Bir zamanlar “Doğudan gelen ışık” uzun zamandır parlaklığını yitirmiş görünüyor. O ışığın yeniden parlaması şüphe yok ki dünyayı da tekrar aydınlatacaktır.

“Uzun zamanlardan bugüne İslam dünyasının yaşadığı, yenmeye çalıştığı sefalet ve perişanlığın sorumluluğunu sadece Batının sömürgeciliğiyle izah etmek artık yeterince ikna edici görünmüyor. Asıl sebep ona bu sömürü ortamını hazırlayan İslam dünyasının kendi iç zihniyet, toplumsal ve ekonomik problemleridir. Tasavvuf böyle bir ortamda yarattığı sanal, ütopik atmosferle Müslümanları emperyalizmin sömürüsüne boyun eğip iç dünyalarına kapanacak bir zebunluğun yolunu açmıştır.

Çekilen bu sefaletin izalesi konusunda tasavvufun önerisi yine içe dönmek olmuştur. Yüzyıllardan bu yana onca evliyanın, onca keşif ve kerametlerinin, ilhamlarının, rüyalarının bu sefaleti bertaraf etmeye yaramadığı açıkça ortadadır. İslam dünyasını içinde bocaladığı meskenetten ve geri kalmışlıktan kurtulma yolunun akıl ve gerçek bilimden geçtiğini, ancak böylece yeni bir dinamizm kazanabileceğini göstermek ve Müslümanları buna ikna etmek gerekmektedir.”

–Ahmet Yaşar Ocak


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 448
En / Boy : 14 / 21.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2021
₺50,37

Bu çalışmanın tespitlerinden biri de Osmanlı medresesinin İbn Arabîci bir gelenek üzerine kuruluşu ve bunun bütün Osmanlı asırlarını nasıl etki altına aldığı meselesidir.

“Osmanlı İmparatorluğu’nun İslam’la ilişkisi konusunun belki merkeze alınması gereken asıl boyutu, diğer kesimlerle olan sıkı bağlantısı ve onları domine etmesi itibariyle devletin İslam algısıdır. Bu sebeple çalışma, Osmanlı merkezi yönetiminin bizzat söz konusu ilişkinin merkezinde olduğunu göstermeye çalışmıştır. Devlet diğer sektörlerle ilişkilerinde daima üstte olduğunu hissettirmektedir. O sektörler de devletle, hatta birbirleriyle olan ilişkilerini son tahlilde buna göre düzenlemek ve yürütmek zorunda olduklarının bilinci içindedirler.

Bu sebeple Osmanlı devletinin ne kadar eski, köklü, güçlü, çeşitli bir siyasal ve dinî gelenekler manzumesinin ve ideolojisinin mirasçısı olduğunu yansıtan klasik metinler yer yer metin içerisinde zikredilmiştir. Bu metinler belki bizim sayfalar dolusu söylediklerimizden daha açıklayıcı ve kullandıkları dille kendi zihniyet dünyalarını yansıtan metinlerdir. Böylece okuyucu onları kendi ifadeleri ve mantıkları doğrultusunda bizzat görebilme imkânına sahip olmaktadır.”

–Ahmet Yaşar Ocak


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 416
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 6.2021
₺35,77

Bir zamanlar “Doğudan gelen ışık” uzun zamandır parlaklığını yitirmiş görünüyor. O ışığın yeniden parlaması şüphe yok ki dünyayı da tekrar aydınlatacaktır.

“Uzun zamanlardan bugüne İslam dünyasının yaşadığı, yenmeye çalıştığı sefalet ve perişanlığın sorumluluğunu sadece Batının sömürgeciliğiyle izah etmek artık yeterince ikna edici görünmüyor. Asıl sebep ona bu sömürü ortamını hazırlayan İslam dünyasının kendi iç zihniyet, toplumsal ve ekonomik problemleridir. Tasavvuf böyle bir ortamda yarattığı sanal, ütopik atmosferle Müslümanları emperyalizmin sömürüsüne boyun eğip iç dünyalarına kapanacak bir zebunluğun yolunu açmıştır.

Çekilen bu sefaletin izalesi konusunda tasavvufun önerisi yine içe dönmek olmuştur. Yüzyıllardan bu yana onca evliyanın, onca keşif ve kerametlerinin, ilhamlarının, rüyalarının bu sefaleti bertaraf etmeye yaramadığı açıkça ortadadır. İslam dünyasını içinde bocaladığı meskenetten ve geri kalmışlıktan kurtulma yolunun akıl ve gerçek bilimden geçtiğini, ancak böylece yeni bir dinamizm kazanabileceğini göstermek ve Müslümanları buna ikna etmek gerekmektedir.”

–Ahmet Yaşar Ocak

 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 448
En / Boy : 13.5 / 19.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2021
₺35,77

Bu çalışmanın tespitlerinden biri de Osmanlı medresesinin İbn Arabîci bir gelenek üzerine kuruluşu ve bunun bütün Osmanlı asırlarını nasıl etki altına aldığı meselesidir.

“Osmanlı İmparatorluğu’nun İslam’la ilişkisi konusunun belki merkeze alınması gereken asıl boyutu, diğer kesimlerle olan sıkı bağlantısı ve onları domine etmesi itibariyle devletin İslam algısıdır. Bu sebeple çalışma, Osmanlı merkezi yönetiminin bizzat söz konusu ilişkinin merkezinde olduğunu göstermeye çalışmıştır. Devlet diğer sektörlerle ilişkilerinde daima üstte olduğunu hissettirmektedir. O sektörler de devletle, hatta birbirleriyle olan ilişkilerini son tahlilde buna göre düzenlemek ve yürütmek zorunda olduklarının bilinci içindedirler.

Bu sebeple Osmanlı devletinin ne kadar eski, köklü, güçlü, çeşitli bir siyasal ve dinî gelenekler manzumesinin ve ideolojisinin mirasçısı olduğunu yansıtan klasik metinler yer yer metin içerisinde zikredilmiştir. Bu metinler belki bizim sayfalar dolusu söylediklerimizden daha açıklayıcı ve kullandıkları dille kendi zihniyet dünyalarını yansıtan metinlerdir. Böylece okuyucu onları kendi ifadeleri ve mantıkları doğrultusunda bizzat görebilme imkânına sahip olmaktadır.”

–Ahmet Yaşar Ocak


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 416
En / Boy : 14 / 21.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2021
₺50,37

İslam Dünyası Fikri özgün ve önemli bir kitap. Cemil Aydın, modernliğin hem Müslümanların dünyadaki evrensel rolleri üzerine kendi algılarını, hem de onların dünyadaki yeri üzerine bizim algılarımızı nasıl şekillendirdiğini görmek için evrensel bir mercek sunuyor.

–3. Edmund Burke

Cemil Aydın, “İslam dünyası”na bakış açımızın nasıl oluştuğunu ve geliştiğini sorguluyor ve bu ifadenin günlük söylemlerimizdeki önemine nasıl kavuştuğunu bizlere gösteriyor. Sekiz muhteşem bölümde, belirli bir tarihsel ve siyasal çerçevede İslamı bir kültür ve uygarlık geleneği olarak ele alıp, İslam dünyasının anahatlarını çiziyor.

–Ebrahim Moosa


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 336
En / Boy : 13.5 / 19.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2022
₺35,77

Mevlana Celaleddin Rumî, Hacı Bektaş, Yunus Emre ve İbn Arabi gibi mutasavvıfların dinlerüstü uzlaştırmacı tavrı Anadolu’daki hoşgörülü tasavvuf anlayışının kaynağını oluşturmaktadır. Michel Balivet’ye göre bu mistik şahsiyetlerin fikirleri ve öncülüğü, Hıristiyan nüfus ile çoğunluğunu Türklerin oluşturduğu Müslüman halkın, Anadolu’da ortak bir coğrafyayı paylaşarak farklı inançların temelde birlik bulmasını sağlamıştır. Tasavvuf ve İsyan, şahsiyeti ve tasavvuf anlayışının oluşumunda Anadolu ve Balkan miraslarının önemi yadsınamayacak olan Şeyh Bedreddin’in Edirne’den Kahire’ye uzanan eğitim hayatını, Hüseyin Ahlatî’yle tanışmasını, fikir hayatındaki dönüşümleri, isyana doğru giden süreci ve idamını ayrıntılarıyla ele almaktadır. Michel Balivet, Bedreddin’in torunu Hafız Halil’in kaleme aldığı Menakıbnâme’nin ve dönemin diğer kaynaklarının karşılaştırmalı incelemesine dayanan bu eserle, Şeyh Bedreddin’in siyasal ve toplumsal gerilimlerin kesişme noktasında yer aldığını kanıtlamaktadır.

 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 212
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2021
₺23,36

“Biz Nûh'a ve ondan sonra gelen peygamberlere vahyettiğimiz gibi sana da vahyettik. Ve İbrâhim'e, İsmâil'e, İshak'a, Ya'kūb'a, torunlara, Îsâ'ya, Eyyûb'a, Yûnus'a, Hârûn'a ve Süleyman'a vahyettik. Dâvûd'a da Zebûr'u verdik. Bir kısım peygamberleri sana daha önce anlattık, bir kısmını ise sana anlatmadık. Ve Allah, Mûsâ ile gerçekten konuştu. Müjdeleyen ve uyaran peygamberler gönderdik ki, insanların peygamberlerden sonra Allah'a karşı tutunacak bir delilleri olmasın! Allah izzet ve hikmet sahibidir.” (Nisâ 4/163-165)

Peygamberlik kurumu yalnızca İslam dini açısından değil diğer büyük dinler ve beşerî/ahlaki sistemler içerisinde değerlendirildiğinde de bir inanç esası olarak karşımıza çıkmaktadır. Temel bir teolojik mesele olması dolayısıyla nübüvvet üzerinde ciddiyetle çalışılması ve tartışılması gereken bir olgudur. Zira nübüvvet yalnızca epistemolojik ve ontolojik bir mefhum değil ayrıca sosyopsikolojik yönleri de olan dinî kültürel bir oluşumdur. Bu açıdan interdisipliner bir yapıya sahip olan bu mevzu kelam, tefsir ve dinler tarihi alanları esas alınarak kuramsal çerçeve ve tarihî süreç başlığı altında değerlendirilmiştir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 456
En / Boy : 16 / 23.5
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 12.2020
₺40,50

Bu kitapta, Cumhuriyet’in kuruluş dönemi din adamlarından biri olan Urfa Müftüsü Hasan Açanal’ın, 1936-1945 yılları arasında köşe yazarlığı yaptığı Işık ve Urfa gazetelerinde yayınlanan iki ayrı tefrikası ele alınmıştır. “Türk Âlimleri” ve “Urfa İlinin Bilgin Büyükleri” adlı tefrikalarda yer alan 34 kişinin tercüme-i halleri (biyografileri) bu çalışma ile kitaplaştırılmıştır. Böylelikle bir yandan Türk Âlimleri hakkında farkındalık oluşturulurken diğer yandan Urfa ilinde yetişmiş fakat tarih sayfaları arasında kalmış Urfalı Bilginler günümüz gençlerine tanıtılmaktadır. Aynı zamanda Hasan Açanal hakkında verilen bilgiler ile Cumhuriyet Dönemi’nde gerçekleştirilen kültürel kalkınma içerisinde bir din adamının göstermiş olduğu çabalar da göz önüne serilmektedir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 107
En / Boy : 12.5 / 19.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2020
₺33,30

Süslenme arzusu ve süslü olana meyletme duygusu, bir gerçeklik olarak insanoğlunun fıtratında yer almaktadır. İslam’da bedensel süslenme ile ilgili ahkâm, bu fıtrî yönelime uygun olarak belirlenmiştir. Kitapta; bedene yönelik geçici ve kalıcı süslemelerin fıkhî hükmü araştırılmıştır. Bu çerçevede dövme, diş seyreltme, kaş inceltme, takı kullanma, saç boyama ve ekleme gibi vahiy döneminde bilinen estetik uygulamalar ile günümüzde yaygın olan dudak estetiği, diş estetiği ve saç ekimi gibi kozmetik cerrahi operasyonlar, epilasyon ve makyaj türü işlemlerin hükmü incelenmiştir.

 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 240
En / Boy : 13.5 / 21.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2020
₺42,30

Ata Dini’ne Karşı İslam Devrimi

Evet, biz de gelenekçiyizdir; lâkin kabul görmüş anlayışa göre bir gelenekçilik değildir bu!

Öyle bir gelenekçilik anlayışımız vardır ki bizim:

Bu gelenek; cehalete, zulme, ata dinine, şirke, soyculuğa, tağutçuluğa karşı bir balyoz indiren, tüm bunların karşısında isyan bayrağı açan. Peygamber geleneği ve dolayısı ile Peygamber sünneti olan bir gelenekçiliktir.

Bu gelenekçilik, tarihin derinliklerinde kaybolmuş olan bir Peygamber sünnetidir!

Daha doğru bir şekilde ifade etmek gerekir ise Allah ile aldatanlar tarafından, özellikle silinmeye çalışılmış olan bir Peygamber sünnetidir.

Şirke bulaşmış bir topluma Peygamber olarak gönderilen her Peygamber, isyan bayrağı açmış ve bozuk düzene karşı, Allah'ın direktifleri doğrultusunda, bir devrim gerçekleştirmiştir.

Bu gelenek. Firavun karşısında Musa ile Ebu Cehil karşısında ise Muhammed ile temsil edilmiştir!

Bu, toplumun bozuk düzenine karşı açılan bir isyan bayrağıdır!

İsyankârlar da toplum tarafından kabul görmezler.

Tıpkı Peygamberler gibi.

Hangi Peygamber gönderilmiş olduğu coğrafyada, toplumun geneli tarafından kabul görmüştür ki?

Asiliği ve isyankârlığı ruhumuza nakşeden Rabbimize sonsuz şükürler olsun.

Kokuşmuşluk ve uyuşmuşluk karşısında kıyam ederek, başkaldırmak, asi ruhların işidir.

Biz de kültürel kodları bozulmuş olan bu toplumda kıyam ederek, isyan bayrağı açmış olan, İslam fedaileriyiz!

"Bir elimize güneşi, bir elimize ayı verseniz, davamızdan dönmeyiz!" Velhasıl; "dünya onların olsun, ahiret bizim!"

Burak Kılıçaslan


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 112
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2020
₺12,75

Peygamber Efendimiz (sav) Buyuruyor ki: -Ali, ümmet içerisinde Allah’ın (cc) indirdikleri hakkında en çok bilgi sahibi olan kimsedir. -Ali, Peygamber ashabının en çok ilim sahibi olanıdır. - Ali, insanların ilim açısından en bilgili olanıdır. -Ben ilim şehriyim ve Ali onun kapısıdır.

 

Bu küçük eserimizde Söz Sultanı Hz. Ali’nin (ra) konuşmalarından, hutbelerinden ve eserlerinden derlediğimiz güzel sözleri sizlerle paylaşmak istedik. Hz. Ali’nin (ra) sözlerini konuların bulunması daha kolay olsun diye alfabetik sıraya koyduk.

 

Peygamber Efendimizin (sav) “Ben ilmin şehriyim, Ali onun kapısıdır.” Hadisine mazhar olan Hz. Ali’nin (ra) sözlerinin her birinin günümüzdeki problemlerime çözüm içerdiğine inanıyor ve sizleri büyük bir okyanusun sahilinde sözden incilerle baş başa bırakıyoruz.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 192
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2019
₺18,00

"Ben filmin şehriyim Ali de kapısı, ilmi isteyen kapıya gitsin." "Ali hak iledir hak da Ali ile nerede olursa olsun." "Kur'an Ali iledir Ali de Kur'an ile..." "Ben uyarıcıyım, sen de hidayete erdiricisin ey Ali, hidayete erenler seninle ererler." "Ya Ali! Seni ancak bir mümin sever ve sana ancak bir münafık düşman olur."

"Ey Ali! Senin insanlar içindeki misalin Kur'an'daki: 'De ki: 10 Allah tektir...' ayeti gibidir..."

Ancak ve ancak Allah'ın emri ve iradesiyle konuşan Peygamber'in (s), manevi üstünlüğü, nurani bir kişiliği olmayan biri için bu sözleri sarf etmesi mümkün müdür? Üstelik aynı Peygamber (s) İmam-ı Ali (a) için sarf ettiği bazı sözleri ne bir sahabe ne de başka bir peygamber için sarf etmiştir.

Örneğin; hiç bir peygamber için "O'nu zikretmek (anmak) ibadettir." veya "O'nun yüzüne bakmak ibadettir." dememiştir.

O halde nedir işin sırrı?


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 269
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2020
₺18,00

"Ben filmin şehriyim Ali de kapısı, ilmi isteyen kapıya gitsin." "Ali hak iledir hak da Ali ile nerede olursa olsun." "Kur'an Ali iledir Ali de Kur'an ile..." "Ben uyarıcıyım, sen de hidayete erdiricisin ey Ali, hidayete erenler seninle ererler." "Ya Ali! Seni ancak bir mümin sever ve sana ancak bir münafık düşman olur."

"Ey Ali! Senin insanlar içindeki misalin Kur'an'daki: 'De ki: 10 Allah tektir...' ayeti gibidir..."
Ancak ve ancak Allah'ın emri ve iradesiyle konuşan Peygamber'in (s), manevi üstünlüğü, nurani bir kişiliği olmayan biri için bu sözleri sarf etmesi mümkün müdür? Üstelik aynı Peygamber (s) İmam-ı Ali (a) için sarf ettiği bazı sözleri ne bir sahabe ne de başka bir peygamber için sarf etmiştir. Örneğin; hiç bir peygamber için "O'nu zikretmek (anmak) ibadettir." veya "O'nun yüzüne bakmak ibadettir." dememiştir.

O halde nedir işin sırrı?


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 269
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2020
₺18,00

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 272
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2019
₺18,00

Resulullah (sav) Ehl-i Beyt kanalıyla gelen bir hadiste şöyle buyurur:

- Bilin ki, kim Ali’yi severse, melekler onunla musafaha eder; Peygamberler onu ziyaret eder ve Allah onun her hacetini yerine getirir.

Cabir b. Abdullah-i Ensari de, Ebu Zer’den şöyle bir hadis rivayet etmiştir:

“Mescitte, Peygamber’in (sav) yanında oturuyordum; o sırada Ali (ra) çıkageldi. Resulullah (sav), onun geldiğini görünce sordu:

- Ey Ebu Zer, kimdir bu gelen?

Ben ‘Ali’dir, ya Resulullah’ dedim. Yine sordu:

- Ey Ebu Zer, onu seviyor musun?’

- Evet ya Resulullah. Vallahi onu seviyorum; onu seveni de seviyorum.

Bunun üzerine Peygamberimiz (sav) şöyle buyurdu:

- Ey Ebu Zer, Ali’yi sev, onu seveni de sev. Zira hiç şüphesiz, kul ile Allah u Teâlâ’nın arasındaki hicabı, Ali b. Ebu Talib’in sevgisidir. Ey Ebu Zer, ihlâs ve samimiyetle Ali’yi sev; çünkü kim Ali’yi ihlâsla sever ve Allah u Teâlâ’dan bir şey isterse, ona istediğini verir ve Allah’ı çağırdığında ona icabet eder.

- Ya Resulullah, ben Ali b. Ebu Talib’in sevgisini, yüreğimde soğuk bir suyun serinliğinin veya arı balının veya okuduğum bir Kur’an ayetinin (lezzeti) gibi buluyorum; hatta bu, baldan daha lezzetlidir benim yanımda.

Allah Resulü (sav) şöyle buyurdu:

- Şecere-i Tayyibe Biziz; Allah’ın sağlam kulpu Biziz. Bizim sevenlerimiz ise o ağacın yapraklarıdır. O halde kim cennete gitmek isterse, o ağacın dallarından birisine tutunsun.”


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 248
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2019
₺18,00

“Ben ölümden korkan birisi değilim. İzzete kavuşma ve hakkı ihya etme yolunda ölüm, ne kadar da kolaydır. İzzete kavuşma yolunda ölüm ebedi bir hayattır. Zilletle yaşamak ise bir ölümdür. Beni ölümle mi korkutuyorsun? Heyhat! Benim ölümden korkum yoktur. Benim nefsim ölüm korkusuyla zillete boyun eğmeği kabul etmekten daha büyüktür ve himmet ve hamiyetim bu gibi şeylerden çok daha yücedir. Beni öldürmekten başka bir şeye gücünüz yeter mi? O hâlde merhabalar olsun Allah (cc) yolunda ölüme. Sizin benim azamet, izzet ve şerefimi yok etmeye asla gücünüz yetmez...”

Hz. Hüseyin (ra) 

Ehl-i Beyt serisinin bir parçası olan “Kerbela ve Şehitler Sultanı Hz. Hüseyin” isimli kitabımız ümmet olarak sahip çıkamadığımız büyük imamın hayatını hem Sünnî hem de Şia kaynaklarına dayanarak ortaya koymaktadır. Böyle bir işe girişirken düşüncemiz, Hz. Hüseyin’in de (ra) içinde bulunduğu Ehl-i Beyt mektebinin misyonunu daha çok insana duyurmaktır.

 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 200
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2019
₺18,00

Hazreti Ali'nin (a) imametinin ve hilafetinin delili olan Gadir Hum'un inkârı beyhude bir çabadır. Çünkü Hz. Muhammed (s) sadece o gün değil, hayatı boyunca İmam-ı Ali'nin (a) önderliğini son derece net bir şekilde tebliğ etmiştir. Gadir Hum günü, ümmetiyle vedalaştığı gün, tüm önderler gibi sadece hayatı boyunca veliahdı ilan etmiş olduğu varisinin atamasını yapmış ve tüm insanlığa bunu ilan etmiş olduğu varisinin atamasını yapmış ve tüm insanlığa bunu ilan etmiştir. Bu nedenle dikkatleri sadece Gadir Hum'a çekip sonra da onu inkar ederek konuyu yok saymaya çalışmanın kimseye faydası yoktur.

"İmamet konusu anlaşılmadan ne İslam dini ne de Alevilik hakkıyla anlaşılabilir."

%MCEPASTEBIN%


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 415
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2020
₺21,60

İlahi Armağan
“Ey cemaat! Hak Teâlâ ile karşılaşacağınızı biliniz. İşlerinizi ona göre yapınız.”
“Mahrum, Allah’tan yardım bulamayandır.”
“Asıl zavallı, ahirette Allâh’a yakınlık duygusunu kaybedendir.”
“Nefsinin perişanlığına ağla. Bir çocuğun ölse, kıyamet kopmuş gibi gözyaşı dökersin. Kalbindeki inancın ölürse hiç düşünmezsin.”
“...Her zaman Hakk’a hitap ediniz. O’na hitabınız yalnız namaz vaktine mahsus olmasın. O’nun varlığını hazır bilin; kulluğunuzu o niyetle yapın.”
“Ey cemaat! Kendinizi tevbe etmeye alıştırın. Tevbe ilaçtır. Günahlar ise, her biri birer mikrop gibidir. Tevbe imanın ayrılmaz bir parçasıdır.”
“Nefislerinizi, arzularınızı ve kuru isteklerinizi bir yana atınız. Onları azîz ve celîl olan Hakk’a karşı çıkarmayınız.”
“Ey sofu elbisesi giyen, önce onu içine giy. Sonra nefsine giy, sonra bedenine...”
“Tevbe bir kuvvettir. O her iyiliğin kalbi sayılır.”
“Ey kardeşim! Kalbini mescit eyle.«Mescitler Allah içindir. Orada Allah’tan başkasına dua etmeyiniz.» (Cin, 18) âyet-i celîlesinin mânâsını düşün.”


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 624
En / Boy : 16 / 23
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2020
₺106,25

“İnsanlarda din duygusu o kadar köklü ve o kadar devamlı bir şeydir ki, en ağır dinsizlik suçlamaları bile bu duyguyu söküp atamaz. Dahası var; kendilerinin dinsiz olduklarını resmen ilan edenlerin bile hakikatte yok edemedikleri bir duygunun ağır baskısı altında olduklarını söylemek mümkündür. Yaradılışın sırrı karşısında hayret ve huşu duymayan bir akıl sahibi bulunamaz; insanlar bu sırrı bazen sanatta, bazen ilimde, bazen de başka şeylerde arayabilirler, lâkin din adeta bu konuyu özel ihtisas sahası yapmıştır.”

Prof . Dr. Erol Güngör de, özetlemeye çalıştığımız din ve toplum anlayışı ve sahip olduğu düşünce yapısıyla, eserlerinde tam da Anadolu insanının "inanç ve düşüncesini" ortaya koyarak, adeta "bozkırın mefkûresi" olup, mefkûresi peşinde ebediyete irtihal etmiş bir büyük dava adamıdır. 

Ruhu şad, makamı cennet olsun inşallah.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 297
En / Boy : 14 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2018
₺18,75

"Siyasal İslam” konusunu ele alırken kesinlikle üzerinde durulması gereken konuların başında arkada kalan dönemde Müslüman ülkelerin tek tek ödedikleri fatura gelir. 19. yüzyılda İslam dünyası bir bütün olarak ciddi bir şekilde Avrupalı kapitalist sömürgecilerle karşılaştığı ve hemen her yerde yenildiği zaman akla gelen ilk soru, doğal olarak “Biz neden Batı dünyasından geri kaldık?" şeklindeydi. “Siyasal İslamı”, içine girilen yeniçağa ait bir siyasal akım olarak ortaya çıkaran da bu soruya “İslam” çerçevesi içinde bir cevap bulma arayışıydı.

20. yüzyıl ise bir anlamda, sömürgeciliğe karşı mücadelenin hangi bayrak altında verilirse başarıya ulaşacağını ve hangi bayrak altında verilirse Batı’yla aradaki farkın kapanmak bir yana daha da derinleşeceğini gösteren onlarca pratiğe sahne oldu. Önümüzdeki dönem gelişmelerin ne yönde olacağını belirleyecek olan, toplumsal hafızada bütün 20. yüzyılda olup bitenlere ilişkin olarak yapılan muhasebe olacaktır.

Bu kitap bir anlamda böyle bir muhasebe çalışmasıdır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 256
En / Boy : 13,7 / 23
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2019
₺24,00

"Kur'an Kozmolojisi" keşfedilmeyi bekleyen muazzam bir gezegen gibi önümüzde durmaktadır. Bu amaçla Vahyin kozmoloji kavramlarının bilimsel çalışmalara yol gösterici olabileceğini; Kainatın varoluş, işleyiş ve dönüşüm süreçlerini doğru bir şekilde anlamak ve bunları birtakım yasalara bağlamak suretiyle vahiy bilgisinin insani imkansızlıklar içerisin de nedenli büyük fırsatlar sunduğunu; bilim ve tekniğin zaman ve enerji açısından onlarca yılda ulaşacağı noktaya vahyin rehberliğinde çok daha kısa sürede varılacağını: Kozmoloji bilimi ile Kur'an Kozmolojisinin harikulade uyumuyla birlikte vahyin bu hususlarda aklın ve bilimin çok ötesine bizleri taşıyabileceğini müşahede ettik.

Ashab- Kehf'in ve Üzeyir'in Uykusu-Berzah Kavramı-Büyük Patlama ve Ak Delikler-Cennet Cehennem ve Farklı Boyutlar-Evrenin Yaratılışı, Genişlemesi ve Şekli-Gün Kavramı-Işık Hızı-İlliyyin ve Siccin (Enformasyon Kütüphanesi)-Interstellar Filmi Üzerine-İsra ve Mirac-İzafiyet Teorisi-Kara Deliklerin Mahiyeti ve Sınıflandırılması-Kara Enerji-Kara Madde-Kıyamet ve Senaryoları-Kuantum Fiziği-Mearic (Gök Kapıları)-Merkum (Rakamlanmış) Kitaplar-Mescid-Aksa ve Ruhul Kudüs-Rüyalar-Sayha ve Sahhah (Korkunç Gürültü)-Sakib (Kara Delik/Delici Ates)-Sekar (Görsel işikli Levha)-Sema ve Sekfen-Sicim Teorisi-Sidretül Münteha-Solucan Delikleri-Sûr ve Nakur-Tabaka ve Tarık (Gözün Kısımları ve Gökyolları)-Uzay Zaman-Yeniden Diriltilme-Yerdeki ve Tekaa (Göğü Yükseltmek ve Tutmak)-Zamanda Yolculuk... Kozmolojiye dair gizemini koruyan birçok kavram ve süreç benzeri başka yerde olmayan detaylarıyla ve delilleriyle bu çalışma da ortaya konulmuştur.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 176
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2020
₺24,50

Bu kitap, Roger Garaudy’nin hayatını borçlu olduğu Cezayirli Müslüman askerlere, dolayısıyla da Müslümanlığa, yazar tarafından minnet ve şükranla sunulmuş bir armağan kitaptır.

Müslüman askerler, İkinci Dünya Savaşı sırasında, komutanlarının kesin emrine karşı çıkarak ve kırbaçlamasına aldırmayarak, Garaudy’ye ateş etmediler ve onu kurşuna dizilmekten kurtardılar. 

Garaudy, hürriyetine kavuşur kavuşmaz, Cezayirli o Müslüman askerlere teşekkür etmek için İslâm dinini araştırdı ve İkinci Dünya Savaşının hemen ertesi yılında, 1946’da, bu kitabını yayımladı.

Cezayir 1960 yılında Fransız sömürgesi olmaktan kurtulunca, kitabını daha da genişleterek kurtuluş savaşı vermiş olan Cezayirlilere ithaf etti.

Garaudy’nin komünistken yazdığı bu eser, daha sonra İslâm hakkında yazacağı diğer kitaplarının çekirdeğini oluşturmuştur.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 120
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2020
₺34,00

İslam, bir vesileyle dünyanın sürekli gündeminde.

Bir inanç, bir medeniyet anlayışı olmanın yanında bir siyaset ve yönetme sistemi; dahası demokrasi, hukuk, insan hakları ve evrensel değerler bütünü.

İslam’ı bu bağlamda geçmişten bugüne nasıl okuyabilir ve nasıl yorumlayabiliriz?

İslam’ın yönetim modeli ve bu modelin kökleri tam olarak nedir?

Demokrasi ile İslam arasındaki ortak değerler nasıl açığa çıkarılabilir?

İslam’ın iktidara bakışı ve iktidarın süreç içinde yorumlanışı nasıldır?

Çağımızın önemli düşünürlerinden Muhammed Âbid el-Câbirî, bu derinlikli kitabında İslam, demokrasi, insan hakları, hukuk ve iktidar kavramlarını derinlemesine araştırıp tartışıyor. Üstelik olabildiğince cesur ve kaynaklara bağlı kalarak yapıyor bunu. Tam da bu nedenle sadece bugüne değil, geleceğe de bir perspektif sunuyor.

Muhammed Âbid el-Câbirî’nin bu kitabı, dünyaya yayılmış önyargıları yıkıyor ve kendine özgü net öneriler toplamı sunuyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 388
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2019
₺41,30

Bu dünyada bir çift gözün görebileceği en güzel şey nedir? Ki bakmaya doyulmasın. Onu bir kez olsun görmek için binlerce kilometre yol kat edilsin. Onunla ilk karşılaşmada göz pınarları çağlasın, aksın. İnsanın dizlerinin bağı çözülsün. Evet bu soruya dünyadaki 1 milyar 800 milyon Müslümanın vereceği ortak cevap hiç şüphesiz Kâbe-i Muazzama’dır.

Yeryüzündeki ilk mescit. Yüce Allah’ın evi. Hz. Âdem’in emeği. Hz. İbrahim ile oğlu Hz. İsmail’in alın teri. Peygamberimiz Hz. Muhammed’in (s.a.v.) kokusudur Kâbe. İnsanları mıknatıs gibi çeker kendine.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 322
En / Boy : 14,5 / 21,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2019
₺43,40

Allah’a iman, insanın olmazsa olmaz bir ihtiyacıdır.
Peki, Allah’ı nasıl anlamalı, özellikle çocuklarımıza nasıl anlatmalı?
İnsanın en temel ihtiyacı olan iman, elbette insanın yapısına, yaratılışına uygun olarak anlaşılmalı ve anlatılmalıdır.

Sevginin, merhametin ve şefkatin kaynağı olan Allah, sevgisiz, şefkatsiz ve merhametsiz anlaşılabilir mi?
Bu kitap, Yüceler yücesi’nin anlaşılmasında ve daha çok sevilmesinde minicik bir adım olabilirse, mutluluğumuz sonsuz olacaktır.
Ömür boyu O’nunla olmanız, O’nunla dolmanız ve hep yolunda bulunmanız duasıyla, sevgiler, saygılar sunuyoruz.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 192
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2019
₺28,50

Bu eser, Roger Garaudy (Roje Garodi)’nin müslüman olduktan sonra kaleme aldığı, İslam hakkındaki en özlü eseridir. Bir zamanlar bütün dünyada adından söz ettirmiş, en ünlü sanatçı, yazar, filozof ve dünya liderleriyle görüşmüş, eserleri sayısız dile çevrilmiş, çağımızın en büyük düşünürlerinden biriydi Garaudy.

Bu kitabında, önce Batılılara ve dünya insanlığına, sonra da müslümanlara seslenir. Batılılara ve insanlığa seslenirken, İslam’ı bütün yüceliği ve eşsizliğiyle tanıtır ve bu dini onların mutlaka tanımalarını ister. Bu arada dünya entellektüellerine de seslenir ve onlara İslam’ı en çarpıcı yönleriyle takdim eder.

İslam alemine seslenirken de, müslümanları her bakımdan uyarır, tenkit eder. İslam’ın geçmiş çağlardaki parıltısına ve ışıltısına bu dini yeniden kavuşturmaları için ne yapmaları gerektiğini onlara söyler. Bu kitap, Roger Garaudy’nin mutlaka okunması gereken eserlerinin en başta gelenlerinden biridir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 224
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2019
₺48,00

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 208
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2017
₺32,80

Şii düşünce geleneğinde Batıni bir Hz. Fatıma figürü tasarlanmış, böylece tarihi verileri aşacak şekilde ontolojik ve uhrevi bir Hz. Fatıma imajı resmedilmiştir. Bu tasavvur, Hz. Hüseyin'e karşı hissedilen hüzünden beslenerek imamet nazariyesinin kurumsallaşmasına manevi bir katkı sağlamıştır. Öte yandan Hz. ali ve Hz. Hüseyin'de olduğu üzere yapılan aşırı yorumlar doğrultusunda şefaatçilik ve arabuluculuk gibi uhrevi, flifa vericilik gibi dünyevi tezahürleri ile Hz. Fatıma, fii gelenekte Hz. Meryem'in karizmasına oldukça benzer biçimde istihdam edilmiştir.

Buna göre Hz. Fatıma ve Hz. Meryem, benzer bir çile ortaklığında değerlendirilmekte, böylece bu analoji, şefaat, şifa ve bereket kaynağı olma, semavi bir varlık olarak dünyaya gelme, ilahi rızıklara muhatap olma ve iffet gibi konularda kendisini göstermektedir. Nihayet şii düşünce geleneğinde Hz. Fatıma figürü, tarih dışı bir yapıda manevi bir güç kaynağı olarak şekillenirken, Hz. Meryem tasavvurunda olduğu gibi ikonografik bir yapıya bürünmektedir. Böylece Hz. Fatıma, hüküm ve hikmet sahibi bir flefaatçi olarak öne çıkarılmaktadır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 80
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2018
₺18,04

Nazarî İrfan, farklı tasavvuf teorileri, kendisine özgü bir terminoloji ve kavram alanı oluşturmaktadır. Bu alan bir yandan Vahdet-i vücûd ve işrâk felsefesi gibi kanallarla şekillenmiş, diğer yandan Gazzâlî ve Ebû Medyen gibi doğrudan Ehl-i Sünnet paradigması içerisinde kendisine entelektüel bir tasavvufî çevre edinmiştir. Şiî irfanı ise tasavvuf geleneğindeki önemli şahsiyetleri kendisine referans alarak Feyz-i Kâşânî, Mir Damad ve Tabâtabaî gibi şahsiyetlerle tasavvufun ve hikmetin kapısını aralamak istemiştir.

Bu resimde nazarî irfana derinlik katan mutasavvıflardan bazısı hemen aklımıza gelir: Bâyezîd-i Bistâmî, Cüneyd-i Bağdâdî ve Hakîm et-Tirmizî…Ma‘rûf-i Kerhî, Hâris el-Muhâsibî, Zünnûn el-Mısrî ve Hallâc-ı Mansûr… Kelâbâzî, Herevî, Gazzâlî, Aynülkudât el-Hemedânî, Sühreverdî-i Maktûl… İbnü’l-Fârız, Ferîdüdîn-i Attâr, Mevlânâ, İbnü’l-Arabî ve Molla Sadrâ…

Bu çalışma, İslâm düşüncesinin pek çok konuda tohumunun atıldığı ve mayalandığı ya da reddedildiği bilgi sistemlerinin üzerinde yapılmış kuşbakışı bir seyrüseferin ifadesidir. Bu seyrüsefere, Nefes-i Rahmânî, A‘yân-ı Sâbite, Kenz-i Mahfî ve Hakîkat-i Muhammediyye mutlaka eşlik etmelidir. Bu yolculuk geniş bir tasavvufî ve irfanî coğrafyanın varlığını kulağımıza fısıldar. Gazzâlî’nin ve İbnü’l-Arabî’nin soluğu, Bicâye’ye, Almeria’ya ve Sevilla’ya sinmiştir. Aynı soluk, Şam’da, Bağdat’ta, Zebid’te, Konya’da ve Şiraz’da farklı tonlarda da olsa karşımıza çıkar.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 310
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2018
₺44,28

Hz. Muhammed, İslam’ın siyasal yaşama ilişkin şûrâ, adalet, ehliyet, eşitlik, inanç ve ibadet özgürlüğü gibi evrensel ilkelerini ve yaşadığı toplumdaki problemleri dikkate alarak birlikte yaşama projesi olan Medine Vesikası/Anayasasını hazırlamıştır. Projenin amacı; Medine’de yaşayan muhtelif dinî, siyasî, etnik ve kültürel kesimlerin haklarını anayasal güvence altına almak ve bunların Medinelilik ortak paydasında birlikte yaşamalarını sağlamaktır.

Hz. Peygamber’in vefatından sonra, Müslümanların Medine Vesikasının temel ilkelerini tam anlamıyla içselleştirip uyguladıklarını söyleyemeyiz. Peygamberimiz’den sonraki ilk dört halifenin üçünün öldürülmesi, sonrasında da İslam’ın siyasal yaşama dair temel prensipleriyle bağdaşmayan saltanat yönetim biçiminin ikame edilmesi ve hak ihlallerinin bir sonucu olarak İslam Dünyası’nda farklı kesimler arasında yaşanmakta olan çatışmalar bu bağlamda değerlendirilebilir. Kısacası günümüz Müslümanları, Kur’ân, Hadis ve tarihî tecrübeye sahip olmalarına rağmen vatandaşlık ortak paydasında birlikte barış içerisinde yaşamayı becerememektedirler. Kanaatimizce bunun en önemli sebeplerinden birisi, birlikte yaşama dinamiklerini tahrip eden ve Müslümanların etkisinden henüz kurtulamadıkları ulus devlet kültürüdür.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 117
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2018
₺24,60

Kur’an’ın ve Nebevî Sünnet’in mesajı, sadece Müslüman çevrede yetişip İslamiyeti kabul eden insanlara değil, yeryüzünde yaşayan bütün insanlar için hidâyet kaynağıdır.

Ancak günümüzde Nebevî Sünnet’e, Kur’an zihniyetinden tamamen bağımsız, tarihte kalmış bir dünya görüşü gibi bakılmakta ve bundan dolayı da sadece tarihî bir malzeme olarak değerlendirilmektedir.

Oysa Hz. Peygamber’in icraatlarında zaten mevcut olan ve daha sonraki Müslümanların da kendilerine örnek alabilecekleri evrensel ilkelerin yeniden gündeme getirilmesi ve bu vesileyle Nebevî Sünnet’in evrensel dinamizmine yönelik araştırmaların yapılması gerekmektedir.

Biz de bu sebeple “Her toplumun ve toplumdaki bireylerin kendi şartları çerçevesinde ortaya koyduğu (başlattığı) ve sonraki insanların da takip ettikleri faydalı her yeni faaliyet (söz, fiil ve tasvip olarak) Nebevî Sünnete uygundur” ilkesini çalışmalarımızda esas aldık.

Kısaca “sünnet ihdâsı” adını verdiğimiz bu ilkenin çıkış kaynağı ve İslam düşünce tarihindeki yansımaları çalışmamızın ana konusunu teşkil etmekte olup ileride yapılacak benzer araştırmalara katkı sağlayabilecek tarzda bir nevi deneme ve giriş mahiyetindedir.

Bununla beraber Müslümanların daima ilgi alanında olması gereken uluslararası boyutlu dinî, sosyal, siyasi ve kültürel meselelere millî/yerli bakış acısıyla beraber Nebevi Sünnet Stratejisi yönünden de bakılıp çözümler ve yeni stratejiler üretmesine katkı sağlayacak hâle ve geleceğe yönelik bir Dinamizmi/Güncellemeyi de hedeflemektedir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 207
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2018
₺32,80

İslam kelâm âlimleri, tarihin her döneminde yaşadıkları toplumlarda ortaya çıkan güncel inanç problemlerini çözmeye çalışmışlardır. İşte “Sana İtikattan Soruyorlar” adını taşıyan bu eser de itikatla ilgili sorulara verilen cevaplardan oluşmaktadır. Bu eserde; Allah’ın varlığının delilleri, Allah’ın görülmesi, Hz. Peygambere saygısızlığın itikadi hükmü, ehl-i sünnet ve cemaat, sünnetin dindeki değeri, bid’at ve hurafe, kabir azabı, tevhid, şirk, küfür, tekfir, deizm, satanizm, astral seyahat, ötenazi, velî, kâinat imamı, kader, ruh, kötülük, şefaat, hidayet ve dalâlet, reenkarnasyon, tenasüh inancı, dünyevileşme, isrâ ve mi’raç, takiyye, itikatta azimet ve ruhsat, rukye ile tedavi, çocuklara verilen bazı isimler, kötülük meselesi, teklifin kalktığı iddiası, Kur’an’ın toplanması, Kur’ancılık iddiası, cifir ilmi, gizli bilgi, şiâr, seçimlerde oy kullanmanın hükmü, zülkarneyn, ye’cûc ve me’cûc, cihad vb. gibi inanç alanında tartışılan pek çok güncel soruya delilleriyle cevaplar verilmiştir.

Sana İtikattan Soruyorlar adlı bu eserin, inanç konularına ilgi duyan kişilere, inancını doğru bir şekilde öğrenmek isteyen kardeşlerimize; Kur’an Kursları, İmam-Hatip Liseleri, İslâmî İlimler ve İlahiyat Fakültelerinde okuyan öğrencilerimiz başta olmak üzere özellikle Diyanet İşleri Başkanlığı’nda çalışan tüm din görevlilerimize faydalı olacağı kanaatindeyiz.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 240
En / Boy : 13,5 / 21,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2018
₺36,00

İslam tarihinin en trajik olaylarından biri.

Usta kalem Ömer Rıza Doğrul, Kanlı Gömlek romanıyla İslam tarihinin en önemli olaylarından birini aydınlatmaya çalışır. Tarihi gerçeklere başvurarak Hz. Osman’ın nasıl şehit edildiğini edebî bir üslupla anlatır.

Bir yandan ilk Yahudi dönmelerinin kurdukları gizli yıkıcı cemiyeti ve bu cemiyetin Müslümanlar arasında yaydığı fitneleri gün ışığına çıkarır.

Kanlı Gömlek romanında Ömer Rıza Doğrul, İslam tarihinde yaşanan ilk iktidar mücadelesini, Hz. Ali ile Hz. Ayşe ve Muaviye arasında vuku bulan olayları anlaşılır kılmak adına edebiyat ve tarihî kaynakların olanaklarından olabildiğince yararlanır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 472
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2018
₺51,80

“Yol düşe kalka yürünür.”

Bu, insan olabilmeyi başarmış bir arifin sözleriydi şüphesiz. İnsanın düşse de kalksa da elinden tutanının olması ne güzel şey.

İslam tasavvufunda da asıl olan bu değil midir? Sana yaşama sanatını öğretecek bir üstadının bulunması. “Kuşlara yem verir gibi iyilik yap,” diyordu diğer bir söz. Kuşlara yem verir gibi iyilik yap, karşılık beklemeden.

Tasavvuf Yolunda eseri günümüzde tasavvufun ömrünü doldurduğunu düşünenlere cevap olmaya çalışıyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 208
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2018
₺30,10

Bilimin Tanımı ve Özellikleri
İlkçağ’dan Günümüze Kadar Bilimin Serüveni
İlkçağ’da Bilim
İlkçağ Uygarlıklarının Bilime Katkısı
Çin, Hint, Yunan ve Mısır Bilimi
Anadolu ve Mezopotamya Uygarlıklarının Bilime Katkısı
Buluşların ve İcatların Hikayesi
Türkistan’daki İlk Kültürler
Ortaçağ Hristiyan Dünyasında Bilim
İslâm Dünyasında Bilimsel Hayat
İlk Dönem Müslüman Bilginler
Endülüs Bilginleri
Türk- İslam Bilginleri
Osmanlı Dönemi Bilimsel Hayat
Kuruluşundan İtibaren Osmanlı Bilginleri
İslâm Dünyasının Bilimde ve Teknikte Gerileyişi
Avrupa’nın Bilimde Öne Geçişi
Rönesans,Reform ve Aydınlanma Çağı
Gazi Atatürk ve Bilim

Hiçbir Şey Gizli Kalmasın Diye Yazdım.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 370
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2018
₺23,40

20 yüzyıl, büyük iki dünya savaşı, yarım asır kadar süren soğuk savaş, işgaller, katliamlar, soykırımlar... ile baş döndürücü bir hızda cereyan etmiş ve halefi 21. yüzyıla bazıları kördüğüm haline gelmiş onlarca sorunu miras olarak bırakmıştır. Teknolojideki akıl almaz ilerleme, internet, bilişim, petrol savaşları... gibi devasa gelişme ve olayların önemli kısmının Müslüman coğrafyada cereyan ediyor olması, bizim bu konulara yabancı kalmamız önünde kesin bir engeldir. İslam dünyası, parçalanmış yapısı ve kendi iç çekişmeleri ile ne kendi sorunlarına, ne de küresel sorunlara dair çözüm üretmekte kabiliyetli olamamıştır. İşte bütün bu çerçeveden bakıldığında, nereden gelip nereye gittiğimiz sorusu, kocaman bir sorun olarak önümüzde durmaktadır. Sadık Albayrak, 60'lı yıllardan itibaren başladığı fikir ve mücadele serüveninin ortalarında kaleme aldığı bu eserinde, etkisi günümüze kadar uzanan kadim sorunları, güncel sorunlarla ilişkili bir şekilde mercek altına alıyor ve çözüm konusunda fikir yürütebilecekler için yeni pencereler açıyor. 80'li yılların Türkiye manzarasını ve İslâmcı kesimin gündemini araştırmak isteyenler için önemli bir kaynak...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 232
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2018
₺42,10

Elşad Miri’nin Azerbaycan’da yasaklanan kitabı Türkçeye çevrildi.

Arka Teknolojinin hızla geliştiği günümüzde insanlar tarihin hiçbir döneminde karşılaşmadıkları kadar bilgi kirliliği ile yüzleşiyorlar. Bu tür bilgi karışıklığında boğulmamak ve bu tür girdaptan kurtulmak için yollar arıyor ve cevaplar bulmaya çalışıyorlar.

Dinle ilgili konularda kendilerini değişik yollarla rahatsız eden sorulara ve sorunlara cevaplar bulamamaları Müslümanların dinlerinden şüphe duymalarına sebep oluyor.

Müslüman bir ülkede doğmakla Müslüman olunduğunu zannedenler tereddüde kapılıyor, yine araştırmadan ve mahiyetini bilmeden kendilerini ateizm, agnostisizm, deizm gibi cereyanların kucağında buluyorlar. Elinizde tutuğunuz “İslam’da Yok” adlı kitabın yazılmasının amacı, tartışmalı bazı konuları vahiy referans alınarak açıklığa kavuşturmaktır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 223
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2018
₺44,00

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 223
En / Boy : 16 / 23,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2017
₺55,30

Günümüzde ilahiyat fakülteleri; dinin, dini ilimlerin, dini sanatların ve edebiyatın ve hatta dinle ilgili/ilintili sosyal ve beşeri bilimlerin öğretildiği/öğrenildiği ve bilimsel yöntemlerle araştırıldığı hem bireysel hem de toplumsal fayda üreten bir üniversite birimi olarak işlev görmektedir. Kuşkusuz üniversitenin bir parçası olmaları, bu fakültelere geniş bir hareket alanı tanıdığı gibi birtakım sorumluluklar da yüklemektedir. Bunlardan görünürde en göze çarpanı, oldukça geniş bir yelpazede din hizmeti üretecek bilgi ve beceri bakımından donanımlı meslek insanları yetiştirmektir. Bunun yanı sıra, farklı disiplinlere ayrılarak dinle ilgili bilimsel bilgi üretmek, mevcut bilgi birikimini gözden geçirmek ve dini bilginin gelişmesini sağlamak da bu fakültelerin amaçları arasında yer almaktadır.

Elinizdeki eser, ilahiyat fakültelerinde yüksek tahsil yapmayı düşünen ya da hâlihazırda burada eğitim gören öğrenciler; ayrıca bu sahada bilimsel saiklerle derinleşme düşüncesinde olan lisansüstü eğitim adayları ve ilahiyat fakülteleri hakkında bilgi sahibi olmak isteyen tüm okuyucular dikkate alınarak hazırlanmıştır. Bu bağlamda ilahiyat fakültelerinin akademik yapıları merkeze alınarak toplamda yirmi anabilim dalının tarihçesi, ilmi konumu, alanı, problemleri, görevleri, araştırma metodolojileri gibi farklı boyutları üzerinde durulmuş; ayrıca okuyucular için her anabilim dalı özelinde başlangıç ve ileri düzey okuma listeleri oluşturulmuştur.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 440
En / Boy : 15 / 21,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2018
₺49,20

İlahiyat Fakültesi öğrencileri için hazırladığımız ders notlarının bir mecmuu sayılan bu çalışmamızda biz, insanlığa gerçek saadeti vaat eden islâm'ın evrensel ahlak öğretisini, Kur'an ve Sünnet ışığında ele alıp âcizane tanıtmaya çalışacağız. Çalışmamızın birinci bölümde, genel ahlak Konuları ele alınmıştır. ikincinci bölümde, İslam dünyasındaki ahlak çalışmaları ile islam ahlakının teorik cephesi incelenmiştir. Söz gelişi islam ahlak ilminin doğuşu, gelişimi ve ona kaynaklık eden Kitap ve Sünnet'in ahlak öğretisi ve ayrıca, islam ahlakının temel özellikleri, Üçüncü bölümde, ahlak problemleri ve islami çözüm önerileri anlatılmıştır. Dördüncü bölüme gelince; burada da islam ahlakının pratik yönü ele alınmış, kapsadığı alanla ihtiva ettiği konular ve getirdiği yükümlülükler açıklanmıştır. Ayrıca insanı içinde barındıran fiziki çevre ile sosyal çevre üzerinde de durulmuştur.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 288
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2018
₺36,90

Önümüzde iki seçenek var: Ya bedevilik ya medeniyet! İslâm’ın uygarlık projesi olduğunu kavrayıp onun gereğini yerine getirmeyen hiçbir formül, hiçbir reçete Müslüman ülkeler için şifa olamayacaktır. Buradaki mesele siyaset değil, İslâm’ın ne olduğunu anlama ve uygulama, yani ahlâk, kalite ve medeniyet meselesidir. Zira İslâm siyasallaştırıldıkça, Müslümanlar daha da dibe vurmaktadır. Bunu başta siyasiler, ilahiyatçılar ve diyanetçiler olmak üzere ilgili herkesin görmesi gerekmektedir. Müslümanların artık kendilerini Allah’ın imtiyazlı kulu, Hz. Peygamber’in müjdeli ümmeti olarak görüp cenneti garantilemenin rahatlığıyla daldıkları gaflet uykusundan uyanmaları ve akıllarını kullanmaları şarttır. Bunun için de, zanlarının hilafına hiç de seçkin veya seçilmiş bir ümmet bilinci ve görüntüsü sergilemediklerini, önce Müslümanların kendilerinin anlaması icap eder. Kısacası İslâm dünyası yüzyıllardan beri sürdürmekte olduğu bedevi zihniyetle, medeniyet dini İslâm arasında en kısa zamanda bir tercih yapmak zorundadır. Bedeviliğin defi, uygarlığın celbi ve bütün insanlığın selâmeti için: Aklıselim, kalbiselim, zevkiselim…


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 255
En / Boy : 12 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2018
₺33,54
Tükendi

Allah’ın yolundan gidenler isteyicidirler. Ali istenilendir,söyleyenler söylerler, susarlar. O susmaz, söyler. Ebedi ilim onun göğsünden parlayıp göründü. Vahyolunanların sırrını, o hakikat olarak bildi ve bildirdi. Hz. Muhammed ümmetlere haykırdı: ‘’Allah’ın yolunda Ali, sizin kılavuzunuzdur.’’

Allah’a içi doğru olanlar, yüzlerini ona çevirmişlerdir. Zira O Şah’tır, doğru yolu gösterendir, Efendidir. O bütün peygamberlerin sırrında idi. Cenabı Mustafa benimle açıkça beraber bulundu dedi.

Mevlana


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 272
En / Boy : 12 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2018
₺22,50

Hayatı boyunca ilimle meşgul olmayı şiar edinen, ilmiyle amil. Saygıdeğer Muhammed Zeki Kurt'un kaleminden çıkan ve gerek klasik temel kaynaklardan gerekse modern dönemde yazılan çeşitli eserlerden oluşan zengin bir bibliyografyadan yerinde istifadelerle günyüzüne çıkan bu kıymetli çalışma, İslam toplumunun ayrışmasına yol açan çeşitli etkenler ve bu etkenlerin ortadan kaldırılmasının yollarını konu almaktadır.

Çalışmadan da anlayacağımız üzere, tevhidin yansımalarını aslında her alanda görebilmemiz mümkün. Kur'an-ı Kerim'in içerdiği tüm konuların sistematik bir şekilde belirli bir konuya yönlendirdiğini, o konuyu merkeze aldığını, ifade edilen bütün konuların da onunla anlam ve değer kazandığını belirtmek gerekir ki, sözünü ettiğimiz bu odak konu Allah'tır, Allah'ın birliğidir, tevhiddir... Kur'an-ı Kerim tabiattaki her varlığın, her nesnenin Allah'ı gösteren
bir işaret levhası olduğunu ve daha derin bir anlama yönlendirdiğini, dolayısıyla anlamsızlığa yer olmadığını ifade etmektedir. Oysa modern dönemde hayatın her alanını kuşatan ve kendini şiddetle hissettiren bir anlamsızlık sorunu bulunmaktadır. Bu anlamsızlık sorununu aşmanın tek yolu ise, insanın Yaratıcısıyla buluşması, barışması; O'nu, tabiatı ve toplumu O'nun istediği şekilde görmeye doğru yönelmesidir. İmanının tüm kişiliğini kuşatan bir eylem haline gelmesi, hayatının merkezi noktası olması ve onun bütün öğelerini içermesidir.

İnancının ve eyleminin, birbirinden ayrılmaz bir bütün haline gelmesidir. Kur'an'ın merkezinde tevhidin olması, ayrıca evrenin tüm parçalarının Allah'ı gösteren birer işaret levhası olması yönüyle evrenin de merkezinde tevhidin bulunmasının temel amaçlarından biri, insanın bireysel ve sosyal hayatında tevhidin izlerini canlı ve vurgulu bir şekilde hissetmesi ve yansıtmasıdır.

Muhammed Zeki Kurt


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 497
En / Boy : 13,5 / 21,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2018
₺30,00

‘’İslam dini, elbette akla değer verir. Ama o küheylanın başı boş bırakıldığı zaman neleri kırıp dökeceğini iyi bildiği için, onu dizginlemeyi uygun görmüştür’’.

Uzun zamandan beri öz kültürlerinden koparılmaya ve ona yabancılaştırmaya çalışılan insanımızın yediği vurguna ve derin acıya bir çare, gönlündeki ve zihnindeki boşluğu dinini yanlış öğrenerek gidermesine bir önlem olarak yazılan bu eserde hadisi şerifler üzerinden oluşturulmuş kafa karışıklıklarının giderilmesine gayret edilmiştir.

Müellifin tarifi ile ‘’hadis karşıtlarını ikna etmek için değil, din kardeşlerimi onların tuzağına düşmekten korumak için’’ kaleme alınan bu kitap, yüzyıllardır süre gelen ve son zamanlarda sesini duyurmaya başlayan sünnet karşıtı mihraklara seviyeli ve sağlam bir set olma özelliği taşıyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 480
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2018
₺33,00

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 173
En / Boy : 13,5 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .
₺24,50

Amacımız İslam tarihini yazmak değil, onu uzmanlar çeşitli eserlerde yazmışlar zaten. Bu yazıya başlamaktaki amacım Saadet Asrından hemen sonra, hatta Hulefa-i Raşidin döneminde başlayan sıkıntıların birbirleriyle savaşmaya kadar ileri gitmesi. Sadece savaşlar değil, savaşın getirdiği siyasi, sosyal ve sosyolojik problemleri ve bu problemlerin nasıl ayrılıklara, bölünmelere sebep olduğunu ve bu ayrılıkların günümüz Müslümanlarına nasıl etki ettiğini görmezlikten gelirsek hiçbir şeye çözüm getirmemizin mümkün olmayacağını bilmek zorundayız.

Aradığını bilmeyen bulduğunun farkına varamaz.

- Nazım Niyazi Şen


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 256
En / Boy : 13 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2018
₺57,75

Hayat boşluk kabul etmez, Sekülerizmin ürettiği sanal kavramlar ateizm, deizm, nihilizm vb. mantalite bütünlüğü albeni yoğunluğu ve sağanağı ile toplumları, gençleri zehirleyerek ağlarına takıp gönüllü esarete mahkum etmektedirler. Her daim hazırlıklı olmak ve tutarlı projeler yapmak ve uygulamak gerekir.

Bütün insanlığın imhası için çalışan bu oluşuma karşı hazırlıklı, donanımlı olarak plan ve projelerimizi ivedilikle yürürlüğe koymamız gerekir. Din toplumların dinamizmidir, ruhudur, özgürlüğüdür, özgünlüğü; ruhunu yitiren toplumlar, insanlar, gençler yığınlaşarak daha aşağı bir dereceye düşerek zombileşmeye mahkum olur.

Ateizmin, deizmin, nihilizmin bu yoğun istilasına karşı oyunu kurallarına göre oynamalı ve pasif iyiden aktif iyiye doğru birey olarak, toplum olarak, devlet olarak ortak aklın gereği olarak projeler üreterek mücadele edilmelidir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 194
En / Boy : 13 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2018
₺43,50

İlahiyat, İslami İlimler ve Dini İlimler fakültelerinin müfredatında yer alan İslam İbadet Esasları dersi de esasen ibadetleri konu edinmektedir. Yayın dünyasında bu bilgilerin yer aldığı pek çok kitap ve ilmihal varsa da fakültelerin ders saatlerine ve öğrencilerin seviyelerine uygun düşen ders kitaplarına ihtiyaç duyulmaktadır. Elinizdeki kitap işte bu ihtiyaca cevap vermek üzere telif edilmiştir.

Bu kitapta yer alan bilgiler ilmihallerde yer alan fıkıh ve ibadet bilgilerini çok ayrıntıya girmeden içermektedir. Ancak kitabın sistematiği aynı konuda yazılan diğer kitaplardan biraz değişiktir. Mesela, diğer kitaplarda namazla ilgili konular dağınık ve birbirinden kopuk bir şekilde işlenirken, biz birbiriyle ilişkili olan konuları peş peşe ve birbirini tamamlayıcı şekilde ele aldık. Mesela, namazların cem’i, kerahet vakitleri gibi konuların vakitle ilgili olması sebebiyle vakit başlığı altında, secde ve çeşitlerini secde konusunun devamında, cenaze namazını farz olan namazlarıanlatırken ele aldık. Bunun yanında bazı ünitelerin sonlarına o konularla ilgili çok sorulan bazı soruları ve cevaplarını bazen okuma parçası şeklinde bazen de konular içerisine yerleştirerek işledik. İlmihal bilgileri konusunda bu alanda ülkemizde yazılan kitaplar belli bir bilgi standardına ulaşmıştır. Bilgiler kaynaklardan aktarılırken her paragraf için kaynak verme yoluna gidilmemiş, ancak gerekli yerlerde kaynaklar parantez içinde gösterilmiştir.

Ders kitabı mahiyetindeki bu kitapta ülkemizin yapısını ve öğrenci profilini düşünerek Hanefi mezhebini esas almakla birlikte Şafii mezhebinin görüşlerine de özellikle yer verdik. Zaman zaman da gerekli gördüğümüz yerlerde diğer mezheplerin görüşlerini zikrettik.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 360
En / Boy : 16 / 24
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2018
₺45,60

“Günümüz Tefsir Problemleri” kitabı, tefsir akademisyenlerinin, uzman oldukları konulardaki birikimlerini bir araya getiren bir eser. On dört bölümden oluşan kitabın, bir ders döneminde, her haftaya bir konu düşecek şekilde ve özellikle ilahiyat fakültelerinde okutulmasının uygun olacağı öngörüldü. Yüksek lisans ve doktora öğrencilerinin istifade edebilecekleri bir özlü kaynak olarak da tasarlanan bu eserin her düzeydeki okuyucuya da faydalı olması hedeflendi. Bu minvalde çalışmanın kapsamı ilahiyat alanına yönelik görünse de ilgili konularda bir alt yapı oluşturmak ve Kur’an’ı anlama yolunda ilerlemek isteyen bütün okur kitlesi nazara alındı. Daha güzel kolektif çalışmalara bir ilk basamak olmasını temenni ettiğimiz eseri, ilim yolunun kutlu yolcularına takdim etmenin sevinci içindeyiz. Hamd, sena ve şükür âlemlerin Rabbi olan Allah’a…


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 312
En / Boy : 16 / 24
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2018
₺41,80

Bu kitap, sık sık tartışmaya açılan bir konuyu mercek altına alıyor: İslam dini tasviri tabu olarak görür mü? İslam dünyasında tasvir olgusunu tarihsel bir perspektife oturtan Silvia Naef, İslam geleneğinin tasviri bütünüyle reddettiği fikrini hem güncel hem de tarihsel verilerden yararlanarak tartışmaya açıyor.

İslam’ın farklı dönemlerini ve akımlarını tarihsel ve coğrafi bir panoramada sunan Naef, Müslümanların geçmişten bugüne, özellikle de 19. yüzyıldan itibaren canlı bir imge dünyasına sahip olduğunu ortaya koyuyor.

Tasvire karşı cephe alan din adamları ile İslam’ı peçe ve sakal gibi klişelere indirgeyen oryantalist bakışın aynı ölçüde taraflı ve indirgemeci olduğunu hatırlatan bu yaratıcı ve eleştirel çalışma okuru basmakalıp cevapları bir kenara bırakmaya davet ediyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 128
En / Boy : 13,5 / 21,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2018
₺19,20
1 2 3 ... 27 >
Çerez Kullanımı