Arnavutluk: Suçlar ve Seraplar Arasında

Arnavutluk… Avrupa’nın bu küçük ve tamamıyla kendine has ülkesi 1990’ların başında büyük çalkantılar yaşadı. Enver Hoca’nın kurduğu tek parti, tek adam rejiminden, halkın talebiyle çoğulcu demokrasiye geçti. Arnavutluk’un önemli yazarlarından Besnik Mustafaj, bütün bu sürecin tanığı olduğu kadar aktörlerinden biriydi de. Fitili ateşleyen öğrenci hareketine doğrudan destek verdi, Demokrat Parti’nin kurucuları arasında yer aldı ve bu partiden milletvekili seçildi. Arnavutluk: Suçlar ve Seraplar Arasında, ülkenin içinden geçtiği çalkantılı süreci birinci elden tanıklıkla gözler önüne seriyor: diktatörlüğün yarattığı psikolojik, siyasi ve ahlaki tahribat, coşkulu sokak gösterileri, demokrasiye geçiş sürecinin getirdiği büyük umutlar ve hayal kırıklıkları, ardından gelen göç dalgası… Kitabın sonunda yer alan “Küçük Arnavut Ansiklopedisi” ise, ülkenin siyasi ve toplumsal hayatına aşina olmayanlar için aydınlatıcı şifreler içeriyor.

(Tanıtım Bülteninden)

  • Kitap Adı: Arnavutluk: Suçlar ve Seraplar Arasında
  • Yazar: Besnik Mustafaj
  • Yayınevi: Kırmızı Kedi
  • Hamur Tipi: 2. Hamur
  • Sayfa Sayısı: 232
  • Ebat: 13,5 x 21
  • İlk Baskı Yılı: 2022
  • Baskı Sayısı: 1. Basım
  • Dil: Türkçe
  • Barkod: 9786254181405
₺59,90

İlker Başbuğ, Mustafa Kemal Anlatıyor: Savaş ve Barış kitabıyla, doğrudan Atatürk’ün gözünden 1. Dünya Savaşı ile Kurtuluş Savaşı sürecini inceliyor.

Başbuğ, uzun bir film izleme duygusu uyandıran bu çalışmasında, okuru, şu üç nedenle Mustafa Kemal’in düşünce dünyasına girebilmeye yöneltiyor:
Birincisi, Mustafa Kemal’in kabul ettiği, hiç vazgeçmediği ve asla taviz vermediği hayati nitelikteki prensipleri ortaya koymak için.
İkincisi, Mustafa Kemal’in, o günlerin koşullarında karşılaştığı sorunların çözümünde uyguladığı modelleri anlayabilmek için.
Üçüncüsü ise Mustafa Kemal’i kişi olarak güçlü kılan temel nitelikleri ortaya çıkarmak için.
Çünkü…
Başbuğ’a göre Mustafa Kemal’i daha iyi anlamak, prensiplerini, düşünce sistemini ve sahip olduğu kişisel nitelikleri benimsemek durumunda çözülemeyecek sorun yok.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 448
En / Boy : 13 / 23
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2022
₺89,90

KORKU BUGÜNE BAKIP YARINI GÖREMEYENEDİR.

Cumhuriyet kurulduğunda ağa, bey, şeyh, şıhı kaldırmış, toprak reformuna başlamış, okullar, fabrikalar açmıştık. Peki şimdi ne görüyorsunuz? Okulları kapattılar, dağ taş tekke, tarikat imamları bir yanda, aşiret ağaları öte yanda. Cumhuriyet bu muydu? Bu muydu demokrasi, insan hakları, temel hak ve özgürlükler? Şimdi, uzun yıllar önce rotası sapmış bu gemi, çıkış aldığı rotaya çevrilemez mi?
Gözümüz var görüyor, kulağımız var duyuyor.
Türkiye seçimlere gidiyor...
2023 seçimleri, Türk milleti ile bir hesaplaşma olarak görülüyor ve bu yüz yıllık bir dava diyorlarsa eğer, Lozan’ın da rövanşı demektir. Bu, Türk tarihine Sevr ile yazılmış, yüzyıllardır süregelen bir savaşın rövanşı maksadıyla, günümüz siyasetinin eliyle yeniden karşımıza çıkarılan son tezgâhtır.
Bu tezgâh bozulmalıdır. Bu sinsi tezgâhı, Atatürk’ün önderliğinde yıkmayı bilmiş olan Türk milleti, bugün aklı hür, vicdanı hür, irfanı hür gençliğinin akıl gücüyle yine bozmasını bilecektir.
Türk milleti, bu siyaseti değiştirmelidir.
Huzurlu ve güvenli bir ülke, çocuklarımıza huzurlu ve güvenli bir gelecek peşinde uzun yıllardır çabalayan Türk milleti, Anayasa’dan aldığı güçle, demokratik hak ve özgürlüklerini kullanarak, günü geldiğinde halayla, horonla, şarkılarla, türkülerle sandığa giderek bu siyaseti değiştirmesini de bilecektir.
Güç bilgidedir.
Çocuklarımız için yazdım. Gerçeği bilsinler diye...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 184
En / Boy : 13 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2022
₺33,90

“İlk şehirler, MÖ 4. binyılın ortalarından başlayarak, dünyanın çeşitli yerlerinde çoğunlukla birbirinden bağımsız olarak ortaya çıktı ve bazı aksiliklere rağmen, büyümeleri günümüze kadar devam etti. Şehirler, kırsal kesimden, sakinleri öncekilerden ve kırsal çağdaşlarından oldukça farklı koşullar altında yaşayan yeni insan yerleşimleri biçimleri olarak ortaya çıktı. Uzun zamandır dünya nüfusunun sadece küçük bir azınlığını barındırdıkları gerçeğine rağmen, doğdukları toplumlar üzerinde derin etkileri oldu.”

Şehirlerin Tarihi, antik çağlardan 21. yüzyıla kadar kentsel merkezlerin yükselişi ve gelişiminin hikayesini anlatıyor. MÖ 4. binyılda Yakın Doğu’daki ilk şehirlerin kurulmasıyla başlar ve Hindistan’daki İndus Nehri Vadisi’ndeki kentsel büyümenin yanı sıra Mısır ve Akdeniz’i çevreleyen bölgeleri incelemeye devam eder. Atina, İskenderiye ve Roma hem siyasi hem de kültürel olarak öne çıkar. Batıda Roma İmparatorluğu’nun yıkılmasıyla birlikte Avrupa şehirleri uzun bir zayıflama ve gerileme dönemine girmiştir.

Kitap Adı: Şehirlerin Tarihi

Kitap Yazar Adı: Andrew Less

Yayın Direktörü: Gülşen İşeri

Editör: Kadriye Kızıl Güzelkan

Kapak Tasarım: Gilas Coşkun

Sayfa Tasarım: Şenol Alanbay

Sayfa Sayısı: 156

Ebat: 16,5 x 23,5 cm

Tür: Tarih

Kağıt / İç Baskı: III. Hamur Enzo, 52 gr.

Cilt / Kapak: Amerikan Bristol 230 gr

 

₺38,90

Onlar “Cumhuriyet’e katkı verenler.”
Onlar “Cumhuriyet’in Akıncıları.”
Onlar “Türk Devrimi’nin Öncü Savaşımcıları.”
Onlar olmadan, onların öyküleri, yaptıkları bilinmeden ne Atatürk doğru anlaşılabilir, ne Cumhuriyet ne de Türk Devrimi. İstedim ki en başta Atatürk’ün olmak üzere bu Ateşten Adamların aydınlığı yolumuzu yeniden aydınlatsın.
Deneyimli siyasetçi, yazar Namık Kemal Zeybek Ateşten Adamlar’da bağımsızlık yolunda Atatürk’ün yanında yer alan, Türkiye Cumhuriyeti’ne türlü alanlarda katkılarda bulunarak topluma çağdaş uygarlık yolunda öncülük eden ancak bugün adı da yaptıkları da unutulan değerleri anlatıyor.

Namık Kemal Zeybek, yaşı ilerlemiş olanların anımsayacağı, gençlerin örnek alacağı, topluma iyimserlik aşılayacak birbirinden değerli isimleri yeniden hafızalarımıza kazandırıyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 128
En / Boy : 13 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2022
₺32,00

Bilimsel ve çağdaş eğitim kurumlarımızdan biri olan Karşıyaka Kız Muallim Mektebi’nin hikâyesi Türkiye tarihine ışık tutuyor.

Aralık 1914’den 7 Ekim 1949 tarihine kadar birçok öğretmeni yetiştirerek eğitim sistemimize kazandıran Karşıyaka Kız Muallim Mektebi’nde, eğitim tarihimizin idealist yöneticileri ve öğretmenleri görev yapmıştı.

Atatürk’ün üç kez ziyaret ettiği Karşıyaka Kız Muallim Mektebi; Mustafa Necati, Hakkı Baha Pars, Vedide Baha Pars, İsmail Zühtü Kuşçuoğlu, Sabiha Gökçül, Resmiye Boysan, Mustafa Rahmi Balaban, Ahmet Talat Onay, Akif Bibioğlu, Ziya Somar gibi eğitim tarihimizde iz bırakan daha birçok değerli eğitimcinin görev yaptığı ve çağın gereklerine uygun nitelikli eğitim sistemiyle Cumhuriyet Dönemi’nin ilk öğretmenlerini yetiştirmiş, tarihsel kimliği ve manevi değeri olan bir kurumdu.

Yücel İzmirli, Cumhuriyet’in Öncü Gücü: “Karşıyaka Kız Muallim Mektebi”nde bilimsel ve çağdaş eğitim kurumlarımızdan biri olan bu okulun tarihini, sınırlı sayıdaki kaynaklardan yararlanarak titiz bir çalışmayla okurla buluşturuyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 176
En / Boy : 13 / 19
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2022
₺33,75

“Bugün Türk olmak artık suç oldu.”

Sancılı seçim süreçleri, çalındığı iddia edilen oy pusulaları ve kirli referandum sonrası Türk devleti hem ekonomik hem de siyasi krizlere sürüklendi. Covid-19 salgınıyla birlikte Türkiye’de yaşanan devlet krizi, milli birlik krizi, ekonomik kriz ve Suriyeliler başta olmak üzere sığınmacılar krizi daha da derinleşti ve bugün artık ağır bir yaşamsal tehditle karşı karşıyayız. Bu ağır bilançodan iktidar kadar muhalefet de sorumludur.

Mülteci sorununa sıfır toleransla yaklaşan Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, Saray Rejiminin Çöküşü kitabında Türkiye’nin karşı karşıya kaldığı ağır ve çoklu krizi tahlil ederek, Erdoğan’ın ve AKP’nin sebep olduğu siyasal, ekonomik, sosyal ve jeopolitik çöküşten ülkenin daha büyük felaketlere sürüklenmeden nasıl kurtarılacağını, uygulanan liberal ekonomik çözümler yerine karma ekonomi ve planlı kalkınma politikalarının nasıl gerçekleşeceğini anlatıyor. Yaşanan çoklu krizi aşmak için bir yandan muhalefetin duruş ve iradesini tartışırken, diğer yandan Atatürk çizgisinde Türk milliyetçiliği ve bilim-birlik-barış ışığında Türkiye’nin yeni yol haritasını ortaya koyuyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 216
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2022
₺30,90

Senaryo mu, Kırmızı Pazartesi mi?

“Ülkemiz son 20 yılda büyük bir değişim yaşadı. Toplumu derinden etkileyen ve endişeye sevk eden bir tabloyla karşı karşıya kaldık. 

Rejim değişti; hukuk, demokrasi, laiklik tahrip edilerek otoriter bir yönetim kuruldu.
Ben bu durumu ülkemize doğru gelen bir kasırgaya benzetiyorum.
Ülkemize doğru bir kasırga gelirken kim ne yaptı? Ne tür siyasi olaylar yaşandı? Bu kasırganın tahribatını en aza indirecek tedbirler niçin alınamadı ve ülkemiz bu hale nasıl geldi? 
İşte bu sorulara bildiklerim, gördüklerim, tanıklıklarım ve yorumlarım çerçevesinde cevaplar aramaya çalıştım.”

Levent Gültekin, Türkiye’nin son 20 yılının en önemli olaylarını masaya yatırıyor…

CHP lideri Deniz Baykal’ın desteğiyle Recep Tayyip Erdoğan’ın siyasi yasağının kaldırılması, AK Parti’ye kapatma davası açılması, 27 Nisan Muhtırası ve Cumhuriyet mitingleri, Ergenekon/Balyoz davaları, 2010 Anayasa değişikliği, Gezi olayları, Hendek savaşları, 2015 seçimlerindeki tuhaf olaylar, 15 Temmuz Darbesi, 2018 Cumhurbaşkanlığı seçimlerindeki şaşırtıcı oyunlar…

Yaşanan olayların akışındaki bütünlük, bu akışı bozacak her engelin ustalıkla ortadan kaldırılması, kimi muhalif siyasi aktörlerin bir andaki tutum değişikliği akla iki ihtimali getiriyor: Ya herkesi oyuncuya dönüştüren bir senaryo var ve ustalıkla uygulanıyor ya da Gabriel García Márquez’in Kırmızı Pazartesi romanına benzer bir durum yaşıyoruz. Yani kasabada bir cinayet işleneceğini herkes biliyor ama kimse bir şey yapmıyor ve sonunda o cinayet işleniyor.

Bütün bu olayların arka planı bize, bundan sonra neler olabileceğinin işaretini de veriyor. Bu kitap bir anlamda Türkiye’nin Ortadoğululaştırılma sürecini hikâye tadında anlatıyor. Kasırga, okuru, yaklaşan tehlikeye karşı uyarmak üzere kaleme alındı… Bu gidişatı durdurmak, ülkemizi yeniden herkes için yaşanabilir bir ülke haline getirmek için…


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 256
En / Boy : 13 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2022
₺48,38

Türkiye ve dünyadaki derin siyonizm ağını okumaya hazır mısınız?
Osmanlı'ya göç eden Yahudilerin tehlikeli bankerlere dönüşmeleri.
Osmanlı'yı yıkıma götüren Yahudi okulları ve bu okulda okuyan Milli Eğitim Bakanı ve Cumhurbaşkanı.
Türkiye'nin kurulmasında ve inşaasında yer alan siyonistler ve Yahudiler.
Avrupa ülkelerini saran Yahudi zenginler ve şaşırtan Türkiye bağlantıları.
Dünyayı tehdit eden ABD'deki Yahudi Lobisi, adamları ve hayret veren kirli faaliyetleri.
İsrail de dahil KÜRESELCİLERİN bağlı olduğu en baş siyonist örgüt B'nai B'rith.
B'nai B'rith'in Türkiye'deki kurumları ve adamları.
Türkiye'deki Yahudi zenginler ve Türkiye'deki İsrail.
Emmanuel Macron ve Wilders'in siyonizm bağlantısı. Amerika ve Rusya'daki siyonizm.
MOSSAD'ın kuruluşu, MOSSAD darbeleri ve şaşırtan faaliyetleri.
İsrail ve siyonizmin Afrika ülkelerini saran kuşatması ve darbeleri.
Siyonist Evanjelizm Tarikatı'nın ABD, Türkiye ve Ortadoğu'daki şok operasyonları.
Rothschild'ın Osmanlı'yı yıkması ve Türkiye'deki sinsi işleri.
Siyonizmin Kıbrıs kuşatması, Çanakkale Savaşı'ndaki siyonistler ve İsrail'in kuruluşu.
Hitler'in siyonistlere yaptığı yaptığı hizmet ve gizli anlaşma.
İsim isim, kurum kurum, şirket şirket, siyonizmin anlatılmayan küresel ağı ve daha fazlası ''DERİN İSRAİL'' kitabında sizi bekliyor...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 296
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2022
₺36,00

Şunu çok net bir biçimde ifade edebilirim ki
biz köprüyü geçtik.
Evet!
Türkiye Cumhuriyeti olarak biz artık köprüyü geçtik.

Çok da uzun bir süre kalmadı; 2030 yılını dahi bulmadan ekonomik ve refah düzeyi olarak ülke tarihinin en güçlü dönemine gireceğiz...

Kişi başı gelir, cari denge, istihdam ve üretim anlamında dünyanın en gelişmiş ülkelerinden biri olma sürecimiz başlayacak.

Tarihten aldığı büyük mirasla... Üç kıtanın kesişim noktasındaki jeopolitik ve jeostratejik konumuyla... Özellikle son 20 yıldır konsolide ettiği bölgesel ve küresel tecrübeyle... Sahip olduğu güçlü liderlikle... Ulaşımdan savunma sanayiine, ekonomiden enerjiye inşa ettiği sağlam altyapı ve kapasitesiyle...

Türkiye bu tasavvuru ortaya koyabilmeye namzet en önemli ülkelerden biri olacaktır.

₺40,00

• Erbakan 28 Şubat Davası’na neden karşıydı? Atatürkçü askerlerin sanık olduğu kumpas davalarına neden destek vermedi?
• 28 Şubatçıların Erbakan’ı istifa ettirdiği iddialarını çürüten resmi belgeler... Erbakan-Çiller protokolü, Erbakan’ın Demirel’e verdiği istifa mektubu ve sürecin tanıklarının açıklamaları…
• “28 Şubat sürecinde baskı görmedik” diyen AKP kurucusu…
• Çevik Bir’in “demokrasiye balans ayarı yaptık” dediği yalanı nasıl ve nerede imal edildi?
• Polisin gözaltına aldığı Aczmendilerin “asker tarafından korunduğu” yalanını söyleyen Cumhurbaşkanı Başdanışmanı…
• 28 Şubat’ın FETÖ’yü nasıl “tekmelediği ve yumrukladığının” belgeleri… Güven Erkaya’nın saptadığı ve ihraç ettiği 12 kişilik FETÖ çelik çekirdeği…
• 28 Şubat’ta Karadayı’nın Özel Kalem Müdürü olan Hulusi Akar neden suskun? FETÖ davalarında kimler Akar’ın tanıklığını ve dinlenmesini istedi?
• Çevik Bir’e mal edilen “post-modern darbe” tanımını aslında hangi gazeteci kullanmıştı?
• Sincan’daki tankların komutanı neden mahkemeye çağrılmadı?
• FETÖ Mahkemesinin 28 Şubat Davası’na “müşteki” olarak dahil ettiği o isimlerin hikâyeleri…
• 28 Şubat Davası’ndaki FETÖ izleri…
• SADAT davaya nasıl müdahale etti?


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 176
En / Boy : 13.7 / 23
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2022
₺59,90

AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan ve ekibi, “Beşli Çete” aracılığıyla ülkemiz birikimlerinin büyük bir bölümüne yolsuzluk yoluyla el koymuş durumda. Örnek olması açısından kitapta detaylarıyla yer bulan temel bir veriyi sizlerle paylaşmak istiyorum: “Beşli Çete’nin 2021 yılı sonuna kadar kamudan aldıkları kamu ihale bedellerinin toplamı yaklaşık 150 milyar dolar civarında…”

CHP Mersin Milletvekili Ali Mahir Başarır, “Beşli Çete” kitabıyla, bu el koyma pratiğinin tarihsel bir dökümünü yapıyor. Türkiye ekonomi tarihi açısından da referans olacak içerikte bir çalışma sunuyor.

Kemal Kılıçdaroğlu
CHP Genel Başkanı


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 224
En / Boy : 13.7 / 23
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2022
₺63,90

"Uluslararası İlişkiler Tahlilleri" daima ilgi çekici ve faydalı olacaktır. Elinizdeki bu kitap, küresel ve bölgesel politikaları anlamada bir adım ileri gidebilmemiz için derlenmiş makalelerle bize bölgeden küresel politikaya bakış çerçevesi sunuyor. Jeopolitik; geri döndü, bununla birlikte üstelik artık sadece donanmaları, orduları ve hava gücünü değil, üzerinde farklı rekabetlerin gerçekleştiği mesele alanlarını da kapsıyor. Orhan Karaoğlu'nun derlediği bu çalışma; mezhep siyaseti, özel askeri şirketlerin operasyonları, terör örgütleri'nin vekilleştirilmesi, enerji kaynak ve geçiş yolları rekabeti, insani müdahale ve çatışma sonrası yeniden yapılanma gibi konuların önce bölgesel sonra da küresel jeopolitiğin nasıl konusu olduğunu gösteriyor, bunu da Türkiye, Suudi Arabistan, İran, İsrail gibi bölge devletlerinin güvenlik strateji ve politikalarına atıfta bulunarak yapıyor. Kapsayıcı bir çalışma olarak, uluslararası ilişkileri anlamak için okumaya başlayanlara da iyi bir kılavuz niteliğindedir.

-Prof. Dr. Nurşin Ateşoğlu Güney

Uluslararası ilişkiler çalışmaları eskinin ya da yeninin hüküm sürmediği bir döneme girmiştir. Uluslararası ilişkiler; konular, aktörler ve olaylar arasında bazen işbirliği genellikle çatışma ama her zaman etkileşim olan karmaşık bir dünya sunar. Elinizdeki çalışma söz konusu karmaşıklığı yakından tahlil ederek uluslararası ilişkilerin farklı yönlerine ışık tutma amacı taşımaktadır.

-Prof. Dr. Çağrı Erhan


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 256
En / Boy : 16.5 / 24
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2019
₺49,50

Tarih boyunca İran coğrafyası radikal değişiklikler ve gelişmelere evsahipliği yapmış bir havza olmuştur. Kadim ve derin bir medeniyete sahip olan İran günümüzde de ilgi çekici özelliğini korumaktadır. 1979 yılında gerçekleşen İran Devrimi, 20. asrın en mühim olaylarından biri olarak karşımıza çıkmış, İran’ın adını “İran İslam Cumhuriyeti”ne dönüştüren İran Devrimi, İslam dünyasının yanı sıra uluslararası politikada ciddi ses getirmiştir. İran, sosyal bilimlerin birçok alanında dünyada ve ülkemizde farklı perspektiflerden anlaşılmaya çalışılan ve halen de çalışılmaya devam edilen bir ülke olmuştur.

İslam bize önce bilip sonra inanmamızı tavsiye eder. İran’ı bilmek, tanımak ve doğru anlamak sadece ülkemiz ve Ortadoğu açısından değil, İslam dünyası ve insanlık tarihi bakımından da oldukça mühimdir. Bu çalışma İran’ı her yönüyle akademik olarak ve disiplinler arası bakış açısıyla ele alan ve anlama çabası içine girmiş temel bir kaynak niteliği taşımaktadır. Prof. Dr. Hasan Onat İran’da 1980 başlarında devrimin gerçekleştiği dönemde klasik uluslararası ilişkiler bilgileriyle ne olup bittiğini anlamamız epeyi zaman almıştı. Geçmişte büyük bir imparatorluğun sahibi olarak, Ortadoğu ve Asya ekseninde büyük bir medeniyet yaratan ve bölgenin tarihine katkısı bulunan bir ülke olan İran’ın yapısı, Türkiye’nin değişik üniversitelerinden katkı yapan akademisyenlerin ve İran uzmanlarının çabasıyla, ilk defa kapsamlı bir şekilde ele alınıyor.

İran; tarihi, siyaseti, toplumsal ve dinsel yapısı, kültür, sanat ve medyası ile ilk defa bir bütün olarak gözler önüne seriliyor. Sosyal bilimlerin çeşitli dallarındaki öğrenciler, araştırmacılar, diplomatlar ve uluslararası ilişkiler akademisyenleri için bir başucu kitabı olacağı görülüyor. Bu eser için harcanan çabayı göz önünde tutarak, eseri yaratanları ve oluşmasına katkı yapanları tebrik ediyorum. Prof. Dr. Hasan Köni İran, bir bölgesel güçtür. Tarihi, Ortadoğu ve dünya politikalarındaki önemi bu ülkeyi ilgi çekici kılmıştır. Türkiye, komşusu İran’ın önemini dış politika değerlendirmelerinde daima göz önünde bulundurmuştur.

Türk diplomasisi de bu ülke ile ilişkilerinde gereken dikkati göstermeyi hiçbir zaman ihmal etmemiş, hem komşumuz olması ve hem de tarihsel ilişkilerimiz nedeniyle çıkarlarımız açısından dikkatle izlenmesi gereken bir ülke olmuştur. Bu nedenle İran’ın her yönüyle anlaşılması için elinizdeki eser hiç şüphesiz önemli bir kaynak niteliğindedir. Konularının uzmanları tarafından kaleme alınmış, İran’daki din-mezhep, iç ve dış politikalar ve kültür ile ekonomi yanında tarihsel geçmiş ve kurumların tahlilini gerçekleştiren çeşitli yetkin makalelerden oluşan bu eser, Türkiye’de İran çalışmalarına katkıda bulunabilecek bir nitelik taşımaktadır. Bu eserin dikkatle okunması halinde İran ile ilgili konular açıklık kazanacaktır. Bu suretle, İran daha iyi anlaşılabilecek, Türk dış politikası bakımından İran’la ilgili değerlendirmelerimiz daha sağlam esaslar üzerinden gerçekleşebilecektir. Böylelikle bu esere katkıda bulunanlar bu önemli ülkeyi aydınlatmaya çalışırken, Türk-İran ilişkilerini daha sağlam bir temele dayandırmaları da mümkün olacaktır. Büyükelçi (E) Prof. Dr. Ali Engin Oba


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 808
En / Boy : 16.4 / 24
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2022
₺110,90

Wael B. Hallaq’ın oldukça basit bir savı var: Temsil ettiği değerlere göre yapılmış herhangi bir modern devlet tanımına göre “İslami devlet” hem bir imkânsızlık hem de çelişkili bir tamlamadır. Bugün Müslümanlar, onları yönlendiren entelektüeller de dâhil olmak üzere, modern devleti kanıksamakta ve doğal bir gerçeklik olarak kabul etmektedir. Ayrıca, erken dönem İslami toplumların vatandaşlık, demokrasi ve oy hakkı kavramlarını geliştirdikleri düşünülür. Bu kitabın temel savı, herhangi bir modern İslami devlet kavramsallaştırmasının tabiatı gereği kendisiyle çelişeceğidir. Müslümanlar bugün dünya nüfusunun beşte birini oluşturuyor ve mademki modernite içinde yaşıyorlar, öyleyse modern projeyi de yaşıyorlar. İmkansız Devlet kitabı, modern İslami devletin beraberinde getirdiği özçelişkilerin, modernitenin ahlaki açmazlarından kaynaklandığını savunuyor. Politik ve ekonomik meseleler, yine bu öz-çelişkiyle ilintili olarak, söz konusu ahlaki açmazın bir türevidir. Yani ahlaki birer mesele olan bu çelişkileri çözmek, aslında politik ve ekonomik problemleri çözmek demektir. Meseleyi daha açık ifade etmek gerekirse, modern Müslüman devletin tabiatındaki çelişkiler –caydırıcı dikey etkisinin ve modern devletin yatay iktidarının yetkinliği aracılığıyla– sadece “modern İslam’ın krizi” olarak tanımlanan olgunun bütün boyutlarını yakalamakla kalmaz, ayrıca dünyamızdaki modern projenin ahlaki boyutlarını da baştan sona ele verir. Bu sebeple İmkansız Devlet, politika ve hukuka dair bir yorum girişiminden ziyade, ahlaki düşünce üzerine bir deneme olarak değerlendirilmelidir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 316
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2019
₺40,50
₺45,00

İslam Dünyası Fikri özgün ve önemli bir kitap. Cemil Aydın, modernliğin hem Müslümanların dünyadaki evrensel rolleri üzerine kendi algılarını, hem de onların dünyadaki yeri üzerine bizim algılarımızı nasıl şekillendirdiğini görmek için evrensel bir mercek sunuyor.

–3. Edmund Burke

Cemil Aydın, “İslam dünyası”na bakış açımızın nasıl oluştuğunu ve geliştiğini sorguluyor ve bu ifadenin günlük söylemlerimizdeki önemine nasıl kavuştuğunu bizlere gösteriyor. Sekiz muhteşem bölümde, belirli bir tarihsel ve siyasal çerçevede İslamı bir kültür ve uygarlık geleneği olarak ele alıp, İslam dünyasının anahatlarını çiziyor.

–Ebrahim Moosa


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 336
En / Boy : 13.5 / 19.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2022
₺64,78

• İlk kez yayımlanan SADAT’ın eğitim kampı fotoğrafları... Hangi ülkelerde eğitim kampları var? Eğitmenler kim? SADAT gayri nizami harp eğitiminden suikast eğitimine, kimleri ve hangi grupları eğitiyor?

• SADAT Kurucusu Adnan Tanrıverdi, 15 Temmuz darbe girişiminden birkaç ay önce Genelkurmay Karargâhında hangi generalle neler konuştu?

• SADAT’ın “İslam Ordusu” projesi nerede, nasıl, kimlerle pişirildi?

• 28 Şubat kumpas davasının iddianamesini SADAT’ın yan kuruluşu ASDER’in avukatı mı hazırladı? FETÖ kumpaslarında tanık olan SADAT’çı isimler...

• SADAT’ın 14 kurucusundan kaçı 28 Şubat’ta “Fethullah Gülen Tarikatı” ile irtibatlı olduğu için TSK’den ihraç edilmişti? SADAT’ın kaç eğitmeni ve uzmanı cemaat üyesi olarak saptandı? SADAT’ın yan kuruluşu olan ASDER’in hangi kurucuları Gülen cemaati üyeliği nedeniyle ordudan atılmıştı?

• Askeri öğrenci mülakatlarında yaşanan sorunlar, Genelkurmay belgesine nasıl yansıdı? Tarikatlar adım adım TSK’ye nasıl doluyor?

• Ordudaki terfiler için hazırlanan listeler: Yeşil liste, iktidara yakın isimler. Beyaz liste, itaat eden, zararsızlar. Kırmızı liste, AKP’ye yakın olmayan isimler...

• TÜGVA’da hangi SADAT’çı eğitim veriyor?

• SADAT’ın Suriye-Libya hattındaki rolü... Suriye’ye giden TIR’larının öyküsü...

• İlk kez yayımlanan raporlarda, SADAT’ın yıllık kazanç hesapları ve SADAT’ın devlet desteği aldığının belgesi...

• SADAT raporlarına ismi giren Bülent Arınç, katıldığı toplantıları ilk kez bu kitap için anlattı.

“Özel Savaş” şirketi SADAT’ın sır perdesi aralanıyor, Gölge Ordu’nun bilinmeyenleri aydınlanıyor...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 168
En / Boy : 13.7 / 23
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2022
₺44,90

"Berlin Duvarı yıkılırken Türklerin yaşadıklarının bir kitabı olmalıydı. Bu tarihi sürece tanıklık edenlerin hikayesi, gazete kupürlerinde kalmamalıydı. .. " Berlin Duvarı Yıkılırken Türkler, gazeteciliginin son 32 yılını Berlin'de, Batı Yakası'nda sürdüren, duvarın yıkım zamanlarını ve kahramanlarını anlatmayı misyon olarak gören bir gazetecinin kaleminden çıktı. Kitap, 1989 yılında Beri in Duvarı'nın yıkılması sırasında yaşananları aktarıyor.

Duvarın yıkılmasının geleneklerine baglı Almancı Türklerin sosyoekonomik yapısını nasıl etkiledigini, buna hangi çözümlerle karşılık verdiklerini ve bu süreçteki birbirinden ilginç, komik, trajik olayları anlatıyor. Kitap okuyucuyu geçmişe dogru bir yolculuğa çıkarıyor. Almanya Başbakanı Angela Merkel'e lokumlu bayram ziyareti, Tayyip Erdoğan'ın borcu, Emine Erdoğan'la bir siyasetçi eşi olarak yapılan ilk röportajın hikayesi; Şener Şen, Sezen Aksu, Tuncel Kurtiz, Bülent Ersoy, lbrahim Tatlıses gibi Berlin'e yolu düşen ünlülere dair anılar ... Kitapta bu yolculugu renkli ve ilginç kılan çok şey var ... Biraz belgesel biraz da Almanyalı Türkler'in tarihine not düşmek niyetine! Bu kitabın yol hikayesi böyle başladı.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 200
En / Boy : 16.5 / 24
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2021
₺76,80
₺96,00

Propaganda aşağıdakilerin tümüdür:
Kurnazların işlettiği devasa bir mekanizmadır.
Beyin avcılarının mostrasıdır.
Kandırma ve yalancılık sanatıdır.
Amacı doğruluk değil, iknadır.
Gündelik sersemleştirme faaliyetidir.
Öğüterek, boyun eğmeyi kolaylaştırır.
Gücünü insanın zaaflarından alır.
Halk, onun ne istediğini bilmeyen parçasıdır.
Bakır yeteneklerden altın adamlar yaratır.
Dünyayı, düş görenlerin sırtında taşıtır.
Umutları ve hayalleri sokağa yayar.
Kitle hareketlerinin gözde silahıdır.
Her tarafı kaplayan yabani otlardan farksızdır.
Propagandanın muhteşem ilkesi şudur:
“Karşınızdakine derin bir arzu uyandırınız. O her şeyi kendiliğinden yapar...”


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 112
En / Boy : 13.7 / 21.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2022
₺27,90

• Melih Gökçek’in istifa ettirilme sürecinde, yerine geçmesi için Erdoğan’a önerdiği iddia edilen isim “FETÖ abisi” miydi?
• Ankara Ticaret Odası (ATO) seçimlerinin perde arkası…Melih Gökçek’in ATO oyunları… Gidip gelen listeler, istifa etmesi istenenler…
• FETÖ itirafçısı, Gökçek’in atadığı FETÖ’cüleri isim isim açıkladı…
• Nihat Hatipoğlu’nun kardeşi, Gökçek’in en yakınındaki isme nasıl rüşvet verdi?
• Belediyeden çıkarılan FETÖ’cüler hangi üniversiteye, hangi kadrolarla yerleştirildi?
• Gökçek’in belediyeyi neredeyse birlikte yönettiği o dört FETÖ’cü isim kimdi?
• FETÖ Ankara’yı nasıl parselledi? 4 mütevelli bölgesi yöneticileri kimlerdi? Keçiören, Çankaya, Sincan ve Altındağ mütevelli bölgelerinin alt bölgeleri nerelerdi? Onların yöneticileri kimlerdi? Bu isimlerin Melih Gökçek’le ilişkileri nelerdi?
• Belediyeden FETÖ’ye himmet hangi yollarla aktarılıyordu?
• Melih Gökçek’in Mansur Yavaş’a kurduğu o kumpasın tüm ayrıntıları…
• Erdoğan’ı nasıl tehdit etti?
• Melih Gökçek’in istifa ettirilmesinden bir ay önce Nevin Gökçek’in evine aldığı mobilyalar nasıl belediyeye ödettirildi?
• Gökçek istifa etmeden aylar önce aktarılan milyonlar…
• 36 metrekarelik stant için 25 kişi Cidde’ye nasıl gitti?


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 160
En / Boy : 13.7 / 23
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2021
₺44,90

Sedat Peker’in, kendisinin de içinde yer aldığı Susurluk skandalından 25 yıl sonra gelen ifşa ve itirafları, Türkiye’nin ‘mafya-siyaset-devlet’ üçgeni içinde dipsiz bir bataklığa dönüştürüldüğünü ortaya koydu.
Dünya tarihinde görülmemiş bir skandallar zinciriydi.
Gazeteci cinayetindeki tetikçi arayışları…
Yüz milyonlarca dolarlık kara para transferleri…
Kara para ile çökülmüş lüks otellerdeki siyasiler, bürokratlar, mafya babaları ve oligarklar…
Satılık mahkeme kararları, adli tıp kurumu raporları…
Milyonlarca dolarlık rüşvet görüşmelerinin ses kayıtları…
Siyasetçi otomobillerinin bagajlarına yüklenen paralar…
İstanbul sokaklarında kasalarla taşınan kalaşnikoflar…
Devletin damarlarında gezen milyar dolarlık uyuşturucu…
Sınır ötesine taşınan silahlar…
Onlarca isim, saymakla bitmeyen suçlar…
Ve sonuç: Mafyanın devletleştiği bir ülke. İktidar susarak ve susturarak kurtulmayı denedi. Tek adam rejiminde bütün denge ve denetleme organları yok edilmişti. Ne yargı ne de Meclis harekete geçti. Ne var ki; hayat boşluk tanımadı ve elinizde tuttuğunuz bu eserin müellifleri, Meclis’in yapmadığını yaptı. Deneyimli gazeteci ekibi titiz bir çalışmayla, Peker’in itiraflarını en ince ayrıntısına kadar inceledi, zikredilen olayların tarihsel köklerini ve ilişkilerini deşti. Sonunda ortaya, bir tuğla çekilse yıkılması muhtemel olan kirli, kanlı duvarın, hayli kapsamlı ve güncel bir portresi çıktı. Ve bu kitap sadece okuyup, birbirimize dert yanmak için değil, o tuğlanın çekilmesi için hazırlandı.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 520
En / Boy : 13.5 / 23.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2021
₺51,00

Bu kitap, nicel araştırma yöntemi ve bu yöntemde kullanılan en genel istatistiki tekniklerle birlikte, yürütülmesi planlanan bir bilimsel araştırmada araştırmanın giriş kısmının yazımında nelere dikkat edilmesi gerektiği, araştırmanın amacının nasıl ifade edilmesi gerektiği, araştırma problemi belirlenirken ve ifade edilirken nelere dikkat edilmesi gerektiği, hipotezin ne demek olduğu ve bilimsel bir çalışmada hipotez(ler)in neden belirtilmesi gerektiği, yöntemin neden önemli olduğu ve bu başlık altında araştırma ile hangi alt başlıkların bulunması gerektiği, evren ve örneklem kavramlarının ne olduğu ve neden önemli olduğu, veri toplama araçlarının ne demek olduğu ve bu aşamada nelere dikkat edilmesi gerektiği, veri analiz tekniklerinin neler olduğu ve tekniklerin hangi kriterlere göre belirlendiği, araştırmanın varsayımlarının ne demek olduğu, araştırmanın sınırlılıkları ile neyin ifade edilmesi gerektiği, sonuç ve tartışma kısmının yazımında nelere dikkat edilmesi gerektiği ve son olarak öneriler bölümünün yazımında nelere dikkat edilmesi gerektiğine ilişkin bilgilerden oluşmaktadır. Bu kitabın hedef kitlesini öğretmenlerle birlikte, lisans ve lisansüstü öğrencileri ve bilimsel araştırma konusunda bir başlangıç ve referans noktası belirlemeyi düşünen herkes oluşturmaktadır. Kitabın alana katkı sağlaması ve tüm ilgililer için yararlı bir kaynak olması dileğiyle. . .


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 104
En / Boy : 16 / 23.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2021
₺37,80

Siyasal sistemlerin biçimsel çerçevesi, ilgili ülkenin anayasası ve yasalarınca belirlendiğinden, siyasal rejimin genel özellikleri ve işleyişi konusunda belirli ölçüde fikir sahibi olunabilmektedir. Ancak bir ülkenin anayasa ve bazı temel yasaları yanında o ülkenin tarihi, coğrafi, sosyal, kültürel ve ekonomik özelliklerine, siyasal partilerine, parti sistemine, seçim sistemine, baskı ve çıkar gruplarına da bakmak, siyasal sistemin o ülkedeki işleyişi konusunda daha doğru, daha tutarlı analiz yapabilme düzeyimizi daha da arttırabilecektir.
Bu çalışma; birbiriyle belirli ölçüde bağlantılı, belirli ölçüde bağımsız iki ciltten oluşturulmuştur. Bu ilk ciltte; devlet, devlet kuramları, devletin unsurları, demokrasi, yasama, yürütme, yargı, seçim, seçim sistemleri, baskı ve çıkar grupları ile parti sistemleri kuramsal açıdan ele alınmaktadır. Daha sonra siyasal rejimler ve alt türevlerine uygun düşecek ülke uygulamalarına yer verilmektedir. Güçler birliğine dayalı sistemlerden Meclis Hükümeti Sistemi’ne kısmi örnek olarak İsviçre uygulamasına yer verilmektedir. Güçler ayrılığına dayalı siyasal sistemlerden parlamenter sistemlerin Meşruti Monarşili Parlamenter Sistem örneği olarak İngiltere, İsveç ve Suudi Arabistan ülke uygulamalarına ve Cumhuriyetli Parlamenter Sistem örneği olarak Almanya, İtalya ve Güney Afrika Cumhuriyeti ülke uygulamasına yer verilmektedir.

İkinci ciltte ise güçler ayrılığına dayalı sistemlerden yarıbaşkanlık sistemlerinin beş alt türevi ile ilgili 10, başkanlık sistemlerinin alt türevleri ile ilgili 4 farklı Başkanlık Sistemi’ne ve Türkiye'deki Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne yer verilecektir.
Okuyucuya yararlı olması dileğiyle...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 400
En / Boy : 16 / 23.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2020
₺81,90

After the Cold War, International Relations has seen a resurgence of interest in the study of regional powers. Scholars have been paying increasing attention to regional powers as important actors in world politics and studying their foreign policy, but few if any studies have discussed the behaviors of regional power comprehensively and comparatively. The purpose of this book is to gain a better understanding of regional power foreign policy strategies and behaviors by analyzing them comprehensively and comparatively. Unlike previous studies on cooperation and conflict within regions, this study focuses on the reasons for the strategic tendencies and motivations of regional hegemons and great powers and their effects on regional cooperation and conflict. Moreover, departing from Hegemonic Stability Theory, this book also aims to explore similarities and differences between regional and global hegemonic foreign policy strategies.


Basım Dili : İngilizce
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 154
En / Boy : 16 / 24
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 3.2021
₺57,60

Komplo teorilerine kimler inanır?
Bazıları komplo teorilerine inanmaya neden başkalarından daha yatkındır?
Böyle inançların sonuçları nelerdir?
Gerçeğe dönüşen bir komplo teorisi hiç oldu mu?
Komplo Teorilerinin Psikolojisi, komplo teorilerini politikadan iş hayatına kadar uzanan geniş sosyal bağlamlarda inceleyerek, bu inançların çağımıza özgü olduğu efsanesini çürütür. Bu kitapta, bazılarının komplo teorilerine inanmaya başkalarından daha yatkın olmalarının sebeplerini, komplo teorilerinin tanımlanabilir ve tahmin edilebilir psikolojik süreçlerle nasıl üretildiklerini anlatacağız.
11 Eylül terör saldırıları ve iklim değişikliği gibi örnekleri de sunan Komplo Teorilerinin Psikolojisi, bu gibi inançların her zaman mantıksız olmadığını, patolojik olmaktan uzaklığını ve bireylere, toplumlara zarar verebileceğini göstermektedir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 120
En / Boy : 12.5 / 19.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2021
₺26,56

Devlet; özel, önemli ve karmaşık bir terminolojik alandır. İçinde yaşadığımız kara parçası üzerindeki politik örgütlenmeden çok daha ötesidir. İnsan üzerindeki belirleyiciliği, konuyu her daim dinamik bir alan olarak tutmaktadır. Binyıllardır hayatımızı, hayallerimizi, planlarımızı ve davranışlarımızı doğrudan şekillendirdiği gibi sosyal bilimlerin neredeyse tüm spesifik alanlarına da dolaylı olarak dokunmuştur. Bu beşerî örgütlenme hakkında çok sayıda eser yazılıp çizilmiş; belgeseller, diziler ve filmler çekilmiş; görsel, işitsel ve sosyal medyadaki tartışmalara konu olmuştur. İnsan var olduğu sürece, adı ve biçimi ne olursa olsun sistemli örgütlenmeler de varlığını sürdüreceğinden, binlerce yıldır süren devlet tartışmalarının gelecekte de süreceğinden şüphe edilmemektedir.

Bu eserde devlet terminolojisi, genel ve öz bir biçimde açıklanmaya çalışılmıştır. Devlete ilişkin temel tanımlamalar sunulmuş, devletin tarihsel gelişimi ortaya konmuştur. Kavrama yönelik felsefi ve ideolojik bakış açılarına yer verilmiştir. Devletin kökeni, rolü/işlevleri, organları, kurumları ve yapılanması, analitik ve kategorik bir yöntemle sunulmuştur. Devlete ilişkin temel belli başlı kavram, kuram ve yaklaşımlar derlenerek kavramın makro düzeyde daha anlaşılabilir kılınmasını sağlamak amaçlanmıştır.

Politika, sosyoloji, felsefe, ekonomi ve tarih alanlarına temas eden bu kitap, ilgilenenlere genel bir terminolojik perspektif sunma potansiyeline sahiptir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 104
En / Boy : 13.5 / 19.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2021
₺39,60

Mimari dil; kültürel, ekonomik, sosyal vb. çok farklı etkenin mimarlık ürününe yansıması ile meydana gelmektedir. Politika, bu alanların tümünü etkileyen üst yapı kurumu olarak mimari ürünün oluşumundaki en önemli girdilerden biridir. Bu nedenle yapılı fiziki çevrenin politik bir içerik taşıdığı ya da toplumu yönlendiren iktidarın, kendini yansıtma, topluma anlatma biçimlerinden birinin de mimarlık alanı olduğu söylenebilir. Bu bağlamda denebilir ki kamu yapıları başta olmak üzere tüm mimari oluşumlarda politikanın etkisi okunabilmekte, mimarlık ve politika beraberce yapılı fiziki çevreyi oluşturmaktadır. Devletin özellikle en temel işlevi olan ekonomik çıkarları doğrultusunda desteklediği yatırım alanlarında bu etkileşim cok daha güçlü bir biçimde ortaya konabilmektedir. Bu çalışma temelinde esas sorun, önemli bir girdi olarak politik yaptırımların mimariye dolaylı ve dolaysız etkilerinin ortaya konması olmuştur. Ülkemiz özelinde, tarihsel süreçte önemli yatırım alanlarından birini oluşturan “turizm konaklama yapıları” aracılığı ile mimarlık - politika ilişkisinin irdelenmesi Cumhuriyet Dönemi genel mimarlık ortamı için de önemli ip uçları barındırmaktadır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 242
En / Boy : 13.5 / 21.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2020
₺55,80

İran, bilhassa Orta Doğu'da üstlendiği iddialı rol ile ve Şii dünyasında yürüttüğü müdahaleci misyonla dikkat çekmekte ve dünya gündeminde geniş bir yer tutmaktadır. Aslında İran'ın dış dünyadaki ve uluslararası arenadaki görünümlerini buzdağının görünen kısmı olarak değerlendirmek yanlış bir yaklaşım olmayacaktır.

Acaba nevi şahsına münhasır bu teokratik Şii devleti nasıl bir süreç sonucunda kurulmuş, hangi sosyal ve siyasi dinamikler etrafında şekillenmiştir? Modern dünyadaki bu tek Şii devletin siyasi görüşü ve stratejik hedefleri hangi ideolojik temellere dayanmaktadır? Tarihî süreçte yaşadığı büyük kırılmalar, iç olaylar ve dış gelişmeler bugünkü İran devletinin ve siyasi toplumunun yapısını nasıl etkilemiştir?

Bu kitapta, İran'ın sosyal yapısı ve siyasi sistemi geçmişten bugüne çok yönlü bir perspektifle ve olabildiğince dengeli ve ilmî bir bakış açısıyla analiz edilmeye çalışılmıştır


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 232
En / Boy : 13.5 / 21.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2020
₺67,50

Değişen zaman kendi savaş tarzını da beraberinde getirmiştir. Savaşın gerçekleştiği ortam, savaşan sayısı, savaşan gruplar ve silahlar zaman içerisinden değişikliğe uğramıştır. Zaman içerisinde savaşlar; milyonlara varan kişinin ölümüyle sonuçlanan, devlet kuran, devlet yıkan, bir tek bombayla on binlerce kişiyi öldürebilen bir boyuta ulaşmıştır. Çağımızın savaş yöntemi “Asimetrik Savaş” kavramıyla ifade edilmektedir.
İstihbarat, kuşkusuz ilk insanlardan beri çeşitli şekillerde ve amaçlarla gerçekleşmektedir. Haber ağları oluşturma, düşman hakkında bilgi toplama, halkın arasına karışma, kılık değiştirme, casus elde etme gibi yöntemler, çok eski dönemlerden beri varlığını sürdürmektedir.
Kitap iki bölüme ayrılmıştır. Birinci bölümde; savaşın gelişimi, günümüze kadarki süreçte savaş tarzları ve özellikleri, devamında da asimetrik savaş ve mücadele yöntemleri konusu incelenmiştir. Bu doğrultuda hücre örgütlenmesi, gerilla savaşı tanımlandıktan sonra çeşitli teorisyenlerin gerilla teorilerinden örnekler verilmiştir. Yine siber savaş, kimyasal, biyolojik, radyolojik ve nükleer savaşlarla hibrit savaşlar değerlendirilmiştir. Bölümde ayrıca asimetrik savaşa karşı alınabilecek önlemler incelenmiştir.
İkinci bölümde ise istihbaratın kavramsal özellikleri ile birlikte istihbaratın tarihi gelişimi; günümüzde istihbarat elde etme yöntemleri ve kullanımı inceleme konusu edilerek tartışılmıştır.
Kitapta; alana ilgi duyan öğrenci ve akademisyenlerle birlikte güvenlik güçlerine teorik bir destek sağlamak, bu sayede ulusal ve uluslararası güvenlik politikalarına destek olmak hedeflenmektedir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 104
En / Boy : 13.5 / 21.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2020
₺32,40

Dünya tarihi incendiğinde, genellikle bütün savaşların enerji üzerine şekillendiği yani ülkelerin enerji kaynaklarına sahip olabilmek için büyük bir rekabet içerisinde oldukları görülmektedir. Çünkü ülkelerin ekonomik olarak büyümeleri, kalkınmalarını sürdürebilmeleri ve ekonomik olarak dışa bağımlılıklarını azaltmaları, sahip oldukları enerji kaynaklarını verimli kullanmakla ilişkilidir. Diğer yandan dünyada artan nüfus, modernleşme, teknolojik gelişme gibi nedenlerle enerji talebinin artması enerji kaynaklarına olan ihtiyacı yani enerji arz güvenliğini stratejik bir konuma yükseltmektedir. Enerji arz güvenliği dünya için önemli olduğu kadar Türkiye'yi de yakından ilgilendirmektedir. Bu açıdan Türkiye'nin, mevcut kaynaklarını verimli kullanması ve dışa bağımlılığını azaltması için neler yapılabilir olduğunu detaylı olarak incelemek önem arz etmektedir.

Bu kitapta; yenilenebilir, fosil ve çekirdek enerji kaynaklarının ülkemizdeki mevcut durumu dünya geneli ile karşılaştırılmış, kullanıldıkları alanlar detaylı bir biçimde incelenmiştir. Bu kapsamda Türkiye'de enerji kaynağı potansiyellerinden; petrol (sıvı), doğal gaz (gaz), kömür, linyit, kaya gazı, nükleer, yakacak (odun), hidrolik (sıvı), rüzgâr, güneş, jeotermal (sıvı, gaz), okyanus ve gelgit (sıvı) ve biyogaz (katı, sıvı) üzerinde odaklanılmıştır. Ayrıca ülkemizde yoğun rezervleri bulunan bor madeninin enerji kaynağı olarak kullanılması ve son zamanlarda dünyada enerji kaynağı olarak üzerinde durulan hidrojen enerjisinin ülkemizde hızlı bir şekilde faaliyete geçirilmesi üzerinde durulmuştur. Diğer yandan, Türkiye'deki fosil ve yenilenebilir enerjiye dayalı kurulu güç ve buna karşılık üretilen enerjisi karşılaştırmalı olarak incelenmiştir. Ayrıca ülkemizde kurulu enerji santrallerinin genel potansiyelleri ve ana şebekeye katkıları, enerji üretiminin verimliliği, enerji üretim teknolojisinin gelişimi, temiz çevre ve temiz enerji konularında birtakım önemli noktalara değinilmiştir. Bu açıdan, enerji kaynaklarının verimli şekilde değerlendirilmesiyle ülkemizdeki enerji açığında yaşanan sorunlar minimuma indirgenecek ve enerji arz güvenliği tehdit olmaktan çıkacaktır. Böylece ülkemizde var olan enerji sorunu nispeten çözülecek ve enerji konusunda dışa bağımlılık azalmış olacaktır.

Enerji yatırımlarına önem veren ülkeler ancak aydınlık yarınlara ulaşabilir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 290
En / Boy : 16 / 23.5
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 4.2020
₺115,20

Modernlik ve dezavantajlı gruplar arasındaki ilişkiyi ele alan ilk çalışma olması bakımından önemli olan bu kitap; modernliğin insan yaşamına olumsuz etkilerini ortaya çıkarmayı, dezavantajlı gruplar bağlamında değişimi incelemeyi ve modernliğin farklı olanı dışlayan, ötekileştiren yüzünü göstermeyi amaçlamaktadır. Kitabın birinci bölümünde; modernliğin getirdikleri, sömürü ve savaş, gelir dağılımındaki adaletsizlik ve tüketim merkezli bir yaşam sunumu konuları üzerinde durulmuştur. İkinci bölümde; modernliğin yıktıkları olarak modernlik ve aile, modernlik ve din konuları incelenmiştir. Üçüncü bölümde ise modernliğin mağdurları olarak dezavantajlı gruplar çerçevesinde engelliler, çocuklar, gençler, yaşlılar, göçmenler, işsizler ve yoksullar ele alınmıştır. Dezavantajlı gruplar bağlamında sosyal politikaların ortaya çıkışı ve toplumsal değişim neticesinde bu grupların günümüzde yaşadığı sorunlar ve çözüm önerileri üzerinde durulmuştur. Kitap, bir anlamda toplumsal değişimin ve buna bağlı olarak modernliğin ortaya çıkardığı yaşam tarzının dezavantajlılar bağlamında sorgulanmasıdır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 189
En / Boy : 13.5 / 19.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2020
₺49,50

Bu kitap günümüzdeki iç savaşların uluslararasılaşmasına dair kapsamlı bir araştırmadır. Uluslararasılaşmış iç savaşlar özellikle de Soğuk Savaş'ın sona ermesi ile 21. yüzyılın en büyük fenomenlerinden biri haline gelmiştir. Bu zamana kadar müdahaleler ya Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi sık sık çıkmaza girdiğinden yapılamamış ya da rakip Blokların Doğu-Batı dengesini korumak ve karşı tarafın etki alanını sarsmak için kullandığı bir araç olarak karşımıza çıkmıştır.

Ancak iki kutuplu dünyanın sona ermesi bir çok yeni neticeyi beraberinde getirmiştir. Örneğin dışarıdan desteklenen siyasi erk sahipleri ve silahlı gruplar maddi desteklerini kaybetmişler; farklı ülkelerin kendilerine özgü ve üzeri örtülü sorunları gün yüzüne çıkmış; ve uluslararası güvenlik gündemine kitle imha silahları, uluslararası terörizm ve etnik sorunlar gibi yeni tehditler girmiştir. Böylelikle, 20. yüzyılın sonunda hem uluslararasılaşmış iç savaşların savaşan tarafları hem de bu savaşların ilgili üçüncü tarafları amaçlarını, hedeflerini ve yöntemlerini yeniden tanımlamışlardır.

Bu kitabın temel amacı, günümüzün uluslararasılaşmış iç savaşlarının düzeneklerini ve muhtelif özelliklerini bahsi geçen şartlar altında açıklayabilmektir. Bunun için savaş literatürünün önde gelen nicel bulgular nitel bir şekilde bir araya getirilmiş ve İçe Doğru ve Dışa Doğru olmak üzere iki farklı uluslararasılaşma modeli oluşturulmuştur. Bu şablonların amacı müdahalelerin ve diğer müdahil olma yöntemlerinin farklılaşan yönelimlerini ortaya çıkarmaktadır. Bu iki kalıp arasındaki temel fark siyasi aktörlerin iç savaşa katılma süreçlerindeki katılım isteğine ya da mecburiyetine dayanmaktadır. Böylelikle uluslararasılaşma sürecinin denk geldiği kategoriye göre üçüncü tarafların motivasyonlarının, amaçlarının ve yöntemlerinin nasıl farklılaştığı gözler önüne serilecektir.

Dahası bu araştırma uluslararasılaşmış iç savaşların birçok boyutuyla ilgilenmektedir: Müdahaleleri uluslararasılaşmanın yegane unsuru olarak kabul etmenin yetersizliği; uluslararasılaşmış iç savaşların tek bir savaş süreci olarak kabul edilmesinden ziyade farklı aşamalara ayrılarak incelenmesinin gerekliliği; müdahalelerin ve diğer müdahil olma yöntemlerinin çatışmalar üzerindeki etkileri; bir çatışma tipinin bir kategoriden diğerine evrimleşmesi... Böylelikle kitapta iç savaşların aktörleri, nedenleri, amaçları ve uluslararasılaştırma metotları gibi farklı boyutlar kapsamlı şekilde ele alınmıştır.

Son olarak, kitapta Afganistan, Demokratik Kongo Cumhuriyeti ve Irak'taki uluslararasılaşmış iç savaşlar tarihi ve sistematik bir bakış açısıyla ele alınmış ve kitabın teorik bulguları bu vakalara uygulanmıştır. Ele alınan örnek olay çalışmaları ile İçe Doğru ve Dışa Doğru Uluslararasılaşma Modellerinin uygulama alanları ortaya konulmuş ve oluşturulan şablonların geçerlilikleri test edilmiştir. Bu vaka incelemeleri ile iç savaşların uluslararasılaşma dinamiklerine dair karşılaştırmalar yapmak mümkün olmuştur.


Basım Dili : İngilizce
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 488
En / Boy : 13.5 / 21.5
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 4.2019
₺87,30

Modern çağda devletlerin ve toplumların yaşadığı değişim süreci, kamu düzeninin korunmasını ve kamu güvenliğinin sağlanmasını giderek zorlaştırmıştır. Küreselleşmenin tüm hızıyla arttığı ve dünyanın giderek küçüldüğü bir çağda, güvenliği tehdit edici unsurlar sadece ülke iç dinamikleriyle bağlı kalmamakta ve dış dinamiklerin de etkili olduğu bir dönem yaşanmaktadır. Toplumlar; kültürel, sosyal, yönetsel ve ekonomik kültürleri yönüyle farklılık göstermekle birlikte bazı küresel olaylar bütün dünyadaki toplumların geleceğini ve güvenliğini etkilemektedir. Avrupa’da meydana gelen bir olay Asya’daki bir toplumun geleceğini ve kaderini değiştirebildiği gibi tam tersi bir şekilde dünyanın geri kalmış bölgelerindeki terör vb. olaylar da gelişmiş ülkelerdeki kamu düzenini ve kamu güvenliğini birincil derecede etkileyebilmektedir.

Bu nedenle, devletler, güvenlik politikalarını sürekli olarak gözden geçirmektedir ve içinde yaşanılan çağa adapte etmeye çalışmaktadır. Bu eser, çok değerli akademisyenlerin katılımı ile ülkemiz Türkiye Cumhuriyeti’nin kamu güvenliği politikaları ve bu alandaki yenilikler başta olmak üzere, Avrupa’da artan terör olayları ve buna bağlı olarak yükselen aşırı sağ hareketlerin tehdit ettiği kamu düzeni ve kamu güvenliği konularını ele almıştır. Bu alanda çalışmalar yapacak araştırmacılara ve akademisyenlere, hem teorik hem de güncel olaylar yoluyla yardımcı bir eser olacağını umut etmekteyiz.

- Prof. Dr. Mesut Hakkı Caşın, T.C. Cumhurbaşkanlığı, Güvenlik ve Dış Politikalar Kurulu Üyesi


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 560
En / Boy : 16 / 23.5
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 9.2019
₺116,10

Terörizm bir çeşit suçtur; bir çeşit tiyatrodur ve bir çeşit savaştır.

Terörizm ve Ülke Dışı Kuvvet Kullanma Hukuku, çok boyutlu terörizm olgusunu ve terörizmle mücadelede kuvvet kullanma hukuku yaklaşımının önemini anlamak ve değerlendirmek için kaleme alınmış temel bir kaynaktır. Bu Kitap, terörizm, terörizmle mücadelede silahlı çatışmalar hukuku ve kuvvet kullanma hukuku (özellikle meşru müdafaa hakkı) esasında yazılmış en güncel, en kapsamlı ve özenle hazırlanmış bir çalışmadır. Kitapta; terörizmin tanımı, boyutları, nedenleri, tarihi, türleri, stratejileri ve mücadele yöntemleri derinlemesine ele alınmakta ve kuvvet kullanma hukuku çerçevesinde teorik açıdan son derece orijinal ve faydalı bilgiler sunulmaktadır. Bu teorik bilgiler, uluslararası örgütlerin ve devletlerin çeşitli olaylardaki uygulamaları ile sınanarak gelecekte terörizmle mücadele açısından faydalı olabilecek sonuçlar çıkarılmaya çabalanmakta ve analizler yapılmaktadır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 363
En / Boy : 16 / 23.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2020
₺74,70

Bu çalışmanın amacı, benzer temelden (aynı dili konuşmak: Fransızca/ Türk Dili) yola çıkan iki uluslararası örgütün; Frankofoni ile Türk Konseyi'nin bağlamını analiz ve mukayese etmektir. Nevi şahsına münhasır bu iki tecrübenin, anlamı bir taraftan tarihi süreç boyunca aranırken diğer taraftan da bugünün perspektifi ile yorumlanmaya çalışılmıştır. Frankofoni'nin kuruluşu Avrupa'nın kolonilerini yitirerek dünya siyasetinin merkezi olma vasfını kaybettiği dönemi işaret ederken; Türk Konseyi'nin kuruluşu ise Soğuk Savaş döneminin ideolojik rekabet ortamının ve iki kutupluluğun sona erdiği dönemin sonrasını işaret etmektedir.

Konuyla alakalı olarak literatür incelendiğinde uluslararası örgütler alanına odaklanan akademik çalışmalar uluslararası ilişkiler disiplini içerisinde önemli bir hacme ulaşmış bulunmaktadır. Frankofoni ile Türk Konseyi'nin bağlamının anlamlandırılması ve mukayese edilmesi amacı etrafında kaleme alınan bu çalışma, söz konusu külliyatın bir bölümü ile paylaşılan sorulara uluslararası ilişkiler ve sosyal bilimlerin ilgili alanlarından teorik perspektiflerle güncel zeminde bir cevap arayışının ürünüdür.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 320
En / Boy : 13.5 / 21.5
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 10.2019
₺67,50

“Sadece beş ülkenin bütün dünyanın kaderini etkileyecek konularda karar vermesi ne ahlaki ne adildir. Dünya beş ülkeden büyüktür.”

Daha Adil Bir Dünya Mümkün
“Adil ve daha sürdürülebilir bir küresel barışın temini için çok kültürlülüğü ve çok kutupluluğu yansıtan bir BM’ye ihtiyaç vardır. Dünya ne tek kutuplu ne de iki kutupludur, ne hâkim bir kültürün ne de birkaç imtiyaz sahibi aktörün kültürel hegemonyası altındadır. Çok kutuplu, çok merkezli, çok kültürlü, daha kapsayıcı ve adil bir dünya inşa etmek mümkündür. Böylesi bir dünya için ilk adres BM’dir. Barışın, istikrarın, adaletin ve etkin küresel yönetişimin yolu, BM’nin reforma tabi tutulmasından geçmektedir. BM reformu ve özellikle Güvenlik Konseyi’nin yapısının yeniden oluşturulması, elbette tüm dünya ülkelerinin uzlaşmasıyla hayata geçecektir.

Biz Türkiye olarak, bu çerçevedeki teklifimizi uzun zamandır ifade ediyor ve tüm ülkelerin tartışmasına açıyoruz. çözüm önerimiz ise ‘Dünya beşten büyüktür’ ifadesinde kendini bulan, BM Güvenlik Konseyi’nin yapısının değiştirilmesini merkeze alan bir perspektifin hâkim kılınmasıdır. Konsey’in kıtaları, inançları, kökenleri ve kültürleri mümkün olan en adil şekilde temsil edecek bir yapıya kavuşturulacak şekilde yeniden yapılandırılması çözüm ve küresel barışın tesisi için devrimsel bir adım olacaktır.”

Recep Tayyip Erdoğan


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 216
En / Boy : 14 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2021
₺38,00

Çağımızın en çok takip edilen ve tartışma yaratan düşünürlerinden biri olan Slavoj Zǐzěk, Adını Söylemeye Cesaret Eden Bir Sol’da ününe yakışır bir biçimde yakın dönemin en önemli konu başlıklarını sıra dışı bir üslupla ele alıyor. Küresel ekonomik kriz dalgasının yarattığı kaostan cinsel özgürlük mücadelesine, sağ ve sol popülizmlerin yükselişinden siyaseten doğruculuğa, Trump dönemi ABD’sinden Çin’de sürmekte olan gerilimlere dek açılan geniş bir yelpazede politik gündeme müdahil oluyor. Bir yanda Katalonya meselesinden hareketle Avrupa’nın “sonunu” tartışırken bir diğer yanda Ortadoğu coğrafyasına, Latin Amerika’ya, Uzakdoğu’ya uzanıyor. Kâh iklim krizini tetikleyen unsurlarla kâh seksbotların gündeme getirdiği etik sorunlarla boğuşuyor. Her bir bölümde sarsıcı önermeler sunmaktan çekinmiyor, çağdaşlarıyla sık sık polemiğe giriyor.

“Komünist müdahalelere ihtiyaç vardır; çünkü kaderimiz, bir seçeneğimiz var şeklindeki basit anlamda değil ama bir kimsenin kendi kaderini seçebileceği şeklindeki daha radikal anlamda, hâlâ belirlenmemiştir” diyen Zǐzěk bugünün dünyasının doğru bir biçimde ancak komünist bakış açısıyla anlamlandırılabileceğini ısrarlı bir biçimde savunuyor.

Elinizdeki kitap Zǐzěk’in bugüne dair sorduğu sorulara, tartışmaya davet ettiği konu başlıklara dair kapsamlı bir koleksiyon. 21. yüzyılda neden ve nasıl bir komünizm sorusuna verilen etkileyici bir yanıt.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 304
En / Boy : 13 / 19.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2021
₺45,60
₺57,00

İlkesi: Hak, hukuk, adalet, vicdan ve tasarruf

• Okul, tebeşir, tahta bilmedikleri köyde o gün köy bekçisi neyin müjdesini veriyordu?
• Ünlü bir karikatüristken niçin Yozgat’ın Sarıkaya ilçesine yerleşti?
• Yoğun bakım odasında niçin ihale pazarlığına girişti?
• İçişleri Bakanlığı’nda valiler toplantısına neden alınmadı?
• Tüm doktorlara gönderdiği mektupta neler istedi, sonunda neler oldu?
• Makam otomobiline niçin binmiyor, yolculuklarını niçin otobüsle yapıyordu?
• Polis minibüste kimlik kontrolü yaparken validen niçin şüphelendi?
• “Niğde’de yiyecek ekmeğimiz bu kadarmış” deyince neler oldu?
• On yılda yapılacak işi, on kuruş harcamadan nasıl bir yılda bitirdi?
• O, niçin bolluk içindeyken kıtlık içinde gibi yaşamayı seviyordu?
• “Tutumlu vali” geliştirdiği modelle nasıl işsizliği bitirdi ve modeli örnek oldu?

Bu soruların cevapları Türkiye’nin “efsane vali”si Refik Arslan Öztürk’ün yaşamında gizli.

Yozgat’ın Akbucak köyünde doğdu, hukuk fakültesini bitirdi; karikatüristlik, kaymakamlık yaptı. Bilecik, Niğde, Erzincan ve Manisa valiliklerinde bulundu. Her yerde halkla iç içe, halkın içinde oldu. Hep tasarruf ve kalkınmayı savundu, kendini eğitim ve çağdaşlaşmaya adadı. Bugün Refik Arslan Öztürk adı görev yaptığı illerdeki tarihi yerlerde, sanayi tesislerinde, bürokraside yarattığı ekolde ve hizmet verdiği binlerce insanın gönlünde yaşıyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 288
En / Boy : 13.6 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2021
₺64,78

“Türk okuru Avrupa Birliği’ne Türkiye sınırına yakın bir yerden, Bulgaristan’dan bakan Krastev’i okuyunca Türkiye’deki geleneksel Avrupa Birliği lobiciliğinin sunduğu Avrupa Birliği’nden farklı bir Avrupa Birliği fotoğrafı çektiğini görecek. Bu değerli çalışmanın Türkçesini yayımlayan Destek Yayınları’nı tebrik ediyorum.”

– Prof. Dr. Ümit Özdağ

Ünlü siyaset bilimci ve fikir insanı İvan Krastev, bu kışkırtıcı kitabında Avrupa Birliği’nin geleceğini ve belki de bir geleceğinin olmama ihtimalini derinlemesine ele alıyor. Kıtada aşırı sağ milliyetçi partilerin yükselişe geçmesiyle ve Birleşik Krallık’ın Brexit planlarıyla birlikte, Avrupa Birliği şimdiye kadar hiç yaşamadığı kadar büyük bir karmaşa ve şüphe içinde.

Krastev, kitapta Avrupa’nın başlıca sorunlarına (özellikle de Ortadoğu, Kuzey Afrika ve Güney Asya’dan gelen milyonları aşkın göçmenin tetiklediği siyasi istikrarsızlığa), sağcı popülizme (özellikle ABD’de yükselen aşırı sağ eylemlere) ve AB’nin doğu kanadındaki üye devletlerin karşı karşıya kaldığı çıbanbaşılarına (Vladimir Putin Rusya’sının oluşturduğu tehdit de dahil) genişçe bir yer ayırıyor. Birliğin parçalanmaya başlaması halinde kıtayı bekleyen kaygı verici siyasi, ekonomik ve jeopolitik geleceği de kritik sorular ışığında irdeleyerek sorguluyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 144
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2020
₺33,60

“Bütün uyuyanları uyandırmaya bir tek uyanık yeter!”

3. Dünya Savaşı senaryosu çok önceden yazıldı, şimdi oynanıyor.

Dünya, eşi benzeri görülmemiş bir kıyamete yaklaşıyor. Üstelik bu yolda yapılan bütün planlar tıkır tıkır işlemekte...

Dünyanın şu durumdaki haline bakınca 3. Dünya Savaşı senaryosuna ne kadar uzağız dersiniz? Aslında hiç uzak değiliz, kıyamete fazlasıyla yakınız.

3. Dünya Savaşı öngörülere göre Müslümanların ya da Siyonizm’in sonunu getirecek deniyor ama doğru değil. Bu savaş, yeryüzünde yaşayan altıncı neslin, günümüz insan ırkının sonunu getirecek.

Dünya bugüne kadar beş büyük kitlesel yok oluş yaşadı. Canlı türlerinin yüzde sekseninin hatta yüzde doksan altısının soyu tükendi. Sekiz buçuk milyara ulaşan dünya nüfusunu iki milyar seviyesine düşürmek için çaresi olmayan salgın hastalıklar, kıtlık, susuzluk, gıda oyunları ve son olarak savaş planları kurgulanıyor.

Dünya, yedinci bin yıla yani Kova Çağı’na, diğer bir deyişle Altın Çağ’a geçebilmek için neredeyse insanlığın yüzde seksenini kaybedecek...

Oynanan açlık oyunlarını yaşayarak göreceğiz. Ancak elimizde hâlâ bir silah var: Uyanmak!


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 224
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2021
₺61,90

Garip bir şekilde, Kuzey Afrika’da en son demokrasi protestosu dalgasını göstermek için kullanılan görseller kitlesel protestoyu yansıtırken, toplumsal hareketler üzerine yapılan araştırmalar ve demokratikleşme nadiren birbirleriyle etkileşime girmiştir. Bu kitap bu boşluğu, toplumsal hareket araştırmaları objektifinden demokratikleşme süreçlerine bakarak doldurmayı amaçlamaktadır.

Yazar, demokratikleşmenin her zaman tabandan üretildiğini varsaymadan, kitlelerin seçkinlerle etkileşime girme biçimleri ve müzakere merkezli protesto biçimlerini inceleyerek demokratikleşmenin farklı yollarını belirler: Olaylı demokratikleşme, katılımcı anlaşmalar ve sorunlu demokratikleşme. Odaklanılan ana konu yolların birincisidir: Olaylı demokratikleşme; otoriter rejimlerin genellikle kısa ama yoğun protesto dalgaları sonrasında parçalandığı vakalar. Bu inceleme, bazı dönüştürücü olayların özel gücünü kabul ederek, onları etraflarını saran çok sayıda daha az görünen, ancak yine de önemli protestolar da dâhil olmak üzere daha geniş seferberlik süreçlerinin içerisine yerleştirir. Bilişsel, duygulanımsal ve ilişkisel mekanizmalar muhaliflerin hareket ettiği bağlamların dönüştürücüleri olarak belirlenmiştir. Üç yolun hepsinde, kaynakların seferberliği, çerçeveleme süreçleri ve fırsatların kullanımı farklı kombinasyonlarda eylem içinde gelişecektir. 1989’da Orta ve Doğu Avrupa’da ve 2011’de Ortadoğu ve Kuzey Afrika’da gerçekleşen iki demokrasi protestosu dalgasının kapsamında farklı vakaların karşılaştırılması, yazarın demokrasi seferberliklerinde ortaya çıkan nedensel mekanizmalar ve koşullara ilişkin kuramlar üretmesini mümkün kılmıştır.

 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 496
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2019
₺83,73

Asker ve müridin aynı anda görüldüğü devşirme sisteminin modern dönem Türkiye’sine de önemli yansımaları söz konusu. Ancak ordu ve tarikatlar benzeştiği kadar ayrışırlar da. Ordular bu dünya ile, tarikatlar her iki dünya ile de ilgileniyor. Ordular, kuralcı ve kitabi hayatlar önerirken tarikatların cezbeli bir yaşantıları var. Orduda sorgulanan lider, tarikat ve cemaatte hatadan münezzeh. Bu eser, her türlü tarikat ve cemaat düzeninin, ordu ve devlete uygulanması durumunda çözülmenin kaçınılmaz olduğunu anlatıyor. -Prof. Dr. Abdülhaluk Çay, E. Devlet Bakanı / Akademisyen

Bu kitapta okuyucu, Türk toplumunun tarihi ve sosyolojik derinliklerinde bir gezintiye çıkarılıyor. Devşirme, devletin temel kurumlarından olan ordu yapılanması ile kendini ve aklını şeyhinin eline teslim eden tarikat ve cemaat yapılarını karşılaştırıyor. Kitabın 15 Temmuz benzeri hadiselerin önüne geçecek devlet aklı ve kolektif bilincin oluşturulmasına katkı sağlayacağını düşünüyorum. -Necati Gültepe, Tarihçi / Yazar

Devşirme her haliyle muhteşem bir eser. Yazar korkmadan, çekinmeden bildiği gerçekliği anlatmış. Yüzyıllarımıza damgasını vuran kült grupların, yeni nesiller için böyle nitelikli bir kitapta anlatılmış olması, hepimiz açısından çok büyük kazanç. Muhittin Imıl, yeminine sadık bir Türk askeri olarak vatanına, milletine, devletine ve İslam dinine sahip çıkmış. Mutlaka okuyun. Çok şey öğreneceksiniz. Gerçeklerin acı dili ve yakıcı rüzgârı sizi çarpacak. Ama mutlaka iyi gelecek. -Abdullah Ağar, Gazi / Emekli Asker / Yazar


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 320
En / Boy : 13.5 / 19.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2021
₺61,60

Meslek yaşamında Paris muhabirliğinden dış politika yazarlığına, futbol kritiklerinden gastronomi yazarlığına kadar birçok alanda görev almış bir gazeteci Ali Sirmen. Uzun yıllardır sürdürdüğü günlük köşe yazarlığıyla da yakın dönem basın tarihimizin “seçkin” gazetecilerinden ilk akla geleni. Fransa Ulusal Liyakat Nişanı (Chevalier rütbesi) sahibi olduğu gibi, 12 Eylül ve 12 Mart dönemlerinde “hakkında hiçbir mahkûmiyet kararı olmadığı halde” toplam 3,5 yıl hapis yatmış bir isim. 2021’de meslekteki 55’inci yılını tamamlayan Ali Sirmen, bunu bir kitapla taçlandırıyor.

Kendisinin daha önceki kitaplarından ve 2004’ten günümüze Cumhuriyet gazetesinde yayımlanan yazılarından seçtikleriyle oluşturduğu yeni kitabı Cüppeli Vesayet, Türkiye’nin yarım asırlık hikâyesini özetliyor.

“Bu kitapta yer alan köşe yazılarının kapsadığı sürenin en belirgin özelliği ise düşün yaşamı ile siyasal hayatın sürekli olarak vesayet altında olmuş olmasıdır. (…) Özellikle son yirmi yılın Türkiye’sinde toplum, özgürlük karşıtı, adalet düşmanı güçlerin, şu anda vesayet tekeli savaşını veren iktidarın, askeri vesayeti katlayan sivil vesayet sultası altında inlemektedir.”


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 336
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2021
₺45,00

Felaketler yılı olarak bilinen 2020 yılını, sonraki yıllarda arayacak gibiyiz. Çünkü küresel güç dediğimiz birkaç aile aşıların fiyatı konusunda anlaşmışken virüs mutasyona uğradı. Londra yeni Wuhan oldu. Bana soracak olursanız dijital paraya geçmeden önce ülkelerin ekonomilerinin dip yapması lazımdı. Öyle de oldu. Peki, bundan sonra neler olacak. Okumaya, öğrenmeye ve yaşamaya hazır mısın?


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 296
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2021
₺30,40
₺38,00

İdris Küçükömer… Türkiye’deki siyaset teorisine yeni bir bakış açısı getirmiş önemli iktisatçı düşünürlerimizden biri. Fikirleri, sıklıkla vurgulandığı üzere “Türkiye’de sağ sol, sol da sağdır” gibi yalnızca tek bir cümleye indirgenemeyecek kadar renkli ve zengin. Özellikle Yön ve Ant dergilerinde yazdığı güncel politik yazılarıyla hem dönemin siyasi figürlerini kıyasıya eleştirdi hem de Türkiye ekonomisinin gelişimi için politika yapıcılara çeşitli öneriler getirdi. Güncel makaleleri ve ürettiği tezler, onu bir bakıma Düzenin Yabancılaşması’nı yazmaya yönlendirdi. Düzenin Yabancılaşması, ilk kez yayımlandığı 1969 yılında büyük ilgi gördü; üzerine çokça konuşuldu, çokça eleştirildi.  Düzenin Yabancılaşması, bugün halen büyük ilgi görüyor ve okunuyor. İDRİS KÜÇÜKÖMER’İN DİĞER KİTAPLARI ÇOK YAKINDA!.. -Düzenin Yabancılaşması-Batılaşma -Cuntacılıktan Sivil Topluma -İdris Küçükömer’le Türkiye Üstüne Tartışmalar -Sivil Toplum Yazıları -Anılar ve Düşünceler -Halk Demokrasi İstiyor Mu? -Gelişmiş ve Azgelişmiş Ülkelerin İlişkileri Üzerine


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 208
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2021
₺44,00

İdris Küçükömer… Türkiye’deki siyaset teorisine yeni bir bakış açısı getirmiş önemli iktisatçı düşünürlerimizden biri.

Fikirleri, sıklıkla vurgulandığı üzere “Türkiye’de sağ sol, sol da sağdır” gibi yalnızca tek bir cümleye indirgenemeyecek kadar renkli ve zengin.

Cuntacılıktan Sivil Topluma, 1960 yılından itibaren güncel ekonomi politikaları üzerine Yön ve Ant dergilerinde yazdığı makalelerden oluşuyor. İdris Küçükömer’in, özellikle sivil toplum, halkbürokrasi ayrımı, vatandaş ve tebaa ilişkisi üzerine yaptığı tartışmalar kendi dönemini de derinden etkiledi.

Yazılarında daima sorgulayan, eleştiren, yeni siyaset biçimleri öneren bir ton kullandı. Küçükömer, hep yeni sorular soran bir iktisat filozofu…


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 230
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2021
₺44,00

Melih Gökçek başbakan olabilmek için neler yaptı?
AKP kurulmadan önce ABD ziyaretinde neler yaşandı?
30 yıl boyunca nasıl “örgüt” gibi hareket etti?
A Takımında kimler vardı?
Fenerbahçe’ye neden başkan olmak istedi?
Genelev patronları Ankara’da neler yaptı?
Gözaltına alındığında kim kurtardı?
Trafik kavgasında neden silah kullanıldı?
Turgut Özal kime ve neden “dangalak” dedi?
İlk “parsel parsel” satış ne zaman gerçekleşti?
ANKAPARK ihalesinin ucu hangi mafya liderine uzandı?
Osman Gökçek ölen çete lideriyle ne konuştu?
Zekeriya Öz’ü Dubai’de ağırlayan kişinin
Melih Gökçek ile ne ilişkisi vardı?
FETÖ firarisini kim, nasıl korudu?
17-25 Aralık’tan sonra FETÖ’ye imar rantı sağlandı mı?
15 Temmuz’dan sonra FETÖ’cü isme parsel verildi mi?
Parsel Parsel, bunlar ve daha onlarca sorunun yanıtını veriyor…


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 272
En / Boy : 13,7 / 23
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2021
₺59,90

Bu kitap sadece günümüzün değil, gelecek yılların da öğreticisidir. 10 yıl, 50 yıl, belki 100 yıl sonra okuyanlar bile “Demek ki Türkiye'de o zaman işler böyle yürüyormuş” diye hayrete kapılacaktır. Bu ibret belgesini okuyunuz, kumpasla ilgili çok şey öğreneceksiniz ve belleğiniz tazelenmiş olacak. Türkiye'de bazı konuların nasıl kotarıldığını, medyanın durumunu, bazı gazeteci geçinenlerin yüzsüzlüğünü ve yalanlarını belgelerden göreceksiniz.

Ellerine sağlık Bilal Ak.

-Emin Çölaşan

Yargı mensupları lütfen Bilâl Ak'ın bu kitabını okusunlar, belgelere, haberlere baksınlar, incelesinler… O zaman görecekler ki, SÖZCÜ yüzde yüz FETÖ karşıtıdır ve yüzde yüz Atatürkçü, yüzde yüz Cumhuriyetçi ve vatanseverdir. SÖZCÜ, kurulduğu günden bugüne kadar Atatürkçü, yurtsever duruşunu hiç bozmamış, FETÖ ve ortakları gibi halk düşmanlarının karşısında kale gibi durmuştur.

-Rahmi Turan

Değerli meslektaşım Bilal Ak, “Gerçekleri Arşiv Ya­zar/Sözcü Kum- pası” kitabını yazdı... Arkadaşımızı candan kutluyorum, harika bir kitap ortaya çıkardı. Evet, “Gerçekleri Arşiv Yazar.”

-Soner Yalçın

Ergenekon, Balyoz, Odatv, Ayışığı, Sarıkız, Poyrazköy kumpasları, Sözcü gazetesini hedef seçerek devam etti…

Bu kitap, Türkiye’nin kapkara yıllarının utanç medyasında yazılanları, yalanları, iftiraları ve Sözcü’nün manşetlerini bir araya getiriyor.

Sözcü kumpasının içyüzü ve Sözcü’ye iftiralar yönelten Kripto FETÖ’cülerin gerçek yüzü… Öncesi ve sonrasıyla 15 Temmuz FETÖ’cü darbe girişimi... Sözcü yazarlarının iftiralara karşı yanıtları, arşivler, belgeler, gerçekler…

Emin Çölaşan’dan Uğur Dündar’a. Yılmaz Özdil’den Bekir Coşkun’a. Soner Yalçın’dan, Necati Doğru’ya, Saygı Öztürk’e, basınımızın sembol isimleri, karanlığa ışık tutuyor.

Gerçekleri Arşiv Yazar, ülkemizin basın ve hukuk tarihinde kendisinden çok söz ettirecek, derin izler bırakacak, gazeteciliğin sesinin gür biçimde yankılandığı bir çalışma.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 368
En / Boy : 13,5 / 23
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2021
₺23,40
₺30,00

Erdoğan boynumu sıktı ve "Sen benim ne demek istediğimi iyi anladın!" dedi.
Cihangir’de bir kafede Erdoğan'ın iki adamı ile gergin toplantı...
Erdoğan ile ABD'de nasıl tanıştım; gerilimli ilişkimiz nasıl sonlandı?
Avusturya prensesinin evinde ne arıyordum?
Köprüye nasıl bomba koyduk?
PKK kampına nasıl ulaştım?
Cizre MİT binasında o gece neler konuşuldu?
Uzun namlulu silahlarla arabamız niçin tarandı?
Kamyonun içine saklanarak sınırı neden geçtim?
Gizli toplantıda Abdullah Gül’den şaşırtıcı sözler...

Hayatımın Haberi size bambaşka gerçekleri anlatıyor.
Elinizde tuttuğunuz kitap bir gazetecinin 30 yılı aşan meslek yaşamında başından geçen gerçek olaylardan oluşmuştur.

Cinayetlerin, silahlı çatışmaların, işgallerin, öğrenci hareketlerinin, akıl almaz faciaların, devasa eylemlerin ve savaşların haber haline gelip size ulaşması sırasında bir gazetecinin arka planda neler yaşadığına tanıklık edeceksiniz.

Bu kitap; geçmişte yaşanan olaylara ışık tutarken medyanın, siyasetin, diplomasinin, istihbaratın gölgedeki dünyasını anlatıyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 352
En / Boy : 13,7 / 23
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2021
₺31,50
₺42,00

Sanık: Emin Çölaşan
Suç: “Terör örgütüne (FETÖ) üye olmamakla birlikte bilerek ve isteyerek yardım etmek!”
Hüküm: 3 yıl, 6 ay, 15 gün hapis.

Okuduğunuz hüküm politik bir parodinin abartılı senaryosu gibi görünse de maalesef Türkiye Cumhuriyeti mahkemeleri tarafından verilmiş bir karardır ve Türk hukuk tarihindeki en büyük kara lekelerden biridir.

Yazarımız Emin Çölaşan hakkında 2018 yılında FETÖ soruşturması açılmış ve bu soruşturma toplumun her kesiminden büyük bir tepki görmüştü.

İktidara yakın gazeteciler tarafından dahi eleştirilen bu soruşturma, ‘FETÖ davalarını sulandırmaktan başka bir işe yaramaz’ denilerek eleştirilmişti. Zira bu soruşturmanın yalnızca, geçmişte Fetullahçı olarak bilinen, bugünün gazeteci görünümlü kriptoları tarafından alkışlanması da ‘sulandırma’ teorisinin gerçekliğini ortaya koyuyordu.

Soruşturma açılmasına rağmen kimse bu iftiranın davaya dönüşeceğine ihtimal vermiyordu, fakat soruşturma davaya dönüştü.

Ve dava sonucunda yukarıdaki hüküm verildi.

Gerekçe ironi yapılarak yazılmış bir yazı ve vicdani gerekçelerle yayımlanmış bir mektup.

Emin Çölaşan’ın bir iki yazısından seçtikleri cümlelerle soruşturmayı açan da, yargıya taşıyan da, onun hakkında hüküm veren de ve bu hükmü alkışlayan da en az bizler kadar Emin Çölaşan’ın kim olduğunu ve gerçeğin ne olduğunu biliyorlardı.

Yazarımız Emin Çölaşan Türkiye’nin en karanlık yıllarında, bugün cemaatin tezgahladığı operasyonlar olduğu bilinen; Ergenekon, Balyoz, Oda TV kumpaslarına karşı yazdığı yüzlerce yazıyla bu kumpasların ve bu örgütün karşısında durmuştur.

Ona dokunanın yandığı, “Hoca Efendi” denilerek önünde el pençe divan durulup itibar gördüğü günlerde, Fetullah Gülen ve onun örgütü hakkında yazdığı yazılarla örgütün iç yüzünü ortaya koymuştur. Yazdığı yazılar nedeniyle Fetullah Gülen ve örgütü tarafından defalarca dava edilmiştir.

Emin Çölaşan’ın mücadelesi yalnızca bu örgütün iç yüzünü ortaya dökmekten ibaret değildi. Arkadaşlarının bile yüz çevirdiği onlarca kumpas mağdurunun mektuplarını köşe yazılarında yayımlıyor ve seslerini duyuruyordu.

Bugün bir mektubu bahane ederek karar verenler, o günlerde devleti ele geçirerek binlerce masumun hayatına mal olan terör örgütünün mağdur ettiği insanların sesi kimdi, görmezden geliyorlardı.

Bu kitap Türkiye’nin en karanlık kumpas yıllarında, FETÖ terör örgütünün en güçlü olduğu, kimsenin haklarında yazmaya cesaret edemediği yıllarda (2009-2013) Emin Çölaşan’ın Fetullah Gülen ve örgütü hakkında yazdığı yazıların yalnızca bir bölümünden ibarettir.

Bu kitap, kamuoyunun 15 Temmuz kalkışma girişimi sonrası öğrendiği birçok gerçeğin, aslında Emin Çölaşan tarafından yıllar önce yazıldığının kanıtıdır.

Bu kitap gelecek nesillere ihanetle savaşın nasıl yapıldığını gösteren, gücün karşısında boyun eğmeden gerçeklerin nasıl ortaya koyulduğunu anlatan ve Türkiye’nin karanlık yıllarında neler yaşandığını gösteren bir arşivdir.

Bu kitap geçmişini unutup FETÖ ile mücadelenin başta gelen isimlerinden Emin Çölaşan’a iftira atanların yüzüne tokat gibi vurulacak bir belgedir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 224
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2020
₺21,84
₺28,00
1 2 3 ... 28 >
Çerez Kullanımı