda yapılan ilk çalışmalardan biri Eski Çin’de Dinler.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 61
En / Boy : 14 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2017
₺22,40

İnsanın evrendeki benzersiz varoluşunun sırrını açıklayabilecek iki farklı “gerçeklik” olduğunu söylüyor bize Eliade: Mitler ve Rüyalar. İki farklı dünya bu. Mitler Alemi ve Rüyalar Alemi. Peki, aslında ikisi de bir yalana dayanmıyor mu? Yani gerçek olmayana? Gerçeğin arayışında gerçek-olmayandan ne umabiliriz? Mitler, geleneksel, arkaik insanın, “ilkelin” dünyasına açılan bir kapı. Rüyalarsa “modern” insanın bir takıntısı. Meseleyi geleneksel ve modernden açınca, belki de fark etmeksizin son yüzyılın hatta son birkaç yüzyılın en önemli olaylarından birine temas etmiş oluyoruz.

İki uygarlığın bir tarafta geleneğin temsilcisi Doğu ile diğer tarafta modernliğin temsilcisi Batı’nın– karşılaşması ve hesaplaşması. Neyse ki etnoloji, oryantalizm, karşılaştırmalı dinler tarihi, derinlik psikolojisi ve bilinçdışının keşfi, gerçeküstücülük vb. sanattan bilime ve felsefeye kadar pek çok alandaki yenilikler, “tuhaf” ve “yabancı” görünen şeyi anlamayı nispeten kolaylaştırıyor.

Aslında dert hep aynı. İnsanın dünyadaki benzersiz varoluşuna bir açıklama getirmek, onu anlamlı kılmak. Mit Evren’in, dolayısıyla Dünya’nın ve Yaşam’ın, yani İnsan’ın nasıl var olduğunu. yani “gerçekten” var olmuş bir şeyi, meydana gelmiş bir olayı anlatır. Diğer bir deyişle, dünyanın nasıl meydana geldiğinin yorumundan başka bir şey değildir.

Eliade bizi gene şaşırtmıyor. Başlangıç zamanına, tanrısal varlıkların gizemli dünyalarına her sayfasında şaşırtıcı düşsel bir yolculuğa çıkartıyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 287
En / Boy : 14 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2017
₺43,20
Büyük Fikirlerin Küçük Kitapları: Din tarihe en çok etki etmiş kimi ilahiyat filozoflarının ve dini liderlerin fikirlerini inceliyor, inanç, tanrısallık, dünyadaki yerimiz ve ölümden sonraya dair bakış açılarıyla miras bıraktıkları kavramları ve bilgileri değerlendiriyor. Hıristiyan inancının ilk fikirlerini İsa’nın ve Aziz Augustine’in eserleri ve öğretileri aracılığıyla anlamak; Budizmin, Konfüçyanizmin ve İslamın temellerini Buda, Konfüçyüs ve Muhammed’in yaşamlarını gözden geçirerek değerlendirmek; Luther ve Calvin’in teşvik ettiği Kilise Reformu’ndaki büyük sıçrayışı ve karşı reformu incelemek; sık sık yanlış anlaşılan yaratıcılık, kutsal kitap, tek-tanrıcılık gibi kavramlar üzerine kafa yormak... Büyük Fikirlerin Küçük Kitapları: Din, bütün bu idealar ve dini liderler arasında kat edeceğiniz dolambaçlı yolda sizin rehberiniz olacak.
Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 128
En / Boy : 13 / 19
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 5.2013
₺18,00

Tek bir insan, başlı başına insanın hem başlangıcı hem de sonudur. Zaman algısının bizde oluşturduğu ilk ve son insan ayrımına dair yapay farklılık, insanların birbirleriyle olan benzerliklerini fark etmelerine engel olmaktadır. İnsan tek başına tüm insanlığın bir mümessilidir yani tek kişi, tüm insan ırkının kendine has özelliklerini üzerinde taşır.

İnsan kısa, insanlık ise uzun bir hikâyedir. Bazen insanın kendisi, bütünüyle bir hikâyedir; ya da bir ve birden çok kısımlarıyla diğer hikâyelerin bir parçası… Çünkü insan, “homo narrans”dır; yani kendini hikâyelendirerek şekillendiren…. Bu sebeptendir ki, hikâyesiz bir hayat, hikâyesi olmayan bit topluluk düşünülemez. Çünkü insanın sonlu bir varlıkken sonsuzu kavrayamaması, bir parçasıyken bütünü kapsayamaması acı ama büyük bir tecrübedir. Biz buna hayat hikâyemiz deriz. İster bu hayat hikâyeleri yaşanıyor veya anlatılıyor olsun… ister yaşanmamış ama anlatılıyor olsun ister hem yaşanmamış hem de anlatılmamış olsun… Fark etmez çünkü sadece yeryüzünde olmak dahi, bir hikâye olmak/yazmak için kâfidir.

Mit, hikâye demektir. Mitleri incelemek ise insanı yani hayat hikâyelerini incelemenin bir başka kulvarıdır. Bu sebeple insanı anlamayı merkez edinen sosyal bilimler için yapbozun en temel taşıdır. Mit, dalları modern zamana uzanan, kökü ilk zamanda kalan insani bir yapıdır, kök(en) bilimidir. Her şeyin ilkine dair sözler, onun içindedir. Bütüne vakıf olmak isteyenler için, bu sebeple “ilk’e gitmek” yani mite gitmek, bir zorunluluktur. Bu zorunluluktan hareketle elinizdeki eser, köksüzlükle itham edilen psikolojinin hususiyetle de din psikolojisinin kökenine yapılan özgün bir yolculuğu içermektedir. İlk insandan son insana kadarki tüm süreçte insanların düşüncelerinin, duygularının, yaşantılarının bir parçası olan mitlerin, din psikolojisi açısından incelendiği bir kazı çalışmasıdır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 384
En / Boy : 15,5 / 22
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2018
₺73,08

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 416
En / Boy : 13,5 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .
₺26,40
Günümüz dünyasında, küreselleşmenin de katkısıyla, insanlar ve kültürler arası diyalogun gerek imkanlar gerekse ihtiyaçlar bakımından önem kazandığı görülüyor. Diyaloğun böyle bir gündem oluşturması ve dikkat çekici bir sürece dönüşmesi sonucunda geçmişte birbirini tanımayan insan topluluklarının, birbirleri hakkında artık en küçük detaylardan bile haberdar oldukları söylenebilir. Kültürün en önemli ve dikkat çeken öğelerinden biri olan din de insanların, hakkında bilgi sahibi olma arzusunu taşıdıkları ve bir anlamda buna zorunlu oldukları bir alan olarak karşımıza çıkıyor. İnsanlar, birbirinden farklı olan inanç sistemlerini tanıdıkça, önyargılarından büyük oranda kurtulmakta ve öteki inançlarla kendininki arasında bazı önemli müştereklerin bulunduğunu fark etmekte. Büyük dünya dinlerinin ortak paydaya sahip olduklarını ifade eden düşünürler de bu çerçevede "Dinî Çoğulculuk" fikrini ortaya koymuş bulunuyor. "Dinî Çoğulculuk" denilince akla ilk gelen düşünürlerden biri ise kuşkusuz ünlü din felsefecisi John Hick’tir. Bu çalışma, Hick’in görüşlerini eksene alınmak suretiyle "Dinî Çoğulculuk" düşüncesiyle ilgili olarak yapılan gerek destekleyici gerek eleştirel çalışmalardan oluşmaktadır.
Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 198
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2006
₺35,64

Tanrı düşüncesine dair bakış açımın "ilkel tek tanrıcılık teorisi" kadar "evrimci teori"den de ne kadar ırak olduğu açıktır. Evrimci teoriye göre tek tanrıcılık, çok sayıda ve çok az farklı ruhların çokluğu inancıyla başlayan, ilahın birliği düşüncesine doğru bir seri azalmayla ortaya çıkan ideolojik, tedrici bir gelişmenin sonucu olarak takdim edilir. Bu, tek tanrıcılığın oluşumuna yönelik entelektüalist bir bakış tarzıdır. Ben bu konumu, daha az entelektüel ve haklı olarak da, çok daha dini bir bakışa sahip olmak maksadıyla terk ediyorum. Diğer yandan, tarihsel açıdan kendimi "ilkel tek tanrıcılık" teorisine de bağlayamam. Her hangi birinin yapması gerektiği ve benim de yaptığım gibi, eğer tarihin büyük tek tanrıcı dinlerinde ortaya çıktığı gibi çok tanrıcılığın inkarına tek tanrıcılık ismini verirsek, bundan tek tanrıcılığın çok tanrıcılığı reddettiği temel gerçeğine rağmen, tek tanrıcılığın çok tanrıcılığı önceden var saydığı sonucu ortaya çıkar. İlkel tek tanrıcılık teorisinin kabul ettiği gibi tek tanrıcılık, çok tanrıcılığın bir inkarı olmasına rağmen, dinin ilk şekli olamaz. Medeni olmayan halklar arasında bulduğumuz, tarihsel olarak kabul edilebilir anlamdaki bir tek tanrıcılık değildir; yalnızca bir Yüce Varlık düşüncesi/inancıdır. Bu inancın/düşüncenin hakiki tek tanrıcılıkla hatalı özdeşleştirilmesi ve yanıltıcı bir benzetme, yalnızca yanlış anlamalara sebep olabilir. Bu yüzden tek tanrıcılık, çok tanrıcılıktan daha sonradır. Ancak, evrimci teorinin kabul ettiği gibi, ondan gelişmemiştir. Çok tanrıcılıktan evrimci bir süreçle gelişmekten ziyade, tek tanrıcılık devrimci vasıtalarla oluşur. Tek tanrıcı bir dinin her gelişi, dini bir devrime bağlıdır. Spekülatif düşünceden doğmak yerine tek tanrıcılığın oluşumu, beşeri tarih boyunca ve yalnızca uygun şartların alışılmamış şekildeki birlikteliği ve ancak nadiren var olan kamil bir dini hayattan neşet eder.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 152
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2002
₺28,35

Yahudiliğin erken dönemlerinde şiddeti yoğun olan "biz ve diğerleri" ayrımı 18. yüzyılda Aydınlanma hareketinin Yahudilere de sirayet etmesinden sonra hafiflemiş ve dünyaya entegre olma kurtuluşa bir yol olarak düşünülmüştür. Bu yeni kurtuluş yolu seküler Yahudiliğin umudu oluştur. Fakat 18. yüzyılda ortaya çıkan bu seküler söylem iki zıt formülasyona yol açmıştır. Biri başkalarının arasında erime arzusu ve tarihin ağır kamburundan kurtulma; diğeri bir ulus ve coğrafya altında birleşme. 19. yüzyılın sonlarından itibaren bunlardan ikincisi egemen olmaya başlamış ve bu süreç bir devletin kuruluşuyla neticelenmiştir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 66
En / Boy : 14,5 / 21,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2016
₺16,00

Efrotes-Tiglat veya Fırat-Dicle, Greklerin adlandırdığı şekilde'iki nehrin arası',daha bildik bir ifadeyle Mezopotamya. Prehistorik dönemlerden beri dünyanın merkezi. Tevrat'a göre gan eden, yani 'cennet bahçesi; Yeryüzünde hiçbir uygarlık Mezopotamya'da ortaya çıkanlar kadar dünyayı şekillendirmemiştir. Tarih, siyaset, mimari ve sanat bu topraklardan başlayarak dünyaya yön vermiştir. Modern dünyayı oluşturan dini düşünce bu coğrafyada ortaya çıkmıştır. Mezopotamya yaklaşık elli bin yıldır iskan mahalidir. Bu prehistorik kültür MÖ. 3500'lerden başlayarak Sümer, Akad, Asur, Babil gibi uygarlıkların serpilmesine zemin hazırlamıştır. Mısır da kısmen bu coğrafyanın ürünüdür, Anadolu da. Elinizdeki kitap bu iklimde ortaya çıkan dinlerin yapısını anlamaya çalışmaktadır. Fakat burada araştırdığımız alan politeist dinlerle sınırlıdır. Birbirinden farklı pek çok dine kaynaklık teşkil eden Mezopotamya inançlarının önemli bir kısmı politeist özelliklere sahiptir. Sümerlerden başlayan bu gelenek Yahudilik ortaya çıkıncaya kadar devam etmiştir. Pek çok dinsel fenomen hala antik çağ Mezopotamya'sından folklorik özellikler taşımaktadır. Ve ne yazık ki bu kadar önemli bir miras, üzerinde yaşayanlarca harcanmaktadır. Türkiye'de bölgenin arkeolojik yapısına yönelik çalışmalar varsa da, dinler tarihi bağlamında ciddi araştırmalar son derece azdır. İşte elinizdeki kitap böyle bir kaygıdan doğmuştur. Amacı Mezopotamya dinlerini kısmen de olsa analitik bir perspektiften tanıtmaktır. Büyük oranda Sümer, Asur, Babil dinleri ele alınmıştır. Yeri geldiğinde Yahudilik ile ilgili paralellikler de kurulmaya çalışılmıştır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 107
En / Boy : 14 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2017
₺14,40

Dünyada İlk Defa

  • Kıyamet günü 21 - 30 Mart 2092 olarak Sümerlerde, Mayalarda, İnka'larda, Aztek'lerde ve Kuran'dan tam ve eksiksiz olarak hesap edildi.
  • Yeniden doğuş tam ve eksiksiz işlenmiştir.
  • 1932 yılında yer altından çıkarılan Sümer Tabletleri'nin çözümü tam olarak yapıldı.
  • 19 ve 28'in Sırrı ilk defa açıklandı. Biz insanların Adem ile Havva'dan itibaren değil, sonradan yaratılmış 14 Çift Beşer İnsandan itibaren neslimiz devam etmiştir.
  • Son insanlık tarihi (M.S 2000 yılına göre) 6500 yıldır devam ederken,
  • Dünya insanlık tarihinin 311.040.000.000.000.000 yıldır devam ettiğini
  •  Kuran'ın 4.320.000.000 yıl için bir defa yazıldığı
  • İncil'in ve Tevrat'ın tam ve eksiksiz olduğunu çözümledim.
  • Bu kitap bir araştırma kitabı olarak yüzlerce bilinmeyen konuyu açıklığa kavuşturmuştur.

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 334
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2005
₺45,00

Aydın Sevin 1941 yılında Bingöl'ün Adaklı İlçesinin Karır Doluçay Köyü halkından olan Seyyid Hüseyin ve Emine'nin oğludur. Çevre halkı arasında Seyyid Aliye Seyyid Nur ailesi olarak bilinirler. Soyları Baba Mansur Ocağından gelir ve Hüseyin Bin Hallac-ı Mansur'a Bin İmam Zeynel Abidin'e ulaşır.

Çok küçük yaşta babasını kaybetmiştir.Annesi ve ağabeyi Mahmut Hakkı'nın yanında büyümüştür. İlkokulu Şiman Köyünde bitirmiş; Elazığ'da başlayan ortaokulu maddi imkansızlıklar nedeniyle bırakmak zorunda kalmıştır.

1964 yılında Ali Kızı Arzuhan ile evlenen ve iki erkek bir kız çocuk babası olan Aydın Sevin 1968 yılından beri İstanbul'da ikamet etmektedir. 1975 -1990 yılları arasında ticaretle uğraşmış ve birtakım kötü niyetli insanlar tarafından ticari hayatı baltalanmıştır. İşçi emeklisi olarak yaşamını idame ettirmektedir.

Okumayı çok seven Aydın Sevin, şimdiye kadar okuduğu kitaplardan çıkardığı sonucu şöyle ifade etmektedir."Alevilik hakkında araştırma yapıp fikir üretenlerin çoğu aslında Aleviliğin özünü kavramamışlardır.

"Alevilik İslam içinde mi yoksa İslam dışında mı? Ya da kültür ve yaşam biçimi mi? Bu ve buna benzer soruların sorulması bana göre Aleviliğin kavranılmamasından kaynaklanmaktadır. Böyle bir boşluğu gördüğüm için bu kitabı yazmaya karar verdim. Siz okurlarıma bir nebze olsun katkıda bulunabilmek tek amacım."


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 557
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2006
₺67,50

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 87
En / Boy : 13 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2011
₺10,20

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 367
En / Boy : 13 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2008
₺22,10

Edip Yüksel ve Carl Sagan, Kuran'ın "matematiksel yapısı" ve Tanrı'nın varlığı ile ilgili felsefi bir tartışma yürütüyorlar. Carl Sagan, Kuran’ın matematiksel sistemine dair şüphelerini ifade ederken, Edip Yüksel Kuran’daki 19 sisteminin benzersizliği konusunda Carl Sagan’ı ikna etmeye çalışıyor.

Sonuç mu?

Din, felsefe, astronomi, matematik… Hem matematik, hem bir de asal sayılar.

İki turlu bu kısa tartışma, Kuran'ın "Mucizevi 19 Kod"u ile ilgili farklı bir perspektif sunuyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 112
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 11.2017
₺14,76

Kimlik

Lütfi Kaleli, 2 Temmuz 1939 Malatya merkezinde doğdu. 9 Nisan 1962'de çıkartmaya başladığı günlük Sebat adlı gazetesiyle siyasal, sosyal ve kültürel çalışmalarda bulundu. 12 Mart darbesinden sonra 18 Mayıs 1971 sabahı gözaltına alındı. Diyarbakır sıkıyönetim emrine gönderildi. Serbest bırakılınca Malatya'dan ayrıldı, Ekim 1971'de İstanbul'a yerleşti. 1974'te kurulan Türkiye Yazarlar Sendikası (TYS) nın ilk üyerinden oldu. Yönetim Kurulu üyeliği ile Yayın ve Denetim Kurallarında görevler üstlendi. Hizmetlerinden dolayı TYS'nın 20. yaşını kutlama töreninde (1994) onur plaketi aldı.

1990 yılından bu yana Alevi-Bektaşi dernekleşme hareketinde yer alan ve Anadolu Aleviliği üzerine araştırmalar yapan Lütfi Kaleli, Alevi kimliğinin yasallaşması için dört yıldır hukuk mücadelesi veren ve 4.4.1995 tarihinde Yargıtay'ca onay gören Semah Kültür ve Araştırma Vakfı'nın Kurucusu Genel Başkanlığını yaptı. Yurtiçi, yurtdışı panel ve konferanslara katıldı. Çağrılı olduğu Sivas'ta 2 Temmuz 1993 cankırımını yaşadı, ölümün eşiğinden döndü. 1994 anma töreninde ilk kez verilen 1. Hacı Bektaş Veli Dostluk ve Barış Ödülü'nün ilk sahibi oldu. Türkiye ve Avrupa'daki örgütlü gücün aynı yıl oluşturduğu Alevi-Bektaşi Temsilciler Meclisi'nin ilk Başkanlığı'na seçilde.

Lütfi Kaleli'nin yayınlanmış olan yapıtları şunlardır:

  • Öyküler: Isdanbılı Gardaşım: Zöhre Bacı'dan Mektuplar (1972), Dişliler Arasında (1973), Dönek (1978)
  • Çocuk Öyküleri: Gül Üreten kız (1980), Horoz Şekeri ile Badem Şekeri (1980)
  • Romanlar: Görgü (1972), Haşhaş (1974), Kardeşlerin Kini (1976), Vakarlı Mamo (1980), Kooperatif Vurgunu (1990, 2. bası 1992), Köşker İmam (1992)

Araştırma, İnceleme, Derleme: Kimliğini Haykıran Alevilik (1990, 2. bası 1993), Tapılacak İlah (1991=, Mevlana, Yunus ve Hacı Bektaş Gerçeği (1993, 2. bası 1994), Sivas Katliamı ve Şeriat (1994, 2. bası 1994, genişletişmiş 3. bası 1995), Binber Çiçek Mozaiği Alevilik (1995 birinci bas "Alevilik Nedir, Ne Değildir" adıyla yapıldı, 2. ve 3. bası genişletilerek 1996'da yayımlandı, Tanrı İnsan (1996), Mitolojide İnanç ve Peygamber (1996)


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 476
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.1996
₺45,00

Lütfi Kaleli, 2 Temmuz 1939 Malatya merkezinde doğdu. 9 Nisan 1962'de çıkartmaya başladığı günlük SEBAT adlı gazetesiyle siyasal, sosyal ve kültürel çalışmalarda bulundu. Yazılarından dolayı soruşturmaya uğradı. 12 Mart darbesinden sonra 18 Mayıs 1971 sabahı gözaltına alındı. Diyarbakır Sıkıyönetim emrine gönderildi. Serbest bırakılınca Malatya'dan ayrıldı, Ekim 1971'de İstanbul'a yerleşti. 1974'te kurulan Türkiye Yazarlar Sendikası (TYS) nın ilk üyelerinden oldu. Yönetim Kurulu üyeliği ile Yayın ve Denetim Kurullarında görevler üstlendi. Hizmetlerinden dolayı TYS'nın 20. yaşını kutlama töreninde (1994) onur plaketi aldı.

1990 yılından bu yana Alevi-Bektaşi dernekleşme hareketinde yer alan ve Anadolu Aleviliği üzerine araştırmalar yapan Lütfi Kaleli, Alevi kimliğinin yasallaşması için dört yıldır hukuk mücadelesi veren ve 4.4.1995 tarihinde Yargıtay'ca onay gören Semah Kültür ve Araştırma Vakfı'nın Kurucu Genel Başkanlığını yaptı. Yurtiçi, yurtdışı panel ve konferanslara katıldı. Çağrılı olduğu Sivas'ta 2 Temmuz 1993 cankırımını yaşadı, ölümün eşiğinden döndü. 1994 anma töreninde ilk kez verilen 1. Hacı Bektaş Veli Dostluk ve Barış Ödülü'nün ilk sahibi oldu. Türkiye ve Avrupa'daki örgütlü gücün aynı yıl oluşturduğu Alevi-Bektaşi Temsilciler Meclisi'nin ilk Başkanlığı'na seçildi.

Lütfi Kaleli'nin yayınlanmış olan yapıtları şunlardır.

  • Öyküler: Isdanbıllı Gardaşım: Zöhre Bacı'dan Mektuplar (1972), Dişliler Arasında (1973), Dönek (1978)
  • Çocuk Öyküleri: Gül Üreten Kız (1980), Horoz Şekeri ile Badem Şekeri (1980)
  • Romanlar: Görgü (1972), Haşhaş (1974), Kardeşlerin Kini (1976), Vakarlı Mamo (1980), Kooperatif Vurgunu (1990, 2. bası 1992), Köşker İmam (1992)
  • Araştırma, İnceleme, Derleme: Kimliğini Haykıran Alevilik (1990, 4. bası 1997), Tapılacak İlah (1991), Mevlana, Yunus ve Hacı Bektaş Gerçeği (1993, 2. bası 1994), Sivas Katliamı ve Şeriat (1994, 2. bası 1994, genişletilmiş 3. bası 1995), Binbir Çiçek Mozaiği Alevilik (1995 birinci bası "Alevilik Nedir, Ne Değildir" adıyla yapıldı, 2. ve 3. bası genişletilerek 1996'da yayınlandı), Tanrı İnsan (1996), Mitolojide İnanç ve Peygamberler (1996), Tarikat-Ticaret-Mafya-Siyaset (1997).

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 365
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.1997
₺30,00

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 879
En / Boy : 21,5 / 14,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2003
₺127,56

Elinizde bulunan bu kıymetli eser on kitaptan oluşmaktadır. Dünya kuruluşundan bugüne kadar vahisiz teşekkül etmiş ve halen yaşamakta olan dinler hakkında malumat sahibi omak istiyorsanız bu eseri mutlaka okuyunuz. Çünkü bu eser titizlikle seçilmiş yüze yakın önemli dini konu, zengin bir muhtevaya sahiptir. Bu eser yazılırken zengin kaynaklardan istifade edilmiştir. Kaynakların başında Kuran-ı Kerim her dinin konusuyla ilgili ayetler alınmış ve iyi bir üslupla gerekli izahı yapılmıştır. Bununla kalınmamış Din konusu bilimsel incelemesi yazıldıktan sonra vahya dayanan ve vahya dayanmayan dinlerin farklı özelliklerini bu eserde okuyacaksınız.

Din konusuna giren (Putperest dini, Zerdüşt dini, Brahma dini, Buda dini, Konfüçyüs dini, Taoizm dini, Şintoizm dini ve Şıh dini) gibi dinler çeşitli kaynaklardan tetkik edilmek suretiyle vahisiz her din için bir kitap hazırlanmıştır. Her dinin koyucusunun görüşü ve dine ait söylediği güzel sözlerinin yanında konuyla ilgili İslam Dininden altın gibi çok iyi nesayihleri okuyacaksınız. Bu nesayihler ilgili ayeti celileyle izahı yapılmıştır. Bu eseri muhakkak okumanızı tavsiye ederim.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 252
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.1997
₺34,50

Selefî hareketin “Seyhu'l-Islâm”i Ibn Teymiye ve tasavvuf yolunun “Seyhu'l-Ekber”i Ibn Arabî... Tarih boyunca pek çok ayrismaya ve hatta savaslara neden olan tartismalarin iki kutbu... Tasavvuf tarihi alaninda öncü çalismalara imza atan Mustafa Kara’nin bu ilk akademik metni, Islâm tarihinin bu iki büyük sahsiyetini karsilastirmali olarak analiz ediyor. Günümüze kadar gelen bu alandaki karmasaya bir açiklik getirmesini umarak...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 182
En / Boy : 14 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2017
₺25,60

Daha Hz. Muhammed’in vefatının üzerinden otuz yıl geçmeden Müslümanlar üç parçaya bölünmüşlerdi.

Zaman içerisinde Sünnȋlik, Şiȋlik ve Haricȋlik olarak adlandırılacak olan bu parçalar birbirleriyle kıyasıya mücadele ederek günümüze kadar varlıklarını devam ettirdiler.

Başlangıçta mücadeleden yenilgi ile çıkan Şiȋlik taraftarları davalarından vazgeçmeyip İslâmiyetin yayıldığı hemen hemen her yere ulaşıp kök salmaya çalıştılar. Bunda da bir hayli başarılı oldukları söylenebilir.

Osmanlı’nın son, Cumhuriyet döneminin ilk tarihçilerinden olan yazar, Şiȋlikle ilgili temel tarihî bilgileri verdikten sonra Türklerin bu mezhep ile ilişkilerini Nesimȋ, Geyikli Baba, Sarı Saltuk, Hacı Bektaş, Pir Sultan Abdal başta olmak üzere sembol isimlerin Yemen’den Türkistan’a ve Balkanlar’a kadar olan coğrafyadaki faaliyetlerini ana kaynaklara dayanarak anlatıp yorumlamaya çalışmıştır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 216
En / Boy : 12,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2017
₺33,75

Elinizdeki bu eser, hem birbirinden bağımsız hem de birbirine bağlı kabul edilebilecek üç ana bölümden oluşmaktadır. Birinci Bölüm'de "İnsan Mükemmelliği" başlığı altında vücud ve bu vücud ışığında âlem ve insan ilişkileri anlatılır. Bu ilişkiye bağlı olarak "İnsan-ı Kamil" kavramına ve İnsan-ı Kamil'in bu ilişkideki yerine değinilir. O, âlemin gözbebeği gibidir. O'nsuz bu âlem boş, ruhsuz bir cesede benzer.

İkinci Bölüm, "Hayal Âlemleri" başlığı altında, İbn Arabinin hayal kavramına ayrılmıştır. Bu kavram bugün bizim kullandığımız anlamın dışında kullanılmıştır. Şeyh'in hayal kavramıyla anlatmak istediği şey zihne ait bir kurgu değildir. Hayal Aleminin de kendine özgü işleyiş biçimleri vardır. Burada Hayal'e ait görünüşlerden ve Şeyh'in tecrübelerinden örnekler verilir. Allah'ın rahmetinin gazabını geçmesi hakikati bu bölümle ilgili olarak söylenebilecek diğer önemli bir noktadır.

Kitabın Üçüncü Bölüm'ünde ise "Dinlerin Çeşitliliği" problemi tartışılır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 239
En / Boy : 14 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2016
₺36,54
Dünya üzerindeki çok az bina Kudüs’te bulunan Tapınak kadar büyük bir esin kaynağı olmuştur. Tapınak, antik dünyanın bir harikası olarak, antik dönemde yaşayan Yahudilerin merkezi dinsel sitesinde yer almıştır. Bina M.Ö. 70 yılında Roma İmparatoru Titus tarafından yok edilmiştir. O zamandan beri Tapınak ve onun bulunduğu site bizim hayal gücümüzde varlığını sürdürmüştür. Yahudiler onun yasını tutmuşlardır; Hıristiyanlar onu temel bir metafor olarak düşünmüşlerdir; ve Müslümanlar bir ikon olarak kabul etmişlerdir. Cambridge Üniversitesi’nde Yunan Edebiyatı ve Kültürü profesörü olan Simon Goldhill bu kitapta günümüzde Kudüs uğruna yaşanan savaş ve mücadelelerin temel nedenini daha iyi anlamamızı sağlayacak şekilde bölgenin tarihi, dini, politik ve kültürel yapısını gözler önüne seriyor.
Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 192
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2011
₺40,00

Bu kitap bir umudun kitabı. Sen, ben, o... birlikte dünyayı (kendi dünyamızı ve gezegenimizi) değiştirebilme gücüne sahip olduğumuzu bilmek ne harikulade, ne heyecan verici bir duygu. Hepimizin içindeki Tanrı, Öz, Sevgi bize yaşamımızın ta başından beri hep aynı mesajı veriyor: BİR’siniz. Egomuz ise bunun tam zıddını bağıra bağıra söylüyor: AYRI’sınız. Egomuzun sesini dinleyerek geldiğimiz durum ortada. Bir de Özümüzün minik, ahenkli sesine kulak vermeyi denesek. O zaman her birimiz bir "Tanrı ile Sohbet" kitabı yazabiliriz.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 286
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2013
₺36,08

Dinler Tarihi [Religionswissenschaft], XIX. yüzyılın ortalarından itibaren yaklaşık bir buçuk asırlık geleneğiyle insanlığın hem yerel hem de evrensel dinî olgularını ele alan, bütün dinî sistemleri mukayeseli olarak inceleyen, ama teolojik karakterde olmayan bir bilimdir. Beş senelik yoğun bir araştırmanın ürünü olarak ortaya çıkan bu çalışma, Dinler Tarihi’ndeki etkili ekollerin kurucularını ve Müller, Tiele, de la Saussaye, Kristensen, van der Leeuw; Söderblom, Otto, Heiler, Wach ve Pettazzoni gibi önde gelen temsilcilerini incelemektedir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 560
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2018
₺80,19

Bildiğimiz dünya, düşünülenden hep daha geniştir… Bazen katı bir bilimsel gerçeklik içinde kalır, bazen de kültürel modalar halinde kendine daha geniş bir halka bulan astroloji, totem, sihir ve büyü gibi dile dolaşan, bilinçaltında gezinen eğilimlerle farklı düzeylerde yeniden yorumlanır. Ünlü dinler tarihçisi Mircea Eliade’nin eserlerinde birbirinden farklı kültürlerde kendine yer edinen sembol ve imgeler, inanç ve mitler esasen arkaik bir kökeni işaret eder: İnsanın kutsal ile kurduğu bağdır bu. Eliade popülerliğin tuzağına düşmeden bu sahadaki ustalığını gösterir. Okültizm, ezoterizm, büyücülük, Avrupa büyücülüğünün tarihyazımı, ölümün kökenine dair mitler, sanatçıların eserlerinde kültürel yaratımın gizli kodları, anlamları ve değişmeyen arketipler ve bu suretle kültürel modalara getirilen eleştiriler Eliade’nin bu kitapta incelediği bazı başlıklardır.

Uzun yıllar süren araştırmaların ürünü olan bu yazılarda Eliade’nin yaşamı boyunca yaptığı çalışmaların genel bir özeti sunuluyor. Mircea Eliade akademik ve ortodoks geleneklerin dışında, her aşamada kendi özgün buluşlarını sergiliyor. Eliade’nin keşiflerinde, çeşitli yüzyıllarda ve farklı kültürlerde inanç ve kutsal arasındaki ilişkinin hiç de yalınkat ve düz bir çizgiyi takip etmediği görülecektir. İnsan bulunduğu o küçücük noktadan bütün bir dünyayı, evreni, yıldızları, ruhu, iyiliği ve kötülüğü, melekleri, şeytanları ve Tanrıyı nasıl yorumlamıştır? Ve daha da önemlisi, hangi tinsel nedenlerden ötürü insan kendi benliğini arzın merkezine sıkı sıkıya sabitlemiş ve buradan kâinatı seyre dalmıştır?


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 172
En / Boy : 14 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2017
₺33,60

“Nasrullah (Yeşua/İsa) geldiği ve fetih gerçekleştiği zaman ve insanların akın akın Allah’ın dinine girdiğini gördüğün zaman hamd ile Rabbini an, O’na pişmanlığını ifade et. Muhakkak ki O, pişmanlıkları bağışlayıcıdır.” (Kur’an-ı Kerim, 110. Sure)


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 22
En / Boy : 13 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2017
₺56,25

Bu çalışmada, XIX. yüzyılın önde gelen siyasetçi, devlet adamı ve düşünürlerinden Ahmet Cevdet Paşa'nın hayatı, görüş ve düşünceleri yer almaktadır. Tanzimat, Islahat ve Meşrutiyet dönemlerini yaşayan Paşa'nın yapmadığı bakanlık yok gibidir. Ulema sınıfından olmasının yanı sıra, Osmanlı bürokrasi geleneğini bilen ve kaleme aldığı eserlerinin sayısı ve çeşidiyle gıptayla anılmaya değer bir şahsiyettir.

Batı ve Doğu'yu bilmesi, olayları muhakeme edip ele alış tarzı ve tenkitçi yaklaşımı onu çağdaşlarından farklı kılan önemli detaylardandır. Yaşadığı dönem, Osmanlı Devleti'nin en buhranlı devresidir.

Okuyucu bu eserle, Osmanlı Devleti ve toplumunu yakından tanıma fırsatını bulacak, Paşa'yı tanımasının yanı sıra XIX. yüzyılın kurum, şahsiyet ve olaylarıyla da karşı karşıya gelecektir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 352
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2016
₺59,94

Kitab-ı Mukaddes, dünyada dağıtımı en yüksek kitaptır. İki binden fazla dile çevrilmiştir ve sadece son iki yüzyılda altı milyardan fazla nüshasının satıldığı tahmin edilmektedir. Karen Armstrong bu temel anlatısında, yüzyıllar boyunca pek çok kişi tarafından yaratılmış tartışmalı ve karmaşık kitabın perdesini aralamak adına, İncil’in izini sürüyor. Armstrong analizine Tanrı’nın “Yehova” ve “Elohim” olarak adlandırıldığı en eski kitaplarından başlıyor. Ardından İbrani İnciliyle Yeni Ahit’in gelişimini gözleyerek söz konusu kutsal metinleri şekillendiren etkileri mercek altına alıyor. Armstrong, Yahudilerin Midraş uygulamasından İsa kültüne, Reform’da Paul’ün mektuplarının etkisinden Hıristiyan köktenciliğinin Vahiy’i istismarına uzanarak bu altmış altı kitabın anlaşılmasındaki bağlamları ve bu bağlamları doğuran toplumsal gereksinimleri anlatıyor. Ve süreç içinde, Kitab-ı Mukaddes’e dair kavrayışımızı değiştirecek yabancı ve paradoks yüklü bir çalışmayı ortaya çıkarıyor.
 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 272
En / Boy : 13 / 19
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2016
₺29,52

“Tanrı ile güreşen Yakup” imgesinin gerisinde ne var ?

İddia edilenin dışında İsa’nın öldürülüşünün başka bir anlamı var mı ?

Musa’nın “Asa’sı ile denizi yarması”nın başka bir açıklaması var mı?

Tevrat’ın ütopyasının çağdaş felsefelere etkisi nedir ?

Freud’un psikanalizm teorisi Tevrat mitlerinden mi esinlendi ?

Yahudi tanrısının rahatsız edici pagan kökleri Hıristiyan ve Müslümanları ne kadar etkiler ?

Tevrattaki Ütopya Musevilerin kutsal kitabındaki gizleri bir bir çözerek bu ve benzeri soruların kaynağına iniyor. Adem ile Havva’nın cennetten kovulmasından tutun da Yılan simgeselliğinin Mitsel kökenine, Tabu ile Totem ilişkisine, Tanrı Tasavvuruna, Tanrı-Kralla mücaddeleye, Tevrattaki dişil ilkeye dek pek çok ilginç konuyu barındıran, Ortadoğu’nun simgesel tarihi üzerine düşünmeyi sağlayan bir kaynak.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 176
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2014
₺35,20

Son yıllarda, Bizans dünyasındaki “düalist” inanç ve örgütlenme, tarihçilerin ve ilahiyatçıların giderek artan bir ilgisine mazhar olmaktadır. Hıristiyan dünyasında ana akım inanç çizgisinden oldukça farklı bir görünüm arz eden bu topluluklar ve inançlarla ilgili belge ve metinler zengin bir içerikte olsalar da genellikle parça parça ortaya çıkmaktadır. Özelikle Anadolu’da yaşayan ve giderek batıya yönelen Paulikanlar ana akım Hıristiyanlık tarafından heretiklikle suçlanmış ve batıya yolculukları zorunlu iskan sebebiyle başlamıştır. Bulgaristan’da Bogomil adını alan ve batıya yayılmaları sırasında Katharlar vb. isimlerle anılan Paulikanlar hakkında hemen hemen tüm bilgiler, kendilerini onları yok etmekle görevli sayan Ortodoks ve Katolik kiliselerinin belgelerinden, çokça da lanet metinlerinden boy vermektedir.

Tarihe sadece kendi paradigmasından ve inanç sisteminden bakan ve hatta tarihi bugünden bakarak belli bir inanç sisteminin prizmasından geçirme çabası içinde olanlar bu toprakları köksüzleştirmektedir. Bu kitabın içinde yer alan tarihi metinler bu toprakların çok da uzak olmayan dönemlerini anlatmaktadır. Bu metinler dikkatli okunduğunda bugün Anadolu’da varlığını sürdüren kimi inanışların kaynağının çok daha eskilerde olduğu görülmektedir. Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de tarihin üstüne çöken egemen ideoloji tarihi çarpıtmakta, insanları ve inanışları köksüzleştirmektedir. Giderek tarihi eklektik bir biçimde anlatmaya dönüşen tarih yazımı gelişmekte, insanlar kendi geçmişleriyle ilgili hurafelere inanmak zorunda bırakılmaktadır. Son on yıllarda ortaya çıkan gerçeklik Anadolu’da binlerce yıl süren, kesintisiz ama farklılaşan bir inanç sisteminin, etnik bir devamlılığın olduğu yönündedir. Bu bağlamda Janet ve Bernard Hamilton’un bu öncü çalışması, iyi bir seçki sunmaktadır. Hamilton’lar doğu ile batı heretikleri arasındaki bağların sıkı olduğunu ve batıdaki Katharlar’ın Balkanlar’dan fazlasıyla etkilendiklerini Balkanlardaki Bogomiller’in köklerinin de bugün Sivas, Tunceli vb. illere dayandığını göstermektedirler. Bu kitap, Ortaçağ Hıristiyan dünyasındaki, özellikle de Anadolu’daki dinsel geleneklerin hem içiçeliğini hem de farklılıklarını ortaya koyarak bu konudaki algılarımızı dönüştürmektedir. Şimdi yapılması gereken bu konularda daha da derinleşmek ve Anadolu’nun daha sonraki dönemlerinde bu inanışların nerelere evrildiğini ortaya çıkarmaktır.

- Hakan Tanıttıran


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 400
En / Boy : 13,5 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2010
₺136,00

Avrasya’nın engin ve zorlu steplerinde ve Asya’nın içlerinde, yaklaşık iki bin yıl boyunca göçebe hayatı süren ve kültürel anlamda birbirlerine güçlü bağları olan İskitler, Hunlar ve Göktürkler’in dine ve ölüme bakışları hakkında özellikle mezarları ile tarihi kaynaklar değerli bilgiler sunmaktadır. Yüzlerce yıl Avrasya steplerinin ve Orta Asya’nın sahipliğini yapmış olan bu göçebelerin inançları üzerinde, gizemini çözemedikleri ve üzerinde hakimiyet kuramadıkları doğanın önemli etkisi olmuştur. Göçebeler, saygıyla ve korkuyla yaklaştıkları doğaya kutsiyet atfetmişlerdi. Hayatlarının doğanın kontrolünde olduğuna inanırlardı. Aynı zamanda onlar için bu bilinmeyen güçlü doğa, yaşam savaşı verdikleri bir alandı. Doğa onlara yaşamı verdiği gibi ölümü de getiriyordu. Ölüm onlar için bir son değildi. Ölümden sonra hayatta olduğu gibi hatta daha iyi bir şekilde yaşamlarının devam edeceğine inanırlardı. Ruhların ölümsüzlüğüne ve yaşayanlar üzerinde etkisi olduğuna inanırlar ve bu yüzden kutsal saydıkları gök, yer ve su gibi doğa güçleri yanında, atalarının ruhlarını da kutsal sayarlardı. Onların yanında olması ve kendilerini korumaları için doğaya ve ruhlara kurbanlar sunarlardı. Dine ve ölüme bakışları mezarları ve sanatlarına yansımıştı. Mezarları ikinci hayatlarıydı. Göğe yani cennete ulaşabilmeleri ve orada mükemmel şekilde yaşayabilmeleri için cenaze ritüellerini en uygun şekilde yapmaya çalışıyorlardı. Ölüm yolcuğu ile ilgili düzenlenen törenler en ihtişamlı şekilde uygulanıyordu. Diğer hayatlarında kendilerini korumaları için mezarlarında ilahlara ve ruhlara onları onure eden eserler ve adaklar sunarlardı.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 131
En / Boy : 13 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2017
₺29,25
1 2 3 ... 5 >
Çerez Kullanımı