Dünya tarihindeki en aşağılık entrikalarından biri olan birinci Moskova Duruşması’ndan bu yana seksen beş yıl geçti. 16’lar Duruşması olarak da bilinen “Troçkist-Zinovyevci Terörist Merkez Davası”, 19 Ağustos’tan 24 Ağustos 1936’ya kadar, Moskova’da gerçekleşti. On altı sanığın tamamı vurularak ölüme mahkûm edildi ve kişisel eşyalarına el kondu.

On altı sanıktan on biri, 1917’den önce partiye katılmış, Ekim Devrimi’ni örgütlemiş ve ona önderlik etmiş, 1919’da Komünist Enternasyonal’i kurmuş, İç Savaş’ta (1918-1921) kahramanca savaşmış ve Sovyetler Birliği’ni dünyadaki ilk işçi devleti olarak inşa etmiş olan seçkin Yaşlı Bolşeviklerdi. Gerçek devrimcilerin yanında sanık sırasına oturarak anlamsız bir karışım oluşturan diğer beş sanık, Sovyet gizli polisinin ajanlarıydı.

Sedov’un kaleme aldığı Kızıl Kitap, Stalinist bürokrasinin Ekim Devrimi’nin kazanımlarını ve devrimi gerçekleştiren Bolşevik kadroları ortadan kaldırma planını teşhir etmesi açısından oldukça önemlidir. Bu kitap, Stalin’in temizlik harekâtının ilk esaslı teşhiriydi. Troçki bu kitabı, “paha biçilmez bir armağan … Kremlin’deki sahtekârlara yönelik ilk ezici yanıt” olarak tanımlamıştı.

Bugün, 1917 Ekim Devrimi’ne yol açan çözülmemiş bütün siyasi ve toplumsal sorunlar dünya ölçeğinde yeniden ortaya çıkıyor. Stalinizmi, Ekim’in devamı değil ama Ekim’e yönelik karşıdevrimci bir tepki olarak kavramak, önümüzdeki devrimci mücadelelere hazırlanmak açısından can alıcıdır.

Lev Sedov’un Moskova Duruşmalarını çözümleyen bu eserinin yeniden basımı, COVID-19 pandemisiyle birlikte kapitalist sistemin derinleşen krizi ve uluslararası sınıf mücadelesinin canlanması koşullarında sosyalizme ve klasik Marksizme, yani Troçkizme artan ilgiyi besleyecektir.


Basım Ayı/Yılı : 11/2021
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 237
Ağırlık : 237
En / Boy : 13,5 / 21,5
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺37,50

Burkanu'l-Gadab


Basım Ayı/Yılı : 3/2022
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 480
Ağırlık : 480
En / Boy : 17 / 24
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺340,00
Sermaye mi Dünya mı?

“Dünyanın sonu” ya da “kıyamet”, eski zamanlarda İsrafil’in borusunu öttürmesiyle başlayıp bir defada olup bitecek tekil bir olaydı. Şimdiyse “seküler” kıyamet, yani “bizim dünyamızın sonu”, ağır çekimde, alıştıra alıştıra gerçekleşiyor.

Bizim kıyametimiz, dünyanın bir felaketten bir başkasına sürüklendiği ekolojik çöküşün distopik dünyası. Farklı biçimlere bürünen bir çoklu krizler, çoklu felaketler zamanı. Zamana yayılan, farklı bağlam ve koşullarda farklı biçimlere bürünüp felaketli sonuçlar yaratan bir “eşitsiz ve bileşik kıyamet” devri.

Sermaye yıkmadan yaratamaz, “yaşayanları da ölüleri de öldürmeden” gelişemez, büyüyemez. “Felaket kapitalizmi” sadece afetleri yeni bir kâr kapısı, bir fırsat olarak değerlendirmekle kalmaz, aynı zamanda bilfiil felaket üretir, felaketin ekonomik değeri üzerine bina olur. Dolayısıyla felaket, “bir başka dünya” mücadelesinin merkezî bir alanı olmak zorunda. Bu kıyamet çağında ismine yaraşır her komünizm artık “felaket komünizmi” olmak durumunda. Günümüzün komünizmi ister istemez yaşanan yenilgilere ve daima eli kulağında olan felaketlere dair keskin bir duyguyla yüklü olacak. Çağımızın devrimci pratiği, felaket ile normallik arasındaki yanıltıcı ayrıma dayanarak değil, kapitalist felaketin içinde, ona karşı ve onu aşmaya dönük olarak şekillenecek.


Basım Ayı/Yılı : 9/2021
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 344
Ağırlık : 344
En / Boy : 13 / 19
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺85,00
1920’lerde Türkiye

Elinizde bulunan bu çalışma, hilafetin ilgasını, dönemin uluslararası ilişkileri çerçevesinde ele almakta ve bu süreci hazırlayan gelişmeleri değerlendirmeye tabi tutmaktadır.

1920'lerin sonlarına doğru kaleme alınmış olan bu çalışma, yirminci yüzyılın önemli tarihçilerinden biri olan ve uzun yıllar İngiliz istihbarat dairesinde de çalışmış bulunan Arnold J. Toynbee'nin hilafet problemine ilişkin gözlem ve değerlendirmelerinden oluşmaktadır.

Doç. Dr. Hasan Aktaş tarafından Türkçeye kazandırılan bu çalışmanın önemi; hilafet kurumunu tarihsel bir perspektifte ele alarak bu bağlamda verdiği sistematik bilgiden kaynaklanmaktadır.


Basım Ayı/Yılı : 8/2021
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 128
Ağırlık : 128
En / Boy : 14 / 21
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺93,50
Küresel Savaşın Kodları

Bu kitapta; insana, doğaya, kâinata hükmetme iddiasında olan “küresel ittifakın” dünya egemenliğine kapı aralayacak politik ve ekonomik davranışların arka planları, beş konu başlığı (kültür, sağlık, medya, spor, tarım) altında irdelenmektedir.

Kitapta beş bölüm altında geniş açıklamalarla izah edilen bu konular, dünyada işleyen küresel tezgâhı anlama noktasında önemli ipuçları sunmaktadır.

Yazar bu çalışma ile “beyaz adamın” adeta dünyayı işgal projesine dönüştürdüğü küreselleşmenin sacayaklarının doğru anlaşılarak yapılan sömürüye karşı belli bir bilinç ve farkındalık oluşturmasını hedeflemektedir.


Basım Ayı/Yılı : 8/2021
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 224
Ağırlık : 224
En / Boy : 14 / 21
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺110,50

Milli Görüş kurmaylarından Recai Kutan uzun yıllar devlet kademelerinde bürokrat olarak çalıştıktan sonra Prof.Dr.Necmeddin Erbakan'ın başlattığı mücadelede yerini almışErbakan'lı Hükümetlerde bakanlık ve genel başkan yardımcılığı görevinde bulunmuş; uluslar arası ırkçı emperyalizmin Erbakan'a koydurttuğu siyasi yasaklar dönemlerinde Milli görüş'ün kurduğu partilerde genel başkanlık görevi üstlenmiştir.Bir nezaket dürüstlük ve ahde vefa olan abidesi olan Recai Kutan şu an Saadet Partisi tgenel başkanı olark ezilensömürülenmaddi-manevi tüm alanlarda kuşatma altına alınan halkımıza karşı uygulanan ırkçı emperyalizmin planlarını akim kılmak için bütün gücüyle çalışmalaraına devam etmeüktedir.


Basım Ayı/Yılı : 2008
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 126
Ağırlık : 126
En / Boy : 13,5 / 21
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺80,00

1897´de Siyonist örgütleri, İsviçre´nin Basel şehrinde, Herzel adlı bir Yahudi´nin liderliğinde bir kongre akdettiler. Elde edilen başarılar dolayısıyla zafer programının temelini attılar.Bu program(Protokoller), sırasıyla varılacak hedefleri göstermekle kalmıyor,takip edilecek yolları,uyulacak kuralları da belirtiyordu.


Basım Ayı/Yılı : 2007
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 144
Ağırlık : 144
En / Boy : 13,5 / 21
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺75,00
The Case Of The Muslim City

Is it not time to search for paradigms beyond
capitalism and socialism?

The book argues that interactions between the claims of “ownership”, “control” and “use” can elucidate crisis in our environments through measuring responsibilities. Levels of responsibility created by propeties’ and individuals’ rights developed by societal systems, shape our attitudes and actions in most realms of urban life such as utilization, maintenance, investments, etc. In this edition, further arguments were added such as the impossibility of achieving sustainability and justice within socialism or capitalism.

In a letter of recommendation to Jamel Akbar, John Habraken, former chairman of the Department of Architecture at MIT stated: “I do not believe in all my years of teaching to have met another student who matched the combination of research skills and the ability for theoretical constructs that he brought with him to MIT.”

Reviews of the first edition
“Jamel Akbar has published an important contribution to the urban way of life in Muslim cities, as well as formulating and illustrating a research method for the study of architecture and urbanism in other societies and regions around the World.” Professor Roderich Lawrence,
Open House International

“This is an impressive work. Much has already been written about Islamic culture and urbanism but rarely has any study been as scholarly. …The significance of Akbar’s work lies in a vision of better awareness of the settlement process. In this sense, it is a major and definitive book.”

Professor David Cosling,
Rıba Journal


Basım Ayı/Yılı : 8/1997
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 378
Ağırlık : 378
En / Boy : 16 / 23,5
Cilt Tipi : Ciltli
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺750,00

Biz, istiklalimizi emin bulundurabilmek için heyet-i umumiyemizce (hepimiz), heyet-i milliyemizce (tüm ulus olarak) bizi mahvetmek isteyen emperyalizme karşı ve bizi yutmak isteyen kapitalizme karşı heyet-i milliyece (bütün ulusca) mücahedeyi (savaşmayı) caiz (gerekli) gören bir mesleği takip eden insanlarız…

-Mustafa Kemal ATATÜRK

Biz, Ulusal Kurtuluş Savaşı’na ve bu savaşın yüce komutanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e inançla bağlıyız. İlerici düşüncemizin odağına “Kemalist” düşüncenin kutsal bağımsızlık harcını koyarız. Ulusal Kurtuluş Savaşı’nı benimsememiş düşünce ve akımlarla hiç ama hiç bağdaşmayız.

-Uğur Mumcu


Basım Ayı/Yılı : 9/2022
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 9
Sayfa Sayısı : 512
Ağırlık : 512
En / Boy : 12 / 20
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺130,00

IMKB’de Mr. Speedy ile PANDA arasındaki hesaplaşmanın 20.000.000 dolarlık bir türbülans yaratacağını ve “Game in Game” yaparak 20.000.000 dolarlık SNOWYCHEM’i Mr. RIGHTFUL ATTACK, DARKMAN ve Mr. THUNDER’ın uhdelerine geçireceğini ve hiç sermaye koymadan bir haftada RAOS A.Ş.’yi var edeceklerini Mr. SPEEDY bile görememişti; ama Jack the Lawyer (JL) , vurgunu yapanların tam ortasında idi ve terazi elindeydi. SPK vurgunun farkına varmıştı, vurguncularsa çok hızlıydı; fakat her koşulda, terazi peşlerindeydi.
Gücün karanlık tarafı, günümüz Türkiye’sinin DARK SIDE’ı ve “HALKA AÇIK HOLDİNG”inde vurgun kovalamacasını soluk soluğa okuyacaksınız. LARUS`tan sonra JACK’in yeni macerası.

Basım Ayı/Yılı : 2/2022
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 169
Ağırlık : 169
En / Boy : 13,5 / 21
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺75,00

Bir lider bir halkı ne kadar etkileyebilir?

Etkili ve kalıcı çözümler için liderin misyonları nelerdir?

Bir seçimde halk ne düşünür?

Başarılı liderlerin hayatlarından kesitler ve başarı hikâyeleriyle birleştirilerek bir liderin kılavuzu olabilecek bu kitapta liderin görevleri, vasıfları ve propaganda araçları tartışılmıştır. Demokratik ülkelerde her zaman olacak seçimlerde lideri başarıya taşıyacak başlıca ipuçlarının anlatıldığı eser, salt bir seçim için değil her seçimde kullanılabilecek öneriler ve yapıcı yorumları ihtiva etmektedir. Bu önerileri ve yorumları dikkate alacak her lider başarılı ve etkili olma yolunda hedefine bir adım daha yaklaşacaktır.

Seçimlerde başarılı olmak isteyen bir liderin başucu kitabı olabilecek bu eserdeki stratejiler sadece bir siyasetçiye seçim kazanmanın şifrelerini sunmakla kalmıyor, siyaset ile ilgilenmeyen bireylerin de liderlik yönüne vurgu yapıyor.


Basım Ayı/Yılı : 1/2019
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 94
Ağırlık : 94
En / Boy : 14 / 21
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺75,00

Birey ve toplumların, Allah’ın sadece kozmolojik düzeyde değil, beşerî düzlemde de tarihe ve topluma müdahale ettiği gerçeğini ıskalayan bir siyasal ve stratejik anlayışa sahip olmaları, gerçekte eksik, yetersiz, derinliksiz ve seküler bir paradigmanın ürünüdür.
Bundan dolayı kadim külleri, kökleri, mimari ve sanatsal eserleri halen ayakta duran, Amold Taynbee’nin ifadesi ile “durdurulmuş bir medeniyet” olan İslam dünyasının, yeniden toparlanıp sadece Müslümanların değil, tüm insanlığın selameti için kendi düşünce, ilim, irfan, beyan ve burhan geleneğini tekrar tam bir vukufiyetle keşfederek bu temellerin ışığında, küresel ölçekte yeni bir medeniyet hamlesi yapması kaçınılmazdır.
İslam dünyasının ve küresel ölçekte tüm bir insanlığın en az 200 yıldır takip ve taklit ettiği Batı medeniyeti ve “Vahşi Kapitalist Üretim Tarzı” artık milletleri ve tüm bir varoluşu, iflasın, çöküşün ve yok oluşun eşiğine getirmiştir.


Basım Ayı/Yılı : 5/2021
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 300
Ağırlık : 300
En / Boy : 14 / 21
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺90,00

Bu kitap, Batı Şeria ve Gazze'de faaliyet gösteren iki İslami yönelimi incelemektedir. Bu yönelimler, İhvan-ı Müslimin ve İslami Cihad hareketleridir. Bu araştırmada iki İslami yönelimin doğuşu, gelişimi, her birinin temel kalkış noktaları, bu iki hareketin anlaştığı ve ihtilaf ettiği noktalar, Filistin sorununa yaklaşımları, FKÖ ve bu örgütün şemsiyesi altında bulunan diğer ulusal hareketlerle ilişkileri, 1987 yılı Aralık'ında Batı Şeria ve Gazze'de alevlenen halk intifadasında oynadıkları roller ve tüm bu konularla yakından alakalı bir takım meseleler ele alınmaktadır.
Yazarın temel hedefi, İslami hareketin Batı Şeria ve Gazze'de gelişimini gözlemlemek ve Filistin'le alakalı bazı konulara yönelik tutumlarına ve tezlerine ışık tutmaktır. Bu araştırma, gizli bilgilere değil, bizzat yazarın biraraya getirdiği, bir çok kaynakta yayınlanmış bilgilere dayanmaktadır. Yazar, çalışmasını İslami hareketin yayınlarına, bildirilerine, belgelerine, ulusalcı hareketlerin açıklamalarına, Arap ve batılı ikincil kaynaklara başvurarak gerçekleştirmiştir.

Basım Ayı/Yılı :
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 216
Ağırlık : 216
En / Boy : 12,5 / 19,5
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺61,50

Demokrasiyi de kalkınmayı da belirleyen temel kavramlar içinde, hukukun üstünlüğü ve eğitim önemli yer tutar. Katılımcı demokrasi ve hukukun üstünlüğü, aynı zamanda medenileşmenin bir göstergesi olmakla birlikte, ekonomik kalkınmanın da temel altyapısıdır.

Bizim gibi gelişmekte olan ülkelerde, halkın refahı için GSYH’da büyüme tek başına yeterli olmaz. Ayrıca hukuk ve demokrasi değerleri de kapsayan ülke kalkınması sağlanmalıdır.

Söz gelimi, petrol üreten bazı Arap ülkelerinde olduğu gibi, gelir artışı yüksek ve fakat yaşam kalitesi düşük, katılımcı demokrasiye sahip olmayan bir toplum gelişmesini tamamlamış bir toplum değildir.

Son yıllarda dünyada artan despot yönetimler, ister seçimle isterse darbe ile gelsin, ya da bir Emir veya bir kral olsun, başta kalabilmek için devlet imkânlarını kullandırmak ve dağıtmak, popülizm yapmak zorundadır. Popülizmde kaynaklar etkinlik kriterlerine göre değil, siyasi hedeflere göre dağıtıldığı için büyüme de sağlanamaz.

Despotik rejimlerde eğitim de diktatörün ideolojik çizgisinde olur. Eğitimsiz kalkınma sağlanamaz. Tarihi gerçekler bize, demokrasi, insan hakları ve siyasi özgürlüklerin gasp edildiği toplumlarda, toplumsal tepkilerin kaçınılmaz olduğunu gösteriyor.

Medyanın tamamıyla çöktüğü bir konjonktürde, kitabımın demokrasi ve kalkınmamız için, bir çoban ateşi anlamı taşıyacağına inanıyor; tarafsız ve objektif olmasına çalıştığım düşüncelerimin insanlık için demokrasi ve kalkınma bilincini bir adım ileri taşımasını umuyorum.

(Prof. Dr. Esfender Korkmaz)


Basım Ayı/Yılı : 2020
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 255
Ağırlık : 255
En / Boy : 14 / 21
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 1. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺120,00

"... biz Marksizmi entellektüel gevezelik ve dünya devrimci hareketinin trafik polisliğini yapmak için okuyup öğrenmiyoruz. Biz dünyayı değiştirmek için, dünyanın Türkiye'sinde devrim yapmak için marksizmi öğreniyoruz." (İddianame I, say. 13)
"İşte biçim ile özü birbirine karıştıran, öz yerine biçimde kesinkes ilkeler arayarak dünya devrimci hareketinin Trafik Polisliğini yapmaya kalkanların teoride sonu metafiziğin bataklığında kulaç atmaktır." (Aydınlık 20)
"... Gerçek anlamda birlik, bilimsel sosyalizmin temeli üzerinde kurulabilir. Birlik, şu veya bu kişinin etrafında kümelenmek değildir. Hareketin birliği, leninizmin ilkeleri üzerinde birliktir." (A.S.D.'ye açık mektup broşüründen)
"Ne yardan, ne yerden diyerek, ne marksistlikten vazgeçen, ne de bunun gereklerini böyle bir ülkede yerine getirebilecek niteliklere sahip olan, korkak, tabansız, pasifist küçük burjuva entelektüel bozuntularının marksist akımdaki bozguncu düşüncelerinin temelinde ülkenin bugünkü koşullarının zorluğunu aramak gerekir." (Aydınlık 15)

İstanbul Sıkıyönetim Komutanlığı 2 Nolu Askeri Mahkemesi'nin 26.5.1982 günlü; Kayıt No: 1980/98, M. Esas No: 1980/118 Karar No: 1982/261 sayılı kararıyla BERAAT etmiştir.


Basım Ayı/Yılı : 2023
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 506
Ağırlık : 506
En / Boy : 12 / 19,5
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺238,00

Siyasi savunma denince akla gelen ilk davalardan biri, hukuk tarihine Dimitrov’un savunmasıyla geçmiş, 1933 yılında yapılan Leipzig Duruşması’dır. Bu davada –daha sonra Naziler tarafından yapıldığı ortaya çıkacak olan– Reichstag yangını Georgi Dimitrov’un ve komünistlerin üstüne atılmaya çalışılmıştır. Bu sayede bu provokasyonla ülkede olağanüstü hal ilan edip tüm muhaleti ezen Adolf Hitler’in ve Nazi partisinin iktidara el koyuşu meşrulaştırılmak istenmiştir.
Georgi Dimitrov, mahkemenin kendisine vekil olarak atadığı avukatın acındırma ve olayı adli bir savunma olarak ele alma çabalarını reddedip davayı en başından itibaren politik bir dava olarak nitelendirmiş ve kendi siyasi savunmasını yürütmüştür.
Gece gündüz bileklerinde zincir taşıdığı, konuşmasına ve soru sorulmasına müdahale edildiği, gerekli tutanaklardan ve belgelerden yoksun bırakıldığı, defalarca mahkeme salonundan atıldığı Reich Mahkemesinde Dimitrov, faşist savcıların, düzmece tanıkların karşısında dimdik durmuş, bizzat Göring ve Goebbels’in yüzüne bir komünist olduğunu, hiçbir komünistin böyle bir eylemde bulunmayacağını ve bu yangının bir Nazi provokasyonu olduğunu haykırmıştır.
Siyasi Savunma ve Faşizmin Yargılanması’nda, derhal uluslararası kamuoyunun ilgi odağı ve faşizme kendi mahkeme salonunda direnmenin sembolü haline gelen bu duruşma sürecini, Dimitrov’un elleri zincirliyken yazdığı mektuplar, dilekçeler, mahkeme tutanakları, röportajlar aracılığıyla öğreniyor, hazırlık soruşturmasından, en son ana dek tüm süreci belgeleriyle takip ediyoruz.


Basım Ayı/Yılı : 2023
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 274
Ağırlık : 274
En / Boy : 13,5 / 21
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺173,00

Kapitalizm, Sosyalizm ve Demokrasi, 20. Yüzyıl’da yazılmış en önemli sosyal teori eserlerinden biridir. Schumpeter’in kapitalizmin tohumlarının zayıflamasının içsel olduğu iddiası ve onun aynı şekilde merkeziyetçi sosyalizme olan düşmanlığı kitabın 1942’deki ilk basımından bu yana okuyucuyu şaşırtarak ilgi ve kimi zaman öfke çekmiştir. Kapitalizmi de sosyalizmi de savunmayı reddederek Schumpeter, hem kendi döneminin hem de günümüzün toplumsal hareketlerinin çok daha sağlıklı bir değerlendirmesinde büyük ve orijinal bir katkı yaparak kendisinden sonra geleceklerin önünü açmayı başarmıştır.

Üçüncü edisyondan yapılan bu çeviride, dünyanın önde gelen ekonomistlerinden biri olan Joseph Stiglitz’in yeni bir önsözü de yer almaktadır.


“Sosyoloji veya ekonomi üzerine hangi düzeyde olursa olsun bir şeyler söyleyen hiç kimsenin bihaber olma lüksünün olmadığı bir eser.” 
— New English Weekly

“Joseph Schumpeter’in başyapıtı olan Kapitalizm, Sosyalizm ve Demokrasi, küreselleşmenin mantığını anlamada kilit bir ilke olan kapitalizmin ‘yaratıcı yıkım’ sürecini açıklıyor.”
— Thomas L. Friedman, Foreign Policy

“Büyük ekonomist Joseph Schumpeter, yeni endüstrilerin yükselişinde inovasyonun rolünü, mevcut endüstrilerin yaratıcı yıkımını ve refah artışını vurgulamıştır.”
— Richard Florida, The Atlantic

“20. yüzyılın önde gelen ekonomisti.” 
—Steve Forbes, Forbes

“Keynes 20. Yüzyıl’ın en önemli ekonomistiyse, Schumpeter de 21. Yüzyıl’ın en önemli ekonomisti olabilir. ... Schumpeter’in ekonomik anlayışı çok parlak. ... Uzun vadeli ekonomik büyümeyi -girişimcilik ve işletmeyi- ekonomi disiplininin gündeminin en üst sırasına koymaya çalışıyor. ... Kapitalizm, Sosyalizm ve Demokrasi mükemmel.” 
— J. Bradford DeLong, Chronicle of Higher Education

“21. Yüzyıl’ın en önemli iktisatçısı Adam Smith veya Keynes değil de, Joseph Schumpeter olacak gibi görünüyor. Schumpeter’in en önemli katkılarından biri, meşhur tanımı olan “yaratıcı yıkım” süreci aracılığıyla büyümeyi teşvik etmek için inovasyonun ve girişimciliğin muazzam gücüne yaptığı vurguydu. 
- Lawrence H. Summers, eski Hazine Bakanı

“Schumpeter bize dünyanın gerçekte nasıl işlediğine dair çarpıcı bir kavrayış verdi. Şu anda Schumpeter Çağında yaşadığımız söyleniyor. ... Schumpeter büyük bir bilgindi ve bugün Wal-Mart’ın yükselişinden refah hoşnutsuzluğuna kadar her şeye göz kamaştırıcı bir kavrayış sunuyor.” 
— Newsweek

“20. yüzyılın en etkili ekonomisti. ... Bu kitabın ilk ortaya çıkışından bu yana geçen yıllar, Schumpeter’in büyük bir üstat olduğunu kesinlikle kanıtladı.”
— Peter Drucker, Fortune

Schumpeter, 20. Yüzyıl iktisatçılarının en ileri görüşlüsüydü. Kapitalizme ve yaratıcı yıkıma odaklanması onu küreselleşmenin peygamberi yaptı.” 
— The Nation

“Klasik eseri Kapitalizm, Sosyalizm ve Demokrasi’de Schumpeter, beklenmedik inovasyonların pazarları nasıl yok ettiğini ve yeni servetlere yol açtığını anlattı.” 
— New York Times

“Büyük ekonomistler arasında.” 
— Harper’s Magazine

“Bir ekonomi üstadı.” 
— The Economist

“Kapitalist Avrupa uygarlığının şimdiye kadar yazılmış en büyük savunması. ... Schumpeter, Amerikan liderlerini kapitalist sistemi korumaya ikna etmek için herkesten fazlasını yaptı”
— American Conservative

“Schumpeter’in harika kitabı, 1942’de yayınlanmasından bu yana bir klasik oldu. Ancak 2008’in Büyük Çöküş’ü onu eskisinden daha da anlamlı hale getirdi. 2008 sonrasında Kapitalizm sorgulandı ve bir alternatif olduğu iddia edilen Sosyalizm popülerlik kazandı; ve şimdi ise endişe verici küresel gelişmeler Demokrasiyi tehdit ediyor. Bu kitap hâlen hem güncel hem de geleceğe dönük.”
— Geoffrey Hodgson, İşletme Profesörü, Loughborough Üniversitesi, İngiltere

“Modern kapitalist ekonomilerin nasıl işlediğine dair meslekten olmayan bilgili kitlenin bakış açısı uzun süredir Schumpeterci olmuştur. Ancak günümüzün akademik iktisat disiplini Schumpeter’i çok az tanımaktadır. Bu kitap disiplinimizin düşünme ve yazma şeklinin merkezine neden Schumpeteryen perspektifi yerleştirmek gerektiğinin gerekçesini sunmaktadır. Schumpeter’e katılıyorum. Ve bu konuda herhangi bir şüphesi olan okuyucuların, kitabın iyi geliştirilmiş argümanları tarafından ikna edilmeleri çok muhtemeldir.”
— Richard Nelson, Ekonomi Profesörü, Columbia Üniversitesi, ABD

“Teknoloji, finans, kalkınma ve krizleri iktisadî düşünce tarihi boyunca ilişkilendiren Joseph Schumpeter, 20. Yüzyıl’ın en eksiksiz ekonomisti olabilir. Yine de popülaritesi 1990’ların başında, “yaratıcı yıkım” kavramının enflasyonsuz hızlı ekonomik büyümeyi açıklamasıyla doruğa ulaştı. Şimdi Burlamaqui ve Kattel, Schumpeter’in bakış açısını günümüz sorunlarına yönelten seçkin bir araştırmacı grubunu bir araya getirerek hepimize büyük bir iyilik yaptılar. Onların çalışması, buna şiddetle ihtiyaç duyulduğu bir zamanda neo-klasik ekonomik ortodoksiye karşı en yararlı panzehirdir!”
— Erik S. Reinert, Teknoloji Yönetişimi ve Kalkınma Stratejileri Profesörü, Tallin Teknoloji Üniversitesi, Estonya


Basım Ayı/Yılı : 2022
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 452
Ağırlık : 560
En / Boy : 16 / 24
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺185,00

İlk baskısı 1995 yılında yapılan İslâm, Demokrasi ve Türkiye'nin üçüncü baskısındaki genişletme ile birçok yayınlanmamış konuşma ve makale de bu derlemeye eklenmiştir.

İlk yayınlanma tarihlerinin ardından geçen uzun zamana rağmen ağırlığından bir şey kaybetmeyen bu makaleler derlemesini okuyanların fark edebileceği gibi bu süre zarfında ülkede meydana gelen birçok gelişmeye, hatta bazı alanlarda kökten dönüşümlere rağmen demokratikleşme ve hoşgörü alanlarında fazla bir mesafe kat edilmemiş görünmektedir.

İslâm felsefesi ve düşüncesi alanında uzmanlığıyla tanınan Prof. Arslan'ın son edisyon için kaleme almış olduğu önsözde belirttiği gibi umudu tamamen yitirecek kadar karamsar olmak doğru olmasa da İslâm dünyasında ve özelde Türkiye'de Batılı anlamda demokratik bir toplumun ortaya çıktığını ve kalıcı bir varlık kazandığını görmek için epey bir zamana ve farklı alanlarda gerçekleştirilmesi gereken çok sayıda büyük atılımlara ihtiyaç var.

Bu eser, okuyucu için ilk baskısından bu yana geçen çeyrek asırdan uzun süre içinde nelerin değiştiğini, nelerin değişmediğini görmek; İslâm, demokrasi ve modernleşme tartışmalarında nerelerden geçip hangi noktalara vardığımızı veya varamadığımızı değerlendirmek için hem bir tarihi cetvel hem de kuramsal bir pusula işlevi görebilir.


Basım Ayı/Yılı : 2022
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 4
Sayfa Sayısı : 405
Ağırlık : 405
En / Boy : 15 / 23
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺164,00
Özgürlük Hakkı mı, Güvenlik Paranoyası mı?

Gerhart Baum bu kitapta, İçişleri Bakanlığı yaptığı dönemde yurttaşlık hakları terör korkusunun çarklarına takıldığında, her yurttaşın büründüğü boyun eğme ruhunu betimliyor. Polis, gizli örgütler ve ordu arasındaki sınırların yavaş yavaş nasıl ortadan kalktığını ele alan Baum, çoğu yurttaşın sivil haklar karşısındaki büyük ilgisizliğini gözler önüne seriyor. Kitap aynı zamanda insan haklarının bütün dünyada tutarlı bir şekilde uygulanması yönünde bir savunma.

“Demokrasinin tehdit altında olduğu Almanya’da bizler temel hakların ancak her gün kullanılması halinde canlı kaldıklarını deneyimledik. Terör ve kriminalite ya da siyasi aşırılıklar asla temel hakların ortadan kalkmasına neden olmamalı. Ciddi bir tehdit anında sınırlandırılmaları elbette mümkün, ancak sadece geçici bir süreliğine ve çok katı kurallara bağlı olarak. Ciddi bir sorun olmadan özgürlüklerden vazgeçerek özgürlüğü savunamayız. Hele insan ve yurttaşlık haklarının siyasi görüşler baz alınarak hükümetler tarafından sınırlandırılması kesinlikle mümkün değildir. Yürürlükteki uluslararası hukuk bunu engeller.”


Basım Ayı/Yılı : 2021
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 198
Ağırlık : 198
En / Boy : 13 / 19
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺95,00

Modern Çağ’ın tüm siyasi sistemleri, birbirinden farklı üç ideolojinin ürünüdür: ilki ve en eskisi liberal demokrasidir; ikincisi Marksizm’dir ve üçüncüsü de faşizmdir. Bu sistemlerden son ikisi, yani Marksizm (ve türevleri) ile faşizm (ve alt kolları) başarısız olarak tarihin sayfalarında kaybolmuştur – liberal demokrasi ise artık bir ideoloji olarak değil, toplumların ‘varsayılan ayarı’ gibi faaliyet göstermekte ve dünya kamuoyunda temel standart olarak genel kabul görmektedir. 21. yüzyılın başlangıcında liberalizm tarafından hükmedilen günümüz dünyası bir post-politik gerçekliğin kıyısındadır: liberalizmin değerleri bu gerçeklikte yaşayan insanların hayatlarına o kadar yerleşmiştir ki, insanlar artık liberalizmin bir ideoloji olduğunu ve bu çerçevede hareket ettiğini fark ve idrak edemez hâle gelmişlerdir. Bunun neticesinde, tüm dünyayı bir ‘evrensel ayniyet’ zihniyetinin sarmalına çekerek halkları ve kültürleri eşsiz kılan her şeyi yok eden liberalizmin, dünya siyaset söyleminde tekelleşmesi yönünde bir tehlike baş göstermiştir.

Sovyet dönemi sonrası Rusya’nın en ünlü ve saygın siyaset bilimci ve jeostratejistlerinden birisi olarak kabul edilen, Rus gücünün Amerikan hegemonyasına karşı bir denge merkezi olarak hareket edebilmesi adına çok kutuplu bir dünya düzeninin temsilcilerinden biri hâline gelerek küresel arenaya geri dönmesini savunan, Avrasyacılık Hareketi’nin önde gelen isimlerinden Profesör Aleksandr Dugin’e göre ise, liberalizmin yarattığı bataklığı kurutmak için gereken şey, dördüncü bir siyaset teorisinin geliştirilmesidir – bu öyle bir teori olmalıdır ki, ilk üç ideolojinin enkazları içerisinde gezinerek her birinin yararlı olabilecek unsurlarını tespit etmeli ve bünyesine katmalı, ancak kendi içerisinde yenilikçi ve benzersiz kalmayı başarmalıdır.


Uzun yıllardır Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in danışmanlığını yapmakla kalmayıp bugünün Rus jeopolitik stratejisinin yönünü de aktif olarak etkileyen ve “Amerikan İmparatorluğu mutlaka yok edilmelidir!” dediği için Amazon.com gibi Amerikalı nice web alışveriş sitesinde eserlerinin satışı yasaklanan Profesör Dugin, Dördüncü Siyaset Teorisi isimli eserinde son iki yüzyılın ideolojik tahlilini ortaya koyduktan sonra dünyanın siyasi geleceğinin gidişatını pekâlâ şekillendirebilecek yepyeni bir fikre giriş yapıyor ve okurlarına adım adım takip edilecek bir siyasi programdan ziyade, böylesi bir teorinin neşvünema imkânı bulmasını sağlayacak parametreleri sunarak bu kapsamda ele alınması gereken konuları özetliyor.


Basım Ayı/Yılı : 2022
Basım Yeri :
Baskı Sayısı :
Sayfa Sayısı : 344
Ağırlık : 344
En / Boy : 13,5 / 21
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺90,00

Bill Gates, hastalıklarla mücadele etmek, Dünya'daki gıda kıtlığını çözmek ve yoksulluğu azaltmak için uğraşan iyi huylu ve hayırsever bir Melek mi?

Bugün dünyada 6,8 milyar insan var. Şimdi yeni aşılar, sağlık hizmetleri, üreme sağlığı hizmetleri üzerinde gerçekten harika bir iş çıkarırsak, bunu belki de yüzde 10 ila 15 oranında düşürürüz. Diyen bir Şeytan mı?

Aile planlaması, doğum kontrol araçları, kısırlaştırma ve “nüfus kontrolü” örtüsü altında öjenik programını ilerletmek üzere kurulmuş Nüfus Konseyi’ne başkanlık eden Bill Gates;

hCG hormonu içeren doğurganlığı düzenleyici tetanoz aşısı ile “Başta Türkiye olmak üzere Hindistan, Bangladeş, Pakistan, Nijerya, Meksika, Endonezya, Brezilya, Filipinler, Tayland, Mısır, Etiyopya ve Kolombiya’yı neden hedef aldı?

Yine;

-Afrikalı çocuklar laboratuar faresi olarak neden kullanılmaktadır.

-Pakistan'da test edilmemiş çocuk felci aşıları yoluyla 10.000 çocuk neden öldü?

-Hindistan'da HPV aşısı yapılan 9–15 yaşları arasındaki 23.000 yoksul kız, ölümcül ilaçlara neden maruz kaldı?

Bir Melek bunları yapabilir mi?

Yazar Hakkında: ALİ KUZU; Türkiye yakın siyasi tarihi, Alevilik, Bektaşilik, derin örgütler gibi pek çok konu üzerine kitaplar kaleme alan Ali Kuzu, araştırma ve tarih türünde eserler üretmeye devam etmektedir.
Kullanılan Reklam Mecraları : Sosyal Medya mecraları., Basın kuruluşları.


Basım Ayı/Yılı : 2021
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 400
Ağırlık : 400
En / Boy : 14 / 23
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺180,00

Dini ve din içi çoğulculuk olgusu modern toplumların en çok göze çarpan dini/kültürel niteliklerinden biridir. Tüm dünyanın yaşadığı şehirleşme, küreselleşme, bireyselleşme ve sekülerleşme süreçleri bu olgunun gelişmesinde ve yayınlaşmasında büyük rol oynamıştır. Günümüzde ortaya çıkan tablo tüm toplumların hem dini hem de din içi çoğulculuk olgusunu –farklı düzeylerde olsa da- yaşamakta olduklarıdır.

 

Dini ve din içi çoğulculuk olgusunun Türkiye’deki yansımasına bakıldığında, bu olgunun daha çok din içi çoğulculuk şeklinde kendini göstermekte olduğu söylenebilir. Türkiye toplumunun tarihsel ve küresel faktörlerin etkisiyle bugün geniş çapta bir din içi çoğulculuk olgusuyla karşı karşıya olduğu söylenebilir. Bu yeni yapının açıklanması ve anlaşılması büyük önem taşımaktadır.


Basım Ayı/Yılı : 2023
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 76
Ağırlık : 76
En / Boy : 13,5 / 21
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺46,50

Türkiye SiyasetindModern devletler, egemenlik alanları içinde cinayet işlemeksizin adam öldürmenin meşru olduğu alanlar inşa etti. Egemen karşısında tüm insanlar potansiyel olarak öldürülebilir, bu eylem cinayet sayılmıyor. Çünkü egemen ve egemen devlet karşısında yurttaşların değeri yoktur.
İmperium (öldürme yetisi) belirsizlik mıntıkaları yaratır. Egemenin varlık nedenini tehdit edince öldürmeyi kendinde bir hak olarak görür. Mantığında devamlılık vardır.en Yansımalar


Basım Ayı/Yılı : 2023
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 205
Ağırlık : 205
En / Boy : 13,5 / 21
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺67,50

Bir algı yönetimi olarak örnek projelerle siyasetçilere “Hizmet Kılavuzu” niteliğindeki bu çalışmayı “Seçim Kılavuzu” başlığıyla sunduk. İçerik itibarıyla özelde ‘iyi bir belediyecilik’ örneği sergilemesi gereken belediye başkan adayları ve başkanları, genelde ise herkesin istifade edebileceği mütevazı bir çalışmadır.

Her ne kadar bu çalışma, milletvekili adayları ve milletvekilleri üzerinden kurgulanmasa dahi onlar da bu çalışmadan azami derecede istifade edebileceklerdir.

Çalışmamızda yer alan örneklemelerde herhangi bir kurum veya kişiyi zemmetmek gibi bir hedef gözetilmemiştir.


Basım Ayı/Yılı : 2023
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 152
Ağırlık : 152
En / Boy : 16 / 24
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺156,75

Bu kitabın amacı, siyasal ideolojinin ortaya çıkışının kapsamlı bir tahlili değil, kişilerin siyasal ideolojileri, gruplar halinde benimsemelerinde, bireysel karar alma maliyetinin rolüne dikkat çekmektir. Seçmenin “Rey Kullanırken” verdiği oyun bir “oyun” olarak, kendisinin “koyun” gibi kullanılarak siyasi (menfaatleri için)tarafından vaadler-icraatlar konusunda “satışa” gelmiş mi gelmemiş mi? Bunun tespitini yapmak amaçlı temiz siyaset ve siyasetçi kavramını sunduk. Oy sizin, karar sizin. İktidar, meşruiyet ve egemenlik .İktidar kavramı birey veya topluluğun başka birey veya topluluk üzerinde kendi istediklerini yapabilme veya yaptırabilme gücüdür. .Siyaset disiplini içerisinde iktidar daha genel bir anlam yüklenmiş ve bir devletin içindeki tüm birey ve gruplar üzerindeki hâkimiyeti kapsamıştır. .Siyâsî iktidarı diğer iktidar unsurlarından ayıran en önemli özellik ise meşru olma gücüdür. Meşruiyet siyasi iktidarı, yönetilenler için makul seviyede olması için, halkın rızasına dayandırmasıdır. .Bir diğer deyişle iktidar ile toplum arasında karşılıklı rıza ile yapı­lan sözleşmedir. Egemenlik kavramı Latince superanus olup “en üstün iktidar” anlamına gelmektedir. Siyaset disiplini literatürüne sokan Bodin’dir. Jean Bodin egemenlik için ‘birçok ailenin ortak çıkarlarının, egemen bir güçle yönetil­mesi’, Thomas Hobbes;’bireysel kudretlerin toplamını egemenin kendi iradesine göre kul­lanmak yetkisi’ olarak tanımlarlar. 
.Günümüzde ise egemenlik anayasalar aracılığıyla sınırlanmakta, güçler ayrılığı ilke­siyle bölünmekte ve seçimler aracılığıyla devredilmektedir. Aristo sınıflandırması •Ortak iyiliği amaçlayan tekin yönetimi: Monarşi •Ortak iyiliği amaçlayan azınlığın yönetimi: Aristokrasi •Ortak iyiliği amaçlayan çoğunluğun yönetimi: Politeia •Tekin çıkarını amaçlayan tekin yönetimi: Tiranlık •Zenginlerin çıkarını amaçlayan azınlık yönetimi: Oligarşi •Yoksulların çıkarlarını amaçlayan çoğunluğun yönetimi: Demokrasi


Basım Ayı/Yılı : 2022
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 384
Ağırlık : 384
En / Boy : 13,5 / 21
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 1. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺120,00
Son Başkanın Çeçenistan Hatıraları

Kafkasya’da Çeçenlerin yüzyıllara yayılan özgürlük ve direniş mücadelesi “saygınlık” ve “onur” hisleri uyandırıyor. İnsanlığın direniş tarihinde büyük bir anlatı bu. Ne yazık ki bu anlatının son bölümü iyi gitmedi..

Zakayev’in 1990-2000 arası süreci kapsayan kitabı kişisel bilgi ve gözlemlerimizi teyit eden, zenginleştiren ve kavrama gücümüzü artıran çok önemli ayrıntılar içeriyor. Bir tiyatrocunun, bir bakanın, bir savaşçının, sürgünde bir başbakanın, yaralı bir Çeçen’in anıları.

-Fehim Taştekin


Basım Ayı/Yılı : 2021
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 520
Ağırlık : 520
En / Boy : 14 / 21
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺125,84
Metal İşçilerinin Sömürüye ve İşbirlikçi Sendikal Düzene İsyanı

Bu kitap 2015 yılında Bursa'da patlak veren metal işçilerinin büyük isyanını konu alıyor. Onun canlı ve anlaşılır bir tablosunu sunmayı, işçi sınıfının tarihsel belleğine aktarmayı hedefliyor.

Bu isyanın “Metal Fırtına” olarak adlandırılması boşuna değil. Çünkü tanık olduğumuz hareket Türkiye işçi sınıfı tarihinde eşi az bulunur çapta bir olaydı. Bursa'da Renault fabrikasında 14 Nisan günü tabak dövme olarak ortaya çıkan ilk hareket günler içerisinde pek çok fabrikayı içerisine alan büyük bir isyan dalgasına dönüştü.

Kitap, tüm bu süreci farklı yönleriyle ele alıp canlı bir aktarımını yapmaya çalışıyor. Bunu yaparken ilk olarak yazarın bu mücadelenin en başından sonuna kadar sürecin içinde olmasının olanaklarına, ikinci olaraksa bizzat mücadelede öncü ve önemli roller oynayan işçilerin doğrudan anlatımlarına dayanıyor.

Bu kitabın yazılma amacı her şeyden önce  son dönemin sınıf mücadelesine damga vuran bu büyük işçi hareketini, başta işçi sınıfının, sonra da onun davası uğruna emek verenlerin belleğinde canlı tutmak, yol gösteren bir deneyim olarak belgelemektir. Çünkü tarihsel bilinci olmayanın geleceği kazanma şansı da yoktur.

"Mucizeyi Beklerken"; 70'li yıllarda Hilvan'da başlayıp İzmir İnciraltı'na, oradan Diyarbakır 5 Nolu cezaevine uzanan hayatların ve biri Kürt diğeri Çerkes iki gencin aşkı etrafında şekillenen olaylar örgüsünün dönemsel-belgesel romanıdır.


Basım Ayı/Yılı : 2019
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 272
Ağırlık : 272
En / Boy : 14 / 21
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺88,00

İnsanlık tarihinde, geride bıraktığımız son iki yüz elli yıllık süreçte önceki tarihsel dönemlerle karşılaştırılamayacak kadar yoğun ve köklü değişiklikler yaşanmıştır. Aydınlanma düşüncesi, Sanayi Devrimi, bilimdeki büyük atılımlar, kişisel hak ve özgürlüklere yönelik yeni çerçevelerin belirlenmesi gibi unsurlar, toplumsal meselelerin gezegen ölçeğinde ele alınmasını ve bu doğrultudaki paradigmaları güçlendirmiştir.

Bu çalışmanın konusunu toplumun örgütlenme ve işleyiş tarzında kapitalizme alternatif farklı bir insanlık modeli ortaya koyabilme ve tarihte özel mülkiyetin ortaya çıkışından itibaren insanlar arasında yaşanan eşitsizlikleri analiz ederek bunları çözebilme iddiasını içinde barındıran sosyalist ideolojinin tarihsel yapılanması, dönüşümü, devletleşmesi, yapısal problemleri ve potansiyel geleceği oluşturmaktadır.

Karl Marx ve Friedrich Engels’in kurucusu olduğu modern sosyalist düşüncenin yapılanması ve gelişim seyri, sosyalist ideolojinin yirminci yüzyıldaki devletleşme uygulamaları ile devamlılık sağlamıştır. Bu uygulamaların kuruluşunda olduğu kadar ortadan kalkmalarında da sosyalist ideolojinin tarihsel yapılanmasının belirleyici bir rolü bulunur. Çalışmada, sosyalist ideolojinin kuruluşundan itibaren içinde barındırdığı çelişkilerin, objektif gelişmelerin de etkisi ile yaşadığı dönüşüm seyri ele alınmaktadır.

Sosyalist paradigmanın, günümüz toplumunda insanlığın büyük problemlerine gerçekçi ve uygulanabilir yanıtlar getirebilmesi için, kendi yapılanmasından kaynaklı problemlerin bilinmesi ve bunların doğru bir sentezle yenilenmesi gerekmektedir. İdeolojik Kırılmalar başlıklı bu çalışma böylesi önemli bir ihtiyaç doğrultusunda atılmış mütevazı bir adım olarak düşünülebilir.

 


Basım Ayı/Yılı : 2020
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 184
Ağırlık : 184
En / Boy : 14 / 22
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺49,80

Genel ve temel anlamda, komünizme ilerlemek burjuva hakkının dar ufkunun ötesine, fikirler alanı da dahil olmak üzere meta üretimi ve değişimi alanı ve bununla bağlantılı olan her şeyin ötesine geçmek anlamına gelir; bireyselliğe, bireysel vicdana, bireysel fikirlere ve bireysel yaratıcılığa ilişkin burjuva hakkın ötesine geçmek anlamına gelir ve bu anlama da gelmek zorundadır.

Bu durum insanları bunaltmak ve keyfi olarak sınırlandırmak anlamına gelmez, aksine bu sürece daha geniş bir ifade verirken aynı zamanda bütün bunlara radikal olarak yeni ve niteliksel olarak farklı bir temelde yaklaşmak, özgürleşmek ve tarihsel sınırların ve şu an mümkün gözüken “fikirlerin serbest pazarı” ilkelerinin –ve Madison ve Jefferson’un savunusunu yaptığı- fikirlerin ve vicdanın şahsı mülkiyetin kutsal formları olduğu şeklindeki konseptin ötesine geçebilmek demektir.

Bob Avakian


Basım Ayı/Yılı : 2022
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 112
Ağırlık : 112
En / Boy : 13,5 / 19,5
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺33,20

Erdoğan Şenci’yi İz, Firar, Sürgün adlı politik üç hatırat kitaplarıyla tanıdık. Bu üç anı kitabının baskın ve ortak özelliği, TKP/ML saflarında yaşadıklarını kendi bakış açısıyla yalın bir dille aktarmasıydı. Yıllar sonra kaleme aldığı kitaplarında, içinde yer aldığı siyasi yapıya, farklı dönemlere, ilişkilere ve yönelimlere dair önemli, ilginç anlatılara ve tanıklıklara yer vermişti.  

Komünarlar adıyla yayınlanan bu çalışmasında ise partiden ayrışma sonrası, politik-örgütsel olarak yeni bir inşaya giriştikleri Devrimci Partizan’ın Kürdistan kesitini anlatmaktadır. Devrimci politik mücadelenin bir hayli hareketli ve akışkan olduğu bir döneme denk gelen bu ayrı yapılanma üzerine anlattıkları, üzerinde durulmaya değecek niteliktedir. Geçmişi bir antika müzesi olarak değil de, tarih bilinci ve perspektifi için bir kaynak olarak görmek isteyenler için, bu anlatımlarında epey olgular, deneyimler, ayrıntılar bulacaklardır.

Sözün kısası, tüm bu deneyimlerin, birikimlerin ve tanıklıkların, özgür bir gelecek için ufuk açıcı polemiklere, analitik değerlendirmelere, politik yorumlara yol verecek bir yaklaşım ve sorumlulukla okunacağını umuyoruz.

Veli Aydın


Basım Ayı/Yılı : 2022
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 184
Ağırlık : 184
En / Boy : 13,5 / 19,5
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺33,20
Büyük Proleter Kültür Devrimi Teorisyeni

Fransa'da Sınıf Savaşımları 1848-1850 çalışmasında, Marx, bütün sınıfsal ayrımları ve bu sınıfsal ayrımların dayandığı bütün üretim ilişkilerini ortadan kaldırmak için proletarya diktatörlüğüne ihtiyaç duyulduğunu belirtir. Üretim ilişkilerine tekabül eden bütün toplumsal ilişkileri kaldırılmasına ve bu toplumsal ilişkilerin sonucunda ortaya çıkan bütün fikirlerin dönüştürülmesi için bu gereklidir. Marx burada, her dört durumda da “bütün” kelimesini kullanır. Yalnızca tek bir bölümünü, büyük bir bölümünü, hatta en büyük bölümünü dahi demez, tamamını der! Bu şaşırtıcı değildir, çünkü proletarya, kendi nihai kurtuluşuna ancak tüm insanlığı kurtararak ulaşabilir. Bu amaca ulaşmak için tek yol, burjuvazinin üzerinde her yönüyle diktatörlük uygulamak, proletarya diktatörlüğü altında süregiden devrimi sonuna kadar sürdürmek ve yukarıdaki dörtlü yeryüzünden silinene kadar bunu devam ettirmek ve bu geçiş sürecinde mola vermemektir. Burjuvazi ve diğer sömürücü sınıfların varlığına veya yenilerinin ortaya çıkmasına karşı bu gereklidir. Bizim görüşümüze göre, konuyu ancak bu şekilde anlayan kişiler, Marx'ın devlet hakkındaki öğretisinin özünü de doğru şekilde kavrayabilir.

Yoldaşlar, lütfen şunu düşünün: Mesele bu şekilde anlaşılmazsa, Marksizm teorik ve pratik açıdan kısıtlanır ve çarpıtılırsa, proletarya diktatörlüğü boş bir deyişe çevrilirse ya da burjuvazi yalnızca bazı alanlarda engellenir, proletarya diktatörlüğü de yalnızca belirli bir aşamada, örneğin mülkiyet sisteminin dönüşümü öncesinde uygulanır ancak sürecin her aşamasında uygulanmazsa, bu durum burjuvazinin "müstahkem köylerine” dokunmadan burjuvazinin tekrar genişlemesini ve kendini yeniden üretmesini sağlamaz mı?

- Zhang Chunqiao


Basım Ayı/Yılı : 2019
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 96
Ağırlık : 96
En / Boy : 14 / 20
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺24,90

Bu çalışmada, kıraat ilminde yer alan farklı okumaların tespit ve tercih amaçlı gerekçelendirmesini ifade eden "ihticâcü'l-kıraat" olgusu incelenmektedir. Çalışma, kıraat disiplininin ihticâc alanıyla sınırlıdır. İhticâc olgusunun arka planında yer alan kur'an tarihi ve kıraat tarihi bağla-mındaki bütün sorunlar, çalışmanın kapsamı içerisinde yer aldığı gibi, ihticâcın kendi tarihsel problematikleri de çalışmanın kapsamı içinde değerlendirilmiştir. Alt yapısı ve üst yapısı ile ihticâcı ilgilendiren bütün meselelerin niçin ve nedenleri sorulmuş, cevapları da tarihsel süreçten çıkarılmaya çalışılmıştır.


Basım Ayı/Yılı : 2022
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 3
Sayfa Sayısı : 463
Ağırlık : 463
En / Boy : 14 / 21
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺212,50

Hollanda’nın sömürgesi olan Endonezya’da 1945-1949 yılları arasında bağımsızlık ilânından (17 Ağustos 1945) Endonezya Federasyonu’nun kurulmasına kadar önemli siyasî gelişmeler yaşanmıştır. Söz konusu döneme hasredilen çalışmada Hollanda’nın İkinci Dünya Savaşı sırasında İslâm’a ve Endonezyalı Müslüman liderlere karşı tutumu, Hollanda’nın kendi sömürge idaresini tekrar kurma çabaları, daha sonra Hollanda ve Endonezya Cumhuriyeti hükümetleri arasındaki ilişkiler, bağımsızlık sonrası modern Endonezya’da İslâmî gelişmeler, bölgede İslâmiyet’in siyasî ve sosyal hayattaki durumu ile hükümetlerin İslâmiyet’e karşı genel tutumu gibi konular ele alınmıştır.


Basım Ayı/Yılı : 2020
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 493
Ağırlık : 493
En / Boy : 16 / 24
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺119,00

“Deniz Gezmiş Kahramandır!” sözlerine karşı açılmış davalarda, sanık sandalyesinden Denizlerin haklılığının politik, tarihi ve sosyolojik savunusudur bu kitap.

Mehmet Tüm’ün savunmalarından; Denizlerin dostlarının, yoldaşlarının kaleminden toplumun vicdanının dile gelişidir.

Deniz Gezmiş’in anısının ve mücadelesinin anlamının bir başka pencereden anlatımıdır.


Basım Ayı/Yılı : 2021
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 240
Ağırlık : 240
En / Boy : 14 / 21
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺50,00

Fidel Castro Konuşuyor, ABD’li gazeteci Lee Lockwood’un Fidel Castro ile, Küba’daki evinde gerçekleştirdiği uzun bir röportajdır. Küba devriminden, ekonomiden, ABD’nin baskılarından, Domuzlar Körfezi çıkarmasından, füze krizinden, SSCB ile ilişkilerden tutun Latin Amerika’daki devrimci hareketlere Küba’nın desteğine varana dek oldukça geniş kritik konularda sorular soruluyor bir hafta süren röportaj boyunca.
O güne değin Küba’yı, sosyalizmi, sosyalist ülkeleri ve bizzat kendisini bir düşman olarak gören ve gösteren ABD basınına karşı oldukça temkinli yaklaşan Castro’nun, bunda haksız olmadığı, sorulan sorularda kullanılan üslup ve röportaj ABD’de yayınlanırken cevapların aralarına serpiştirilen yorumlar görülünce anlaşılmaktadır.
Ancak Fidel Castro, ne kadar hassas, -hatta yer yer provokatif- olursa olsun, sorulan tüm sorulara itidalle ve içtenlikle cevap vermiş. Fidel’in cevaplarını okurken onun Küba devrimine, sosyalizme, insanlığa olan inancını, sabrını ve coşkusunu görebiliyoruz. Bu içtenlik röportajı yapan gazeteci tarafından da şaşkınlıkla dile getirilmektedir.
Röportajı ABD’de yayınlandığı şekliyle, Amerikalı yazar ve yayıncıların önsöz ve yorumlarıyla yayınlıyoruz.
Kitabın sonunda bir başka Amerikalı yazar olan F. R. Alleman’ın, Küba’daki devrim öncesi ve sonrası gözlemlerini aktardığı Batista, Demokratlar Ve 26 Temmuz adlı makalesi bulunmaktadır. Bu makaleyi de ABD’de yayınlandığı şekliyle, yorum eklemeden yayınlıyoruz.


Basım Ayı/Yılı : 2022
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 95
Ağırlık : 95
En / Boy : 12,5 / 19,5
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺93,00
Kapitalizmin En Yüksek Aşaması

Lenin, 1916'da Birinci Dünya Savaşı'nın ortasında kaleme aldığı Emperyalizm: Kapitalizmin En Yüksek Aşaması eserinde, 19. yüzyılın sonlarında ve 20. yüzyılın başlarındaki sömürgeci yayılmanın ve emperyalist rekabetin, aynı dönemde kapitalizmin doğasındaki derin değişikliklerde nasıl kök saldığını; emperyalist güçler arasındaki bu gerilimin sonunda nasıl paylaşım savaşlarına yol açtığını gösteriyor. 
Kapitalizmin önceki aşamalarındaki sömürge politikasının, bankaların desteklediği tekelci sermayenin sömürge politikasından özündeki farklılıkları ortaya koyan Lenin, bu durumu Emperyalizm: Kapitalizmin En Yüksek Aşaması olarak adlandırıyor.


Basım Ayı/Yılı : 2022
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 190
Ağırlık : 190
En / Boy : 12,5 / 19,5
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺114,00

Vietnam’ın öyküsü; emperyalizme ve de ülkenin köklerine kadar yayılmış feodalizme karşı yürütülen örgütlü ve cüretkar mücadelenin öyküsü pek çok kez, pek çok araçla anlatıldı. Türkülere, filmlere konu oldu. Vietnam halkının, onun işçi sınıfı partisinin ve de halk ordusunun zaferi tüm dünyada ezilenlere direnme gücü verdi.

General Vo Nguyen Giap, kuşkusuz bu zaferin önde gelen yaratıcılarından biri. Fransız sömürgecilere karşı kazandığı Dien Bien Phu zaferinden, Kuzey Vietnam’da sosyalizmin kuruluşuna ve Amerikan emperyalizmi ile mücadeleye, kurtuluş savaşına her adımında ismini ve liderliğini tekrar tekrar kazıdı. Mücadelenin içerisinde, tarihin en önemli ve başarılı gerilla örgütlenmesine komuta etti.

İşte bu kitapta Vietnam’ın özgürlük hikayesini bu büyük komutanın kendi kaleminden okuyacak, mücadelenin hem teorik-politik yönüne hem de pratiğine tanıklık edeceksiniz.


Basım Ayı/Yılı : 2022
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 270
Ağırlık : 270
En / Boy : 12,5 / 19,5
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺182,00

Türkiye’nin demokrasi, özgürlükler ve temiz siyaset kavgasında iz bırakan onurlu bir isim: Necmettin Karaduman… Hem örnek bir devlet adamı hem siyasetçi… Henüz 10 yaşındayken Trabzon’da Atatürk ile karşılaşan, onun konuşmalarından etkilenen ve 45 yıl sonra TBMM Başkanı olarak Atatürk’ün koltuğuna oturmayı başaran Küçük Necmi’nin olağanüstü öyküsü… Bir Trabzon delikanlısının, dik duruşlu, boyun eğmeyen, tok sözlü değerleriyle verdiği tavizsiz hayat kavgası… Kaymakamlık, Mülkiye Müfettişliği, Valilik görevlerinden sonra siyasete attığı ilk adımda Meclis Başkanlığı’nı üstlenmesi… Türkiye’nin askeri rejimden tekrar parlamenter sisteme dönüşünde kritik ve kilit bir rol alması… Politikada ve toplumda ‘Tek Adam’ sistemine karşı çıkarak, tabandan tepeye demokrasiyi savunarak, panel ve konferanslarla toplumu aydınlatma çabası… 90 yaşına kadar mücadele ile geçen fırtınalı bir yaşam… Necmettin Karaduman’ın yaşam öyküsü genç kuşaklara, her şart altında ahlak, fazilet, demokrasi, özgürlükler ve halk egemenliğini savunan bir Türkiye sevdalısının sıradışı macerasını anlatıyor…


Basım Ayı/Yılı : 2019
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 240
Ağırlık : 240
En / Boy : 18 / 22
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺86,00

1930 yılında doğan Vedii Evsal, basın dünyasına Son Saat ve Tasvir gazeteleriyle girmiş, 1949 girdiği Hürriyet gazetesinde on yıl çalıştıktan sonra Cumhuriyet, Yeni Sabah, Yeni Tanin, Yeni İstanbul, Ekspres, Sabah ve Ortadoğu gazetelerinde çalışmıştır. News Week Dergisi ile Keystone ve Sipa Press ajanslarının Türkiye muhabiri olarak da görev yapan Evsal, Atina'da, Kıbrıs'ta, Avrupa NATO üslerinde, Amerikan Hava Akademisinde gazetecilik çerçevesinde çalışma ve incelemelerde bulunmuştur. 1956 savaşını İsrail cephesinden, 1967 savaşını Suriye cephesinden izlemiş, 1975 yılında elinizdeki kitabı yazmasına olanak veren deneyimini 1974 Arap-İsrail Savaşı’nı Mısır cephesinden izleyerek edinmiştir. Dönemin bölge hakkındaki nadir telif eserlerinden biri olarak yıllarca ilgi gören bu eser, içerdiği özgün bilgilerin bugünün okuruyla buluşmasını sağlamak amacının yanı sıra Vedii Evsal’ın hatırasını da yaşatmak düşüncesiyle tekrar yayınlanmaktadır.

Basım Ayı/Yılı : 2022
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 280
Ağırlık : 280
En / Boy : 14 / 21
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺140,00
İhale - Rant - Para

O, inşaat işçisi olarak başladığı çalışma hayatında, bugün Türkiye'nin en zenginlerinden biri oluyordu...

Her kılığa girdi; önceden sıkı ülkücü bir MHP'liyken, sonralarda Diyarbakır'da yaptırdığ AVM' nin adını "Amed" koyarak adeta PKK'ya göz kırpıyordu. Aynı zamanda, Refah, ilk gözağrılarından biriyken, aralarda bir yerde sosyal demokrat oluyordu. Ardından dümeni AKP'ye kırıp ihaleler alıyordu... Ortağı Mustafa Ezici onun AKP aleyhine söylediği sözleri anlata anlata bitiremiyordu...

Zonguldak Alaplı liman projesi ihalesini alıyor, ancak yine ihale ile birlikte devraldığı rantlar nedeniyle liman inşaatına bir türlü başlamıyor, sudan sebeplerle devletle bile mahkemelik oluyor, Alaplı için de, "Allah'ın .ittirettiği bir yer" diyordu...

Yeryüzü cenneti, bir doğa harikası olan Kazdağları'na usulsüz olarak termik santral inşaatı yapmaya başlıyor, kendisine milyonlar kazandıran danışmanının alacaklarını ödemeyince, adamcağız huzurevinde kalmaya başlıyor, ama onun yüreği sızlamıyordu...
Haberini yaptırıp kendini övdürdüğü gazeteciden verdiği parayı geri isteyebıliyordu...

Hemen hemen kimle iş yaptıysa onunla mahkemelik oldu. Ona elini veren kolunu kurtaramıyordu...

Terminal Yapı ile KKTC'de Ercan Havaalanı inşaatı yapacakken ortağına çalım atarak onu saf dışı bırakıyor, havaalanı inşaatını da yıllarca sürüncemede tutup, kendi yüzlerce milyon dolar kazanıyor. Ortağı Alp Delimollaoğlu'nun, "Emrullah Turanlı 50 Milyon Euro'mu vermiyor..." diye basına demeç verdiğini hatırlıyorduk.

0, oldukça ilginç bir kişilik...

Okuyunca şaşıracak, hayrete düşecek "Olmaz canım bu kadar da " diyeceksiniz...

Kim mi o?

Cevabı elinizde tuttuğunuz bu kitapta...


Basım Ayı/Yılı : 2019
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 3
Sayfa Sayısı : 180
Ağırlık : 180
En / Boy : 14 / 21
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺72,00
Tükendi
Küresel güç dengelerinin kayması ve İslam dünyasının kaderi

Bu çalışma, uluslararası sistemdeki ağırlık merkezinin jeopolitik bakış açısından Atlantik Batı'dan Avrasya ve Asyatik Doğu'ya kayması fenomenini ele almaktadır. Ve bu kaymayı, büyük kara güçleri ve deniz güçleri arasındaki tarihi çekişme bağlamında dile getirmekte, egemen güçler ile yükselmekte olan güçler arasındaki ilişki denklemini incelemektedir. Çalışma aynı zamanda İslam dünyasının uluslararası güç dengelerindeki bu kaymayla ilgili konumuna değinmekte, siyasi bir bilinç ve stratejik bir kaygı ile bu meydan okumayla yüzleşmek hususunda motive etmeye sevk etmek hedefi taşımaktadır.


Basım Ayı/Yılı : 7/2023
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 96
Ağırlık : 96
En / Boy : 13,5 / 19,5
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺60,00
Tükendi

İslami bir kimlik iddiasına sahip insanların düşünce ve inançlarını da, eylemlerini de ilkeler belirlemelidir. İman ve eylem ilişkisi, kaynak sorununa yaklaşım, içinde yaşanılan toplum ve sisteme bakış, Allah'ın dinini hakim kılma mücadelesinde izlenecek yöntem ve bunun için nasıl bir yapılanma gerektiği gibi temel sorunların tümü ilkeler doğrultusunda cevaplandırılmalıdır. Bu kitap, bu çerçevenin çizilmesine yönelik bir çabadır. Kültürel birikime ya da entellüktüel, sosyal ve siyasal tartışma düzlemine bir katkı olması amacıyla değil, temel bir tezi savunmak ve bu tez doğrultusunda sorumluluk sahibi insanlara çağrıda bulunmak gayesiyle hazırlanmıştır. Buna göre; İslami mücadele için İslami kimlik, İslami kimlik için de ilkeler öncelenmelidir. Bu kitap vesilesiyle Ekin Yayınları, okuyucularını sadece bilgi edinmek için değil, düşünmek için okumaya ve tavır almak için düşünmeye ve sorumluluk bilincine sahip herkesi mücadele zemininde birliğe çağırmaktadır.


Basım Ayı/Yılı :
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 6
Sayfa Sayısı : 127
Ağırlık : 127
En / Boy : 13,5 / 19,5
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺82,00
Tükendi

Hannah Arendt, yirminci yüzyılın en etkili siyaset kuramcılarından biri olarak kabul edilmektedir. Yazıları bir dereceye kadar anlaşılır olsa da, çalışmalarının muazzam genişliği, onun düşüncesiyle ilk kez karşılaşan okurların özel bir çaba göstermesini gerekli kılar.

Kafası Karışmışlar İçin Arendt, bu son derece önemli siyaset düşünürüne açık, özlü ve anlaşılır bir giriş sunuyor. Arendt’le ilk kez karşılaşan okurlar için hazırlanan bu kitap, onun kuramı ve en önemli çalışmalarıyla birlikte, düşünceleri hakkındaki başlıca eleştirileri ve tartışmaları da tematik bir düzen ve sistematik bir akış içinde sergileyerek, Arendt’in siyaseti yeni bir biçimde tasavvur etmeye dönük tutarlı bir çerçeve arayışını ortaya koyuyor.


Basım Ayı/Yılı : 12/2022
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 228
Ağırlık : 228
En / Boy : 13,5 / 19,5
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺88,00
Tükendi
Kurtuluş Kendini Anlatıyor 9

Bu kitapta, Türkiye’de sosyalist hareketin yükseldiği ve 12 Eylül 1980 darbesi ile kesintiye uğrayarak gerilediği dönemlerde, kendilerinin ve halklarının kurtuluşu için mücadele ederken yolları Kurtuluş hareketi ile kesişmiş kadınların anlatımları var. Bu anlatımlar o günleri benzer biçimde yaşamış tüm devrimci kadınların da hikâyesidir. 
Kadınlar politik bir hareketin içinde yer alırken neler hayal etmişti? O tarihsel dönem içindeki algıları neydi? O zor günleri yaşarken neler hissettiler ve nelerle karşılaştılar? Bunlar sonraki hayatlarını nasıl etkiledi? Yarım asır önceki politik ortam, örgütlenme biçim ve yapısı, karar verme süreçleri, yol ayrımları gibi tarihi süreçleri Kurtuluş içinde yaşamış kadınların anlatımlarıyla hatırlamaya çalıştık. 
Kadınlar, fabrikalarda, mahallelerde, okullarda, derneklerde, sendikalarda, yayın organlarında, mahkemelerde, cezaevlerinde, karakol ve cezaevi kapılarında, hayatın daha birçok alanındaki siyasi mücadelenin içinde yer aldı. İlişki, sempatizan, militan, kadro gibi kategorilerle erkek yoldaşlarının yanı başında koştururken onların karısı, annesi, kızı, bacısı, yakını vb. olarak tanımlandılar. Yok sayılmaya çalışıldıkları her durumda bıkmadan, usanmadan mücadeleye devam ettiler. Bir yandan örgüt için çalışırken diğer yandan kendilerini ve yakınlarını hayatta tutabilmenin mücadelesini verdiler.
Tarihe kadınların gözünden ışık tutan Yolu Kurtuluştan Geçen Kadınlar gelecekte politik çalışma yapacak kadınlar için farkındalık yaratacak nitelikte deneyler içeriyor.


Basım Ayı/Yılı : 11/2022
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 712
Ağırlık : 712
En / Boy : 15 / 21
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺193,60
Tükendi

Önsözünü Sırrı Süreyya Önder’in yazdığı kitap Selahattin Demirtaş’ın Son Sözüyle okur karşısında.

“Bin türlü gölge ve riyayla örtülmeye çalışılan günlerin çetelesini tutup unutturmayanlar var. İşte bu kitabın emeği, böylesine aziz bir yerdedir. Ekmek gibi, su gibi aziz bir emeğin ürünü olan bu kitap, beyaz bir plastik sandalyeden başka koltuğu da makamı da olmayan, yüreği halkla, halkın yüreği de kendisiyle atan bir siyasetçiyi, kardaşım Selahattin’in cezaevi dönemi hikayesini anlatıyor.” Sırrı Süreyya Önder

Cezaevine girmesine yol açan süreçte neler yaşandı? İçeride günleri nasıl geçiyor?

Neler yaşıyor, nasıl hissediyor?

Dışarıda yaşanan gelişmelere nasıl bakıyor?

Cezaevi görevlileriyle ilişkisi nasıl?

Bayıldığı gece neler oldu?

Ailesinin geçirdiği trafik kazasını duyduğunda ilk tepkisi ne oldu?

Hangi haberi duyduğunda çok üzüldü?

Neden covid aşısı olmak istemedi?

Kelepçe takılmak istenmesine nasıl karşı koydu?

Ne zaman çıkacağını düşünüyor?

Arkadaşlarının, avukatlarının, kardeşlerinin, eşinin, hücre arkadaşının ve bizzat kendisinin anlattığı bilinmeyenler…

Basın danışmanı, Demirtaş’ı yazdı.

 


Basım Ayı/Yılı : 5/2022
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 242
Ağırlık : 242
En / Boy : 13 / 19,5
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺58,50
Tükendi

Yirminci yüzyılın en etkili filozof ve kültür kuramcılarından bir olan Adorno’yu okumak zorlu bir iştir. Çalışmaları çoğu zaman çetrefil ve nüfuz edilemez görünür, özellikle de onun yaslandığı felsefe gelenekleri hakkında pek fazla bilgisi olmayanlar için. Onun ortak duyu saydığımız şeyleri yıkma ve yirminci yüzyıl Avrupa ve Amerika kültüründe baskın gördüğü eğilimlere saldırma tarzı okurun önündeki güçlükleri daha da pekiştirir.

Kafası Karışmışlar için Adorno, Adorno’nun düşüncesine ilişkin, okuru küçük görmeye ya da yanıltmaya yeltenmeyen, teşvik edici ve anlaşılabilir bir açıklama sunuyor. Hem Adorno’yu henüz tanımayanlar hem de onun çalışmaları hakkında mesafe katetmek için uğraşanlar, anlaşılır bir tarzda yazılmış, kapsayıcı, özel olarak tam da onun metinlerini okumayı ve anlamayı zorlaştıran meseleler üzerine odaklanmış bu çalışmayı çok değerli bir kaynak olarak görecekler. Adorno’nun çalışmalarındaki anahtar temalar etrafında düzenlenmiş metin, onun yazılarında estetiğin merkezi konumu, popüler kültür üzerine çokça yanlış anlaşılmış denemeleri ve Adorno’nun felsefesinde özgürlük fikrinin önemi başta olmak üzere, konulara duru ve ufuk açıcı açıklamalar getiriyor.


Basım Ayı/Yılı : 3/2022
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 254
Ağırlık : 254
En / Boy : 13 / 19,5
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺96,80
Tükendi
Bir Karşılaşmanın Kenar Notları

Sosyalist hareket, bugün hangi noktada bulunursa bulunsun, kitap içindeki yazılardan da izlenebileceği gibi, esasen Alevi toplulukların da tarihlerinin bir parçasıdır. Ancak içinde bulunduğumuz günlerde, bu “parça” sanki bir tümörmüş gibi sökülüp atılmaya, düşmanlaştırılmaya, ondan doğan boşluğa ise milliyetçi, ırkçı, faşist ya da çeşitli görünüm biçimleriyle devlet tapıncıyla malul bir Alevilik inşasının temelleri atılmaya çalışılmaktadır. Bu kitap, okurların dikkatini, şimdiye değin bütünlüklü bir biçimde pek ele alınmayan bu ilişkiselliğe yöneltme amacını taşır.
Elinizdeki kitap, çok boyutlu bir biçimde, geçmişten bugüne sosyalistler ile Aleviler arasında gelişen ilişkilerin, sosyalizm ile Alevilik arasında kurulmaya çalışılan bağlantıların tartışılmasını hedefliyor. Alevilerin dikkatini yine Alevilerin kendisine, bu kez sosyalist hareketle ilişkileri ve bunun tarihsel bağlamına yöneltmeye dönük bir girişim olan bu eser, kendi sorunlarıyla diğer topluluklar arasındaki sorunların ortak zeminlerinden koparılmaya çalışılan Alevilerin, en azından başka bir tarihe sahip olduklarını hatırlamak bakımından önemli bir işlevi de yerine getiriyor.
Kitap geçmişten bugüne sosyalistler ile Aleviler arasında gelişen iç içeliklerin ve karşılaşmaların mekanda, zamanda ve çeşitli örgütsel formlardaki izlerini takip etmektedir.

 


Basım Ayı/Yılı : 11/2020
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 376
Ağırlık : 376
En / Boy : 15 / 21
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺136,40
Tükendi

II. Meşrutiyet’ten intikal eden en etkili düşünce akımlarından biri olan halkçılık fikriyatı, kendine siyasi, edebi, iktisadi sahalarda, farklı mecralar bulmuştur. Bu mecralardan biri de Halka Doğru hareketi ve bunun en önemli yayın organı olan Halka Doğru Mecmuası’dır. İmparatorluğun yarı sömürgeleşmesiyle eş zamanlı olarak dağılma sürecinin de bütün ağırlığını, hayatlarının içinde hisseden ve buna acil bir çare arayan bir aydınlar topluluğu tarafından çıkarılan mecmua, halkı çözümün bir parçası hâline getirebilmek kaygısı ile düşüncelerini mümkün olduğunca onun anlayacağı bir dil ve üslupla yazmışlardır. Dergi, Yusuf Akçura, Ziya Gökalp, Mehmet Fuat Köprülü, Celal Sahir Erozan, Mehmet Emin Yurdakul, Halide Edip Adıvar, Hamdullah Suphi Tanrıöver, Reşit Galip, Kazım Nami Duru, Enis Behiç Koryürek gibi Türk düşünce ve edebi hayatının önemli isimlerini bünyesinde barındırmaktadır. Bu yönüyle Halkçılık düşüncesi ve Halka Doğru dergisi, çöken bir imparatorluktan millî, çağdaş ve demokratik devlete geçişimizin fikri ve edebi güzergâhı olma özelliğine sahip olduğu gibi aynı zamanda demokrasi tarihimiz için de anlamlı bir yere sahiptir.

 


Basım Ayı/Yılı : 3/2023
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 695
Ağırlık : 695
En / Boy : 18 / 27
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺500,00
Tükendi

“En büyük tarihçilerimizin eserleri üzerine çalıştığımızda engin devrimsel ihtilallerin doğuşunu ve gelişimini genellikle “Devrimin Sebebi” başlığı altında buluruz, olayların arifesinde durumun sürükleyici bir resmi. İnsanların sefaleti, genel güvensizlik, hükûmetin can sıkıcı önlemleri, toplumun büyük ahlaksızlıklarını çıplak bırakan iğrenç skandallar, yüzeye çıkmaya çalışan, önceki rejimin destekçilerinin beceriksizlikleri yüzünden püskürtülmüş yeni fikirler. Hiçbir şey bu resmin dışarısında bırakılmaz. Bu resmi inceleyen birinin vardığı kanı devrimin kaçınılmaz olduğu ve isyan dışında başka bir yolun olmadığıdır.”


Basım Ayı/Yılı : 2020
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 64
Ağırlık : 64
En / Boy : 11 / 17
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺30,00
Tükendi

Araştırma Makaleleri
Mustafa Kemal ŞAN - Erol Güngör’ün Türk Modernleşmesine Bakışı
Adem BÖLÜKBAŞI - Edebiyat Eleştirisi Yazıları: İnsanın Gerçeği Nerededir?
Fatih YILDIZ - Erol Güngör’ün Entelektüel Kimliği ve Türk Soluna Dâir Yaklaşımı
Hacı Musa TAŞDELEN - Erol Güngör’de Kültür ve Medeniyet İlişkisi
Öznur YAŞAR - Erol Güngör’e Göre Eğitimde Öğretmenin Rolü
Osman AYDOĞAN - Sosyal Sermaye Kavramı ve Ulus-Devlet

Söyleşi
Mehmet Tayfun AMMAN ile Söyleşen Mustafa Kemal ŞAN
“Erol Güngör Yalnızca Değerlendirme Yapmamış, Aynı Zamanda Değerlendirmelerinin Gereğini de Yapmış Bir Aydındır.”

Kitap İncelemesi & Tanıtım ve Değini
Ayhan KOÇKAYA - Erol Güngör
Editör: Murat Yılmaz
Salich TZAMPAZ - Erken Kayan Yıldız Erol Güngör
Beşir Ayvazoğlu
Osman AYDOĞAN - Bu Ülkenin Meselelerine Dair: Bir Erol Güngör Kitabı
Editör: Mustafa Kemal ŞAN


Basım Ayı/Yılı : 2023
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 152
Ağırlık : 152
En / Boy : 16 / 24
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺54,00
1 2 3 ... 7 >
cultureSettings.RegionId: 0 cultureSettings.LanguageCode: TR
Çerez Kullanımı