Yatırım fonları; çok sayıda yatırımcının kaynaklarının bir araya getirilerek büyük bir fon havuzu oluşturulmasını ve bu sayede hem daha kolay finansal çeşitlendirme hem de düşük maliyet avantajı sağlayarak avantajlı yatırım imkânı sunan, sermaye piyasalarının önemli araçlarındandır. İslami yatırım fonları ise; fon yatırımlarını İslami ilkelere göre yapmak isteyen veya İslami yatırım fonlarının sunduğu farklı özellikleri tercih edenlerin yatırım yaptığı benzer bir yatırım alternatifidir.

Bir yatırım aracı olarak konvansiyonel yatırım fonları aynı zamanda da İslami yatırım fonları, bazı dezavantajları yanında önemli yatırım avantajlarına sahip bulunmaktadır. Çeşitlendirme imkânı sunması, farklı türlerde yatırım fonları bulunması, günlük likidite sağlaması, profesyonel yönetim, kısıtlı miktarda para ile yatırım imkânı, işlem kolaylığı, devlet gözetimi, karşılaştırma kolaylığı, şeffaflık gibi unsurlar yatırım fonlarının sunduğu avantajlardandır.

Kitabın giriş kısmını takiben birinci bölümünde, yatırım fonlarına ilişkin kavramsal çerçeve; ikinci bölümünde, yatırım fonlarının yönetim ilkeleri ve yatırım fonlarına ilişkin esaslar hakkında açıklamalar yer almaktadır. Üçüncü bölümde, İslami finansın temel ilkeleri ve İslami finansta şeriat denetimi; dördüncü bölümde, portföy performans ölçümüne ilişkin yasal mevzuat ve yatırım fonlarının performansının ölçülmesinde kullanılan yöntemler açıklanmaktadır.

Kitabın beşinci bölümünde, Türkiye’deki İslami (katılım) ve konvansiyonel yatırım fonlarının karşılaştırmalı performansları araştırılmaktadır. Kitabın sonuç bölümünde ise araştırmanın genel değerlendirmesi yapılmakta, ayrıca gelecek çalışmalar için önerilerde bulunulmaktadır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 176
En / Boy : 16 / 23.5
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 6.2021
₺44,10

İslâm hukukunda hükümler azimet esas alınarak belirlenir. Bunlar arızî durumlara bağlı olmaksızın başlangıçta konmuş ve normal şartlarda tüm mükellefler için geçerli aslî hükümlerdir. Bununla birlikte zaruret ve güçlük sebebiyle azimeti terk etmeye imkân veren, asıl hükme kıyasla daha kolay olan ve arızî durumun devamı hâlinde varlığını devam ettiren hükümler vardır. Bunlara ise ruhsat denilmektedir. Asıl hükmün uygulanması durumunda mükelleflerin zorluk ve meşakkatle karşı karşıya kalacağı ya da asıl hükmün uygulanma imkânı olmadığı durumlarda bir çıkış yolu olarak görülen ruhsat daha çok hastalık, yolculuk, ikrah (zorlanma) ve zaruret hâllerinde gündeme gelmektedir. Hamilelik de bir yönden hastalık diğer yönden meşakkat olarak görülebilir. Bunun dışında anne adayının emanet bir can daha taşıması, hamileliğin bazı noktalarda farklı değerlendirilmesini gerekli kılmaktadır. Bu çalışmada hamileliğin fıkhî hükümlere etkisi ele alınmıştır. Neticede ibadetler, aile hukuku ve ceza hukukunun yanında muayene ve tedavi sürecinde de hamileliğin fıkhî açıdan farklı değerlendirilmesi gerektiği görülmüştür. Fıkıhtaki hamilelere yönelik bu farklılıklardan bazısının kaynağı doğrudan nasslar iken bazıları da mezhep imamlarının veya sonraki fakihlerin ictihadlarının bir neticesidir. Fıkhın hamilelere yönelik bu tutumu, neslin devamı sürecinde oldukça zor bir görev ifa eden anne adaylarını ve anne karnındaki çocukları korumaya verdiği önemin bir göstergesidir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 212
En / Boy : 16 / 23.5
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 10.2020
₺37,80

İnsanlık tarihinin belki de en hızlı dönüşümlerinin yaşandığı günümüzde karşı karşıya kaldığımız sorunlar; halihazırdaki kazanımların korunması ile kapsayıcı ve sürdürülebilir büyüme ve kalkınma sürecinin sağlanması için yeni normal, sistem ve düzen arayışlarını tetiklemektedir. Sosyoekonomik ve politik alanlar başta olmak üzere hemen her sahada gerçekleşen bu arayışlar; eskinin yeniden anlaşılması, yeninin tekraren keşfi ve eski-yeni arasındaki etkileşimin incelenmesi olarak karşımıza çıkmaktadır. İktisadi açıdan; bu arayışların sonucu olarak yeni ekonomik sistem tartışmaları hareketlenmekte, eski sistemlerin yerini neyin alacağı, yeni düzenin nasıl işleyeceği ve bu yeni normalde bilinen iktisadi aktörlerin rollerinin nasıl tanımlanacağı sorunsalları -objektif ve normatif olarak- sorgulanmaktadır. Bu kapsamda sergilenen gayretlerden biri de sahip olduğu birikim, özgünlük ve tutarlılık bakımından en zengin olan İslami İktisat ve Finans kapsamında yapılan çalışmalardır ve dünya genelinde bu çalışmaların etkisi/yankısı her geçen gün daha da artmakta ve genişlemektedir.

Bu etkiye/yankıya destek olmak maksadıyla kör hakem süreci işletilerek girişilen bu kitap, iktisadi düşünce ve sistemler açısından turnusol kâğıdı fonksiyonu gören faiz konusu incelenerek başlamaktadır. Faiz konusunun ardından sırasıyla zekât, devlet, dayanışma kurumları ve katılım bankaları konularındaki bölümler yer almaktadır. İslami Finans kapsamında; finansman modelleri, blokzincir teknolojisi, davranışsal finans ve yatırım vekaleti konuları incelenmekte ve devamında ekonomi-finans ilişkisine dair uygulamalı çalışmalara yer verilmektedir. Böylece genelde insanlığın özelde de Türkiye'nin içinde bulunduğu sistematik darboğaz ve açmazlardan kurtulma çabasına ve İslami İktisat ve Finans kapsamında eskinin anlaşılması, yeninin keşfi ve eski-yeni etkileşiminin irdelenmesi amaçlarına katkıda bulunulmaya çalışılmıştır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 248
En / Boy : 16 / 23.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2020
₺47,70

İslamofobi, son yıllarda artan bir şe­kilde, ön yargı ve ayrımcılığa dayalı bir korku ifadesi olarak tüm dünyada Müslümanlara yönelik antipati, nefret, şiddet ve düşmanlığa yol açan en temel psikolojik, toplumsal ve politik problemlerden biri hâline gelmiştir. Siyasal yönetim, toplumsal sorumluluklar ve istihdam ile ilgili süreçlerde dışlanma; eğitim, sağlık gibi hizmetlerin temininde ayrımcılık; medya ve günlük konuşmalarda ön yargı ve gündelik yaşamda hem sözlü hem de fiziksel şiddet şeklinde açığa çıkan pek çok olumsuz sonuç üretmektedir. Bu sonuçları ortaya çıkaran algının üretimi ve şekillendirilmesinde medya oldukça etkin bir rol üstlenmektedir. Geleneksel medya unsurlarından yeni medyaya kadar yayılan İslamofobik unsurların etkileri akademik olarak henüz yeterince ele alınmamış ve bu konudaki politikalara etki edebilecek nitelikte yeterli bilgi üretilememiştir. On altı makaleye ilave olarak konuyla ilgili bazı önemli kitap değerlendirmelerine de yer veren bu çalışmanın, medya ve İslamofobi arasındaki irtibatın yanı sıra Türkiye'deki medya ve din ilişkiselliği sorgulamaları için de önemli bir kaynak teşkil etmesi beklenmektedir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 406
En / Boy : 16 / 23
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 10.2019
₺63,00

“Şimdi Müslümanların ilerlemesi için tekrar idealistlerin hâkim olması, İslam’da yeni bir hareketin başlaması, İslam’ı yeni zamana göre yeniden anlama ve yoruma tabi tutma zorunluluğu doğdu. İslam’ı evrensel kabul eden, onun her zaman idealistlerin hâkimiyetinde olmasını kabullenmek zorundadır. Böyle düşünmeyen kimseler İslam’ın her zaman geçerliliğini kabul etmemiş olurlar. İnanç, fiilî durum ve vakıa ile uyum halinde olursa gerçekleşme imkânı bulur.”


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 368
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2021
₺47,60

Âlemleri yaratan Allah(cc), âlemlere rahmet olarak bir Peygamber gönderdiğini Kur’an’da şöyle beyan eder: “Biz seni âlemler için yalnızca bir rahmet olarak gönderdik.” (Enbiya, 107)

Âlemlere rahmet olarak gelen bu şanı yüce insan Hz. Muhammed Mustafa’dan (sav) başkası değildir.

Hz. Muhammed Aleyhisselam, insanlar içinde bir rahmet, bir kurtarıcı ve her alanda örnek alınacak şanı yüce bir Peygamberdir.

Hz. Muhammed Aleyhisselam’ın örnek alınacak bir Peygamber olduğunu yine bize Rabb’imiz, Kur’an’ın’da şöyle anlatıyor: “Andolsun ki, Resulullah’da, Allah’a ve ahiret gününe kavuşmayı umanlar ve Allah’ı çok zikredenler için güzel örnekler vardır.” (Nisa, 59)

Âlemlere ve özellikle insanlığa rahmet ve kurtarıcı olarak gelen bu Peygamberi hakkıyla tanıdığımız söylenemez. O’nun hayatımıza hayat olarak getirdiği nizamı hakkıyla bildiğimizi iddia edemeyiz.

Bu anlamda Peygamber Efendimizin(sav) hayatını hakkıyla bilemediğimiz acı bir gerçek olarak ortada durmaktadır. Bir gün sahabeden birisi Hz. Aişe’ye(ra) gelerek şöyle demişti.

“Bize Allah’ın Resulü’nü anlatır mısın?”

Hz. Aişe (ra) bu soruyu soran sahabeye şöyle cevap vermişti: “Siz Kur’an okumuyor musunuz? O’nun hayatı Kur’an’dı.”

Hayatı Kur’an olan Peygamberimizin (sav) bu dünyada geçirdiği hayatını küçük bir kitapta anlatmanın zorluğu ortadadır. Ancak yine de O’nu anlatan her şeyin güzel olacağına inandığımızdan böyle bir yola tevessül ettik. Efendimizin (sav) hayatına ait şifreleri akıcı bir üslupla bir kez daha dile getirmek istedik. Bu küçük gayretimizle O Büyük İnsanı (sav), günümüz insanına hatırlatabilsek ve kısa da olsa anlatabilirsek kendimizi dünyanın en mutlu insanı sayarız.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 224
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2021
₺18,00

Kemeri Sıksan

Biliyorum derdim çoğaldı tende

Hiç ilacı yoktur, lokman kâr etmez

Savrularak gittim, döndülçe cemde

Cemsizlerin canı, on para etmez

Yıllar yılı peşin sıra yürüdüm

Gözyaşımdan saman gibi çürüdüm

Af af diyerek it gibi ürüdüm

Benlik ile amel, on para etmez

Gel Turabi’den al, güzel haberi


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 112
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2015
₺22,50

Hiç bir bina aşk binası gibi sağlam değildir.
Aşk binasını kuranlara binlerce aferin.

Muhabbet badesinden doyası içmeyen insan,
Aşk'ın nice dertlere derman olduğunu bilemez.

Aşk sırrından haberdar olan her akıl sahipleri
Aşk bostanının cennet gülünden üstün olduğunu anlamıştır.

Gönlüme levhi mahfuz defterinin başlangıcında
Hayber Kalesi Fatih'i Şahın fazileti gelir.

Medine şehrinde ateş göklere yükselince
Peygamber kızı Fatıma'nın ağlar sesi gelir.

İmam Hasan'ın şehit oluşu canıma ateş saldı.
Herzaman yaralı kalplerin yasını tutası gelir.

Ne kadar yeryüzünü gezsem seyretsem karşıma,
Dudakları susuz Hüseyin'in sahrayı Kerbelası gelir.

Düşmüştür Fırat Kenarından bir kahraman genç kolsuz,
Yinede çadırlara su götürmeden gitmeğe utanası gelir.

Bi tarafta çöllere çalkalanan Fırat'ın suyu akar,
Sakine'nin yine de susadım, susadım diyen sesi gelir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 603
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2019
₺60,00

Basım Dili : Arapça
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 54
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .
₺6,40

GÖKKUŞAĞI KÖPRÜ OLUR

Sık dişini, yağın çıksın kemikten
CAHT edersen, dağı delip geçersin
Altın, gümüş, inci damlar imbikten
Gökkuşağı köprü olur geçersin

Hilesini bilip, nefsini çağır
Bin, üstüne yola çık ağır ağır
Erenlerden himmet dile, hem bağır
Gökkuşağı köprü olur geçersin

Hiç olmasa bile mezhebi, dini
Kırma ne insan ne hayvan kalbini
Atıver kalbinden, garaz ve kini
Gökkuşağı köprü olur geçersin

Geçen günlerinin bir dakikası
Gelmez geriye, hiç dinlemez yası
Silebilirsen şu kalbinden pası
Gökkuşağı köprü olur geçersin

Deler kulağını sessizin sesi
Ağlatır, güldürür, her bir bestesi
Bul TURABİ’yi de sen kes nefesi
Gökkuşağı köprü olur geçersin…

21.01.2008

 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 128
En / Boy : 16 / 24
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2019
₺22,50

18.03.1956 Sivas-Divriği/Keklikpınar Köyü doğumludur. Babasının adı Rıza, annesinin ismi Tamey’dir. 1972 yılında ailesiyle Ankara da Mamak/Tuzluçayır semtine yerleşti. Mamak Ortaokul’unu bitirdi. Dönemin koşulları ve ekonomik nedenlerle lise 3. Sınıfta okulu terk etti. Gençlik Parkı’nda çay bahçelerinde ve gazinolarda komilik ve lokantalarda garsonluk yaptı. 1976 yılında askere gitti. Askerliğini Ankara’da Etimesgut de yaptı. 1978 yılının başlarında askerliği bittikten sonra 1978 yılında Kültür Bakanlığı sınavlarını kazandı ve İstanbul'da Bakırköy Halk Kütüphanesi'ne atandı. Sekiz yıl bu kütüphanede çalıştı. Kütüphane’den ayrıldıktan sonra muhasebecilik yaptı. 1982 yılında eşi Sırma’yla evlendi. 6 yıl Küçükçekmece/ Kanarya semtinde oturdu. 2002 yılında emekli oldu. Halk kültürüne ve halk ozanlarına olan ilgisinden dolayı bu alanla ilgilenmeye ve halk ozanları üzerine araştırmalar yapmaya başladı. Mahzuni Şerif'e olan özel ilgisinden dolayı bu alandaki ilk araştırmasını Mahzuni ile yaptı. “Zamanım” mahlasıyla şiirler yazdı. Daha sonralarıysa Alevilik-Bektaşilik üzerine araştırmlar yapmaya ve bu alan da ürünler vermeye başladı. Değişik Cemevlerin de Alevilik üzerine dersler verdi, panellere katıldı ve söyleşiler yaptı. 2019 yılı itibariyle yayınlanmış olan (16) adet kitabı bulunmaktadır. Süleyman Zaman’ın Övünç ve Övgü olmak üzere 2 çocuğu bulunmaktadır. Süleyman Zaman, İstanbul’da yaşamını sürdürmektedir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 528
En / Boy : 16 / 24
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2019
₺52,50

Ferîdüddin Attar, Pendnâme adlı eserinde imanın esasları, nefsin halleri, az konuşmanın faydası, devlet adamında bulunması gereken özellikler ile yalan, haset, kibir gibi kötü huylardan kaçınmanın önemi üzerinde durur. “İyi bir insan nasıl olmalıdır?” sorusuna cevap arayan Attâr, kesin ve net hükümler ortaya koyarak nasıl iyi bir insan olunacağını etkili ve anlaşılır bir biçimde okuyucuya sunar.

Kardeşim! İnsanların sırrını açık etme ki başkası da senin sırrını açık etmesin.

Muhterem! Kıymetin bilinsin istiyorsan sen de insanların kıymetini bil!

Efendi! Dilin uzadıkça elini kısa tut ve her tarafa saldırma!


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 132
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2019
₺22,40

İslam Dini'nin tebliğcisi ve son peygamber Hz. Muhammed (S), Veda Haccı dönüşü hutbesinde "Kur'an ve Ehlibeyt'i (A)" kendisinden sonra kendilerine tutunulduğunda kişinin asla yoldan çıkmayacağı birbirin-den değerli iki emanet olarak bıraktığını açıklayıp bunların "Kevser Havuzu'nda ona ulaşıncaya kadar birbirlerinden asla ayrılmayacaklarını" söylemişti. Akabinde, kendisin-den sonra olacakları haber vererek eklemişti: "Benden sonra onlara nasıl davranacağınızı göreceksiniz!"

Peki, Peygamberin (S) sözündeki "birbirlerinden ayrılmayacaklar"ın anlamı nedir?

İşte biz bu kitapta -Allah'ın izniyle- tam da bu konuyu işleyeceğiz: Kur'an-Ehlibeyt (A) birlikteliği ve bunun gerçekte ne ifade ettiği. Mademki Kur'an ve Ehlibeyt (A) birbirlerinden ayrılmazlar, mademki onlara tutunan asla yoldan çıkmaz; Kur'an'ı Ehlibeyt'le (A), Ehlibeyt'i de (A) Kur'an'la açıklayacağız.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 304
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2020
₺18,00

Gönüller Sultanı Habibullah Efenimiz, sadece Cenab-ı Hakk'ın sevgilisi değil, bizim de sevgilimizdir...
Üstelik biz O'nu sevmeye mecburuz; çünkü O'nu bizden de çok seven Kainatın Rabbi, bizi O'nu sevmeye mecbur ediyor ve bize O'nu sevdiğimiz kadar değer veriyor.

Asıl sevgi, sevgilinin sevdiğini sevmek ve onun her istediğini severek yerine getirmektir. Sevginin zirvesi işte budur...
Şimdi kendimize soralım; Habibullah Efendimiz bizden ne istemişti?

Kısaca belirtecek olursak: Kendisine tabi olmamızı, izinden gitmemizi, dinimizi onun gibi yaşamaa gayret etmemizi yani sünnet-i seniyyesini yaşama üslubu haline getirmemizi istedi.

Elinizde tuttuğunuz bu kitaptaki yazılar, Peygamber muhabbetini gönlümüzde hep canlı tutmak için yazıldı. Fahr-i Alem Efendimizin hadis ve sünnetine sarılmadan bir yerevarılmayacağını ve kendimizi dünya kapanından kurtarmanın mümkün olmaycağını anlatmak için kaleme alındı.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 510
En / Boy : 16 / 23,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2018
₺102,00

• Kur’an ile aldatmak nasıl başladı?
• Kur’an ile aldatanların niteliği: Şeytan Evliyası olmak!
• Kur’an ile aldatmada şeriat hilesi...
• Kur’an ile aldatma kurumu olarak Diyanet İşleri Başkanlığı...
• Kur’an ile aldatma kurumları olarak Kur’an Kursları...
• İslam’a pusu kuranlar kimler?
• Müslüman ile İslamcı arasındaki fark...
• Dindar ile dinci arasındaki fark...
• Cihada karşı cihat!

İlahiyatçı Cemil Kılıç, Kur’an ile aldatanların maskelerini indiriyor!


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 272
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2020
₺30,00

Hz. Peygamber’in Tavsiye Ettiği Doğal İlaçlar, Bitkiler ve Meyveler

Elinizdeki kitap giriş ve iki ana bölümden oluşmaktadır. Girişte; tıbb-ı nebevî kavramına, Hz. Peygamber'in Sünnet'inde sağlık, tabâbet ve tedavi konularına ve tıbb-ı nebevî hakkında yazılan eserlere yer verdik.

Birinci bölümde; “Hz. Peygamber’in Sünnetinde Sağlık, Tedavi ve Beslenme” başlığı altında, Hz. Peygamber'in sünnetinde koruyucu hekimlik, o'nun zamanında mevcut olan hastalıklar ve o'nun uyguladığı bazı tedavi yöntemlerine değindik. Ayrıca Hz. Peygamber'in, çeşitli hastalıklarla ilgili olarak maddî tedavi kadar manevî tedaviye de önem verdiğini vurgulamaya çalıştık.

İkinci bölümde ise; “Hz. Peygamber'in Tavsiye Ettiği İlaçlar” başlığı altında, o'nun çeşitli hastalıklar için tavsiye ettiği maddeleri, gıdaları, bitkileri ve meyveleri ele aldık. Önce bir ilaçla ilgili hadîsi/hadîsleri zikrettik. Sonra o hadîste geçen ilacın faydaları hakkında eski ve yeni araştırmalardan istifade ederek çeşitli açıklamalar yaptık.

Bu konuda verdiğimiz bilgiler, tıbbî bilgiler olduğu için her zaman için değişmeye ve gelişmeye açıktır. Bundan dolayı Hz. Peygamber'in tavsiye ettiği, bizim de açıklamaya çalıştığımız bir ilacı, mutlaka uzman hekim tavsiyesi ve gözetiminde kullanmak gerekir. Zira her işi ehline sormak Kur’an'ın emridir.

Allah Teâlâ, hastalarımıza şifâlar ve dertlilerimize devâlar nasip eylesin.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 216
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2019
₺30,40

Allah nedir? O'nu gerçekten tanıyor muyuz? Herkes Allah hakkında bir şeyler söylüyor. Peki, hiç düşündünüz mü, Allah kendisini bizlere nasıl anlatıyor? İçimizdeki özü fark ederek kadın, erkek, çocuk, yaşlı demeden herkesi kucaklayan, sevgi dolu gerçek Yaratıcı’yı keşfetmeye hazır mısınız?

Sonucu Allah'a bırakmadan önce elimizden gelenin en iyisini yapmalıyız. Zihinlere yerleşmiş, yanlış algılardan kurtularak huzur dolu bir yolculuğa çıkmanın tam zamanı. Rabb’i ve öğretilerini doğru şekilde kavramak, yaşam yolculuğunda gösterebileceğimiz en güzel eylem olacaktır. Doğru bildiğimiz yanlışları gözler önüne sererek, kuantumdan ibadetlere, Big Bang'den kadere kadar, kâinat ve yaşamla ilgili merak ettiğiniz birçok konuyu akıcı, anlaşılır bir dil ve Kur’an ayetleriyle aydınlatmayı amaçlayan bu kitap, Allah'ı ve sistemini kavramak adına çıktığınız yolculukta tevekkülünüzün başlangıcı olsun. Âmin.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 304
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2019
₺34,90

Televizyon dininin iyi niyetli geçmişi, çok reklamlı şimdisi ve içler acısı geleceği üzerine…

İletişim kuramcıları televizyonu Roma sirkine benzetir Sirkte hiçbir şey normal olmamalıdır. Her şey şaşırtmalı ve yürekleri ağıza getirmelidir. Ayılara etek giydirilir sirkte. İnsanların ağzından ateş çıkar. Filler tek ayak üstünde durur. Aslanların ağzına kafa sokulur. Kanişler arka bacakları üzerinde dans eder

Televizyonda din anlatırken de, televizyondan sirk kurallarını değiştirmesi beklenemez. Onarıcı, sağduyulu, sakin, insaflı, duru ve diri hiçbir görüntüye ve sese izin vermez televizyon. Veremez! Din programlarında da çatışma olmalı, hiç olmadık tuhaflıklar gündeme gelmelidir, fantezi ürünü erotik imalar yapılmalıdır, hiç duyulmamış hurafeler dillendirilmelidir.

Din programcısı televizyonda tutunmanın bedelini ödemelidir. Sirkte olmanın gerektirdiği her türlü tuhaflığı harfiyen yerine getirmelidir. Yakası bağrı açılmadık absürt soruları kucağında bulmalı, eski küflü sayfalarda kalmış hurafeleri dillendirmelidir. Cast ajansından ücretle kiralanmış seyircilerin eline tutuşturulmuş ısmarlama sorular karşısında, gerekirse şaşırmalı, utanmalı, eli ayağı birbirine dolanmalıdır. Saf yürekli halkın hocalığına verdiği açık krediyi sonuna kadar kullanarak sirke seyirci kazandırmalıdır. İslam’da cinsel hayattan kabir azabının türlerine, kefen bağlama şovundan yanlış imsak vakti polemiklerine uzanan gündemleri ustalıkla yoğurmalıdır. Nihai tahlilde, show bir business’tır! Elbette ki “show must go on!”dur. Aksi caiz’nt…dır.

Dr. Senai Demirci, Oruç Çiğnemek Sakızı Bozar mı Hocaaamm derken, psikoterapist kimliğiyle, kimseleri kırmadan, sahne arkası şahitliklerini de yanına alarak, sade dilli bir medya okuması yapıyor. Safdil insanımızın duru ve diri olan dini, din adına üretilen kokuşmuş görüntülerden ve kirli gürültülerden ayıklamasına yardımcı olacak bir kılavuz oluşturmayı deniyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 104
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2019
₺24,00

İnsan içinde beslediği sevgi ne kadar büyükse sevdiğini o oranda sık ve yoğun duygularla hatırlar, sevdiğinin de kendisini sevmesini ister, hem de olabildiğince çok. Hiçbir varlık sevenine karşı duyarsız kalmayacağı gibi yüce Allah da kalmayacaktır. Gönüllerdeki sevgi tahtlarına en sevgili olarak Allah’ı yerleştirenlere ne mutlu.

“Öyleyse beni anın ki ben de sizi anayım. Bana şükredin, nankörlük etmeyin.”
Bakara, 152

Ne kadar çok şey bilirsen bil, bilmediğini bilmiyorsan, bildiklerin hiçbir şeydir. Biliyorum iddiasıyla söylenen tek bir söz bile tüm doğrularla birlikte kişinin itibarını yerle bir etmeye yeterli olmaktadır. Abartılı lafların, anlamsız konuşmaların ve çirkin sözlerin yer aldığı ortamlarda yapmamız gerekeni Rabbimiz şöyle bildiriyor:

“Onlar yalan ve boş sözün yanında bulunmazlar. Boş söze rastladıklarında vakar ile geçip giderler.”

Furkan,72


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 282
En / Boy : 16 / 23
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2019
₺63,75

Dinler tarihi araştırmacısı ve yazar Serhat Ahmet Tan’ın kaleminden çok özel bir eser. Ramazan boyunca her güne özel motivasyon ve dualarla bütünleşmiş esma terkipleri. Gökyüzünden yeryüzüne hediye edilmiş mübarek bir ayın içinde saklı ilahi gücün esmalarla canlanışı ve hayata geçişi.

İlk on günü rahmet, ikinci on günü mağfiret ve son on günü kurtuluş olarak müjdelenen zamanlarda “Neyi nasıl isteyelim?”e dair altın bilgiler.

Ramazan ayı boyunca hastalık, seyahat, hamilelik gibi durumlardan dolayı mazeretli olarak tutulamayan oruçlar nasıl başka bir ay ve gün zaman diliminde kaza edilerek yerine getiriliyorsa, Ramazan Esma Terkibi de yılın istediğiniz herhangi bir aylık dilimi içinde yapılabilir.

Yüreğinizden geçen her şey sizin ve bütünün hayrına olsun, olmayanlar gönül rızası ile kabule ererek ettiğiniz tüm zikir ve dualarla hakikat bulsun.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 168
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2019
₺23,80

İmam Gazali... hem kılı kırk yarıcı bir hakim (filozof)... hem inancını aklıyla uzlaştırabilen bir kelamcı (teolog)... hem de sahip olduklarını onlara sahip olduktan sonra terkedebilme cesaretini göstermiş aşk ehli bir sufi (mistik)..." (D. Cündioğlu) Gazzali İslam düşüncesinin üç temel yönelimini Felsefe Kelam ve Tasavvufu hiçbirini feda etmeksizin kucaklayan bir zihin ve cehdin sahibidir ve hala İmam olarak anılmasının nedeni belki de budur. Bu üç alanda da hala geçerliğini ve değerini koruyan faydalanılabilecek önemli eserler verirken devrin fikri tartışmalarına dair reddiyeler ve bazı sorulara verdiği cevapları içeren küçük risaleler de kaleme alır. Bir öğrencisinin isteği üzerine yazdığı "Hulasatu't-tesanif fi't-tasavvuf" adını taşıyan elinizdeki bu risale de onlardan biridir.

Gazzali İslam düşüncesinin üç ana eğilimini birleştiren aklı selim ile kalbi selim arasında dengeyi kurabilen nadir ustalardandır. Çağdaş dünyanın eksikliğini çektiği tam da bu değil midir? Her şeyin birbirine karıştığı enformasyon bombardımanı altında Asl'a dair olanı ıskalayan gereksiz karşılıksız ve değersiz bir yığın malumatla kafası karışmış modern zaman insanına ve Asl'a dair olanın arayışında olan tüm fikir işçilerine söyleyecek çok şeyi olan bu değerli risaleyi dikkatle okumalarını salık veriyoruz. Düşünce disiplinleri arasında bir denge arayışında olan herkesin bu büyük ustadan öğreneceği çok şey var.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 64
En / Boy : 13 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2019
₺15,00

Allah’a iman, insanın olmazsa olmaz bir ihtiyacıdır.
Peki, Allah’ı nasıl anlamalı, özellikle çocuklarımıza nasıl anlatmalı?
İnsanın en temel ihtiyacı olan iman, elbette insanın yapısına, yaratılışına uygun olarak anlaşılmalı ve anlatılmalıdır.

Sevginin, merhametin ve şefkatin kaynağı olan Allah, sevgisiz, şefkatsiz ve merhametsiz anlaşılabilir mi?
Bu kitap, Yüceler yücesi’nin anlaşılmasında ve daha çok sevilmesinde minicik bir adım olabilirse, mutluluğumuz sonsuz olacaktır.
Ömür boyu O’nunla olmanız, O’nunla dolmanız ve hep yolunda bulunmanız duasıyla, sevgiler, saygılar sunuyoruz.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 192
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2019
₺28,50

Ziyâeddîn el-Makdisî’nin El-Muhtare diye şöhret kazanan eseri, sahih hadislerin kabulü için uyguladığı ölçülerdeki hassasiyeti sebebiyle, Hâkim’in el-Müstedrek adlı eserinden daha muteber kabul edilmiştir. Faziletli Ameller adıyla Türkçeye ilk defa çevirisi yapılan bu kitapta Makdisî’nin bazı amellerin faziletlerine dair topladığı 778 hadis yer almaktadır. Türkçeye kazandırılan yeni bir eser olmasının yanı sıra kitap, hadis konusunda titiz çalışmalarıyla tanınan bir âlimin ellerinden çıkmış ve okuyucuya Hz. Peygamber’in (s.a.v) ashabına tavsiye ettiği faziletli amelleri bir arada okuma fırsatı sunmuştur.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 382
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2019
₺52,25

Gelenler, gidenler… Ömür boyu sevemeyenler… Şehveti aşk sanarak büyük sözler verip, terk edenler… Sevdiğiyle Cennet’te de ‘bir’ olmayı tahayyül edemeyenler… Dünya hayatının hazzına kapılıp senden sıkılanlar… Sana dayanılmaz aşk ve ayrılık acısı çektirenler… Hep olacaktır! Sen sabret ve Allah’a güven! Acıdan tir tir titrerken, geceler boyu uyuyamazken, yemek yemeyi dahi unutmuşken, umudun şefkatli eli dokunacak sana. Hak ettiğin mutluluğu yaşatacak yeni ‘bir’i çıkacak karşına. Sessizce bir ana rahmi sessizliğinde ve sınırsız güven içinde bakacaksınız yıldızlara… Ses olmayacak, Cennet’teki gibi , belki usulca akan ırmakların dingin sesi. Ve sonra birbirinizin cenneti olacaksınız…

Yürekli bir kalemden dökülen cümleler, derin bir iç çekiş samimiyetiyle “İçin Rahat Olsun” diyor bize. Yan yana yürür gibi, karşılıklı oturmuş dertleşir gibi, bizi dinlerken yüzümüze gülümsen gibi…

Tatlı dilli bir dost gibi konuşuyor bizimle Murat Avcı’nın cümleleri.

Yaralanmış, yanılmış ve aldatılmış da olsalar, iyilerin asla kaybetmeyeceğini ve iyileri asla unutmayanın, asla yalnız bırakmayanın o iç ferahlatan varlığını haykırıyor.

İçin rahat olsun! Çünkü O, her şeyi biliyor…


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 160
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2019
₺17,50

Ortadoğu, tarihi süreç içinde birçok medeniyete beşiklik etmiş bir coğrafyadır. Köklü bir tarihsel geçmişi olan Ortadoğu, islam dininin ortaya çıkması ile sarsıntılara neden olacak olaylara sahne oldu. İslam dininin ortaya çıkışı, bölge toplumları için yepyeni sosyoekonomik şartların ortaya çıkmasına zemin hazırladı.

Hz. Muhammed'in vefatından sonra İslam toplumu ve devletini yönetecek kişinin (imam ya da halifenin) belirlenmesi esnasında sahabenin yaşadığı ihtilaf, Müslümanlar arasındaki Şia ve Ehlisünnet bölünmesinin zeminini hazırlayan temel olgudur. İslam mezhepleri üzerine çalışmalarıyla tanınan Prof. Dr. Hasan Onat'ın, klasik tanımlardan hareketle oluşturduğu tarife göre; "Şia, Ali b. Ebu Talib'in Hz. Muhammed'den hemen sonra nas ve tayinle halife olduğuna inanan, imametin insanlığın sonuna dek, Hz. Ali'nin soyunda devam edeceğini ileri süren, bu imamların masum olduklarını iddia eden toplulukların müşterek adıdır.

Şia kelimesi, Arapçada peşinden gitmek, bir kimsenin taraftarı olmak, ayrılmak, yayılmak gibi aniamlar içeren "şya" kökünden gelir; fırka, bölük, taraftarlar, bir işi gerçekleştirmek için bir kimsenin çevresinde toplanan zümre anlamındadır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 320
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2019
₺30,45

Yeryüzünün halifesi olan ve en güzel şekilde yaratılan insan, oldukça yetenekli ve düşünce zenginliğine sahiptir. Akıl, şuur ve idrak hassalarıyla herşeyi düşünen anlatabilen ve birçok icraata güç yetiren insan hayrın da şerrin de maksimum sınırlarını zorlamaktadır. Ala yı İlliyin ile esfel- isafilin dereceleri gibi iki uç noktalarda hayat serdeden insanın düşünce ve inanç dünyasında o kadar dereceleri vardır. Kanaat dediğimiz olguda farklılıklar ortaya çıkmakta ve neredeyse her insan adedince farklı kanaatler ortaya konulabilmektedir.

Farklılıklar her zaman iyi midir?
Yada her zaman kötü müdür?
Buna "her zaman" kaydıyla "iyi" yada "kötü" demek mümkün değildir.
İslam inancına sahip olan insanlar için de durum asırlarca önemini korumuş ve farklılıklar zaman zaman kültürel renklilik olarak sahneye çıkmış zaman zaman da şiddetli kavgaların sebebi olmuştur.

Demek her şeyin "hayr" ve "şer" ciheti olduğu gibi bunun da "müsbet" ve "menfi"si vardır ve olmalıdır. Çalışmamızın ismini de "Müsbet İhtilaf" diye adlandırdık. Çalışmada ise bu konunun yanısıra muhtelif zamanlarda kaleme alınan birbirinden bağımsız yazılara yer verilmiştir. Müsbet İhtilaf çerçevesinde değerlendirilebilecek ama doğrudan konuyla alakalı olmayan yazılardır bunlar. Fayda mülahazasıyla birlikte değerlendirilmesi mümkündür.
Yazıların hayra medar olmasını ümit ederiz.
Gayret bizden Tevfik Allah'tandır...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Bursa
Sayfa Sayısı : 72
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2019
₺9,00

Medrese, yüzyıllarca İslam dünyasını ayakta tutan ilim, kültür ve medeniyet merkezidir. Medrese, camiden sonra anılan ve caminin tamamlayıcısı olan İslam toplumunun hayat kaynağıdır. Ders kelimesinden türemiştir.
İslam tarihi boyunca medreseler, Asya Müslümanlarının en çok değer verdiği müesseseler olmuştur. Türk, Arap, Fars ve Kürt toplumlarının en çok rağbet ettiği ve kayıtsız şartsız bağlandığı bu merkezler, eğitim ve öğretimin yanı sıra birçok toplumsal fonksiyonu icra etmiştir.

Adliye, iktisat ve bürokrasi gibi devletlerin temel insan kaynağı buradan yetişmiştir. Bu son asırlara kadar böyle devam etti. Ancak modernleşme rüzgarlarının esmesiyle birlikte medreseler de işlevlerinden geriye gidecekti. Yeni toplum düzeni ve projeler karşısında medrese mektebin karşısında güç kaybedecekti. Ancak mesele tam olarak bu değildir. Medresenin gerilemesinin yanı sıra, tekke ile karşı duruşlarının da etkilerini saymak lazımdır. Çalışmamızda bu konuya özellikle temas edilmiştir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Bursa
Sayfa Sayısı : 48
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2019
₺7,50

Bu eser, Roger Garaudy (Roje Garodi)’nin müslüman olduktan sonra kaleme aldığı, İslam hakkındaki en özlü eseridir. Bir zamanlar bütün dünyada adından söz ettirmiş, en ünlü sanatçı, yazar, filozof ve dünya liderleriyle görüşmüş, eserleri sayısız dile çevrilmiş, çağımızın en büyük düşünürlerinden biriydi Garaudy.

Bu kitabında, önce Batılılara ve dünya insanlığına, sonra da müslümanlara seslenir. Batılılara ve insanlığa seslenirken, İslam’ı bütün yüceliği ve eşsizliğiyle tanıtır ve bu dini onların mutlaka tanımalarını ister. Bu arada dünya entellektüellerine de seslenir ve onlara İslam’ı en çarpıcı yönleriyle takdim eder.

İslam alemine seslenirken de, müslümanları her bakımdan uyarır, tenkit eder. İslam’ın geçmiş çağlardaki parıltısına ve ışıltısına bu dini yeniden kavuşturmaları için ne yapmaları gerektiğini onlara söyler. Bu kitap, Roger Garaudy’nin mutlaka okunması gereken eserlerinin en başta gelenlerinden biridir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 224
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2019
₺48,00

Gözlerimiz hep doğruyu görmek için yaratılmış. Haram şeyler nasıl kör ediyor insanı? Örnekleri binlerce. Allah bir düzen kurmuş, o düzen senin için kurulmuş! Bırak gafleti, yırt o gözündeki perdeyi! Gör artık; kalbinde biraz zikir olsun aklında fikir olsun! Oku, kainatı oku! Dönen bir dünya üzerinde; dipsiz okyanusta milyonlarca canlıyı yaşatan Rabbindir. Kapat gözlerini tefekkür et! O’ nu. Mevla’mı tefekkür et. Kurtul hastalıktan...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 128
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2019
₺19,55

İmam-ı Ahmed Rabbani hazretleri, Hindistan'da yetişen en büyük veli ve alim. Ariflerin ışığı, velilerin önderi, İslam’ın bekçisi, müslümanların baş tacı, müceddid, müctehid ve İslam alimlerinin gözbebeğidir. Silsile-i aliyyenin yirmi üçüncüsüdür.

1563 yılında Hindistan'ın Serhend (Sihrind) şehrinde doğdu. İmam-ı Rabbani ismiyle tanınmıştır. İmam-ı Rabbani, Rabbani alim demek olup, kendisine ilim ve hikmet verilmiş, ilmi ile amel eden, ilim ve amel bakımından eksiksiz ve kamil, olgun alim demektir. Hicri ikinci bin yılın müceddidi (yenileyicisi) olmasından
dolayıMüceddid-i elf-i sani, ahkam-ı İslamiye ile tasavvufu birleştirmesi sebebiyle, Sıla ismi verilmiştir. Hazret-i Ömer'in soyundan olduğu için, Faruki nesebiyle anılmış, Serhend şehrinden olduğu için de oraya nisbetle, Serhendi denilmiştir.

Bütün bu vasıflarıyla birlikte ismi, imam-ı Rabbani Müceddid-i elf-i sani Şeyh Ahmed-i FarukiSerhendi'dir.
Babası ve dedelerinin hepsi, zamanlarının büyük alimleri, salih ve faziletli kimseleri idiler. Babası Abdülehad Efendi din ve fen ilimlerinde yetişmiş, tasavvufta da en son mertebeye ulaşmıştı.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 128
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2019
₺33,25

İmam-ı Ahmed Rabbani hazretleri, Hindistan'da yetişen en büyük veli ve alim. Ariflerin ışığı, velilerin önderi, islam'ın bekçisi, müslümanların baş tacı, müceddid, müctehid ve İslam alimlerinin gözbebeğidir. Silsile-i aliyyenin yirmi üçüncüsüdür.

1563 yılında Hindistan'ın Serhend (Sihrind) şehrinde doğdu. İmam-ı Rabbani ismiyle tanınmıştır. İmam-ı Rabbani, Rabbani filim demek olup, kendisine ilim ve hikmet verilmiş, ilmi ile amel eden, ilim ve amel bakımından eksiksiz ve kamil, olgun alim demektir. Hicri ikinci bin yılın müceddidi (yenileyicisi) olmasından dolayı Müceddid-i elf-i sani, ahkanı-ı İslamiye ile tasavvufu birleştirmesi sebebiyle Sıla ismi verilmiştir. Hazret-i Ömer'in soyundan olduğu için de oraya nisbetle, Serhendi denilmiştir. Bütün bu vasıtlarlyla birlikte ismi, imam-ı Rabbani Müceddid-i elf-i sani Şeyh Ahmed-i Faruki Serhendi'dir. Babası ve dedelerinin hepsi, zamanlarının büyük alimleri, salih ve faziletli kimseleri idile .Babası Abdülehad Efendi din ve fen ilimlerinde yetişmiş, ve en son mertebeye ulaşmıştı.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 164
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2019
₺42,75

İmam-ı Ahmed Rabbani hazretleri, Hindistan'da yetişen en büyük veli ve alim. Ariflerin ışığı, velilerin önderi, İslam'ın bekçisi, müslümanların baş tacı, müceddid, müctehid ve İslam alimlerinin gözbebeğidir. Silsile-i aliyyenin yirmi üçüncüsüdür.

1563 yılında Hindistan'ın Serhend (Sihrind) şehrinde doğdu. İmam-ı Rabbani ismiyle tanınmıştır. İmam-ı Rabbani, Rabbani ülim demek olup, kendisine ilim ve hikmet verilmiş, ilmi ile amel eden, ilim ve amel bakımından eksiksiz ve kamil, olgun Mim demektir. Hicri ikinci bin yılın müceddidi (yenileyicisi) olmasından dolayı Müceddid-i elf-i sani, ahkam-ı İslamiye ile tasavvufu birleştirmesi sebebiyle, Sıla ismi verilmiştir.

Hazret-i Ömer'in soyundan olduğu için, Faruki nesebiyle anılmış, Serhend şehrinden olduğu için de oraya nisbetle, Serhendi denilmiştir. Bütün bu vasıflarıyla birlikte ismi, imam-ı Rabbani Müceddid-i elf-i sani Şeyh Ahmed-i Faruki Serhendi'dir. Babası ve dedelerinin hepsi, zamanlarının büyük alimleri, salih ve faziletli kimseleri idiler. Babası Abdülehad Efendi din ve fen ilimlerinde yetişmiş, tasavvufta da en son mertebeye ulaşmıştı.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 208
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2019
₺47,50

İmam-ı Ahmed Rabbani hazretleri, Hindistan'da yetişen en büyük veli ve alim. Ariflerin ışığı, velilerin önderi, islam'ın bekçisi, müslümanların baş tacı, müceddid, müctehid ve İslam alimlerinin gözbebeğidir. Silsile-i aliyyenin yirmi üçüncüsüdür.

1563 yılında Hindistan'ın Serhend (Sihrind) şehrinde doğdu. İmam-ı Rabbani ismiyle tanınmıştır. İmam-ı Rabbani, Rabbani filim demek olup, kendisine ilim ve hikmet verilmiş, ilmi ile amel eden, ilim ve amel bakımından eksiksiz ve kamil, olgun alim demektir. Hicri ikinci bin yılın müceddidi (yenileyicisi) olmasından dolayı Müceddid-i elf-i sani, ahkanı-ı İslamiye ile tasavvufu birleştirmesi sebebiyle Sıla ismi verilmiştir. Hazret-i Ömer'in soyundan olduğu için de oraya nisbetle, Serhendi denilmiştir. Bütün bu vasıtlarlyla birlikte ismi, imam-ı Rabbani Müceddid-i elf-i sani Şeyh Ahmed-i Faruki Serhendi'dir. Babası ve dedelerinin hepsi, zamanlarının büyük alimleri, salih ve faziletli kimseleri idile .Babası Abdülehad Efendi din ve fen ilimlerinde yetişmiş, ve en son mertebeye ulaşmıştı.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 120
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2019
₺33,25

Ölümünden sonra yaklaşık sekiz yüzyıl geçmesine rağmen, Mevlananın felsefesi unutulmamıştır. Bunun en önemli nedenlerinden biri, düşüncelerinin evrensel olması ve düşüncelerini şiir sınırsızlığı ile sunabilmiş olmasıdır. Mevlana felsefesinden etkilenen ve Mevlana'nın görüşlerini temel alan Mesneviliğe, tüm dünyada milyonlarca insan gönül vermiştir. Her yıl Türkiyede tertiplenen Mevlana gününe, birçok ülkeden insanlar iştirak ederek, o'nun felsefesi ve eserlerini tartışmaktadır. Hz. Mevlana'nın çağlar ötesinden, günümüze ulaşan önemli miraslarından biri, yedi öğütüdür. Gerek ferdi, gerekse toplumsal, pek çok problemin reçetesi olan bu yedi altın öğüt şöyledir.
Cömertlik ve yardım etme gibi ol
Şefkat ve merhamette güneş
Başkalarının kusurunu örtmede gece gibi ol.
Hiddet ve asabivette ölü gibi ol.
Tevazu ve alçak gönüllülükte toprak gibi ol.
Hoşgörülükte deniz gibi ol.
Ya olduğun gibi görün, ya göründiiğün gibi ol.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 152
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2019
₺38,00

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 181
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2019
₺42,75

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 184
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2019
₺42,75

O, Peygamberimiz, Efendimiz. O, Muhammed Mustafa Sallallâhû Aleyhi ve Sellem. Yüce Allah’ın “Habibim” dediği Sevgili.

Rabbimiz’in Kur’an-ı Kerim’de buyurduğu gibi: “Hakikaten, Allah’ın Resûlü’nde sizler için Allah’a ve ahiret gününe kavuşmayı bekleyenler ve Allah’ı çok zikredenler için en mükemmel bir örnek vardır.” (Ahzâb Sûresi, 33/21)

Efendimizin günlük hayattaki yeme, içme, yatma, uyuma, giyim, kuşam gibi tutum ve davranışlarını sizler için hazırladık.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 192
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2019
₺24,50

İslami finansa dair temel kurum ve kavramların teori ve uygulama açısından ele alındığı bu kitapta, başta iktisat, finans, uluslararası ilişkiler, ilahiyat, hukuk ve sigortacılık olmak üzere farklı alanlardaki ilim adamları ile saha uzmanlarının yazılarına yer verilmiştir. Sigorta ve bankacılık alanlarındaki temel kavramların düşünsel boyutları ile tarihsel gelişimi üzerinde duran ve ilgili sahaya dair aktüel meseleleri İslam hukuku perspektifinden masaya yatıran çalışma, bu yönüyle önemli bir boşluğu doldurmaktadır. Kitabın, bir konu etrafında farklı disiplinden uzmanların birikim ve tecrübelerine yer verdiği bölümlerde faizsiz bankacılık enstrümanları ile sigortacılık meseleleri, öncelikle teorik olarak ve daha çok İslam hukuku açısından analiz edilmektedir. Teorik arka planın hemen ardından da konuyla ilgili olarak sigorta ve bankacılık sektörlerinde karşılaşılan uygulama problemleri üzerinde durulmakta, böylelikle meselenin hem teorik hem de pratik soru(n)larına ışık tutulmaktadır. Aynı konu etrafında farklı disiplin ve tecrübeden beslenen yaklaşımlara yer verilmesi, alana dair meselelerin çeşitli boyutlarıyla ele alınabileceği somut bir tartışma zemini oluşturmaktadır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 264
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2019
₺37,50

''Ahlak erozyonunun en büyük müsebbi ülkemizin siyasetçileri ve hatta siyasetin ta kendisidir. Çünkü siyasi güç her yere hâkimdir ve siyaset her şeyin belirleyicisidir. Yani, kralın sistemi siyaset değil, sistemin kralı siyasettir. Çünkü ülkeyi yönetenler siyasetçilerdir. Her şeyi onlar belirliyorlar. bu belirliyecilik ahlak noktasında da geçerlidir. Yöneticiler ne kadar kaliteli ve ahlaklı ise, yetiştirdikleri insanlar da ancak o kadar kaliteli ve ahlaklı olur. Çünkü siyasetçilerin yaptıkları işler, konuştukları konular her yerden, herkes tarafından görülüyor ve örnek alınıyor. Bu sebeple siyasetçilerin ahlakından daha ahlaklı bir toplum hayal edemeyiz.''


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 64
En / Boy : 13 / 19
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2019
₺10,80

Sefihler anlayamadıklarından, âlimler hasetlerinden, devlet adamları zulmü İslâm adına meşrulaştırmadığından Ebu Hanife'ye zulmetti. Millet huzurunda kırbaçlandı; hakarete uğradı. Ders okutmasına, fetva vermesine engel olundu. Fakat metanetinden, azminden hiçbir şey kaybetmedi. Desiseler, komplolar cesaretini kıramadı. Zindanda kırbaç yemeyi bol paralı devlet memurluğuna tercih etti. Sarsılmaz iradesi ile her şeyi kuvvet zanneden idarecileri şaşkına çevirdi ömrü mücadele ile geçti. Hayatını ilim ve ibadete hasretti. Dünyada köprüden geçen bir yolcu gibi yaşadı. Ebu’l-Ahves O’nun vakti kıymetlendirişini anlatırken şöyle demişti: “Ebu Hanife’ye 'üç güne kadar öleceksin' denseydi, yaptığından daha fazla ibadet yapamazdı. Çünkü boş anı yoktu.”

Bu kitap, bürokrat olmak için araya adamlar koyan bazı akademisyenlerin fetva verdiği ve “büyük müftü” olarak anıldığı bir çağda, ictihatları zan altında kalır ve kendisi üzerinden Şeriat’a muhalif meseleler meşrulaşır korkusuyla devlette vazife almayı reddeden, bu yüzden kırbaç yiyen İmam-ı Âzam Hazretleri’ni anlama ve anlatma vazifesine taliptir. Bütün noksanlıklarına rağmen gayesi, seksen üç bin mevzuda içtihad yaparak Ümmet’in yolunu açan İmam-ı Âzam’ı, ictihatlarını ve ictihat usûlünü yeniden keşfederek genç ilim talebelerine mustagriblerin tuzaklarına düşmeden büyük İmam’ın izinde nasıl yürüyeceklerini göstermektir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 152
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2019
₺28,00

Yüce bir dava, putların yaygınlaşması ve Kabe'yi istila etmesi ile unutulan tevhid dininin tekrar kalplere yerleştirilmesi gerekiyordu. Yüce Rabbimiz (c.c.), bu uğurda her şeyini feda edecek bir Resul (elçi) gönderdi. Bu 'Resul'ün en belirgin özelliği ve toplumda inşa etmeye çalıştığı ilk özellik ise, "Güzel Ahlak" idi.
Kalbin İnşirahı, on yedi makaleden oluşmakta olup makaleler, günümüz insanının ferdî ve ictimaî sahalarda yaşadığı sorunları mesele edinmektedir. Kahir ekseriyetini ahlak konularının oluşturduğu bu makaleler, okuyucular için faydalı bir başvuru kaynağı olacaktır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 286
En / Boy : 16 / 24,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2019
₺26,40

Sünen’üt-Tirmizî (el-Câmi’us-Sahih)

Kütüb-i Sitte’den“el-Câmi’us-Sahih”in müellifi, muhaddis, İmam Ebû Îsâ Muhammed b. Îsâ b. Sevre et-Tirmizî(Ö. 279/892) Hicri, 209 (M. 824) yılında Özbekistan sınırları içinde bulunan Tirmiz'e bağlı Buğ köyünde doğdu.İmam Tirmizî 235 (M. 849) yılı civarında hadis tahsiline başladı.İmam Buhârî, İmam Müslim ve Ebû Dâvûd gibi muhaddislerden hadis öğrendi. İmam Tirmizî, uzun süre Buhârî’nin talebesi oldu, ondan pek çok hadis rivayet etti ve Fıkh’ül-Hadîs’i öğrendi.İmam Tirmizî, el-Câmi’us-Sahih’i tamamladıktan sonra onu Horasan, Irak ve Hicaz bölgelerindeki âlimlere gösterdi, onların takdir ve tasviplerini aldı. İmam Tirmizî 13 Receb 279’da (9 Ekim 892) Tirmiz’e bağlı Buğ köyünde vefat etti. İmam Tirmizî, Hadisleri seçerken bir fakihin o hadisi delil olarak kabul etmesine özellikle dikkat ederdi.

İmam Tirmizî’nin“Kütüb-i Sitte’ye” dâhil olan bu eseri, kaynaklara (Câmi’ut-Tirmizî, Sahîh’ut-Tirmizî, el-Câmi’us-Sahîh, el-Müsned’üs Sahîh, el-Câmi’ul-Kebîr) gibi değişik adlarlageçmişve daha çok “Sünen’üt-Tirmizî” adıyla meşhur olmuştur. Sadece ahkâm hadislerini değil, diğer konulara dair hadisleri de ihtiva eden ve İmamTirmizî’nin 270 (M. 883) yılında tamamladığı bu esere “Sahih” denilmesinin sebebi, eserin ihtiva ettiği hadislerin büyük kısmının sahih olmasındandır. İmam Tirmizî’ninel-Câmi’us-Sahih’ihakkında Hicaz, Irak ve Horasan âlimleri“Kimin evinde bu kitap bulunursa onun evinde konuşmakta olan Peygamber var demektir”demişlerdir.El-Câmi’us Sahîh, Kütüb-i Sitte içinde Buhari ve Müslim’den sonra üçüncü sırada yer almaktadır. El-Câmi’us-Sahîh, 2496 baptan meydana gelip3956 hadis ihtiva etmektedir.

Sünen’üt-Tirmizîve diğer muteber hadis kitaplarının birçok tercümesi bulunmaktadır. Ancak bu tercümelerin birçoğu iyi niyetle de olsa şerh ve ilave görüşlerle okuyanları belirli oranda mütercimin şahsî görüşlerine yönlendirmektedirler. Bu yönlendirmelerin ne derece isabetli olduğu ise tartışılmaktadır. Bu sebepten dolayı elinizdeki tercümede yorum ve yönlendirme yapılmayarak hadislerin tercümesi mümkün mertebe aslına uygun yapılmaya çalışılmıştır. Tercümede ilk râviler esas alınmıştır. Kitap 44 ana bölümden (Kitap) meydana gelmekte ve 3956 hadis ihtiva etmektedir. Bazı yerlerde çok kısa terim, tabir ve yer isimleri hakkında bilgi verilmiştir. İçindekiler bölümüne sadece ana bölümler alınmış yaklaşık 2496 civarındaki bab başlıkları alınmamıştır.

Sünnet, Kur’an’dan sonra ikinci asıl kaynaktır ve İslâm'ın pek çok hükmü, İslâmî müessese ve esasların bütünlüğü sünnetle tamamlanmıştır. Sünneti reddedip Peygamber (s.a.v)’i devre dışı bırakmak isteyen bazıları, “rivayetinde bir sıkıntı var” sözüne can simidi gibi sarılırken, tarihin çöplüğüne atılmış ve ne idüğü belirsiz bazı âlim bozuntularının görüşlerine hiç bir tahkik yapmadan sarılmada bir sakınca görmemektedirler. Demek ki aradıklarını oralarda bulmaktadırlar. Evet, bazı hadislerde rivayet sıkıntısı olabilir ama bunlar elimizdeki sahih kaynaklarda zaten belirtilmiştir. Bilhassa fakihler bu konuyu kılı kırk yaracak şekilde titizlikle incelemişlerdir. Bu tiplerin, lafı eveleyip gevelemeden niyetlerini açıkça söyleseler içerisinde bulundukları şaşkınlıkları daha rahat anlaşılabilir.Bu eserPeygamber (s.a.v)’i, sahabeyi, asr-ı saadeti ve o dönemdeki yaşayış ve uygulamaları anlamak ve hayatımızı o döneme göre düzenlemek niyetiyle okunmalı ve istifade edilmelidir.

- Mehmet Türk

Mütercim


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 725
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : Şamua
Basım Tarihi : 2.2019
₺76,00

Peygamber’in İzinde kitabı alışılageldik Hz. Muhammed biyografilerinin aksine, yalnızca bir biyografi kitabı değil, herkesin okuması ve örnek alması gereken bir ders kitabıdır da. Tarık Ramazan bizleri Peygamber’in hayatında yolculuğa çıkartıyor ve O’nun emsalsiz kişiliğinden neler öğrenebileceğimizi gösteriyor. Peygamber’in kişiliğinden ve hayatını şekillendirmiş olaylardan çıkarılacak dersleri dolu dolu ve hiç sıkmayan bir üslupla anlatıyor. Tarık Ramazan, O’nun övgüye layık kişiliğini ve davranışlarını yalnızca lafta değil uygulamada da örnek almamızı belirtiyor. Peygamber’in İzinde, işte tüm bu yönleriyle hem çok iyi bir biyografi hem de âdeta bir ahlaki gelişim kitabıdır.

“Muhteşem ve merak uyandırıcı bir kitap.”

- Publishers Weekly

“Ramazan’ın kitabı Müslümanlara Peygamber’in hayatına dair yepyeni bir bakış açısı sunuyor. Gayrimüslimler içinse, Peygamber’in İzinde yalnızca Peygamber’in hayatını anlatan bir kitaptan ibaret olmayıp İslam’ın ruhani ve ahlaki güzelliklerine bir giriş niteliğinde.”

- Islamic Horizons

“Hz. Muhammed’in hayatını ve yaşadığı devri merak edenler için, Ramazan’ın akıcı bir üslupla yazdığı Peygamber’in İzinde kitabı iyi bir başlangıç olacaktır.”

- Washington Post


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 312
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2019
₺40,50

“Bir sahur programında engelli bir çocuk babası olan ve on dokuz yıldır ibadet bilinciyle oğluna hizmet eden Ali Bey’i misafir etmiştim. Konu engellilerdi. Karşılaştıkları problemleri, toplumun engellilere bakışını anlatıyordu. O anlattıkça ben kendimden utanıyordum. Yer yarılsa yerin dibine girecektim. Bu konuda ne kadar gafil olduğumuzu fark ettikçe mahcubiyetim katlanarak artmıştı.

Sivas’taki bir konferans sırasında tanıdığım Fatma Tatlı kardeşim, imanın imkânını fark etmemi sağladı. İlk Almanya ziyaretinde tanıdığım Gülseren Gümüş kardeşim, bana sahip olduklarımı hatırlattı. Ne kadar zengindim ve ne kadar az şükrediyordum.
Zaman içinde tanıştığım kardeşlerim arttı. Hepsi Allah’ın ayrı bir ayetiydi. Hepsinde ayrı bir cevher vardı.

‘Bu kardeşlerimin derdine merhem olabilir miyim,’ düşüncesiyle hayatımızda onlara yer açalım diye bu çalışmaya başladım.

Onlar, en zor imtihana tabi tutulmalarıyla Allah’ın özel kullarıydılar. Rabbimiz onlara dünyada bazı sıkıntılar verse de şundan emin olmalıyız ki onları çok seviyor. Ve onların hayatları bizler için ibretlik numuneler sunuyor.”

Ahmet Bulut, Cennete Koşanlar’da bizleri Allah’ın verdiği nimetlerin kıymetini anlamaya, her gün soluduğumuz nefesin değerini bilmeye, çok olağanmış gibi kullandığımız uzuvlarımızın önemini fark etmeye davet ediyor. Okuduğunuzda hayatınızda çok şey değişecek. Ne kadar zengin olduğumuzu ancak buna karşın, ne kadar az şükrettiğimizi göreceksiniz.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 160
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2019
₺38,00

İçinde yaşadığımız 21. Yüzyılda, Müslümanların tabi olması gereken kaidelerin İslam dışı unsurlar tarafından belirlenir hale gelmesi neticesinde; mukaddes değerleri farklılaşan, fikirleri tamamen değişen, Kur'an ve Sünnet ekseninden uzaklaşan ve İslami yaşama noktasındaki hassasiyetleri yok olma seviyesine gelen Müslümanların sayısı her geçen gün giderek artmaktadır.

Bu gayr-i İslami hayat tarzının yaygınlaşmasıyla birlikte Müslümanlar, İslam dini üzerinde yüzyıllar evvelinden tasarlanan ve hayata geçirilen karanlık planlar ile öz değerlerinden koparılmış, şanlı tarihine ve ecdadına sövdürülmüş, tabii olarak da Müslümanların İslam’dan uzaklaşmaları ve dünyaya ifrat derecesinde meyilleri söz konusu olmuştur.

Aziz gençleri ve muhterem yaşlıları ile bütün Müslümanlar, İslam’ın dünyada yeniden hüküm sürmesi için Kur'an-ı Kerim'in buyurduğu emirlere tabi olup ve Sünnet-i Seniyye'ye sımsıkı yapışarak hayatlarını ihya etmelidirler. Bu da ancak ve ancak her Müslümanın fert olarak İslam'ı en güzel surette öğrenmesi, yaşamaya ve yaşatmaya çalışması ile mümkündür. 
Elinizde bulunan bu eser de yukarıda bahsettiğimiz tehlikeleri bertaraf etmek ve zikredilen amaçları gerçekleştirmek için muhtelif zamanlarda farklı konular hakkında tutulan şahsi notların derlenmesi ile meydana gelmiş olmakla birlikte, Kur’an ve Sünnet'in gösterdiği yola davet amacıyla yazılmıştır.

Seri halinde olması amaçlanarak başlatılan " İslam'a Dair Notların, birinci cildinde emeği geçen Serdar Savaş kardeşime teşekkür ediyor, okuyan kardeşlerimin istifade etmesini ve Müslümanların ihyasına vesile olmasını Cenab-ı Haktan niyaz ediyorum.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 176
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2019
₺26,25

Cebrail’in kanadına yazılı ismin hakkın için duamı red etme Rabbim.

Mikail’in kanadına yazılı celalin hakkı için duamı red etme Rabbim.

Mikail’in kanadına yazılı celalin hakkı için kulluğuna kabul eyle Rabbim.

İsrafil’in alnında yazılı cemalin hakkı için rızkımı helalinden nasip eyle Rabbim.

Azrail’in eline yazılı ismi celalin hakkı için son nefeste çenemi iman ile kapamayı nasip eyle Rabbim.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 248
En / Boy : 14 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2019
₺18,00

“En değerli bilgi ilm-i hal, en değerli eylem ise hıfz-ı haldir. Hıfz-ı hal bir Müslümanın hayatını, öğrendiği ilmihal çerçevesinde düzenleyip yaşaması anlamına gelmektedir. Dolayısıyla ilmihal, yalnızca kuramsal bilgiler yığını olmayıp, sağlıklı ve tutarlı bir dinî hayat yaşanabilmesinin alt yapısını oluşturan temel taşları konumundadır. Nitekim Hz. Peygamber’in “bilginin peşinde koşmak kadın olsun erkek olsunher Müslümana farzdır” (İbn Mace, “Mukaddime”, 17) hadisinde ifade
edilen bilgi de ilmihal bilgisidir.

Necip Fazıl’ın ''Yandı kitap dağlarım ne garip bir hal oldu. Sonunda bana kalan, yalnız ilmihal oldu'' mısraları, bu kavramın bir Müslüman’ın hayatında işgal ettiği yeri gözler önüne sermektedir.
Bu vadide irili ufaklı çok sayıda eser varken neden yeni bir kitap?

Öncelikle bu serinin temel amacı ve hedef kitlesi göz önüne alınarak, ilmi kriterlere sadık kalmakla birlikte pratikle ilgisi zayıf olan ayrıntıların yer almadığı, okunabilir hacimde ve anlaşılır üslupla kaleme alınmış bir kitap ihtiyacı, elinizdeki çalışmanın ortaya çıkmasına gerekçe olmuştur.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 312
En / Boy : 13,5 / 21,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2019
₺28,05

Hz. Ebu Zer bir gün Resulullah’a, yeryüzünde kurulan ilk mescidin hangisi olduğunu sorar,

Efendimiz (sas): “Mescid-i Haram’dır” der,

Ebu Zer: “Sonra hangisidir?” diye sorar,

Efendimiz: “Mescid-i Aksa’dır” der. Bunun üzerine Hz. Ebu Zer: “İkisi arasında ne kadar zamanlık bir süre vardır?” diye sorar,

Efendimiz: “Kırk yıl!” der.

Görüldüğü gibi Mescid-i Haram, yeryüzünün ilk mescididir, nasıl ki Mekke kendinden sonra tüm şehirlere analık yapmışsa, Kâbe’de, kendinden sonraki tüm mabetlere analık yapmıştır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 65
En / Boy : 13 / 19
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2019
₺11,60

 O'nun Ahkalı Kur'an'dı

Bir Müslüman’ın bilmesi gereken ikinci esas, Allah’ın Resûlü/elçisi ve kulu Hz. Muhammed’dir (s.a.s). O’na inanmak, iman esaslarının dördüncüsü ve şehadet kelimesinin ikinci şıkkıdır. İslam’ı yaşamak ancak onu tanımak, onun yaşadığı gibi yaşamakla mümkündür. O, hayatında, Allah’ın kendisine gönderdiği ilahi vahyi yaşamış, onun canlı örneği olmuştur.

Nitekim onun ahlakı Hz. Aişe annemize sorulduğunda “O’nun ahlakı Kur’an’dı” demiştir.

Kalem suresinde de Allah (c.c) şöyle buyuruyor: “Şüphesiz ki sen büyük bir ahlak üzerindesin.”

Kendisine nazil olan vahyi yani Kur’an’ı Allah’ın kendisinden istediği şekilde yaşamış, insanlara anlatmıştır. Hayatını buna adamıştır.

“Şüphesiz ki, sizler için Allah’ın Resûlünde güzel bir örnek vardır” diye buyuran Rabbimiz, bizler için Resûlullah’ın önemini ve örnekliğini vurgulamıştır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 72
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2018
₺6,40

Bir Müslüman’ın bilmesi gereken üçüncü esas, İslam’dır. İslam, Allah’ın insanların hayatlarını düzenlemek, hayatlarına şekil vermek, dünyada nasıl yaşamaları gerektiğini göstermek için gönderdiği dindir. Hayat nizamıdır, yaşam biçimidir.

İkinci esası işlerken gördüğümüz gibi İslam, tüm peygamberlere gönderilen dinin ortak adıdır. Allah’ın razı olduğu dindir. Bütün peygamberlerin halklarına tebliğ ettikleri ve çocuklarına vasiyet ettikleri dindir. Bütün peygamberler, resuller ve onları takip eden âlim ve davetçiler sadece ve sadece buna çağırmışlardır.

O zaman şunu diyebiliriz: İslam, Hz. Adem (a.s)’den Hz. Muhammed’e (s.a.s) kadar gelen peygamberlerin getirdikleri mesajın ortak adıdır. Mücadelesini verdikleri, uğruna ağır bedeller ödedikleri dinin adıdır. Uğrunda canlarını ve mallarını feda ettikleri dindir.

İslam, uğrunda binlerce, onbinlerce canın feda edildiği dinin adıdır. Allah tarafından insanlık için gönderilmiş yaşam biçimidir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 72
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2018
₺6,40
1 2 3 ... 46 >
Çerez Kullanımı