Bu eser, disiplinlerarası bir yöntem ile oluşturularak bir mezhep olan Şiiliğin İran için salt bir dini inanıştan çok daha öte anlamlar ifade ettiğini gösterme çabasındadır.

Din ve mezhep olgusu birey, toplum ve devlet bakımından çok boyutlu bir unsur olarak karşımıza çıkmaktadır. Bireylerin kimlik inşasında değerler, din, inanç, kültür, ideoloji, cinsiyet etkilidir. Özellikle din ve mezhep, bireylerin ve toplumların kendi kimliklerini tanımlamalarında en temel unsurlardan birisidir.

Dinin ve mezhebin sadece bireysel ve toplumsal alanda değil devletler ve devletlerin politikaları açısından da önemli etkileri mevcuttur. Modern dünyada dinin yeri, etkileri, din-devlet, din-siyaset ilişkileri ve din sosyolojisi ile ilgili birçok bilimsel yayın ve araştırma sayısı artmaktadır. Özellikle 21. yüzyılda dış politika karar alma süreçleri incelendiğinde dini inançların, din temelli örgütlerin ve sivil toplum kuruluşlarının, devlet yöneticilerinin karar almalarına tesir ettiği görülmektedir. Bir ülke açısından dış politika konusu sayılan hususları, sadece uluslararası ilişkiler disiplini içinde görmek eksik olacaktır. Hele de söz konusu bölge Orta Doğu, ülke de İran ve dış politikası ise yalnızca siyaset bilimi ve uluslararası ilişkiler disiplini ile doğru bir tahlil yapılamamaktadır.

İran’ı doğru anlamak uluslararası ilişkiler disiplinini aşan bir konudur. Uluslararası ilişkiler disiplini ve teorileriyle İran’ın toplumsal, siyasal, kültürel, ekonomik, dini, mezhepsel vb. yapılarını tam anlamıyla analiz etmemiz mümkün değildir. Bu amaçla bu eserde disiplinlerarası bir çalışma yöntemi benimsenerek İslam Mezhepleri Tarihi ile Uluslararası İlişkiler disiplinleri yöntemleri bir araya getirilmiş ve Şiiliğin İran dış politikasına ne ölçüde etki ettiği analiz edilmek istenmiştir.

Şiilik, İslam düşünce tarihinde siyasi ve fikri açıdan çok fazla iz bırakmış bir mezheptir. Günümüzde de izler bırakmaya devam etmektedir. Bu alanda pek çok çalışma yapılmasına rağmen onun dış politikaya etkileri üzerine yeterli çalışma bulunmamaktadır. Bu çalışma, İran dış politikasında Şiiliğin bir dış politika aracından çok daha öte anlamlar içerdiğini sahadaki uygulamalardan yola çıkarak göstermeyi hedeflemiştir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 265
En / Boy : 13.5 / 21.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2021
₺48,00

"Dünya büyük, muhteşem ve güzeldir. Onun üzerinde olup bitenlere ilişkin bilimsel bilgim yüz milyonlarca yılı kapsamaktadır. Fakat başka bir açıdan bakılırsa, bütün bu bilgileri yalnızca yetmiş, seksen ya da doksan yıl gibi kısacık bir sürede edinmiş bulunuyorum. Bu, ölçülemez zamanın, hatta ölçmeyi öğrenebildiğimiz sonlu miktardaki milyonlarca ve milyarlarca yılın karşısında küçücük bir noktadır. Nereden geldim ve nereye gidiyorum? Bu hepimiz için geçerli olan, cevabını bulamadığımız büyük sorudur. Bilimin de buna hiçbir cevabı yoktur. Fakat yine de bilim, güvenilir ve tartıştlmaz bilgiye giden yolda ulaşmış olduğumuz en ileri noktayı temsil eder."

Nobel ödüllü fizikçi Erwin Schrödinger, 20. yüzyılın en büyük biliminsanlarından biriydi. Bilim tarihi ve felsefesi üzerine verdiği kamuya açık dersler efsanevi bir nitelik kazanmıştı. Doğa ve Yunanlar - Bilim ve Hümanizm Schrödinger'in bu ünlü derslerinden ikisine ilk kez yazılı olarak erişme imkânım sunuyor. Doğa ve Yunanlar geçtiğimiz yüzyılın bilim anlayışına dair etraflıca bir tarihsel değerlendirme sunuyor, modern bilimin izlerini Batı felsefesinin en erken safhalarına dek sürüyor. Bilim ve Hümanizm ise en kritik bilimsel sorunlardan birine yöneliyor, bilimsel araştırmanın değerini sorguluyor. Modern bilimin ilerleyişinin somut dünyayla ruhsal dünya arasındaki ilişkiyi nasıl. etkilediğini irdeliyor. Roger Penrose'nin önsözüyle tarihsel bağlamı daha da netleşen bu iki kısa fakat kuvvetli metin, tarih boyunca geçerliliğini koruyacak soruları geçtiğimiz yüzyılın en büyük fizikçilerinden birinin gözüyle tekrar düşünmenize kapı arallyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 188
En / Boy : 13.5 / 19.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2020
₺27,00

İslâmi Finans - Türkiye İçin Küresel Strateji İstanbul İslâmi Finans Merkezi adlı bu kitapta; İslâmi finans ile ilgili terminolojiden tarihî akışına, uluslararası kuruluşlardan mevcut uygulamalara kadar hem Türkiye hem de dünya ekonomisinde İslâmi finansın yeri belirlenmeye çalışılmaktadır. Tarihî akış içerisinde durum değerlendirmesi yapılarak İslâmi finansın dünü anlatılmakta ve bugüne yansımaları şeffaf bir şekilde ele alınmaktadır. Tarihî belgelere ve verilere dayalı bir aktarım ile nesnel bir bakış açısı ile bilgilere yer verilmektedir.

Türkiye ekonomisi yönünden tarihî gelişim içinde; para vakıflarından katılım bankacılığına, İslâmi açıdan meşru olup olmadığı hususundaki tartışmalarından, Çivicizade’nin Rumeli kazaskerliği yaptığı sırada Ebussuud Efendi’nin risalesine reddiyesini padişaha arz etmesi neticesinde kararname düzenlenerek yasaklanmasına ve sonra başka bir kararname ile serbest bırakılmasına, muamele-i şer’iyye konusunda oran sınırlayan fermanlardan günümüzde katılım bankalarının katılım kârı oranlarına kadar tarihî belgelere dayalı bilgilerin yanı sıra katılım bankası uygulaması, sukûk işlemleri ve tekâfül sigortacılığı hakkında bugün İslâmi finans alanında yapılan düzenlemelere değin kapsamlı bilgilerin derlendiği bir çalışma sunulmaktadır.

Bu kitapta, İslâmi finans hakkında genel bilgiler verilmenin yanı sıra değişen paradigma ve Türkiye için küresel strateji önerisi geliştirmek suretiyle “İstanbul İslâmi Finans Merkezi” önerisi yönünden imkânların neler olduğu ve bu projenin gerçekleştirilebilmesi için neler yapılması gerektiği hususunda önerilere ve değerlendirmelere yer verilmektedir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 162
En / Boy : 16.5 / 24
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 7.2021
₺29,70

Satanic Bible kişinin kendi doğasını ve içgüdülerini keşfetmenin erdemlerini yüceltir. Tanrı ve Şeytan'ın dış varlıklar olmadığına, daha ziyade bir bireyin kendi kişiliğinin izdüşümleri olduğuna savunur.

Satanic Bible'ın hoşgörüden aşka, nefretten ve sekse, ateistlikten büyüye kadar birçok şey hakkında söyleyecek sözü vardır.

Lavey’in Şeytanın Kilisesi’nden yükselen karanlık çığlığını şu cümle özetler:

…ben sizin öz tanrınızım…


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 128
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2021
₺41,65

Ama merak etmeyin, hepsinin cevabı var!

Soru sormak, düşünen insan olmanın en temel işaretlerinden. Konu İslam olunca sorulan sorular da, onlara verilen cevaplar da daha “hayati” bir hal alıyor. Evet hepimizin aklında dinle, Kur’an’la, Peygamber Efendimizin hayatıyla ilgili onlarca soru var. Kimimiz samimiyetle, tefekkür etmek, zihnin ve ruhun sınırlarını genişletmek, daha iyi anlamak için soruyor. Kimimiz ise Kur’an-ı Kerîm’de haşa “açık aramak”, Müslümanları “köşeye sıkıştırmak” için sorulara başvurabiliyor. Niyet ne olursa olsun sorulan bu sorulara yeterli, anlamlı, tatmin edici ve “hakiki” yanıtlar vermek önemli. Zira “Yarım doktor candan, yarım hoca dinden eder” lafını hatırlamakta fayda var.

Bu çalışmamızda insanların sohbetlerde dillendirdiği ya da sadece içinde sakladığı “uç sorulara” Kur’an-ı Kerîm ayetleri ve onları hayatında en güzel şekilde yaşayan Hz. Peygamber’in uygulamaları ile cevaplar arayacağız. Çünkü biliyoruz ki ilahi dinlerin sonuncusu İslam, gerek toplumsal hayatla gerekse imani konularla ilgili olsun, gün içerisinde sorguladığımız, aklımıza gelen, belki çekinip üstünü örttüğümüz pek çok soruya aslında sarih cevaplar veriyor.

Müslüman birey sorgular, anlamlandırır ve izah eder. İşte sormaktan ve cevabını duymaktan korkmayanlar için temiz bir kılavuz, yeni bir pencere!


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 184
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2020
₺22,50

Bir taraftan ateizmin tüm değerlerin reddi olduğu yönündeki temel yanılgı, bir taraftan da onu bile bir tür inanç rejimi saymak türünden derin kafa karışıklıkları konuyu hayli bulandırır. Buna bir de ateizm taraftarlarıyla ona ayak direyenler arasındaki ihtilafın zaman zaman derin bir partizanlığa varabildiğini eklerseniz, mesele iyice içinde çıkılmaz bir hal alır. Oysa, elinizdeki bu araştırma her iki vargı arasındaki yolun zannedildiği kadar düşmanca bir yadsımaya varması için hiçbir sebep olmadığını tutarlı, açık sözlü ve serinkanlı bir tutumla savunuyor. Bunu yaparken tarafların birbiri hakkındaki kökleşmiş yargılarından ve demagojik tuzaklardan dikkatle sakınıyor kendini. Ateizme dair gerçekçi, uzdilli bir perspektif.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 159
En / Boy : 11,5 / 16,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2019
₺29,90

Bulgaristan’ın Eski Zağra şehrinde doğan Aşıki askerlik görevini yapmak üzere Hekimhan’a gelmiş; terhis olduktan sonra da bu coğrafyadan ayrılmamış ve ömrünü bu topraklarda tamamlamıştır. Gönül dostu Sadık Baba’nın yanında Alevi inancı potasında yetişmiş ve şiir vadisinde 19. yüzyıl şairleri içinde yer almaya hak kazanmıştır. Bu yüzdendir ki onu Malatyalı şairler arasında saymak yanlış olmaz. “Aşıki” Kamber Durna tarafından yıllar süren çabanın sonucu ortaya konulmuş bir eserdir. Kılı kırk yararcasına yazılı ve sözlü kaynakları gözden geçirip kaybolmaya yüz tutmuş şiirlerin kurtarılmasını başarmış ciddi bir araştırmacıdır. Kararlılığı, azmi ve mütevazılığıyla hedefe varmada zorluk çekmemiştir. Nihayetinde bu kitapla her türlü takdirin ötesinde tebrikleri hak etmiştir. Allah devamına erdirsin. “Aşıki” kültürümüz için hayırlı olsun.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 240
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2019
₺45,00

Dinin kökenlerini mesele edinen Batılı kaynakların büyük kısmı verilerini 'ilk insan' topluluklarının analizinden edindi. Ancak böylesi bir arayışın başlangıç noktasını 'ilkel dinler' olarak belirlemek önemli sorunlar ortaya çıkardı. Zira ilkel dinlerin dahi geç kaldığı bir kaynaktan bahsediyoruz artık:

Olasılıkla insanın insan olmadan önceki zaman dilimlerinden... Bir hayvan gibi olduğu, bir hayvan gibi yaşadığı, elbette doğayı tüketmediği medeniyet öncesi dönemlerden.

Dini düşüncenin karanlık yolculuğunda hayvana rastlamak birçok şeyi değiştirebilir. Böyle olunca hayvanın Tanrısallığı ve Tanrısal gücü adına en olgunlaşmış sembol olarak Şa- man'ın analizini gerçekleştirmeden çok az ilerleyebiliriz. Yine ancak bu sayede 'dinsel sapkınlıkların tarihini' doğru biçimde anlayabiliriz. Çünkü o aynı zamanda, ortak dinden gelenlerin katledilme tarihinin gizli sebebidir.

Şamandan gnostiklere, Alevilere, simyacılara, Kabalacılara uzanan gizli yolun dinamiklerinin deşifresi bu kitabın ana amacını oluşturuyor. Elbette Şeytan, cin ve cadı gibi imgelerin modern dünya ile muteber düşünme sistematiğinden dışlanan sihirsel düşünüşün Şaman'ı besleyen kaynaktan türeyişine ilişkin analizler de...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 462
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2019
₺36,90

Hikayelerde hem insanlara hem de doğaüstü güçlere karşı savaşan kahraman savaşçı Kral Arthur, tarihin en büyük mitlerinden biridir. Onun dönemine dair sayısız efsane, yüzyıllardır kitaplara, filmlere, tiyatroya, müziğe, dansa konu olmuş, tarih boyunca her yaştan insanın ilgisini çekmiştir.

Saplandığı taştan kimsenin çıkaramadığı kılıcı çeken Arthur'un kral olması, Gölün Hanımı’nın Arthur’a Excalibur’u vermesi, Yuvarlak Masa Şövalyeleri’nin toplanması, Morgana’nın Arthur’u öldürmeye çalışması, Merlin’in sonu, Kutsal Kâse arayışı, Kraliçe Guinevere adına yapılan savaş, Arthur’un ölümü ve efsaneyi oluşturan daha pek çok olay Andrew Lang’in canlı anlatımıyla bir kez daha hayat buluyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 184
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2019
₺34,32

Akide’nin sem‘iyyât bölümündeki ahkâm ya ayet-i kerimeler ya da mütevatir hadislerle sabittir. Nüzûl-i İsa da bu mevzulardandır. Delillerinin hem vürûdu hem de delâleti kat’i olan bir konuda aklın arkasına sığınarak hüküm vermek, sem‘iyyâta ait daha pek çok hususun inkârına kapı açar. Zira Kelam İlmi’nde “belhüm edal” derekesindeki akılların idrak edemediği daha yığınla mevzu vardır. Güneş sistemini boşlukta tutan, dünyayı binlerce hususu bir araya getirerek yaşam merkezi kılan, bir et parçası olan dile konuşma hususiyeti veren, kemik ve et karışımı olan kulağa duyma sistemini koyan Allah Azze ve Celle Hz. İsa’yı (a.s.) bedeniyle huzuruna almaya, orada yaşatmaya, Kıyamet’in öncesinde tekrar dünyaya indirmeye elbette kadirdir.

“Eğer Hz. İsa (a.s.) yaşıyorsa nerededir ne yer ne içer?” gibi soruların temelinde, İslam’ı, ideolocyaları esas alarak sorgulama denâeti vardır. Oysa İslam’la küfür, Batıyla Doğu iki zıt kutuptur ve hep öyle kalacaktır.

İki ana başlık altında mütalaa ettiğimiz Nüzûl-i İsa meselesi eserin ilk bölümünde ayetler bağlamında, ikinci bölümünde ise daha çok hadisler zaviyesinden tahlil edilmiştir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 144
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2019
₺43,90

“Kötülüğün Tarihi” serisinin son cildi olan Mephistopheles ile birlikte, kötülük kavramını açıklamada en önemli figür olan Şeytan’a dair bugüne dek yapılmış en kapsamlı tarihsel çalışma tamamlanmış oluyor. İlk üç kitapta diabolojinin tarihini Ortaçağ sonuna kadar getiren Jeffrey Burton Russell, Mephistopheles’te Reform döneminden itibaren geleneğin izlerini sürüyor. Teoloji, felsefe, psikoloji, sanat, edebiyat ve popüler kültür öğelerinden faydalanarak Şeytan idesinin zihinlerimizde nasıl bir değişime uğradığını tanımlarken, modern zamanın entelektüel ve kültürel gelişmelerine de ayrıntılı olarak yer veriyor.

Alanında kilit isimler ve moda akımlar üzerinde duran Russell, Rönesans ve Reform dönemlerinde doruğa ulaşan cadı çılgınlığını, Aydınlanma’nın rasyonalist felsefesinin etkilerini, Romantik Şeytan imgesini ve 19. yüzyıl sonlarında Şeytan’ın edebiyattaki ve bilimdeki yerini irdeliyor.

“Kendini kötülüğe adamış tinsel bir kişilik olarak Şeytan’ın gerçekten var olabileceğine dair ne tür belirtiler söz konusudur?”

Şeytan her ne kadar modası geçmiş bir metafor gibi görünse de, çağımızın en korkunç olayları, radikal kötülüğü betimlemede bir sembole ihtiyaç duyduğumuzu göstermektedir. Muazzam bir kavrayış ve araştırmanın ürünü olan Mephistopheles, radikal kötülüğü açıklayabilmemiz için pek çok farklı yol öneriyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 528
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2019
₺60,00

“Bir insanlık mirası göz göre göre kayboluyordu. Ve biz, her bir görüşmemizde bu gerçeği biraz daha yakından gözlemliyor, bu büyük kaybın hüznünü biraz daha derinden seziyorduk. Bütün anlatıcılar bir kayıp hikâyesi anlattıklarının farkındaydı. O yüzden hep hüzünlüydüler. Ve yine o yüzden hep daha fazla anlatmak istediler.”

Aleviliğin, gitgide kaybolmakta olan bir katmanını ele alıyor bu kitap: Rıza Yıldırım’a göre, günümüz Aleviliğinin en alt katmanını oluşturan geleneksel Aleviliği. “Yalıtılmış, sıkdokulu, kırsal” ilişkilere dayanan, “mistik ve mitik nitelikli dogmalar”la kendini sözlü iletişimle yeniden üreten bir kültür olarak tasvir edilen geleneksel Alevilik, aktarım kanalları hayli tıkanmış olduğundan, bir tür “gizli kaynak” havası taşıyor.

Tokat-Amasya-Sivas-Çorum bölgesinde 670 Alevi köyünde dört yüzü aşkın dede, baba, aşık ve anayla derinlemesine mülakatlara dayanan bu çalışma, geleneksel Aleviliğin dünyasına geniş bir bakış sunuyor. Kolektif belleğin haritasını çizen, menkıbeleri, yazılı metinleri ve inanç temellerini anlatan çalışmada; dinî olmanın yanında edebî bir değer de taşıyan zengin bir kolektif menkıbe örnekleri derlemesi yer alıyor. İbadetler, cem töreni, ocak, dedelik, taliplik, musahiplik kurum ve ilişkileriyle, geleneksel Alevi toplum düzeninin canlı bir resmi çiziliyor.

Modernleşme ve kentleşmenin etkisi altında çözülürken, oluşum sürecindeki modern Aleviliğin temel kaynağını oluşturan bir “eski” Aleviliğin, son derece canlı bir portresi.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 411
En / Boy : 13 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2018
₺90,90

İsa’nın dönüşü, Kur’an, Sahih Sünnet delilleriyle bizce kesindir ve gerçek ilim sahiplerinin kavrayacağı düzeyde sabittir. Ancak İsa’nın gelmeyeceğini ve bunun İsrailiyat olduğunu söyleyen ilimsiz kimselerin ya da bilginlerin bu görüşleri, şayet gerçek anlamda Müslüman iseler onları İslam’dan çıkarmaz. İsterlerse, efendilerini ve nefislerini tatmin etmek için “İsa’nın dönüşü yalandır” da diyebilirler.

“Mehdiyyun-Mehdi” kavramına; yani beklenen “kurtarıcı yapay bir lider”e, Kur’an’da yer yoktur. Sahih Sünnet’te yer alan 9 hadisten 4 tanesinin Peygamber soyuna atıf yaptığını; ancak bir “Kurtarıcı Mehdi” beklentisine esas teşkil edemeyeceğini ortaya koymuştuk. Ayrıca İslam ve Sünnetullah açısından böyle bir beklentinin, anlamlı ve tutarlı olamayacağını ifade etmiştik.

Bu mesele, tarihler boyunca; toplumları, belli amaçlara yöneltmek için bir manipulasyon aracı olarak kullanılmıştır. Yakın tarihte, İslam etiketli toplulukları, İngiliz emperyalizminin bu “mehdi silahı”nı kullanarak nasıl yönlendirdiğini bilmekteyiz. Osmanlıyı parçalayıp, petrolün üzerine oturmak için İngiliz casusu Lawrance’nin, Araplar için nasıl bir “kurtarıcı-Mehdi” rolü oynadığı hatırlanmalıdır. “Tasavvufi-şeytani felsefe”den beslenen; İngiliz parmağıyla güçlenen ve bugün “Dünya New Age dini”ne dönüşen Bahailik gibi, nice “mehdici tarikatlar” ihdas edildiği biliniyor.

“Kabbalacı Küresel Efendiler”in, İblis aşılı “New Age Dini”ni, dünyaya hakim kılmak için bu “mehdi kanalları”nı kullandığı ve gelecekte de kullanmaya devam edeceği açıkça gözükmektedir. Ancak bu hesaplar ve politikalar; asıl “İblis’in Deccal planı”na hizmet etmekten başka bir işe yaramayacaktır.

Unutulmamalıdır ki; İblis’in planı da dahil tüm planlar, elbette “Sonsuz Yüce Allah’ın Planı”nın içindedir. Dünya’nın, herkesin ve her şeyin akıbeti de O’nun elindedir, gerisi bir aldanmadan başka birşey değildir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 120
En / Boy : 15,5 / 22
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2018
₺8,00

Elinizde tuttuğunuz bu kitap, Eski Ahit’in ilk kitabının Yaratılış başlıklı ilk dörtlüğünde Tanrı/Elohim diye adlandırılan Mevcudiyet’in, Quiddity (Ne-lik) ve Haecceity (Bu-luk) durumu hakkındadır. İncil’e ait Tanrı/Elohim, Talmud’a ait Tanrı/Yahve’den farklıdır. Bu kitaptaki Mevcudiyet (Presence) anlayışı, klasik Teoloji’de bahsedilen Mevcudiyet anlayışıyla bire bir benzeşmez ya da eşanlamlı değildir. Burada kullanıldığı anlamıyla Mevcudiyet (Presence) Tanrıbilim (Hıristiyanlık) aracılığıyla araştırılan Mevcudiyet değil, felsefi ve Akli/Zihinsel olarak algılanan (Heuristic) Mevcudiyet’tir. Bu haliyle şu malum ve mahut “cretio ex nihilio” ve “başlangıçta” ifadelerini çürütür. Onun yerine bu kitap, “Şey-leştirememek” anlayışını yüceltir, ancak bu da birçok inanç sisteminin özünde var olan “Yokluk” ile karıştırılmamalıdır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 144
En / Boy : 13.5 / 21.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2021
₺33,60

Aşk, ihanet, tutku, trajedi, şiddet ve türlü skandallar.

Hayır, tüm dünyada sinemaseverleri peşinden koşturan yeni bir filmin konusu değil bunlar; bu, klasik mitoloji. Belki farkında olmayabilirsiniz ama Antik Yunan ve Roma mitleridir inanılması güç, insanı şoke eden ve bol bol dramatik olaylar içeren hikâyelerin kalbinde yatan.

Peki, böylesine çok sayıda ve karmaşık bağlantılar içeren anlatıların içinden nasıl çıkacaksınız? Endişeye hiç mahal yok, zira Her Yönüyle Klasik Mitoloji bu epik hikâyeleri, kolayca kavramanıza imkân tanıyacak biçimde anlatıyor. Tanrı ve tanrıçalardan canavar ve büyülü hayvanlara, klasik mitolojiyi öğrenmek için ihtiyaç duyacağınız tüm bilgiler bu aksiyon dolu kitapta sizleri bekliyor!

Bu kitap sayesinde,

• Titanların eski Yunanları nasıl mağlup ettiğini,
• Odysseus’un Kiklopları nasıl kandırdığını,
• Yunanların Truvalıları nasıl alt ettiğini,
• Hades’in Persephone’yi nasıl kaçırdığını,
• Perseus’un Medusa’yı nasıl katlettiğini,
• Bellerophontes’in Khimaira’yı nasıl öldürdüğünü öğreneceksiniz.

Tanrılar, tanrıçalar ve aralarındaki bağlantıyı göz önüne seren soyağacı yardımıyla, bu kitap âdeta mitolojinin yeniden hayat bulmasını ve hayatınızın parçası hâline gelmesini sağlayacak!


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 306
En / Boy : 20 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2018
₺89,10

İdeal olan, arzu edilen hiç şüphesiz şiddetin her türünün ve ayrımcılığın olmadığı bir dünyadır. Ne var ki başlangıçtan günümüze değin bunu ortadan kaldıran bir toplum yoktur. Muhtemelen de olamayacaktır. Zira insan
kusur işleme potansiyeline sahip bir varlıktır. Önemli olan bu potansiyelin erdeme dönüştürülmesidir. Bunda da doğru şekilde öğrenilen dini değerlerin katkısı inkâr edilemez. Dini değerlerin öğretilmesi de ailede başlamalıdır.
Dolayısıyla ailenin ilk eğitimcisi durumunda olan annelerin yani kadınların bilgi, bilinç ve eylemleri kıymet kazanmaktadır. Bu itibarla insanların bilgilendirilmesi, şuurlu kadınlar ve şuurlu anneler eliyle olacaktır.

Diğer taraftan her üç dinin kitaplarına baktığımızda, dini temelli olduğu iddia edilen pek çok şiddetin dinden değil, uygulayıcılarının cahilane ya da kasıtlı tutumlarından kaynaklandığıdır. Bu yanlış tutumların temelinde nesiller boyu
uygulanarak gelenek haline gelmiş olan adetlerin erkekler üzerindeki etkisi inkâr edilemez. Görülen o ki, gelenekler ve adetler çoğu zaman kişi üzerinde dinden daha etkili olmaktadır.

“Kadına dal verirsen, ağaç eder,
Ekmek verirsen aş eder,
Ev verirsen yuva eder,
Sevgi verirsen, başına taç eder.”
“Cennet anaların ayakları altındadır”

(Hz. Muhammed)


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 256
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2018
₺28,00

Tanrıların doğrudan doğruya ve dolaylı bir şekilde eylemlerini incelemekte olan Yunan Mi-
tolojisinde Doğu-Batı Bütünleşmesi adlı kitap, aynı zamanda Mısır, Mezopotamya, Suriye,
Kıbrıs ve Anadolu antik kültürlerinin yunanîleştirilerek Batı’ya nasıl aktarılmış olduğunu
inceleme konusu yapmaktadır.

Kitabımız, tanrı ve tanrıçaların belli başlı eylemlerini ele almanın yanında, tanrıların, tanrı-
çaların, özellikle de ana-tanrıçaların bir görevi olarak, bereketlilik üzerinde ağırlıklı olarak
durmakta; Yunan Mitolojisinde Aşk adlı kitabımızda ele alınan konulara tanrı ve tanrıçalar
açısından açıklık getirmek gibi bir görevi de üstlenmiş bulunmaktadır.

Ünlü mitolojik kahramanların eylemlerinin anlatıldığı Yunan Mitolojisinde Aşk adlı kitap ile
tanrısal varlıkların eylemlerinin anlatıldığı Yunan Mitolojisinde Doğu-Batı Bütünleşmesi
adlı kitabımız, birbirini tamamlayan; antik dünyada meydana gelmiş olan kültürel alış veri-
şin bugünün Batı Dünyası’na nasıl aktarılmış olduğunun bir sunumunu yapmakta, ele alın-
mış olan mitolojik öykülerin Rönesans’tan bu yana bugünün bilimini, felsefesini, edebiyatı-
nı, müziğini, plâstik sanatlarını, hattâ sinema dünyasını nasıl etkilemiş olduğunu açık bir
şekilde göstermeye çalışmaktadır.

Elinizdeki kitaplar, size Antik Çağ plâstik sanatçı ve edebiyatçılarından Paul Cézanne’a ve
Salvador Dali’ye; Sophokles, Shakespeare, Goethe ve Jean Cocteau’ya varıncaya kadar ünlü
kişilerin mitolojik kişilerden nasıl etkilenmiş olduklarını gözler önüne sermekte; ilginizi
çekebileceği ümidi ile size karşılaştırmalı bir kültür tarihi verisi sunmaktadır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 581
En / Boy : 20,3 / 27
Kağıt Cinsi : Kuşe
Basım Tarihi : 6.2018
₺359,90

Bithynia bölgesi ve bölgenin önemli şehirlerinden Nikomedeia (İzmit), Roma İmparatorluğu
tarihinde özellikle 4. yüzyılda ülkenin rotasına yön veren siyasi gelişmeler açısından merkezi bir önem taşımaktadır. Bununla birlikte aynı dönemde imparatorluğun dini gündemini belirleyen gelişmeler açısından da durum böyledir. Zira sonraki yüzyıllara etki bırakan son derece önemli bazı dini kararlar kimi zaman Nikomedeia’da yayımlanmış veya öncelikle bu
şehirde uygulanmıştır. Şehir ve aynı zamanda bölge, Hıristiyanlığın imparatorluğun resmi dini
olan paganizmle mücadelesi bağlamında olduğu kadar, kilise içi teolojik meseleler çerçevesinde de belirleyici gelişmelere ev sahipliği yapmıştır.

Bu araştırma; Hıristiyanlığın ilk beş yüzyıldaki tarihsel serüvenini Nikomedeia şehri özelinde, kimi zaman Bithynia bölgesine de atıflarda bulunmak suretiyle ele almaktadır. Başka bir
deyişle, eser, söz konusu şehir ve bir ölçüde de bölge bağlamında Hıristiyanlığın ortaya çıkışından Khalkedon (Kadıköy) Konsili (451) sonrasına kadar geçen süreçteki evrelerini incelemektedir. Eserin hem şehir tarihçiliği araştırmalarına hem de Hıristiyanlık konulu çalışmalara katkı sunması amaçlanmaktadır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 158
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2018
₺28,00

Japonların, bağırsaklarının diğer insanlarınkine oranla daha uzun olduğuna ve bu sebeple diğer ırklardan farklı olduklarına inandıklarını biliyor muydunuz? Veya insanların göbek deliklerini yiyen bir kami’den hâlâ korktuklarını? Peki ya, birçoğu neden hâlâ nar yemeyi reddediyor olabilir? Yabancıların Japonya’ya temelli yerleşme fikrinden korkmalarının altında nasıl bir sebep yatmaktadır? Japon adaları nasıl yaratılmış olabilir?

Çiçek hastalığını yaymaktan sorumlu kami’den burs kami’sine, pirinç ilahından psikolojik bozukluklardan sorumlu kötü ruhlara kadar sekiz milyon tanrısal varlığıyla ve Budist etkilerle harmanlanmış hikâyeleriyle Japon mitolojik evreni bambaşka bir dünyanın kapılarını açıyor.

Uzakdoğu’nun büyüleyici atmosferi ile ilginç inanışları bu kitapta bir araya geliyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 496
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2018
₺85,00

Vernant bu kez Yunan toplumu ve kurumları ile mitler arasındaki etkileşimi inceliyor. Kitap sınıf savaşımı, savaş, evlilik konularıyla başlamakta; kokulu bitkilere dair mitler, Prometheus miti ile bugün bir antikçağ bilgininin önündeki mit sorunları konularında genel saptamalarla bitmektedir. Bu saptamalarda Yunan tanrıları iki yönleriyle ele alınıyor: Öncelikle insan toplumunun örgütlenmesine bir şekilde bağlı hiyerarşileri, sıfatları, ayrıcalıklarıyla bir topluluk olarak; sonra da kendi düşünsel amacına boyun eğen simgesel dil, sınıflandırıcı sistem olarak. Ama Vernant’nın bütün araştırmalarının izleğindeki asıl soru şudur elbette: Mit bir toplumda, toplum da mitlerinde hangi sınırlar içinde, hangi biçimler altında belirir?


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 304
En / Boy : 12 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2017
₺53,90

Gotama Budha’dan Hıristiyanlığın Doğuşuna

Savaş sonrasında bütün dünyayı dolaşan, sahada yıllarca yaşayan ve sayısız dile hakimiyetiyle kaynakçaları benzersiz olan bilge bir kuşak vardı. İşte Eliade bu bilge kuşağın son temsilcilerindendi. Bütün ömrü boyunca kutsalın tezahürlerinin peşinden koştu; bilincin oluşumunu açıklamak istiyordu çünkü. Araştırdıkça bütün dünyada, tarih ve mekân açısından hiçbir bağlantısı olmayan toplulukların mitolojilerinde, teolojilerinde ve liturjilerinde ortak paydalar olduğunu gördü. Onun için din artık bir inanç meselesinden öte insan olmanın bir aşamasıydı. Üç ciltlik bu eser eski çağlardan yakın zamanlara kadar insanoğlunun dinsel evrenine nüfuz etmemiz ve yalnızca dinsel inançları değil, hayatı anlamamız için değerli bir rehber.

Bu kitap bize dinler tarihinin oldukça faydalı bir özetini veriyor... İzlediği yöntem sayesinde sistematik düşüncelerin tarihi çerçevesi çizilebiliyor. Dinler tarihinin gelişimini takip etmek isteyen herkes tarafından mutlaka okunmalı.

–The Journal of Religion


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 548
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2021
₺147,90

Savaş sonrasında bütün dünyayı dolaşan, sahada yıllarca yaşayan ve sayısız dile hakimiyetiyle kaynakçaları benzersiz olan bilge bir kuşak vardı. İşte Eliade bu bilge kuşağın son temsilcilerindendi. Bütün ömrü boyunca kutsalın tezahürlerinin peşinden koştu; bilincin oluşumunu açıklamak istiyordu çünkü. Araştırdıkça bütün dünyada, tarih ve mekân açısından hiçbir bağlantısı olmayan toplulukların mitolojilerinde, teolojilerinde ve liturjilerinde ortak paydalar olduğunu gördü. Onun için din artık bir inanç meselesinden öte insan olmanın bir aşamasıydı. Üç ciltlik bu eser eski çağlardan yakın zamanlara kadar insanoğlunun dinsel evrenine nüfuz etmemiz ve yalnızca dinsel inançları değil, hayatı anlamamız için değerli bir rehber.

“İlkel” ve Oryantal dinler konusunda Batılı bir sosyal bilimler öğrencisini hiç kimse onun kadar bilgilendiremez... İnsanın bu serüveniyle ilgilenen herkesin içinde yeni bilgiler ve yeni bakış açıları bulabileceği bir kitap.

–New York Times Book Review


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 368
En / Boy : 14 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2019
₺122,90

Evanjelistler, Hristiyanlığın vaftiz töreniyle çocuğa geçmediğine, yol gösteren bir Evanjelist rahip sayesinde kişinin yeniden doğacağına, bu sayede de insanın İsa Peygamberle buluşup tekrar dirileceğine inanıyorlar. Buna da Born Again (Yeniden Doğuş) demekteler.

Bu isimle üniversitede dernekler kuruyor, televizyon başta olmak üzere radyo, internet, gazete ve bilgisayar oyunlarıyla kendilerine daha çok yandaş arıyorlar. Hedefleri de dünyayı kurtarabilmek için, dünyayı yönetmek. Evanjelist geleneğe göre, kıyametin kopmasından önce İsa yeryüzüne ikinci kez gelecek ve az sayıdaki yeniden doğuşçu Hristiyan’ın ruhları semaya yükselecek. İsa Peygamberin dönebilmesi ise yeryüzünde sahnenin hazırlanmasına bağlıdır.

Bu sahnenin hazırlanması için Yahudilerin Filistin’e dönüp İsrail devletini kurmaları, Kudüs’ü başkent yapmaları, Mescidi Aksa’nın yerine III. Süleyman Mabedi’nin inşa edilmesi, bunun için de İsrail’e yardım etmek, kıyametin çabuklaştırılması için ne gerekiyorsa yapmak gerekiyor.

Hareketin önde gelen isimleri arasında, eski ABD Başkanı Bush’un da akıl hocalığını yapan Jerry Falwell, Pat Robertson, Franklin Graham ve Jerry Vines’ı saymak mümkündür. Amerika’daki Hristiyan sağın, Cumhuriyetçi Parti’nin ve eski Başkan Bush’un büyük ölçüde bu isimler tarafından yönlendirildiğini bilinmektedir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 288
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2018
₺19,45

Tarihin izinde yürüyen bir edebiyatçı Lütfi Parlak. Daha önce Sudan Gelen adlı eseriyle Hz. Musa’nın hayat hikâyesini kaleme alan yazar, bu sefer bir diğer büyük peygamber Hz. İsa’nın hayatını okura aktarıyor. Parlak, ağdalı dilden uzak, yalın kalemi ile mütevazı edebiyat yolculuğunda okurları fazlasıyla hoşnut ediyor. Sadece edebiyatseverler değil, tarihe meraklı okurlar için de hem öğretici, hem de keyifli bir eser Nãsıralı…


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 376
En / Boy : 12 / 19
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2017
₺78,90

Güneş dünyayı, bilgi insanı aydınlatır. İnsanlar doğar, yaşlar ve ölürler. Bu dünyada ya iyi bir evlat ya iyi bir eser ya da yaptığın iyilikleri bırakmadan gitmemek lazım. Yaşadığımız topluma, topraklara ve devlete borcumuz var. Ben, bu devlete ve millete bırakacağım en büyük eserim diye düşündüğüm bu kitabı yazmaya yaklaşık 23 yıl önce başladım.

Ama arada edindiğim bilgiler de arttı, bunları da ekleyerek, kitabı bu yıl bitirmeye karar verdim. Bu kitabı okurken dikkat edin; hayatınız değişebilir, aydınlanırsınız. Bir insana merhaba der konuşursanız; o insanın içindeki dünyayı öğrenirsiniz. Bir hipermarkete girerseniz; istediğiniz bütün her şeyi bulabilirsiniz. Bu kitabı da açıp okursanız; insanlara, hayatta dair önemli ve yararlı bilgiler bulacaksınız. Bu kitap;deneme, inceleme-araştırma tarzında, bir hipermarket gibi, bir arı gibi çalışarak, 1001 konuda önemli bilgileri özet olarak kapsamış olup, her evde bulunması gerekir diye düşünüyorum. Bu kitabı okuyan kişi temel konularda yeterli bilgiye sahip olacaktır.

Bu kitap; dini kitap formatında ve öğretici bir kitaptır. Bu kitabı yazmaktaki amacım; öğrendiklerimi, doğru bildiklerimi, düşünce, görüş, ideal, umut ve hayallerimi insanlara aktararak aydınlatmak, paylaşmaktır. Bu kitapta değişik dinleri, felsefi görüşleri, uygarlıkları, kıtaları, değişik insanların davranışları, yaşayışları, kültürleri, sosyal-ekonomik durumları, görüşleri, yaşadığı düzen, dünyanın sistemi, dinleri ve kültürleri konu edilmektedir. Ayrıca eski ile yeni, dinle ile bilim, teori ile pratik, zengin ile yoksul, doğru ile yanlış, iyi ile kötü, köy ile kentin, tarım ile sanayinin, çağdaşlık ile tutuculuk, yöneten ile yönetilenin, devlet ile halkın, emek ile sermayenin, ezen ile ezilenin, mücadelesinin tarih boyunca seyri anlatılmaktadır.

Merhaba Öğretisi:(Yaşam Biçimi); dünyada yaşayan bütün dinleri inceledim. Uzakdoğu dinleri; ahlak ve erdem üzerine kurulmuştur. Ortadoğu dinleri; daha çok inanç ve ibadet üzerine kurulmuştur. Merhaba Öğretisi ise hem ahlak ve erdemi, hem de inancı ve ibadeti kapsamaktadır. İnsanlığın kurtuluşunu bu inanç ve düşünce sistemi sağlayacaktır. Aksi halde insanlık; savaşlar ve yoksulluk içinde yok olmaya do¤ru gitmektedir. Yöneticiler, ortak paydada birleşerek, bu ideal düzeni bilimsel temelde inceleyerek kurmalıdır. Aklın yolu birdir derler. Amaca ulaşmak için üç yol vardır: 1-Bilgi Yolu, 2-Eylemlilik Yolu, 3-Sofuluk Yolu. Dünyada savaşların olmaması, eşit kalkınma ve barış içinde yaşamak için bu önerim önemlidir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 512
En / Boy : 16 / 24
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2017
₺42,80

Benim dinim doğru, benim inancım da yanlışlık yok, senin Tanrı’n yanlış, senin kutsal kitabin değişikliğe uğramış. Peki, ama gerçek nedir o zaman? Kim hakli, kim haksiz? Kimin inancı doğru, kimin inancı yanlış? Hangi kutsal kitap değişikliğe uğramış ya da gerçekten, Tanrı neden bir kitaba ihtiyaç duysun? Neden, sadece kendi taptıklarımızın doğru olduğuna inanır gerisini kabul etmeyiz? Bazen de olsa doğruyu söylemesine rağmen ötekileştirilen inanç neden her zaman göz ardı edilir? Anlamak için mi inanmalıyız yoksa anlamadığımız için mi inanmıyoruz?

Evet, bu ve buna benzer sorular hayatimizin her alanında karsımıza çıkan sorulardır. Aslında önemli olan bu sorulara cevap vermek değil. Asil önemli olan doğruyu aramak ve bu doğru sadece bir mekanda veya zamanda olmayabilir. Tıpkı Srimad Bhagavatam'in dediği gibi ''Değişik çiçeklerden bal toplayan arılar gibi, akıllı adam bütün kutsal kitapların özünü kabul eder ve bütün dinlerdeki iyiyi anlar'


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 88
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2017
₺19,00

İslamiyet’in, Hristiyanlığın, Museviliğin, Japon Shinto ve Çin Tao inanışlarının, Hinduizm’in, Budizm’in, Mazdaizm’in ve diğerlerinin etik değerlerini, dünya görüşlerini, ayin ve tapınmalarıyla bu inanışlardan kaynaklanan mezhep ve tarikatları bulabileceğiniz bir kitap.

Kapitalist-Emperyalist kutupların uygulamış olduğu sömürgecilik politikalarının bir sonucu olarak, dünyamızın giderek dindarlaştığı yadsınamaz bir gerçektir. Böyle bir ortamda farklı inanç sistemlerinin özelliklerini yansıtan bu sayfalarda inanç ufuklarınızın daha da genişleyeceğine inanmaktayım.

Her kitapta olduğu gibi; okuduğunuz ilk tümcedeki siz, son tümceyi okuduktan sonraki siz olmayacaksınız. Tinsel dünyanızın, dışınızdaki inançlara ve inananlara bakış açınızın değiştiğini göreceksiniz. Elbette bu değişikliğin yönünü okuyucu özgür istenciyle kendisi belirleyecektir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 220
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 3.2015
₺30,40

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 224
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2012
₺24,00

"Başlangıçta Söz vardı; Söz Tanrı ile birlikteydi ve Söz Tanrı idi."

Zaman “şimdi”dir ve şimdi sahip olduğumuz tek şey zamandır.

Çağımızın en kıymetli mantrası “ayakta kalmak”tır.

Bu gezegendeki en yüksek, en etkili enerji, sözdür. Hiçbir şey sözün ötesinde olamaz, olmamıştır ve olmayacaktır. Bu nedenle sözün gücünü bilinçli bir şekilde idrak etmeliyiz. Sözün gücünü idrak ettiğimizde ve sözün ardında durması için tüm zihnimizi harekete geçirdiğimizde tüm dünyayı bizim için yaratabilecek olan sözü yaratırız.

Sözünün eri olamayan kişinin nasıl yaşaması gerektiğini anlaması ve mutluluğu tatması mümkün değildir. Çünkü başlangıçta söz Tanrı’ylaydı ve dünyayı söz yarattı. Söze hürmet ederseniz, bu dünyada hürmetle ağırlanırsınız.

Sözün Gücü insanlık için muazzam değerde bir hediyedir; onun sayesinde ilişkiler kurulur ya da yıkılır, bilgi aktarılır, bilinç değişime uğrar. Konuşurken sözlerinizin sesi ve ritmi bilinç düzeyinizi yansıtır. Aydınlığın sözlerini yüksek sesle yinelediğinizde kendi bilincinizi de aydınlatacaksınız; durmayın, yineleyin o sözleri.

Yogi Bhajan'ın Öğretileri öğretmek ve aydınlatmak için sözün gücünü nasıl kullanacağınızı gösteriyor.

Onun Sevgi, Mutluluk, Tanrı, Zihin ve İlişki üzerine söylediklerini okuduğunuzda evrene bakışınız değişecektir. Söz hakkında söylediklerini okuduğunuzda iç dünyanızdaki dönüşümü hemen hissedeceksiniz.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 176
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2016
₺54,90
Askerler, bugünkü halden etkilenmiş ve ağlamış olmama şaşırmayın. Çünkü Kyros beni yanına misafir etmiş ve yurdundan kovulan bana hürmette kusur etmemekle, onbin dareikos da para vermiştir. Ben bu parayı aldım. Fakat o parayı kendi malım olarak görmedim, keyfim için de harcamadım. Onları sizin için kullandım.Böylece önce Thrak’larla savaştım ve orada oturan Helen’leri yurtlarından kovmak isteyen bu adamları Yarımadadan sürüp çıkararak Hellas’ın öcünü aldım.
Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 277
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2012
₺9,26

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 128
En / Boy : 13,5 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .
₺36,00

AŞK BİR TANRIDIR, Eski Çağ insanının aşka bakışına, aşkı nasıl yaşadığına odaklanmıştır. Eski Çağla ilgili her çalışma gibi mitoloji, efsane ve öykülere ek olarak dönemin felsefi ve edebi yapıtlarını da kaynak olarak kullanıp mitolojik anlatıların dile getirdiği ilişkilerin ne anlama geldiğini, bu öykülerde görülen aşkların izdüşümünün o dönemlerde yaşanıp yaşanmadığını araştırıyor. Erkeğin erkeğe, kadının kadına duyduğu aşk meşru görülüyor muydu? Evlilik ilişkisinde aşkın yeri neydi? Olgun erkeklerle genç erkeklerin ilişkileri nasıl değerlendiriliyordu? Kahramanlar ideal âşıklar mıydı? İdeal eş tipi neydi? vb. halen çokça rastlanan sorular sorarak Eski Çağ toplumlarının en insani ve özel yönlerine ilişkin cevaplar sunuyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 192
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .
₺21,60

Antik Yunan döneminin tartışmasız en ünlü ve de en güzel mistik hikayelerinin derlendiği bir kitap elinizdeki.Çocuklara ve gençlere aslında hepimize büyülü bir dünyanın kapılarını açıyor.

Olympus tanrıları,tanrıçaları,kahramanları ve de masalsı varlıklarının maceraları yer alıyor kitapta.Dimitier İnkiov'un yalın anlatımı ile yeniden yorumladığı hikayeler, yaşanan anı unutturacak denli düşsel: Eros'un Apollon'dan aldığı intikam,Truva Atı ve de Tek Gözlü Devler... Wilfried Gebhard'ın esprili çizimleriyle görsellik kazandırdığı kitapta, tüm zamanların insanlık hikayeleri..


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 128
En / Boy : 20 / 24,5
Kağıt Cinsi : Kuşe
Basım Tarihi : 3.2016
₺76,90

Zülkarneyn, Yecüc ve Mecüc konusu hep tartışılagelmiş, efsaneler ortaya çıkmış, merak ve ilgi git gide artmıştır. Yazar bu kitabında Kur’an ışığında soruların yanıtlarını okurla paylaşıyor ve bu konuda net bilgiler ortaya koyuyor…


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 72
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2016
₺18,75

Felsefe Taşı hem modern Müslümanlar hem modern Hıristiyanlar tarafından unutulmuş bir bilgidir. Her iki dine inananlar da gerçek öğretiyi putperestlikten başka bir şey olmayan dini kişileştirmelerin çöplüğünde yitirmiştir. Oysa her iki dinin vahiyleri de sadece Felsefe Taşı'yla ilgilidir. Felsefe Taşı'nın gerçek anlamını idrak etmeyen kişi ne İsa'yı ne Musa'yı ne Muhammed'i bilebilir."

Delmar DeForest Bryant diğer adıyla Adiramled, 19.asrın başlarında ortaya çıkmış, hakkında çok az bilgi olan bir simyacı, yazar ve yayıncıdır. 1901 ila 1911 yılları arasında bir dizi kitap ve makale yazmıştır. Tanrısal Semboller, Simya Sanatı, Felsefe Taşı eserlerinden bazılarıdır. Okült ve simya çevrelerinde ismi büyük bir saygıyla anılan Adiramled, 1912 yılında ortadan kaybolmuştur.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 154
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2015
₺37,90

Okuyacağınız "Hanok'un Gizemleri" adlı bu eser, Moskova Tarih Müzesi'nde koruma altına alınan orijinal metinden bir çeviridir. Hanok'un gizemli rüyası olarak veya benzeri şekillerde kadim metinlerde bulunan anlatıların tarihsel açıdan çok önemli ipuçlarını barındırdığı görülmektedir. Bir gece gördüğü rüyasındaki gelişmeler ise son derece sıra dışı ve çarpıcıdır.

Yeryüzüne düşmüş meleklerden(!) ikisi Hanok'u da yanlarına alarak, onu adeta bir uzay mekiğiyle yıldızlar ve gezegenler arası kozmozda gezintiye çıkarırlar. Hanok, bindirildiği aracı tarif ederken, sanki bir roket ya da göksel bir araçtan bahsetmektedir. Çıkarıldığı bu semalarda ayrıca, insana benzeyen canlılar gördüğünü de anlatmaktadır!

Ona gösterilen yerlerden biri, sanki bir genetik laboratuar ve bir tür üretim galerisi kompleksi gibidir. Hanok bu gördüklerini şöyle anlatır: "İnsana benzeyen, ama konuşmayan; boyları çok uzun, ama hiç hareket etmeyen canlıların olduğunu gördüm!"

Kitabında, tanrıların yeryüzü kızlarıyla nasıl evlendiklerini, hatta daha doğmamış ruhlar ve onlar için hazırlanmış yerler hakkında da bilgilendirildiğini anlatmaktadır.
Pekiyi, Tanrı göğe almak üzere neden Hanok'u seçmiştir?

Yoksa Sümer mitolojisinde bahsedilen Tanrı Enlil'in, bir yeryüzü kızını yıkanırken görüp beğenmesi ve onunla kurduğu cinsel ilişki sonucu kızın hamile kalmasının, Hanok ile bir bağlantısı mı vardı?


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 93
En / Boy : 13,5 / 20
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : .2013
₺44,90

Bu kitapta Maya şaman öğretisi, yazarın "Şamanın Kozmik Dünyası" adlı önceki eserine dahil edilmemiş daha derin içerikte bilgilerle paylaşılmış ve Nagual sembolizminin derinliklerine inilmiştir. Şamanizmin özünü oluşturan Nagualler, dileyen herkesin şaman yolculuklarında karşılaşacağı ruhsal rehberlerdir. Bu erk hayvanlarının kadim sembolizmi ve kişiye hangi alanlarda yol göstericilik yapacağı şaman öğretisiyle hiç tanışmayanların da yararlanacağı biçimde ele alınmıştır.

 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 200
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2016
₺28,00

Kur’an’da Mesih veya Mehdi gelecek diye bir bilgi olmadığı halde, bazı Müslümanlar Hz. Peygamberin uyarına rağmen Hadis rivayeti şeklinde eski dinlerindeki tasavvurlarını Islam kültürüne katmışlardır. Halbuki Kur’an Islam öncesi çeşitli dinlerde ahir zamanda beklenen hidayet önderinin geldiğini ve O zatın Hz. Muhammed olduğunu çeşitli âyetlerle işaret eder: ”Kendilerine Kitab verdiklerimiz, onu, (Muhammed’i) oğullarını tanıdıkları gibi tanırlar, ama yine de onlardan bir grup, bile bile gerçeği gizlerler.”(Bakara, İİ,146); “Onlar ki yanlarındaki Tevrat ve Incil’de yazılı buldukları O Elçi’ye, o ümmi Peygamber’e uyarlar. O (Peygamber) ki, kendilerine iyiliği emreder, kendilerini kötülükten men eder, onlara güzel şeyleri helâl, çirkin şeyleri haram kılar, üzerlerindeki ağırlıkları, sırtlarındaki zincirleri kaldırıp atar. O’na inanan, destekleyerek O’na saygı gösteren, O’na yardım eden ve O’nunla beraber indirilen nûra uyanlar, işte felâha erenler onlardır” (Araf,- Vİİ,157), âyetleriyle ışık tutmasına rağmen Mehdi tasavvurlarında gördüğümüz, bekledikleri tabii ve sosyal olağanüstülükleri bulamadıkları için, yeni Mehdi veya Mesihler aramaya başlamışlardır. Halbuki Ahirzamanda gelecek tebliği Kıyamet’e kadar geçerli olacak zâtın Hz. Muhammed olduğu bilinmesine rağmen, hayallerindeki olağanüstülükleri yaşatacak müstakbel bir kurtarıcı ümitlerini yaşatmaya devam etmişlerdir. Kur’an’a aykırı da olsa, Islâmla sentezleyerek eski inançlarını değişik isimlerde sürdürmeye devam etmişlerdir. Kur’an’a göre ahir zamanda beklenen Mesih veya Mehdi (peygamber hükümdar)


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 167
En / Boy : 14 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2017
₺20,00

Hayattaki en önemli seçimimiz dini inancımızdır. Şu geçici hayatta hangi seçimimiz bu kadar hayati öneme sahip olabilir? İnsanlar bu en önemli konuda, bırakın kapsamlı bir araştırma yapmayı ve sorgulamayı, neredeyse gündemlerine bile almı- yorlar! Dini inançlarını adeta kopyalıyor ve taklitle yaşıyorlar.

Bu kadar farklı din, bu kadar farklı mezhep, bu kadar farklı görüş varken; diğerlerinin uydurma ve senin inancının en doğru olduğunun yeterli deliline sahip misin? Yoksa tüm dünyadaki insanların çoğu gibi, sende anne babanın ve toplumun inancını taklitle takip mi ediyorsun? Seni yaratanı yol gösterici olarak yeterli kabul etmen, O’na güvenmen, O’ndan samimiyetle yardım istemen, inancını sorgulaman, gerçeğin peşinde olman, dini önemsemen ve Delil Üzerine yaşaman gerekmez mi? Atalarımızın yanlış üzere olduklarını gösteren çok sayıda ipucu var. İnsan aklına ters gelecek şeyler ve aynen diğer dini grupların inancında olan yanlışlar gibi. Sorun şudur; bizde onlar gibi atalarımızın düştüğü yanlışları görmezden mi geleceğiz?

Ataizm adını verdiğim atalar dinini, Kuran ayetleri ışığında ve farklı örneklerle incelemeye var mısın?


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 128
En / Boy : 13 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2017
₺20,50

Cemâlnur Sargut’un derlediği Meryem Suresi şerhlerinin üçüncü ve son kitabı Kulluğun Hakîkati:

Ken’an Rifâî Hazretleri, Hz. Meryem’in sâfiyetinden gelen ve Hz. Peygamber’de (s.a.s) tecellî eden kulluğun hakîkatini şu şiirle açıklıyor:

Kulluğu mü’minlerin bir ulu Sübhân’adır,

Hizmeti dervişlerin er olan insânadır.

Gördüğü mahbûbudur, arzûsu mâşûkudur,

Aşıka yok başka şey, varsa hep efsânedir.

Sâhib-i ilm ü edeb ârif-i billâh olur,

Mazhar-ı kalb-i selîm, hem tecellî-gâh olur.

Cümle bilgiden garaz, Hakk’ı görüp bilmedir,

Kim buna ermiş ise âleme o şâh olur.

Çok şükür Allâh’a ki eyledi ihsân bize,

Zulmet-i dünyâda bir mürşid-i âlî bize.

Şükr ile Ken’ân diyor, etti inâyet Hudâ,

Lutfedip oldu ayân Hak o cemâlden bize.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 296
En / Boy : 15 / 24
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2018
₺78,90

“Hayal gücünden yoksun” insanın talihsizliği ve çöküntüsü artık açıklanabilmektedir diyor Eliade: O, hayatın ve kendi ruhunun derin gerçeğinden kopmuştur. Hayal gücüne sahip olmak ise, dünyayı bütünselliği içinde görmektir, çünkü kavramsallaştırmaya gelmeyen her şeyi göstermek imgelerin görevidir. Efsanelerin, masalların, mitlerin gerilediklerini ve simgelerin dünyevileştiklerini gördük, ama bunlar hiçbir zaman kaybolmadılar. En silik varoluşta bile simge kaynamakta, en “gerçekçi” insan bile imgelerle yaşamaktadır.

Bir antropo-kozmos, evrenin küçük bir modeli olarak insan, bedenin simgeciliğine ve toplumların kendi çevreleriyle bağlantılı imgelemine, sembolleriyle örülmüş kültürünün derinliklerine nüfuz edebilir, böylece varlığının merkezindeki kozmik ritmleri yeniden bulabilir.

Eliade, bu zarif ve tutkulu olağanüstü kitabında, modern insan psikesinde simgelerin, mitlerin ve efsanevi konuların halen yaşamakta olduklarına dikkat çekerek, eski simgeciliğin ilk örneklerinin kendiliğinden keşfinin tüm insanlarda ortak bir olgu olduğunu göstererek, bunların sadece bir dinler tarihçisine değil, başta psikoloji ve edebiyat erbabı olmak üzere, uzman olmayan tüm okurlara da neler öğretebileceklerini ortaya koyuyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 207
En / Boy : 14 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2018
₺45,90

Kötülüğün kaynağı nedir? Ve dünyada neden bunca kötülük vardır? Basitçe, hisseden varlıklara acı verme olarak tanımlanabilecek kötülük, insanlığın en eski ve en ciddi sorunlarından biridir. Hayata ve yaşananlara anlam kazandırma arayışı, insanı daima bu dünyada karşılaştığı acıların kaynağını sorgulamaya itmiştir. Ve bu acı isterse binlerce kilometre uzakta, isterse yüzlerce yıl geçmişte meydana gelmiş olsun, bizim için her zaman dolaysız ve somuttur. Toplama kampındaki bir kurbanın, napalm bombasına maruz kalan küçük çocuğun veya savaş meydanında can vermekte olan askerin acısını empati yoluyla, dolaysız bir biçimde deneyimleyebilirsiniz. Ve bunlardan birinin bile acıya maruz kalmasının hoş görülemez olduğunun fark edilmesi, bize kötülük sorununu anlamak ve onunla mücadele etmek için mutlak bir sorumluluk yüklemektedir.

Jeffrey Burton Russell, kötülük kavramına çeşitli kültürlerde kişilik özellikleri yüklenmesinden yola çıkıyor ve konuyu anlaşılır kılmak adına “Şeytan” adını verdiği kötülüğün kişileştirilmesinin bir tarihçesini sunuyor. “Kötülüğün Tarihi” serisinin ilk kitabı olan Şeytan, antikiteden Yeni Ahit dönemine uzanan sürede Doğu’da ve Batı’da insanların kötülük sorununa nasıl yöneldiğini ele alıyor. Şeytan; iyi ve kötü kavramlarıyla mitolojik veya doğaüstü bağlamda ilgilenen kişilerden; tarih, felsefe, antropoloji, teoloji, sosyoloji, psikoloji alanlarının uzmanlarına kadar herkes için kaynak niteliği taşıyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 368
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2017
₺52,00

Kötülük, reddedilemez bir biçimde bu dünyada vardır; her birimiz, kendi yaşantılarımızda veya çevremizde meydana gelen olaylarda kötülüğü doğrudan deneyimleriz. Peki, onun ezeli varlığını, etkilerini ve sonuçlarını nasıl açıklarız? Izdırabın bizi sınadığı ve eğittiği görüşünden, günahlarımızın bir sonucu olduğu görüşüne kadar pek çok farklı açıklama ileri sürülmüştür. Kötülük, yalnızca özgür iradeden kaynaklanan eylemlerin sonucu mudur? Izdırabın derecesi ve miktarı neden bu kadar büyüktür?

Ayrıca kasırga ve kanser gibi doğal kötülükler nasıl özgür iradeden kaynaklanan bir günahın sonucu olabilir? Bu şekilde kurulan ilahi bir denge, sinir gazlarının, işkencelerin ve cinayetlerin olduğu bir dünyada, en aydınlanmış kişinin bile kavrayışını aşmaktadır.

“Kötülüğün Tarihi” serisinin ikinci kitabı olan İblis, Hıristiyanlığın yayılmaya başladığı dönemde Kilise babalarının ve teologların kötülük sorununa yaklaşımlarını ele alıyor. Jeffrey Burton Russell, bu ciltte Şeytan kavramına yönelik hem aydınlatıcı bir inceleme yürütüyor hem de kavramın gelişiminde etkili olan imgesel ve güçlü bakış açılarını sunuyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 336
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2018
₺45,00

Türk destanlarının ve mitolojisinin ana kaynağı Oğuznâme’dir. Ancak Oğuznâme’den yola çıkılarak Türk tarihi ve Türk kültürü doğru tasnif edilebilir. Çünkü “bütün bilimlerin anası tarih, onun da asıl kaynağı mitolojidir. Söz konusu Türk mitolojisi olunca, onun da özü Oğuznâme’dir.”

Oğuznâme, yeni araştırmalar ışığında, Türk mitolojisinin özü olan destan ve anlatıların özgün yapısı korunarak sade bir dille kaleme alınmıştır. Bu eser, kültürel yapımızın kökenine gidip onu detaylı bir şekilde açıklamakla yetinmiyor, aynı zamanda toplumsal bilincimizin nasıl şekillendiğini göstermek için dönemin devlet adamlarının düşünce biçimlerini de betimlemekten kaçınmıyor.

Bu yüzden  Oğuznâme’nin, her kesimden insanın Türk tarihi ve mitolojisini anlamak adına doğrudan bir bağlantı kurmasında etkili olacağını düşünüyoruz.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 336
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2018
₺61,60

Dünyanın Belleği Koleksiyonu Tanrılar, Kahramalar ve Canavarlar... Kronos çocuklarını neden yutar? Hades, kendisine eş olarak seçtiği Persephone’yi nasıl kaçırır? İason altın post’u nasıl ele geçirir? Hayal gücünüzü sarsacak ve uzun süre etkisinden çıkamayacağınız muhteşem güzellikte ve inanılmaz serüvenler...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 248
En / Boy : 13,5 / 18,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2010
₺12,00

Yunan mitolojisi, yüzyıllardır sanat, edebiyat ve kültür dünyasını etkilemektedir. Vazo resimlerindeki, gemma’lardaki, bronz ve taştan yapılma heykellerdeki betimler, genelde, yazılı kaynaklarda anlatılan mitoslardan daha erkene tarihlenmekte ve Yunanlıların tanrılar ve kahramanlar dünyasına nasıl baktıklarına ışık tutmaktadır. Bu eser, Eski Yunan’daki sanatçıların mitosları nasıl ele aldıklarını inceleyen bilimsel nitelikteki ilk geniş kapsamlı araştırmadır ve Antik Yunan dünyasının sanat, tiyatro, şiir, antropoloji ve diniyle ilgilenen okurlar için benzersiz ve vazgeçilmez bir kaynak kitap niteliğindedir. "Büyüleyici bir konu hakkında yararlı bir rehber" Antiques Bulletin


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 264
En / Boy : 15 / 21
Kağıt Cinsi : Kuşe
Basım Tarihi : .2007
₺157,50

Kimlik

Lütfi Kaleli, 2 Temmuz 1939 Malatya merkezinde doğdu. 9 Nisan 1962'de çıkartmaya başladığı günlük Sebat adlı gazetesiyle siyasal, sosyal ve kültürel çalışmalarda bulundu. 12 Mart darbesinden sonra 18 Mayıs 1971 sabahı gözaltına alındı. Diyarbakır sıkıyönetim emrine gönderildi. Serbest bırakılınca Malatya'dan ayrıldı, Ekim 1971'de İstanbul'a yerleşti. 1974'te kurulan Türkiye Yazarlar Sendikası (TYS) nın ilk üyerinden oldu. Yönetim Kurulu üyeliği ile Yayın ve Denetim Kurallarında görevler üstlendi. Hizmetlerinden dolayı TYS'nın 20. yaşını kutlama töreninde (1994) onur plaketi aldı.

1990 yılından bu yana Alevi-Bektaşi dernekleşme hareketinde yer alan ve Anadolu Aleviliği üzerine araştırmalar yapan Lütfi Kaleli, Alevi kimliğinin yasallaşması için dört yıldır hukuk mücadelesi veren ve 4.4.1995 tarihinde Yargıtay'ca onay gören Semah Kültür ve Araştırma Vakfı'nın Kurucusu Genel Başkanlığını yaptı. Yurtiçi, yurtdışı panel ve konferanslara katıldı. Çağrılı olduğu Sivas'ta 2 Temmuz 1993 cankırımını yaşadı, ölümün eşiğinden döndü. 1994 anma töreninde ilk kez verilen 1. Hacı Bektaş Veli Dostluk ve Barış Ödülü'nün ilk sahibi oldu. Türkiye ve Avrupa'daki örgütlü gücün aynı yıl oluşturduğu Alevi-Bektaşi Temsilciler Meclisi'nin ilk Başkanlığı'na seçilde.

Lütfi Kaleli'nin yayınlanmış olan yapıtları şunlardır:

  • Öyküler: Isdanbılı Gardaşım: Zöhre Bacı'dan Mektuplar (1972), Dişliler Arasında (1973), Dönek (1978)
  • Çocuk Öyküleri: Gül Üreten kız (1980), Horoz Şekeri ile Badem Şekeri (1980)
  • Romanlar: Görgü (1972), Haşhaş (1974), Kardeşlerin Kini (1976), Vakarlı Mamo (1980), Kooperatif Vurgunu (1990, 2. bası 1992), Köşker İmam (1992)

Araştırma, İnceleme, Derleme: Kimliğini Haykıran Alevilik (1990, 2. bası 1993), Tapılacak İlah (1991=, Mevlana, Yunus ve Hacı Bektaş Gerçeği (1993, 2. bası 1994), Sivas Katliamı ve Şeriat (1994, 2. bası 1994, genişletişmiş 3. bası 1995), Binber Çiçek Mozaiği Alevilik (1995 birinci bas "Alevilik Nedir, Ne Değildir" adıyla yapıldı, 2. ve 3. bası genişletilerek 1996'da yayımlandı, Tanrı İnsan (1996), Mitolojide İnanç ve Peygamber (1996)


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 476
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.1996
₺45,00

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 879
En / Boy : 21,5 / 14,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2003
₺127,56

Gündelik hayata dair bir kılavuz görevi gören ve kehanetler, haberler, tanrılara dair bilgiler ile mitolojik unsurlar içeren Bâbil Hemeroloji Serisi, Mezopotamya edebiyatının ve kültürünün en önemli duraklarından biridir. Dünya edebiyatını ve medeniyetimizi derinden etkilemiş, Hesiodos’un İşler ve Günler isimli takvimine de ilham vermiştir. Başta Bâbil Uğurlu ve Uğursuz Günler Takvimi olmak üzere; Ay tutulması, sunu, ibadet takvimlerini, Uğurlu ve Uğursuz Gün Listeleri’ni kapsar. Elinizdeki bu kitap, büyük Bâbil takvimlerinin öncülü niteliğindeki küçük takvimleri, Kral NaziMaruttaš Seçkisi’ni, Pers ve Helenistik dönem seçkilerini de içermektedir. Orijinal dillerinden (Bâbilce-Sümerce) ilk kez Türkçeye çevrilen bu muazzam kaynak Hasan Âli Yücel Klasikler Dizisi’nde okurlarla buluşuyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 440
En / Boy : 12 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2017
₺38,40
1 2 3 ... 6 >
Çerez Kullanımı