“Haklar, sadece sesini duyuranlar tarafından kazanılır.”

Kimi kadın hakları için mücadele etti, kimi köleliğe karşı harekete geçti; kimi bağımsızlık derdindeydi, kimi düşünce özgürlüğü, kimi de eşitlik... Ama her zaman bunun bir bedeli vardı.

Yıllar sonra aslında haklı oldukları anlaşılıp heykelleri dikildi, itibarlarının arkasında durulmaya çalışıldı. Arkalarından dilenen özürler, verilen unvanlar, yapılan büstler onları geri getirmedi ama nihayetinde anlaşıldıkları gün gelmişti!

İade-i İtibar; yaşadıkları dönemde düşündükleri, yaptıkları, cesaretleri ve savundukları yüzünden cezalandırılmış, haksızlığa uğramış, sürülmüş ve hatta öldürülmüş kişilerin hikâyesini anlatıyor.

Ezgi Cankurtaran’ın yayın dünyasına attığı ilk adım olan, derin araştırma ve çalışmaların ürünü bu kitapta yazarın etkileyici kalemi, okuyucusunu yıllar öncesinin sosyal ve siyasi çalkantılı atmosferine sürüklüyor; benliği, varlığı, anıları, tutkuları, coşkuları, aşkları, çöküşleri ve mücadeleleriyle hakkı teslim edilmesi gerekenleri hatırlatıyor.

Kitap Adı: İade-i İtibar

Kitap Yazar Adı: Ezgi Cankurtaran

Yayın Direktörü: Gülşen İşeri

Editör: Günnur Aksakal Baykan - Saliha Ulusoy

Çizim ve Kapak Tasarım: Gilas Coşkun

Sayfa Tasarım: Beyzanur Karabulut

Sayfa Sayısı: 248

Ebat: 13,7x21,5

Tür: Biyografi

Kağıt / İç Baskı: III. Hamur Enzo, 52 gr.

Cilt / Kapak: Amerikan Bristol 230 gr.

₺45,50

Sosi Antikacıoğlu’nun titiz bir araştırma sonucu kaleme aldığı Zabel Yesayan’ın (1878-1943?) sıra dışı yaşamını konu edinen ve tüm önemli eserlerinin incelemesini de içeren bu kitap, yazar hakkında yayımlanan ilk kapsamlı monografi olma özelliğini taşıyor.

Batı Ermeni edebiyatının önemli isimlerinden Yesayan hayatı boyunca sınıfsal ayrılıkları olmayan bir topluma özlem duymuş, büyük idealler peşinde, kalemini adaletsizliklere karşı bir silah gibi kullanmış, inandığı eşitlikçi ütopyaları ve bireysel özgürlükleri gerçekleştirmek için çoğu kez kendi güvenliğini hiçe saymıştır.

Yesayan, eserlerinde kurguladığı kadınların psikolojik durumlarını irdelerken kişisel özgürlükle geleneksel beklentiler arasındaki ikilemi dile getirmiş, toplumun her kesiminde eşitlik sağlanmadıkça kadın erkek eşitliğinin de mümkün olamayacağını özellikle vurgulamıştır.

Çağının ötesindeki fikirleriyle bir devrim yaratan bu olağanüstü kadının hayatı Antikacıoğlu’nun satırlarıyla bir destana dönüşüyor ve okurlarına mücadele içinde geçmiş onurlu bir hayatın portresini sunuyor.

Kitap Adı: Zabel Yesayan Yaşamı ve Eserleri

Kitap Yazar Adı: Sosi Antikacıoğlu

Yayın Direktörü: Gülşen İşeri

Editör: Ezgi Hotalak

İlk Okuma: Beril Erbil

Kapak Tasarım: Emir Tali

Sayfa Tasarım: Aslı Varol

Sayfa Sayısı: 276

Ebat: 13,7x21,5

Tür: Biyografi

Kağıt / İç Baskı: III. Hamur Enzo, 52 gr.

Cilt / Kapak: Amerikan Bristol 230 gr

₺52,00

Aksaray’da kalabalık bir konakta doğan, etrafı gözleyerek büyüyen, her duyduğunu zihnine kaydeden bir çocuk… Daha lisedeyken öğretmenine, “Sen en iyisi tiyatrocu ol oğlum,” dedirtecek kadar mayasını belli eden, gizli cevher bir genç… Eşiyle altmış iki yıl aynı yastığa baş koyacak kadar derin bir âşık… Türkiye’de kabare kültürünü başlatan, yüzlerce temsilde yer alan, Yeşilçam’da da birbirinden unutulmaz karakterlere hayat vermiş bir oyuncu… Karşınızda her yönüyle Metin Akpınar.

Zeynep Miraç, muhatabını nasıl konuşturacağını biliyor, hem ince hem dikkatli sorular sormayı başarıyor ve Metin Akpınar’ı bir zaman tüneline sokarak onun tiyatro tutkusunu, en yakını Zeki Alasya’yla olan dostluklarını, eşi Göksel Akpınar’la olan aşkını, Anadolu’daki turnelerini, Ulvi Uraz’dan Haldun Taner’e “hoca”larını bir bir anlatıyor bize. Üstelik karşımızdaki manzara yalnızca Metin Akpınar’ın hayatı değil, aynı zamanda bir Türkiye tarihi kesiti; muhtıralar, ihtilaller, sansürler, davalarla belki örselenen, ama asla tutkusundan vazgeçmeyen tüm sanat emekçilerinin çok iyi bildiği bir direnme hikâyesi bu anlatılan. Ne de olsa Metin Akpınar’ın hayatı, sahneye adanmış bir ömür…


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 176
En / Boy : 13 / 19
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2022
₺31,50

Mehmet’e yapılan bir cinayet ve Türkiye’ye, ol tarihte Atamanlılar, layık görülen bir darbedir; faili meçhul olmayıp İkinci Bayezid’dir, diyoruz. Sonra, Avrupa’da ilerleyemedik ve Müslüman-Arap ikliminde yerleşmek istedik. Neden, neden yaptık, bunun sırlarını çözememek bir yana, “tarih” henüz bu darbeyi ret ile meşguldür. Ve 1571 Leoponte Haçlı Seferini tahrik ettik, sonumuzun habercisi olduğunu bile “bilmiyoruz”. Tarihimiz yoktur, diyemiyoruz. Yazmaya çalışıyorum.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 432
En / Boy : 15 / 22
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2022
₺90,00

İlham verici bir yaşam mücadelesi...

1921 yılında Viyana’da doğan ve on dört yaşındayken Türkiye’ye gelen Nermin Abadan Unat’ın yaşam öyküsü bugünkü kuşaklar için ilham kaynağı olacak pek çok ayrıntıyı barındırıyor. Siyasette kamuoyu faaliyetlerinin önemine ilk kez dikkat çeken, göç olgusu ve kadın hakları konusunda önemli çalışmalara imza atan Nermin Abadan Unat’ın ilham verici yaşam mücadelesi usta iletişimci Sedef Kabaş’ın söyleşisiyle gün ışığına kavuşuyor.

Bu kitapta Cumhuriyetimizin yurttaşlarına örnek olacak bir aydının hayat hikâyesini okuyacaksınız. Bu hayat hikâyesi Türkiye’nin yakın tarihinin de her safhasıyla nefis bir tasviridir. –İlber Ortaylı Unat’la “Mülkiye”de tanıştım. Karşımda “tüm dünyadan haberi olan ve yeni bilgileri sıcağı sıcağına öğrencileriyle paylaşan” “yürüyen kütüphane” gibi bir hoca buldum. –Emre Kongar Büyük bir yüreklilikle kendini devrimcilik savaşına adadı. Hem de hiç yılmadan, boyun eğmeden, ödün vermeden. –Hıfzı Topuz


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 344
En / Boy : 14.5 / 21.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2022
₺52,50

Biri renkleriyle, diğeri sözcükleriyle düşlerini sıralayan baba-kızın kitabı: Yel Değirmenlerine Karşı. Her iki anlamda da Yel Değirmenlerine Karşı buluştukları yer. Baba Zahit Büyükişliyen soyut ve renkçi, otoriteye karşı eğitimci, açık fikirli ve dürüst… Kızı Burçak Gönül rafine anlatımı, ayrıntılara hâkimiyeti ve yan öykücükleriyle kurgulayan… Ortaya çıkan, çok heyecanlı, çok umutlu ve bir o kadar da merak (korku mu demeli) dolu yeni/farklı, somut bir Zahit Büyükişliyen resmi… Tabii, su gibi akıcılığıyla Burçak Gönül romanı. Okudukça duygularınızın resmini çizeceksiniz, hayalinizde. Antakya’dan Ankara’ya, Almanya’dan İstanbul’a, mahalleden üniversiteye, en tanınmamışından hiç unutulmayana birçok insanın da yer aldığı, polemiğe yer vermeyen ama gerçekleri ortaya çıkmaya çağıran bir anılar demeti, bir yakın dönem sanat tarihi… Okur, kendince yorumlayacak yaşamı da resimleri de…

Burçak Büyükişliyen Gönül

1970 yılında İskenderun’da doğdu. Çocukluğunun ilk bölümünün geçtiği, farklı kültür ve inançların bir arada yaşandığı İskenderun’da, “içi dışı bir” insanlar arasında hoşgörüyü öğrendi, sonsuz sevgi ve şefkat gördü. Çocukluğunun ikinci bölümü, “önce iş sonra eğlence”yi öğreneceği Almanya’da geçti. Çello sanatçısı bir kız kardeşle, ressam bir baba ve grafik sanatçısı bir annenin kimya mühendisi kızı olarak büyüdü. İlk gençliğini geçirdiği Ankara’dan İstanbul’a göçerek uzun yıllar ilaç sektöründe yönetici pozisyonlarında görev yaptıktan sonra, kurumlara eğitmen-danışman olarak hizmet veren bir firmanın yönetici ortağı oldu. Halen Abu Dhabi’de yaşıyor. Evli ve birini doğurduğu üç evlat sahibi. Okuyarak ve gezip görerek besleniyor. Instagram’da, “ayagimin_tozuyla” adındaki seyahat güncesinde anılarını ve duygularını paylaşıyor. Burçak Büyükişliyen Gönül’ün ilk romanı Falezlere Götür Beni Aysel, seksen sekiz yaşında kaybettiği teyzesinin yaşam öyküsünden yola çıkılarak yazıldı.

 

Yayın Direktörü Mehmet Bozkurt

Yayıma Hazırlayan Saliha Nur Ulusoy

Kapak Tasarım Aslı Varol Sayfa

Tasarım Aslı Varol Sayfa Sayısı 504 Ebat 13,7 x 21,5

Tür Biyografi

Kağıt / İç Baskı III. Hamur Enzo, 52 gr. Cilt /

Kapak Amerikan Bristol 230 gr.

ISBN / Barkod 9789751043238

 

 

 

₺39,00

Her satırı öğretici derslerle dolu, buram buram yaşanmışlık kokan bir yaşamöyküsü. Adanalı iş insanı Süleyman Onatça’nın renkli hayatını okurken, Türkiye’nin yokluklardan bugünlere uzanan ders alınacak hikâyesine de tanıklık edeceksiniz.

Sanayi Çarşısı’nda çocuk yaşta çıraklık yaparak hayat mücadelesine atılan Onatça, hayatını bir heykeltıraş titizliğiyle şekillendiriyor ve en tepeye kadar tırmanıyor. Ülkenin en önemli işveren örgütlerinde yöneticilikle geçen yıllar, Süleyman Onatça’nın heybesinde birçok renkli hikâye birikmesine vesile olurken, topluma ve insanlığa dair de eşsiz bir bakış açısı geliştirmesine olanak sunuyor. İş yaşamının zorlu ortamında zarafetiyle ve sevecenliğiyle kendisine ayrı bir kulvar açan Onatça, sanata ve çevreye verdiği büyük önemle de tanınıyor. Bir otobiyografi olan elinizdeki kitapta Türkiye’nin en önemli iş insanlarından birinin hayat hikâyesini okuyacaksınız.

 

 Yayın Direktörü Mehmet Bozkurt

Yayıma Hazırlayan Gökçe Şenoğlu

Kapak Fotoğrafı Aysun Akpınar Kapak

Tasarım Beyzanur Karabulut Sayfa Tasarım Beyzanur Karabulut

Sayfa Sayısı 204 Ebat 13,7 x 21,5

Tür Otobiyografi

Kağıt / İç Baskı III. Hamur Enzo, 52 gr. Cilt /

Kapak Amerikan Bristol 230 gr.

ISBN / Barkod 9789751043269

 

 

₺38,35

Bu kitap bir özyaşam öyküsü olmanın ötesinde, her anı karar aşaması olan, bir girişim ve başarı hikâyesidir. Yazar Ali Şahin; Eğer bir fikri zorlarsanız, hiçbir zaman işe yaramaz. Doğanın kurallarından biri de baskının ters etki yaratmasıdır. Eğer süreci zorlarsanız, geriye gider.Fikrinizin gelişmesine, büyümesine, kök salmasına ve kaynaklarını bulmasına izin vermelisiniz.

Bu kitapta her satır yeni sayfaları aralarken bir dönüm noktası karşınıza çıkacak; zorun, çelişkilerin, imkânsızlıkların aslında nasıl da çözümle buluştuğuna, kendi tarihini yazdığına tanıklık edeceksiniz. Başarı ve girişimin yolculuğuna hazırsanız, bu kitap size rehberlik edecektir.

 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 280
En / Boy : 14.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2019
₺25,90

Kemp, dünyanın en ünlü sanatsal dehası Leonardo da Vinci’nin yaşamını ve çalışmalarını böylesine benzersiz yapan şeyin ne olduğunun peşine düşüyor. Bu Rönesans adamının Mona Lisa ve Son Akşam Yemeği gibi başyapıtlarının ardındaki “gerçek” anlama dair olağanüstü bilgiler sunuyor. Leonardo’nun gelişimini tüm çeşitliliğiyle takip ederek, gerçekleşmemiş hayalleriyle, hamilerle ilişkileriyle ve Tanrı, insanlar ve doğa hakkındaki görüşleriyle bütüncül bir portresini sunuyor. Leonardo’nun zihninin işleyişini açıkça ortaya koyduğu, yaratıcı vizyonunu ve araştırmacı doğasını sergiledikleri için defterler, onun başarısının ve dehasının sırrının anahtarıdır. Yirmi bin sayfayı aşkın çizim ve not, insan gözünün yapısından uçan makineler ve dev arbalet tasarımlarına kadar inanılmaz keşiflerini ve icatlarını ayrıntılarıyla aktarıyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 280
En / Boy : 12 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2021
₺25,55

Tarihin kanunlarının şaşırtıcı derecede orijinal bir analizi olan Mukaddime’yi, çağdaş kaynaklardan yararlanarak inceleyen Irwin, İbni Haldun’un yaşamının ve düşüncesinin ortaçağ İslam teolojisi, felsefesi, siyaseti, edebiyatı, ekonomisi dahil olmak üzere tarihsel ve entelektüel bağlamını açıklıyor.

“İbni Haldun'un geleneksel görüşlerini sorgulayan bu önemli kitap, Robert Irwin’in ortaçağ Müslüman zihni hakkındaki derin bilgisini ve anlayışını yansıtıyor.” –Hugh Kennedy

“Robert Irwin sadece ortaçağ Arap kültürü üzerine bir otorite değil, aynı zamanda açık, zevkli ve neredeyse ansiklopedik bir bilgiyle yazan bir gazeteci ve romancı.” –Michael Dirda

“İbni Haldun 14. yüzyıldan çıkarıldı ve modern varsayımlarımıza uyacak şekilde yeniden şekillendirildi. Bu, canlı ve derinlemesine bilgili bir kitap, son derece büyüleyici.” –Noel Malcolm


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 368
En / Boy : 12 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2021
₺32,12

Avrupa’nın politik olarak çalkantılı bir döneminde yaşayan Hoffmann, dünya edebiyat tarihinin en gizemli yazarlarından birisidir. Hayatı boyunca kendisini müzisyen olarak görse de, çok başarılı olduğuna inanmadığından sert bir alaycılığın hâkim olduğu peri masalları kaleme alır. Bilinçaltının ürkütücü yanlarıyla fantastiklerin bugüne kadarki en ünlü ve etkili anlatıcısı haline gelir. Yapıtlarının zamanla azalmayan çok özel bir çekiciliği vardır. Kuşkucu Bir Hayalperestin Yaşamı’nda küçük yaşta sanatçı olmaya çağrılan Hoffmann’ın eğitim serüveni, ardından avukatlık mesleği, aile hayatındaki karmaşalar, entelektüel dünyayla gerilimi ve çocukluk arkadaşı Hippel’le kapsamlı yazışmaları analitik bir titizlikle işlenmiş ve değişen hayatının derinliklerine inilmiştir. Usta biyografi yazarı Safranski, Hoffmann’ın tuhaf fantezilerinin özüne girmeyi başararak, onu sadece büyük bir yazar olarak değil, ayrıca zamanının çok ötesinde, çok yönlü yeteneğe sahip bir şahsiyet olarak öne çıkarmayı başarıyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 616
En / Boy : 12 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2021
₺47,45

Hayır, Çehov ne bir melekti ne de ermiş; o sözcüğün tam anlamıyla hepimiz gibi bir insandı. Herkesi şaşırtan o dengeliliği, aklı başındalığı, acılı ve çetin iç boğuşmaları sonunda savaş ganimeti olarak elde ettiği niteliklerdi. Sanatçı yaradılışı bu savaşta ona en büyük yardımda bulunmuş, buna karşılık ondan tüm zamanını ve gücünü almıştı.

–İgnati Nikolayeviç Potapenko

Anton Çehov yaşamı boyunca içinden geldiği gibi yaşamış, hep kendisi olmuş, ruhça özgür kalmıştır.
–Maksim Gorki


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 560
En / Boy : 12 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2020
₺35,77

“Anadolu kaplanlarından bir müteşebbisin 70 yıllık iş tecrübeleri ışığında ibret veren yaşantısı.”

Hayatının dönüm noktasında olanlara...

Sanayici ve iş adamı Hüseyin ARICA, Türkiye’de 500 sanayici arasına girmiş, binlerce ton irmik, un, makarna, tahıl ve tekstil ürünleri ihraç etmiş, 13 adet fabrika kurmuş, ülkemize milyon dolarlar kazandırmış; girişimci, işkolik ve arı gibi çalışkan bir kişiliğe sahip, binlerce kişiye iş ve aş vermiş, yaşam savaşını hakkıyla kazanmış bir yazardır.

Satış gelirlerinin LÖSEV ve ÇYDD’ye bağışlanacağı bu kitapta anlatılanlar, Cumhuriyet tarihinde yaşayan Türk toplumundan manidar renkler sunmakla birlikte, adı olan “Nereden Nereye” isminin de içini doldurmaktadır. Eser çalışmak, üretmek ve büyümek isteyen insanlara yol gösteren bir rehber, iş yaşamına girecek herkesin de mutlaka okuması gereken bir yapıt özelliği taşımaktadır kanaatimce.

Kemal TÜRK
Eğitimci-Yazar


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 232
En / Boy : 13.5 / 19.5
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 12.2021
₺39,00

Namık Kemal Biçer, Adana’nın bir köyünde başlayan yaşamında birçok badire atlatmış, büyük başarılar yakalamış ancak büyük çöküşler de tatmış bir iş insanıdır. Bir otobiyografi olan elinizdeki kitapta, yazarın yaşamının arka fonunda Türkiye’nin 40 yıllık ekonomik, siyasi ve sosyokültürel tarihini de okuyacaksınız.

Biçer’in yaşamında giriştiği ticari faaliyetlerde yolunun kesiştiği Süleyman Demirel’den Sakıp Sabancı’ya, Deniz Baykal’dan Sedat Peker’e, Mustafa Koç’tan Zülfü Livaneli’ye, Gaffar Okkan’dan Hanefi Avcı ve Ahmet Kaya’ya kadar pek çok ünlü ismin de dahil olduğu bu hikâye, yolun başında olan veya yolu kaybettiğini düşünen birçok insan için ilham verici bir edebi lezzet vaat ediyor. Yolu bir dönem politikayla da kesişen Namık Kemal Biçer, namı diğer Pink Namık, Türk siyasetine dair anekdotları nüktedan bir dille aktarırken, “CHP’de Kürt açılımı”nı bizzat başlatmış olmak gibi hikâyelerle de şaşırtıcı bir bakış açısı sunuyor.

“32 yıllık ekonomi gazeteciliği yaşamımda duayen iş insanı Sakıp Sabancı dahil yüzlerce patronla röportaj yaptım. Yaşamları, düşünceleri, başarılarına dair sorular sorup, yanıtlar aldım. Ancak az sayıda kişinin yaşamöyküsünden etkilendim. Namık Kemal Biçer, etkilendiğim iş insanlarından biri oldu. Bu kitabı, kariyer hedefine girişimciliği koyan herkese öneriyorum. Başarıyla başarısızlığın, şansla talihsizliğin, güzellikle çirkinliğin, inişlerle çıkışların bu kadar güzel harmanlandığı ilham veren bir yaşamı okumak herkese iyi gelecek.”

Mehmet Uluğtürkan
Gazeteci


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 300
En / Boy : 13.7 / 21.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2021
₺31,20

Bir çocuk askerin gözünden savaş nasıl bir şeydir?

İnsan bir katile nasıl dönüşür? Sonrasında hayatına nasıl devam eder?

“Yürek burkan, büyüleyici bir hikâye. Beah’nın inanılmaz destanı, ince ruhlu insanların iyilik ve cesaretin yanında muazzam bir vahşete de muktedir olduğu dersini veriyor. Okurken soluğunuz kesilecek.” -Walter Isaacson, Steve Jobs ve Leonardo da Vinci biyografilerinin yazarı

Birçok gazeteci ve yazar, çocuk askerlerin yaşamlarına dair hayali hikâyeler yazdı. Ancak gerçek bir hikâyeyi, cehennem koşullarına rağmen hayatta kalmayı başaran birinin ağzından dinlemek pek sık rastlanan bir şey değil. Daha önce Uzaklara Giden Yol adıyla da yayımlanan Bir Çocuk Askerin Anıları'nda Ishmael Beah, yürek burkan hikâyesini çarpıcı bir dürüstlükle anlatıyor.

On iki yaşında, sivillere saldıran isyancılardan kaçıp şiddetin tanınmayacak hâle getirdiği topraklarda güvenli bir yer bulabilmek için yollara düştü.

On üç yaşında, devletin ordusu tarafından asker olmak üzere seçildi ve merhametli bir çocuk olan Beah, mecbur bırakıldığında korkunç şeyler yapabilmeye muktedir olduğunu gördü.

On altı yaşında, UNICEF tarafından içinde bulunduğu vahşetten kurtarıldı. Beah, rehabilitasyon merkezindeki uzmanların yardımlarıyla iyileşme yolunda ilk adımını atarak zamanla yaralarını sarmayı, kendini affetmeyi ve insanlığını geri kazanmayı öğrendi. Bir Çocuk Askerin Anıları’nda yaptığı şey de âdeta bu iyileşmenin kanıtı oldu. Acı dolu anılarını yazarak hem kendi geçmişiyle barıştı hem de anlattıklarıyla klasik tarih yazımına alternatif gerçekliğini sundu: Silahı tutan el ve namlunun ucundaki kurban her zaman farklı insanlar olmuyordu.

“Olağanüstü… Sıradan çocukların nasıl birer profesyonel katile dönüşebildiğine dair acımasız ve karanlık bir anlatım.” -The Guardian UK

Çocukluk çağında tüm masumiyetini kaybeden merhametli bir ruhun, bu zor şartlardan nasıl kurtulduğunun nefes kesici ve objektif bir anlatısı. Bir Çocuk Askerin Anıları, tam anlamıyla sürükleyici bir anı kitabı. -Time Magazine

Bir Çocuk Askerin Anıları, savaşa ve dünya çapındaki çatışmalarda çocuk askerlerin süregelen zor durumuna ışık tutuyor. Edebi bir dili olan yetenekli genç yazarın, yalın ve kolay anlaşılır bir üslup ile yazdığı bu eserin klasikler arasına girmesi kaçınılmaz. -Publishers Weekly


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 240
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2021
₺42,08

Yayımlandığı yıl Fransa’da en çok okunan üç kitaptan biri olan ve yirmi üç dile çevrilen Namus Adına, TIME tarafından "Dünyanın En Etkili Kişileri" listesine
seçilen Mai'nin sarsıcı hikâyesi.

“Önceleri mutlak bir boyundurlukta yaşadım; şimdi isyanım da buna denk olacak.”

Mukhtar Mai, Haziran 2002'de acı dolu ve sarsıcı bir olay yaşadı. Pakistan'ın Meerwala köyünde hayatının beklenmedik şekilde değişeceğinden habersiz ailesiyle birlikte sessiz, sakin bir hayat sürmekteyken, erkek kardeşine yöneltilen suçlar için sorumlu tutuldu. Namus meselesi yüzünden, çarpık bir aşiret sisteminin mağduru oldu. Kadınlığını geri dönüşü olmayacak şekilde yaralayan bir grup erkek karşısında, kendisini bilinmeyenlerle dolu bir adalet denklemi içinde buldu. Yine de yaşadığı onur kırıcı trajedi karşısında pes etmemeyi seçti ve köyünde aynı çarpık sistemden muzdarip diğer genç kadınların sesi olmak üzere, adalet mücadelesine başladı. Hikâyesi önce yerel gazetelerde, daha sonra BBC ve TIME gibi büyük yayınlar sayesinde global bir yankı buldu.

Yaşadığı trajediye rağmen Mukhtar Mai, 2002'de edindiği talihsiz ününü adalet, eğitim ve insan haklarına adanmış cesur bir yaşama ve hikâyeye dönüştürmeye devam ediyor. Mai'nin kendi köyünde yaktığı ışık sayesinde artık kadınlar adaletsizliğe karşı seslerini duyuruyor, haklarını arıyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 104
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2021
₺31,88

Sihir dünyasına büyüleyici bir yolculuk...
“İçine girdikçe, bu dünya size artık önemli olan tek şeymiş gibi görünmeye başlar. Saatleri kovalayan, emeklilik planları yapan, kahverengi çantalı titiz insanların gerçek dünyası sizinkine kıyasla ölümcül derecede sıkıcı gelir. Hiçbiri sizin yaptıklarınızı yapamaz. Giderek dünyayı iki çeşit insan arasında bölünmüş gibi görmeye başlarsınız. Sadece iki. Sihirbazlar ve sıradan insanlar. Eğer içinde değilseniz, dışındasınızdır.”

Sihirbazı Kandırmak, Alex Stone’un Kanal Caddesi’ndeki üçkâğıt oyunlarından gösterişli Las Vegas kumarhanelerine, New York’un asırlık sihir topluluklarının arka odalarından son teknoloji psikoloji laboratuvarlarına dek uzanan macera dolu sihirbazlık deneyimini anlatıyor. Stone, yetenekli ama bir o kadar da acayip tiplerin yaşadığı bu tuhaf ve zaman zaman da komik altkültürde gezinirken gizem, saplantı ve zekâ ile beslenen bu topluluğun ardındaki sırları açığa vuruyor. Fakat Stone’un yolculuğu, hileler, gösteriler ve sihir meraklılarının hikâyesinden çok daha fazlası. Sihirbazı Kandırmak, psikoloji, nörobilim, fizik, tarih, hatta suçun az bilinen köşelerinden bazılarına hile ve yanılsama merceğinden bakarak, zihnin nasıl çalıştığına, bazen de neden çalışmadığına dair bir dizi şaşırtıcı açıklamaya ulaşıyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 328
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2021
₺49,72

Sana Geldim İstanbul, mesleğini kendi elleriyle kurduğu bir tıp merkezinde icra etmeye devam eden bir hekimin, Muzaffer Seçim Toklu’nun ömrünün çok sesli, çok renkli odalarında bir yolculuğa davet ediyor sizi.

Türkiye’nin güneyindeki küçük bir köyden İstanbul’a uzanan bir yaşam. Köy Enstitülü olma ruhunu tüm hücrelerinde taşıyan ve çocuklarına aşılayan öğretmen babanın altı çocuğundan birinin, küçük yaşlarda başlayan hayat mücadelesi. Kendi emeğine inancıyla ve çalışkanlıkla ayakta durmayı öğrenen bir çocuğun “büyüme” öyküsü... İçinden pazarda satılan maydanozlar, el emeği göz nuru domatesler, asmalar, sokak sokak dolaştırılan mısırlar, simitler, “yağlı ördekler”, dere kenarında kurulan yaratıcı oyunlar geçen rengârenk bir çocukluk.

Yılmaz Güney’in filmlerinin peşinde, elde eski bir valizle İstanbul’la teke tek karşılaşmayla başlayan bir gençlik. Ders aralarında İstanbul Hali’ne koşturan bir tıbbiyeli, daha öğrenciyken kendini acil koridorlarında EKG teknisyeni olarak bulan hekim adayı... 1960’ların Anamur’u, Gaziantep’i, 1970’lerin Ankara’sı, İstanbul’u, 1980’lerin Çorum’u... 1990’lardan bugüne ilmek ilmek örülen bir hekimlik kariyeri, kurtarılan hayatlar, tutkuyla sahiplenilen ömürlük bir mesai... Bu memleketin yetiştirdiği bir hekimin ilham veren deneyimleri, gülümseten, hüzünlendiren anıları...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 320
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2021
₺53,12

Mussolini, 1939’da tüm faşist yetkilileri Roma’da toplayarak, şu konuşmayı yaptı: “Bir araya geldiğimiz şu saatlerde, bir fırtına sadece Avrupa haritasını karıştırmakla kalmıyor, aynı zamanda kıtaları da birbirine katıyor. Bu olaylardan etkilenmememiz mümkün değil, İtalyan halkı fırtınada dümeni tutan kişiye soru sorulmaması gerektiğini iyi bilir. Balkona çıkmamı bekleyin. Balkona çıktığımda ve beni dinlemesi
için İtalyan halkını topladığımda bilin ki durum değerlendirmesinde bulunmayacağım, aksine herkese tarihi kararlarımı açıklayacağım.”

Halk, Benito Mussolini’yi Shakespeare’in Romeo ve Jülyet oyunundaki Jülyet’e benzetti ve fısıltılar başladı:
“Kaderimiz Jülyet’e bağlı.”
“Jülyet kim?”
“Hani Romeo’nun balkona çıkmasını beklediği Jülyet var ya!” Savaşın üç ila dört ay süreceğini hesaplayan Mussolini, balkona çıktı ve savaş ilanı konuşması, sadece on dakika sürdü… Savaş dört yıl devam etti ve Mussolini’nin trajik bir şekilde öldürülmesine sebep oldu…


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 140
En / Boy : 13.5 / 21.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2021
₺22,10

30 Nisan 1945 saat 13.10’da, intihar etmelerinden 50 dakika önce; Hitler, yanında Eva Braun olduğu halde, sığınağındaki toplantı salonuna geldi. Çalışma arkadaşları kadın ve erkeklerin ellerini tek tek sıkarak onlara veda etti.

Frau Goebbels altı çocuğunu öldürttükten sonra hayatına son verecekti. Hitler, Frau Goebbels’in önüne gelince, kendisinin cesaretine hayran kaldığını söyledi. Göğsünde bulunan Nasyonal Sosyalist Parti’nin altın madalyasını çıkardı ve kadının bluzuna taktı. Sonra yaveri Heinz Linge’ye dönerek kesin bir dille şunları söyledi: “Allahaısmarladık Linge. Belki de beni hayatta sizin kadar kimse tanımadı. 1935 yılından beri yanımdasınız. Gölgem oldunuz. Yaşamanızı, mutlaka yaşamanızı istiyorum. Hakkımda çok kötü şeyler anlatacaklar. Galip devletler, hakkımda en kötü şeyleri söyleyeceklerdir. Bütün yaptıklarımı, bütün eserlerimi ortadan kaldırmak isteyeceklerdir. Bu uğurda ellerinden gelen her şeyi yapacaklarını biliyorum...”

Hitler ve Linge’nin yanına gelen Eva Braun da Linge’den bir ricada bulundu: “Allahaısmarladık Linge. Sizden büyük bir hizmet isteyeceğim. Eğer buradan çıkarsanız ve kız kardeşimi görürseniz, kocasının kurşuna dizildiğini söylemeyin. Yalnızca ona, kocasını Rus askerlerinin öldürdüğünü söyleyin.”


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 152
En / Boy : 13.5 / 21.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2021
₺22,10

Anılarla Kültürel Çizgiler isimli bu eserde Gülten Ülgen, yaşam tecrübelerinden seçtiği alıntıları, bilimsel bir yapıya dayandırarak açıklamaktadır. Herkes, kendi yaşantısını, bilimden yararlanarak analiz edebilir; yine bilimden yararlanarak kendini yönlendirebilir. Rota her zaman insanın kendi denetiminde olmayabilir. Ama yakalandığı zaman da etkili biçimde kullanılabilir.

Lev Tolstoy’un dediği gibi;

“Hayatta unutamayacağımız en büyük pişmanlık, ’Pişman olurum. ’ diye yapmadıklarımızdır”.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 128
En / Boy : 15.5 / 21.5
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 1.2021
₺37,80

İnsanın devamlı ileriye yönelik gelişimi, mutlak surette yaptığı buluşlara bağlıdır. Yaratıcı beynin en önemli ürünleri olan buluşların nihai amacı; maddi dünya karşısında zihne hâkim olmak ve doğanın güçlerini ihtiyaçlarımızı karşılamak için kullanmaktır. Bu genellikle yanlış anlaşılan ve kıymeti bilinmeyen mucidin önündeki zorlu görevdir. Ancak o, yetkilerinin imkân kıldığı çalışmaların verdiği keyifle ve yokluğu durumunda insan ırkının uzun zaman önce amansız şartlara karşı verdiği acı mücadeleyi kaybetmiş olacağı bilgisiyle olağanüstü imtiyazlı bir sınıftan geldiğini kendine hatırlatarak avunur.

İlk defa 1919’da Electrical Experimenter adlı teknik bilim dergisinde yayımlanan Buluşlarım’da, zamanında “yanlış anlaşılmış” ve “kıymeti bilinmemiş” olan önemli mucit Nikola Tesla’nın hayat hikâyesini ve buluşlarını bizzat kendisinden öğrenme şansı yakalıyoruz.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 102
En / Boy : 13 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2019
₺8,40

Osamu Dazai’nin yaşamının son yıllarında kaleme aldığı ve otobiyografik özellikler de taşıyan İnsanlığımı Kaybedişim, aristokrat bir ailenin gelenek ve alışkanlıkları ile Batılı modern fikirlerin arasında kaldıkça yaşadığı topluma ve dünyaya yabancılaşan, karamsar bir ruhun romanı.

İnsanlığımı Kaybedişim’in daha ilk sayfasından itibaren anlatıcı-yazar, bu yabancılaşma ve karamsarlık duygusunu dokunaklı olmaktan uzak, son derece ironik bir üslupla aktarırken giderek insanlıktan ve kendisi olma halinden çıkmaya, “diskalifiye olmaya” başlar. Anlatıcı-yazarın şahsında asıl anlatılansa, savaş sonrası travmaların ve kökten değişimlerin allak bullak ettiği bir toplumun akıbetidir.

Modern Japon edebiyatının ve otobiyografik roman türünün köşe taşlarından biri olarak kabul gören İnsanlığımı Kaybedişim, Esmanur ve Esranur Yiğit’in Japonca aslından çevirisiyle...

Osamu Dazai, benim en sevdiğim yazarlardandır. 
-Wong Kar-Wai


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 112
En / Boy : 13 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2021
₺20,00

Kafesin Biri, Bir Kuş Aramaya Çıktı.

Bu kitabın sayfalarında romanları, öyküleri ve mektupları ile edebiyat tarihinin en özgün, pesimist ve duygusal kalemlerinden Kafka’nın hayat hikâyesini, yapıtlarındaki en çarpıcı kesitleri bulacaksınız.

Kitap, içimizdeki donmuş denizi kıran bir balta gibi olmalıdır.

İnsanlarla içli dışlı olmak, insanın kendisini göz hapsine almasını getirir peşi sıra.

Özgürlük! Tabii, bugün mümkün olduğu haliyle özgürlük, cılız bir bitkidir. Ama ne de olsa özgürlüktür, ne de olsa bir mülktür.

Bilincin darlığı, sosyal hayatın bir gereğidir.

İnsanlıkla aramızdaki bağ, kendimizle aramızdaki bağdan güçsüz değildir.

Kafayla çalışması toplumdan koparıp alıyor kişiyi. Elle çalışmak ise onu insanlara yaklaştırıyor.

Geçmişimden gelen rüzgâr zamanla dindi, bugün ayaklarıma vuran hoş bir esintiden gayrısı değil artık.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 100
En / Boy : 12 / 19
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2021
₺20,00

“Her şeyin bittiğini sandığınız anda kader birini yollar.”
 Stefan Zweig

Stefan Zweig, eserlerinde neden kazananı değil de, yenilenin yazgısını kaleme alıyordu?
Sanatının kökleri nereye dayanıyor?
Yazmaya yeni başlayanlara tavsiyesi nedir?
Hayalinde nasıl bir Avrupa vardı?
Erasmus’u neden ustası olarak kabul ediyordu?
Yaptığı iki evlilik hayatını nasıl etkiledi?
Onu kendi yaşamına son vermeye iten sebepler nelerdi?

Hitler faşizminin gölgesinde yaşayan ve üreten bir yazar olarak Stefan Zweig’ın yaşamına bakmak, onun sadece sanatına bakmak demek değildir. Onun hikâyesi, aynı zamanda Avrupa’nın da hikâyesidir.

Bu kitap, hayal kuran ve hayali uğruna mücadele veren, ancak ne yazık ki hayalinin gerçekleşmesinde sabırsızlık eden bir yazarın yolculuğudur. Hayali gerçekleştiğinde artık yaşamıyor olan sabırsız bir yüreğin yolculuğu...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 160
En / Boy : 11.5 / 18.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2021
₺19,60

“İnsan sevmeli;
Bazen bir insanı
Yahut da bir ağacı
Ya da kanadı kırık bir kuşu.
Zaten sevmezse insan
İnsan mı olur?”
– Cahit Zarifoğlu

O sadece bir şair değil...

O aynı zamanda bir yazar, bir yayıncı, pilot, güreşçi, seyyah, öğretmen ve muhabir.

Erken biten çocukluğuna rağmen içindeki çocuğu hiç yitirmemiş bir adam.

Yedi güzel adamdan biri...

Babasının ölümüyle birlikte çocuk kalbinde sızlayan acılardan kurtulmak için girdiği arayışta şiire tutunmuş, hayatı boyunca aşkı arayıp durmuş bir yolcudur o.

Aşkı sadece sevgilide değil, bazen bir kuşun kanadında, bazen yaşlı bir ağacın dallarında ama en çok da Hak yolunda bulmuş bir âşıktır aynı zamanda... İnandığı fikrin ve hayalin arkasından azim ve kararlılıkla ilerleyerek ulaşılmaz sanılan doruklara nasıl konulabileceğini gösteren bir kartaldır Cahit Zarifoğlu.

Kırk yedi yıllık yaşamı boyunca sadece yazdıklarında değil yaşadıklarında da eşsiz bir ilham barındırır. Bu kitapta onun nasıl yazdığını değil, neden yazdığını anlayacaksınız.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 176
En / Boy : 11.5 / 18.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2021
₺19,60

“Hayatta her şeyin bir bedeli var, en fazla da mutluluğun...” – Lou Salomé

Rus asıllı bir psikanalist ve yazar.

Teoloji, felsefe ve sanat üzerine eğitim almış bir düşünür.

Dönemin en dikkat çeken filozoflarından Nietzsche’yle, büyük Alman şairi Rilke’yle, Rus yazar Tolstoy’la ve ünlü psikanalist Sigmund Freud’la büyük aşklar yaşamış, kıymetli dostluklar kurmuş bir kadın...

“Eril tarihi baştan çıkaran kadın” olarak anılıyor olsa da tarihte, o kimseyi baştan çıkarmaya kalkmadı aslında. Salomé’deki başkaldırıyı gören erkekler, onu elde etmeyi hayata bir meydan okuma gibi gördüler ve başarısız oldular.

Oysa onunla kalmak, onun sevgisini ve takdirini kazanabilmek için yapabilecekleri tek bir şey vardı…


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 120
En / Boy : 11.5 / 18.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2021
₺19,60

“Hareketlerimize hükmeden şey, keşif ruhunun verdiği neşe ve canlılıktır.”

Psikanalizin kurucusu Sigmund Freud’un altı çocuğunun arasından tahtını devredeceği tek vârisi olarak gördüğü kişiydi Anna Freud, öyle de oldu.

Anna Freud, babasından devraldığı tacın hakkını sonuna kadar verdi. Hayatını babası Freud’a ve onun öğretilerine adadı. Psikanalizi ölümsüzleştirmeye adeta ant içmiş bu genç kadın Çocuk

Psikanalizi ve Benlik Psikolojisi dallarının kurucusu oldu.

Hiç evlenmedi ama hem çok sevdi hem de çok sevildi. Erkeklerden uzak yaşadı, hayat arkadaşı Dorothy ile beraber kurucusu olduğu okullar ve enstitüler sayesinde sayısız çocuğa ev verdi, onları korudu, her birine annelik yaptı.

Psikiyatri alanında paha biçilemez katkılarına rağmen hep gölgede kalmayı tercih etti. Şöhreti ve şovu hayatı boyunca reddetti. Bu yüzden ismi çok anılmadığı halde günümüzde bile halen çocuk ruh sağlığına dair yapılan tüm çalışmalarda onun dokunuşları vardır.

Dünyaya geldiğinden beri başkalarının sevgisini kazanmak için uğraşan, babasına âşık, çocuklardan ve hayvanlardan hiç vazgeçmeyen, erkeklerden uzak yaşamış bir bilim kadınının hikâyesini okuyacaksınız bu kitapta...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 176
En / Boy : 11.5 / 18.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2021
₺19,60

“On beş gün önce gol attığımda omuzlardaydım.

En kötüsü ne biliyor musunuz? Harçlık verdiğim çocuklar da evime saldırdılar.”
Lefter Küçükandonyadis, Türk futbol tarihine adını altın harflerle yazdırmış yıldız bir oyuncu... Üstelik sadece futboluyla değil, Türkiye’nin üzerine karanlık bir bulut gibi çöken 6-7 Eylül olayları sırasında takındığı onurlu duruşuyla da tarih boyunca hatırlanacaktır.

Gayrimüslimlerin dükkânları yağmalanıp evlerine saldırılırken bile bir an dahi düşünmeyecektir Türkiye’yi terk etmeyi. Yıllar sonra sorulduğunda, o gün söylemediği gibi yine söylemeyecektir kendisine ve ailesine saldıranların isimlerini... Bu kitapta sadece bir futbol kariyeri yok...

Kendini Türk hisseden bir gayrimüslimin yaşadığı topraklardaki huzur ve barış için verdiği mücadeleyi de okuyacaksınız.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 144
En / Boy : 11.5 / 18
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2021
₺19,60

“Babam bana hayatımın en güzel hediyesini verdi, bana inandı.”

Sıra dışı yetiştirme tarzıyla, oğlunu antrenör gibi hayata hazırlayan bir baba ile babasının hayalini gerçekleştirmek için hiçbir mücadeleden kaçınmayan İzzet Pinto’nun hikâyesini okurken kimi zaman duygulanacak, kimi zaman hayrete düşeceksiniz. Hatta zaman zaman onun adına yorulup pes etmesini bile isteyeceksiniz.

Onun Bangkok’taki işportacılık günlerinden, Türk dizilerini dünyaya açarak sektörde yılın adamı seçilmesine kadar uzanan inişli çıkışlı öyküsünde büyüleyici bir azmin ne mucizeler yaratabildiğine tanıklık edeceksiniz.

“İflah olmaz seri girişimci, çalışkan, iyimser, cesur, pes etmeyen İzzet’in ilham veren nefes kesici hikâyesi!

Şans kapısını çalsın diye her imkânı gören, değerlendiren, hiç yılmayan ve en önemlisi aile değerlerinden güç alan genç bir adamın hikâyesi.

Türkiye’yi diziler yoluyla dünyaya tanıtan bu genç girişimcinin hikâyesini bir solukta okuyacaksınız!

İyi, doğru, sağlam, BABA gibi BABA olmak neymiş tarifi bu kitapta!” – Leyla Alaton

“Umudun, sabrın, başarının, vazgeçmeden onurlu bir şekilde yaşamanın kitabı elinizde tuttuğunuz. Samimiyetle ve dürüstçe kimsenin içini açmadığı bugünlerde size iyi gelecek, ilham verecek, hepsinden önemlisi sizi tazeleyecek bir deneyim sunuyor İzzet Pinto. Onu tanıdığınıza çok sevineceksiniz. Kendinizi iyi tanırsanız çok zor pişman olacağınız şeyler yaparsınız. Peki siz kendinize ne kadar dürüstsünüz? Şimdi kendinizi genç İzzet’in yerine koyun ve ilk sayfayı çevirin, iyi okumalar...”

– Mert Fırat


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 312
En / Boy : 13.5 / 19.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2021
₺40,60

İntikam ateşiyle dolu bir Apaçi’nin öyküsü...

Apaçi Kızılderililerinin gerçek yaşamlarını onların büyük şeflerinin ağzından dinleyeceksiniz bu kez!

Geronimo!
O Kızılderili bir lider.
Bir savaşçı...

Beyazlara karşı mücadele veren kahraman son Kızılderili...
Apaçiler arasında en saygı duyulan kişi...

1858 yılında bir gün eve döndüğünde, eşi, annesi ve üç çocuğunu İspanyollar tarafından öldürülmüş buldu.

O günden sonra her beyaza düşman kesildi. İçinde günden güne büyüyen intikam ateşiyle pek çok beyaz insanı öldürmeye çalıştı. İntikam ateşiyle yanıp tutuşan bir şamandı o... İyi bir şifacıydı. Büyücüydü. Bu onu ruhsal ve entelektüel bir lider yapıyordu.

1870’te San Carlos’a yerleştirilen Geronimo, buradan kaçmayı başardıysa da tutuklanıp geri gönderildi. Dört kez daha kaçmayı başarıp tutuklanan Geronimo, beşinci kaçışından sonra yıllarca bulunamadı. Geronimo’yu yakalayamayan süvariler köylere saldırıp kadınları ve çocukları katletmeye başladığında ortaya çıktı. Halkına zarar gelmemesi için teslim oldu.

Bir savaş mahkûmu olarak can vermeden önce S. M. Barrett’a hayatını olduğu gibi aktardı. İşte bu kitap ölümünden sonra naaşının gömüldüğü yerde bulunamayan şaman bir savaşçının öyküsü...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 152
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2021
₺23,80

Gayrimeşru, eşcinsel, vejetaryen, solak ve dinle arası limoni: Leonardo da Vinci 15 ve 16. yüzyıl için zor bir karakterdi. Ama talep ettiği hoşgörünün karşılığını misliyle verdi.

Dudağı hareket ettiren kasları görmek için kadavraların yüz derilerini yüzdü ve ardından dünyanın en unutulmaz tebessümünü, Mona Lisa’yı yarattı. Işık ışınlarının korneaya çarpışını gözlemledi ve değişken perspektifler kullanarak Son Akşam Yemeği’ni çizdi. Oyunbaz ve saplantılı bir tutkuyla anatomi, fosiller, kuşlar, kalp, uçan makineler, optik, botanik, jeoloji ve silahlar üzerine çığır açıcı çalışmalar yürüten Leonardo, beşeri ile temel bilimler arasındaki çizgiyi aşarak sadece günün Milano ve Floransa’sını büyülemekle kalmadı; onun yolu tüm dünyada yaratıcılık ve yenilikçiliğin yolu oldu.

Steve Jobs ve Einstein biyografilerinin yazarı Walter Isaacson, insanlık dediğimiz büyük ailemizin belki de en sıra dışı ferdinin hayatı üzerinden, dünyaya tutkulu bir hayretle yaklaşmanın yaşamı nasıl zenginleştirebileceğini gösteriyor.

Muhteşem… Isaacson yine karmaşık, dev bir karakteri ele alarak onu yakınlık kurabileceğimiz birine dönüştürüyor… Baştan sona büyüleyici, ustaca ve tutku dolu.

Kirkus Reviews

Isaacson, Leonardo’nun çelişkilerini kullanarak ona insaniyet ve derinlik kazandırıyor.

New York Times

Yıllar içinde Leonardo hakkında çok şey okudum fakat onun yaşamı ve çalışmalarının farklı yönlerini tatmin edici şekilde ele alan hiçbir kitapla karşılaşmamıştım... Bu kitap onu tüm insani yönleriyle görmenize ve onun ne kadar özel biri olduğunu anlamımıza, Leonardo hakkında okuduğum diğer tüm kitaplardan daha çok yardımcı oluyor.

Bill Gates


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 616
En / Boy : 15 / 23
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2020
₺74,10

“Susan Sontag’lı anıların en iyisi!”
– A.O. Scott, New York Times

Umut vadeden genç bir yazar olan Sigrid Nunez onunla tanıştığında Sontag tartışmalı denemeleri, keskin zekâsı ve sivri kişiliğiyle efsanevi bir figürdü. Sontag’ın asistanlığını yapan Nunez bir süre sonra yazarın oğlu David’le sevgili oldu ve üçü sıradışı bir yakınlık kurarak aynı evde yaşamaya başladılar.

İnsanlara bir şeyler öğretmekten çok keyif alan ve hatta bunu ahlaki bir görev olarak benimseyen Sontag, kültürel ve entelektüel tutkularıyla etrafındakilerde derin izler bırakan bir ustaydı. Kimi zaman çevresindekilere acı veren zorlu karakteri ve ona yazarlığa dair öğrettikleriyle, daha sonra başarılı bir romancı olacak Nunez’in üzerindeki etkisi de büyüktü.

Amerika’nın en saygın ve hayranlık uyandıran entelektüellerinden biri olan Sontag’ın ölümünden altı yıl sonra yayımlanan bu dokunaklı kitap, kalıplara sığmayan bir ruhun ve göz alıcı parlaklıkta bir zekânın son derece açıksözlü bir portesini çiziyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 88
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2021
₺29,32

“Olgunlaşmamış insanın özelliği, bir dava için soylu bir şekilde ölmek istemesidir, olgun insanın özelliğiyse bu dava için gösterişsizce yaşamak istemesidir.”

– J. D. Salinger

Sürdürdüğü münzevi yaşamı boyunca dünyanın en çok okunan yazarlarından biri olan J. D. Salinger’ın hayatı en az yazdıkları kadar çarpıcı ve düşündürücü...

Kitaplarının kapağının gösterişsiz olmasını isteyen, insanlardan mümkün olduğunca uzak durmaya çalışan ve tüm hayatını yazmaya adayan bir yazar o.

Çavdar Tarlasında Çocuklar’ın yayımlamasının ardından gösterilen ilgiyi hep bir tuzak gibi gördü. Uzun yıllar kitaplarını yayımlamadı. Önemli olan yayımlamak değil, yazmaktı ona göre... Mahremiyetini korumak isterken başına gelmeyen kalmadı. Hayat, en yakınındakilere bile güvenmemesi gerektiğini öğretti ona.

2. Dünya Savaşı’nın en şiddetli zamanında askerlik yaparken gördükleri yüzünden delirme noktasına geldi.

Bilinmeyenlerle dolu hayatına yaklaşmak bile heyecan ve ilham verici bir deneyim... Yayımlanmamış eserleri milyonlarca insan tarafından merakla beklenen bu huysuz yazar, uzun zaman okunmaya ve konuşulmaya devam edecek.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 120
En / Boy : 11.5 / 18.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2021
₺19,60

“Anımsamadığım tüm sözcükler anımsayabildiğim tek bir sözcüktü: Yara!”

Eğer bu kitabı okurken baştan sona keder içinde bir Nilgün Marmara bulacağınızı düşünüyorsanız baştan uyaralım; yok.
Çünkü onun derdi kederle değildi. O, kendini buraya ait hissetmiyordu sadece... Ece Ayhan’ın da dediği gibi dünyayla yaralıydı. Dünyayla derdi vardı. Ondan bahsederken edebiyata, şiire bakışına, eserlerine, yazdıklarına bakmamak, o yarayı bütün buralarda aramayıp sadece filmin sonundaki intiharına bakmak, “Doğdu ve öldü!” demekle aynıdır.

Nilgün Marmara sadece doğup ölmedi. Yaşadı da. İyi bir şair ya da bir yazar olmak değildi derdi. Bu yüzden şiirlerini kimseye göstermedi. Sadece yazar, şair değil; eş, evlat, anne, kız kardeşti... Bu hayata dair hiçbir unvanı, hiçbir aidiyeti almak istemiyordu üzerine. Şiirlerinde varoluşun ve arayışının bütün izleri vardı. İçi boş, öylesine bir gitme isteği, bir vazgeçiş değildi ondaki ölüm arzusu... Ölümü, var olmanın başka bir boyutu olarak görüyordu.

Bu kitap; onun dünyasını, hayata bakışını görmek için yazıldı.

Bu kitap; intiharı, şair Nilgün Marmara’nın önüne koyulmasın diye yazıldı.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 128
En / Boy : 11.5 / 18.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2021
₺19,60

Sinaloa uyuşturucu kartelinin lideri Joaquín "El Chapo" Guzmán dünyanın en tehlikeli suçlularından biriydi. İktidar yolundaki güçlü yükselişi, gaddarlığı, çekiciliği, lüks düşkünlüğü, kılık değiştirme tutkusu, birden fazla zorlu hapishaneden kaçması, Sean Penn’le beklenmedik karşılaşmaları… Bu ve benzeri olaylar, onu dünyanın en ünlü kanun kaçaklarından biri haline getirmişti. Ancak uzun yıllar süren bir operasyonun sonunda ABD ve Meksika güvenlik güçleri tarafından yakalanıp yargılandı.

Elebaşı, El Chapo'nun mütevazı hayatından Brooklyn adliyesindeki mahkûmiyetine kadar süren epik bir hikâye.

New York Times muhabiri Alan Feuer’ın bu karışık davanın detaylarındaki hâkimiyeti, kolluk kuvvetlerindeki gizli kaynaklara benzersiz erişimi ve rahatsız edici konulardaki güçlü kavrayışı sayesinde Elebaşı, uzun yıllar "El Chapo" hakkında okunacak tek kaynak olacak.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 264
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2021
₺36,00

Türkiye’de eğitim niteliksiz, fırsat ve olanak eşitliğinin uzağında sürdürülürken, yoksunluklarla boğuşan köy çocuklarını birer eğitim meşalesine dönüştüren Köy Enstitüleri, yakın tarihimizin en büyük eğitim atılımı olarak her geçen gün daha da parıldıyor.

Köy Enstitüleri üzerine uzun yıllardır araştırmalarını sürdüren eğitimci Mustafa Gazalcı, 81. yıldönümünde 21 Köy Enstitüsünün tarihçesini, sistemin can alıcı yanlarını, enstitülerden çıkan 81 çınarın anlattıklarıyla sonsuzluğa taşıyor.

Çınarların tanıklığıyla Köy Enstitülerine yönelik karalamalar bir bir çürüyor, bu aydınlanmacı eğitim devrimini karartanların amaçları su yüzüne çıkıyor.

Enstitülüler çarpıcı anılarını ve canlı tanıklıklarını dile getirirken iş içinde yürütülen o görkemli eğitimi, dört duvar arasında, ezberletip unutturan eğitim anlayışının karşısına dikiyorlar.

Enstitülerden yetişip birer çınara dönüşenlerin anlattıklarını okurken sisteme destek veren siyasetçilerin, Tonguç ve arkadaşlarının yaptıklarına bir kez daha hayran olacak, onlardan sonra boynu bükük bir fidan gibi bırakılan köy çocuklarının sessiz çığlıklarını duyacaksınız.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 420
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2021
₺62,90

Aşk tutkusu ve halkı uğruna verdiği kavgayla ne uğruna ve nasıl yaşanacağını insanlara gösterdi.

Nâzım Hikmet’in sadece yazıları değil, yaşamı da geride kalanlara bir mirastı. Tek başına göğüslediği hak mücadelesi, yıllar sonlara binlerce kişinin izinden gideceği bir gelecek yoluna dönüştü.

Ruhuyla yoğrulan ve ruhlara ulaşan şiirler yazdı. Sanat ve siyaset dünyasının birçok ismi, onun hayatından tarihe izler bıraktı. Çok güzel âşık oldu, çok güzel kavga etti.

Ama en çok halkını sevdi.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 128
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2021
₺20,80

Eserlerinde modern Türk insanının çıkmazını, saflık ve güç arasında gidip gelen benliğini, gittikçe sönükleşen yaşama tutkusunu anlatan Oğuz Atay, yaşarken sesi duyulmamış ama öldükten sonra okuyucularının yaşamlarında birer birer hayat bulan karakterleriyle ismi çok uzun yıllarca anılacak bir yazardı.

Atay’ın, İnebolu’da başlayan hayat yolculuğu, edebiyatın, yalnızlığın, aşkın ve ölümün kıyısında “Türkiye’nin Ruhu” ismini verdiği yaşam görüşünde nihayete erdi.

O, hep bir “Tutunamayan” olarak yaşadı.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 96
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2021
₺20,80

Kaldırımlar, tekkeler, okullar, hapishaneler ve dört duvar arasında edebiyatla geçmiş bir ömür.

Necip Fazıl Kısakürek, şiirindeki özgün sesi ve tasavvuruyla bir taraftan Türkiye’nin farklı renklerini aynı duyguda birleştirirken diğer taraftan refah dolu bir geleceğe duyduğu hasretle ölene kadar davası uğruna mücadele etti.

Osmanlı Dönemi’nde, bir konakta başlayan ve yıllar süren düşünce sancılarının sonunda, insanlara yoldaş olacak onlarca eser bıraktı. Kendini anlamak ve anlaşılmak için yazdı.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 96
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2021
₺20,80

Özdemir Asaf, Türk Edebiyatı’nın şiir yolculuğunu kendi iç dünyasında yeniden yorumlayan bir şair ve düşünürdü. Dizelerindeki derin görü yeteneği, şiir gibi yaşadığı hayatından geliyordu. Asaf’ın yaşamından şiirlerle beraber, her biri adını edebiyat tarihine yazdırmış şairler de geçti.

Bu kitapta bir hayat hikâyesinin, hem Türkiye’nin sanat dünyasına hem de tarihine ne denli izler bıraktığını okuyacak, sayfalar arasında yitirilmeyen bir hazinenin muhtevasına tanık olacaksınız.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 104
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2021
₺20,80

Boks ringini bir dövüş alanından çıkarıp adeta dünya genişliğine ulaştıran sporcular vardır. Ve onların savurduğu her yumruk, rakiplerinin yüzlerinin ötesine geçer. Bir yanda inanç, diğer yanda da ırkçılık gibi esaslı iki meseleyi taşır omuzlarında onlar.

Muhammed Ali.

Böylesi bir sporcu, böylesi bir dava ve ideal insanıdır. Roma’da düzenlenen 1960 Olimpiyatları’nda, 18 yaşında bir boksördü ve henüz Cassius Clay adını taşıyordu. Boks sporunu ring dışında da bir şova dönüştürmesiyle dikkatleri üzerine toplamıştı. Kendisini takip eden gazeteciler ve sporseverler, tarihin en önemli sporcularından birinin doğuşuna tanıklık ediyorlardı.

1964 yılında Sonny Liston’ı mağlup ederek Dünya Ağır Sıklet şampiyonluğunu kazandı ve Müslüman olduğunu açıklayarak efsane olmanın boyutunu değiştirdi. Artık sadece sporcu kişiliğiyle değil, İslam ve ırkçılık konusundaki konuşmalarıyla da hep öndeydi. Muhammed Ali olarak ringde “kelebek gibi” uçup “arı gibi” sokuyor, ring dışında da keskin, cesur dili ve onurlu duruşuyla “eylemci” bir kişiliğe dönüşüyordu. Onun dünyaya bakışı değiştiği gibi dünyanın da ona bakışı değişiyordu. 

2016 yılındaki ölümüne kadar bir efsane olarak hep gönüllerde yaşadı. Gündemde kaldı. Fransız spor tarihçisi Claude Boli, bu biyografide titiz bir araştırmacılık örneği sergileyerek Muhammed Ali’yi hayatının dönemeçlerine, özel ayrıntılarına, kırılma noktalarına, sporculuğunun karakteristik özelliklerine odaklanarak ustalıkla anlatıyor. 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 272
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2021
₺28,00

“Aşk her şeyin kalbi. Bu kalp ölünce, her şey ölüp gider, anlamsızlaşır.”
– Mayakovski

Vladimir Vladimiroviç Mayakovski, Rus şair ve oyun yazarıdır. Halkların asi çocuğu, devrimin kıymetli şairi... Otuz altı yıllık kısacık hayatına hem ölümsüz eserler sığdırmış hem de Rusya’da yaşanan Ekim Devrimi’nde çara karşı ateşli gençliğinin de etkisiyle takındığı dik tavrıyla, sayısız devrimciye ilham olmuştur.

Mayakovski’nin yerleşik olana başkaldıran dili, onun çok genç yaşta büyük kitleler tarafından tanınmasına yol açmıştı. Hatta Rus şiirinin geleneksel ve güçlü şairlerinin etkisini öylesine kuvvetli kırmıştı ki devrimin çocukları, Mayakovski’yi devrimin ateşli ruhu olarak görmüşlerdi. O artık bir bakıma, devrimin ortaya çıkardığı bir şairdi.

Bu kitapta devrimci, genç bir şairin hayatını değil, yetenekli bir sanatçının gözü pekliğinin, inanmışlığının, direnişinin, mücadelesinin, meydanlarda yükselen sesinin hikâyesini bulacaksınız.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 128
En / Boy : 11.5 / 18.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2021
₺19,60

Yağmur çiseliyor,
korkarak
yavaş sesle
bir ihanet konuşması gibi.

Yağmur çiseliyor,
beyaz ve çıplak mürted ayaklarının
ıslak ve karanlık toprağın üstünde koşması gibi.

Yağmur çiseliyor,
Serezin esnaf çarşısında,
bir bakırcı dükkânının karşısında
Bedreddinim bir ağaca asılı.

Yağmur çiseliyor,
Gecenin geç ve yıldızsız bir saatidir.
Ve yağmurda ıslanan
yapraksız bir dalda sallanan şeyhimin
çırılçıplak etidir.

Yağmur çiseliyor,
Serez çarşısı dilsiz,
Serez çarşısı kör.
Havada konuşmamanın, görmemenin kahrolası hüznü
Ve Serez çarşısı kapatmış elleriyle yüzünü.

Yağmur çiseliyor.
Ve asıl ölürken, yeniden başlayan bir yaşam!
Şeyh Bedreddin Efsanesi!


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 200
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2021
₺20,16

Durmadığınız Sürece Ne Kadar Yavaş Gittiğiniz Önemli Değil

“Herkes bir gün on beş dakikalığına ünlü olacak.” -Andy Warhol

Sıra dışı kimliğiyle dikkat çeken Andy Warhol, eserlerinde neden sıradanlığın sanatından söz ediyor?
Ünlü olma arzusu ile fastfood kültürü arasında ne türden bir bağ kuruyor?
Dijital dünyanın gençlerine nasıl bir yol haritası çiziyor?
Neden kola şişeleri ve konserve kutuları gibi atıl nesnelere sanatsal bir algı yükledi?
“Sleep” filminde neden uyuyan bir insanı altı saat boyunca çekti?
Çocukluğunda yaşadığı hangi travma bütün hayatını etkiledi?
Ölüm korkusunun temelinde yatan büyük sebep neydi?
Neden suikast girişimine maruz kaldı?

Andy Warhol sadece bir ressam, film yapımcısı ve yayıncı değil... Dünyayı sarsan Pop Art akımının en önemli temsilcilerinden biri. Seri üretim nesnelerinin sıkça kullanıldığı bir sanat türü üzerinde tasarımlar yaparak, tüketim toplumunun insan üzerinde yarattığı karakter aşınmasının altını çizen bir idol.

Bu kitap, koşullar ne kadar zorlasa da pes etmeden hayallerinin peşinde koşan bir sanat ikonunun yolculuğudur. Kalabalıklar içindeki yalnızlığından kurtulamayan bir yaşam yolcusunun hikâyesi...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 104
En / Boy : 11.5 / 18.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2021
₺19,60

İki mucize doğum ve bunlar arasındaki sıra dışı bir hayat. Yeri, zamanı ve kişileriyle tanıklar önünde yaşanmış, kimi gazete arşivlerinden, kimi damgalı ve tarihli mektuplardan yansıyan inanılması zor, gerçek olaylar.

Türkiye’de genel olarak 20. asrın tamamına ve özellikle de ikinci yarısına ışık tutan yazar, olaylara yazar kimliği ile dışarıdan bakarak kendi hayatını anlatıyor. Bu bir sabır, azim, mücadele ve başarı öyküsü…Dolayısıyla aynı zamanda bir mutluluğa ulaşma rehberi…

Sabırla, azimle ve mücadele ile nelerin başarılabileceği, büyük bir dikkat ve titizlikle yaşandığı takdirde hayatın nasıl yönetileceği ve dünyanın nasıl değişeceği anlatılıyor. Özellikle yeni nesillerin artık unutmaya başladığı bu değerlere sarılarak kaderine nasıl hâkim olabileceğini gösteriyor.Sıra dışı, şaşırtıcı ve örnek alınası bir hayat.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 372
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.202
₺40,50

Karl Marx, sanayi devrimini, yani el sanatlarının fabrikalar tarafından yerinden edildiği zamanı ilk elden deneyimledi.

Üreticilerin açgözlülüğü değil, toplumsal koşulların kendi içinde sorun olduğunu ilk yazanlardan biriydi. Metinleri yasaklandı, soylular ve zenginler tarafından sert bir şekilde eleştirildi.

Karl Marx ve Friedrich Engels, çok iyi arkadaş oldular.

Engels, bir fabrika sahibinin oğluydu, ancak işçilerin yanında yer aldı. Marx’ın fikrini destekledi ve komünizmin politik kavramını geliştirmek için onunla birlikte çalıştı.

Bu hükümet biçimi sosyalizmin bir parçasıdır ve tüm malların yoldaşça paylaşıldığı sınıfsız bir toplum hedefinin peşindedir. Komünizmde zengin ve fakir yoktur; herkes aynı şeye sahiptir ve her şey herkese aittir. Marksizm doktrini, bugün de denildiği gibi, bir devrim çağrısında bulundu. Dezavantajlı proleterler, kendilerini kapitalistlere karşı savunmalıdır.

İki düşünür, işçiler için rol model oldu ve birçok ülkede devrimleri ateşledi. Ancak Karl Marx ve Friedrich Engels, öğretilerinin 1917’de Rus Devrimi’ne yol açtığını ve büyük bir siyasi değişim getirdiğini görecek kadar yaşamadılar. Daha önce İngiliz kapitalistleri, 1883’te Marx ve 1895’te Engels tarafından esaret altında öldüler.

Karl Marx, önce dünyayı anlamaya adadı kendini, sonra onu değiştirmeye…

Yoksulluk çekti, çocukları öldü, sürgüne gitti, tutuklandı…

Vatansız biri olarak öldü.

Bir dünya vatandaşı olarak…


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 192
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2021
₺18,00

O milyonlarca kişi için bir başkahraman.
Bazılarına göre de devrime giden yolda acımasız, gözü pek bir cellat.
O, Yirminci yüzyılın hayatı gizemlerle dolu ikonik karakteri.
Henüz yaşarken bile efsaneye dönüşmüş devasa bir adam.
Hayatı hayal kırıklıklarıyla, fırtınalı aşklarla dolu bir gizem yumağı.
Ününün zirvesindeyken, 2 yıl ortadan kaybolmayı başarabilen ilginç bir karakter.
Hızlı, öfkeli, ironik bir yaşam süren Arjantli doktor, devrimci, gerilla ve bürokrat.
39 yıl süren yaşamına yüzlerce yıl sığdırabilen coşku insanı.
Ölümünden sonra kitleleri, eylemi, söylemi, imajıyla peşinden sürükleyen bir yıldız.
Meşhur posteri, kapitalist ürünlere, sosyalist meydanlara renk veren romantik devrimci.
Adaletsiz dünyaya karşı protest bir çığlık, daha iyi bir dünya için silahlı eylemi referans alan, insan için insan öldürmeyi referans gösteren bir kişilik…
Şair, yazar.
Peki, gerçekte kimdi Ernesto Guevara de la Serna?
Birilerinin kusurlarını göstermeden, idealize, kristalize ederek dünyaya sundukları bir aziz miydi o?
Yahut başka birilerinin gösterdiği gibi megoloman, uyumsuz, sorumsuz, maceraperest bir cellat mı?
İşte naçizane elinizde tuttuğunuz bu kitap, size ‘insan’ Ernesto’yu olduğu gibi göstermeye gayret edecek. Sizler onu bir ‘insan’ olarak tanımış olacak, onunla ilgili yorumu hiçbir yönlendirme olmadan özgürce yapmış olacaksınız.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 208
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2021
₺18,00

ARKA KAPAK YAZISI

Türk Edebiyatı’nın kahraman kalemi Mehmet Akif Ersoy’un bu biyografisi İstiklal Marşı’nın 100. yılında genç okurlar için kaleme alındı.

“Doğacaktır, sana vaat ettiği günler Hakk’ın!.. Bu, ümitle, imanla yazılır. İmanım olmasaydı yazabilir miydim? Bu zamana kadar yazmış olduğum eserler, hep istiklâle kavuşmak için; fakat bugün başarılan inkılâpları gördükten sonra yazacağım eser de bir inkılâp eseri olacaktır. Vatan bizim, fikir bizim... Artık başımızda fikrimize balta vuracak, ayağımıza demir bağlayıp bizi denize atacak korkunç saltanat kuvvetleri yok!”

Milli mücadeleye, bağımsızlığa, bir karış vatan toprağına adanmış koca bir ömür. 

Mehmet Akif Ersoy’un doğumuyla Fatih’teki küçük evlerine neşe kattığı günden, güreşle ve şiirle geçen çocukluğuna; camilerde halka istiklal umudu aşıladığı gençliğinden, vatan hasretiyle “çıldıracak” hale geldiği sürgün yıllarına kadar uzanan yaşam öyküsü.

ÖZGEÇMİŞ

Ercan Dolapçı

1965 yılında Ardahan’ın Göle ilçesinde dünyaya geldi. Babasının öğretmenliği nedeniyle 1970 yılında Aydın’a yerleşti. İlkokulu Karpuzlu Tekeler’de, Ortaokulu Koçarlı Bıyıklı’da, Liseyi de Koçarlı Ticaret Lisesi’nde okudu. 1987 yılında Trakya Üniversitesi Kırklareli Meslek Yüksek Okulu muhasebe bölümünden mezun oldu. Lise yıllarında gazeteciliğe ilgi duymaya başladı ve çeşitli gazete ve dergilerde muhabirlik yaptı. Askerlik dönüşü Hürriyet Aydın Bürosu’nda aktif gazeteciliğe başladı. Bu sırada Aydın’ın en eski yerel gazetesi Ses’in de yöneticiliğini yaptı. 1995 yılında İstanbul’a yerleşti. Özel bir tekstil firmasında muhasebecilik yaptıktan sonra, tekrar yayıncılığa geçti. Cumhuriyet’in 75’inci yıl dönümü nedeniyle Kaynak Yayınları’nın başlattığı “Atatürk’ün Bütün Eserleri”nde, 1998 yılında araştırmacı olarak çalışmaya başladı. 2006 yılında tekrar gazeteciliğe döndü. Aydınlık dergisi ve gazetesinde arşiv sorumlusu olarak çalışmaya başladı. Gazetede ayrıca Atatürk ve Cumhuriyet tarihi üzerine çok sayıda makalesi yayımlandı. Yazar evli olup Aydın (1999-2019) ve Emre’nin babasıdır.

 

Yazarın yayımlanmış diğer eserleri:

Büyük Vatan Savunması Çanakkale (2008) 

Milli Mücadele’de Kadın (2016) 

Göklerin Kızı Sabiha Gökçen (2017) 

Devrimin İki Yüzü/Atatürk ve İnönü (2017)

Devrimin Öncüleri  (2017)

Devrimin Fedaileri (2018)

Atatürk’ün Çanakkale Savaşı’ndaki Rolü (2018)

Türü; BİYOGRAFİ

 

Kitap Adı

Vatan Bizim Fikir Bizim Mehmet Akif

Kitap Yazar Adı

Ercan Dolapçı

Editör

Mehmet Bozkurt

Yayıma Hazırlayan

Ezgi Hotalak Adalı

Kapak Tasarım

Ahmet Uzun

Kapak Uygulama

Şevval Ulusoy

Sayfa Tasarım

Şevval Ulusoy

Ön Sipariş Tarihi

12.03.2021

Dağıtım Tarihi

15.03.2021

Sayfa Sayısı

168

Ebat

13,5 x 19,5

Kağıt / İç Baskı

lll.Hm. 52 gr.

Cilt / Kapak

Amerikan Bristol 230 gr.

ISBN / Barkod

9789751041760

 

 

₺20,80

Geçmişten günümüze, yaşam öyküleriyle en çarpıcı kadınları onurlandıran bu resimlendirilmiş derleme, hem kadınlara hem de erkeklere ilham verecek. 

“Kışkırtıcı bir derleme… Pierpont’ın etkileyici kalemi, Thapp’in o kendine özgü ve harikulade dışavurumcu resim tekniğiyle bir araya gelince okuması son derece keyifli bir kitap ortaya çıkmış...

Cesur ve küstah... 

Tarih bilgisini geliştirmek isteyen herkesin okuması gerekiyor.”

Kirkus Reviews 

New York Times’ın çok satan yazarı Julia Pierpont ve ressam Manjit Thapp, Stylist tarafından 2018’de Okunması Gereken 20 Kitap’tan biri seçilen bu göz alıcı derlemede, okurlara kısa, dokunaklı ve şaşırtıcı biyografiler ile çarpıcı portreler sunuyor.

Aralarında Maya Angelou, Jane Austen, Marie Curie & Irène Joliot Curie, Amelia Earhart, Artemisia Gentileschi, Frida Kahlo, Billie Jean King, Toni Morrison, Michelle Obama, Eleanor Roosevelt, Margaret Sanger, Sappho, Nina Simone, Virginia Woolf ve Malala Yusufzay’ın da yer aldığı bu kadınların her biri gücün ve gelişimin birer göstergesi; her biri çığır açmış, cinsiyetçi engelleri aşmış ve tüm kalıpları kırmış olan kadınlar. 

Rasgele bir sayfa çevirip günlük ilham dozunuzu aldıktan sonra edindiğiniz bilgilerin verdiği kalıcı hazzın keyfini çıkarabilirsiniz.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 200
En / Boy : 15.5 / 22
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2021
₺31,50
1 2 3 ... 10 >
Çerez Kullanımı