“Aşk nasip işidir, hesap işi değil. Aşk adayıştır, arayış değil. Sen adanmış ve yanmışsan bu uğurda, aşk sana uzak değil.”

Dünyanın en çok okunan sufisi Mevlana, “Allah’a ulaşacak pek çok yol var. Ben Aşk’ı seçtim...” derken bir “adanmışlık” metaforu olarak aşkı koyar karşımıza.

Aşk, yaşam boyu süren bir anlam arayışı ve anlam deneyimidir onun açısından.
Mevlana’ya göre, içinde aşk barındırmayan bir kalp ya deliye aittir ya da ölüye...

Ney enstrümanını insanoğlunun yaradılışıyla özdeşleştiren büyük sufinin Mesnevi adlı yapıtının ilk on sekiz beyti kâinatın sırlarıyla dolu olması bakımından çok kıymetlidir. Bu kitapta aşkla değer bulan hayat penceresinden kâinatın sonsuz sırlarını izliyor olacaksınız.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 136
En / Boy : 11 / 18
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2021
₺22,40

“Ey insan!
Kafdağı kadar yüksekte olsan da,
kefene sığacak kadar küçüksün.
Unutma, her şeyin bir hesabı var,
üzdüğün kadar üzülürsün.”

Şems-i Tebrizi’nin adı, Mevlana Celaleddin-i Rumi ile duyulmuş gibi sanılsa da aslında o, “İslam Dininin Güneşi”dir. Rumi’nin olgunlaşmasını sağlar ve Divan-ı Şems-i Tebrizi olmak üzere pek çok eseri yazmasında ona ilham ve bilgi kaynağı olur.
Şems, Rumi’nin gölgede kalan kısmını aydınlatan cevherdir. Rumi’nin “merhamet okyanusuna” okyanus, “bilgi ummanına” umman katar. Rumi’yi tıkandığı yerden çıkarır, hakikatin göz kamaştırıcı aydınlığı ile kavuşturur.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 96
En / Boy : 11 / 18
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2021
₺22,40

“Yaşam, kalbinin şarkısını söyleyecek bir şarkıcı bulamadığında, zihnini konuşturacak bir filozof yaratır.”

Lübnan’ın küçük bir köyünde dünyaya gelen Halil Cibran hem doğduğu toprakları hem de zamanını aşmış bir sestir. Ona göre şiir yüreği büyüleyen bilgeliktir. Bilgelik akılda şarkı söyleyen şiirdir.
Bu yüzden sevgiyi, aşkı, özgürlüğü, erdemi, neşeyi, kederi, zıtlıkları bilgelikle ve şiirsel bir dille anlatmıştır. Şairdir, ressamdır, yazardır, filozoftur ama hepsinden öte hayatın gerçek şarkısını söyleyen bir ermiştir o.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 128
En / Boy : 11 / 18
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2020
₺22,40

İslam ülkeleri dışında dünyada din olgusu zayıflıyor ya da yaşamın gerçekleri karşısında erteleniyor. Buna bir de küresel anlamda kapitalist sistemin ekonomik baskısı eklenince, dinsel olgular daha da geri plana itiliyor. Fakat aynı şeyi Tanrı için söyleyemeyiz. Dini, dili, ırkı ne olursa olsun, hangi ülkenin vatandaşlık belgesini cebinde taşırsa taşısın, hemen hemen her insanın kafasında illa ki Tanrı’ya ilişkin soru vardır.

Dinleri zor durumda bırakan bilimsel gelişmeler “akla dayalı bilimselliği” başlattığından bu yana, birey kendi iç değerlerine yöneldi; iç gözlemlerinde tanrısal izlere rastlayınca, düşünür ve bilim insanlarının düşünce ve bulgularından da yararlanarak inanacağı, güveneceği ve darda kaldığında sığınacağı bir Tanrı olabilir mi, diye sorguladı.

O bireylerin bazıları anladı ki Tanrı bütün dinsel tanım, algı ve dayatmaların ötesindeydi; kavranabilir, dokunulabilir ve iletişim kurulabilir olmalıydı. Yani bize, bizim kadar yakın, hatta bize benzeyen Tanrı uzakta olamazdı. Bu araştırma öyle bir Tanrı’nın varlığının; yok olduğu ileri sürülse bile “yaratılabilir” olacağının bilimsel projesidir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 256
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2019
₺26,25

Bir eylem, ahlaki bir değer taşıdığı için mi Tanrı tarafından emredilmiştir, yoksa Tanrı tarafından emredildiği için mi ahlaki bir değer taşır? Antik dönemde Sokrates ve Euthyphron arasındaki diyaloğun en kritik parçası olan bu dilemma, ahlaki olanla ilahi olan arasındaki ilişkiye dair kadim bir tartışmayı ifade etmektedir. Dilemmanın birinci bölümü doğal yasa ile ilişkilendirilirken, ikinci bölümde başat rol ilahi emirlere verilmektedir. Ortaçağda İbrahimi dinlerin etkisi altında bir dönüşüm yaşayan bu dilemma, modern dönemdeki ahlak felsefesi tartışmalarının da önemli bir parçası olmayı başarmıştır. Eser, bu tartışmalar bağlamında ahlakın Tanrıyla ilişkisini ve insan doğasında nasıl yerleşik hale gelebildiği sorularını kendine konu edinmektedir.

 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 288
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2019
₺54,00

Sigmund Freud ( nüfus kaydında Sigismund Scholomo Freud) (d. 6 Mayıs 1856, Příbor, Moravya, Avusturya-Macaristan İmparatorluğu (bugün Çek Cumhuriyeti) - ö. 23 Eylül 1939, Londra, Birleşik Krallık), psikanaliz öğretisini geliştirmiş olan Avusturyalı nörolog. Kişiliğin 5 farklı dönemden geçerek geliştiğini öne süren Psikoanalitik Kuram´ın kurucusudur.

Orta seviye bir Yahudi yün tüccarının, kırk yaşındayken, kendisinden yirmi yaş küçük bir kadınla yaptığı ikinci evliliğinden dünyaya geldi. Ekonomik bunalımdan dolayı ailesi Viyana´ya yerleşmek zorunda kaldıklarında, Freud henüz 4 yaşındaydı. 1938 yılına kadar burada yaşadı.

1908´te Viyana Psikanaliz Derneği kuruldu. Bu olay, Freud için bir dönüm noktasıydı, Yaşamım ve Psikanaliz kitabında buna büyük yer verdi. Ancak bu tarihten önce bile Freud´un çevresinde çözümlemenin giderek kurumlaştığı görülür. 1902´den sonra "Çarşamba Günleri Psikoloji Derneği", adı altında başta P. Federn, O. Rank, W. Stekel ve Alfred Adler olmak üzere, Freud´un ilk yandaşları bir araya toplandılar. 1904´de E. Bleuer´le yazışmaya başladı. 1907´de Bleuer´in asistanı Carl Gustav Jung tarafından ziyaret edilir. Jung aynı yıl Zürih´te Freud Derneği´ni kurdu. Bu Freud için büyük bir başarıydı, zira psikanaliz artık ülke sınırlarının dışına çıkmıştı. Takip eden yıllarda Jung, 1. Psikanaliz Kongresi´ne katıldı ve psikanaliz üzerine konferanslar vermek üzere Freud ile birlikte ABD´ye yolculuk etti. Freud, 1910 - 1920 yıllarında Psikanaliz Üzerine, Bir Paranoya Vakası Özyaşam Öyküsü Üzerine Psikoanalitik Gözlemler: Başkan Screber, Totem ve Tabu, Narsizmin İncelenmesine Giriş, Yas ve Melankoli adlı eserleri yayımladı.

1923´de kendisine üstçene ve damak kanseri tanısı kondu. İzleyen yıllarda 33 kez ameliyat oldu. Sürekli protez takması gerektiğinden dolayı uzun yıllar konuşma ve yemek yeme sıkıntısı çekti. 1938´de Naziler´in Viyana´ya girmesiyle birlikte en küçük çocuğu Anna ile birlikte Avusturya´yı terk etmek zorunda kalarak Londra´ya yerleşti. Ölümüne dek tedavi ve çalışmalarına burada devam etti.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 318
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2019
₺37,50

Yolcu, duygusal bir depresyona kapılmıştır. Bu depresyona sebep olan şeyin, hakikat aşkından uzaklaşması olduğunu düşünür. Daha önce okuduğu bir kitap vesilesiyle, hakikat aşkına ulaşmanın zorlu bir yolculuktan geçtiğini anlar ve yola koyulur.

Yolcu hakikat arayışı ile çıktığı yolda, bilge bir kişiyle karşılaşır. Kişi, yolcuya kılavuzluk yaparak hakikati idrak etmesi için öğütler verir. Bilge kişi, verdiği öğütleri, bilen ve bilmeyen, beyaz ve siyah giysi, aydınlık ve karanlık, hakikat ve batıl, yaşayan ve ölü, hareketlilik ve durağanlık, yokluk ve varlık, zorluk ve kolaylık, sonsuz ve sınırlı, iyilik ve kötülük gibi (somut ve soyut) karşıt durumları, zihinsel bir harekete sebebiyet vermesi için anahtar cümlelerle ifade eder. Böylece ‘bilgelik arayışı’ adıyla harekete geçirici enerjinin, bu karşıt durumları da aşan bir üslubu olduğunun kavranmasını amaçlar.

Bilge kişi, hakikatin üslubunu benzetmelerle ifade eder. Gerçeklik ile hayal arasındaki ayrımı bir savaşa benzetir. Hayalin silahı sihir, gerçekliğin silahı ise bilgelik aşkıdır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 50
En / Boy : 13 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2019
₺22,50

Hakikate yolculuğun ikinci serisi olan bu kitap, üslup olarak birinci kitaptan farklı. Düşünceyi geliştirme denemelerinin başlıklar halinde anlatılması, kişinin kendini tanıması, bütünlüğün farkına varması, yansıma ve gerçeklik karşıtlığının sebeplerini bazı doğal ve düşünsel olaylara bağlaması açısından yardımcı oluyor. Bu kitabı okuduktan sonra, zihnimizde yer edinmiş olan bazı kavramların sorgulanması gerektiğini düşüneceksiniz. Geçmiş medeniyetleri anlama rehberi edineceksiniz. İnsanlık tarihinin çağlara ayrılışını farklı bir tanımlamayla düşleyeceksiniz.

Tanınmış ve bir cemaate bağlı olan kişilerin şöhretinin aksine, tanınmamış bir düşünürün kendine özgü düşünce dünyasını, hiçbir tarikat ve cemaate bağlı olmaksızın nasıl oluşturduğuna şaşıracaksınız. Bir düşünürün, kararlılıkla ve bilgelik aşkıyla çıktığı yolda, kutsallaştırmış olduğu ‘hakikat’ kavramıyla elde ettiği düşüncelerini nasıl geliştirdiğine şahit olacaksınız. Aşkın gücüyle kalbe gelen bir ilhamın, damarlarda nasıl gezindiğini hissedeceksiniz. Öncelikle kendini çevreden soyutlama denemesiyle başlayan hakikat yolculuğunun, aslında çevrenin tüm baskılarına rağmen gerçekleştiğini anlayacaksınız. Hakikatin çizgisinde bir yaşam biçimi oluşturmanın gerekliliğine inanarak hemen şimdi işe koyulmanın gerektiğine ikna olacaksınız. Hakikat Yolcusu, Kutsal Bilgelik ve Düşünceyi Geliştirme Denemeleri, sadece on günde yazılmış olan bir kitaptır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 212
En / Boy : 13 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2019
₺48,00

• İslam’da bilim ve felsefe düşmanlığının nedenleri...
• İslam’da özgürlük ya da laiklik var mıdır?
• Kur’an’da insana özgürlük var mıdır?
• Kur’an’a göre Tanrı-insan ilişkisi...
• Kur’an Arapların sözü müdür?
• Dil insan yaratımıdır!...
• “Tanrı’nın adları” ne demektir?
• İslam’da bilim neden var olmuş sonra da yok olmuştur?
• İslam’da kadercilik nasıl çıkmıştır?
• Kader inancının olumsuz etkileri nelerdir?
• Tanrı akılla bilinir mi?
• Hadis uydurmanın psikolojik nedenleri nelerdir?
• Rivayet nedir, bilim nedir?
• İçtihat neden yasaklanmıştır?
• Gazali’nin en olumsuz etkisi ne olmuştur?
• Fatih Sultan Mehmet bilginleri neden yarıştırmıştır?
• Fatih Sultan Mehmet bilim düşmanlığı yapmış mıdır?
• Yeniçağı kim, nasıl başlatmıştır?
• Atalara uymak Kur’an’da neden yasaklanmıştır?
• “Yeryüzü tanrıları” ne demektir?
• Kur’an’a göre (münafıklık) ikiyüzlülük ne demektir?
• Egemenlik kimindir?
• Şeriat ne demektir?
• Müslümanlar arasında ilk savaş nasıl çıkmıştır?
• Kur’an anayasa mıdır?
• Geçmişe özenmenin anlamsızlığı...
• Adalet ne demektir?
• Kur’an neden putperestliği reddeder?
• Tekdüzelik neden olumsuzluktur?
• İnsan, birey, toplum nedir?
• Dil-bilim ilişkisi nasıldır?
• İslam medeniyeti nasıl doğdu, neden yıkıldı?
• İman ne demektir?
• İman mı öncedir, bilim mi?
• Kur’an’da hamiyyet-ül cahiliye (bilgisizliğin kurnazlığı) kimler için denmiştir?
• Namazı Müslümanlığın temeli yapmak ikiyüzlülüğü (münafıklığı) artırmış mıdır?
• Namaz kılmak putperestliğe engel midir?
• Kur’an insan yaşamına bir düzen öneriyor mu?
• Şûra (danışma) ne demektir?
• İçtihat ve müçtehit nedir?


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 352
En / Boy : 13.5 / 19.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2020
₺65,90

Günümüzde ilahiyat fakülteleri; dinin, dini ilimlerin, dini sanatların ve edebiyatın ve hatta dinle ilgili/ilintili sosyal ve beşeri bilimlerin öğretildiği/öğrenildiği ve bilimsel yöntemlerle araştırıldığı hem bireysel hem de toplumsal fayda üreten bir üniversite birimi olarak işlev görmektedir. Kuşkusuz üniversitenin bir parçası olmaları, bu fakültelere geniş bir hareket alanı tanıdığı gibi birtakım sorumluluklar da yüklemektedir. Bunlardan görünürde en göze çarpanı, oldukça geniş bir yelpazede din hizmeti üretecek bilgi ve beceri bakımından donanımlı meslek insanları yetiştirmektir. Bunun yanı sıra, farklı disiplinlere ayrılarak dinle ilgili bilimsel bilgi üretmek, mevcut bilgi birikimini gözden geçirmek ve dini bilginin gelişmesini sağlamak da bu fakültelerin amaçları arasında yer almaktadır.

Elinizdeki eser, ilahiyat fakültelerinde yüksek tahsil yapmayı düşünen ya da hâlihazırda burada eğitim gören öğrenciler; ayrıca bu sahada bilimsel saiklerle derinleşme düşüncesinde olan lisansüstü eğitim adayları ve ilahiyat fakülteleri hakkında bilgi sahibi olmak isteyen tüm okuyucular dikkate alınarak hazırlanmıştır. Bu bağlamda ilahiyat fakültelerinin akademik yapıları merkeze alınarak toplamda yirmi anabilim dalının tarihçesi, ilmi konumu, alanı, problemleri, görevleri, araştırma metodolojileri gibi farklı boyutları üzerinde durulmuş; ayrıca okuyucular için her anabilim dalı özelinde başlangıç ve ileri düzey okuma listeleri oluşturulmuştur.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 440
En / Boy : 15 / 21,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2018
₺49,20

İslam felsefesini değerlendirirken onu, İslami nasslardan uzak düşünmek mümkün değildir. Çünkü o, bir yanı ile bütün felsefeyi, diğer yanı ile İslam Dini'ne bağlı bütün aklî ve manevi verileri içine alır. İslam felsefesi, diğer felsefe cereyanları gibi iyi, güzel, doğru ve hakikat ile meşgul olmuş, Allah ile âlem arasındaki münasebeti izaha çalışmıştır. Islam'da felsefeyi ve filozofları Yunan ve Helenistik felsefe mirası ile sınırlandırmak herhalde onu anlamamak demektir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 320
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2018
₺36,90

Tanrıların Doğası adıyla Türkçeye kazandırılan Marcus Tullius Cicero’nun de Natura Deorum adlı yapıtında Klasik Yunan döneminde temelleri atılan ve gelişen, ardından Roma Döneminde de kabul gören ancak yeterince açık olmayan felsefi düşünceler bir kez daha açıklanmıştır.

Latin Dilinin tüm inceliklerini bilen usta bir hatip olmasının yanı sıra toplumda uzlaşmaya ve uyuma önem veren Cicero’nun bu yapıtı, konularında uzman ve yetkin kişilerin karşılıklı konuşmaları biçimindedir. Kemale ermiş kişilerin anlatımıyla ele alınan konular ayrıntılı ve anlaşılır biçimde ortaya konmuştur.

Cicero bu yapıtındaki sistemli anlatım biçimiyle günümüzde bile zor gibi görünen konuların, Eskiçağdaki üç felsefe okulunun (Epikuros, Stoa ve Akademeia) görüşlerinin kolayca anlaşılmasına katkıda bulunmuştur.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 223
En / Boy : 14 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2018
₺47,90

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 173
En / Boy : 13,5 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .
₺24,50

Kelam Tarihi ve Ekolleri kitabı, Kelam geleneğini toplu ve sistematik olarak ortaya koymayı hedeflemektedir. Kelam tarihi ve ekoller, mutlak olmayan bir kronolojik sıralamaya göre incelenmiştir. Kelam ilminin doğuşu ve bunu etkileyen sosyal ve tarihsel etkenler ortaya konulmuş ve kelam ilmini doğuran ilk ihtilaflar ele alınmıştır. İlk sistemli fırkalaşma hareketi olan Haricilik ve ona tepki olarak ortaya çıkan Mürcienin ilkeleri araştırılmıştır. Şiilik, Mutezile ve Sünni kelam hareketinin doğuşu, Sünni kelamının iki temsilcisi olan Eşarilik ve Matürîdilik ve her ne kadar ayrı bir fırka olarak görülmese de bir zihniyet biçimi sayılan Selefilik konu edinilmiştir. Nihayet yeni ilm-i kelam dönemi, doğuşu, konuları ve modernite karşısında sergilediği tutum da ayrı bir bölüm olarak kitapta yerini almıştır.

Kitabın bölümleri tasarlanırken İlahiyat Fakültelerinde halen yürütülmekte olan lisans programı göz önünde bulundurulmuştur. Bu yönüyle kitap, lisans öğrencilerine dönük bir ders kitabı niteliğindedir. Her bölümün başında bölüm öğrenme hedefleri ve hazırlık çalışmaları konmuştur. Ayrıca bölüm sonlarında yararlanılan kaynaklar ve ileri okuma önerileri yer almaktadır. Bu kitap, bir ekip çalışmasının ürünüdür. Her biri alanında uzman ve halen İlahiyat Fakültelerinde ders veren hocalardan oluşan yazarlar ekibinin titiz çalışmaları sayesinde sistemli bir metnin ortaya çıktığını düşünüyoruz.

Kitabın birincil hedef kitlesi İlahiyat Fakültesi öğrencileri olmakla birlikte Kelam tarihi ve ekolleri hakkında bilgilenmek isteyen okuyucular için de yararlı bir kaynak olacağını umuyoruz. İslam’da fırka ve mezhep anlayışlarının güçlendiği ve sosyal hayatı belirleyici güce ulaştığı günümüzde, dinî ekolleri ve zihniyet yapılarını tanımak, dine bir şekilde ilgi duyan her insanın ihtiyacıdır. Zira hayata doğru bakmak ve sağlıklı ilişkiler geliştirmek, Ortadoğu coğrafyasında yaşayanlar için din sorununu doğru temellendirmekten geçmektedir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 336
En / Boy : 16 / 24
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2018
₺43,70

İslam Ahlak Esasları ve Felsefesi kitabı, İslam’ın ana kaynakları yanında İslam düşünce tarihindeki ilmî ve fikrî birikim de dikkate alınarak hazırlanmıştır. Bu çalışmada Müslüman filozofların öncülük ettikleri ahlak düşüncesi esas alınmakla birlikte ahlak felsefesinin temel problemleri, ahlak üzerine yazan filozofların eserleri ve değişik ahlak teorileri göz önünde bulundurularak incelenmiştir. Bu kitapta nassa dayalı İslam ahlak düşüncesi yanında erdem ahlakı ve ödev ahlakına da yer verilmiştir. Kitap, İlahiyat Fakültesi Lisans öğrencileri dikkate alınarak yazılmış olsa da Felsefe Bölümü Lisans öğrencilerinin ve genel okuyucunun da istifade edebileceği bir materyal olma özelliği taşımaktadır. Ahlak felsefesi problemlerinin ağırlıklı olduğu bu kitapta pratik ahlak konularına da yer verilmiştir.

Kitap, ahlakın tanımlandığı ve diğer bazı ilim dallarıyla ilişkisinin incelendiği bölümle başlamakta; bunu İslam ahlak düşüncesi tarihine dair genel bilgilerin yer aldığı ikinci bölüm takip etmektedir. Kitapta ele alınan diğer konu başlıkları şunlardır: İslam Düşüncesinde Ahlak-Din İlişkisi; Kural Koyucu Ahlak Teorileri; Ahlakın Doğasına İlişkin Temel Yaklaşımlar: Metaetiğe Giriş; Ahlakın Kaynağı; İyinin Mahiyeti; Erdem ve Erdemsizlik; Ahlaki Sorumluluk; Ahlaki Müeyyide; Ahlakın Değişmesi; Ahlak Eğitimi; Ahlakın Aile Boyutu; Ahlakın Toplumsal Boyutu; Amelî Ahlak.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 352
En / Boy : 16 / 24
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2018
₺45,60

Din, her şeyden önce insan hayatını anlamlandıran ve insanın varoluşsal problemlerine çözümler getiren bir sistemdir. Din felsefesi, dinler tarihi ve kelam gibi disiplinleri ham malzeme olarak ele alır ve en dipteki meseleleri çözümlemeye çalışır. Dini kavram ve inançları, temel varsayımları itibariyle ve karşılaştırmalı olarak ele alır. Din felsefesi, dinin hakikatini araştıran ve sorgulayan bir disiplindir. Felsefenin doğuşundan bu yana dini konular felsefi bir perspektiften ele alınmış ve insanoğlunun hangi ihtiyacına karşılık geldiği açıklığa kavuşturulmaya çalışılmıştır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 112
En / Boy : 12,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2018
₺27,20

Din sorununun, insanoğlunun hiç te kısa sayılmayacak tarihi içinde, sürekli varolagelen bir problem oluşu, onun insanın tabii ve ayrılmaz bir yönünü oluşturduğunu gösterir. Çünkü, ilk insandan günümüze kadar sürekli varolagelen temel özellikler, insanın yaratılışında, doğasında, fıtratında varolan değerlerdir. Bu açıdan dini, insanın ayrılmaz bir parçası olarak değerlendirmek, hiç te yanlış olmayacaktır. Bu nedenle insanlar, Allah`ın Dini`ne sahiplendiklerinde de,

O`ndan ayrıldıklarında da "dindar" olmaktadırlar. Nasıl mı?

O zaman buyrun konuyu aynı soruyu sorarak girelim:

Din nedir?


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 96
En / Boy : 11,5 / 16,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2014
₺12,00

Erdemli Şehir, tam adıyla Erdemli Şehir Halkının Görüşlerinin İlkeleri, İslam felsefesinin kurucu filozofu olan Farabi’nin Tanrı, evren ve insana ilişkin gözden geçirilmiş son düşüncelerini içeren bir eserdir. Bu eserin İslam’da felsefî düşüncenin çerçevesini, problem alanlarını ve ana temayüllerini belirleyen kurucu bir metin olduğunu söyleyebiliriz. Dolayısıyla Erdemli Şehir Farabi’nin tesis ettiği şekli ile klasik İslam felsefesinin neredeyse bütün ilgi alanlarını ifade eden son derece önemli bir kitaptır. Farabi bu eserinde metafizik, tabiat bilimleri ve siyaset felsefesi bağlamında, erdemli bir toplumu ayakta tutan dîni/siyasi resimlerin dayandığı gerçek felsefi tasavvurları vermekte, eserinin son kısımlarında ise sahte felsefelerden beslenen bozuk/batıl inançlara temas etmektedir.
    
Eserde metafizikle ilgili olarak Tanrı, O’nun doğası, nitelikleri ve varlığın tabii bir zorunlulukla O’ndan taşması; tanrısal varlıklardan başlayıp maddeye kadar inen mertebeli varoluş prosesleri; kozmik akıllar, Faal Akıl ve bunların oluştaki işlevleri gibi konular ele alınır. Tabiat bilimleri bağlamında ise gök cisimleri, onların ilkeleri, hareketleri ve genel olarak oluştaki etkileri; cisimsel varlıkların maden, bitki, hayvan ve insan şeklinde tezahür eden oluş ve bozuluş süreçleri ve bunlarda cari olan tabii adalet gibi konulara yer verilir. Siyaset veya insan felsefesi ile ilgili olarak da akıl ve ihtiyar varlığı olarak insanın ortaya çıkışı, psikolojik kapasitesi, sosyo-politik doğası; medeni-siyasi teşekküller; yöneticiler, onların vasıfları; vahiy, din ve felsefe ilişkisi; erdemli ve erdemsiz yönetim biçimleri ve genel olarak mutluluk ve mutlulukla ilgili konular işlenir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 312
En / Boy : 13,5 / 23,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2018
₺110,00

Cenab-ı Hakk’ın varlığı ve sıfatları ve Hz. Peygamber’in tebliğ ettiği din tarihi seyir içerisinde insanların istidat ve kabiliyetlerine göre farklı şekillerde algılanmıştır. Bu farklı algılanışın neticesi olarak farklı İslami mezhep, tarikat ve meşrepler ortaya çıkmıştır. Fıkıh ve kelam mezhepleri “ehl-i zahir”, süfîler ise “ehl-i batın” olarak nitelendirilmiştir. İbnü’l-Arabi ile beraber “ehl-i batın” isminin yanı sıra daha ziyade tasavvuf düşüncesinin önderleri “tahkik ehli”, “vücud ehli”, “vahdet-i vücud ehli”, “muhakkikler” gibi isimlerle anılmaya başladılar. Ekberi geleneğin 17. asırdaki önemli temsilcilerinden olan Abdulgani Nablüsi; İbn Arabi, İbnü’l-Farız, İbn Seb’in, Abdülkerim Cili ve Afîfüddin Tilimsanî’yi vahdet-i vücud anlayışının imamları olarak görür.İsimleri zikredilen muhakkik sûfîler arasında Tilimsanî, şimdiye kadar üzerine akademik düzeyde çalışma yapılmamış olmasıyla dikkat çekmektedir. “Afîfüddin Tilimsanî’nin İlahi İsimler Nazariyesi ve Meani’l-Esmai’l-İlahiyye Adlı Eserinin Tahkiki” isimli doktora çalışmamızın bir kitap hüviyetine kavuşturulduğu bu eser, Tilimsanî’nin hocaları, bağlı olduğu Ekberî ekolle ilişkisi ve düzeyi, eserleri, eserlerinin tam tesbiti ve kronolojisi, tasavvuf tarihindeki etkisi ve Allah ve Rahman ismine dayalı kendisine özgü ilahî isimler nazariyesi hakkında akademik düzeyde yapılmış ilk çalışma olması hasebiyle konuyla ilgili ileride yapılacak olan araştırmalara kaynak olmayı hedeflemektedir


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 352
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2018
₺110,00

Bu kitap Leo Strauss’un St. John’s College’da (Annapolis, Maryland) Nietzsche’nin İyinin ve Kötünün Ötesinde adlı eseri üzerine 1971-72 güz ve bahar dönemlerinde verdiği seminerin dökümünden oluşmaktadır. Seminer, büyük ölçüde Strauss’un Nietzsche’yi doğrudan anlama çabasıdır. Nietzsche Strauss’un ifadesiyle “son altı kuşağın en kapsamlı ve en derin sorgulayıcısıdır. Sokrates’i sorgulasa da ve tam da onu sorgulaması nedeniyle, bize Sokrates’i hatırlatır.” Strauss, Nietzsche’nin güç istencinin doğru olduğu ya da temel gerçek olduğu iddiasında yer alan güçlükler ile ilgilenir ve tüm bu iddiaların sadece yorum olduğunu belirtir. Ayrıca Nietzsche’nin hiçbir canlı türünün sabit olmadığı ve tüm “oluş”un ölümcül olduğu hakikatiyle ilgilenir ve “Tanrı öldü” olarak özetlenen bu ölümcül hakikatin gerçekten yaratıcı olanlar için ölümcül olması gerekmediğine dikkat çeker.

Strauss’un doğa sorunu veya doğa ve tarih sorunuyla ilgili kendi kaygısı, aynı zamanda doğanın nasıl Nietzsche’nin merkezi ama genellikle gözden kaçan temalarından biri olduğunu vurgulamasına izin verir. Strauss bu vesileyle Platon, Spinoza, Locke, Kant, Hegel, Marx, Freud ve Heidegger gibi düşünürlere de değinir. Seminer ayrıca Strauss ve St.John’un öğretmenleri ve öğrencileri arasında canlı ve derin tartışmalarla da dikkat çekiyor. St. John’s College’ın dekanı ve Strauss’un arkadaşı olan Jacob Klein en azından bazı oturumlara katılmıştır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 376
En / Boy : 13,5 / 21,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2018
₺89,90

Doğu Dinleri Tarihi Araştırmaları'nın ilk cildinde Adonis ve Attis'e yoğunlaşan Frazer bu ikinci ciltte antik Mısır tanrısı Osiris'e odaklanıyor.

Osiris'in bu dünyadaki ve öte dünyadaki hükümranlığı, İsis'le ilişkisi, birden çok mezarının bulunuşu gibi konuların yanında takvim meselesini, zamanın ölçüm şeklini, burçları, astronomik yaklaşımları, resmi takvimin doğal takvimle karşıtlığını yahut çiftçilerle rahiplerin zamanı farklı ölçmelerini; Avrupa'da çok yaygın olan Bütün Ruhlar Günü festivallerinin Osiris ayinleriyle, Afrika ve İran gibi çeşitli coğrafyalardaki muhtelif ritüellerle şaşırtıcı benzerliğini; kralların, kabile şeflerinin ve benzeri yöneticilerin öldürülme geleneklerini; anne kadın üzerinden işleyen toplumsal sistemleri yahut hem yöneticiliğin hem de mirasın anne üzerinden devredildiği toplumsal yapıları ve daha fazlasını bu ciltte keşfedeceksiniz.

En kadim mitolojik öykülerin bugün bile rahatça sezilebilen izlerini görmek için, insanlık kavramını daha da genişletmek ve insanileştirmek adına bakılması, dikkatle incelenmesi ve üzerine düşünülmesi gereken bir eser...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 301
En / Boy : 13,5 / 21,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2018
₺71,90

Felsefe-bilim alanındaki eşsiz konumunu ifade etmek amacıyla Orta Çağ âlim ve düşünürleri tarafından kendisine “eş-Şeyhü'r-reîs” unvanı verilen İbn Sînâ, Batı’da da Avicenna olarak tanınır. Doğu’da 11 ve 12. yüzyıllardan sonra İbn Sînâ’nın eserleri oldukça geniş bir coğrafyaya yayılmış, belirli ölçüde İslâm dün­yasında bugüne kadar devam eden felse­fi eğitimin temelini oluşturmuştur. Eser­lerinin mevcut nüshaları da bu duruma işaret etmektedir.

Elinizdeki bu kitap, felsefenin temel konularında okuyucuya bilgi vermek ve bu alana yönelen kimse­leri yetiştirmek amacıyla felsefe-bilim tarihinin öncü şahsiyetlerinden biri olan İbn Sînâ tarafından yazılmış olan en-Necât’ın tercümesidir. Mantık, doğa bilimleri ve metafizik bölümlerini içeren en-Necât, eş-Şeyhü'r-reîs’in 1026/1027 yılında, yirmi iki kitaptan oluşan ansiklopedik eseri eş-Şifâ’dan sonra kaleme aldığı, büyük ölçüde eş-Şifâ’nın özeti niteliğini haiz bir eserdir. Üzerine pek çok şerh yazılmış olan en-Necât'ın çeşitli bölümleri İbranice, Süryanice, Farsça, Latince, Fransızca, İngilizce, Almanca ve İspanyolcaya çevrilmiştir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 312
En / Boy : 16,5 / 23,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2018
₺35,20

Kadim Mezopotamya inançlarıyla Yaşayan Dünya Dinlerini konu alan bu çalışma, inceleme konusu yaptığı dinsel gelenekleri mensuplarının yaşamlarında yansımasını buldukları gibi okuyucuya tanıtmaya gayret etmektedir. Bu yapılırken dinlerin kökeni ve dinlerdeki hakikat sorunu gibi konularla ilgili dinlerin iddialarının yanı sıra Tanrı, Mutlak Varlık, peygamber vb. konulardaki tartışmalı yaklaşımlar değerlendirme dışında tutulmuştur.

İçeriden bir bakış açısıyla dinleri oldukları gibi ortaya koymaya çalışan bu eser, okuyucusuna dinlerin ortaya çıkışları, yayılma süreçleri, dini doktrinleri, kutsal metinleri, dini seremonileri, günlük uygulamaları ile dini terminolojileri gibi konularında ilk el bilgiler sunmaktadır. Bu özelliğiyle eser, okuyucusunu, dünya dinlerinin sadece bireylerin dünyevi ve uhrevi yaşamlarını değil aynı zamanda hem kendi kültürlerini hem de dünya kültürünü şekillendirici rol oynadıkları gerçeğiyle karşı karşıya bırakarak onlara meydan okumaktadır. Sadece “öteki” ile birlikte barış içinde yaşamak için değil aynı zamanda onun inançları üzerinden kendi sahip olduğumuz dinin/inancın daha iyi tanınıp bilinmesi için farklı dini geleneklerin tanınıp bilinmesinin artık bir gereklilik olduğu günümüz dünyasında elinizdeki bu çalışma tarih, inanç ve ibadet üçgeninde Dünya Dinlerini okuyucusuna tanıtmaktadır. Bu çalışma, dünya dinleri hakkında başta çok az ya da hemen hemen hiç bilgisi olmayanlar olmak üzere dinleri herhangi bir yargıda bulunmadan, mensuplarının yaşamlarında yansımasını buldukları gibi tanıyıp bilmek isteyenlere yararlı olacaktır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 648
En / Boy : 16 / 23,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2018
₺73,80

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 191
En / Boy : 13,5 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .
₺11,39

"Hatem" sıfatı Peygamber (s)’e bizzat Kur’an-ı Kerim’in vermiş olduğu bir sıfattır. Kur’an-ı Kerim O’nu "son peygamber" olarak isimlendirmiş olup müslüman birisi için bu konuda herhangi bir şüphe sözkonusu değildir. Yani bir müslümanın peygamberden sonra başka bir peygamber gelecek mi gelmeyecek mi şeklinde bir soru sorması mümkün değildir. Peygamberimiz (s)’in gerçekliğine iman etmekle ondan sonra bir peygamberin geleceği inancında olmak birbiriyle çelişen şeylerdir.Mesela farzediniz ki siz hem Hz. Muhammed’i kabul ediyorsunuz, hem de ondan sonra bir peygamberin geleceğine dair ihtimali de olsa bir imanınız var. Bu inancınızla peygambere inandığınızı söylemeniz tezad teşkil eder. Bunun anlamı: "Siz Kur’an ve Hz. Peygamber’i kabul etmiyorsunuz"dur. Kur’an’a inanıp da tevhid’i kabul etmeyenin durumu gibidir ve çelişkilidir. Çünkü Kur’an bir "tevhid" kitabıdır. Kur’an’a iman etmek Allah’a iman etmekle eş anlamlıdır. Kur’an’a inanıp ahirete inanmamak da aynı şeydir.Çünkü Kur’an ahirete imanı zorunlu kılan ayetlerle doludur. Hz. Muhammed (s)’in son peygamber oluşu da bunlardan birisidir. Üstelik bu konuda Kur’an-ı Mecid’in nasslığı sözkonusudur. Şayet Kur’ani bir delil olmamış olsa bile bu, İslam’ın zorunlu olarak esaslarından biridir. Kısaca bir müslümanın, müslüman olarak "Peygamberden sonra peygamber gelecek mi gelmeyecek mi?" şeklinde bir soru sorması abestir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 152
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.1997
₺16,40

"Takanlar" ve "takılanlar" arasında kırk yıldır kronikleşen bir kavganın sembolü haline dönüşen başörtüsünün Kuranî bir emir olmadığı, daha önce bu kitabın yazarı tarafından hazırlanan, "Kuran Çevirilerindeki Hatalar", "Müslüman Dinadamlarına 19 Soru" isimli kitaplarda ve "Mesaj" adlı Kuran çevirisinin dipnotunda tartışılmış ve bu tartışmalar Türkiye’de bu konuda yapılan neredeyse tüm tartışmalara ve araştırmalara kaynak olarak sunulmuştu. Bu kitabın yazarının başörtüsü ile ilgili temel savı şudur; "Başörtüsü İslam’ın bir emri olmasa bile, onu takan insanların dini inançlarına ve ibadet özgürlüklerine saygı gösterilmesi gerekirken, başörtüsü görünce akılları kuşlar gibi uçan, laikliğin paranoyak versiyonuna inanan güçlü ve zorba bir tarikatın müritleri, başlarını örten kızlara ve kadınlara yıllardır hakaret etmiş ve onları birçok yönden mağdur duruma sokmuşlardır." Bu kitap, bireysel özgürlük konusunda alabildiğine duyarlı olan rasyonalist bir tektanrıcının, başörtüsü sorununa, özgün bir teolojik ve politik yaklaşımla yaptığı tartışmaları içeriyor ve bu konuda düşman kamplara ayrılanlara çözüm için ipuçları sunuyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 144
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2007
₺16,40

Hamas’ın eylem çeşitleri arasında adam kaçırma, ev baskınları, pusu kurma gibi yöntemler vardır. Ancak bölgede dehşet uyandıran bombalı intihar saldırıları oldu. Kilolarca dinamiti gövdesine sararak "İslam için şehit olmaya" giden savaşçılar tarafından gerçekleştirilen bu eylemle sarsıcı etki yarattı. Hizbullah ise daha çok Beyrut’ta Amerikan askerlerine yönelttiği kamyon saldırıyla adını duyurdu. Yüzlerce kilo patlayıcıyla doldurdukları kamyonla tesise çarptığında taş taş üstünde kalmamış 241 Amerikalı ve 58 Fransız askeri ölmüştü. Murat Erdin’in, Ortadoğu’da üzerinde fırtınalar koparan iki radikal islamcı örgütün ortaya çıkışlarını, yapılarını, örgütsel işleyişlerini, hedef ve eylemlerini tarihsel süreci içinde incelerken gazeteci titizliği ve objektifliğiyle konuya açıklık getiriyor. Hamas, Hizbullah, İsrail ve FKÖ’nün içinde yer aldığı Ortadoğu kaosun nereye kadar devam edebileceği sorusuna yanıt arıyor. Ayrıca kitabın son bölümünde Hizbullah’ın Türkiye uzantısı "Menzilciler" ve "İlimciler" hakkında da ilginç bilgiler aktarıyor. Almanya’nın Kucağında İrtica isimli ikinci kitabı; Almanya’da yoğun çalışmalar ve röportajlar sonucu yapılan ve irtica olarak anılan Radikal dincilerin gerici eylemleri, sistemli örgütlenen akımlar üzerine derin bir inceleme ürünüdür. Konuyla ilgilenen herkes için somut bir belgesel.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 107
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 3.2002
₺16,00

Bu 19 soru, tüm Müslüman din adamlarına yöneltilmiştir. İlk defa, 7&8 Ekim 1989 tarihinde Chicago'da düzenlenen uluslararası bir konferansa 48 sayfalık İngilizce orijinalini sunduğum bu 19 sorunun cevabını hala bekliyorum. Türkiye'deki Kuran'a bağlı din adamlarının ve tüm aydınların bu sese kulak vererek ülkemizi Emevi, Abbasi ve Osmanlı kalıntısı karanlıklardan kurtaracak reform ve rönesans hareketine katılmasını umuyorum.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 143
En / Boy : 13,5 / 20
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 1.2014
₺16,40

Akıl Çağı’nda Thomas Paine kurumsallaşmış dini ve Kitabı Mukaddes’in meşruiyetini sorgular, deizmi felsefi açıdan tartışır. Hıristiyan Kilisesinin yozlaşmış bir yapı olduğuna ve siyasal iktidar elde etmek için çabaladığına işaret eder. İnsanların vahiy yerine aklın peşinden gitmeleri gerektiğini, mucize diye bir şey olmadığını ve Kitabı Mukaddes’in tanrısal esin içermeyen sıradan bir metin olduğunu öne sürer. Paine’e göre, sorgulanamayacak hiçbir şey yoktur, özellikle de din sorgulanmalıdır. O Newtoncudur, yani evrendeki her şeyin, hatta Tanrı’nın bile evrenin yasalarına tabi olması gerektiğine inanır.

Her şeyin yasalara tabi olduğu evrende mucizeye ve vahye yer yoktur. Tanrı evreni yasalarıyla birlikte tasarlamış ve yaratmıştır ama artık ona ne vahiyle dolaylı olarak ne de iradesiyle doğrudan müdahale edebilir. Kimilerine göre Akıl Çağı ile Paine deizme yeni, saldırgan ve açıkça Hıristiyanlık karşıtı bir renk katmıştır. Döneminin eleştirmenleri onun söylemini “kaba” ve “saygısız” bulmuştur. Yazarın bu tür eleştirilere hedef olmasının sebebi mesajını toplumun her kesimine ulaştırmak istemesidir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 240
En / Boy : 13 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2017
₺27,30

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 256
En / Boy : 13,5 / 21,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2012
₺54,00

Dünyayı ve özellikle de İslam dünyasını sarsan fırtınalı olaylar karşısında Din Devrimi Nedir?basit jeopolitik okumadan başka bir okuma önermektedir. Geleneksel dünya görüşünün bin yıllık yapılarını göstermekte ve bunların modernitenin ortaya çıkışı karşısındaki patlamalarını açıklamaktadır. Bunun için, dini, felsefi ve sosyolojik çeşitli temsil düzeylerine ve çifte yanılsama, temel ayrılık, bilinçsiz Batılılaşma veya geleneğin ideolojileştirilmesi gibi yeni kavramlaştırma araçlarına başvuru sadece Kuzey ve Güney’i karşı karşıya getiren çatışmalarla özdeşleşmeyen ancak aynı zamanda bilinçlerin acılı tarihinde yer alan olaylar şeklinde anlaşılmak isteniyorsa sadece yararlı değil ancak gereklidir de. Batılı ve Doğulu düşünce sistemlerini oluşturan şey, bu iki düzenin üst üste binmesi, gelişimleri ve ayrılıkları bilinmeden, diyerek Daryuş Şayegan bizi uyarmaktadır, Modern insanın boş tapınağını dolduran stereotip ve klişelere bağlı kalacağız.. Tahran Üniversitesinde karşılaştırmalı felsefe profesörü olan Daryuş Şayegan, Doğulu ve Batılı çifte kültürüyle, bu medeniyetlerin güncel durumu üstüne eleştirel bir bakışla birlikte geleneksel toplumların yapılarının değerlendirilmesi konularındaki çalışmalarını sürdürmektedir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 240
En / Boy : 14 / 22
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2016
₺33,15

Dünya Bir Meyve Bahçesidir spiritüel, felsefi ve metapsişik bir kitaptır. “İnsan kimdir?”, “Dünyaya niçin gelmiştir?” gibi sorulara cevap arayan okuru, kendine varma ve kendi olma yolunda düşünmeye sevk etmek için kaleme alınmıştır.

“Soruyu soran cevabı bilir” denir. Soru açılmışsa, cevabı mutlaka gelecektir… Ama cevaplar bir başkasından değil, kendimizden kendimize gelmelidir. Özgür olmak budur.

İnsanın kendine varışı hakikiyete varışıdır. Ancak insan, “sevgi” olmadan hakikiyete ulaşamaz. Bunun için birlik olmalıdır. Birlik olduğunda ancak; hepimizin hepimiz olduğunu ve tüm yaşamın “tek”liğini idrak edebilir.

İçinde yaşadığımız kıyamet olarak adlandırılan bu dönem, dünya insanlığının “tanrısal öz gücü”nü idrak ederek yaşamsallaştırdığı en güçlü dönemdir. Bu toplu bir uyanıştır.

Kuran-ı Kerim der ki “Oku. Kendin ol, herkes ol ve oku!” Ancak o zaman insan, beşeriyetten kurtulup “hakiki insan” olabilir.

Hepimiz kendimizi okuyabiliriz... Hepimiz kendi kitabımızı yazabiliriz ve bu dönem artık, yazmalıyız!
Ben, beni yazdım; insanı anlattım. Ancak insan, her okuyanda yeniden ve yeniden yaratılmakta.... Her okuyanda okunan insan, "tek" bir insan olduğunda, dünya insanlığı birlik olacak ve bu gerçekleştiğinde, her birimizin yüreğindeki Sevgi, Barış, Umut ve İnsanlık tek bir yürek olacak. O yürek rahmet olacak tüm yaşama... O gün tüm insanlık tek bir “ışık” olacak. İşte Hakiki İnsan o gün, hepimizin yüreğinden yaşama doğacak.

O gün bugündür.... "Oku!" der. "Oku ama kendini oku!"


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 113
En / Boy : 13 / 19
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2018
₺25,50

Bugüne kadar Kur’an’ın felsefesinin yapılamamış olduğu düşünülürse; niçin gerilerde kaldığımız kolayca anlaşılabilecektir. Felsefi kültür, mektebin temel taşıdır. Platon, akademiasının kapısına “geometri bilmeyen buradan içeri girmesin” cümlesini yazdırmıştı. Bugünün mektebinin kapısına ise; “felsefesi olmayan milletin mektebi olamaz” cümlesini yazmak gerekir. Milli mektebimiz, 16. Yüzyıldan sonra; Aristo mantığının kısır döngüsü içinde ruh feyzini yitiren ne medrese, ne de çeşitli kozmopolit unsurların bir karışımı olan bugünkü mekteptir.

Değerli düşünür Nurettin Topçu’nun deyimiyle Müslüman Türkün mektebi; maarif, metafizik ve ahlak ilkelerini Kur’an’dan alarak; Anadolu çocuğuna ruh serpen ve bununla yetinmeyip; insanlığın üç bin yıllık kültür ağacının yemişlerini toplayacak; evrensel bir ruh ve ahlak cihazı olacaktır. Bize göre; Kemal Tahir Devlet Ana’da, Necip Fazıl İdeolacya Örgüsünde, Cemil Meriç Bu Ülke’de, İdris Küçükömer Düzenin Yabancılaşması’nda hep bu kaybettiğimiz ruhu aramaktadır.

Felsefe derslerini, felsefe meraklılarının yanında; başta felsefe bölümü, ilahiyat fakültesi, sınıf öğretmenliği, psikolojik danışma ve rehberlik öğrencileri okumaktadır. Bu kitap, bu bölüm ve anabilim dallarının ders içerikleri dikkate alınarak hazırlanmıştır. Düşünen genç beyinlere faydalı olacağı umulur.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 346
En / Boy : 13 / 19
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2017
₺57,60

Günümüz akaid ve kelam problemlerinin önemli bir kısmı, Avupa’da gerçekleşen rönesans ve reform süreciyle ortaya çıkmıştır. Din-bilim kavgası, bunun sonucunda bilimi, ahlâkı ve sanatı tamamen dinden ayırma gayretleri, dinin insanlar tarafından uydurulduğu iddiaları, her şeyi maddeye dayandırarak Allah’ın varlığını reddeden inkârcı akımlar, vahyi dışlayan, aklı biricik ölçü kabul eden rasyonalizm, determinizm, deizm, cinsel özgürlük sloganı ile mahremiyet ölçülerine ve kutsal aile nizamına savaş açanların düşünce ve eylemleri bu problemlerden bazılarıdır.

Problemlerin bir kısmı da İslâm düşüncesinin teşekkül ettiği dönemlerde ortaya çıkan ancak her çağda varlığını sürdüren konulardır. Şia’da Ehl-i beyt sevgisini batınî/ezoterik inançlara dönüşmesi ve bunun sonucunda pek çok gizemli dini örgütlerin çıkması, tevekkülü ve kader inancını tembelliğe kılıf edinenlerin tutarsızlıkları bunlardandır.

Elinizdeki eserde özeleştiriye açtığımız konular da vardır. İslâm sanatının gelişmesini engelleyen kelâmî yorumlar, Hz Muhammed’in risaletine inanmadan Yahudi ve Hıristiyanların da cennete gireceği iddia edenlerin tutarsızlıkları ve niyetleri, dünya-ahiret dengesini bozan dinî yorumlar bunlardan bazılarıdır.

 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 240
En / Boy : 13,5 / 21,5
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 3.2017
₺33,80
Bu kitapta, demokrasinin İslamın vicdanında ve ruhunda bulunduğu; İslamın, toplumsal bir özgürlük sistemi, eşitlik ve tüm insanlar için kardeşliği sağlayan ideal bir hayat sistemi olduğu; az sayıda insanın, toplumun geri kalanını daha iyi kontrol etmek için serveti ve özgürlükleri kendi aralarında paylaştıkları bir sistem olmadığı gösterilmiştir. Kitaptaki çeşitli bölümlerde, İslamın, insanların, en azından toplumsal politikaları ilgilendiren tartışmalara müdahil olma hakkının var olduğu ve sıradan insanların yöneticileri ile vekilleri üzerinde kontrol sahibi olabilecekleri bir siyasi iklim oluşturmak için İslami ideallere yaklaşılabilecek bir yönetim sistemi olduğu gösterilmiştir. Kitapta şu açıkça ortaya konmuştur ki İslam sadece bir din değil, aynı zamanda manevi ve dünyevi işleri birleştiren tam bir kurallar bütünüdür. Sadece bireyin Allah’la ilişkisini değil, aynı zamanda insanoğlunun her türlü ilişkisini ve işlerini düzenlemeyi amaçlamaktadır. İslam ve onun felsefesine dair görünür hâle gelen bir başka temel husus da İslam Hukuku ile insan aklı arasındaki kesin ilişkidir. "Hırs, gurur ve güç arzusu, hızla yozlaşmaya neden olmaktadır. Bu gerçekler, demokrasinin ve insani değerlerin, Kur’an ve Hz. Peygamber’in hayatında sağlam dayanakları olduğu gerçeğinin üzerini örtemezler. Daha yüksek standartlara ulaşma çağrısı hâlâ geçerlidir ve Hristiyanlar için kutsal yönetim hakkına sahip monarşi ideallerinin artık mümkün olmadığı gibi, Müslümanlar için hilafet artık bir ideal değildir. Batı unutmamalıdır ki İslamla ortak değerleri olan evrensel insan hakları ve demokrasi ideallerine kendisi de otokrat teokrasilerden başlayarak ulaşmıştır." "Önce bağla, sonra Allah’a tevekkül et." hadisi, henüz araştırılmamış olan daha yüksek nitelikli bir demokrasinin temeli. Demokrasi, sadece ‘bir kişi bir oy’ ilkesinden ibaret değildir." "Şeriatın, demokratik değerlere ve insan haklarına bırakın karşı olmasını, bunlar için önemli bir temel dahi teşkil edebileceği burada gösterilmiştir. Bu temelin, insanların keşfine değil, bizzat Allah’ın iradesine dayalı olduğu anlaşılmaktadır.
Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 336
En / Boy : 14,5 / 23,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2010
₺79,00

Şüphesiz ki dua candır! Gene şüphesiz ki ona dua edenler makarnanın en güzeliyle, striptizci kızlar ve cillop oğlanlarla, biranın en soğuğu ve köpüklüsüyle ödüllendirilecektir !E o zaman, neden dua edenlerden olmayasınız?

- Ramen


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 383
En / Boy : 13,5 / 21,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2017
₺72,25

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 210
En / Boy : 13,5 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .
₺43,90

İslâm inanç esaslarını aklî ve naklî delillerle ele alıp inceleyen Kelâm İlmi, İslâm’da dinî ilimlerin temelini oluşturur. İslâm ilim ve kültür tarihinin en zengin malzemelerinden birini Kelâm İlmi dalında verilen eserler ve bu alanda temayüz eden seçkin alimler teşkil eder. İlim ve medeniyet dünyamızın sönmeyen parlak yıldızları olan bu ilim, ahlâk ve ibadet abideleri eslafımızı kısa kimlik, kişilik, görüş ve eserleriyle tanımak ve tanıtmak neslimizin ahlakî ve vicdanî borcudur.

“Kelâm Tarihi”nde bu borcun kısmen yerine getirildiği düşüncesi hakimdir. Elinizdeki bu kitapta Kelâm İlmi’nin kurucularının, çağlar boyunca bu ilme hizmet edenlerin gayretlerinin panaromik bir tablosunu seyredeceksiniz. Ülkemizde ilk defa bu tür bir eser yayınlanmaktadır.

Yayınevimizin Kelâm Tarihi’ni ilim dünyasına kazandırmakla Allah’a şükretmekte, hayırlara vesile olmasını dilemektedir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Konya
Sayfa Sayısı : 336
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2018
₺44,90

Klasik İslam düşüncesini önce ekoller ve kavramlar, sonra isimler üzerinden irdeleyen Salih Aydın, statik ve tarihselci bir akademi metninden uzak ufuk açıcı tanımlamalar, kavramlaştırmalar ve eşleştirmelerle öz bir şekilde sunuyor.

Kuşatıcı mutedil bir üslupla İslami düşünce geleneği içindeki bütün unsurları isimleri ekolleri metnine dahil eden Salih Aydın, düşünme eyleminin ve olgusunun partizanlıktan ari, insani ve ilahi kökenlerini/haritasını önümüze seriyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 220
En / Boy : 15 / 20,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2017
₺44,90
İslam dünyasının çağdaş düşünürü, müçtehid, entelektüel ve devrimci önder Ayetulahiluzma Seyyid Ali Hamenei, İslam’ın çağdaş ve güleryüzü olarak şiddetin egemenliğindeki yüzyılımızda, dinî düşüncede muhabbet ve bilgiye dayalı tecdid hareketinin liderliğini yürütüyor. Emperyalizmin savaş makinesinin yol açtığı yıkım, kıyım, tahribat ve katliamlara yine aynı yöntemle, masumların canını hiçe sayan nihilist terörle karşılık veren kuralsız, ilkesiz ve gayri ahlaki mücadeleye mecbur olmadığımızı vahiy evinin günümüzdeki temsilcisi Seyyid Ali Hamenei’nin insanlığa takdim ettiği mirasta fazlasıyla buluyoruz. Bu mirasın günümüzde zuhur etme biçimi, kendisinin adlandırdığı şekliyle "İslamî uyanış"tır. Elinizdeki çalışma, 1979’daki İran İslam Devrimi’nden bu yana İslam dünyasında kendini gösteren duyarlılığı ve son olarak Arap ve Afrika ülkelerinde ortaya çıkan devrim hareketlerini doğru anlamayı sağlayan "İslamî uyanış" teorisini analiz etmeyi amaçlıyor..
Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 152
En / Boy : 12 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2013
₺20,00

Prof. Dr. Kenan Gürsoy ile yapılmış olan bir dizi sohbetten oluşan bu eser, on iki başlık altında çağın problemlerini, kültürel, entelektüel, manevi buhranları, insanın özne olmaklığına dair sıkıntıları ele almakta ve bunlar karşısında kendi düşünce geleneklerimizden hareketle çözüme yönelik imkânlar bulunabileceğine işaret etmektedir. Bu bağlamda tasavvufla bütünleşen bir tefekkürün ufukları, tasavvufa ilişkin olduğu düşünülen kavramların felsefî bir dikkatle yeniden işlenebileceği ve böylece oluşabilecek bir dilin anlamı ve değeri de ele alınmıştır. Bu çabada felsefe ve tasavvufun kavramları, yaklaşımları ve çoğu zaman da sohbet içerisinde açılan insanî ve etik alanın hususiyetleri yol gösterici olmuştur.

"Bir bilmek, bir görmek ve bir sevmek" ifadesi ile özetlenebilecek olan bu tefekkürün temelleri "birlik" ideası (fikri) üzerine inşa edilmiştir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 264
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2016
₺48,60

Jean Paul Sartre, ülkemizde genellikle roman, tiyatro ve denemeleriyle tanınmış çağdaş bir Fransız filozofudur. Düşüncesinin asıl yapısını oluşturan felsefi değerlendirmeleri üzerinde ise pek fazla durulmamıştır. Prof. Dr. Kenan Gürsoy'un bu çalışması, J. P. Sartre'ın ontolojisi ve felsefî sistematiği üzerine kaleme alınmış öncü ve klasikleşmiş bir eserdir.

J. P. Sartre felsefesinin genel hatları ile Tanrı düşüncesi arasındaki münasebetin ele alındığı bu eser; Çağdaş Felsefe alanında nitelikli okumalar yapmak isteyen okurları, zevkli ve doyurucu bir tefekkür ziyafetine davet ediyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 130
En / Boy : 13,5 / 21,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2015
₺30,60

2013 yılında kaybettiğimiz ünlü hukuk bilgini ve felsefecisi Ronald Dworkin’in son kitabı Tanrısız Din “modern hukukun en can sıkıcı sorusu”na yanıt arıyor: Din nedir ve dinin içinde Tanrı’nın yeri neresidir?

Bu soruları teolojik açıdan değil, daha çok modern hukuk üzerinden inceleyen Dworkin, geleneksel Tanrılı din olgusu karşısında Spinoza’dan beri tartışılan ve modern dünyada  yeni hukuki meseleler çıkaran “Tanrısız din” kavramını hukuk, felsefe ve fizik bilimi açısından tartışmakla kalmayıp, dine dair bu iki temel anlayış hakkında çarpıcı tespitlerde bulunuyor.

Kitabına “Bu kitabın teması dinin Tanrı’dan daha derin olduğudur,” gibi kışkırtıcı ve iddialı bir cümle ile başlayan Dworkin, yaptığı felsefi ve hukuki tespitlerle din-hukuk ilişkisi ve sorunları üzerine demokrasiyi ve her tür özgürlüğü koruyarak nasıl çözümler getirilebileceğini de ele alıyor.

Ronald Dworkin’in bu önemli eserini İsmet Birkan İngilizce aslından çevirdi.

“Prof. Dworkin, hiç kuşkusuz son yüz yılın en önemli düşünürlerinden biridir.”

Thomas Nagel

“ Kısa ama oldukça derin bir kitap. Tam zamanında geldi.”

Jon Derbyshire


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 122
En / Boy : 13 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2018
₺28,80

İnsanoğlu hiçbir şeyi anlamsız ve yorumsuz bırakmaz. Anlamsız ve izahsız kalan şeyler onu amansız bir şekilde tedirgin eder ve kaygılandırır. Çünkü insan, diğer canlılar gibi kendi çevresine sıkışmış, sınırlı bir varlık değildir. Bilakis o, hiçbir canlıda olmayan akıl yetisiyle evreni anlama ve anlamlandırma merakı içindedir.

İnsanın bu anlam arayışlarından biri de Tanrı-âlem ilişkisidir. Öyle ki Tanrı-âlem ilişkisi felsefenin ve teolojilerin üzerinde en çok durduğu konuların başında gelmektedir.

Kuşkusuz Tanrı-âlem ilişkisi deyince akla gelen ilk şey, bu ilişkinin insan-âlem ilişkisi dikkate alınmadan tam olarak anlaşılamayacağıdır. Bir an için düşünelim, eğer insan bu varlık dünyasında olmasaydı o zaman insanın olmadığı bir yerde Tanrı-âlem ilişkisi nasıl olurdu? Gerçekten de Tanrı-âlem ilişkisini anlamaya çalışan ve sadece merak eden insandan başkası değildir. Bu düşünceden hareketle Tennant, Tanrı-âlem ilişkisine bütüncül bir bakış açısıyla bakılması gerektiğine vurgu yapar. Öyle ki o, Tanrı-âlem ve insan üçgenini birbirinden ayrılmaz bir bütünün parçaları olarak görür ve bunlardan bir tanesinin bile devre dışı bırakıldığında her şeyin anlamsızlaşacağına inanır.

Bu kitapta Tennant’ın Tanrı-âlem ilişkisine nasıl baktığı, pozitif bilime olan ilgi ve alakasının din anlayışına ne şekilde tesir ettiği ve özellikle Tanrı-âlem ilişkisini evrendeki düzen ve gayeden yola çıkarak nasıl temellendirdiği üzerinde durulmuştur.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 224
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2017
₺25,50

Amerikan idealist felsefe geleneğinin en önemli temsilcilerinden biri olan Josiah Royce, özellikle yaşadığı dönem itibariyle bireycilik, özgürlük, kötülük ve kötümserlik problemleri gibi düşüncelerin çokça tartışıldığı ve hayatın anlamı, değeri, yaşanmaya değer olup olmadığı ile ilgili yoğun tartışmaların olduğu bir dönemde yaşamıştır.

Royce'un yaşadığı dönem, çoğunlukla savaş yıllarıdır. Bu dönemde insanlık büyük trajediler içerisindedir. Özellikle Birinci Dünya Savaşı'nın onun üzerinde çok olumsuz etkisi olmuştur.

Bu kitapta Royce'un din felsefesinde önemli gördüğü ve üzerinde hassasiyetle durduğu temel konulara değinilmiştir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 349
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2016
₺40,90

Dini pluralizm problemi, son yıllarda üzerinde pek çok tartışmanın yapıldığı ve güncelliğini sürekli koruyan önemli konulardan biri olarak görülmektedir. Dünya dinlerinden her birinin kendi üstünlük iddialarından vazgeçerek; diğerlerinde de hakikat payı olduğunu kabul etmesi anlamına gelebilecek dinî çoğulculuk bir bakıma yeni bir meşruiyet sorunu doğurmaktadır.

Bu sorun da, esas itibariyle dinî ve felsefî boyutuyla birlikte bir takım sosyal ve siyasî bağlantıları bünyesinde bulunduran bir konudur.

Bu kitapta, Hick'in dini çoğulculuk hakkındaki görüşünün dayandığı epistemolojik temeller; dini çoğulculuğu Hick'in ontolojik açıdan nasıl savunduğu; dini çoğulculuğun gerekliliği ve bunun fenomenolojik dayanakları incelenmiştir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 124
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2016
₺32,90

Büyük teolog Tillich'e göre, "Tanrının nitelikleri, yüklemleri ya da onun hakkında ne diyorsak, onun sevgi olduğu, merhamet olduğu, kudret olduğu, her şeyi bilen, her yerde hazır olan olduğu, Tanrının bu yüklemleri, kendimizde sahip olduğumuz niteliklerin tecrübelerinden alınmışlardır. Onlar Tanrıya gerçek anlamada yüklenmezler. Bu yapılırsa, bu sonsuz sayıda anlamsızlıklara sürükler." Hatta Böylesi düşünürler "Tanrı mevcut (exist) değildir. O özün ve mevcudiyetin ötesinde kendinde varlıktır. O halde, Tanrının mevcut olduğunu öne sürmek, onu inkar etmektir" demektedirler. (…) Bu durumda "Tanrı mevcut değildir" önermesini dindarlık adına, dindarlık yüzünden öne sürmek ile ateistlik yüzünden öne sürmek arasında ne kadar fark olabileceği de soru konusudur. Ateistlerin tutumunun da bu akıl yürütmelere göre bir tür dindarlık olarak kabul edilip edilemeyeceği düşünmeye değer görünüyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 166
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2016
₺11,02

Tanrıyı tanımak için bir adım daha atmak

Değerli okur; Dinler tarihine yapacağımız yolculuğa ait bu ikinci kitapta; Kur'an'da da bahsi geçen Lut kavmi, Sodom ve Gomoro'nun helakı, Adem, Nuh, İbrahim, İshak, Yakup, Yusuf, Musa, Davut ve Süleyman'ın tarihsel izlerini, Yahudilerin kutsal kitabı Tora ve Müslümanların kutsal kitabı olan Kur'an ile iliŞkisi üzerinden incelenerek kaleme alınmış bir çalışmadır.

Kadim bir öğreti olan okültizm, doğa ve evren yasalarını kavrama bilgisini içerir. Pekiyi tek Tanrı'lı dinlerin ortaya çıkmasının sebebi neydi? Belirgin olarak Nuh ile başlatılan, İbrahim ile devam ettirilen ve günümüze dek gelen tek Tanrı kavramı, gerçekte insan bilincine katkı sağlayabildi mi? Yoksa bir tümden gelim yanılsamasına mı sebep oldu? Oysa bir bütünü kavramak, ancak parçaları bir araya getirmekle mümkün olabilecektir.

Pekiyi bu tek Tanrı ve Tanrılar kimdi? İayet bir Yaratıcıdan bahsediliyor ise onu kim bilebilir? Ancak O'na yolculuk yapılabilir. Bu da kavrayışla mümkündür. O halde, Yaratıcıyı ve Tanrı'yı ayırt etmek, ancak farkındalıkla mümkün olacaktır.

Tanrılar da bizim gibi ete ve kemiğe bürünmüş, bize benzemekteydiler. Onlar da bizim gibi öfkeleniyor, intikam alıyor, yiyip içiyor, dilediğini ödüllendirip dilediğini cezalandırabiliyorlardı. Kısaca onlar dünyanın "Efendi"leriydi... İnsan ise; bu "Efendi"lere hizmet eden Kul'ları... Bir kısım Tanrılar, insanın ruhsal ve bedensel gelişimi için aracılık ederken; bir kısım Tanrılar ise insanı, aralarında yaptığı akitle kendine hizmet için bağladı.

İşte bu kitapla beraber;
Tanrıyı tanımak için çıktığımız yolculuğa, bir adım daha atmış olacağız...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 343
En / Boy : 13,5 / 20
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : .2012
₺97,90

Elinizdeki kitap Süleymaniye Kütüphanesi 3629 numarada İbn-i Sina adına kayıtlı "Risale fi'l-Hikme" isimli Farsça eserin Türkçe çevirisi ve Farsça nüshanın tıpkıbasımından oluşmaktadır. Kitabın başında İbn-i Sina'nın Hayatı, felsefesi, Hikmet ve felsefe konularında açıklamalar yapılmıştır. Batı'da Avicenna adıyla tanınan İbn-i Sina ?Felsefe" terimi yerine ?Hikmet" terimini kullanmıştır. Bu yüzden halk ve bilginlerin çoğu İbn-i Sina'yı ?Hekim: hikmet sahibi" diye vasıflandırmıştır. Filozof ve hekim tabiri arasında bir fark gözetmemişlerdir. Filozof tabirinin kullanılmamasında kelimenin aslının Yunanca olması da pay sahibi olmalıdır. Bu yüzden çevirisini ve tıpkıbasımını yaptığımız eseri kopyalayan kişi kitabın başında şöyle yazmıştır: ?Hekimlerin sultanı, âlimlerin ve fazılların meliki, saliklerin ve ariflerin önderi mevlamız Şeyh Ebu Ali Sina'nın sözlerindendir..."

İbn-i Sina'nın "Hikmet" tabirini kullanmasındaki en önemli sebep Kur'an'da ?Hikmet" tabirine sıkça yer verilmesidir. Bir diğer neden ise ?Hikmet" tabirinin anlamının derin ve geniş olmasındandır. Bu bilgiler ışığında bu esere ?Felsefe Risalesi" ismini vermeyi uygun gördük. Çünkü İbn-i Sina ?Hikmet" kelimesini ?Felsefe" manasında kullanmaktaydı. Bu yüzden ?İlahiyat" adlı eserinde ?Metafizik" hakkında şöyle demektedir: "Bu ilim İlk Felsefe ve Mutlak Hikmet'tir."

"Âlimler derler ki; "İnsan küçük âlemdir." Onların bu sözden maksadı şudur; "Gezegenlerde yıldızlarda, tabiatlarda ve madenlerden, bitkilerden ve hayvanlardan oluşan varlıklarda her ne varsa insanda da vardır. Hatta daha tamam ve daha iyi halde!" Kitap'tan


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 136
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2016
₺37,90

Antropolog, halkbilimci, klasikler uzmanı, filolog gibi birçok kimliğe sahip olan James George Frazer, diğer eserlerinde olduğu gibi bu çalışmasında da tüm insanlık için ortak olanın peşinde. Bu yüzden kadim Anadolu medeniyetlerinden bahsederken Afrika yerlilerine geçtiğinde, Antik Yunanistan’ın bir ritüelini çözümlerken Kızılderili kabilelere atıf yaptığında şaşırmamak gerek. Doğu Dinleri Tarihi Araştırmaları’nı temel alan bu metin ise Adonis, Attis ve Osiris mitleri, gelenekleri ve ritüelleri üzerinden Doğu inanç ve uygulamalarının kaynaklarını keşfediyor.

Karşılaştırmalı din ve mitoloji anlayışından hareket eden bu çalışma sadece ilgili alanları değil edebiyat, felsefe, antropoloji, psikoloji ve psikanaliz literatürünü de derinden etkilemiştir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 352
En / Boy : 13,5 / 21,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2018
₺82,90
1 2 3 ... 11 >
Çerez Kullanımı