Hikayemiz dram ve sürprizlerle doludur. Tüm insanlık tarihini kapsar ve en önemlisi, güncel hali hikayenin sonu değildir. Başlangıçta ışık vardı. Fakat bundan öte, kütle çekimi vardı. Sonrasında işler çığrından çıktı...

“Rastlantısal evrenimize dair, Galile’den Büyük Hadron Çarpıştırıcısı ve ötesine uzanan bu sürükleyici hikayenin içine dalmak oldukça aydınlatıcı ve şaşırtıcı bir deneyimdi.”

- Noam Chomsky

“Şimdiye Kadar Anlatılmış En İyi Hikaye’yi bize aktaracak yetenekteki yegane kişi evrenin şairi Lawrence Krauss olsa gerek. Tarihle modern fiziğin harmanlandığı, okuyucuya kozmik bir bakış açısı sunan, evrene dair keşfedilmiş ne varsa önümüze seren bilimsel olduğu kadar edebi bir kitap.”

- Neil deGrasse Tyson

“Bu tam olarak da evrene dair anlatılmış en iyi hikaye! Krauss, gelecek nesillerin türümüzün en büyük yeteneklerinden biri diyeceği samimi ve yetkin bir rehber.”

- Steven Pinker

“Lawrence Krauss, çok iyi bir fizikçi olduğu kadar, çok da iyi bir anlatıcı. Yüzeysellikten uzak duruyor, Einstein’ın deyimiyle, olabildiğince basit anlatıyor ama daha basit değil.”

- Richard Dawkins


Basım Ayı/Yılı : 2019
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 336
Ağırlık : 336
En / Boy : 13 / 20
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺84,00
Eleştirel, Çok-Yönlü ve Yenilikçi Düşünce

Nazif Muhtaroğlu bu kitabında, “eleştirel”, “çok-yönlü” ve “yenilikçi” düşünme yetkinliklerini içeren ve “üç-boyutlu düşünme” olarak adlandırdığı bir modeli okuyucularına sunuyor. Bu yetkinliklerin kişilere kazandırılmasının 21. yüzyılda eğitimin en önde gelen hedefleri olduğunun altını çiziyor.

Kitap “farklı disiplinleri bir araya getirmeye, geçmişi ve şimdiyi, Doğuyu ve Batıyı, yereli ve globali üç-boyutlu düşünce ekseninde birbiriyle etkileşime sokmaya” gayret ediyor. Bunu yaparken bir karikatürden veya bir Nasreddin Hoca fıkrasından yararlanabildiği gibi bir Hollywood filminden, bir romandan ya da ilginç sonuçları olan bir deneyden bahsedebiliyor. Okur kendisini bir an ilginç bir sanat eserinin sergilendiği bir sergi salonunda, bir başka anda ise büyük bir skandalın patlak verdiği sosyal bir ortamda bulabiliyor. Tüm bunların da ötesinde hemen her konunun felsefe ile bağları kuruluyor ve her bir bölümün sonunda yer alan “ilgilisine ek” başlıklı alt-bölümde, tartışılan konular felsefi bir tema ile ilişkisi üzerinden derinleştiriliyor.
Nazif Muhtaroğlu farklı yaşlarda ve birikimde çok geniş bir hedef kitleyi düşünmeyle ve felsefeyle buluşturmayı hedeflemiş ve harika bir iş başarmış.
Prof. Dr. Ayhan Çitil

Doç. Dr. Nazif Muhtaroğlu’nun çalışması, informel mantık alanına ait “yanlış” konusunun/sorununun günümüze uyarlanmış güzel bir örneği olarak karşımıza çıkmaktadır. Gerek verilen güncel örnekler gerek yapılan açıklamalar, mantığın bir araç olarak (olumlu ve olumsuz bir şekilde) nasıl kullanıldığını da göstermektedir. ...Formel mantığın informel mantık ile giderek daha güçlü bir şekilde eşleşmesi, Doç. Dr. Muhtaroğlu’nun titiz bir çalışma ile ortaya koyduğu eserin önemini arttırmaktadır.
Prof. Dr. Şafak Ural

 


Basım Ayı/Yılı : 2022
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 320
Ağırlık : 320
En / Boy : 13,5 / 21
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺68,00

Psikanalitik kuram, sadece psikoloji disipliniyle sınırlı kalmayarak edebiyat ve sinema gibi çeşitli alanların da teorik düzlemi için önemli bir kaynak oluşturur. İnsanın maddesel plandaki görünür bedeninin ötesine dair yeni önermelerde bulunan Sigmund Freud, kendi döneminden taşarak günümüze ve geleceğe de seslenir.

İnsanın düşünce yapısına ve davranış biçimlerine açıklama getiren pek çok düşünürün binlerce yıllık birikimi arasında temel taşlardan biri de Freud'un kuramıdır. İnsan içgüdülerine, isteklerine vurgu yapan Freud, bunların insan kişiliğinde ne çeşit karşılıkları olabileceğine dair açıklamalar sunmuş, bireylerin psikolojisini keşfetmeye yönelik bir kılavuz niteliği taşıyan id, ego ve süper-ego kavramlarını geliştirmiştir.

Freud'un temel fikirlerini edinmek için önemli bir nitelik taşıyan Psikanaliz Üzerine, onun fikirleriyle ilgili genel bir izlenim edinmenin ötesinde, insan davranışlarına ve karşılaştığınız her türlü sanat serine yönelik yeni bir bakış açısı kazanmanıza da imkan tanıyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 288
En / Boy : 13 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2020
₺41,25

‘‘Bir ordu ya da mezhep gibi kolektif oluşumları bir arada tutan duygusal bağlar nelerdir?’’

İnsanın bir birey olarak aldığı kararlar, hissettiği vicdani yükümlülükler ve eyleme geçme kapasitesini bütün koşullarda muhafaza edebilme becerisi her zaman tartışmalı bir konu olmuştur. Birinci tekil şahıs olmanın ötesine geçerek çoğul grubun bir parçası hâline geldiğimiz durumlarda, özgün varoluşumuzu sürdürme irademiz ve kitlesel bir grubun kapsayıcı nitelikleri arasında yiten kişiliklerimiz arasında daimi bir çatışma söz konusudur. İnsanın bireysel ve toplumsal durumunu yakından ilgilendiren bu çatışma, psikoloji bilimi için de önemli bir araştırma başlığıdır.

Avusturyalı nörolog Sigmund Freud, 1921’de hazırladığı eserinde oldukça önemli bir soru yöneltir ve ilginç yanıtlar sunar. Duygusal bağlardan yola çıkarak birey ve kitle psikolojisini sorgulayan Freud’a göre, incelediği iki kavram hemen hemen aynıdır. Kitleye dâhil olan birey, bilinçli kişiliğini kaybetmeye başlar.

Kitle Psikolojisi ve Ego Analizi, okuru psikanalitik bir keşfe davet ediyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 144
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2021
₺30,00

Modern bilim, dünyayı anlamamızda devrim yarattı. Büyük Patlama evrenin başlangıcına dair bir ışık yaktı.

Nasıl insan olduk sorusu, evrimsel varlık hiyerarşisinin bulgularıyla yanıtlandı. Einstein, bildiğimiz maddenin enerjiye dönüştüğünü ve farklı boyutların varlığını ortaya koydu. Peki ya tüm bu devrimsel gelişmeler Tanrı hakkındaki bilgimizi nasıl etkiledi?
• Büyük Patlamadan önce ne vardı?
• Robotlara da peygamber gelir mi?
• Evrendeki bu ince ayar bir Akıllı Tasarımcının varlığının kanıtı mıdır?
• Einstein, Tanrı’ya inanıyor muydu?
• Beyinde bir Tanrı noktası var mı?
• Yaşam neden var oldu?
• Genetik mühendisliği, Tanrı rolünü oynamak mıdır?
• Darwin, Tanrı’yı öldürdü mü?
• Evrim, Tanrı’ya dair bilginin anahtarı mı?
• Freud, Tanrı ile çalışır mı?
• Bedenden fazla bir şey miyiz? Yoksa bir ruhumuz var mı?
• Marslılara da kitap inmiş midir?
Hristiyan, Yahudi, Müslüman ve Hindu geleneklerinden 8 ülkeden 50 bilim insanı, psikolog, teolog ve filozof, elinizdeki kitapta bu soruların cevaplarını arıyor. Bu kitap bilim ve din konusunda kafası karışıklar için rehber niteliğindedir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 224
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2022
₺45,75

Tam adıyla Friedrich Leopold Freiherr von Hardenberg olan Novalis (1772-1801), Thüringen´de, Oberwiderstedt´te doğar. Novalis soylu, zengin bir aileden gelmektedir. Kendisi ile birlikte on bir kardeşi vardır ve bunların hepsi de çok zekidir. Novalis bunlardan ikincisi olup aralarında en zayıf ve en sessizidir. 9 yaşına kadar aslında pek de zeki birisi değildir ama geçirdiği ağır bir hastalıktan sonra (dizanteri) zihni açılır. Ruhsal gelişimi hızlanır, okuma zevki artar. Masaldan-tarihe disiplinler arası okuma ve merak kaynağını bu dönemlerden alır. Bilgi susuzluğu ile yoğun okumalardan sonra Erken Romantiğin en tanınmış şairi-anlatıcısı olur. Filozof olarak da görüşlerini, fikirlerini sayısız aforizmalar halinde, ansiklopedik çok yönlülükle, mistisizmden de etkilenerek dile getirir. ´Büyüsel İdealizm´in (magischer Idealismus) kurucusudur. Tekrar oluşturulması ve yaşanması zor hayal gücünün, melankolik, hüzünlü, içsel dilin ustasıdır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 87
En / Boy : 13.5 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .
₺34,20

Nietzsche´nin XX. Yüzyıl ve günümüz düşüncesi üzerindeki etkisi tartışmasızdır. Ama Nietzsche incelemelerinin çoğu, kendini bir meseleye dar bir açıyla odaklanma veya tek bir açıdan gözlemlerde bulunma biçiminde gösterdiği için, Nietzsche´nin ahlak, din ve akıl konusundaki açıklamalarına; perspektivizm, nihilizm ve adaletin insandaki kökeni üzerine yaptığı kurgularına; istencin ve gücün önceliği üzerine yaptığı kurguların; istencin ve gücün önceliği üzerine yaptığı açıklamalar; üstinsan ve değerleri kavrayışına eksiksiz bir bağlılık gösterirken; Nietzsche´nin kendisinden önceki felsefe üzerine çözümlemelerini dayandırdığı hakikat, ahlaki erdem, akıl gibi geleneksel kavramları görmezlikten gelmişlerdir.

 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 124
En / Boy : 13.5 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .
₺39,90

“Çağımızın meselesi, aklı yaşamsallığa tabi kılmaktan, onu biyolojik şema içine yerleştirmekten, spontan olana teslim etmekten ibarettir. Çok değil birkaç yıl içinde, hayattan kültüre hizmet için herhangi bir rıza elde etme işi saçma görünecektir. Yeni çağın misyonu tam olarak bu ilişkiyi tersine çevirerek kültürün, aklın, sanatın ve etiğin hayata hizmet etmesi gerektiğini göstermektir. Dolayısıyla bizim tavrımız yeni bir ironiyi, sokratik ironinin tersyüz edilmiş bir biçimini işaret etmektedir. Sokrates spontan olana güvenmeyip onu rasyonel normlar üzerinden ele alırken, günümüz insanı da akla güvenmeyip Çağımızın Meselesi onu spontanlık normları üzerinden yargılamaktadır. Aklı reddetmez, ama onun mutlak egemenlik girişimlerini reddederek bu girişimlerle alay eder. Eski kafalı insanlara göre bu belki saygısızlıktır. Mümkündür, ancak kaçınılmazdır. Kaçınılmaz olarak hayatın kendi taleplerini kültüre sunmasının vakti artık gelmiştir.”

Geçtiğimiz yüzyılın en büyük düşünürlerinden José Ortega y Gasset, Çağımızın Meselesi’nde aklın metafiziğindeki son kavşağı değerlendiriyor. Tüm felsefi etkinlikleri temelde iki zorunluluğa; eşyanın neliğine ve nasıl düşünebileceğine indirgeyen Gasset, rasyonellik ve göreceliğin sıkı bir eleştirisine girişiyor. Modern bilimi bu kadim tartışmanın bağlamında ele alırken, Einstein’ın fizik kuramına içkin genel anlama da felsefi bir yorum getiriyor. Bir doktrin değişiminin salt bir doğru ve yanlış bilgi tartışması olmadığını, asıl meselenin yeni bir düşünme ve kavrama biçimini fark etmek olduğunu öne sürüyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 144
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2021
₺27,00

Christopher Lasch Narsisizm Kültürü’nde, narsisizmi yalnızca bireysel bir hastalık olarak değil, aynı zamanda burjuva bir toplumsal salgın olarak tanımlaması çığır açtı. Analizleri Freudçu teoriye ve tarihsel olaylara dayanan Lasch’in Amerikan kültürüne koyduğu tanı, endişeli ve açgözlü narsisistik benliğin hayatın her alanına girmesiyle günümüzde daha da anlamlı hale gelmiştir.

Lasch, 1960’larda doğan ve günümüzde de kullandığımız, muhafazakâr ve liberal tanımlamalarını masaya yatırıyor; bireyselliğin önlenemez yükselişini inceliyor. Narsisistik kişilik bozukluğundaki yükselişi ele alırken bunu iş hayatında, dinsel ve toplumsal anlam azalışıyla bağdaştırıyor.

Narsisizm Kültürü, bireysel psikolojik meselelerin, miras aldığımız kolektif sorunların kültürel ve siyasal çözümleri üzerinde ne kadar önemli olduğuna dair önemli bir eserdir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 360
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2021
₺64,78

Güzel ve Çirkin, bir gün deniz kıyısında karşılaştıklarında birbirlerine denizde yıkanmayı teklif ettiler.

Böylece üstlerini çıkarıp suya girdiler. Çirkin, bir süre sonra kıyıya geri dönüp üstüne Güzel’in elbiselerini geçirerek oradan uzaklaştı.

Denizden çıktığında elbiselerini bulamayan Güzel, çıplak kalmaktan fazlasıyla utandığı için Çirkin’in elbiselerini giyerek yoluna devam etti.

O gün bugündür, herkes Güzel ve Çirkin’i birbiriyle karıştırdı. Yine de bazıları, ona ait olmayan kıyafetine rağmen Güzel’i tanırlar. Aynı şekilde Çirkin’in yüzünü de bilirler; zira elbiseleri onun gerçek kimliğini saklamaya yetmez.

Halil Cibran’ın alegorik dili ve zengin anlatımıyla kaleme aldığı, her yaştan okura hitap eden etkileyici hikâyeleri Gezgin’de bir araya geldi.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 88
En / Boy : 12.5 / 17.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2019
₺13,50

Ermiş

Cibran’ın ilk kez 1923’te yayımlanan başyapıtı Ermiş, şairane bir üslupla kaleme alınmış felsefi, ruhani ve ilham verici denemeler bütünüdür. Ermiş, El Mustafa isimli bilge bir adamın yirmi altı bölümde anlattığı nasihatlerinden oluşur.

El Mustafa, on iki yıl boyunca sürgün hayatı yaşadığı Orphalese Adası’ndan, onu anavatanına götürecek gemiye binmek üzeredir. Onu uğurlamak üzere etrafında toplanan ada sakinleri, El Mustafa’nın sevgi, çalışma, neşe ve keder, suç ve ceza, eğitim, dostluk, ibadet ve ölüm gibi son derece önemli kavramlar üzerine konuşmasını isterler. Bu konuşmalarda Orphalese halkı sorar, Ermiş ise cevap verir.

Milyonlarca okura ulaşan Ermiş, günümüzde de en çok okunan kitaplardan biri olma özelliğini sürdürüyor.

Ermiş'in Bahçesi

Halil Cibran’ın en sevilen eseri olan Ermiş’in devamı niteliğindeki Ermişin Bahçesi ölümünden sonra ilk kez 1933’te yayımlanmıştır.

Vatanından on yıldan fazla süredir ayrı kalmış El Mustafa’nın müritleriyle yaptığı sohbetleri konu alan Ermişin Bahçesi, Cibran’ın, mistik bir güzelliğe sahip olan Doğa Ana’yı lirik bir tarzda kutsayışının hikâyesidir. El Mustafa bu kez de yıllar sonra tekrar bir araya geldiği müritlerine birbirinden önemli kavramlar üzerine nasihatler vermeye, onlarla mutlu ve bilinçli bir hayata nasıl ulaşılabileceğini tartışmaya devam ediyor.

Ermişin Bahçesi eşine zor rastlanacak bir görüngü, mistik bir filozof ve aynı zamanda bir şair olan Halil Cibran’ın edebiyat dünyasına kattığı bir klasik.

Meczup

Halil Cibran’ın gençlik döneminde yazdığı Meczup’ta, “normal” bir insanın toplumda işleyebilmesi için, insanın benliğini çürüten ve bu benliği kolektif bir amaç uğruna tekrar tanımlayan bir dünyada kimliğini idame ettirebilmesi için birtakım maskelere bürünmesi gerektiği ele alınır. Kişinin maskesinden arınması, düşünmesi, konuşması ve kendi olabilmesi, toplumun gözünde onu meczup kılar. Cibran, bu maskelerden kurtulan, özbenliğine karşı dürüst olan ve hakikatin peşinden koşan bir insanın özgür olduğunu dile getirir; fakat bunun da bir bedeli vardır; bu bedel de yalnızlıktır.

Otuz dört kısa hikâyeden oluşan bu kitapta Cibran, maskelerinden arınmış bir meczubun gözünden okuyucuya benzersiz bir toplum eleştirisi sunar.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 260
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2018
₺25,20

Nietszche’nin tüm kesinlikleri ve dogmaları parçalama kararlılığıyla kendisini eli çekiçli bir filozof olarak gördüğü yerde, Bloch sınırları aşma ama aynı zamanda yaratma kararlılığına sahip orak çekiçli bir filozof olup çıkıverir muhtemelen.

Peter Thompson

20. yüzyılın başlarından itibaren, kendine özgü düşünsel ve yazınsal tavırla ayrışmaya başlayan “Batı Marksizmi” içinde bile ayrı duran bir filozof Ernst Bloch. Kuşkusuz onun bu ayrıksılığında birçok etkenden söz edilebilir: en başta yazım tarzı, dine ve dinsel duyuşa ilgisi, umut ve ütopya gibi yasak kavramlardan bahsetmesi... İşte bu derleme, Ernst Bloch’un en çok uğraştığı ve bel bağladığı kavram olan “umut” etrafında dönüyor; tam da onda yer aldığı şekliyle, toplumsal alandan sürgün edilmiş ve mahremleştirilmiş/özelleştirilmiş umudun neredeyse tüm veçhelerini ele alıyor. Slavoj Žižek ve Peter Thompson’ın editörlüğünü üstlendiği bu derlemede on üç makale yer alıyor. Makaleler, genel olarak Bloch’un düşüncesini, özel olarak onun umut ve ütopya anlayışını felsefi yöntem, hümanizm ve anti-hümanizm, antropoloji, din, metafizik, eskatoloji ve mitoloji, edebiyat ve müzik gibi birçok boyut üzerinden tartışıyor. Ayrıca derlemede Bloch’un düşüncesini çağdaş feminist yaklaşımlar ve spekülatif materyalist anlayışlarla ilişkisi bakımından değerlendiren makaleler de var. Öte yandan, bunca farklı alanlara dağılmış tüm yazıların ortak kaygısı şu: Bu umutsuzluk çağında Blochçu umut ve ütopya bize ne söyler?


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 368
En / Boy : 13.5 / 21.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2021
₺55,20

Zohar, Kabala’nın temel metnidir.

Kabala ise tüm insanlığın manevi mirası...
İçimizdeki potansiyelden tam anlamıyla faydalanmak istiyorsak, gündelik bilinçle içsel dönüştürücü güçler arasında bir tür köprüye gereksinim duyduğumuzu söyler Kabala. Zohar tam da bu köprüdür işte. Binlerce yıldır hiçbir kitap, Zohar’dan daha fazla gizem barındırmamış ve yine hiçbir kitap insanlığa daha büyük bir bilgelik sunmamıştır.

Seçkin kabalistlerden Rav P. S. Berg, Zohar'ın Temel Öğretisi adlı bu kitapta kötülük, kurtuluş, insan ilişkileri, zenginlik, yoksulluk ve diğer temel meseleler hakkındaki öğretilere hem pratik hem de çağdaş bir bakış açısıyla yaklaşıyor. Rav Berg, insanlığın en eski ezoterik manevi bilgi kaynağından süzdüklerini, ebedi bilgeliğin damıtılmış hali olan öğretilerin ilkelerini, günlük yaşamlarında kutsallıkla uyum içinde kullanabilmeleri için farklı inançlardan her insana ulaştırmayı başarıyor.

Zohar hem günlük yaşamımızın kalitesini artırarak hem de ruhlarımızın evrimini hızlandırarak bilincimizde bir devrim yaratır. Şüphe yerine emin olmayı, karanlığın yerine Işık’ı koyarak, fiziksel dünyanın dayattığı sınırları ortadan kaldırır. Onunla nereden olduğumuzu, nerede olduğumuzu ve ne olacağımızı; yani şimdiki zamanı, geçmişi ve geleceği bir arada görürüz.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 280
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2021
₺37,90

“Sevgi birleştirir, nefret ayırır, sevginin asil hizmetkârları gerçek hazineye ulaşır.”

Zamanın coşkun akan ırmağı adlarını unuttursa da fikirleriyle bize uzak çağlardan seslenen, farkında olmasak dahi fikir dünyamızı şekillendirmeye devam eden düşünürler vardır. Doğanın kitabını okuyarak “ölümsüzlüğün” bilgisine erişip gittiği yerlerde bir “tanrı” gibi hürmet gören, bu bilgiyle salgın hastalıklara çare bulan, fırtınaları dindiren ve tiranlarla savaşarak yurttaşlarının kalbini kazanan Empedokles, şüphesiz bunlardan biridir.

Bu kitapta büyük şair ve filozof Empedokles bizleri fragmanlarıyla; evreni oluşturan ateş, su, hava ve toprağın şarkısını dinlemeye davet ederken, Sevgi ve Nefret’in sonsuz devinimindeki yerimizi düşünmeye, yaşarken Nefret’in oyuncağı olmaktan kurtulup yeryüzünde Sevgi’yi hâkim kılabilmek için yapabileceklerimizi değerlendirmeye çağırıyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 72
En / Boy : 11 / 18
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2021
₺22,90

Filozof Seneca'nın Stoik yazıları yaşama sanatına, akıl ve ahlakın önemine dair önemli içgörüler taşıyor; tüm zamanları aşan bilgelikleri ve belagatleriyle de insanlara derinlikli bir kılavuz sunmayı sürdürüyor.

Tarih boyunca bazı kitaplar dünyayı değiştirdi. Bununla kalmayıp; bizleri ve birbirimizi görme biçimimizi etkiledi. O kitaplar ki tartışmalara, muhalif fikirlere, savaş ve devrimlere esin kaynağı oldular. Aydınlattılar, harekete geçirdiler, kışkırttılar, teselli ettiler. Yaşamımızı zenginleştirdiler ve bizleri ayrı ayrı kendi yaşamlarımızı sorgulamaya yönelttiler. Şimdi Kafka Kitap sizlere uygarlığı sarsan, insanlık tarihine yön veren ve kendimizi keşfetmemize yardım eden fikirleriyle; büyük düşünürlerin, çığır açanların, radikallerin ve ileriyi görenlerin eserlerini sunuyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 120
En / Boy : 11 / 18
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2020
₺29,33

“Geçti bu demde cihandan Pir-i Mimaran Sinan.”

Osmanlı mimarisini zirveye taşımış, kubbe sanatında henüz aşılamamış bir dehaya sahip, hayal gücüyle çığır açmış ve kendi tarzını oluşturmayı başarabilmiş bir dehadır Mimar Sinan.
Allah aşkı, ahiret bilinci ve hayra vesile olmanın yüceliğini ilke edinen, sahip olduğu her şeyi insanlığın hizmetine sunmaktan çekinmeyen, aynı zamanda bir eğitim gönüllüsü, bir büyük usta ve bir bilge kişidir. Dünyanın dört bir yanından uzmanı, eserlerindeki mimari işçiliğine hayran bırakmayı başarabilmiş ve kişiliği ile de tüm insanlık adına örnek bir karakter sergilemiştir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 88
En / Boy : 11 / 18
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2021
₺22,40

Freud’dan Lacan’a uzanan, yeni buluşlarla, tartışmalarla dolu uzun yol boyunca psikanaliz hem dönüşmüş, hem de insanı açıklamak bakımından beşeri bilimleri etkileyecek çeşitli imkânlara sahip olduğunu göstermiştir. Saffet Murat Tura’nın bu klasikleşmiş kitabı bir yandan dikkatimizi bu imkânlara çekip irdelerken bir yandan da Freud’un kavramlarının ve psikanalizin Lacan’ın elinde kazandığı yorumu açıklamaya, anlamlandırmaya çalışıyor. Psikanalizin epistemolojik statüsünü ve psikanalizin temel kavramı olan “bilinçdışı”nın felsefi olarak nasıl mümkün olabildiğini tartışıyor; fenomenoloji geleneği ile Lacan’ın görüşlerini birlikte değerlendiriyor.

İnsan hakkındaki bilgilerimizin gelişimi kuşkusuz durmadığı, günümüze değin özellikle nörobiyoloji alanındaki buluşlarla kimi zaman yanlışlanıp kimi zaman değişime uğradığı için Tura okurlarını uyarıyor: “Kitabımın bir tavsiye, bir reçete gibi okunmamasını dilerim. Ampirik değeri tartışmalı düşünce sistemleri karşısında insanlar ya bunlara tamamen biat etmeyi ya da büsbütün inkâr etmeyi seçiyorlar. Bilimin gücü hata yapmamasından değil, hatada ısrar etmemesinden kaynaklanır. Bilim bir seferde bütün zamanlar için geçerli mutlak doğruları dile getirmez. Psikanaliz kaynaklı bilgilerimizin önemini reddedemeyiz, ama psikanaliz hakkındaki tartışmaların artarak devam ettiğinin de farkında olmalıyız.”


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 152
En / Boy : 13 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2021
₺40,50

“...Nasıl vücut hekim ve eğitmeni ve toprak çiftçiyi ilgilendiren konularsa, tabi olarak iyi ve akıllı bir adam için konu kendisinin ustası olma becerisidir. Ve iyi ve bilge insanın işi, görünüşleri Doğaya göre kullanmaktır. Çünkü iyi olana rıza göstermek ve kötü olanı reddetmek ve belirsiz olana karşı ihtiyatlı olmak her ruhun mizacıdır ve böylece iyinin peşine düşer ve kötülükten kaçınırlar ve ne iyi ne de kötü olana doğru yönelirler. Döviz alımı satımı yapanın ya da şifalı ot satıcısının Sezar’ın madeni parasını reddetmesi yasal olmadığı için, ancak biri onu sunarsa, o zaman, istese de istemese de, o paranın karşılığında satılan şeyden vazgeçmelidir, ruh için de durum bundan ibarettir. İyi olan göründüğünde, doğrudan ruh ona doğru eder ve Kötülükten uzaklaşır. Ve ruh iyinin herhangi bir açık imgesini asla reddetmez, Sezar’ın madeni parası kadar kabul görür. Hem Tanrı’nın hem de insanın her hareketi bu noktaya bağlıdır....”


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ordu
Sayfa Sayısı : 119
En / Boy : 11 / 18
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2021
₺20,70

“Savaş Üzerine’nin yorumunu tamamlamak demek, bu eserin anlamı dinseldir ve sadece dinsel bir yorumun, umarım öyle olsun, esasa ulaşabileceğini söylemektir. Clausewitz insanlar arasındaki mimetik ilişkileri düşünmüştür, eğer ki bir felsefeye göre hareket ediyor olsaydı, kullanacağı kuşkusuz Aydınlanma felsefesi olurdu.”

Carl von Clausewitz, Savaş Üzerine adını verdiği çok önemli kitabının yayınlandığını görememiş. Yüzyılımızın önde gelen düşünürlerinden René Girard, şiddet ve savaş hakkındaki düşüncelerini Savaş Üzerine’nin etrafında örüyor. Yola çıktığı nokta, günümüzde yükselen şiddet; çatışmalar, savaşlar, saldırılar ve kadına yönelik şiddet... Benoît Chantre soruyor, Girard yanıtlıyor. Son derece önemli bir kitap.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 336
En / Boy : 12,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2021
₺41,00

“...Bu Denemenin amacı, sosyal veya politik konularda herhangi bir fikir oluşturduğum ilk dönemden beri sahip olduğum ve zayıflamak ya da değiştirilmiş olmak yerine, düşüncenin ilerlemesi ve yaşam deneyimiyle sürekli olarak güçlenmekte olan sahip olduğum bir fikrin temellerini elimden geldiğince bariz bir şekilde açıklamaktır: İki cinsiyet arasındaki mevcut sosyal ilişkileri düzenleyen ilkenin bir cinsiyetin diğerine yasal olarak tabi kılınması kendi içinde yanlış ve günümüzde insan gelişiminin önündeki başlıca engellerden biri olup, bir tarafta güç veya ayrıcalığa, diğer tarafta ise acizliğe meydan vermeyen mükemmel bir eşitlik ilkesiyle değiştirilmelidir...”


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ordu
Sayfa Sayısı : 169
En / Boy : 11 / 18
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2021
₺20,70

1901-1981 yılları arasında yaşamış ve psikanalizin kurucusu Sigmund Freud’dan çok etkilenmiş olan ünlü Fransız psikanalisti ve düşünürü Lacan, yaşamının büyük bir bölümünde Freud’a dönüşün gerekliliğini vurgulayan Lacan, psikanalizin kurucusuna itibarını iade etmeye çalışmıştır. Fransa’da Kojève’in Hegel üzerine derslerini izlemiş, Heidegger’i okuyarak yeniden yorumlamış ve psikanalizi felsefi kavramlarla zenginleştirerek daha anlaşılır hale getirmenin mücadelesini vermiştir.
Dilbilim ve yapısalcılık onu Hegel ve Heidegger’e göre çok daha yoğun bir biçimde etkilemiştir. Özellikle dil üzerinde duran ve psişik yapının incelenmesinde sembolik olana büyük bir önem veren Jacques Lacan, bu sayede Freud’un öğretisini yeniden düzenlemiş ve yapısalcı bir çerçeve içinde yeni bir özne teorisi geliştirmiştir. Jacques Lacan’ın psikanaliz teorisi, bir bölümüyle yapısalcı antropolojinin, bir bölümüyle de dilbilimin keşiflerine dayanır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 172
En / Boy : 13 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2021
₺30,00

“Yaşamayı öğrenmek. Tuhaf bir slogan. Kim öğrenecek ki? Kimden öğrenecek? Yaşamayı öğretmek. Peki ama kime? Bunu bilen olacak mı hiç? Yaşamayı bilecek miyiz? Her şeyden önce, yaşamayı öğrenmenin ne demek olduğunu bilecek miyiz?”

20. Yüzyılın En Yenilikçi Düşünürü

“Yaşamayı nasıl öğrenirim?” sorusunu cevaplayamadan aramızdan ayrılan, ortaya attığı kavramlarla büyük yankı uyandırmış, felsefeye getirdiği yapısökümü yaklaşımıyla pek çok alanda ve disiplinde büyük değişimler yaratan sıra dışı bir düşünür, postmodern bir filozof Jacques Derrida. Bu kitap Derrida’yı tanımamızı, anlamamızı ve onun engin dünyasına adım atmamızı sağlayacak unsurları özenle bir araya getiriyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 96
En / Boy : 11.5 / 17.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2021
₺19,60

Böyle Söyledi Zerdüşt ilk kez yayımlandığı 1883 yılından beri birbirine taban tabana zıt görüşlere ilham verdi. Kendi zamanındaki kulaklara göre ağzı olmadığını söyleyen Nietzsche’nin istediği anlamda anlaşılıp anlaşılmadığı hâlâ tartışmalı olsa da, felsefenin yalnızca abecesini bilenlerden çağdaş filozoflara kadar pek çok insanın Zerdüşt’ün sesine kulak verdiği ortadadır.

Nietzsche hem bir edebiyat eseri hem de felsefi bir çalışma, belki en yakın tabiriyle şiirsel bir felsefi metin olan Böyle Söyledi Zerdüşt’te, inanç sistemlerini yıkıp yerine Üstinsan idealini koyarken, eleştirdiği Hıristiyan kültürünün kutsal kitabı İncil’in üslubunu kullanıyor. Zerdüşt, tıpkı İsa gibi benzetmelerle, metaforlarla, çarpıtmalara açık, yorumlanmaya muhtaç bilmecemsi cümlelerle konuşuyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 360
En / Boy : 12,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2020
₺37,50

Kış Yürüyüşü, yaşadığı yüzyılın en büyük entelektüellerinden ve sivil itaatsizlik anlayışının öncülerinden biri olan ABD’li yazar Henry David Thoreau’dan bir kış günü ormanda yapılan yürüyüşün anlatısıdır. Düzenin giderek doğadan uzaklaştırdığı insanın özüne doğru adım adım ilerliyoruz bu satırlarda. Yürümek bir yere varmak amacıyla yapılan bir eylem değildir artık, yürümek insanın kendisine varmasıdır. Kış Yürüyüşü doğaya övgü, ondan uzaklaşmamıza karşı bir eleştiri ve kış mevsimine bir güzellemedir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 56
En / Boy : 12,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2020
₺15,00

Varoluşçuluğun babası olarak anılan Kierkegaard felsefesini inanç ve bilgi, düşünce ve gerçek üzerine kurmuştur. Tanrı’ya İhtiyaç Duymak adlı bu derlemede, Kierkegaard felsefesinin özünü oluşturan bütün kavramlara dair parçalar bulacak, büyük filozofun ölüm, din, korku gibi konulardaki düşüncelerini okuyacaksınız. Tanrı’ya İhtiyaç Duymak, Kierkegaard’ın bütün kitaplarından yapılmış bir derleme olması açısından, Søren Kierkegaard’ın felsefesine giriş niteliğinde bir eserdir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 192
En / Boy : 12,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2020
₺30,00

Bir filozof hiç beklenmedik bir anda Léo ile karşılaşır, kızıl tüylü, konuşan köpek. Kısa bir çekinceden sonra insanla hayvan arasında sohbet başlar. Filozof, konuşma, akıl yürütme, çalışma ve toplum içinde yaşama becerisi olan tek varlık insanın üstünlüğüne inanmaktadır. Léo, etrafı kitaplarla çevrili bu bilgin adamın karşısında gezgin, özgür ve mutlu sesini duyurmayı başarabilecek midir? Aralarındaki sohbet ilerledikçe köpek bize felsefenin ne sadece uzmanlara ne de yetişkinlere özel bir alan olmadığını gösterecek.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 112
En / Boy : 12,5 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2020
₺56,00

Bir hayvan bana baktığında tedirgin olurum çünkü aklından neler geçirdiğini bilmem. Hatta içimden, yeryüzünde, havada ve suda bu kadar çok hayvanın -kimisi insana çok yakın, kimisi insandan çok farklı- bulunmasının nasıl mümkün olduğunu merak ederim. Belki sadece ressamlar bu gizemi aktarmayı bilmişlerdi.

Bir başka soru aklımı kemiriyor, hayvanları eşya gibi sahiplenme hakkını bize kim verdi? Onların duyguları var, iyilik halini, acıyı hissediyorlar, onlar da iç sıkıntısı yaşıyorlar. Bu hassasiyet nedeniyle bizim onlara karşı görevlerimiz var, çünkü insan olma onuruna erişmiş kimse kendisinden daha zayıf olanı gözetmekle sorumludur.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 80
En / Boy : 12,5 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2020
₺48,00

Tanrı var mı? Varsa nerede? Adı ne? Dünyayı yaratmadan önce ne yapıyordu? Tanrıyla ilgili birçok soru sorabiliriz ama bu soruların cevapları yoktur. Tanrı’ya inanabiliriz ya da inanmayabiliriz, ama hiçbir şeyi kesin olarak bilemeyiz. Peki o zaman neden insanlar hakkında hiçbir şey bilmedikleri biri ya da bir şey için tartışırlar? Neden din adına savaşırlar? Var olsun ya da olmasın Tanrı birçok tartışmanın odağındadır ve onun insanlar için ne ifade ettiğini kendimize sorarak bunu anlamaya çalışabiliriz. Bu tartışmalara bir son vermek mümkün mü yoksa insanlar hakkında bir şey bilmedikleri bir şey uğruna savaşmaya ve sevdikleri şey adına birbirlerinden nefret etmeye mahkum mu?


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 80
En / Boy : 12,5 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2020
₺48,00

Bir filozof bir arkadaşıyla onlar için çok önemli bir konu olan doğayı insanın içinde yaşadığı ve yaşamının bağlı olduğu, kendi yarattığı ve düzenlediği fakat aynı zamanda tehlikeye attığı doğayla ilişkisi üzerine konuşuyorlar. Bugün tüm insanlık, küresel ısınma, verimli toprakların ve doğal kaynakların kaybolması, ozon tabakasındaki delik, çevre kirliliği, bunlara bağlı sağlık sorunlarıyla bir iklim krizi ile karşı karşıya. Fakat harekete geçmek, yeryüzündeki canlı çeşitliliğini korumak, etrafımızdaki her şeyle daha saygılı ve daha sade bir ilişki kurmak, doğanın içinde ve doğa ile daha iyi yaşamak amacıyla kendi “direniş bahçemizi” ekip biçmek için çok geç değil...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 64
En / Boy : 12,5 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2020
₺44,00

Acı ve mutsuzluktan başka bir şey getirmeyen, ölüm saçan savaşı sevmiyoruz. Peki ama savaşsız bir dünya düşünebilir miyiz? Savaş diğer şiddet türlerinden nerede ayrılır? Savaş sadece doğal bir saldırganlık gösterisi midir yoksa toplum içinde yaşamakla mı bağlantılıdır? Eğer öyleyse kültür ilerledikçe savaş nasıl bir hal almıştır? Uygarlığın ilerlemesiyle neden yok olmamıştır?

Tüm savaşlar haklı mıdır, haklı ya da haksız savaşlardan bahsedebilir miyiz? Bu soruların basit ya da tek bir cevabı yok ama en azından sormak önemlidir çünkü insanların birlikte yaşama şeklini yeniden düşünmemizi ­sağlar.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 64
En / Boy : 12,5 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2020
₺44,00

Sosyoloji yönteminin sadece bu metodolojik varsayımlarda olduğu ve başka hiçbir şekilde ‘yorumlayıcı’ ve “rasyonalist”, methodlarda görülmediğidir. Bu yöntemi sosyoloji ile ilgili herhangi bir Rasyonalist-Akılcı önyargıyı ifade ediyor olarak görmek elbette oldukça yanlıştır. Bu durum sadece metodolojik bir araçtır ve bu nedenle, yaşamın gerçekte rasyonel mülahazalar tarafından yönetildiğine dair herhangi bir inancı ifade ediyormuş gibi ele alınmamalıdır. Fiili davranışın, amaçlarla ilgili mantıklı rasyonel müzakereye tabi olup olmadığı sorusuna gelince, söyleyecek hiçbir şeyi yoktur. Yanlış yerlerde rasyonalist-akılcı yorumların önerilme riskinin her zaman olduğu kuşkusuz inkar edilemez. Tüm deneyimler de maalesef bunu doğrulamaktadır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ordu
Sayfa Sayısı : 102
En / Boy : 11 / 18
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2020
₺20,70

Bu kadar geç ve zorlu biçimde bu çalıların yanından geçip sarkan meyvesini gördüğümde, ağaca saygı duyuyorum ve meyvesini yiyemesem de Doğa’nın cömertliğine karşı müteşekkir oluyorum. Burada, bu sarp ve ormanlık yamaçta insanın yetiştirmediği, eski bir meyve bahçesinin kalıntısı olmayıp çam ve meşe ağaçları gibi doğal biçimde büyüyen bir elma ağacı yetişti. Değer verdiğimiz ve kullandığımız pek çok meyve bütünüyle bizim bakımımıza bağımlı. Mısır ve tahıl, patates, şeftaliler, kavunlar, vb. bütünüyle bizim ekimimize bağımlı, fakat elma insanın bağımsızlığı ve girişkenliğiyle yarışıyor. Söylediğim gibi, basitçe taşınmıyor, ama bir ölçüde bu Yeni Dünya’ya göç ediyor ve orada burada, yerli ağaçların arasından yolunu buluyor; tıpkı öküz, köpek ve atın bazen azıp çok yayıldıkları ve kendilerine baktıkları gibi.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 48
En / Boy : 11 / 18
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2020
₺20,70

20. yüzyılın başında Fransa’da eğitimin laikleşmesine öncülük eden ünlü pedagog Jules Payot’nun tartışmasız en önemli eseri İrade Terbiyesi. Kısa sürede pek çok dile tercüme edilerek bütün dünyada eğitimcilere yol gösteren bu eser hem teorik hem pratik yönleriyle güncelliğinden hiçbir şey kaybetmedi. Uzun süre Vatikan’ın yasaklılar listesinde yer alan, hatta çocuklarına bu kitabı okutan ebeveynlerin kiliselere alınmaması bile salık verilen İrade Terbiyesi, en temelde bir kişisel gelişim kitabı. İradenin felsefi ve ruhsal altyapısını herkesin anlayacağı bir dilde işlerken şu ve benzeri sorulara cevap arıyor:

-İradenin doğası nedir?
-Duygularımız üzerinde irade sahibi miyiz? 
-Düşüncelerimizle irademizi yönlendirebilmek mümkün mü? 
-Özdenetim yolunda irademizi eğitmek adına kullanabileceğimiz iç ve dış araçlar nelerdir?

“Mutluluğumuz irademizin eğitimine bağlıdır, çünkü mutluluk, hoş fikirlerin ve duyguların tüm neşelerini bilince salmalarını temin etmek, acı verici düşünce ve heyecanların ise bilince girmelerini yasaklamak ya da en azından orayı kuşatma altında tutmalarını önlemek demektir. Bu nedenle mutluluk, insandan, üstün bir dikkate sahip olmasını bekler, bu da ancak yüksek derecede egemen bir iradeden başka bir şey anlamına gelmez.”


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 296
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2020
₺22,90

Düşünsel yapısıyla matematik bilimi...

Matematiğin kimliği antikçağdan günümüze değin tartışılmaya devam ediyor:

- Konusu ve yöntemi bakımından matematiği diğer entelektüel çalışmalardan ayıran özellikler nelerdir?
- Matematik niçin olgusal bilimler için vazgeçilmez bir araç?
- Matematiksel kesinlikten ne anlıyoruz; “ispat” ne demektir?
- Matematik ile Mantık özdeş midir?
- Matematiğin kültür bağlamındaki konumu, sanatla ilişkisi, yüksek eğitsel değeri nasıl açıklanabilir?

İşte Matematiksel Düşünme’de tartışılan başlıca sorunlar bunlar.

Cemal Yıldırım, matematiği teknik ya da işlemsel yanıyla değil, düşünsel yapısıyla ele alıyor, çözümlemelerini okuyucuların kolayca anlayabileceği açık ve yalın bir dille sunuyor.

Seçkin düşünürlerden alınan 10 metinle de farklı bir boyut kazanan bu kitap, düşün dünyamızda önemli bir boşluğu dolduruyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 384
En / Boy : 13,4 / 19,8
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2020
₺72,25

“Daha eski ateizmleri irdelediğinizde, en sağlam (seküler ya da dinsel) kanaat­lerinizden bazılarına son derece kuşkuyla bakıldığını görürsünüz. Bu olasılık sizi rahatsız ediyorsa, aradığınız şey düşünmekten kurtuluş olabilir.”

Marquis de Sade gibi Tanrı’dan nefret edenlerden Arthur Schopenhauer’in mistisiz­mine, Bertrand Russell’ın matematikte hakikati arayışından Jakobenizm ve Nazizm gibi seküler politik dinlere, John Gray Ateizmin Yedi Türü’nde büyük akılların kur­tuluş, ilerleme ve kötülük sorunlarını anlamaya çalıştıkları farklı yolları inceliyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 176
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2020
₺30,80

“İnsan yalnız başkaları için değil, kendisi için de bir gizemdir.”

Søren Kierkegaard, bireyi merkeze alan, keder, melankoli, korku, kaygı gibi duyguları bireyin varoluş durumuna yerleştiren, yaşamı bütünüyle ironik kavrayan bir felsefe ortaya koyar. Bu felsefe, aynı zamanda onun yaşamöyküsüne de içkindir. Babasından miras bir melankoli ve bir lanetlenmişlik psikolojisi, bu lanetlenmişlik psikolojisinin gölgesinde geçmiş ve Büyük Deprem’le sarsılmış bir çocukluk ve ilk gençlik ile son büyük kırılma olarak Regine Olsen’le evlilik meselesi; Kierkegaardian düşüncenin temel önerilerini açığa çıkartmıştır.

Onun spekülatif felsefesi, yalnızca kendisinden sonraki felsefeye tesir etmekle kalmamış, psikolojiden edebiyata, resimden sinemaya kadar pek çok disiplin için de esin verici olmuştur. Öyle ki, Kierkegaard felsefesinden etkilenenler arasında Jean-Paul Sartre, Ludwig Wittgenstein, Sigmund Freud, Henrik Ibsen, Edmund Munch, Erich Fromm, Ingmar Bergman, Jacques Derrida, Jorge Luis Borges gibi pek çok farklı felsefi gelenekten ve pek çok farklı disiplinden önemli kişiler bulunur.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 72
En / Boy : 11 / 18
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2020
₺22,40

“Hepimiz kendi dışımızdaki koşulların tutsağıyız.”

Fernando Pessoa kendini farklı kişiliklere bölerek, benliğinde sustuklarını dile getirir. Hangi cümlesini kaldırırsanız altında ona dair bir yalnızlık biçimiyle karşılaşırsınız. Pessoa’nın kelimelerle ördüğü kendine özel o yalnızlık biçimi, tanyeri ağarırken ortaya çıkan serinlik gibi hafif bir ürperti taşır.

Proust gibi Pessoa da hayatın en dar şeritlerinde yürür; içine düşme pahasına derin boşlukların kıyısında dolanır. Hayatının bir anında, bir zihin çakımında bir şeyler görür ve hayatı boyunca bunun ne olduğunu bulmaya çalışır.

Hemen her eserine derin bir şekilde nüfuz eden Pessoa, edebiyatı kendine sığınılacak bir liman olarak seçmiş ve bu süre boyunca ortaya çıkardığı eserlerle sığındığı limanına demir atmıştır.

Daha küçük bir çocukken kendisine çizilen yoldan gitmesi adeta kaderi olan Pessoa, hayatın içinde olmasına rağmen onu dışarıdan net bir şekilde görebilen nadir yazarlardandır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 88
En / Boy : 11 / 18
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2020
₺22,40

Albert Camus’nün incelikle örülmüş başkaldırı felsefesi, Kierkegaard, Nietzsche ve Dostoyevski gibi on dokuzuncu yüzyılın önemli varoluşçu filozofları ile birlikte yirminci yüzyılın bir yanıyla kaotik, bir yanıyla yaratıcı sayılan “absürd” atmosferinin belirgin izlerini taşır. Camus, trajik kahraman Sisifos’u, “absürd insan” olarak bizim çağımıza bağışlar.

Yıkıcı bir savaşın tam ortasında, babasız ve yoksul geçen çocukluk yılları, sonrasında yaşadığı ağır hastalıklar, büyük kırılmalar ve vazgeçişler...

Bütün bunlar Camus’nün yaşama, yaratıma ve felsefeye karşı beslediği büyük arzusunu ve inancını yok edememişti. Sadece bir felsefi öğüt olarak değil kendi yaşam ilkesinde de “ille de yaşamak” düşüncesine bağlıydı. Onun saygınlığı ve samimiyeti, sadece felsefesinden değil, yaşamöyküsünden de ileri gelir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 56
En / Boy : 11 / 18
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2020
₺22,40

“Bir testi yaparsın çamurdan, içindeki boşluktur onu yararlı kılan.”

2500 yıl önce kaleme aldığı Tao Te Ching ile Taoizm’in kutsal kitabını yaratan Lao Tzu, Doğu bilgeliğini gizemli satırlarla kalbimize fısıldamıştır. Yaşamın düzeninin oluş ve bozuluştan ibaret olduğunu, hakikatin görünende değil görünmeyende gizlendiğini söyleyen Lao Tzu zıtlıklardan doğan uyuma dikkat çeker. Arzulardan sıyrılarak gerçek yolu bulmayı, teslimiyeti, alçakgönüllülüğü, varoluşun ve doğanın özünü büyülü bir dille anlatan Lao Tzu, günümüzde de insanlığa ilham olmaya devam ediyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 88
En / Boy : 11 / 18
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2020
₺22,90

“Hareket eden her obje, bulunduğu her anda tam da ait olduğu yerdedir.”

Vaişeşika Ekolü’nün kurucusu olan Kanada, atom teorisini yazılı olarak anlatan ilk yogidir. Kişinin kaderini bulmasının öneminden ve hareketin esiri olan hiçbir ruhun aslında özgür olmayışından bahseden Kanada, özgürlüğe giden yolun, varoluşun en küçük parçasını yani atomu anlamaktan geçtiğini dile getirir. Karma, zaman, hareketin doğası, çekim kuvveti gibi kavramları yorumlayarak, fizik ve ruhu bir araya getiren Kanada’nın bu felsefesi ve çok yönlü bilimsel bakış açısı insanın binlerce yıllık özgürlük arayışına ışık tutmaya devam ediyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 80
En / Boy : 11 / 18
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2021
₺22,40

“Kimseden daha iyi olmadığınızı anlayacak kadar mütevazı, herkesten farklı olduğunuzu kavrayacak kadar bilge olun.”

İbni Rüşd ya da dünyanın tanıdığı adıyla Averroes...

Avrupa’nın fikir mimarlarından Endülüslü Müslüman, felsefeci, astronom, hekim, psikolog, hukukçu, fizikçi, edebiyatçı ve matematikçi.

12. yüzyılda akılcılığı, hem İslam dünyasına hem de Skolastik Felsefe’nin baskıladığı Ortaçağ Avrupası’na yeniden hatırlatan, Aristo’nun metodolojisini yeniden gün yüzüne çıkartan ve eserlerini yaptığı şerhlerle çağdaşlarına kazandıran İbni Rüşd, Rönesans’ın ve Aydınlanma Çağı’nın da başlatıcısıdır.

Avrupa’da adına methiyeler düzülen İbni Rüşd, “Akıl yoluyla da Tanrı bulunabilir. Gerçeğe giden yollar farklı olsa da aynı gerçeğe ulaşılır...” diyerek, bağnazlığa, aklı bir yana iten anlayışa ve insanı dar düşünceye hapseden tüm akımlara karşı durmuştu.

Avrupa’nın “Yorumcu” unvanı verdiği İbni Rüşd, etkileri bugüne kadar süren bir anlayışın da en parlak yıldızı oldu. Ömrünü okuyarak ve yazarak geçiren bu büyük filozof, “Gerçek, gerçeğe zıt olamaz...” diyor, insanın “aklını kullanmasının” sadece bir tercih değil, aynı zamanda görev olduğunu savunuyordu.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 120
En / Boy : 11 / 18
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2020
₺22,40

Sokrates, toplumun inandığı tanrılara saygı duymama, yeni tanrılar icat etme ve gençlerin ahlakını bozma suçlamasıyla idama mahkûm edilir. Ancak cezası hemen infaz edilmez, çünkü Atinalılar cezanın infazı için, kutsal bir vazifeyle Delos’a gönderdikleri heyetin geri dönmesini beklemektedirler. Sokrates’in infazından iki gün önce, söz konusu heyeti taşıyan geminin artık Atina sularına girdiği yönünde haberler gelmeye başlar. Kaçınılmaz sonun gelip çattığını bildiren bu haberler üzerine, Sokrates’in akranı ve yakın dostu Kriton, daha tan yeri ağarmadan, gecenin zifiri karanlığında zindanın yolunu tutar. Amacı,geminin Atina’ya yaklaştığını ve artık fazla vaktinin kalmadığını Sokrates’e bildirmektir, ama ölmek için değil,yaşamak için!


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 96
En / Boy : 12 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2020
₺31,98

Darwin 1859’da yayımladığı Türlerin Kökeni kitabıyla dünyamızın tarihini sonsuza kadar değiştirmişti. Ancak insanın evrimini ayrıntılarıyla açıklamaktan, biraz da gelecek tepkilerden çekinerek geri durmuştu. 12 yıl konu üzerine yoğun bir şekilde çalıştıktan sonra, ilk basımını 1871 yılında gerçekleştirdiği İnsanın Türeyişi ve Cinsel Seçilim kitabıyla bu açığı kapattı. Elinizdeki bu kitap Darwin’in kitabının ilk bölümünün 1874 tarihli baskısının çevirisidir.

Zaman içinde Darwinci devrim, dünya üzerindeki her eğitimli insanın aklında ve kalbinde emin ve rahat bir şekilde yerini alacaktır, fakat bugün Darwin’in ölümünün üzerinden bir asırdan fazla zaman geçmesine rağmen hâlâ onun parmak ısırtan çıkarımlarla dolu ifadelerini tam olarak hazmedebilmiş değiliz.

Daniel Dennett, Darwin’in Tehlikeli Fikri

Darwinci kuram yalnızca üstün bir açıklama gücüne sahip olmakla kalmaz; açıklamasındaki ekonomikliğin güç dolu bir zarafeti, dünyanın en unutulmaz başlangıç mitlerine bile üstün gelecek şiirsel bir güzelliği vardır.

Richard Dawkins, Cennetten Akan Irmak

Hiçbir bilimsel devrim daha önceki alışkanlıklarımızı ve kanaatlerimizi değiştirmek açısından Darwin’in buluşuyla karşılaştırılamaz.

Carl Zimmer, Evrim: Bir Fikrin Başarısı 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 280
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2022
₺72,98

Türkiye’de yaşayan insanlar olarak çok uzun süredir kimlik meseleleriyle, deyim yerindeyse, “başımız belada”: “Modern Batı” ile ilişki içinde kendimizi kim veya ne olarak öne sürmek istediğimiz sorusu düşünce ve siyasetin önemli konularından biri olageldi. Öte yandan kimlik meselesi, dünyada ve Türkiye’de başka içeriklerle de siyasal ve toplumsal mücadelelerin başlıca konuları arasında yer alıyor: çok çeşitli kesimlerin resmi ve gayriresmi tanınma talepleri, retler, siyaset ve hukuk alanlarındaki tartışma ve çatışmalar… “Kimlik siyaseti” denen bu sıcak gündemin karşısında (veya yanı başında) şimdilerde geri plana itilmiş gibi görünen köklü bir mesele olarak “sosyal adalet” gündemi de var. Bu iki siyaset tarzının birbirini dışlayıp dışlamadığını da tartışan Kimlik, Tanınma Mücadelesi ve Şarkiyatçılık, kimlik kavram ve siyasetinin mahiyeti ve sınırları üzerine etraflı bir düşünme çabası. Kolay çözümlere teslim olmamak için felsefeye ve kurama, soyutluğa düşmemek için de toplumsal hareketlere ve tarihe bakıyor. Kılavuz kabul ettiği Edward Said’in düşüncesini açımladığı kadar dünyayı anlamak için de kullanıyor. Başta sosyal ve beşeri bilimlerde çalışanlar olmak üzere okurlarımızın ilgiyle okuyacağına inanıyoruz.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 360
En / Boy : 13 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2019
₺56,25

Sosyal bilimlerde kuramların polisiye kurmacalarla bir ilişkisi var mı? Nasıl bir ilişkisi olabilir? Karl Marx Kapital’de neden komedya yerine tragedyayı tercih etmiştir? Gazete haberlerinde saf gerçekliği mi okuyoruz? Peki “gerçekçi” denen anlatılarda kurmacanın rolü ne? Ya anlatılardaki pencereler nereye açılır? Geleneksel olarak kurmacanın dışında bırakılan insanlar romana ve öyküye nasıl dahil edildiler?

Filozof Jacques Rancière uzun yıllardır siyasetin yanı sıra estetik, özellikle de edebiyat üstüne kafa yoruyor. Bu kitabında da bir yandan Honoré de Balzac, Edgar A. Poe, Rainer Maria Rilke, Marcel Proust, Joseph Conrad, William Faulkner ve W. G. Sebald gibi yazarların eserlerinden hareketle kurmacanın kıyılarını keşfe çıkıyor; bir yandansa Georg Lukács ve Erich Auerbach gibi güçlü yorumcularla “diyalog” içinde düşüncelerini geliştiriyor. Kurmacanın Kıyıları’nı edebiyat, eleştiri ve felsefeye ilgi duyan okurlarımızın zevkle okuyacağına inanıyoruz.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 184
En / Boy : 13 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2019
₺46,50

“Sabahtan öğlene kadar ‘insan bir girdaptır, insan bir girdaptır,’ diye tekrarlayıp durdum. Daha iyisini bulamıyorum, çok yazık!

“Kuş pazarı. Şu pır pır eden küçücük bedenlerde ne biçim bir güç, ne biçim bir azim var! Bu hiçin içinde kök salıyor yaşam; bir parçacık maddeye can veren, ve zaten bizzat o maddeden çıkan ve onunla birlikte yok oluveren acıklı şey... Ama hayretim geçmiyor: Bu hummayı, bu kesintisiz dansı, bu temsili, yaşamın kendi kendisine sunduğu bu gösteriyi açıklayabilmek ne mümkün. Ne müthiş bir tiyatro şu nefes denen şey!”


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 160
En / Boy : 13 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2020
₺42,00

“İhtiyatlı suskunluk kutsaldır.”

Aragon Krallığı topraklarında dünyaya gelen, yaşamını teoloji ve felsefe profesörü, vaiz, papaz, yönetici ve yazar olarak sürdüren Baltasar Gracián, insanca yaşamanın incelikleri üzerine ortaya koyduğu düşünceleriyle ölümsüzleşmiştir.

Her şeyin kısa ve öz ifade edilmesi gerektiğini savunan Baltasar kısa ve öz olanın faydasının iki katına çıkacağının altını çizer. Karmaşık, kalabalık, uzun, yoğun ve komplike olan her şey, hayatı daha da zora sokmaktan başka bir işe yaramaz.
“İnsan” olgun, bilge, sağduyulu, muhakeme yeteneği üst düzeyde, gelişmiş zevklere sahip, eylemlerinde tutarlı ve zekidir. Ancak bu insan aynı zamanda kendini her şeyiyle ortaya saçmayan, bazen saklanmasını da bilen ancak bunu ustalıkla yapan bir hayat kumarbazı da olabilmelidir. İhtiyat, insanoğlunun geliştirmesi gereken en değerli düşünce kasıdır.

Başarı, güç, para, aşk... Bütün bunları elde etmek için doğasından vazgeçen insan, kötücülleştikçe aldanmaya sürüklenir. Ahlaksızlığa düşmeden başarılı olmanın çok daha pratik ve işlevsel yolları vardır. Baltasar, Nietzsche ve Schopenhauer gibi dehalara ilham vermiş, rehber alınabilecek eşsiz isimlerden biridir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 96
En / Boy : 11 / 18
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2020
₺22,40

“Düşünmek ruhun kendi kendiyle konuşmasıdır...”

Türk bir ailenin çocuğu olarak bin yüz elli yıl önce dünyaya gelen ve hayatı boyunca müzik, felsefe, botanik, matematik ve mantık alanında sayısız eserler kaleme alan Farabi, ilim ve düşün dünyasında “öğretmen” kabul edilen Aristoteles’ten sonra “ikinci öğretmen” kabul edilmiştir.

Sadece filozofları değil, sayısız bilimadamını da derinden etkilemiş, akımların ve icatların ilham kaynağı olmuştur.

Varlıklı bir ailenin ferdi olarak saraya yakın olmasına rağmen siyasi iradeyi tamamen reddedip kendini ilme adamıştır. Günde yalnızca bir öğün yemekle hayatını sürdüren Farabi, zamanının her saniyesini ilimle geçirmeye gayret göstermiştir.

Çünkü Farabi’ye göre insan ilmi aramakla mükelleftir. İlmi bulmak, onu öğrenmek ve onu anlatmak zorundadır.

İlim Çin’de bile olsa kalkıp peşine düşmek gerekir. İnsan ilim için yaşamıyorsa ıstırap içinde, anlamsız ve mutsuz bir ömür geçiriyordur. Çağımız insanının anlamlı ve anlamsız gayretleriyle yüzleşmesi ve yeniden bir yaşam kurgusu inşa etmesi açısından Farabi’nin ilham dolu hayatı ve çalışmaları örnek alınacak niteliktedir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 120
En / Boy : 11 / 18
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2021
₺22,40

“İnsanoğlu para kazanmak için sıhhatini verir. 

Sonra, sıhhatini kazanmak için parasını verir. 

İstikbali düşünürken insanoğlu yaşadığı günü unutur.

Böylece, ne bugünü yaşarlar ne de istikbali.

Aslında ölüm yokmuşçasına yaşarken yaşamamış gibi ölürler.”

Tüm bencil düşüncelerden sıyrılmış bir halde önce “BEN” diyebilen insanın, ruhu ve bedeni arasındaki uyumu keşfetme hikâyesidir bu kitap. Savaşmayı değil kabullenmeyi, başkalarından önce kendini bilmeyi ve ölmeden önce yaşamayı benimser. Mutluluğa giden yolda, bilgelik ve özgüvenden gelen ışıkla iyileşmeyi öğretir. “Mutlu olmak için, bulunduğunuz andan daha iyi bir zaman olduğuna inanıyorsanız beklemekten vazgeçin. Pek çokları mutluluğu insandan yüksekte arar, bazıları ise daha alçakta. Oysa mutluluk insanın boy hizasındadır.”

Konfüçyüs sadece Çin’e ait değil, bütün dünyaya aittir. Onun düşünceleri insanlığın üstün idealinin temelidir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 82
En / Boy : 11 / 18
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2020
₺22,40

“Meczupluğumda hem özgürlük, hem de güvenlik buldum; yalnızlığın özgürlüğü ve anlaşılmaktan uzaklığın güvenliği, zira bizi anlayanlar, içimizde bir şeyi esir ederler.”

Halil Cibran’ın 1918’de yayımladığı İngilizce ilk eseri Meczup’ta, maskelerinden kurtulmuş özgür insanın hakikate ulaşma çabası anlatılır. Meczup, onu sıradan biri hâline getiren tüm bağlarından kurtulmuş, alelade olmayan, bir deli ya da ötekidir. İçine girdiği bu yeni dünyada adalet, erdem, bilgelik gibi kavramları kendi mistik diliyle yeniden tanımlar.

Batı’da yaşayan bir Doğu’lu olarak Halil Cibran, hayatına hâkim olan bu ikili yapıyı eserlerine de yansıtır. Gerçek ve hissî dünya arasında gezinen Meczup’un dilinden dökülenler, birbirinden oldukça farklı bu iki dünyayı sentezler. İnsanlığa ait en temel düşünceleri yeniden ele almamızı sağlayan mesellerle Halil Cibran, meczup olanın asıl bilge kişi olabileceğine de dikkat çeker.

 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 64
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 1.2020
₺18,75
1 2 3 ... 35 >
Çerez Kullanımı