Bilim Devrimi niye Çin’de ya da İslam coğrafyasında değil de özellikle Batı’da gerçekleşti? İnsanlığın on binlerce yıl boyunca belli bir hızda seyreden teknik ve teknoloji üretimi nasıl oldu da daha önce benzeri görülmemiş bir sıçrama gerçekleştirdi? Ahmet Selami Çalışkan, Bilim Devrimi Homo Faber – Homo Economicus Dayanışmaşı kitabında, düşünce ve teknoloji tarihini teori-pratik ilişkisi açısından farklı bir okumaya tâbi tutuyor. Sanayi Devrimine giden yolun Bilim Devrimi ile nasıl açıldığını ve bunun niçin Batı’da gerçekleştiğini ayrıntılı bir şekilde tahlil ediyor. Belirli filozofların entelektüel serüveninin veya kurumların ortaya çıkış̧ sürecinin, modern bilim veya onun arka planında yatan Bilim Devrimi gibi karmaşık bir olguyu çözümlemeye tek başına kâfi gelemeyeceğini gösteren Çalışkan, Doğu-Batı etkileşimlerinin ekonomik, kültürel ve siyasî etkilerini de bütüncül yaklaşımına dâhil ederek artık dünyada Homo Economicus Faber olarak varlığını sürdüren yeni insanın ortaya çıkış tarihini gözler önüne seriyor. 

Bilim Devrimi Homo Faber – Homo Economicus Dayanışması hakkında değerlendirmeler; 

Türkiye'de Bilim Devrimi konusunda yayımlanan çalışmaların çoğu çeviriydi. Zengin bir bibliyografyaya dayanarak telif bir eser ortaya koymanız, önemli bir boşluğu dolduruyor. Hem benim, hem de tavsiye edeceğim öğrencilerim için öğretici bir eser olacak.

Prof. Dr. Feza Günergün – İstanbul Üniversitesi Bilim Tarihi Bölüm Başkanı 

Gerçekten Bilim Tarihi derslerimizde kullandığımız kaynaklara ekleyip okutulacak bir eser olduğu kanaatindeyim. Bu çalışmanızdan dolayı sizi çok tebrik ederiz. Bunun yanında yüksek lisans öğrencilerimize de okumalarını tavsiye edeceğim.

Doç. Dr. Kasım Müminoğlu – Alparslan Üniversitesi Felsefe Bölüm Başkanı

Kaynak açısından oldukça zengin olan bu kitabın temel amacı, modern bilim ve teknoloji ile bunların yaslandığı zaman, mekân ve insan tasavvuru arasındaki irtibatı tarihî bir bağlam içinde anlamak ve anlamlandırmaktır. Bilim ve sanat tarihi, bilimsel ve teknolojik icatlar ile felsefeyi ortak bir potada eriten, bilgece yazılmış bu kitabı, ‘modern akıl’ı ve onun ardında yatan bilim ve toplum tasavvurunu anlamak isteyen herkes okumalı.

Prof. Dr. Berdal Aral – Medeniyet Üniversitesi

Dr. Ahmet Selami Çalışkan Bilim Devrimi kitabında söz konusu soruları bütün yönleriyle analiz etmiş yani teknoloji denen bu büyünün sırrını ve onun temelinde bulunan zihniyeti ifşa etmiştir. Bu yönüyle konuya ilgi duyanlar için bu kitap vazgeçilmez bir kaynaktır. Nasıl ilgi duymasın ki? Teknoloji artık hayatımızın olmaz ise olmazı haline gelmiştir.

Prof. Dr. Ali Durusoy – Marmara Üniversitesi


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 196
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2019
₺28,80

• Su dolu bir küvet içine girdiğimizde neden taşar?

• Dünyanın çevresini ölçmek MÖ 230 yılında nasıl mümkün oldu?

• Evrenin genişlemekte olduğu yıldızların renklerinden anlaşılabilir mi?

• Atomun yapısını nasıl anladık ve ilk nükleer reaktör nasıl ortaya çıktı?

• Nedir bu kuantum fiziği? Karanlık maddenin varlığını kanıtlayan güç ne?

Arşimet’ten Kuantum Fiziğine Deneylerle Bilim, insanlık tarihinde her biri yeni birer sayfa açan deneyleri hikâyeleştiriyor. Binlerce yıl önce, “Hava somut bir madde midir?” sorusuyla başlayan deneyler öyle bir noktaya taşındı ki, laboratuvarda Büyük Patlama’nın bir örneğini bile oluşturduk. Aradan geçen sürede ise maddelerin yapısı, elektrik, manyetizma, ışığın kırılması, kütle çekim yasası, atomlar ve atomaltı dünya keşfedildi.

Adam Hart-Davis, bilimin sıradışı yolculuğunu özenle anlattığıeserinde, evrenin gizemlerini her yaş grubu için anlaşılabilir hale getiriyor. Adım adım ilerleyen bu deneylerde, antik dünyanın pergel ve cetvelleri yerlerini hassas ölçüm cihazlarına, devasa teleskoplara ve en sonunda Büyük Hadron Çarpıştırıcısı’na bırakıyor. Arkadalarında yatan mantık ise değişmiyor: Enerji dönüşür ama yok olmaz, cisimler birbirlerine çekim kuvveti uygular ve bir yerde hareket varsa, enerji de mutlaka vardır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 176
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2020
₺66,72

Günümüzde “müspet ilimler” olarak adlandırdığımız, aritmetik, geometri, trigonometri gibi dalları ihtiva eden bilimsel çalışmaların 8 ve 14. yüzyıl arasındaki en önemli merkezleri çok uluslu İslam dünyasının içerisinde yer almaktaydı. İslam dünyasındaki bu bilimsel teşebbüsler kökeni itibarıyla Yunan bilimi, Hint müktesebatı ve Pers-öncesi dönemdeki gelişmeler ile ilişkilendirilerek, sonuçları bakımından da Avrupa Rönesansına etkileri hususunda incelenmiştir. Ancak şüphesiz, bu çalışmalar başlı başına İslam kültürünün özgünlüğü bağlamında da araştırılması gereken bir meseledir.
Yazarların uzun yıllar boyunca yaptığı çalışmaların özeti mahiyetindeki on iki bölümden oluşan bu kitap, İslam bilim geleneğine dair güncel tarih araştırmaları neticesinde doğan yeni bakış açılarını ele almaktadır. İslam’da Bilimin Yükselişi, İslam bilim geleneğinin bugüne kadar sanıldığından çok daha zengin ve derin olduğunu gözler önüne sermektedir.
Yazarlar:
A. I. Sabra, Ahmed Djebbar, Charles Burnett, David Pingree, Elaheh Kheirandish, Gerhard Endress, J. Lennart Berggren, Jacques Sesiano, Julio Samsó, Paul Kunitzsch, Y. Tzvi Langermann, Yvonne Dold-Samplonius

Çevirmenler:
Taha Yasin Arslan, Zeyd Yaşar, Mehmet Çelebi, Emin Gürsoy, Ahmet Sinan Kartal, Abdullah Haris Toprak, Ahmet Birinci, Mücahit Eryılmaz, Bilal Aydos, H. Kaan Özer, Furkan Çelebi, Mustafa Bayrak, Berkehan Kıran


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 387
En / Boy : 16,5 / 24
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2017
₺60,80

“Einstein tam bir kaçık.” Genç ve ukala Robert Oppenheimer, 1935 yılının başlarında Princeton’da Einstein’ı ziyaret etmesinin ardından, dünyanın en ünlü bilim insanını bu şekilde tanımlamıştı. Einstein o dönemde yakla- şık on yıldır yeni ve cüretkâr bir teori geliştirmeye çalışıyordu ve bu teori, Oppenheimer ve diğerlerinin gözünde Princeton’daki bilge adamın yoldan çıkmış olduğunu çeşitli şekillerde gösteriyordu. Göründüğü kadarıyla Eins- tein, maddeyi en küçük ölçekte anlamak adına kuantum teorisi aracılığıyla atılan adımları görmezden gelmekteydi. Cüretkâr bir yeni teori arayışındaydı; amacı şaşırtıcı deneysel keşiflere karşılık vermek değil, entelektüel bir düşünce alıştırması gerçekleştirmekti; yalnızca hayal gücünü kullanıyordu, desteği de matematikti. Bu yaklaşım o dönemin bilim insanları arasında popüler olmasa da, en seçkin haleflerinden bazılarının günümüzde araştırma dünyasının ön saflarında başarıyla kullandığı bir metoda öncülük etmiş oluyordu.

“Kitabın dili güzel, okuması keyifli ve çok derin bilgilere dayanıyor. Günümüzde evrenin işleyişini anlatan en popüler ve en şık teorilerin test edilmesi giderek daha zor bir hal alıyor, hatta imkânsızlaşıyor; ama Farmelo ustalıkla yazdığı bu kitabında, bu teorilerin bizi gerçekliğin kalbinde yatan derin matematiğe götürdüğünü söylüyor.”
Roger Highfield, Londra Bilim Müzesi Dış İlişkiler Direktörü

“Farmelo, matematikle teorik fizik arasındaki hareketli dansın geçmişini büyük ustalıkla anlatırken, bizi Newton’dan alıp Einstein’a, sicim teorisine ve daha da ötesine götürüyor. Bu kitap, bu iki disiplinin geçmişiyle veya bugünüyle ilgilenen herkesin okuması gereken bir eser konumunda.”
Jacob Bourjaily (Fizik Bölümü), Uluslararası Niels Bohr Akademisi, Kopenhag Üniversitesi


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 304
En / Boy : 13,5 / 21,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2021
₺45,60

COVID-19 salgını, bu salgının beraberinde getirdiği ekonomik ve sosyal yıkımın da tetiklemesiyle, insanların kendileriyle ve (her türlü) ilişkileriyle ilgili birçok soruyu ve sorunu yeniden düşünmelerine neden oldu. Öncelikle COVID-19 hastalığı ve bu hastalığın etkeni SARS-CoV-2 virüsü ile ilgili sorular önem kazandı. Gezegen ölçeğindeki bu salgınla savaşımda uluslararası örgütlerin ve Dünya Sağlık Örgütü’nün işlevi ve işlevlerini yerine getirme kapasiteleri tartışmaların merkezinde yer aldı. İnsanların, salgının atlatılması için umut olarak sunulan aşı ve ilaç konularına ilgileri artarken, endüstriyel tıbbın gerçekleriyle yüzleşmesi ilk kez böylesine yaygın bir somutluk kazandı. Hastalığın bir tehdit olarak önemi anlaşıldıkça soruların kapsamı ve bağlamı değişmeye başladı. Yaşama, canlılar âlemine ve insanların bu âlemdeki yerinden, virüsler ile canlılar âlemi arasındaki ilişkilere ve birlikte evrimleşmeye dek türsel varoluşun soruları da yanıtlanmak üzere gündemdeki yerini aldı. COVID-19 salgınının toplumsal etkileri arttıkça bir yandan inançlar ve işlerlikleri, bir yandan da insanlığın toplumsal düzeni ve işleyiş biçimlerinin böylesi tehditlerle baş etmek için yeteri kadar güvenli olup olmadığı sorgulanır oldu. Dolayısıyla, insanların ruhsal durumları üzerindeki etkilerini kavrama girişimi, salgınla savaşmanın ayrılmaz parçası haline geldi. Toplumların yönetim biçimlerinin insan ve insani değerlere bakışı COVID-19 salgınıyla birlikte kimsenin yadsıyamayacağı bir biçimde aydınlandı; kapitalizm döngüsel krizlerini çoklukla yeni teknolojiler ve yeni sömürü alanları yaratarak aşıyor olsa da kapitalist düzende krizlerin aşılmasının asıl rotasının insan-dışılık olduğu bir kez daha açıkça ortaya çıktı. Neoliberal örüntüyle sarmalanmış dünya ekonomilerinin ve bu bağlamda Türkiye kapitalizminin salgın döneminde derinleşen emek düşmanlığı ve örtülü/açık gericilikle işbirliği daha da görünür hale geldi. Bir yandan bilimsel araştırmalarla salgını baskılama ya da yayılmasını önlemeönleme arayışları sürerken, bir yandan da salgının ortaya çıkmasıyla katmerlenen ekonomik krizden siyasi ve ekonomik çıkış yolları için çözüm önerileri üretilmeye çalışılıyor. İnsanın tarih yapıcı rolü yeniden biçimleniyor. COVID-19 krizinin bu çok boyutluluğu, ister istemez konunun değişik disiplinlerce ele alınmasını ve farklı yaklaşımları gündeme getirdi. Bu kitap bubu babakış açısıyla hazırlandı ve her biri konusunda uzman değerli yazarların katkılarıyla ortaya çıktı.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 528
En / Boy : 13,5 / 21,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2020
₺79,20

Sık sık insan bedeninin ne kadar mucizevi olduğunu duyar, ona düzülen övgüleri dinleriz. Bedenimizin incelikli işleyişine dair kitaplar raflarımızı doldurur. Oysa bütün o harikulade yönleri bir yana, insan bedeninin milyonlarca yıllık evrim sürecinde ortaya çıkmış bariz kusurları da var. Amerikalı biliminsanı Nathan H. Lents işte bu kusurların hikâyesini anlatıyor.

İnsan retinası niye ters? Diğer hayvanlara kıyasla üst solunum yolu enfeksiyonlarına neden daha açığız? Bedenimizde niçin gereksiz kemikler var? Dizlerimiz, sırtımız ve belimiz niye sık sık sorun çıkarıyor? Birçok hayvan tek çeşit besinle bütün ihtiyacını karşılayabilirken biz neden “dengeli” beslenmek zorundayız? İnsanda neden işlevsel genlerin yanı sıra bir o kadar da bozuk, işlevsiz gen var? DNA’mız niye geçmiş enfeksiyonlardan kalan milyonlarca virüs “enkazı” içeriyor? Primatlar içinde neden bebek ve anne ölüm oranı en yüksek olan tür biziz? İnsanın bağışıklık sistemi niye kendi bedenine bu denli sık saldırıyor? Baş tacı edilen beynimiz yanılgılara ve kötü kararlar vermeye neden bu denli yatkın?

“Ama kulağa ne kadar tuhaf gelirse gelsin, kusurlarımızın kendine has bir güzelliği var,” diyor Lents. “Bizi biz yapan şey kusurlarımız. Bu kitapta ele alacağımız kusurlar, yaşam mücadelesinde kazandığımız galibiyetlerden geriye kalan yara izleridir. Bizler şansımız düşük olduğu halde bu sonsuz evrimsel çatışmadan sağ çıkanlarız; onca riske rağmen dört milyar yıldır azimle sürdürülen direnişin ürünleriyiz. Kusurlarımızın hikâyesi başlı başına bir savaş hikâyesidir.”


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 248
En / Boy : 13 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2020
₺39,00

Nobel Fizik Ödülü (1999) sahibi Gerard ’t Hooft bu kitabında son 50 yılda maddenin en küçük tanecikleri üzerine yapılmış olan araştırmaları öykü diliyle anlatıyor. Doğanın yapbozunu oluşturan parçaları bilim insanlarının nasıl tek tek bulup birleştirdiklerini olağanüstü basit ve herkesin anlayacağı bir dille aktaran Gerard ’t Hooft, bir yandan da parçacık fiziğinin temel kavram ve ilkelerini özetliyor. Genişletilmiş ve gözden geçirilmiş bu yeni baskıda yazar 2012 yılında keşfedilen Higgs parçacığı ve nötrino kütleleri için ek bölümler ekleyerek parçacık fiziğinin son geldiği noktayı ortaya koymakta.

“Genel okur kitlesinin yanı sıra, fizik öğrencileri ve araştırmacılar için de tam bir başvuru kitabı.”

–American Scientist

“Parçacık fiziğinin öyküsünü derin bir kavrayışla aktarıyor.”

–New Scientist

“Fizik kuramlarını harika bir şekilde anlatan bir kitap.”

–Physics Today

“Parçacık fiziğine olağanüstü katkılar yapmış olan Gerard ‘t Hooft bu kitabında gerek kendi çalışmalarını gerekse parçacık fiziğinin son geldiği noktayı harika bir şekilde özetlemekte.”

–Frank Close


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 272
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2020
₺41,30

Fiziğin de kendine has bir tarihi var. Bu tarih başarılara ve hezimetlere, umutlara ve yıkılan hayallere, kırgınlıklara ve kıskançlıklara, cömertliğe ve güçlü karakterlere, yaratıcı düşünceye, kısacası insana dair her şeye sahne oldu.

Wolfgang Rössler, büyük buluşları, fizikte çığır açan fikirleri, tarihî dönüm noktalarını anlaşılır bir dille özetlerken, bunlara imza atan büyük fizikçileri tanıtıyor. Kitabın geniş kapsamı içinde Newton ve Galileo da yer alıyor, Einstein, Feynman, Fermi ve Bohr da. Faraday ve Maxwell’den Schrödinger, Dirac, Heisenberg ve Pauli’ye uzanan geniş bir yelpazede, antik dönemde bilim alanında ortaya atılan ilk fikirlerden uzay ve zamanın, ışık ve ısının doğasına uzanan bütün temel fizik soruları ilişki içinde sunuluyor. Atomun keşfinden kuantum mekaniği formüllerine, yıldızlı gökyüzünde yapılan basit gözlemlerden modern astronomi ve kozmoloji keşiflerine giden yol neden-sonuç ilişkisi içinde ortaya konuyor.

Fikirler zaman zaman soyut olsa da, dünyayı anlamanın en etkili yolu olan fizik her açıdan yaşamı ve insanlığı yansıtır. Fizik İçin Serenad bu mucizevi gerçekliği gözler önüne seriyor.

Wolfgang Rössler, Linz Johannes Kepler Üniversitesi’nde çalıştı. Çeşitli liselerde fizik dersleri veriyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 347
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2019
₺71,25

Bugünkü şekliyle bilim, 16. yüzyılın ikinci yarısında Avrupa’da ortaya çıkıp zaman­la Avrupa’nın diğer medeniyetlere üstünlüğünün başlıca unsurlarından biri haline gelmiştir. Diğer medeniyetler bu üstünlükle ilk önce uğradıkları askeri yenilgiler yoluyla karşılaşmışlar ve zamanla bilimin, hayatın diğer yönlerinde oynadığı rolün de farkına varmışlardır. Sonuçta bilim, çağdaşlaşma sürecinde Batı’dan ithal edilen kültür unsurlarının en önemlisi olmuştur.

Wootton’un çalışması, Avrupa’da bilimin gelişimini Yenidünya’nın keşfedildiği 1492 yılından Newtoncılığın Avrupa’da yayıldığı 1750’lere kadarki entelektüel mace­ranın dil ve edebiyatta bıraktığı izleri sürerek ele alıyor. Temel tezi, çağdaş bilimin, göklerde değişimin mümkün olduğunun görüldüğü 1572 yılı ile renklerin kaynağı­nın ışıkta olduğunun anlaşıldığı 1704 yılları arasında icat edilerek evrildiği ve bu sürecin, dönemin dillerine de yansıdığıdır.

Bu kültürel değişimi ele alan Wootton, Batı dillerinde 1492’den önce de mevcut olan ilerleme, olgu, deney, hipotez, teori gibi kelimelerin anlamlarının kökten bir deği­şimle bilimsel düşünmeyi mümkün kılan aletlere dönüşmesi sürecini akıcı bir üs­lupla okura aktarıyor. Böylece Bilimin İcadı, şehitleri (Bruno, Galileo), kahramanları (Kepler, Boyle), propagandacıları (Voltaire, Diderot) ve emekçileri (Gilbert, Hooke) ile Avrupa’da yaşanan bu çığır açıcı dönüşümün hikâyesini anlatırken aynı tarihlerde dünyanın geri kalanında benzeri bir değişimin neden yaşanmadığı sorusunun ceva­bına da katkıda bulunuyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 680
En / Boy : 16,5 / 24
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2019
₺45,50

“Tarihsel bilim felsefesindeki meşakkatin, kendini tarihsel kaydın gözlemleri üzerine temellendirerek ve yerine koyacak herhangi bir şeyi sağlamadan, daha önce bilimsel bilginin otoritesinin dayandığı düşünülen sütunların altını oymak olduğunu ileri sürdüm.

Aklımdaki sütunların en önde gelen ikisi: İlk olarak, delil sağladığı söylenen olgular inançlara öncel ve onlardan bağımsızdır; ikinci olarak, bilim pratiğiyle ortaya çıkan şey, zihinden ve kültürden bağımsız dış bir dünya hakkındaki doğrular, olası doğrular veya yaklaşık doğrulardır.”

“Paradigma” kavramının bilimsel-teorik dünyanın da dışına taşarak yaygınlaşması, onun eseridir: Thomas Kuhn’un 1962’de yayımlanan Bilimsel Devrimlerin Yapısı kitabı, bakış açısını, düşünme biçimini tanımlayan bu kavrama “şöhret” kazandırmıştı. Elinizdeki kitap, bu çığır açıcı eserindeki hipotezleri üzerine düşünmeyi sürdüren Kuhn’un ilginç sorgulamalarını yansıtıyor.

Bilim felsefesini, alabildiğine geniş bir merak ufkuna açan yazılar var kitapta: Bilimin ilerlemesi “nedir”, nasıl olur? Bilimin “sosyal bir girişim oluşu” bize ne söyler? Bilimsel ilerleme ile evrimsel biyolojik gelişim arasındaki benzerliklerden neler öğreniriz? Farklı diller arasında iletişim zorlukları doğuran “ortak-ölçüsüzlük” ve “karşılaştırılabilirlik, iletişilebilirlik” meseleleri, nasıl ele alınabilir?

Ayrıca Thomas Kuhn’la, hayat hikâyesi ve düşünsel macerası üzerine uzun ve samimi bir söyleşi, müstesna bir bilim insanının portresini çizmeye katkıda bulunuyor.

Bilimin anlamı üzerine ve bilim yöntemi üzerine bir kaynak ve rehber kitap.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 408
En / Boy : 13 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2019
₺66,00

Set İçeriği:

  • Sapiens
  • Homo Deus
  • 21. Yüzyıl İçin 21 Ders

Homo sapiens neden ekolojik bir seri katile dönüştü?

Para neden herkesin güvendiği tek şey?

Kadınlar üstün sosyal becerilere sahipken, neden çoğu toplum erkek egemen?

Güç elde etmekte böylesine yetenekli olan insanlar neden bu gücü mutluluğa dönüştürmekte başarısızlar?

Geleceğin dini bilim mi?

İnsanların miadı çoktan doldu mu?

100 bin yıl önce yeryüzünde en az altı farklı insan türü vardı. Günümüzdeyse sadece Homo Sapiens var. Diğerlerinin başına ne geldi ve bize ne olacak?

Çoğu çalışma insanlığın serüvenini ya tarihi ya da biyolojik bir yaklaşımla ele alır, ancak Harari 70 bin yıl önce gerçekleşen Bilişsel Devrim’le başlattığı bu kitabında gelenekleri yerle bir ediyor. İnsanların küresel ekosistemde oynadıkları rolden imparatorlukların yükselişine ve modern dünyaya kadar pek çok konuyu irdeleyen Sapiens, tarihle bilimi bir araya getirerek kabul görmüş anlatıları yeniden ele alıyor.

Harari ayrıca geleceğe bakmaya da zorluyor okuru. Yakın zamanda insanlar, dört milyar yıldır yaşama hükmeden doğal seçilim yasalarını esnetmeye başladılar. Artık sadece dünyayı değil, kendimizi ve diğer canlıları tasarlama becerisi de kazandık. Peki bu bizi nereye götürüyor, bizi neye dönüştürebilir?

30’dan fazla dile çevrilmiş bu kışkırtıcı çalışma özellikle Jared Diamond, James Gleick, Matt Ridley ve Robert Wright’ın eserlerine aşina okurlar için muhteşem bir kaynak.

“Sapiens, tarihin ve modern dünyanın en büyük sorularını gayet yalın bir dille ele alıyor.

- Çok seveceksiniz!” Jared Diamond, Tüfek, Mikrop ve Çelik’in yazarı

“Harari’nin eseri kabul görmüş doktrinlerin karşısında duran fikirler ve şaşırtıcı gerçeklerle bezeli.”

- John Gray, Financial Times

Hayvanlardan Tanrılara: Sapiens kitabıyla insan türünün dünyaya nasıl egemen olduğunu anlatan Harari, Homo Deus’ta çarpıcı öngörüleriyle yarınımızı ele alıyor. İnsanlığın ölümsüzlük, mutluluk ve tanrısallık peşindeki yolculuğunu bilim, tarih ve felsefe ışığında incelediği bu çalışmasında, insanın bambaşka bir türe, Homo deus’a evrildiği bir gelecek kurguluyor.

Yola “önemsiz bir hayvan” olarak çıkan Homo sapiens, tanrılar katına ulaşmak uğruna kendi sonunu mu hazırlıyor?

Homo sapiens nasıl oldu da evrenin insan türünün etrafında döndüğünü iddia eden hümanist öğretiye inandı?

Bu öğreti gündelik yaşantımızı, sanatımızı ve en gizli tutkularımızı nasıl şekillendiriyor?

İnsanı inekler, tavuklar, şempanzeler ve bilgisayar programlarının tümünden ayıran yüksek zekası ve kudreti dışında herhangi bir alametifarikası var mı?

Tarih boyunca benzeri görülmemiş kazanımlar elde etmemize rağmen mutluluk seviyemizde neden kayda değer bir artış olmadı?

“Tüm bunları anlamak için tek yapmamız gereken geriye dönüp bakmak ve Homo sapiens’in aslında ne olduğunu, hümanizmin nasıl dünyaya hakim bir din hâline geldiğini ve hümanizm rüyasını gerçekleştirmeye çalışmanın aslında neden insanlığın kendi sonunu getireceğini incelemektir. İşte bu kitabın temel meselesi budur.”

“Okurken hem eğlenecek hem de çok şaşıracaksınız. Her şeyin ötesinde, kendinizi daha önce hiç düşünmediğiniz şeyleri düşünürken bulacaksınız.”

- Daniel Kahneman, Hızlı ve Yavaş Düşünme’nin yazarı

“Homo Deus’u okuduğunuzda uzun ve zorlu bir yolculuğun ardından vardığınız bir uçurumun kenarında durduğunuzu hissedeceksiniz. Yolculuğun artık bir önemi kalmayacak, çünkü bir sonraki adımınızı engin bir boşluğa atacaksınız.”

- David Runciman, The Guardian

21. yüzyılın en çok ses getiren düşünürlerinden Yuval Noah Harari, ilk kitabı Sapiens’te insanın nasıl önemsiz bir hayvandan dünyanın efendisine dönüştüğünü, ikinci kitabı Homo Deus’ta çarpıcı öngörüleriyle insanlığın ölümsüzlük, mutluluk ve tanrısallık peşindeki yolculuğunu ele almıştı. 21. Yüzyıl İçin 21 Ders ise yüzyılımızın eşi benzeri görülmemiş teknolojik ve ekonomik kırılmalarıyla ve yaşanan aralıksız değişimlerle başa çıkabilmek için elzem soruları tartışmaya açıyor.

Tanrı geri mi dönüyor?

Bilgisayarlar ve robotlar insan olmanın anlamını nasıl değiştirecek?

Yalan haber salgını karşısında ne yapabiliriz?

Büyük Veri bizi sürekli izlerken, seçme özgürlüğümüzü nasıl geri kazanabiliriz?

Dünyayı anlayamıyorsak doğruyla yanlışı, haklıyla haksızı nasıl ayırt edeceğiz?

Ufkumuzu aşan, bütünüyle insan kontrolünün dışında dönen ve tüm tanrılarla ideolojilere gölge düşüren bir dünyada sağlam bir etik zemin bulmak mümkün mü?

Homo sapiens yarattığı dünyayı anlamlandırma yetisine sahip mi? Gerçekliği kurmacadan ayıran belirgin bir sınır kaldı mı?

Eşitsizlik ve iklim değişikliğinin açtığı dertlere milliyetçilik deva olabilir mi?

Eski anlatıların çöküp yerine yenilerinin gelmediği bir çağda ne tür becerilere ihtiyacımız var?

Harari bu ve benzeri çok temel soru(n)ları, her biri birbirinden kışkırtıcı ve derinlikli 21 bölümde ele alırken, daha önceki kitaplarında ortaya koyduğu fikirlere dayanarak siyasi, teknolojik, toplumsal ve varoluşsal zorluklara açıklık getiriyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 1208
En / Boy : 15 / 21,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2018
₺260,90

Set İçeriği:

  • Sapiens
  • Homo Deus
  • 21. Yüzyıl İçin 21 Ders

Homo sapiens neden ekolojik bir seri katile dönüştü?

Para neden herkesin güvendiği tek şey?

Kadınlar üstün sosyal becerilere sahipken, neden çoğu toplum erkek egemen?

Güç elde etmekte böylesine yetenekli olan insanlar neden bu gücü mutluluğa dönüştürmekte başarısızlar?

Geleceğin dini bilim mi?

İnsanların miadı çoktan doldu mu?

100 bin yıl önce yeryüzünde en az altı farklı insan türü vardı. Günümüzdeyse sadece Homo Sapiens var. Diğerlerinin başına ne geldi ve bize ne olacak?

Çoğu çalışma insanlığın serüvenini ya tarihi ya da biyolojik bir yaklaşımla ele alır, ancak Harari 70 bin yıl önce gerçekleşen Bilişsel Devrim’le başlattığı bu kitabında gelenekleri yerle bir ediyor. İnsanların küresel ekosistemde oynadıkları rolden imparatorlukların yükselişine ve modern dünyaya kadar pek çok konuyu irdeleyen Sapiens, tarihle bilimi bir araya getirerek kabul görmüş anlatıları yeniden ele alıyor.

Harari ayrıca geleceğe bakmaya da zorluyor okuru. Yakın zamanda insanlar, dört milyar yıldır yaşama hükmeden doğal seçilim yasalarını esnetmeye başladılar. Artık sadece dünyayı değil, kendimizi ve diğer canlıları tasarlama becerisi de kazandık. Peki bu bizi nereye götürüyor, bizi neye dönüştürebilir?

30’dan fazla dile çevrilmiş bu kışkırtıcı çalışma özellikle Jared Diamond, James Gleick, Matt Ridley ve Robert Wright’ın eserlerine aşina okurlar için muhteşem bir kaynak.

“Sapiens, tarihin ve modern dünyanın en büyük sorularını gayet yalın bir dille ele alıyor.

- Çok seveceksiniz!” Jared Diamond, Tüfek, Mikrop ve Çelik’in yazarı

“Harari’nin eseri kabul görmüş doktrinlerin karşısında duran fikirler ve şaşırtıcı gerçeklerle bezeli.”

- John Gray, Financial Times

Hayvanlardan Tanrılara: Sapiens kitabıyla insan türünün dünyaya nasıl egemen olduğunu anlatan Harari, Homo Deus’ta çarpıcı öngörüleriyle yarınımızı ele alıyor. İnsanlığın ölümsüzlük, mutluluk ve tanrısallık peşindeki yolculuğunu bilim, tarih ve felsefe ışığında incelediği bu çalışmasında, insanın bambaşka bir türe, Homo deus’a evrildiği bir gelecek kurguluyor.

Yola “önemsiz bir hayvan” olarak çıkan Homo sapiens, tanrılar katına ulaşmak uğruna kendi sonunu mu hazırlıyor?

Homo sapiens nasıl oldu da evrenin insan türünün etrafında döndüğünü iddia eden hümanist öğretiye inandı?

Bu öğreti gündelik yaşantımızı, sanatımızı ve en gizli tutkularımızı nasıl şekillendiriyor?

İnsanı inekler, tavuklar, şempanzeler ve bilgisayar programlarının tümünden ayıran yüksek zekası ve kudreti dışında herhangi bir alametifarikası var mı?

Tarih boyunca benzeri görülmemiş kazanımlar elde etmemize rağmen mutluluk seviyemizde neden kayda değer bir artış olmadı?

“Tüm bunları anlamak için tek yapmamız gereken geriye dönüp bakmak ve Homo sapiens’in aslında ne olduğunu, hümanizmin nasıl dünyaya hakim bir din hâline geldiğini ve hümanizm rüyasını gerçekleştirmeye çalışmanın aslında neden insanlığın kendi sonunu getireceğini incelemektir. İşte bu kitabın temel meselesi budur.”

“Okurken hem eğlenecek hem de çok şaşıracaksınız. Her şeyin ötesinde, kendinizi daha önce hiç düşünmediğiniz şeyleri düşünürken bulacaksınız.”

- Daniel Kahneman, Hızlı ve Yavaş Düşünme’nin yazarı

“Homo Deus’u okuduğunuzda uzun ve zorlu bir yolculuğun ardından vardığınız bir uçurumun kenarında durduğunuzu hissedeceksiniz. Yolculuğun artık bir önemi kalmayacak, çünkü bir sonraki adımınızı engin bir boşluğa atacaksınız.”

- David Runciman, The Guardian

21. yüzyılın en çok ses getiren düşünürlerinden Yuval Noah Harari, ilk kitabı Sapiens’te insanın nasıl önemsiz bir hayvandan dünyanın efendisine dönüştüğünü, ikinci kitabı Homo Deus’ta çarpıcı öngörüleriyle insanlığın ölümsüzlük, mutluluk ve tanrısallık peşindeki yolculuğunu ele almıştı. 21. Yüzyıl İçin 21 Ders ise yüzyılımızın eşi benzeri görülmemiş teknolojik ve ekonomik kırılmalarıyla ve yaşanan aralıksız değişimlerle başa çıkabilmek için elzem soruları tartışmaya açıyor.

Tanrı geri mi dönüyor?

Bilgisayarlar ve robotlar insan olmanın anlamını nasıl değiştirecek?

Yalan haber salgını karşısında ne yapabiliriz?

Büyük Veri bizi sürekli izlerken, seçme özgürlüğümüzü nasıl geri kazanabiliriz?

Dünyayı anlayamıyorsak doğruyla yanlışı, haklıyla haksızı nasıl ayırt edeceğiz?

Ufkumuzu aşan, bütünüyle insan kontrolünün dışında dönen ve tüm tanrılarla ideolojilere gölge düşüren bir dünyada sağlam bir etik zemin bulmak mümkün mü?

Homo sapiens yarattığı dünyayı anlamlandırma yetisine sahip mi? Gerçekliği kurmacadan ayıran belirgin bir sınır kaldı mı?

Eşitsizlik ve iklim değişikliğinin açtığı dertlere milliyetçilik deva olabilir mi?

Eski anlatıların çöküp yerine yenilerinin gelmediği bir çağda ne tür becerilere ihtiyacımız var?

Harari bu ve benzeri çok temel soru(n)ları, her biri birbirinden kışkırtıcı ve derinlikli 21 bölümde ele alırken, daha önceki kitaplarında ortaya koyduğu fikirlere dayanarak siyasi, teknolojik, toplumsal ve varoluşsal zorluklara açıklık getiriyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 1208
En / Boy : 15,5 / 22
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2018
₺409,90

Bu kitap, heyecanlı bilim ve tarihi ile ilgili önemli anekdotlara dikkat çekmek için yazılmıştır. Bu sebeple, bilim ve bilim tarihinin en dramatik ve ilgi çekici özelliklerine dikkat çekilmiştir. Kitabın dili, zorunlu eğitim seviyesinde, oldukça sade ve zevkle okunabilecek şekilde tasarlanmıştır. “Bilimin ne olduğu, nasıl tanımlandığı ve tarih boyunca bilimsel süreçlerden nasıl geçtiği?" gibi soruları irdeleyen kitap, bilimle yaşamak isteyenler için önemli bir kaynak olacaktır.

Eğer bilime, bilimsel ürünlerin doğrultusunda bakabilirsek, onun heyecan dolu yolculuğunda da yer alabiliriz. Kitabın diğer amacı, bazı insanların bilim ve tarihi ile ilgili dedikodulardan dolayı yanlış bildiği doğrulara dikkat çekmektir. Kitabın ilk bölümünde, bilim ile ilgili temel bilgiler, bilim insanı, yanlışlamacılık, bilimsel düşünme, bilimsel sosyoloji, bilim ve din gibi ‘Bilimin Doğası’ konuları yer almaktadır. İkinci bölümünde ise tarih öncesi, Mezopotamya, Yunan, Rönesans ve modern zamanlarda bilim konularının yer aldığı ‘Bilim Tarihi’ kısmına yer verilmiştir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 180
En / Boy : 16 / 23
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2018
₺45,00

1859 yılının Noel’i. Türlerin Kökeni yayımlanalı henüz bir ay olmuşken, Darwin sarsıcı bir mektup alır. Kendisini dinsizlikle suçlayan, öfke ve eleştiri dolu mektuplar evine neredeyse her gün gelmekteidr ama bu mektup farklıdır. Darwin’i, kendisine atfedilen bir kuramı ondan çok önce keşfetmiş olan filozof ve doğa bilimcilerin hakkını yemekle suçlamaktadır. Darwin, sansasyon yaratan eserinde fikrî öncellerinin adını anmamakla büyük hata yaptığını fark eder. Kuramının arka planında yer alan tüm doğa filozoflarının izini sürmeye kalktığındaysa, pek çoğunun tarih tarafından zaten unutulmuş olduğunu görür.

Yazar Rebecca Stott Darwin’in Hayaletleri’nde Midilli adasının kıyılarında öğrencileriyle keşifler yapan Aristoteles’ten Arap yazar El-Cahiz’e; Toskana’nın maden kuyularında fosil arayan Leonardo da Vinci’den, gizli polislerin gözetimi altında türlerin kökenlerini araştıran Denis Diderot’ya ve Jardin la Plantes’ın evrimsel değişimin kanıtlarını bulmaya çalışan doğa bilimcilerine kadar, evrim kuramının oluşmasına katkıda bulunmuş kişileri keşfe çıkıyor.

Darwin’in Hayaletleri, doğanın işleyişini konu edinen ve bu fikirleri yayımlamanın hem siyasi hem de dinî açıdan çok riskli olduğu bir dönemde bunu yapma cesareti gösteren kişilerin bir hikayesi. Mumyalanmış kuşlar, göçebe Bedeviler, gizli polis dosyaları, mikroskoplar ve göz kamaştırıcı doğa koleksiyonlarının ötesinde, modern dünyayı değiştirecek bir fikrin gelişimini anlatıyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 584
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2018
₺48,00

Elektronik çağına öncülük eden çalışmalarıyla ve Thomas Edison’la olan rekabetiyle tanınan Nikola Tesla, yirminci yüzyılın en büyük mucitlerinden biri olarak kabul edilir. Devrim niteliğindeki icatları ve keşifleriyle elektrik ve manyetizma gibi bilimsel alanları kökten değiştirmiştir. Önemli çalışmaları arasında kablosuz iletişim sistemi, radyo, Tesla bobini, transformatör, dönen manyetik alan, Büyük İletici, alternatif akımlı elektriksel sistem ve teleotomatlar bulunur.

Tesla’nın yaptığı araştırmalar geleneksel algıyı yıkan, çarpıcı nitelikte çalışmalardı ve bu durum, çağdaşları tarafından anlaşılamamasına, yaptığı icatların ve getirdiği yeniliklerin değerinin o dönem fark edilememesine yol açtı. 1919’da Electrical Experimenter dergisinde altı bölüm olarak yayımlanan bu otobiyografi, Tesla’nın iç yaşantısını sunduğu gibi, bir mucidin bedeninin ve zihninin nasıl çalıştığını gösterip onun değerini anlamamızı sağlayacak.

“Bir mucidin en büyük amacı, doğanın güçlerini insanın ihtiyaçlarına göre kontrol altına almaktır.”

-Tesla


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 140
En / Boy : 12 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2019
₺33,80

Merak Çağı on sekizinci yüzyılın sonunda Britanya’yı kasıp kavuran ve bilime Romantik bir ufuk açan İkinci Bilimsel Devrime dair bir anlatı.

On yedinci yüzyılda gerçekleşmiş olan Birinci Bilim Devrimi çoğunlukla Newton, Hooke, Locke ve Descartes’la ve Londra’da Kraliyet Cemiyeti’nin, Paris’te de Bilimler Akademisi’nin neredeyse aynı zamanda kuruluşuyla bağdaştırılır. İkinci devrim ise öncelikle astronomi ve kimya alanlarındaki bir dizi büyük buluştan ilham almıştı. On sekizinci yüzyıl Aydınlanma akılcılığından doğan, fakat bilimsel çalışmalara keşif yapma idealini katarak onu dönüştüren bir hareketti.

Richard Holmes’un Merak Çağı dediği zaman aralığı simgesel olarak, iki ünlü keşif yolculuğuyla belirlenmiştir. Bunlar, Kaptan James Cook’un Endeavour’la dünyanın çevresini ilk kez dolaştığı yolculuk (1768) ile Charles Darwin’in Beagle’la Galapagos adalarına yaptığı yolculuktur (1831). Astronom William Herschel ve kimyager Humphry Davy bu döneme keşifleriyle damga vurmuştu. Kitapta başka şahsiyetler de yer alıyor; Romantik dönemin ruhuna özgü bilimsel girişimlerden ve balon yolculuğu, keşifler, hayalet avcılığı gibi heyecanlı serüvenlere dair birçok olaydan söz ediliyor.

Romantizm genellikle bilimin düşmanı sayılır: Romantik öznellik ile bilimsel nesnellik idealleri birbiriyle bağdaşmaz bir karşıtlık olarak görülür. Richard Holmes durumun her zaman böyle olmadığı ya da bu terimlerin birbirini dışlamadığı görüşünde. Merak kavramının, bir zamanlar öznellik ile nesnelliği birleştirdiğini savunuyor.

Richard Holmes, bilim kültürünü sürdürmemizde üç şeye gereksinim duyduğumuza dikkat çekiyor: Kişisel merak duygusu, umudun gücü, dünyanın geleceğine dair canlı ama sorgulayan bir inanç.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 607
En / Boy : 16 / 23
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2017
₺104,50

Dünyanın önde gelen kuramsal fizikçilerinden Neil Turok İçimizdeki Evren’de geride bıraktığımız üç yüz yılın klasik mekanikten ışığın doğasına, kuantumun tuhaf dünyasından kozmosun evrimine uzanan çığır açıcı keşiflerini incelerken her yeni keşfin büyük resimle ilişkisine ve toplumun yapısında radikal değişimlere yol açan yeni teknolojilere nasıl evrildiğine tanık oluyoruz.

Neil Turok gerçeklik ve evren algımızın, anlama, keşfetme ve yaratma becerilerimizin, yani “içimizdeki evren”in yüzyıllar içinde ne gibi değişimlerden geçtiğinin hikâyesini anlatıyor. Bizim kusurlu dünyamızda olduğu gibi, yıldızlarda veya kozmosun herhangi bir yerinde de tamamen aynı kanunların geçerli olduğunu gördüğümüz, kırılmalarla şekillenen bir hikâye bu. Şimdiyse başka bir kırılmanın eşiğindeyiz: Bize “hayali bir gerçeklikte” yaşadığımızı söyleyen kuantum devrimi.

“Kimiz ki biz? Rastlantısal mutasyonun ve doğal seçilimin yavaş yavaş miadını dolduran bir sonucu mu, yoksa yaşamı bambaşka bir seviyeye taşıyacak yeni bir evrimsel aşamayı başlatacak olanlar mı?”


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 256
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2018
₺54,90

Türlerin Kökeni’ni kaleme alırken Charles Darwin’in kafasını tek bir soru karıştırıyor ve evrim teorisini çıkmaza sokuyordu: “Neden Kambriyen dönemden önce yaşamış canlılara ait kalıntılar bulunamıyordu?” Literatürde “Darwin’in İkilemi” olarak bilinen bu problem yıllarca çözülemeyecekti, ta ki paleontoloji profesörü Martin Braiser evrimin “kutsal kâse”sinin peşine düşene kadar.

Darwin’in Kayıp Dünyası Braiser’ın Kambriyen patlaması öncesinde yaşamış canlı türlerine ait fosilleri arayışının öyküsünü anlatıyor. Karayip sahillerinden Sibirya steplerine uzanan bu zorlu bilimsel çaba, hayvan yaşamının evrimindeki kayıp halkaların izini sürüyor. Bilimin en büyük gizemlerinden birinin kapısını aralarken bizi günümüzün canlı çeşitliliğinden karmaşık hücrelerin ortak yaşama dayalı kökenine uzanan bir yolculuğa çıkarıyor.

“‘Kambriyen patlaması’ evrimsel bulmacaların en büyüğüdür ve son yıllarda büyük araştırmalara konu olmuştur. Braiser’ın merak uyandırıcı kitabı bize bu konuda tatminkâr bir yanıt veriyor. Konusunu geniş kitlelere bu kadar canlı ve kapsamlı bir şekilde sunma beceri ve iradesine sahip çok az yazar vardır.”

 - Anthony Hallam

“Organizmaların ve çevrenin birlikte yarattığı bu evrimsel hikâyede Darwin’in İkilemi’ne Braiser’ın bulduğu çözümü okumak büyük keyif.”

 - Lynn Margulis


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 272
En / Boy : 15 / 21,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2018
₺58,90

Tüm dünyada Nexus, Crux ve Apex triolojisiyle adını duyuran, bol ödüllü ünlü teknoloji ve bilim yazarı Ramez Naam, yeni eseri " Sınırsız Kaynak "'ta inovasyonun ve her gün daha da olgunlaştırıp geliştirmemiz gereken fikir dünyamızın, günümüz dünyasının karşı karşıya olduğu tüm doğal, ekonomik ve siyasal felaketler karşısında kullanabileceği, tek ve en güçlü güvenilir kaynak olduğunu kanıtlıyor.

İnovasyona bütçe ayırarak ve ekonomik sistemimizde kökten bir değişikliğe giderek, tüm bu felaketlerden korunmanın ve daha " eşit " ve evrene saygılı bir beşeri sistem yaratmanın çözüm yollarını sunan bu özel kitap, geleceğe dair karanlık öngörülerin ve pesimizmin önünde bir duvar gibi dikiliyor. Tüm fikir önderlerinin ve liderlerin okuması gereken bir eser olarak anılan " Sınırsız Kaynak ", dünyaya yön veren mühendislerin, endüstri kartellerinin ve bilim insanlarının şu an konuşmakta olduğu güncel soruları ve olası cevaplarını evlerimize taşıyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 412
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2016
₺72,00

20.Yüzyılın başında insanlık bir şok yaşadı. Evreni Newton’un bulduğu yasalar değil rastlantı yönetiyordu. Dünyanın bilimsel yorumunda ortaya çıkan bu önemli farkla, sadece kozmoloji değil klasik felsefenin çerçevesi de değişiyordu.

Rastlantının yönettiği bir evrende, kurallar, düzenler, kanunlar, fiziksel çerçeve, onun üzerinde ortaya çıkan canlılık, canlılığa bağlanan akıl nasıl ortaya çıkıyor? Kaos ve düzen arasındaki bu felsefi bağ nedir? Dahası rastlantısal ve özgür bir evrende insanın durumu nedir? İnsan gerçekten özgür müdür, yoksa evrenin zorunlu bir uzantısı mıdır? Evrende kutsal var mıdır, veya evren bir kutsalsız mümkün müdür?

Bu kitap rastlantının bilimsel mecradaki serüveninden yola çıkarak onu açıklayabilecek felsefi bir zemin inşa etmeye çalışıyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 187
En / Boy : 16,5 / 24
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2018
₺44,80

Ünlü bilim tarihçisi John L. Heilbron’un fizik biliminin kısa bir tarihini sunduğu Fizik, insanlık tarihinin 2500 yıllık bir dönemini kapsıyor. Fizik teriminin icat edildiği antik çağlardan günümüze kadar gelen fiziğin evriminin öyküsü, yazarın deyişiyle “doğanın ilahsızlaştırılma ve insan özelliklerinden kurtulma” sürecidir aynı zamanda. Köken olarak felsefenin içinden çıkan fiziğin felsefeyle olan ilişkisinin evriminin ortaya konması ve fiziğin 20. yüzyılın ikinci yarısında felsefeden kopuşunun irdelenmesi, kitabı bilim felsefesi kitapları arasına sokuyor.
Heilbron sadece fizik bilimindeki köşe taşlarını ve teknolojik gelişmeleri vermekle kalmıyor, aynı zamanda fiziğin her çağda insanlar için ne anlama geldiğini de sorguluyor. Eski Yunan filozoflarından İslam bilginlerine, Copernicus’tan ve Galilei’den CERN’deki araştırmacılara kadar tarih boyunca fizikçilerin yaklaşımları farklı da olsa, kitapta hepsinin ortak noktası olan insanın özgürleşme sürecine dikkat çekiliyor.
John L. Heilbron, rektör yardımcılığı da yaptığı California Üniversitesi’nden emekli tarih profesörü, Worcester College ve Oxford Museum for History and Science’ta üst düzey araştırma görevlisi.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 191
En / Boy : 13 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2017
₺28,90

Dünyanın nasıl işlediğini öğrenme konusunda tutkulu insanlar olmasaydı bilim var olmazdı.

Bu kitapta;

2.500 yıl boyunca yapılan keşifleri

Antik çağlardan modern döneme kadar yapılmış bilimsel çalışmaları

Aristo, Galilei, Darwin, da Vinci, Curie ve Hawking gibi, tabuları yıkmaya cesaret eden zihinlerin hayatları ve çalışmalarını bulacaksınız.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 216
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2017
₺43,50

Evren nasıl oluştu? İlk madde ne zaman meydana geldi? Galaksiler, yıldızlar, güneş sistemleri hangi süreçlerle ortaya çıktı? Canlılığın kökeni nedir? İnsan olmak ne anlama gelir?

İnsanlık tarihi boyunca yaratılışla ilgili çok farklı hikâyeler anlatılagelmiştir. Jim Baggott Kökenler’de yaklaşık 14 milyarlık bu öyküyü günümüzün bilimsel anlayışı ve birikimi çerçevesinde ele alıyor. Uzamın, zamanın, kütlenin, enerjinin, ışığın, galaksilerin, Güneş’in, Dünya’nın, yaşamın ve en nihayetinde Homo sapiens’in oluşumuna uzanan büyüleyici bir yolculuğa çıkıyor. Kozmoloji, jeoloji, evrim, antropoloji ve nörobilimdeki çağdaş düşünceleri bir araya getirerek varlığımızın kökenlerine dair bildiklerimizi haritalandırıyor ve henüz bilemediğimiz karanlık noktalara işaret ediyor. Bir bakıma yıldız tozlarından yaratılan insanın yıldızları yaratan müthiş tekillikten bugüne olup bitenleri anlamak için gösterdiği destansı çabayı özetliyor.

“Kökenler gerçekten ‘bizim’ hakkımızda bir kitap. Üzerinde yaşadığımız dünyanın nasıl oluştuğunu, yaşamın nasıl başlayıp evrilerek bizi meydana getirdiğini, bizim hikâyemizi anlatıyor. Kökenler’de sorgulanmamış olguları çoğunluğun açıklamalarından, kuşku uyandıran yorumlardan, safi spekülasyonlardan ayırmaya çalıştım. Bu kitap, bildiğimizi ve açıklayabildiğimizi düşündüğümüz şeylere dair net, dengeli ve (umarım) önyargısız bir bakış açısı isteyen okurları hedefliyor. Yaratılışın bilimsel hikâyesinin ‘kabul edilmiş’ ya da ‘resmi’ bir versiyonu bulunmuyor; fakat olsaydı, muhtemelen elinizdeki kitaba benzeyen bir şey olurdu.”


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 464
En / Boy : 15 / 21,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2018
₺97,90

Homo Sapiens neden ekolojik bir seri katile dönüştü?

Para neden herkesin güvendiği tek şey?

Kadınlar üstün sosyal becerilere sahipken, neden çoğu toplum erkek egemen?

Güç elde etmekte böylesine yetenekli olan insanlar neden bu gücü mutluluğa dönüştürmekte başarısızlar?

Geleceğin dini bilim mi?

İnsanların miadı çoktan doldu mu?

100 bin yıl önce yeryüzünde en az altı farklı insan türü vardı. Günümüzdeyse sadece Homo Sapiens var. Diğerlerinin başına ne geldi ve bize ne olacak?
Çoğu çalışma insanlığın serüvenini ya tarihi ya da biyolojik bir yaklaşımla ele alır, ancak Harari 70 bin yıl önce gerçekleşen Bilişsel Devrim’le başlattığı bu kitabında gelenekleri yerle bir ediyor. İnsanların küresel ekosistemde oynadıkları rolden imparatorlukların yükselişine ve modern dünyaya kadar pek çok konuyu irdeleyen Sapiens, tarihle bilimi bir araya getirerek kabul görmüş anlatıları yeniden ele alıyor.

Harari ayrıca geleceğe bakmaya da zorluyor okuru. Yakın zamanda insanlar, dört milyar yıldır yaşama hükmeden doğal seçilim yasalarını esnetmeye başladılar. Artık sadece dünyayı değil, kendimizi ve diğer canlıları tasarlama becerisi de kazandık. Peki bu bizi nereye götürüyor, bizi neye dönüştürebilir?

30’dan fazla dile çevrilmiş bu kışkırtıcı çalışma özellikle Jared Diamond, James Gleick, Matt Ridley ve Robert Wright’ın eserlerine aşina okurlar için muhteşem bir kaynak.

“Sapiens, tarihin ve modern dünyanın en büyük sorularını gayet yalın bir dille ele alıyor. Çok seveceksiniz!”

Jared Diamond, Tüfek, Mikrop ve Çelik’in yazarı

“Harari’nin eseri kabul görmüş doktrinlerin karşısında duran fikirler ve şaşırtıcı gerçeklerle bezeli.”

John Gray, Financial Times

Hayvanlardan Tanrılara: Sapiens kitabıyla insan türünün dünyaya nasıl egemen olduğunu anlatan Harari, Homo Deus’ta çarpıcı öngörüleriyle yarınımızı ele alıyor. İnsanlığın ölümsüzlük, mutluluk ve tanrısallık peşindeki yolculuğunu bilim, tarih ve felsefe ışığında incelediği bu çalışmasında, insanın bambaşka bir türe, Homo deus’a evrildiği bir gelecek kurguluyor.

Yola “önemsiz bir hayvan” olarak çıkan Homo sapiens, tanrılar katına ulaşmak uğruna kendi sonunu mu hazırlıyor?

Homo sapiens nasıl oldu da evrenin insan türünün etrafında döndüğünü iddia eden hümanist öğretiye inandı?

Bu öğreti gündelik yaşantımızı, sanatımızı ve en gizli tutkularımızı nasıl şekillendiriyor?

İnsanı inekler, tavuklar, şempanzeler ve bilgisayar programlarının tümünden ayıran yüksek zekası ve kudreti dışında herhangi bir alametifarikası var mı?

Tarih boyunca benzeri görülmemiş kazanımlar elde etmemize rağmen mutluluk seviyemizde neden kayda değer bir artış olmadı?

“Tüm bunları anlamak için tek yapmamız gereken geriye dönüp bakmak ve Homo sapiens’in aslında ne olduğunu, hümanizmin nasıl dünyaya hakim bir din hâline geldiğini ve hümanizm rüyasını gerçekleştirmeye çalışmanın aslında neden insanlığın kendi sonunu getireceğini incelemektir. İşte bu kitabın temel meselesi budur.”

“Okurken hem eğlenecek hem de çok şaşıracaksınız. Her şeyin ötesinde, kendinizi daha önce hiç düşünmediğiniz şeyleri düşünürken bulacaksınız.”
Daniel Kahneman, Hızlı ve Yavaş Düşünme’nin yazarı

“Homo Deus’u okuduğunuzda uzun ve zorlu bir yolculuğun ardından vardığınız bir uçurumun kenarında durduğunuzu hissedeceksiniz. Yolculuğun artık bir önemi kalmayacak, çünkü bir sonraki adımınızı engin bir boşluğa atacaksınız.”

David Runciman, The Guardian

 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 872
En / Boy : 15,5 / 22
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2017
₺280,90

Homo sapiens neden ekolojik bir seri katile dönüştü?

Para neden herkesin güvendiği tek şey?

Kadınlar üstün sosyal becerilere sahipken, neden çoğu toplum erkek egemen?

Güç elde etmekte böylesine yetenekli olan insanlar neden bu gücü mutluluğa dönüştürmekte başarısızlar?

Geleceğin dini bilim mi?

İnsanların miadı çoktan doldu mu?

100 bin yıl önce yeryüzünde en az altı farklı insan türü vardı. Günümüzdeyse sadece Homo Sapiens var. Diğerlerinin başına ne geldi ve bize ne olacak?

Çoğu çalışma insanlığın serüvenini ya tarihi ya da biyolojik bir yaklaşımla ele alır, ancak Harari 70 bin yıl önce gerçekleşen Bilişsel

Devrim’le başlattığı bu kitabında gelenekleri yerle bir ediyor. İnsanların küresel ekosistemde oynadıkları rolden imparatorlukların yükselişine ve modern dünyaya kadar pek çok konuyu irdeleyen Sapiens, tarihle bilimi bir araya getirerek kabul görmüş anlatıları yeniden ele alıyor.

Harari ayrıca geleceğe bakmaya da zorluyor okuru. Yakın zamanda insanlar, dört milyar yıldır yaşama hükmeden doğal seçilim yasalarını esnetmeye başladılar. Artık sadece dünyayı değil, kendimizi ve diğer canlıları tasarlama becerisi de kazandık. Peki bu bizi nereye götürüyor, bizi neye dönüştürebilir?

30’dan fazla dile çevrilmiş bu kışkırtıcı çalışma özellikle Jared Diamond, James Gleick, Matt Ridley ve Robert Wright’ın eserlerine aşina okurlar için muhteşem bir kaynak.

“Sapiens, tarihin ve modern dünyanın en büyük sorularını gayet yalın bir dille ele alıyor. Çok seveceksiniz!”

- Jared Diamond, Tüfek, Mikrop ve Çelik’in yazarı

“Harari’nin eseri kabul görmüş doktrinlerin karşısında duran fikirler ve şaşırtıcı gerçeklerle bezeli.”

- John Gray, Financial Times


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 416
En / Boy : 15,5 / 22
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2017
₺136,90

“Deniz bizim için vazgeçilmez bir unsur!

Denizin kökenleri, fiziksel yapısı, hareketleri ve iklim değişikliklerindeki rolü konularında bilimden öğrendiklerimiz, bizleri denizi, gezegenin dengesinin bağlı olduğu küresel bir sistemin kalbi gibi görmeye itiyor.

Onu tüm yönleriyle ortaya koymak için, bilgilerimizi ve bakış açılarımızı birleştirdik. Evrendeki yerini anlatması ve bize Güneş Sistemi’yle ilgili öğrettiklerini açıklaması için bir astrofizikçiye gerek vardı. Denizi Dünya üzerinden, derinlerine kadar gözlemlemek içinse bir okyanus bilimciye...

Bu gezegeni torunlarımıza istikrarsız bir halde miras bırakacağız; onlarsa, Dünya’ya özen göstermeleri gerektiğinin bilincindeler. Öte yandan, torunlarımızın meraklarını uyandırmayı ve gözlerinde parıltılarını görmekten çok hoşlandığımız hayran olma yeteneklerini korumalarını da çok istiyoruz...”

Hubert Reeves: Astrofizikçi. Geniş bir okuyucu kitlesi tarafından severek okunan birçok popüler eserin yazarı.

Yves Lancelot: Okyanus bilimci. Fransa Ulusal Bilimsel Araştırma Merkezi’nin (CNRS) eski araştırma direktörü ve üniversitelerde öğretim üyesi.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 84
En / Boy : 13 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2018
₺13,90

Üniversitelerin araştırma laboratuvarlarında, günümüzün en ileri teknikleri kullanılsa ve hatta geleceğin teknolojileri yaratılsa da, her birinin geçmişle bir bağı ve geçmişe bir borcu vardır. Dolayısıyla her laboratuvarın içinden doğrudan ya da dolaylı olarak bilim tarihi geçer.

Reşit Canbeyli bu kitapta, birbirine sarmalanmış üç ana konuyu: bilim tarihi bağlamında laboratuvarları ve deneycilik geleneğini, kendi laboratuvarının kuruluşunu ve kişisel öyküsünü anlatıyor. Ülkemizde ve dünyada bilimin yapılış biçimini ve laboratuvarların işleyişini kitabının odağına alarak Türk bilim tarihine bir not düşüyor. Onun laboratuvarının içinden sadece bilim tarihi geçmiyor aynı zamada 12 Eylül rejiminin yarattığı YÖK de geçiyor.

Bir Laboratuvar, bilimle uğraşmanın yalnızca başkalarının yaptıklarını aktarıp özetlemekten ibaret olamayacağını; bilimin düz bir çizgide, yanlışlara düşmeden yapılan, coşkusuz ve bütünüyle duygulardan yoksun bir faaliyet olarak görülemeyeceğini savunuyor. Genç bilimcilere bilim heyecanını, tutkusunu ve hatta kuşkusunu aşılamakta laboratuvarların önemini vurguluyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 148
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2016
₺42,75

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 132
En / Boy : 11 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2005
₺12,30

Taşköprülüzâde Ahmet Efendi Osmanlı ilim tarihi yazımı bakımından önem taşıyan bir müelliftir. Bunun sebebi kendisinin biri "ilimler"i, diğeri ise "bilginler"i konu edinen iki büyük eser kaleme almış olmasıdır. İlimleri ele alan eseri Miftâhü’s-Sa’âde adıyla, bilginleri konu edinen eseri ise eş-Şakâyıku’n-Nu’mâniyye adıyla anılır. Her iki eser de aslında aynı projenin bütünleyici parçasıdır ve Osmanlı ilim tarihi için vazgeçilmez birer kaynaktır. Elinizdeki eser bunlardan ikincisi olup başlangıcından Kanuni dönemine kadar "Osmanlı Bilginleri"ni konu edinmektedir. Müellifin, dünya devleti Osmanlı’nın entelektüel hayatına ayna tutuyor olması eseri cidden önemli kılmaktadır. Esere hakim olan ilim anlayışı naklî/aklî ilimler, medrese/tekke ilişkilerini tam bir bütünlük içinde ele alması bakımından dikkat çekicidir. İlk on Osmanlı padişahı dönemindeki 502 bilgine ait entelektüel biyografinin yer aldığı Şakâyık, Arapça aslından dilimize kazandırılmıştır. Taşköprülüzâde, sahip olduğu bütüncül ilim anlayışının tabii bir uzantısı olarak ünlü müderrisleri, öncü tasavvuf büyüklerini ve kurucu "bilim adamları"nı "ulema"dan sayarak kitabında tanıtmaktadır. Hacı Bayram Velî, Molla Fenarî, Ali Kuşçu, Kemalpaşazâde, Mirim Çelebi, Karaca Ahmet, Zembilli Ali Efendi, Fethullah Şirvânî... gibi farklı renkler taşıyan nice büyük isim aynı kervana katılan ilim ve marifet yolcuları olarak yerlerini alırlar kitapta. Osmanlı Bilginleri adıyla yayımladığımız bu eserin nitelik belirten bir vasfı da Şakâyık’ın klasik bir Türkçe tercümesinde yer alan Nakşî Ahmed’e ait özgün minyatürlerin tablolar halinde metne eşlik etmesidir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 408
En / Boy : 21,5 / 30
Kağıt Cinsi : Kuşe
Basım Tarihi : .2007
₺161,19

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 472
En / Boy : 13,5 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2015
₺56,00

Alanının önde gelen din ve bilim tarihçilerinin kaleme aldığı bu eser, Hıristiyanlığın ilk zamanlarından yirminci yüzyılın sonuna kadar geçen sürede Batı’nın dini gelenekleriyle bilim arasındaki ilişkiyi inceler. 30 farklı makaleden oluşan bu geniş kapsamlı çalışma aslında birbirine tamamen zıt olmayan, aksine birbiriyle karmaşık bir etkileşim içinde olan din ile bilimin kesişme noktasını daha iyi anlamamız için farklı yaklaşımlar ortaya koyar.

Ortaçağda, Batı uygarlığında doğan bilimin yükselişini takip eden bu tarihçiler Kopernik, Galileo ve Newton gibi bilginlerin icatları ve Katolik ve Protestan Kiliselerinin bu icatlara verdiği tepkilerle ortaya çıkan büyük değişimleri detaylı bir şekilde aktarırlar. On sekizinci ve on dokuzuncu yüzyıllarda jeoloji, kozmoloji, biyoloji; ayrıca bir ana akım oluşturan dini grupların ve yeni yeni ortaya çıkan evanjelizm ve fundemantalizm gibi akımların tepkileriyle birlikte oluşan yeni bilimsel anlayıştaki değişimleri değerlendirirler. Bu kitap, bilimin anlaşılması, uygulanması ve tarihyazımına yönelik mevcut tartışmaların odağında bulunan çevrecilik, toplumsal cinsiyet çalışmaları ve postmodernizm gibi yeni yaklaşımları inceler, modern bilimin teolojik yansımalarını konu alır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 832
En / Boy : 16 / 24
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2016
₺106,25
Yaşam nedir? Keller’in "genin yüzyılı" adını verdiği yirminci yüzyılda egemen paradigma, biyoloji biliminin temel derdi olagelmiş bu soruya genleri ve gen replikasyonunu merkez alan bir cevap vermişti: Kalıtsal özelliklerin kuşaklararası istikrarı ile evrim için zorunlu olan değişim arasındaki dengenin sırrı, adeta sihirli özellikler atfedilen "gen" kavramında aranıyordu. Keller, genetik ve moleküler biyoloji alanında gen kavramı sayesinde elde edilmiş olan kazanımların, tarihsel bir bakış açısıyla kapsamlı bir analizini yapıyor. Ama hepsi bu değil: Bizzat bu kazanımları yaşamın özünü salt gende arayan anlayışa nasıl meydan okuduğunu da gösteriyor. Hala işe yarasa da, üzerine gereğinden fazla yük bindirilmiş olan gen kavramını yavaş yavaş geride bırakacak yeni bir sözcük dağarcığına ihtiyacımız olduğunu, öncelikle de şunu kavramamızın elzem olduğunu söylüyor. Bir sistemin bileşenlerini anlamak, bu bileşenler arasındaki etkileşimleri anlamaya yetmeyebilir. İnsan Genom Projesi’nin yakın tarihlerde tamamlanmış olmasının anlamı ve bilgisayarlarla canlı organizmalar arasında kurulan analojilerin ne ölçüde işe yaradığı gibi daha popüler meseleleri de değerlendiren kitap, bilimsel düşüncede kaydedilmiş aşamaları, pasif bir biçimde öğrenilip iman edilmesi gereken nihai hakikatler olarak sunmuyor. Eskileri sarsacak yeni hakikatler aramaya kılavuzluk eden ipuçlarının izini sürerek, bilimin bir donmuş doğrular deposu değil bitimsiz bir faaliyet olduğu gerçeğini vurguluyor.
Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 183
En / Boy : 13 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2004
₺25,50

İçinde garip parçacıklar olan bir bilim! Ölümcül kuvvetler sizi şaşkına çevirecek. Bilimin sırlarını keşfetmeye hazır mısınız? Kulaklarınız bisikletten düşmenizi nasıl engeller? Yerçekimi yüzünden neden kafanızı kaybedebilirsiniz? Bağırsaklarınız uzayda niçin patlayabilir? Eğer midenizin tüm bunları kaldırabileceğini düşünüyorsanız, kuvvetler hakkındaki inanılmaz gerçekleri mutlaka okuyun. Ayın uzayda düşmeden nasıl durduğunu, tırnaklarınızın ne kadar uzadığını ve zeki bir bilim adamının kafasına elma düşünce neler olduğunu keşfedin. Acayip bilgi dosyaları ve garip sınavlarla bilginizi test edin ve öğretmenlerinizi gıcık edin. Ölümcül Kuvvetler tam size göre. Bilim hiç bu kadar eğlenceli olmamıştı!


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 136
En / Boy : 12,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2013
₺12,25

Renkleri duyabilen insanlar olduğunu biliyor muydunuz?

Peki, elinizin sizden bağımsız bir kişilik geliştirebileceği aklınıza gelir miydi hiç?

Hafızalarını kaybeden insanların tüm anıları silinir mi?

Bilim yazarı Sam Kean, vaka raporları ve bilimsel çalışmalar ışığında sürükleyici bir beyin araştırmaları tarihi sunuyor. Sinirbilimin son dört yüzyıldaki gelişimini, insan beyninin en gizemli ve tuhaf hastalıkları üzerinden aktarırken beyin ve sinir sistemine dair bilinmeyenleri gözler önüne seriyor.

Bu kitapta, kokuların gürültü çıkarıp dokuların renkler saçtığı büyüleyici hikayeler bulacak, yarasalar gibi sesin yankılarıyla “görmeyi” öğrenen körlerden ilham alacaksınız. Hafızalarını kaybettikleri için sevdiklerini bile tanıyamayan insanların, farkında olmadan aslında nasıl “hatırlayabildiklerinin” bir tanığı da siz olacaksınız.

İnsan Beyninin Gizemi modern sinirbilimin gelişimine önayak olan kral, yamyam ve kaşiflerin yaşamlarını yeniden canlandırarak insan beynine dair binlerce benzeri arasından seçilmiş̧ en ilgi çekici hikayeleri paylaşıyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 400
En / Boy : 15 / 21,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2018
₺73,90

İnsanlık tarihini şekillendiren sadece bir avuç büyük fikir! Bu kitapla Brain Cox, Richard Dawkins, Patrick Moore ve Marcus du Sautoy gibi günümüzün en zeki ve başarılı bilim insanları, mühendisleri ve girişimcilerinin seçtiği, hayatımızı kökten değiştiren yaratıcı teorileri ve buluşları keşfedeceğiniz keyifli bir yolculuğa çıkacaksınız. Dünyamızı değiştiren ve yaşadığımız hayatı daha anlaşılır hale getiren 100 büyük keşif, icat ve kuramı okurken, sizler de insanlık tarihini, Dünya’mızı ve Evren’i yeniden keşfedeceksiniz. Bu kitabı okuduktan sonra dünyayı değiştiren en büyük fikrin ne olduguna siz karar verin!


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 394
En / Boy : 15 / 21,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2012
₺73,90

Günümüzün endüstriyel modern dünyasında, bilim ve teknoloji arasındaki tartışmasız bağ açıkça görülmektedir. James E. McClellan III ve Harold Dorn’un bu kitaptaki bakış açıları gibi tarihsel olarak bakıldığındaysa, bu bağın o kadar da açık olmadığı görülür. Endüstrinin ve hükümetlerin, yeni ya da gelişmiş teknolojilere öncülük edecek bilimsel araştırmalara finansman desteği vermeye başlamasıyla, teknoloji "uygulamalı bilim" olarak yakın zamanlarda ortaya çıkmıştır. Dünya Tarihinde Bilim ve Teknoloji’de McClellan ve Dorn, değişen bu ilişkiyi, tarih öncesindeki düşünen, araç gereç yapmaya başlayan ilk insanlardan bugüne, tarihi verileri inceleyerek anlatmışlardır. Bilim, hiç kuşkusuz, insanlar için gerçek yararlar sağlamıştır. Ancak, günümüzün kültürel eğilimlerine daha az bağımlı ve daha güvenli bir bilim anlayışı, bilime tarihsel bir mercekten bakılarak elde edilebilir. Böyle yapıldığında, görkemli kazanımlarıyla ama aynı zamanda da yanılgıları ve bazen de dünya görüşümüze uymayan seçkin duruşuyla bilim, kültüre bağımlı bir kavram olmak yerine, çokboyutlu bir gerçekliğe dönüşür. James E. McClellan III, Stevens Teknoloji Enstitüsünde Bilim Tarihi profesörü, Harold Dorn da aynı enstitüde Bilim ve Teknoloji Tarihi profesörüdür. Dünya Tarihinde Bilim ve Teknoloji, 2000 yılında World History Association ödülünü almıştır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 462
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2018
₺72,25

İlk kâğıt fabrikasını kuran; kızamık ve çiçek hastalığını keşfeden; mikrobu ve atomu tanımlayan; ilk göz ve kanser ameliyatını yapan; cüzzamın ve veremin tedavisini ilk uygulayan; büyük-küçük kan dolaşımını bulan; trigonometriyi, tanjant, kotanjant ve kosenkantı ilk kullanan; binom formülünü keşfeden; dünyanın çevresini, yıldızların yer ve açıklıklarını ilk ölçen; ilk uçağı, denizaltını yapan; yerçekimini bulan; sesin fiziki açıklamasını yapan; optik temelleri ortaya koyan; saf alkolü elde eden; havan topunu ilk kullanan; ilk kıta seyahatnamesini ve ecza kitabını yazan; ilk dünya haritasını çizen Türk ve Müslüman bilim adamları, âlimleri... Hakkı teslim edilmemiş ve gözardı edilmiş bir medeniyetin bilinmeyenleri...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 376
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2018
₺48,00

Beyaz tarihçilerin ve beyaz insanların çoğu tek taraflı biçimde, yaptıklarının hep iyi ve güzel yanlarından, yerli halkların ise hep kötü yanlarından dem vurdular. Böyle yazdılar çizdiler, böyle anlattılar. Çoğu zaman yalan söylediler. Doğruları ezilen, toprakları, kültürleri ve inançları ellerinden zorla alınan yerli halklar söyleyecek.

Aboricinlerle ilgili Türkçe bilgi ancak ansiklopedilerde veya bazı "sığ" çalışmalarda bulunuyor. Örneğin, Amerikalı yazar Marlo Morgan'ın Bir Çift Yürek ve Sonsuzluğun Mesajı adlı kitapları Türkiye'de yayınlandığında ki, bu kitaplar Avustralya'ya hiç gelmedi büyük sansasyon yaratmıştı. Gerçekte Marlo Morgan hiç Australya'ya gelmiş ve Aboricinlerin bile güçlükle yaşadığı o zor doğa koşullarında bir beyaz tenli olarak onlarla birlikte yaşamış mıydı?

Yazarın kitaplarında daha çok Kuzey Amerikalı yerlilerin yaşam şekilleri ve inançlarına benzeyen bazı konuları işlemesine bakılırsa bu sorulara olumlu yanıt vermek zor. Uzun ve yorucu bir uğraş sonunda ortaya çıkan bu çalışma, Avustralya yerlileri Aboricinlerin kökeninin, sosyal ve kültürel yapılarının, inançlarının, geleneksel yaşam biçimlerinin ve sanatlarının yakından tanınması için yapılmış bir araştırmadır. Aynı zamanda, topraklarının beyazlar tarafından nasıl işgal edildiğini, kültürlerinin nasıl yok edildiğini, soykırımı, katliamları ve beyaz istilacılara karşı topraklarını nasıl savunduklarını anlatan hazin bir öyküdür.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 240
En / Boy : 14 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2014
₺39,20

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 179
En / Boy : 10,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2001
₺24,00

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 288
En / Boy : 20 / 21,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2009
₺29,20

Yaşamın gizemi henüz tam olarak çözülmemiş olsa da, bilim bize canlıların cansız moleküllerden oluşan karmaşık yapılardan ibaret olduğunu söylüyor. Eğer bu görüş doğruysa, hücrelerin ve organizmaların belli bir amacı varmış gibi görünen hareketi nereden kaynaklanıyor? Fizikçi Peter M. Hoffmann bu ezeli sorunun yanıtını nano-ölçekte bulduğunu ileri sürüyor. Canlı organizmaların düzenli işleyişinin ardında bir “moleküler fırtına” esiyor. Hoffmann’a göre yaşam, atomların gelişigüzel hareketlerini düzenleyen moleküler makinelerin eseri. Küçücük elektrik motorları elektriksel gerilimi harekete dönüştürüyor, nano-fabrikalar başka moleküler makineler imal ediyor ve bu makineler de DNA ipliklerini buruyor, açıyor ve paketliyor. Tüm canlılar etkileşim halindeki bu nano-ölçekli makinelerden oluşuyor. Hoffmann kendi nano-teknoloji araştırmalarına dayanarak atomların karmaşık dünyasından yaşamın nasıl doğduğunu ortaya koyuyor. Size de yaşamın sırrını öğrenmek kalıyor!

“Canlıyı cansızdan ayıran nedir? Yaşam, cansız maddeden nasıl doğar? Bu sorular 2500 yıldır düşünürlerin aklını kurcalamaktadır. Hoffmann’ın kaleme aldığı Yaşamın Kökeni birkaç bin yıl boyunca süren tartışmaları özetledikten sonra modern bilimin konuyla ilgili araştırma ve bulgularını ortaya koyarak bu soruları yanıtlamaya çalışan muhteşem bir eser.”

- The Scientist

“Maddenin, canlı organizmalarda bulunan cinsten karmaşık süreçleri kendiliğinden oluşturma potansiyeline sahip olduğunu artık biliyoruz. Yaşamın Kökeni işte bilimin bunu nasıl kavramaya başladığını anlatıyor. ... Kitabın en önemli mesajı, bir devrimin yaklaşmakta olduğu. Bu devrim bize maddenin neden yapıldığını söylemeyecek. Maddenin bizi oluşturmak üzere nasıl örgütlendiğini açıklayacak.”

- Nature


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 352
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2016
₺58,50

Evrim nedir, nasıl gerçekleşir ve neden yeryüzündeki yaşamın inanılmaz çeşitliliğine en mantıklı açıklamayı getirir?

Evrim son iki yüzyıl içinde ortaya atılmış en büyük fikirdir; etkileri bilimin ötesine geçmiştir. Ama Darwin’in zamanından bu yana evrim düşüncesiyle ilgili pek çok gelişme kaydedilmiş olmasına karşın hala evrimin tam olarak ne olduğu konusunda yaygın bir kafa karışıklığı bulunmaktadır.

Evrim Nedir? adlı bu eserde, modern biyolojinin kurucularından biri olan Ernst Mayr evrim konusunda bildiklerimizi ve bilmediklerimizi anlatıyor; bu fikrin dünyayı algılayışımızı nasıl değiştirdiğini ele alıyor. Evrim Nedir?, Darwin’in Türlerin Kökeni adlı eserinden sonra bu konuda yazılmış en iyi kitap!

Mayr’ın Evrim Nedir? adlı eseri hakkındaki görüşlerimi, evrime pek ilgi duymayanların bile alıp okumaları gereken bir kitap olduğunu söyleyerek özetleyebilirim. Karşılığını bol bol alacaksınız. Evrim üzerine daha iyi bir kitap yok. Bunun gibi bir kitap da asla olmayacak.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 376
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2018
₺46,80

S. J. Gould’u popüler bilim meraklılarının gözünde diğer pek çok bilim insanından daha önemli kılan şey yazarlık yeteneğinin yanı sıra uzmanlık alanı olan biyoloji ile ilgili sorunları dönemin kültürel ve sosyal sorunları ile ilişkilendirerek okurlarına sunmasıdır. Yazarın ilerici dünya görüşü bize bazı sosyal ve kültürel tartışmalara biyoloji biliminin ışığı altında göz atma fırsatı verir. Gould, insanın evrimleşmesini ele alırken Friedrich Engels’in beynin evriminde düşüncenin değil emeğin belirleyici olduğu görüşünü ileri sürmekte ne kadar haklı olduğunu belirtir; Homo sapiens’in ırklara ayrılmaması gerektiğini ileri sürer. Darwin ve Sonrası S. J. Gould’un ilk kitabıdır. Gould ABD’de çeyrek milyon adetten fazla satılmış bu kitabında bizlere evrim kuramını açıklayarak Charles Darwin’in düşüncesinin bilim dünyası ve toplumsal yaşam üzerindeki etkilerini çarpıcı bir üslupla anlatır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 349
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2013
₺51,00

Silahı icat ettik: Vahşi hayvanlara yem olmaktan kurtulduk, karnımızı daha iyi doyurduk, eşitlik kültürü yarattık; ama başımıza patlayıcıları, nükleer füzeleri, kitle imha silahlarını bela ettik... Tarımı icat ettik: Açlık riskini asgariye indirdik, ama özgürce yaşarken kendimizi toprağa bağımlı hale getirdik, karşımızda askerler, krallar, rahipler ve sınıflı bir toplum bulduk. Yazıyı icat ettik: Demokrasinin, bilimin ve sanatın yolunu açtık, ama aynı zamanda monarşiyi, oligarşiyi, plütokrasiyi de yaratmış olduk. Elektroniği icat ettik: Özgürleştik, insan iletişiminin önünde dikilen coğrafya engelini aştık, ama böylece devlet aygıtını daha baskıcı hale getirdik, özgürlüğümüzü yitirdik, özel yaşamımızdan olduk. Genetik mühendisliği, nanoteknoloji, epigenetik insanın önündeki pek çok sağlık sorununu çözecek, insana daha uzun ve sağlıklı bir yaşam vaat edecek gibi görünüyor, ama geleceğimizi korkunç biçimlerde tehdit de ediyor. "Uygarlığımızda bir distopya dönemine girip girmediğimizi bize zaman gösterecek." -Robert Winston-


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 552
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2012
₺58,50

Düşüncelerin bir serüveni olan matematiğin tarihi pek çok kuşağın en yüce düşüncelerini yansıtır. Kısa Matematik Tarihi yüzyıllar boyunca matematiksel düşüncenin gelişiminin temel doğrultularını ve bunların içinde yer aldığı toplumsal ve kültürel ortamları betimlemektedir. Kitapta Mısır, Babil, Çin, Hint ve Arap kültürleri arasındaki farklılıkların mekanik biçimde öne çıkarılmasının yerine Doğu uygarlıklarının sürekliliği ve birbirine yakınlığı vurgulanmaktadır. Ayrıca Kısa Matematik Tarihi’nde Yunan matematiğinde kanıtlanmış gerçekler ile hipotezler ve gelenekler arasındaki ayrıma önem verilmiş; Rönesans matematiğinin iki eğiliminin (aritmetik-cebirsel ve Pluksiynal) dönemin ticaret ve mühendislik alanlarındaki gelişmelerle ilişkisi irdelenmiş ve 19. yy. matematiğinin konulara göre olmaktan çok kişilere ve okullara göre sunumu yapılmıştır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 269
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2011
₺59,50

Deneysel Fizik Profesörü ve Cambridge Cavendish Laboratuvarı müdürü Joseph John Thomson, 1897’de, katot ışınlarında elektrik taşıyan öğelere parçacıklı bir doğa atfetti. Bu olay, geleneksel olarak elektronun keşfi kabul edilen gelişmenin ana unsurudur.

Tam otuz sene sonra oğlu George Paget Thomson, elektron kırınımının ilk görüntülerini elde etti ve bu görüntüler sayesinde, babasının elektronlarının dalga benzeri davranışlarını gösterdi.

İşe bakın ki, babası bir dalga görüngüsünün (katot ışınları) tanecikler bağlamında açıklanabileceğini göstermişken, oğlu da babasının belirlediği taneciklerin dalga özelliği taşıdığını ileri sürüyordu. Elinizdeki kitabın öyküsü kısaca budur. Birçok fizikçi ve bilim tarihçisi bu öyküye aşina olsa da, bu kitapta ilk defa ayrıntılarıyla anlatılıyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 263
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2015
₺61,75

Basım Dili : Arapça
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 613
En / Boy : 22 / 27
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2012
₺152,00

Moleküler biyolojinin ulaştığı bulgular, Darwin kuramının gen merkezli yorumuna, yani adaptasyonların sadece şansa dayalı DNA varyasyonlarına dayandırılmasına meydan okuyor. Çünkü günümüzde kalıtım ve evrim görüşlerinde büyük bir devrim yaşanıyor. Bu devrimin peşinden giden ve kalıtımda genlerden başka unsurların da olduğunu ileri süren Jablonka ile Lamb, evrimin “dört boyutu”nun, yani evrimde rol oynayan dört kalıtım sisteminin izini sürüyorlar. Bu sistemler; genetik, epigenetik (ya da özellikleri, DNA temelli olmayan hücresel aktarım sistemleriyle geçirmek), davranışsal ve simgesel (dil ve diğer simgesel iletişim sistemleriyle aktarım) olarak isimlendirilmektedir. Bugün geniş çevrelerce kabul görmüş gen merkezli ve tek boyutlu görüşe kıyasla zengin ve karmaşık bir evrim görüşü ortaya koyan Jablonka ile Lamb’in yeni sentezi, tetiklenmiş ve edinilmiş değişikliklerin de evrimde rol oynadığını açıklığa kavuşturuyor. Jablonka ile Lamb, önce her kalıtım sistemini ayrıntılarıyla ele alıp daha sonra da tüm bu sistemlerin nasıl bir etkileşim içinde olduğunu göstererek parçaları birleştiriyorlar.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 588
En / Boy : 16 / 23
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2018
₺45,10

Genlerle ilgili son keşiflere dayanan başarılı bilim yazarı Matt Ridley, insan davranışlarının kökenine eğildiği bu özenli kitabında dikkatini doğa-yetiştirme tartışmasına çeviriyor.
Doğa ve yetiştirme partizanları arasındaki yüzyıl savaşını naklediyor Ridley, böylelikle insanoğlu dediğimiz çelişkilerle yoğrulmuş bu varlığın aynı anda nasıl hem özgür irade sahibi hem de içgüdüler ile kültürün etkisi altında olduğunu açıklıyor. İnsan genomunun şifresinin çözülmesiyle artık biliyoruz ki genler beynin yapısını kabaca belirlemekle kalmıyor, ayrıca deneyimlere yanıt verebiliyor, sosyal tepkiler meydana getirebiliyor, hatta bellek oluşturabiliyorlar. Genler, iradenin hem sonucu hem de sebebidir.

“Ridley bilim yazarı olarak çok yetenekli. En zorlu tartışmaları zekice benzetmelerle aydınlatmasını biliyor.”

- New York Times

“Ridley’in değindiği mesele için duyduğu heyecan okuyucuya bulaşıyor... Gösterişli, esprili, mizah anlayışına sahip bir tarzla yazıyor. Karışık meseleleri sıradan okuyucuya rahatlıkla anlatıyor.”

- Los Angeles Times

“Kitap, kavrayış gücüyle, bilgelikle, şık bir tarzla yazılmış... Bizi biz yapan şeyin ne olduğuyla ilgili son keşifleri açık bir dille anlatıyor, konu ne olmak istediğimiz şeye gelince de bu keşifleri nasıl değerlendirmemiz gerektiğini söylüyor bize.”

- Steven Pinker


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 368
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2015
₺71,25

Kitapta, doğa bilimleri örneğinde bilim felsefesinin temel konu ve sorunları tanıtılmakta ve tartışılmaktadır. Bilimin dayandığı temel (baz), bilimde kavram, yasa ve kuram oluşturma ve bunlann denetlenmesi (doğrulama, yanlışlama) sorunları ve bilim felsefesinde başlıca akımlar olarak mantıkçı empirizm (Schlick, Carnap vd.), eleştirel rasyonalizm (Popper), uzlaşımcılık (Poineare, Duhem, Dingler), işlemselcilik (Bridgman), eleştirel büim kuramcılığı (Habermas), karşılaştırmalı ve eleştirel bir tutumla ele alınmaktadır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 174
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : .2005
₺13,00
1 2 3 4 >
Çerez Kullanımı