Arap Mehcer (Göç) Edebiyatının iki önemli şair ve yazarı Halil Cibran ve Mihail Nuayme´nin reenkarnasyon inancı üzerine kurulu öykülerini sunuyoruz.

Cibran, Çağların Külü ve Sonsuz Ateş öyküsünde, Rahip Hiram´ın oğlu Nasan ile M.Ö. 116 yılının sonbaharında Lübnan´ın Baalbek şehrinde ölen sevgilisini, M.S. 1890 yılının ilkbaharında Nasan´ın Ali el-Hüseyni adında bir çoban, sevgilisini de bir köylü kızı olarak, Nasan´ın babasının rahip olduğu yerdeki harabelerde tekrar karşılaştırıp kavuşturur. Bu öyküde Cibran, reenkarnasyon ve aşkın ebediliği düşüncesini ortaya koymaktadır.

Nuayme ise, Kavuşma öyküsünde binlerce yıl önce bir prensin kızı ile bu prensin koyunlarını güden ve birbirlerini sevdikleri halde kavuşamayan bir çobanı, binlerce yıl sonra bir otel sahibinin kızı Baha ve Lübnanlı bir baba ile İtalyan bir annenin oğlu olan Leonardo kimliğinde karşılaştırıp kavuşturmaya çalışır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 96
En / Boy : 13.5 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .
₺34,20

Farklı coğrafya ve ülkelerle birlikte algılanan dünya edebiyatı, zamanla ya da mekanla sınırlandırılamayacak kadar çok sesli bir yapıya sahiptir. Her toplum ya da millet kendi edebî yeteneği ölçüsünde bu yapıya katkı sunar. Bu yapıda farklı zamanlarda ya da coğrafyalarda yaşamış insanların duygularının, düşüncelerinin, dünyaya bakışlarının, kendi varoluşlarını ifade etme biçimlerinin millî ve yerel özelliklerle şekillenerek evrenselleştiği görülür.

Millî edebiyatlar, belirli toplumlara hitap ederken dünya edebiyatı insanlığa hitap eder; tüm insanlığın ortak mirasıdır. Dünya edebiyatı denildiğinde hangi yazar ve eserlerin öncelikli olarak ele alınması gerektiği konusu tartışmaya açıkken burada önemli olan dili, dini ve milliyeti her ne olursa olsun salt bir insan olarak bu yazar ve eserlerden ne duyduğumuz ve hissettiğimizdir. Hangi milletten olursa olsun, duyguların dili ortaktır.
Dünya Edebiyatı Araştırmaları adlı bu eserde, ilk örneklerinden günümüze kadar dünya edebiyatı ve dünya klasikleri genel olarak tanıtıldıktan sonra edebiyat akımları ile ilgili bilgi verilmiş; Rus, Fransız, İngiliz, Yunan, Latin, Alman, Amerikan, İspanyol, İtalyan, İskandinav, Çin, Arap, Fars, Hint, Türk ve Japon edebiyatları örneklendirilerek ele alınmıştır. Eserin son bölümünde ise hem Doğu hem de Batı edebiyatından seçilen klasik eserler, çağdaş tahlil yöntemleri ışığında analiz edilmeye çalışılmıştır. Bu yönüyle eserin dünya edebiyatına ilgi duyan araştırmacılara ve sanatseverlere önemli bir kaynak teşkil edeceği düşünülmektedir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 480
En / Boy : 16 / 23.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2019
₺68,40

Chinua Achebe’nin Afrika üçlemesinin en son kitabı Tanrının Oku, 1920’lerde İngiliz sömürgesi altında olan Nijerya’da geçmektedir. Igbo halkının yaşadığı Umuaro’nun altı köyünün en yüksek mertebeye sahip rahibi Ezeulu’nun hikâyesidir. Geniş bir aileye sahip olan Ezeulu, oğullarından birisini "gözü ve kulağı" olması, beyaz adamın dininde olan gelişmelerden haberdar olması için yerel Hıristiyan kilisesine gönderir. İngiliz sömürgeciler Nijerya’nın kültürünü değiştirmeye devam ederken, Ezeulu, köylerin geleneksel yaşam tarzını ve ruhani hayatını korumaya çabalamaktadır. Erdemleriyle beyaz adam dahil olmak üzere herkes tarafından saygı gösterilen Ezeulu’nun gururu zaman zaman yanlış kararlar almasına, halkın ona olan inancını zaman içinde kaybetmesine neden olur.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 280
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2020
₺61,90

Falcılar, âlimler, iblisler, huzursuz ruhlar, şekil değiştiren marifetli büyücüler, dansçı kızlar, dilekler, gizemler, tesadüfler, bahşedilenler, ödenmesi gereken bedeller…

Her zaman mutlu sonla bitmeyen hatta mutlak sonlara pek yer vermeyen Kore masallarıyla kendinizi sonsuz bir döngünün içinde bulacak, yapılan her hareketin, söylenen her sözün evrenle olan büyülü temasının bilgece işlenişine şahit olacaksınız. Konfüçyüslük, Taoizm ve Budizm’in öğretileriyle şekillenmiş ortak bir bilincin ürünü olan bu halk masalları anlatının öğreticiliğinin göstergesi olmaya devam ediyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 208
En / Boy : 11.5 / 17.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2021
₺40,60

Hayat ve ölüm, cennete ve cehenneme götüren seçimler, huzursuz ruhlar; kanaat, kabul ve umutla huzura eren yaşamlar, büyülü ritüeller... Alman masalları denince akla ilk gelen Grimm Masalları’nın dışında, az bilinen, Pagan ve Hristiyanlık ögeleriyle harmanlanmış bu masallarla eski Avrupa’nın ortasına yeni bir yolculuk başlıyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 200
En / Boy : 11.5 / 17.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2021
₺43,40

Periler olmasa İrlanda köylüleri şiire ve öykülere bu kadar düşkün olur muydu? Denizi ve karayı sevmeyi efsanelerinden öğrenmemiş olsalar, Donagal’ın köylü kızları ülkenin başka yerlerinde çalışırken eğilip de denizi öperler miydi? İrlanda masallarının temelinde, topluluklar halinde ya da yalnız yaşayan kara ve su perileri var. Eski zamanlarda olduğu kadar olmasa da, bu perilerin varlığına olan inanç hâlâ yok olmuş değil. Nobel Edebiyat Ödüllü İrlandalı şair W. B. Yeats, bu masalları hikâye anlatıcılarından dinleyip derleyerek aktarıyor ve İrlanda’nın meşhur perileri hakkında ayrıntılı bilgi veriyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 200
En / Boy : 13.5 / 19.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2021
₺43,40

“Hayatın insanı nasıl sonuna kadar zorlayabileceğine dair acımasız bir hikayeyi incelikli ve şiirsel bir üslupla bu denli zahmetsizce buluşturan başka bir roman hatırlamıyorum.”

- Michael Cunningham, “Saatler” kitabının yazarı.

İnsanın hayatını mahvetmeye ufacık bir kıvılcım yeter; bir yalan, tek bir hastalık, belki bir kaza… Trajedi, yaşamı alttan alta oyan bir süreçtir ve esas gerilim, onun yarattığı boşluğun nasıl doldurulacağına dair endişeli bekleyişten kaynaklanır…June Reid, kızının düğününden hemen önce kendi evinde çıkan bir yangında kızını, damadını, eski kocasını ve sevgilisini, yani ailesi bildiği herkesi kaybeder. Geçmişini, bugününü ve geleceğini yok eden bu akıl almaz kazadan bir tek o sağ kurtulmuştur; yapayalnız ve ne yapacağını bilemez halde arabasına binerek küçük kasabasını terk eder. Geride ise, uzak ya da yakın bu trajediden etkilenmiş, bu trajediye tanık olmuş insanların, kendi geçmişleri ve kaderleriyle hesaplaşırken birbirlerine tutunmayı öğrendikleri sağaltıcı bir süreç başlar.

Yayınlandığı yıl Man Booker ve Amerikan Ulusal Kitap Ödülleri dahil pek çok ödüle aday gösterilen Senin Hiç Ailen Oldu Mu?’nun yazarı Bill Clegg, New York’lu bir yazar temsilcisi olarak edebiyata dair tüm bilgisini, sezgilerini ve yeteneğini aktardığı bu ilk romanında, hikâyeyi her karakterin bakış açısından anlatarak büyük bir trajediyi farklı yönleriyle ele alıyor. Yitirmeyi, yüzleşmeyi ve uzlaşmayı anlatan, söze dökülmemiş gerilimlerle boğuşmayı ve affetmeyi nasıl öğrendiğimizi derinlemesine fakat şefkatle irdeleyen roman, insanlığımızı en iyi ve en kötü yönleriyle yeniden keşfetmemiz için bir kapı açıyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 241
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2019
₺42,08

Moss’un çağımızın en iyi romancılarından biri olduğunun kanıtı… Baş döndürücü bir karışım; yaratıcı, zekice ve özgün.
The Independent
Işık insanı kör eder; ateşin başında toplandığınızda çoğu şeyi ıskalarsınız.
İngiltere’nin kuzeyinde, şehir keşmekeşinden uzak ama medeniyetin kıyısındaki ormanlık Northumberland’da yaz aylarının ortasıdır. On yedi yaşındaki Silvie, annesi ve babasıyla birlikte bir arkeoloji profesörünün, bölgenin karanlık tarihindeki kurban törenlerini incelemek üzere öğrencileriyle kurduğu kampa katılır. Yalnızca Demir Çağı’nın sunduğu imkânlarla yaşayarak ilkel yaşamı tecrübe ettikleri bu kampta Silvie profesörün öğrencileriyle birlikte yepyeni özgürlükleri keşfederken baskıcı babasıyla ilişkileri günbegün bozulur ve geçmişin ürkütücü ayinleri hayatlarına nüfuz etmeye başlar. Sarah Moss, hem efsanevi ve tarihsel hem de çarpıcı derecede güncel bu romanıyla, okurlara atalarımızın “ilkel aklı”ndan ne kadar uzağa gidebildiğimizi sorgulatıyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 136
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2019
₺44,50

Filozof Seneca'nın Stoik yazıları yaşama sanatına, akıl ve ahlakın önemine dair önemli içgörüler taşıyor; tüm zamanları aşan bilgelikleri ve belagatleriyle de insanlara derinlikli bir kılavuz sunmayı sürdürüyor.

Tarih boyunca bazı kitaplar dünyayı değiştirdi. Bununla kalmayıp; bizleri ve birbirimizi görme biçimimizi etkiledi. O kitaplar ki tartışmalara, muhalif fikirlere, savaş ve devrimlere esin kaynağı oldular. Aydınlattılar, harekete geçirdiler, kışkırttılar, teselli ettiler. Yaşamımızı zenginleştirdiler ve bizleri ayrı ayrı kendi yaşamlarımızı sorgulamaya yönelttiler. Şimdi Kafka Kitap sizlere uygarlığı sarsan, insanlık tarihine yön veren ve kendimizi keşfetmemize yardım eden fikirleriyle; büyük düşünürlerin, çığır açanların, radikallerin ve ileriyi görenlerin eserlerini sunuyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 120
En / Boy : 11 / 18
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2020
₺29,32

Daha önce Fransızca, İngilizce ve Arapçaya çevrilen, Çin’in en prestijli edebiyat ödüllerinden Mao Dun’a layık görülen, Çin etnik edebiyatının ilk ana akım çok satan kitabı Müslüman Cenazesi özgün dilinden çeviriyle Türkçede.

Çin’de yaşayan Müslüman etnik grup Hui’ler odağında ilerleyen olağanüstü anlatıya sahip bir roman Müslüman Cenazesi. Yeşim taşından takı ve mücevher yapan Müslüman bir ailenin 60 yıla yayılan hikâyesi hem imparatorluk döneminde hem devrimden sonraki Çin’de yaşananlara da ışık tutuyor. Tarihsel olarak Müslümanların Çin’deki serüvenlerini ve Çin kültürüyle bütünleşmelerini aktarırken, kurulan hayaller ve gerçeklerin zaman zaman insanı nasıl güç durumda bıraktığını da ortaya koyuyor. Küçük bir atölyeden yeşim taşı krallığına varan yolda yaşanan ölümler, değişimler, saf hayaller, aşk ve keder! Canlı anlatımıyla okuruna eşsiz bir yolculuk vadeden Müslüman Cenazesi, bir yanıyla da aşk üzerine kaleme alınmış etkileyici bir roman.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 800
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2021
₺63,75

Bu çarpıcı epik romanda Çin’in yaşayan en önemli yazarlarından Mo Yan, okurlarını hayalî bir diyara, İçki Cumhuriyeti’ne götürüyor. Hurafelerin, açgözlülüğün ve gerçeküstü olayların hüküm sürdüğü bu yozlaşmış diyarda, yetkililer tuhaf olayların yaşandığına, halkın ölçüsüz bir yeme alışkanlığına kapıldığına dair duyumlar alır ve olayları araştırmak üzere bölgeye emektar Müfettiş Ding Gou’er’i gönderir. Ancak soruşturma sırasında Ding’in gerçeklik duygusunu kaybetmesine neden olacak absürd hatta fantastik gelişmeler yaşanacaktır.

Olay örgüsünün arasında da, İçki Yapımı Üniversitesi, Harmanlama Bölümü’nde doktora öğrencisi ve bir yazar adayı olan Li Yidou tarafından yazar Mo Yan’a yazılmış mektuplara yer verilir. Bu mektuplara birer kısa öykü de eklenmiştir. Ne var ki Li’nin her biri öncekinden daha fantastik ve kötücül hale gelen öykülerinde anlatılanlar gittikçe Ding’in İçki Cumhuriyeti’nde çektiği eziyetlere benzemektedir.

Muazzam bir yaratıcılık sergileyen, siyasi açıdan yıkıcı ve kışkırtıcı bir roman olan İçki Cumhuriyeti, Nobel Ödüllü Mo Yan’ın, hiçbir iktidar ve baskı odağının hayal gücünü yok edemeyeceğini kanıtladığı evrensel bir roman.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 488
En / Boy : 12,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2020
₺64,90

Dünya çapında bir ikon statüsüne erişmiş olmasına karşın Kurosawa’nın hayat hikâyesi hâlâ bilinmezliğini korur. Bu açıdan bir tür Raşomon etkisiyle hayatın sanatı taklit ettiği söylenebilir. Bu kitap önce genç bir sosyalist ve bir ressam olarak Kurosawa portresini, ardından şiddetli çatışmalar yaşayan, sıra dışı bir duyarlığa sahip ağabeyi Heigo’nun hayatındaki rolünü, son olarak da köklü kültürel değişimlerin yaşandığı yirminci yüzyıl Japonya’sının yükseliş ve çöküş öyküsünü anlatıyor...

Zira Kurosawa’nın ikonik filmi Raşomon, dünya sinemasında bir dönüm noktasını imlemekle birlikte, çarpıcı bir aile dramını ve döneme has kültürel ve sosyal çatışmaları da yansıtmaktadır.

Kurosawa’nın gerçek yüzünü keşfetmek için Paul Anderer savaş sonrası yıkıntılar içindeki bir ülkeyi ve bir ailenin yaşadığı trajediyi gözler önüne seriyor. Bu yolla trajik ölümünden önce renkli ve isyankâr bir hayat süren ve sessiz film endüstrisinin yıldızlarından biri olan Kurosawa’nın ağabeyi Heigo’nun izini sürüyor. Böylece Kurosawa’nın gelişim dönemini gözler önüne seren Anderer, büyük yönetmenin etrafındaki sis perdesini aralıyor. Kurosawa’nın Raşomon’u, sinema sanatının başyapıtına, onun büyük yönetmenine ve etrafındaki ilgi çekici ve renkli dünyaya yepyeni bir bakış açısı getiriyor.

“Bir sanatçıyı işaret etmek için ‘dev’ tabiri çok sık kullanılır oldu. Ancak istisnai olarak Akira Kurosawa’nın durumunda bu tabir kesinlikle yerine oturuyor.”

-Martin Scorsese


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 312
En / Boy : 12,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2020
₺64,90

Çağdaş Avrupa edebiyatının yaşayan en büyük isimlerinden Claudio Magris’ten gerçek ile kurmacanın sınırlarının muğlaklaştığı ve hakikatin sözcüklerle inşa edildiği bir anlatı.

Bir Kılıç Üzerine Çıkarsamalar, Nazilerin partizanlara karşı savaşmaları şartıyla İtalya’nın kuzeydoğusunda bağımsız bir yurt vaat ettiği Don Kazaklarının gizemli generali Krasnov’un ölümünü araştıran bir İtalyan rahibin tarih, hafıza, yaşamöyküsü üzerinden gerçeklikle kurduğu felsefi ilişkinin romanı.

Magris edebiyat ile hayatın ortak sorusuna en iyi şekilde karşılık veriyor: Bir kişi veya olay hakkında nasıl emin olabiliriz?


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 64
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2020
₺12,80

Bir yanda savaş diğer yanda işsizlik, onca yoksulluk, bunca sefalet ve doyurulacak yığınla boğaz. Şimdi, sormamız gereken soru şudur: Bu kadar çok çocuk nasıl beslenecek ve yetiştirilecek? Nice değme âlim nice değme siyasetçi altından kalkamadı bu sorunun.

Swift ilk başta akıl almaz gibi görünen, oysa gayet makul bir öneri getiriyor. Dişleriniz kamaşacak.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 78
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2019
₺22,50

“Tek bir arzusu var, son derece meşru ve insani, o da başkalarının gözünün değdiğine bakmak, başkalarının adımlarından kalan izlere basmak.”

José Saramago, 1979 güzünde tek başına, tam altı ay sürecek uzun bir yolculuğa çıkar. Sadece karşılaşmakla yetinen turistin aksine keşfetmeyi amaçlayan bir “gezgin” profiliyle, diktatörlük rejiminin izlerini üzerinden atmaya çalışan çok sevdiği ülkesini karış karış gezer. Sonradan bir kitaba dönüşecek bu notlarında ise yaşadıklarını yine kendine has üslubuyla hikâyeleştirirken, aynı zamanda sanattan mimariye derin bilgi ve görgü birikimiyle Portekiz kültürüne, tarihine ve halkına dair oylumlu bir belge ortaya koyar.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 592
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2019
₺90,00

Çin’in yaşayan en ünlü yazarlarından biri olan Ge Fei’nin kaleminden toplumsal bir düş üzerine kışkırtıcı, mizahın ciddiyetle hakkını veren bir kitap Görünmezlik Pelerini.

Tüketim çılgınlığına kendini iyice kaptırmış Beijing’de (Pekin), duvarındaki çatlaktan kuzey rüzgârının içeri dolduğu bir odada, ablası ve eniştesiyle aynı evde yaşayan bir “kaybeden” Bay Cui’nin hikâyesi.

Kırklarının ortasında, boşanmış ama yine de eski eşine çok düşkün Cui, zengin ama çoğunlukla özenti müzik tutkunları için özel ses sistemleri kurarak geçinen birisidir. Müşterilerini ve kendini daima hor gören bu adamın kader çizgisi, çocukluk arkadaşının onu “dünyadaki en iyi ses sistemi”ni isteyen son derece gizemli bir müşteriye yönlendirmesiyle bambaşka bir yola sapacaktır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 176
En / Boy : 13,1 / 17,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2019
₺22,50

Ancak en vahşi hayvanların ve onların da en vahşisi olan insanın sağ kalabildiği, bir damla suya hasret, çorak ve haşin topraklar. Mülksüzleştirilerek açlığa ve yoksulluğa mahkûm edilen köylülerin, güçlünün adaleti karşısında ya eşkıyalar ya da azizlerden medet umduğu çetin bir coğrafya. Ve hayata tutunabilmek için, daha pek çokları gibi evini barkını terk eden, daha iyi bir hayat ümidiyle São Paulo’ya doğru yollara düşen bir ailenin hazin göç hikâyesi.

Brezilya’nın dünya edebiyatındaki güçlü kalemlerinden Jorge Amado, aynı zamanda Komünist Parti üyesi olan radikal bir solcuydu. 1946 yılında yazdığı bu roman, 1929 Buhranı ve 2. Dünya Savaşı’nın ardından kırsal ekonominin varlıklı toprak sahipleri lehine yeniden düzenlendiği bir devirde, daha da yoksullaşan köylülerin dramını ve yükselen siyasal başkaldırısını yansıtıyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 392
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2020
₺48,90

Janina, uzak bir Polonya köyünde, karanlık kış günlerini astroloji çalışarak, yıldız haritalarını inceleyerek, William Blake’in şiirlerini tercüme ederek ve varlıklı Varşova sakinlerinin yazlık evlerine göz kulak olarak geçirir. İnsanlar yerine hayvanlarla vakit geçirmeyi tercih eder, fazlasıyla tuhaf ve münzevi tavırları kimilerine göre “kaçık”lıktır. Bir gün komşusu Koca Ayak gizemli bir şekilde ölü bulunur. Gelecek günler daha da tuhaf ölümleri beraberinde getirir. Şüpheler ve soru işaretleri yükselirken Janina, tuhaf teorileriyle kendini soruşturmanın göbeğine yerleştirir. Birileri ona kulak verseydi her şey böyle mi olurdu oysa…

Sür Pulluğunu Ölülerin Kemikleri Üzerinde tuhaf bir gerilim masalı, bir kara komedi, her şeyiyle kendine özgü bir hikâye. Akıl sağlığı ve çılgınlık, suç ve adalet, doğa ve insan arasındaki karanlık sınırların kışkırtıcı bir keşfi. Çağdaş Polonya edebiyatının en güçlü sesi, Nobel Edebiyat Ödülü sahibi Olga Tokarczuk’tan baş döndürücü bir roman.

“Muhteşem bir yazar.” – Svetlana Alexievich

“Bu kitap yalnızca bir ‘katil kim’ romanı değil: Yaşam ve ölüm hakkında, sırlarla dolu, felsefi bir masal. Kulağınızı yere yaklaştırırsanız, iliklerinizde hissedeceğiniz sırlar.” – New York Times Book Review

“Baş döndürücü, yaratıcı, türüne meydan okuyan bir hikâye. Kısmen bir polisiye, kısmen bir masal, –Sür Pulluğunu Ölülerin Kemikleri Üzerinde, bazı canlıların diğerlerinden üstün olma biçimleri üzerine heyecan verici bir felsefi sorgulama.” – Time

“Yılın en keyifli romanlarından biri.” – The Guardian

“Olga Tokarczuk geçen çeyrek yüzyılın sayılı Avrupalı romancısından biri. Bu romansa alaycı mizahı ve karanlık sürprizleriyle pastoral bir kara komedi.” – The Economist

“‘Kontrollü psikoz’un tartışılmaz başyapıtı… Eninde sonunda olağanüstü bir kurguyla bir araya gelen ipuçları etkileyici bir başarıya dönüşüyor.” – Publishers Weekly

“Doğa için bir coşkulu bir şarkı… William Blake’e bir methiye… [ve] bir tür ağıt. Tokarczuk Blake’i aşar mı? Tartışılabilir –belki.” – NPR

“Bir cinayet romanı yapısını açıkça benimsese de, Sür Pulluğunu Ölülerin Kemikleri Üzerinde ürkütücü mizahı ve marazi felsefi müdahaleleriyle özgün bir roman… Ve mükemmel bir final. Tokarczuk, şüphesiz üstün yetenekli, orijinal bir yazar.” – The Wall Street Journal

“Sür Pulluğunu Ölülerin Kemikleri Üzerinde, şiddetli, heyecan verici ve özel, neredeyse tarifsiz; uzun zamandır okuduğum varoluşçu romanlardan en yenilikçisi.” – The New Yorker

“Bazen bir birinci şahıs anlatısının açılış cümlesi, anlatıcının kişiliğini öyle iyi yansıtır ki, tüm zamanınızı onunla geçirmek istersiniz. Bu roman için de bu böyle… Hoyrat güce meydan okumak için ne gerektiğine dair dikenli ve yıkıcı bir hikâye.” – Boston Globe

“Olga Tokarczuk olağanüstü yeteneği, zekâsı, ‘derin romanları’yla ekolojik ve politik meselelere odaklanıyor, mücadeleyi bırakmıyor. Bahisler daima yüksek, Tokarczuk tekrar tekrar anlatıyor ve cepheyi terk etmiyor.” – HuffPost 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 304
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2020
₺73,80

Bu kitaptaki bütün metinler kapsamlı araştırmalara dayanıyor, her ayrıntı gerçek olgulardan kaynaklanıyor. Hiçbir şey uydurmuş değilim. Fakat bu kaynakları keşfeden benim, onları eski ve nadir kitaplarda ben arayıp buldum, metinleri işledim ve denizciler keşfettikleri adaları nasıl sahipleniyorlarsa ben de o metinleri kendimce dönüştürdüm ve özümsedim.

Amacım gerçek yerlemlerinin ötesinde adalar konusundaki bilgiyi genişletmek değil. Dolayısıyla bunun bir bilimsel yaklaşım değil, sadece yazınsal bir girişim olduğu açıktır. Bu atlas, demek ki, her şeyden önce ozansı bir projedir. Eğer yerkürenin yüzeyinde gerçekten gezinmek mümkün değilse, yapılacak tek şey evde oturarak dünyayı keşfe çıkmaktır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 144
En / Boy : 18,4 / 25,9
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2019
₺172,50

“İşte size kulağa teğet geçip, ağızdan kâğıda dökülen birinci el mallar. Yalansız itiraflar: Dolambaçsız, yatay ya da dikey, şiddeti açıklamaktan başka hiçbir ereği olmayan itiraflar.”

Elinizdeki ölümle alay eden, onu ti’ye alan bir kitap.

Örnek Suçlar kara mizahın büyük klasiklerinden biri. İspanyol sürrealizminin ustaca kâğıda dökülmüş hali. Max Aub sağduyuyu bir kenara bırakıp birbiri ardına itirafları sıraladıkça cinayetin karanlık sanatı dilin absürtlüğüyle birleşiyor.

Memet Baydur’un çevirisiyle.

“Bazen ölüm ne kadar çabuk gelirse o kadar iyidir diye düşünüyorum – sevgili dostum Max Aub’un ölümü gibi, bir poker masasında, ansızın.”
L. Buñuel


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 144
En / Boy : 18,5 / 23
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2019
₺123,75

Raxter Kız Lisesi karantinaya alınalı on sekiz ay olmuştu. Tox aralarına sızdığından beri Hetty’nin hayatını mahvetmişti.

Başlarda her şey yavaş ilerliyordu. Önce öğretmenler teker teker ölmeye başlamış, sonra sıra öğrencilere gelmişti. Hepsinin vücutları farklı ve tuhaf şekillerde değişiyordu. Çok geçmeden dünyanın geri kalanı ile iletişimleri kesilmiş ve bir başlarına kalmışlardı. Kızların okul sınırlarından dışarı çıkması yasaktı. Tox, onları saran ormanı ve içinde yaşayan hayvanları daha vahşi ve tehlikeli hale getirmişti. Bu lanet, her şeyin içine sızmaya devam ederken, onlar da tedavisinin bulunmasını beklemekten başka bir şey yapamıyordu.

Bir gün Byatt da ortadan kayboldu. En yakın arkadaşı Hetty, onu bulmak için her şeyi göze alacaktı; karantinayı ihlal etmek ve çitin ötesindeki korkunç şeylerle yüzleşmek zorunda kalacak olsa bile… Ancak okul sınırlarından nihayet çıktığında, orada kapana kısılmış olmalarının gerçek nedeniyle karşı karşıya kalacaktı.

Kızların zorluklar karşısında sağlam durabilmesini ve arkadaşlıklarının gücünü muhteşem bir dille ele alıyor. Tüyler ürpertici bir şaheser...
Claire Legrand, Öfkelidoğan’ın çoksatan yazarı

Kâbus gibi bir hayatta kalma hikâyesi. Genç yetişkin türünde edebi bir eser. Elimden bırakamadım.
Casey McQuiston, Red, White and Royal Blue’nun yazarı

Yok Oluş’un hikâyesine bir tutam Contagion serpin ve işte karşınızda Rory Power’ın şoke edici ve sürükleyici Vahşi Kızlar’ı!
Refinery 29

Raxter Adası’nın ürkütücülüğü her sahneye sızmış ve Rory Power’ın karakterleri dürüst ve sert oldukları kadar inandırıcı da. Vahşi ve aynı zamanda güzel, kırılgan ve cüretkâr bir kurgu…
Emily Suvada, This Mortal Coil'ın yazarı


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 320
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2019
₺73,88

Çağdaş Boşnak edebiyatının usta yazarı Cevad Karahasan’ın, kimi eleştirmenlerce Umberto Eco’nun Gülün Adı’na, Amin Maalouf’un Semerkant’ına akraba sayılan kitabı, Selçuklu’nun ve Ömer Hayyam’ın dünyasını rengârenk tablolaştıran bir anlatı…

Selçuklu İmparatorluğu’nun payitahtı İsfahan’da beklenmedik ve şüpheli bir ölüm gerçekleşir. Ölen, saygın bir adamdır ve Ömer Hayyam’ın dostudur. Büyük bilgin ve şair, ölüm sebebini araştırmaya koyulur, bir yanda da hatıraların ve kederin tefekkürüne dalar. Derken, Selçuklu ülkesinin günü yavaş yavaş kararmaya başlar, tehditler büyür, çöküş ilerler, “savaşlar, kargaşa, hastalık, fakirlik, açlık” kol gezer.

“Kütüphanelere ve benzer yerlere ihtiyaç duyulmayan bir zamana” gelinir… Ömer Hayyam, ömrünün son deminde, kendi hayatıyla beraber, Selçuklu’nun parıltısının ve çöküşünün de muhasebesini yapacaktır. Bereketli bir çoğulculukla fanatizm arasındaki çatışmanın muhasebesidir bu aynı zamanda.

“Küllerin Anlattığı, miyoplar ve çekingenler için, gayretkeşler ve kitap kurtları için, öğrenme tutkunları ve gözlük takanlar için dev bir müdafaanamedir…”

- Julia Kospach


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 552
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2019
₺117,90

‘’Ah, karanlık bulutu! Üzerimi saran, sınırsız, karşı konulmaz, beni ezen korkunç bulut! Ah! Acılar iğne gibi canıma batıyor, kötülüklerimin anısı içime işliyor. Ah! Hemen beni bunlardan, buralardan uzaklara götürünüz. Beni alıp götürünüz! Bu iğrenç belayı, kargışlılar arasında bir kargışlıyı, tanrıların en çok iğrendiği insanı’’

‘’Yunan mitologyasında, Tragedya her şeyden önce bir yazgı sorunudur. İnsanlar, tanrılara inanırlar ve yazgılarının da tanrılara bağlı olduğunu sanırlar; bu tanrılara boyun eğerler. Mitologyada, yazgı-fatum kader önemli bir yer tutar. İnsanların yazgılarını önceden bilirler fakat sadece bir tanır ya da tanrıça bu yazgıyı değiştirebilir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 228
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2019
₺23,20

Arap Edebiyatında bir yandan geleneksel bir yandan da daha sonraki yüzyıllarda asrın ruhuna bağlı olarak icad edilmiş şiir türleri vardır. Medih, hiciv, mersiye, gazel, fahr vb. konular bu şiir türlerinden geleneksel olanla-rının örnekleri iken daha sonraki dönemlerde ortaya konulan el-Medâihu’n-nebeviyye, el-Bedî’iyyât, Zühd, tasavvufî şiirler vb. muhdes dönem dediği-miz Abbasiler döneminden itibaren ortaya konan yeni türlerin örnekleri arasındadır. Her ne kadar bu türlerin kökleri Abbasiler döneminden önceki dönemlerde mevcut olan şiir türlerine bağlı olsa da, Abbasiler dönemi ile birlikte bu türler bağımsız bir tür halini almış ve bu şekilde varlığını ve ge-lişmesini sürdürmüştür. Bu yeni türler arasında, insanın Rabbine olan yaka-rışını manzum bir şekilde dile getirdiği ve adına münâcât dediğimiz bir şiir türü daha vardır. Münâcât/yakarış türü şiirlerin tarihini Sadru’l-İslam dö-nemi dediğimiz Hz. Peygamber ve dört halife dönemine kadar indirgemek mümkündür.

Münâcât bütün dini mahfillerde mensur olarak yaygındır. Ancak manzum olarak münâcât ayrı bir özellik arzeder. Abdulkâdir-i Geylânî (öl. 561/1166), Şemsuddîn ed-Dimyâtî (öl. 921/1515), Abdulganî en-Nâblusî (öl. 1143/1731), Mustafa el-Bekrî es-Sıddîkî (öl. 1162/1749), Ahmed ed-Derdîr (öl. 1201/1786), Muhammed b. Budeyr (öl. 1220/1805), Ahmed Ebû Hu-reybe (öl. 1268/1852), Muhammed Osman el-Mîrganî (öl. 1268/1852) ve Ebu’l-Hudâ es-Sayyâdî (öl. 1328/1909) gibi mutasavvıf ve aynı zamanda şair şahsiyetlerin yanı sıra tasavvuf ya da herhangi bir dini mahfil ile ilgisi bu-lunmayan Zu’r-Rumme (öl. 117/735), Beşşâr b. Burd (öl. 167/784), Ebû Nu-vâs (öl. 198/813), Ebu’l-Atâhiye (öl. 210/825), Safiyyuddîn el-Hıllî (öl. 752/1339) gibi şairlerin de münâcât şiirleri bulunmaktadır.

Bu çalışmada dergahlarda, dini mahfillerde, meclislerde, dua edilmesi ve yakarışta bulunulması gereken yerlerde ya da herhangi bir yerde her-hangi bir nedenle yapılan yakarışı konu alan şiirler ele alınmış, münâcât şiirlerinin tanımı, tarihî seyri, İslam edebiyatındaki durumu, şekil ve üslup özellikleri hakkında bilgi verildikten sonra konu ile ilgili olarak tespit edilen şiirler muhteva açısından incelenmiştir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 147
En / Boy : 17 / 24
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2018
₺61,51

Büyük Ayı takımyıldızının gözleri dolduracak kadar sevimli, çocuksu hikâyesini dinlemiş miydiniz?

Toprağın, gökyüzünün, suyun ve fırtınanın ruhuyla konuşan Kızılderili, doğaya karşı yaşam mücadelesi vermiyor, doğanın bir parçası olarak, halkadaki yerini minnetle, hürmetle, neşeyle alıyordu.

Avlanmadan ekip biçmeye, beslenmeden süslenmeye, tartışmaktan dans etmeye kadar en sıradan edimleri bile ayinleştirerek hayatı kutlayan Kızılderili’nin hikâyeleri de işte öyle yaşamcıl, neşeli, ritmik ve çocuksu.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 168
En / Boy : 11.5 / 17.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2021
₺35,90

Eğitim şansının ve dünyevi imkanların kısıtlı olduğu, doğanınsa kendini sınırsızca sunduğu bir coğrafyada geçirilen çocukluğun hayal gücünde ve dilde yarattığı tüm etkiler Nobelli yazar Grazia Deledda’nın bu otobiyografik romanında masal diliyle karşımıza çıkıyor.

“Sanatçının bir genç kız olarak portresi benzersiz ve son derece tatminkar.”

- Belles Lettres

“Nuoro’daki büyük bir aileden gelen asi genç kadın Grazia Deledda hassas gözlem gücü ve dikkat çekecek derecede duru üslubuyla Sardinya’da ilgi uyandırmıştı. Adada olay yaratan yazar bu arada Nobel’i de aldı. Deledda’nın toplu eserleri gerçek bir keşif: Balzac’ın Fransa’ya yaptığını, o Sardinya’ya yapıyor.”

- Paul Chutkow, The New York Times


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 130
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2018
₺38,90

Samaniler döneminin ve Fars edebiyatının önde gelen şairlerinden biri, Firdevsi’den önce Şahname yazan ikinci şair olan Tusî’nin İran edebiyatına en büyük hizmeti ve onu asıl üne kavuşturan İran ulusal değerleri ve kültürel mirasını sözlü anlatılardan derleyip toparlayarak gelecek kuşaklara aktarmayı amaçlayan Şahname yazımında ilk adımı atmış olmasıdır.

Onun Goştaspname adıyla bilinen eseri ilk bölümlerini kaleme aldıktan sonra öldürülmesiyle yarım kaldı. Daha sonra Firdevsi, Dakikî’nin sözü edilen eseri Goştaspname’yi Şahname’sine aldı. Goştaspname’de; Goştasp ve Lohrasp ile diğer İran ulularının Zerdüşt dinine inanmaları ve bu hükümdarlarla ilgili gelişmeler aktarılır.

Turan hükümdarı Ercasponların bu dine inandıklarını öğrenince Goştasp’a bir mektup yazarakonun bu inanıştan vazgeçmesini; dediğini yapmazsa bir iki ay içinde gelip ülkesini yerle bir edeceğini, Türklerden ve Çinlilerden oluşan ordularıyla dünyanın altını üstüne getireceğini söyler. Goştasp daonun isteklerini sert bir dille reddeder. Böylece aralarında uzun ve çetin savaşlar başlar. Sonunda Goştasp zafere erişir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 256
En / Boy : 16 / 24
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2018
₺31,20

“Tolstoy dünyanın en iyi nesir yazarlarından biri. Anna Karenina da yazılmış en büyük aşk hikayelerinden.”

- Vladimir Nabokov

Anna Karenina’nın isteyebileceği her şeyi vardır. Güzel, popüler ve zengindir. Bunların yanı sıra iyi bir eşe ve çocuğa sahiptir. Fakat hiçbiri Anna Karenina’nın mutsuz hissetmesini, evliliğinden soğumasını engellemez. Her şey zengin bir ordu subayı olan Kont Vronski ile tanışmasıyla değişir.

Fyodor Dostoveyski’nin, “kusursuz bir sanat eseri” olarak tanımladığı Anna Karenina’da Tolstoy tutku, aşk, ihanet ve mutluluk temalarını işlerken, bir yandan da 19. yüzyıl Rus toplumunu merceği altına alıyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 1224
En / Boy : 13 / 19
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2018
₺114,80

Yalnızlıktan mustarip bir hayalperestin St. Petersburg sokaklarında genç̧ bir kadınla geçirdiği dört eşsiz gece... Beyaz Geceler, Dostoyevski’nin yazınsal izleğindeki önemli duraklardan biri.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 72
En / Boy : 12,5 / 20,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2018
₺17,00

Beyaz Diş̧, yabandaki hayatından kopup insanların arasına karışan yavru bir kurdun, insanın doğasını ve doğadaki insanı keşfetmesinin hikâyesi.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 256
En / Boy : 12,5 / 20,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2018
₺56,90

“Tek kelimeyle, daha doğrusu üç kelimeyle: Anlamlı bir hayat.”

Tektip giysilerin, beton duvarların, şirketlerin kâr ve zarar tablolarının, seks robotlarının, reklam sloganlarının ortasında kalp sevmeyi unutacak mıdır? 

ABD’deki ekonomik krizde işsiz ve evsiz kalıp arabalarında yaşamaya çalışan Chairmaine ve Stan kendilerine yeni bir yaşam vaat eden Pozitron Projesi’nin ilanını görürler. Çevresi duvarlarla çevrili bu yeni yaşama katılan herkes, yılın bir ayını dış dünyada, Consilience’te, güzel bir hayat sürerek; bir ayını da Pozitron’da mahkûm olarak geçirmektedirler. İnternetin, dış dünyayla bağlantının olmadığı Pozitron’da ancak yönetimin izin verdiği dergi ve gazeteler okunabilmektedir. George Orwell’in 1984’ünün hüküm sürdüğü Pozitron’da en önemli projelerden biri insan beynindeki sevgi anlayışını yok edip insanlara sevmeyi değil boyun eğmeyi öğretmektir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 400
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2018
₺73,60

Otto Ringling, eşi ve iki çocuğuyla birlikte New York’un pahalı semtlerinden birinde yaşayan, bir yayınevinde kıdemli editör olarak çalışan, “aklı başında, sıradan bir aile babası”dır. Bir gün anne ve babasını bir trafik kazasında kaybedince, tekdüze biçimde devam eden hayatı bir boşluk hissiyle ve definin ardından yerine getirmesi gereken bir görevle bozulur: Şimdi, New Jersey’de yaşayan kız kardeşi Cecelia ile birlikte çocukluğunun geçtiği Kuzey Dakota’ya gidip anne babalarından onlara miras kalan evi ve çiftliği satacaklardır.

Tabii bu Otto’nun planıdır, Cecelia’nın aklındaysa Otto’nun yaşamını değiştirecek bir sürpriz vardır: Abisine yol arkadaşı olarak, onun yerine, “gurum” dediği Volya Rinpoche eşlik edecektir. Kenarlarına altın sarısı sırmalar işlenmiş koyu kırmızı bir cüppe giyen, her soruyu bir bilmeceyle yanıtlayan bu “tuhaf” adam ve Otto, unutamayacakları bir yolculuğa çıkarlar.

İnsanlığın binlerce yıldır kendisine sorduğu evrensel sorulara yanıt arama çabasını da içeren, mizahla harmanlanmış Buda üçlemesinin ilk kitabı olan “Buda’yla Kahvaltı” hem keyifli hem de öğretici bir okuma deneyimi sunuyor.

“Anlayışlı, eğlenceli, sevecen... Hepimizin mutlu olduğu bir dünya düşleyen, yaşattığı aydınlanma anlarıyla yaşamınızı değiştirecek sorularla dolu etkileyici bir kitap.”

– The Seattle Times

 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 312
En / Boy : 13,5 / 21,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2018
₺50,40

Edna Pontellier’in gözlerinden birkaç damla yaş süzüldü o gece. Kapıldığı hisler karmaşası açığa vurmuştu sonunda, yaptığı sorumsuzluğun yükü ona ağır gelmişti. Asil beyefendinin dudaklarına yapışması hiç hesapta yoktu – Böyle şeylere alışkın değildi. Kocasının kendi için yaptığı onca fedakârlığa rağmen, onun bu yaptığı reva mıydı? Elbette bir de Robert vardı, o da ne kadar sitem etse haklıydı. Halbuki Edna’nın ona olan aşkı günden güne artıyordu. Ancak her şey bir yana, kurulu düzeni idrak etmeye başlamıştı Edna. Sanki onca yıldır görmesine mani olan sis perdeleri ortadan kalkmış, hayatın sırları gözler önüne serilmişti - Genç kadın iyi ve kötünün aslında hep bir arada olduğunu yeni fark ediyordu. Yaptıklarından pişman değildi, aklı hala yapamadıklarındaydı.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 224
En / Boy : 12,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2018
₺22,80

Jane Austen’ın “Pride and Prejudice” orijinal adlı bu eseri ülkemizde “Aşk ve Gurur” ve “Gurur ve Önyargı” isimleriyle bilinmesine rağmen, aslında başlıkta Kibir ve Önyargı kastedilmektedir; zira bu kavramlar kitabın iki karakterine yapılan atıflardır.

Elizabeth ve Bay Darcy birbirlerini o davette ilk defa görmüşlerdi.

“Hangisini diyorsun?” deyip arkasına döndü Bay Darcy ve bir anlığına Elizabeth’le göz göze geldi. Genç kız bakışlarını kaçırınca önüne dönüp en soğuk haliyle konuşmasını sürdürdü. “İdare eder.” dedi. “Ama beni heyecanlandıracak bir güzelliği yok. Zaten başkalarının dansa kaldırmaya bile tenezzül etmediği bir kızla dans edecek de değilim.”

O andan itibaren Elizabeth, Bay Darcy’ye karşı hiç de hoş duygular beslemedi. Kibirli biriydi ve dünyada anlaşılacak son insandı.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 448
En / Boy : 12,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2018
₺26,60

“Romantik ve çok tatlı, mutlaka okunmalı.”

-Closer

“Bu etkileyici ve önemli kitap O’Flanagan hayranlarının çok hoşuna gidecek.”

-Daily Mail

İlk Aşkınız Tekrar Hayatınıza Girseydi Ne Yapardınız?

Harika bir erkekle nişanlısınız ve evleneceğiniz o muhteşem gün çok yakında. Uzun zamandır ilk aşkınızı düşünmüyorsunuz, hatta o konu çok eskilerde kaldı. Fakat ya beklenmedik, yasak bir öpücük tüm planlarınızı altüst ederse?

Başarılı bir işkadını olan Carlotta O’Keefe, birden kendini eski saf kız haliyle şimdiki hali arasında bir tercih yaparken bulur.

Hep kusursuz bir hayatı olduğuna inanmıştır ama ya yanılıyorsa?

Ya geçmişi aslında onun geleceğiyse?


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 472
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2018
₺65,90

Babam bana yalan söylemişti. Kapı asla açık olmamıştı. Sadece başka bir duvardı.

Son duvar.

Küçük çocuk, ailesiyle birlikte bir bodrumda yaşıyordu; hayatı boyunca dış dünyayı hiç görmemişti ve neden orada olduklarını da bilmiyordu… çevresini saran dört duvar, kapalı kapılar ve karanlığın yanında bir de ailesinin sürekli büyüttüğü yalan duvarıyla örülmüştü her yanı. Çocuğun zihni sorulardan oluşan devasa bir boşluktu adeta ve o boşluğu dolduracak gerçek cevaplar ona verilmiyordu: Çekirge Adam neydi? Ablası neden maske takıyordu? Dışarısı nasıl bir yerdi? Kapılar neden kapalıydı? Işık nereden geliyordu? Bebeğin babası kimdi? Ateşböcekleri nereden gelmişti?.. Çocuğun istediği tek bir şey vardı: Gerçek.

Paul Pen zihne, yüreğe ve sinirlere derinden etki eden güçlü bir yazım tarzıyla karşınıza çıkıyor. Şoke olmaya, etkilenmeye, üzülmeye ve dehşete kapılmaya hazır olun. Karanlığa ve ışığa kendinizi hazırlayın. Sevgiye ve dehşete de. Yazarın, Dahl, King ve Hitchcock’u hatırlatan özgün gerilim edebiyatı tarzıyla kaleme aldığı Ateşböceklerinin Işığı, jilet keskinliğindeki karşı konulmaz hikâyesi ve ustalıkla örülen kurgusuyla zevkli bir okuma deneyimi sunuyor.

 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 416
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2018
₺19,60

Sessizliğe Hayranlık, etnisite, ırk, cinsiyet ve ulus meselelerini çokkatmanlı bir anlatıyla ele alan bir başyapıt.

Sessizliğe Hayranlık’ın sessiz ve isimsiz anlatıcısı, üniversite öğrenimi için geldiği İngiltere’de yerleşip aile kurmasına karşın yıllardır aidiyet sorunu yaşamaktadır. Bu sorunu anavatanı Zanzibar’a dönerek çözmeyi deneyen “sessiz anlatıcı”, anavatanında karşılaştığı ruhsal ve manevi engellerle birlikte sorunun mekânla veya coğrafyayla sınırlı olmadığını anlayacaktır. Kuşaktan kuşağa devrolan bir kimlik ve aidiyet sorununu sınırları ve milliyetleri kateden bir anlatı içinde sunan Sessizliğe Hayranlık insanlığın evrensel ütopyasına yönelik bir umut kıvılcımı.

“Abdulrazak Gurnah’ın bugünkü Afrika romanının önde gelen temsilcilerinden biri olduğunu düşünüyorum.”

- Murat Belge

“Irk, ihanet ve kimlik meselelerini böylesine güçlü ve satirik bir içgörüyle sunan çok az roman var.”

- Carolıne Gascoigne


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 249
En / Boy : 13 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2018
₺68,90

15. yüzyıl Doğu Avrupası Türk tehdidiyle karşı karşıyadır ama ortada daha büyük bir tehlike vardır.

Transilvanya’nın küçük bir köyü engizisyonun zalim infazcıları tarafından bir anda yerle bir edilmişti. Köy halkından hayatta kalanlar tutsak alınmış ve geriye sadece çocuk yaştaki Frederic kalmıştı.

Bu genç adamı savaşçı Andrej buldu ve onu da yanına alarak tutsakları kurtarmaya karar verdi. Ancak çok geçmeden Frederic’in içine bir şüphe düştü: Alevlerin içinden geçen ve en ağır yaraları bile kolaylıkla atlatan bu yetenekli savaşçı, belki de sandığı gibi biri değildi.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 284
En / Boy : 13.3 / 20.8
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2020
₺55,90

Tanrı öldürmeyi değil, sevmeyi ve hayatı sürdürmeyi ister.

Belçika’nın sessiz sedasız kenti Charleroi’da bombalar art arda patlıyor. Ölü ve yaralılar var. Eylemler Tanrı adına, din adına gerçekleştiriliyor. Yerel gazetede stajyerlik yapan kimsesiz Augustin, olayların ortasında kalıyor. Bir yandan asıl suçluyu bulmak için kendi soruşturmasını yürütüyor, bir yandan masum bir çocuğun nasıl teröriste dönüştüğüne şahitlik ediyor. Tüm bunları yapabilmesine yardım eden çok özel bir yeteneği var: İnsanların yüzlerinin ötesindekileri,etraflarında dolaşıp onları iyiye ve kötüye yönlendiren meleklerini ya da şeytanlarını görüyor. 

Eric-Emmanuel Schmitt; Fransız romancı, oyun yazarı ve sinema yönetmeni. 1960 yılında Lyon’da doğdu. 1980-1985 yılları arasında École Normale Supérieure’de felsefe eğitimi aldı. Doktorasını Diderot ve metafizik konulu teziyle tamamladı. Eserlerinde Tanrı, dinler, şiddet ve kutsal arasındaki bağ, yitirilen kimlik, davranışların gizemi gibi konulara yer veren Schmitt’in kitapları 45 dile çevrildi, tiyatro oyunları 50’den fazla ülkede sahnelendi. Yazarın Doğan Kitap’tan Şişmanlayamayan Sumocu, Bir Aynada Üç Kadın ve Bayan Ming’in Hiç Olmayan On Çocuğu adlı kitapları yayımlandı.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 328
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2018
₺72,98

Oscar Wilde (1854-1900): İrlandalı dahi yazar, Victoria döneminde edebi zekası, ince alaycılığı ve sıra dışı yaşantısıyla 19. yüzyıl estetizm hareketinin Britanya’daki en tanınmış temsilcisi haline geldi. Şiir, öykü ve oyunlarının yanı sıra Dorian Gray’in Portresi adlı romanıyla ün kazandı. Dönemin katı ahlak anlayışının sonucu olarak cinsel yönelimi nedeniyle yargılanıp iki yıl hapse mahkûm edildi. Reading Zindanı Baladı adlı şiir kitabını ve ölümünden sonra De Profundis adıyla yayımlanan uzun mektubu bu sırada yazmıştır. İlk kez 14 Şubat 1895’te Londra’daki St James Tiyatrosu’nda sahneye konan Maksat Samimiyet, 19. yüzyıl İngiliz tiyatrosunda nükte ve zekaya dayalı yeni komedi türünün en başarılı örneği kabul edildi. Oyun görünüşte önemsiz ayrıntılar üzerinde durmakla birlikte Victoria döneminin ikiyüzlülüğünü acımasızca sergiler. Oscar Wilde özgürlüğe kavuştuktan üç yıl sonra Paris’te yoksulluk içinde öldü.

Değerli edebiyatçımız Cevat Çapan’a ve Can Yücel ailesine daha önce yayımlanmamış bu Oscar Wilde çevirisini okura sunmamızı mümkün kıldıkları için teşekkürü borç biliriz.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 104
En / Boy : 12,5 / 20,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2018
₺16,00

Sakin, sessiz ve soğuk kış aylarında İzlanda insanlarının ellerinde hep bir uğraş olurdu. Bu uğraşlar sayesinde düşünür, konuşur, çocuklarına savaşçı atalarının masallarını anlatırlardı. Buz denizinin üstünde ve kuzey ışıklarının altında…

Buz ülke, yeşil ülke, üzüm ülkesi… İzlanda’da, Norveç’te, o toprakları yuva haline getiren kahraman Vikingler, hâlâ minnetle ve hayranlıkla anılıyor. Bir zamanlar ozanların arp çalarak anlattığı, okuryazarlığın artmasıyla parşömen yüzü görmüş masallar, Valhalla’ya kavuşmak için görkemli yaralar almaya çalışan o kahramanlardan bahsediyor.

Burada da Viking gemileri, Norveç’ten Batı denizinin ötesine doğru buz dağlarının arasından geçerek yüzüyor. Thor aşkına!


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 187
En / Boy : 11.5 / 17.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2018
₺43,90

1970 yılının Eylül ayında, dünyanın merkezi olma şerefi için yarışan iki mekan vardı: Londra’daki Piccadilly Circus ve Amsterdam’daki Dam Meydanı... 1970 yılının Eylül ayında uçak biletleri ateş pahası olduğundan uçakla seyahat ancak elit kesim için mümkündü. Gençlerden oluşan muazzam bir kitle içinse durum farklıydı. 1970 yılının Eylül ayında dünyaya kadınlar hükmediyordu… Genç hippi kadınlar demek belki daha doğru olur...

1970 yılının Eylül ayında herkesin paranormal güçleri vardı, olmayanlar da sahip olma yolundaydı…

1970 yılının Eylül ayında, yazarlık hayalleri kuran Paulo, özgürlük peşinde dünyayı dolaşırken Karla’yla karşılaşınca ikisinin de yaşamı kökten değişecekti; Peru’nun kayıp şehirleri, Brezilya’nın zindanları, Amsterdam’ın arka sokakları, İstanbul’un çarşıları bir bütünün parçaları haline gelecekti…

Paulo Coelho’nun kendi yaşamöyküsüne belki de en yakın eseri Hippi, başka bir dünyanın mümkün olduğuna inanan barışçıl bir neslin arayış ve dönüşüm öyküsü.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 264
En / Boy : 12,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2018
₺48,90

1970 yılının Eylül ayında, dünyanın merkezi olma şerefi için yarışan iki mekan vardı: Londra’daki Piccadilly Circus ve Amsterdam’daki Dam Meydanı... 1970 yılının Eylül ayında uçak biletleri ateş pahası olduğundan uçakla seyahat ancak elit kesim için mümkündü. Gençlerden oluşan muazzam bir kitle içinse durum farklıydı. 1970 yılının Eylül ayında dünyaya kadınlar hükmediyordu… Genç hippi kadınlar demek belki daha doğru olur...

1970 yılının Eylül ayında herkesin paranormal güçleri vardı, olmayanlar da sahip olma yolundaydı…

1970 yılının Eylül ayında, yazarlık hayalleri kuran Paulo, özgürlük peşinde dünyayı dolaşırken Karla’yla karşılaşınca ikisinin de yaşamı kökten değişecekti; Peru’nun kayıp şehirleri, Brezilya’nın zindanları, Amsterdam’ın arka sokakları, İstanbul’un çarşıları bir bütünün parçaları haline gelecekti…

Paulo Coelho’nun kendi yaşamöyküsüne belki de en yakın eseri Hippi, başka bir dünyanın mümkün olduğuna inanan barışçıl bir neslin arayış ve dönüşüm öyküsü.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 264
En / Boy : 12,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2018
₺48,90

1970 yılının Eylül ayında, dünyanın merkezi olma şerefi için yarışan iki mekan vardı: Londra’daki Piccadilly Circus ve Amsterdam’daki Dam Meydanı... 1970 yılının Eylül ayında uçak biletleri ateş pahası olduğundan uçakla seyahat ancak elit kesim için mümkündü. Gençlerden oluşan muazzam bir kitle içinse durum farklıydı. 1970 yılının Eylül ayında dünyaya kadınlar hükmediyordu… Genç hippi kadınlar demek belki daha doğru olur...

1970 yılının Eylül ayında herkesin paranormal güçleri vardı, olmayanlar da sahip olma yolundaydı…

1970 yılının Eylül ayında, yazarlık hayalleri kuran Paulo, özgürlük peşinde dünyayı dolaşırken Karla’yla karşılaşınca ikisinin de yaşamı kökten değişecekti; Peru’nun kayıp şehirleri, Brezilya’nın zindanları, Amsterdam’ın arka sokakları, İstanbul’un çarşıları bir bütünün parçaları haline gelecekti…

Paulo Coelho’nun kendi yaşamöyküsüne belki de en yakın eseri Hippi, başka bir dünyanın mümkün olduğuna inanan barışçıl bir neslin arayış ve dönüşüm öyküsü.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 264
En / Boy : 12,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2018
₺48,90

Halil Cibran, yarı otobiyografik kitabı Kırık Kanatlar’da gençlik aşklarının o sancılı ve tatlı anlarına götürüyor bizi. Genç Halil Beyrut’un varlıklı tüccarlarından olan Farris Karami’nin kızı Selma’yla tanışır. ve ona aşık olur. Ne yazık ki bu aşkın önünde birçok engel vardır. Halil ve Selma gizli gizli buluşmaya devam ederler ama kavuşmaları için artık bir mucize gerekmektedir.

Kırık Kanatlar insan varlığının anlamını sorgulayan dokunaklı bir aşk hikayesi olmasının yanında, gerçek aşkın yeşermesine engel olan toplumsal ve bireysel riyakârlığın da ustalıklı bir eleştirisidir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 72
En / Boy : 12,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2018
₺19,90

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 240
En / Boy : 13,5 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .
₺28,00

 




Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 160
En / Boy : 15 / 21
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 3.2014
₺31,50

Panait Istrati'nin başıboş yolculuklarla geçen ilk gençlik yıllarının en hüzünlü sayfalarını bu kitapta bulacak ve Hayat Yollarında'yı okuduktan sonra onu daha çok seveceksiniz. Malaparte'nin savaş sonrası Napoli'sinin, bu kitapta ondan çok daha önce, aynı güçle canlandırıldığını görecek ve yoksunluklarla dolu küçük insan yazgısının acı sonuçlarından büyük ölçüde etkileneceksiniz. Istrati, usta sanatçı kimliğini bu yapıtıyla bir kez daha kanıtlıyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 111
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2015
₺20,50

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 111
En / Boy : 13,5 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .
₺13,12
Bulunmaz bir fırsat. Bu akşam, yani 12 Aralık 1906 günü, ülkemden ayrılıp Mısır’a gideceğim. Bu, bana imkansız gibi geliyor. Ama, hayallerimin en güzel masalı olacak.
Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 215
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2008
₺22,50
1 2 3 ... 13 >
Çerez Kullanımı