Aret'in Yeri
Aret'in Yeri

Aret'in Yeri (9786057196606)

0,00
Tedarikçi : Eva Yayınevi
Fiyat : ₺89,90

İstanbul… Derin izler bırakan, meftunu olunan bir şehir. Şehir kelimesi yetersiz, kendi başına bir diyar, bir tarih, bir sevda… Bazen altı şiir üstü ney, bazen altı otuz vapuru çayla simit, bazen altlı üstlü yaşanan, bol koşuşturmalı, telaşlı bir şehir… Altı üstü İstanbul. Martılarıyla, erguvanlarıyla, “yedi tepe”si, “altın” toprağıyla, minaresiyle, çanıyla, sinogoguyla, barışıyla savaşıyla… İstanbul’un kendisi bir sevda, “kelimelerin kifayetsiz” kaldığı bir güzellik…
Pera ya da Beyoğlu derler, bu güzelim İstanbul’un ele geçirilemez, gem vurulamaz ruhuna. İstanbul’da ilk gelenler Beyoğlu’na götürülür; İstanbul’u gezmeye tam kalbinden, merkezinden başlanır. Pera, ruhudur İstanbul’un. Sıra sıra kafeleri, çayhaneleri, pastaneleri, sinemaları, kitapçıları ile. Bunlardan geriye ne kaldı sahi? Bir de meyhaneleri… Mey-hane deyip geçmek mümkün mü? Şimdilerde İstanbul’un her köşesinde bir meyhane bulmak zor olmasa da, hakiki meyhaneler İstanbul kültüründen azade değildir. Bilakis meyhanelerde İstanbul’un kişisel tarihi yazılır, hesaplar kapatılır, hikâyeler anlatılır, kimler kimlerle buluşur. Meyhane, İstanbul gecelerinin en kıdemli tanığıdır.
Aret’in Yeri ise son yıllarda meyhane denince akla ilk gelenlerden. Aret Silahlı, Aret’in Yeri’nde kişisel tarihinden bahsederken, okuru İstanbul’da bir gezintiye çıkarıyor. Feriköy, Sefaköy, Eminönü, Ortaköy derken, okur kendisini Beyoğlu’nda bir rakı masasında buluyor. Aret’in Yeri, İstanbul’un bir zamanlar en güzide buluşma mekânlarından biri olan geleneksel meyhanelere ait kültürün nasıl değiştiğini, hatta yok olmaya yüz tuttuğunu anlatıyor. Aret’in Yeri İstanbul kokuyor, umutlu, keyfi yerinde bir İstanbul…

 

Benzer Ürünler
  • Antik Çağ’dan başlayarak 20. yüzyılın ilk yıllarına kadar uzanan tarihsel süreçte, özellikle Avrupalı ve Mağribi gezginlerin Doğu Akdeniz gözlemlerine dayanan, oryantalist bakış açısından ziyade bilimsel yolculuklara yer veren bu çalışmanın temel amacı geçmişte Kilikya, günümüzde Çukurova olarak bilinen toprakları bir gezginin gözüyle incelemek ve değerlendirmektir. Oryantalizm ya da diğer adıyla Şarkiyatçılık; Yakın ve Uzak Doğu toplum ve kültürleri, dilleri ve halklarının incelendiği Batı kökenli ve Batı merkezli araştırma alanlarının tümüne verilen ortak addır. Doğu, Batılılar için bir kariyerdir. Bu bölgenin coğrafi konumu, uygun iklim koşulları ve doğası, Doğu Akdeniz üzerindeki korunaklı ve işlek limanları, yöre insanının şaşırtıcı zenginliği ve buna dayalı kültürel değerleri tarih boyunca yabancıların daima ilgi odağı olmuştur.

    Gezi yazısı olarak algılanan çalışmalar 15. yüzyıldan 20. yüzyıla kadar, gezgin olsun veya olmasın, Küçük Asya ve Orta Doğu yolculuklarını anlatan, basılmış kitap ya da elyazması olarak bırakmış oldukları ve yaşantılarını, bilgilerini, düşlerini içeren betimleyici resimler ve metinlerdir. Gezgin sayılan kişiler arasında; sıradan yolcular, coğrafyacı, haritacı, hümanist, diplomat, kutsal toprakları ziyaret edenler, casus, doğa bilimci, rütbeli asker, denizci, doktor, rahip, kuramsal bilgi sahibi, bilirkişi, ressam, peyzaj ressamı, mimar, mühendis, arkeolog, romantik yazar, tüccar, misyoner, keşiş, bilim insanı, korsan, rehine, edebiyatçı ve maceracı gibi entelektüel yolcular da bulunmaktadır. Yolculuk sırasında yaşadıkları ve karşılaştıkları insanların siyasal, toplumsal, dinsel, sosyal ve gündelik yaşamlarına ait olayları da anlatırlar. Bu yüzden gezginlerin yazdığı kitaplar gittikleri yerlerin ve karşılaştıkları toplumların coğrafyası, ekonomisi, demografik ve toplumsal yapısını anlatan birer kaynak niteliğindedir.


    Basım Dili : Türkçe
    Basım Yeri : İstanbul
    Sayfa Sayısı : 222
    En / Boy : 16 / 23
    Kağıt Cinsi : 2. Hamur
    Basım Tarihi : 2.2019
    ₺50,25
  • Gökte minnacık kalana dek yükseldi bir kuş. Yükseldi, yükseldi semada bir boncuk kadar gözüktü, gözden yitti gitti. Dağları, ovaları, dereleri, ırmakları aştı, bulutları yardı. Şehirleri, kasabaları rüzgâr hızıyla geçti. Uçtu, uçtu tâ ki Urartu semalarına dek uçtu. Dağların koynunda sere serpe yatan türkuaz mavisi bir suyun üzerinden süzüldü. Sonra Artos Dağı’nın zirvesinde bir şahin gibi gözüktü. Erek Dağı sağında heybetiyle, Süphan Dağı solunda haşmetiyle yer aldı. Engil Çayı, elinde testi ile kıvrıla kıvrıla çeşmeye varan bir nazlı gelin gibi göle (Aman dikkat! Buranın yerlileri “göl” demez, “deniz” derler) akıyordu. Çiçekli beldesi yeşille mavinin cümbüşünde Büyük Şef’in doğa mûsikîsinde; gölün kıyıları ise bir resim tablosu gibi kusursuzdu. Kadembas’tan, Edremit üzerinden doğanın o eşsiz manzarasını seyrettiğimde, sanki tarih sahnesinden bir yaprak koptu da gelip aklıma düştü. Kuşkusuz Kral Menua’nın kızı Semiramis, Artemit Kalesi’nde yerini almış, gölü ve gün batımını seyretmekteydi. Pulat kanatlı kuş, gölden bûse alırcasına, alçaldı da alçaldı, gelip yere kondu. İlkin kanatlarını indirdi, nefesini dindirdi, karnından bir kapı açıldı, içinden iki yüz insan çıktı. Şaşırdınız mı? Burası...


    Basım Dili : Türkçe
    Basım Yeri : İstanbul
    Sayfa Sayısı : 222
    En / Boy : 13,5 / 21,5
    Kağıt Cinsi : 2. Hamur
    Basım Tarihi : 12.2018
    ₺51,00
  • Bu kitap, turizm endüstrisinin, bazı örnekleri yukarıda bahsedilen farklı yönlerine odaklanmakta, turizm faaliyetlerindeki son eğilimlerden örnekler vermekte ve çağdaş turizm ekonomisi için yeni bir vizyon sunmaktadır. Bölümler, konusunda uzman akademisyenler tarafından hazırlanmıştır. Kitap, merkezi ve yerel yöneticiler, turizm profesyonelleri ve bilim insanlarının yanı sıra küresel turizm konularını ve eğilimlerini incelemek isteyen öğrenciler için de bir kaynak niteliğindedir.


    Basım Dili : Türkçe
    Basım Yeri : İstanbul
    Sayfa Sayısı : 440
    En / Boy : 16 / 24
    Kağıt Cinsi : 2. Hamur
    Basım Tarihi : 11.2018
    ₺31,90
  • Amerika, en iyi ile en kötünün bir arada yaşadığı çelişkiler ülkesidir. Bir yanda dünyanın en iyi üniversiteleri, kütüphaneleri, kültür merkezleri, hastane ve teknoloji merkezleri, uzay üssü NASA, askeri gücü, Hollywood, spor tesisleri, doğa parkları… Diğer yanda ise sanayi toplumları içinde en adaletsiz gelir dağılımı, ağzına kadar dolu hapishaneler, özellikle metropollerin sokaklarında görülen evsizler ve belli bir saatten sonra caddeleri teröre boğan çeteler, uyuşturucu madde ticareti ve kullanımı, makro seviyede ayrımcılık sorununu çözümlemesine rağmen beyaz polislerle Afrikalı-Amerikalı gençler arasında zaman zaman patlak veren, can kayıplarının yaşandığı terör olayları… Kısacası toplumun kazananları ve kaybedenleri… 21. yüzyılda tüm bu tezatlar Yenidünya’da radikal bir düzen değişimine yol açar mı? Çelişkiler ülkesi Amerika süper güç olma statüsünü nasıl devam ettiriyor? Bu toplumun olumlu ve olumsuz iç dinamikleri nelerdir? Amerika adlı eserde bu ve benzeri sorulara teori-pratik bütünlüğü içinde analitik bir yaklaşımla cevap aranıyor.merika, en iyi ile en kötünün bir arada yaşadığı çelişkiler ülkesidir. Bir yanda dünyanın en iyi üniversiteleri, kütüphaneleri, kültür merkezleri, hastane ve teknoloji merkezleri, uzay üssü NASA, askeri gücü, Hollywood, spor tesisleri, doğa parkları… Diğer yanda ise sanayi toplumları içinde en adaletsiz gelir dağılımı, ağzına kadar dolu hapishaneler, özellikle metropollerin sokaklarında görülen evsizler ve belli bir saatten sonra caddeleri teröre boğan çeteler, uyuşturucu madde ticareti ve kullanımı, makro seviyede ayrımcılık sorununu çözümlemesine rağmen beyaz polislerle Afrikalı-Amerikalı gençler arasında zaman zaman patlak veren, can kayıplarının yaşandığı terör olayları… Kısacası toplumun kazananları ve kaybedenleri… 21. yüzyılda tüm bu tezatlar Yenidünya’da radikal bir düzen değişimine yol açar mı? Çelişkiler ülkesi Amerika süper güç olma statüsünü nasıl devam ettiriyor? Bu toplumun olumlu ve olumsuz iç dinamikleri nelerdir? Amerika adlı eserde bu ve benzeri sorulara teori-pratik bütünlüğü içinde analitik bir yaklaşımla cevap aranıyor.


    Basım Dili : Türkçe
    Basım Yeri :
    Sayfa Sayısı : 464
    En / Boy : 13,5 / 20
    Kağıt Cinsi : 2. Hamur
    Basım Tarihi : 11.2018
    ₺40,50
  • Xilxor (Yayladere) ile ilgili olan elinizdeki bu çalışma, Cevat Eran'ın bu adımı, bence çok önemli. Atılan her adım, kendisini daha ileriye doğru götürecek yeni adımların izlemesi içindir. Eksikler, yinelemeler, bir yerlerden bildiğinizi sandığınız bilgiler bir başka bileşimde önünüzde duruyor. Her şeye kusur bulmak işin en kolayıdır, yinelemelerin, uzun tutulmuş bazı bölümlerin yanısıra bu çalışma ile paylaşılan güzellikler bence paha biçilmez değerdedir. Asıl önemlisi "Xilxol"dan (Yayladere) bir yudum suyu mu, bir huzme güneş ışığını mı, bir demet "siping"ı mı, anımsadığınız bir çiçek kokusunu mu, bembeyaz karları mı, soğukta yanan ocaktaki alevleri mi, sımsıcak ekmek kokusunu mu, sevdiğiniz ve artık yanımızda olmayan bir büyüğümüzün ayak bastığı bir yeri mi özlediniz, karıştırm kitabı ve hafifletin içinizdeki acıyı. Ya da bugüne dek bunları önemsemediğiniz için acı çekin.

    - Hüseyin Erdem, Köln Üniversitesi Öğr. Gör.

    Bu kitap, Yayladere'nin tarihini anlatır. Tarafsız ve dürüst araştırmacı titizliğiyle yazılmış yararlı ve kaynak bir eserdir.

    Yayladere tarihi kalıntılarla doludur. Büyük bir kaya kütlesinin üzerinde yer alan kale ilgi bekliyor. Sınırları içinde bulunan dağ, yayla, vadi, ova, çay, dere, düzlükler, mezarlıklar zamanla değişik isimlerle anılmıştır. Bunların isimlerinden yola çıkarak Yayladere bölgesinde kurulan, yıkılan devletleri, halkları öğrenmek mümkündür. Bu isimlerde izi olanlar, devletler kurmuş, medeniyetler yaratmışlardır. Kitapta bu medeniyetlere yer verilmiştir.

    Sadece Yayladereliler değil, yaşamları gurbette geçen herkes kitabı okuduğunda, geçmişleri bir film şeridi gibi zihinlerinde akar gider.

    - Hüseyin Beyazıt, Emekli öğretmen - yazar


    Basım Dili : Türkçe
    Basım Yeri : İstanbul
    Sayfa Sayısı : 520
    En / Boy : 16,5 / 24
    Kağıt Cinsi : 1. Hamur
    Basım Tarihi : 11.2011
    ₺34,07
Çerez Kullanımı